Kırsal bölge
Bu konu başlığı altında 92 tez
Kırsal kesimde öğrenim gören 8. sınıf öğrencilerinin matematiksel modelleme hakkındaki görüşlerinin belirlenmesi üzerine bir araştırma
Bu araştırmanın amacı, kırsal kesimde öğrenim gören 8. sınıf öğrencilerin matematiksel modelleme hakkındaki görüşlerini ortaya çıkarmaktır. Araştırma örneklemini 2019-2020 eğitim öğretim yılının güz döneminde, Mardin ilinin Mazıdağı ilçesine bağlı bir köy okulu olan Karalanı Ortaokulu 8. sınıfında öğrenim gören 16 öğrenci oluşturmaktadır. Bu öğrencilere matematiksel modelleme etkinlikleri uygulanmıştır. Bu araştırmada nitel durum çalışması kullanılmış. Araştırma verileri; matematiksel modelleme etkinlikleri, üç ısındırma, üç tane de modelleme probleminden oluşmaktadır. Öğrencilere uygulanan matematiksel modelleme etkinlikleri sonrasında yapılandırılmış görüşme formu uygulanarak betimsel analiz yapılmıştır. Yapılan analizler sonucunda öğrenciler; matematiksel modelleme etkinliklerinin sınıfta karşılaştıkları problemlerden çok farklı olduğunu, bu problemlerin günlük yaşamla bağlantılı olduğunu, seçenek sayısının fazla olduğunu, ezberden uzak, kendilerinin aktif, öğretmenin yol gösteren olduğunu ve yaparak yaşayarak öğrenmek gibi özelliklerinin olduğunu ifade etmişlerdir. Öğrenciler, modelleme etkinliklerinde grup çalışması aracılığıyla çeşitli fikirlerin ortaya çıktığını, fikir alışverişi yapabildiklerini, iş birliği içinde anlaşarak çalıştıklarını, sosyal iletişinin gücünün arttığını ve sonuca daha kısa sürede ulaştıklarını ifade etmişlerdir. Çalışmamıza katılan öğrenciler, matematiksel modelleme etkinlikleri, öğrencilerin üst düzey düşünme becerilerinin, yaratıcı düşünme, mantık ve muhakeme gücünün artmasında, kalıcı öğrenme ve sosyal iletişimi sağlaması açısından faydalı olacağını ifade etmişlerdir. Çözüm yollarının fazla oluşu, grup içinde fikir uyuşmazlığı, bu tür problemlere aşina olunmayışı ve işlemsel zorluklar bu süreçte yaşadıkları zorluklar olarak ifade etmişlerdir. Anahtar sözcükler: model, modelleme, matematiksel modelleme, matematiksel modelleme etkinlikleri
Kemalpaşa ilçesinde eğitim çevre ilişkisi
Ege Bölgesi'nde yer alan İzmir iline bağlı Kemalpaşa ilçesinde eğitim faaliyetleriyle çevresel koşulların karşılıklı etkileşimini araştırmak, bu çalışmanın temel amacını teşkil etmektedir.Araştırmada, Kemalpaşa ilçesi alanı coğrafi ve çevresel faktörler bakımından farklılıklar göstermektedir. Yerleşmenin çevresel koşulları ile eğitim düzeyleri karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Bu alanda şimdiye kadar detaylı bir çalışma yapılmamıştır. Yapılan araştırmalar sonucunda, çevresel koşulların sosyal, ekonomik ve kültürel yapıyı etkilediği, bu etkileşimin eğitime yansıdığı belirlenmiştir. Kırsal yerleşmelerin kent merkezine olan mesafesi, kent merkezinin konumu, yeryüzü şekilleri eğitim hayatı üzerinde etkiye sahiptir.Çalışmada İzmir ili, Kemalpaşa ilçesi, belde ve köyleriyle birlikte seçilerek, buradaki eğitim ile çevresel koşulların birbirleriyle ilişkisi araştırılmaya ve elde edilen bulgulara bakılarak sorunlara çözüm önerileri getirilmeye çalışılmıştır.
Sivaslı ilçesinde eğitim ve çevre ilişkisi
Sivaslı ilçesi, Ege Bölgesi'nin İç Batı Anadolu Bölümü'nde yer alan Uşak ilinin idari sınırları içinde bulunmaktadır. İlçe ile ilgili eğitim faaliyetleri konusunda detaylı olarak bilimsel çalışmalar yeterince yapılmamıştır. Bu amaçla Sivaslı ilçesinde eğitim çevre ilişkisi konulu tez çalışması yapılmış, eğitimin çevre ile olan ilişkisi ortaya konmuştur.Çalışmada Sivaslı'nın genel özelliklerine, kent ve kır yerleşmelerine de yer verilmiştir. Saha araştırmaları sırasında literatür taraması yanı sıra ilçe hakkında yazılan kaynaklardan da yararlanılmıştır. Ayrıca yerinde yapılmış olan gözlemlerden yararlanılarak konu hazırlanmıştır.Yapılan araştırma sonucunda topoğrafik yapının ilçenin sosyal, ekonomik ve kültürel yapısını etkilemesinin yanında eğitim hizmetlerini de etkilediği tespit edilmiştir. Yerleşmelerin ilçe merkezine olan coğrafi konumları, ekonomik özellikleri ve gelir düzeylerinin eğitim hayatı ile ilişkili olduğu bulgusuna varılmıştır.
Kırsal yerleşimden turistik yerleşime dönüşümün Ildırı (Çeşme) ve Alaçatı (Çeşme) örneğinde incelenmesi
Bu çalışmanın amacı; geçmişte iki kırsal yerleşme olan Ildırı ve Alaçatı'da zaman içerisinde farklı boyutlarda gelişme gösteren turizm sektörünü, rol oynayan faktörler ve ortaya çıkan etkiler bakımından karşılaştırmaktır. Tez çalışmasında nitel araştırma yöntemi ve buna ek olarak kronolojik yöntem kullanılmıştır. Tez alanında gözlem, arazi çalışmaları ve görüşmeler yapılmıştır. Yapılandırılmış görüşme tekniği ile açık uçlu sorular hazırlanmış, amaçlı örneklem doğrultusunda kişilerle görüşülmüş ve bulgulara ulaşılmıştır. Gözlem ve görüşmeler sonucunda Ildırı ve Alaçatı'yı karşılaştırma kriterleri belirlenmiştir. Elde edilen bulgulara göre; destinasyon gelişim aşamalarına göre Ildırı gelişme aşamasındadır fakat sağlamlaşma aşamasına geçememiştir. Alaçatı ise gelişme aşamasını kısa sürede geçmiş ve bugün sağlamlaşma aşamasına gelmiştir. Turizmin gelişmesi üzerinde rol oynayan faktörlere göre Ildırı'da sınırlayıcı ve engelleyici, Alaçatı'da ise doğal, kültürel ve hizmet çekiciliklerin yüksek potansiyeli nedeniyle kolaylaştırıcı faktörler rol oynamıştır. Turizmin mekânsal yayılımı Ildırı'da sit kararları nedeniyle engellenirken, Alaçatı'da arazilerin imara açılmasıyla yeni konutlar yapılmış ve tesis alanları bu yayılmayı kolaylaştırmıştır. Turizmin doğal çevreyi kullanımında her iki yerleşmede de doğal bitki örtüsü tahribe uğramıştır. Turizm yerel toplum üzerinde; hem Ildırı'da hem Alaçatı'da kadın nüfusun istihdamı üzerinde olumlu etkiler gösterirken, Ildırı'da turistlerle olan mekânsal kopukluğun tersine Alaçatı'da ortak sosyal mekan kullanımı ve nüfusun heterojenliği göze çarpmaktadır. Turizm yerel ekonomi üzerinde; Ildırı'da tarım ve balıkçılık gibi faaliyetleri desteklemekte, Alaçatı'da ise tüm ekonomik faaliyetler üzerinde etki göstermektedir. Anahtar kelimeler: Ildırı, Alaçatı, Turizm, Değişim, Karşılaştırma
Proto-industrialization in the mid-nineteenth-century Balkan countryside: Textile manufacturing in villages of Plovdiv
This study analyzes the rural manufacturing in the mid-nineteenth century Ottoman Balkans. Woollen-textile manufacturing in three villages of Plovdiv; Karlova, Kalofer and Sopot are examined for this purpose.The thesis focuses on the conditions of the emergence of the rural industries and the organization of the manufacturing process. This study proposes that the proto-industrialization theses provide a useful approach for analyzing the emergence of the nineteenth-century Ottoman rural industries as well as the organization of labour and production.Based mainly on the Income Surveys ( Temettuat Defterleri), this study analyzes the textile sector in the selected villages through the extensive use of the qualitative and quantitative data, both at the macro and at the micro levels.The study mainly argues that the combination of proto-industrialization theses with the information derived from the Income Surveys hold a great capacity to explain the causes of rural putting-out economies. It shows that proto-industrialization in Plovdiv villages emerged out of the specific geographic and demographic features of the region. It also points out that land shortage and lack of sufficient agrarian income directly stimulated the emergence of the rural manufacturing in these villages. The analysis of the labour organization and the commercial networks demonstrates that textiles became the dominant economic activity of Plovdiv villages in the context of a merchant-led, market-oriented putting out system. It also asserts that, based on the degree of influence created by the merchants, there were different types of proto-industries in Plovdiv villages.
On altıncı yüzyıl Anadolu'sunda kırsal ekonomi ve vakıf maliyesi: Bursa Çelebi Sultan Mehmed Vakfı üzerine bir çalışma, 1558-1591
This study analyzes the dynamics of sixteenth-century economic growth and the following crisis at the end of the century in Anatolia as reflected in the finances of Çelebi Sultan Mehmed Vakfı in Bursa. The main resource of the study is the account registers which contain the records of annual revenues and expenditures of the aforesaid pious foundation. These registers, which constitute an almost uninterrupted series between 1558 and 1591, provide information about economic variables that reflect trends on a larger scale in addition to the foundation's finances. This in turn allows for the construction of statistical series on trends in grain production in the foundation's villages, prices of a number of goods in Bursa and peasants' tax liabilities. A detailed presentation and interpretation of these quantitative data along with discussions of methodological problems encountered in the use of resources comprise the frame of the study. The main argument of this study is that the original causes of the economic crisis at the end of the sixteenth century, at least as observed in Bursa and Sultan Mehmed Vakfı, lied in the economic developments in the countryside. After the mid-1570s, demographic pressure and successive years of poor harvests forced the peasants to shift towards subsistence agriculture and triggered an increase in the general level of prices. Price increase and decline in tax revenues due to the fall in the level of agricultural output in turn led to a decrease in the incomes of surplus-extracting classes.
Kırsal bölgede yaşayan yaşlı bireylerde yaşam doyumu düzeylerinin belirlenmesi
Bu araştırma, kırsal bölgede yaşayan yaşlı bireylerde yaşam doyumu düzeylerinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın evrenini Tokat ili Erbaa ilçe merkezinde yer alan İbni Sina Aile Sağlığı Merkezi'ne kayıtlı 65 yaş ve üzeri bireyler oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemi ise evrendeki birey sayısının bilinmediği durumda kullanılan formül ile belirlenmiş ve araştırma İbni Sina Aile Sağlığı Merkezi'ne kayıtlı 335 yaşlı bireyin katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma verileri yaşlı bireylerin sosyodemografik özelliklerini belirleyen anket formu ve yaşam doyumu ölçekleri üzerinden araştırmacı tarafından yüz yüze görüşme yöntemiyle toplanmıştır. Elde edilen veriler; yüzde, ortalama ve standart sapma kullanılarak özetlenmiştir. Yaş, cinsiyet, kronik rahatsızlıklar, spor yapma durumu, kötü alışkanlık durumu gibi özellikler ile yaşam doyumunu ilişkilendirmede Ki-kare testi, Pearson testi, t testi, Tukey çoklu karşılaştırma analizi, çoklu doğrusal regresyon analizi, çok yönlü ANOVA ve korelasyon analizi yapılmıştır. Bu çalışmanın örneklemini yaş ortalaması 71.89 (±5.56) olan 147'si (%43,9) kadın ve 188'i (%56,1) erkek olmak üzere 335 katılımcı oluşturmaktadır. Katılımcıların büyük çoğunluğunun (%52,8, n = 177) ilköğretim düzeyinde eğitime sahip olduğu görülmektedir. 191 (%57) gelirinin giderinden az olduğunu iletmiştir. Katılımcılardan 252'si (%75,2) evli, 83'ü (24,8) bekardır. Bunlardan 24'ü (%7,2) çalışmakta, 311'i (%92,8) ise çalışmamaktadır. Yapılan araştırma sonucunda yaşam doyumu ölçeği puan ortalaması 17.12±4.52e olup sosyo-demografik özelliklere göre farklılaşmalar olduğu görülmüştür. Bu çalışma bağlamında erkeklerin yaşam doyumu puanlarının kadınlara oranla anlamlı olarak daha yüksek olduğu (t = -2.58, p < .01); kronik hastalığı olmayan katılımcıların yaşam doyumu puanlarının anlamlı olarak daha yüksek olduğu (t = -3.076, p < .01); spor yapan katılımcıların yaşam doyumu puanlarının anlamlı olarak daha yüksek olduğu (t = 2.587, p < .01); erkeklerin kendini dinç hissetme oranlarının anlamlı olarak daha yüksek olduğu (χ² = 8.27, p < .01); kadınlardaki kronik rahatsızlık oranlarının anlamlı olarak daha yüksek olduğu (χ² = 7.47, p < .01) ve erkeklerin spor yapma oranlarının anlamlı olarak daha yüksek olduğu (χ² = 8.58, p < .01) neticelerine varılmıştır. Sonuç olarak Tokat ili Erbaa ilçesinde yaşayan 65 yaş ve üzeri bireylerde yüksek düzeyde bir yaşam doyumu ile sosyo-demografik özellikler arasında anlamlı ilişkiler olduğu tespit edilmiştir. Bu bağlamda yaşlı bireylerde kronik rahatsızlık durumu yüksek olduğu ve kronik rahatsızlığı olanların yaşam doyumu daha düşük olduğu için bireylerin hastalıkları ile ilgili semptomlarını azaltıcı, hastalığa uyum sağlayıcı hemşirelik bakımlarının düzenlenmesi bireyin yaşam doyumu düzeyinin artması yönünde katkı sağlayacaktır. Anahtar Sözcükler: Hemşirelik, Yaşam Doyumu, Yaşlanma, Yaşlılık.
Konya bölgesinde yaşayan insanlarda hantavirüs antikor sıklığı; kentsel ve kırsal popülasyon bazlı değerlendirme
Giriş ve Amaç: Bu tez çalışmasında Konya ilinde yaşayan kişilerde hantavirüs IgG antikor sıklığının Enzim Bağlı İmmünolojik Yöntem ile serolojik olarak saptanması ve antikor pozitifliğinin kent ve kırsal bölgelerdeki farklılığının gösterilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Necmettin Erbakan Üniversitesi Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji Laboratuvarına rutin test istemleriyle gönderilen kan örneklerinin çalışmalar sonucunda artan serumlarından adresi Konya ili olan 273 örnek çalışmamıza dahil edilmiştir. Serum örnekleri çalışma yapılana kadar -80°C'de muhafaza edilmiştir. Hastaların bilgilerine hastane bilgi işlem sistemi tarafından ulaşılmıştır. Örneklerde Dobrava, Puumala, Hantaan hantavirüslere karşı gelişen IgG antikor varlığı araştırılmıştır. Hantavirüs IgG antikorları tespiti Enzim Bağlı İmmünolojik Yöntem (Enzyme-Linked Immuno Sorbent Assay; ELISA) yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Elde edilen sonuçlara ait verilerin istatistiksel analizi SPSS for Windows version 18.0 (SPSS Inc. Chicago, IL, USA) paket programı kullanılarak yapılmıştır. Bulgular: Tez çalışmamıza toplam 273 hastaya ait serum örneği dahil edilmiştir. Örneklerin 136'sı (%49,8) kadın hastalardan, 137'si (%50,2) erkek hastalardan elde edilmiştir. Yaşları 2 yaş ile 92 yaş arasında değişen hastaların yaşlarının ortanca değeri 57,00 olarak hesaplanmıştır. Serum örneklerinin 136'sı (%50,2) Konya ilinde kentsel bölgelerde ikamet eden, 137'si (%49,8) ise Konya ilinde kırsal bölgelerde ikamet eden bireylerden belirlenmiştir. Kırsal bölgelerden elde edilen örnekler 25 farklı ilçeden, kentsel bölgelerden elde edilen örnekler ise 7 ilçeden elde edilmiştir. En çok hasta numunesi kentsel bölgelerden %41,2 ile Selçuklu ilçesinden, kırsal bölgelerden ise %9,5'erlik yüzdeler ile Çumra, Ilgın ve Meram ilçelerindendir. Yapılan serolojik çalışma sonucunda 273 numunenin 13'ünde (%4,8) Hantavirüs IgG antikorları pozitif saptanmıştır. Hastaların pozitiflik durumu ile yaş, cinsiyet, kırsal/kentsel bölgede olma arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Sonuç: Hantavirüsler dünya çapında görülebilen ve mortal seyredebilen enfeksiyon etkenidirler. Ülkemizde de 2009 yılında bir salgına yol açmışlardır ve ülkemizden bugüne kadar birçok hantavirüsle enfekte vaka bildirimleri yapılmıştır. Konya ilinden bugüne kadar hantavirüs ile enfekte vaka bildirimi olmamıştır ve hastalığın sıklığına yönelik herhangi bir bildirim yapılmamıştır. Bu tez çalışmasında Konya ilindeki kırsal ve kentsel alanlarda yaşayan bireylerde hantavirüs IgG antikor sıklığını tespit etmeyi amaçladık. %4,8 oranında hantavirüs IgG antikor varlığını tespit ettiğimiz sonuçlarımız Konya bölgesi için hastalığın yaygınlığı açısından elde edilmiş ilk veriler olarak, halk sağlığı ve enfeksiyon hastalıkları epidemiyolojisi açısından yol gösterici nitelikte olacaktır.
Balıkesir Güneydoğu kırsal alanında yöresel mutfak kültürünün analizi ve gastronomi turizmine kazandırılması
Bu araştırmanın temel amacı Balıkesir Güneydoğu Kırsalında yöresel mutfak kültürünü analiz ederek turizme kazandırmak ve böylelikle yöre ekonomisine katkı sağlamaktır. Bu amaç doğrultusunda ilgili literatür taranmış ve sonrasında yöre halkı ile yüz yüze görüşme tekniği kullanılarak çalışma yapılmıştır. Görüşme sorularında sosyo- demografik özelliklerin yanı sıra yöresel mutfak kültürünün nasıl oluştuğu, yöresel yemeklerin neler olduğu, özel günlerde tüketilen yemeklerin ve unutulmaya yüz tutmuş yemeklerin hangileri olduğu ve neden unutulduğu, yörenin sahip olduğu gastronomik değerlerin neler olduğu ve yöresel yemeklerin turizme nasıl kazandırılabileceğine yönelik sorulara cevaplar aranmıştır. Elde edilen araştırma verileri betimsel analiz yaklaşımıyla doğrudan alıntı şeklinde yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda Balıkesir Güneydoğu kırsalında yer alan Bigadiç ve Sındırgı ilçeleri ve köylerinin yöresel mutfak kültürlerinde birtakım benzerlik ve farklılık olduğu tespit edilmiştir. Görüşmeler sonucunda demografik sorulara verilen yanıtlar incelendiğinde kadın katılımcı sayısı erkeklere oranla daha fazladır. Görüşmeye katılanların eğitim durumları incelendiğinde eğitim seviyesinin yüksek olmadığı tespit edilmiştir. Bu bağlamda yöre halkının turizm konusunda bilinçli olmadığı görülmektedir. Bigadiç ve Sındırgı ilçelerinde bayramlar, düğünler, doğumlar, cenazeler gibi özel günlerde toplu yemek yeme geleneğinin geçmişten günümüze devam ettiği sonucuna ulaşılmıştır. Yörenin mutfak kültüründe kırmızı et ve hamur işlerinin ağır bastığı görülmektedir. Araştırma sonucunda yörenin mutfak kültürünün çok çeşitli olduğu ve bu çeşitliliği farklı etnik kimliklere borçlu olduğu, yörenin unutulmaya yüz tutmuş yöresel lezzetlerinin var olduğu ve bölgede gastronomi turizmine kazandırılabilecek yöresel yemeklerinin var olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Balıkesir Güneydoğu Kırsalı, Yöresel Mutfak Kültürü, Yöresel Yemek, Gastronomi Turizmi.
Rodop Dağları'nda Dağlı İsyanı'nın tarımsal arka planı (1780-1810)
This thesis examines the "dağlı" rebellion that emerged in the Rhodope Mountains between 1780-1810 through agricultural, environmental, and economic factors. At the end of the eighteenth century, the dağlıs formed large and small bandit groups in the east of the Balkans and served as mercenaries under the command of the local notables. The study looks at the activities of the dağlıs from a regional perspective. It investigates how the region's mountain system shaped local people's economic activities. It focuses on agricultural and animal products that were grown by the local populace as subsistence and commercial products. Specifically, it asserts that the deterioration of the balance in the production of agricultural products led to the dağlı rebellion. While explaining the rebellion, it refers to the characteristics of the rural rebellions in the Ottoman Empire during the 19th century, the property system, and landlord and peasant relations. It reveals the macro-economic structure of the settlements in the Rhodope Mountains through salnames. It examines the micro-economic structure on the basis of villages and households by using temettuat registers. In the light of these data, it emphasizes that environmental, agricultural, and economic factors were effective in the emergence of the dağlı rebellion.
Çiftliks, landowners and rural producers: Class relations in the Balkans (18th-19th centuries)
This dissertation examines the rural society of the Ottoman Balkans, focusing on the districts of Manastır, İştip, and Pirlepe through the central themes of çiftlik production and inequality. The analysis mainly focuses on the property and labor relations between landowners and rural inhabitants by positing the çiftlik question in the broader framework of rural class structure and labor relations in the Ottoman Balkans in the 19th century. The main sources utilized in this study consist of income survey registers ("Temettuat Defterleri") of the districts under study. The analysis of the large-scale dataset obtained from these sources is combined with GIS analysis to demonstrate the diversity of settlement and production forms in a large geographical area. The thesis also touches upon several issues related to the rural structure and agrarian dynamics, including restriction of peasant mobility, imposition of corvee on agricultural producers, peasant poverty and indebtedness, appropriation of peasant land, and the turning of villages into çiftliks through incorporation into the study a variety of historical documents. In general, this dissertation combines different sources in order to portray the organization of the agricultural economy and the structure of the rural society of the Ottoman Balkans from the late 18th to the early 20th century from as many angles as possible by focusing on a selection of three districts -Manastır, İştip, and Pirlepe.
Kırsal bölgelerde ve kent merkezinde yaşayan çocukların konuşma becerilerinin incelenmesi
Bu çalışmada kırsal kesim ve şehir merkezlerinde yaşayan farklı sosyoekonomik düzeye sahip çocukların konuşma becerilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Hatay İli İskenderun İlçe merkezi ve köyündeki okullarda 8. sınıfta öğrenim gören ve rastgele örnekleme yöntemi ile belirlenen 72 öğrencinin konuşma becerileri belirlenmiştir. Bu amaçla öğrencilerin seviyelerine uygun olarak "insan ve doğa" konusuna ilişkin yaptıkları konuşmaların video kaydı alınmış ve "Konuşma Değerlendirme Formu"nda yer alan kriterlere göre değerlendirilmiştir. Ölçme aracından elde edilen veriler betimsel analiz yöntemiyle incelenmiştir. Araştırma sonucunda öğrencilerin konuşma becerilerinin orta düzeyde olduğu ve kent merkezindeki öğrencilerin beceri düzeylerinin kırsal bölgelerdeki okullara oranla nispeten daha yüksek düzeyde olduğu belirlenmiştir.
Kırsal yoksulluğun azaltılmasında kırsal turizmin yeri ve önemi: Aşağı Büyük Menderes Havzası örneği
Turizm, paradoksal küreselleşme sürecinin hızlı bir şekilde devam ettiği günümüzde, ülkelerin makro ekonomik büyüme ve kalkınma hamlelerinin önemli bir kaynağı olarak görülmektedir. Bununla birlikte küreselleşme, kentleri çarpık ve hızlı bir şekilde döngüsüne sıkıştırmaktadır. Kentlerde artan yoğunluk, birbirini tekrarlayan, sıkıcı, yıpratıcı, baskılı bir yaşamı da beraberinde getirmektedir. Bunun sonucunda da bireyler psikolojik, sosyolojik ve kültürel anlamda kendilerini iyileştirmek; içinde bulundukları düzene, yüklendikleri rollere mola vermek istemektedirler. Bunun için de alternatif tatil türleri ve yerleri arayışı içinde oldukları görülmektedir. Doğanın cazibesi, baskılı kent hayatından yıpranan, taşıdığı tüm endişelerinden kısa bir süre de olsa uzaklaşmak isteyen bireyleri kendisine doğru çekmektedir. Günümüzde, bireylerin yaşam standartlarının ve gelirlerinin yükselmesi ile alakalı ve öze kavuşma ihtiyacı ile de ilişkili olarak, turizm talebinin kırsal alanlara doğru bir eğilim gösterdiği dikkat çekmektedir. Değişen tatil talebi kırsal yörelere de, turistik ürünlerini çeşitlendirme fırsatı vermektedir. Böylelikle kırsal turizm, kırsal yörelerde tarıma dayalı ekonomiyi canlandırmanın, yörede yaşayanların gelirlerini arttırmanın, refah düzeylerini ve yaşam koşullarını iyileştirmenin önemli bir yolu olarak değerlendirilmektedir. Kırsal yörelerde kırsal yoksulluğun azaltılması sürecinde kırsal turizmin etkilerinin araştırıldığı bu çalışmada, Aşağı Büyük Menderes Havzası'nda yer alan Güllübahçe (Gelebeç), Priene, Eski Doğanbey Köyü (Domatia), Avşar (Myus), Bafa Gölü Tabiat Parkı ve Antik Herakleia Kenti yörelerinde kırsal turizmin kırsal nüfusu yerinde kalkındırmanın bir yolu olduğu ve buna bağlı olarak da kırsal yoksulluğu azalttığı sonucuna ulaşılmıştır. Uluslararası bir endişe olarak değerlendirilen kırsalda yoksulluk olgusu, bu araştırmada geniş bir bakış açısıyla ele alınmaya çalışılmıştır. Bireylerin yeteneklerini kullanarak kırsal yoksulluğun mevcut döngülerini kırsal turizm aracılığıyla büyük ölçüde azaltabildikleri belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Kırsal yoksulluk, kırsal kalkınma, kırsal turizm, Aşağı Büyük Menderes Havzası.
Kent kırsalındaki ortaokul öğrencilerinin görsel matematik okuryazarlığı özyeterlik algı düzeyleri ve gerçek performansları ilişkisi
Amaç: Bu araştırmada temel amaç kent kırsalında öğrenim gören ortaokul öğrencilerinin görsel matematik okuryazarlığına dair özyeterlik algı düzeyleri ve gerçek performansları arasındaki ilişkiyi tespit etmektir. Yöntem: Çalışmada nicel yöntem kullanılmış olup desen olarak ilişkisel tarama modeli benimsenmiştir. Katılımcılarla ilgili genel bilgiler edinmek amacıyla çalışmanın değişkenleriyle ilişkili düzenlenmiş bir "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Bunun yanında öğrencilerin görsel matematik okuryazarlığına dair özyeterlik algılarını incelemek amacıyla "Görsel Matematik Okuryazarlığı Özyeterlik Algı Ölçeği" (GMOÖAÖ) kullanılmıştır. Ayrıca öğrencilerin gerçek performansların ölçmek için, açık uçlu sorulardan oluşan ve dereceli puanlama sistemiyle değerlendirilen bir performans testi uygulanmıştır. Araştırmanın örneklemini 2023-2024 eğitim-öğretim yılında Balıkesir ili Karesi ilçesinde yer alan bir devlet ortaokulunun 7. sınıfında öğrenim görmekte olan 76 kız ve 70 erkek olmak üzere toplam 146 ortaokul öğrencisi oluşturmuştur. Yapılan araştırmada, verilerin normal dağılım sergilediği belirlenmiş olup, puan ortalamaları arasındaki farkın anlamlılığı, bağımsız gruplar t testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılarak değerlendirilmiştir. Ayrıca ölçek ve performans testi arasındaki ilişkiyi değerlendirmek amacıyla, Pearson korelasyon analizi kullanılmıştır. Performans testindeki tüm sorularda her bir öğrenci için verilerin çözümlenmesi gerçekleştirilmiştir. Ayrıca yanlış öğrenci cevapları sayısal numaralarına göre sunulmuştur. Bulgular: Yapılan araştırmadan elde edilen bulgular genel olarak değerlendirildiğinde kent kırsalında öğrenim gören ortaokul öğrencilerinin görsel matematik okuryazarlığı özyeterlik algılarının ve gerçek performanslarının orta düzey puan aralığında olduğu görülmüştür. Bunun yanında öğrencilerin görsel matematik okuryazarlığı özyeterlik algıları, cinsiyete, okul öncesi eğitime, mezun olunan ilkokula ve ebeveyn davranışlarına göre anlamlı bir şekilde farklılaşmazken, karne puanı yüksek olan ve demokratik tutum sergileyen öğretmene sahip olan öğrenciler lehine istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Sonuç ve Öneriler: Araştırmada öğrencilerin görsel matematik okuryazarlığına dair özyeterlik algıları ile gerçek performansları arasında istatistiksel açıdan pozitif yönlü orta düzeyli anlamlı bir ilişkinin olduğu sonucuna varılmıştır. Bu durum GMOÖAÖ'nin, gerçek performans testini doğru bir şekilde öngördüğü anlamına gelebilir. Bu ilişkiyi daha derinlemesine incelemek için yapılan karşılaştırmada performans testindeki soruların "doğru" veya "kısmen doğru" yapılma yüzdesinin, ölçekteki maddelere verilen cevaplarda "her zaman" veya "sık sık" seçeneğini işaretleme yüzdesinden yüksek olduğu sonucu elde edilmiştir. Kent kırsalında yaşayan ailelerin genellikle düşük eğitim seviyeleri ve ekonomik zorluklar nedeniyle sürekli çalışmaları, çocuklarının eğitimine yeterince ilgi gösterememelerine yol açabilmektedir. Bunun sonucunda çocuklarda özgüven eksikliği gelişebilir ve kendi becerilerini, bilgi düzeylerini tam olarak fark etmeyebilirler. Bu da onların performanslarını olduğundan daha düşük algılamalarına neden olabilir. Araştırmanın sonucu bu durumun bir göstergesi olabilir. Kent kırsalında bulunan öğrencilerin görsel matematik okuryazarlık performanslarını arttırmak için öğretmenler, derslerde matematikle ilgili günlük hayatta karşılaşılan örnekleri kullanarak gerçek dünya problemleri üzerinden matematiksel düşünceyi teşvik edebilirler. Bunun yanında eğitimciler, öğrencilerin özgüvenlerini artırmak ve onların gerçek yeteneklerini fark etmelerini sağlamak için destekleyici geri bildirimler ve rehberlik hizmetleri sunabilirler. Anahtar kelimeler: Görsel matematik okuryazarlığı, Matematik performansı, Özyeterlik, Kent kırsalı
Seçilmiş bazı ilköğretim okulu öğrencilerinin Tgmd-II testine göre temel motor özelliklerinin araştırılması
KESKİN, Esin Çağla. Seçilmiş Bazı İlköğretim Okulu Öğrencilerinin TGMD-II Testine Göre Temel Motor Özelliklerinin Araştırılması, (Yüksek Lisans Tezi), Çorum, 2019. Bu çalışmada, seçilmiş bazı ilköğretim okulu öğrencilerinin (7-9 yaş) TGMD-II testine göre temel motorik özelliklerinin araştırılması amaçlanmıştır. Araştırmamızda 199 erkek ve 234 kız çocuk olmak üzere toplamda 433 çocuk denek olarak kullanılmıştır. Ölçüm yapılması belirlenen çocuklar gönüllü olarak katılım sağlamıştır. Temel motorik özellikleri ölçmede güvenirliliği yüksek düzeyde olan TGMD-II testi kullanılmıştır. Çocukların yaş, cinsiyet, ebeveyn öğrenim durumu ve meslekleri, kırsal, merkez okulda öğrenim görmesiyle ilişkili olarak temel motor gelişim düzeylerini belirleyebilmek amacıyla ölçümler yapılmıştır. Çocukların temel motor gelişim düzeyi ölçüm derecelerine Bruininks-Oseretsky ve TGMD-II testleri öncelikli olarak normallik testi uygulanmıştır. Normallik testinin ardından çocukların yaş, cinsiyet, ebeveyn öğrenim durumu ve meslekleri, kırsal, merkez okulda öğrenim görmesi gibi değişkenlerine göre yer değiştirme becerileri, nesne kontrol becerileri ve BKMGT-2 toplam puanlarının anlamlı bir farklılık gösterip göstermediği tek yönlü varyans analizi (ANOVA) aracılığıyla incelenmiştir. ANOVA sonuçlarının anlamlı olması durumunda varyansların homojenliği varsayımının karşılanması durumunda işlem sonrası Bonferroni testi gerçekleştirilmiştir. Varvansların homojenliği varsayımı karşılanmadığında ise Welch F testi ve işlem sonrası Games-Howell testi kullanılmıştır. Tüm istatistiksel analizlerde anlamlılık düzeyi p<.05 olarak kabul edilmiştir. Bu araştırmada ele edilen sonuçlara göre; cinsiyete göre yer değiştirme becerilerinde anlamlı bir farklılık göstermezken, nesne kontrol ve kaba motor becerilerinde kız çocuklarının daha iyi olduğu bulunmuştur (t(431)= -2.40, p< .05). Kırsal ve merkez olarak ele aldığımızda nesne kontrol, yer değiştirme ve kaba motor becerilerde merkez kesimde okuyan çocuklarda anlamlı farklılık görülmüştür (t(431)= 5,61, p< 0,001). Yaşlara göre incelediğimizde ise nesne kontrol ve kaba motor becerilerinde anlamlı bir farklılık bulunurken (F(2, 430)= 4,22, p<0,05), yer değiştirme becerilerinde bir farklılık görülmemiştir. Ebeveyn öğrenim durumunda; anne öğrenim durumu ele alındığında nesne kontrol ve kaba motorda bir farklılık bulunmazken, yer değiştirme becerilerinde lise mezunu annelerin çocukları anlamlı bir farklılıkla daha iyi olduğu ortaya çıkmıştır( F(2, 430)= 5,95, p<0,05). Baba öğrenim durumunda ise babası üniversite mezunu olan çocukların kaba motor, nesne kontrol ve yer değiştirme becerileri diğer çocuklara göre daha anlamlı bir fark olduğu tespit edilmiştir(F(2, 430)= 22,35, p<0,05). Ebeveyn mesleği ele alındığında; anne mesleğinin bir önemi olmadığı, baba mesleğinde ise babası memur olan bireylerin yer değiştirme, nesne kontrol ve kaba motor becerilerinin daha yüksek olduğu sonucu bulunmuştur. (F(3, 429)= 5,20, p<0,05). Anahtar Kelimeler: Çocuk, Kırsal, Merkez, TGMD-II
Kütahya'da çalışan okul öncesi öğretmenlerinin görüşlerine göre kırsalın eğitime etkisi
Son yıllarda, Türkiye'de okul öncesi eğitim çeşitli ortamlarda tartışılmakta; mevcut sorun ve durumlara çözüm yolları aranmaktadır. Bu araştırmada, Kütahya ili kırsalında görev yapan okul öncesi öğretmenlerinin deneyimleri neticesinde kırsaldaki okul öncesi eğitime yönelik görüşlerinin incelenmesi ve durum saptaması yaparak öneriler geliştirilmesi amaçlanmaktadır. Araştırmada, kırsal bölgelerde çalışan okul öncesi öğretmenlerinin deneyimlerinin, birinci ağızdan dinlenilerek irdelenmesi ve neticede kırsalın okul öncesi eğitimdeki yerinin betimlenmesi amacıyla nitel araştırma yöntemlerinden Yorumlayıcı Fenomenolojik Analiz tercih edilmiştir. Araştırmanın örneklemi, amaçlı örnekleme yöntemlerinden, ölçüt örnekleme yöntemi ile belirlenerek, Kütahya ili kırsal kesimlerinde bulunan ana sınıflarında görev yapan altısı kadın biri erkek olmak üzere yedi okul öncesi öğretmeninden oluşmaktadır. Araştırma verilerini toplamak için 'Demografik Bilgi Formu' ve araştırmacı tarafından hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme soruları kullanılmıştır. Elde edilen veriler ışığında, 'Okulun imkânları', 'Okul Personeli', 'Ailelerin iş birliği konusundaki tutumu ve eğitime etkisi', 'Okul öncesi eğitimde sistemsel aksaklıklar', 'Kırsaldaki okul öncesi eğitimi geliştirmek için yapılabilecek çalışmalar' ve 'Kırsalda çalışan okul öncesi öğretmeninin iş doyumu' olmak üzere altı tema ortaya çıkmıştır. Araştırma bulguları neticesinde, kırsal bölgelerde, okul öncesi eğitimde bazı aksaklıklar yaşandığı ve okul öncesi eğitimin geliştirilmesi için neler yapılabileceğine dair sonuçlar elde edilmiştir.
Demokrat Parti dönemi sosyal ve iktisadi politikaların kırsal alanda yarattığı değişim: Ordu ili özelinde
Bu tez çalışması temel hareket noktasını, Tek parti döneminin özellikle İkinci Dünya Savaşı sırasında Türkiye'de yaşanan toplumsal, siyasal ve ekonomik gerçeklikten alarak, savaş sonrası döneme ve oradan da çok partili yaşama geçilmesiyle gerçekleşen iktidar değişiminin, siyasal ve toplumsal hayat içinde gerçekleştirdiği dönüşümü incelemeyi amaçlamıştır. Savaş süreci içinde kitlelerin nasıl bir gerçeklikle karşı karşıya kaldığı resmedilmeye çalışılmıştır.Bu çerçeve içerisinde değerlendirdiğimizde CHP iktidarı, İkinci Dünya Savaşına girmemekle birlikte büyük ölçüde dış dünya koşullarının, bir o kadar da uyguladığı politikalarla toplumu yıkıcı etkilere açık bırakmıştı. Kırsal kesim, ağır vergiler ve tahsildar istismarlarıyla zor günler yaşamış, kentlerde ise enflasyon, mal kıtlığı ve ihtikâr kitleleri ezmişti. 1939 ve 1945 arası yoğun olarak yaşanan bu gerçeklik, son derece önemli siyasal sonuçlar yaratmış, ilerleyen yıllarda Türk siyasal yaşamında belirleyici bir etki yapmıştı.Bu belirleyici etkilerin başında, Türkiye'nin 1946'da çok partili hayata geçişi gelmektedir. Savaş sırasındaki uygulamaları unutmayan kitleler, örtük olarak da olsa, yöneten kesimi böyle bir değişime zorlamıştır. Toplumsal memnuniyetsizliği algılayan CHP iktidarı, değişimin önünde durmamış, toplumun var olan tansiyonunu doğru değerlendirerek, çok partili yaşama geçişi onaylamıştır.14 Mayıs 1950 seçimleri ise, 27 yıllık tek parti iktidarını değiştirmiş ve yerine alternatif bir siyaset anlayışını iktidara taşımıştı. Bu değişimin ilerleyen aşamalarda topluma nasıl taştığı, sosyolojik ve psikolojik etkilerinin neler olduğu, özellikle Ordu ili özelinde bizzat günlük hayatta ne yaşandığı ve bu süreçte bireylerin siyaseti ve siyasetçiyi algılama biçimlerinde bir değişme olup olmadığı, bu tezin merkezindeki temel sorunsallardan bazılarıdır.Bu temel sorunsallar çerçevesinde, Ordu ili özeline inilmiş ve hem CHP hem de Demokrat Parti yönetimi dönemlerinde, bölge köylüsünün yaşantısının izleri sürülmeye çalışılmıştır. Bu amaçla, dönemi yaşamış köylülerle yapılandırılmış sorularla mülakatlar yapılarak görüşleri alınmıştır. Değişimin hem günlük hayatın pratiği içinde, hem de zihinsel ve psikolojik yönleriyle var olup olmadığı resmedilmeye çalışılmıştır.Anahtar Kelimeler: Ordu, Tek Parti Sistemi, Çok Parti Sistemi, Demokrasi,2. Dünya Savaşı, Cumhuriyet Halk Partisi, Demokrat Parti.
Impact of packaging on consumer buying behavior of fast-moving consumer goods in rural areas of Pakistan
In the last decade, the consumer packaged goods sector in Pakistan has proliferated. The fast-moving consumer goods sector focuses more on attractive features that create a brand image in customers' minds. In this process, marketers must constantly communicate with consumers more than before to get continuous feedback about the product. The study's primary purpose is to investigate further the effect of packaging on the purchasing behavior of rural consumers, especially those who buy toiletries products and the strategies adopted by marketers to promote the product more in rural areas. The study was designed as qualitative to explore the factors affecting packaged consumer products. The convenience sampling method was used to gather data from the marketers working in the market. Data were collected through responses to semi-structured open-ended questions. The phenomenological approach was used to analyze the data. The results show that product packaging is essential in creating brand awareness, persuading and emotionally influencing consumers. This study guides future managerial practices and business strategies in the consumer packaged goods market.
Bursa ili kentsel ve kırsal alanında yaşayan tüketicilerin gıda satın alma ve tüketme davranışlarına COVID-19 pandemisinin etkileri
Bu çalışma ile Bursa ili kentsel ve kırsal alanında yaşayan tüketicilerin Covid-19 pandemi döneminde gıda satın alma ve tüketme davranışlarının nasıl değiştiğini belirlemek amaçlanmıştır. Çalışma kapsamında Bursa ili merkez ilçeleri Nilüfer, Osmangazi ve Yıldırım'ın kentsel ve kırsal alanlarından tüketicilerle anket görüşmeleri yapılmıştır. Anketler yüz yüze görüşme ve Google Form aracılığı ile toplamda 416 kişi ile gerçekleştirilmiştir. Anket toplamda 28 sorudan oluşmaktadır. Verilerin analizinde frekans, Ki-Kare, G–test of goodness-of-fit, Bağımsız Örneklem T-Testi ve iki yönlü ANOVA testleri kullanılmıştır. Veri analizlerine göre, tüketicilerin pandemi döneminde çoğunlukla gıda stoklamayı tercih etmedikleri, tercih edenlerin en çok un-yağ-şeker stokladıkları, meyve sebze satın almak için kentte yaşayanların en çok süper marketleri tercih ettiği ve kırsal alanda yaşayanların en çok kendilerinin yetiştirdikleri, kentte yaşayan tüketicilerin çoğunluğu vücut ağırlık artışı yaşarken, kırsaldakilerin ise vücut ağırlıklarında bir değişim olmadığı belirlenmiştir. Tüketicilerin çoğunluğunun pandemi döneminde market ve gıda harcamalarının arttığı, dışarıdan sipariş vermek yerine evde kendilerinin yapmayı tercih ettikleri, kafe ve restoranlarındaki personelin maske ve eldiven takması ve Covid-19 aşısı olması gerektiğini düşündükleri, kentte yaşayanların kırsala göre daha fazla vitamin-mineral takviyesi almaya başladıkları, açıkta satılan gıda ürünleri yerine ambalajlı ürünleri daha fazla tercih ettikleri belirlenmiştir. Sonuç olarak, Covid-19 pandemi döneminde tüketicilerin gıda satın alma ve tüketme davranışlarının değiştiği ve bu durumun tüketicilerin yaşadıkları yere göre anlamlı farklılıklar oluşturduğu tespit edilmiştir.
Köy enstitüsü sisteminin tarihsel temelleri
Köyde eğitim konusu, kırsal kesimde kurulmuş olan okulların işleyişi hakkında bilgi vermesi ve öğretim programlarının günümüze yansıması bakımından önemlidir. Avrupa ülkelerinde birçok örneğine rastlanan, köyde eğitimin Türkiye'deki temsilcisi olan Köy Enstitüleri, bu alanda eğitim tarihini aydınlatmaktadır. Birçok eğitimcinin üzerine düşündüğü kırda eğitim, yazılan eserler ve hayata geçirilen okullar dikkate alındığında birbirine benzer veya birbirinden farklı ideaları içinde barındırmaktadır.
Kırsal kesimin eğitim durumu ve taşımalı eğitim Eskişehir-Alpu kırsalı örneği
Kırsal kesimin eğitimin durumunda ilköğretim, eğitime bakılan pencereyi oluşturmaktadır. Bu pencereden ilköğretim okullarında eğitimin durumu bakışı, ilköğretimi kırsal kesimde değerlendirme görüş alanını oluşturmuştur. Taşımalı eğitim; ilköğretim penceresinde, pencerenin dıştan içe doğru açılan kilit noktasını oluşturmaktadır. Kırsal kesim, sekiz yıllık ilköğretimin yaygınlaştırılması ile `Taşımalı İlköğretim Uygulaması'nın içinde olmuştur. Bu araştırmanın amacı; kırsal kesimdeki eğitimin durumuna sekiz yıllık zorunlu eğitim uygulaması açısından bakmak ve taşımalı eğitimin kırsal kesimdeki eğitim durumuna nasıl yansıdığını, sorunları açısından ortaya çıkarmak ve bunlara çözüm önerileri getirmektir. Araştırmada veri toplama aracı olarak anket kullanılmıştır. Kavramsal çerçeve, problem alanı, yöntem, bulgular ve yorum, sonuç ve öneriler; bölümleri oluşturmaktadır. Araştırma konusu ile ilgili literatür incelenmiş ve konuyla ilgili kanun, yönetmelik ve kaynaklar taranmıştır. Araştırmaya katılanların niteliklerine ilişkin değişkenleri ile ilgili sonuçlar, frekans ve yüzde dağılımları ilgili çizelgelerde sunulmuştur. İstatistiksel analizler SPSS programında yapılmıştır. Değişkenlerin taşımalı öğrenciler üzerindeki etkisini incelemek için, taşımalı ve merkezde olan öğrencilerden örneklem alınarak Kay-Kare Testi uygulanmıştır. Araştırmanın evrenini 2010-2011 eğitim-öğretim yılında Eskişehir İli, Alpu İlçesi taşıma merkezi olan ve taşıma merkezi olmayan ilköğretim okullarındaki 7 idareci, 47 öğretmen ile örneklem alma yöntemi ile 210 öğrenci oluşturmaktadır. Bunun 150'sini taşımalı öğrenci, 60'ını random yoluyla taşıma merkezi olan okulların birinden seçilen merkezde olan öğrenci oluşturmaktadır.Anahtar Kelimeler: Kırsal Kesim, Kırsal Eğitim, Taşımalı Eğitim, İlköğretim
Kırsal alanda kadın girişimciliğinin desteklenmesinin yerel ekonomik kalkınmaya etkileri: Balıkesir ili Umay çiftliği örneği
Kırsal alanlarda yerel ekonomik kalkınmada girişimcilerin rolü çok büyüktür. Kırsal alanda yaşayan kadınların yaptıkları işi ortaklaşa yürütebilme kabiliyeti ve dayanışma ağı oluşturma becerisi çok yüksektir. Fakat kırda yaşayan kadınların kent bölgelerinde yaşayan kadınlara oranla sahip oldukları fırsatlar daha azdır. Avrupa birliği son yıllarda Türkiye'ye kırsal alanların kalkınması için önemli destekler vermektedir. Özellikle kadın erkek eşitsizliğini gidermek için kırsal kalkınma fonu IPARD program aracılığı ile kadın girişimciler desteklenmektedir. Bu çalışmada kırsal alandaki kadın girişimcilerin desteklendikleri takdirde yerel ekonomik kalkınmaya etkileri ortaya koyulmuştur. Bu kapsamda TKDK 'nın desteklediği 42 il arasından Balıkesir ilinin Bandırma ilçesine bağlı Doğanpınar köyü kırsalında 11 kadın ortakla kurulmuş olan 'Umay Çiftliği' araştırma sahası olarak belirlenmiştir. Araştırma sahasında kurucu ortaklar ile röportaj yapılmış ve çiftlik içinde proje süresince istihdam edilmiş 24 kadına anket uygulanmıştır. Elde edilen bulgular eşliğinde literatürde yer alan yerel ekonomik kalkınma ve kırsal kalkınma kavramlarının üzerinde durularak Avrupa birliği tarafından kırsal kalkınmaya finansman sağlayan IPARD programının kadın girişimcilere sağlamış olduğu desteklerden bahsedilmiştir. Araştırma sonucunda başarılı kadın girişimcilerin kendi oluşumları olan yerel eylem grubu S.S. Gönen, Merkez, Hasanbey, Tuzakçı Tarımsal Kalkınma Kooperatifi iş birliği içinde bölgelerinde yerel ürünlerin değerlendirilmesi, kendi bölgelerinde diğer kadınlara istihdam oluşturma ve onların ekonomik sürdürülebilirliklerini kazandırma, köyden kente göçü engelleme ve çevrelerindeki kadınlara rol model olma gibi birçok konuda yerel ekonomiye katkı sağladıkları görülmektedir.
Küreselleşme sürecinde kırsalın dönüşümü ve tüketim: Bursa Cumalıkızık örneği
Belirli bir tarihselliğe ve kültürel yapıya sahip olan kırsal alanlar küreselleşme sürecinde tüketimin değişen anlamı ile beraber birer tüketim nesnesi haline gelmiştir. Bu çalışmanın amacı, kırsal alanların tüketim ekonomisine eklemlenmesi sonucunda kırsal alanlarda meydana gelen fiziksel, ekonomik ve sosyo kültürel değişiklikleri ortaya koymaktır. Kırsal alanlarda meydana gelen değişim sürecinde tüketim, doğa ile iç içe olma ve yerellik doğrudan etkili olmaktadır. Günümüzde bireylerin kendini tüketim üzerinden ifade ettiği ve tüketimin statüsel boyutunun ön plana çıktığı alanlar haline gelen kentler önemli değişimler geçirmektedir. 1980'li yıllarla beraber kentlerde meydana gelen fiziki, sosyal ve kültürel değişikliği tanımlamak için kullanılan soylulaştırma hareketi, süreç içerisinde kırsal alanlarda da etkili olmuştur. Kırsal soylulaştırma hareketleri ile beraber kırsal alanlarda tüketim temelinde önemli değişimler meydana gelmiştir. Kırsal alanların mimari yapısı, yeşilliği ve tarihselliği turistlere pazarlanmakta ve kırsal alanlar birer tüketim nesnesi haline dönüşmektedir. Bu süreçte kırsal alanların kendine özgü değerleri, toplumsal ilişkileri ve mimari yapıları turistlerin beklentilerine göre yeniden dizayn edilmiştir. Gelişen süreçte kırsal alanlardaki fiziksel, ekonomik ve sosyo kültürel değerler değişmiş ve özgünlüğünü yitirmiştir. Bu çalışmada kırsal alanları etkileyen tüketim kavramı ve kırsal soylulaştırma kavramı ele alınmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümünde ise Cumalıkızık'ta işletme sahibi olan yirmi üç kişi ile nitel araştırma yöntemlerinden yarı yapılandırılmış görüşme yöntemi ile görüşmeler yapılmıştır. Araştırma bulgularından elde edilen sonuçlara göre; Cumalıkızık'ın kırsal yapısı aşınmaya uğramış ve Cumalıkızık bir tüketim alanı haline gelmiştir. Anahtar Kelimeler: Tüketim, Tüketim Toplumu, Kırsal Soylulaştırma, Cumalıkızık
The determination of rural women's brand preferences with ahp method: An application in laundry detergents industry
The purpose of this study was to assess the criteria that shape the ideas, thoughts and preferences of rural female consumers regarding laundry detergent products. Two assessment methods, Statistical analysis and AHP process were used. The survey was administered on rural female consumers living in the rural parts of the province of Ankara, and focused on laundry detergents as a product group where female consumers are traditionally known to control the purchase process. The study managed to arrive at results that are not only similar but also complimentary to each other. It was attempted to ensure a statistical and mathematical assessment in identifying the most suitable brand preference for the rural female consumer profile. Within the scope of the selected application area and according to the simple random sampling method, the survey was undertaken as a statistical analysis through face-to-face interview with 386 rural women consumers. In addition, interviews and surveys were made with P&G, Unilever brand experts and unpackaged detergent dealers in order to get expert views for the AHP analysis. As a result, it was reported that the criteria preferred by rural female consumers when selecting their laundry detergents are, price, quality and cleaning power, respectively. Furthermore, it was seen that reputed detergent brands mentioned in the study were way behind unpackaged detergent in terms of their level of preference by rural female consumers.