Self perception

83 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Özel eğitim gruplamasının üstün yetenekli öğrencilerin akademik benlik algıları üzerindeki etkisi

Üstün yetenekli öğrencilerin akademik benlik algılarının eğitim aldıkları grubun ortalama başarısından etkilendiği iddia edilmektedir. Bu iddiayı Marsh ve Parker (1984) büyük balık küçük gölet etkisi (BKG) adını verdikleri kuram ile savunmaktadırlar. Bu kurama göre yetenek düzeyi aynı olan öğrenciler, ortalama başarısı düşük olan okullarda daha yüksek akademik benlik algısına, ortalama başarısı yüksek olan okullarda ise daha düşük akademik benlik algısına sahiptirler. Bu araştırmada üstün yetenekli öğrencilerde BKG incelenmiştir. Araştırma, Anadolu Üniversitesi bünyesinde yer alan Üstün Yetenekliler Eğitim Programları (ÜYEP)'na 2015 yılı Bahar döneminde devam eden 46 ortaokul öğrencisi ile gerçekleştirilmiştir. ÜYEP, üstün yetenekli öğrenciler için matematik ve fen bilimleri derslerinde hızlandırma ve zenginleştirmeyi birlikte gerçekleştiren bir eğitim programıdır. Öğrencilerin program öncesi akademik benlik algı düzeyi ile program sonrası düzeyi arasındaki farkı saptamak amacıyla Akademik Benlik Algısı Ölçeği (ABAÖ) öntest-sontest modeliyle uygulanarak veri toplanmıştır. Elde edilen veriler karma desenli ANOVA ile karşılaştırılmıştır. Yapılan analiz sonucunda eğitimde gruplamanın üstün yetenekli öğrencilerin akademik benlik algılarında anlamlı bir etkisi olmadığı saptanmıştır. Anahtar Sözcükler: Akademik benlik algısı, Gruplama, Özel eğitim, Üstün yetenekliler

Akademik benlikBenlik algısıGrup eğitimi+4
Fatih Tokmak
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de kadın futbol liglerinde mücadele eden sporcuların saldırganlık ve sosyal karşılaştırma düzeylerinin incelenmesi

Bu çalışma, 2015-2016 sezonunda "Türkiye Kadın Futbol Liglerinde Mücadele Eden Sporcuların Saldırganlık ve Sosyal Karşılaştırma Düzeylerinin İncelenmesi", amacıyla yapılmıştır. Çalışma evrenini 2015-2016 sezonunda Kadın Futbol 1. Lig, 2. Lig ve 3. Ligde mücadele eden takımlardan 244 sporcu oluşturmuştur. Çalışmada veri toplama aracı olarak kullanılan anket 3 bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde katılımcıların kişisel bilgilerinin belirlenmesi için kişisel bilgi formu yer almaktadır. İkinci bölümde sosyal karşılaştırma, üçüncü bölümde ise saldırganlık ölçeği yer almaktadır. Elde edilen verilerin değerlendirilmesi için SPSS 20 Windows paket programı kullanılmıştır. Katılımcıların saldırganlık ve sosyal karşılaştırma puanlarının kadın futbolcuların bireysel ve ailesel faktörlerine göre değişip değişmediğini belirlemek amacıyla T testi ANOVA ve MANOVA analizlerine yer verilmiştir. Elde edilen anlamlı farklılıkların hangi gruplar arasında kaynaklandığını belirlemek amacıyla tamamlayıcı hesaplardan TUKEY testi kullanılmıştır. Çalışmada anlamlılık düzeyi P<0,5 olarak alınmıştır. Yapılan istatistiksel analizler sonucunda sporcuların saldırganlık ve sosyal karşılaştırma puanları ile bireysel ve ailesel faktörleri arasında anlamlı bir ilişkiye rastlanmamıştır (p>0,05). Buna ek olarak; annenin eğitimi ve ailenin geliri ile sporcuların saldırganlık puanları arasında istatistiksel açıdan fark vardır. (P<0,001) Sonuç olarak; kadın futbolcularda ailesel faktörlerden annenin eğitimi ve aile geliri saldırganlık puanlarına etki etmekte, anne eğitimi yükseldikçe ve ailenin geliri arttıkça sporcuların saldırganlık düzeyleri artmaktadır.

Benlik algısıFutbolFutbolcular+6
Pelin Aydın
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Health Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Adölesan Voleybolculara uygulanan yapılandırılmış grup müdahalesinin yeme tutumu, depresyon düzeyi, beden algısı ve benlik saygısı üzerine etkisi

Yeme bozuklukları, yeme davranışının ciddi düzeyde bozulduğu psikiyatrik rahatsızlıklardır. Bu çalışmanın amacı; sporcularda sıkça karşılaşılan yeme davranışı bozukluklarının, birey merkezli grupla psikolojik danışma ve beslenme odaklı psikoeğitim çalışmasının terapötik etkilerinden yararlanılarak azaltılmasıdır. Bu araştırma, ön test- son test uygulamalı deney ve kontrol gruplarının kullanıldığı deneysel bir araştırma olarak tasarlanmıştır. Aynı ligde müsabakalara katılan toplam 24 adölesan kız voleybolcu (14-17 yaş) gönüllü olarak çalışmaya katılmıştır. Ön test uygulaması sonuçlarına göre seçkili olarak bir voleybol takımı kontrol (12 kişi), bir voleybol takımı da deney grubu (12 kişi) olarak belirlenmiştir. Deney grubunda yer alan 12 sporcuya 12 oturumdan oluşan 'Yeme Bozuklukları Müdahale Programı' uygulanmıştır. Kontrol grubundaki sporculara ise herhangi bir müdahalede bulunulmamıştır. Müdahale programını değerlendirmek amacıyla; Yeme Tutumu Testi (YTT), Hollanda Yeme Davranışı Anketi (DEBQ), Beck Depresyon Ölçeği (BDÖ), Beden Algısı Ölçeği (BAÖ), Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği (BSÖ) ön test ve son test olarak kullanılmıştır. Sporcuların genel vücut yapısını ve vücut yağ yüzdesini belirlemek amacıyla antropometrik ölçümleri alınmıştır. Ayrıca katılımcıların beslenme durumunun belirlenmesinde 24 saatlik 'Besin Tüketim Kayıt Formu' kullanılmıştır. Müdahale programı sonunda deney grubunun YTT, BDÖ ortalamalarında azalma olduğu, BAÖ puan ortalamalarında ise artış olduğu görülmüştür. Deney grubundaki sporcuların YTT, BDÖ ve BAÖ ön test ve son test puanları arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir fark olduğu bulunmuştur (p<0.05). Bununla birlikte; müdahale programı sonunda deney grubunun DEBQ ve BSÖ puanları, antropometrik ölçümleri, günlük ortalama enerji ve besin öğeleri tüketim miktarları arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir farka rastlanmamıştır (p>0.05). Herhangi bir müdahale uygulanmayan kontrol grubunun ise yağsız vücut kütlesi ve vücut yağ ağırlığı dışında, ön test- son test puanlarının tamamında istatistiksel açıdan anlamlı bir fark bulunmamıştır (p>0.05). Sonuç olarak, adölesan voleybolculara uygulanan yapılandırılmış müdahale programının, sporcuların yeme tutumu, depresyon düzeyi ve beden algısı üzerinde olumlu bir etkisinin olduğu bulunmuştur.

Benlik algısıBenlik saygısıBeslenme+7
Ebru Arslanoğlu
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Health Sciences
2015
00
Dentistry SpecialtyOpen AccessTR

Periodontoloji kliniğine başvuran hastalardaki estetik algının benlik saygısına etkisinin incelenmesi

Periodontal hastalıklar, periodontal destek dokuların yıkımı ile karakterize enflamatuar hastalıklardır. Hastalık özellikle ön bölgedeki dişleri etkilediğinde, estetik olumsuz etkilenebilmekte ve estetik memnuniyetsizlik bireyin kendine saygısında azalmalara sebep olabilmektedir. Çalışmamızın amacı kliniğimize başvuran, farklı periodontal hastalıklara sahip bireylerde estetik algı ve benlik saygısı düzeylerinin belirlenmesi ve birbirleriyle olan ilişkisinin incelenmesidir. Çalışmamıza 200 birey dahil edildi. Periodontal klinik durumlarını değerlendirip teşhis koymak amacıyla, plak indeksi (Pİ), gingival indeks (Gİ), sondlamada kanama indeksi (SKİ), sondlanabilir cep derinliği (SCD), klinik ataşman seviyesi, (KAS), çekilme derinliği (ÇD) ve mobilite ölçümleri yapıldı. Sonrasında demografik veriler, oral hijyen alışkanlıkları, periodontal estetik ve benlik saygısına ilişkin anket formları kaydedildi. Çalışma verilerinin istatistikel analizinde, Mann Whitney U, Kruskal Wallis, Ki-kare, Oneway-ANOVA ve Post Hoc LSD testleri uygulandı. Çalışmamızda, eğitim düzeyi ve yerleşim yerinin tüm skorlar, oral hijyen alışkanlıklarının PAPS skorları ve aylık gelir düzeyinin RBSÖ skorları üzerinde olumlu etkileri olduğu bulunurken, sigaranın PAPS-e skoru üzerinde olumsuz etkisinin olduğu bulundu. PAPS skorları en düşük periodontitis grubunda, en yüksek ise sağlıklı grupta gözlendi. Miller III gurubunda PAPS-e skoru, Miller I grubuna göre anlamlı derecede düşük bulundu. Mobilite varlığının PAPS skorlarını olumsuz etkilediği gözlendi. PAPS skorları ile ÇD ve ÜÇD dışındaki tüm klinik parametreler arasında negatif yönde, RBSÖ skoru ile sadece Pİ parametresi arasında pozif yönde anlamlı ilişki bulundu. PAPS ile RBSÖ skorları arasında negatif yönde anlamlı ilişki belirlendi. Çalışmamıza göre periodontal estetik memnuniyet artışının benlik saygısı artışı ile ilişki olduğu söylenebilir. Gelecekte tüm parametrelerinin ayrıntılı olarak değerlendirildiği ve hasta popülasyonunun geniş olduğu ileri çalışmalara ihtiyaç vardır.

Benlik algısıBenlik saygısıDental estetik+4
Deniz Duru
Gaziantep University
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Ulus ötesi göçe katılan Antakyalı ailelerde kadınların göç deneyimi ve kendilik algısı

Türkiye coğrafi konumu itibariyle göç süreçlerine tarih boyunca tanıklık etmiştir. Türkiye'den yurt dışına işgücü göçü 1960'lı yıllarda başlamıştır. Göç hareketlerine de daha çok erkek nüfus katılırken kadınların göç süreci ise düzensiz göçlerle ya da aile birleşimi yoluyla olmuştur. Bu çalışmada Hatay ili Antakya ilçesinden göçü deneyimleyen ailelerde eşleriyle göç etmeyip köken ülkede kalan kadınların deneyimlerine odaklanılmıştır. Çalışmada bulgular ulus ötesi göç kuramı bağlamında değerlendirilmiştir. Çalışmanın bulguları Hatay ili Antakya ilçesinde yaşayan eşi ulus ötesi göçe katılmış kendisi çocuklarıyla köken ülkede kalan 17 kadınla yapılan görüşmelere dayanmaktadır. Kadınlara kapalı ve açık uçlu sorulardan oluşan yarı yapılandırılmış görüşme formu esnek bir biçimde uygulanmıştır. Çalışmada köken ülkede çocuklarıyla kalan kadınların günlük yaşam deneyimleri, kamusal alana katılımı, aile içinde değişen ebeveynlik rolleri ve kadınların kendilik algılarına odaklanılmıştır. Çalışmanın sonucunda ise ulus ötesi göç deneyimlerinin aile içerisindeki rolleri de şekillendirdiği bu süreçte iletişim unsurunun ve gelişen teknolojinin önemli bir yere sahip olduğu saptanmıştır. Kadınların kamusal alandaki aktifliklerinin ise eşlerinin yokluğunda artma eğiliminde olduğu belirlenmiştir. Ebeveynlik rollerinin de şekillendiği ancak yine de büyük bir değişimin yaşanmadığı anlaşılmaktadır. Kadınların eşleri olmadan köken ülkede başarabildikleri doğrultusunda ise olumlu kendilik algıları olmuştur. Kadınların toplumsal cinsiyete dair algı ve kanaatlerin de farklılaştığı belirlenmiştir. Antakya ilçesinde yaşanan bu göçmenlik durumu kentte farklı bir iş kolu olarak devam etmektedir.

Aile içi ilişkilerAntalyaBenlik algısı+5
Yağmur Eski
Gaziantep University · Göç Enstitüsü
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Bilişsel davranışçı terapiye dayalı bireysel danışmanın çocukların depresyon düzeyleri olumsuz düşünceleri ve benlik algıları üzerine etkisinin incelenmesi

Araştırmanın genel amacı bilişsel davranışçı terapiye dayalı gerçekleştirilen bireysel danışmanın çocukların depresyon düzeyleri, olumsuz düşünceleri, benlik algıları üzerine etkisinin incelenmesidir. Çalışmada nicel ve nitel araştırma yöntemlerinin birlikte kullanıldığı karma araştırma kullanılmıştır. Çalışma grubu beşinci sınıf öğrencilerinden Çocuk Depresyon Envanterinden kesme puanın üzerinde puan alan ve alınma/dışlama kriterlerini sağlayan on beş çocuk seçilmiştir. Yansız atama ile deney, placebo, kontrol gruplarına atanan çocuklarla ön test, son test, izleme ölçümlü bir araştırma yapılmıştır. Deney grubundaki beş çocuk ile her oturumun ortalama 45 dk sürdüğü, haftada bir sıklıkta, toplam 10 hafta devam eden uygulama yapılmıştır. Seansların son on dakikası ebeveyn seansa katılmıştır. Çocuklar ile bilişsel davranışçı terapiye dayalı depresyon düzeylerini düşürmeye, olumsuz benlik algısı ve düşünce düzeylerini azaltmaya yönelik bireysel görüşme yapılırken; ebeveynler ile süreç hakkında bilgilendirme, seans dışında çocuğa destek, takip amaçlı görüşmeler yapılmıştır. Plasebo grubundaki beş öğrenci ile müdahale içermeyen görüşmeler yapılmıştır. Kontrol grubundaki beş çocuk ile herhangi bir çalışma yapılmamıştır. Çalışmada nicel veri olarak Çocuk Depresyon Envanteri, Piers-Harris Çocuklarda Öz Kavram Ölçeği ve Çocukluktaki Olumsuz Düşünceleri Değerlendirme Ölçeği kullanılmıştır. Veriler ön-test, son-test ve dört ay sonra izleme ölçümü olarak alınmıştır. Nitel araştırma yöntemi için çocuklar ile yapılan görüşmelerin içerikleri ve uygulama sonrası araştırmacı tarafından hazırlanan, ebeveynlerden alınan yarı yapılandırılmış görüşme sorularına verilen yanıtlar kullanılmıştır. Araştırma sonucunda uygulamanın plasebo ve kontrol grupları ile karşılaştırıldığında çocukların depresyon düzeylerini düşürmede anlamlı bir etki yarattığı görülmüştür. Ayrıca uygulamanın çocukların olumsuz benlik algısı seviyesini ve düşünce düzeyilerini azalttığı sonucuna ulaşılmıştır. Çocukların görüşme içerikleri ve ebeveynlerden alınan geribildirimler incelendiğinde uygulamanın çocuklar üzerinde olumlu bir etki yarattığı görülmüştür.

Benlik algısıBilişsel davranış terapileriBireysel danışma+6
Ayşe Nur Katmer
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık meslek lisesi öğrencilerinin benlik algı düzeyleri ile empatik eğilim ve empatik beceri düzeyleri arasındaki ilişki

Bu araştırmada, Sağlık Meslek Lisesi öğrencilerinin empatik eğilim ve empatik beceri düzeyleri ile benlik algı düzeyleri, sınıf düzeyleri, mesleği tercih şekli ve bölüm değişkenleri arasında bir ilişki olup olmadığı incelenmiştir. Bu amaçla empatik eğilim düzeyleri ve empatik beceri düzeyleriyle ilgili olmak üzere iki grupta alt amaçlar geliştirilerek yanıt aranmıştır. Araştırmaya Diyarbakır ilinde bulunan D.Ü. Tıp Fakültesine bağlı Sağlık Meslek Lisesi'ne devam eden I. ve IV. sınıflardaki 150 öğrenci katılmıştır. Araştırmaya katılan tüm bireylere Kişisel Bilgi Formu ile birlikte Dökmen'in "Empatik Eğilim ölçeği" ve "Empatik Beceri ölçeği", ayrıca İnanç tarafından Türkçeye çevirisi yapılan "Offer Benlik İmajı Envanteri" uygulanmıştır. Araştırmanın amacı doğrultusunda, benlik algı yüksek ve düşük olanların empatik eğilim ve empatik beceri puan ortalamaları karşılaştırılmış, ortalamalar arasındaki farkın anlamlı olup olmadığı t testi ile sınanmıştır. Bulguların değerlen dirilmesinde anlamlılık düzeyi.05 olarak alınmıştır. Araştırma sonuçlarına göre benlik algı düzeyi düşük olan bireylerin empatik eğilim düzeyleri benlik algısı yüksek olanlara göre daha yüksek olduğu sonucuna varılmıştır. Laboratuvar bölümünde okuyan öğrencilerin hemşirelik bölümünde okuyan öğrencilere göre empatik beceri düzeylerinin daha yüksek olduğu bulunmuştur.

Benlik algısıEmpatik beceriEmpatik eğilim+7
Hüseyin Fazlı Ergül
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1995
00
Master'sOpen AccessTR

Bir tüketim unsuru olarak kitap: Bookstagram örneği

Tüketim insan hayatında her zaman var olan bir eylemdir. Ancak bu eylemin nasıl gerçekleştirildiği birçok kez inceleme konusu olmuştur. Çünkü değişen zamanla birlikte teknoloji gelişmiş ve tüketimin sergilendiği yeni sahalar oluşmuştur. Bu sahalardan biri olan instagram uygulaması günümüzde insanlara tükettikleri şeyleri ilgi çekici bir şekilde sunma imkanı vermiştir. Tüketim nesnesi olarak son dönemlerde kitaplar ön plana çıkmıştır. İnstagram hesabını bookstagram şeklinde kullanan kişilerin yaptıkları kitap paylaşımları bu araştırma içinde konu edinilmiş, gösterişçi tüketim ile benlik algıları anlaşılmaya çalışılmıştır. Bu bağlamda nitel araştırma yapılmış ve 15 kadın 15 erkek olmak üzere toplam 30 bookstagram kullanıcısı ile derinlemesine görüşme gerçekleştirilmiştir. Görüşmelerde yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Katılımcıların rızası ile görüşmeler esnasında ses kaydı alınmış ve görüşme sonrası deşifre edilmiştir. Deşifreler MAXQDA 2022 programı ile analiz edilmiş ve bulgulara ulaşılmıştır. Elde edilen bulgular arasında katılımcıların okuma alışkanlığı kazanmasında aile ve çevrenin önemli bir etkisi olduğu görülmüştür. Okudukları kitabın yayınevi, kapak tasarımı, popülerliği gibi çeşitli özelliklerinin o kitabı tercih etmelerinde sebep olarak karşımıza çıkmıştır. Katılımcılar kitap görsellerine önem verdiklerini, bu paylaşımlarda çeşitli ürünler kullandıklarını ve bunların yer yer gösterişçi tüketime kapı araladıklarını belirtmiştir. Aynı katılımcılar diğer bookstagram kullanıcılarını değerlendirdiğinde onların hem farklı bir benlik algısı yarattıklarını hem de gösterişçi tüketime daha fazla meyilli olduklarını söylemiştir. Bazı kadın ve erkek katılımcılar, diğer kadın kullanıcıların kendi bedenlerini ve kullandıkları kozmetik ürünleri kitap paylaşımlarında kullanarak farklı bir amaç güttüklerini ifade etmişlerdir. Amacı bilgi ve fayda vermek olan kitapların metalaşması araştırma kapsamında incelenmiştir. Anahtar kelimeler: Gösterişçi tüketim, benlik, kitap, sosyal medya, bookstagram

Benlik algısıBookstagramGösterişçi tüketim+3
Şeyda Dölek
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Meslek liselerinde görev yapan meslek dersi öğretmenleri ve kültür dersi öğretmenlerinin mesleki etkinlikler ve kişisel özellikler açısından kendilerini ve birbirlerini algılamaları

Bu araştırmada, meslek liselerinde görev yapan ?Meslek Dersi? ve ?Kültür Dersi? öğretmenlerinin mesleki etkinlikler ve kişisel özellikler açısından ?Meslek Dersi? ve ?Kültür Dersi? öğretmenlerini algılamaları incelenmiştir. Çalışmada ayrıca, bu algıların cinsiyet ve öğretmenlerin çalıştıkları meslek lisesi türüne göre farklı olup olmadığı araştırılmıştır.Araştırma, 2007-2008 eğitim-öğretim yılında Adana ili merkez ve Ceyhan ilçesinde bulunan 12 meslek lisesinde görev yapan 202'si kadın, 222'si erkek toplam 424 meslek dersi ve kültür dersi öğretmeni ile yapılmıştır. Öğretmenlerin mesleki etkinlikler ve kişisel özelliklerle ilgili kendilerine ve birbirlerine yönelik algıları, çalışma kapsamında geliştirilen ?Öğretmen Özellikleri Değerlendirme Ölçeği? ile ölçülmüştür. Elde edilen veriler, SPSS 11.5 istatistik programı kullanılarak analiz edilmiştir. Analizlerde, Faktör Analizi, Tek Yönlü Varyans Analizi ve t testi kullanılmıştır. Sonuçlar yorumlanırken 0.05 anlamlılık düzeyi ölçüt alınmıştır.Araştırma sonucunda, Kültür Dersi Öğretmenlerinin Meslek Dersi Öğretmenlerine göre ?Kültür Dersi Öğretmenlerine? yönelik olumlu kişisel ve olumlu mesleki algılarının daha yüksek; olumsuz kişisel ve olumsuz mesleki algılarının daha düşük olduğu bulunmuştur. ?Meslek Dersi Öğretmenlerine? ilişkin algılarda ise Meslek Dersi Öğretmenlerinin Kültür Dersi Öğretmenlerine göre olumlu özelliklerde daha yüksek algılara; olumsuz özelliklerde ise daha düşük algılara sahip olduğu soncuna ulaşılmıştır.Cinsiyete göre, kadın öğretmenlerin olumlu kişisel ve olumlu mesleki algılarının erkek öğretmenlere göre yüksek; olumsuz kişisel ve olumsuz mesleki algılarının erkek öğretmenlere göre düşük olduğu tespit edilmiştir.Meslek lisesi türüne göre, Endüstri Meslek Lisesinde çalışan Meslek Dersi Öğretmenlerinin ?Kültür Dersi Öğretmenlerini?, diğer meslek liselerinde çalışan Meslek Dersi Öğretmenlerine göre daha olumsuz algıladığı saptanmıştır. Ayrıca, İmam Hatip Lisesinde çalışan Kültür Dersi Öğretmenlerinin, ?Meslek Dersi Öğretmenlerine? yönelik olumsuz mesleki algılarının, Endüstri Meslek, Ticaret Meslek ve Sağlık Meslek liselerinde çalışan Kültür Dersi Öğretmenlerinin algılarından anlamlı şekilde düşük olduğu bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: Meslek Lisesi, Meslek Dersi Öğretmeni, Kültür Dersi Öğretmeni, Sosyal Algı, Mesleki Etkinlik, Kişisel Özellik.

Benlik algısıBranş öğretmenleriEtkinlik+7
Metin Kılıç
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Ergenlerde olumlu sosyal davranışları yordamada koruyucu faktörler ve bazı kişisel değişkenlerin rolü

Bu araştırmada 14?18 yaş aralığında bulunan öğrencilerde olumlu sosyal davranışların, koruyucu faktörler (kişisel inanç yapısı, kontrol düzeyi, uygun davranışlar, uygun davranışlar ile ilgili modeller ve sosyal destek) ve birtakım kişisel değişkenler (cinsiyet, yaş, anne baba eğitim düzeyi, ailenin gelir düzeyi) açısından incelenmesi amaçlanmıştır.Araştırma 9, 10 ve 11. sınıfa devam eden 571 lise öğrencisi ile gerçekleştirilmiştir. Öğrencilerin olumlu sosyal davranışlarına ilişkin veriler Carlo ve Randall (2002) tarafından geliştirilen ve Kumru (2004) tarafından uyarlanan ?Olumlu Sosyal Davranışlar Eğilimi Ölçeği?, koruyucu faktörlere ilişkin veriler (kişisel inanç yapısı, kontrol düzeyi, uygun davranışlar, uygun davranışlar ile ilgili modeller ve sosyal destek) Jessor, Turbin ve Costa (2004) tarafından geliştirilen ve Siyez (2006) tarafından uyarlanan ?Ergen Sağlığı ve Gelişimi Envanteri? nin ilgili alt ölçekleri, kişisel ve ailesel özelliklere ilişkin veriler araştırmacı tarafından hazırlanan ?Kişisel Bilgi Formu? kullanılarak elde edilmiştir. Verilerin analizinde Pearson Korelasyon Katsayısı, çoklu doğrusal regresyon analizi, parametrik olmayan testlerden Mann Whitney U Testi ve Kruskal Wallis H Testi kullanılmıştır.Araştırmanın bulgularına göre; ergenlerin kişisel inanç yapısına ilişkin olumlu benlik algıları, çevreden algıladıkları kontrol düzeyi, uygun davranışlar ve sosyal destek algıları arttıkça genel olumlu sosyal davranış eğilimlerinde artış olduğu görülmektedir.Ergenlerde; kişisel inanç yapısına ilişkin olumlu benlik algısı arttıkça kamusal olumlu sosyal davranış eğilimlerinin de arttığı; çevrelerinden algıladıkları kontrol düzeyi arttıkça ise kamusal olumlu sosyal davranış eğilimlerinin azaldığı görülmüştür. Kişisel inanç yapısına ilişkin olumlu benlik algısı, algılanan kontrol düzeyi, uygun davranışlar ve sosyal destek arttıkça ergenlerin duygusal olumlu sosyal davranış eğilimleri ve acil durumlarda olumlu sosyal davranış eğilimlerinin arttığı bulunmuştur. Özgeci olumlu sosyal davranışlara ilişkin bulgularda; ergenlerin kişisel inanç yapısına ilişkin olumlu benlik algısı ve çevrelerinde yer alan uygun modeller arttıkça özgeci olumlu sosyal davranış eğilimlerinin azaldığı görülmüştür. İtaatkâr olumlu sosyal davranışlar ve gizli olumlu sosyal davranışlara ilişkin bulgularda; kişisel inanç yapısına ilişkin benlik algısı, çevreden algılanan kontrol düzeyi ve sosyal destek algısı arttıkça itaatkâr olumlu sosyal davranış eğilimlerinin arttığı görülürken; ergenlerin kişisel inanç yapısına ilişkin benlik algısı, çevreden algıladıkları kontrol düzeyi ve uygun davranışları arttıkça gizli olumlu sosyal davranış eğilimlerinin arttığı görülmüştür.Bunun yanında kamusal olumlu sosyal davranış eğilimlerinin 13-15 yaş grubundaki ergenlerde 16-18 yaş grubundaki ergenlere göre daha fazla olduğu görülürken; özgeci olumlu sosyal davranışların 16-18 yaş grubundaki ergenlerde 13-15 yaş grubundaki ergenlere göre daha fazla sergilendiği bulunmuştur.Ayrıca; kamusal olumlu sosyal davranışların erkek ergenlerde kız ergenlere göre daha fazla görüldüğü bulunurken; kız öğrencilerin özgeci olumlu sosyal davranış eğilimleri ve itaatkâr olumlu sosyal davranış eğilimlerini erkek ergenlere göre daha fazla sergiledikleri bulunmuştur. Olumlu sosyal davranışlar toplam puanları dikkate alındığında kız ergenlerin erkek ergenlere göre olumlu sosyal davranış eğilimlerinin daha fazla olduğu belirlenmiştir.Anne-baba eğitim düzeyine ilişkin bulgularda; acil durumlarda olumlu sosyal davranışlarda yalnızca baba eğitimi açısından anlamlı bir farklılaşma olduğu; baba eğitim düzeyi yükseldikçe acil durumlarda olumlu sosyal davranış eğilimlerinin arttığı görülmüştür. Ailenin sosyo-ekonomik düzeyine ilişkin bulgularda ise; kamusal olumlu sosyal davranışlar ve özgeci olumlu sosyal davranışlarda orta sosyo-ekonomik düzeye sahip ailelerde yetişen ergenlerin bu davranışları diğer ergenlere göre daha fazla sergiledikleri bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: Ergenlik, olumlu sosyal davranışlar, koruyucu faktörler, kişisel inanç yapısı, kontrol düzeyi, uygun davranışlar, uygun davranışlar ile ilgili modeller, sosyal destek

Algılanan kontrolBenlik algısıErgenler+7
Zeynep Aydın Sünbül
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Spor yapan ve yapmayan çocukların fiziksel aktivite düzeylerinin belirlenmesi

Bu çalıĢmanın amacı sporcu ve sedanter yetiĢkinlerin fiziksel aktivite düzeyleri ile fiziksel uygunlukları arasındaki iliĢkinin incelenmesidir. Bu çalıĢmada sosyal becerinin belirlenmesinde sosyal beceri skalası kullanılırken, fiziksel benlik algısı skalası da fiziksel benlik algısının belirlenmesinde kullanılmıĢtır. Fiziksel aktivite düzeyinin belirlenmesinde ise fiziksel aktivite değerlendirme anketi kullanılmıĢtır. Spor eğitimi gören öğrencilerin sosyal beceri, fiziksel benlik algısı ve fiziksel aktivite düzeyleri arasındaki iliĢkinin belirlenmesinde, Pearson Product Moment Correlation katsayısı kullanılmıĢtır. Kadın ve erkeklerden elde edilen sosyal beceri ile fiziksel benlik algısı ve fiziksel aktivite değerleri arasında pozitif iliĢki bulunmuĢtur. Anahtar Kelimeler: Sosyal beceri, fiziksel benlik algısı, fiziksel aktivite

Benlik algısıFiziksel aktiviteFiziksel benlik algısı+3
Samet Hacıoğlu
Yozgat Bozok University
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Ergenlerde kendilik algısı ve kimlik gelişimi süreçlerinin akran zorbalığı ile ilişkisi

Ergenlik dönemi bireylerin kimlik arayışı sürecini yaşadıkları ve kimlik aidiyeti oluşturdukları bir dönemdir. Ergenlik dönemiyle birlikte ergenlerin fiziksel, bilişsel, sosyal ve benzeri gelişim alanlarındaki gelişimlerini büyük oranda tamamlamaları beklenir. Ancak ergenlik ergen için birçok gelişim fırsatı sunmasının yanında belirli olumsuz durumların da oluşma riskini taşır. Bu araştırmanın amacı ergenlik döneminde sıklıkla rastlanılan sorunlardan biri olan akran zorbalığı davranışının ergenlerin kendilik algısı ve kimlik gelişimi süreçleri ile olan ilişkisini ortaya koymaktır. Araştırma ilişkisel tarama modeli kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubu 2019-2020 eğitim ve öğretim yılında Malatya ilinde, Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı 12 devlet lisesinde öğrenim gören 411 öğrenciden oluşmuştur. Çalışma grubunun belirlenmesinde tabakalı örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak ''Akran Zorbalığı Belirleme Ölçeği'', ''Sosyal Karşılaştırma Ölçeği'' ve ''Genişletilmiş Objektif EGO Kimlik Statüsü Ölçeği'' kullanılmıştır. Elde edilen veriler değişkenler arası ilişkinin düzeyi ve yönünün belirlenmesi için korelasyon (r, rs) analizi ile incelenmiştir. Değişkenlerin, cinsiyet türüne göre farklılaşmasını tespit etmek için bağımsız örneklemler t test ve Mann Whitney U Testi; lise türüne göre farklılaşmasını tespit etmek için tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve Kruskal Wallis - H Testi kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre akran zorbalığı yapma ve akran zorbalığı kurbanı olma durumları ile kendilik algısı ve kimlik gelişiminin kimlik arayışı boyutu arasında anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Araştırmanın bağımsız değişkenlerinden biri olan cinsiyet değişkeni için erkek cinsiyetinde olmanın akran zorbalığı açısından dezavantaj oluşturduğu, bir diğer bağımsız değişken olan lise türüne göre ise akran zorbalığında meslek ve anadolu lisesi öğrencilerinin dezavantajlı olduğu tespit edilmiştir. Araştırma bulguları değerlendirildiğinde akran zorbalığının ergenlerde kimlik gelişimi ve kendilik algısı için önemli risk faktörlerinden biri olduğu söylenebilir.

Akran zorbalığıBenlik algısıErgenler+5
Gökhan Gümüş
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Tıbbi sosyal hizmet uzmanlarının işyerinde sosyal destek algısı, mesleki benlik saygısı ve yaşam doyumu arasındaki ilişkilerin incelenmesi

Amaç: Tıbbi sosyal hizmet uzmanlarının işyerinde sosyal destek düzeyleri ile mesleki benlik saygısı ve yaşam doyumları arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Araştırma ilişkisel tarama modelinde tasarlanmıştır. Araştırmaya Türkiye'deki tıbbi sosyal hizmet alanında çalışanların tümü dahil edilmiş, 203 kişiye ulaşılmıştır. Araştırmanın bağımlı değişkeni yaşam doyumu, bağımsız değişkenleri sosyodemografik özellikler, mesleki benlik saygısı ve iş yerinde sosyal destek puanlarıdır. Araştırmada sosyodemografik özellikler bilgi formu, Mesleki Benlik Saygısı Ölçeği, Yaşam Doyumu Ölçeği ve İsveç İş Yükü, Kontrolü, Sosyal Destek Ölçeği'nin Sosyal Destek Alt Boyutu'ndan oluşan soru setleri kullanılmıştır. Elektronik form aracılığıyla toplanan veriler için sayı ve yüzde dağılımları ile korelasyon analizi, student's t testi, ANOVA ve doğrusal regresyon analizi kullanılmıştır. Bulgular: Tek değişkenli analiz bulgularına göre evli sosyal hizmet uzmanlarının yaşam doyumu ve mesleki benlik saygısı, bekar olanlardan daha yüksektir. Çalıştıkları birimi isteyerek tercih eden ve hizmet içi eğitim alanların mesleki benlik saygısının daha yüksek olduğu görülmektedir. Ayrıca yaşam doyumu üzerinde mesleki benlik saygısı ve işyerinde sosyal desteğin anlamlı düzeyde etkili olduğu tespit edilmiştir. Çok değişkenli analizde ise mesleki benlik saygısı (β=0,446, p<0,001) ve iş yerinde sosyal desteğin (β=0,207, p<0,001) tıbbi sosyal hizmet uzmanlarının yaşam doyumunu anlamlı düzeyde arttırdığı bulunmuştur. Sonuç: Tıbbi sosyal hizmet mesleğinin sağlık çalışanları ve yöneticiler tarafından bilinmesi mesleki benlik saygısı ve iş yerinde sosyal destek algısı üzerinde anlamlı düzeyde etkidir. Mesleki benlik saygısı ve iş yerinde sosyal destek ise tıbbi sosyal hizmet uzmanlarının yaşam doyumunu olumlu yönde anlamlı düzeyde arttırmaktadır. Anahtar kelimeler: Tıbbi sosyal hizmet, tıbbi sosyal hizmet uzmanı, mesleki benlik saygısı, yaşam doyumu, iş yerinde sosyal destek.

Algılanan sosyal destekBenlik algısıMesleki benlik algısı+5
Elvan Özkan
Manisa Celal Bayar University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Anne babaların akılcı olmayan inançları ve ebeveynlik davranışları ile çocukların algıladıkları aile ilişkisi ve benlik algıları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmada anne-babaların akılcı olmayan inançları ve ebeveynlik davranışları ile çocukların algıladıkları aile ilişkisi ve benlik algıları arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma için tabakalı örnekleme yöntemiyle Hatay'ın merkez ilçesi Antakya'nın 10 eğitim bölgesi içerisindeki 12 ilkokul belirlenmiştir. Araştırma, 2018-2019 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde ilgili okullarda 4. sınıfa devam eden 500 öğrenci ve bu öğrencilerin anne ve babaları olmak üzere 1500 kişi ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada anne-baba ve çocukların demografik özellikleri hakkında bilgi toplamak amacıyla Kişisel Bilgi Formu, anne-babaların akılcı olmayan inançlarını ölçmek üzere Anne-Baba Düşünceleri Ölçeği (ABDÖ) ve ebeveynlik davranışlarını ölçmek üzere Alabama Ebeveyn Davranışları Ölçeği (AEDÖ), öğrencilerin algıladıkları aile ilişkisini ölçmek üzere Çocuklar İçin Aile İlişkileri Ölçeği (ÇAİÖ) ve benlik algılarını ölçmek üzere Çocuklar İçin Benlik Algısı Profili (ÇİBAP) kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen verilerin analizinde ilişkisiz örneklemler için t-testi, basit doğrusal korelasyon ve çoklu doğrusal regresyon analizi yapılmıştır. Ayrıca AEDÖ'nün anne formunun Çocukla İlgilenme, Zayıf Ebeveyn Takibi, Dayakla Cezalandırma ve Olumlu Ebeveynlik alt boyutları ile ilgili analizler yapılırken ilişkisiz örneklemler için t-testi'nin non-parametrik karşılığı olan Mann-Whitney U testi'nden yararlanılmıştır. Yapılan istatistiksel analizlerin sonucuna göre, anne-babaların akılcı olmayan inançları ve ebeveynlik davranışları ile çocukların aile ilişkileri algısı ve genel öz-değerleri arasında anlamlı bir fark vardır. Anne-babaların akılcı olmayan inançları, ebeveynlik davranışları, çocukların algıladıkları aile ilişkileri ve genel öz-değerleri arasında anlamlı ilişki bulunmaktadır. Son olarak, yapılan regresyon analizine göre çocuğun genel öz-değer düzeyini destekleyici aile ilişkisi, engelleyici aile ilişkisi, annelerin ve babaların gerçekçi olmayan beklentileri, babaların çocukla ilgilenme, zayıf ebeveyn takibi ve dayakla cezalandırma davranışlarının yordadığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Ebeveynlerin Akılcı Olmayan İnançları, Ebeveyn Davranışları, Aile İlişkisi, Çocukların Benlik Algısı

Aile içi ilişkilerAkılcı olmayan inançlarBenlik algısı+5
Gözde Akşab
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı liglerdeki kadın ve erkek futbolcuların fiziksel benlik algı düzeylerinin incelenmesi

Bu çalışmada: farklı liglerdeki kadın ve erkek futbolcuların fiziksel benlik algı düzeylerinin belirlenmesi ve ligler açısından farklılıkların tespit edilmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın evereni İstanbul ve Kocaeli illerinde farklı amatör ve profesyonel liglerde oynayan kadın ve erkek futbolculardan oluşurken, örneklem grubumuzu ise tesadüfi yöntemle seçilmiş futbol kulübü takımlarından 100 kadın ve 300 erkek futbolcu (Amatör Lig, Süper Lig, Profesyonel 3. 2. ve 1. Lig, BAL) toplam 400 futbolcu oluşturmaktadır. Araştırmada Fox (1990) tarafından geliştirilmiş ve Türkiye'ye uyarlama çalışması, Aşçı vd. (1995) tarafından yapılmış olan "Kendini Fiziksel Algılama Envanteri" kullanılmıştır. Araştırmada eldinilen verilerin analizi için SPSS istatistik paket programı kullanılmıştır. Verilere ilişkin tanımlayıcı istatistiki analizler yapılmıştır. Hipotezlerin test edilmesi amacıyla ANOVA testi uygulanmıştır. Elde edilen verilerin değerlendirilmeleri sonucunda kadın futbolcuların yaşları, oynadığı lig, futbol oynama yılı ve eğitim durumları ile beden algılama düzeyleri arasında anlamlı bir farklılık yoktur. Ancak boyları, lisans türleri ve kiloları ile beden algılama düzeyleri arasında anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir. Erkek futbolcuların lisans türleri, oynadıkları lig ve futbol oynama yılları ile beden algılama düzeyleri arasında anlamalı bir farklılık tespit edilmemiştir. Buna rağmen yaşları, boyları, kiloları ve eğitim durumları ile beden algılama düzeyleri arasında anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir. Futbolcuların beden algılama düzeyleri liglere göre incelendiğinde; süper lig ( =4,33), 1. lig ( =4,21) 2. lig ( =4.20), 3. Lig ( =4,16), bal ( =4,10), amatör ( =4,01) olarak belirlenmiştir Bu anlamda beden algılama düzeyi süper ligde oynayan futbolcularda daha yüksek düzeydedir. Dolayısıyla futbolcuların oynadığı lig düzeyi arttıkça beden algılama düzeyi de artmaktadır. Anahtar Kelimeler: Futbol, Lig, Cinsiyet, Fiziksel Benlik Algısı

BenlikBenlik algısıErkekler+5
Gülşen Efe Arpa
Fırat University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmen adaylarının kendilik algıları ile başarı odaklı motivasyonlarının incelenmesi

Bu araştırmanın amacı; Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Eğitim Fakültesinde öğrenim gören öğretmen adaylarının kendilik algıları ile başarı odaklı motivasyonlarının incelenmesidir. Araştırma modeli olarak, tarama modellerinden ilişkisel tarama modeli temel alınmıştır. Araştırmanın çalışma evreni, Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Eğitim Fakültesinde öğrenim gören toplam 3650 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise eğitim fakültesinin 9 farklı bölümünde öğrenim gören 692'si kadın 290'ı erkek olmak üzere toplam 982 öğretmen adayı oluşturmuştur. Öğretmen adaylarının kendilerini algılayış biçimleri ile başarı odaklı motivasyonlarının incelenmesi amacıyla yapılan bu araştırmada veri toplama aracı olarak; araştırmacı tarafından geliştirilen "Kişisel Bilgi Formu", Gilbert, Allan ve Trent (1991) tarafından geliştirilen Türkçe formu N. H. Şahin ve Şahin (1992) tarafından düzenlenen, "Sosyal Karşılaştırma Ölçeği" (Social Comparison Scale) ve Semerci (2010) tarafından geliştirilen, "Başarı Odaklı Motivasyon Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmanın problem ve alt problemlere yönelik toplanan verilerin gerekli istatistiksel analizleri, bilgisayar paket programı yardımlarıyla yapılmıştır. Öğretmen adaylarının ölçeklere verdikleri yanıtların frekans ve yüzde değerleri hesaplanmıştır. Cinsiyet ve bölüm memnuniyeti ile ilgili verilerin analizinde Mann Whitney U, sınıf, bölüm, mezun olunan lise türü, kendisini demokrat olarak tanımlayıp tanımlamaması ve okuduğu bölümü tercih sebebi değişkenleri ile ilgili verilerin analizinde, Kruskal Wallis-H Testi kullanılmıştır. Yine öğretmen adaylarının başarı odaklı motivasyonları ile kendilik algıları arasında bir ilişkinin olup olmadığını belirlemek için korelasyon analizi yapılmıştır. Araştırmada, öğretmen adaylarının kendilik algıları; cinsiyet, sınıf düzeyi, öğrenim gördükleri bölüm, kendilerini demokrat olarak görüp görmeme, bölüm memnuniyeti değişkenlerine göre anlamlı farklılık göstermekte iken; mezun olunan lise türü ve bölüm tercih etme nedenleri değişkenlerine göre anlamlı bir fark bulunamamıştır. Yine araştırmada, öğretmen adaylarının başarı odaklı motivasyonları, sınıf düzeyi, öğrenim gördükleri bölüm, mezun olunan lise türü, demokratlık düzeyleri ve bölüm memnuniyeti değişkenlerine göre incelendiğinde anlamlı farklılık göstermekte iken cinsiyet değişkenine göre anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Son olarak öğretmen adaylarının kendilik algıları ile başarı odaklı motivasyonları arasında pozitif yönlü bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Başarı Odaklı Motivasyon, Kendilik Algısı, Kişilik, Motivasyon, Öğretmen, Öğretmen Adayı

Aday öğretmenlerAkademik başarıBaşarı+4
Damla Işık
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Educational Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Normal gelişim gösteren ilkokul öğrencilerinin bütünleştirme eğitimine katılan özel gereksinimli akranlarını sosyal kabullerinde cinsiyet benlik algısı ve empatik eğilimin rolü

Bu araştırmanın amacı bütünleştirme uygulamasına katılan özel gereksinimli ilkokul öğrencilerinin, sosyal kabulünde, normal gelişim gösteren akranlarının benlik algılarının ve empatik eğilimlerinin rolünü belirlemektir. Araştırmada ölçek geliştirme çalışmasının çalışma grubu 2016-2017 yılında Burdur il merkezinde bütünleştirme uygulaması yapılan yedi ilkokulun 3. ve 4. sınıflarında eğitim gören 610 normal gelişim gösteren öğrenciden oluşmaktadır. İlişkisel ve nedensel karşılaştırma çalışmasının çalışma grubu 2019-2020 yılında Burdur İl merkezinde bütünleştirme uygulaması yapılan ilkokullarda 3 ve 4. sınıfta eğitim gören 371 öğrencinden oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama araçları olarak Benlik Algısı Ölçeği, Empatik Eğilim Ölçeği ve araştırmacı tarafından bu araştırma kapsamında geliştirilen Sosyal Kabul Ölçeği kullanılmıştır. Araştırma kapsamında geliştirilen ölçeğin KMO değerini .906 Bartllet's alan testi değeri χ2= 2488.246, p<.05 bulunmuştur. Yapılan açıklayıcı faktör analizi sonucunda ölçekte 20 madde ve bu maddeleri kapsayan 4 faktör bulunmuştur. Sosyal Kabul ölçeğinin toplam varyans açıklama yüzdesi %46,860 olarak bulunmuştur. Doğrulayıcı faktör analizi sonucunda hesaplanan t değerinin 4.79 ile 13.31 arasında değerler aldığı bulunmuştur. Sosyal Kabul Ölçeğinin alt boyutları arasında ayırt edicilik endeksi .80'in altında bulunmuş, ayırt edicilik değerini sağladığı görülmüştür. Doğrulayıcı faktör analizi sonucunda elde edilen modele ilişkin uyum indeksleri, Ki-kare/sd =1,91, GFI=.92, CFI=.95, NNFI=.94, RMSEA=.51, SRMR .56 olarak bulunmuştur. Bu sonuçlarla sosyal kabul ölçeğinin dört faktörlü yapısı doğrulanmıştır. Sosyal Kabul Ölçeğinin güvenirliğini belirlemek için yapılan madde toplam korelasyonu .221-668, Cronbach Alpha iç tutarlılık katsayısı .857 ve spearman brown iki yarı test korelasyonu .811 olarak bulunmuş ve güvenirliği sağladığı görülmüştür. Ölçekten elde edilecek en yüksek puan 60 en düşük puan ise 20 olarak belirlenmiştir. Araştırma sonucunda bütünleştirme uygulamalarına katılan özel gereksinimli öğrencilerin normal gelişim gösteren akranları tarafından sosyal kabullerinde sosyal kabul puanları ile empatik eğilimleri, benlik algıları ve cinsiyetleri arasında pozitif yönde anlamlı ilişki bulunmuş ve bu ilişkinin değeri .90'dan az olduğu için çoklu bağlantı sorununun olmadığı görülmüştür. Normal gelişim gösteren öğrencilerin empatik eğilim, benlik algısı ve cinsiyet değişkenlerinin bütünleştirme öğrencilerine yönelik sosyal kabullerini anlamlı olarak yordayıp yordamadığını belirlemek için yapılan çoklu doğrusal regresyon analizi sonuçları empatik eğilim, benlik algısı ve cinsiyetin sosyal kabulün anlamlı yordayıcısı olduğunu göstermiştir. Ayrıca sosyal kabul çeşitli demografik değişkenlerce incelenmiş ve bütünleştirme uygulamasına katılan özel gereksinimli öğrencilerin sosyal kabulünde normal gelişim gösteren öğrencilerin babalarının çalışma durumu, anne-baba eğitim durumlarına göre anlamlı bir farklılık bulunmamışken, annenin çalışma durumu, kardeş sayısı ve özel gereksinimli öğrencinin cinsiyetine göre anlamlı farklılıkların olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Benlik Kavramı, Bütünleştirme Eğitimi, Empatik Eğilim, Özel Gereksinimli Öğrenci, Sosyal Kabul Ölçeği, Sosyal Kabul

Benlik algısıBütünleştirmeCinsiyet+5
Erdinç Arslan
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim düzeyindeki öğrencilerin benlik kavramlarının ve çalışma alışkanlıklarının değerlendirilmesi

Bu araştırmanın amacı ilköğretim düzeyindeki öğrencilerin benlik algıları ile verimli ders çalışma alışkanlıkları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Ayrıca bu öğrencilerin benlik algıları ve verimli ders çalışma alışkanlıkları düzeylerinin cinsiyete, sınıf düzeyine, anne baba eğitim düzeylerine, anne baba meslek ve aile gelir düzeylerine göre farklılaşıp farklılaşmadığını incelemektedir.Bu araştırmada genel tarama modelleri arasında yer alan ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma grubu Ankara il merkezindeki alt orta ve üst ekonomik düzeyi temsil eden üç ilköğretim okulunda öğrenim gören toplam 213 (115 kız ve 98 erkek) öğrenciden oluşmaktadır.Verileri toplamak için Piers Harris'in Çocuklarda Öz Kavramı Ölçeği (Öner, 2005), Çalışma Alışkanlıkları Envanteri (Uluğ, 1981) ve Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Araştırmada istatistiksel işlem olarak aritmetik ortalama, t-testi ve varyans analizinden yararlanılmış ve verilerin çözümlenmesi için SPSS 16.0 bilgisayar programı kullanılmıştır.Araştırma sonuçlarına göre ilköğretim 6,7 ve 8. sınıflardaki öğrencilerin benlik algıları ile verimli ders çalışma alışkanlıkları arasında anlamlı olmayan 0.081 bir ilişki bulunmuştur. Bu korelasyon sıfıra yakın bulunmuş olup öğrencilerin benlik algıları ile verimli ders çalışma alışkanlıkları arasında bir ilişki olmadığı yönünde yorumlanmıştır. İlköğretim öğrencilerinin benlik algısı puanları cinsiyete, sınıf düzeyine, ailelerinin ortalama aylık gelirlerine, anne baba eğitim düzeylerine göre anlamlı bir farklılık göstermemiştir. Kız öğrencilerin verimli çalışma alışkanlıklarını bilme düzeyleri erkek öğrencilere göre biraz daha yüksek olduğu görülmüştür. 6. Sınıf öğrencilerinin verimli ders çalışma alışkanlıklarını bilme düzeyleri 7 ve 8. Sınıf öğrencilerine göre daha yüksek olduğu görülmüştür. Annesi ev hanımı olan öğrencilerin verimli ders çalışma alışkanlıkları, anneleri çalışan öğrencilerinkine göre daha yüksek bulunmuştur. Araştırma sonuçları ilgili literatür çerçevesinde tartışılmış ve öneriler sunulmuştur.

Benlik algısıBenlik kavramıDers çalışma alışkanlıkları+2
Gözde Güngör
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessEN

A descriptive study on self-concept and its relation to language learning strategy use

This present study investigated a sample of 95 high school learners' perceptions of self-concept and their use of language learning strategies in high schools in Osmaniye in 2014-2015 academic year. The aim of the study was to explore the learners' perceptions of self-concept and their use of learning strategies in order to find out the relationship between the learners' perceptions of self-concept and their use of language learning strategies. The current study gained data by means of quantitative research methods. The quantitative data was gathered through Personal and Academic Self-Concept Inventory (PASCI) (Fleming & Whalen, 1990) and Strategy Inventory for Language Learning (SILL) (Oxford, 1990). Descriptive analyses and Pearson correlation r were computed to analyze the data via Statistical Package for Social Sciences (SPSS) version 20.This study revealed that the participants use language learning strategies at a medium level. Also, the participants reported that they use metacognitive strategies most frequently. Additionally, no significant differences were found between the uses of subgroups of self-concept. Finally, as to Pearson r correlation coefficient there was a weak correlation between self-concept and language learning strategies.

EgoSelf perceptionSelf concept+7
Ganime Cesur Bayındır
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Annelerde kaygı düzeyi ve evlilik doyumunun ebeveyn rolüne ilişkin kendilik algıları üzerindeki etkilerinin değerlendirilmesi

Bu çalışmanın amacı, annelerin kaygı düzeyi ve evlilik doyumunun ve bazı sosyodemografik özelliklerinin ebeveyn rolüne ilişkin kendilik algılarına etkisini incelemektir. Araştırmanın örneklemini, Adana İli Seyhan ilçesine ait iki özel okul velileri (anneleri) oluşturmaktadır. Araştırma verileri, ebeveyn rolüne ilişkin kendilik algısı ölçeği, sürekli kaygı ölçeği, evlilik yaşam ölçeği ve sosyodemografik bilgi formu kullanılarak elde edilmiştir. Araştırmanın sonucunda ebeveyn rolüne ilişkin kendilik algısıyla evlilik doyumu arasında herhangi bir ilişki bulunmazken, sürekli kaygı durumu ile annelerin ebeveynlik konusunda kendilik algısı arasında pozitif bir ilişkinin olduğu görülmüştür. Ebeveyn rolüne ilişkin kendilik algısı ölçeğinin ve bazı alt boyutlarının bazı sosyodemografik değişkenlerden etkilendiği ortaya konulmuştur. Ayrıca annelerin ebeveynlik rolünden aldıkları doyumun kaygı düzeyinden ve incelenen hiçbir sosyodemografik değişkenden etkilenmediği çalışma bulguları arasındadır. Anahtar Kelimeler: Ebeveyn rolüne ilişkin kendilik algısı, sürekli kaygı, evlilik yaşamı.

AnnelerBenlik algısıEbeveynler+5
Burcu Saygıdeğer Demir
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Annelerde ebeveynlik rolüne ilişkin kendilik algısı ve çocukluk çağı travmaları arasındaki ilişki

Araştırmada annelerde ebeveynlik rolüne ait kendilik algıları ile çocukluk döneminde travmatik yaşantılar arasındaki ilişkileri incelenmiştir. Demografik verilerde, yaş, eğitim düzeyi, çalışma durumu, ilk evlenme yaşı, medeni durum, çocuk sayısı, annenin bebeklik döneminde bakımının büyük ölçüde kimde olduğu, daha önce kendisi ile ilgili psikolojik yardım alma, daha önce çocuğu ile ilgili psikolojik yardım alma durumlarına yer verilmiştir. Veriler çevrimiçi olarak Google form aracılığı ile toplanmıştır. Veri toplama araçları olarak "Çocukluk ağı Travmaları Ölçeği (CTQ) "ve "Ebeveynlik Rolüne Ait Kendilik Algısı Ölçeği (ERKA)" kullanılmıştır. Katılımcılar 18-65 yaş arası kadınlardan oluşturulmuştur. Katılımcıların yaş, eğitim düzeyi, çalışma durumu, ilk evlenme yaşı, medeni durum, çocuk sayısı, annenin bebeklik döneminde bakımının büyük ölçüde kimde olduğu, daha önce kendisi ile ilgili psikolojik yardım alma, daha önce çocuğu ile ilgili psikolojik yardım alma durumlarına göre gruplandırılmıştır. Bu gruplandırmalar ölçekler ile beraber analiz edilmiştir. Verilerin analizi IBM SPSS 25 programı kullanılarak yapılmıştır. Verilerin analizinde bağımsız gruplar t-testi, ANOVA, Brown-Forsythe, Mann Whitney U testi, Kruskal Wallis, Pearson ve Spearman Korelasyon analizleri yapılmıştır. Analizlerin sonucunda bazı demografik değişkenler ile ölçeklerin alt boyutları arasında anlamlı ilişki bulunmuştur. İki ölçeğin alt boyutları arasında da bazı anlamlı sonuçlar elde edilmiştir.

AnnelerBenlik algısıEbeveyn davranışı+4
Tuğçe İnaltekin
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim öğrencilerinin benlik algı düzeyleri ile sürekli öfke ve öfke ifade tarzları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmada Kastamonu İli İnebolu İlçesi'ndeki ortaöğretim öğrencilerinin benlik algıları ile sürekli öfke ve öfke ifade tarzları düzeyleri arasındaki ilişki incelenmiştir. Araştırmada ele alınan değişkenler benlik algısının alt boyutları ile sürekli öfke ve öfke ifade tarzları düzeyleridir. Öğrencilerin anne babaları arasında belirgin bir sosyo-ekonomik düzey farkı olmadığı için bu durum bağımsız değişken olarak ele alınamamıştır.Araştırma, 2007-2008 eğitim öğretim yılında, İnebolu'da ortaöğretim kurumlarında öğrenim görmekte olan 1496 öğrenciden seçkisiz olarak belirlenen 308 öğrenci ile yapılmıştır. Araştırmanın bağımlı değişkeni olan sürekli öfke ve öfke ifade tarzları düzeylerinin belirlenmesi için ?Kendini Değerlendirme Ölçeği? kullanılmıştır. Benlik algılarının değerlendirilmesinde ise ?Offer Benlik İmajı Testi? uygulanmıştır.Bu araştırmada elde edilen veriler SPSS (Statistical Package for the Social Sciences) 15.0 paket programı kullanılarak değerlendirilmiştir. Araştırmanın sonucunda elde edilen verilere, değişken türüne göre bağımsız gruplar için kulanılan t testi ve çift yönlü varyans analizi uygulanmıştır. Anlamlılık kontrolü için hata payı olarak .05 kullanılmıştır.Araştırma sonucunda ortaöğretim kurumlarında öğrenim gören ergenlerin benlik algı düzeylerine göre sürekli öfke ve öfke ifade tarzlarının farklılaşıp farklılaşmadığına ilişkin olarak, ortaöğretim kurumlarında öğrenim gören ergenlerin benlik algı düzeyleri yükseldikçe sürekli öfke, öfkeyi içte tutma, öfkeyi dışa vurma düzeylerinin de arttığı, öfkeyi kontrol düzeylerinin ise azaldığı bulgularına ulaşılmıştır.Ortaöğretim kurumlarında öğrenim gören ergenlerin benlik algılarının alt boyutlarıyla, sürekli öfke ve öfke ifade tarzlarının alt boyutları arasındaki ilişkiyle ilgili olarak ise, ulaşılan bulgular şu şekildedir: Benlik algısının alt boyutlarından aile ilişkileri, dürtü kontrolü, bireysel değerler, baş etme gücü, beden imgesi, meslek ve eğitim hedefleri, puanları arttıkça, sürekli öfke, öfke dışa puanlarının da arttığı, öfke kontrol puanının azaldığı sonucuna ulaşılmıştır.Duygusal düzey puanı arttıkça; sürekli öfke, öfke içte puanları artış göstermiştir. Ruh sağlığı puanı arttıkça, sürekli öfke, öfke içte, öfke dışa puanları da artmıştır. Cinsel tutumlar alt boyutu, benlik alt boyutlarından puanı arttıkça sürekli öfke ve öfke dışa puanlarının azalma gösterdiği tek alt boyuttur.Benlik algısının alt boyutlarından sosyal ilişkiler puanı ile benlik toplam puanı arttıkça, sürekli öfke, öfke içte, öfke dışa puanlarının arttığı, öfke kontrol puanının azaldığı sonucuna ulaşılmıştır.

Benlik algısıErgenlerEğitim psikolojisi+4
Hatice Elif Atkıncı Elmas
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Yatılı ilköğretim bölge okullarındaki öğrencilerin benlik algılarının bazı değişkenlere göre incelenmesi

ÖZET Yüksek Lisans YATILI İLKÖĞRETİM BÖLGE OKULLARINDAKİ ÖĞRENCİLERİN BENLİK ALGILARININ BAZI DEĞİŞKENLERE GÖRE İNCELENMESİ Yücel YILDHUM Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Psikoloji Anabilim Dalı 2004, Page: 70 Bu araştırma, yatılı okul yaşantısıyla, öğrencilerin benlik algısı arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla planlanmıştır. Bu amaçla, araştırma Elazığ il merkezinde bulunan Yatılı İlköğretim Bölge Okulunda okuyan 53 sekizinci sınıf öğrencisiyle, ilçelerinde bulunan Yatılı İlköğretim Bölge Okullarında okuyan 49 sekizinci sınıf öğrencisi üzerinde betimsel ve tanımlayıcı olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırma kapsamında benlik algısı üzerinde etkili olan bazı değişkenleri belirlemek için bir değişken ölçümü testi hazırlanmıştır. Öğrencilerin benlik algılarını ölçmek için Offer Benlik İmgesi Envanteri (OSIQ-99) kullanılmıştır. Araştırmacı tarafından uygulanan anketten elde edilen verilerin analizinde yüzde, aritmetik ortalama, veri türüne göre varyans analizi, t testi uygulanmıştır. Değişkenler arasındaki farkın (f puanı) anlamlı olduğu durumlarda farkın kaynağını belirlemek amacıyla Tukey HSD testi kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre merkez YİBO öğrencileri ile ilçelerdeki öğrenciler arasında aile ilişkileri, cinsel tutumlar ve bireysel değerler alt ölçeğinde anlamlı farklılıklar gözlenmiştir. Cinsiyete göre ise cinsel tutumlar ve baş etme gücü alt ölçeğinde anlamlı farklılıklar gözlenmiştir. Ayrıca benlik imgesi ile iletişim olanakları ve arkadaşlık ilişkileri arasında anlamlı ilişkiler gözlenmiştir. Katılımcıların görüşleri olumsuza doğru gittikçe, öğrencilerin aldığı puanların yükseldiği ve dolayısıyla düşük benlik algısının oluştuğu gözlemlenmiştir. Bu sonuçlar ışığında, yatılı okul yaşantısının çeşitli aktivitelerle zenginleştirilerek, öğrencilerin sosyal ve psikolojik gelişimlerinin desteklenmesi gerektiği önerilmiştir. Yatılı okul eğitiminin farklı bir bakış açısıyla değerlendirilmesi ve öğrencilerin ihtiyaçları göz önünde bulundurularak yeni düzenlemelerin yapılması ayrıca önerilmiştir. Anahtar Kelimeler: Benlik, Benlik Algısı, Benlik İmgesi, Yatılı İlköğretim Bölge Okulu.

Benlik algısıBenlik imajıBenlik kavramı+5
Yücel Yıldırım
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Kadınlara eşleri veya flörtleri tarafından uygulanan şiddetin kadınlardaki benlik algısına ve cinsel yaşamlarına etkisinin incelenmesi

Yapılan bu çalışmanın amacı kadınlara eşleri ya da flörtleri tarafından uygulanan şiddetin kadınlardaki benlik saygısına ve cinsel yaşamlarına olan etkisinin incelemesidir. Araştırmanın evrenini İstanbul'da yaşayan kadın bireyler oluşturmaktadır. Araştırmada kişisel bilgi formu, Cinsel Yaşam Kalitesi Ölçeği-Kadın, Aile İçi Kadına Yönelik Şiddet Ölçeği, Erkeğin Flörtte Uyguladığı Psikolojik Şiddete Yönelik Tutum Ölçeği, Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği kullanılmıştır. Benlik Saygısı ile Erkeğin Flörtte Uyguladığı Psikolojik Şiddete Yönelik Tutumu arasında pozitif yönde anlamlı ilişki bulunmuştur. Cinsel Yaşam Kalitesi puanı ile Erkeğin Flörtte Uyguladığı Psikolojik Şiddete Yönelik Tutumu arasında negatif yönde anlamlı ilişki bulunmuştur. Benlik Saygısı ile Aile içi kadına yönelik şiddet arasında pozitif yönde anlamlı ilişki bulunmuştur. Benlik Saygısı ile Fiziksel Şiddet alt boyutu arasında pozitif yönde anlamlı ilişki bulunmuştur. Kadına uygulanan sözlü şiddet aslında onu bir baskı altında tutma ve sindirme amacı güden bir eylem olarak görülmektedir. Psikolojik şiddet günümüzde oldukça yaygın olarak var olmakta ve dinamik bir tartışma konusu olarak yer almaktadır

Benlik algısıCinsel yaşamCinsellik+3
Buse Öztürk
Doğuş University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00

Related subjects