FeTeMM
140 theses under this subject heading
İlkokul 4. sınıf öğrencilerinin FeTeMM etkinlik uygulamalarının değerlendirilmesi
Bu çalışmada, 4. sınıf öğrencilerinin Fetemm uygulamaları etkinliklerinde ortaya çıkan beceriler ve karşılaştıkları zorlukların neler olduğu araştırılmıştır. Araştırma, 2018-2019 eğitim-öğretim yılı İstanbul ili Küçükçekmece semtinde bulunan bir ilkokulda öğrenim gören 27 kişilik bir sınıfta gerçekleşmiştir. Araştırmanın belirlenen dört grup üzerinde çalışılması için öğrencilern rastgele oluşturulmuş heterojen 4 grup haline getirilmiştir. Uygulanan etkinlikte becerilerin kullanımı ve etkinlik sürecinde yaşanan zorluklar ele alınmıştır. Okulun ve sınıfın belirlenmesi örneklem yöntemlerinden uygun örnekleme göre belirlenmiştir. Araştırmada, temel nitel araştırma deseni kullanılmıştır. Fetemm etkinlik uygulamalarında ortaya çıkan beceriler ve yaşanan zorluluklar video ve fotoğraf ile kayıt altına alınarak incelenmiştir. Kayıt altına alınan görüntüler ve notlar ile öğrencilerin araştırmacının sorularına verdikleri cevaplar, dersin Fetemm' e uygun işlenişi ve öğrencilerin uygulama esnasında geliştirdikleri beceriler içerik analiz ile değerlendirilmiştir. Öğrencilere her uygulama için ortalama 45 dakika verilmiş ve bu süre boyunca gruplar video-fotoğraf ile kayıt altına alınmışlardır. Araştırmanın analizi, kaydedilen görüntülerin ve ders esnasında alınan notlar ile içerik analiz kullanılarak yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen verilerin analizi sonucunda, Fetemm uygulamaları ile destekli derslerin işlenmesi sayesinde öğrencilerin etkinliklerde akıl yürütme, mühendislik, ilişkilendirme ve iletişim becerilerinin ortaya çıktığı ve bu becerilerin uygulamayı olumlu etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca, Fetemm etkinlik uygulamalarında öğrencilerin anlamada, odaklanmada, malzeme kullanımında, zamanı yönetmede ve görev paylaşımında zorluklar yaşadıkları soucuna ulaşılmıştır. Ulaşılan sonuçlara ilişkin öneriler verilmiştir. Anahtar kelimeler: Beceriler, etkinlikler, fetemm, zorluklar
İlkokul 4. sınıf matematik dersinde model oluşturma etkinlikleri temelli STEM yaklaşımı uygulamalarının incelenmesi
Bu araştırmada model oluşturma etkinlikleri temelli STEM yaklaşımı uygulamalarının sınıf öğretmeni adayları tarafından ilkokul 4. sınıf matematik dersinde nasıl uygulandığının ve uygulama sürecine yönelik uygulayıcı-gözlemci sınıf öğretmeni adayları ile ilkokul öğrencilerinin görüşlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada karma yöntem kapsamında yarı deneysel desenlerden tek gruplu ön test son test desen ve temel nitel araştırma deseni kullanılmıştır. Araştırmanın ilk aşamasında 2018-2019 öğretim yılı bahar döneminde bir devlet üniversitesinin sınıf öğretmenliği lisans programında öğrenim görmekte olan 3. sınıf öğrencilerine model oluşturma etkinlikleri temelli STEM yaklaşımı uygulamalarına yönelik etkinlik tasarlama eğitimi verilmiştir. Verilen eğitimin sonunda öğretmen adaylarının MOE ve STEM teorik bilgilerinin istatistiksel olarak gelişim gösterdiği saptanmıştır. Eğitim verildikten sonra öğretmen adayları arasından gönüllü olan 8 katılımcı, araştırmanın ikinci aşamasına dâhil edilmiştir. İkinci aşama 2019-2020 öğretim yılı güz döneminde Öğretmenlik Uygulaması I dersi kapsamında Ege bölgesinde yer alan bir ildeki bir devlet ilkokulunda yürütülmüştür. 8 katılımcının 4'ü etkinlik uygulayıcı diğer 4'ü ise gözlemci statüsünde araştırmada yer almışlardır. Uygulayıcı katılımcılar toplam 3 model oluşturma etkinlikleri temelli STEM yaklaşımı etkinliği tasarlamış ve uygulamıştır. Süreç boyunca hem uygulayıcı hem de gözlemci katılımcılar tarafından günlük tutulmuş ve yapılan dersler video ile kaydedilmiştir. Sürecin sonunda ders video kayıtları araştırmacı tarafından gözlemlenmiş ve etkinlik uygulama süreci analiz edilmiştir. Her etkinliğin sonunda etkinlik uygulayıcı katılımcılarla, tüm etkinlikler bittiğinde ise gözlemci katılımcılarla yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmış ve ilkokul 4.sınıf öğrencilerinin yapılandırılmış formlar aracılığıyla yazılı görüşleri alınmıştır. Yapılan gözlem ve görüşmelerin analizi sonucu katılımcıların model oluşturma etkinlikleri temelli STEM yaklaşımı uygulamalarını 6 aşamada tamamladığı, her aşamanın birbiri arasında geçiş yapılabilecek esnek bir yapıya sahip olduğu, deneyim eksikliklerine rağmen etkinlikleri uygulamaya yönelik motivasyona sahip oldukları ve genel anlamda her bir katılımcının belli eksikliklere rağmen süreci tamamladığı görülmektedir. Katılımcıların yalnızca görüşlerin analizi sonucu ise yaşadıkları zorluklara rağmen model oluşturma etkinlikleri temelli STEM yaklaşımı uygulamalarını meslek yaşamlarında uygulamaya istekli olduklarını ve öğrencilerin ilgi ve motivasyonlarının arttığını, diğer bazı becerilerin dışında öğrencilere iş birliği, iletişim, yaratıcılık, eleştirel düşünme becerileri kazandırdığını ifade ettikleri sonucuna ulaşılmıştır.
Öğretmenlerin STEM+S için sorgulamaya dayalı öğretim öz-yeterlilikleri ile bilgi işlemsel düşünme becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu çalışmada, öğretmenlerin STEM+S için sorgulamaya dayalı öğretim öz- yeterlilikleri ile bilgi işlemsel düşünme becerileri arasındaki ilişki incelenmiştir. Araştırma, nicel araştırma modelinde ilişkisel desenle desenlenmiştir. Gaziantep il merkezinde rastgele seçilen 15 okul belirlenmiştir. Her okulda 30 öğretmen olacağı varsayılmış ve 450 öğretmenden veri toplanması amaçlanmıştır. Toplam 458 kişiden veri toplanmış, veriler düzenlendikten sonra araştırmaya 369 veri ile devam edilmiştir. Araştırmanın örneklemini Gaziantep ilinde çalışan farklı kıdem ve branşa sahip 369 öğretmen oluşturmuştur. Veriler 2021-2022 eğitim öğretim yılı birinci dönemi içerisinde toplanmıştır. Veri toplama araçları, STEM+S için Sorgulamaya Dayalı Öğretim Öz-Yeterlilik Ölçeği ile Bilgi İşlemsel Düşünme Becerileri Ölçeğidir. Veri analizlerinde yüzde ve frekans analizleri yanında t-testi, tek yönlü varyans analizi, regresyon ve çoklu regresyon analizleri yapılmıştır. Araştırmanın sonucunda; öğretmenlerin STEM+S için sorgulamaya dayalı öğretim öz yeterlikleri ile bilgi işlemsel düşünme becerileri arasında orta düzeyde anlamlı ilişki olduğu görülmüştür. Katılımcıların Bilgi İşlemsel Düşünme Becerileri Ölçeği puanları ile Sorgulamaya Dayalı Öğretim Öz-yeterlilik Ölçeği arasındaki ilişki düzeyine bakıldığında her iki değişken arasında orta düzeyde bir ilişki bulunmuştur. Katılımcıların STEM+S için Sorgulamaya Dayalı Öğretim Öz-yeterlilik toplam puanları ile Bilgi İşlemsel Düşünme Becerileri toplam puanları arasında orta düzeyde bir ilişki bulunmuştur. Basit doğrusal regresyon analizi sonucunda STEM+S için sorgulamaya dayalı öğretim öz-yeterlik puanları bilgi işlemsel düşünme becerileri puanlarındaki varyansın %38'ini açıklamaktadır. Çoklu regresyon analizinde STEM+S için Sorgulamaya Dayalı Öğretim Öz-yeterlilik Ölçeği alt boyutlarından Tartışma ve Yansıtma'nın Bilgi İşlemsel Düşünme Becerilerindeki varyansın % 30'nu tek başına açıkladığı görülmüştür.
Öğretmenlerin STEM+S için sorgulamaya dayalı öğretim öz-yeterlilikleri ile 21.yy. becerileri öğretimi arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu çalışmada, öğretmenlerin STEM+S için sorgulamaya dayalı öğretim öz -yeterlilikleri ile 21. yy. becerileri öğretimi arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma, nicel araştırma modelinde ilişkisel desenle desenlenmiştir. Araştırmanın evrenini, 2021-2022 öğretim yılında Gaziantep ilindeki resmi ve özel okullarda görev alan öğretmenler, örneklemini ise evrenden seçkisiz örnekleme yöntemiyle belirlenen 407 öğretmen oluşturmaktadır. Veri toplama araçları olarak STEM+S için sorgulamaya dayalı öğretim öz-yeterlilik ölçeği ile 21. yy. becerileri öğretimi ölçeği kullanılmıştır. Ölçeklerden elde edilen veriler SPSS Paket Programı kullanılarak, bağımsız gruplar t-testi, tek yönlü ANOVA, pearson korelasyon analizi ve basit doğrusal regresyon analizi uygulanmıştır. Araştırmanın sonucunda; öğretmen STEM+S için sorgulamaya dayalı öğretim öz-yeterlilikleri ile 21. yy. becerileri öğretimi arasındaki ilişkinin orta düzeyde olduğu görülmektedir. Öğretmenlerin STEM+S için sorgulamaya dayalı öğretim öz-yeterliliğin ve alt boyutlarının puanları 21. yy. becerileri eğitimi alma durumuna göre anlamlı bir farklılık göstermiştir. STEM eğitimi alma durumuna göre ise ilişkilendirme alt boyutu hariç anlamlı bir farklılık oluşmaktadır. 21. yy. becerileri ve alt boyutların puanları STEM ve 21. yy. beceri eğitimi alma durumuna göre incelendiğinde, anlamlı bir farklılık göstermektedir. 21. yy. becerileri öğretimi ölçeği ile iş birliği alt boyutları puanı öğretmenlerin cinsiyetine göre anlamlı bir farklılık oluşturmazken, diğer alt boyutlarının puanları anlamlı bir farklılık oluşmaktadır. STEM+S için sorgulamaya dayalı öğretimi, 21. yy. becerileri öğretimine istatistiksel olarak anlamlı bir etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir. 21. yy. becerileri öğretimi için açıklanan varyansın yaklaşık %46'sının STEM+S için sorgulamadan kaynaklı olduğu ortaya çıkmıştır. Bu durum incelendiğinde öğretmenlerin 21. yy. becerileri öğretimini yordamada STEM+S için sorgulamaya dayalı öğretim öz-yeterliliğin önemli bir etkisi olduğu ifade edilir.
Okul dışı öğrenme ortamlarında verilen FeTeMM eğitiminin öğrencilerin yirmi birinci yüzyıl becerilerine etkisi
Bu çalışma, okul dışı bir öğrenme ortamında gerçekleştirilen FeTeMM eğitiminin yirmi birinci yüzyıl becerileri üzerindeki etkisini değerlendirmektedir. Çalışmanın yarı deneysel uygulamasına, Çankırı Belediyesi Fatih Sultan Mehmet Çocuk Akademisi'ne devam eden ve örgün eğitimde dördüncü sınıfa giden yirmi öğrenci katılmıştır. Uygulama sürecinde, öğrenciler on hafta boyunca Çankırı Belediyesi Fatih Sultan Mehmet Çocuk Akademisi'nde düzenlenen bir FeTeMM öğretim programına katılmışlardır. Programın etkilerini analiz edebilmek adına, öğrencilere uygulama öncesinde ve sonrasında yirmi birinci yüzyıl beceri ölçeği uygulanmıştır. Karma araştırma yöntemini kullanan bu çalışmada, on öğrenci rastgele seçilerek uygulama sonrasında görüşmeler gerçekleştirilmiştir, böylece yirmi birinci yüzyıl becerileri hakkında daha derinlemesine bilgi elde edilmiş ve değerlendirmeler daha da derinleştirilmiştir. Nicel veri analiz sonuçları, öğrencilerin yirmi birinci yüzyıl becerilerinde uygulama öncesi ve sonrası arasında anlamlı bir farklılık olmadığını göstermektedir. Ancak, nitel veri analizi, öğrencilerin bilişsel, duyuşsal ve sosyokültürel alanlarda oldukça yüksek beceri seviyelerine sahip olduğunu ortaya çıkarmıştır.
Mühendislik tasarım süreci etkinliklerinin sınıf öğretmen adaylarının Fen Teknoloji Mühendislik Matematik (FeTeMM) farkındalıklarına ve mühendis algılarına etkisi
Bu araştırmanın amacı FeTeMM uygulama yollarından biri olan Mühendislik Tasarım Süreci (MTS) etkinlikleri ile sınıf öğretmeni adaylarının FeTeMM farkındalıklarını ve mühendislik algılarını geliştirmek, uygulama sonucunda sınıf öğretmen adaylarının etkinlikler ile ilgili görüşlerini almaktır. 2018-2019 eğitim-öğretim yılı, güz döneminde gerçekleştirilen bu çalışma karma model olarak desenlenmiştir. Araştırmaya Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan bir üniversitenin sınıf eğitimi anabilim dalı programı 2. sınıfta öğrenim gören 39 öğretmen adayı (28 kız, 11 erkek) katılmıştır. Araştırmanın uygulanması ve verilerin toplanması Fen ve Teknoloji Laboratuvarı I dersi kapsamında gerçekleştirilmiştir. Araştırmada nicel ve nitel veri toplama teknikleri kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak "FeTeMM Farkındalık Ölçeği (FFÖ)" ve "Bir Mühendis Çiz Testi (BMÇT)" kullanılmıştır. Ayrıca uygulama bitiminde öğrencilerin uygulamaya yönelik yazılı görüşleri alınmıştır. Toplamda 9 hafta süren uygulama sürecinde 7 adet MTS etkinliği yapılmıştır. Nicel veriler Statistical Package for Social Sciences(SPSS) programında ve nitel veriler ise içerik analizi ile çözümlenmiştir. Sonuç olarak öğretmen adaylarının toplam FeTeMM farkındalık puanları ile FeTeMM'in Öğrenciye Yönelik Etkisi, Derse Yönelik Etkisi ve Öğretmene Yönelik Etkisi alt boyutlarında pozitif yönde bir değişim görülmüştür. BMÇT son uygulamasında kadın mühendis çizen öğretmen adaylarının sayısında bir artış görülmüştür. Ayrıca BMÇT son uygulamasında mühendislerin sahip olması gereken özellikler konusunda öğretmen adayları daha fazla görüş bildirmişlerdir. Araştırma sonuçları eğitimcilere ve araştırmacılara yol gösterecektir. Anahtar Kelimeler: Sınıf Öğretmen Adayları, FeTeMM Farkındalığı, Mühendis Algısı, Mühendislik Tasarım Süreci
Sınıf öğretmenlerinin teknopedagojik eğitim yeterlikleri ile fen teknoloji mühendislik matematik (FETEMM) farkındalık, öz yeterlik ve endişelerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı sınıf öğretmenlerinin teknopedagojik eğitim yeterlikleri, FeTeMM farkındalıkları, öz yeterlik ve endişeleri arasındaki ilişkiyi tespit etmek ve bunları bazı değişkenlere göre incelemektir. Araştırmaya Türkiye'nin İç Anadolu bölgesinde yer alan bir ilin merkez ve ilçelerinde görev yapan 252 sınıf öğretmeni katılmıştır. Tarama yönteminin kullanıldığı bu araştırmada veri toplamak amacıyla Kişisel Bilgiler Formu, Teknopedagojik Eğitim Yeterlik Ölçeği, FeTeMM Farkındalık Ölçeği ile FeTeMM Öz Yeterlik ve Endişe Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin analizi için Excel ve Social Programme for Social Sciences (SPSS) istatistik programları kullanılmıştır. Araştırmada normal dağılım sergileyen ikili grupların karşılaştırılmasında ilişkisiz örneklem t-testi, ikiden fazlı grupların karşılaştırılmasında tek yönlü ANOVA testi, korelâsyon analizinde ise Pearson testi uygulanmıştır. Tüm çalışmada anlamlılık düzeyleri 0.05 ve 0.01 değerleri dikkate alınarak gerçekleştirilmiştir. Sonuç olarak araştırmaya katılan sınıf öğretmenlerinin Teknopedagojik Eğitim Yeterlik Ölçeği puanlarında cinsiyet, öğrenim durumu, mezun olunan fakülte, FeTeMM hakkında bilgi sahibi olma, FeTeMM eğitimi alma değişkenlerine göre anlamlı farklılıklar görülürken yaş ve hizmet süresine göre bir anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Sınıf öğretmenlerinin FeTeMM farkındalık ölçeği puanlarında cinsiyet, yaş, hizmet süresi ve mezun olunan fakülteye göre farklılık görülmezken eğitim durumu, FeTeMM hakkında bilgi sahibi olma ve FeTeMM eğitimi alma durumlarına göre anlamlı farklılık bulunmuştur. Öğretmenlerin FeTeMM öz yeterlik ve endişe ölçeği ve alt boyutlarının puanları cinsiyet ve yaşlarına göre anlamlı farklılık göstermezken, eğitim durumu, mezun olunan fakülte, FeTeMM hakkında bilgi sahibi olma FeTeMM eğitimi alma durumlarına göre anlamlı olarak farklılaşmaktadır. Diğer yandan sınıf öğretmenlerinin teknopedagojik alan bilgileri ile FeTeMM farkındalıkları arasında düşük düzeyde, FeTeMM öz yeterlik ve endişeleri arasında orta düzeyde pozitif bir ilişki tespit edilmiştir. Ayrıca sınıf öğretmenlerinin FeTeMM farkındalıkları ile FeTeMM öz yeterlik ve endişeleri arasında orta düzeyde pozitif bir ilişki tespit edilmiştir. Bu sonuçlardan yola çıkarak sınıf öğretmenlerinin teknoloji destekli öğretim ve FeTeMM eğitimini etkili bir şekilde uygulayabilmeleri için çeşitli eğitim ve projelere katılmaları gerektiği önerilmiştir.
Ortaokul öğrencilerinin STEM etinliklerine yönelik öz yeterliklerinin incelenmesi
STEM eğitim yaklaşımıyla küresel boyutta rekabet gücü oluşturabilecek nitelikli bireylerin yetiştirilmesi hedeflenmektedir. Öğrencilerin STEM disiplinlerine yönelik öz yeterliklerinin yüksek olması hedeflerin sorunsuz gerçekleşmesini sağlayacaktır. Bu noktadan hareketle araştırmada, ortaokul öğrencilerinin STEM etkinliklerine yönelik öz-yeterliklerini ölçebilecek geçerli ve güvenilir ölçek geliştirilmesi amaçlanmıştır. Ayrıca, ortaokul öğrencilerinin STEM etkinliklerine yönelik öz-yeterliklerinin farklı değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Nicel araştırma yöntemlerinden biri olan tarama deseninin kullanıldığı araştırma, 2022-2023 eğitim-öğretim yılında 786 (N1=445; N2=341) ortaokul öğrencisi ile gerçekleştirilmiştir. Ölçek geliştirme sürecinde; alanyazının taranması, madde havuzunun oluşturulması, kapsam ve görünüş geçerliliğinin sağlanması, taslak ölçek formunun oluşturulması, birinci uygulamanın yapılması, madde analizinin yapılması, yapı geçerliliğinin sağlanması, ikinci uygulamanın yapılması, yapı geçerliliğinin sağlanması ve güvenirlik hesaplama basamakları sırasıyla uygulanmıştır. Araştırma sonucunda; χ2/df değeri ve model-yapı uyumunun mükemmel derece uyum, CFI ve TLI değerlerine de göre iyi derecede uyum gösterdiği güvenirlik katsayısı (0.939) olan "STEM Etkinlikleri Öz Yeterlik Ölçeği (STEM-EÖYÖ)" geliştirilmiştir. Ayrıca araştırma sonucunca, ortaokul öğrencilerinin STEM etkinlikleri öz yeterlik puanlarının cinsiyet, okul türü, sınıf düzeyi ve teknolojik kullanım sıklığı değişkenlerine göre istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermediği belirlenmiştir. Ancak, öğrencilerin başarı puanlarına göre STEM etkinlikleri öz yeterliklerinin istatistiksel olarak anlamlı farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Araştırma kapsamında elde edilen sonuçlar dikkate alındığında; geliştirilen ölçeğin öğrencilerin STEM etkinlikleri öz yeterliklerinin belirlenmesi amacıyla gerçekleştirilecek çalışmalarda kullanılabileceği söylenebilir. Ayrıca, öğrencilerin STEM etkinlikleri öz yeterliklerinin geliştirilmesine yönelik farklı çalışmaların (eğitim, kurs, vb.) yapılabileceği önerilmektedir.
Okul öncesi eğitimde STEM yaklaşımının uygulanabilirliği (Eylem araştırması)
STEM, [Fen (Science), Teknoloji (Technology), Mühendislik (Engineering) ve Matematik (Mathematics)] kelimelerinin İngilizce karşılıklarının baş harflerinin kısaltmasından meydana gelen ve bu alanları kapsayan bir yaklaşımdır. STEM yaklaşımı öğrencinin aktif katılımının sağlandığı, disiplinler arası ve uygulamaya yönelik eğitim modelini ifade ettiğinden okul öncesi eğitimde yer alması kaçınılmazdır. Bu çalışmanın genel amacı, okul öncesinde STEM yaklaşımının uygulanabilirliğini ve etkililiğini araştırmaktır. Üç aşamalı olarak gerçekleştirilen çalışmada ilk olarak okul öncesinde STEM uygulaması için gerekli olan fiziksel kapasite ve öğretmen özellikleri boyutunda bağlamın nasıl olması gerektiği araştırılmıştır. İkinci aşamada, okul öncesinde STEM uygulanabilmesi için eğitici eğitim programı geliştirilmesi, uygulanması ve uygulamada ortaya çıkan sorunlar ile bu sorunların çözümüne odaklanılmıştır. Üçüncü aşamada, okul öncesi öğretmenlerinin STEM etkinlikleri geliştirme, gerçek sınıf ortamlarında uygulama ve süreç yönetme becerileri araştırılmıştır. Ayrıca STEM eğitim yaklaşımına uygun olarak geliştirilen etkinliklerin öğrencilerin bilişsel süreç, sosyal ürün ortaya koyma, takım çalışması ve sunum becerileri üzerindeki etkileri de araştırılmıştır. Araştırmada eylem araştırmasının teknik/bilimsel/işbirlikçi modeli temel alınmıştır. Araştırma 2017-2018 eğitim - öğretim yılında Gaziantep ilindeki özel bir okulda ve bu okulda görev yapan üç okul öncesi öğretmeni ve 57 okul öncesi dönemdeki çocuklar üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırma kapsamında okulun STEM yaklaşımına uygun özelliklere sahip olup olmadığı incelendikten sonra STEM için gerekli özellikler tamamlanmıştır. Daha sonra öğretmenlere yönelik sekiz ana oturum ve iki ek oturum olmak üzere toplamda on oturumdan oluşan iki buçuk aylık STEM eğitici eğitim programı geliştirilmiş ve uygulanmıştır. Uygulama sürecinde ortaya çıkan sorunlara yönelik çözüm önerileri geliştirilmiştir. Bir sonraki aşamada eğitici eğitimi alan öğretmenler kendi sınıflarında araştırmacı mentörlüğünde STEM yaklaşımına uygun etkinlikleri uygulamışlardır. Bu süreçte öğretmenlerin STEM becerilerini transfer etme durumları, gerçek sınıf ortamında ortaya çıkan sorunlar belirlenmiş ve buna yönelik çözüm önerileri geliştirilmiştir. En son aşamada STEM etkinliklerinin okul öncesi dönemdeki çocuklar üzerindeki etkiliği incelenmiştir. Araştırmada veri toplama araçları olarak, uygulama okulu yıllık ve aylık planları, eğitim alanı ortam fotoğrafları, öğretmenlerin özgeçmişleri, öğretmenler tarafından geliştirilen STEM etkinlikleri, öğretmenlerle gerçekleştirilen yarı yapılandırılmış görüşmeler, bilgi temelli hayat problemi (BTHP) rubriği, STEM ders planı rubriği, öğretmenlere yönelik başarı testi, STEM eğitici eğitimi değerlendirme anketi, bilişsel süreç: mühendislik rubriği, sosyal ürün genel rubriği, sosyal ürün: takım çalışması rubriği, yarı yapılandırılmış gözlem formu, öğretmen günlükleri şeklinde farklı nitel ve nicel veri toplama araçlarından yararlanılmıştır. Nitel veri toplama araçlarından elde edilen veriler betimsel ve içerik analizine tabi tutulurken, nicel veri toplama araçlarından elde edilen veriler SPSS 23.0 Paket Programı üzerinden aritmetik ortalama, standart sapma, frekans ve yüzde hesaplamalarıyla birlikte Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi ve Friedman Testi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre; okul öncesi öğretmenlerinin STEM eğitimine yönelik pozitif bir tutuma sahip olmalarına rağmen okul öncesi eğitim kurumlarının STEM'e yönelik teknik, fiziki ve beşeri kapasitelerinin geliştirmeye açık olduğu saptanmıştır. Araştırmada katılımcıların, amaca uygun olarak tasarlanan bir STEM eğitici eğitiminde kazandıkları beceri ve yeterlikleri sınıf ortamına başarıyla transfer ettikleri tespit edilmiştir. Öğretmenlerin STEM ile ilgili BTHP ve ders planı hazırlama boyutlarında eksiklikler gözlemlenmiştir. Geliştirilen çözüm önerileri ile eksikliklerin azaldığı tespit edilmiştir. Buna ek olarak, sınıf içi STEM etkinlik uygulamalarının okul öncesi dönemdeki çocukların sosyal ürün ortaya koyma, sosyal ürün takım çalışması, sosyal ürün sunum ve bilişsel süreç mühendislik becerileri üzerinde pozitif yönde kalıcı bir etki meydana getirdiği sonucuna ulaşılmıştır. Sonuç olarak, STEM yaklaşımının okul öncesinde uygulanabileceği ve etkili olabileceği söylenebilir. Araştırma kapsamında, araştırmacılara, politika geliştiricilere ve uygulayıcılara yönelik öneriler getirilmiştir.
İlkokul öğrencilerinin bütünleşik FeTeMM eğitimi yoluyla bilgi işlemsel düşünme becerilerinin geliştirilmesi
Bu araştırmanın amacı 5E öğretim modeline göre tasarlanan bütünleşik FeTeMM eğitiminin ilkokul öğrencilerinin bilgi işlemsel düşünme becerileri, FeTeMM tutumları ve FeTeMM motivasyonlarına etkisinin incelenmesidir. Bu amaçla araştırmada şu sorulara yanıt aranmıştır: 5E öğretim modeline göre tasarlanmış bütünleşik FeTeMM eğitiminin ilkokul öğrencilerinin; ● Bilgi işlemsel düşünme becerilerine etkisi nedir? ● FeTeMM tutumlarına etkisi nedir? ● FeTeMM motivasyonlarına etkisi nedir? Araştırmaya 2022-2023 eğitim- öğretim yılının güz döneminde 28 ilkokul öğrencisi katılmıştır. Bu araştırma, tek grup ön test-son test zayıf deneysel desen kullanılarak tasarlanmıştır. Bu desende işlemin etkisi tek grup üzerinde yapılan çalışma ile test edilmektedir. Verilerin toplanmasında ön test ve son test olarak kullanılan Korkmaz, Çakır ve Özden (2015) tarafından geliştirilmiş olan "Bilgi İşlemsel Düşünme Becerisi Ölçeği" ; Güzey, Harwell ve Moore (2014) tarafından geliştirilen ve Aydın, Saka ve Güzey (2017) tarafından Türkçeye uyarlanan "FeTeMM Tutum Ölçeği" ve Luo, Wang, Liu, ve Zhou (2019) ve Dönmez (2020) tarafından Türkçeye uyarlanan "FeTeMM Motivasyon Ölçeği" kullanılmıştır. Alanyazında ilkokul seviyesine uygun geliştirilmiş bilgi işlemsel düşünme becerileri ve FeTeMM motivasyonlarını ölçen bir araç bulunmadığı için 22 maddelik "Bilgi İşlemsel Düşünme Becerileri Ölçeği" ve 28 maddelik "FeTeMM Motivasyon Ölçeği"nin ilkokul seviyesine geçerleme çalışması yapılmıştır. 5E öğretim modeline dayalı olarak 10 haftalık bütünleşik FeTeMM eğitimi tasarlanmış ve uygulanmıştır. Eğitim sürecinin başında ve sonunda yukarıda anılan ölçekler ön test ve son test olarak kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde betimsel istatistikler ve Wilcoxen işaretli sıralar testi kullanılmıştır. Araştırmanın bulguları 5E öğretim modeline göre tasarlanmış bütünleşik FeTeMM eğitiminin ilkokul öğrencilerinin bilgi işlemsel düşünme becerilerine anlamlı bir etkisinin olduğunu göstermektedir. Bu çalışmada bilgi işlemsel düşünme becerisinin alt faktörleri açısından, yaratıcılık, algoritmik düşünme, eleştirel düşünme ve problem çözme alt faktörlerinde öğrencilerin ön test ve son testleri arasında anlamlı bir fark bulunmuştur ve bu fark son test lehinedir. Bununla beraber 5E öğretim modeline göre tasarlanmış bütünleşik FeTeMM eğitiminin ilkokul öğrencilerinin FeTeMM tutumlarına anlamlı bir etkisi olduğu bulunmuştur. Son olarak bütünleşik FeTeMM eğitiminin ilkokul öğrencilerinin FeTeMM motivasyonlarına anlamlı bir etkisi olduğu bulunmuştur. Aynı zamanda FeTeMM motivasyon ölçeğinin dört alt faktörü incelendiğinde, bilim faktörü hariç teknoloji, mühendislik ve matematik faktöründe son test lehine anlamlı bir farklılık saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Bütünleşik FeTeMM eğitimi, 5E öğretim modeli, Bilgi işlemsel düşünme becerisi, FeTeMM tutumu, FeTeMM motivasyonu, ilkokul öğrencileri.
FeTeMM etkinlik merkezli laboratuvar dersinin sınıf öğretmenliği adaylarının fen öğretimine yönelik öz-yeterlik ve problem çözme becerileri üzerine etkileri
Bu araştırmanın amacı, FeTeMM etkinlikleri ile öğretmen adaylarının problem çözme becerileri ve fen öğretimine yönelik öz-yeterlik inanç düzeylerine bakılıp, sınıf öğretmenliği adaylarının kendilerini laboratuvar dersinde yeterli görme düzeyleri ve problem çözme becerileri incelenmektedir. Çalışma 2016-2017 eğitim-öğretim yılında Ahi Evran Üniversitesi Eğitim Fakültesinde, Sınıf Öğretmenliği öğretmen adaylarına Fen ve Teknoloji Laboratuvar uygulamaları II dersinde uygulanmıştır. Araştırmada deney ve kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Deney ve kontrol grupları 70 öğretmen adayı içermekte olup, random yolla oluşturulmuştur. Deney grubunda yer alan öğrencilere FeTeMM etkinlik merkezli laboratuvar dersi ile ders işlenmiş ve işbirlikli öğrenme sürecinde alternatif ölçme ve değerlendirme yaklaşımları kullanılmıştır. Kontrol grubunda ise öğretmen adaylarına YÖK lisans eğitimi kur tanımında yer alan içeriğe bağlı kapalı uçlu deneyler yoluyla ders işlenmiştir. Araştırma sonunda, FeTeMM etkinlikleri ile ders işleyen öğretmen adaylarının laboratuvar dersinde, özellikle fen öğretmeye yönelik öz-yeterliklerinin olumlu yönde arttığı görülürken deney ve kontrol grupları arasında problem çözme becerilerinin farklılaşmadığı tespit edilmiştir. Temmuz 2019, 85 Sayfa. Anahtar Kelimeler: FeTeMM eğitimi, sınıf öğretmen adayları, problem çözme, öz-yeterlik.
Robotik uygulamaların aday öğretmenlerin STEM farkındalıkları, fen öğretmeye yönelik öz yeterlikleri ve STEM'e yönelik tutumları üzerine etkileri
STEM eğitimi; fen teknoloji, mühendislik ve matematik disiplinlerini birbirinden ayıran geleneksel engelleri ortadan kaldıran bir öğrenme yaklaşımıdır. Özellikle günümüz de STEM eğitiminin bir uygulama alanı olarak robotik kodlama giderek artan bir eğilimle eğitim sürecinin bir parçası haline dönüşmüştür. Bu araştırmada, robotik kodlama eğitiminin öğretmen adaylarının STEM farkındalıkları, STEM'e yönelik tutumları ve fen öğretimi öz yeterlikleri üzerine etkilerinin incelenmiştir. Araştırmada hem nicel hem de nitel araştıra deseni kapsamında sıralı açıklayıcı karma yöntem deseni kullanılmıştır. Nicel araştırma kapsamında tek gruplu deneysel desen kullanılırken, nitel boyutta durum çalışması kullanılmıştır. Çalışma sınırlandırılmış evrenini, Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği ve Fen Bilgisi Öğretmenliği anabilim dallarında öğrenim gören 25 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Araştırmanın nitel boyutunda çalışma grubunu amaçsal örnekleme yöntemlerinden benzeşik durum örneklemesi kullanılarak deney grubu içinde yer alan öğrenciler oluşturmaktadır. Çalışma kapsamında; STEM Farkındalık Ölçeği, Fen Öğretiminde Öz-Yeterlik İnancı Ölçeği, STEM'e Yönelik Tutum Ölçeği ve Robotik Kodlama Eğitimi Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu kullanılmıştır. Nicel veri analizi sürecinde frekans (f), yüzde (%), ortalama (x) ve standart sapma değerleri ile birlikte bağımlı t testi ve MANOVA testi kullanılmıştır. Nicel veri analizi sürecinde ise içerik analizi türlerinden frekans analizi yapılmıştır. Elde edilen sonuçlar özellikle robotik kodlama eğitiminin öğretmen adaylarının STEM'e yönelik farkındalıkları, STEM tutumları ve yeterlik inançları üzerinde etkili olduğunu göstermiştir. Araştırma kapsamında bağımsız değişken olarak ele alınan cinsiyet, anabilim dalı ve sınıf düzeyi değişkenlerine göre STEM farkındalık, STEM tutum ve fen öğretimi inanç düzeyleri değişmemektedir. Anahtar Kelimeler: STEM eğitimi, robotik kodlama, öğretmen adayları.
Fen bilimleri öğretmenleri ve STEM uygulamaları: Tercih gerekçeleri, sorunlar ve çözüm önerileri
Bu çalışmanın amacı ortaokul fen bilimleri öğretmenlerinin STEM uygulamalarını tercih etme veya etmeme gerekçelerinin, sorunların ve öğretmenlerin bu uygulamalar hakkında önerilerinin incelenmesidir. Bu çalışmada araştırmanın amacına bağlı kalınarak nitel araştırma yöntemlerinde biri olarak görülen durum çalışması kullanılmıştır. Mevcut çalışmaya 2020-2021 eğitim-öğretim yılı güz döneminde Kırşehir ilinde bulunan farklı devlet ortaokullarında görev yapmakta olan sekiz fen bilimleri öğretmeni katılmıştır. Katılımcılardan 4 fen bilimleri öğretmeni STEM uygulamalarını yapmaktadır, 4 fen bilimleri öğretmeni de bu uygulamaları yapmamaktadır. Çalışmada, veri toplama aracı olarak yapılandırılmış görüşme soruları (Görüşme soruları-a, Görüşme soruları-b, Görüşme soruları-c) ve STEM gözlem formu kullanılmıştır. Araştırmanın bulgularına göre, öğretmenler STEM eğitimine yönelik olumlu algıya sahiptir. Ancak buna rağmen 4 öğretmen bu uygulamaları yapmayı tercih ederken diğer dört öğretmen tercih etmemektedir. STEM uygulamalarını tercih eden öğretmenlerin gerekçeleri bu uygulamaların öğrencinin akademik gelişimine yardımcı olma, öğretimi destekleme, yaşam kalitesini artırmasıdır. STEM uygulamalarını tercih etmeyen öğretmenlerin gerekçeleri ise STEM'in uygulanabilir olmaması, pedagojik yetersizlikler, ulusal sınav sisteminin yapısı gibi gerekçelerdir. STEM uygulamalarını yapan öğretmenler bu süreçte sorunlar yaşamışlardır. Bu sorunlar süreç yönetimi, pedagojik donanım, değerlendirme, orjinallik ve fiziki şartlar konusundadır. Öğretmenler, STEM uygulamalarının daha tercih edilir düzeyde olması için pedagojik destek, uygun fiziksel ortamların sağlanması, yeterli zamanın verilmesi ve okulların misyonunun yeniden düzenlenmesi gibi önerilerde bulunmuşlardır. Elde edilen bulgulara bağlı olarak öğretmenlerin STEM eğitimine yönelik öğretmen inançlarının yüksek düzeyde olması ve STEM eğitimi konusunda yeterli bilgi ve deneyime sahip olması ile karşılaşılan sorunların üstesinden gelerek STEM uygulamalarını tercih edebilecekleri sonucuna ulaşılmıştır. Bunun için öğretmenlere STEM eğitimi ve proje tabanlı öğrenme yaklaşımı konusunda nitelikli hizmet içi eğitim kurslarının verilmesi önerilmektedir.
Matematik ağırlıklı bir STEM modülünün geliştirilmesi ve modüle yönelik görüşlerin değerlendirilmesi
STEM eğitimi yaklaşımının önemi nedeniyle uygulanması ve geliştirilmesine yönelik adımlar atılmaktadır. Bu nedenle, STEM eğitimi yaklaşımına yönelik nitelikli programların hazırlanması eğitimciler için çok önemlidir. Nitelikli bir STEM eğitim uygulaması için alanda sınırlı sayıda STEM modülleri yer almakla birlikte var olan bu modüller fen bilgisi konularının öğretimine yönelik olup, matematik bu modüllerde bir araç olarak kullanılmaktadır. Bu çalışmanın amacı ortaokul oran-orantı, alan ölçümü ve madde-ısı konularının öğretimi için matematik ağırlıklı STEM modülü geliştirmek ve geliştirilen bu modülün ve matematik eğitimi alanında ileride geliştirilecek olan modüllerin niteliğini değerlendirecek bir STEM değerlendirme formu oluşturmaktır. Bu çalışmada, geliştirilen matematik ağırlıklı STEM modülünün ve STEM değerlendirme formunun güvenilirliği ve geçerliliği uzman görüşleri alınarak araştırılmıştır. Bu çalışmada, tasarım temelli araştırma yöntemi kullanılmıştır. STEM değerlendirme formunun uzman görüşlerine göre Croanbach's alpha değeri 0,91 hesaplanmış olup yüksek düzeyde geçerlilik ve güvenilirliğin sağlandığını göstermektedir. Geliştirilen Matematik ağırlıklı STEM modülünün için uzmanlar arası görüş uyumluluğu %94 olarak belirlenirken modülün uzman görüşlerine göre Croanbach's alpha değeri 0,80 olarak hesaplanmış olup yüksek düzeyde geçerlilik ve güvenilirliğin sağlandığını göstermektedir. Bu çalışma ile geliştirilen matematik ağırlıklı STEM modülünün hem öğretmenler için düzenlenen eğitici eğitimi programlarında hem de yedinci sınıf öğrencilerinin eğitiminde kullanılabilecek ve matematiğin ön planda olduğu STEM öğretim materyali eksikliğini gidermeye katkı sağlayacaktır. Ayrıca, bu çalışma sürecinde geliştirilen STEM değerlendirme formunun ileride geliştirilecek STEM modüllerinin değerlendirilmesine yönelik bir değerlendirme aracı olarak alana katkı sunması amaçlanmaktadır.
Fen bilgisi öğretmen adaylarının STEM uygulamalarındaki gelişim süreçlerinin incelenmesi
Bu çalışmada araştırmaya katılan fen bilgisi öğretmen adaylarına STEM uygulamalarına dair bilişsel, duyuşsal ve psikomotor beceriler kazandırmak ve öğretmen adaylarının bu süreçteki gelişimlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu çalışma bir devlet üniversitesinin eğitim fakültesi matematik ve fen bilimleri eğitimi bölümü fen bilgisi eğitimi anabilim dalında üçüncü sınıfta öğrenim görmekte olan öğretmen adaylarıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemi seçkisiz olmayan örneklem türlerinden ve amaçsal örneklemlerden biri olan ölçüt (kriter) temelli örnekleme ile belirlenmiştir. Bu çalışmanın örneklem kriterleri; seçilen üniversitenin fen bilgisi eğitimi anabilim dalı üçüncü sınıf düzeyinde öğrenim görüyor olmak, Bilgisayar-I ve Bilgisayar-II derslerini başarı ile tamamlamış olmak ve gönüllülük esası çerçevesinde çalışmaya katılım göstermek şeklinde belirlenmiştir. Bu kriterleri taşıyan 41'i kadın, 9'u erkek olmak üzere toplam 50 fen bilgisi öğretmen adayının katılımı ile araştırma süreci yürütülmüştür. Araştırmada karma yöntem desenlerinden biri olan, araştırma sürecinde ise nicel ve nitel aşamaların eş zamanlı olarak uygulanmasıyla oluşan yakınsayan paralel desen kullanılmıştır. Araştırmanın nicel aşamasında betimsel araştırma yöntemi olan tarama modeli, nitel aşamasında ise durum araştırması modeli kullanılmıştır. Nicel verilerin toplanması aşamasında Çevik (2017) tarafından geliştirilen 15 maddelik "FeTeMM Eğitimi ile İlgili Öğretmen Görüşleri Ölçeği" kullanılmıştır. Bununla birlikte, nitel verilerin toplanması sürecinde araştırmacı tarafından geliştirilen yedi soruluk yarı-yapılandırılmış görüşme formu ve STEM disiplinlerinde öğretmen adayı rollerini belirlemeye yönelik tasarlanan beş adet senaryo kullanılmıştır. Altı hafta süren uygulama süreci kapsamında Scratch ve Arduino programı tanıtılarak kodlama çalışmaları yapılmış ve "Temel STEM Maker Tasarlama" etkinlikleri düzenlenmiştir. Elde edilen veriler nicel ve nitel analiz yöntemleri ile ayrı ayrı analiz edilmiş ve yakınsayan paralel desen çalışması olduğu için son aşamada ise elde edilen nicel ve nitel sonuçlar ilişkilendirilmiştir. Araştırmanın nicel analiz kısmında betimsel analiz "Nonparametrik Testler" kategorisindeki fark testlerinden Man Whitney-U Testi ve Kruskall Wallis H Testi kullanılmıştır. Nitel verilerin analizi ise içerik analizi ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın sonuçlarına göre, çalışmaya katılan öğretmen adaylarının çoğu daha önce kendi olanakları ile kodlama kursu aldıklarını belirtmişlerdir. Katılımcıların bir kısmı ise daha önce kodlama deneyimi yaşamamış olduklarını ve ilk kez kodlama deneyimini bu çalışma sürecine dâhil olduklarında edindiklerini ifade etmişlerdir. Bu çalışmaya katılan öğretmen adaylarından kadın öğretmen adaylarının çoğu kodlama deneyimine sahipken erkek öğretmen adaylarının çoğunluğunun kodlama deneyimine sahip olmadığı tespit edilmiştir. Çalışmaya katılan öğretmen adaylarından üçte birinden fazlası (%38) sadece bireysel çalışmayı tercih ettiklerini bildirmişlerdir. Bununla birlikte, fen bilgisi öğretmenliği mesleğine yönelik ilgilerini erken yaşta keşfeden aday sayısının hayli düşük olduğu görülmüştür. Araştırma sonuçlarına göre öğretmen adayları işbirliğine dayalı etkinliklerin artırılması gerektiğini, STEM uygulamalarında öğretmenin aktif rol alması gerektiğini ve öğretmenlerin gerek ders içi gerekse ders dışındaki etkinlerde STEM eğitimini kolaylıkla planlayabileceklerini ifade etmişlerdir. Öğretmen adayları STEM eğitiminin derste sınıf hâkimiyetini olumsuz etkilemediğini ve derste zaman kaybına sebep olmadığını, STEM eğitiminin öğretmenin derste teknoloji kullanmasını gerekli kıldığını, STEM etkinliklerinin öğretim programlarında yer alması ve STEM eğitiminin günlük hayata yansıtılmasında üst düzey materyale ihtiyaç duyulması konularına ilişkin karasız bir yargının söz konusu olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Fen bilgisi öğretmen adayları sadece tasarım temelli STEM çalışmalarında değil, derslerinde tasarlayacakları her türlü deney ve öğretim materyali için de mühendislik yeteneklerini geliştirmeye ihtiyaçlarının olduğunu bildirmişlerdir. Öğretmen adaylarının Scratch, Arduino ve Temel STEM Maker Tasarımları (TSMT) uygulamalarına dair görüşleri incelendiğinde, STEM eğitiminin müfredata dâhil edilmesi ve derslerin teorikten ziyade uygulamalı gerçekleştirilmesinin verimli olacağı yönünde sonuçlara ulaşılmıştır. Ayrıca, tüm öğretmen adayları STEM eğitiminin kaliteli ve dayanıklı malzemelerle ve eğitim hayatında mutlaka yer verilmesi gerektiğini bildirmişlerdir. Öğretmen adayları Temel STEM Maker Tasarımları (TSMT) sürecinin eğlenceli, heyecan verici, mutluluk verici, keyifli, merak uyandırıcı ve üretkenliği teşvik edici olduğunu belirtmişlerdir. Ayrıca STEM eğitiminin kolaylık sağladığı, tecrübe artırdığı, problem çözmeyi ve yeni fikirler üretmeyi sağladığı görüşlerine de ulaşmışlardır. Öğretmen adaylarının 21. yüzyıl becerilerine ilişkin sonuçları incelendiğinde ise STEM'in eleştirel düşünme, yaratıcılık, problem çözme, iletişim, iş birliği, merak, girişimcilik ve sabır konularında gelişimlerine katkı sağladığını ifade ettikleri görülmüştür. Kısmen memnun olmadığını ifade eden öğretmen adayları ise malzeme gibi etkenlere ilişkin görüşlerini bildirmişlerdir. Ayrıca, adayların mühendisliğe olan ilgilerini de küçük yaşlarda değil, geç yaşlarda fark ettiklerini belirtmeleri oldukça dikkat çekicidir. Bu çalışmanın elde edilen sonuçları ışığında, STEM uygulamalarını sürece yayılan uzun soluklu ve hem kodlama hem tasarım içeren araştırmalar şeklinde planlanması, öğretmen adaylarının robotik kodlama ve STEM uygulamaları konusunda ilk elden deneyim elde etmelerine olanak tanınması önerilmektedir.
Robotik ve kodlama eğitiminin ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin STEM eğitimine yönelik tutum, temel becerileri ve STEM kariyer ilgilerine etkileri
STEM eğitimi fen, teknoloji, mühendislik ve matematik disiplinlerinin bütünleşik bir paradigma ile ele alındığı yenilikçi bir yaklaşımdır. Bu süreçte temel amaç günlük yaşam problemleri bağlamında öğrencilerin işbirliği, iletişim, yaratıcılık gibi temel becerilerinin gelişimini sağlamaktır. Robotik ve kodlama eğitimi de STEM'in parçalarından birisini oluşturmaktadır. Bu çalışmanın amacı, ilkokul 4. sınıf öğrencilerine mBlock programı ve Arduino robotik seti kullanılarak yapılan robotik ve kodlama eğitiminin, öğrencilerin STEM eğitimine yönelik tutumu, temel becerileri ve STEM kariyer ilgileri üzerindeki etkisini araştırmaktır. Yapılan bu çalışmada nicel araştırma yöntemlerinden "ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desen" kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemi 2019-2020 eğitim öğretim yılında Aksaray ili, Ortaköy ilçesindeki bir devlet ilkokulunun 4. sınıfında öğrenim gören 47 öğrenciden oluşmaktadır. Deney grubundaki 25 öğrenciye araştırmacı tarafından hazırlanan robotik ve kodlama etkinlikleri mBlock programı ile 7 haftalık sürede uygulanırken, kontrol grubundaki 22 öğrenciye ise MEB kazanımları dâhilinde normal öğretim uygulanmıştır. Deney ve kontrol gruplarına ön test ve son test olarak "STEM'e Yönelik Tutum Ölçeği, Temel Beceri Ölçeği ve STEM Kariyer İlgi Ölçeği" kullanılmıştır. Ön test ve son testten elde edilen veriler Mann Whitney U, Wilcoxon ve Kruskal Wallis H testleri kullanılarak çözümlenmiştir. Yapılan analizler sonucunda deney ve kontrol grubu öğrencilerinin STEM eğitimine yönelik tutum, temel beceri ve STEM kariyer ilgi son test puanları arasında deney grubu lehine anlamlı bir farkın oluştuğu sonucuna varılmıştır.
Öğretmen adaylarının STEM semantik farkındalık ve tutumlarının farklı değişkenler açısından incelenmesi
STEM eğitimi, okul öncesinden yükseköğrenime kadar ki süreçte, konuların günlük yaşamla ilişkili olacak şekilde ve disiplinler arası bağlamda ele alındığı bir yaklaşımdır. STEM eğitiminin uygulanması sürecinde öğretmenler kilit role sahiptir. Bu çalışmada fen bilgisi, okul öncesi ve sınıf öğretmeni adaylarının STEM semantik farkındalıklarının ve STEM'e yönelik tutumlarının farklı değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma nicel araştırma deseni kapsamında ilişkisel tarama modeline dayalı olarak yürütülmüştür. Araştırmanın ulaşılabilen evrenini; 2019-2020 eğitim öğretim yılında İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan dört farklı devlet üniversitelerinde fen bilgisi, okul öncesi ve sınıf öğretmenliği anabilim dallarında öğrenim gören öğretmen adayları oluşturmaktadır. Çalışma örnekleminin oluşturulmasında çok aşamalı örnekleme yöntemi işe koşulmuştur. İlk adım olarak çalışma evreni ile ilgili örneklem birimleri oluşturmak amacıyla amaçlı örnekleme yöntemlerinden tabakalı örnekleme yöntemi, ikinci adım olarak rastgele örnekleme yöntemi işe koşulmuştur. Bu eğitim fakültelerinden rastgele seçilen 1275 fen bilgisi, okul öncesi ve sınıf öğretmenliğinde öğrenim gören öğretmen adayları; çalışma örneklemini oluşturmuştur. Veri toplamak amacıyla "Kişisel Bilgi Formu", "STEM Semantik Farkındalık Ölçeği", "STEM'e Yönelik Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Öğretmen adaylarının tutum ve farkındalık düzeylerini belirlemek amacıyla hem betimsel hem de ilişkisel analizler kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlar, öğretmen adaylarının beklenen ve gözlenen tutum düzeylerinin orta ve düşük düzeyde oluştuğu göstermiştir. STEM farkındalık düzeyleri ise beklenen ve gözlenen ortalamalarda uyuşmamaktadır. Bunun yanında öğretmen adaylarının farkındalık ve tutum düzeyleri üniversite, anabilim dalı, sınıf düzeyi, bilgi sahibi olma ve STEM ile ilgili bir eğitime katılma durumuna göre anlamlı düzeye farklılaşmaktadır. Ancak cinsiyet değişkeni tutum ve farkındalık açısından etken bir değişken değildir.
Ortaokul öğrencilerinin STEM alanlarına yönelik meslek ilgileri ile öğretmenlerin STEM tutumları ve özyeterlikleri arasındaki ilişki
Teknoloji ve endüstrinin büyük bir hızla değiştiği ve geliştiği günümüzde eğitim ile ilgili en önemli sorunlardan ikisi gelecek nesillerin nasıl yetiştirileceği ve kariyer tercihlerinin ne olacağıdır. Bu nedenle ortaokul öğrencilerinin STEM alanlarına yönelik meslek ilgilerini etkileyen faktörlerin incelenmesi büyük önem taşımaktadır. Bu noktadan hareketle bu çalışmada ortaokul öğrencilerinin STEM alanlarına yönelik meslek ilgileri üzerinde öğretmen kaynaklı faktörlerin (tutum, özyeterlik) etkisi incelenmiştir. Nicel araştırma yöntemlerinden tarama modeli, tarama modeli çeşitlerinden de ilişkisel tarama deseni kullanılan bu çalışmada ortaokul öğrencilerin STEM kariyer ilgileri, matematik ve fen bilimleri öğretmenlerinin STEM eğitimine yönelik tutumları ve STEM uygulamaları öz yeterlikleri üzerinde etken olabilecek değişkenler ayrı ayrı incelenmiştir. Araştırmanın örneklemini, 2021-2022 eğitim öğretim yılında Kırşehir ilindeki ortaokullarda; öğrenim görmekte olan 421 ortaokul öğrencisi ve görev yapmakta olan 160 matematik ve fen bilimleri öğretmeni oluşturmaktadır. Veri toplama sürecinde öğrenciler için Koyunlu Ünlü, Dökme ve Ünlü (2016) tarafından Türkçe'ye uyarlanmış olan Fen, Teknoloji, Matematik ve Mühendislik Mesleklerine Yönelik İlgi Ölçeği, öğretmenler için ise İnam (2020) tarafından geliştirilmiş olan, STEM Tutum Ölçeği ve Yaman, Özdemir ve Akar Vural (2018) tarafından geliştirilmiş olan STEM Uygulamaları Öğretmen Özyeterlilik Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde hem betimsel analizler hem de tek yönlü varyans analizi ANOVA ve bağımsız gruplar için t-testi kullanılmıştır. Ayrıca öğrencilerin STEM kariyer ilgilerinin, öğretmenlerin STEM tutumu ve STEM uygulamaları öz yeterliği tarafından yordanması ile ilgili doğrusal regresyon analizi yapılmıştır. Elde edilen sonuçlar, öğrencilerin STEM meslek alanlarına yönelik ilgi düzeylerinin olumlu yönde olduğunu göstermektedir. Öğrencilerin STEM kariyer ilgilerinin, cinsiyet, sınıf düzeyi, okul öncesi eğitim alma durumu, baba eğitim düzeyi ve ailenin aylık gelir durumuna göre anlamlı olarak farklılaştığı belirlenmiştir. Öğretmenlerin ise genel olarak STEM tutumlarının ve STEM uygulamaları öz yeterliklerinin olumlu olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerin STEM kariyer alanlarına ilgileri ile öğretmenlerin STEM tutumları arasında pozitif yönlü düşük düzeyli ve STEM uygulamaları özyeterlikleri arasında orta düzeyli anlamlı ilişkiler oluşmuştur. Öğrencilerin STEM meslek alanlarına yönelik ilgilerinin artırılması için ilgili paydaşlara yönelik önerilerde bulunulmuştur.
Türkiye'de matematik ve fen bilimleri eğitimi alanlarını birlikte ele alan çalışmaların içerik analizi
Teknolojide meydana gelen değişiklikler günümüzde etkisini hissettirmektedir. Artan bu gelişmeler fen bilimleri alanında da hissedilmektedir. Fen bilimlerinde meydana gelen gelişmelerde matematiğin de katkısı bulunmaktadır. Geçmişten günümüze baktığımızda ise fen bilimleri ve matematik birbiri ile etkileşimli olarak birbirini destekleyecek şekilde gelişme göstermektedir. Fen bilimleri ve matematiğin etkileşim içerisinde olması yapılan araştırmalara da yansımıştır. Ülkemizde de katıldığı TIMSS ve PISA sınavları ile FeTeMM-STEM yansımaları buna örnek olarak gösterilebilir. Alanyazına bakıldığında ise hem fen bilimlerini hem de matematik eğitimini konu alan çalışmalar yapıldığı görülmektedir. Buna karşın fen bilimleri ve matematik eğitimini birlikte ele alan alışmaların bir analizi yapılmamıştır. Bu bağlamda bu çalışmanın amacı fen bilimleri ve matematik eğitimi alanlarının ortak ele alındığı çalışmaların bir analizini yapmaktır. Daha öncesinde bu alanda bir içerik analizi çalışması olmadığından bu araştırma bir ilk niteliğindedir. Bu çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması deseni, veri toplama yaklaşımı olarak ise doküman analizi kullanılmıştır. Çalışmanın verileri araştırmacı tarafından revize edilen Yayın Sınıflama Formu ile toplanmıştır. Elde edilen veriler tablo ve grafikler ile ortaya konmuştur. Tablo ve grafikler tez ve makaleler için ayrı ayrı oluşturulmuş ve yorumlanmıştır. Analizlerin sonucunda 2000-2018 yılları arasındaki fen bilimleri ve matematik eğitimi alanlarını bilikte ele alan çalışmaların çeşitli açılardan durumu ortaya konmuştur. Bu sonuçlara göre, 2012 sonrası yapılan çalışmalarda fen bilimleri ve matematik eğitimini birlikte ele alan çalışmaların sayısında artış görülmektedir. FeTeMM ile ilgili çalışmaların bu çalışmaların sayısındaki artışı olumlu yönde etkilediği düşünülmektedir. Bunun yanında sözkonusu çalışmalarda odakta olan disiplinin çoğunlukla matematik eğitimi olmadığı ve çalışılan konu alanının ise çoğunlukla disiplinler arası ilişkileri ele aldığı sonucuna ulaşılmıştır.
Tasarım odaklı düşünme modeline göre hazırlanan okul öncesi STEM etkinliklerinin çocukların yaratıcılık ve problem çözme becerileri üzerine etkisinin incelenmesi
Araştırmanın amacı tasarım odaklı düşünme modeline göre hazırlanan okul öncesi STEM etkinliklerinin çocukların yaratıcılık ve problem çözme becerileri üzerindeki etkisini incelemektir. Araştırma karma yöntem desenlerinden iç içe gömülü karma yöntem deseni ile yapılmıştır. Araştırmanın evrenini 2019-2020 eğitim öğretim yılında Kilis il merkezindeki Milli Eğitim Bakanlığına bağlı bağımsız anaokullarında eğitim gören çocuklar oluşturmuştur. Çalışmanın yapılacağı okul, tesadüfi örnekleme yöntemine göre belirlenmiştir. Okulda yer alan sabah grubu 5 sınıf arasından yine tesadüfi yolla deney ve kontrol grubu sınıfları belirlenmiştir. Deney grubundan 20 çocuk ve kontrol grubundan 19 çocuk ile çalışma yürütülmüştür. Ayrıca uygulama sürecinde yapılan gözlem ve araştırma günlüğü ile uygulama sonunda yapılan görüşme aracılığıyla çalışma desteklenmiştir. Okul Öncesi STEM Etkinlikleri, pazartesi, çarşamba ve cuma günleri olmak üzere haftada 3 gün 8 haftalık 24 oturumla tamamlanmıştır. Uygulamalar çocukların yemek saatinden sonra ve genellikle sabah 9:30 da başlamıştır. Her etkinlik ortalama 55 ile 70 dakika arası sürmüştür. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Alternatif Kullanımlar Testi", "Wally Sosyal Problem Çözme Testi", "Öğretmen Görüşme Formu", "STEM eğitimi süreç gözlem formu" ve "Araştırma günlüğü" kullanılmıştır. Araştırmanın nicel bölümünde, deney grubu yaratıcılık becerisi ön test puanları ile kontrol grubu yaratıcılık becerisi ön test puanları arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir farkın olup olmadığını belirlemek için bağımsız örneklemler t testi yapılmıştır. Deney grubu problem çözme becerisi ön test puanları ile kontrol grubu problem çözme becerisi ön test puanları arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir farkın olup olmadığını belirlemek için bağımsız örneklemler t testi yapılmıştır. Deney grubu ve kontrol grubunda yer alan çocukların öntest – sontest ve kalıcılık testi yaratıcılık becerisi toplam puanları arasında fark olup olmadığı 2x3 karma ANOVA ile test edilmiştir. Deney grubu ve kontrol grubunda yer alan çocukların öntest – sontest ve kalıcılık testi problem çözme becerisi toplam puanları arasında fark olup olmadığı 2x3 karma ANOVA ile test edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda, deney grubunda yaratıcılık puanları bağlamında ön testten sonra son testte anlamlı bir artış olmuş ve bu artışın kalıcılık testi sonucuna göre kalıcı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Diğer yandan kontrol grubunun yaratıcılık ön test, son test ve kalıcılık testi sonuçları karşılaştırılmış bu testler arasında herhangi bir anlamlı ilişkinin olmadığı görülmüştür. Ayrıca gruplar arası yaratıcılık son test ve kalıcılık testleri puanları karşılaştırılmıştır. Buna göre deney grubu son test yaratıcılık puanları kontrol grubundan daha yüksektir. Benzer şekilde deney grubu yaratıcılık kalıcılık testi puanları da kontrol grubu kalıcılık puanlarında anlamlı bir şekilde yüksektir. Sonuç olarak deney grubunda bulunan çocukların yaratıcılık puanları kontrol gurubunda bulunan çocuklardan daha yüksektir. Buna ek olarak, deney grubu ile kontrol gurubunun problem çözme ön test sonuçları arasında beklendiği gibi anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir. Deney grubunun kendi içindeki sonuçlara baktığımızda deney grubu sontestinin deney grubu öntestinden anlamlı bir şekilde yüksek olduğu tespit edilmiştir. Benzer şekilde deney grubu öntest ile deney grubu kalıcılık testi arasında da anlamlı bir farklılık olduğu tespit edilmiştir. Deney grubu sontest ile deney grubu kalıcılık testi arasında ise anlamlı ilişki olmadığı görülmüştür. Sonuç olarak deney grubunda öntestten sonra son testte anlamlı bir artış olmuş ve bu artışın kalıcılık testi sonucuna göre kalıcı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Diğer yandan kontrol grubunun problem çözme ön test, son test ve kalıcılık testi sonuçları karşılaştırılmış bu testler arasında herhangi bir anlamlı ilişkinin olmadığı görülmüştür. Son olarak gruplar arası son test ve kalıcılık testleri puanları karşılaştırılmıştır. Buna göre deney grubu son test problem çözme puanları kontrol grubundan daha yüksektir. Benzer şekilde deney grubu kalıcılık testi puanları da kontrol grubu kalıcılık puanlarında anlamlı bir şekilde yüksektir. Sonuç olarak deney grubun da bulunan çocukların problem çözme puanları kontrol gurubunda bulunan çocuklardan daha yüksektir. Tasarım odaklı okul öncesi STEM etkinliklerinin çocuklar üzerindeki etkileri, çocukların etkinlik sürecindeki değişimleri ve sürece ilişkin sınıf öğretmeninin gözlemlerini kapsayan görüşmeden elde edilen verilerin sonucunda, uygulanan okul öncesi STEM eğitiminin çocuklardaki yaratıcılık, problem çözme iletişim ve etkileşim becerilerini arttırdığı, etkinliklerin küçük gruplar halinde yapılmasının akran öğrenmesine katkı sağladığı, tasarım odaklı STEM etkinliklerinin çocukların özgüvenlerini arttırdığı, çocukların farkındalığını arttırdığından etkinlik sürecinde aktif oldukları, STEM etkinliklerinin çocuklara sorumluluk bilinci kazandırdığı sonuçlarına ulaşılmıştır. Ayrıca STEM etkinliklerinin, çocukları problem çözmeye ve fikir üretmeye teşvik ettiği, çocukların okulda kazandığı becerileri okul dışına taşıdıklarına- yansıtmalarına yardımcı olduğu, STEM etkinliklerinin çocukları grup olmaya ve yardımlaşmaya teşvik ettiği, STEM etkinliklerinin çocuklardaki empati becerisini geliştirdiği sonuçlarına ulaşılmıştır. Bununla birlikte STEM etkinliklerinin, çocuklar arasındaki iletişimi arttırdığı, çocukların birbirleri arasında olumlu ilişkiler kurmasına yardımcı olduğu ve STEM etkinliklerinin işbirliğini arttırdığı sonuçlarına ulaşılmıştır. Çalışmada elde edilen sonuçlar ve araştırmanın amaçları doğrultusunda önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Sözcükler: Okul öncesi eğitim, erken çocukluk eğitimi, STEM eğitimi, tasarım odaklı düşünme modeli
Fen bilimleri dersi öğretim programının matematik, bilişim, teknoloji ve sanat dersleri ile disiplinler arası entegrasyonuna yönelik çalışmaların incelenmesi
Bu araştırmada, Fen Bilimleri dersi öğretim programının; matematik, bilişim, teknoloji ve sanat derslerine yönelik öğretim programlarıyla disiplinler arası entegrasyonunun yapıldığı çalışmaların incelenmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda ülkemizde gerçekleştirilen disiplinler arası entegrasyon ile ilgili çalışmalarda, 3-8. sınıf fen bilimleri dersi öğretim programı kazanımları ile ilişkilendirilmiş diğer disiplinlere yönelik kazanımlar ya da konular tespit edilmiştir. Araştırmada elde edilen veriler nitel araştırma yöntemlerinden doküman inceleme yoluyla toplanarak betimsel ve içerik analizi uygulanmıştır. Veri toplama sürecinde öncelikle Google Akademik, ULAKBIM, Dergipark, YÖK tez vb. veri tabanları; "disiplinler arası entegrasyon", "STEM", "FeTeMM", STEM eğitimi", "STEM öğretimi", "STEM uygulamaları" vb. anahtar kelimeler kullanılarak alan yazın taranmıştır. Alan yazın taraması sonucunda elde edilen ulusal yayınlar (kitap, makale, tez ve raporlar) incelenmiş ve içerisinde ilköğretim 3-8 düzeyinde fen kazanımları ile matematik, bilişim, teknoloji ve sanat alanlarına yönelik derslerden en az biriyle ilişkilendirmenin yapıldığı toplam 110 yayın araştırma kapsamına alınmıştır. Elde edilen yayınlar, ilgili ilişkilendirmelere ait sınıf seviyesi, yayın yılı, konu alanı/ünite adı, disiplinler ve yayın türüne göre detaylı bir şekilde analiz edilmiştir. Elde edilen veriler tablo ve grafiklerle ortaya konmuştur. Tüm yayın türlerinde fen konularıyla ilişkilendirmenin en çok yapıldığı sınıf düzeylerinin 6. ve 7. sınıf, derslerin ise Matematik ile Teknoloji ve Tasarım dersleri olduğu görülmektedir. Fende en fazla ilişkilendirme "fiziksel olaylar", en az ise "dünya ve evren" konu alanları ile yapılmıştır. Matematik dersinden en çok "geometri ve ölçme", "geometri" ve "sayılar", Teknoloji ve Tasarım dersinden "mühendislik ve tasarım", "ürün tasarlama" ve "inovatif düşüncenin geliştirilmesi ve fikirlerin korunması", Görsel Sanatlar dersinden "görsel iletişim ve biçimlendirme", Bilişim Teknolojileri ve Yazılım dersinden ise "bilişim teknolojileri", "ürün oluşturma", "programlama", "kodlama" ve "yazılım" konularında ilişkilendirmeler yapıldığı tespit edilmiştir. Bu araştırma bulgularının, ülkemizde disiplinler arası entegrasyona yönelik çalışmaları ve bugüne kadar fen bilimleri dersi ile yapılmış ilişkilendirmeleri özetlemesi, program ile ilgili düzenleme çalışmaları yapılması, bu konuda çalışma yapmak isteyecek araştırmacılara yol göstermesi, etkinlik hazırlamak isteyen öğretmenlere destek olması, alandaki eksikliklerin belirlenmesi ve tartışılması konusunda önemli katkı sağlayacağı düşünülmekte ve yeni araştırmalara ışık tutması beklenmektedir.
STEM yaklaşımıyla hazırlanan etkinliklerin okul öncesi dönemdeki çocukların matematiksel kavram gelişimine etkisi
Bu araştırmanın amacı; STEM yaklaşımıyla hazırlanan etkinliklerin okul öncesi eğitimine devam eden çocukların matematiksel kavram gelişimine etkisinin incelenmesidir. Araştırma, 2019-2020 eğitim-öğretim yılında Gaziantep' de bir devlet okulundaki beş yaş grubu çocuklarla yapılmıştır. Araştırmada yarı deneysel desenlerden ön test- son test ile eşleştirilmiş kontrol gruplu desen kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu, 12'si kız 12'si erkek olmak üzere 24 çocuktan oluşmaktadır. Araştırmada çocuklara Taştepe ve Temel (2013) tarafından geliştirilen MİSÖ( Erken Çocukluk Dönemi Matematik Eğitimi İçerik Standartları Ölçeği) uygulanmıştır. Ayrıca çocuğun demografik bilgileri, araştırmacı tarafından hazırlanan Genel Bilgi Formu'yla toplanmıştır. Etkinlikler araştırmacı tarafından deney grubuna sekiz hafta boyunca haftada iki gün uygulanmış, kontrol grubuna ise herhangi bir müdahalede bulunulmamıştır. Araştırmadan elde edilen veriler SPSS kullanılarak analiz edilmiştir. Yapılan araştırmanın analiz sonucuna göre; STEM yaklaşımıyla hazırlanan etkinliklerin uygulandığı okul öncesi eğitimine devam eden 5 yaş grubu çocukların matematiksel kavram gelişimlerinde, anlamlı bir fark oluştuğu bulunmuştur fakat cinsiyete bağlı bir farklılık görülmemiştir. Anahtar Kelimeler: STEM, Okul Öncesi Eğitimi, Matematiksel Kavram Gelişimi
STEM yaklaşımına dayalı matematiksel modelleme etkinliklerinin ortaokul öğrencilerinin matematiksel modelleme becerilerine ve matematik okuryazarlığına etkisi
21. yüzyıl becerilerini geliştiren STEM eğitimi yaklaşımının amacı yeni çağın ihtiyaçlarını karşılayabilen, araştıran, düşünen, sorgulayan, farklı disiplinlerinden edindiği bilgileri uygulamaya, yeni buluşlara ve ürüne dönüştürmesini hedefleyen bireyler yetiştirmektir. STEM eğitimi, tüm bu disiplinlerden edinilen bilgileri bütünün tamamlayıcıları olarak görmesini hedeflemektedir. Ayrıca uluslararası sınavlarda öğrenci başarısını artırmak için de önemli bir eğitim yaklaşımıdır. Matematiksel modelleme de matematik okuryazarlığı kavramının önemli bir parçası olduğu kabul edilmektedir. Dolayısıyla matematik okuryazarlığı da 21. Yüzyıl becerileri arasında yer aldığı göz önünde bulundurulursa, STEM etkinliklerinin ve matematiksel modelleme problemlerinin kazandırdığı yeterlikler aynı zamanda matematik okuryazarlığı başarısı yüksek olan öğrencilerden beklenen yeterliklerdir. Bu sebeple STEM bağlamında matematiksel modelleme yeterliklerin geliştirilmesi matematik okuryazarlığını da geliştirmektedir. Bu çalışmanın amacı STEM yaklaşımına dayalı matematiksel modelleme etkinliklerinin ortaokul öğrencilerinin STEM bağlamında matematiksel modelleme becerilerine ve matematik okuryazarlığına etkisi ile stem eğitimine yönelik ilgilerini ve STEM bağlamında matematiksel modelleme problemlerine yönelik görüşlerinin incelenmektir. Araştırmada karma araştırma yöntemi kullanılmıştır. STEM yaklaşımına dayalı matematiksel modelleme etkinlikleri ile yarı deneysel süreç gerçekleştirilerek ve süreç içerisinde öğrencilerin görüşleri alınarak elde edilen nitel bulgular, nicel bulguları desteklemektedir. Araştırmanın çalışma grubunu, 2020/2021 eğitim öğretim yılında Hatay ilinin İskenderun ilçesine bağlı devlet okulunda öğrenim gören 66 sekizinci sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklem grubu ölçüt örnekleme yöntemi ile belirlenmiştir. Araştırmada nicel veri olarak; STEM İlgi Ölçeği, Matematik okuryazarlığı öz-yeterlik ölçeği, 'Matematik Okuryazarlık Başarı Testi', STEM Bağlamında Matematiksel Modelleme Etkinlikleri, öğretim uygulama sürecinde kullanılmak üzere 'STEM Eğitimi yaklaşımına dayalı Matematiksel Modelleme Etkinliği', öğrencilerin matematiksel modelleme etkinliklerinin yeterliği düzeylerini belirlemek amacıyla 'Değerlendirme Rubriği' kullanılmıştır. Nitel veri olarak 'Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu' kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre uygulama eğitiminden sonra matematik okuryazarlığı öz-yeterlik ölçeği puanları, matematik okuryazarlık başarı düzeyleri, STEM bağlamında matematiksel modelleme becerilerinin olumlu geliştiği fakat STEM ilgi ölçeği puanları arasında bir farklılık olmadığı görülmüştür. STEM bağlamında matematiksel modelleme becerileri ile matematik okuryazarlık başarı düzeyleri arasında pozitif yönde yüksek ilişki tespit edilmiştir. Öğrenci görüşleri incelendiğinde genel olarak problemlerin anlaşılması zor olduğu, birden fazla disiplin alanına hâkim olunması gerektiği, eğlenceli, faydalı, farklı bakış açıları kazandırdığı, mühendislik ve teknoloji alanına olan ilgilerinin arttığını belirtmişlerdir. Anahtar kelimeler: STEM eğitimi, matematiksel modelleme, matematik okuryazarlığı, STEM bağlamında matematiksel modelleme, sekizinci sınıf öğrencileri, STEM ilgi ölçeği, STEM yaklaşımına dayalı matematiksel modelleme etkinlikleri
STEM: Bütünleşik öğretmenlik çerçevesine yönelik hizmet içi eğitim programının uygulanması ve değerlendirilmesi
Bu çalışmada, hizmet içi eğitimlerin öğretmenlerin mesleki gelişimine katkısı bağlamından hareketle "STEM: Bütünleşik Öğretmenlik Çerçevesi" 'ne yönelik geliştirilen ve uygulanan hizmet içi eğitim programının öğretmenlerin mesleki gelişimine olan katkısı, verilen hizmet içi eğitimin değerlendirilmesi ve okul içi uygulamalara yansıması araştırılmıştır. Bu araştırmanın amacı, STEM eğitimi ile ilgili hizmet içi bir eğitim program tasarısı geliştirmek ve uygulamak, eğitim verilen öğretmenlerin bu eğitimden beklentilerini, eğitime katılma amaçlarını, eğitimden ne tür kazanımlar sağladıklarını, materyal seçiminin 5 ve 6. Sınıf öğrenci düzeyine uygunluğunu belirlemek, STEM in mevcut ders programlarına entegrasyonu ve STEM eğitiminin yaygınlaştırılması ile ilgili öğretmen görüşlerini almaktır. Çalışmada, nitel araştırma yöntemlerinden Tasarım Tabanlı Araştırma Modeli kullanılmıştır. Araştırma sürecinde, STEM: "Bütünleşik Öğretmenlik Çerçevesi" ile ilgili bir Hizmet içi eğitim program tasarısı geliştirilmiş ve bir BAP projesiyle geliştirilen program yürütülmüştür. Proje kapsamında, Gaziantep İli sınırları içinde faaliyet gösteren, MEB' e bağlı devlet okullarında görev yapan 23 öğretmene beş günlük STEM eğitimi verilmiştir. Araştırma boyunca 11 tane veri toplama ve değerlendirme aracı kullanılmıştır. Bu araçlardan 10 tanesi, STEM eğitimi alanındaki uzmanların görüşlerine başvurularak bizzat araştırmacı tarafından geliştirilmiştir. Eğitimler esnasında öğretmenlerin Hizmet içi STEM eğitimine katılma amaçları ve beklentileri sorgulanmış, STEM eğitiminin mevcut programlara entegre edilebilirliği ile ilgili öğretmen görüşlerine yer verilmiştir. Eğitim sonrası katılımcı öğretmenlerin STEM kazanımlarına sahip olup olmadıkları araştırılmış, hizmet içi eğitimin öğretmenler tarafından değerlendirilmesi yapılmıştır. Ayrıca 10 öğretmene proje kapsamında kullanılan ve yenilikçi öğretim materyallerinden oluşan STEM eğitim kiti ( K'nex, Arduino vb.) verilmiş, 2017-2018 eğitim öğretim yılı boyunca öğretmenlerden STEM eğitimini kendi sınıflarında uygulamaları istenmiştir. Eğitim-öğretim yılı sonunda öğretmenlere STEM okul içi uygulama anketi verilmiş ve öğretmenlerden okul içi uygulamalarla ilgili görüşler alınmıştır. Toplanan veriler nitel veri analiz yöntemlerinden içerik analizi, betimsel analiz, karşılaştırmalı veri analizi, yüzde-frekans analizi kullanılarak paket programlar üzerinden çözümlenmiştir. Elde edilen bulgular, katılımcı öğretmenlerin eğitim sonrasında STEM kazanımlarına sahip olduklarını göstermiştir. Öğretmenlerin tamamı bu tür eğitimlerin devamını istediklerini dile getirmiş ve çoğunlukla sistemin bir parçası olmak istediklerini beyan etmişlerdir. Ancak, STEM eğitiminden haberdar olan öğretmenlerin bu modeli okul içinde uygulamalarına yönelik birtakım zorluklar olduğu görülmektedir. Bunların başında öğretmen yeterlilikleri, malzeme ve işbirliği eksikliği gelmektedir. Diğer taraftan elde edilen bulgular, STEM eğitiminin mevcut ders programlarına entegrasyonun kısmen mümkün olduğunu, materyal temini ve takibi noktasında bazı sorunlar yaşanabileceğini, ders saatlerinin yetersizliğini, kalabalık sınıflarda uygulama güçlüğü yaşanabileceğini göstermiştir. Sonuçlar bölümünde, hizmet içi STEM eğitimlerinin öğretmenlerin kişisel ve mesleki gelişimine katkılarına, mesleki öğrenme topluluğu oluşturmaya yönelik sağladığı faydalarına, STEM' in ulusal ölçekte yaygınlaştırılmasına ait olumlu görüşlere de yer verilmiştir. Tezin öneriler bölümünde, STEM eğitiminin okullarda uygulanması, programlara entegrasyonu, materyal temini ve takibi, yaygınlaştırılması, hizmet içi STEM eğitimi gibi konularda araştırmacılara, uygulayıcılara ve politika geliştiricilere öneriler sunulmuştur.