Court registers
426 theses under this subject heading
17. yüzyıl başına ait şer'iyye siciline göre Tekirdağ'da sosyal ve ekonomik hayat: Kaynak ve değerlendirme
Şer'iyye sicilleri Osmanlı Tarihinin en önemli arşiv kaynaklarından birisidir. Bunlar Osmanlı toplumunun iktisadi, sosyal ve hukuki hayatını, adet gelenek ve göreneklerini toplumsal hayatını en iyi şekilde bize aktaran kaynaklardır. Bu kayıtlar, halkın talepleri, devlet merkezi ile olan yazışmalar, fermanlar, beratlar vs. gibi konulara ait bilgilerin yanı sıra, bölgede yetişen ürünler, köle-cariyeler, vakfiyeler ve aile hayatı gibi konuları da içermektedir. Tezimiz, Rodosçuk'a ait 1531 numaralı Rodosçuk Şer'iyye Sicili'nin çeviri ve tahlilini içermektedir. Bunun yanısıra şer'iyye sicillerinin Osmanlı Tarihi'ndeki yeri ve Rodosçuk'a dair genel bir bilgi de çalışmanın başında verilmiştir. 56 varak 112 sayfadan oluşan bu tarihi kaynak, H. 995-998, 1033 (M. 1586-1589, 1623-1624) yılları arasındaki dönemi kapsamaktadır. Tezimizde, 1531 numaralı Rodosçuk Şer'iyye Sicili aracılığıyla Rodosçuk'un idari, sosyal, ekonomik ve kültürel durumunun aydınlatılmasına katkı sağlamaya çalışılmıştır. ANAHTAR KELİMELER: OSMANLI, RODOSÇUK, MAHKEME, GAYRİMÜSLİM, KADIN, KÖLE
1647 Nr. Şer'iyye Sicilinin ışığında Lale Devri'nin ilk yıllarında Tekirdağ (1721-1724)
Osmanlı Devleti arşiv kaynaklarının başında yer alan şerʻiyye sicilleri, bir mahkeme defteri işlevi görüyor olsa da, aynı zamanda Osmanlı halkının sosyal, ekonomik, idari ve etnik yapısı hakkında önemli bilgiler ihtiva etmektedir. İdari yazışmalar olan ferman, mektup ve berât gibi önemli belgelerin kopyalarının da kaydedildiği şerʻiyye sicilleri; özellikle sosyal tarih, şehir tarihi ve dönem tarihi çalışmaları için vazgeçilmez kaynaklardandır. XVIII. yüzyılın başları Osmanlı Devleti'nde "Lale Devri" olarak adlandırılan dönemdir. Bu dönem özellikle merkez yani İstanbul'da; zevk, sefa, eğlence ve lüks tüketiminin arttığı bir dönem olmuştur. Aynı zamanda da Batı Dünyası'nın teknolojik ve askeri başarıları merak edilmeye başlanmış, Avrupa ülkelerine elçiler gönderilmiş ve böylece Osmanlı Devleti'nde yenileşme ya da yenilenme hareketlerine öncülük edilmiştir. Yüksek Lisans tezi olarak yaptığımız bu çalışmada, 1647 numaralı Rodoscuk Şerʻîyye Sicilini ana kaynak olarak kullanarak, Rodoscuk yani Tekirdağ'ın 1721-1724 yılları arasındaki dönemin tarihçesine ışk tutmaya çalıştık. Osmanlı Devleti'nde yaşanan Lale Devri'nin Tekirdağ'ın sosyal, kültürel ve iktisadî hayatına etkisini incelemeyi amaçladık. ANAHTAR KELİMELER: Osmanlı, Lale Devri, Mahkeme, XVIII. Yüzyıl, Tekirdağ
424 numaralı Siirt şer'iyye sicilinin transkripsiyonu ve değerlendirmesi
Şer'iyye sicilleri Osmanlı Dönemi mahkemelerinin verdiği kararların kaydedildiği defterlerdir. Bu defterlere kadı sicili, kadı defterleri de denilmektedir. Mahkemelere her türlü konu, dava olarak gelmekteydi. Sicil içerisinde i'lam, hüccet, tereke gibi kadı kararı içeren belgelerin yanında merkezden gönderilen ve kadı tarafından bir örneği mahkeme defterinde de kaydedilen emirname türü belgelerde mevcuttur. Bu yüzden mahkeme kayıtları yazıldıkları dönemin sosyal, hukuki, idari ve ekonomik yapısı hakkında bize değerli bilgiler sunmaktadır. Şer'iyye sicilleri bu denli kapsamlı konuları içermesinden dolayı sadece tarihçilerin işlerine yarayan bir kaynak değil aynı zamanda hukuk, iktisat, sosyoloji, askeri gibi alanlarda da birinci elden kaynaklar olarak kullanılmaktadır. Çalışmamızın konusunu oluşturan 424 Numaralı Siirt Şer'iyye Sicili 1870 ve 1871 (H. 1286/1287/1288) yıllarını kapsamaktadır. Bu defterin içerisinde otuzdan fazla konu başlığı bulunmaktadır. Alacak, borç, mülk satışları, boşanma, yaralama, gasp, zarar, müdahale, tereke ve hırsızlık gibi davalar sicil içerisinde geçen konulardan bazılarıdır. Yaygın olarak geçen bu davalar çalışmamızda ayrı başlıklar altında ele alınmıştır. Sicillere kaydedilen bu davalardan önemli bilgiler elde edilmiştir. Bu bilgiler ışığında değerlendirmeler yapılmış ve Siirt'in 1870 ve 1871 yıllarına ait sosyal, ekonomik ve idari yapısı hakkında önemli sonuçlara ulaşılmıştır.
417/1 numaralı Siirt şer'iyye sicilinin transkripsiyonu ve değerlendirmesi
Şer'iyye sicilleri Osmanlı hukuk sistemi içerisinde oldukça önemli bir yer edinir. Nitekim şer'iyye sicilleri, kayda geçirildikleri bölgelerin sosyal, ekonomik, kültürel, askeri ve idari yönlerini anlamamız açısından önem teşkil etmekle birlikte Osmanlı Devleti'nin sahip olduğu hukuk yapısının ana hatlarını anlamamız açısından da ayrıca önemlidir. Bu yönleriyle üzerinde çalışılan şer'iyye sicilleri kayda değer bir durum yaratmaktadır. Şer'iyye sicilinin yapılan değerlendirmesi sonucu 1896 ve 1898 yılları arasında Siirt'in sosyal, kültürel, ekonomik, askeri, idari ve hukuki durumu tespit edilmeye çalışılmıştır. Buna bağlı olarak bölgeye ait genel tespitler yapılırken durumun izahatını kolaylaştırmak için çeşitli tablolar oluşturulmuştur. Şer'iyye sicilinde yapılan değerlendirmenin daha sağlıklı olabilmesi için hükümler içeriklerine göre çeşitli başlıklar altında toplanmış ve bunların şer'iyye sicili içerisindeki oranı ise pasta grafiğinde belirtilmiştir.
418 no'lu (yeni no:240) Siirt Şer'iyye Sicilinin transkribi ve değerlendirilmesi
Çalışmamızda Siirt iline ait 1894–1913 yıllarını kapsayan 418 sayılı Siirt Şer'îye Sicilinin transkripsiyonu ve değerlendirilmesi ele alınmıştır. Bu kayıtlarda; 4300 kişiye ait evlilik kayıtları bulunmaktadır. Eşlerin baba adları, ikamet adresleri, izinname tarihleri, bekarlık ve dulluk durumları ve varsa hane numaraları ile kişilerin toplumsal hayatta kullanmış oldukları unvanlara ilişkin bilgiler şer'iyye sicilimizde bulunmaktadır. Konu ile yakından ilgili olduğu için, Osmanlı-İslam aile hukukunda nişanlanma ve evlenme süreci, izinname ve evlilik genel olarak tartışılmaktadır.
421 numaralı Siirt Şer'iyye Sicili'nin transkripsiyon ve değerlendirmesi (H. 1311-1327 / M. 1893-1909)
Bu tezin konusunu oluşturan 421 Numaralı Siirt Şer'iyye Sicil Defteri emsallerinde olduğu gibi, Osmanlı İmparatorluğu tarihinin sosyal, iktisadi, idari, hukuki ve kültürel yönlerini ortaya koyan önemli kaynaklardan birisidir. Defterin muhteviyatı (H.1311-1327/M.1893-1909) 16 yıllık sürede mahkemeye intikal etmiş birçok konuyu kapsamatadır. Enlenme-boşanma bunlara bağlı olarak mehir-talak, hüccet, i'lam, tevkil vekâleti, vakıf mallarının korunması ve merkezden gelen emirnameler gibi zengin bir içeriğe sahiptir. Çalışmamızın değerlendirme kısmı dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, idari durum; defterde geçen mahalleler, köyler, nahiyeler ve vilayetler üzerinde durularak açıklanmıştır. İkinci bölümde, sosyal durum; Siirt'e olan önemli kişiler ve görevleri ile vakıflar üzerinde durulmuştur. Üçüncü bölümde, sosyal hayat; aşiretler ve Siirt'in kozmopolit yapısı üzerinde durulmuştur. Dördüncü bölümde ise Şer'iyye Sicilimizdeki vekâletler sınıflandırılarak değerlendirilmiştir. Siirt, kozmopolit yapısı ile Osmanlı'nın bir yansıması şeklindedir. Kürt, Türk ve Araplardan oluşan Müslümanlar ile Süryani, Keldani, Ermeni ve Rumlardan oluşan Gayrimüslimlerin farklı dil, din ve ırkların bir arada ve kardeşçe yaşadığı, bu ayrılıklarını kültürel zenginlik olarak kabul ettiği şehirlerden biridir. Şer'iyye Sicillerinin tüm bu zengin içeriğiyle sadece tarih için değil aynı zamanda coğrafya, iktisat, sosyoloji, hukuk ve askeri konuları için de birinci elden kaynaktır.
419/2 Siirt Şer'iyye Sicili'nin transkripsiyonu ve değerlendirilmesi (Hicri 1311-1313 Miladi 1893-1895)
Osmanlı Devleti'nde şer'iyye sicilleri mahkemelerin verdiği kararların kadılar ve yardımcıları tarafından kaydedildiği defterlerdir. Bu defterlere kadı sicili, kadı defterleri de denilmektedir. Şer'iyye sicilleri Osmanlı hukuk sistemi içerisinde çok önemli bir yere sahiptir. Osmanlı Devleti'nin sahip olduğu hukuk yapısının ana hatlarını anlamamız açısından da ayrıca önemlidir. Bu sayede hukuk yapısının işlevi ve işleyişi hakkında önemli bilgiler elde etmekteyiz. Osmanlı Devleti içerisinde yaşayan tüm milletleri ilgilendiren her türlü konu, dava konusu olarak görülmekteydi. Bu yüzden mahkeme kayıtları yazıldıkları dönemin sosyal, kültürel, hukuki, idari ve ekonomik yapısı hakkında bizlere önemli bilgiler sunmaktadır. Şer'iyye sicilleri bu kadar kapsamlı konuları içerdiğinden bir yandan biz araştırmacılara ayrıca tarihçilere kaynak olma ve yol gösterme işlevi üstlenirken diğer yandan da hukuk, iktisat, sosyoloji, askeri gibi alanlarda da birinci elden kaynaklar olarak kullanılmaktadır. Tezimizin konusunu oluşturan 419/2 Numaralı Siirt Şer'iyye Sicili 1893-1895 (H. 1311-1313) yıllarını kapsamaktadır. Bu defterin içerisinde birden fazla konu başlığı bulunmaktadır: Alacak-verecek, miras, tereke, icra, mülk satışları, mallara gasp ve zarar verme, hırsızlık, boşanma, nafaka, yaralama, katl gibi davalar incelediğimiz şer'iyye sicillerinde geçen konulardan bazılarıdır. Araştırmamızı kapsayan defterdeki kayıtlar ile ilgili değerlendirmeler yapılmış ve 1893-1895 yılları arasındaki tarihlerde Siirt ilinin sosyo-ekonomik yapısı, idari yapısı ve kültürel yapısı hakkındaki birçok bilginin gün ışığına çıkmasını sağlamıştır.
Osmanlı hukukunda küçüğün velâyeti (16-19. yüzyıllar)
Tarihi vesikalara dayanılarak yapılan araştırmalar, fıkhın salt teorik düzlemde geliştiği ve hukukun güncel uygulamalarının ondan bağımsız bir şekilde varlığını sürdürdüğü yönündeki iddiaların hukuk tarihi verileri ışığında analizler yapılarak değerlendirilmesine ihtiyaç bulunduğunu göstermektedir. Klasik fıkıh kitapları, fetvâ mecmuaları ve kadı sicillerini mercek altına alarak küçüğün velâyeti konusunu inceleyen bu çalışma, Osmanlı'da 16-19. yüzyıllar arasında İslam hukukunun nasıl uygulandığının, değişim gösterip göstermediğinin, teorik ve pratik alanın birbiriyle örtüşüp örtüşmeyen yönlerinin neler olduğunun, hukukun uygulanmasında fıkhın ne derecede payının olduğunun tespit edilmesine -belirli bir çerçevede- katkıda bulunmayı hedeflemektedir. Üç bölümden oluşan bu araştırmanın birinci bölümünde küçüğün şahsı üzerindeki velâyet, ikinci bölümünde küçüğün malı üzerinde velâyet, üçüncü bölümünde ise küçüğün bakım ve terbiyesi (hidâne) ele alınarak konu, teori ve uygulama yönüyle ortaya koyulmaya çalışılmıştır.
Bedâyiü's-Sukûk: Bir Osmanlı kadısının hukuk pratiği
Bu tezde Mehmed Sâdık b. Mustafa Şânîzâde'nin (ö. 1791) Bedâyiü's-Sukûk adlı sakk mecmuası tarihî bir metin olarak incelenmiştir. 18. yüzyılda kaleme alınan mecmuanın mukaddimesinde, nadir olan davalara da yer verildiğinin belirtilmesi bu mecmuayı diğer sakk mecmualarından ayırmaktadır. Şânîzâde'nin olağan davaların dışında, benzerine çok da rastlanamayacak davalara yer vermesi, kadılara yol gösterme konusundaki gayretinin bir sonucudur. Hem içerik hem de şekil bakımında oldukça özenli derlenmiş bu mecmuada ilâmlar çoğunlukta olmak üzere, hüccet ve vakfiye örnekleri ile elkâb suretleri, davet tezkireleri ve vakfiye imza suretlerine yer verildiği görülmektedir. Mecmuanın Beyazıt Devlet Kütüphanesi, Beyazıt nr. 2675'te bulunan yazma nüshası üzerinde yapılan bu çalışmada tamamı incelenmiştir. Mecmuada bulunan nadir davalar, devlet adamlarıyla ilgili davalar ile elkâb suretleri, davet tezkireleri ve vakfiye imza suretleri bu çalışmanın ana bölümleridir. Her bir kayıt kadı için neden önemli olabileceği sorusu üzerine değerlendirilerek, Osmanlı kadısının çalışma şekli hakkında çıkarımlarda bulunulmuştur. Yapılan bu çalışma sonucunda sakk mecmualarının kadı için meslekî bir kılavuz olmasının yanı sıra, içinde bulunan dava konularının çeşitliliği dolayısıyla pek çok alanda tarihi tamamlayıcı bir kaynak niteliğinde olduğu ve tarih çalışmalarında önem arz eden birincil kaynaklar olduğu görülmüştür.
18. Yüzyıl Osmanlı hukukunda kadın köleler
Bu çalışma, 18. yüzyıl Osmanlı toplumunda kadın kölelerin haklarını, sorumluluklarını, sosyal konumlarını ve karşılaştıkları problemleri İstanbul kadı sicilleri, şeyhülislam fetvaları ve kanunnamelerden hareketle fıkhi bir bakış açısıyla incelemektedir. Araştırma, Osmanlı toplumunda önemli bir yere sahip olan kölelik ve özellikle cariyelikle ilgili uygulamaların hukuki arka planını ortaya koymak amacıyla, kadı sicillerinde yer alan kadın kölelere dair davaları tematik olarak tasnif etmekte ve bu konuları fetvalar ve kanunnamelerdeki hükümler ile Hanefi fıkıh literatüründeki teorik bilgilerle karşılaştırmalı olarak ele almaktadır. Bu çerçevede İstanbul kadı sicilleri, şehirdeki köle nüfusunun yoğunluğu, dava sayısı ve çeşitliliğinin fazlalığı ile toplumun farklı kesimlerinden örnekler içermesi bakımından büyük önem taşımaktadır. Bu çalışma, kadı sicilleri, şeyhülislam fetvaları, kanunnameler ve fıkıh literatürüne dayalı analizlerle, fıkıh kitaplarındaki teorik hükümler ile Osmanlı'daki uygulamaların ne ölçüde örtüştüğünü ortaya koymayı ve görülen farklılıkların arkasındaki toplumsal ve hukuki nedenleri açıklamayı amaçlamaktadır.
224/1 numarali Urfa Şer'iyye Sicili'nin transkripsiyon ve değerlendirmesi (H. 1287-1290)
Bu çalışma, 224/1 (1-158) Numaralı Urfa Şer'iyye Sicili üzerinden H. 1287- 1290/M. 1870-1873 tarihleri arasındaki dava tutanaklarının çeviri ve tahlilini amaçlar. Defter, toplam 302 sayfadır. Bu tezde ise 1-158 sayfaları arası incelenmiştir. Söz konusu sayfa aralığında 667 dava mevcuttur. Üç yıllık süre içerisinde mahkemeye intikal etmiş adlî vakalar çoğunlukta olup, hırsızlık, cinayet, darp ve cerh olayları ise ağırlıktadır. Bu suçların daha ziyade şehrin kırsalında meydana geldiği görülmektedir. Yaralama, darp ve cinayete karışan suçluların farklı gerekçeleri vardır. Genellikle küfür, zina ve tecavüz gibi şahsın onuruna dokunan fiillerin yanında gündelik ilişkilerde yaşanan anlaşmazlıklar, aile içi miras taksimi, alım-satım ve alacak-verecek gibi pek çok konular bu sebepler arasında sıralanır. Suç eğiliminin kırsaldaki yoğunluğu sosyo kültürel sebeplere dayandığı gibi güvenlik tedbirlerinin eksikliğine de işaret etmektedir. Tutanaklarda sadece erkeklerin değil kadınların da sesi duyulmaktadır. Herhangi bir davada hazır bulunurlarken nadir de olsa borç verdikleri görülür. Belde tabiplerinin hasta mahkûmlara ilişkin kayıtlarında, dönemin hapishane koşullarına ve yaşanan hastalıklara temas edilmiş olması ayrıca kıymet arz eder. İslamiyet'e geçmek üzere mahkemeye başvuran Hıristiyanların ihtida davaları üç yıllık süre içerisinde tutulmuş kadı kayıtları arasında yer alır. Söz konusu kayıtlar, mühtedilerin Müslüman olabilmeleri için sağlamaları gereken şartları ve mahkemenin izlediği yolu içermektedir. Arazî anlaşmazlıklarında taraflar arasındaki uyuşmazlıklar, alacak-verecek konularında yaşanan anlaşmazlıklar ve çözüm yollarının kayıtlar üzerinden tespit edilebilmiş olması ayrıca önemlidir. İlaveten suç cetvellerinin gönderimine dair fermanlar, uygunsuz makulesinden olarak addedilen, toplum huzurunu bozan kişilere dair belgeler defterdeki davalar arasında yer almaktadır. Nadir de olsa nafaka, kefillik, alım-satım, iflas, ticarî ortaklık, firar, memura hakaret, beledî hizmetler ve aşiretlerin tutumlarına ilişkin belgeler, Urfa kadılığınca tutulmuş kayıtlar arasında yer alır.
Karasi livasının Edremit kazasına ait tereke kayıtlarının transkripsiyon ve değerlendirmesi
Tereke (miras) kayıtları, son yarım asırdır sosyal tarih çalışmalarının önemli ögelerinden biri konumundadır. Bu kayıtlar küçük yerleşim yerlerinde şer'iyye sicilleri içine kaydedilmektedir. Nüfusun daha fazla olduğu şehirde ise sadece bu kayıtlardan oluşan defterler mevcuttur. Edremit Tereke kayıtları da kendilerine, Edremid Şer'iyye Sicilleri içinde yer bulmuştur. Bu çalışmada 1220, 1221, 1222, 1223 ve 1224 numaralı defterler incelenmiş 1645 ila 1732 yılları arasında tutulmuş olan tereke kayıtlarının transkripsiyon ve değerlendirmesi yapılmıştır. Bu çalışma 40'ı kadın, 99'u erkek, toplamda 139 kişinin tereke kaydını içermektedir. Kayıtlarda yer alan kişilerin; servet miktarına bakıldığı zaman çoğunluğunun orta düzeyde olduğunu söylemek mümkündür. 139 tereke sahibinin, 527 mirasçısı olduğu görülmüştür. XVII. ve XVIII. yüzyılda Edremit'in ekonomik hayatının genelde tarıma dayalı olduğu tarımın da, zeytincilik ve bağcılık temelli olduğu anlaşılmaktadır. Hayvancılık ve ticaretin daha geri planda olduğu elde edilen verilerden anlaşılmaktadır. Bu çalışmada XVII. ve XVIII. yüzyıldaki Edremid Kazasının sosyo-kültürel ve sosyo-ekonomik yapısı hakkında arşiv belgelerine dayanan doğru ve geçerli bilgiler ortaya konulmaya çalışılmıştır
Diyarbakır Şer'iyye Sicillerine göre kadınların metrukâtı (1739-1800)
Son zamanlarda ülkemizde sosyal tarih çalışmaları içerisinde tereke kayıtlarını esas alarak yapılan çalışmalara sıklıkla rastlanmaktadır. Söz konusu kayıtlar, Osmanlı Devleti'nde kadılar ya da askeri kassamlar tarafından tutulmaktaydı. Tereke kayıtları küçük yerleşim yerlerinde kendilerine şer'iyye sicilleri içinde yer bulmuşlardır. Büyük yerleşim yerlerinde ise müstakil "Tereke Defterleri" tutulmuştur. Müstakil Tereke Defterlerinin tutulduğu şehirlerden biri de çalışmamıza konu olan Diyarbakır Vilayetidir. Bu çalışmada, Amid Mahkemesi tarafından tutulmuş olan; 3725, 3744, 3753, 3756, 3757, 3773, 3785, 3796 numaralı şer'iyye sicilleri incelenmiştir. Özellikle çalışmada, Dicle Üniversitesi tarafından transkripsiyonu yapılmış olan, XVIII. yüzyıldaki Amid Mahkemesi Sicilleri içinden kadınlara ait olan iki yüz on yedi Müslüman, seksen Gayrimüslim olmak üzere toplam iki yüz doksan yedi kişiye ait tereke kayıtları incelenmiştir. Bunun yanı sıra çalışmada tereke kayıtlarından yola çıkarak; tereke sahiplerinin aile yapıları, terekelerinin muhteviyatı, yaşanılan mahaller, yaygın olarak kullanılan isimler, Müslüman ve gayrimüslimlerin çeşitli açılardan karşılıklı değerlendirilmesi esasına dayanmaktadır. Ayrıca bu çalışma ile XVIII. yüzyılda Diyarbakırlı kadınların sosyo-ekonomik hayatına ışık tutulmaya çalışılmıştır.
348 numaralı Tarsus Şerʻiyye Sicilinin transkripsiyon ve değerlendirilmesi (H. 1315-1316 / M. 1897-1898. 1898-1899)
"348 Numaralı Tarsus Şerʻiyye Sicili'nin Transkripsiyon ve Değerlendirilmesi" başlığıyla şerʻiyye sicillerinin önemi ve mâhiyeti kronolojik sıralamaya tâbi' tutularak ele alınmış ve şer'iyye sicilleri açıklanmıştır. Şerʻiyye sicilleri, Osmanlı Devleti'nin hukukî yapısında önemli bir yere sahiptir. Şer'iyye sicilleri ayrıca, yazıldığı dönemde-ki toplumun dini, kültürü, ekonomik gibi pek çok alan hakkında bilgi sağlamaktadır. Çalışmada Tarsus hakkında bilgi verilmiştir. Osmanlı Devleti'nin hukukî yapısı ve konuya bağlı başlıklar bulunmaktadır. Şerʻiyye sicilleri ile ilgili açıklamalar verilmiştir. 348 Numaralı Tarsus Şer'iyye Sicili'nin özet tablosu belirtilmiştir. 348 Numaralı Tar-sus Şerʻiyye Sicili ele alınarak transkripsiyonu yapılmıştır. Transkripsiyonda; sicillerin sayfa numaraları, hüküm numaraları ve sicillerin yazıldığı tarihler verilmiştir. Transk-ripsiyonu yapılan sicillerin vermiş olduğu bilgiler dâhilinde değerlendirme bölümünde sicillerin değerlendirmesi tablolar ile belirtilerek ele alınmıştır. Ayrıca sicillere bağlı olarak sosyal hayat, ekonomik hayat ve yer isimleri gibi konulara değinilmiştir.
188 numaralı Denizli şeriyye sicilinde bulunan tereke kayıtlarının transkripsiyon ve değerlendirilmesi
Osmanlı sosyo-ekonomi tarihi için önemli kaynaklardan yer alan tereke defterleri yerel özelliklere ait pek çok bilgiyi barındırması nedeniyle önemli kaynaklardandır. Çalıştığımız tereke kaydı Şer'iyye sicili içerisinde yer almaktadır. Bu çalışmada Denizliye ait 1892-1896 yılarını kapsayan Şer'iyye sicilinin içerisinde yer alan terekelerden 96 tane terekenin transkripsiyon ve değerlendirilmesi yapılmıştır . Çalışmamızın giriş kısmında bu konu üzerinde yapılan çalışmalarla ilgili literatürdeki önemli kaynaklara değindik.Denizli'nin coğrafi konumu ve tarihçesinden sonra terekeler hakkında bilgi verip terekelerin neleri kapsadığını , İslam miras hukunundan yola çıkarak terekelerin nasıl dağıtılacağı ve bunun dağıtım aşamasına kadar gelen süreçler hakkında bilgi verdik .Çalıştığımız defter hakkında bilgi verip son kısımda ise terekelerde bulduğumuz eşyaların değerlendirmesini ve bunların Denizli'ye ait yerel yaşam tarzındaki önemini, sosyo-ekonomik hayatın izlerini bulmaya çalışıldı.
Şer'iyye sicillerine göre XVI. ve XVII. yüzyılda İstanbul'da müskirât kullanımı
İslâmiyet'in haram kıldığı müskirâtın, yani günümüz söylemiyle sarhoş edici içkilerin Müslümanlarca üretim, tüketim, ticareti yasaktı ve bu durum Osmanlıların taviz göstermediği temel yaklaşımdı. Buna rağmen kimi Müslümanların müskirât kullanmasının önüne geçilemedi. Gayrimüslimler ise kendilerine tanınan haklar sayesinde müskirâtı alenen olmamak şartıyla- tüketmiş ve ticaretini yapabilmişlerdi. Ayrıca kendi mahallelerinde olmak kaydıyla ve yine sadece gayrimüslimlere satmak üzere meyhaneler açmışlardı. Devlet ise ekonomisinin önemli bir kalemini oluşturan vergilerden gelir sağlıyordu. Ayrıca devlet, gayrimüslerin müskirât üretim ve tüketiminden vergi alıyordu. Bir gelir alanı olmasına rağmen ifade etmek gerekir ki XVI. ve XVII. yüzyıllarda müskirât yasağı ve dolayısıyla meyhanelerin kapatılması da söz konusu oldu. Kimi zaman dinî, kimi zaman siyasî sebeplerle söz konusu olan bu yasaklar çok uzun soluklu ve süresiz değil, belirli süreleri kapsadı. Konunun ekonomik ve hukukî boyutunun yanında toplumsal bir boyutu da vardı. Zira sarhoşluk ve meyhaneler insan ve toplum sağlığını olumsuz etkileyebiliyordu. Tarihi belge ve bilgiler sekr, yani sarhoş halde şiddet hadiseleri yaşandığını, çeşitli suçlar işlendiğini ve aile hayatında olumsuzluklar söz konusu olduğunu açık olarak göstermektedir. Nihayetinde bu çalışmada XVI. ve XVII. yüzyılda İstanbul'da müskirât dinî, ekonomik, hukukî ve toplumsal boyutuyla ele alınmaktadır. Bunun yanında müskirâtın üretimi, tüketimi ve ticareti çeşitli yönleriyle değerlendirilerek içenler ve içilen mekânlar ile bu bahiste nelerin gözetildiği incelenmektedir.
10 numaralı Uşak Şer'iye Sicili'ne göre 1923-1924 yıllarında Uşak'ta aile hayatı
Osmanlı toplumunun siyasi, sosyal, iktisadi ve kültürel özelliklerini ihtiva eden Şer'iyye Sicilleri Osmanlı tarihinin en önemli kaynakları arasındadır. Şer'iyye Sicilleri 15. asırdan başlayarak 20. asrın ilk çeyreğine kadar uzun bir zaman dilimini ihtiva etmektedir. Bu bakımdan siciller, Osmanlı toplum yapısının anlaşılması ve araştırılmasında önemli kaynaklardandır.Bu çalışmanın amacı 10 numaralı Uşak Şer'iyye Sicilinin ışığında 1923-1924 yıllarında Uşak'ta aile hayatını incelemek ve yorumlamaktır. Çalışmanın ana kaynağını teşkil eden 10 numaralı Uşak Şer'iyye Sicili 203 sayfadan oluşmakta olup 1923-1924 tarihlerini kapsamaktadır. Sicil, aile hukuku ile ilgili mahkeme kayıtlarından oluşmaktadır.Tez beş bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde, 10 numaralı Uşak Şer'iyye Sicilinin tanıtımı ve şer'iyye sicillerinin içeriğinden bahsedilmektedir. Birinci bölümde, Şer'iyye sicillerinden ve Osmanlı Devleti'nin hukuki yapısından bahsedilmektedir. İkinci bölümde, Osmanlı toplumunun aile yapısından bahsedilmektedir. Üçüncü bölümde, İncelenen sicil ışığında 1923-1924 yılında Uşak'ta aile hayatından bahsedilmektedir. Dördüncü bölümde ise Uşak ailesinin gündelik yaşamından bahsedilmektedir. Son bölümde ise, İncelenen sicildeki belgelerin özetleri yer almaktadır.
Terekelerin ışığında Uşak ve Çanakkale'nin sosyo-ekonomik yapısı ve sosyo-ekonomik hareketliliğinin karşılaştırmalı olarak incelenmesi (1246-1286/1830-1870)
Osmanlı Dönemiyle ilgili yapılan araştırmalara baktığımızda yerli ve yabancı araştırmacılarımızın daha çok Osmanlı Tarihinin askeri ve siyasi alanlardaki faaliyetlerine yoğunlaştıklarını görmekteyiz. Ayrıca son zamanlarda Osmanlı Devleti'nin sosyo-ekonomik tarih araştırmalarının sayısının gittikçe artış göstermesine rağmen henüz istenilen düzeye ulaşılamamıştır. Oysaki Osmanlı Devleti'nin sosyo-ekomonik tarihi büyük bir öneme haizdir. Bu yüzden Osmanlı Devleti'nin sosyal ve ekonomik tarihi incelenmek istenmiştir.Sosyo-ekonomik alanda çalışmamıza birinci dereceden kaynak olacağı düşünülen ve Osmanlı arşiv kaynaklarından ilk akla gelen şer'iyye sicillerinde bulunan tereke kayıtları incelenmiştir. Ait olduğu dönemle ilgili çok önemli veriler sunmasından dolayı şer'iyye sicilleri içerisinde bulunan tereke kayıtları incelenerek 1830-1870 yılları arasında Uşak ve Çanakkale şehirleriyle ilgili önemli verilere ulaşılmaya çalışılmıştır. Bu çalışma yapılırken arşiv kaynaklarından sadece terekelerden faydalanılmıştır.Terekelerden yola çıkarak bu iki Anadolu kentinden önce coğrafi bakımdan İç Anadolu'ya yakın olan Uşak şehrinin, daha sonra ise bir kıyı şehri olan Çanakkale şehrinin sosyal, kültürel ve ekonomik yönleri incelenmiştir. Ayrıca bu çalışmada da sosyo-ekonomik yapının temelinde rol oynayan ``aile'' değişik açılardan ele alınarak değerlendirilmiştir. Son olarak da iki şehir kıyaslanarak; iki şehir arasındaki benzerlikler ve farklılıklar ifade edilmiş ve böylece her iki şehrin sosyo-ekonomik durumu hakkında çıkarımlar yapılmaya çalışılmıştır. Bunu yaparken de cinsi, dini ve etnik farklılıkları dikkate alınmıştır. Çalışmamıza baktığımızda; her iki şehre ait yakın tarihli tereke kayıtlarının olması, farklı coğrafyalarda bulunmaları ve elde edilen veriler çalışmamızın bir diğer özelliğidir.Anahtar Kelimeler: Uşak, Çanakkale, şer'iye sicili, tereke kayıtları
Şer'iyye Sicillerindeki tereke kayıtlarına göre XIX. yüzyıl sonlarında Osmanlı kırsal toplumu hakkında bir araştırma (Uşak kazası örneği: 1880-1883)
Ankara Milli Kütüphane, mikrofilm ünitesinde araştırmacılara sunulan, Osmanlı Döneminde ve Cumhuriyetin ilk dönemlerinde kadılar tarafından tutulan Şer'iyye Sicillerinin içindeki tereke kayıtlarında aileye özel birçok ham bilgiye ulaşmamızı sağlayacak veriler mevcuttur. Çalışmamızda ele aldığımız konu esas itibariyle kırsal kesim yani köy yaşantısı olmuştur. Bunu da Osmanlı idari sisteminin bir öğesi olan sancaklardaki kazaların çevre köy-kasaba gibi daha küçük yerleşim birimlerde kayda geçirilen köylü terekelerinden sağlamaktayız. Çalışmamızda ana kaynak 5 No'lu Uşak Şer'iyye Sicili olmuştur. XIX. Yüzyıl Osmanlı kırsal toplumunun sosyal, ekonomik ve o döneme ait demografik yapısını belgeler ışığında ortaya koymaktayız. İncelenen defterlerdeki tereke kayıtları Hicri 29 Şevval 1297(Miladi-4 Ocak 1880) ile 13 Rebi'ülahir 1300(21 Şubat 1883) tarihleri arasını kapsamaktadır. İncelediğimiz 130 tereke kaydına dayanarak, Uşak köylü toplumunun giyim-kuşam, ekonomik faaliyetleri ve demografik tahlili örneklem olarak ortaya konulmuştur.Şer'iyye sicilleri yazıldığı döneme ait sadık birer ham bilgi olduğunu varsayarsak, o döneme ait verilerden çıkarılacak yorumlar bize yerel tarihe dair bilgiler sunmaktadır. Amacımız bir nevi Uşak'ın mahalli tarihine ve yerel tarihçiliğe katkı sağlamaktır. Çalışmamız, Uşak Üniversitesi Rektörlüğü Projeleri Koordinasyon Birimi tarafından desteklenmiştir.Anahtar Sözcükler:Uşak, Şer'iyye Sicilleri, Köy, Tereke Kayıtları, Mehir, Miras Taksimi, Kırsal Toplum, Uşak evi, Aile.
20 no.lu Uşak Şer'iyye sicilinin sosyal kültürel ve iktisadi açısından değerlendirilmesi
Şer'iyye Sicilleri Türk tarihinin en önemli kaynakları arasında yer alır. XV. asırdan itibaren tutulmaya başlayan şer'iyye sicilleri XX. asrın ilk çeyreğine kadar kayıt altına alınmaya devam etmiştir. Şer'iyye sicillerinin cumhuriyetin ilk yıllarında da tutulması özellikle Osmanlı'dan cumhuriyete geçiş sürecindeki dönemi aydınlatması bakımından son derece önemlidir. İşte bu amaçla tez konusu olarak seçilen 20 No.lu Uşak Şer'iyye Sicili'nin Uşak'a ait son sicil olması ve cumhuriyetin ilk yıllarındaki Uşak'ın sosyal, kültürel, idari ve iktisadi özelliklerini ortaya çıkarması yönüyle son derece mühimdir. Bu çalışmanın amacı 20 No.lu Uşak Şer'iyye Sicili'nin ışığında Cumhuriyet Dönemi'nin ilk yıllarndaki 1929 yılı Uşak'ını sosyal, kültürel, idari ve iktisadi açıdan incelemek ve yorumlamaktır. Çalışmanın ana kaynağını teşkil eden 20 No.lu Uşak Şer'iyye Sicili hukuk mahkemesi kayıtlarını ihtiva etmektedir. Başta tashih-i sene, veraset, alacak, boşanma konulu davalar olmak üzere dava türleri son derece zengindir. 20 No.lu Uşak Şer'iyye Sicili bu dava türleri zenginliği sayesinde 1929 yılı Uşak'ı hakkında bizlere çok yönlü bilgi edinebilme fırsatı sunmuştur. Sicildeki kararlar 131 numaralı karardan başlayarak numeretik sırayla 705 numaralı kararla sona ermiştir. 1928 yılında harf inkılabı olmasına rağmen kararlar Osmanlıca rika yazı çeşidiyle kaleme alınmıştır. Sicilin basit transkripsiyonu yapıldıktan sonra dikkatli bir plan dâhilinde tasnife tabi tutularak değerlendirilmesi yapılmıştır. Tez beş bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde Uşak tarihi hakkında genel bilgi verilmiş, 20 No.lu Uşak Şer'iyye Sicili'nin ayrıntılı bir şekilde tasnif ve iv değerlendirilmesi yapılmıştır. Birinci bölümde Uşak'ın genel idari yapısı, mahalleleri, köyleri, şehitleri, idareci ve görevlileri hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde ise Uşak'ın sosyal ve kültürel yapısı çok yönlü açıdan incelenerek dönemin meslekleri, lâkapları, unvanları, evlilik hayatı, çocuk sayısı, çocuklara verilen isimleri ile boşanma, veraset, miras olayları ayrıntılı bir şekilde anlatılmıştır. Üçüncü bölümde iktisadi yapı anlatılırken son bölümde ise sicilde yer alan kararların özetleri verilmiştir. Bu çalışma Cumhuriyet Dönemi'nin ilk yıllarındaki Uşak'ı anlatması o dönemin anlaşılması açısından da son derece önemlidir. Anahtar Kelimeler: Şer'iyye Sicili, Uşak, idari yapı, sosyal ve kültürel yapı, aile, lâkap
211 numaralı Burdur şer'iye sicilindeki tereke kayıtlarının değerlendirilmesi (1846-1854)
19. yüzyıl, Osmanlı Devleti'nde modernleşme ve batıya yönelme anlamında önemli bir süreci ifade etmektedir. Bu süreçte birçok alanda yenilikler gerçekleştirilmiştir. Bunlardan birini hukuk alanında yapılan yenilikler oluşturmaktadır. Özellikle 3 Kasım 1839 tarihinde Tanzimat Fermanı'nın ilanından sonra hukuk alanında kurumsal ve kanunlaştırma çerçevesinde birçok reform yapılmıştır. Tereke kayıtları vefat eden kişilerin geride bıraktıkları borçları, birikimleri, vasiyetleri ve sahip oldukları eşya üzerindeki vergilerin kaydedildiği resmi belgeler olma özelliğini taşımaktadır. Tutuldukları dönemle alakalı birçok çıkarımda bulunulmaya imkan veren tereke kayıtları ait oldukları dönemlerdeki sosyal, ekonomik, kültürel, hukuksal ve demografik yapılarla ilgili çeşitli bilgilere ulaşabilmeyi mümkün kılmaktadır. Çalışmanın ana kaynağını 211 Numaralı Burdur Şer'iye Sicil Defterinde bulunan tereke kayıtları oluşturmaktadır. Bu çerçevede çalışmada miras paylaşımı, servet birikimi, etnografik malzeme, sosyo-ekonomik yapı ve aile yapısı hakkında değerlendirmeler yapılarak çıkarımlarda bulunulmuş, yeni bilgiler üretilmeye çalışılmıştır. Bu sayede hem Burdur'un ilgili dönemdeki durumunun gün yüzüne çıkarılması, hem mahallî tarih çalışmalarına katkı yapılması amaçlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Burdur, Şer'iye Sicilleri, Tereke Kayıtları, Miras, Aile, İktisadi ve demografik yapı, Etnografik Malzeme
İstanbul Kadı Sicillerine göre 17. yüzyılın ikinci yarısında Galata'da sosyal ve ekonomik yaşam
Galata, tarihi boyunca ve özellikle Bizans ve Osmanlı İmparatorluğu dönemlerinde oldukça önemli bir konumdaydı. Bu önemli konumunu barındırdığı birbirinden farklı etnik, dini, kültürel unsurları bir araya getiren yapısına borçludur. Bu kozmopolitlik bölgeye farklı bir statü kazandırmış, seyyah ve elçilerin uğrak yeri haline getirmiştir. Bölgenin ticari faaliyetlerin işlek olması da bu yapıyı güçlendirmiştir. Ticarete elverişli konumdaki limanı sayesinde tüccarlar da sıklıkla bölgede bulunmuş ve mozaiği tamamlayan bir parça haline gelmişlerdir. Bu çalışmada 17.yüzyılın ikinci yarısına ait Osmanlı Galata'sı incelenmeye çalışılmış, dönemin sosyokültürel hayatı hem idari bir merkez olan payitahtta hem de bu bölge özelinde incelenmeye çalışılmıştır. Çalışmanın merkez bölgesinin Galata olarak seçilmesi, gayrimüslim-Müslüman ilişkilerinin iç içe geçtiği bir özellikte olması sebebiyle birlikte ortak yaşamın sürdürülebilirliği ve karşılıklı sosyoekonomik ilişkilerin aydınlatılması konusunda örnek alınabilecek bir bölge olması ve devletin de gayrimüslimlere karşı olan duruşunun anlaşılmasında önemli bir konumda olmasıdır. Bu çeşitliliğin incelenebilir kılınmasını sağlayan ana kaynaklar ise Şer'iyye Sicilleridir. Şer'iyye sicilleri içerisinde barındırdığı bilgiler sayesinde oldukça önemli konumdadır. Dönemin sosyo ekonomik hayatının günümüze aktarılmasını sağlamışlardır.
2 Numaralı Bor Şer'iyye Sicilinin transkripsiyon ve değerlendirmesi (1-72 sayfalar arası) (H. 1027-1032) (M. 1618-1623)
Osmanlı arşiv kaynakları arasında içerdiği çeşitli konular bakımında önemli bir kaynak olan şer'iyye sicilleri Osmanlı sosyo-ekonomik ve şehir tarihi araştırmacıları için ana kaynaklardır. Kadı ve yardımcısı naib tarafından mahkemede görülen davaların hükümlerini içeren ve aynı zamanda merkezden gelen emir, ferman, berat, buyruldu ve tezkire gibi belge suretlerinden oluşan kayıtlara şer'iyye sicilleri denmektedir. Sicil kayıtları incelenen şehrin, idari yapısı, mahalleleri, köyleri ve nahiyeleri hakkında bilgiler vermektedir. Aynı zamanda şehrin hem sosyal ve iktisadi yapısı hem de kültürel yapısı hakkında bilgi edinmek mümkündür. Tezimizde; H. 1027-1032 M. 1618-1623 yılları arası kayıtları kapsayan 2 Numaralı Bor Şer'iyye Sicilindeki veriler değerlendirilerek Karaman Eyaleti dâhilinde Niğde Sancağına bağlı Bor Kazasının defterde bulunan belgeler doğrultusunda idari yapısı, sosyal ve ekonomik durumu incelenmeye çalışılmıştır.
788 numaralı Balıkesir Şer'iyye Sicil Defterinin transkripsyonu ve değerlendirilmesi (H. 1299-1317)
Osmanlı Devleti'nde mahkeme kayıtları olarak karşımıza çıkan şer'iyye sicil defterleri, tarih çalışanlar için son derece önemli, birinci elden kaynaklardır. Şer'iyye sicilleri tarihçiler için önemli kaynaklar olmakla birlikte sosyal bilimlerin değişik alanlarında çalışma yapan araştırmacılar için de sonuçları itibariyle önemli kaynaklardır. Osmanlı Mahkemelerinin ifa ettiği vazifeler itibariyle farklı alanlarda belgelerin sicillere yansıdığını söylemek mümkündür. Nitekim konumuz olan 788 Numaralı Balıkesir Şer'iyye Sicil Defteri'nde de nafaka, vakıf, tereke, borç, vekâlet, nikâh, boşanma gibi çeşitli konularda birçok belge olup araştırmanın üzerinde duracağı konu yelpazesinin genişlemesinde temel etken olmuştur. Araştırmada 788 Numaralı Balıkesir Şer'iyye Sicil Defteri esas alınarak defterin ihitva ettiği M. 1881-1900 (H. 1299-1317) yılları arasındaki belgeler titizlikle incelenmiş ve bunlardan yola çıkarak XIX. Yüzyılda sosyal ve ekonomik açılardan Balıkesir Şehri'nde nasıl bir yaşam olduğunu tespit etmek amaçlanmıştır. Şer'iyye Sicil Defteri'nden elde edilen veriler analiz edilip gruplandırılarak ve gerekli kaynaklardan bu veriler hakkında taramalar yapılarak, Balıkesir'in XIX. Yüzyılda sahip olduğu sosyal ve ekonomik görünüm detaylı bir şekilde ortaya koyulmuştur. Buna göre içerik bakımından üç ana bölümden oluşan araştırmada ilk bölümde Balıkesir Şehri'nin mahalleleri, karyeleri, nahiyeleri ve şehir halkının adları, unvanları incelenmiştir. İkinci bölümde ise aile içi ilişkiler, giyim-kuşam, ev eşyaları, mutfak eşyaları ve tereke kayıtları gibi Balıkesir'in sosyal hayatını ortaya koyan konular incelenmiştir. Üçüncü ve son bölümde ise 788 Numaralı Balıkesir Şer'iyye Sicil Defteri'nin belge özetleri ve bu belgelerin transkriptlerine yer verilmiştir. Burada da elde ettiğimiz veriler tek tek çizelgelenerek okunabilirlik açısından daha verimli olacak şekilde sunulmuştur.