Havacılık sektörü
128 theses under this subject heading
Örgütsel sosyalleşmenin işten ayrılma niyetine etkisinde örgütsel bağlılık ve örgütsel vatandaşlığın aracılık rolü: Havacılık sektöründe bir araştırma
İşe alım ve iş geliştirme süreçlerinde, bireylerin, işten ayrılma niyetlerinin azaltılması ve örgüte bağlı kalarak örgütün gelişimine gönüllü katkılar sunması beklenmektedir. Örgüte yeni katılan bireylerin, belirsizlik ortamından kurtarılıp bireyler arasındaki etkileşim hızlandırılarak bireyin örgüte uyumu sağlanabilmektedir. Bu çalışmanın amacı, örgütsel sosyalleşmenin işten ayrılma niyeti üzerine etkisi ve bu etkide örgütsel bağlılık ve örgütsel vatandaşlığı aracılığının tespit edilmesidir. Demografik değişkenlerin kavramlar üzerinde etkisi ve bir farklılık olup olmadığı da incelenmiştir. Kavramların ve demografik değişkenlerin bu ilişkilerdeki etkileşimleri de incelenmiştir. Araştırmanın evreni Türk sivil havacılık sektöründe yer alan kamu ve özel işletmelerde görev yapan uçuş ve yer personelinden oluşmaktadır. Amaca bağlı olarak oluşturulan model, yapısal eşitlik modeli ile test edilmiş, aracılık analizi Baron ve Kenny'nin (1986) modeliyle yapılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre, örgütsel sosyalleşmenin örgütsel bağlılık ve örgütsel vatandaşlık üzerindeki etkisi pozitif anlamlı çıkmakla beraber işten ayrılma niyeti üzerinde negatif etkisi tespit edilememiştir. Buna karşın örgütsel sosyalleşmenin işten ayrılma niyeti üzerinde örgütsel bağlılığın aracılık etkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Yapılan etkileşim analizi sonucuna göre uçuş personelinde örgütsel sosyalleşmenin örgütsel bağlılığa ve örgütsel vatandaşlığa etkisinin yer personeline göre daha hızlı artmakta olduğu görülmüştür.
Yer hizmetleri firmalarında maliyet muhasebesi sistemi: Bir uygulama örneği
Havacılık sektörünün en önemli paydaşı olan havayolu firmalarının hava araçlarına, havalimanına varışından ve havalimanından ayrılışına kadar gerekli olan hizmetlerin verilmesini sağlayan yer hizmetleri firmaları havacılık sektörünün değişmez parçalarından biridir. Maliyetlerin kontrol altında tutulması tüm sektörlerde olduğu gibi yer hizmetleri sektöründe de büyük önem taşımaktadır. İşletmelerin maliyetlerini doğru bir şekilde hesaplamaları alınacak olan yönetim kararlarını da etkilemektedir. Bu çalışmanın amacı; yer hizmetleri firmalarında, havayolu firmalarına verilen hizmet sırasında ortaya çıkan maliyetler üzerine araştırmalar yaparak sektöre katkıda bulunmaktır.
Havayolu yolcu taşımacılığında rekabet: Türkiye örneği
Ulaşım ağının önemli bir parçası olan havayolu taşımacılığı sektörü gelişen teknolojinin de etkisiyle sürekli büyüyen ve kendini yenileyen bir sektör olmuştur. Bu sektör dünyadaki birçok ülkenin birbiriyle bağlantısını sağlayarak küresel ekonominin oluşmasında önemli bir rol oynamıştır. Sektör dünya ekonomisine doğrudan katkılarının yanı sıra dolaylı katkılarıyla da ön plan çıkmış ve turizm gibi başka sektörleri için de kilit unsur olmuştur. Dünyada havayolu taşımacılığının liberalleşmesi ile birlikte havayolu yolcu taşımacılığı küresel bir misyon kazanmış ve serbestleşmenin ardından artan firma sayısı sektörün rekabetle tanışmasına imkân tanımıştır. Küresel düzeyde yaşanan bu serbestleşme, Türkiye' de de 1983 yılında yayınlanan kanunla birlikte başlamıştır. Devam eden süreçte fiyat kısıtlamalarının kaldırılması ve yapılan düzenlemeler yeni firmaların sektöre girişini kolaylaştırmıştır. Öte yandan 2003 yılında THY'nin kamu payının düşürülmesi piyasalardaki rekabetin daha adil bir şekilde yürütülmesini sağlamıştır. Ayrıca serbest piyasa koşullarına göre firmalar kendi fiyatlarını belirleyebilir konuma gelmiştir. Tüm bu gelişmeler dünyada olduğu gibi Türk Havayolu taşımacılığı sektöründe de rekabeti yoğunlaştırmıştır. Bu çalışmada da Türkiye'deki havayolu taşımacılığı sektöründe rekabetin ölçümlenmesi hedeflenmiştir. Bu kapsamda, dünyada havayolu taşımacılığının başladığı ve geldiği noktaya değinilmiş, Türkiye ayağı detaylı olarak incelenmiştir. Havayolu taşımacılığında talep, talep esnekliğinin ölçülmesi ve talebi etkileyen; fiyat, gelir, ikame ürünler ve sektöre özgü talebin belirleyicileri; demografik, coğrafi faktörler de ayrıntılarıyla ele alınmıştır. Yapı davranış performans (SCP) yaklaşımı ile sektörün yapısı, fiyatlama ve üretim stratejileri gibi firma davranışları ve sektörün performansı anlatılmıştır. Rekabet analizi amprik bir çalışmayla yapılmış ve bu doğrultuda firmaların her bir piyasadaki paylarının dağılımını ölçümleyebilmek için Herfindahl – Hirschman endeksi kullanılmıştır. Veri setinde literatüre uygunluk açısından şehir çiftleri piyasa olarak kabul edilmiş ve bu piyasaların yoğunlukları HHI ile endeksi hesaplanmıştır. Amprik analiz, şehir çiftleri piyasalarının, piyasa yapılarının doğal bir oligopol olduğuna ve her hava yolu piyasasında bir veya iki firmanın üstünlüğünün bulunduğunu kanıtlamıştır. Piyasanın nüfus yoğunluğunun havayolu şirketlerinin söz konusu piyasaya giriş kararını etkilediği görülmüştür.
Bilgi teknolojileri dış kaynak kullanımında biçimsel ve ilişkisel yönetişimin yeri: Havacılık sektöründe bir araştırma
Örgütlerin bilgi teknolojileri konularında dış kaynak kullanımı örgütlere BT ürün/hizmetlerine sahip olma maliyetlerinin düşürülmesi, modern teknolojilere hızlı bir şekilde ulaşılması, personel artışına gitmeden teknik problemlerin çözülmesi, işletmenin ana işine odaklanılması gibi birçok fayda sağlamakla birlikte tedarikçiye olan bağımlılığın artması, iş yapma bilgisinin kaybedilmesi, gizli sahip olma maliyetlerinin oluşması, tedarikçinin fırsatçı davranış göstermesi gibi birçok riski de içinde barındırmaktadır. Bu nedenle bilgi teknolojileri dış kaynak kullanımında uygun yönetişimin seçilmesi önem taşımaktadır. Örgütler arası ilişkilerin yönetilmesinde esas olarak biçimsel (sözleşme) ve ilişkisel (ilişki normları) olmak üzere iki tür yönetişim mekanizması bulunmaktadır. Biçimsel yönetişim bir ilişkide beklenen sonuçları ve davranışları yazılı olarak belirttiği için yasal bir koruma mekanizması olurken, ilişkisel yönetişim ise özellikle ilişkide öngörülemeyen durumlar oluştuğunda daha esnek tepki verilmesini sağlamaktadır. Bilgi teknolojilerinin yoğun olarak kullanıldığı havacılık sektöründe yapılan bu araştırmanın; havacılık sektöründe faaliyet gösteren işletmeler tarafından BT tedarikçileriyle olan ilişkilerinin nasıl yönetildiğini açıklamak ve BT dış kaynak kullanımı başarısının açıklanmasında yönetişim mekanizmalarının etkisini açıklamak üzere iki temel amacı bulunmaktadır. Karma desen araştırması olarak tasarlanan bu araştırmada birinci araştırma sorusunu cevaplandırmak için nitel, ikinci araştırma sorusunu cevaplandırmak için ise nicel yöntemlerden faydalanılmıştır. Nitel araştırmanın sonuçlarına göre yöneticiler tarafından bir ilişkinin yönetilmesinde sözleşmeler kadar ilişki normlarının da önemine vurgu yapılmıştır. Nicel araştırmanın sonuçlarına göre ise BT dış kaynak kullanımı başarısını sözleşmeler ve ilişki normları ayrı ayrı istatistiksel olarak anlamlı açıklamaktadır. Bunun yanı sıra iki yönetişim mekanizmasının birbirine ikame değil tamamlayıcı mekanizmalar olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Sözcükler: BT dış kaynak kullanımı, Biçimsel yönetişim, İlişkisel yönetişim, İşlem maliyeti teorisi, İlişkisel mübadele teorisi, Havacılık sektörü
Kriz ve kurumsal risk yönetimi ile ilgili Türkiye'deki havayolu işletmelerinde farkındalık düzeyinin araştırılması
Havayolu işletmeleri, sektörel dinamikleri, değişkenlik düzeyinin yüksek olması, paydaşların havacılığa olan ilgisi ve nitelikleri itibariyle krizlerin işletmeler üzerinde etki şiddeti daha farklı ve yüksek olabilmektedir. Küreselleşmenin etkisiyle dünyanın herhangi bir bölgesinde meydana gelen bir kriz, havayolu işletmelerinin operasyonlarını dolaylı ya da doğrudan etkileyebilmektedir. Bu nedenle işletmeler kurumsal sürdürülebilirlik için savunma mekanizmalarını bir anlamda kriz ve risk kaynaklarına yönelik olarak kurumsal stratejiler kapsamında geliştirmektedir. Kriz yönetimi bu savunma mekanizmalarından biridir. Risk, organizasyonların hedeflerini olumlu ya da olumsuz etkileyebilecek her türlü olaydır. KRY'nin (Kurumsal Risk Yönetimi) geliştirilmesi ile birlikte işletmeler, risklere sadece tehdit gözüyle değil, fırsat gözüyle de bakmaya başlamıştır. KRY'nin kurumsal değere ve performansa pozitif etkisi olduğu kabulünden hareketle kuruma özgü tesis edilen kriz ve risk yönetimi sistemlerinin kurumsal stratejik amaçların başarılmasında kritik rol oynadığı öngörülmektedir. Bu çalışmadaki amaç, hem şirketlerin farkındalık seviyelerinin arttırılmasına destek olacak nitelikte kılavuz bir çalışma sunulması ve hem de literatüre katkıda bulunulmasıdır. Bu çalışmada, kriz ve KRY konuları açıklanmıştır. Farklı iş modellerinde faaliyet gösteren, Türkiye merkezli yedi farklı havayolu işletmesindeki kriz ve KRY uygulamaları incelenmiştir. İşletmelerin bu konudaki farkındalıkları araştırılmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılarak işletmelerin üst düzey yöneticileri ile görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Kaynakların etkin kullanımı, işletmeler açısından tehdit olarak görülebilecek risklerin avantaja dönüşebilmesi, iyi bir kriz ve KRY uygulaması ile mümkündür. Bu nedenle işletmeler kriz ve KRY konusunda farkındalık düzeylerini artırarak hem kriz ile risk yönetimi uygulama performanslarını hem de kurumsal performanslarını geliştirebilirler. Bu çalışma yoluyla amaçlandığı üzere, işletmelerin bu özelliğin farkında olmaları onların kriz ve kurumsal risk yönetimi sistemlerine olan paradigmalarını da etkileyebilecektir.
Havayolu işletmelerinde e-hizmet kalitesinin değerlendirilmesine yönelik bütünleşik bir yaklaşım
Günümüzde teknolojik alanda yaşanan gelişmeler sonucunda, bilgi teknolojileri birçok sektörün faaliyetlerini derinden etkilemiş ve bu sektörleri pazarlama aracı olarak desteklemeye başlamıştır. Havayolu taşımacılığı sektörü kuşkusuz bu sektörlerin başında gelmektedir. Yolculara temel olarak bir yerden başka bir yere ulaşım hizmetinin sunulduğu havayolu taşımacılığı sektöründe, bilet satışlarının büyük ölçüde internet üzerinden yürütüldüğü bilinmektedir. Bu noktada ise hizmetlerde olduğu gibi internet üzerinden sunulan hizmetlerde de (e-hizmet) kalite kavramı önemli bir rekabet aracı olarak öne çıkmaktadır. Nitekim e-hizmet kalitesi, havayolu işletmelerinin başarısı üzerinde belirleyici olan müşteri memnuniyetini ve sadakati pozitif yönde etkilemektedir. Bu bağlamda, çalışmada bütünleşik yöntemler kullanılarak havayolu taşımacılığı sektöründe sunulan e-hizmetlerin kalitesini etkileyen unsurların önem derecelerinin belirlenmesi ve ulusal havayolu işletmelerinin e-hizmet kalitesi performanslarına göre sıralanması amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda öncelikle e-hizmet kalitesini etkileyen unsurlar literatür araştırması sonucunda elde edilmiştir. Elde edilen unsurlar ile hiyerarşik model oluşturulmuş ve Analitik Hiyerarşi Süreci (AHS) kullanılarak uzman görüşleri neticesinde e-hizmet kalitesini etkileyen unsurların önem dereceleri belirlenmiştir. Çalışmanın bir sonraki aşamasında Uluslararası Antalya Havalimanı' nda 395 yolcuya uygulanan anket uygulaması sonucunda elde edilen veriler ARAS yöntemi kullanılarak analiz edilmiş ve havayolu işletmeleri performanslarına göre sıralanmıştır. Elde edilen sonuçlara göre; e-hizmet kalitesi üzerinde etkili olan en önemli unsurun güvenirlik olduğu ve Atlasglobal' in en yüksek e-hizmet kalitesi performansına sahip olduğu belirlenmiştir.
Havacılıkta emniyet kültürünün oluşturulmasında bir araç olarak emniyet yönetim sistemi: Nitel bir araştırma
Emniyet kültürü, örgüt içindeki ve dışındaki bireylerin olumsuz veya tehlikeli koşullara maruz kalmasını en aza indirmekle ilgilenen örgüt içi inançlar, normlar, tutumlar, roller, sosyal ve teknik uygulamalar seti olarak ifade edilmektedir. Herhangi bir ihlalden, engelden ve baskıdan bağımsız olarak örgütü ulaşılabilecek en yüksek emniyet hedefine doğru yönlendiren bir araç olma özelliği de taşımaktadır. Çalışanların sürekli olarak daha emniyetli çalışma koşullarına sahip olması için motivasyonlarını sağlayacak etkili bir araç olan bu kültür ayrıca emniyet ile ilgili risklerin daha kolay fark edilerek emniyetsiz davranışlardan sakınılmasına yardımcı olan bir emniyet yaklaşımı olarak da ifade edilebilir. Yüksek emniyet kültürü düzeyine sahip örgütlerde; yönetim ve çalışanlar arasında karşılıklı güvene dayalı etkili bir iletişim ortamı mevcuttur. Operasyonel tehlikeler ve hatalar daha kolay fark edilir. Çalışanların uygun emniyet davranışında bulunabilmeleri için bir çerçeve oluşmuştur ve çalışanlar yüksek riskli tesislerde emniyetli davranışlar gösterirler. Havacılık örgütlerinin tamamında yüksek düzeyde emniyet kültürü seviyesine ulaşılabilmesi ile insan faktörü kaynaklı kazalar, olaylar, hatalar, tehlikeler ve riskler büyük oranda engellenerek yüksek emniyet seviyesine ulaşılmasına büyük katkı sağlanacaktır. Bu seviyeye erişebilme noktasında en önemli unsur ise etkili bir Emniyet Yönetim Sistemi (EYS) aracılığı ile emniyet kültürünün oluşturulmasıdır. Emniyet kültürünün oluşturulabilmesi için EYS'ye yoğun bir şekilde odaklanmak önemlidir. EYS, çalışanların emniyet ile ilgili davranışlarına yön verebilmeleri için bir çerçeve sağlamakta ve bu çerçeve yönetimin uygun liderliği ile desteklenmelidir. EYS bileşenleri ve süreçlerinin etkin ve dinamik olarak uygulanması ile emniyet kültürü oluşturulabilir. Bu çalışmada, havacılıkta emniyet kültürünün oluşturulmasında EYS'nin bir araç olarak kullanılabileceği temel görüşünün doğruluğu sınanmak amacı ile Türkiye'de faaliyet gösteren havacılık işletmelerinde niteliksel bir araştırma yapılmıştır. Çalışmanın sonucunda ise EYS ve süreçlerini etkin olarak uygulamayan işletmelerin emniyet kültürü seviyesinin düşük olduğu saptanmıştır. Etkin olarak uygulayan işletmelerde ise yüksek emniyet kültürü seviyesine ulaşıldığı tespit edilmiştir.
Avrupa Birliği'ne katılım sürecinde havayolu ve havacılık işletmelerinde insan kaynaklarının eğitim ve geliştirilmesine yönelik standartların analizi
Havayolu ve havacılık isletmeleri bakım organizasyonlarında yer alançalısanların, havacılık teknolojisindeki hızlı degisimde yeterliliklerini gelistirme vefarklı hava araçlarının bakım standartlarına uyum saglamalarında en önemli faktöregitimdir.Gerek havacılık sektörünün uluslararası bir nitelik tasıması ve gerekse ülkelerinhavacılık alanında yapmıs oldugu anlasmalar geregi uluslararası standartlarınolusturulması ve bu standartlara uyum havacılık emniyeti açısından son derece önemlibir konudur.Ülkemizin AB sürecinde bulundugu bu dönemde, havayolu ve havacılıkisletmeleri bakım organizasyonlarında yer alacak çalısanların, Avrupa HavacılıkStandartları çerçevesinde olusturulmus bir bakım egitim organizasyonunda, yine ilgilistandartlar çerçevesinde bir egitim ve gelisim sürecinden geçirilmesi çok yararlıolacaktır.Bu çalısmanın ilk bölümünde KY, KY'nin fonksiyonları ve KY'de egitim vegelistirme ile ilgili kavramlar açıklanarak incelenmistir.kinci bölümde, sivil havacılıgın tanımı ve faaliyetleri, sivil havayolu vehavacılık isletmeleri, sivil havacılık faaliyetlerini düzenleyen ulusal ve uluslararasıkuruluslar ile ülkemizde havacılık faaliyetleri hakkında yapılmıs yasal düzenlemelerinneler oldugu incelenmistir.Çalısmanın üçüncü ve son bölümünde ise; Avrupa Birligine katılım sürecinde,havayolu ve havacılık isletmelerinde uygulanan hava aracı bakım egitimi faaliyetlerininAvrupa Havacılık Standartları'nda uygulanabilmesi için olusturulması gereken yapı vesüreç incelenerek, degerlendirme ve önerilerde bulunulmustur.
The effect of readiness for organizational change on organizational agility: Case of Gaziantep airport
The key to organizational change and agility is staff involvement in the changes. Organizations can facilitate adaptation to the new system by making employees open and willing to innovate, by involving them in all phases of change, and by providing appropriate support. Airport employees are the most important stakeholders in the aviation industry, where many complex tasks are carried out together and it is very important to keep up with speed and change. The aim of this study is to examine the effect of airport employees' susceptibility to organizational change on organizational agility. Quantitative data analysis method was used as a research method and survey method was used as data collection tool. With the convenience sampling method, the study was applied to 128 people working at Gaziantep airport. In addition to demographic questions, the scale of susceptibility to organizational change and organizational agility scale were used in the research. SPSS 25.0 program was used in the analysis of the data. As a result of the descriptive analysis, it was determined that both the organizational change susceptibility scores (X̄ =43.89) and agility scores (X̄ =62.61) of the participants were well above the average. It was determined that the data showed normal distribution and parametric tests were performed. While the independent sample t test was used in the comparisons of two groups, one-way analysis of variance (One-way ANOVA) was used in the comparisons of groups of three or more. It was determined that there was no difference in both organizational agility and organizational change perception levels (p>.05) according to the education, age, department, marital status, gender and working period variables of the employees. Relationships between organizational change and organizational agility variable were examined by Pearson Correlation test and a moderate relationship was found (r=.45 p<.01). The effect of organizational change susceptibility on organizational agility was determined by regression analysis (R2=.20 p<.05). As a result, the hypotheses were accepted. Keywords: Change Management, Organizational Behavior, Susceptibility to Organizational Change, Organizational Agility
Sosyal medya performansı ve marka imajı ilişkisi: Türk Hava Yolları üzerine bir araştırma
Günümüzde markaların kendilerini rakiplerinden ayırması için önemli farklılıklar yaratmaları gerekmektedir. Markalar, iletişim faaliyetlerini belirlerken tüketicilerinin bulunduğu alanlarda aktif olarak rol almayı hedeflemektedirler. Bu doğrultuda iletişim teknolojileri arasında yeni ve dinamik bir yapıya sahip olan sosyal medya, öncelikli tercih olarak belirlenmektedir. Maliyetsiz ya da çok düşük maliyetler karşılığında hızlı ve aracısız bir şekilde tüketiciyle buluşma noktası görevi görmesi, sosyal medyanın ilgili markalar tarafından gün geçtikçe daha çok tercih edilmesine neden olmaktadır. Markaların sosyal medya üzerinde yürütmüş oldukları faaliyetler tüketicilerin markayla ilgili bilgi almasına ve aktif bir iletişim kurmasına imkan vermektedir. Bu doğrultuda sosyal medya, markaların ürün ya da hizmetlerini duyurması ve tüketiciyle iletişim kurulması için önemli bir ortam haline gelmiştir. Bu ortamda kurulan iletişimde sosyal medya performansı ile ilgili markanın ve marka imajının arasında olumlu bir yönde ilişkinin olup olmadığının belirlenmesi amacıyla araştırmanın gerçekleştirilmesi gerekli görülmüştür. Bu çalışmada Türk Hava Yolları markasının algılanan sosyal medya performansı ile marka imajı arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığının belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu doğrultuda çalışmanın ilk bölümünde sosyal medya kavramı; tanımı, özellikleri ve boyutları gibi alt başlıklarla birlikte çeşitli literatür kaynaklarından yararlanılarak açıklanmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde marka kavramı ele alınarak marka tanımı, faydaları, kimliği, kişiliği, denkliği, farkındalığı ve değeri gibi alt başlıklar açıklanmış ve marka imajının tanımı ile önemi gibi başlıkların açıklanmasıyla sonuçlandırılmıştır. Üçüncü bölümde algılanan sosyal medya performansı ve marka imajı arasındaki ilişkinin incelendiği araştırma yapılmıştır. Araştırmada, Adnan Menderes Uluslararası Havalimanı'nda 396 katılımcıyla anket çalışması gerçekleştirilmiştir. Anketin ilk bölümünde katılımcılara ait cinsiyet, yaş aralığı, eğitim durumu ve gelir düzeyi gibi demografik özelliklerle sosyal medya kullanımına yönelik çoktan seçmeli sorular yer almaktadır. İkinci bölümünde ise elde edilen verileri ölçmek amacıyla 5'li likert ölçekli Algılanan Sosyal Medya Performansı ve Marka İmajı ölçeklerinden yararlanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS Paket Programında değerlendirilmiş ve kurulan hipotezlere bağlı olarak Güvenilirlik Analizi, Korelasyon Analizi, T testi ve ANOVA testi ile yorumlanmıştır. Gerçekleştirilen analizlerin sonucunda algılanan sosyal medya performansı ve marka imajı arasında anlamlı bir ilişki olduğu saptanmıştır. Ayrıca algılanan sosyal medya performansı ve marka imajının cinsiyete ve yaş gruplarına göre farklılık gösterdiği ancak eğitim durumu ve gelir düzeyine göre anlamlı bir farklılık göstermediği saptanmıştır.
Pandemi sürecinin havayolu işletmelerinde görev yapan kabin memurlarının işgören devir hızına etkisi: Türkiye ve Avrupa hava sahası örneği
COVID-19'un neden olduğu son salgın, hava taşımacılığı hareketliliğini ve genel olarak havayolu endüstrisini küresel olarak etkiledi. Havayolu taşımacılığında, potansiyel olarak küresel havayolu endüstrisi üzerinde ciddi uzun vadeli etkilere yol açan çok sayıda kısıtlama uygulanmıştır. Ülkeler gümrük kapılarını kapatmış ve yabancıların giriş çıkışlarına kısıtlar getirmiştir. Bu çalışmada, hava taşımacılığı hareketliliği, havayolu endüstrisi ile ilişkili kaynaklardan elde edilen mevcut veriye dayalı olarak Avrupa ve Türkiye açısından analiz edilmiştir. Veri, salgının Avrupa ve Türkiye'de başlamasına ve daha sonra tam gelişimine karşılık gelen 2020 yılının Ocak-Ağustos ayları arasındaki belirli dönemlerde analiz edilmiştir. Kargo Trafiği Pandemiden çok fazla etkilenmemiş, hatta bazı durumlarda hastalıkla mücadelede tıbbi ekipman temini nedeniyle artmıştır. Yapılan istatistiksel araştırmalar doğrultusunda Avrupa ve Türkiye Hava Sahası kullanım oranlarında Covid-19 Pandemisinin 2020 yılı Ocak-Ağustos döneminde ortalama %70 düşüşe sebep olduğu ve bunun sonucu olarak da havayolu işletmelerinin yüzü olan kabin memurlarının istihdamlarında da büyük düşüşler olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Havayolu İşletmeleri, Kabin memuru, Covid 19, İşgören devir hızı.
Havalimanı işletmeciliği kamu-özel sektör karşılaştırması
Türkiye'de havacılığın ticari ve sosyal bakımdan gelişmesiyle birlikte, havalimanlarının ve havayolu taşımacılığının gelişmesi için, yatırımlara ihtiyaç duyulmuştur. Bu beklentiler doğrultusunda özellikle havalimanı işletmeciliğinin geliştirilmesi ve havalimanlarının yolcu ve yük bakımından daha verimli hale getirilmesi ön plana çıkmıştır. Havalimanlarının özel sektörlere devredilmesi ile gelişme ve büyüme büyük oranda gerçekleşmiştir. Bu çalışmanın sorunsalı kamuya ait Türkiye'nin iki büyük havalimanı olan, Antalya ve İstanbul Atatürk havalimanlarının özelleştirmeden önceki ve özelleştirildikten sonraki dönemlerinin etkinlik ve verimlilik açısından karşılaştırılması ve özelleştirmenin verimliliği etkileyip etkilemediğinin ortaya konulmasıdır. Bu amaçla incelenen iki havaalanının özelleştirme öncesi ve özelleştirme sonrası performans verileri, veri zarflama analizi ile analiz edilerek karşılaştırılmış ve sonuç olarak özelleştirmenin havaalanı işletmeciliğinde verimliliği artırdığı ortaya konulmuştur. Anahtar Kelimeler: Kamu, Havalimanı, DHMİ, YİD, Verimlilik.
Havalimanı terminal yönetimi: Uluslararası Dalaman Havalimanı uygulamaları
Havalimanı işletmeleri, havacılık faaliyetlerindeki en önemli alt yapı sağlayıcısıdırlar. Havalimanı faaliyetlerinde ve tasarımlarında, uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) ve yerel sivil havacılık otoritelerinin katı kuralları vardır. Ayrıca uluslararası havacılık kuruluşlarının tavsiye niteliğinde kararları da dikkate alınır. Havalimanlarının kara ve hava taraflarının işletilmesi ve yönetilmesi, uluslararası kural ve kaideler göz önünde bulundurularak planlanmaktadır. Bunun yanında kara tarafında, özellikle de terminal binalarının yönetiminde, yolcuların sosyal ve kültürel özellikleri de önemli hale gelmektedir. Havalimanları, çok sayıda yolcuyu, havalimanı personelini ve destek ekiplerini içeren çok büyük organizasyonlardır. İnsan gücünün ve işleyişinin çok iyi planlanması gerekmektedir. Ayrıca, sadece insan değil hava araçları ve teknik cihazlar ile bu alanlarda çalışan teknik ekiplerin de düzenli ve emniyetli operasyonlar için çok iyi yönetilmesi gerekmektedir. Bu yönetim sürecinde, havalimanı ve terminal binalarının, bir bütünlük içinde ele alınarak, sistemi çok iyi bilen ve tanıyan uzman kişiler tarafından planlamaların yapılıp yönetilmesi gerekmektedir. Bu yönetim süreci içinde doğabilecek sorunlar önceden tespit edilmeli ya da oluşan sorunlar kısa süre içerisinde çözülmelidir. Havalimanı terminal yönetimi süreklilik ve koordinasyon gerektirmektedir. Bu yönetim sürecinde yöntem ve uygulanacak stratejiler her geçen gün daha da önem kazanmaktadır. Bu tez çalışmasında, Dalaman Havalimanı terminal yönetimi ögeleri araştırılmış ve güncel uygulamalar incelenmiştir. Araştırmada havalimanı ve havalimanı terminal yönetimi ile ilgili temel tanımlar, havalimanı terminal yönetimine yönelik ulusal ve uluslararası düzenlemeler ile Dalaman Havalimanı terminal yönetimi uygulamalarına yer verilmiştir. Araştırmanın son bölümünde Dalaman Havalimanının terminal yönetimi unsurları yarı yapılandırılmış görüşme ile analiz edilmiştir ve incelemeler sonucunda havalimanı terminal yönetimi kontrol listesi oluşturulmuştur.
Hava yolu hizmet kalitesinin yolcu memnuniyeti, sadakati ve tekrar satın alma davranışı üzerindeki etkisi
Günümüzde havacılık sektörü sunmuş olduğu hizmetler sebebiyle en çok tercih edilen taşımacılık haline gelmiştir. Sunulan hizmetlerin özellikleri, fiyatları ve teknolojileri arasındaki benzerlik, havayolu işletmeleri açısından önem taşımaktadır. Bu bağlamda müşterilerin değişen beklentilerini karşılamak ve sadık bir müşteri kitlesi oluşturmak zorlaştırmaktadır. Hava yolu işletmelerinin bu değişen pazarı anlaması ve çeşitlilik gösteren müşteri beklentilere cevap vermesi ancak sağlayacakları hizmet kalitesine bağlı olarak müşteri memnuniyeti sonucu olacaktır. Bu çalışmada hava yolu işletmelerinin müşterilerine sundukları hizmet kalitesi etkisinde sağlayacakları yolcu memnuniyetinin yaratacağı müşteri sadakati ve bunun tekrar satın alma davranışlarında oluşturacağı etkileri incelenmeye çalışılmıştır. Araştırmada son 2 yılda Adıyaman ili havalimanından hava yolu taşımacılığı ile yolculuk yapmış 400 adet yolcu ile anket çalışması yapılmıştır. Özellikle son yıllarda bilinçlenen tüketicinin satın alma kararının değişkenlik göstermesi, hizmet kalitesine yönelik beklentilerinin değişmesi, pazar yapısını değiştirmiş ve bunun neticesinde işletmenin tercih edilmesi için tüketicinin istek ve ihtiyaçlarını anlayıp memnun etmesi zorunluluğu ortaya çıkmıştır. Bu bağlamda tüketicinin satın alma davranışını etkileyen faktörlerin ve algılanan hizmet kalitesinin havayolu işletmesi seçimine etkisinin ne olduğunun bilinmesi algılanan hizmet kalitesinin boyutlarının ve satın alma davranışını etkileyen faktörlerin boyutlarının analiz edilmesi işletmelerin rekabet avantajı yakalamasını sağlayacaktır. Hava yolu firmalarının algılanan hizmet kalitesi, yolcu memnuniyetini arttırması, müşteri sadakati oluşturmaları ile tekrar satın alma davranışlarını göstermesi analiz edilmiştir. Anahtar kelimeler; Havayolu İşletmeleri, Hizmet Kalitesi, Yolcu memnuniyeti, Müşteri Sadakati, Tekrar Satın Alma
Örgüt kültürü ile çalışanların kurallara uyma davranışı arasındaki ilişkide yönetici desteğinin rolü: Havacılık sektöründe bir araştırma
Çalışmanın amacı, havacılık sektörü örgüt kültürü eğiliminin ve algılanan yönetici desteğinin çalışanların kurallara uyma davranışı üzerindeki etkileri ve örgüt kültürünün çalışanların kurallara uyma davranışı üzerindeki etkisinde yönetici desteğinin aracılık rolünün belirlenmesidir. Araştırmanın kapsamını İzmir Adnan Menderes Havalimanında çalışan özel şirket çalışanları ve bir Kamu İktisadi Kuruluşu olan Türkiye'de havaalanı işletilmesi, hava sahasındaki hava trafiğinin düzenlenmesi ve kontrolü görevini yerine getiren DHMİ çalışanları oluşturmaktadır. Araştırmada Danışman ve Özgen'in (2003) Örgüt Kültürü Ölçeği, Grandey'in (1999) çalışmasının Öz (2007) tarafından Türkçe'ye uyarlaması yapılan Yönetici Desteği Ölçeği ve Kelman'ın (1961) üç uyma davranışı tanımlarına dayanılarak Öz (2007) tarafından geliştirilmiş Uyma Davranışı Ölçeği (UDÖ) kullanılmıştır. Anketlerden elde edilen nicel veriler SPSS ile analiz edilmiştir. Örneklem profiline ilişkin değerlendirmeler yapıldıktan sonra ölçeklerin geçerlilik güvenilirlik analizleri, normallik testleri, faktör analizleri yapılmıştır. Sonrasında araştırmadaki değişkenler arasındaki ilişki düzeyini ve yönünü anlamak için çoklu korelasyon analizi yapılmış ve hipotezleri test etmek üzere t-testleri, anova testleri ve AMOS 22 programı aracılığı ile Yapısal Eşitlik Modeli (YEM) Yol Analizi (Path Analysis) yöntemleri kullanılmıştır. Araştırma sonucunda havacılık sektöründe baskın kültürün Hiyerarşi eğilimi olduğu ortaya çıkmıştır. Hiyerarşi eğilimi, destekleyicilik eğilimi ve gelişme eğiliminin çalışanların kurallara uyma davranışı üzerinde etkileri anlamlıdır. Ayrıca, yönetici desteğinin çalışanların kurallara uyma davranışını özdeşleşme yönünde pozitif etkilerken, itaat yönünde negatif etkilediği sonucu ortaya çıkmıştır. Ortaya çıkan bir diğer sonuç ise örgüt kültürü boyutlarından destekleyicilik ve gelişme eğiliminin çalışanların kurallara uyma davranışı üzerindeki etkisinde yönetici desteğinin aracılık rolü olduğudur. Anahtar kelimeler: Örgüt Kültürü, uyma davranışı, örgütsel kurallar, yönetici desteği, havacılık sektörü
Kişilik tipleri ve kariyer başarısı arasındaki ilişki: Havacılık sektöründe bir uygulama
Küreselleşen dünyada havacılık sektörünün bölgesel, ulusal ve uluslararası düzeyde teknolojik gelişmelerin yanı sıra ekonomik ve sosyal alanlarda da gelişime büyük katkı sağladığı görülmektedir. Bu çalışmanın temel amacı havacılık sektöründe çalışan bireylerin kişilik tiplerinin kariyer başarıları üzerindeki etkisini ve ilgili kavramlar arasındaki ilişkisini saptamaktır. Bu amaçla literatür taraması yapılarak kavramsal açıklamalarda bulunulmuş ardından özel bir havayolu şirketinin çalışanlarından güvenirlikleri test edilmiş olan "Beş Faktörlü Kişilik Tipleri Ölçeği" ve "Kariyer Başarısı Ölçeği" kullanılarak anket tekniğiyle veri toplanmıştır. Konu kapsamında oluşturulan hipotezlere yönelik toplanan veri korelasyon ve regresyon analizinden yararlanılarak test edilmiştir. Elde edilen bulgulara göre beş faktörlü kişilik tipleri ile kariyer başarısı arasında ilişkinin var olduğu, sorumluluk ve uyumluluk boyutlarının kariyer başarısını pozitif yönde ve anlamlı olarak etkilediği diğer boyutların ise kariyer başarısına anlamlı bir etkide bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sivil havacılık sektöründe yap-işlet-devret modeli uygulamalarının mali açıdan incelenmesi ve değerlendirilmesi
İnsanların ihtiyaçları, bilindiği üzere sınırsızdır ve sürekli olarak da artmaktadır. Özellikle teknoloji alanında yaşanan gelişmeler mal ve hizmet çeşitliliğini arttırmaktadır. Bu durum da insanların ihtiyaçlarını arttırmaktadır. Yeni mal ve hizmetlerin bir kısmı kamu sektörü tarafından, bir kısmı da özel sektör tarafından üretilebilmektedir. Ancak bazı özelliklere sahip ve büyük miktarlarda kaynak gerektiren mal ve hizmet üretimleri de devlet tarafından üstlenilmek zorundadır. Devletin bu şekilde kamu hizmeti sunma konusunda farklı yöntemleri bulunmakta olup, bunlardan bir tanesi de Yap-İşlet-Devret Modelidir. Buna ilaveten YİD modeli özelleştirme amacıyla da sıkça kullanılmaktadır.Türkiye'de DHMİ Genel Müdürlüğü'nce YİD modeli yolcu terminallerinin yapımında sıkça kullanılmış ve halen de kullanılmaktadır. Bu durum sivil havacılık alanındaki hızlı gelişmelerin bir sonucu olmuştur. Bu çalışmada YİD modeline ilişkin Türkiye'deki vergi mevzuatına değinildikten sonra DHMİ Genel Müdürlüğü'nce gerçekleştirilen YİD uygulamalarına ilişkin sözleşmelerdeki temel ve mali hükümler incelenmiştir. Ayrıca çalışmada ?yaklaşık işletim süresi? kavramı geliştirilmiş ve bunun hesabına ilişkin bir model önerisinde bulunulmuştur.
Vardiyalı çalışma sisteminin çalışanların işten ayrılma niyetine etkisinde iş yaşam dengesinin aracılık rolü
Havacılık sektöründe vardiyalı çalışma düzeninin çalışanların işten ayrılma niyetine etkisini ve bu nedensellik ilişkisinde iş yaşam dengesinin -veya dengesizliğinin- aracılık rolünü tespit etmek için gerçekleştirilmiştir.
Marka deneyiminin marka değeri üzerine etkisi: Türk Hava Yolları ile kıtalar arası uçuş yapan yolculara yönelik bir araştırma
Bugün dünyanın farklı yerlerinde yer alan uçuş noktaları ile yolcularına geniş bir dünyanın kapılarını açan Türk Hava Yolları, dünyada en fazla ülkeye sefer düzenleyen hava yolu şirketi olarak ilk sıralarda yer almaktadır. İlham veren marka olma hedefini gerçekleştiren Türk Hava Yolları, yolcu potansiyeli ile 10 yıla aşkın süredir yükselen bir performans sergilemektedir. Bu doğrultuda, Türk Hava Yollarının başarısı marka başarısıyla özdeşleşmiştir. Bu anlamda, tüketici temelli marka değeri ve marka deneyimi temel alınarak uygulamanın ölçümü yapılmış ve marka deneyimi boyutları ile marka değeri arasındaki ilişki tespit edilmiştir. Uygulama kapsamında, Türk Hava Yolları ile Amerika Birleşik Devletlerine en az bir kez yolculuk eden katılımcılar örneklem olarak tespit edilmiştir. Anket internet aracılığı ile bilgi edinme yöntemi kullanılarak sosyal medya aracılığıyla tesadüfi şekilde uygulanarak veriler toplanmıştır. Uygulama sonucunda elde edilen veriler, normal dağılıma uygun olup tanımlayıcı istatistikler, normal dağılım bilgileri, demografik bulgular, birinci ve ikinci düzey doğrulayıcı faktör analizleri, yol analizi ve tutum farklılıklarının T-testi ve ANOVA testi analizleri araştırma kapsamında yer almıştır.
Havacılık sektöründe vardiyalı ve normal mesaili çalışanların bazı demografik değişkenlere göre SCL 90 açısından incelenmesi
Havacılık sektörü günümüzün en hızlı büyüyen sektörlerinden biridir. Aynı zamanda sektör, vardiyalı çalışmanın en yoğun olduğu sektörlerden biridir. Bu bağlamda çalışmamız, Türkiye'de havacılık sektöründe vardiyalı çalışanlar ve normal mesaili çalışanların bazı demografik değişkenlere göre SCL90 açısından incelenmesini amaçlamaktadır. Araştırma örneklemi, 62 normal mesaili ve 90 vardiyalı olmak üzere toplam 152 havacılık sektörü çalışanıdır. Örneklem, Adana, Ankara, Antalya, Batman, Bodrum, Muğla, Elazığ, Gaziantep, İstanbul, İzmir, Kayseri, Konya, Nevşehir, Sivas, Trabzon illerinde çalışan personellerden seçkisiz örnekleme yöntemi ile seçilmiştir. Araştırmaya katılan personellerin kişisel bilgileri, araştırmacı tarafından hazırlanmış "Kişisel Bilgi Formu" ile, psikolojik belirtilerine ilişkin veriler ise SCL 90 belirti tarama ölçeği kullanılarak elde edilmiştir. Elde edilen verilerin analizinde SPSS 20.0 programı aracılığı ile t-test ve korelasyon analizleri kullanılmıştır. Katılımcıların psikolojik belirtileri üzerinde, vardiyalı çalışanlar ile normal mesaili çalışanlar arasında SCL90'ın belli alt boyutlarında (somatizasyon, depresyon, kişiler arası duyarlılık, fobik anksiyete) anlamlı farklılıklar tespit edilirken, diğer alt boyutlarda anlamlı farklılık tespit edilememiştir. Cinsiyet değişkeni incelendiğinde ise "Somatizasyon" alt boyutu haricinde anlamlı bir farklılık saptanmamıştır. Korelasyon analizi sonucunda, SCL90'ın "Anksiyete", "Obsesyon" ve "Depresyon" alt boyut indekslerinin çalışma yılı (kıdem) değişkeni ile yüksek korelasyon gösterdiği bulgusuna ulaşılmıştır. Yaş değişkeni incelendiğinde ise "Anksiyete", "Obsesyon" ve "Depresyon" alt boyut indeksleri ile birlikte "Kişiler Arası Duyarlılık" alt boyut indeskinin de yüksek korelasyon gösterdiği bulgusu elde edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Çalışma, İşgücü, Vardiyalı çalışma, Gece çalışması, Havacılıksektörü, Havacılık tarihi, Endüstriyel gelişim, SCL90.
Havayolu şirketlerinin TOPSIS ve oran analizi yöntemiyle performans ölçümü üzerine bir uygulama
Bu araştırma ile, yarattığı gelir itibariyle en büyük 15 havayolu içinden, muhasebe dönemi ve iş modeli açısında homojen olarak seçilen 10 havayolu şirketinin, 2010-2019 yılları arasındaki 10 yıllık finansal performansları; oran analizi ve TOPSIS çoklu karar verme yöntemi ile ölçülmeye çalışılmıştır. Çalışmada finansal performans ölçümü yapılan havayolu şirketleri: Delta, American, United, Lufthansa AG, Air France-KLM ,International Airlines Group (IAG), China Southern,, Air China, China Eastern, ve Air Canada havayolu grup şirketleridir. Çalışmanın amacı; oran analizi ve TOPSIS çoklu karar verme yöntemlerini kullanarak havayolu şirketlerinin finansal performanslarını ölçmek ve bir başarı sıralaması yaparak ortaya çıkan tabloyu değerlendirmektir. Çalışmada kullanılan verilerin kaynağını, havayolu şirketlerinin resmi internet sitelerinde yayınladıkları finansal tablolar ve yıllık raporlar oluşturmaktadır. Performans kriterlerinin seçimi yapılırken, konuyla ilgili daha önce yapılan çalışmalar incelenmiş ve finansal rasyolar; likidite oranları (cari oran, nakit oran), mali yapı oranları (finansal kaldıraç oranı, borçlanma katsayısı, duran varlık/ özsermaye oranı), karlılık oranları (özsermaye karlılık oranı, aktif karlılık oranı, faaliyet kar marjı, net kar marjı) olarak dört grup halinde belirlenmiş ve bunlara ilaveten havayolu performans kriterlerinden; ücretli yolcu kilometre ve koltuk doluluk oranı metrikleri de beşinci bir grup olarak eklenerek çalışmanın modeli oluşturulmuştur. Çalışmanın sonucunda, oran analizi ve TOPSIS yöntemiyle elde edilen bulguların birbirleri ile tutarlı oldukları görülmüştür. TOPSIS sıralama sonuçlarında; IAG, Air Canada, Delta ve United, ağırlıklı olarak üst sıralarda çıkarken, Çin merkezli şirketler alt sıralarda yer almışlardır. Oran analizi bulgularına göre havayolu şirketlerinin, kar majlarının düşük olduğu ve istikrarlı karlar elde edemedikleri, varlıklarının ağırlıklı olarak yüksek borçlar ile finanse edildiği, duran varlıklarının yoğunluğu, likidite riski taşıdıkları, borç özkaynak dengesinin tam olarak kurulamamış olması gibi finansal riskler taşıdıkları tespit edilmiştir.
Çalışanların iş stresi ve kaygı düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi (Adana Havalimanı örneği)
Havacılık sektörü çalışma yoğunluğu ve hata kabul etmeyen yapısı ile iş stresi ve kaygının yüksek olduğu bir çalışma alanıdır. Bu araştırmada havalimanında çalışan bireylerin iş stresi ve kaygı düzeylerinin incelenmesi, iş stresi ile durumluk ve sürekli kaygı düzeyleri arasındaki ilişkilerin araştırılması amaçlanmıştır. Adana Havalimanındaki Havaş Yer Hizmetleri çalışan 110 katılımcıyla gerçekleştirilen bu araştırmada veri toplama aracı olarak 4 bölüm 49 ifadeden oluşan anket formundan yararlanılmıştır. Verilerin analizi için SPSS 25.0 programı kullanılmıştır. Araştırma sonucunda katılımcıların büyük çoğunluğunun D seviyesinde iş stresine sahip çalışanlardan oluştuğu tespit edilmiştir. Bu stres düzeyi sağlık ve verimlilik açısından en elverişli iş stresi düzeyidir. Çalışmaya katılanların çoğunluğu tarafından algılanan iş stresinin bu düzeyde olması kurumda, havalimanı gibi zor şartlarda işi gözünde büyütmeden, sakince çalışabilecek potansiyelde kişilerin işe alımı olduğuna ve doğru seçimler yapıldığına işaret etmektedir. Çalışanların iş stresi ile durumluk kaygı ve sürekli kaygı puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki bulunamamıştır.
Türkiye`de sivil havacılık ve havalimanlarında acil durum planlaması: Batman ve Diyarbakır Havalimanları örneği
Havacılık sektörü, ilk kontrollü uçuş ile beraber hızla önemli bir ulaşım yolu olmuştur. Modern hava araçlarının geliştirilmesi, havacılığın farklı kollarda büyümesini sağlamıştır. En önemli kollarından biri olan sivil havacılığın hızla iyileşmesi havayollarına olan ilgiyi artırmaktadır. Sivil Havacılığın sektörel bazlı büyümesi, bazı olumsuz durumların meydana gelmesine neden olmuştur. Bu olumsuzlukların başında gelen uçak kazası, büyük bir sorun olmaktadır. Hava aracı kazalarının yaygınlaşması nedeniyle de ülkelere bağlı, havacılığın idamesi için gerekli sorumluluğu üstlenen kurumlar oluşturulmuştur. Türkiye`de ise bu sorumluluğu Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) ile Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM) üstlenmektedir. Devlet Hava Meydanları İşletmesine (DHMİ) bağlı havalimanları, oluşacak acil durumun çeşidine göre planlar hazırlamaktadır. Bu tez çalışması iki ana temadan oluşmaktadır. İlkinde Türkiye`de hızla gelişim gösteren sivil havacılık faaliyetleri irdelenerek tüm çalışmaların detaylıca incelenmesi sağlanmıştır. Diğer ana temasında ise Batman ve Diyarbakır Havalimanlarında doğabilecek tüm olumsuz şartlara yönelik yapılan acil durum planlamasının kapsamı ve etkinliği değerlendirilmiştir. Çalışmanın ilk bölümünde sivil havacılığın doğuşu ve uluslararası sivil havacılık faaliyetlerinin idamesi için çalışmalar yapan kurum, kuruluşların misyon ve vizyonları incelenmiştir. İkinci bölümde, Türkiye`de sivil havacılığın gelişimi ve bu gelişime etki eden tüm etkenler üzerinde durulmuştur. Tez çalışmasının üçüncü bölümünde ise Batman ve Diyarbakır Havalimanlarında meydana gelebilecek olay ya da afetlere etkin ve doğru müdahalenin yapılabilmesini sağlayan çalışmalar dikkatlice analiz edilmiştir.
Havacılıkta güvenlik kültürü: Türk havacılık sektörü üzerine bir uygulama
Havacılık sektörü ilk yıllarından bugüne çeşitli yönlerden gelişim ve değişim göstermiştir. Havacılıkta son yıllarda ortaya çıkan en önemli değişim unsuru ise insandır. Örgüt kültürünün ve güvenlik kültürünün bir parçası olarak insan unsuru havacılıkta operasyonel süreçlerin bütün aşamalarında etkili olabilmektedir. İnsan, kültürü ve normları yaşadığı çevreden edinmekte, bulunduğu çevreyi de aynı şekilde etkilemektedir. Güvenliğe olan bakış açısı, güvenlik bilinci ve olumlu güvenlik kültürü bu unsurlarından etkilenebilmektedir. Araştırmada bu amaçla Schein'ın Örgütsel Kültür Modeli ile Türk havacılık endüstrisinde yer alan güvenlik kültürü üzerinde bir değerlendirme gerçekleştirilmiştir. Araştırma kapsamında anket aracılığı ile toplanan veriler Yapısal Eşitlik Modeli ile kurama dayalı üç ana faktör olan "Yönetim Sistemi, Lider Davranışları, Çalışan Davranışları" olmak üzere bölümlendirilmiştir. Anket, Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu tarafından geliştirilen ölçeğin Türkçe'ye ve havacılık sektörüne uyarlanması ile elde edilmiştir. 5'li Likert tipi ölçek kullanılarak çevrim içi ve fiziksel anket yöntemiyle veriler toplanmıştır. Oluşturulan model ile gerçekleştirilen analiz neticesinde, modelin uyum değerleri içerisinde kaldığı görülmüş, nihai unsur olan güvenlik kültürünü söz konusu üç ana faktörün anlamlı düzeyde açıkladığı tespit edilmiştir. Farklı düzeylerde faktör yüklenimleri elde edildiğinden, güvenlik kültürü bu faktörler tarafından farklı düzeylerde açıklanmaktadır. Bu düzeyler büyükten küçüğe Lider Davranışları, Yönetim Sistemi ve Çalışan Davranışları şeklindedir. Elde edilen sonuç sadece güvenlik kültürüne olan faktör yüklenimlerini ve güvenlik kültürünü oluşturmadaki katkı düzeylerini ifade etmektedir. Bu bakımdan araştırma Türk havacılık endüstrisinde güvenlik kültürünü oluşturan faktörlerin, eksikliklerinin ve hangilerinin geliştirilmesi gerektiğinin ortaya konulması, güvenlik kültürünü oluşturan faktörlerin uygulamada geçerli olup olmadığının belirlenmesi ve açıklama düzeylerinin tespit edilmesi ile kullanılan ölçeğin Türkçe 'ye ve havacılığa uyarlanması açısından önemlidir. Anahtar Sözcükler: Havacılık Endüstrisi, Havacılık Güvenliği, Güvenlik Kültürü, Havacılıkta Güvenlik Kültürü