Science education
1,304 theses under this subject heading
Dijital oyun tasarımı öğretiminin öğretmen adaylarının fen eğitiminde dijital oyun kullanımına dair görüşlerine etkisi
Teknolojinin hızla ilerleyişi tüm alanlarda ve sektörlerde önemli bir etkiye ve değişime sebep olmaktadır. Eğitim sektörü de teknolojinin gelişiminden oldukça etkilenen ve sınıf içerisinde modern teknolojik cihazların kullanılmaya başlandığı bir alandır. Eğitim sektöründeki teknolojik değişim gözle görülebilecek düzeyde yaşanırken, bu teknolojilerin verimli kullanılabilmesi için modern stratejilerin öğretime dahil edilmesi kaçınılmaz olmaktadır. Bu araştırmanın amacı modern stratejilerden biri olan dijital oyun stratejisinin öğretime dahil olması konusunda fen bilgisi öğretmen adaylarına bir oyun tasarlama öğretimi gerçekleştirmek, ardından öğretmen adaylarının görüşlerinin uygulamadan nasıl etkilendiğini keşfetmektir. Bu çalışma nitel araştırma paradigması çerçevesinde yürütülmüştür. Araştırmanın çalışma grubu kriter temelli yöntem ile belirlenmiştir. Öğretmen adayları lisans dönemlerinde herhangi bir kodlama eğitimi almadıkları için, dijital oyun geliştirme motoru olarak kodlama gerektirmeyen RPG Maker programı tercih edilmiştir. Programın tanıtımıyla beraber oyun tasarlama öğretim süreci altı hafta sürmüştür. Bu araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacının geliştirmiş olduğu dijital oyun temelli öğrenme soru formu, örnek olay durumları formu ve 5E modeline göre ders planı formu kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiştir ve bulgular tablolar halinde sunulmuştur. Araştırmada ulaşılan sonuçlar, öğretmen adaylarının bir bölümünün başlangıçta öğretimde dijital oyun kullanımına yönelik olumsuz görüşlere sahip olduklarını ancak uygulama sonrasında fikir değiştirerek olumlu bir bakış açısı sergilediklerini göstermiştir. Öğretmen adaylarının önemli bir bölümü uygulama öncesinde dijital oyunların kullanımına dair olumlu ya da olumsuz bir görüşe sahip değilken, uygulama sonrasında olumlu görüş geliştirmişlerdir. Olumlu görüşlerin arka planında dijital oyun temelli öğretim yoluyla öğrenci merkezli bir öğrenme ortamı oluşturulabileceği ve öğrencilerin, öğretmenlerin daha aktif hale geleceği kabulünün yer aldığı görülmüştür. Öğretmen adayları uygulama sürecinde dijital oyunları dersin giriş, keşfetme ve açıklama kısımlarında kullanmayı tercih etmezlerken, uygulama sonrasında bu yöndeki tercihlerinin de geliştiği tespit edilmiştir. Bu anlamda, dijital oyun tasarım öğretimi uygulamasının fen bilgisi öğretmen adaylarının fen eğitiminde dijital oyun kullanımına yönelik görüşlerini olumlu yönde değiştirdiği ve bazı ön yargılarını yıktığı anlaşılmıştır.
ASSURE öğretim tasarımı modeline göre gerçekleştirilen 7. sınıf kuvvet ve enerji ünitesi öğretiminin öğrencilerin akademik başarıları ile bilgi ve teknoloji okuryazarlıklarına etkisi
Bilim ve teknoloji, her gün gelişmekte ve değişmektedir. Bu gelişim her alanı etkilemektedir. Gelişmiş ülkelerin yapısı incelendiğinde bilim ve teknolojide ileri oldukları görülmektedir. Bu alanlarda ilerlemenin yolu, verilen eğitimden geçmektedir. Fen Bilimleri dersinin amaçlarından birisi de bireylerin bu değişen ve gelişen dünyaya en iyi şekilde uyum sağlamalarına yardımcı olmaktır. Bu doğrultuda Fen Bilimleri dersi ile teknolojideki değişimi ele alan, eleştirel düşünebilen, 21. yüzyıl becerilerine sahip, problemlere çözüm üretebilen, bireysel farklılıkları dikkate alan, araştırma ve sorgulama kabiliyetine sahip bireylerin yetiştirilmesi amaçlanmaktadır. Bu amaca hizmet edebilecek modellerden birisi ASSURE öğretim tasarım modelidir. Bu araştırmanın temel amacı, 7. sınıf Fen Bilimleri dersi 'Kuvvet ve Enerji' ünitesinin öğretiminin ASSURE modeli ile gerçekleştirilmesinin, öğrencilerin akademik başarıları ile bilgi ve teknoloji okuryazarlığına etkisini ve öğrenci görüşlerini incelemektir. Çalışmada nicel araştırma yöntemlerinden tek gruplu ön test-son test deneysel deseni kullanılmıştır. Çalışmanın örneklemini, bir devlet okulunda, 7. sınıfta öğrenim gören 20 öğrenci oluşturmuştur. Öğrencilerin akademik başarılarını ölçmek için 'Kuvvet ve Enerji Ünitesi Kavramlarına İlişkin Doküman Formu', bilgi ve teknoloji okuryazarlıklarını ölçmek için 'Bilgi ve Teknoloji Okuryazarlığı Becerileri Değerlendirme Rubriği' ön test ve son test olarak uygulanmıştır. Öğrenci görüşlerini almak için ise "ASSURE Modeline İlişkin Görüşler Formu" kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin analiziyle ulaşılan sonuçlar, ASSURE modeli kullanılarak gerçekleştirilen öğretim sürecinin öğrencilerin akademik başarıları ile bilgi ve teknoloji okuryazarlıklarını anlamlı şekilde geliştirdiğini ve öğrencilerin ASSURE modeli kullanılarak gerçekleştirilen öğretim sürecine dair olumlu görüşler bildirdiklerini göstermiştir. Öğrencilerin olumlu görüşleri incelendiğinde, ASSURE öğretim tasarım modelinin eğlenceli olması, farklı yöntem ve teknikler içermesi, ilgi çekici olması ve somutlaştırıcı etkisi gibi nedenler dikkat çekmektedir.
Fen Bilimleri Öğretmenlerinin Ay, Ay'ın Hareketleri ve Evreleri Konularına Dair Zihinsel Modellerinin Belirlenmesi
Bu araştırmada fen bilimleri öğretmenlerinin fen bilimleri öğretim programında yer alan Ay, Ay'ın hareketleri ve evreleri konularına yönelik zihinsel modellerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma temel nitel araştırma yöntemi ile yürütülmüştür. Araştırmanın çalışma grubunu 2023-2024 eğitim-öğretim yılında Isparta ilinin Merkez ilçesinde, devlet ortaokullarında görev yapan 20 fen bilimleri öğretmeni oluşturmaktadır. Çalışmanın verileri araştırmacı tarafından geliştirilen Ay, Ay'ın hareketleri ve evreleri konularına yönelik öğretmen zihinsel model belirleme formu ile toplanmıştır. Geliştirilen form maddeleri için dört fen bilimleri öğretmeni ve üç fen eğitimcisi olmak üzere toplam yedi uzmandan görüş alınmış, önerilen düzeltmeler yapılmış ve forma son hali verilmiştir. Formda yer alan maddelerde öğretmenlerin sorulara yönelik betimleme, çizim yapma ve oyun hamurları ile temsillerini detaylandırmaları istenmektedir. Öğretmenlerin formda yer alan maddelere yönelik yanıtlarının analizinde içerik analizi kullanılmıştır. Öğretmenlerin görüşme formuna verdikleri yanıtlardan kodlar oluşturulmuş, benzer olanlar aynı temalar altında toplanmıştır. Öğretmenlerin çizimleri, betimlemeleri ve oyun hamuru ile yaptıkları gösterimlerinden elde edilen veriler literatürde yer alan naif, eklektik ve gelişmiş zihinsel model olmak üzere üç farklı kategoride sınıflandırılmış ve zihinsel modelleri belirlenmiştir. Elde edilen bulgulara göre Ay'ın şekli, Ay'ın yapısı ve özellikleri, dönme ve dolanma hareketleri ile bunların sonuçları olmak üzere üç farklı tema ortaya çıkmıştır. Bu temalardan Ay'ın şekli, dönme, dolanma hareketleri ve bunların sonuçları ile ilgili zihinsel modeller belirlenmiştir. Ay'ın şekli ile ilgili öğretmenlerin tamamının gelişmiş zihinsel modele sahip olduğu görülmüştür. Ay'ın yapısı, Ay'ın aynı yüzünün görülmesi ve Ay'ın dönme ve dolanma süreleri ile ilgili açıklamalarının ders kaynaklarındaki bilgiler ile uyumlu ve doğru açıklamalar içerdiği ortaya çıkmıştır. Ay'ın eksenel ve yörüngesel hareketi ile ilgili 15 gelişmiş ve beş eklektik zihinsel model olduğu, Ay'ın evreleri ile ilgili dört gelişmiş, sekiz eklektik ve sekiz naif zihinsel model belirlenmiştir. Öğretmenlerin en fazla problem yaşadıkları konunun Ay'ın evreleri olduğu sonucu ortaya çıkmıştır. Bu nedenle fen bilgisi öğretmenlerine astronomi konularına yönelik hizmet içi eğitim verilmesi ve düşündürmeye yönelik gözlem etkinlikleri düzenlenmesi önerilebilir.
Geleceğin sınıf laboratuvarı öğrenme ortamında gerçekleştirilen fen öğretiminin 7. sınıf öğrencilerinin bilgi ve teknoloji okuryazarlıkları ile eleştirel düşünme ve problem çözme becerilerine etkisi
Günümüzde eğitimin temel hedeflerinden biri, öğrencilere 21. yüzyılın gerektirdiği anahtar becerilerin kazandırılmasıdır. Bu hedef doğrultusunda, birçok ülkede ulusal ve uluslararası düzeyde esnek öğrenme ortamlarını esas alan çalışmalar sürdürülmektedir. Farklı eğitim modelleri, esnek öğrenme ortamları ve uygulamalı eğitim metodolojileri, öğrencilere teorik bilgilerin yanı sıra pratik beceriler kazandırma noktasında büyük bir önem taşımaktadır. Bu çerçevede, Avrupa Okul Ağı tarafından tasarlanan geleceğin sınıf laboratuvarı modeli esnek öğrenme ortamlarını anahtar becerilerle ilişkilendirerek 18 ülkede bu ortamların geliştirilmesine yönelik çalışmalara öncülük etmiştir. Bu çalışmanın amacı, geleceğin sınıf laboratuvarında gerçekleştirilen fen öğretiminin, ortaokul 7. sınıf öğrencilerinin bilgi ve teknoloji okuryazarlığı becerileri ile eleştirel düşünme ve problem çözme becerilerine etkisinin incelenmesidir. Çalışma nicel araştırma paradigması uyarınca, tek grup ön test-son test deneysel desenle yürütülmüştür. Çalışmanın örneklemi, tabakalı örnekleme yöntemi esas alınarak belirlenmiş ve Antalya'da bir devlet ortaokulunda öğrenim gören 30 (15 kız,15 erkek) 7. sınıf öğrencisinden oluşmuştur. Uygulama süreci, Antalya'da bir sosyal bilimler lisesi içerisinde yer alan geleceğin sınıf laboratuvarında gerçekleştirilmiş ve toplamda 33 ders saati sürmüştür. Çalışmada veri toplama aracı olarak "Bilgi ve Teknoloji Okuryazarlığı Becerileri Proje Tasarım Formu (BTOPF)", "Bilgi ve Teknoloji Okuryazarlığı Becerileri Değerlendirme Rubriği (BTODR)", "Eleştirel Düşünme ve Problem Çözme Becerileri Senaryo Formu (EPSF)" ve "Eleştirel Düşünme ve Problem Çözme Becerileri Değerlendirme Rubriği (EPDR)" kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin normallik değerlendirmesi ve hipotezlerin sınanmasında kullanılan istatistiksel testler SPSS 29.0 paket programı yardımıyla gerçekleştirilmiştir. Elde edilen verilerin analiziyle ulaşılan bulgular üzerinden ulaşılan sonuçlar geleceğin sınıf laboratuvarında gerçekleştirilen fen öğretiminin 7. sınıf öğrencilerinin bilgi ve teknoloji okuryazarlıkları ile eleştirel düşünme ve problem çözme becerilerini anlamlı düzeyde geliştirdiğini göstermiştir.
Dönüşümsel öğrenme modelinin 6. sınıf fen bilimleri dersinde öğrencilerin eleştirel düşünme eğilimlerine ve bilişötesi farkındalıklarına etkisi
Dönüşümsel öğrenme, deneyimlerin, yapısal farklılıkların oluştuğu; duygu, düşünce ve davranış değişikliklerinin yeni bakış açılarının meydana geldiği aşama olarak tanımlanabilir. Dönüşümsel öğrenme, bilişsel yapıda gerçekleşir. Bu süreçte alışkanlıklarda, bakış açılarında ve bireyin algılarında farklılıklar meydana gelmektedir. Bu farklılıklar bireyin bilişötesinde yeniden bir döngü içinde yapılandırılmaktadır. Birey bilişötesini kullanarak yapılandırdığı her bilgiye eleştirel yaklaşmakta, yeni karşılaştığı olayların çözümü için bu bilgileri kullanmaktadır. Bu sebeple dönüşümsel öğrenme yoluyla elde edilen bilgiler bireyin bilişsel yapısında sürekli sorgulanmakta, ve yeni durumlara uygulanmak üzere transfer edilmektedir. Buradan hareketle araştırmada dönüşümsel öğrenme modeli ile yapılan uygulamaların bireyin eleştirel düşünme ve bilişötesi farkındalıklarına etkisi araştırmanın problem cümlesi olarak belirlenmiştir. Bu araştırmanın çalışma grubu, İstanbul ili Güngören ilçesindeki Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Mustafa Kemal Ortaokulunun 6/F ve 6/H sınıflarında okuyan 60 öğrenci oluşturmaktadır. Deney grubu 31, kontrol grubu da 29 öğrenciden oluşmaktadır. Baskın-az baskın karma yöntemin kullanıldığı araştırmanın veri toplama aracı California Eleştirel Düşünme Eğilimi Ölçeği, Bilişötesi Farkındalık Ölçeği, yarı yapılandırılmış görüşme formu ve öğrenci günlükleridir. Araştırmada verilerin analizi için dağılımın normal olduğu maddelerde parametrik testler; yarı yapılandırılmış görüşme formunda elde edilen verilerin analizinde betimsel ve içerik analiz yöntemleri kullanılmış, doküman incelemesi yolu ile de alıntılar yapılmıştır. Araştırmanın analizlerinden elde edilen bulgulara göre, bazı sonuçlar şöyle sıralanabilir: Dönüşümsel öğrenme modeli uygulamasına tabi tutulan, deney grubu öğrencilerinin ön test ve son test bilişötesi farkındalık puanlarının ortalaması arasında deney grubunun son test puanlarının lehine anlamlı bir farklılaşma görülmüştür. Dönüşümsel öğrenme modeli uygulamasına tabi tutulan, deney grubu öğrencilerinin ön test ve son test eleştirel düşünme eğilimleri puanlarının ortalaması arasında anlamlı düzeyde bir farklılaşma görülmüştür. Bu bulgulara göre dönüşümsel öğrenme modeli uygulamasına tabi tutulan deney grubu son test öğrencileri, dönüşümsel öğrenme modeli uygulamasına tabi tutulmayan kontrol grubunun son test öğrencilerine oranla daha yüksek puanda oldukları tespit edilmiştir. Dönüşümsel öğrenme modeli etkinliklerinin öğrencilere, farklı kaynaklardan araştırma yapma alışkanlığı kazandırdığı görülmüştür. Öğrencilerin çeşitli kaynaklardan elde ettikleri bilgileri bir araya getirerek, yeni fikir/düşünce elde edebildiği, bu düşünce/fikirleri tartışmakta, gerçek yaşam bilgileri ile ilişkilendirebildiği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Dönüşümsel Öğrenme, Eleştirel Düşünme, Bilişötesi Farkındalık.
Ortaokul 7. sınıf öğrencilerinin eğitsel oyun tasarımlarının problem çözme becerilerine etkisi
Bu araştırmada ortaokul 7. sınıf Fen Bilimleri dersinde yer alan "Saf Madde ve Karışımlar" ünitesinin işlenmesinde eğitsel oyun tasarlamanın öğrencilerin problem çözme becerilerine etkisi incelenmiştir. Bu çalışmanın örneklemini Mardin ilinde yer alan bir devlet okulunda öğrenim gören 7. Sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Ön test son test kontrol gruplu yarı deneysel desenin kullanıldığı bu çalışma deney ve kontrol gruplarında 25'er öğrencinin katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma kapsamında "Saf Madde ve Karışımlar" ünitesi kazanımları eğitsel oyun tasarlama çerçevesinde yapılandırılarak beş hafta boyunca yürütülmüştür. Araştırmanın veri toplama araçlarını Problem Çözme Ölçeği ve Yarı Yapılandırılmış görüşme Formu oluşturmaktadır. Problem Çözme Ölçeği'nden elde edilen veriler SPSS istatistik programı ile analiz edilmiştir. Yarı Yapılandırılmış Görüşme Forumu'nun analizinde ise içerik analizi kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler neticesinde eğitsel oyun tasarımının öğrencilerin problem çözme becerileri üzerinde olumlu bir etkisinin olduğu gözlemlenmiştir.
React stratejisinin 6. sınıf öğrencilerinin akademik başarılarına etkisi ve görüşlerinin incelenmesi
Bu araştırma, Kuvvet ve Hareket ünitesinin öğretiminde REACT stratejisinin 6.sınıf öğrencilerinin akademik başarılarına etkisini ve bu stratejiye yönelik öğrenci görüşlerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma 2021-2022 eğitim-öğretim döneminde Siirt ilinde belirlenen bir ortaokulda öğrenim gören 6.sınıf öğrencileri ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, 20 deney grubu, 20 kontrol grubu olmak üzere toplam 40 öğrenci oluşturmaktadır. Uygulama sürecinde deney grubunda dersler REACT stratejisiyle, kontrol grubunda ise dersler geleneksel yöntemle(düz anlatım, soru-cevap, tartışma) işlenmiştir. Kuvvet ve Hareket ünitesine ait kazanımlar, 4 hafta boyunca dörder saatlik program kapsamında anlatılmıştır. Araştırmada nicel ve nitel yöntemlerin bir arada kullanıldığı karma araştırma yöntemi kullanılmıştır. Nicel araştırma yöntemlerinden olan ön test son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Nitel araştırma yöntemi olarak ise olgu bilim(fenomenoloji) deseni kullanılmıştır. Yarı deneysel yöntemlerden ön test son test kontrol gruplu modelin kullanılacağı çalışmada nicel veri toplama araçları olarak; Kuvvet ve Hareket Başarı Testi kullanılmıştır. Araştırmanın nitel verileri ise yarı yapılandırılmış görüş formu ile toplanmıştır. Oluşturulacak akademik başarı testi ile elde edilen veriler bilgisayar ortamında SPSS.21.0 programı yardımıyla analiz edilmiştir. Oluşturulan yarı yapılandırılmış görüşme formu içerik analiz yöntemi ile analiz edilip, elde edilen veriler yorumlanmıştır. Uygulama öncesinde yapılan akademik başarı testi sonuçlarına göre deney ve kontrol grubu öğrencileri arasında anlamlı bir fark olmadığı ancak uygulama sonunda yapılan akademik başarı testi sonuçlarına göre deney ve kontrol grubu öğrencileri arasında anlamlı bir fark olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca uygulanan stratejiye karşı öğrencilerin görüşlerinin olumlu yönde eğilim gösterdiği tespit edilmiştir.
Fen bilgisi öğretmen adaylarının girişimcilik özelliklerinin yaratıcı düşünme ve eleştirel düşünme eğilimleriyle ilişkilendirilmesi
Gelecek nesilleri yetiştiren öğretmenlerin her alanda donanımlı bireyler olarak yetişmesi gerekmektedir. Özellikle de bilimle iç içe olan ve sürekli araştıran, eleştiren, sorgulayan ve yeni çözümler üreten fen bilgisi öğretmenlerinin bu konuya daha özenli yaklaşması önemlidir. Bunlar dikkate alındığında araştırmanın amacı, fen bilgisi öğretmen adaylarının girişimcilik özelliklerinin yaratıcı düşünme ve eleştirel düşünme eğilimi ile ilişkilendirilip çeşitli değişkenlerce incelenmesidir. Araştırmanın modeli, nicel araştırma yöntemlerinden tarama modelidir. Çalışmanın evrenini, Türkiye'de Fen Bilgisi Öğretmenliği programında öğrenim gören tüm fen bilgisi öğretmen adayları oluşturmaktadır. Çalışmanın örneklemini ise; 2023-2024 yılları arasında Siirt, Dicle ve RTE Üniversitelerinde öğrenim gören her düzeydeki 290 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Çalışmada kullanılan ölçekler; Öğretmen Adaylarına Yönelik Girişimcilik Ölçeği, Eleştirel Düşünme Eğilimleri Ölçeği ve Marmara Yaratıcı Düşünme Eğilimi Ölçeği' dir. Ölçeklerden 8'i kayıp olmak üzere 290 veri elde edilmiştir. Verilerin basıklık ve çarpıklık değerlerine, KMO and Barlett's Test değerine ve Levene's Test değerlerine bakılmıştır. Yapılan analizler sonucu edinilen bulgulara göre, duygusal zekânın kadınlar lehine .41 Cohen d değeri ile orta düzeyde bir etkiye sahip olduğu, merakın hem üniversite ve hem de sınıf, esnekliğin ise sadece sınıf üzerinde küçük bir etkiye sahip olduğu bulgularına ulaşılmıştır. Araştırma sonucunda, girişimcilik ve eğilimlerin yüksek düzeyde ortalamalara sahip olduğu ve aralarında pozitif yönlü korelasyon olduğu sonucuna varılmıştır. Literatürde, elde edilen bulgularla hem benzerlik hem de farklılık gösteren çalışmalara rastlanmıştır. Gelecekteki araştırmacılar elde edilen bulgulara göre duygusal zekâ alt boyutunun neden kadın adaylar için orta düzeyde anlamlı farklılık gösterdiğini araştırılabilir. Aynı zamanda " Duygusal Zekâ neden erkek adaylarda daha az ve arttırmak için ne yapılabilir?" Sorusuna cevap arayabilirler.
Farklı sınıf seviyesindeki ortaokul öğrencilerinin Ay'ın evreleri ile ilgili bilgi düzeylerinin belirlenmesi
Fen bilimleri konuları genellikle soyut konular olduğundan öğrencilerin bu konuları anlayıp anlamadıklarını ortaya çıkarmak eğitim ve öğretimde önemlidir. Bu çalışmanın amacı ortaokul düzeyinde öğrenim gören 5, 6, 7 ve 8. sınıf öğrencilerinin, ortaokul fen bilimleri müfredatında 5. sınıfta yer alan "Ay'ın Evreleri" konusundaki Bloom Taksonomi düzeylerini belirlemektir. Araştırma karma araştırma yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. İlk olarak nicel boyutu için tarama deseni ile veri toplanmıştır. Nitel boyutu için yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Çalışma grubu basit amaçlı örneklem ile belirlenen Ankara ilindeki bir devlet okulundan seçilmiş 5, 6, 7 ve 8. sınıf öğrencileridir. Öğrencilere uygulanması için Ay'ın evreleri ile ilgili açık uçlu ve çoktan seçmeli sorulardan oluşan 15 soruluk bir ölçek hazırlanmıştır. Ölçekteki kapsam geçerliliği konusunda uzman görüşleri alınmıştır. Testin güvenirliğini değerlendirmek için Cronbach's Alpha güvenilirlik testi yapılmış ve değeri .89 bulunmuştur. Ölçekteki her bir soru Bloom taksonomisine göre düzeyler halindedir ve 116 öğrenciye uygulanmıştır. Ölçek sonucuna göre belirlenen her sınıf düzeyinden üç öğrenci ile yarı yapılandırılmış görüşme yapılmıştır. Veri analizi, uygulanan ölçek sonuçları SPSS ile analiz edilmiş, yarı yapılandırılmış görüşmeler sırasında kayıt cihazıyla toplanan veriler transkript edilmiştir. Çalışmanın sonuçlarına göre; beşinci ve altıncı sınıf öğrencilerinin Bloom taksonomi düzeyleri bilgi ve kavrama boyutlarında kalırken yedinci ve sekizinci sınıf öğrencilerinin Bloom taksonomi düzeyleri uygulama ve analiz boyutlarına kadar çıkmıştır.
İlkokul üçüncü sınıf fen bilimleri Beş Duyumuz ünitesine yönelik bilgilendirici çocuk kitaplarının değerlendirilmesi
Çocuk edebiyatında, bilgilendirici çocuk kitapları önemli bir yer tutmaktadır. Öğrencilerin ve öğretmenlerin, öğretim sürecinde bilgilendirici çocuk kitaplarından faydalanmaları eğitim sürecini zenginleştirebilir. Bilgilendirici çocuk kitaplarından öğrenciler istedikleri zaman faydalanabilecekleri gibi fen bilimleri, sosyal bilgiler ve matematik dersinde de öğretimi pekiştirmek amacı ile kullanılabilecek materyallerdir. Bu çalışmada ilkokul 3. sınıf fen bilimleri "Beş Duyumuz" ünitesine yönelik bilgilendirici çocuk kitapları seçkisinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi kullanılmıştır. Betimsel analiz ile sonuçlara ulaşılmıştır. Araştırmanın çalışma materyalleri belirlenirken ölçüt örnekleme yöntemi kullanılmış olup "Beş Duyumuz" ünitesine yönelik seçilen kitap seçkisi, araştırmacı tarafından oluşturulmuş değerlendirme formu ile incelenmiştir. Yerli ve yabancı kitaplar, kitapçılarda yer alan kitaplar, yayınevleri, okul ve sınıf kitaplıklarındaki kitapların araştırılmasından sonra, konu ile ilgili 35 kitaba ulaşılmış olup, kitaplar analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda TÜBİTAK ve Teleskop Yayınevinin bilgilendirici türde en çok yayın yaptığı, yabancı yazarların, yerli yazarlara göre daha çok kitap yazdığı ve 2015 yılından sonra bilgilendirici kitapların daha yaygınlaştığı sonucuna ulaşılmıştır. Yazarların çoğu deneyimli, kitaplar ise bilimsel ve günceldir. Kitapta yer alan bilimsel metodun basamakları yaş düzeyine göre oldukça yüksek bir oranda verilirken, doğadaki sebep-sonuç ilişkilerinin yeterince kurulamadığı görülmüştür. Kitapların giriş kısmında konu ile ilgili tanıtıcı bilgiye yer verilmesi bakımından oran oldukça düşük iken, kitabın sonunda ek bilgiye yer verilme oranı daha yüksektir. İç ve dış resimleme özellikleri bakımından kitapların yeterli olduğu görülmüştür. Kitaplarda, "Beş Duyumuz" ünitesinin kazanımlarının tamamına yer verilmediği tespit edilmiştir. Kitapların zorluk seviyesi bakımından punto, resim-metin oranı ve cümledeki kelime sayısı incelenmiştir. İncelenen kitapların yarısından azının tamamen 3. sınıf öğrencileri için uygun olduğu görülmüştür. Anahtar sözcükler: Çocuk edebiyatı, bilgilendirici çocuk kitapları, fen bilimleri dersi, 3.sınıf, beş duyumuz ünites
Fen bilgisi öğretmen adaylarının ölçme değerlendirme okuryazarlıkları, tutum ve özyeterlik algıları arasındaki ilişki
Bu araştırmada fen bilgisi öğretmen adaylarının ölçme değerlendirme okuryazarlık düzeyleri, tutum ve özyeterlik algıları arasındaki ilişkilerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu bağlamda çalışma iki veya ikiden fazla değişkenin birbiriyle ilişkili olup olmadığını belirlemeyi ve değişkenlerin sebep-sonuçları üzerindeki etkisini araştırmayı hedefleyen korelasyonel araştırma türündedir. Bu amaçla veriler ölçme değerlendirmeye ilişkin özyeterlik algı ölçeği, tutum ölçeği ve ölçme değerlendirme okuryazarlık envanteri aracılığıyla toplanmıştır. Toplanan veriler kaydedilip gerekli analizler yapıldıktan sonra yarı yapılandırılmış görüşme formu ile katılımcıların ölçme değerlendirmeye ilişkin görüş ve önerileri alınmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2021-2022 akademik yılında Fen Bilgisi Eğitimi Ana Bilim Dalı üçüncü ve dördüncü sınıfında eğitim alan 194 öğretmen adayı oluşturmuştur. Araştırmada veriler istatistiksel analiz yöntemleriyle, görüşme formundan elde edilen veriler içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Araştırma bulguları öğretmen adaylarının ölçme değerlendirmeye ilişkin tutum ve özyeterlik algılarının birlikte ölçme değerlendirme okuryazarlık düzeylerini yordamadığını göstermiştir. Sınıf düzeyleri açısından ölçme değerlendirme okuryazarlık düzeyleri, tutum ve özyeterlik algıları anlamlı farklılık göstermezken ölçme değerlendirme dersi akademik başarı durumları yüksek olan katılımcılar lehine farklılıklar tespit edilmiştir. Yarı yapılandırılmış görüşme sonuçlarında ise lisans programlarında verilen ölçme ve değerlendirme dersinin yetersiz bulunduğu ifade edilmiştir.
STEM eğitiminin dördüncü sınıf öğrencilerinin fen kavramlarını anlamalarına ve bilimsel süreç becerilerine etkisi
Bu araştırmanın amacı, ilkokul fen bilimleri dersinde STEM yaklaşımının öğrencilerin kavramsal anlamaları ve bilimsel süreç becerileri üzerine etkisini incelemek ve deney grubu öğrencilerinin STEM yaklaşımına yönelik görüşlerini belirlemektir. Araştırma, Ankara ilindeki bir devlet ilkokulunun dördüncü sınıfında öğrenim gören 49 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma karma araştırma yöntemlerinden gömülü desen olarak tasarlanmıştır. Deney grubunda Aydınlatma ve Ses Teknolojileri ve Basit Elektrik Devreleri ünitelerinin öğretiminde STEM yaklaşımı kullanılmış, karşılaştırma grubunda ise öğretmen derslerinde kullanmaya alışkın olduğu yöntem ve stratejiler ile aynı konuların öğretimini yapmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak kavram anlama testi, araştırma becerileri testi, araştırma raporu ve yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. 11 hafta süren uygulama süreci sonunda öğrencilerin kavramsal anlamalarının ve bilimsel süreç becerilerinin değerlendirilmesi için bağımlı ve bağımsız örneklemler t-testi kullanılmıştır. Araştırma raporu yazma becerilerinin değerlendirilmesi için ise araştırma raporu değerlendirme rubriği kullanılmıştır. Öğrencilerden toplanan nitel verilerin analizi için içerik analizi yapılmıştır. Araştırma sonucunda STEM yaklaşımının öğretmenin mevcut öğretim yöntemine kıyasla öğrencilerin kavramsal anlamalarını ve bilimsel süreç becerilerini geliştirdiği sonucuna ulaşılmıştır. Aynı zamanda deney grubu öğrencilerinin süreç ilerledikçe araştırma raporu yazma becerilerinde de bir artış olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerin uygulama sürecine ve yaklaşıma yönelik olumlu görüşlere sahip oldukları tespit edilmiştir.
Türkiye'de fen bilimleri dersi öğretim programlarının tarihçesi, gelişimi ve eğilimler (1923-2023)
Bu çalışmanın amacı Türkiye'deki 1923-2023 yılları arasında uygulamaya koyulan ilkokul Fen Bilimleri dersi öğretim programlarının tarihçesini, gelişimini, değişimini ve eğilimlerini; programın bileşenleri açısından incelemektir. Çalışmanın yöntemi nitel araştırma yöntemi, deseni doküman analizi desenidir. Çalışmanın verilerini Cumhuriyetin kuruluşundan günümüze kadar olan süreçte uygulanan ve uygulanmakta olan ilkokul fen bilimleri dersi öğretim programlarının yazılı metinleri oluşturmuştur. İlgili dokümanlardan elde edilen nitel veriler betimsel analiz tekniği ile incelenmiştir. Alan yazında öğretim programlarının bileşenleri temele alınarak programda ilgili bileşenlerle bağlantılı olan kategoriler oluşturulmuştur. Program bileşenleri açısından; (1) dersin adı, (2) program geliştirme sıklığı, (3) program geliştirme ilkeleri, (4) program geliştirmeyi gerekli kılan nedenler, (5) program geliştirme ekibi, (6) temel eğitim felsefeleri, (7) program tasarımı yaklaşımları, (8) program geliştirme modelleri, (9) hedef yazma yaklaşımları, (10) içerik düzenleme yaklaşımları, (11) öğrenme-öğretme yaklaşımları, (12) ölçme-değerlendirme yaklaşımları olmak üzere 12 kategori belirlenmiş ve belirlenen kategorilere göre analiz yapılmıştır. Programlarda ders isimlerinin yıllara göre değişiklik gösterdiği, programların geliştirilmesi ve güncellenmesinde belirli bir sistem izlenmediği, program geliştirme ilkelerinin çoğunlukla gözetilmediği ancak en fazla 1926 Programında program geliştirme ilkelerine yer verildiği, programlarda program geliştirme ekibinde görev alan kişilere 2004 Programı dışında yer verilmediği, program geliştirme modellerinin bu programlarda uygulanmadığı ancak Millî Eğitim Bakanlığı'nın geliştirdiği program geliştirme modelinin uygulandığı sonuçlarına ulaşılmıştır. Anahtar sözcükler: program geliştirme, eğitim programları, program tarihçesi, fen bilimleri dersi öğretim programı
Liselere geçiş sistemi (LGS) sorularının soruşturma temelli öğretim çerçevesinde incelenmesi
Millî Eğitim Bakanlığı 2005 yılından itibaren sorgulamaya dayalı eğitime örtük olarak yer verirken, 2013 yılından itibaren öğretim programlarına dahil etmiştir. Çalışmanın amacı beceri temelli soruları sorgulama çerçevesinde incelemektir. Çalışmadaki Lise Geçiş Sistemi soruları beceri temelli sorular olarak nitelendirilecektir. LGS soruları; bilgiyi anlamak, akıl yürütmek, yorumlamak ve gerçek hayatla bağlantı kurmak için hazırlanmış sorulardır. Bu tür soruların tanımı, yoruma dayalı, hacimli, hacimsiz, verili, verisiz, yargıya vardıran sorulardır. Yapılan araştırma nitel araştırma olup yöntemi doküman analizidir. 2017-2021 yılları arasında 335 LGS ve örnek soruların dışında 2015 PISA, 2007-2011-2015 yıllarında uygulanan 2015 PISA, TIMMS soruları incelenmiştir. 335 LGS ve örnek sorularla geçmişte uygulanan PISA, TIMMS soruları iki boyutta değerlendirilmiştir. Bu boyutlar Bilişsel Beceri ve Bilimsel Süreç Becerileri sorularıdır. Sorular iki uzmanın görüşü alınarak incelenmiştir. 335 soru arasından seçilen 20 soru iki boyutta daha iyi karakterize edilebileceği için seçilmiştir. Çalışma sonucunda LGS sorularının becerilere karşılık gelmediği belirlenmiştir. Ayrıca bilimsel süreç becerilerinde yer alan 18 beceri ve 32 kazanımı içeren, Yenilenmiş Bloom taksonomisindeki basamakları kapsayan, 21.yy. becerilerini barındıran sorular olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Sorgulamaya Dayalı Öğretim ile Bilişsel Beceriler, Bilimsel Süreç ve 21.yy. becerileri eğitime entegre edilebilir.
Fen bilimleri öğretmenlerinin bilimsel soruşturma anlayışlarının incelenmesi
Dünyada meydana gelen hızlı gelişmelerin beraberinde getirdiği değişimler doğrultusunda eğitim sistemimizde temel amaç, Türk eğitim sistemi değerlerine ve yetkinliklere sahip bireyler yetiştirmektir. Bu bireylerin yetiştirilmesinde en önemli görev öğretmenlere düşmektedir. Öğretmenlerin de 2018 yılı Milli Eğitim Bakanlığı Fen Bilimleri Öğretim Programı'nda da açık bir şekilde ifade edildiği gibi disiplinler arası bakış açısı kullanılarak soruşturma (araştırma-sorgulama) temelli öğrenme yaklaşımı uygulamaları beklenmektedir. Öğretmenlerin soruşturma temelli öğrenme yaklaşımını etkili bir şekilde kullanabilmeleri, fen okuryazarı bireyler yetiştirebilmeleri, bilimsel süreç becerileri ve yaşam becerilerini bireylere kazandırabilmeleri için esnek soruşturma anlayışına sahip olmaları gereklidir. Bunlardan dolayı öğretmenlerin esnek soruşturma anlayışlarının tanımlanmasına ihtiyaç duyulmuştur. Alanyazında yer alan ölçeklere bakıldığında, direkt olarak öğretmenlerin esnek soruşturma anlayışlarını ortaya çıkarmakta yeterli olmadığı ve öğretmenlerin esnek soruşturma anlayışlarının tanımlanabilmesi için yeterli olamayacağını anlaşılmıştır. Bu sebeple öğretmenlerle açıklayıcı görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Çalışmada nitel araştırma türlerinden, durum çalışması kullanılmıştır. Çalışmaya MEB'de görev yapmakta olan sekiz Fen Bilimleri öğretmeni katılım sağlamıştır. Çalışmanın sonucunda, öğretmenlerle yapılan görüşmelerden elde edilen bulgular doğrultusunda esnek soruşturma anlayışına sahip olanlar, sahip olup devamlı uygulamayanlar ve uzak olan öğretmenler olarak kategorilerin oluştuğuna ulaşılmıştır.
İşbirlikli bilgi işlemsel problem çözmenin akademik başarı ve bilgi işlemsel düşünme becerilerine etkisi
Bu araştırmada işbirlikli olarak yürütülen bilgi işlemsel problem çözme yaklaşımının ortaokul öğrencilerinin bilgi işlemsel düşünme becerileri ve akademik başarıları üzerine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada yarı deneysel yöntemin ön test son test kontrol gruplu deseni kullanılmıştır. Araştırma kapsamında geliştirilen 6. sınıf madde ve ısı ünitesi kazanımlarına uygun bilgi işlemsel problem durumları Grup 1'de bireysel olarak, Grup 2'de ise işbirlikli olarak uygulanmıştır. Bilgi işlemsel problem durumları, madde ve ısı ünitesi kapsamında tasarlanan ve çözümünde öğrencilerin algoritma tasarlama ve Python kodlama dilini kullanarak kodlama yapmalarını gerektirecek problem durumlarıdır. Araştırma Ankara ilinde bulunan özel bir ortaokulda okuyan 6.sınıf düzeyinde 17 kız ve 17 erkek öğrenci olmak üzere toplam 34 öğrenci ile yürütülmüştür. Uygulamalar fen bilgisi öğretmeni tarafından yürütülmüş, araştırmacının kendisi ise katılımcı gözlemci olarak sürece dahil olmuştur. Öğrencilerin bilgi işlemsel düşünme becerilerinin gelişiminin izlenmesi için Bilgi İşlemsel Düşünme Testi ön test ve son test olarak uygulanmış, etkinlikler bilgi işlemsel problem çözme puanlama anahtarı kullanılarak puanlanmıştır. Öğrencilerin madde ve ısı ünitesi akademik başarılarının gelişiminin izlenmesi için ise akademik başarı testi kullanılmıştır. Öğrencilerin bilgi işlemsel düşünme becerilerinin ve akademik başarılarının gelişiminin incelenebilmesi için parametrik olmayan Mann Whitney-U ve Wilcoxon T testleri kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlar uygulamaların bireysel ve işbirlikli olarak yürütüldüğü gruplarda öğrencilerin akademik başarılarının ve bilgi işlemsel düşünme becerilerinin anlamlı düzeyde arttığı belirlenmiştir. Grupların akademik başarı ve bilgi işlemsel düşünme son test puanları karşılaştırıldığında ise son test puanları arasında anlamlı bir farkı tespit edilememiştir. Araştırma bulgularının ortaokul öğrencilerinin bilgi işlemsel düşünme becerilerinin geliştirilmesine yönelik literatüre anlamlı katkılar sunacağı öngörülmüştür.
Üstün zekâlı öğrencilerin fen bilimlerine özgü yeteneklerinin değerlendirilmesi: Bir test geliştirme çalışması
Ülkemizde ve dünyada üstün zekâlı bireylerin tanılanması amacıyla çeşitli ölçme araçları (zekâ testleri, genel yetenek testleri, akademik testler ve ölçekler) geliştirilmiştir. Tanılamada önemli verilerin toplanmasını sağlayan bu araçlar, bireylerin çeşitli özelliklerine ilişkin bilgiler sağlasa da farklı disiplinlere özgü yeteneklere ilişkin bilgi sağlamakta sınırlılıklara sahiptirler. Üstün zekâlı bireylere yönelik bir tanılamayı takiben, söz konusu bireylere uygun bir eğitim programı tasarımı yapılması ihtiyacı doğmakta ve bireyi uygun bir programa yerleştirme amacı güdülmektedir. Fakat eğitim programları, yapısal özelliklerindeki sınırlılıkları sebebiyle çoğunlukla tek bir alana yönelik biçimde planlanmaktadır. Bu sınırlı disiplinler-alanlar çoğunlukla matematik, fen bilimleri, teknoloji ve mühendislik bölümlerini içermektedir. Bu bağlamda sadece zekâ testleri ve başarı testleri ile ölçeklere odaklı bir tanılama süreci, disipline-alana özgü eğitim programı geliştirme konusunda detaylı bilgi sağlamamaktadır. Bu sebeple disipline-alana özgü yetenek testlerinin geliştirilmesi ve tanılamada kullanılması önemli bir boşluğu kapatacaktır. Bu çalışmanın amacı 5-8. sınıflarda öğrenim görmekte olan "üstün zekâlı" tanısı almış öğrencilerin fen bilimleri disiplinine özgü yeteneklerinin değerlendirmesinde kullanılabilecek bir yetenek testi geliştirmektir. Araştırmaya 338, 5.-8. Sınıf öğrencisi katılmıştır. Bu öğrenciler arasında 5. sınıfta 12, 6. Sınıfta 56 ve 7. ve 8. Sınıfta 7 üstün zekâlı tanısı almış öğrenci bulunmaktadır. Elde edilen yapı geçerliliği verileri tek faktörlü yapıyı doğrulamıştır. Dahası üst sınıf grupları ve alt sınıf grupları arasında da test puanları açısından üst gruplar lehine anlamlı bir fark bulunmuştur. 28 maddeden oluşan envanterden elde dilen puanların Cronbach Alfa güvenirlik değerinin .87 olduğu belirlenmiştir. Elde edilen geçerlilik ve güvenirlik bulguları ölçme aracından elde edilen puanların araştırma ve değerlendirme amacıyla kullanılabileceğini göstermektedir.
Sorgulamaya dayalı fen eğitiminin öğrencilerin bilimsel sorgulama ve sorgulayıcı öğrenme becerilerine etkileri
Bu çalışmanın amacı, sorgulamaya dayalı fen öğretimi yaklaşımının öğrencilerin bilimsel sorgulama becerilerine gelişimini ve fene yönelik sorgulayıcı öğrenme becerileri algılarına etkilerini belirlemektir. Çalışma nicel araştırma yöntemlerinden yarı deneysel desen ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmaya Ankara ili, Çubuk ilçesinde bulunan taşımalı eğitim yapan öğrencilerin bulunduğu bir devlet okulunda 5.sınıfta okuyan iki şubeden toplam 50 öğrenci katılmıştır. Araştırmada ön test ve son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Bir deney ve bir kontrol grubunun oluşturulduğu araştırmada 'Işığın Yayılması' ünitesi kapsamında, 24 saatlik uygulama süresi belirlenmiştir. Ayrıca, pandemi sürecinden dolayı uygulamanın yapılabilmesi için ders planları ve uygulama süreci çevrim içi eğitim, hibrit eğitim ve yüzyüze eğitim durumları için ayrı ayrı düşünülerek planlanmıştır. Araştırmada uygulama öncesi ve sonrasında ortaokullarda eğitim gören 5.sınıf öğrencilerine ölçekler uygulanarak öğrencilerden veri toplanmış ve öğrencilerin bilimsel sorgulama ve sorgulayıcı öğrenme becerileri hakkındaki görüşlerine ulaşılmıştır. Araştırmada veriler, 'Fene Yönelik Sorgulayıcı Öğrenme Becerileri Algı Ölçeği' (FYSÖBAÖ) ve 'VASI-Views About Scientific Inquiry' anketi ('Bilimsel Sorgulama Süreçleri Hakkında Görüşler Anketi') kullanılarak toplanmıştır. Toplanan veriler SPSS programı kullanılarak analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular, sorgulamaya dayalı yaklaşımla verilen fen eğitiminin öğrencilerin bilimsel sorgulama becerilerinin gelişimi ve fene yönelik sorgulayıcı öğrenme becerileri algılarına etkilerini ortaya koymuştur. Araştırma sonunda elde edilen bulgulara göre; sorgulamaya dayalı fen eğitimiyle işlenen derslere katılan öğrencilerin sorgulayıcı öğrenme becerileri algılarının ve bilimsel sorgulama düzeylerinin arttığı ve bu artışın istatistiksel olarak da anlamlı bir fark yarattığı bulunmuştur.
Fen bilimleri öğretmenlerinin çokkültürlü eğitime yönelik algı ve yeterliliklerinin incelenmesi
Tüm dünyada farklı kültürlere mensup kişiler farklı gerekçelerle bir arada uyum içinde yaşamak durumundadır. Bu nedenle çokkültürlülük, eğitimin bir parçası olmaktan ziyade bütününü kapsayan bir faktör olmalıdır. Çokkültürlü eğitim günümüzde daha da önem kazanmış ve öğretmenlerin çokkültürlülüğe ilişkin farkındalık ve algılarının belirlenmesine yönelik ihtiyaç artmıştır. Bu araştırmanın amacı çokkültürlü eğitim hakkında ortaokullarda görev yapan fen bilimleri öğretmenlerinin algı ve yeterliliklerinin incelenmesi olarak belirlenmiştir. Araştırma karma yöntemin açıklayıcı desenine uygun olarak tasarlanmıştır ve fen bilimleri öğretmenlerinin çokkültürlü eğitime yönelik algı ve yeterliliklerinin belirlenmesi ve algı ve yeterliliklerinin arasındaki ilişkinin incelenmesi için Çokkültürlü Yeterlik Algıları Ölçeği ve Çokkültürlü Eğitim Algısı Ölçeği ile nicel veriler toplanmıştır. Toplanan nicel veriler doğrultusunda öğretmenlere görüşme soruları uygulanmıştır. Araştırmanın örneklemi ulaşılabilir örnekleme yöntemidir. Nicel veriler için ölçeklerin uygulanmasından sonra öğretmenler ile görüşmeler yapılarak nitel veriler toplanmış ve daha detaylı bilgiler edinilmiştir. Nicel verilerin analizinde betimsel istatistikler uygulanmış ve Pearson korelasyon katsayısı hesaplanarak yorumlanmıştır. Nitel veriler ise içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Araştırmadan elde edilen bulguların çokkültürlü fen eğitimine yönelik politikaların geliştirilmesine ışık tutacağı öngörülmektedir. Araştırmaya katılan öğretmenlerin yaşları, cinsiyetleri, etnik kökenleri, eğitim durumları, mesleki deneyim yılları, çalışılan okul türü ile bulunduğu bölge ve çalışılan şehirler farklılık göstermektedir. Fen bilimleri öğretmenlerinin büyük bir kısmı çokkültürlü eğitim algı ve yeterliliğine sahiptir. Yaş aralığı, deneyim gibi değişkenlerde farklılıklar tespit edilmiştir. Yaş ve deneyim olarak daha büyük olan fen bilimleri öğretmenleri diğer öğretmenlere göre daha yüksek çokkültürlü eğitim algı ve yeterliliğine sahiptir. Fen bilimleri öğretmenleri ile yapılan görüşme sonuçlarına göre çokkültürlü eğitim ile ilgili bilgi ve yeterliliğe sahip oldukları tespit edilmiştir.
TIMSS'te öğrencilerin fen yeterlik seviyelerinin ve sosyoekonomik durumlarının bazı değişkenler bağlamında incelenmesi
Uluslararası Eğitim Başarılarını Değerlendirme Kuruluşu (IEA) tarafından dört yılda bir 4. ve 8. sınıflara uygulanan TIMSS'in amacı, uluslararası düzeyde öğrencilerin matematik ve fen alanlarındaki bilgi ve becerilerini değerlendirmektir. TIMSS'te başarı testlerinin yanında okul yöneticilerine, öğretmenlere, öğrencilere ve velilere detaylı veriler içeren anketler uygulanmaktadır. Bu araştırmanın amacı TIMSS 2011, TIMSS 2015 ve TIMSS 2019 döngülerinde Türkiye'de 8. sınıf düzeyindeki öğrencilerin fen yeterlik seviyelerini ve ailelerinin sosyoekonomik durumlarıyla ilişkili faktörleri incelemektir. Okul yaşam beklentisi, fen bilimleri öğretmeninin ödev verme sıklığı, okula aidiyet duygusu, fen bilimlerini sevme, fen bilimlerine değer verme ve fen bilimleri özgüveni faktörleri ile öğrencilerin fen yeterlik seviyelerini ve ailelerinin sosyoekonomik durumları arasındaki ilişki araştırıldığı için bu araştırmada ilişkisel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak TIMSS 2011, 2015 ve 2019'a katılan Türkiye örneklemindeki sekizinci sınıf öğrencilerine uygulanan fen bilimleri başarı testlerinin ve öğrenci anketlerinin sonuçları kullanılmıştır. Araştırmanın problemleri için örneklemler; Türkiye'de sekizinci sınıf düzeyinde TIMSS 2011 uygulamasına katılan 6928 öğrenci, TIMSS 2015 uygulamasına katılan 6079 öğrenci, TIMSS 2019 uygulamasına 4077 öğrenci arasından alınmıştır. Araştırmada, betimleyici analiz ve lojistik regresyon analizleri yapılarak veriler elde edilmiştir. Elde edilen bulgular, okul yaşamı beklentisi ve fen bilimleri özgüveni faktörleri ile öğrencilerin fendeki yeterlik seviyeleri ve sosyoekonomik durumları arasında pozitif yönde ve diğer faktörlere göre daha güçlü bir ilişkisi olduğunu göstermektedir. Sonuçlar, fen bilimleri öğretmeninin ödev verme sıklığı ile sadece öğrencilerin fendeki yeterlik seviyeleri arasında negatif; okula aidiyet duygusu, fen bilimlerini sevme, fen bilimlerine değer vermeyle ise hem fendeki yeterlik seviyeleri hem de sosyoekonomik durum arasında negatif yönde ilişkisi olduğunu göstermektedir.
Argümantasyon ve otantik öğrenme tabanlı STEM uygulamalarının 21. yüzyıl becerilerine ve akademik başarıya etkisi
Bu araştırmada, argümantasyon ve otantik öğrenme tabanlı STEM uygulamalarının öğrencilerin 21. yüzyıl becerileri ve akademik başarıları üzerindeki etkileri incelenmiştir. Öncelikle uygulamaya başlamadan önce iki fen bilimleri öğretmeniyle dokuz gün boyunca her gün 120 dakika süren bir öğretmen eğitimi gerçekleştirilmiştir. Öğretmen eğitimi sonrasında araştırmanın uygulama aşamasına geçilmiştir. Araştırmacı ve öğretmenler tarafından geliştirilen ders planları ve etkinlikler, fen bilimleri dersinde 5. sınıf öğrencileriyle üç ünite kapsamında bahar döneminde uygulanmıştır. Ders planları ve etkinlikler için iki farklı uzmandan görüş alınmıştır. Çalışma Antalya ili Alanya ilçesinde bulunan iki farklı kamu okulunda toplam 120 öğrenciyle yürütülmüştür. Araştırmada karma yöntem araştırmalarından yakınsayan paralel desen tercih edilmiştir. Araştırmanın nicel boyutunda ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Her iki okulda da bir kontrol grubu ve iki deney grubu (argümantasyon ve otantik grup) belirlenmiştir. Araştırmanın nitel boyutunda ise durum çalışması deseni kullanılmıştır. Nicel veri toplama araçları olarak 21. yüzyıl öğrenme ve yenilenme becerileri ölçeği, ışığın yayılması, insan ve çevre ile elektrik devre elemanları akademik başarı testleri, değerlendirme araçları olarak ise akran ve öz değerlendirme formları ile ürün değerlendirme rubriği kullanılmıştır. Akademik başarı testleri araştırmacı tarafından geliştirilmiştir. Her bir başarı testi için altı farklı uzmandan görüş alınmıştır. Başarı testleri için toplamda 107 altıncı sınıf öğrencisiyle pilot çalışma yapılmıştır. Amaçlı örneklem yönteminin kullanıldığı bu çalışmada nitel veri toplama araçları olarak video ve ses kayıtları, yarı yapılandırılmış görüşmeler, etkinlik kâğıtları, öğrenci günlükleri, öğretmen ve araştırmacı gözlemleri ve gözlemci formları kullanılmıştır. Araştırma sonucunda ölçeğin geneli, iş birliği ve iletişim alt boyutu ile üç akademik başarı testinin ön test ve son test puanları arasında anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Nitel veriler sonucunda oluşturulan kategorilerden deney grubu öğrencilerinin eleştirel düşünme becerisinde sorgulama, yaratıcılık becerisinde orijinallik, iş birliği becerisinde etkili ve verimli çalışma, iletişim becerisinde ifade edebilme, STEM temelli etkinliklerde ise problemin tanımlanması boyutlarına oldukça önem verdikleri tespit edilmiştir. Ayrıca öğrencilerin argümantasyon ve otantik öğrenme tabanlı STEM yaklaşımlarına yönelik olumlu görüşlere sahip oldukları tespit edilmiştir. Öğretmenler ise her iki yaklaşımın da farklı yönlerden etkili olduğunu, argümantasyon sürecini yönetmenin biraz daha zor olduğunu, STEM uygulamalarının öğrenciler üzerinde olumlu etkisi olduğunu ve otantik öğrenme yaklaşımının daha etkili olduğunu ifade etmişlerdir. Araştırma kapsamında özellikle otantik öğrenme tabanlı STEM uygulamalarının öğrencilerin akademik başarıları ve 21. yüzyıl becerileri üzerindeki etkisi gözü önüne alındığında, bu yaklaşımla STEM'nin bütünleştirilerek farklı gruplar ve beceriler üzerinde çalışılması önerilmektedir. Anahtar sözcükler: STEM eğitimi, otantik öğrenme, argümantasyon tabanlı öğrenme, 21. yüzyıl becerileri, akademik başarı, fen eğitimi
Fen bilimleri dersi eğitiminin oyunlaştırılmış e-öğrenme ortamlarıyla desteklenmesinin motivasyon ve başarıya etkisi
Teknolojinin her geçen gün geliştiği ve bilginin katlanarak arttığı günümüz dünyasında fen bilimleri öğretiminde başarılı olabilmek için gelişmeleri yakından takip etmek gerekmektedir. Sorgulayan, araştıran, kendi kendine öğrenebilen bireylerin yetiştirilebilmesi için fen bilimleri öğretiminde öğreneni süreç içinde aktif kılmak daha da önemli hale gelmekte, 'dijital yerliler' olarak adlandırılan günümüz yeni nesil öğrenenlerine yeni öğretim ortamlarının tasarlanması kaçınılmaz görünmektedir. Bu bağlamda çağımızda yaşanan dijital dönüşümlerin bir getirisi olarak hayatımıza giren e-öğrenme, elektronik medya kanallarıyla öğretimin gerçekleştirilmesidir. Bununla birlikte 2010 yılından beri popülerleşmeye başlayan oyunlaştırma kavramı, her ne kadar dijital sistemler ve kullanıcılar arasındaki bağlantıyı güçlendirmeyi ve onları motive etmeyi amaçlayan bir teknik olsa da eğitim alanında da yerini almaya başlamıştır. Bu çalışmada fen bilimleri eğitiminde öğrencilerin oyunlaştırılmış bir e-öğrenme ortamıyla desteklenmesinin öğrenenlerin akademik başarılarına ve motivasyonlarına etkisi araştırılmaktadır. İlköğretim düzeyindeki öğrencilerle gerçekleştirilen bu araştırmanın bulgularının fen bilimleri eğitiminde oyunlaştırmanın öğretim programına entegrasyonunda yol göstereceği düşünülmektedir. Araştırma nicel ve nitel yöntemlerin bir arada kullanıldığı karma yöntemle yürütülmüştür. Nicel veriler ön test – son test yarı deneysel desen kullanılarak akademik başarı testi ve motivasyon ölçeği ile, nitel veriler ise görüşme yöntemiyle toplanmıştır. Araştırma sonucunda öğrencilerin oyunlaştırılmış e-öğrenme ortamıyla desteklenmesinin öğretim programının önerdiği yöntemlere göre akademik başarılarını ve motivasyonlarını artırdığı sonucuna ulaşılmıştır.
Ortaokul fen bilimleri ders kitaplarının yenilikçi düşünme bağlamında değerlendirilmesi
Yaşadığımız çağda hâkim olan anlayış bireylerden beklenen beceri ve tutumları değiştirmekte ve şekillendirmektedir. Yapılan güncellemeler sayesinde eğitim sistemi, nitelikli insan gücünün temini noktasında bu değişim sürecine dâhil olur. Eğitimin değişen hedeflerine uygun olarak öğretim programlarının yenilenmesi ders kitaplarının güncellenmesini kaçınılmaz kılmaktadır. Çağımızın bireylerden beklediği 21. yüzyıl becerilerinden biri olan yenilikçi düşünme, Millî Eğitim Bakanlığı tarafından 2018 yılında yapılan değişiklikle Türk eğitim sisteminde yerini almıştır. Bu araştırmanın amacı 2018 yılında değişen Fen Bilimleri Dersi Öğretim Programına göre güncellenen ortaokul fen bilimleri ders kitaplarının alana özgü becerilerden yenilikçi düşünme becerisi bağlamında değerlendirilmesidir. Araştırmada 2020 yılında Millî Eğitim Bakanlığı tarafından Kırıkkale ilinde ortaokullara dağıtılan Fen Bilimleri 5, 6, 7 ve 8. sınıf ders kitapları incelenmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi kullanılmıştır. Alan uzmanlarının görüşleri ile son hali verilen dokuz anahtar kavram (buluş, düşünme, fikir üretme, hayal etme, keşif, özgün, tartışma ve tasarım) belirlenmiştir. Seçilen ders kitaplarında anahtar kavramlar taranıp, öğrenme alanlarına göre frekansları hesaplanmıştır. Ayrıca Öğretim Programı ünite açıklamalarında yenilikçi düşünme becerisi kazandırmayı amaçlayan 5, 7 ve 8. sınıf düzeyinde dört ünite ve bu ünitelerin etkinlikleri belirlenmiştir. Bu etkinliklerin yenilikçi düşünme alt boyutlarına (yaratıcılık, girişimcilik, problem çözme ve merak) göre yeterlikleri incelenmiştir. Sonuç olarak; yenilikçi düşünme becerileri ortaokul düzeyinde Fen Bilimleri ders kitapları içeriklerinde, anahtar kavram bağlamında yeterli düzeyde temsil edilmektedir. Yenilikçi düşünme becerileri alt boyutları bağlamında öğretim programında belirtilen ünite ve etkinliklerden; 5. sınıf 3. ünite etkinliklerinin yetersiz, 7 sınıf 5 ünite etkinlikleri yetersiz, 7. ünite etkinliklerinin yeterli, 8. sınıf 5. ünite etkinliklerin yeterli olduğu saptanmıştır.
Ortaöğretim öğrencilerinin polen alerjisi konusundaki bilgi düzeylerinin belirlenmesi: Ankara ili örneği
Bu araştırmada, Ankara'daki ortaöğretim öğrencilerinin polen alerjisi konusundaki bilgi düzeylerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla, nicel veri toplama aracı olarak "polen alerjisi bilgi anketi", nitel veri toplama aracı olarak ise, "yarı yapılandırılmış görüşme formu" hazırlanmıştır. Polen alerjisi bilgi anketi, Ankara ili merkez ilçelerindeki Anadolu Liselerinin 9, 10, 11 ve 12. sınıflarına devam eden toplam 400 öğrenciye, yarı yapılandırılmış görüşme formu ise toplam 20 öğrenciye uygulanmıştır. Nicel verilerin analizinde IBM Statistics 23.0 programı kullanılarak betimsel istatistik (frekans ve yüzde) ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) hesaplamaları yapılmıştır. Nitel verilerin analizinde ise öğrencilerin verdikleri cevaplar araştırmacı tarafından değerlendirilmiştir. Öğrencilerin polen hakkındaki bilgilerinin genel olarak yeterli olduğu, bununla birlikte polen tanesini çıplak gözle görebilecekleri yönünde yanlış bir bilgiye sahip oldukları belirlenmiştir. Polen hakkındaki bilgilerine ilişkin ise sınıflar arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir fark bulunmadığı görülmüştür. Öğrencilerin polen alerjisi ile ilgili olarak; polen alerjisine neden olan bitkiler, saman nezlesinin bazı belirtileri (gözaltında morarma ve burun sırtında çizgi), polenlere atmosferde hangi mevsimlerde rastlanıldığı, kalıtsal faktörlerin polen alerjisinde etkili olduğu, polen alerjisinin teşhisi ve tedavisi, polen alerjisinin çapraz reaksiyon özelliği, küresel ısınmanın polen alerjisini artırıcı bir faktör olduğu ve Ankara atmosferinin bir polen takvimi olduğu hakkında bilgi eksikliklerinin olduğu; aynı zamanda öğrencilerin karahindiba ve kavak bitkilerinin polenlerini ve tohumlarını ayırt etmede zorluk yaşadıkları ve bu bitkiler hakkındaki bilgileri en çok arkadaş, okul, internet ve ailelerinden öğrendikleri tespit edilmiştir. Çalışmada ayrıca, öğrencilerin ülkemizde günlük ve saatlik polen çeşitleri ve konsantrasyonlarının yayın organları aracılığıyla halka duyurulması yönünde görüşlerinin olduğu belirlenmiştir.