Folk literature
228 theses under this subject heading
Halaçça halk hikâyeleri, metin-çeviri, dil bilgisi, dizin-sözlük
Yüksek Lisans Tezi olarak hazırlanan bu çalışma, Gerhard Doerfer ve Semih Tezcan'ın Folklore-Texte der Chaladsch (Halaçça Halk Hikâyeleri) kitabını temel almaktadır. Çalışmada adı geçen eserden seçilen Nasreddin Hoca ve Şah Abbās Hikâyeleri incelenmiştir. Giriş kısmında Halaçlar ve Halaççadan genel olarak bahsedildikten sonra, Halaççanın başlıca dil özelliklerine kısaca değinilmiştir. Ardından Halaçça ile ilgili yapılan diğer çalışmalardan bahsedilmiş ve çalışmada izlenilen yöntem hakkında bilgi verilmiştir. Ses Bilgisi ve Biçim Bilgisi başlıkları altında metinlerimiz temel alınarak Halaççanın dil bilgisi incelenmiştir. Daha sonra Halaçça hikâyeler verilmiş ve bunların Türkçeye çevirisi yapılmıştır. Dizin-Sözlük kısmında ise incelenen hikâyelerden hareketle etimolojik dizin-sözlük hazırlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Halaçça, halk hikâyeleri, Şah Abbās, Nasreddin Hoca
Türabi'nin Manzum Battalnamesi (Battal Gazi destanı)
Iğdır yöresi bayatı geleneği
Mâni, Anonim halk şiirinin önemli bir cephesini teşkil eder. Mânilerimizde Türk gelenek-görenekleri, Türkçenin söz varlığı ve kültür hazinesi saklıdır. Halkın duygusunu, inancını, acısını, zevkini nakşettiği bu ürün asırlar boyu sözlü gelenek sayesinde varlığını sürdürmüştür. Ilıman bir iklim özelliğine sahip olan ve doğa güzelliği ile Doğunun Çukurova'sı olarak adlandırılan Iğdır, millî kültürümüz açısından da son derece zengin bir geçmişe sahiptir. Üzerine pek araştırma yapılmayan Iğdır mânilerini hem yazılı ortama geçirmek hem de bu mâniler üzerine bilimsel çalışma yaparak bilim dünyasına katkıda bulunmak için bu çalışmayı başlattık. Bu yaptığımız çalışma Iğdır'da derlenmiş mâniler ile sınırlıdır ve üç ana bölümden oluşmaktadır. Çalışmamızın birinci bölümünde Türk halk edebiyatında mâni kavramı verilmiş, mânilerin tarihi süreci incelenmiş, araştırmacıların mâni üzerine yaptıkları tasniflere yer verilmiş ve Iğdır mânilerinin diğer anonim halk edebiyatı türleri ile ilişkisi incelenmiştir. İkinci bölümde Iğdır'da mâni söyleme geleneği değerlendirilmiş ve derlenen Iğdır mânileri konu, hazırlanış- uygulanış ve şekil bakımından olmak üzere üç ana tasnife tabi tutulmuştur. Üçüncü bölümde ise Iğdır mânileri içerik olarak incelenmiş ve halk bilim unsurları tespit edilmiştir. Sonuç olarak; derlenen mâniler üçüncü dizeleri baz alınarak alfabetik bir şekilde sıralanmış ve mânilerin içerisinde geçen arkaik kelimelerden bir sözlük oluşturularak anlamlandırılmaya çalışılmıştır. En son kısımda ise kaynakça, yazılı ve sözlü olmak üzere iki kısımdan oluşturulmuştur. Anahtar Kelimeler: Iğdır, Anonim Halk Şiiri, Mâni, Tasnif.
Artvin ili Murgul ilçesi folkloru (metin- inceleme)
Folklor yani halkbilimi; bir coğrafyanın, yörenin, ülkenin maddi ve manevi her türlü kültürel değerlerini kapsamına alır. Bu ürünleri çeşitli metotlarda değerlendirip analiz eder ve yorumlar. Artvin İli Murgul İlçesi Folkloru (Metin- İnceleme) isimli çalışmamızın konusu, ilçenin maddi, manevi kültürel değerlerini yansıtan mahsullerinin tespiti ve bunların incelenmesidir. Çalışmamızın birinci bölümünde Murgul'un coğrafi konumu, Artvin ile bağlantılı tarihi seyri, sosyal yapısı, ekonomik ve idari durumu, nüfusu genel bir şekilde ele alınmıştır. Çalışmamızın ikinci bölümünde ilçeden derlenen halk edebiyatına ait manzum ve mensur ürünlere yer verilmiştir. Sınıflandırılan ürünler, birinci mısraların ilk harfleri esas alınarak alfabetik olarak sıralanmıştır ve incelenmiştir. Çalışmamızın üçüncü bölümünde canlı ve cansız varlıklarla ilgili inanmalara yer verilmiştir. Dördüncü bölümünde halk hekimliği, beşinci bölümünde halk oyunları, altıncı bölümünde çocuk oyunları ve yedinci bölümünde halk mutfağı ile ilgili ürünler ele alınmıştır. Derleme yapılan Murgul ilçesine dair kapsamlı bir araştırma yapılmadığı için çalışmamızın amacı, ilçeye yönelik yapılabilecek araştırmalara ve dil çalışmalarına ışık tutmasıdır. Anahtar Kelimeler: Folklor, Derleme, Halk Edebiyatı, Artvin, Murgul.
İhsan Oktay Anar'ın romanlarında halk kültürü unsurlarının tespiti ve incelenmesi
Halk kültürü, bir milletin geçmişini geleceğe bağlayan maddi ve manevi değerler bütünüdür. Bu değerler, folklor ürünlerini meydana getirir. Folklor ürünleri halkın inanışlarını, arzularını, sevinç ve üzüntülerini ifade eden milli sanat yapıtlarıdır. İnsan unsurunun ön planda olduğu bu yapıtlardan masallar, destanlar, efsaneler, türküler, halk hikâyeleri; halk inançları, selam şekilleri, el sanatları, giyim-kuşam, mimari vb. daha birçok malzeme diğer edebiyat türleri için konu teşkil eder. Bu türlerden biri romanlardır. Türk edebiyatının değerli yazarlarından İhsan Oktay Anar, diğer romancılar gibi halk kültürüyle yakın ilişki içerisinde olmuş ve bu kültüre ait malzemeyi alarak yeni bir görüş ve düşünüşle romanlarında kullanmıştır. Bu çalışmada, eserlerinde folklorik unsurlar açısından zengin malzeme ile karşılaştığımız İhsan Oktay Anar'ın romanları, halk bilimi unsurlarına göre incelenmiştir. Yazarın romanlarındaki Halk Bilimi unsularını iki ana başlık altında gruplandırabiliriz. İlk grubu, anonim halk edebiyatı başlığı altında mitoloji, destan, efsane, masal, halk hikâyesi, meddah, kalıplaşmış sözler, halk şiiri ve tekke tasavvuf edebiyatı ürünleri oluşturur. Bunlardan özellikle mitoloji, destan, efsane ve masal diğer unsurlara göre ön plana çıkar. Yazar mitleri, destanları, efsaneleri, masalları ve kutsal metinleri genellikle montajlama tekniğiyle romanlarda kullanır. İkinci grup, dil ve anlatım, formel sayılar, geçiş dönemleri, inanışlar, halk sanatları ve zanaatları, oyun, halk mutfağı, giyim-kuşam, halk müziği ve halk mimarîsini oluşturur. Bu unsurlar, halk yaşamıyla paralellik gösterir.
Osman Çeviksoy'un eserlerinde halk bilimi unsurlarının tespiti
Halk bilimi hayatımızın hemen hemen her alanında geniş bir yer tutmaktadır. İnsanoğlu yaşadığı kültürün en önemli taşıyıcısı olarak halk bilimi unsurlarını hayatının her aşamasında kullanır. Kültür ve toplum birbirinden ayrılmayan iki önemli ögedir. Hayatın her aşamasında kültür etkisi derinden derine sezilir. İki unsur iç içe geçerek bir bütün oluşturur. Kültürün en önemli ögesi halktır, kültür halk ile şekillenir ve yoğrulur. Çalışmamızda Osman ÇEVİKSOY'un eserlerinde bulunan halk bilimi unsurları incelenmiştir. Osman ÇEVİKSOY'un hem öğretmen, hem yazar kişiliği, Almanya'da (Türk işçi Çocuklarına) Türk kültürü dersleri öğretmenliği yapmış olması da ayrıca iki kültürün kıyaslanması konusunda ışık tutacaktır. Çalışmamızın ilk bölümünde Osman ÇEVİKSOY'un hayatı, edebi kişiliği ve Halk kültürünün çağdaş kültüre etkisi incelenmiştir. İkinci kısımda ise; yazarın öykülerinde ve romanlarında halk bilimi unsurlarını inceleyerek, kültür hakkında bilgi verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Halk Bilimi, Ritüel, Halk Edebiyatı, Gelenek, Öykü
Nizip-Söğütlü köyü folkloru
Halkbilimi (Folklor), bir ülke veya bölge halkına ait maddi ve manevi alandaki kültürel ürünleri konu edinir. Bunları kendine özgü metotlarla sınıflandırır, çözümler ve yorumlar. Bu aşamaların sonunda bir birleşime varmayı amaçlar.Gaziantep ili Nizip ilçesine bağlı Söğütlü Köyü Folkloru adlı bu çalışmamızın konusu, bu köye ait geleneğe bağlı maddi ve manevi kültür ve bu kültürün mahsulleridir.Çalışmamızın ilk bölümünde Nizip ilçesine genel bir bakıştan sonra, araştırma sahasının tarihi, ekonomik ve sosyal yapısı da genel bir şekilde ele alındı. Çalışmamızın ikinci bölümünde hayatın geçiş dönemlerine ait derlediğimiz gelenek ve görenekler sıralandı. Çalışmamızın üçüncü bölümünde, Söğütlü köyünde derlediğimiz Halk Edebiyatına ait manzum ve mensur eserlere değinildi.Diğer bölümlerde ise sırası ile: inanmalar, yöreye ait yemekler, çocuk oyunları ve mevsimlere yer verilmiştir.Çalışmamızın temel özelliği `derleme çalışması' olmasıdır. Bu sebeple derlenen anonim ürünlerin yanında, anonim türlerle ilgili tanımlamalar ve önceden yapılmış sınıflandırmalar ikinci planda tutulmuştur. Araştırma yaptığımız Söğütlü köyünde daha önce herhangi bir araştırma yapılmadığı için yöreye ait tüm derlemeler sözlü kültürde yaşadığı şekliyle, kaynak kişiler vasıtasıyla yansıtılmıştır. Çalışmamızın sonuna kaynakça ve kaynak kişiler listesi konulmuş olup, ilerleyen zamanlarda bu yöreyle ilgili yapılacak muhtemel araştırmalara ışık tutması amaç edinilmiştir.Anahtar Kelimeler: Derleme, Folklor, Halk Edebiyatı, Nizip, Söğütlü.
Türk halk edebiyatında bir eğitim metodu olarak manzum metin örnekleri ve bunların Jung psikolojisi açısından tahlili
Folklor ürünlerinde halkın yaşama düzeni, sanat zevki, dünya görüşü, din anlayışı, düşünüş ve inanış sistemi ve bütün bunlarla ilgili gelenek ve görenekler bulunur. Kuşkusuz ki halk kendisini en doğal haliyle halk edebiyatı ürünlerinde sergiler. Halk edebiyatı ürünlerinin en belirgin niteliği `kalıplaşma? özelliğidir. Şekil ve yapılarda kalıplaşmalar olduğu gibi söylemlerde de kalıplaşmalar olduğu görülmektedir. Bu bağlamda Türk halk edebiyatının manzum ürünleri işlevsellikleri sebebiyle söylendiği topluma ait ipuçları taşıyan metinlerdir.Bu çalışmada Albert Bandura?nın Sosyal Bilişsel Öğrenme Kuramından yola çıkılarak manzum metin örneklerinin eğitim boyutu çözümlenmeye çalışılmaktadır. Bu gerçekten hareketle informal eğitimin bir parçası olarak nitelendirebileceğimiz Türk halk edebiyatında manzum metinlerin ?eğitim metodu? olarak bir işlev üstlendiği sonucuna ulaşılmıştır. Aynı zamanda doğrudan veya dolaylı olarak eğitim boyutu olan manzum metinlerde geçen arketiplerin C. G. Jung?un ?ortak bilinçdışı? kavramıyla ilişkili olduğu saptanmıştır.Sonuç olarak bu çalışmada Türk halk edebiyatının manzum ürünlerinden yararlanılarak sembollerin nasıl öğrenildiği sosyal bilişsel öğrenme kuramıyla çözümlenmektedir. Jung psikolojisiyle de sembollerin ilk çıkış noktaları yani orijinleri irdelenmektedir. Anahtar Kelimeler: Sosyal Bilişsel Öğrenme Kuramı, Toplumsal Kalıtım, Ortak Bilinçdışı, Manzum Metinler.
Kerküklü şair Cihat Demirci ve şiirleri
Hoyrat ya da Irak Türkmen Türkçesiyle Hoyrat Irak Türkmen halk edebiyatı sözlü ürünleri arasında önemli bir yere sahiptir. Irak Türkmen halkı arasında hoyrat söyleyenlere verilen değerden hoyratın halk arasında ne derece yaygın olduğu da anlaşılmaktadır. Irak Türkleri hoyrat söyleyen kimselere hoyratçı veya şair demektedir. Eğlence törenlerinin vazgeçilmezi olan hoyrat söyleme geleneği nedeniyle bölgede tanınmış hoyratçılar bu törenlere çağırılmakta ve onlara oldukça saygı duyulmaktadır. Bölgede Türkmenler arasında bu geleneğin birçok önemli temsilcisi bulunmaktadır. Yakın dönemde hayata gözlerini yuman Cihat Demirci de bu şahsiyetlerden biridir. Cihat Demirci gençliğinde ve askerlik mesleğinden sonra çevresinin de etkisiyle hoyrata ilgi duymuş ve hayatını hoyrat söyleme geleneğine adamıştır. Onun hoyrat söylerken takındığı sakin ve hoş üslubu Irak Türkmen halkı tarafından sevilmesine vesile olmuştur. Cihat Demirci bölgede ve çevresinde konuşulan Öz Türkmence konuşmaya ve hoyratlarını da bu çerçevede seslendirmeye özen göstermiştir. Sadece hoyratçı olarak nitelemenin yetersiz olacağı Cihat Demirci aynı zamanda hoyratlar ve şiirler de yazmıştır. Söylediği hoyratlar kendisine ait olmakla birlikte bu hoyratları yayınlamamıştır. Irak Türkleri arasında saygın bir yere sahip olan Cihat Demirci'nin Irak Türkmen halk edebiyatı için gösterdiği çabalar gelecek nesillerin kültürlerini koruyabilmeleri için önemli bir örnek oluşturduğu da açıktır. Bu çalışmada Cihat Demirci'nin hoyratçılığı ve söylediği hoyratlardan hareketle Irak Türkmen Türkçesi sözlü ürünlerinden hoyrat üzerinde durulmuş, onun hoyratları şekil ve içerik özellikleri açısından incelenmiştir.
Malatya halk kültüründe kayısı
Malatya, coğrafi konumu itibarıyla doğu ile batı arasındaki geçiş yolları üzerinde bulunan ve bu yönüyle birçok kültüre ev sahipliği yapmış bir Anadolu şehridir. Kadim Türk kültürünün izlerini taşıyan zengin bir halk kültürüne sahip olan Malatya'da, bu kültürün oluşumunda birçok değişkenin etkili olduğu görülmektedir. Bu değişkenlerden biri de çalışmamızın yapıldığı sırada Türkiye'nin Avrupa Birliği nezdinde coğrafi işaret tesciline sahip yedi ürününden biri durumundaki Malatya kayısısıdır. "Malatya Halk Kültüründe Kayısı" adını taşıyan çalışmada, şehirdeki halk kültürü ögeleri üzerinde kayısının etkileri ele alınmış; adlandırmalarda, halk mutfağında, oyunlarda, halkın içinde doğup halk tarafından yaşatılan çeşitli inanış, uygulama ve geleneklerde, halk edebiyatı ürünlerinde kayısının izi sürülmüştür. Bu bağlamda Malatya ve ilçelerinde derleme, araştırma ve inceleme faaliyetleri yapılmış, yazılı ve sözlü kaynaklardan elde edilen halk kültürü ürünlerinde kayısının etkisi örneklerle sunulmuştur.
Âşık Latif Arslan'ın hayatı, sanatı, şiirleri
Halk edebiyatı üzerine oluşturulan literatür içerisinde âşıklarla ilgili olarak yapılmış olan monografik çalışmalar önemli bir yer tutmaktadır. Halk edebiyatında manzum şiirler söyleyen icracıların adlandırılması araştırmacıların üzerinde durduğu inceleme konularından biri olmuştur. Çalışmada Latif Arslan saz çalabilmesi ve âşık edebiyatının geleneksel temalarını kullanması sebebiyle âşık olarak nitelendirilmiştir. Tezimizin inceleme konusunu Latif Arslan'ın hayatı ve edebi kişiliği oluşturmaktadır. Eski Türk kültüründen beslenerek günümüze kadar devam eden ve çağın değişikliklerine ayak uydurarak güncellenen âşıklık geleneğinin temsilcileri Türk dünyasının dört bir tarafına dağılmıştır. Latif Arslan bu geleneğin Kahramanmaraş ilindeki temsilcisidir. Çalışmada Latif Arslan'ın hayatı hakkında bilgiler verilmiş ve şiirleri şekil-içerik-üslup özellikleri bakımından değerlendirmeye alınmıştır.
Afşinli Ozan Erbabi'nin repertuvarı ve performansı
Türk kültüründe âşıklık geleneği önemli bir yer tutmaktadır. Âşıklık geleneğinin yüzyıllar boyunca yaşatılmasında ve aktarılmasında geleneğin temsilcileri olan âşıkların payı büyüktür. Günümüzde âşıklık geleneği, birtakım değişiklikler ile birlikte âşıklar sayesinde bazı illerde canlılığını sürdürmektedir. Âşıklık geleneğinin canlılığını sürdürdüğü illerden birisi de Kahramanmaraş'tır. Bu çalışmanın konusunu Türk kültürünün önemli değerlerinden olan âşıklık geleneğinin Kahramanmaraş'taki temsilcilerinden olan Ozan Erbabi ve eserleridir. Ozan Erbabi Kahramanmaraş'a bağlı Afşin ilçesinde doğup büyümüş, usta-çırak geleneği ile yetişmiş bir âşıktır. Çalışma Ozan Erbabi'nin hayatını ve incelenip değerlendirilen 233 şiirini kapsamaktadır. Çalışmanın birinci bölümünü oluşturan "Kavramsal Çerçeve" de öncelikle Türkiye sahası âşıklık geleneği hakkında bilgiler verilmiş ardından Kahramanmaraş'ta âşıklık geleneği ele alınmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünü oluşturan "Bulgular ve Tartışma" da ise Ozan Erbabi'nin hayatı ve âşık olma süreci hakkında detaylı bilgilere yer verilmiştir. Bu bölümde ozanın 233 şiiri öncelikle konularına göre tasnif edilip tür, yapı, şekil, içerik ve icra ortamları bakımından incelenip değerlendirilmiştir.
Gaziantep düğünleri
Türk kültürünün geçiş dönemlerinden (doğum-evlenme-ölüm) birisi olarak görülen evlenme törenleri; birbirlerini tam anlamıyla tanımayan insanları gelenek ve görenekler çerçevesinde bir araya getiren, bu kişiler arasındaki sosyal bağları güçlendirerek pekiştiren, sahip oldukları Türk kültür mirasının tam anlamıyla farkına vardırarak, bunları gelenek, görenek, evlenme tören ve ritüelleri ile genç kuşaklara aktarılmasını sağlayan temel unsurlardan biridir. Düğün törenleri insanları birleştirme fonksiyonundan başka; hoşça vakit geçirme, eğlenme ve eğlendirme, toplum kurallarına destek vererek bunları gelecek kuşaklara aktarma, kişisel ve toplumsal baskılardan kurtulma fonksiyonlarını da üstlenmektedir. Bu fonksiyonları belirlemek ve düğün törenlerinin hangi aşamalardan geçtiğini ortaya çıkarmak amacıyla hazırlanan çalışmada, Anadolu ve Rumeli coğrafyasından ve Türk topluluklarının yaşadıkları başka bölgelerden alınan örnekler ile ortak bir düğün modeli oluşturulabileceği düşüncesi ile araştırma yürütülmüştür. Gaziantep düğünlerinin incelendiği bu çalışma giriş ve üç bölümden meydana gelmektedir. Halk biliminin çalışma alanları içerisine giren evlenme olgusunun önemi ve bazı genel kavramların açıklanması ve değerlendirilmesi birinci bölümde verilmiştir. Düğün yapısının ve foksiyonlarının yapılan gözlem ve derlemelere göre tasnif edilerek incelenmesi ikinci bölümde yer almaktadır. Çalışmanın son bölümünde ise Gaziantep düğün törenlerinin geleneksel ve günümüz bağlamında değerlendirilmesi yapılmıştır. Konuyla ilgili yazılı, sözlü ve elektronik kaynaklardan yararlanılmıştır.
Hamzaname: Metin - dizin (14. Cilt)
Bu çalışmada Hamzavî'nin 14. yüzyılda yazıya geçirdiği söz varlığı ve dil bilgisi bakımından Eski Anadolu Türkçesinin dil özelliklerini yansıtan Hamzanâme'nin Yapı Kredi Sermet Çifter Kütüphanesi'nde bulunan 14. cildi ele alınmıştır. Çalışma metnin yazı çevirimi ve çözümlemeli dizininden oluşmaktadır. Çalışmanın amacı metnin doğru şekilde okunarak çözümlemeli dizininin yapılması, böylece edebiyatımızda önemli bir yere sahip olan Hamzanâmeler'in bir cildinin daha günümüz Türkçesine kazandırılmasıdır. Çalışmayla Hamzanâmeler'in edebiyatımızdaki yeri ve önemini belirlenmeye çalışılmaktır. Üzerinde çalıştığımız metin 19. yüzyılda istinsah edildiğinden, Eski Anadolu Türkçesine özgü dil özelliklerinden kimileri eserde farklı biçimlerde yer almıştır. Müstensihin yazımda yaptığı yanlışlar da metinde ikili yazımların oluşmasına neden olmuştur.
İçel efsaneleri üzerine bir araştırma
SUMMARY As we have seen that İçel area is rich in respect to oral works, we've decided to study about myths of İçel Our study consists of theoretic, investigation and written works. For the theory part we've utilized from İçel Adana, Ankarajibraries. We've mentioned the legem of İçel in the access part as we've evaluated the subject as preparing general information. We've seperatedthe Iffl legends into eight groups. Mien we were evaluating them we practised the historical, geographical coparative and sociological methods. We've mentioned the motifs of legends depending on the titles ofStith Thompson's study ealkd "Motif index of Folk LUeraiure "f hut as we couldn't see it directly we coulin' i find out the motif numbers. Afterwards, we've evaluated the legem in respect to being "holy", "true", "extraordinary" and to the motifs before Mmtiism and the motifs of Islamic term beliefs. IVe've found out ' me aadent AnotoBan dvUmdhtis' cuUurel marks, mentioned the motifs of legends and stories. We've mentioned the motif type tmmbers of legends about being flabbergasted from Soon Sakaoğlu' s written - work named " Anadom - Turk Efsanelerinde Taş Kesilme Motifi ve Bu Efsanelerin Tip Katalogu ". In the conehismn part evaluating the 101 legends we' ve found out the value of İçel legends in Turkish kgmdteMng tradition, the cultural marks of İçel people, the effects of; 1. Ancient Turkish euMure 2. Mamism culture 3. The marks of ancient Anatolian emulations. For the MbHsgraphy pari we've onfy mentioned (he written - sources we had seen and used We've prepared the index according to individual and place names. We've also mentioned the author names thai are in the footnotes to the mdmduat names index.
Hamzaname (8. cilt, Yapı Kredi Sermet Çifter Araştırma Kütüphanesi) metin- inceleme
Bu çalışma Hamzanâmenin (8. Cilt Yapı Kredi Sermet Çifter Araştırma Kütüphanesi)halk edebiyatı içinde taşıdığı değerin ortaya konulmasını amaçlamıştır. Çalışma Türkedebiyatında Hamzanâmelerin kaynakları olan İslam tarihi, dinû kıssalar ve menkıbeler ileefsane ve masalar hakkında bilgi vererek başlamaktadır. Hamzanâmeler üzerine yapılançalışmaların tanıtımından sonra destan, hikayecilik ve meddâhlık geleneğindeHamzanâmelerin taşıdığı önem ortaya konulmaktadır.Tezimizin konusunu oluşturan yazmanın temin edildiği Yapı Kredi Sermet ÇifterAraştırma Kütüphanesinin yayını olan Yapı Kredi Sermet Çifter Araştırma KütüphanesiYazmalar Kataloğundaki diğer Hamzanâme yazmalarının ve konumuz olan 8. ciltHamzanâmenin tanıtımından sonra Hamzanâme metninin inceleme kısmı başlamaktadır.Hz. Hamza'nın menkıbevû hayatı 15. yüzyılda halk hikâyecileri tarafından Anadolu'da,Hamzanâme adıyla anlatılmaya başlanmıştır. Yaklaşık 50-60 cilt içinde birbirinin devamı olan150-200 hikâyeden meydana gelen Hamzanâmenin içindeki olaylar ve kahramanlıklarArabistan ve İran'da geçmekte; hikâye kahramanlarının hepsi Arap, Acem, Müslüman, kâfirve putperestlerden oluşmaktadır.Türkçe Hamzanâmeler, ilk kez 16. yüzyılda Hamzavû tarafından yazıya geçirilmiştir.Hamzavû'nin eseri zamanla daha da yayılmış, özellikle Yeniçeri Ocaklarında, sınır boyukalelerinde, kahvehanelerde el yazması kitaplardan okunmuş veya meddâhlar tarafındananlatılmıştır.Bu çalışmayla Hamzanâme ciltlerinden bir tanesinin biçim, üslûp ve içerik özellikleriortaya konulmaya çalışılmıştır. 106 varaklık eserin çeviri yazısı yapıldıktan sonra dil, üslûpözellikleri incelenmiş, eserdeki kişiler, mekân, zaman ve motifler tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Hamza, Hamzanâme, masal, efsane, halk hikayesi
Buket Uzuner'in eserlerinde halk bilimi ve halk edebiyatı unsurları
Halk bilimi ve halk edebiyatı, toplumsal bellekte yer alan kültürel unsurları tespit eden, derleyen, sınıflandıran, yorumlayan ve bu unsurların yaşatılmasına katkı sağlayan disiplinlerdir. Toplumların millî kültür ve değerleri hem yazılı ve hem de sözel ortamda varlığını sürdürmeye devam etmektedir. Ancak bilimsel ve teknolojik gelişmelerin etkisiyle birçok gelenek, görenek ve kültürel unsur unutulma tehlikesiyle karşı karşıya kalmaktadır. Bu bağlamda romanlar, kültürel mirasın korunması ve aktarılmasında önemli bir araç işlevi görmektedir. Bu çalışmada amaç, Buket Uzuner'in eserlerini halk bilimi ve halk edebiyatı unsurlarının varlığı ve işlevleri açısından incelemektir. Bununla beraber modern çağın özellikle genç kuşaklar üzerinde yarattığı kültürel köklerden uzaklaşma sorununa çözüm önerileri sunmayı amaçlamaktadır. Unutulmaya yüz tutmuş millî ve manevi değerlerin, gelenek ve göreneklerin fark edilmesini ve bu konuda toplumsal bilincin artırılmasını hedeflemektedir.
Kütahya efsaneleri
Halk Edebiyatının sözlü ürünlerinden biri olan efsane, günümüzde gerek teknolojik gelişmenin etkisiyle gerekse de insanların vakit geçirme davranışlarının değişmesiyle unutulmaya müsait hale gelmiştir. Sözlü kültür ürünü olması hasebiyle, efsanelerin unutulma riski çok daha fazladır. Özellikle, dünyanın giderek teknolojinin emri altına girmesi insanları sosyal yaşamdan koparmakta ve buna bağlı olarak eskiden bir araya gelmekte zorlanmayan insanlar şuan cenaze ve düğün merasimlerinde dahi bir araya gelememektedir. Hal böyle olunca geçmişten bize miras kalan başta efsaneler olmak üzere sözlü kültür ürünlerimizin icrası mümkün olmamaktadır. Biz bu çalışmamızda Kütahya özelinde var olan ve daha gün yüzüne çıkmayıp kayıt altına alınamamış efsaneleri gerek derleme (görüşme yöntemi) yöntemiyle, gerekse de Kütahya iliyle ilgili yazılı kaynak taraması yapmak suretiyle yazıya aktarmanın amacı içinde olduk. Kaynak şahıslardan elde edilen efsanelerin, çalışmamızın yekününü teşkil ettiğini de söylemek isteriz. Çalışmamızı Kütahya ile ona bağlı ilçe ve köylerle sınırlı tuttuk. Kütahya il sınırları dışındaki yerlerde anlatılan efsaneleri çalışmamıza dahil etmedik. Netice olarak toplam 76 tane efsane derlenmiştir. Derlediğimiz bu efsaneler altı bölümde tasnif edilmiştir. Efsaneler tek tek ele alınarak motif yapısı çıkarılmıştır. Bunun yanında kaynak şahıslardan elde edilen efsane metinlerinin ham hali korunarak çalışmamızın son bölümünde okuyucuya sunulmuştur.
Halk kitapları üzerine mukayeseli bir araştırma
Bu çalışma, Halk Kitapları Üzerine Mukayeseli Bir Araştırma adını taşımaktadır. Çalışmada öncelikli olarak halk kitapları üzerinde durulmuş, halk kitaplarının tarihçesi ve özellikleri verilmiştir. Devamında halk kitapları üzerine yapılan çalışmalar hakkında bilgi sunulmuştur. Çalışmanın ikinci bölümünde ise başta Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde seminer derslerinin kuvvetlendirilmesi için okunan ve Fevziye Abdullah Tansel tarafından hazırlanmış olan "Klasik Türkçe Dinî Metinler" ile çalışmanın diğer eserleri olan "Mevlid-i Nebevi" ve "Leylȃ ile Mecnûn" adlı halk kitapları şekil ve muhteva bakımından incelenmiştir. Çalışmanın son bölümünde ise "Mevlid-i Nebevi" ve "Leylȃ ile Mecnûn" gibi halk kitabı olan eserlerden hareketle "Klasik Türkçe Dinî Metinler" adlı eserin bir halk kitabı olup olmadığı ortaya konmaya çalışılmıştır. Amacımız halk kitaplarına dair yeni bir araştırma ortaya koymak suretiyle bu alandaki bilimsel çalışmalara katkı sağlamak ve kıyıda köşede kalmış veya unutulmuş böyle eserleri gün yüzüne çıkararak Türk kültürüne ait yeni ürünleri bilimsel platformda tanıtmaktır.
Bir halk kitabı olarak (H.1329 tarihli) "Muhammed Hanefi hazretleri Cengi"
Cenknâme türü halk kitapları, çok eski tarihlerden beri dünyanın farklı milletlerinde mevcuttur. Hem yazılı hem sözlü geleneğin kesişim noktasında bulunan ve halka yön veren önemli ürünlerdir. Bu tez bir giriş, iki bölüm, bir sonuç ve eklerden oluşmaktadır. Çalışmada ilk olarak kültür, halk kitapları gibi kavramlar üzerinde durulmuştur. Daha sonra halk kitapları ve özellikleri incelenmiş, çalışma hakkında genel bilgiler verilmiştir. Çalışmanın birinci bölümünde, "Muhammed Hanefi Hazretleri Cengi" başlıklı eser ile ilgili yapılmış çalışmalara yer verilmiş ve aynı zamanda eser, şekil ve muhteva bakımından incelenmiştir. Kısaca bu bölümde eserin halk kitabı olup olmadığı ortaya konmaya çalışılmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde ise "Muhammed Hanefi Hazretleri Cengi" adlı eser "Hāzā Kitâb-ı Muhammed Hanefî", "Resimli Muhammed Hanefi Cengi" ve "Allah'ın Nimetleri ve İnsanlar" adlı eserlerle mukayese edilerek incelenmiştir.
Osmaniye ili merkez ilçeye bağlı köy ve mahallelerde halk kültürü araştırması
Bu çalışmada Osmaniye Merkez ilçe ve Merkez ilçeye bağlı köy ve mahallelerdeki geçiş dönemleri olan doğum, evlenme, ölüm âdetleri ve bunlara bağlı inanışlar, bayram tören ve kutlamalar, halk inanışları, halk mutfağı, halk hekimliği ve anonim halk edebiyatı ürünleri ile ilgili araştırmalar yapılmıştır.Birinci bölümde halk kültürü ile ilgili olan ele alınan konularda yazılı kaynaklardan elde edilen teknik bilgiler verilmiş daha sonra sözlü kaynaklardan edinilen âdet ve inanmalar ilave edilmiştir. Sözlü kaynaklar ile yapılan derlemelerde elde edilen bilgiler incelenerek âdet ve inanışların eski Türk kültürü ile olan benzerlikleri ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır.İkinci bölümde anonim halk edebiyatı ile ilgili olarak; manzum, manzum-mensur, mensur anonim halk edebiyatı ürünlerinden örnekler verilmiştir. Bölüm sonlarında biçim ve içerik yönünden değerlendirmeler yapılmıştır. Çalışmanın son bölümünde metinler içerisinde geçen ve genellikle halen kullanılmakta olan yerel kelimeleri kapsayan bir sözlük oluşturulmuştur.Bu çalışmanın sonucunda Osmaniye yöresinde yaşanmış ve yaşanmakta olan halk kültürünün, hem Orta Asya'nın hem de Anadolu'nun inanç ve kültür yapısından önemli ölçüde etkilendiği anlaşılmıştır. Bu oluşumlar İslâmiyet'in kabul edilişinden sonraki aşamada yeniden şekillenerek günümüz Osmaniye halk kültürünü meydana getirmiştir.Anahtar Kelimeler: Osmaniye, Halk Kültürü, Geçiş Dönemleri, İnanışlar, Anonim Halk Edebiyatı.
Niğde ili Ulukışla ilçesi halk kültürü
Bu çalışmada Niğde'nin Ulukışla ilçesindeki geçiş dönemleri olan doğum, sünnet, askerlik, evlenme, ölüm adetleri ve bunlara bağlı inanışlar, bayram tören ve kutlamalar, halk İnanışları, halk mutfağı, halk hekimliği ve anonim halk edebiyatı ürünleri üzerinde durulmuştur.Halk ile ilgili olan birinci bölümde ele alınan konularda yazılı kaynaklardan elde edilen bilgilerin verilmesinin ardından sözlü kaynaklardan edinilen adet ve inanmalar aktarılmıştır.Anonim halk edebiyatı ile ilgili olan ikinci bölümde; manzum, manzum- mensur, mensur anonim halk edebiyatı ürünlerine yer verilmiştir. Her bölümün sonunda biçim ve içerik yönlerinden değerlendirmeler yapılmıştır. Çalışmanın son bölümünde metinler içerisinde geçen yerel kelimeleri kapsayan bir de sözlük hazırlanmıştır.Bu araştırmanın sonucunda Ulukışla halk kültüründe, hem Orta Asya'nın hem de Anadolu'nun inanç ve kültür yapısının izlerinin bulunduğu görülmüştür.
Adana ili Tufanbeyli ilçesi halk kültürü araştırması
Bu çalışmada Adana'nın Tufanbeyli ilçesindeki geçiş dönemleri olan doğum, evlenme, ölüm âdetleri ve buna bağlı inanışlar, bayram tören ve kutlamalar, halk inanışları, halk mutfağı, halk bilgisi, oyun eğlence ve spor, anonim halk edebiyatı ürünleri ve âşık edebiyatı üzerinde durulmuştur.Halk kültürü ile ilgili olan birinci bölümde ele alınan konularda yazılı kaynaklardan elde edilen bilgilerin verilmesinin ardından sözlü kaynaklardan edinilen bilgilere dayalı âdet ve inanışların eski Türk kültürü ile ilişkileri tespit edilmeye çalışılmıştır.Anonim halk edebiyatı ile ilgili olan ikinci bölümde; manzum, manzum- mensur, mensur anonim halk edebiyatı ürünlerine yer verilmiştir. Her bölümün sonunda biçim ve içerik yönlerinden değerlendirmeler yapılmıştır.Âşık edebiyatı ile ilgili olan üçüncü bölümde; günümüz Tufanbeyli yöresinde âşıklık geleneği hakkında bilgi, geçmişte yaşamış âşıklar ve şiirleri ve günümüzde yaşayan âşıkların şiirlerinden örnekler verilmiştir. Çalışmanın son bölümünde metinler içerisinde geçen yerel kelimeleri kapsayan bir de sözlük hazırlanmıştır.Bu araştırmanın sonucunda Tufanbeyli halk kültüründe, hem Orta Asya'nın hem de Anadolu'nun inanç ve kültür yapısının izlerinin bulunduğu görülmüştür. Bütün bu izler İslamiyet'in kabulünü izleyen süreçte yeni dinin rengini alarak bugünkü Tufanbeyli halk kültürünü oluşturmuştur.Anahtar Sözcükler: Tufanbeyli, Halk Kültürü, Geçiş Dönemleri, İnanışlar, Anonim Halk Edebiyatı, Âşık Edebiyatı.
Akdağmadeni ve çevresi halk kültürü
Bu çalışmada, Akdağmadeni ilçesinin köylerinde yaşatılan folklor unsurlarının araştırılması, günümüzle eski arasındaki farklılıkları belirlenmesi ve değerlendirilmesi üzerinde durulmuştur. Bu tez, giriş kısmıyla birlikte altı bölümden oluşmaktadır. Giriş kısmında ilçeyle ilgili genel bilgiler ve köylerin listesi verilmiştir. Birinci bölümde geçiş dönemi inançları verilmiştir. İkinci bölümde bayram, tören ve kutlamaları, üçüncü bölümde halk mutfağı, dördüncü bölümde oyun ve eğlence, beşinci bölümde anonim halk edebiyatı ürünleri, altıncı bölümde de bölgedeki lakaplar ele alınmıştır. Bu çalışmadaki amaç, Akdağmadeni köylerinde kaybolan halk kültürünü, inanışlarını, kayıt altında tutmak ve bu vesileyle gelecek kuşaklara elde edilen verileri aktarmaktır. Altı bölümlük bu çalışma yapılırken her bölümde, sözlü ve yazılı kaynaklardan edinilen teknik bilgilere uyularak kaynaklar verilmiştir. Daha sonra belli bir düzen içerisinde ana ve alt başlıklar haline getirilen konulara, derlenen bilgiler eklenmiştir. Son değişimler ve değerlendirmeler yapılıp bir disiplin haline getirilmiştir.