Colors

173 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Soğuk pres yöntemi ile elde edilen çeşitli bitkisel yağların karakterizasyonu

Bu tez çalışmasında, soğuk pres yöntemi ile 14 farklı bitkisel hammaddeden elde edilen yağlarda renk, peroksit, serbest yağ asitliği, yağ asidi kompozisyonu, sterol kompozisyonu gibi bazı biyoaktif bileşenleri tespit edilmiş ve fizikokimyasal özellikleri incelenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre %oleik asit cinsinden serbest yağ asitliği değerleri; çörekotu yağı 9,92; Hindistan cevizi yağı 0,11; incir çekirdeği yağı 0,86; keten tohumu yağı 1,17; fındık yağı 1,94; yerfıstığı yağı 0,21; nar çekirdeği yağı 0,96; kabak çekirdeği yağı 1,97; kırmızı biber çekirdeği yağı 1,12; aspir tohumu yağı 0,33; susam yağı 0,49; Ayçiçek yağı 3,04; ceviz yağı 2,53; karpuz çekirdeği yağı 0,48 olarak bulunmuştur. Peroksit değerleri (Meq/kg cinsinden); çörekotu yağı 20,63; Hindistan cevizi yağı 0,00; incir çekirdeği yağı 0,55; keten tohumu yağı 0,61; fındık yağı 0,90; yerfıstığı yağı 0,00; nar çekirdeği yağı 2,90; kabak çekirdeği yağı 4,64; kırmızı biber çekirdeği yağı 2,77; aspir tohumu yağı 0,00; susam yağı 0,00; Ayçiçek yağı 0,90; ceviz yağı 1,81; karpuz çekirdeği yağı 0,00 olarak bulunmuştur. Renk değerleri incelendiğinde en yüksek L* değeri soğuk pres Hindistan cevizi yağında, en düşük L* değeri ise soğuk pres kabak çekirdeği yağında gözlenmiştir. En yüksek a* değeri kabak çekirdeği yağında, en düşük a* değeri ise yerfıstığı yağında gözlenmiştir. En yüksek b* değeri keten tohumu yağında, en düşük b* değeri ise Hindistan cevizi yağında gözlenmiştir.

Bitkisel yağlarKarakterizasyonPeroksit+4
Halit Muhammed Çelebi
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Antik Yunan sanatı boyalı heykellerinde form ve renk olgusu

Antik Yunan sanatı boyalı heykellerinde form ve renk olgusu, Antik Dönem'deki sanatsal ifade biçimlerinden biri olan heykel sanatı ile ilgili incelenen konular arasında önemli bir yere sahiptir. Bu çalışma, M.Ö. 6. yüzyıldan başlayarak M.Ö. 1. yüzyıla kadar olan geniş bir tarihsel aralığı kapsayarak, Antik Yunan heykeltıraşlarının eserlerinde renk kullanımının evrimini, heykellerin form ve estetik özelliklerini anlamaya yönelik bir çabayı içermektedir. Antik Yunan heykel sanatının esas yapısını oluşturan boyalı heykellerin renk özellikleri öncelikle gerçekçi bir renk paletini yansıtır şekildedir. Heykeltıraşlar, figürleri ve sahneleri daha belirgin hale getirmek, duygusal ifadeyi artırmak ve izleyicilere daha etkili bir anlatı sunmak amacıyla renk kullanımına önem vermişlerdir. Heykellerdeki giysiler, cilt tonları, saçlar ve diğer detaylar renk olgusuyla vurgulanmıştır. Ancak, zamanla bu boyalı detayların birçoğu aşınmış veya tahrip olmuştur. Bu nedenle, günümüze kalan Antik Yunan heykelleri genellikle beyaz mermerden yapılmış gibi görünmektedir. Bu noktada, modern araştırmalar ve teknolojik gelişmeler, antik heykellerdeki renk izlerini belirleme ve restorasyon çabalarını destekleme konusunda yeni fırsatlar sunmaktadır. Antik Yunan Uygarlığı dönemi boyunca sanatta görülen renk yelpazesi resim sanatında olduğu gibi heykel sanatında da estetik, dinsel ve sembolik değerler taşır. Bu çalışmayla, dönem içerisinde görülen çeşitli sanatların yanı sıra, özellikle Antik Yunan sanatı heykellerinde kullanılan renk pigmentleri, bunların uygulama teknikleri ve yöntemleri incelenmiştir. Rengin kullanıldığı bu dönem sanatına ait heykeller, form özellikleri açısından dönemsel olarak araştırılmış, renk çeşitliliği ve görsel etkiler açısından değerlendirilmiştir. Antik Yunan sanatı boyalı heykellerindeki form ve renk olgusu konusunda yapılan araştırmalar ve ortaya çıkarılan yeni bulgular, Antik Dönem'in estetik anlayışını, sanatsal tercihlerini ve kültürel değerlerini anlamak için literatüre önemli katkılar sağlamaktadır. Bu çalışma ise Antik Yunan sanatının evrimini ve heykel sanatındaki teknik gelişmeleri inceleyerek, geçmişin sanatsal mirasının günümüze taşınmasındaki sürece katkı sağlamaya çalışmaktadır.

Antik YunanBoyamaForm+2
Merve Parmaksız
Süleyman Demirel University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Kişisel bellek bağlamında sanat eserinde rengin ve imgenin anısallığı

Bellek yaşanılan veya öğrenilen şeyleri, zihinde saklama ve tekrar hatırlatma gücüne sahiptir. "Kişisel Bellek" ifadesi belleğin daha spesifik ve bireysel bir yönünü temsil eder. "Rengin ve İmgenin Anısallığı" ifadesi ise renklerin ve imgelerin bellekteki anılar ile aralarında güçlü bir bağ olduğunu vurgulamaktadır. Bu çalışma raporunda, sanatçıların özel yaşamlarının ve psikolojik durumlarının renklere yansıma biçimleri gözlemlenmektedir. Bununla birlikte renklerin duygular üzerindeki etkisi incelenmektedir. Renkle boyanmış geniş boş alanların izleyicide kişisel düşünce pratikleri oluşturduğu ve bu şekilde alımlayıcıda düşsel atmosferler yarattığı vurgulanmaktadır. Bunun yanı sıra, imge kavramı da psikolojinin yansıması açısından ele alınmakta ve duyguların güçlü metaforik tasvirlerinde önemli bir araç olarak kullanılabileceği belirtilmektedir. İncelemeler sonucunda elde edilen bulgular arasında, imge kavramının hatırlama sürecinde de önemli bir etkisinin olduğu görülmektedir. Raporun temel odak noktası renk ve imge kavramları üzerine ayrıntılı bir inceleme yaparak, çalışma raporu süresince üretilen işlerde yer alan imgelerin ve renklerin kişisel arkeolojideki anısallığı ile ilgili yönlerini keşfetmek ve ayrıntılı analizler sunmaktır. Bu analizler, belirli imgelerin ve renklerin tez sürecinde üretilen sanat pratikleri ile olan ilişkisini ortaya çıkarmayı amaçlamaktadır. Ayrıca, konuyu daha anlaşılır hale getirmek için bu anlayış ile üretimlerini gerçekleştiren sanatçılardan örnekler sunulmaktadır.

BellekDuyguRenk psikolojisi+4
Tuğba Akça
Hacettepe University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

14-15. yüzyıl divan şiirinde renkler

Yedi bölümden oluşan bu tez, 14. ve 15. yüzyıllarda yazılmış divanlarda, mesnevilerde ya doğrudan söylenen ya da türlü benzetmelerle beliren renklerle ve onların anlattıklarıyla ilgilidir. Bu tezde, bazı renk adlarının karşılıkları ortaya konmaya çalışılmıştır. Kimi renklerin birbirlerinin yerlerine kullanılmalarının nedeni araştırılmıştır. Beyitlerde çoğunlukla birbirinin karşıtı olarak yer alan, ak ve kara renkli kişiler, olgular, eylemler ele alınmıştır. Şairlerce dile getirilen, hissettirilen bazı duyguların renkleri saptanmıştır. Ele alınan duygular ile saptanan renkler arasındaki ilişkiler ulaşılan bilgilerle açıklanmıştır. Bazı ulusların, toplulukların, peygamberlerin, dinî kişilerin, varlıkların renkleri tespit edilmiştir. Elde edilen veriler, bilgiler ve kanılar doğrultusunda yorumlanmıştır. Doğaya ait unsurların gerçekte hangi renkte veya renklerde bulundukları incelenmiştir. Bu unsurların şiirlerde hangi renkleriyle yer aldıkları, şairlere ne gibi hayaller kurdurdukları, benzetmeler yaptırdıkları tespit edilmeye, açıklanmaya çalışılmıştır. Masalların, ülkülerin getirdiklerinin, kutlamaların, kullanılan kimi eşyaların, yiyeceklerin, içeceklerin, insanoğluna özgü kimi durumların, olguların, olayların ve daha başkalarının renkleri belirlenmiştir. Bunların neden ve nasıl bu renkte oldukları araştırılmıştır. Göklerin, gezegenlerin, yıldızların, cennetlerin, cennettekilerin, cehennemin ve cehennemdekilerin eserlerde hangi renklerle yer aldıkları, betimlendikleri ortaya konmuştur. Bu renklerin yıldız bilimine, dinî metinlere, anlatılara uzanan kökenlerine değinilmiştir. Anahtar Sözcükler 14. yüzyıl, 15. yüzyıl, divanlar, mesneviler, renkler.

14. yüzyıl15. yüzyılDivan şiiri+4
Ayşe Ayaz
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

2007-2017 yılları arası film afişlerinin tasarımında renk kullanımı: Bilim kurgu, romantik komedi, aksiyon ve 3d animasyon türlerine göre analizi

Belli bir tasarım sürecinin sonunda ortaya çıkan ve grafik tasarım ürünleri arasında yer alan afiş, kitlelere mesaj veren bir araçtır. Doğru bir renkle desteklenen, resimsel bir unsur veya görsel bir imge afişin amacına ulaşmasını sağlamaktadır. Kitlesel iletişim araçları arasında yer alan film afişleri, mesajın tüketiciye kısa ve etkili yoldan ulaşmasını sağlamak amacıyla tasarlanmalıdır. Bilgilendirme, tanıtma ve satışı artırma amacı ile hazırlanan afişler, sanatsal ürünler haline dönüştüğünde başarılı sayılabilmektedir. Dolayısıyla film afişi tasarımına başlamadan önce, aynı türdeki afişlerin referans alınması, filmin hedef kitlesinin renk tercihi dikkate alınarak irdelenmesi gerekmektedir. Bu çalışmada son 10 yıllık dönemde yapılan filmlerin afiş çalışmaları ele alınmıştır. Afişi bir tasarım elemanı olan, renk boyutunda çeşitli örneklerle incelemektir. Çalışmada, dijital platformda hazırlanan film afişlerinin türler itibariyle, seçilen örnek afişler üzerinden incelemesi yapılmaktadır. Bu film afişleri, İnternet Film Veri Tabanı (IMDB-Internet Movie Database) verilerine göre izleyici puanlamasında 7.0 üzeri olan filmlerin afişlerinden seçilmiştir. Bu çalışmanın amacı, dört farklı türde yer alan film afişlerinde, hangi renklerin tercih edildiğini ve bu türler arasındaki renk kullanımında ne gibi benzerlikler ve farklılıkların olduğunu ortaya koymaktır. Ayrıca, her türün içinde hangi renklerin ya da renk kombinasyonlarının yer aldığı analiz edilecektir. Analiz sonuçlarını ve bulgularını görsel olarak göstermek için, var olan bir film seçilecek ve seçilen filmin afiş görüntüsünün renk düzenini, daha önce analiz edilen tüm farklı türlere uyacak şekilde dört kez yeniden oluşturulacaktır. Böylelikle, renklerin her türe göre filmin algısını değiştiren bir unsur olduğu ortaya konmaya çalışılacak ve her film türünde tercih edilen afiş renklerinin film için bireysel bir kimlik oluşturmaya nasıl etki ettiği ortaya konulmaya çalışılacaktır.

AfişlerAksiyonBilim-kurgu+6
Tuncay Yumak
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Kumaş cinslerinin ve renk trendlerinin moda olgusuna etkisi

Kumaşlardaki liflerin özellikleri, kumaşın adını alan yüzeydeki iplikler ve bu liflerden oluşan ipliklerin özellikleri kumaşın kalitesini oluşturmaktadır. Örgü ile birleştirilen iplikler ince, esnek ve dengeli bir yüzey oluşturur. Bu yüzey, sabit kalınlıkta ince, esnek ve sert olmalıdır. Moda insanları etkileyen toplumsal bir olgudur. İnsanlık tarihi ile başlayan giyinme olgusu, çevresel faaliyetlerin ve toplumsallaşma faktörlerinin gerekliliği olan bir moda olgusu haline geldi. Toplumdaki süsleme ve değişim ihtiyacından ortaya çıkan ve geçici bir yenilik olarak tanımlanabilen moda, belirli bir zamana yayılmış ve farklı kısımları farklı şekillerde etkileyen güçlü bir yapıya sahiptir. Moda sürekli değişen ve gelişen bir yapıya sahip olduğu için moda büyük önem taşıyor. Moda, çeşitli sosyal olaylardan etkilenerek gelişir. Bu nedenle, bir eğilim altında yatan nedeni anlamak için, modayı iyi bilmek gereklidir. Moda eğilimleri, bazı ürünlerin nasıl görüneceğini gösterir. Bu nedenle sezonlarda moda olabileceği tahmin edilen renkler, desenler, kumaşlar, silüetler ve görünüşler eğilim tahmin ve analizi ile belirlenir. Bu kapsamda araştırmanın amacı; kumaş cinslerinin ve renk trendlerinin moda olgusuna etkisini ayrıntılı olarak incelemektir. Bu amaçla, moda olgusu ile ilgili literatürde önemli bir kaynakça olması ve araştırmacılara rehberlik etmesi düşünülmektedir.

KumaşlarModaRenkler
Nida Sultan Köroğlu
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Savaş propaganda afişlerinde renk ve slogan kullanımı

Bir haberi veya olayı sosyal, siyasal, ekonomik, sanatsal ve kültürel açıdan topluma duyurmak amacıyla hazırlanan afişler I.Dünya Savaşı ile beraber tarihi etkileyebilen bir unsur haline gelmiştir.Savaş dönemlerinde savaşın nedenleri, halkın durumu, düşman stratejileri gibi konularda hedef kitleye ışık tutmuştur. Afişin akıcılığını sağlayan renkler aracılığıyla çok eski çağlardan itibaren simgesel iletişim kurulmuştur. İlk insanlardan bu yana çeşitlilik kazanan renklere farklı coğrafyalar ve farklı kültürler değişik anlamlar vermişlerdir. Propagandalar kimi zaman reklam kimi zaman siyaset olgusuyla ilişkilendirilmiştir. Afişler propaganda sürecinde çok önemli bir etkiye sahiptir. I. ve II.Dünya Savaşları'nda da bu yöntem sıkça kullanılmıştır. Propagandanın afiş yönetimi ile tesirli bir silaha dönüşmesi ve bunun farklı dil, ırk ve farklı kültürel geçmişi olan kişilere sunulması afişin aynı zamanda farklı kültürlere seslenebilme yeteneğini gösterir. Bundan dolayı da afişlerde esas sembolik öğeler tercih edilmiştir. Yapmış olduğumuz çalışmada bir propaganda aracı olan afişlerin kurgulanması esnasında kullanılan renk ve sloganlar incelenmeye çalışılmıştır. Bu süreçte kaynak olarak savaş propagandası üzerine yazılan kitaplar ve süreli yayınlar incelenmiş farklı internet kaynaklarından o döneme ait savaş propagandası afişlerine ulaşılmış ve afişler renk ve sloganları açısından analiz edilmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Afiş, Afişte Renk, Afişte Slogan, Propaganda

Afiş sanatıAfişlerGrafik tasarımı+6
Seval Alkoç
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Hazır giyimde renk faktörünün tüketici davranışları üzerindeki psikolojik etkisinin araştırılması

Hazır giyim alışverişinde tüketici davranışını etkileyen temel faktörler kişisel, sosyo-kültürel, ekonomik ve psikolojik faktörlerdir. Açıklanması en zor olan psikolojik faktörlerin doğru analiz edilmesi, tüketici davranışlarının anlaşılması yönünde son derece önemlidir. Algılama, psikolojik faktörlerin temelini oluşturmaktadır. Tüketici ile ürün arasındaki ilk bağ görsel etkilerin fark edilip algılanması ile olmaktadır ki, görme duyumuzu etkileyen en önemli faktör ise renktir. Her insan renkleri aynı görüp aynı algıladığı halde etkileri farklıdır. Bu etkiler kişinin cinsiyetine ve diğer demografik özelliklerine ve içinde bulunduğu ruhsal duruma göre farklılık gösterir. Renklerin insan yaşamında özel bir anlamı olup düşünce sistemimizi anında değiştirebilme özelliğine sahiptir. Bu açıdan bakıldığında renkler tüketici satın alma davranışlarını da önemli oranda etkileyebilme özelliğine sahiptir. Rekabetin yoğun yaşandığı günümüz ortamında, mağazalar, markalar ve ürünler oldukça çoğalmıştır. Tüketiciler hiç olmadığı kadar çok seçenekle karşı karşıyadırlar. Bu çeşitlilik ortamında tüketicileri alışverişe yönelik olarak harekete geçirmede duygularını, başka bir ifadeyle psikolojilerini etkileyebilmek çok önem kazanmıştır. Bu noktada renk faktörünün psikolojik etkisini tüketicilerin dikkatini çekebilecek şekilde ustaca kullanabilmek önemli bir ihtisas alanı haline gelmiştir. Bu tez çalışmasının amaç ve hedefleri çerçevesinde genel anlamda tüketici, tüketici davranışları, tüketicinin satın alma tercihlerine etki eden faktörlerin yanı sıra renk ve renk psikolojisi, renk faktörünün satın alma davranışını nasıl etkilediğine yönelik alan çalışmasıyla tespit edilmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler:Tüketici, Tüketici Davranışları, Tüketici Satın Alma Davranışlarını Etkileyen Faktörler, Renk, Renk Psikolojisi, Rengin tüketici davranışına psikolojik etkisi.

Giysi tasarımıGiysilerHazır giyim+6
Belgin Arıt
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Renklerin ürün kimliğine etkisi ve çözümleri

Grafik tasarımdaki ana başlıklarla ilgili kuramlara ve uygulama yöntemlerine yönelik bir araştırma sunulur. Grafik tasarımda renk kullanımı bir yönlendiricidir. Duyularımızla algıladıklarımızın % 80 görsel uyarı, gün ışığında da görselliğin tümü renk demektir. Tasarımın en önemli öğesidir. Renk fiziksel bir oluşumdur ve ışık ile birlikte var olur. Önemli bir tasarım öğesi olduğu gibi, aynı zamanda sembolik bir değeri vardır. Renk duygu ve düşünce boyutunu tasarımda vurgulu bir biçimde temsil eder. Tanıtılan, grafik tasarım ürününe kişilik kazandırır. Renklerin, anlamını, özünü, kültürel bağlamını ve etkilerini derinlemesine incelemektedir.Renkler insanın, fiziksel ve psikolojik algılamalarını harekete geçirdiği gibi, nesne ve çevre uyumu açısından önemini vurgular. Rengin algılama ve psikolojik etkilerini ele alarak, farklı tasarım alanlarında renk uygulamalarını ve bunların etkilerini görebiliriz. Tasarımcı, renk ilişkilerinin temel özelliklerini öğrenerek; konusuna biçim ve anlam verir. Renkler, ürünü betimlemek ya da tanımlamak için kullanılabilir. Renk soyut ve sembolik düşüncelerin ve anlamların ifadesi olarak değerlendirilebilir. Bu aşamadan sonra yapılacak olan şey tasarımda amaçlanan etkiyi elde etmek için, rengin nasıl kullanılacağını belirlemektir. Renkte istenilen ifade verilirken algılamaları etkileyen, dikkat, uyarı, motivasyon, verimlilik, iletişim,yaratıcılık gibi noktalardaki rolüyle, psiko sosyolojik bir faktör olarak ürün kimliğinin de önemine dikkat çekilerek şu noktalar vurgulanmaktadır: Çalışma koşullarının iyileştirilmesi, iş ortamlarının insancıllaştırılması ve insan-çevre uyumunun sağlanmasında, etkileşimin güçlü olması için renk etkili bir araç olması. Gösterge-kontrol düzenekleri tasarımında renk ayırıcı bir unsurdur. İş verimliliği, etkinliği, motivasyon, yaratıcılık, dikkat, kazaların önlenmesi, konfor ve hijyen duygusu, sosyal iletişim ortamlarının oluşturulması gibi çalışmalarda renk önemli bir faktördür. 16.yy.'dan bu yana bilim adamları ve sanatçılar renk konusuna eğilmişlerdir. Renkler kültürden kültüre değişmekte ve çeşitli anlamlar yüklenmektedir. Renklerin bazıları psikolojik ve fizyolojik bir biçimde olumlu ve olumsuz etkilemektedir. Herhangi bir ürün alırken bundan bilinç düzeyinde etkileniriz. Günümüzde dijital teknolojiyi kullanarak görselliğin en üst düzeye ulaştığı bu dünyada yetişen genç nesil için, imge ve görsellik sonradan yaşamlarına giren yeni bir deneyim alanı değil, aksine onların algısı ve öğrenmesini etkileyen doğal bir gelişmedir. Genç nesil için doğal algılanan bu görsel kültür, iletişim alanlarındaki etkin artışına işaret etmektedir. Ortaya çıkan görsel kuşatma durumunun özellikle çocuklar ve gençler üzerindeki etkisini resimlerin dijital manipülasyonla gerçeği yansıtan belgesel özelliklerini giderek yitirmesi, resim ve gerçek arasındaki sınırın eşitlenmesine ve böylece çocukların benzetme ile gerçeği ayırt etmede zorlanmasına yol açmaktadır. Resimlere renklere aşırı maruz kalarak doyumsuzlaşan gözlerimizin algılarımızı olumsuz etkilemesi sonucunda, farkına vararak, üzerinde düşünerek görmek mümkün olmamaktadır. Görsel göstergelerin yazılı ve sözlü dile olan nicel üstünlüğü, dil kullanımının ve etki gücünün azalmasına ve dilin konuşma baloncuklarının içine itilmesine yol açmaktadır. Grafik sektöründe temel renk kavramlarına, bu yaş gruplarının, ne kadar yakın oldukları ve daha çok bu renklerin hangi renk değerlerini algıladıkları araştırılmıştır. Bu çalışmada rengin tanımı yapılmıştır. Rengin insanoğlu tarafından nasıl algılandığı, algılama olayının nasıl gerçekleştiği, tasarımda renk seçimini etkileyen kriterler, rengin psikolojik etkileri olmak üzere, şartlanmış refleksler, kullanıcı kimliği, yaş-cinsiyet, toplumsal yargılar, gelenekler – inanç sistemi, renklerin sembolik ve fonksiyonel anlamları gibi özellikler, tasarımcıyı ve kullanıcıyı renk seçiminde etkileyen kriterler olarak ele alınmıştır. Tasarımcının, ürün tasarlarken renk tercihlerinde etken faktörleri, renk konusunda uzmanlaşmış kişilerin araştırmaları ve bu konudaki çalışmaları ayrıntılı değerlendirerek yapması daha doğru olacaktır. 14-16 yaş , 17-19 yaş öğrenciler, 28-31 yaş, 32-44 yaş, 45-56 yaş öğretmenler ve 28-31 yaş, 32-44 yaş 45-56 yaş veli yaş grupların çeşitliliği ile hangi renkleri sevdikleri, cinsiyet ve eğitim farklılıklarıyla, bireylerin sevdiği renklerde farklılıklar olup olmadığı araştırılarak grafik ve istatistiklerle ortaya konulmuştur. İkinci aşamada ise, üç farklı yaş grubuna anket uygulanarak, bu grupların en sevdikleri renkler tespit edilmiştir. Bu saptamalar doğrultusunda değişik yaş gruplarının renk tercihleri ve ürünler üzerindeki renk ve çeşitliliği ne kadar algılayabildikleri grafik ve istatiksel olarak incelenmiştir. Araştırma sonunda, iki etaplı anket sonrasında elde edilen verilerle yaş grupları arasında, rengi algılamada fark olup olmadığı incelenmiştir. Bu saptamalar doğrultusunda değişik yaş gruplarının renk tercihlerini ne kadar doğru algılayabildikleri belirlenmiştir. Bursa ilinde bulunan Bursa Zeki Müren Güzel Sanatlar Lisesi öğrencilerine, öğretmenlerine ve velilerine anketler uygulanarak renk algılama ve renk algılamasını etkileyen genel etmenler hakkında edinilen somut sonuçlar, istatistik ve grafikler incelenmiş ve ortaya görüşler çıkmıştır. Ayrıca bu çalışmayla çocukların, öğretmenlerin ve velilerin doğru renkleri tanıması ve 14-56 yas grubunda kalan populasyonun renk kriterleri saptanmış olduğu için ambalaj, reklam, pazarlama, eğitim sektöründe daha bilinçli çalışmaların yapılmasına katkı sağlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Renk, Renk seçimini etkileyen kriterler, Ürün Kimliği, Rengin ürün kimliğine etkisi ve çözümleri.

Grafik tasarımıRenk seçimiRenkler+1
Emel Uzuner
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Görsel iletişimde grafik tasarımcının hedef kitle üzerindeki etkisi

Görsel iletişimde hedef kitle ile ilgili; kültürel bilgi, pazar analizi, hedef kitlenin bilgi seviyesi gibi her tür veri, tasarımcı için önem taşır. Tasarımcı hedef kitlesini ne kadar iyi tanırsa, kitle üzerindeki etkiside o denli artar. Reklamverenlerin, ürettiklerini satmak ve hedef kitleye daha çok tükettirmek amacıyla ayırdıkları yıllık reklam bütçeleri milyar dolarları geçmektedir. Küresel sermaye, amaçları doğrultusunda ulus devletlerini zayıflatarak ülkelerde kültür yozlaşmasına yol açmaktadır. Aynı zamanda gelişmiş ülkeleri listesinde geriye atıp, önceliğine az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeleri almaktadır. Bu ülkeleri borçlandırıp kendine bağımlı hale getirdikten sonra istediklerini dikte ettirerek yeni pazarlar elde etmektedir. Elde ettikleri pazarlara girdiklerinde, hedef kitlenin farkındalığını en aza indirmek için önce o ülkenin yazılı ve görsel medyasını yerli işbirlikçileri vasıtasıyla satın alır. Satın alınmayanlar ise gelirlerinin büyük bir kısmını küresel sermaye yoluyla sağlamaktadır. Burada bir kısır döngü ortaya çıkar. Medya hedef kitleye iletmesi gereken gerçekleri görmezden gelmezse, gelir kaynağından olacaktır. Sağlıksız bir ürünün sağlıksız olduğunu söyleyecek medyanın, reklamvereni yine o sağlıksız ürünün sahibi olan firmadır. Bu kısır döngüden en büyük zararı hedef kitle görmektedir. Hayvanlar, bitkiler kısacası doğa bununla birlikte kültür ve birçok kavram da bu zararın etkisi altındadır. Medyada bilinçli bir şekilde bir kanalda fazla kilolardan kurtulmanın yolları aranırken diğer taraftan bir yağ firmasının sponsor olduğu kilo aldıran yemeklerin yapıldığı yemek programları karşımıza çıkabilmektedir. Grafik tasarımın buradaki görevi hedef kitlenin bunları fark etmemesi için tasarımlar yapmaktır; doğaya zarar veren bir şirkete yapılan çevre dostu logo ve kurumsal kimlik ile dikkat çekmeden ve sempati uyandırarak, çevreye zarar vermesini devam ettirebilir.

Grafik tasarımıGörsel iletişimHedef kitle+7
Özlem Tuğba Baş
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Ürün ambalajı tasarımının tipografi ve renk faktörüne yansımaları

Ambalaj, ürün ile tüketicisi arasında diyalog kuran bir tanıtım ve iletişim aracıdır. Ürünün dilidir, tüketicisiyle konuşma şeklidir. Ambalaj, tüketiciyi satın alma eylemine hazırlar. Ürünün rakiplerinden daha fazla bilinirliğe, farkındalığa ulaşmasına katkıda bulunur. Ambalajın ürüne ve markaya kattığı bu pozitif etki, beğeniyi artırmakta ve alım tercihlerini olumlu yönde etkilemektedir. Ürünün piyasada tutunabilmesi; doğru ve etkili bir ambalaj malzemesinin seçimine bağlı olduğu kadar, yapısına uygun seçilen renklerle, uyumlu yazı ve biçimlerle tasarlanmış görünüme sahip olmasına da bağlıdır. Reklam ve tanıtım sektöründe markaların rekabet anlamında kıyasıya bir yarış içerisinde oldukları düşünülürse, raflarda satışa sunulmuş ürünlerin, görsel kimliklerine, tasarımlarına, ürün kalitelerine daha fazla özen gösterilmeye başlanmıştır. Raflarda satışa sunulan benzer ürünlerin arasından, fark edilebilinirliği yüksek, fiziksel yapısı ile iyi tasarlanmış bir ambalaj, ürünü diğer rakipleri arasında daha popüler yaparak tüketicisine ulaşmaktadır. Bu çalışmada öncelikle marka ve ambalaj kavramları incelenmiştir. Bu kavramların her ikisinin birbiriyle ilişkisini açıklayan başlıklar içeriğinde gıda ambalajı örnekleri kullanılmıştır. Anahtar Kelimeler: Marka, Ambalaj, Tasarım, Renk, Tipografi

Ambalaj tasarımAmbalajlamaRenkler+2
Mehmet Sait Çınar
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Op-art'ın grafik tasarım üzerindeki etkisi

Işığın etkisi, yıllar yılı insanların merak noktası olmuştur. Oluşumu ile igili bir çok bilimsel araştırmalar yapılmıştır. 17.yy'da, ışık ve renk arasındaki ilişkinin Sir İsaac Newton'un prizma deneyi ile birlikte bulduğu renk tayfı yıllar boyu bilim dünyasında kabul görmüştür. Op-Art'ın temel görsel öğelerden biri olan ışık ve rengin, birbirleri arasında geçiş oluşturarak ortaya çıkardığı Optik İllüzyonlar görsel yanılgıları oluşturmuştur. Negatif ve pozitif etkiye sahip olan ve gözün daha baskın olduğu durumlara esas konuya hakim olamayışı, Op-Art sanat akımının 1960'lardaki başlangıcını hedeflemektedir. Bununla birlikte grafik tasarım üzerideki genel etkisi kullanım alanlarını çoğaltmış ve teknolojinin hızla gelişmesi sonucu birçok yerde kullanılmaya başlamasını sağlamıştır. Kitap kapaklarında, dergilerde, üç boyutlu dijital çalışmalarda (mimari, kabartma, halı dokuma) modern mimarlıkta, logolarda bilgisayar ortamında çizilmiş ürün reklamlarında yani kullanımı geniş alanlara yayılmış bir etkisi vardır.

Grafik tasarımıGrafiklerIşık+4
Aslı Temizel
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Grafik tasarımda renk kullanımları

Günümüzde küreselleşme ile birlikte karşılaştığımız marka ve sektörlerin sayısı da artış göstermektedir. Markaların ve sektörlerin sayısal artışı ile kuruluşların görsel kimliklerine önem vermeleri gereklilik oluşturmuştur. Ticaretin gelişmesiyle oluşan rekabet koşullarında, kuruluşların rakiplerinden farklı olduklarını yansıtmanın ve tüketicilerin dikkatlerini çekmenin en kolay yolu görsel kimlik araçlarından olan logo ve afiştir. Sektörler, kendilerini tanımlayan görsel kimlik araçlarını tasarlarken insanları daha fazla etkileyebilmek ve rakip firmalardan ayrışabilmek için en önemli unsur olan renklere yönelmişlerdir. Renklerin sadece beğeni için tercih edilmediği, insanların psikolojik durumlarını da etkilediği bilinmektedir. Bu sebepler oluşturulan logo ve afişlerde renkleri en önemli unsur haline getirmiştir. Logo ve afişlerde kullanılan renkler aynı zamanda tasarlanan logo ve afişin akılda kalmasını sağlar. Bu etkilerin farkına varan firmalar ve kuruluşlar renk kavramına büyük önem vermektedirler. Firmaların en büyük hedefi, tüketicilerin dikkatlerini çekmek, zihinlerinde yer edinip marka bağlılığı yaratmak olmuştur. Bu çalışmada; logo, afiş ve renk kavramlarının açıklanması, firmaların kullanmakta olduğu logo ve afişlerin renklerine göre yorumlanması, algılanması ve ayrı ayrı kullandıkları renklerin tespit edilmesi amaçlanmıştır. Bu çalışmada firmalar sektörlere göre gruplandırılmış, daha sonra logo ve afişlerinde kullandıkları renge göre ayırarak yorumlanmıştır. Çalışmanın neticesinde aynı sektörde bulunan firmalar genellikle aynı rengi tercih ettikleri görülmüştür. Teknoloji sektöründe; mavi, kırmızı ve siyah renklerin kullanıldığı; otomobil sektöründe mavi ve gri renklerin kullanıldığı; Gıda ve içecek sektöründe turuncu, kırmızı ve sarı renklerin kullanıldığı; Bankacılık sektöründe kırmızı, mavi ve yeşil renklerin kullanıldığı; Medya sektöründe ise kırmızı ve mavi renklerin logo ve afişlerde tercih edildiği görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Grafik Tasarım, Renk, Logo, Afiş, Sektör.

AfişlerGrafik sanatlarGrafik tasarımı+3
Göktuğ Çiçek
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sinematografik anlatının oluşturulması sürecinde color grading uygulaması

"Yedinci sanat, güzel sanatların geleneksel altı dalına (resim, heykel, mimari, dans, şiir ve müzik) sonradan eklenen "sinema sanatı" nı anlatan deyim (Yedinci Sanat, Anonim, b.t.)." "Sinema veya Sinema sanatı, kamera aracılığı ile elde edilmiş görüntülerin bir ışık aracılığı ile beyaz renkte bir perdeye yansıtılarak film adı verilen sesli veya sessiz hareketli görüntüler elde edilmesi işidir. Üretilen bu filmler, sinema salonu adı verilen özel binalarda gösterilmektedir. Sinema sanatı genel olarak diyalog, kurgu, sahnenin düzeni, ışık, ses ve dekor gibi alanların filme uygun olarak kullanımı olarak bilinmektedir. Bu işlemlerin tamamına ise sinema endüstrisi adı verilmektedir. İtalyan asıllı Fransız film kuramcısı Ricciotto Canudo sinemayı, "yedinci sanat" olarak tanımlamış ve günümüzde de bu şekilde kabul edilmektedir (Sinema, Anonim, b.t.)." 7. sanat dalı olarak kabul gören sinema, keşfinden günümüze kadar birçok araştırmaya konu olmuştur. Bu süre zarfında diğer tüm sanat dallarını bünyesinde toplamıştır. Bir sinema filminin içerisinde diğer tüm sanat dallarının örneklerini bulabilirsiniz. Bu çalışmada sinema filminin oluşturulması sürecinde color grading uygulamaları incelenerek, sinematografiye katkısı incelenmiştir. Bunu yaparken sinemaya genel olarak bakıp, sinematografik anlatı unsurlarını açıkladıktan sonra üç adet sinema filminin color grading analizi yapılıp, sinematografiye katkısı çözümlenmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Renk Düzeltme, Sinematografi, Renk Derecelendirme.

KameraRenk derecelendirmeRenk değişikliği+3
Ahmet Tolga Girici
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'deki bankaların logo ve amblemlerinin tarihsel süreçteki değişimlerinin grafik tasarım açısından incelenmesi

Anadolu topraklarında uzun yıllardır var olan bankacılık sektörü, müşteri ve hizmet odaklı bir sektördür. Rekabetin yoğun olarak yaşandığı bankacılıkta kimlik ve imaj oluşumu, müşteri tercihlerini büyük ölçüde etkilemektedir. Görsel kimliğin en dikkat çekici parçası olan logo, bankaların müşterilerine sağladıkları güven ve hizmet kalitesini tamamlayan en önemli faktörlerden biri haline gelmiştir. Bu çalışmanın kapsamını, Türkiye'de faaliyette bulunmuş ya da bulunmakta olan on önemli bankanın logo değişimleri ve analizleri oluşturmaktadır. Bu bankaların logolarında, görsel kimliklerinde tasarım ilke ve unsurları nasıl kullandıkları, bu sayede nasıl bir kurum anlayışına sahip oldukları, geçirdikleri tarihsel süreçte kurumsal kimliklerini nasıl yansıttıklarını tespit edilmiştir. Çalışmada amacına uygun olarak betimsel araştırma modeli kullanılmıştır. Veriler doğrultusunda banka görsel kimliklerinin geçmişten bugüne uğradıkları değişim sırasıyla verilmiştir. Çalışma sonucunda bankaların genellikle modernleşmek ya da yeni yapılan ortaklığı duyurmak amacıyla logolarını değiştirdikleri; amblemlerinde farklılık gösterseler de kurumsal renk olarak genellikle mavi, yeşil ve kırmızıyı tercih ettikleri tespit edilmiştir.

AmblemBankacılık sektörüBankalar+4
Özlem Demiroluk
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

İslamiyet öncesi Türk destanlarının illüstrasyon ve göstergebilim olarak incelenmesi

Geniş bir coğrafyaya yayılan Türk Dünyası tarihsel süreçlerden beri kendi içerisinde kültürel paylaşımlar içerisinde olmuş, bu süreç içerisinde kurdukları beylikler, devletler, imparatorluklarla değişik toplumları da sosyal olarak etkilemiş ve aynı zamanda yazılı ve sözlü olarak kendi destanlarını örf, adet , gelenekleri içerisinde geliştirerek yeni nesillere aktarmışlardır. Destanlar nesilden nesile yazılı ve sözlü olarak da ağızdan ağıza anlatıldığı gibi yazılı olarak da saymalı taşlar, işaretler, semboller, illüstrasyonlar ve resimsel yorumlamaları kullanmışlardır. Bu nedenle çalışmamda İslamiyet Öncesi Türk Destanlarının neler olduğu açıklanarak bunlar göstergebilim çerçevesi içerisinde yorumlanarak açıklanmıştır.

DestanlarGrafik tasarımıGösterge bilim+7
Ümit Dikmen
İstanbul Arel University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Georgia O'Keeffe'nın sanatında renk, ışık ve imge

Çiçekleri ele aldığı resimleriyle ünlü Georgia Totto O'Keeffe Amerikan motiflerinde soyutlamaya giderek Amerikan Modern sanatının gelişmesinde önemli bir rol oynamıştır. 20. yüzyıl başlarında Avrupa avangardını Amerika'ya getiren fotoğrafçı Alfred Stieglitz O'Keeffe'yi New York sanat dünyasına tanıttı.O'Keeffe'nin sanatı çiçekleri, kayaları, deniz kabuklarını, kemikleri, hayvan iskeletlerini ve manzarayı etkili soyut imgeleri haline dönüştürdüğü soyutlama ve temsilin sentezidir. Canlı paleti, close up tekniğini temel alarak yaptığı ölü doğalar, ve imgeleri Amerikan sanatının ikonografisi haline gelmekle kalmamış, onun uluslararası imzası haline de gelmiştir.Sanat kariyerinin ilk başlarında özgür ruhlu O'Keeffe `erkek sanatçı' kavramı ile mücadele vermek zorunda kalmıştır. Bazen zamana direnen, bazen anlık çiçek imgeleri ciddi tartışmalara sebep olmuş, Freudyen yaklaşımlardan kaçmayı başaramamıştır.

Amerikan resmiAmerikan sanatıIşık+7
Feyza Özalp
Feyziye Schools Foundation Işık University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Günümüz sanatında renk ve ışığın dramatik etkileşimi

Bu metin, renk ve ışığın sanat tarihi boyunca kullanılma biçimlerini dramatik açıdan incelemektedir. Renk ve ışığın, fiziki ve metafiziksel varlıkları üzerinden açıklamaların paralelinde kültürel, coğrafi ve inançsal bağlamlarda kullanımlarını, çeşitli disiplinlerde hangi açılardan ele alındığını spesifik örnekler üzerinden açıklama amacındadır. Sanat, var olduğu coğrafya ve kültüre göre değişkenlik göstermiş, ortaya çıktığı günden bu güne çeşitli evrelerden geçmiştir. Çağların genel yapılarına, teknolojik, sosyolojik, psikolojik ve toplumları etkileyen daha pek çok faktörü göz önünde bulundurarak bakıldığında sanatın da bu bağlamda değiştiği gözlemlenmektedir. Çağları tanımlarken kullandığımız karanlık ya da aydınlık kavramları, eserlere de nüfuz etmiş böylelikle dönemini yansıtmıştır. Renk, sanat yapıtlarında hala sembolik olarak kullanılmakla birlikte, değişen teknoloji ve üretilen yeni malzemelerle fiziki açıdan farklılık göstermektedir. Işık, daha önceleri çeşitli boyama teknikleri ya da tuşe ve form üzerinden betimlenirken, bugünün sanatında yapay kaynaklarla doğrudan anlatıma dahil edilmekte ve sembolik açıdan kullanılmaya devam edilmektedir.

EtkileşimIşıkIşık yoluyla resmetme+3
Dilara Koloğlu
Feyziye Schools Foundation Işık University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Hidroponik koşullarda farklı pH seviyelerinde yetiştirilen mor fesleğenin (ocimum basilicum L.) pigment, uçucu bileşen ve bazı kalite özelliklerinin incelenmesi

Mevcut çalışmada, hidroponik sistemde yetişitirilen mor fesleğen çeşitlerinin farklı pH seviyelerinde gelişim ve kalite özelllikleri incelenmiştir. Bu amaçla iki mor fesleğen çeşidi (Mor Opal ve Arapgir) ve üç farklı pH seviyesi (5.0, 6.5, 8.0) kullanılmıştır. Çalışma sonucunda incelen tüm özelliklerde çeşit, uygulama ve çeşit x uygulama interaksiyonları önemli olarak bulunmuştur (P<0.05 ve P<0.001). Bitki boyu, dal sayısı ve bitki ağırlığı için Arapgirin pH 6.5, Mor Opalin ise pH 5.0 seviyesinde daha iyi geliştiği tespit edilmiştir. Artan pH seviyelerine bağlı olarak, renk parametrelerinden L*, b*, c* değerleri artmış; a* ve h° değerleri ise azalmıştır. SPME analizi ile mor fesleğen çeşitlerinde pH seviyesine bağlı olarak koku bileşenlerinin miktarları ve sayıları belirlenmiş ve sırası ile Mor Opal ve Arapgir çeşitlerinde pH 5.0'de 49 ve 39, pH 6.5'te 48 ve 43 ve pH 8.0'de 40 ve 47 koku bileşenin varlığı tespit edilmiştir. Kalite özelliklerindeki değişimleri belirlemek için 14 analiz (Toplam klorofil, karoten, fenolik, flavonoid, CUPRAC, FIC, çözünebilir ve indirgenebilir şekerler, nişasta, protein, antosiyanin miktarları ve PAL aktivitesi) yapılmıştır ve yapılan tüm analizlerin sonuçlarında çeşitler ve pH seviyeleri bakımından önemli farklılıkların meydana geldiği tespit edilmiştir.

FesleğenKaliteOcimum basilicum+3
Nagihan Yavuz
Isparta University of Applied Sciences · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessEN

Analyzing the correlation between the use of music and color in cinema

Cinema is an art form in which music and color are used abundantly for similar purposes; like symbolic representation or narrative construction. This thesis aims to present methods for comparing their use in cinema and reveal any possible correlation. Based on a comprehensive research on music and color, the use of these two elements are analyzed in two example films: Tom Ford's "Nocturnal Animals" and Nicolas Winding Refn's "The Neon Demon". As a result of the analyses, the correlations are presented. Additionally, recommendations are given on different manners of using music and color together in films or other art forms.

MusicColorsCinema
Ayşegül Begüm Kuntman
İstanbul Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Grafiti sanatında yer alan tasarım öğelerinin illüstrasyon, renk ve biçim yönünden incelenmesi

Tarihsel süreci içerisinde graffiti, günümüz modern haline ulaşıncaya dek belli evrelerden ve evrimlerden geçmiştir. Tasarımsal öğelerin etkisinde kalmış, daha modern bir ifade şekli için ilerleme katetmiştir. Evrilme sürecinde modern akımların da etkisinde kalan graffiti, bu akımların teknik ve üsluplarından da etkilenmiştir. Tasarım öğelerinin genişlemesi graffitinin de içinde kullanılan desenlerin gelişmesine ve çeşitlenmesine olanak sağlamıştır. İllüstrasyon bu bağlamda graffitinin ayrılmaz bir parçası olmuş, çizimlerde graffiticilerin sıklıkla başvurduğu bir desen türü haline gelmiştir. İllüstrasyon graffiti içerisinde, harf, yazı ve karakter çizimlerinin gerekli bölgelerinde süsleyici ve tamamlayıcı bir öğe olarak kullanılmıştır. Modern bir başkaldırı sanatı olan graffiti, illüstrasyon deseninin ifadesel gücünü çizimlerde mesaj verici olarak da etkili bir biçimde kullanmıştır. Tipografide ve karakter çizimlerinde biçimsel gelişmeler görülmüş, günümüzde renk skalalarının artması ile çizimde birçok özgün renklere de yer verilmiştir. Renksel ve biçimsel gelişmeler yapılacak çalışmanın kalitesini, orjinalliğini, özgünlüğünü ve görselliğini arttırmaktadır. Özgür renk ve biçim kullanımı ile sanatçı, gelişim göstermiş graffiti sanatı içerisinde kendini ve sanatını daha detaylı, özgün ve yaratıcı şekilde ifade edebilmiştir. Teknolojinin etkisiyle dijital ortamda çalışmalar gerçekleştiren graffiti, sanatçının dijital eskiz defteri görevini görmüştür. Aynı zamanda tez içerisinde günümüz graffiti sanatçılarının eserlerine, bilgilerine ve kendileri hakkındaki ifadelerine de yer verilmiştir.

BiçimGrafik tasarımıGrafitler+5
Davut Karakiraz
Haliç University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Tipografi ve renk ilişkisinin reklam grafiğindeki yeri

Bu çalışmada tipografi ve renk ilişkisinin reklam grafiğindeki yerinin ele alınması amaçlanmıştır. Bu doğrultuda ilk olarak renk kavramı, rengin özellikleri, psikolojik, fizyolojik, fiziksel ve psikofizyolojik sistemdeki durumu ele alınmış; tipografi tanımlanarak elemanları açıklanmıştır. Daha sonra tipografi ve renk ilişkisinin ele alınması için algıda seçicilik kavramı, algılamada yazı tipi ve renk ilişkisi, okunabilirlik ve renk, okuma uzaklığında rengin etkileri, yazıda kontrast-yalınlık ve renk ilişkisi ile, kullanım alanları olarak grafik simgeler, basılı ve dijital medya malzemeleri ve ambalaj tasarımı ele alınmıştır. Doğru tipografiyi seçmek tasarımın temelidir. Karakter eklemek, duygu hissettirmek veya belirli bir hedefe ulaşmak için yazıyla birçok yol vardır. Yazı boyutu, karakter aralığı, satır aralığı, hizalama ve renk bunlardandır. Renk, okuyucuya bir sayfadaki önemli bölümleri gösterebilir ve yanlış kullanıldığında çelişkiler yaratabilir. Tasarımcıların yazı tipi ile farklı renk kombinasyonları denemeleri önemlidir. Böylece dikkat çekmenin daha kolay olacağı incelenmiştir. Renk, içeriğe anlam verir ve doğru rengi kullanmak önemlidir. Tasarımcılar, renklerin özelliklerini metinlerin içeriğiyle karşılaştırmaya çalışmalıdır. İçeriğe uygun renkler veya dikkat çekecek kısımlar kolaylıkla elde edilebilir. Doğru bir renk uyumuyla tasarım, çizgi sisteminden, kompozisyondan ve oranlardan çok daha etkileyici olmaktadır. Tipografi ve renk reklam grafiğinin oluşmasında temel tasarım ögelerindendir. Amblem, basılı medya malzemeleri, dijital medya malzemeleri ve ambalaj tasarımı gibi alanlar tipografi ve renk ilişkisinin yoğun kullanıldığı alanlar olduğu incelenmiştir. Bu kavramlar sayesinde tanımlayıcı ve ayırt edici gibi özelliklere vurgu yapılmıştır. Tüketicinin satın alma kararını etkilemede, farklı renk ve yazı tipi kombinasyonlarının etkili olduğunu gösteren araştırmalar ve tüketiciler üzerinde psikolojik etkileri olduğu incelenmiştir. Ürünün satışının sağlanmasında renk, tipografi, ambalaj, tasarım ilkelerinin etkili kullanımıyla başarı örnekleri vardır. Tanınır markaların satış politikaları incelendiğinde, görsel etkenlere önem verdikleri, doğru tasarım kullanmak için yatırım yaptıkları, iyi tasarımcılarla çalıştıkları incelenmiştir. Tasarımda tipografik unsurlar birçok faktöre göre belirlenmektedir. Rengi, biçimi, ambalaj tasarımı, tipografik karakterleri ve ürün için seçilen görseller, ürüne uygunluğu ve pazar gücüne etkileri incelenmiştir. Reklam grafiğinde tipografi ve renk iki vazgeçilmez unsurdur ayrıca birbirinin tamamlayıcısıdır. Anahtar Kelimeler : Ambalaj, Tasarım, Tipografi

Grafik sanatlarGrafik tasarımıReklam grafiği+5
Burhan Sivrikaya
Haliç University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Erken çocukluk dönemi sanat çalışmalarında renk seçme eğilimi (Muş ili örneği)

Okul öncesi eğitime ve ilkokul 1. sınıfa devam eden çocukların sanat etkinlikleri kapsamında ve görsel sanatlar dersi uygulamalarında yaptıkları resimlerdeki renk tercihlerinin ve kaç farklı renk kullandıklarının belirlenmesinin amaçlandığı bu çalışma betimsel tarama modelindedir. Araştırmada, okul öncesi eğitim kurumuna ve ilkokul 1. sınıfa devam eden, uygulama tarihi itibarıyla, anasınıflarında 48-66 aylık öğrencilerin 1. sınıfta ise 72 ay ve üzerindeki öğrencilerin serbest resim çalışmaları ve mandala çalışmaları çeşitli değişkenler açısından incelenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu Muş ili, Merkez İlçesi'nde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı ilkokulların anasınıflarına devam eden 48-66 aylık çocuklar ve ilkokul 1. sınıflarda eğitim görmekte olan 72 ay üzeri öğrenciler oluşturmaktadır. Muş İli'nde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı ilkokullar arasından basit tesadüfî örneklem yöntemi ile seçilecek olan sekiz anasınıfında 48-66 ayları arasında olan 50'si erkek 50'si kız olmak üzere toplam 100 öğrenci ve 1. sınıflarda basit tesadüfî örneklem yöntemi ile seçilecek olan sekiz sınıfta 72 ay ve üzerinde olan 50'si erkek 50'si kız olmak üzere toplam 100 öğrenci, genel toplamda 200 öğrenci araştırmanın örneklem grubunu oluşturmaktadır. Uygulama 2017-2018 eğitim öğretim yılında Muş İli, Merkez İlçesi'ndeki çalışma grubunu temsil ettiği düşünülen sekiz adet anasınıfında ve ilkokuldaki sekiz adet 1. sınıfta gerçekleştirilmiştir. Anasınıfındaki öğrencilerin tüm resimleri incelendiğinde en çok kullandıkları ilk dört rengin yeşil, mavi, kırmızı ve sarı olduğu belirlenmiştir. 1. sınıftaki öğrencilerin de tüm resimleri incelendiğinde en çok kullandıkları ilk dört rengin kırmızı, mavi, yeşil ve sarı olduğu belirlenmiştir.

Erken çocuk eğitimiMuşOkul öncesi çocuklar+5
Oğuzhan Çetinkaya
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Plastik sanatlar bağlamında çirkinlik

Bu tez çalışmasında ''çirkinlik'' kavramı sadece akla ilk gelen biçimsel anlamıyla değil, kuramsal anlamıyla da ele alınmıştır. Dönemlerin estetik algısını etkileyen faktörlerin neler olduğu ve bu faktörlerin sanatçıyı ve eserlerini nasıl etkilediği, ''Plastik Sanatlar'' bağlamında ''çirkinlik'' kavramının sanat tarihi boyunca kendine nasıl bir yer edindiği gibi sorular temel alınarak, görsel çözümlemeler ve düşünce yapılarından verilen örneklerle incelenmiş ve konu bağlamında yapılan çalışmalarla desteklenmeye çalışılmıştır. Kültür, sanat ve felsefe tarih boyunca birbirine paralel konular üzerinde durmuşlardır. Üçü de birbirinden olumlu ya da olumsuz yönde etkilenmişlerdir. Bu nedenle, tez araştırması boyunca bu üç kategori eş zamanlı ele alınmış ve incelenmiştir. Her dönemde "güzellik" ve "çirkinlik" üzerine farklı görüşler olmuş, farklı tanımlar yapılmıştır. Bu tanımlar özetlenirse; güzellik kavramı her zaman pozitif bir anlam taşır ve ilgiyi üzerinde tutar. Diğer yandan çirkinlik kavramı, olumsuz her tanımı içinde barındırır ve negatif bir etki bırakır. Estetik algı ne kadar göreceli de olsa beğenilmeyen şey, her zaman ''çirkin''dir. Bu kavram, günlük hayatta beğenilmeyen bir nesneyi, bir insanı, hatta fikirleri tanımlamak için kullanılabilir. Bazen soyut durumları tanımlamak için dahi kullandığımız bu kavramın, somut ya da biçimsel olarak sanatın içinde kendini kabul ettirebilmesi çok istisnai durumlarda görülmüştür. Bunun sebebi ise genel bir görüş olarak "sanatın güzel olması gerektiği"dir. Sanat huzur vermelidir. Renkler uyumlu, perspektif doğru olmalıdır. Tez çalışması boyunca bu anlayışla örtüşen ve farklılık gösteren sanat akımları, sanatçılar ve eserleri incelenmiştir. ''Plastik Sanatlar"ın '' çirkinlik'' kavramını, içinde nasıl ve ne kadar barındırdığı ve günümüzde neyi ifade ettiği sorgulanmış ve yorumlanmıştır.

EstetikPlastik sanatlarRenkler+3
Güneş Zeynep Ersal
Hacettepe University · Institute of Fine Arts
2022
00

Related subjects