Öğretmen görüşleri
Bu konu başlığı altında 1.376 tez
İlkokul öğrencilerinin yaşam becerilerini edinmesinde yaşam becerileri ilkokul etkinlik kitabının etkisinin öğretmenlerin gözünden belirlenmesi
Bu araştırmanın amacı, ilkokul düzeyinde yaşam becerilerinin kazandırılmasında kullanılan etkinliklerin etkililiğini değerlendirmek ve öğretmen görüşleri doğrultusunda bu etkinliklerin sınıf içi uygulamalar üzerindeki yansımalarını ortaya koymaktır. Araştırmada nicel veriler kullanılmıştır. Bu amaçla, öğretmenlere uygulanan anket aracılığıyla yaşam becerileri etkinliklerine yönelik tutum ve gözlemler ölçülmüş ve analiz edilmiştir. Araştırmaya Türkiye'nin farklı coğrafi bölgelerinde görev yapan ilkokul öğretmenleri katılmıştır. Elde edilen bulgulara göre, yaşam becerilerine yönelik hazırlanan etkinliklerin öğrencilerin iletişim kurma, empati geliştirme, problem çözme, öz denetim sağlama ve iş birliği yapma gibi temel becerilerini desteklediği görülmüştür. Öğretmenlerin çoğu, etkinliklerin öğrencilerin günlük yaşamla bağlantı kurmasını kolaylaştırdığını ve olumlu davranış gelişimini desteklediğini ifade etmiştir. Bununla birlikte, bazı öğretmenler uygulamada günlük hayatta uygulayamama, materyallere ulaşamama ve etkinliklerin tüm kazanımları kapsamadığı yönünde sınırlılıklara da dikkat çekmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, yaşam becerilerinin öğrencilere etkili biçimde kazandırılabilmesi için yapılandırılmış ve uygulanabilir etkinlik içeriklerinin geliştirilmesi; öğretmen eğitimlerinin artırılması önerilmektedir. Ayrıca, yaşam becerilerinin kalıcılığını sağlamak adına uzun vadeli etki değerlendirme çalışmalarına ihtiyaç duyulmaktadır.
Okullarda informel iletişimimin kullanılma biçim ve düzeyine yönelik öğretmen görüşleri
Bu çalışmanın amacı ortaöğretim kurumlarında öğretmen görüşlerine göre informel iletişim uygulamalarının kullanılma biçim ve düzeyini belirlemektir. Araştırma tarama modelinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada ölçme aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen "Okullarda İnformel İletişim" ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Kahramanmaraş ilinin Onikişubat ilçesinde yer alan liselerde görev yapan 1629 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini basit tesadüfi örnekleme yöntemi ile seçilen 298 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın sonucunda elde edilen veriler R 3.3.1. ve MPlus 7 programlarında organize edilerek, frekans tabloları, uyum istatistikleri, açımlayıcı faktör analizi, geçerlik ve güvenirlik analizleri, doğrulayıcı faktör analizi, t-testi ve ANOVA analizleri yapılarak tablolaştırılmış ve yorumlanmıştır. Araştırma bulgularına göre informel iletişim okul içinde yoğun bir şekilde kullanılırken okul dışında daha mesafeli bir ilişkiye dönüşmektedir. Okulda informel iletişim daha çok yönetsel sorunların arttığı dönemlerde ve rahatlamak amacıyla kullanılmaktadır. Dedikodu ve söylenti şeklindeki informel iletişim ise nadiren yaşanmakta ve öğretmenler bu tür iletişimden rahatsız olmaktadırlar. Öğretmenler informel iletişimin bazen kurum işleyişine zarar veren gruplaşmalara neden olabildiğini ifade etmekle beraber informel iletişimin okul içinde daha anlayışlı ilişkilerin oluşmasına olumlu bir yanı olduğu görüşünü de sahiptirler.Öğretmenlerin informel iletişim algıları cinsiyet değişkenine göreanlamlı bir farklılık göstermezken, lise türü ve kıdem değişkenine göre informel iletişimin kullanılma nedenleri alt boyutunda, anlamlı farklılık göstermiştir. Anahtar Kelimeler: İletişim, Örgütsel İletişim, Formel İletişim, İnformel İletişim
İlkokullarda değerler eğitiminde etkili olan faktörlere ilişkin sınıf öğretmenlerinin görüşlerinin değerlendirilmesi
Özet: Bu araştırmanın amacı ilkokullarda değerler eğitiminde etkili olan faktörlere ilişkin sınıf öğretmenlerinin görüşlerinin değerlendirilmesidir. Araştırma betimsel tarama modelinde nicel ve nitel yöntemlerin birlikte kullanıldığı karma yöntemle gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın nicel boyuttaki örneklemini 2015- 2016 eğitim öğretim yılında Batman ili merkez ilkokullarda görev yapan 606 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Nitel boyutun çalışma grubunu ise araştırma kapsamında görüşme yapılan 25 öğretmen oluşturmaktadır. Nicel verileri elde etmek için araştırmacı tarafından geliştirilen ilkokullarda değerler eğitiminde etkili olan faktörlere ilişkin ölçek, nitel verileri toplamak için yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Elde edilen nicel verilerin analizinde ortalama, frekans, yüzde ve standart sapma değerleri; normallik testi için Kolmogorov –Smirnov testi, ikili gruplar için Mann-Whitney U testi, ikiden fazla gruplar için Kruskall Wallis- H testi; nitel verilerin çözümlenmesinde ise betimsel analiz tekniği kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 22.0 (Statistical Package for the Social Science) programı kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda elde edilen sonuçlar şunlardır: Öğretmenler ölçeğin geneline katılıyorum düzeyinde görüş belirtmişlerdir. Öğretmen görüşleri arasında cinsiyet, derslerini yürüttükleri sınıf düzeyi, değerler eğitimiyle ilgili hizmet içi eğitim, seminer veya kurs alıp almama durumu, sınıfta değerler eğitimi köşesi veya panosu bulunup bulunmama durumu değişkenleri açısından anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Ancak meslekteki deneyim değişkeni açısından 1-5 yıl arası görev yapan öğretmenlerin lehine, mezuniyet alanı değişkenine göre ise eğitim fakültesi mezunları lehine anlamlı farklılık bulunmuştur. Araştırmanın nitel boyutunda şu sonuca ulaşılmıştır: Öğretmenler değerler eğitiminde aile, öğretmen, örtük program, sosyal çevre ve kitle iletişim araçlarını önemli birer faktör olarak görmektedirler
Öğretmen görüşlerine göre öğretmenlerin toplumdaki saygınlığının bazı değişkenler açısından incelenmesi
Bu araştırma; öğretmenlerin toplumdaki saygınlığını bazı değişkenler açısından incelemek ve saygınlığın hangi düzeyde olduğunu, saygınlığı etkileyen etmenlerin neler olduğunu belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmada nicel ve nitel veri toplama tekniklerinin birlikte kullanıldığı karma model kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunun örneklemini Batman ilinde görev yapan 989 öğretmen oluşturmaktadır. Nitel boyutunun çalışma grubu ise yine Batman ilinde görev yapan 40 öğretmenden oluşmuştur. Araştırmanın nicel verileri araştırmacı tarafından geliştirilen "Öğretmenlerin Toplumdaki Saygınlığı Ölçeği" ile, nitel veriler ise yarı yapılandırılmış görüşme formu ile elde edilmiştir. Nicel veriler SPSS 24 paket programı kullanılarak aritmetik ortalama, standart sapma, t-testi, ANOVA, Tukey HSD ile analiz edilmiştir. Nitel veriler betimsel analiz yapılarak incelenmiştir. Araştırmanın hem nicel hem de nitel boyutunun sonuçlarına göre öğretmenlerin toplumdaki saygınlığı "orta" düzeydedir. Kadın öğretmenlerin erkek öğretmenlere göre, bekar öğretmenlerin evli öğretmenlere göre, görevde yeni olan öğretmenlerin daha deneyimli öğretmenlere göre, okul öncesi öğretmenlerinin diğer kademelerdeki öğretmenlere göre öğretmenlerin toplumdaki saygınlığına yönelik daha olumlu bir düşünceye sahip oldukları sonucu elde edilmiştir. Öğretmenlerin öğretmenlik mesleğini toplumda saygın bir yerinin olması nedeniyle seçtikleri fakat toplumun öğretmene duyduğu saygının her geçen gün azaldığı sonucuna varılmıştır. Öğretmenlerin ekonomik imkanlarının yeterli olmadığı, öğretmenlerin toplumdaki saygınlığını olumsuz etkileyen önemli bir etkenin de öğretmenlerin ekonomik durumları ve aldıkları düşük ücret olduğu, bunun da öğretmenlerin kişisel ve sosyal yaşamı üzerinde olumsuz etkiler bıraktığı sonucuna ulaşılmıştır.
Farklılıkların yönetimine ilişkin okul yöneticilerinin ve öğretmenlerin görüşleri
Genel tarama modelinde, nitel yöntemle yapılan bu araştırma, yönetimde yeni bir yaklaşım olan farklılıkların yönetimine ilişkin yönetici ve öğretmenlerin görüşlerini değerlendirmek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu; Batman İl merkezindeki ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan 19 okul müdürü ile 65 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmanın verileri görüşme yoluyla elde edilmiştir. Bunun için yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılarak, sekiz sorudan oluşan bir görüşme formu hazırlanmıştır. Araştırmanın deseni, nitel araştırma desenlerinden olan durum çalışması ile yapılmıştır. Araştırmada toplanan verilerin analizinde, betimsel içerik analizi kullanılmıştır. Elde edilen bulgular ve sonuçlar; farklılıkların yönetiminin üç boyutu olan bireysel tutum ve davranışlar boyutu, örgütsel değerler ve normlar boyutu ile yönetsel uygulamalar ve politikalar boyutu altında ele alınmıştır. Araştırmada yönetici ve öğretmenlerin, bireysel tutum ve davranışlar boyutunda, farklılıkları zenginlik olarak gören, saygı duyan, farklılıklardan kaynaklı çatışmaları iletişim yoluyla çözmeye çalışan, olumlu bireysel tutum ve davranışlar sergilendiği tespit edilmiştir. Örgütsel değerler ve normlar boyutunda, farklı olanın görüşlerini alma, yönetici olarak tercih etme, farklılıklarından kaynaklı eleştiri ve önerileri değerlendirme, ayrımcılık ve haksızlık yapmama tutumlarından dolayı olumlu örgütsel değer ve normların oluştuğu sonucuna varılmıştır. Lise öğretmenlerinin kısmen ayrımcılık yaşadıkları, yöneticilerin ise hiç ayrımcılık yapmadığı, eleştirilerin üslup ve artniyet olmadıkça olumlu karşılandığı tespit edilmiştir. Son olarak yönetsel uygulamalar ve politikalar boyutunda ise, farklılıklara ilişkin yönetsel uygulamaların ve politikaların olumlu olduğu, farklılıklara dayalı bir yönetim anlayışının sergilendiği görüşü hâkim olmakla beraber, genelde yöneticilerin farklılıklardan çok, kendine yakın hissetttiği kişilerle çalışmayı tercih ettikleri ve yönetici ile öğretmenlerin, medeni duruma göre görece olumsuz tutum sergiledikleri sonucuna varılmıştır.
Okul öncesi eğitim çağındaki çocukların değer düzeylerine ilişkin anne-baba ve öğretmen görüşleri
OKUL ÖNCESİ EĞİTİM ÇAĞINDAKİ ÇOCUKLARIN DEĞER DÜZEYLERİNE İLİŞKİN ANNE-BABA VE ÖĞRETMEN GÖRÜŞLERİ Bireylerin değer yargıları çocukluk çağında ebeveynlerinden ve çevrelerinden aldıkları değerlerle oluşmaktadır. Gelişim çağında olan çocukların değer yargılarını bilhassa etkileyen unsurlar aile ve okul çevresidir. Burada da ebeveynlerin ve öğretmenlerin sahip oldukları değer yargıları önem arz etmektedir. Söz konusu değerlerin çocuğa yansıma durumu da sergilemiş oldukları tutumlarla ilgilidir. Ebeveynlerin ve öğretmenlerin okul öncesi eğitim çağındaki çocukların sahip oldukları değerlere ilişkin değerlendirmelerini ve ebeveynlerin çocuklara yönelik tutumlarını belirlemeye yönelik bu araştırmada, ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini, 2016-2017 eğitim öğretim yılında Batman il merkezinde bulunan okul öncesi eğitim kurumlarında öğrenim gören 3-6 yaş grubu çocukların ebeveynleri ve öğretmenleri oluşturmaktadır. Örneklemini ise, elverişli örnekleme yöntemiyle seçilen 17 okul öncesi eğitim kurumunda çocuğu olan 317 ebeveyn ve çocukların bulundukları sınıfların öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak; Neslitürk ve Çeliköz (2015) tarafından geliştirilen "Okul Öncesi Değerler XI Ölçeği Aile Formu", "Okul Öncesi Değerler Ölçeği Öğretmen Formu" ve Karabulut-Demir (2007) tarafından geliştirilen "Ebeveyn Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Çalışmadan elde edilen veriler SPSS paket programı aracılığı ile analiz edilmiştir. Bu çalışmada verilerin normal dağılımının tespitinden sonra hem demografik hem de ölçeklere ilişkin maddelerin frekans, aritmetik ortalama ve standart sapma analizlerine yer verilmiştir. Ayrıca araştırmada yer alan değişkenler arasında bir bağ olup olmadığının tespiti amacıyla karşılaştırma analizleri (bağımsız örneklemler için t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve Kruskal-Wallis H testi) yapılmıştır. Bunun dışında da değişkenler arasındaki etkiyi belirlemek amacıyla Çoklu Regresyon Analizi yapılmıştır. Çalışma sonucunda elde edilen bulgulara göre; aileler, çocukların en çok dostluk-arkadaşlık değerine sahip olduklarını ifade ederken, en az ise sorumluluk değerine sahip olduklarını ifade etmektedirler. Ebeveynlerin okul öncesi eğitim çağındaki çocukların sahip oldukları değerlere ilişkin görüşleri, çocukların cinsiyet ve yaş değişkenine göre anlamlı bir şekilde farklılaşmamaktadır. Öğretmenler, çocukların en çok dostluk-arkadaşlık değerine sahip olduklarını ifade ederken, en az ise dürüstlük değerine sahip olduklarını ifade etmektedirler. Öğretmenlerin okul öncesi eğitim çağındaki çocukların sahip oldukları değerlere ilişkin görüşleri, çocukların cinsiyet ve yaş değişkenine göre anlamlı bir şekilde farklılaşmaktadır. Ebeveynler, okul öncesi eğitim çağındaki çocuklara yönelik demokratik tutumlarının en yüksek düzeyde olduğunu ifade ederken, izin verici tutumlarının ise en düşük düzeyde olduğunu ifade etmektedirler. Ebeveynlerin okul öncesi eğitim çağındaki çocuklara yönelik tutumlarının cinsiyet, aylık gelir durumu ve çocuk sayısı değişkenlerine göre anlamlı bir şekilde farklılaşmaktadır. Ebeveynlerin okul öncesi eğitim çağındaki çocuklara yönelik tutumlarının, çocukların sahip olduğu değerlere ilişkin değerlendirmelerini ne şekilde yordadığını ortaya koymaya yönelik olarak yapılan çoklu doğrusal regresyon analizi sonucunda; demokratik, otoriter ve izin verici değişkenleri birlikte, çocukların sahip olduğu değerlere ilişkin aile değerlendirmelerini yordadığını ortaya çıkarmıştır.
Serbest etkinlik uygulamalarının sınıf öğretmenlerinin görüşlerine göre değerlendirilmesi
İlkokul 1, 2 ve 3. sınıflarında görev yapan sınıf öğretmenlerinin serbest etkinlikler dersi uygulamasına yönelik görüşlerini almayı amaçlayan bu araştırma betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın evrenini, 2017-2018 eğitim öğretim yılında Diyarbakır ili merkez ilçelerinde bulunan 206 ilkokulda görev yapan 2804 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Örneklemi ise 372 öğretmenden elde edilen ölçeklerden oluşmaktadır. Çalışmadan elde edilen veriler SPSS paket programı aracılığı ile analiz edilmiştir. İlkokul öğretmenlerinin serbest etkinlikler dersini uygulama düzeylerinin; cinsiyete, mesleki kıdeme, okutulan sınıf mevcuduna, okutulan sınıf düzeyine, mezun olunan okul ve bölüme, lisansüstü eğitim alıp almama durumuna göre farklılaşıp farklılaşmadığının tespiti amacıyla karşılaştırma analizleri olan bağımsız örneklemler için t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve Kruskal-Wallis H testi yapılmıştır. Elde edilen bulgulara göre öğretmenlerin serbest etkinlikler dersine yönelik görüşlerinin cinsiyet değişkenine, mesleki kıdemlerine, sınıf düzeyi ve mezun olunan fakülte değişkenine göre farklılaşmadığı tespit edilmiştir. Serbest etkinlikler dersine yönelik öğretmen görüşlerinin sınıf mevcutlarına göre sorunlar boyutunda farklılaşma olduğu tespit edilmiştir. Öğretmenlerin, ilkokullarda uygulanan serbest etkinlik saatlerine ilişkin görüşlerinin lisansüstü eğitim alma durumlarına göre planlama ve uygulama boyutlarında lisansüstü eğitim alan öğretmenlerin lehine anlamlı fark olduğu görülmüştür.
Destek eğitim odası uygulamalarına ilişkin öğretmen görüşlerinin incelenmesi
Bu araştırmanın temel amacı; 2017-2018 eğitim-öğretim yılında Siirt ilinde ilkokul, ortaokul ve lise kademelerinde destek eğitim odasında görev yapan öğretmenlere yönelik destek eğitim odası öğretmen özyeterlik ölçeğini geliştirmeye çalışmak, geliştirilen ölçeği çeşitli değişkenler açısından karşılaştırmak ve destek eğitim odası uygulamasına yönelik öğretmen görüşlerini belirlemektir. Araştırma kapsamında karma yöntem modelinden yararlanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2017-2018 Eğitim-Öğretim yılında Siirt ilinde destek eğitim odalarında görev yapan öğretmenler oluşturmaktadır. Araştırmanın nicel boyutunda elde edilen bulgulara göre, Destek Eğitim Odası Öğretmen Özyeterlik Ölçeği; Mesleki Yeterlik, Kendine Güven ve Uygulama boyutları olmak üzere 3 boyuttan oluşmuştur. Elde edilen ölçeğin değişkenlere göre karşılaştırılması sonucunda cinsiyet değişkenine göre anlamlı farklılık oluşmazken, hizmet yılı, branş, görev yapılan öğretim kademesi ve çalışılan yetersizlik türleri değişkenlerine göre anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Araştırmanın nitel boyutunda elde edilen bulgulara göre ise, öğretmenlerin destek eğitim odasının amacının farkında oldukları, kazanımları belirlemede en fazla ihtiyaçlara göre hareket ettikleri görülmüştür. Öğretim yöntem ve tekniklerde ağırlıklı olarak anlatım ve soru-cevap, ölçme ve değerlendirme araçlarında ise testler ve yazılı sınavlardan yararlandıkları belirlenmiştir. Destek eğitim odasının avantajlarına yönelik en fazla verilen cevap bireysel eğitim imkanı olurken, dezavantaj olarak sosyalleşme sorunu olmuştur. Uygulamada karşılaşılan sorunların başında motivasyon eksikliği ve fiziki koşullar gelirken, sorunlara yönelik çözüm bulma konusunda öğrencileri motive edici faaliyetlerde bulundukları görülmüştür. Öğretmenlerin destek eğitim odası uygulamasına yönelik önerileri olarak materyal temini ve fiziki koşulların iyileştirilmesi sonucu elde edilmiştir.
Görme yetersizliği olan öğrencilerin hayallerinin öğretmen ve ebeveyn beklentileri açısından değerlendirilmesi
Bu araştırmada amaç, program geliştirme sürecinde bir ihtiyaç analizi olarak öğrenci hayallerinden, öğretmen ve ebeveyn beklentilerinden yararlanarak görme yetersizliği olan öğrencilerin hayallerini, aile ve öğretmen beklentileri çerçevesinde incelemektir. Nitel araştırma yaklaşımı çerçevesinde tasarlanan bu çalışma "durum çalışması" deseni kullanılarak yapılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Siirt ilinde ilkokul-ortaokul-lise kademelerinde öğrenim gören 27 görme yetersizliği olan öğrenci, görme yetersizliği olan öğrencilerle çalışan 20 okul rehber öğretmeni ve 20 sınıf rehber öğretmeni, 34 görme yetersizliği olan öğrenci ebeveyni oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış sorulardan oluşan görüşme formu kullanılmıştır. Görüşme formları öğrenciler, ebeveynler ve öğretmenler için üç ayrı form şeklinde hazırlanmıştır. Araştırmada veriler öğrenciler ile doğrudan görüşme yapılarak, öğretmen ve ebeveynlere ise görüşme formu doldurtularak elde edilmiştir. Görüşme formlarından elde edilen veriler içerik analiziyle kod, kategori ve temalar belirlenerek analiz edilmiştir. Sonuç olarak; öğretmenlerin ve ebeveynlerin beklentileri ile öğrencilerin hayallerinin birbirlerini tamamladıkları; öğretmenlerden ve ebeveynlerden az bir kısmının ise öğrencilerin hayalleri; yetersizliklerden, çevresel faktörlerden, toplumun bakış açısı gibi sebeplerden gerçekleştiremeyecekleri düşüncesinde oldukları tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Görme yetersizliği olan öğrenci, Hayal, Ebeveyn, Öğretmen
Ortaöğretim 9. sınıf matematik dersi öğretim programının CIPP Modeli ile öğretmen ve öğrenci görüşlerine göre değerlendirilmesi
Bu araştırma, 2017-2018 yılında uygulanan ortaöğretim 9. sınıf matematik dersi öğretim programını ve programın uygulanışını öğretmen ve öğrencilere uygulanan anket doğrultusunda değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Araştırmanın katılımcılarını Siirt il merkezinde resmi ortaöğretim kurumlarında görev yapan 149 matematik öğretmeni ve bu okullarda okuyan 324 öğrenci oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak Fer ve Aközbek (2008) tarafından geliştirilen "Lise 1.sınıf Matematik Öğretim Programını Değerlendirme Anketi Öğretmen ve Öğrenci Formu" kullanılmıştır. Programın bağlam boyutuna yönelik öğretmenlerden elde edilen verilere göre; programdaki amaç ve kazanımların öğrencilerin gelişim özelliklerine uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca ders içeriklerinin azaltıldığı ve içerisindeki kuramsal bilgilerin yeterli olduğu ancak kazanımlara ayrılan sürenin yetersiz olduğu sonuçlarına varılmıştır. Girdi boyutuna yönelik; kaynak ve materyallerin öğrenmeyi kolaylaştırdığı, ders kitabındaki kazanımların anlaşılır olmadığı, kitabın sıkıcı olduğu ve programın öğretmen odaklı olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Süreç boyutuna yönelik; programda bireysel etkinliklere yer verildiği ve bu etkinliklerin sıkıcı olmadığı sonuçlarına ulaşılmıştır. Ürün boyutunda ise programın öğrencilerin bireysel ihtiyaçlarına cevap vermediği, ancak matematiksel beceri gelişimine katkı sağladığı sonuçları elde edilmiştir.
Sekizinci sınıf Türkçe ders kitaplarındaki metinlerin öğrencilerin seviyelerine uygunluğu açısından öğretmen görüşlerine göre değerlendirilmesi
Bu araştırmada, Türkçe Dersi Öğretim Programı (2019) kapsamında hazırlanan 8. sınıf Türkçe ders kitaplarında yer alan metinlerin öğrenci seviyesine uygunluğunun öğretmen görüşleri doğrultusunda incelenmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda, alanında uzman kişilerden görüş alınmış ve araştırmanın amacına uygun 5'li likert tipinde, 35 maddeden oluşan bir ölçek (anket) geliştirilmiştir. Geliştirilen ölçeğin KMO Faktör analizi (.943), güvenirlik katsayısı (cronbach-alpha) .97 bulunmuş bu nedenle ölçeğin geçerli ve güvenli bir ölçme aracı olduğuna karar verilmiştir. Araştırmada Türkçe öğretmenlerinin 8. sınıf Türkçe ders kitabında yer alan metinler hakkındaki görüşleri anket tekniği kullanarak elde edilmiştir. Bu kapsamda Siirt merkez ilçe, ilçe ve köylerinde görev yapan 158 Türkçe öğretmenine 35 maddeden oluşan anket uygulanmıştır. Anket uygulanması sonrası elde edilen veriler istatiksel analiz programıyla analiz edilmiştir. Araştırmada öğretmenlerin cinsiyet, mezuniyet ve sosyoekonomik değişkenleri baz alındığında ders kitaplarına yönelik görüşlerinde anlamlı bir farklılık olmadığı tespit edilmiştir. Ancak katılımcıların hizmet süresi esas alındığında; katılımcılar arasında metinlerin öğrenciye katkısı ve metinlerin öğrenci seviyesine uygunluğu açısından anlamlı bir farklılık olduğu tespit edilmiştir. 8. sınıf Türkçe ders kitabında yer alan metinlerin; öğrenci seviyesine uygun, öğrenci ilgi alanlarını yansıtan, güncel konuları ve öğrencinin dil becerilerini geliştirici biçimde hazırlandıkları sonucuna varılmıştır.
Sendikalara ilişkin öğretmenlerin görüş ve beklentileri (nitel bir çalışma)
Bu araştırmanın amacı, Diyarbakır ili Merkez dört ilçelerinden olan (Bağlar, Kayapınar, Sur, Yenişehir) görev yapan öğretmenlerin, sendikalara ilişkin öğretmenlerin görüş ve beklentilerini belirlemektir. Araştırma, nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışmasıyla desenlenmiştir. Araştırmaya toplamda 21 öğretmen katılmıştır. Araştırmaya katılanlardan 14'ü bir sendika üyesi, 7'si ise herhangi bir sendika üyesi olmayan öğretmenlerden oluşmaktadır. Araştırmanın çalışma grubu oluştururken amaçlı örnekleme yöntemi tercih edilmiştir. Buna göre Diyarbakır'da şubesi olan eğitim sendikaları çalışma grubunun alınmıştır. Araştırmada veriler görüşme yolu ile elde edilmiştir. Bunun için yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırmada toplanan veriler içerik analizi ile çözümlenmiştir. Bu çalışmada öğretmenlerin sendikalara ilişkin görüşlerini ve beklentileri ile ilgili sorulan her soru kendi içinde kategorize edilerek yorumlanmıştır. Yapılan araştırma sonucunda, öğretmenlerin sendikalara üye olmasında en önemli faktörlerin örgütlü olma durumu ve özlük haklarının korunması olduğu tespit edilmiştir. Öğretmenlerin sendikal örgütlenmeye olumsuz bakmalarında sendikaların siyaset kurumu ile olan ilişkisinin etkili olduğu ve "sendikaya üye olursam başıma neler gelir korku ve endişesinin" olduğu tespit edilmiştir. Öğretmenlerin görüşlerine göre sendikaların demokratikleşmeye katkısı; sendikaların var olması, farklı fikirlerin bir arada bulunması ve çok sesliliğin gerekliliği olarak tespit edilmiştir. Sendika üyesi olan öğretmenlerin genel olarak sendikaların çalışanların haklarının korunmasında göstermiş oldukları çalışma koşullarından memnun oldukları, sendikalara üye olmayan öğretmenlerin ise sendikaların çalışma koşullarının yetersiz buldukları tespit edilmiştir. Öğretmenlerin sendikalara ilişkin olumlu görüşü arasında, sendikaların örgütsel bir yaşamın parçası olarak görüldüğü yer alırken olumsuz görüşü arasında ise sendikalar ile siyaset kurumu arasındaki ilişkinin varlığı yer almıştır. Öğretmenlerin sendikalara üye olmasında siyasi görüşlerinin belirleyici olduğu sonucu tespit edilmiştir. Özellikle sendikalara üye olmayan öğretmenlerin, sendikaları kayırmacılık için kullanılan bir araç olarak gördükleri sonucuna varılmıştır. Öğretmenlerin, sendika ile siyaset kurumu ilişkisine olumlu baktıkları ancak siyasi parti temsilcisi gibi davranılmasından rahatsız oldukları sonucu tespit edilmiştir. Sendikaların eğitim ile ilgili sorunlara karşı yeterince mücadelede etmediği, özellikle öğretmen ve öğrenci sorunlarına karşı çözümler bulması gerektiği sonucu tespit edilmiştir. Öğretmenlerin sendikalardan en önemli beklentileri ise; sendikaların özlük haklarının korunması ve geliştirilmesi için yaptıkları çalışmaların arttırılması, sendikaların siyasi partilerin temsilcisi gibi siyaset yapmamaları gerekliliği vurgulamıştır. Bunun dışında sendikaların daha aktif bir politika belirleyerek öğretmenlerin istek ve beklentileri doğrultusunda ekonomik ve sosyal haklar için daha çok çaba göstermesi gerektiğini belirtmişlerdir. Özellikle sendikalara üye olmayan öğretmenlerin sendikalardan beklentileri ise, eğitim sisteminin ve özellikle de sınav sistemin sürekli değişmemesi için sendikaların daha aktif bir rol üstlenmesi, politik ve yönetsel kararların alınmasında ise ellerinde bulunan gücü tam olarak kullanmaları gerektiği şeklinde sıralanmıştır.
Ruhsal zeka ile mesleki bağlılık arasındaki ilişkinin öğretmen görüşlerine göre incelenmesi
Çalışmada öğretmenlerin ruhsal zekâ düzeyleri ile mesleki bağlılık düzeyi arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmış ve bu amaç doğrultusunda öncelikle konu ile ilgili alanyazın taraması yapılmıştır. Ardından öğretmenlere ruhsal zekâ ölçeği ve mesleki bağlılık ölçekleri uygulanmış elde edilen bulgular SPSS veri analiz yöntemi ile analiz edilmiştir. Yapılan değerlendirmeler sonucunda ruhsal zekâ ölçeği alt boyutlarında toplam puanların cinsiyet ve yaş değişkeni bakımından anlamlı bir farklılık göstermediği, katılımcıların mesleki bağlılık ölçeği alt boyutları olan; mesleki haz, sosyal kazanım, mesleki kariyer ve mesleki bağlılık ölçeği toplam puanlarının cinsiyet ve yaşlarına göre anlamlı bir farklılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Ayrıca katılımcıların ruhsal zekâ ölçeği alt boyutları olan hayatın ruhsal boyutunu anlama, metafizik farkındalık, yüksek bilinç ve farkındalık durumuna girme, farkındalık, kişisel anlam üretimi ve ruhsal zekâ ölçeği toplam puanları arttıkça mesleki haz, mesleki kariyer, mesleki bağlılık toplam puanları arttığı da elde edilen sonuçlar arasındadır. Anahtar Kelimeler: Zekâ, ruhsal zekâ, bağlılık, mesleki bağlılık
İşyeri ruhsallığının öğretmen görüşlerine göre incelenmesi: Karma yöntemli bir araştırma
Bu çalışmanın amacı öğretmenlerin işyeri ruhsallığına ilişkin algılarının incelenmesidir. Araştırma karma yöntemlerden açımlayıcı sıralı desene göre hazırlanmıştır. Araştırmanın nicel kısmında; Siirt ilinde 2021-2022 eğitim-öğretim yılında görev yapan 2666 öğretmen evreni oluşturmaktadır. Evrenin tamamına ulaşmadaki zorluktan ötürü örneklem alma yoluna gidilmiştir. Basit seçkisiz örnekleme yoluyla belirlenen 341 öğretmen araştırmaya dahil edilmiştir. Nicel verilerin toplanmasında İşyeri Ruhsallığı Ölçeği (Özğan, 2017) kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesine betimsel istatistiklerden ve fark testlerinden yararlanılmıştır. Araştırmanın nitel kısmında; nicel analizler yapıldıktan sonra elde edilen bulgular ışığında 4 soruluk yapılandırılmış görüşme formu hazırlanmış ve 25 katılımcıya ilgili form görüşme esnasında uygulanmıştır. Araştırmada verilerin analizi için içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre öğretmenlerin işyeri ruhsallığı algıları yüksek düzeydedir. Araştırma sonuçlarına göre; öğretmenlerin işyeri ruhsallığı algılarında yaş, medeni durum, meslekteki görev süresi ve branş değişkenleri anlamlı farklılık oluşturmamıştır. Cinsiyet değişkeninde örgütsel değerler alt boyutunda, okuldaki görev süresi değişkeninde özalgı ve anlamlı iş boyutlarında, öğretmen sayısı değişkeninde örgütsel değerler alt boyutunda, okul kademesi değişkeninde ölçeğin genelinde ve örgütsel değerler alt boyutunda anlamlı farklılık oluştuğu sonucuna ulaşılmıştır. Farkın kaynağına ilişkin öğretmenlerle görüşmeler yapılmıştır. Nicel ve nitel bulgular ışığında sonuçlar tartışılmış ve önerilerde bulunulmuştur.
Ortaokullarda görev yapan öğretmenler ve yöneticilerin rehber öğretmen/psikolojik danışman hakkındaki görüşleri
Bu araştırmanın temel amacı, ortaokulda görev yapan öğretmen ve yöneticilerin rehber öğretmen/psikolojik danışman hakkındaki görüşlerini incelemektir. Araştırma 2020-2021 eğitim öğretim yılında gerçekleştirilmiştir. Olgubilim deseninin kullanıldığı çalışma grubunu 40 öğretmen ve 25 yönetici olmak üzere toplamda 65 katılımcı oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu uygulanmıştır. Veri toplama aracından elde edilen veriler içerik analizine tabi tutulmuştur. Analizler sonucunda öğretmen ve yöneticilerin genel olarak; rehber öğretmen/psikolojik danışman kavramına ilişkin olumlu bir görüşe sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bunun yanı sıra olumsuz görüşlerin olduğu da görülmüştür. Öğretmenler "rehber öğretmen/psikolojik danışmanı" destekleyen, yol gösteren, kolay iletişim kurulan, problem çözen kişi olarak tanımlamaktadır. Yöneticiler ise benzer şekilde kolay iletişim kurulan, psikolojik destek veren, yol gösteren, destekleyen ve problem çözen kişi olarak tanımladıkları sonucuna ulaşılmıştır. Genel olarak hem öğretmen hem de yöneticilerin rehber öğretmen/psikolojik danışmana ilişkin görüşlerine bakıldığında, çalışma koşullarının farklı olmasına, okula katkı sağlamamasına ve bu öğretmenlerin okul içinde görev ve sorumluluklarının azlığına vurgu yaptıkları görülmüştür.
Okul yöneticilerinin yeterlik düzeylerine ilişkin öğretmen görüşlerinin değerlendirilmesi
Bu araştırmanın amacı, öğretmen görüşlerine göre okul yöneticilerinin yeterlik düzeylerini belirlemektir. Araştırma kapsamında karma yöntem modelinden yararlanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda "Okul Yöneticileri Yeterlik Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini, 2018-2019 öğretim yılında Siirt il merkezindeki ilkokul, ortaokul ve lisede görev yapan toplam 2211 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise basit seçkisiz örnekleme yöntemiyle seçilen 13 ilkokuldan 109, 11 ortaokuldan 152 ve 11 lisede eğitim kademelerinde görev yapan 141 öğretmen olmak üzere toplamda 402 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmadaki nicel veriler SPSS paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin analizinde; betimsel istatistik, bağımsız örneklem t-testi ve tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır. Ayrıca araştırmada, amaçlı örnekleme yöntemlerinden biri olan maksimum çeşitlilik örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Siirt il merkezinde bulunan okullarda görev yapan değişik branşlardan seçilen on beş öğretmen ile yarı yapılandırılmış soruları kapsayan görüşme gerçekleştirilmiştir. Okul yöneticilerinin yeterlik düzeyleri olgusu ile ilgili görüşleri doğrultusunda elde edilen veriler, içerik analizi tekniği kullanılarak kodlanmış ve bu kodlar daha sonra araştırma soruları çerçevesinde tema ve kategoriler başlığı altında bir araya getirilmiştir. Araştırma sonucunda, genel olarak okul yöneticilerinin yeterliklerine ilişkin öğretmen görüşlerinin "iyi düzeyde" olduğu belirlenmiştir. Öğretmenlerin okul yöneticilerinin yeterlikleri alt boyutlarına ilişkin görüşleri incelendiğinde, en yüksek düzeyde çıkan yeterlik insancıl yeterlik olduğu görülmüştür. Ardından da sırasıyla; teknik, teknolojik ve kavramsal yeterlikler olduğu ifade edilmiştir. Okul yöneticilerinin yeterliklerine ilişkin öğretmen görüşleri cinsiyete, mesleki kıdeme ve öğrenim durumuna göre aralarında anlamlı farklılıklar bulunmazken mevcut okul yöneticisi ile çalışma süresi ve okul yöneticisi ile aynı sendikaya üye olma durumu değişkenlerine göre öğretmen grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıkların olduğu tespit edilmiştir. Nitel araştırmada ise öğretmenler okul yöneticilerinde yüksek/olumlu olarak gördükleri yeterliklerin öncelikle teknik yeterlik ve kavramsal yeterlikleri olduğu daha sonra ise sırasıyla teknolojik yeterlik ve insancıl yeterlik olduğu tespit edilmiştir. Öğretmenlerin okul yöneticilerinde düşük/olumsuz olarak gördükleri yeterlikler arasında öncelikle insancıl ve kavramsal yeterliklerin olduğu daha sonra ise teknolojik ve teknik yeterliklerin olduğu ortaya çıkmıştır. Sonuç olarak karma yöntemin kullanıldığı araştırmada, nicel verilere göre en yüksek yeterliğin insancıl yeterlik olduğunu, nitel araştırmaya göre en yüksek yeterliğin ise teknik yeterlik olduğu tespit edilmiştir. İki farklı yöntem sonucunda elde edilen zıt bulgular, öğretmenler ile okul yöneticileri arasındaki insani ilişkilerin bireyden bireye farklılık göstermesine dayandırılmaktadır.
Öğretmenlerin fiziksel şiddete ilişkin kaygı düzeyleri ve fiziksel şiddet yaşamış öğretmenlerin görüşleri
Bu araştırmanın amacı öğretmelerin fiziksel şiddete ilişkin kaygı düzeylerini çeşitli değişkenlere göre incelemek ve mesleki yaşamlarında fiziksel şiddete uğramış öğretmenlerin şiddetten nasıl etkilendiklerini ortaya çıkarmaktır. Araştırmada karma yöntem desenlerinden açımlayıcı sıralı desen kullanılmıştır. Betimsel tarama modelinin kullanıldığı araştırmanın nicel aşaması 2019 - 2020 eğitim – öğretim yılında Siirt ili ve ilçelerindeki liselerde görev yapan 657 öğretmen ve yöneticinin katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın nitel aşamasında ise mesleki yaşamında fiziksel şiddet yaşamış 10 öğretmen ve yönetici ile görüşmeler yapılmıştır. Araştırmanın nicel verileri geliştirilen Fiziksel Şiddet Kaygı Ölçeği (FŞKÖ) kullanılarak, nitel verileri ise geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak elde edilmiştir. Nicel verilerin çözümlenmesinde; tanımlayıcı istatistikler, t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Kruskall Wallis testi ve Mann Whitney U testi kullanılmıştır. Ayrıca çoklu karşılaştırma testlerinden Tukey HSD testi kullanılmıştır. Nitel veriler betimsel analiz ve içerik analizi yapılarak betimlenmiştir. Araştırmanın nicel verilerinin analiz sonuçlarına göre; liselerde görev yapan öğretmen ve yöneticilerin ölçeğin genel toplamındaki kaygılarının, maruz kalma kaygılarının ve destek algılarının yüksek düzeyde, olumsuz sonuç kaygılarının ise çok yüksek düzeyde olduğu belirlenmiştir. Öğretmen ve yöneticilerin olumsuz sonuç kaygıları ve destek algıları; cinsiyet, görev yeri, okul türü değişkenlerine göre farklılaşmaktadır. Öğretmen ve yöneticilerin olumsuz sonuç kaygıları kıdem değişkenine göre farklılaşmaktadır. Katılımcıların ölçeğin toplamındaki kaygıları memleket değişkenine göre farklılaşmaktadır. Katılımcıların en çok fiziksel şiddet kaygısı yaşadıkları kişilerin ise öğrenci ve veliler olduğu tespit edilmiştir. Araştırmanın nitel aşamasında öğretmenlerin en çok öğrencilerin fiziksel şiddetine maruz kaldıkları belirlenmiştir. Ayrıca velilerin, yöneticilerin ve diğer çalışanların fiziksel şiddetine maruz kalan öğretmenler de vardır. Fiziksel şiddet yaşayan öğretmenler kişisel, duygusal, ailevi, mesleki ve sosyal anlamda çeşitli sıkıntılar yaşamışlardır. Fiziksel şiddet yaşayan katılımcıların hiç biri profesyonel destek almazken, bir kısmı çevre desteği almıştır.
Examination of the relationship between organizational gossip and commitment in schools according to teacher views
In this study, teachers ' views on organizational gossip and organizational commitment were examined. Organizational gossip can be defined as positive or negative evaluative conversations between at least two people about those who are not in the environment; organizational commitment can be defined as employees continuing to stay in the organization, adhering to the goals of the organization, and working decisively to reflect their good feelings for their and work, the organization. The aim of this research is to examine the relationship between teachers ' views on the functions of organizational gossip and their level of organizational commitment. This research is quantitative research patterned as a relational survey model. The population of the study consists of preschool, primary, secondary and high school teachers working in Siirt province, and the sample is 384 teachers working at the specified school levels. Data from the study was obtained by using the "Organizational Gossip Scale" developed by Han and Dağ lı (2018) and the "Organizational Commitment Scale" adapted by Dağlı, Elçiçek and Han (2018). It was found that the mean of teachers ' views in the dimension of having information of organizational gossip was "medium", the mean of their views on the dimension of developing relations was "low", and the mean of their views on the dimension of organizational harm was "high". No significant differences were found between teachers ' views on organizational gossip according to gender, marital status, school grade, education status, task, professional seniority, and school size variables. A significant difference was found in favor of teachers aged 27-31 in the dimension of having information and developing relations according to the age variable, and teachers who said that they use social media a lot in the dimension of having information compared to the frequency of social media use .It was found that the mean of teachers 'views on the dimension of emotional commitment of organizational commitment was "high", the mean of their views on the dimension of continuance commitment was "moderate", and the mean of their views on the dimension of normative commitment was also "moderate". There was no significant difference between teachers ' views on organizational commitment according to the school size variable. Significant difference was found in the dimension of emotional commitment according to the gender variable, ( male teachers),in the dimension of the continuance commitment and normative commitment according to the age variable, (teachers aged 37 and over), in the dimension of the the continuance commitment and emotional commitment according to the marital status variable (married teachers), in the dimension of continuance commitment according to the school grade worked variable (against teachers working in secondary school), in normative commitment according to the level of education variable, (education status of undergraduate teachers), in the dimension of the variable of emotional commitment and continuance commitment according to the task variable, (teachers whose duties are administrators), in the dimension of continuance commitment and emotional commitment according to the professional seniority variable, (in favor of teachers with professional seniority of 11 years and above.) A negative, low-level, meaningful relation was found between teachers- ' views on the function of having information of organizational gossip and their commitment. It has been found that organizational gossip in school is a meaningful predictor of the level of organizational commitment of teachers. As the harmful functions of organizational gossip increase, teachers- ' commitment decreases.
Matematik dersinde değerler eğitimine yönelik ortaokul matematik öğretmenlerinin görüşlerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, matematik dersinde değerler eğitimine yönelik ortaokul matematik öğretmenlerinin görüşlerinin incelenmesidir. Bu doğrultuda ortaokul matematik öğretmenlerinin değerler eğitimi bağlamında; Matematik Dersi Öğretim Programı (MDÖP), ortaokul matematik ders kitabı ve gerçekleştirilen öğretim hakkındaki görüşlerinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Bu araştırmada, nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu basit seçkisiz örnekleme yöntemi ile 2020-2021 eğitim öğretim yılında Batman ili merkez ilçesindeki resmi ortaokullarda görev yapan 20 matematik öğretmeninden oluşmaktadır. Bu araştırmada veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme metodu uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin analizinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda MDÖP'de değerler eğitimine az yer verilmesi öğretmenlerin matematik dersinde değerler eğitimine yer verme düzeyini olumsuz etkilediği tespit edilmiştir. Öğretmenlerin, MDÖP'de değerler eğitimi konusuna daha geniş yer verilmesini ve öğrencilerin akademik başarılarının yanında öğrencilerde genel eğitimsel değerlerin de oluşmasını sağlayacak şekilde kendilerine rehberlik edilmesini bekledikleri sonucuna ulaşılmıştır. Matematik ders kitaplarında matematiksel kazanımlarla ilgili problemlere yer verildiği, değer içeren etkinlik ve problemlere yeteri kadar yer verilmediği tespit edilmiştir. Matematik ders kitaplarında değer içerikli etkinlik ve problemlerin olmasını, günlük hayat ile ilgili etkinlik ve problemlerin sayısının artırılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Genel eğitimsel değerleri benimsemiş bireylerin yetiştirilmesinde matematik dersinin değerler ile ilişkilendirilmesinin gerekliliği tespit edilmiştir. Öğretmenlerin matematik dersinde değerler eğitimi ile ilgili kök değerleri en çok günlük hayat problemleri ile ilgili içeriklerde kullandıkları belirlenmiştir. MDÖP ve matematik ders kitaplarının değer eğitimi açısından yetersizliği, öğrenci velileri ve okul idaresinin öğrencilerin akademik başarılarına odaklanması, MDÖP'nin değer eğitimine zaman ayıramayacak kadar geniş olması ve değerler eğitimi ile ilgili hizmet öncesi ve hizmet içi eğitim almamış olmaları öğretmenlerin matematiği değerler ile ilişkilendirmede yaşadıkları zorluklar olarak belirlenmiştir.
Ortaokul öğretmen ve öğrencilerinin uzaktan eğitimle işlenen Türkçe derslerine yönelik görüşleri
Bu araştırmada Covid-19 salgını sürecinde uzaktan eğitimle işlenen Türkçe derslerine ilişkin Türkçe dersi öğretmenlerinin ve ortaokul öğrencilerinin Türkçe uzaktan eğitim derslerine ilişkin görüşleri incelenmiştir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden olan kesitsel tarama deseni kullanılmıştır. Araştırma verilerini toplamak için anket yöntemine başvurulmuştur. Oluşturulan anket formunda "Ortaokul Öğrencileri Uzaktan Eğitim Algıları Ölçeği", "Öğretmenlerin Uzaktan Eğitime İlişkin Görüşlerini Belirleme Ölçeği" ve demografik sorular yer almaktadır. Araştırmanın evrenini ve örneklemini Batman il merkezindeki ortaokullarda çalışmakta olan 206 Türkçe öğretmeni ve bu okullarda eğitim gören 400 ortaokul öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada elde edilen bulgulara göre öğretmenlerin uzaktan eğitime ilişkin görüşleri özelinde cinsiyet değişkenine göre kadın öğretmenlerin lehine anlamlı bir farklılık bulunduğu, öğretmenlerin uzaktan eğitime ilişkin görüşlerinin medeni durumlarına göre bekâr öğretmenler lehine olduğu, öğretmenlerin uzaktan eğitime ilişkin görüşlerinin eğitim seviyesine göre ise lisans mezunu öğretmenler lehine gerçekleştiği, ayrıca öğretmenlerin uzaktan eğitime ilişkin görüşlerinin mesleki kıdem değişkenine göre farklılaşmadığı tespit edilmiştir. Öğrencilerin uzaktan eğitim algılarının ebeveyn durumlarına göre farklılığı incelenmiş; öğrencilerin uzaktan eğitim algılarının ilkokul mezunu annelere sahip öğrenciler lehine gerçekleştiği, öğrencilerin babalarının eğitim durumuna göre ise farklılaşmadığı sonucuna varılmıştır. Öğrencilerin uzaktan eğitim algılarının çalışma odası olup olmama durumuna göre ise farklılaşmadığı, uzaktan eğitim yerine yüz yüze eğitimi tercih ettiği, yüz yüze eğitimi uzaktan eğitime göre daha yararlı bulduğu; EBA/TV'de işlenen derslerin öğrencilerin seviyelerine uygun olduğu, EBA/TV uygulamasının tek başına yeterli olmadığı ayrıca öğrencilerin EBA/TV derslerinde kendi ders öğretmenlerini istediği sonuçlarına ulaşılmıştır.
Matematik dersini farklı derslerle ilişkilendirmeye yönelik öğretmen görüşlerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı matematik derslerini farklı derslerle ilişkilendirmeye yönelik öğretmen görüşlerinin incelenmesidir. Araştırma; Siirt İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı ortaokullarda görev yapan 38 Matematik öğretmeninin örneklemini oluşturduğu nitel bir araştırmadır. Araştırma nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışmasına bir örnektir. Araştırmanın çalışma grubu amaçlı örneklem olarak seçilmiş; il merkezinin her bölümündeki ve ilçelerdeki ortaokullarda aktif olarak görev yapan, hizmet süresi anlamında da geniş bir yelpaze oluşturan öğretmenlerden oluşmaktadır. Araştırmanın veri toplama araçları araştırmacı tarafından hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formu ve etkinlik şablonudur. Veriler yarı yapılandırılmış görüşmeler ve klinik mülakatlar aracılığıyla toplanmış; içerik analizi ve betimsel analize tabi tutulmuştur. Yarı yapılandırılmış görüşme sorularına verilen cevaplar doğrultusunda tema ve alt temalar oluşturulmuş veriler bu temalar göz önünde bulundurularak analiz edilmiş; bulgular alt problemlerin cevapları şeklinde sunulmuştur. Bulguların veriliş biçiminde nitel ve nicel verilerden birlikte yararlanılmıştır. Araştırmanın bulguları doğrultusuna birtakım sonuçlara ulaşılmıştır. Öğretmenler çoğunlukla matematik dersi ile diğer dersleri ilişkilendirmenin öğrencilerin matematiksel becerilerine olumlu yönde katkı sağlayacağı görüşü ile birlikte zaman yönetiminde yaşanabilecek sıkıntılar, baskın ders ve kazanımının dışına çıkma gibi kaygılar nedeniyle derslerinde bu ilişkilendirmeleri sık kullanmadıklarını ifade etmişlerdir. Bununla birlikte derslerinde bu ilişkilendirmelerden yararlanan öğretmenlerin görüşleri; ilişkilendirme temelli etkinliklerin öğrencilerde, matematik dersine karşı olumlu tutum geliştirme, kalıcı öğrenme ve soyut kavramları somutlaştırma becerilerine yönelik olumlu katkıları olduğunu gözlemledikleri yönündedir. Ayrıca matematik dersi ile en fazla ilişkilendirilebilecek derslerin sırasıyla fen bilimleri, görsel sanatlar, müzik ve beden eğitimi dersleri olabileceği de sonuçlar arasındadır. Son olarak araştırma kapsamında öğretmenlere verilen şablon çerçevesinde matematik dersi ile görsel sanatlar, müzik ve beden eğitimi derslerini ilişkilendirme temelli etkinlikler planlamaları da istenmiştir. Bu etkinlik örnekleri de araştırmacı tarafından yüzeysel olarak değerlendirilmiş olup öğretmenler ve araştırmacılar tarafından kullanılabilmesi amacıyla bulgular kısmında sunulmuştur.
Yabancılara Türkçe öğretimi ders kitaplarındaki metinlere yönelik öğretmen görüşleri
Yabancılara Türkçe öğretimi alanı yurt içi ve yurt dışındaki Türkçe öğretim çalışmalarını dil öğretim merkezleri ve Türkçe ve Yabancı Dil Uygulama ve Araştırma Merkezleri (TÖMER) tarafından yürütmektedir. Bu kurumlarda çalışan öğretmenler, Türkçe öğretim çalışmalarını çeşitli kaynak kitap ve materyallerle sürdürmektedir. Yurt içi ve yurt dışındaki kurumlarda en fazla kullanılan ders kitabının Yunus Emre Enstitüsü tarafından yayınlanan Yedi İklim Türkçe Öğretim Seti olduğu bilinmektedir. Bu çalışmanın amacı, Türkçe öğretim merkezlerinde kullanılan Yabancılara Türkçe Öğretimi ders kitaplarındaki metinleri öğretmen görüşleri doğrultusunda incelemektir. Bu amaca ulaşmak için belirlenen yöntem, nitel araştırma modellerinden durum çalışmasıdır. Araştırmanın durumunu "Yedi iklim Türkçe Öğretim Seti ders kitaplarındaki metinlere yönelik öğretmen görüşleri" oluşturmaktadır. İlgili durumu betimlemek için oluşturulan çalışma grubu; yurt içindeki TÖMER birimlerinde görev yapan 19 öğretmen ve yurt dışındaki Türkçe öğretim merkezlerinde görev yapan 10 öğretmen olmak üzere toplam 29 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırma verileri, araştırmacı tarafından hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak mülakat tekniğiyle toplanmıştır. Toplanan veriler, Maxqda nitel analiz programı aracılığıyla içerik analizi tekniği kullanılarak çözümlenmiştir. Verilerden elde edilen bulgular araştırmanın alt problem durumları bağlamında ele alınmıştır. Araştırma sonucunda; Yedi iklim Türkçe Öğretim Seti ders kitaplarında yer alan metinlerin yapısal özelliklerine ilişkin olumlu, içerik özelliklerine ilişkin olumsuz yönde görüş bildirilmiştir. Metin içeriklerine yönelik olumsuz görüşlerin, dil bilgisi öğretimine ilgili değerlendirmelerden kaynaklandığı görülmektedir. Bununla birlikte öğretmenlerin ders kitabı kullanımında dil bilgisi öğretiminin zor olması, beceri öğretiminin yetersiz olması ve kitap odağının çoğunlukla öğretmen merkezli olması gibi durumlardan ötürü güçlüklerle karşılaştıkları tespit edilmiştir. Ders kitaplarının işlevselliğini artırmak amacıyla öğretmenler, kitap yapısına, içeriğine ve yabancılara Türkçe öğretim sürecine yönelik önerilerde bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Türkçe öğretimi, Yedi İklim Türkçe öğretim seti, TÖMER, öğretmen.
Okul öncesi eğitimin zorunlu olmasına ilişkin öğretmen görüşleri
Bu araştırmanın amacı, okul öncesi eğitimin zorunlu olmasına ilişkin öğretmen görüşlerini belirlemektir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden olgu bilim deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu amaçlı örnekleme yöntemlerinden maksimum çeşitliliğe göre belirlenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu Siirt il merkezinde okul öncesi eğitim kurumlarında görev yapan 15 okul öncesi öğretmeni ve ilkokullarda görev yapan 15 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırma verileri, araştırmacı tarafından geliştirilmiş "Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu" yoluyla elde edilmiştir. Görüşme formu ile birlikte demografik bilgilerin edinilmesi için "Kişisel Bilgi Formu" oluşturulmuştur. Araştırmada elde edilen verilerin analizinde "İçerik Analizi" yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda; okul öncesi öğretmenleri ve sınıf öğretmenlerini, okul öncesi eğitiminin zorunlu olması ile birlikte çocukların bilişsel, duygusal-sosyal, psiko-motor gelişim alanlarının ve öz bakım becerilerinde pozitif yönde gelişim göstereceği ve ilkokul hazırbulunuşluğu açısından faydalı olacağı görüşüne sahip oldukları belirlenmiştir. Buna karşın öğretmenler okul öncesi eğitimin zorunlu olması ile birlikte ülkenin mevcut altyapı yeterliliği ve fiziksel koşullar açısından eksiklikler yaşayacağını düşünmektedir. Araştırmanın sonuçlarından yola çıkarak okul öncesi eğitiminin zorunlu olması durumunda ülkede sorunların ve eksikliklerin olduğu konusunda okul öncesi ve sınıf öğretmenlerinin hemfikir olduğu tespit edilmiş olup elde edilen sonuçlar doğrultusunda araştırmacı ve uygulayıcılara öneriler geliştirilmiştir.
E-rehberlik modülünün rehberlik hizmetlerine katkısına dair okul psikolojik danışmanları ve rehber öğretmenlerinin görüşleri
Bu araştırmada, Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı eğitim kurumlarında uygulanmakta olan e-Rehberlik modülünün Psikolojik Danışma ve Rehberlik hizmetlerine katkısına dair okul psikolojik danışmanları ve rehber öğretmenlerinin görüşlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden olgubilim deseni kullanılmıştır. Amaçlı örnekleme yöntemlerinden maksimum çeşitlilik örnekleme yöntemiyle belirlenen araştırmanın çalışma grubunu 2022-2023 eğitim öğretim yılında Batman ili merkezinde devlet okullarında görev yapan 24 okul psikolojik danışmanı/rehber öğretmeni oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Elde edilen veriler MAXQDA 2020 paket programı aracılığıyla içerik analiz yöntemi ile analiz edilmiştir. Kodlama sürecinde hem uzman görüşüne başvurulmuş hem de veri setinden seçilen örnekler üzerinden iki ayrı kodlayıcının kodlamaları karşılaştırılarak kodlayıcılar arası uzlaşmanın % 93,75 olduğu tespit edilmiştir. Araştırma verilerinin analizi sonucunda elde edilen bulgular; modülün PDR hizmetlerine katkısı, modülün eksiklikleri, modülün geliştirilmesi gereken yönleri, eklenebilecek yeni hizmetler şeklinde 4 alt temada sunulmuştur. e-Rehberlik modülünün; kanıta dayalı, paydaş katılımı esaslı, ihtiyaca dönük, esnek, işlevsel PDR programları geliştirme ve değerlendirmeye, işleyişin dijitalleştirilmesine, veri arşivi oluşturarak etkili öğrenci takibi sağlanmasına, hizmetlerin görünürlülüğünü artırmaya, standartlaşmaya ve çalışanların iş disiplinini geliştirmelerine katkı sağladığı tespit edilmiştir. e-Rehberlik modülünün eksikliklerinin ise; ihtiyaç analizi araçlarının yetersiz olması, genel hedef ve yerel hedeflerin tüm kademeler için kapsayıcı olmaması, verilerin işlenmesi için tanınan sürenin kısıtlı olması, verilere dair raporlama kısmının yetersizliği, sınıf rehberliğinin göz ardı edilmesi, yazılımsal yetersizlikler olduğu tespit edilmiştir. e-Rehberlik modülünün sadece veri işlenen bir yazılım olmanın ötesine geçmesi gerektiği, hizmetlerin sunulduğu ve PDR alanı için daha çok paydaşın aktif olarak kullanabildiği EBA gibi ayrı bir platforma dönüşmesi gerektiği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: e-Rehberlik modülü, psikolojik danışma ve rehberlik hizmetleri, psikolojik danışman, rehber öğretmen