Faktör analizi

Bu konu başlığı altında 96 tez

Yüksek LisansAçık ErişimEN

A review of young generation response towards luxury clothing brands in a private university: A bottom-up approach

Performing an analysis of the market helps companies evaluate their current business concerning their positioning of the brand. There is a significant amount of consideration regarding buying behavior which is motivated by internal or external factors. The results acquired from the process of information acquisition about customer's preferences and having a reliable insight about them can significantly affect their business decisions and the company's market penetration strategy. The data for this research was obtained from a private university. An overall sample size of 392 university student participated in the study through a fully anchored Likert scale. The measure of reliability was assessed for the measures, and the correlation coefficient for the variables was evaluated. The research is comprised of two market research methods; an initial hypothesis test is developed and tested for the measures of the survey; moreover, a multivariate analysis namely, exploratory factor analysis (EFA) is performed on the data measures and a measurement model is developed. Furthermore, the study compares the resulted measurement model of EFA with the hypothesized model. The measurement model proposed by the analysis integrates the theories of statistical techniques and market research models which are incorporated to understand the purchase intention of private university students towards the luxury personal and non-personal values. The analysis will assist the readers in understanding the measurement variable that significantly impacts the sales of luxury brands.

Factor analysisLuxuryLuxury consumption+6
Alıreza Mohebbı
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Oran analizi sınıflandırmalarının geçerliliği ve BİST sanayi firmaları üzerinde bir uygulama

Dünyada finansal oranların öğretimi için yazılmış kitaplar ile akademik çalışmalar incelendiğinde çok sayıda sınıflandırma denemesinin yapıldığı görülmektedir. Ülkemizdeki çalışmalar da dikkate alındığında ise, yaygın olarak dörtlü, beşli ve altılı sınıflandırmanın öğretim amacıyla tercih edildiği izlenmektedir. Bununla birlikte bu tercihlerdeki mantığın, istatistiki olarak da desteklenmesi gerekliliği ortadadır. Yani çok sayıda oran ortaya konulabileceğine göre acaba bu oran sınıflarının hangisinin geçerliliği daha yüksektir? Ayrıca bir tercih yapılabilse bile, acaba sınıflandırma sayısı ve isimleri de uygun mudur? Bu tez çalışmasında da tam da bu noktadan hareket edilerek sınıflandırma (sınıf sayısı ve isimlendirme) konusunda istatistiki bir bulgu ortaya konulması amaçlanmıştır. Veriler Borsa İstanbul (BIST)'da 2005-2015 yılları arasında sürekli olarak işlem gören 122 adet şirketin 52 adet oranını kapsamaktadır. KMO, Bartlett ve faktör analizleri yapılarak elde edilen sonuçlar; altılı sınıflandırmanın en yüksek varyans açıklama oranına sahip olduğu, ancak kitaplarda tercih edilen "karşılama oran" grubunun bir faktör olarak ortaya çıkmadığı, onun yerine "piyasa değerleme oranlarının" istatistiki bakımdan bir faktör olarak değerlendirilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

Borsa İstanbulEndüstri işletmeleriFaktör analizi+4
Arzu Şeneken
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Doğrulayıcı faktör analizi ve farklı veri setlerinde uygulanması

Bu tez çalışmasında bilimsel araştırmalarda çoğunlukla kullanılan faktör analizi tekniğinin bölümlerinden biri olarak adlandırılan ve genel olarak ölçeklerin geliştirilmesi yâda ölçeklerin başka bir dile uyarlamasında, araştırmacılar tarafından ortaya konan modellerin veya yapıların test edilmesi için kullanılmakta olan doğrulayıcı faktör analizi yöntemi kullanılarak yapılmıştır. Hayvancılık üretim alanından hâlihazırda artarak devam eden ve her gün oluşan verilerin irdelenmesi için elde edilen verilerden bir model oluşturularak bu modelin test edilmesi için faktör analizi tekniğinin bir kolu olan doğrulayıcı faktör analizi kullanılarak verilerin analizi sağlanmıştır. Bu analiz ile hayvancılıktan üretilen verilerin kullanılması sağlanmış ve araştırmalarda kullanımı sağlanmaya çalışılmıştır. Çalışmada kullanılan faktör analizi tekniği ile bunun bir alt bölümü olarak görülen doğrulayıcı faktör analizi tekniği açıklanmaya çalışılmıştır. Analizin yapılması için çok çeşitli yazılımlar kullanılabilmektedir. Çalışmada IBM SPSS ve IBM SPSS AMOS yazılımları bir bütün olarak analizlerde araştırmacıya kullanımda esnekliği sağladığı için bu yazılım kullanılmıştır. Çalışmada kalite olarak belirlenen faktöre etki eden beş gözlemlenen değişken, gözlemlenen değişkenleri oluşturan 322 baş büyükbaşa ait veriler atanarak kalite faktörünü tahmini için doğrulayıcı faktör analizinden elden edilen uyum indeks sonuçlarının mevcut uyum indeksleriyle karşılaştırılması yapılmıştır. Sürekli değişkenlerin oluşturduğu yapının analizleri sonucunda, Uyum iyiliği indeksi 0.988, ortalama hataların karakökü 7.792, χ^2/SD 2.402, düzeltilmiş uyum iyiliği indeksi 0.954, normlandırılmış uyum indeksi 0.991, karşılaştırmalı uyum indeksi 0.995, standardize edilmiş kalıntıların ortalama ortalama karekökü 0.066 değerleri elde edilmiştir. Sonuçların uygunluk indekslerine genel olarak uyum sağlayabildiği görülmüştür.

Doğrulayıcı faktör analiziFaktör analizi
Kader Hasan Erdoğan
Isparta University of Applied Sciences · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2019
00
DoktoraAçık ErişimTR

Türkiye'de yerli ırk sığır yetiştiriciliğinin ekonomik analizi ve sürdürülebilirliği

Bu çalışmanın amacı Türkiye'de yerli ırk sığır yetiştiriciliği yapan işletmelerin ekonomik analizi yapılarak, yerli ırk sığır yetiştiriciliğinin sürdürülebilirliğinin ölçülmesi ve sürdürülebilirliğe etkili faktörlerin belirlenmesidir. Araştırmanın ana materyalini Türkiye yerli ırk sığır varlığının %34.22'sini oluşturan; Diyarbakır, Ağrı, Şanlıurfa, Muş ve Samsun illerinde 215 yerli ırk sığır yetiştiricisi işletmeden elde edilen veriler oluşturmaktadır. Elde edilen veriler Mayıs 2021 - Nisan 2022 üretim dönemine aittir. Araştırma bölgesinde; Doğu Anadolu Kırmızısı, Yerli Kara, Güney Anadolu Kırmızısı, Yerli Güney Sarısı, Boz Irk ve Zavot ırkları yetiştirilmektedir. Bölgede yerli ırk sığır yetiştiriciliği arazi yapısı ve iklim koşullarına uygun bir faaliyet olduğu için yapılmaktadır. Görüşülen işletmelerin yerli ırk sığır varlığı ortalama 15.11 BBHB'dir. Yerli ırk sığır yetiştiriciliğinin GSÜD içerisinde payı ortalama %54.53'dir. Büyükbaş hayvan birimine göre yerli ırk sığır üretim maliyeti 5 877.85 TL, brüt kâr, 5 805.67 TL, nispi kâr ise 1.60 hesaplanmıştır. Yerli ırk sığır yetiştiriciliğinde ekonomik sürdürülebilirlik indeksi 0.44, sosyal sürdürülebilirlik indeksi 0.54, çevresel sürdürülebilirlik indeksi 0.49 tespit edilmiştir. Genel sürdürülebilirlik indeksi 0.49'dur. İşletmelerde sürdürülebilirliği etkileyen faktörler; gelir, sosyal ağ, bilişim, mera varlığı ve eğilimdir. Sürdürülebilirliği etkileyen ve istatistiki olarak etkisi anlamlı bulunan gelir ve mera durumu gibi faktörlerin en önemli masraf unsurunun yem maliyetleri olduğu dikkate alındığında; mera alanlarının ıslah çalışmalarına ağırlık verilmesi gerekmektedir. Yerli ırk sığır yetiştiriciliği özelinde verilen desteklemelerin kapsamının genişletilmesi ve yoğun olduğu bölgelere ağırlık verilmesi sağlanmalıdır. Yerli ırk sığır yetiştiriciliğinin önemi, hayvan gen kaynaklarının korunması perspektifinde bir politika olarak ilgili kurum ve kuruluşların tüm birimlerini kapsayan bir biçimde farkındalık oluşturulması gerekmektedir. Ancak böylelikle kamu/özel/üretici arasında zincirleme bir etki sağlanabilir.

Ekonomik analizFaktör analiziSürdürülebilirlik endeksi+2
Bekir Sıtkı Şirikçi
Isparta University of Applied Sciences · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Faktör analizinin SF-36 yaşam kalitesi ölçeğine uygulaması

Faktör analizi, sürekli değişkenler arasındaki korelasyon veya kovaryans yapısına etkili olduğu düşünülen ve faktör olarak adlandırılan ortak değişkenleri bulma sürecidir. Amacına göre açıklayıcı (Açımlayıcı, keşfedici, exploratory) faktör analizi ve doğrulayıcı (confirmatory) faktör analizi olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Açıklayıcı faktör analizinde, değişkenler arasındaki ilişkilerden hareketle faktörler bulunurken, doğrulayıcı faktör analizinde değişkenler arasındaki ilişkiye dair daha önce saptanan bir hipotezin test edilmesi yapılır. Çalışmada, Faktör analizi hakkında bilgiler verilmiş, eğik ve dik faktör döndürme yöntemleri açıklanmış ve SF-36 Yaşam Kalitesi Ölçeği üzerine uygulama yapılmıştır. 107 birey ile yapılan ankette 8 değişken yer alırken ölçekte 8 alt boyut alınmış ve böylece faktör analizine toplam 16 değişken dahil edilmiştir. Analiz sonucunda 16 değişken 5 faktöre indirgenmiştir. Beş faktöre, eğik döndürme yöntemlerinden; Promax ve Direk oblimin yöntemleri, dik döndürme yöntemlerinden ise Varimax ve Quartimax döndürme yöntemleri uygulanmıştır. 5 Faktöre ait toplam açıklanan varyans oranı %73.40 olarak bulunmuştur. Döndürme yapılmadığı durumda; 8 boyut birinci faktörde yer alırken, döndürme sonrası boyutların faktörlere göre dağılımında değişiklikler olmuştur. Benzer değişiklikler, demografik özelliklerde de gözlenmiştir. Sonuç olarak, demografik özellikler ve 8 alt boyutun faktörlerle olan ilişkilerinin döndürme yöntemleri ile değişiklik gösterdiği gözlenmiştir.

BiyoistatistikFaktör analiziSF-36 Sağlık Taraması+3
Abdulhaşim Avcı
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
DoktoraAçık ErişimTR

Likert tipi ölçeklerin yapı geçerliğinin veri madenciliği, yapay sinir ağları, faktör analizi ve Rasch modelleri ile incelenmesi

Ölçme değerlendirme faaliyetlerinin yapı taşlarından biri olan veri toplama araçlarına ilişkin psikometrik özelliklerin standartlara uygun olması beklenir. Bu nedenle test geliştirme sürecinde en uygun psikometrik özelliklere sahip ölçme aracı geliştirmek için dikkat edilmesi gereken hususlardan biri testte yer alacak maddelerin seçimidir. Bu çalışmada ölçek geliştirme sürecinde madde seçimi ve ölçeğin yapı geçerliğinin ortaya konulmasında açımlayıcı faktör analizi, yapay sinir ağları, veri madenciliği ile Rasch dereceleme ölçeği modelinden elde edilen formların yapı geçerliği kanıtlarının karşılaştırılması amaçlanmıştır. Araştırma kapsamında, daha önceden yapılan bir çalışmada kullanılan "İstatistik Tutum Ölçeği" deneme formu lisans, lisansüstü ve mezun statüsündeki bireylere uygulanarak veri toplanmıştır. Elde edilen verilere açımlayıcı faktör analizi, sınıflama ve regresyon ağacı, kendini düzenleyen haritalama ve Rasch dereceleme ölçeği modeli kullanılarak analizler yapılmıştır. Analizler yapıldıktan sonra farklı yöntemlerde boyut sayılarının ve maddelerin boyutlara dağılımının değişebildiği görülmüştür. Farklı yöntemlerle seçilen maddelerden oluşturulmuş ölçeklere uygulanan doğrulayıcı faktör analizi sonucu elde edilen uyum indeksleri karşılaştırılmıştır. Araştırma sonucunda kendini düzenleyen haritalama analizinin doğrulayıcı faktör analizinde uyum değerlerini yükseltecek maddeler seçme bakımından kullanışlı olduğu, sınıflandırma ve regresyon ağacı yönteminin ise kullanışsız olduğu görülmüştür. Ek olarak Rasch dereceleme ölçeği modeli ile oluşturulan forma ait doğrulayıcı faktör analizi uyum indekslerinin de yeterli olduğu ve aynı zamanda madde ve birey hakkında detaylı sonuçlar ortaya koyduğu görülmüştür.

Faktör analiziLikert modeliRasch modeli+5
Sinan Muhammet Bekmezci
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimTR

Faktör analizinde belirli koşullar altında faktör sayısı belirleme yöntemlerinin karşılaştırılması

Sağlık, spor, eğitim ve sosyal bilimler alanında özellikle ölçek geliştirme çalışmalarında sıklıkla kullanılan çok değişkenli istatistiksel yöntemlerden biri olan faktör analizinde kestirim ve döndürme yöntemlerine göre daha önemli olan aşama kabul edilecek faktör sayısının belirlenmesidir. Faktör sayısının belirlenmesinde Kaiser ölçütü (K1), birikimli açıklanan varyans yüzdesi ve yamaç grafiği gibi en fazla bilinen ve kullanılan bazı yöntemler olmakla birlikte bu yöntemlerle elde edilen faktör sayıları her durumda doğru faktör sayısına net cevaplar verememektedir. Bu yöntemlerin dışında son yıllarda kullanılmaya başlanan Horn'un paralel analizi (PA) ve Velicer'in en küçük ortalama kısmi korelasyon (MAP) yöntemleri de bulunmaktadır. Bu çalışmada, doğru faktör sayısının belirlenmesinde K1, PA ve MAP ölçütlerinin performansları, sürekli ve 5'li likert düzeyinde ölçülmüş değişkenler için değişken sayısı (6, 12, 18, 24, 30), örneklem büyüklüğü (30, 50, 100, 200, 300, 500), ortalama faktör yükü (0,10-0,90) ve evren faktör sayısı (1, 2, 3 ve 4) koşulları altında incelenmiş ve karşılaştırılmıştır. MAP ve PA yönteminin doğru faktör sayısını belirlemede oldukça iyi performansa sahip olduğu, istatistiksel yazılımlarda en fazla kullanılan yöntemlerden olan K1'in ise kötü performansa sahip olduğu, sadece değişken sayısı altı iken iyi performans gösterebildiği ve örneklem büyüklüğündeki değişimden en fazla etkilenen yöntem olduğu görülmüştür. Ayrıca yamaç grafiği, Jolliffe ölçütü, birikimli açıklanan varyans yüzdesi ve K1 gibi klasik öznel ölçütler yerine özellikle son yıllarda kullanılmaya başlanan PA ve MAP gibi daha nesnel ve çağdaş yaklaşımların kullanılması önerilmektedi

Analiz yöntemleriFaktör analiziFaktör analizi+3
Ferhat Ünal
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çevre muhasebesi ve bir uygulama

Günümüzde hızla artan nüfus ve sanayileşme ile birlikte doğal kaynaklar düşünülmeden kullanılmaktadır. Özellikle sanayi devrimi ve teknolojinin hızla ilerlemesi insanoğlunun doğayı tüketim hızını daha da artırmaktadır. Doğal kaynakların bu kadar hızlı ve bilinçsizce kullanımı dünya ve çevre için büyük tehdit oluşturmaktadır. Sayıları sürekli artan işletmelerin çevresel faktörler üzerindeki payları oldukça fazladır. Çalışmanın amacı; üretim işletmesi olarak faaliyetlerini devam ettiren bir savunma sanayi firmasının genel yönetim müdür yardımcılığına bağlı birimlerindeki çalışanların çevreye ve çevre muhasebesine yönelik algılarını incelemektir. Bu amaçtan hareketle, çalışmada çevre algısı ve çevre muhasebesi algısı değişkenleri arasındaki ilişkiler analiz edilmiştir. Araştırmayı gerçekleştirmek için veriler, anket yöntemi kullanılarak, bir savunma sanayi şirketinin genel yönetim müdür yardımcılığı bünyesinde çalışmakta olan kişiler tarafından elde edilmiştir. Araştırmada kullanılan ölçeklerin, çevre algısı ve çevre muhasebesi algısının alt boyutlarını tespit etmek amacıyla SPSS programı kullanılarak açıklayıcı faktör analizi yapılmıştır. Analiz sonuçlarına göre, çevre algısının tek boyutla, çevre muhasebesinin ise sistem, fayda ve biçim olmak üzere üç alt boyutla ölçülebileceği bulunmuştur. Buna ilaveten, belirlenen alt boyutlar arasındaki ilişkiyi anlayabilmek için korelasyon analizi yapılarak bu kavramlar arasında pozitif yönlü ilişkilerin olduğu anlaşılmıştır. Daha sonra ise bulunan her bir alt boyutun gücünü ölçmek için regresyon analizi yapılmıştır. Araştırma yapılan şirketteki çevre algısı ve çevre muhasebesi algısının alt boyutlarının değişen yüzdesel değerler ile birlikte birbirlerini açıklayabileceği tespit edilmiştir. Bu çalışmanın ulaşılabilen kaynaklar değerlendirildiğinde, çevre ve çevre muhasebesi algısının Türkiye'deki bir savunma sanayi şirketi kapsamında inceleyen ilk çalışma olduğu düşünülmektedir. Anahtar Sözcükler Çevre Muhasebesi, İşletmelerin Çevre Algısı, Çevresel Raporlama, Sosyal Sorumluluk, Çevresel Maliyetler, Faktör analizi

Faktör analiziMuhasebeMuhasebe uygulamaları+3
Neslihan Taşkın
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

BIST imalat sektörü şirketleri için finansal oranların temel eksen faktör analizi ile sınıflandırılması

Finansal analizin firmalar için kaçınılmaz bir gereklilik olduğu söylenebilir. Bir firmanın, yönetim kurulu, yatırımcıları, kreditörleri ve firma ile ilgilenen her kimse, firmanın gerçek finansal durumunu ortaya çıkarmak için finansal analize başvurabilir. Finansal analiz yapmak için çeşitli yöntemler vardır, bunlardan en yaygın olanı finansal oranların incelenmesidir. Literatürde yer alan birçok finansal oran vardır ve bunların çoğu arasında korelasyon söz konusu olmaktadır. Ayrıca, çok fazla sayıda finansal orana başvurmak doğru ve güvenilir sonuçlar anlamına gelmez. Değişkenler topluluğun varyansının büyük bir kısmını açıklayacak az sayıda yeni değişkenleri türetmek istatiksel analizler için daha avantajlıdır. Bu çalışma BIST İmalat Sektörü Şirketleri için finansal oranların temel eksen faktör analiziyle sınıflandırılmasını ve bağımsız yeni değişkenler olarak ifade edilmesini amaçlamaktadır. Bu amaca ulaşmak için finansal analizden bahsedilip, faktör analizine dair bilgiler verilmiştir. Bunun yanında, imalat sektöründe faaliyet gösteren 186 firmanın verileri derlenerek, SPSS programında temel eksen faktör analizini kullanarak analiz edilmiştir. Sonuç olarak, temel eksen faktör analiz yöntemi kullanılarak beş faktör çıkarılmış ve 22 finansal oran bu beş faktöre dağıtılmıştır. Bu faktörler örneklemin toplam varyansının %67,24'ünü açıklamaktadır. Varimax yöntemi kullanılarak ortogonal döndürme işlemi gerçekleştirildikten sonra faktör doygunluğu sonuçları okunarak, örneklem büyüklüğüne uygun doygunluk elde edilen finansal oran sayısının 16 finansal oran olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca ilgili taraflara BIST'te işlem gören herhangi bir imalat sanayi şirketinin finansal durumunu analiz ederken bu çalışmada elde edilen 16 oranın kullanılması önerilebilirken, farklı sektörler arasında karşılaştırmalı bir çalışma yapılması ve bu sektörlerdeki varyansı mümkün olduğunca açıklayan uygun oranların bulunması da çalışmayı zenginleştirecektir.

Borsa İstanbulFaktör analiziFinansal analiz+2
Raad Hasan Abdo Najı Al-galal
Necmettin Erbakan University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Diş Hekimliği UzmanlıkAçık ErişimTR

Ağrı felaketleştirmenin dental anksiyete ve ağız sağlığına bağlı yaşam kalitesi ile ilişkisi: Ağrı felaketleştirme ölçeği çocuk (AFÖ-Ç) ve ebeveyn (AFÖ-E) Türkçe geçerlilik güvenirlilik çalışması

Tıbbi ve dental tedaviler esnasında ağrı hissedileceği endişesi sık rastlanan durumlardan biridir. Ağrı felaketleştirme, ağrılı uyaranlara karşı abartılı olumsuz bir yönelim olarak tanımlanmıştır. Bugüne kadar yapılan çok sayıda araştırma, ağrılı uyarana maruz kalan katastrofik bireylerin, katastrofik olmayan bireylere göre daha fazla ağrı ve duygusal stres yaşadıklarını göstermiştir. Çocuk diş hekimliğinde ağrı felaketleştirme konusu dental literatürde yeni bir kavramdır. Ebeveynlerin çocukları üzerinde ne ölçüde ağrı felaketleştirmeye yol açtığının değerlendirilmesi bir başka önemli konudur. Çalışmamızda AFÖ-Ç ve AFÖ-E ölçeklerinin geçerlilik ve güvenirlilik çalışmalarını geniş bir örneklem grubuyla yaparak dilimize kazandırmayı amaçladık. Ayrıca öncü nitelikte olan çalışmamızda; yaş, cinsiyet, eğitim düzeyi (ilkokul, ortaokul, lise, üniversite, yüksek lisans), ekonomik durum (çok düşük, düşük, orta, yüksek), ağız sağlığı alışkanlıkları (diş fırçalama sıklığı, diş hekimine gitme sıklığı, diş hekimine en son ne zaman gidildiği, kendi diş sağlığını değerlendirme, daha önce görülen dental tedavilerin türü ve bu tedavilerde yaşanan ağrı deneyimi), ağız-diş sağlığı kriterleri (plak indeksi, gingival indeks, DMFT/dmft indeksi), dental anksiyete ve ağız sağlığına bağlı yaşam kalitesi ile ağrı felaketleştirme arasındaki nedensellik ilişkisini yol analizi kullanarak değerlendirmeyi amaçladık. Necmettin Erbakan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Pedodonti kliniğine rutin muayene amacıyla başvurmuş, 8-14 yaş aralığındaki 317 hasta üzerinde gerçekleştirilmiş çalışmamızın birinci basamağında; AFÖ-Ç ve AFÖ-E skalalarının kültürler arası geçerlilik ve güvenirlilik çalışması yapılmış, ikinci basamağında ise; bu skalalar kullanılarak çocuklar ve ebeveynlerdeki ağrı felaketleştirme davranışı ile; yaş, cinsiyet, eğitim düzeyi, ekonomik durum, ağız sağlığı alışkanlıkları, ağız-diş sağlığı kriterleri, dental anksiyete ve ağız sağlığı ile ilişkili yaşam kalitesi arasındaki ilişki değerlendirilmiştir. Hastaların dental anksiyete düzeyini ölçmek için MÇDASy, ağrı felaketleştirme düzeyini ölçmek için AFÖ-Ç ve ASİYK'yi ölçmek için 8-10 yaş ile 11-14 yaş arasına uygun olacak şekilde ÇAÖ ölçeği uygulanmıştır. Ebeveynlerin dental anksiyete düzeyini ölçmek için DAS, ağrı felaketleştirme düzeyini ölçmek için AFÖ-E ve ASİYK'yi değerlendirmek için ASİYK-BK uygulanmıştır. Çocukların ağrı felaketleştirme eğilimi göstermesinde ebeveynlerin etkisi de açıklığa kavuşturulmamıştır. Çalışmada yer alan tüm sorular ve ölçekler araştırmacı hekim (ÜA) tarafından okunarak katılımcılara birebir yöneltilmiştir. Çalışma sonuçlarımıza göre; AFÖ-E Türkçe versiyonunun, yetişkin bireylerde ağrı felaketleştirme düzeyinin değerlendirilmesi ve AFÖ-Ç Türkçe versiyonunun, 8-14 yaşlar arasındaki çocuklarda ağrı felaketleştirme düzeyinin değerlendirilmesi için geçerli ve güvenilir bir araç olarak kullanılabileceği bulundu. Kız çocuklarında ağrı felaketleştirme eğilimi daha yüksek bulunurken (p=0,001), AFÖ-E ile cinsiyet arasında ilişki bulunmadı (p=0,415). AFÖ-Ç ve AFÖ-E ile yaş arasında ilişki bulunmadı (p=0,457)(p=0,456). Çocuklarda dental anksiyete arttıkça ağrı felaketleştirme düzeyinde artış saptanırken (p<0,001), ebeveynlerde dental anksiyete ile ağrı felaketleştirme düzeyi arasında ilişki bulunmadı (p=0,052). Hem çocuklarda hem de ebeveynlerde ağrı felaketleştirme düzeyi yüksek olan bireylerin ASİYK düzeyleri düşük bulundu (p<0,001)(p=0,038). Ebeveynlerdeki ağrı felaketleştirme eğilimi arttıkça çocuklardaki ağrı felaketleştirme düzeyinde de artış rapor edildi (p=0,031). Çalışmamızın sonuçları göz önünde bulundurulduğunda, ebeveynlerdeki ağrı felaketleştirme düzeyinin çocuklar üzerinde olumsuz etkisine, dental anksiyetenin ağrı felaketleştirmede artışa ve ağrı felaketleştirmenin ASİYK'de azalmaya neden olduğuna ulaşıldığından; gelecekteki çalışmalarda klinik zorlukları azaltmak adına katastrofik bireyleri belirlemek ve anksiyete düzeylerini azaltmak amacıyla maliyet ve zaman açısından etkili yöntemler geliştirilmesi gerektiğini öngörmekteyiz. Ağrı felaketleştirme davranışı gösteren hastanın doğru bir şekilde tespit edilmesi, diş hekimi ile hasta arasında sağlıklı düzeyde iletişim kurulabilmesine, kaliteli tedavi yapılabilmesine ve hastanın sonraki randevulara daha sakin bir şekilde gelmesine yardımcı olacaktır. Dental ağrının, diş tedavisinden kaçınmanın önemli bir belirleyicisi olduğu göz önünde bulundurulduğunda, özellikle yüksek düzeyde ağrı yaşamaya eğilimi olan kişilerde etkin ağrı azaltma stratejilerinin, bireylerin ağız sağlığı üzerinde yararlı etkilere sahip olacağını düşünmekteyiz. Anahtar Kelimeler: Ağrı Felaketleştirme, Dental Anksiyete, Faktör Analizi, Geçerlilik ve Güvenirlilik, Sağlıkla İlişkili Yaşam Kalitesi

AnksiyeteAğrıAğız sağlığı+6
Ümran Akgül
Necmettin Erbakan University
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ünye meslek yüksekokulu öğrencilerinin iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin iş güvenliği algısına etkisi

Bu çalışmada, yükseköğretime başlayan birinci sınıf öğrencilerinin iş sağlığı ve güvenliği (İSG) konusundaki bilgi seviyeleri ile İSG eğitimi almış olan ikinci sınıf öğrencilerinin bilgi seviyelerini kıyaslayarak, üniversitede ders olarak verilen bu eğitimin öğrenciler üzerinde anlamlı bir fark yaratıp yaratmadığının tespiti amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda, Ünye Meslek Yüksekokulu'nda bulunan "Bilgisayar Programcılığı" 1. ve 2. sınıf öğrencileri ile "Lojistik" 1. ve 2. sınıf öğrencilerine anket çalışması uygulanmıştır. 20 madde olarak planlanan bu anket, açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizi yapılarak 2 faktörlü 14 madde haline getirilmiştir. Çalışmaya toplam 178 öğrenci katılmış ve elde edilen sonuçlar SPSS 20 paket programında karşılaştırılmıştır. Ölçeğin normal dağıldığı tespit edilmiş ve parametrik testler uygulanmıştır. Parametrik testler arasından İlişkisiz Örneklemler T-Testi, İlişkisiz Örneklemler Tek Yönlü ANOVA Testi ve İkili (Basit) Korelasyon Analizi uygulanmıştır. Bu analizler sonucunda, iş güvenliği eğitimi almış öğrencilerin, eğitim almamış öğrencilere göre İSG bilgi seviyelerinin anlamlı olarak yüksek olduğu tespit edilmiştir. Aynı şekilde 20-22 yaş aralığında olan öğrencilerin 17-19 yaş grubunda olan öğrencilere göre İSG bilgi seviyelerinin anlamlı olarak yüksek olduğu görülmüştür. Fakat bunun yanında cinsiyetin ve okunan bölümün istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık içermediği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: İş Sağlığı ve Güvenliği, İş Güvenliği Algısı, Açımlayıcı Faktör Analizi, Doğrulayıcı Faktör Analizi.

Faktör analiziMeslek yüksek okullarıÖğrenci algısı+3
Gediz Tatar
Avrasya University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimEN

Forecasting economic and financial variables with factor models: the case of Turkey

In this thesis, industrial production growth, core inflation and change in the stock market index are forecast using a large number of domestic and international indicators. Two methods are employed to deal with the curse of dimensionality problem stemming from the availability of ever growing data sets: factor models and forecast combination. Determining the best performing models requires a comprehensive analysis of the sensitivity of the forecast performance of factor models to various modelling choice. In this respect, effects of factor extraction method, number of factors, data aggregation level and forecast equation type on the forecasting performance are analyzed. Effect of using certain data blocks such as European Union variables and interest rates on the forecasting performance is evaluated as well. Out-of-sample forecasting exercise is conducted for two consecutive periods to assess the stability of the forecasting performance. Results show that best performing specifications change with the type of the variable that one wants to forecast, with forecast horizon and with the sample that is used to evaluate the out-of-sample forecasting performance. Factor models perform better than combination of the bi-variate forecasts. Comparing models with alternative specifications shows that effect of modelling choices are not mutually independent. Hence, it is concluded that there is no "one size fits all approach" in forecasting with factor models. Thus, using a dynamic approach to continuously evaluate models from different dimensions is important in the forecasting process. Key Words: Forecasting, Factor models, Principal components.

Stock exchange indexVariabilityEconomic variables+7
Mahmut Günay
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
DoktoraAçık ErişimTR

Kümeleme analizi ile Türkiye'de illerin beşeri sermaye göstergelerine göre değerlendirilmesi

Türkiye, gelişmekte olan ülkelerden biri olarak her alanda olduğu gibi beşeri sermaye göstergeleri yönüyle de diğer gelişmekte olan veya gelişmiş ülkelerle rekabet içerisindedir. Yine her ülkede olduğu gibi, ülkemizin de kendi içerisinde, iller bölgeler bazında ortaya çıkan gelişmişlik farklılıkları ile mücadele içerisinde olduğu bir gerçektir. Çalışma konusu, bu düşünce temelinde ortaya çıkarılmış ve Türkiye'de illerin beşeri sermaye göstergeleri bakımından incelenmesine karar verilmiştir. Çalışmada, kümeleme analizi ile Türkiye'de illerin beşeri sermaye göstergelerine göre değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Bu amaç doğrultusunda: çok değişkenli analizlerden "Faktör Analizi" ile "Kümeleme Analizi"; "Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (BMKP)"nın belirlediği eğitim-işgücü-sağlık ana göstergeleri ile ana göstergelerin 27 alt değişkeni; "Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)" web sitesi ve kurum personellerinden edinilen 2006-2010, 2011-2015, 2016-2019 dönem verileri ile değerlerin ortalamaları kullanılmıştır. Ortalama değerlere "Sosyal bilimler için istatistik programı (SPSS) 22" istatistik paket programı"nda, 'Keşfedici Faktör Analizi' uygulandığında: 2006-2010 döneminde, iki eğitim, bir işgücü, iki sağlık; 2011-2015 döneminde, iki eğitim, bir işgücü, üç sağlık; 2016-2019 döneminde, bir eğitim, bir işgücü faktörüne ulaşılmıştır. Faktörlerin değişkenlere çevrilmesiyle bulunan yeni değerlere, 'Hiyerarşik Kümeleme Yöntemi' uygulandığında: 2006-2010 dönemi eğitim göstergesinde 4, işgücü göstergesinde 4, sağlık göstergesinde 4; 2011-2015 dönemi eğitim göstergesinde 4, işgücü göstergesinde 4, sağlık göstergesinde 4; 2016-2019 dönemi eğitim göstergesinde 4, işgücü göstergesinde 4 küme oluşturulmuştur. Araştırma sonucunda: 2006-2010 dönemi kümelerinde hemen her bölgeden illerin birarada bulunduğu, sadece sağlık göstergesi ikinci kümesinde İstanbul'un tek başına olduğu; 2011-2015 dönemi kümelerinde hemen her bölgeden illerin birarada bulunduğu, ancak eğitim göstergesi dördüncü kümesinde Kırıkkale'nin ve sağlık göstergesi dördüncü kümesinde Ankara ilinin tek başına olduğu; 2016-2019 dönemi eğitim ve işgücü göstergeleri kümelerinde hemen her bölgeden illerin birarada bulunduğu, eğitim göstergesi dördüncü kümesinde İstanbul'un ve işgücü göstergesi dördüncü kümesinde Doğu Anadolu Bölgesi'nden 4 ilin yer aldığı görülmüştür. Dönem kümelerinin çoğunda farklı bölge illeri birarada olduğu için kümeler adlandırılamamıştır. Dönem faktör analizi sonuçlarında sağlık faktörü çıkmadığı için sağlık göstergesi kümeleme analizi yapılamamıştır.

Beşeri sermayeFaktör analiziKümeleme analizi+1
Melike Demirci
Osmaniye Korkut Ata University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
DoktoraAçık ErişimEN

Smart beta approach of index base investing and the factor investing phenomenon-The Turkish case

Traditional Capital Asset Pricing Model (CAPM) tests use a cap-weighted equity market portfolio as the market proxy for the CAPM market portfolio. A majority of these tests have found that either the CAPM relationship does not hold (a true failing of the model), or the equity market portfolio is not a good proxy of the CAPM market portfolio. Consequently, these empirical findings directly challenge the mean-variance optimality of the market portfolio. As cap-weighted indexes bear a natural bias towards large-cap and overpriced stocks, they have relatively limited exposure to underpriced (i.e., value) stocks. Many index-based techniques have been introduced in recent years to overcome this bias and unlock the potential for value investing, like smart(alternative) beta index investing and factor investing. This study challenges CAPM's original conviction that a passive investor/manager can do no better than holding a market portfolio in the Turkish equity market context. According to CAPM, generating a positive alpha (abnormal positive return) through an active investment strategy is not possible, and any such achievement should be attributed to the chance factor. We challenge this conviction and use Arnott, Hsu, and Moore's (2005) fundamental indexation (also referred to as smart or alternative) beta indexing) methodology and Ang, Goetzmann, and Schaefer's (2009) Factor Investing approach (adapted from MSCI-Foundations of Factor Investing (2013)) alternatively. Using these alternative methodologies we tested whether a positive Jensen's alpha generation is possible through the introduction of these new risk factors. This analysis was limited to the Turkish equity market.

Smart betaIntelligent systemsİstanbul Stock Exchange+5
Ali Nezih Akyol
Boğaziçi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimTR

Doğrudan dış yatırım yapan Türkiye kökenli firmaların eski Yugoslavya Cumhuriyetlerindeki faaliyetlerini etkileyen faktörlerin analizi: Bosna Hersek örneği

Günümüzde yaşanan küreselleşme süreci nedeniyle hem uluslararası mal akımları hem de uluslararası sermaye akımları açısından ülkeler daha fazla birbirlerine bağımlı hale gelmişlerdir. Gerek gelişmiş ülkeler gerekse gelişmekte olan ülkeler mali piyasalar üzerindeki kısıtlamaları kaldırarak dünya piyasaları ile entegrasyona gitmek istemekte ancak bu durumda uluslararası bir denetime tabi olmadan ülkeye giren ve çıkan yabancı fonlardan dolayı mali krizlere yenik düşmektedir. Bu yüzden uluslararası sermaye akımları içinde doğrudan dış yatırımlar ekonomik kalkınma için tercih edilmektedir.Bu çalışmanın amacı, doğrudan dış yatırım yapan firmaların faaliyetlerini etkileyen faktörlerin Türkiye kökenli firmaların Eski Yugoslavya Cumhuriyetlerindeki faaliyetlerini ne derece etkilediğini ortaya koymaktır. Bu kapsamda, önceden belirlenen faktörlerin Türkiye kökenli firmaların doğrudan dış yatırımlarını etkileme durumlarını analiz etmek maksadıyla bir anket formu hazırlanarak Bosna Hersek'te faaliyet gösteren firmalara uygulanmıştır. Araştırma kapsamında uygulanan anket formları ile firma sahiplerinin, kültürel faktörler, endüstriyel faktörler, girişimcilik ile ilgili faktörler, karşılaşılan zorluklar ile ilgili faktörler, beklentilerin karşılanma düzeylerine ait faktörler, karşılaşılan sorunların çözüm yollarına ilişkin faktörler, politik faktörler ve doğrudan dış yatırımı etkileyen genel faktörler hakkındaki görüşlerinden yararlanılarak bir faktör analizi yapılmış ve analiz sonuçları yorumlanmıştır.

Bosna-HersekDoğrudan yabancı sermaye yatırımlarıFaktör analizi
A. Emin Serin
İnönü University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2008
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Hava trafik kontrol hizmetlerinde iç müşteri memnuniyetinin belirlenmesi

Bir taşımacılık çeşidi olarak havayolu taşımacılığı her geçen gün daha popüler bir hale gelmektedir. Bu sebeple hava trafiği sürekli artış göstermektedir. Artan trafiğe karşı alınan önlemlerin gerçekçi, uygulanabilir ve sorunu kökten çözebilecek türden olması gerekmektedir. Bu yüzden sadece personel sayısını artırmak, ek ekipman almak oluşması muhtemel problemleri çözmede yeterli olmayacaktır. Bunların yanında çalışanların memnuniyetlerinin de yakından takip edilmesi gerekmektedir. Hava trafik kontrolörleri hava trafik kontrol hizmetini doğrudan verdiklerinden bir insan faktörü olarak memnuniyetleri yaptıkları işi etkilemektedir. Bu çalışmada hava trafik kontrolörlerinin iç müşteri olarak memnuniyetlerinin belirlenmesi hedeflenmiştir. Bu amaçla içsel faaliyetler üzerine odaklanan INTQUAL ölçeğinden faydalanılmıştır. Türkiye'deki üç farklı uluslararası havalimanında görev yapan hava trafik kontrolörleri üzerinde çalışma yapılmış ve memnun olmadıkları bazı noktalar tespit edilmiştir. Elde edilen verilere faktör analizi yapılmış ve 4 boyuta indirgenmiştir. Çalışma sonunda, tespit edilen problemlere çözüm önerileri de yer almaktadır.

Faktör analiziHava trafik kontrolörüHava trafik yönetimi+3
Ahmet Veral
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Anadolu Üniversitesi ÖYP araştırma görevlilerinin memnuniyetinin incelenmesi

Bu çalışmada Anadolu Üniversitesi Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı (ÖYP) araştırma görevlilerinin memnuniyeti ikili lojistik regresyon analizi, yaşam doyumu ile memnuniyet arasındaki ilişki ise korelasyon analizi ile incelenmiştir. ÖYP, Türkiye'nin artan öğretim üyesi ihtiyacını karşılamak üzere 2002 yılından itibaren uygulanan ve 2025 yılına kadar sürmesi beklenen bir programdır. Programa dâhil olan araştırma görevlilerinin memnuniyetini ve yaşam doyumlarını inceleyen bir çalışma bulunmaması konunun özgünlüğünü sağlamaktadır. Çalışmada, ÖYP araştırma görevlilerinin Anadolu Üniversitesi'nden genel memnuniyeti, akademisyen memnuniyet ölçeği ve demografik sorular kullanılarak araştırılmıştır. Akademisyen memnuniyet ölçeğinin fazla sayıda madde içermesi nedeniyle, açıklayıcı faktör analizi uygulanarak boyut indirgemesi yapılmış ve memnuniyeti ölçen sekiz faktöre ulaşılmıştır. Elde edilen faktörler ve demografik değişkenlerle Anadolu Üniversitesi ÖYP araştırma görevlilerinin memnuniyeti ikili lojistik regresyon analiziyle incelenmiştir. İşe yönelik tutum, kurumun algılanan saygınlığı, akademik çalışma imkânı, kurumun bilimsel araştırmalara verdiği destek ile lisans mezuniyetinin, Anadolu Üniversitesi ÖYP araştırma görevlilerinin memnuniyeti üzerinde anlamlı etkiye sahip olduğu görülmüştür. Yaşam doyumu ile memnuniyet arasındaki ilişki korelasyon analizi ile incelenmiş, iki değişken arasında düşük kuvvette pozitif yönde anlamlı ilişki olduğu tespit edilmiştir. ÖYP araştırma görevlilerinin memnuniyetlerinden yaşam doyumlarına taşma varsayımının gerçekleştiği ortaya konulmuştur. Anahtar Kelimeler: ÖYP araştırma görevliliği, Akademisyen memnuniyeti, Yaşam doyumu, Faktör analizi, Lojistik regresyon analizi.

Anadolu ÜniversitesiAraştırma görevlileriFaktör analizi+5
Ahmet Aytekin
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Avrupa ve Asya ülkelerinin insani gelişmişlik düzeylerinin çok değişkenli istatistiksel tekniklerle incelenmesi

İnsanı ve yaşadığı toplumun gelişmişliğini ekonomik göstergelerle tanımlamaya ve ölçemeye çalışan görüşün ardından Amartya Sen'in katkılarıyla ortaya çıkan ve insani kalkınmanın merkezine koyan insani gelişim endeksi, bugün gelişmişliğin önemli göstergelerinden biri olarak görülmektedir. Fakat insani gelişim göstergesi de içerdiği değişkenler açısından yeterli bulunmamakta ve eleştirilere maruz kalmaktadır. Bu bağlamda sosyal, kültürel, demografik, bilimsel vb. değişkenler içeren farklı değişken setleri ile ülkelerin gelişmişlik düzeyleri hesaplanmaya çalışılmaktadır. Bu çalışmada, ülkelerin insani gelişmişlik düzeylerini çok değişkenli istatistiksel yöntemlerle incelemek ve karşılaştırmak amacıyla Avrupa ve Asya ülkelerinden 52 ülke ve 14 değişken seçilerek veri setine faktör analizi ve kümeleme analizi uygulanmıştır. Faktör analizi sonucu oluşan yeni göstergelere göre ülkelerin faktör skor yükleri hesaplanarak ülkeler sıralamaya alınmıştır. Daha sonra ülkeler hiyerarşik olmayan kümeleme yöntemlerinde k-ortalamalar tekniğine göre kümelere atanmış ve hesaplanan insani gelişim endeksi performanslarıyla sonuçlar karşılaştırılmıştır. Çalışma sonucunda faktör analizi ve kümeleme analizi sonuçlarının birbirini desteklemediği ve insani gelişim endeksi performansıyla benzerlik açısından faktör sonuçlarının daha güçlü olduğu tespit edilmiştir.

AsyaAsya ülkeleriAvrupa+7
Merve Akdağ
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Özkaynak değişim tablosunun içerik analizi ve BIST-100 şirketlerinde bir araştırma

Özkaynak değişim tablosu, belli bir dönemin özkaynak kalemlerinde meydana gelen değişmeleri toplu olarak gösteren finansal tablodur. Özkaynak değişim tablosunun içerik analizi ile birlikte özkaynak bileşenlerinde cari ve önceki dönem itibariyle meydana gelen değişmeler ve bu değişmeleri etkileyen faktörler açıklanmaktadır. Böylelikle işletme ile ilgilenen bilgi kullanıcılarına faydalı bilgiler sunularak daha doğru karar almaları sağlanmaktadır. Bu bağlamda çalışmada, işletmelerin özkaynak yapılarını oluşturan bileşenlerde meydana gelen değişmeler ve nedenleri ile bunlar üzerinde etkisi olan faktörler araştırılmaktadır. Bu amaç doğrultusunda Borsa İstanbul 100 (BİST-100) endeksinde işlem gören farklı sektörlerden 37 şirketin 2017 yıllarına ait verileri kullanılmıştır. Araştırmada, bağımlı değişken olarak; ödenmiş sermaye, dönem net karı, otofinansman oranı, toplam özkaynaklar yer alırken bağımsız değişken olarak; net satışlar, çalışan sayısı, işletme yaşı, borç / özkaynak oranı, aktif büyüklük, hisse başına kar payı ve faaliyet karı kullanılmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkinin incelenmesinde çoklu regresyon analizi yöntemi kullanılarak faktör analizi gerçekleştirilmiştir. 2017 yılı için gerçekleştirilen dikey analiz sonucunda işletmelerin özkaynaklarının otofinansman ağırlıklı olduğu ve otofinansman kaynakları arasında ise dönem net karı, geçmiş yıl karları ve gerçekleşmemiş gelir ve giderlerin ağırlıklı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Faktör analizi sonucunda elde edilen verilere göre ise özkaynak yapısını etkileyen en önemli faktörün aktif büyüklük olduğu gözlemlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Özkaynak, Özkaynak Değişim Tablosu, Otofinansman, Borsa İstanbul, Dikey Analiz, Faktör Analizi

Borsa İstanbulDeğişimDeğişim analizi+7
Funda Özbek
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Örgütsel özdeşleşmenin kurumsal itibar üzerindeki etkisi

İnsanlar kendilerini genellikle belirli grup üyelikleri açısından tanımlarlar. Kendilerini bir ülke, cinsiyet, takım ve organizasyonun bir parçası olarak görmeye dayalı sosyal kimlikleri mevcut hayatta yaygındır. Buna karşın, bu grupların da hayatta kalmaları üyelerine bağlıdır. Çalışanların tutum ve davranışları kuruluşlar için son derece önemlidir. Olumlu bakma yoluyla olumlu görme ve düşünme yaklaşımı olarak isimlendirilen pozitif psikoloji çerçevesinde "örgütsel özdeşleşme'', bireyin üyesi olduğu örgütün değerlerini, hedeflerini ve varlıklarını kendi değerleri, hedefleri ve varlıkları gibi benimseyerek kendini örgüt bünyesinde kimliklendirmesidir. Bu tez, örgütsel özdeşleşmenin önemi kavrayabilmek ve kurumsal itibar üzerindeki etkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Ampirik çalışma üç aşamada gerçekleştirilmiştir. İlk aşamada, örgütsel özdeşleşme kavramının gelişimi, önemi, içerdiği boyutlar, literatürdeki yeri, literatürde örgütsel özdeşleşme üzerinde etkili olan sosyo ekonomik veya demografik özellikler ve ölçüm yöntemlerine yer verilmiştir. İkinci aşama, kurumsal itibar kavramının oluşuma etki eden unsurlar, kurumsal itibarı oluşturan temel bileşenler, ölçüm yöntemleri ayrıntılı bir şekilde açıklanmıştır. Üçüncü aşamada kurumsal itibar ve örgütsel özdeşleşmeyi belirlemek ve aralarındaki ilişkiyi ampirik olarak test etmek için bir uygulama gerçekleştirilmiştir. Örgütsel Özdeşleşmenin Kurumsal İtibar Üzerindeki Etkisi üzerine analizinde birincil veri toplama yöntemi olan anket uygulamasına başvurulmuş olup, araştırmalar toplanan nitel ve nicel veriler içermektedir. Anketteki maddelerin yapı geçerliliğinin bulunup bulunmadığını araştırmak amacıyla faktör analizi uygulanmıştır. Faktör analizi sonucunda elde edilen boyutlar arasında ilişkinin tespiti için korelasyon analizine başvurulmuştur. Korelasyon analizi sonucunda elde edilen ön bilgiler doğrultusunda hipotezlerin testi için doğrusal regresyon analizlerine başvurulmuştur. Faktör analizi sonucunda belirlenen faktörlerin katılımcıların yaş, cinsiyet, eğitim gibi demografik özelliklerinin yanı sıra bulundukları kurumdaki statülerine ve çalışma sürelerine göre farklılık gösterip göstermediğini belirlemek amacıyla bağımsız örneklem t testi ve ANOVA testi uygulanmış olup, çalışmada yürütülen analizlerde SPSS 18 paket programından yararlanılmıştır. Bulgular, örgütsel özdeşleşmenin kurumsal itibar üzerinde etkisi olduğunu göstermektedir. Bulgular, örgütsel özdeşleşme literatürüne yeni bir bakış açısı getirmenin yanı sıra mevcut literatürü desteklemektedir. Örgütsel özdeşleşme kurumsal itibar yönetiminin bir parçası olarak yöneticiler için de rehberlik sağlanmaktadır. Anahtar kelimeler: Faktör analizi, Örgüt, Ögütsel özdeşleşme, Kurumsal itibar

Faktör analiziKurumsal itibarÖrgütsel özdeşleşme
Serdar Seven
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Doğancı baraj gölü (Bursa) fitoplanktonu ve trofik seviyesinin belirlenmesi

Bu çalışmada Doğancı Baraj Gölü'nden Ocak 2018-Kasım 2018 tarihleri arasında alınan örneklerde bazı fiziko-kimyasal, ve ağır metal analizleri ile fitoplankton teşhis ve sayımları gerçekleştirilmiştir. Doğancı Baraj Gölü'nün trofik seviyesi belirlenmiştir. Doğancı Baraj Gölü su kalitesi ayrıca İçme Suyu Temin Edilen Suların Kalitesi ve Arıtılması Hakkında Yönetmelik kriterlerine göre değerlendirilmiştir. Barajın su kalitesi 1.sınıf su kalitesinde çıkmıştır. Doğancı Baraj Gölü fitoplanktonunda Cyanobacteria'ya ait 14 takson (%17,72), Miozoa'ya ait 4 takson (%5,06), Ochrophyta'ya ait 1 takson (%1,27), Chlorophyta'ya ait 12 takson (%15,19), Charophyta'ya ait 4 takson (%5,06), Bacillariophyta'ya ait 44 takson (%55,70) olmak üzere toplam 79 takson tespit edilmiştir. Doğancı Baraj Gölü'nde tüm çalışma dönemi boyunca her mevsim yayılım gösteren türler Asterionella formosa, Stephanocyclus meneghinianus, Fragilaria crotonensis, Mougeotia sp., Nitzschia acicularis, Planktothrix rubescens, Ulnaria delicatissima ve Ulnaria danica'dır. Doğancı Baraj Gölü'nde en yüksek toplam organizma yoğunluğu 1 825 685 org/L ile Ekim ayında, en düşük toplam organizma yoğunluğu ise 54 org/L ile Ocak ayında görülmüştür. Yapılan siyanotoksin analizleri sonucunda baraj suyunda toksin tespit edilmemiştir. Ancak Dolichospermum planctonicum ve Planktothrix rubescens'in toksin üretme potansiyeli olması nedeniyle baraj gölünün sürekli takip edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Doğancı Baraj Gölü trofik seviyesi Carlson (1977)'un Trofik Seviye İndeksi (TSI) değerlerine göre hesaplanmıştır. TSI(CHL) değerlerine göre Doğancı Baraj Gölü'nün mezotrofik karakterde olduğu görülürken, TSI(TN) değerlerine göre oligotrofik karakterde olduğu tespit edilmiştir. Doğancı baraj gölü suyunda hangi çevresel değişkenlerin önemli olduğunu ortaya koymak için uygulanan açıklayıcı faktör analizi (AFA) sonuçlarına göre veri kümesinde toplam varyansın % 80,752'sini açıklayan üç faktör yükü belirlenmiştir. İlk faktör yükünün havzanın jeolojik yapısı ve iklimsel faktörler ile ilişkili olduğu belirlenmiştir. İkinci ve üçüncü faktör yüklerinde jeolojik yapının yanı sıra besin tuzu, askıda katı madde ve fitoplanktonun önemli olduğu görülmektedir. Türler ile çevresel değişkenler arasındaki ilişkiyi belirlemek için uygulanan redundancy analizi sonucuna göre hacim (p= 0,002; F= 5,77), pH (p= 0,002; F= 5,73), giren su (p= 0,002; F= 5,29), buharlaşma (p= 0,002; F= 2,65), su sıcaklığı (p= 0,004; F= 2,40), nitrat (p= 0,040; F= 1,58) ve magnezyum'un (p= 0,048; F= 1,65) anlamlı olduğu tespit edilmiştir.

Doğancı BarajıFaktör analiziFitoplanktonlar+3
Sevil Atak
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlköğretim II. kademe öğrencilerinin internete yönelik bağımlılık gösterme eğilimlerinin araştırılması

Bağımlılık ve türleri deyince akla ilk gelenler arasında kumar,uyuşturucu ve sigara bağımlılığı gelmektedir oysaki bilimsel ve teknolojik gelişmelerin hızla artması ve aynı hızla hayatımıza girmesi bilgisayar,cep telefonu ve internet teknolojilerinin yaşamımızdaki yeri vazgeçilmez hale gelmiştir. Dolayısıyla teknolojinin yaygınlaşmasıyla farklı türlerde bağımlılıklar görülmektedir.İnternet bağımlılığı bunlardan birisidir. Belirli bir yaş grubunu veya cinsiyeti kapsamaz. Herkese hitap edebilir türdendir. Fakat internet bağımlılığı diğer bağımlılık türlerine göre daha erken yaşlarda gözlemlenmiştir. İnternet Bağımlılığının güncel bir konu olması sebebiyle tercih ettiğimiz bu çalışmada,ilköğretim öğrencilerinin internet bağımlısı olması veya olmaması bağımlı değişken olarak görülmüştür. İlköğretim öğrencilerinin internet bağımlısı olmasına neden olabilecek faktörlere İkili ve Çoklu lojistik regresyon analizi uygulanmıştır. Çalışmanın amacı,ankete gönüllü olarak katılan ilköğretim seviyesindeki öğrencilerinin internet bağımlısı olması veya olmamasında etkili olan faktörleri ve bunların etkilerini SPSS programında İkili ve Çoklu lojistik regresyon analizi ile tespit etmektir.Bağımsız değişken olarak ilköğretim öğrencilerine yönelik sorulan demografik sorular ve internet bağımlılık ölçeğidir. Anahtar sözcükler: İkili ve Çoklu Lojistik Regresyon, Faktör Analizi, İnternet, İnternet bağımlılığı, Spss

BağımlılıkFaktör analiziOrtaokul öğrencileri+6
Begüm Hamarat
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Customer satisfaction at participation banks: A research on independent accountant financial advisors in Gaziantep

This thesis study has been prepared to reveal the customer satisfaction of participation banks, defining the service quality of participation banks, trust in the personnel and satisfaction with the personnel, and the physical characteristics of the bank branch. The sample of the research consists of people who are Independent Accountant and Financial Advisor (SMMM) in Gaziantep and are also customers of participation banks. It is known that people recommend the products they use and the services they receive to their environment and these recommendations usually have a positive effect on people. It is obvious that these recommendations are the result of customer satisfaction. We preferred Independent Accountant Financial Advisors as sample in our survey, which we tried to measure participation bank customer satisfaction. Because they work with plenty of people from many different sectors. These people are business owners and they earn money. Since Independent Accountant Financial Advisors are a reliable group to affect these people from many different sectors. Independent Accountant Financial Advisors are a clear sample for this study. It is one of the important occupational patterns of commercial life. It is a homogeneous group. Since the opinions of accountants reflect the perspective of business life, it is expected that this study will contribute positively to banking sector. In this way, we foresee that it will be helpful to increase the number of participation bank customers. The survey application was completed online and directly by visiting the Independent Accountant Financial Advisor offices through individual communication. Within the scope of the study, a survey was conducted with 153 independent accountants and financial advisors who are customers of participation banks in Gaziantep, the results obtained were evaluated and inferences were made about participation banking customer satisfaction. Data that are obtained from surveys was analyzed. During the analyses, reliability analysis, frequency, Kaiser-Meyer-Olkin (KMO) independent sample t- tests and one- way ANOVA tests were performed. In this study, it was detected that according to the variables of working time with the participation bank, a significant difference was found between the speed of cashier and transaction speed and the service (provided) and convenience. Keywords: Participation Banking, Independent Accountant Financial Advisor, Customer Satisfaction, Participation Banking Customer Satisfaction, Factor Analysis, Anova Test

Anova testBanking sectorBanks+7
Şeyho Bozkuş
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlkokul öğrencileri için kapsamlı bir zorbalık ölçeği geliştirme çalışması

Bu araştırmanın amacı, ilkokul öğrencilerinin zorbalık yapma ve zorbalığa maruz kalma davranışlarını çok boyutlu olarak ölçmeye yönelik geçerliği ve güvenirliği test edilmiş bir ölçek geliştirmektir. Ölçek akran zorbalığı ve siber zorbalık davranışlarını bir arada bulundurmasıyla ulusal literatürde ilk olma özelliği taşımaktadır. Ölçeğin geçerlik çalışmaları doğrultusunda ilk olarak kapsam geçerliği için uzman görüşlerine başvurulmuştur. Kapsam geçerliği sağlandıktan sonra yapı geçerliğine yönelik Açımlayıcı Faktör Analizi (AFA) ve Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA) yapılmıştır. AFA grubunun verileri Gaziantep'te 3.ve 4. sınıflarda öğrenim gören toplam 450 ilkokul öğrencisinden toplanmıştır. Zorbalık ve mağduriyet alt maddelerine yapılan iki ayrı AFA sonucunda ölçeğin tek faktörlü yapıda ve faktör yük değeri 0.32 ve üzeri olan 33 maddeden oluştuğu bulunmuştur. DFA grubunun verileri yine Gaziantep'te ilkokullarda 3. ve 4. sınıflarda öğrenim gören toplam 594 öğrenciden elde edilmiştir. Veri toplama aracı olarak AFA sonucunda elde edilen 33 maddeli ölçek kullanılmıştır. Otuz üç madde ve tek faktör yapısından oluşan zorbalık ve mağduriyet modelleri ayrı ayrı doğrulayıcı faktör analizi ile test edilmiştir. Doğrulayıcı faktör analizi sonucunda test edilen zorbalık ve mağduriyet modellerinin kabul edilebilir uyum değerlerine sahip oldukları bulunmuştur. Ölçeğin güvenirliği için hem AFA hem DFA grubunda zorbalık ve mağduriyet maddelerinin iç tutarlık katsayısı hesaplanmıştır. AFA grubuna ait zorbalık maddelerinin iç tutarlık katsayısı 0.91, mağduriyet maddelerinin iç tutarlık katsayısı 0.93 olarak bulunmuştur. DFA grubuna ait zorbalık maddelerinin iç tutarlık katsayısı 0.92, mağduriyet maddelerinin iç tutarlık katsayısı 0.94 olarak bulunmuştur. Elde edilen bulgular, İlkokul Öğrencileri İçin Kapsamlı Zorbalık Ölçeği'nin geçerli ve güvenilir bir ölçüm aracı olduğunu göstermektedir. Ölçeğin maddeleri düz puanlanmaktadır. Ölçekten alınacak en düşük puan 33, en yüksek puan ise 99'dur. Puanlar arttıkça öğrencilerin zorba ve mağdur olma düzeyleri de artmaktadır. İlkokul Öğrencileri İçin Kapsamlı Zorbalık Ölçeği, ilkokul döneminde zorbalık davranışlarını ölçmeye yönelik olarak ilkokul öğretmenleri, okul psikolojik danışmanları ve ilkokul döneminde zorbalık konusunda çalışmalar yapacak araştırmacılar tarafından kullanılabilir. Anahtar Sözcükler: Akran zorbalığı, siber zorbalık, ilkokul öğrencileri, geçerlik ve güvenirlik

Faktör analiziZorbalıkÖlçek geliştirme+2
Hasan Tezcan
Gaziantep University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00

İlgili konular