Evli çiftler

Bu konu başlığı altında 128 tez

Yüksek LisansAçık ErişimTR

Menopozun eşlerin evlilik ve cinsel uyumlarına etkisi

Bu araştırma, menopozun eşlerin evlilik ve cinsel uyumlarına etkisini belirlemek amacıyla tanımlayıcı olarak yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini, 127 postmenopozal dönemdeki 127 evli kadın ve eşleri olmak üzere toplam 254 kişi oluşturmuştur. Veriler, kişisel bilgi formu (KBF), evlilik uyum ölçeği (EUÖ), kadın cinsel işlev ölçeği (KCİÖ) ve erkeğe ilişkin arizona cinsel yaşantılar ölçeği (ACYÖ) ile toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde Mann Whitney U, T, Kruskal Wallis ve Spearman's rho korelasyon testi kullanılmıştır. Araştırmaya katılan kadınların yaş ortalaması 55,94±5,51'dir. Kadınların EUÖ toplam puan ortalaması 35,55±9,04 olup, bu ortalamaya göre % 74,1'inin evlilik uyum düzeyi düşüktür. Kadınların KCİÖ toplam puan ortalaması, cinsel işlev bozukluğunu (CİB) gösteren 26,55 kesme puanının altındadır (11,02±9,80). Erkeklerde ACYÖ puan ortalaması CİB olduğu anlamına gelen >11 kesme puanının üstündedir (14,14±3,29). Kadınların % 91,3'ünde, erkeklerin % 87,4'ünde CİB tespit edilmiştir. Kadınların % 67,7'si menopozun cinselliği olumsuz yönde etkilediğini bildirmiştir. CİB'i olan kadınların % 55,8'i cinsel isteksizlik ve % 40,7'si cinsel ilişki sırasında ağrı yaşamaktadır. Kadınların yaş, evlilik süresi, gelir düzeyi, öğrenim düzeyi, çalışma durumu, eşin öğrenim düzeyi gibi bazı sosyodemografik özellikleri ve menopoz süresi, vajinal kuruluk, Menopozal hormon terapisi (MHT) alma durumu gibi bazı menopozal özellikler ile KCİÖ ve EUÖ puan ortalamaları arasındaki ilişki istatistiksel olarak önemsiz bulunmuştur (p>0,05). Spearman's rho korelasyon katsayına göre, KCİÖ ile EUÖ arasında zayıf ancak pozitif yönde (r=0,290; p= 0,001 ), KCİÖ ile ACYÖ arasında ise negatif yönde (r=-0,381; p=0,000) bir ilişki olduğu tespit edilmiştir (p<0,05). Sonuç olarak bu araştırmada menopozun eşlerin evlilik ve cinsel uyumlarının olumsuz yönde etkilendiği tespit edilmiştir.

Cinsel tutumlarCinsellikEvli çiftler+4
Fatma Yıldırım
Hitit University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
DoktoraAçık ErişimTR

Dinin eşler arası ilişkiler üzerine etkisi: Dindar evli çiftlerin algısı üzerine nitel bir araştırma

Bu çalışma, dindar eşlerin ilişkilerine dinin nasıl etki ettiğine ilişkin algılarını anlamayı amaçlamaktadır. Dinin Eşler arası ilişkiler üzerine etkisinin nasıl algılandığı anlamanın yanı sıra, dinin evlilik ilişkisinin kurulmasına, anne-baba ve çocuk ilişkilerine, eşler arasında yaşanan sorunların önlenmesine, aile sorunlarının ve krizlerinin çözümüne etkileri anlaşılmak istenmektedir. Araştırma nitel araştırma yöntemlerinden kuram oluşturma yaklaşımına dayalı olarak gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda amaçlı örnekleme yöntemi ile ulaşılan, yaşları 32 ile 63 arasında değişen, en az 10 yıldır evli bulunan 30 çiftle (60 kişi) yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Araştırmada içerik analizi ve betimsel analiz yapılmıştır. Araştırmamıza katılan dindar eşlerin algısında, din, eş seçiminden itibaren aile ilişkilerini etkilemekte, hem eşler arası ilişkilere hem de anne-baba ve çocuk ilişkilerine olumlu katkılar sağlamaktadır. Araştırmamızın sonuçları dinin aile ilişkilerine etkilerini ele alan literatür ile uyumludur. Araştırmamız, dindar eşlerin, dini, aile sorunlarının oluşmasında önleyici ve ortaya çıkan aile sorunlarının çözümünde destek sağlayıcı olarak gördüklerini ortaya koymaktadır. Bu nedenle din, aile sorunlarının çözülememesinden kaynaklı içsel aile krizlerinin ortaya çıkmasını engelleyici, dışsal nedenli aile krizlerinin aşılmasında destek sağlayıcı ve aile yılmazlığını güçlendirici bir faktör olarak algılanmaktadır. Araştırmanın bulguları ilgili literatüre dayalı olarak tartışılmış, elde edilen sonuçların literatürle uyumlu olduğu görülmüştür. Son olarak ileri çalışmalar ve aile üzerinde çalışma yapan kurumlar için önerilerde bulunulmuştur.

AileAile içi ilişkilerAile sorunları+7
Volkan Tekdemir
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Evli bireylerde bilişsel esneklik ve evlilik öz yetkinliği arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı evli bireylerde bilişsel esneklik ve evlilik öz yetkinliği arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmanın verileri, Gaziantep ilinde ikamet eden çalışmaya gönüllü olarak katılan 536 kadın, 237 evli erkek bireyden elde edilmiştir. Araştırma verilerinin toplanmasında, "Evlilikte Yetkinlik Ölçeği", Bilişsel Esneklik Envanteri" ve "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Verilerin analizi sürecinde betimsel istatistiklerle birlikte t-testi, ANOVA, Basit Doğrusal Regresyon Analizi yöntemi, Pearson Korelâsyon analizi, grup içi farklılaşmanın belirlenmesi için Scheffe Testi uygulanmıştır. Araştırma bulgularına göre, evli bireylerde bilişsel esneklik ve evlilik öz yetkinliği arasında pozitif yönde düşük düzeyde anlamlı ilişki bulunmuştur. Bazı demografik değişkenler açısından katılımcıların ölçeklerden aldıkları puanlara göre analizler yapılmıştır. Yapılan analizlerden elde edilen bulgular şöyledir: Cinsiyete göre, evli kadınların öz yetkinlik düzeyi, evli erkeklerin öz yetkinlik düzeyinden yüksektir. Yaşa göre, evli bireylerin öz yetkinlik puan ortalamaları anlamlı olarak farklılaşmaktadır. Buna göre evli bireylerde yaş ilerledikçe evlilikte yetkinlik düşmektedir. Evlenme yaşına göre, evli bireylerin öz yetkinlik puan ortalamaları anlamlı olarak farklılaşmaktadır. Buna göre 18-24 yaş arası evlenen bireyler, 17 yaş altı evlenen bireylere göre; 25-29 yaş arası evlenen bireyler ise 17 yaş altında evlenen bireylere göre daha yüksek evlilikte yetkinliğe sahiptir. Çocuk sayısına göre, dörtten fazla çocuğu olan evli bireylerin 1 çocuğu olan bireylere göre öz yetkinliği daha yüksektir. Araştırmada, evli bireylerin eğitim düzeyi ve gelir düzeylerine göre bilişsel esneklik ve evlilikte öz yetkinlik puan ortalamaları arasında; cinsiyete ve yaşa göre bilişsel esneklik puan ortalamaları arasında; evlilik süresine ve çocuk sayısına göre evlilikte öz yetkinlik puan ve ortalamaları arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Ayrıca araştırmanın sonucunda, evli bireylerde bilişsel esnekliğin, evlilikte öz yetkinliği pozitif yönde yordadığı bulunmuştur.

Bilişsel esneklikEvli çiftlerEvlilik+2
Metin Çelik
Gaziantep University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Evli bireylerin sosyotropik-otonomik kişilik özellikleriyle evliliklerinde çatışma yaşama durumları arasındaki ilişki

Araştırmanın genel amacı, evli bireylerin, sosyotropik ve otonomik kişilik özellikleriyle evliliklerinde çatışma yaşama durumları arasındaki ilişkiyi değerlendirmektir. Bu temel amaç doğrultusunda evli bireylerin, onaylanma kaygısına, ayrılık kaygısına, başkalarını memnun etmeleri, kişisel başarı, özgürlük ve yalnızlıktan hoşlanma durumları ile evliliklerinde çatışma yaşama durumları arasındaki ilişkiye bakılmıştır.Araştırma betimsel tarama modelinde bir çalışma olup, 2009 yılında Adana ili merkez ilçelerinde (Seyhan, Yüeriğir, Çukurova, Sarıçam )yaşayan 327 evli bireyle geçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu ile Sosyotropi-otonomi Ölçeği ve Evlilik Çatışma Ölçeği kullanılmıştır.Araştırma sonucunda evli bireylerin sosyotropik-otonomik kişilik özellikleri ile evliliklerinde çatışma yaşama durumları arasında düşük düzeyde anlamlı bir ilişki bulunduğu saptanmıştır. Sosyotropi alt ölçeğinde yer alan onaylanma kaygısı, ayrılık kaygısı, başkalarını memnun etme; otonomi alt ölçeğinde bulunan, kişisel başarı, özgürlük, yalnızlıktan hoşlanma faktörleri ile evlilikte çatışma yaşama sıklığı arasında düşük düzeyde anlamlı bir ilişki saptanmıştır.

AdanaEvli çiftlerEvlilik+7
Halime Doğan
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Evli ve çalışan yetişkinlikerin toplumsal cinsiyet rolleri ile evlilik doyumu ve iş doyumu ilişkisinin incelenmesi

Bu araştırmada, evli ve çalışan yetişkinlerin toplumsal cinsiyet rolleri ile, evlilik doyumu ve iş doyumu ilişkisinin incelenmesi amaçlanmıştır.Araştırma, hem evli olan hem de çalışan 180 yetişkin birey ile gerçekleştirilmiştir. Bireylerin toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin veriler, ?Bem Cinsiyet Rolü Envanteri? (Bem, 1974) ile, evlilik doyumlarına ilişkin veriler ?Evlilik Yaşam Ölçeği? (Tezer, 1986) ile iş doyumları da ?Minnesota İş Doyum Ölçeği? (Weiss, Davis, England ve Lofquist, 1967) ile ve kişisel bilgileri ise araştırmacı tarafından oluşturulan ?Kişisel Bilgi Formu? ile toplanmıştır. Verilerin analizinde, t-testi, Mann-Whitney U testi, tek yönlü varyans analizi ve çoklu regresyon analizi kullanılmıştır.Araştırma bulgularına göre, evli ve çalışan yetişkinlerin cinsiyetlerine, yaşlarına ve ailelerinin aylık ortalama gelirlerine göre evlilik doyumları arasında anlamlı bir fark bulunmazken, bireylerin eğitim düzeylerine ve eşlerinin eğitim düzeylerine göre evlilik doyumları arasında anlamlı bir fark olduğu bulunmuştur. Ayrıca, evli ve çalışan yetişkinlerin cinsiyetlerine, yaşlarına, mesleklerine ve ailelerinin aylık ortalama gelirlerine göre iş doyumları arasında anlamlı bir fark bulunmazken, bireylerin eğitim düzeylerine göre iş doyumları arasında anlamlı bir fark olduğu görülmüştür. Bununla birlikte adrojen cinsiyet rolüne sahip bireylerin evlilik doyumları, belirsiz cinsiyet rollerine sahip bireylerin evlilik doyumlarından anlamlı bir şekilde yüksekken, erkeksi cinsiyet rolüne sahip bireylerin iş doyumları belirsiz cinsiyet rolüne sahip bireylerin iş doyumlarından anlamlı bir şekilde yüksektir.Ayrıca, yapılan çoklu regresyon analizi sonuçlarına göre, bireylerin kadınsılık ve erkeksilik puanlarından erkeksilik puanlarının, evlilik doyumunun ve iş doyumunun anlamlı bir yordayıcısı olduğu bulunmuştur.Son olarak ise, araştırmaya katılan evli ve çalışan yetişkinlerin evlilik doyumları ve iş doyumları arasında anlamlı bir ilişki olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.Anahtar Sözcükler: Toplumsal cinsiyet rolleri, evlilik doyumu, iş doyumu.

Cinsel kimlikCinsiyet rolleriEvli çiftler+3
Burçin Anar
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2011
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Evli bireylerin problemli internet kullanımı, evlilik uyumu, eş tükenmişliği ve temel psikolojik ihtiyaçlarının karşılanma düzeylerinin incelenmesi

Evli bireylerin problemli internet kullanımı, evlilik uyumu, eş tükenmişliği ve temel psikolojik ihtiyaçların karşılanma düzeyi arasındaki ilişkinin incelendiği bu araştırmada; bu değişkenler arasındaki ilişki bazı değişkenler açısından da analiz edilmiş temel psikolojik ihtiyaçların karşılanma düzeyi ile eş tükenmişliği arasındaki ilişkide evlilik uyumunun aracı rolü de incelenmiştir. Betimsel bir çalışma olarak ilişkisel tarama modeline göre desenlenen bu çalışmanın örneklemi, Osmaniye'de ikamet eden 348 evli bireyden oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama araçları olarak; Problemli İnternet Kullanımı Ölçeği (Ceyhan, Ceyhan ve Gürcan, 2007); Evlilikte Uyum Ölçeği (Locke ve Wallace, 1959; Tutarel-Kışlak, 1999); Eş Tükenmişlik Ölçeği (Pines, 1996; Çapri, 2008) ve Temel Psikolojik İhtiyaçlar Ölçeği (Deci ve Ryan, 2000; Kesici vd., 2003) kullanılmıştır. Ayrıca araştırmacı tarafından hazırlanan Kişisel Bilgi Formu kullanılarak, evli bireylerin sosyo-demografik özelliklerine ilişkin veriler elde edilmiştir. Araştırma sonucunda; problemli internet kullanımı ölçeğinden elde edilen toplam puanların, cinsiyet ve günlük internet kullanım süresi açısından; sosyal fayda/sosyal rahatlık alt boyutu puanlarının, eşin eğitim durumu ve algılanan sosyo-ekonomik düzey (SED) açısından; aşırı kullanım alt boyutu puanlarının da, eşin günlük internet kullanım süresi açısından anlamlı derecede farklıklaştığı; evlilik uyumu ölçeğinin tarz alt boyutu puanlarının, günlük internet kullanım süresi açısından anlamlı derecede farklıklaştığı; eş tükenmişliği ölçeğinden elde edilen toplam puanların, cinsiyet, algılanan SED, kendisinin günlük internet kullanım süresi ve eşin günlük internet kullanım süresi açısından anlamlı derecede farklıklaştığı; temel psikolojik ihtiyaçların karşılanma düzeyine ölçeğinin ilişki ihtiyacı alt boyutu puanlarının eğitim durumu açısından; Yeterlik alt boyutu puanlarının algılanan SED açısından anlamlı derecede farklılaştığı görülmüştür. Ancak araştırmada kullanılan ölçekler ve ölçeklere ait alt boyutlara ait puanların, yaş, evlilik süresi, çocuk sayısı, interneti kullanma süresi, günlük internet kullanımı saatleri değişkenleri açısından farklılaşmadığı görülmüştür. Ayrıca, problemli internet kullanımı ile eş tükenmişliği; evlilik uyumu ile temel psikolojik ihtiyaçların karşılanma düzeyi arasında pozitif yönde; evlilik uyumu ile eş tükenmişliği, eş tükenmişliği ile temel psikolojik ihtiyaçların karşılanma düzeyi arasında negatif yönde anlamlı ilişkilere rastlanmış; evlilik uyumu, temel psikolojik ihtiyaçların karşılanma düzeyi ve problemli internet kullanımının; eş tükenmişliğinin toplam varyansının %42,8'ini açıkladığı ve evlilik uyumunun, temel psikolojik ihtiyaçların karşılanma düzeyi ile eş tükenmişliği arasındaki ilişkide kısmî aracılık rolü olduğu görülmüştür. Araştırmanın sonuçları, ilgili literatür eşliğinde tartışılmış ve yorumlanmıştır. Bunun yanı sıra elde edilen sonuçlar doğrultusunda önerilerde bulunulmuştur.

Evli çiftlerEvlilik uyumuProblem davranış+6
Gülşah Candemir Karaburç
Gaziantep University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Evli bireylerin aldatma eğilimleri ve affetme düzeylerinin bağlanma stillerine göre incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, evli bireylerin aldatma eğilimi ve affetme düzeylerinin bağlanma stillerine göre incelenmektir. Araştırmanın örneklemi Adana ilinde yaşayan 200 (103 kadın, 97 erkek) evli bireyden oluşmaktadır. Bu çalışmada Kişisel Bilgi Formu, Griffin ve Bartholomew'un (1994) geliştirdiği, Sümer (1999) tarafından Türkçe'ye uyarlanan İlişki Ölçekleri Anketi, Polat (2006) tarafından geliştirilen Aldatma Eğilimi Ölçeği, Thompson ve ark. (2005) tarafından geliştirilen ve Türkçe'ye uyarlaması Bugay ve Demir (2010) tarafından gerçekleştirilen Heartland Affetme Ölçeği kullanılmıştır. Parametrik testlerden T-Testi ve Regresyon Analizi ise veri analizinde yer almıştır. Verilerin analizinde T-Testi ve Regresyon analizi yöntemleri kullanılmıştır. Tüm veriler 0.05 anlamlılık düzeyinde test edilmiştir Araştırma bulgularına göre aldatma eğilimi ve bağlanma stilleri arasında anlamlı bir ilişki olmadığı görülmektedir. Bununla birlikte, kadın katılımcılarda affetme düzeyi ve aldatma eğiliminde pozitif yönde anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Anahtar Sözcükler: Aldatma eğilimi, affetme düzeyi, bağlanma stilleri.

AldatmaAldatma eğilimiBağlanma+6
Seyran Seyfi
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
DoktoraAçık ErişimTR

Ebeveynlik stresi ve evlilik kalitesi arasındaki ilişkide stresle çift olarak baş etmenin aracı rolünün incelenmesi

Bu araştırmanın temel amacı ebeveynlik stresi ve evlilik kalitesi arasındaki ilişkide stresle çift olarak baş etmenin aracı rolünü incelemektir. Araştırmanın çalışma grubunu çocuk sahibi, evli bireyler oluşturmuş, analizlere 803 (%59 kadın, %41 erkek) birey dâhil edilmiştir. Araştırmanın dışsal değişkeni ebeveynlik stresi; aracı değişkenleri stresle çift olarak baş etmenin alt boyutları olan duygu odaklı-problem odaklı destekleme, negatif baş etme ve duygu odaklı-problem odaklı ortak baş etmedir. İçsel değişken ise evlilik kalitesidir. Araştırmada belirlenen amaç doğrultusunda üç model oluşturulmuş, birinci modelde ebeveynlik stresi ve evlilik kalitesi arasındaki ilişkide stresle çift olarak baş etmeye yönelik bireylerin kendilerine yönelik algısı, ikinci modelde eş'e yönelik algısı, üçüncü modelde ise ortak baş etmelerine yönelik algısı test edilmiştir. Araştırmada ebeveynlik stres düzeyini belirlemek için Anne Baba Stres Ölçeği, stresle çift olarak baş etme düzeyini belirlemek için araştırma kapsamında Türkçe'ye uyarlanan Stresle Çift Olarak Baş Etme Envanteri ve evlilik kalitesini ölçmek için araştırma kapsamında Türkçe'ye uyarlanan Evlilik Kalitesi Ölçeği kullanılmıştır. Verilerinin analizinde SPSS 20 ve AMOS 23 paket programlarından yararlanılmıştır. Sonuçlar incelendiğinde ebeveynlik stresi, duygu ve problem odaklı destekleme, duygu ve problem odaklı ortak baş etme ve evlilik kalitesini negatif yönde, negatif baş etmeyi ise pozitif yönde doğrudan etkilemektedir. Stresle çift olarak baş etmenin alt boyutları ve evlilik kalitesi arasındaki doğrudan ilişkilere bakıldığında, bireyin kendine dair algısı ve eş'e dair algısı modellerinde, duygu odaklı destekleme, problem odaklı destekleme ve negatif baş etmenin evlilik kalitesi üzerinde doğrudan etkisinin bulunmadığı görülmüştür. Modeldeki bazı yolların modele anlamlı katkısı olmayabileceği düşünülerek doğrudan etkisi olmayan yolların etkileri tek tek sıfıra eşitlenerek göz ardı edilmiş, her bir işlemden sonra analiz tekrarlanmıştır. Sonuç olarak bireyin kendine dair algısı ve eş'e dair algısı modelinde duygu odaklı desteklemenin evlilik kalitesini doğrudan etkilediği görülmüştür. Ortak modelde ise duygu ve problem odaklı ortak baş etme evlilik kalitesini doğrudan etkilemektedir. Dolaylı etkilere dair bulgular incelendiğinde ise, ebeveynlik stresi ve evlilik kalitesi arasındaki ilişkide kendine dair algı ve eş'e dair algı modellerinde, duygu odaklı desteklemenin kısmi aracılık ettiği; ortak modelde ise ebeveynlik stresi ve evlilik kalitesi arasındaki ilişkide duygu odaklı ve problem odaklı ortak baş etmenin kısmi aracı etkisi olduğu görülmüştür. Elde edilen bulgular ilgili alanyazın çerçevesinde tartışılmış, araştırmacı ve uygulayıcılara bazı öneriler sunulmuştur.

EbeveynlerEvli çiftlerEvlilik+4
İdil Eren Kurt
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Evli bireylerde yaşam doyumunun yordayıcısı olarak evlilik doyumu ve bağlanma boyutları

Bu araştırmada evli bireylerin yaşam doyumunun yordayıcısı olarak evlilik doyumu ve bağlanma boyutlarını incelemek ve ayrıca belirlenen demografik değişkenlere göre evlilik doyumu ve yaşam doyumunun anlamlı farklılık gösterip göstermediğini ortaya koymak amaçlanmıştır. Araştırma, Türkiye'nin çeşitli illerinde yaşayan 374 (259 kadın, 115 erkek) evli bireyden kartopu örnekleme yöntemi ile toplanan verilerle gerçekleştirilmiştir. Bireylerin yakın ilişkilerde yaşantılarına yönelik bağlanmaya ilişkin kaygı ve bağlanmaya ilişkin kaçınma boyutu verileri "Yakın İlişkilerde Yaşantılar Envanteri II (YIYE II)", evlilik doyumuna ilişkin veriler "Evlilik Doyum Ölçeği", yaşam doyumuna ilişkin veriler "Yaşam Doyumu Ölçeği" ve kişisel bilgiler ise araştırmacı tarafından oluşturulan "Kişisel Bilgi Formu" ile toplanmış olup; verilerin analizinde IBM SPSS 25 Programı kullanılmıştır. Verilerin analizinde Bağımsız Gruplar T-Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi, Basit Regresyon Analizi, Çoklu Regresyon Analizinden yararlanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre; bağlanmaya ilişkin kaygı ve kaçınma boyutlarının birlikte evlilik doyumunu anlamlı bir şekilde yordadıkları, evlilik doyumuyla orta düzeyde anlamlı bir ilişki içinde oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Bağlanmaya ilişkin kaygı ve kaçınma boyutlarının birlikte yaşam doyumunu anlamlı bir şekilde yordadıkları, yaşam doyumuyla düşük düzeyde anlamlı bir ilişki içinde oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Kaygı ve kaçınma boyutu puanlarının her ikisinin de cinsiyete göre anlamlı bir farklılık göstermediği bulunmuştur. Araştırmadan elde edilen diğer bulgulara göre; evlilik doyumu cinsiyet, evli olma süresi ve sahip olunan çocuk sayısına göre anlamlı bir farklılık göstermezken, eğitim düzeyi, ailenin aylık geliri ve evlilik biçimine göre anlamlı şekilde farklılık gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. Yaşam doyumu eğitim düzeyi, evlilik biçimi, evli olma süresi ve sahip olunan çocuk sayısına göre anlamlı bir farklılık göstermezken, cinsiyet ve ailenin aylık gelirine göre anlamlı şekilde farklılık gösterdiği bulgularına ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Bağlanma boyutları, evlilik doyumu, yaşam doyumu

BağlanmaBağlanma stilleriEvli çiftler+3
Zeliha Yanar Güngör
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Evli çiftlerin benlik kurguları ve benlik kurguları benzerliğinin evlilik uyumu ve doyumu ile ilişkisi

Toplumun temel birimi sayılan ailenin başlangıcı evlilik kurumudur. Evliliklerin uyumlu ve doyumlu bir şekilde devam edebilmesini etkileyen birçok faktör bulunmaktadır. Bu çalışmada, evli çiftlerin benlik kurgusu benzerliğinin evlilik uyumuna ve doyumuna etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Örneklem büyüklüğü, güvenilir sonuçlara ulaşabilmek için G-Power programından yararlanılarak hesaplanmış ve örnekleme Aydın-Efeler ilçesinde ikamet eden en az 1 yıldan beri evli olan 150 evli çift dâhil edilmiştir. Veriler, gönüllülük esasına dayalı olarak bireysel yüz yüze görüşme yoluyla toplanmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak, 'Evlilik Bağlamında Benlik Kurgusu Ölçeği', 'Çiftler Uyum Ölçeği', 'İlişki Doyumu Ölçeği' ve 'Demografik Bilgi Formu'nu içeren bir anket kullanılmıştır. Araştırmada, amaca uygun olarak betimsel ve ilişkisel analizler (korelasyon ve regresyon) yapılmıştır. Sonuçlara göre, kadının ilişki doyumunu özerk-ilişkisel benzerlik, erkeğin ilişki doyumunu ise özerk benzerlik anlamlı şekilde yordamaktadır. Genel olarak; kadının ve erkeğin ilişkisel ve özerk-ilişkisel benlik kurguları, eşlerin evlilik uyumu ve ilişki doyumunu pozitif şekilde açıklamaktadır. Aynı zamanda araştırmada, evlilik uyumu ve ilişki doyumuyla bazı sosyo-demografik değişkenlerin ilişkili olduğu bulunmuştur. Bulgular ilgili literatür çerçevesinde tartışılmış ve gelecek çalışmalar açısından hem uygulayıcılara hem de araştırmacılara önerilerde bulunulmuştur.

Benlik kurgularıBenzerlikEvli çiftler+7
Seda Eren
Aydın Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Evli bireylerin sosyotropik-otonomik kişilik özellikleri ile iç-dış kontrol odağı arasındaki ilişkinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi

Bu araştırmanın genel amacı; evli bireylerin sosyotropik- otonomik kişilik özellikleri ile iç-dış kontrol odağı arasındaki ilişkinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesidir. Evli bireylerin sosyotropik-otonomik kişilik özellikleri ile iç-dış kontrol odağı arasında ilişkiye bakılmıştır. Bu genel amaç doğrultusunda evli bireylerin cinsiyetleri, yaş düzeyleri, eğitim seviyeleri sosyotropik-otonomik kişilik özellikleri ile iç-dış kontrol odağı arasındaki ilişki açısından incelenmiştir. Araştırma İstanbul ili merkez ilçelerinde yaşayan (50 evli çift) 100 evli birey katılmıştır. Ölçme araçları olarak, Sosyotropi-Otonomi Ölçeği (Beck ve ark. 1983), Rotter'in İç-Dış Kontrol Odağı Ölçeği (Rotter, 1966) kullanılmıştır. Uygulanan istatistiksel analizler sonucu elde edilen bulgulara göre, Evli bireylerin; otonomileri ile iç kontrol odakları arasında ilişki bulunmamıştır. Sosyotropileri ile dış kontrol odakları arasında ilişki bulunmamıştır. Cinsiyet ile otonomi-sosyotropi ve kontrol odağı arasında ilişki bulunmamıştır. İç- dış kontrol odakları ile yaş düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Sosyotropi-otonomi ile yaş düzeyleri arasında ilişki bulunmamıştır. Özgürlük alt boyutu ile eğitim düzeyi arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Otonomileri ile eğitim düzeyi arasında ilişki bulunmamıştır. Sosyotropileri ile eğitim düzeyi arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. İç-dış kontrol odağı ile eğitim düzeyi arasında ilişki bulunmamıştır. Onaylanmama kaygısı alt boyutu ile eğitim düzeyi arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Ayrılık kaygısı alt boyutu ile eğitim düzeyi arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Eş seçimi açısından sosyotropi-otonomi ve iç-dış kontrol odağı incelendiğinde eşlerin çoğunlukla kendi kişilik özellikleri ile aynı olan kişilerle birliktelik kurduğu bulunmuştur. Anahtar kelimeler: Sosyotropi, otonomi, iç kontrol odağı, dış kontrol odağı, evlilik, eş seçim

Denetim odağıEvli çiftlerEvlilik+4
İlayda Çevirici
Hasan Kalyoncu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Evli kadınların eşleriyle ilişkilerindeki doyum düzeyleri ile depresyon ve anksiyete arasındaki ilişki

Bu çalışmanın amacı, evli kadınların eşleriyle ilişkilerindeki doyum düzeylerinin depresyon ve anksiyete düzeyleriyle olan ilişkisini saptamaktır. Bunun yanı sıra sosyo-demografik değişkenlere göre (yaş, eğitim düzeyi, eş eğitim düzeyi, çalışma durumu, evlilik süresi, çocuk sayısı, gelir düzeyi, evlilik öncesi tanışıklık süresi, evlilik biçimi) ilişki değerlendirme ölçeğinde saptanan ilişki doyum düzeylerinin farklılık gösterip göstermediği ve eş destek düzeyi, evlilik hayatına ilişkin gelecek öngörüsü ölçekleri puanlarının ilişki değerlendirme ölçeği puanlarıyla bağıntısına bakılmıştır. Araştırmanın örneklemi, yaşları 18 ile 60 arasında değişen 234 evli kadından oluşmaktadır. Çalışmada Demografik Bilgi Formu, İlişki Değerlendirme Ölçeği (RAS), Beck Depresyon Ölçeği ve Durumluk ve Sürekli Kaygı Ölçeği (STAI-I-II) kullanılmış, elde edilen veriler Kruskal Wallis-H testi, Mann Whitney-U testi, Bağımsız Grup t testi, Tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Post –hoc LSD testi, Pearson çarpım moment korelasyon analizi tekniği ile incelenmiştir. Elde edilen verilerin istatistiksel analizleri sonucunda İlişki Değerlendirme Ölçeği puanları düştükçe depresyon, durumluk anksiyete ve sürekli anksiyete puanlarının anlamlı şekilde yükseldiği görülmüştür. 45 yaş ve üzeri, 21 yıl ve üstü evli olan kadınların İlişki Değerlendirme Ölçeği puanlarının anlamlı şekilde düşük olduğu görülmüştür. Eğitim düzeyi, eş eğitim düzeyi, çalışıyor olma durumu, çocuk sayısı, gelir durumu, evlilik öncesi tanışıklık süresi, evlilik biçimi İlişki Değerlendirme Ölçeği puanları ile karşılaştırıldığında farklılık bulunmamıştır. Eş destek düzeyi ve evlilik hayatına ilişkin öngörü ile İlişki Değerlendirme Ölçeği puanları arasında pozitif yönde anlamlı ilişki olduğu saptanmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlar literatür çerçevesinde tartışılmıştır. Anahtar Sözcükler: Evlilik, İlişki Doyumu, Depresyon, Anksiyete

AnksiyeteAnksiyete bozukluklarıDepresyon+5
Arzu Güler
Hasan Kalyoncu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Evli çiftlerin kişilik özelliklerinin evlilik doyumu ile ilişkisinin incelenmesi

Bu çalışma evli çiftlerin kişilik özelliklerinin evlilik doyumu ile ilişkisinin incelenmesi amaçlamaktadır. Çalışmaya İstanbul ili Göztepe ilçesinde yaşayan 25 y - 60 y arasındaki 50 evli çift katılmıştır. Araştırma, Goldberg (1990) tarafından kişilik özelliklerini ölçmek amacıyla geliştirilen, Türkiye ayağı kapsamında güvenilirliliği ve geçerliliği Sümer ve Sümer tarafından yapılan Beş Faktör Kişilik Ölçeği (BFKÖ), Tezer tarafından 1996 geliştirilen ve geçerlik, güvenirlik çalışmaları yapılan Evlilik Yaşam Ölçeği (EYÖ) kullanılmıştır. Çalışmadaki bulgular SPSS programı kullanılarak elde edilmiştir. Sorumluluk ve deneyime açıklık puanı yüksek olan erkeklerin evlilik doyumu puanları daha yüksek, nörotizm puanları düşük olan erkeklerin ise evlilik doyumu puanları daha yüksek bulunmuştur. Dışadönüklük puanı yüksek olan kadınların evlilik doyum puanları daha yüksektir. Eşlerarası sorumluluk puanları arasındaki fark ile eşlerin evlilik yaşam ölçekleri puan toplamları arasında negatif yönde orta düzeyde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Uyumluluk puanı yüksek olan erkeklerin eşlerinin evlilik puanları daha yüksek iken nörotizm puanları yüksek olan erkeklerin eşlerinin evlilik doyum puanları daha düşük bulunmuştur. Uyumluluk ve sorumluluk kişilik özelliğine sahip olan kadınların eşlerinin evlilik doyum puanları daha yüksek bulunmuştur. Çalışmanın sonuçları, sınırlılıkları ve gelecek araştırmalar için öneriler literatür doğrultusunda tartışılmıştır.

Evli çiftlerEvlilikEvlilik doyumu+3
Didem Uçak
Hasan Kalyoncu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlişkilerle ilgili bilişsel çarpıtmaların evlilik doyumunu yordama gücü

Bu araştırmada, evli bireylerin sahip oldukları ilişkilerle ilgili bilişsel çarpıtmaları ile evlilik doyumu arasındaki ilişki incelenmiştir. Araştırmanın evreni Gaziantep'te yaşayan evli bireylerdir. Örneklem Gaziantep'te bulunan bir özel üniversite, bir kamu hastanesi, bir özel anaokulu, bir fabrikada çalışan evli bireylere, ölçeklerin gönüllülük şartıyla uygulanmasıyla oluşturulmuştur. Araştırmaya 336 birey katılmıştır. Katılımcıların 170'i kadın, 166'sı erkektir. Ölçme araçları, demografik bilgiler formu, ilişkilerle ilgili bilişsel çarpıtmalar ölçeği, evlilik yaşam ölçeğidir. Analizler sonucunda, evlilik doyumu ile bilişsel çarpıtmalar arasında negatif yönde bir korelasyon bulunmuştur. Yaş ile bilişsel çarpıtmalar arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Fakat yaş ile evlilik doyum arasında pozitif yönde anlamlı bir korelasyon olduğu görülmüştür. Kadınların erkeklere kıyasla bilişsel çarpıtma düzeyleri daha yüksek bulunmuştur. Evlilik süresi ile bilişsel çarpıtmalar ve evlilik doyumu arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Eğitim seviyesi ile bilişsel çarpıtmalar arasında negatif yönde bir ilişki varken, eğitim seviyesi ile evlilik doyumu arasında pozitif yönde bir ilişki olduğu bulgusuna ulaşılmıştır.

Bilişsel çarpıtmaEvli çiftlerEvlilik+3
Hüseyin Kervancıoğlu
Hasan Kalyoncu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Evli kadınlarda evlilik doyumu, yetişkin bağlanma stilleri ve depresyon düzeyinin ilişkisinin incelenmesi

Bu araştırmada, evlilik ilişkisinde bireylerin evlilikten doyum almasına etki ettiği düşünülen yetişkin bağlanma stilleri ile kişilerin depresyon düzeyleri arasındaki ilişki incelenmiştir. Katılımcılara, İlişki Ölçeği Anketi, Evlilik Yaşam Ölçeği ve Beck Depresyon Ölçeği uygulanmıştır. Ayrıca Kişisel Bilgi Formu ile katılımcılarla ilgili demografik bilgiler toplanmıştır. Ölçekler, 219'u online, 121'i ise yüz yüze yapılan görüşmeyle olmak üzere toplam 340 evli kadına uygulanmıştır. Bu araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre; depresyon ile evlilik doyumu arasında negatif ve anlamlı ilişki bulunmuştur. Evlilik yaşam puanlarının bağlanma tarzları açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık gösterdiği saptanmıştır. Depresyon düzeylerinin bağlanma tarzları açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık gösterdiği bulunmuştur.

BağlanmaBağlanma stilleriDepresyon+5
Deniz Öztahtacı
Hasan Kalyoncu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ebeveynini kaybetmiş evli bireylerde evlilik doyumunun aile işlevselliği açısından açıklanması

Bu araştırmanın amacı ebeveynini kaybetmiş olan evli bireylerde aile işlevselliğinin evlilik doyumu ile ilişkisinin incelenmesidir. Çalışmanın örneklemini, Batman'da yaşayan evlilik öncesi ya da sonrasında ebeveynlerinden birini kaybetmiş 103 erkek, 134 kadın olmak üzere 237 evli birey oluşturmaktadır. Çalışmada Evlilik Yaşam Ölçeği (EYÖ), Aile İşlevselliği Ölçeği (AİÖ) ve araştırmacı tarafından hazırlanmış Sosyo–demografik Bilgi Toplama Formu kullanılmıştır. Verilerin analizi için SPSS 23.0 paket program kullanılmıştır. Çalışmada elde edilen bulgulara göre EYÖ ile AİÖ ve ölçeğin alt boyutlarından aile içi destek, aile içi roller, aile içi bağlılık, aile içi ritüeller, aile içi iletişim ve aile içi sınırlar arasında pozitif yönlü ve istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Aile içi bağlılık, aile içi ritüeller ve aile içi sınırlar alt boyutları kişilerin Evlilik Yaşam Ölçeği puanlarını istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yordadığı bulunmuştur. Tüm modelin evlilik doyumundaki toplam varyansın % 26'sını açıkladığı bulunmuştur.

Aile işlevleriEbeveyn kaybıEvli çiftler+2
Coşkun Algan
Hasan Kalyoncu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Evlilik çatışması ve evlilik doyumu arasındaki ilişkide affetmenin aracı rolü

Bu çalışmada, evli bireylerin evlilik çatışması ve evlilik doyumu arasındaki ilişkide affetmenin aracı rolü incelenmiştir. Araştırma grubu 204 (% 64.2) kadın, 113 (% 35.5) erkek, cinsiyetini belirtmeyen 1 katılımcı olmak üzere toplamda 318 evli bireyden oluşmaktadır. Araştırmada katılımcıların çatışma sıklığını belirlemede Evlilik Çatışma Ölçeği, evlilik doyumunu değerlendirmede Evlilik Yaşam Ölçeği, affetme eğilimlerini ölçmede Heartland Affetme Ölçeği ve genel kişisel bilgileri elde edilmek amacıyla araştırmacı tarafından geliştirilen Kişisel Bilgi Formu uygulanmıştır. Araştırmanın veri analizinde SPSS 21 istatistik programından yararlanılmıştır. Yapılan betimsel analizler sonucunda, evlilik çatışma sıklığı cinsiyete göre anlamlı farklılık gösterirken, affetme ve evlilik doyumu cinsiyete göre anlamlı farklılık göstermemiştir. Evlilik çatışma sıklığı, evlilik doyumu ve affetme arasında anlamlı ilişkiler olduğu gözlenmiştir. Evlilik çatışma sıklığı ile affetme arasında negatif ve anlamlı; evlilik çatışma sıklığı ile evlilik doyumu arasında negatif ve anlamlı; evlilik doyumu ve affetme arasında ise pozitif ve anlamlı bir ilişki olduğu gözlenmiştir. Aracılık rolünün test edilmesi için PROCESS makro kullanılmış ve evlilik çatışma sıklığı ve evlilik doyumu arasında affetme alt boyutlarından kendini affetme ve durumu affetmenin negatif yönde kısmi aracılık rolünün olduğu görülmüştür. Araştırma sonucunda elde edilen bulgular ilgili alanyazın bağlamında tartışılmış ve araştırmacı ve uygulamacılar için araştırma sonuçlarına dayalı öneriler sunulmuştur.

BağışlamaEvli çiftlerEvlilik+3
Merve Kübra Çıtışlı Turgut
Hasan Kalyoncu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Evli bireylerde ilişkisel yardım arama davranışının fedakârlık davranışları ve özgünlük ile açıklanabilirliğinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, evli bireylerin ilişkisel yardım arama davranışını (yardım arama sıklığı ve problemliliği) özgünlük ve fedakârlık (fedakarlık sıklığı, fedakarlıktan algılanan zarar ve doyum) değişkenlerinin ne şekilde yordadığını incelemektir. Araştırmaya 250 evli birey (199 kadın, 51 erkek) katılmıştır. Veriler İlişkisel Profesyonel Yardım Arama Ölçeği, Özgünlük Ölçeği, Fedakârlık Envanteri ve Kişisel Bilgi Formu aracılığıyla elde edilmiştir. Veri analizinde değişkenler arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla korelasyon ve hiyerarşik çoklu regresyon analizi kullanılmıştır. Tüm analizler SPSS 25 programı aracılığıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın sonuçları, hiyerarşik regresyon analizinin ilk basamağında kontrol edilen cinsiyet ve evlilik süresi değişkenlerinin, ilişkisel yardım arama sıklığını açıklamada anlamlı ancak yardım arama problemliliğini açıklamada anlamlı olmadığını ortaya koymuştur. Özgünlük değişkeni yardım arama sıklığını anlamlı bir şekilde yordamazken yardım arama problemliliğini anlamlı bir şekilde ve pozitif yönde yordamaktadır. Fedakârlık sıklığı ve fedakârlıkta algılanan zarar değişkenlerinin ise ilişkisel yardım arama sıklığını anlamlı düzeyde açıkladığı ancak ilişkisel yardım arama problemliliğini anlamlı bir şekilde açıklamadığı görülmüştür. Son olarak, fedakarlıktan algılanan doyum değişkeninin ilişkisel yardım arama sıklığı ve problemliliğini açıklamada anlamlı bir faktör olmadığı ortaya çıkmıştır. Araştırmanın sonuçları ilgili alanyazın ışığında tartışılmış ve ileride yapılacak araştırmalar ve uygulamalar için önerilerde bulunulmuştur.

Evli çiftlerEvlilik ilişkisiFedakarlık+2
Özge Türker
Hasan Kalyoncu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Evli bireylerde yaşanan çatışma ve affetme durumlarının evlilik doyumu ile ilişkisinin incelenmesi

Bu çalışma eşler arası yaşanan çatışma ve algılanan affetme durumunun evlilik doyumu ile ilişkisini incelemektedir. Araştırma grubu 369 kadın ve 306 erkek olmak üzere toplamda 675 evli bireyden oluşmaktadır. Araştırmada katılımcıların evlilik ilişkisinden sağladıkları doyum düzeyini belirlemek amacıyla Evlilik Yaşam Ölçeği, eşleri/partnerleri tarafından affedildiklerini hissetme durumlarını ölçmek amacı ile Öznel Eş/Partner Affediciliği Ölçeği, evlilikte yaşanan çatışmaların sıklığını ölçmek için Evlilik Çatışma Alanları Belirleme Ölçeği ve demografik bilgileri elde edilmek amacıyla Kişisel Bilgi Formu uygulanmıştır. Araştırmanın veri analizinde SPSS 22 istatistik programından yararlanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda evlilik doyumu, affetme ve evlilikte çatışma sıklığı arasındaki ilişkilerin anlamlı olduğu gözlenmiştir. Evlilik doyumu ve affetme arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki, evlilik doyumu ile evlilikte çatışma arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki ve affetme ile evlilikte çatışma arasında negatif yönde anlamlı ilişki olduğu görülmektedir. Sonuç bölümünde araştırma bulgularına yönelik önerilere detaylı olarak yer verilmiştir.

BağışlamaEvli çiftlerEvlilik doyumu+3
Sevim Gülgün
Hasan Kalyoncu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Engelli çocuğa sahip çiftlerin başa çıkma davranışlarının evlilik uyumları üzerindeki diyadik etkisinin incelenmesi

Ailelerin engelli bir çocuğa sahip olmalarının ebeveynler arasında stres yaratan bir durum olabileceği ve eşlerin yaşadıkları stresle başa çıkmak için başvurdukları yöntemlerin evlilik uyumlarını açıklamada önemli olduğu bilinmektedir. Bu araştırmanın amacı, engelli çocuğa sahip çiftlerin stresle başa çıkma davranışları ve evlilik uyumları arasındaki ilişkinin ikili (dyadic) olarak incelenmesidir. Bu amaçla engelli çocuğa sahip çiftlerin başa çıkma davranışlarının çiftlerin hem kendi evlilik uyumları (aktör etkisi) hem de eşlerinin evlilik uyumları (partner etkisi) ile ilişkisini ortaya koyabilmek amacıyla Aktör Partner Karşılıklı Bağımlılık Modeli kullanılmıştır. Korelasyonel araştırma modeline sahip olan bu çalışmada, araştırma grubu ölçüt örnekleme yöntemi ile belirlenmiş ve araştırma sırasında evlilikleri devam eden, engelli bir çocuğu olan ve araştırmaya katılmayı her iki eşin de kabul ettiği katılımcılar örnekleme dahil edilmiştir. Araştırmanın örneklemini 105 çift (210 birey) oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri Kişisel Bilgi Formu, Çift Başa Çıkma Envanteri ve Yenilenmiş Çift Uyum Ölçeği aracılığıyla elde edilmiştir. Veriler SPSS 22.0 ve AMOS 21.0 aracılığıyla analiz edilmiştir. Araştırmada kadın ve erkeklerin evlilik uyumu üzerinde toplam çift başa çıkma, pozitif çift başa çıkma ve negatif çift başa çıkma değişkenlerinin aktör ve partner etkilerinin inceleneceği üç ayrı model test edilmiştir. Test edilen birinci modelde eşlerin sahip olduğu toplam çift başa çıkma puanlarının artmasının kendilerinin (aktör etkisi) ve partnerlerinin evlilik uyumlarını arttırmakta olduğu sonucuna ulaşılmıştır (partner etkisi). İkinci modelde; eşlerin pozitif çift başa çıkma puanlarının artmasının kendi evlilik uyumlarını arttırmakla birlikte (aktör etkisi) eşlerinin de evlilik uyumu arttırdığı görülmüştür (partner etkisi). Üçüncü modelde ise eşlerin negatif çift başa çıkma puanları arttıkça kendi evlilik uyum puanlarının azaldığı (aktör etkisi) ancak bu durumun eşlerinin evlilik uyumu üzerinde anlamlı bir etkisinin olmadığı bulunmuştur (partner etkisi). Özetle, araştırmanın bulguları çiftlerin stresle başa çıkma davranışları ile evlilik uyumları arasında anlamlı aktör ve partner etkileri olduğunu göstermiştir. Elde edilen bulgular ilgili alanyazın bağlamında tartışılmış ve teori, araştırma ve uygulama açısından araştırmanın etkileri sunulmuştur. Ayrıca, araştırmacı ve uygulamacılar için araştırma sonuçlarına dayalı önerilerde bulunulmuştur.

Ana-çocuk etkileşimiBaba-çocuk etkileşimiBaşa çıkma+7
Mehmet Göktaş
Hasan Kalyoncu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ebeveynlik stilleri ve aile yaşam döngüsünün evlilik uyumu üzerindeki etkisi

Bu araştırmanın amacı evli bireylerin ebeveynlik stilleri ve aile yaşam döngülerinin evlilik uyumları üzerindeki etkisini belirlemektir. Bu amaca yönelik olarak korelasyonel desende tasarlanan araştırma, ölçüt örnekleme tekniği ile belirlenen 400 (220 kadın ve 180 erkek) kişi üzerinde yapılmıştır. Araştırma örneklemine dahil edilme ölçütü olarak en az 1 yaşından büyük bir çocuğu ve devam eden bir evlilik ilişkisine sahip olma durumları belirlenmiştir. Araştırmanın verileri Kişisel Bilgi Formu, Çok Boyutlu Ebeveynlik Stillerini Değerlendirme Ölçeği ve Yenilenmiş Çift Uyum Ölçeği kullanılarak Google Forms üzerinden toplanmıştır. Toplanan veriler üzerinde ilk olarak kayıp veri, normallik varsayımları ve aykırı değer analizleri yapıldıktan sonra araştırmanın hipotezlerini test etmeye yönelik bağımsız t-testi, tek yönlü varyans analizi ve regresyon analizi uygulanmıştır. Verilerin analizinde SPSS 21 paket programı kullanılmış ve elde edilen bulgular .05 güven düzeyinde yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda evli bireylerin olumlu ebeveynlik stillerini daha çok kullandıkları, evlilik uyum düzeylerinin ortalamanın üzerinde olduğu, annelerin olumlu ebeveynlik stillerini babalardan daha çok kullandıkları bulunmuştur. Daha çok çocuğa sahip olan ebeveynlerin olumlu ebeveynlik stillerinin daha az kullandıkları, olumsuz ebeveyn stilini ise daha çok kullandıkları bulunurken, evli bireylerin sahip oldukları çocuk sayısının evlilik ilişkilerini etkilemediği bulunmuştur. Evli bireylerin içinde bulundukları aile yaşam döngüsüne göre kullandıkları ebeveynlik stillerinin olumlu ebeveynlik stili alt boyutunda farklılık gösterdiği, evlilik uyum düzeylerinde ise farklılık göstermediği bulunmuştur. Ebeveynlik stilleri ve evlilik uyumu arasındaki ilişkide çocuk sayısının düzenleyici etkisinin hem olumlu hem de olumsuz stilde anlamlı olduğu, aynı ilişkide düzenleyici etkisi araştırılan aile yaşam döngüsünün düzenleyici etkisinin ise olmadığı bulunmuştur. Araştırmanın sonuçları ilgili alan yazın ve kuramsal bilgiler eşliğinde tartışılarak araştırmacılar, uygulayıcılara ve politikacılara önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Ebeveynlik Stilleri, Aile Yaşam Döngüsü, Evlilik Uyumu

Aile yaşam döngüsüEbeveyn stiliEvli çiftler+3
Elanur Demirhan
Hasan Kalyoncu University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Uzak mesafeli evlilik ilişkilerinde fedakarlıktan algılanan doyum ve zararın evlilik doyumu üzerindeki diyadik etkisi

Bu çalışmada, ilişkilerini uzak mesafeli olarak sürdüren evli çiftlerin fedakârlık doyumları ve fedakarlıkta algıladıkları zarar ile evlilik doyumları arasındaki ilişki ikili (dyadic) olarak incelenmiştir. Araştırmada uygun örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Çalışmaya katılmak için ölçütler belirlenmiş, haftanın en az üç gecesi evinden uzak kalan ve başka bir bölgede ikamet eden bir eşin olduğu, en az 6 aydır uzak mesafeden ilişkilerini sürdüren evli çiftler örnekleme dâhil edilmiştir. Araştırmanın örneklemini 21-49 yaş grubundaki 101 çift (n= 202 birey) oluşturmaktadır. Araştırmada, uzak mesafeli evliliklerde bireylerin fedakârlık doyumlarının ve fedakarlıkta algıladıkları zararın hem kendi evlilik doyumları (aktör etkisi) hem de eşlerinin evlilik doyumları (partner etkisi) üzerindeki etkisi Aktör Partner Karşılıklı Bağımlılık Modeli ile incelenmiştir. Veri toplama aracı olarak, Fedakârlık Doyum Ölçeği, Fedakârlıkta Algılanan Zarar Ölçeği ve Evlilik Yaşamı Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 22.0 ve AMOS 21.0 programlarından faydalanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, bireylerin fedakârlık doyumu puanlarının artması kendilerinin (aktör etkisi) ve partnerlerinin (partner etkisi) evlilik doyumlarını arttırmaktadır. Öte yandan bireylerin fedakarlıkta algılanan zarar puanlarının artması ise kendilerinin (aktör etkisi) ve partnerlerinin (partner etkisi) evlilik doyumlarını azaltmaktadır. Araştırmadan elde edilen bulgular, uzak mesafeli evliliklerde çiftlerin fedakârlık doyumları ve fedakarlıkta algılanan zararları ile evlilik doyumları arasında anlamlı aktör ve partner etkilerinin olduğunu göstermiştir. Elde edilen bulgular, ilgili alanyazın bağlamında tartışılmıştır. Araştırmanın sonuçları doğrultusunda araştırmacılara ve uygulayıcılara önerilerde bulunulmuştur.

Diyadik Güç TeorisiEvli çiftlerEvlilik doyumu+4
Arzu Nur Kölemen
Hasan Kalyoncu University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Öz şefkat ve eş desteğinin ilişkisel yılmazlık üzerindeki diyadik etkisinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı evli çiftlerde eş desteği ve öz şefkat ile ilişkisel yılmazlık arasındaki ilişkinin ikili (dyadic) bağlamda incelenmesidir. Korelasyonel desende tasarlanmış olan araştırmanın örneklemi amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme tekniği kullanılarak belirlenmiş 157 çiftten oluşmaktadır. Veri toplama aracı olarak İlişkisel Yılmazlık Ölçeği, Öz Şefkat Ölçeği Kısa Formu ve Eş Destek Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde t-testi, Pearson Momentler Çarpımı Korelasyonu ve Aktör Partner Karşılıklı Bağımlı Aracı Model için Regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırmada kadın ve erkeklerin ilişkisel yılmazlıkları üzerinde öz şefkat ve eş desteği değişkenlerinin aktör ve partner etkilerinin incelendiği iki ayrı model test edilmiştir. Test edilen birinci modelde eşlerin sahip oldukları öz şefkat puanlarının artmasının kendi ilişkisel yılmazlıklarını arttırdığı (aktör etkisi) fakat eşlerinin ilişkisel yılmazlıkları üzerinde anlamlı bir etkisinin olmadığı görülmüştür (partner etkisi). İkinci modelde ise eşlerin eş desteği puanlarının artmasının kendilerinin (aktör etkisi) ve partnerlerinin ilişkisel yılmazlıklarını arttırmakta olduğu sonucuna ulaşılmıştır (partner etkisi). Elde edilen bulgular ilgili alanyazın bağlamında tartışılmış ve önerilerde bulunulmuştur.

Aile desteğiEvli çiftlerEş desteği+2
Zeynep Özkoçak
Hasan Kalyoncu University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimTR

Evli çiftlere yönelik ilişkisel-kültürel kurama dayalı ilişkisel yılmazlık programının geliştirilmesi

Bu araştırma Yılmazlığı Güçlendirme Programının (YGP) deney grubundaki altı evli çiftin çatışma sıklığına ve çatışma çözme stillerine etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmaya lise ve üstü eğitime sahip, en az bir çocuğu olan 12 evli çift katılmıştır. Deney grubundaki altı evli çifte on oturumluk YGP, çift danışmanlığı şeklinde uygulanmıştır. Kontrol grubunda ise on oturumluk grup rehberliği çalışması yapılmıştır. Nicel veriler, "Çatışma Alanları Ölçeği" ve "Çatışma Stilleri Ölçeği" aracılığıyla toplanmıştır. Bu ölçekler; ön test, son test ve izleme testi olarak uygulanmıştır. Deney grubuna uygulanan müdahale programının çatışma alanlarına ilişkin çatışma sıklığını ve çatışma çözme stillerine etkisini incelemek için karışık deneysel desende kullanılan iki faktörlü ANOVA kullanılmıştır. Analizler sonucunda; uygulanan programın çiftlerin "Çatışma Alanları Ölçeği"nin ön testinden aldıkları puanların son testte anlamlı düzeyde düştüğü, "Çatışma Stilleri Ölçeği" aktif boyutu son test puanlarının ön teste göre anlamlı düzeyde olumlu yönde yükseldiği görülmüştür. Aynı zamanda pasif ve yıkıcı boyutta da çiftlerin puanlarında son testte, ön teste göre düşüş olduğu ve yıkıcı boyutta ön test-son test puanları arasında bu düşüşün anlamlı düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Oturumlar tamamlandıktan bir ay sonra uygulanan izleme testi puanlarında da program etkisinin devam ettiği görülmüştür. Nitel verilerden elde edilen sonuçlar programın çatışma alanlarına ilişkin çatışma sıklığını azaltmada ve olumlu çatışma çözme stillerini kullanmada etkili olduğunu ortaya koymuştur. Sonuç olarak YGP'nin deney grubundaki evli çiftlerin çatışma sıklığını azaltmada ve olumlu çatışma çözme stilleri geliştirmelerinde olumlu etkilerinin olduğu bulunmuştur. Anahtar kelimeler: İlişkisel yılmazlık, çatışma sıklığı, çatışma çözme stilleri, İlişkisel Kültürel Kuram, çift danışmanlığı

Evli çiftlerEvlilikEvlilik çatışması+4
Habibe Yıldız Yüksel
Hasan Kalyoncu University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00

İlgili konular