In service training

254 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Belediye çalışanlarının hizmet-içi eğitimlere ilişkin tutumları: Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi ve TESKİ örneği

İnsan kaynakları yönetiminin başlıca sorumluluklarından biri hizmet içi eğitimleri düzenlemektir. Hizmet içi eğitimler, çalışanların işleri ile alakalı bilgi, beceri ve yeteneklerini artırmak amacıyla düzenlenmektedir. Hizmet içi eğitimlerle çalışanların hizmetleri yerine getirme sürecinde hata ve yanlış işler yapmalarını azaltmak mümkündür. Böylece personel daha bilinçli hareket ederek zamanını ve enerjisini daha verimli kullanabilir. Etkin bir şekilde uygulanabilecek hizmet-içi eğitimler personelin kendisini güncellemesine, geliştirebilmesine imkân tanımakta ve üretip sunduğu hizmetin kalitesini iyileştirebilmektedir. Bu çalışmanın amacı, belediyelerde verilen hizmet içi eğitime ilişkin çalışanların tutumlarını belirlemektir. Bu çalışma ile belediyelerde etkin bir şekilde verilecek hizmet içi eğitimlerin hizmet kalitesini artırabileceğine dikkat çekilmektedir. Bu çalışmada mevcut literatür taranarak ikincil kaynaklardan yararlanılmıştır. Bu çerçevede ilgili kitap, makale ve tezler üzerinde "Doküman Analizi" yapılmıştır. Bu bakımdan çalışma belge tarama özelliği göstermektedir. Aynı zamanda ikincil kaynak olarak TBB ve bağlı kuruluşu TESKİ'nin eğitim anketleri analiz dilerek anlamlı sonuçlar çıkarılmıştır. Ortaya çıkan sonuçların benzer kurumlarda görevli ve ilgili personele önemli ipuçları sağlayacağı beklenmektedir. Belediyelerde eğitimler doğru planlanırsa hizmet kalitesini iyileştirici etki yapması kuvvetle olasıdır.

BelediyelerEğitimHizmet içi eğitim+4
Kübra Erel
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Hizmet içi eğitimin tükenmişlik sendromu üzerindeki etkisi: Lojistik çalışanları üzerine bir araştırma

Teknolojik gelişmeler ve küreselleşme ile ticari sınırların ortadan kalkması lojistik sektörüne duyulan ihtiyacı artırmıştır. Lojistik sektörüne duyulan ihtiyaç ve lojistik sektörünün dinamik yapısı iş yükünün artmasına ve böylelikle de lojistik çalışanlarının stres seviyesinin yükselmesine neden olmuştur. Stres seviyesinin yükselmesi ile çalışanların psikolojik ve fiziksel olarak kendilerini kötü hissetmeleri tükenmişlik sendromuna yakalanma olasılığını artırmaktadır. İşletmeler iş yükü karşısında oluşan stresi azaltmak, değişimler karşısında çalışanların hazırlıklı olmalarını sağlamak, niteliklerini geliştirmek ve rekabet ortamında üstünlük sağlamak amacıyla çalışanlarına hizmet içi eğitimler vermektedir. Bu araştırmanın amacı da lojistik işletmelerinde çalışanların almış oldukları hizmet içi eğitimlerin tükenmişlik sendromu üzerindeki etkisini cinsiyet bağlamında incelemektir. Araştırmanın örneklemini Türkiye'de faaliyet gösteren lojistik işletmelerinin hizmet içi eğitimi almış 336 çalışanı oluşturmaktadır. Araştırmada veriler online anket tekniği ile toplanmış ve Yapısal Eşitlik Modeli kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda lojistik işletmelerinde verilen oryantasyon eğitiminin kadınlarda tükenmişlik sendromunun alt boyutlarından duygusal tükenmişliği, duyarsızlaşmayı ve kişisel başarısızlığı, erkeklerde ise sadece kişisel başarısızlığı olumsuz etkilediği tespit edilmiştir. Ayrıca rotasyon eğitiminin erkeklerde ve kadınlarda kişisel başarısızlığı, ayrıca erkeklerde duygusal tükenmişliği olumsuz etkilediği gözlemlenmiştir.

Hizmet içi eğitimHizmet içi eğitim programlarıLojistik+5
Sergen Mum
Tarsus University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Pediatri hemşirelerine verilen çocuk istismarı eğitiminin bilgi düzeylerine ve çocuk istismarını raporlamaya yönelik tutumlarına etkisi

Bu çalışma tek merkezli İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesinde çalışmakta olan pediatri hemşirelerin çocuk istismarı ile ilgili bilgi düzeylerinin belirlenmesi ve raporlamaya ilişkin tutumlarını ölçmek amacıyla yarı deneysel çalışma olarak gerçekleştirilmiştir. Çalışmaya toplam 60 hemşire katılım sağlamıştır. Çalışma verileri eğitim öncesi, eğitimden hemen sonra ve eğitimden 1 ay sonra olmak üzere 3 aşamada toplanmıştır. Bilgi düzeyini ölçmek için literatür taranarak çoktan seçmeli sorular hazırlanmış raporlama tutumunu ölçmek için Sağlık Çalışanlarının Çocuk İstismarını Raporlamaya Karşı Tutumlarını Belirleme Ölçeği kullanılmıştır. Veriler SPSS 24.0 istatistik programında değerlendirildi. Ölçeğin cronbach alfa katsayısı hesaplandı. p<0.05 istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. İstatistiksel analizde hemşirelerin çocuk istismar çeşitlerini tanımlayabilme durumu ilk değerlendirmede %18,3, ikinci değerlendirmede %68,3, üçüncü değerlendirmede %75,0 olduğu saptandı. Çocuğa yönelik istismar durumunu tanımada ve bildirimini yapmada kendisini yeterli görme durumu ilk değerlendirmede %15,0, ikinci değerlendirmede %35,0 ve üçüncü değerlendirmede %40'ının evet yanıtını verdiği saptandı. ÇİM'i bilme durumu değerlendirildiğinde ilk değerlendirmede %50, ikinci değerlendirmede %95, üçüncü değerlendirmede %96,7'si ÇİM'i bildiğini ifade etti. Çocuk istismarının bildirimi pediatri hemşirelerinin görev yetki ve sorumluluğu dahilinde olmasını bilme durumu değerlendirildiğinde ilk değerlendirmede %86,7, ikinci değerlendirmede %100, üçüncü değerlendirmede %100 olarak hesaplandı. Sağlık Çalışanlarının Çocuk İstismarını Raporlamaya Karşı Tutumlarını Belirleme Ölçeğinin eğitim öncesinde, eğitimden hemen sonra ve eğitimden bir ay sonraki toplam puan ortalamalarını karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlılık olduğu bulundu. (p=0.01). Araştırmanın sonucuna göre, verilen eğitimin bilgi düzeylerinde artış sağladığı, hemşirelerin eğitim sonrası raporlama konusunda kendilerini yeterli hissettikleri, yasal yükümlülükleri hakkında bilgi düzeylerinin arttığı ve raporlamaya karşı tutumlarının değiştiği gözlendi. Bu araştırma ile de görüldüğü gibi hizmet içi eğitimlerinin planlanması, uygulanması ve lisans eğitim programlarına çocuk istismarı konusu eklenerek hemşireler/ hemşire adaylarının bilgi düzeyleri arttırılmalı, raporlamanın hemşirenin yasal yükümlülüğü olduğunu öğretilmeli ve raporlama süreci hakkında bilgi sahibi olmaları sağlanmalıdır. Anahtar Kelimeler: Çocuk istismarı; pediatri hemşiresi; raporlama.

HemşirelerHemşirelikHemşirelik araştırmaları+6
Selenay Büşra Berk
Sanko University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi İngilizce öğretmenlerinin hizmet içi eğitimi: İhtiyaçlar ve program önerisi

Bu çalışmada okul öncesi eğitim kademesinde görev alan İngilizce öğretmenlerinin hizmet içi eğitim ihtiyaçlarını belirlemek ve okul öncesi kademesinde çalışan İngilizce öğretmenlerine yönelik bir hizmet içi eğitim programı geliştirmek amaçlanmıştır. Okul öncesi kurumlarında görev yapan İngilizce öğretmenlerinin karşılaştıkları temel sorunlar ve hizmet içi eğitim ihtiyaçları araştırılmıştır. Çalışmada İngilizce öğretmenlerinin, okul öncesi öğretmenlerinin ve okul yöneticilerinin görüşlerine yer verilmiştir. İngilizce öğretmenlerinin okul öncesi eğitimde hizmet içi eğitim ihtiyaçlarının giderilmesine yönelik geliştirilen hizmet içi eğitim programına ilişkin öğretmenlere kazandırılması gereken özellikler, düzenlenmesi gereken eğitim durumları ve kazandırılacak özelliklerin nasıl sınanacağına ilişkin öneriler sunulmuştur. Çalışmada katılımcıların, okul öncesi birimlerde görev yapan İngilizce öğretmenlerinin hizmet içi eğitim ihtiyaçları olgusuna yönelik görüşlerinin ve deneyimlerinin araştırılması sebebiyle nitel yöntem desenlerinden fenomenoloji kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formları ve gözlem formu kullanılmıştır. Çalışma 2022-2023 eğitim öğretim yılında Ankara'da okul öncesi eğitim kurumlarında görev yapan yedi İngilizce öğretmeni, altı okul öncesi öğretmeni ve üç okul yöneticisi ile sınırlı olup örneklem amaçlı örnekleme ile seçilmiştir. Yarı yapılandırılmış görüşmeler ve yedi hafta boyunca gerçekleştirilen gözlemler sonucu elde edilen veriler içerik analizi ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda okul öncesi eğitim kurumlarında çalışan İngilizce öğretmenlerinin en çok sınıf yönetimi, küçük çocuklara İngilizce öğretimi, öğrenciyi tanıma ve paydaşlarla iletişim konularında güçlük yaşadıkları tespit edilmiştir. Veri analizleri sonucunda okul öncesi eğitim kurumlarında görev yapan İngilizce öğretmenlerinin en yüksek frekansa sahip hizmet içi eğitim ihtiyacının sınıf yönetimi konusunda olduğu bulunmuştur. Bu ihtiyaca yönelik "Okul Öncesi İngilizce Öğretmenleri İçin Etkili Sınıf Yönetimi" isimli bir hizmet içi eğitim programı geliştirilmiştir.

Hizmet içi eğitimHizmet içi eğitim programlarıOkul öncesi eğitim+5
Şevval Karsavuranoğlu Atasoy
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessEN

Language assessment literacy level and needs of in-service EFL teachers in Turkey

The current research study aimed to examine the LAL levels and training needs of in-service EFL teachers who work in different formal and non-formal education institutions. To that end, training in LTA in undergraduate ELT programs and certain areas they perceive a need for training were investigated. Besides, it aimed to investigate whether training needs in LTA of them differ based on the type of institution and grade level they teach at, their level of experience and education. Their experience concerning LTA practices in classroom was also explored. The study employed a sequential explanatory mixed method design. Both quantitative (questionnaire) and qualitative (interview) data were collected from EFL teachers from different education settings in Turkey. Quantitative data collected from 300 in-service EFL teachers was analyzed using descriptive and inferential statistics. Subsequently, qualitative data collected from 20 in-service EFL teachers to triangulate and clarify questionnaire findings was analyzed utilizing coding and categorizing procedures. The results indicated that the training that they received in four domains of LTA was not adequate and the need for intermediate level of further training was expressed. The findings of the qualitative data also demonstrated that LTA training is not evaluated as sufficient by most of them and the course in LTA did not address the fundamental concepts of LTA adequately. Furthermore, they view the acquisition of expertise in LTA as essential for improving the overall quality of education. Considering these findings and the importance of LAL for EFL teachers, implications and suggestions were provided.

Branch teachersAssessment literacyTraining needs+7
Gamze Sarıyıldız Canlı
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Okul öncesi öğretmenlerinin bilgi-işlemsel düşünme becerilerinin desteklenmesi: Tasarım temelli hizmet içi eğitimin etkisi

Bu araştırmanın amacı, tasarım temelli öğrenme yaklaşımı ile hazırlanan hizmet içi eğitim programının, okul öncesi öğretmenlerinin kodlama ve bilgi-işlemsel düşünme becerilerine etkisini incelemektir. Araştırmanın çalışma grubu, 20 deney ve 20 kontrol grubu olmak üzere 40 okul öncesi öğretmeninden oluşmaktadır. Çalışmanın verileri, eğitim programının uygulanmasının öncesi ve sonrasında nicel ve nitel olarak toplanmıştır. Bu nedenle araştırma karma araştırma yöntemi desenlerinden biri olan müdahale deseni olarak tasarlanmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda, ön test son test kontrol gruplu yarı-deneysel desen kullanılmıştır. Nitel boyutu durum çalışması şeklinde gerçekleştirilmiştir. Araştırma kapsamında deney grubu öğretmenlerine 21 oturumdan oluşan 3 modül hizmet içi eğitim programı beş günlük bir eğitimle uygulanmıştır. Bu kapsamda nicel veriler, "Kodlama ve Bilgi-İşlemsel Düşünme Hakkında Öğretmen İnanışları Ölçeği", "Bilgisayarca Düşünme Ölçeği" ve "Hesaplamalı Düşünmenin Öğretimine İlişkin Öz yeterlik Algısı Ölçeği" ile toplanmıştır. Nicel verilerin analizinde, tekrarlı ölçümler için çok faktörlü varyans analizi (MANOVA) ve bağımlı örneklemler için t testi kullanılmıştır. Nitel veriler ise içerik analizi yöntemi kapsamında çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda tasarım temelli hizmet içi eğitim programının okul öncesi öğretmenlerinin kodlama ve bilgi-işlemsel düşünme becerileri üzerinde olumlu etkisi olduğu sonucuna varılmıştır. Ayrıca araştırmanın nicel bulguları nitel bulguları tarafından desteklenmektedir.

Bilgi işlemsel düşünmeHizmet içi eğitimHizmet içi eğitim programları+5
Merve Avşar
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Bankalarda hizmet içi eğitimin çalışan motivasyonu üzerine etkisi

Bu araştırma, hizmet içi eğitimin çalışanların motivasyonu üzerindeki etkilerinin belirlenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Amaç doğrultusunda hazırlanan anket formu 2012 yılında İstanbul'da faaliyet gösteren özel bankalarda çalışan 235 çalışanına uygulanmıştır.Anketlerden elde edilen veriler bilgisayar ortamında SPSS 17.0 istatistik paket programı aracılığıyla çözümlenmiştir. Araştırmaya katılan banka çalışanlarının tanımlayıcı özelliklerinin belirlenmesinde frekans ve yüzde istatistiklerinden, hizmet içi eğitim tutumları ve motivasyon düzeylerinin belirlenmesinde ortalama ve standart sapma istatistiklerinden faydalanılmıştır. Hizmet içi eğitim ve motivasyon arasındaki ilişkilerin belirlenmesinde korelasyon analizinden, hizmet içi eğitimin çalışan motivasyonu üzerindeki etkilerinin belirlenmesinde ise regresyon analizinden faydalanılmıştır.Araştırma sonucunda; banka çalışanlarının iş dışı unsurlardan motivasyon sağlama düzeylerinin hizmet içi eğitime yönelik tutumlarından etkilenmediği, işin kendisi ile ilgili unsurlardan motivasyon sağlama düzeylerinin ise istatistiksel olarak etkilendiği belirlenmiştir. Buna göre; banka çalışanlarının hizmet içi eğitime yönelik tutumları arttığında işin kendisi ile ilgili unsurlardan motivasyon sağlama düzeyleri de artmaktadır.

Banka çalışanlarıBankacılıkBankalar+2
Enes Veysel Konya
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Mesleki gelişim seminer çalışmalarının öğretmenler tarafından değerlendirilmesi örneklemi

Eğitimde ilerleme iyi eğitilmiş öğretmen, öğretmen eğitimi ise iyi planlanmış mesleki çalışma programları ile mümkündür. Günümüzde uygulanan mesleki çalışma programlarının ise etkililikten uzak olduğu görülmektedir. Bu araştırmada; ilkokul ve ortaokullarda görev yapan öğretmenlerin, sene başı ve sene sonunda gerçekleştirilen mesleki gelişim seminer çalışmaları hakkındaki görüşlerini ortaya çıkarmak ve Ar-Ge çalışmalarına ışık tutmak amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini İstanbul ili, örneklemini Bahçelievler ilçesinde bulunan ilkokul ve ortaokullar oluşturmaktadır. Araştırmanın modeli nitel ve nicel birlikteliğinde karma bir yöntemdir. Nitel bölümde, 65 katılımcıyla yüz yüze yapılan, yarı yapılandırılmış "Mesleki Çalışmaları Değerlendirmeye Yönelik Öğretmen Görüşme Formu" kullanılarak elde edilen veriler içerik analizi ile değerlendirilmiştir. Nicel bölümde ise, araştırmacılar tarafından hazırlanmış, güvenirliği 0,95 olarak bulunan ve 459 katılımcıya uygulanmış "Mesleki Gelişim Seminer Çalışmalarını Değerlendirme Envanteri" ölçeğinden elde edilen veriler frekans ve yüzde değerleri, aritmetik ortalama, T-testi ve one way ANOVA testi kullanılarak çözümlenmiştir. Araştırma sonuçları 8 boyutta değerlendirilmiştir. Amaca uygunluk boyutunda, hizmet yılı değişkenine göre 20 yıl ve üzeri görev yapan öğretmenler lehine anlamlı bir farka rastlanmış, çalışmaların "amacına ulaşmayan program" olduğu tespit edilmiştir. İçerik uygunluğu boyutunda çalışma içeriklerinin "yetersiz ve bilinen konuların tekrarı" olduğu tespit edilmiştir. Süreç uygunluğu boyutunda, yöneticiler ve 51 yaş üstü öğretmenler lehine anlamlı bir farka rastlanmış, sürecin "verimsiz ve zaman kaybı" olduğu tespit edilmiştir. Öğreticilerin uygunluğu boyutunda bekârlar lehine anlamlı bir fark görülmüştür. Yöntem ve tekniklerin uygunluğu boyutunda, erkeklerin ve öğretmenlerin lehine anlamlı bir fark görülmüş, yöntem ve tekniklerin "sıkıcı, tek taraflı ve uygulamadan çok teorik bilgiye dayalı" olduğu tespit edilmiştir. Ortam ve teknik altyapı uygunluğu boyutunda erkekler, bekârlar ve yöneticiler lehine anlamlı fark görülmüş, çalışma ortamının teknolojiden uzak olduğu tespit edilmiştir. İhtiyaç uygunluğu boyutunda çalışmaların öğretmen ihtiyaçlarına uygun hazırlanmadığı tespit edilmiştir. Sonuçların amaca uygunluğu boyutunda yöneticiler, 51 ve üzeri yaş öğretmenler ve lisansüstü eğitim mezunları lehine anlamlı fark görülmüş, çalışma sonuçlarının "uygulamadan uzak ve formalite" olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Sözcükler: Mesleki Çalışma, Mesleki Gelişim, Seminer, Hizmet İçi Eğitim, Öğretmen Yeterlikleri

Hizmet içi eğitimMesleki eğitimMesleki gelişme+4
Gülin Sevi Genç
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye milli eğitim sistemindeki değişmeler ışığında "hizmet içi eğitim"

Bu çalışmanın amacı ilk ve ortaokul öğretmenlerinin hizmet içi eğitime ve hizmet içi eğitimden geçirilmelerini gerekli kılan etmenlere ilişkin görüşlerini belirlemektir. Çalışmada tarama yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Türkiye 'deki veya İstanbul 'daki ilk ve ortaokul öğretmenleri oluşturmuştur. Araştırmaya 170 öğretmen katılmıştır. Öğretmenler hizmet içi eğitimin gerekli olduğunu, bilimsel ve teknolojik gelişmelerin hizmet içi eğitim almayı zorunlu kıldığını, meslektaşlarıyla iletişim kurulmasında önemli olduğunu belirtmişlerdir. Bunun yanında hizmet içi eğitim programları hazırlanırken öğretmenlerin görüşlerinin alınmadığını, yöneticilerin katıldığı hizmet içi eğitim faaliyetlerine kendilerinin de zorunlu olarak katıldıklarını, hizmet içi eğitim seminerlerine katılım kriterlerinin objektif olmadığını, hizmet içi eğitim görevlilerin yeterli miktarda uygulama yapmadıklarını, hizmet içi eğitim ortamlarının fiziki şartları ile ilgili öğretmen görüşlerinin alınmadığını, hizmet içi eğitim programları hazırlanırken öğretmenlerin görüşleri dikkate alınmadan hazırlandığını belirtmişlerdir. Hizmet içi eğitimlerin mesleki konferans şeklinde veya internet üzerinden ve Haziran – Eylül dönemlerinde yapılmasını daha çok tercih etmişlerdir. Öğretmenlerin hizmet içi eğitim hakkındaki görüşlerinde, cinsiyetin, medeni durumunun, eğitim durumunun, kıdem yılının, gelir durumunun, hizmet içi eğitime katılma sayısının bir etkisi görülmemiş, sadece branş değişkeninin etkisi görülmüştür. Fen ve Teknoloji öğretmenleri hizmet içi eğitim konusundaki değerlendirmeleri Türkçe öğretmenlerine göre daha olumludur.

EğitimEğitim sistemiHizmet içi eğitim+2
Murat Arslan
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessEN

In-service education and training needs of instructors working in the accreditation process at vocational qualification test centers

Progression in education is achievable through well-educated teachers, and teacher training can be achieved by well-planned in-service vocational training. In this research, in-service training needs analysis questionnaires were performed on 99 instructors who seek to be assigned in vocational exam center accreditation process. As a result of the assessment of these questionnaires, it was concluded that nearly all instructors have in-service training needs directed at improving their performances. ANOVA analysis was used to assess whether the acceptance level for Important Factors in Training Needs changed depending on the education level. According to the results of the analysis, the importance of the training in terms of "knowing the job description and responsibilities of the organization where the individual will be assigned in Vocational Test Center" has shown differences depending on the education level (F=3.584; p<0.05). When mean values of significance level for almost all statements were examined depending on the training status of participants, it was determined that post graduates agreed that trainings are important at a higher ratio in comparison to other groups. Cronbach Alpha confidence coefficients were calculated to estimate the confidence level of exploratory factor analysis (AFA) in order for determining the Structure Validity and Confidence Analysis of in-service training needs questionnaire. Exploratory factor analysis method was used for statistically determining the structural validity of the questionnaire. Firstly, Kaiser-Mayer-Olkin (KMO) and Bartlett tests were performed to understand whether the questionnaire was compatible for factor analysis. KMO coefficient was calculated to test the sample size. According to the analysis result, statistically significant difference was determined for evaluation of the first aspect of the training needs among instructors with different training levels, however, no significant difference was revealed for the evaluation of the second aspect of training needs. No significant difference was detected at the second aspect of the training needs questionnaire as there were only trainings related to assessment and evaluation, and the instructors participated in this questionnaire had already attended these trainings. According to the TUKEY test results, which was performed to determine the group that caused difference in evaluation of first aspect of training needs, individuals with associate or bachelor's degrees showed the least acceptance level for the first aspect of the training needs, whereas post graduates showed the highest acceptance level. As a result of this, 15 instructors randomly selected among 30, were given 75-hour long training in 2014-2015. At the end of their training " Evaluation Form for In-service Education and Training (EF INSET)" was conducted and results for Training Planning and Program, Competence Level of Trainers, End of Training Gains, General Assessment were presented. Through open ended and Likert-scale questionnaires, observable progression was shown for the benefits of in-service training, Training Planning and Program, Competence Level of Trainers, End of Training Gains, and General Assessment criteria. Performance Evaluation Form for Instructors who have participated In-service Education and Training were filled, demo exams were executed, and technical experts completed performance assessment forms 30 instructors assigned in accreditation process of vocational test center; as a result of the questionnaires, differences between trained and untrained were presented. Performance form of untrained instructors and demo exams were reviewed by technical experts and it was determined that untrained instructors failed to properly achieve exam and documentation processes as they lack knowledge about 17024 accreditation process, don't posses necessary information about National Occupational Standards and not familiar with procedures and presses of Vocational Test Center; therefore, it was planned to provide in-service training to untrained instructors within 2016. The results of Wilcoxon test, which was performed to compare scores of pre- and post-training knowledge and skill-based performance items in the test group, are given in research. According to the analysis results, post-training scores for all knowledge and skill-based performance items have shown statistically significant increase when compared to pre-training scores (<0.05). Accordingly, the in-service training conducted has increased the knowledge and skill-based performance of instructors. Mann Whitney test was performed to compare pre-training knowledge and skill-based performance item scores of the control group and post-training scores of the test group and as a result, post-training knowledge and skill-based performance scores of the test group were statistically shown to be significantly higher than pre-training scores of the control group. According to performance assessment, when pre- and post-training performance assessments compared and demo exams conducted before and after the training were reviewed by technical experts, major differences were determined. Therefore, the obligation to receive these training raised in order for all instructors, wanting to take part in the accreditation process of Vocational Test Center, to conduct the accreditation process in healthy, proper, reliable and objective way and in conformity with the standards. In-service education and trainings are recommended for all current Vocational Test Centers and other exam centers planned to be established in the coming years in order for documentation processes in Turkey to be conducted according to these standards. Key Words: In-service education and training, Vocational Test Center, Accreditation Process, National Occupational Standard

AccreditationIn service trainingOccupational standarts+5
Uğur Diler
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Hizmet içi eğitimin işgören motivasyonuna etkisi

Eğitimli insan, toplumsal yapının her biriminde önem taşımaktadır. İş yaşamında da eğitimli ve işinin gereklerini yerine getirebilen becerideki çalışanlar büyük bir önem taşımaktadır. İşletmeler, çalışanlarına yeterlilik kazandırabilmek için hizmet içi eğitimler vermektedirler. Bunun yanında çalışanların iç enerjisini canlı tutacak önlemlerle motivasyonlarını da artırmaya çalışmaktadır. Çalışanların mesleki yeterliliklerini artıran hizmet içi eğitimin de motivasyonu artırdığı görülmektedir. Bu araştırmada hizmet içi eğitim algısının motivasyon üzerindeki etkisi incelenmiştir. Sivil hava yolu taşımacılığı sektöründe faaliyet gösteren bir işletme evreninde oluşturulan 148 kişilik bir örneklem oluşturulmuştur. Bu örneklemden Clemenz (2005)'in geliştirdiği Hizmet İçi Eğitim Algısı Ölçeği ve Semerci (2010)'un geliştirdiği Başarı Odaklı Motivasyon Ölçeği kullanılarak veriler elde edilmiş ve bu veriler Statistical Package for the Social Sciences (SPSS) paket programı ile analiz edilmiştir. Yapılan analizlerde frekans ve yüzde analizi, standart sapma, farklılık testleri, tek yönlü varyans analizi, TUKEY testi ve t testi teknikleri kullanılmıştır. İstatiksel testler sonucunda elde edilen bulgulara göre; hizmet içi eğitim algısı çalışanların motivasyonuna etki etmektedir. Demografik faktörlerin hizmet içi eğitim algısını ölçen analizlere göre hizmet içi eğitim algısı ile sadece gelir değişkeni arasında bir ilişkinin olduğu diğer değişkenlerin ise bir etkisinin olmadığı görülmektedir. Demografik faktörlerin motivasyon ile ilgisini ölçen analizlerde ise motivasyon ile yaş, cinsiyet, meslekte geçirilen süre, iş yerindeki kıdem, mesleki unvan ve alınan hizmet içi eğitim sayısının anlamlı bir ilişkisinin olduğu görülmektedir. Buna karşın medeni durum ve gelir değişkenleri ile motivasyon arasında bir ilişkinin olmadığı görülmektedir. Anahtar Kelimeler:Hizmet içi eğitim, motivasyon, hizmet içi eğitim motivasyon ilişkisi, Başarı Odaklı Motivasyon Ölçeği..

EğitimHizmet içi eğitimMotivasyon+3
Seda Duran
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Hizmet içi eğitimin iç müşteri memnuniyeti üzerine etkisi: Bir tekstil firması yiyecek içecek bölümü örneği

Yiyecek içecek işletmeleri yoğun emeğin sarf edildiği, üretimin ve tüketimin eş zamanlı olduğu işletmelerdir. Bu nedenle sektörde hizmeti sunan iş gören ile müşterinin arasındaki etkileşim müşteri memnuniyeti açısından büyük önem arz etmektedir. Konusu insan gücüne dayalı olan hizmet sektöründe, büyük başarılar sağlamak ve kar elde edebilmek için nitelikli iş görene sahip olunması gerekir. İş gören niteliğini artıran en önemli faktörlerden birisi hizmet içi eğitimdir. Hizmet içi eğitim çalışanların, mesleki bilgi ve becerilerini geliştirerek bu anlamda kariyer imkânı sağlar. Ayrıca çalışanın işlerine karşı tutumunu yükselten, iş tatmin düzeyinin ve motivasyonu artıran bir uygulama aracıdır. Bunun da müşterinin ihtiyaç ve beklentileri doğrultusunda yapıldığında müşteri sadakatini artırdığı yapılan araştırmalarda gözlemlenmiştir. Anahtar Kelime: Yiyecek içecek endüstrisi, Hizmet içi eğitim, Müşteri Memnuniyeti

EğitimHizmet içi eğitimMüşteri tatmini+4
Merve Metin
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Eğitim geliştirme işlevinin performans yönetimi sistemi açısından önemi ve bir araştırma

Globalleşen dünyada değişime ve yeniliğe öncülük eden işletmelerin karlarını arttırdıkları görülmektedir. Bilginin son derece önemli olduğu bir zamanda insana verilen değerin eğitimin önemi açısından ele alınmış, insan kaynakları sermayesinin eğitime önem vermesi rekabetçi ortama uyum sağlaması, eğitim ve geliştirmenin işletmeler açısından önemi açıklanmıştır.Bu tez çalışmasının içeriğinde insan kaynaklarında şirketlerde verilen eğitimin ve geliştirmenin performans üzerindeki etkilerinin değerlendirilmesi bununla birlikte eğitim ve geliştirmenin olumlu ve olumsuz yönleri incelenmiştir. Tezin birinci bölümünde eğitim ve geliştirmenin amaçları detaylı olarak ele alınmış olup; ikinci ve üçüncü bölümde İnsan Kaynakları açısından eğitimin önemi, amacı, hedeflerin belirlenmesi ve performans üzerindeki etkisine yer verilmiştir. Üçüncü bölümde ise hizmet içi verilen eğitimlerin etkinliği ve kariyer üzerindeki etkisini içeren anket yer almaktadır. Anahtar Kelimeler: İnsan Kaynakları, Eğitim ve Geliştirme, Hizmet İçi Eğitim, Performans.

EğitimEğitim faaliyetleriHizmet içi eğitim+6
Selda Hatay
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Master'sOpen AccessTR

İstanbul İtfaiyesinde hizmetiçi eğitim uygulamaları, personel niteliği ve verimliliği üzerinde etkileri

Hizmet içi eğitim gerek mevcut bilgilerin tazelenmesi gerekse yeni bilgi ve becerilerin personele kazandırılması açısından kurumlar için önem arz etmektedir. Hizmet içi eğitimlerin personel açısından daha verimli performans yükseltici etkiye sahip olabilmesi için bu eğitimlere aktif katılım sağlayan personelin görüş ve önerileri önemli görülmektedir. Bu çalışmada hizmet içi eğitimin tanımı türleri İstanbul büyük şehit belediyesi itfaiye daire başkanlığı tarafından düzenlenen eğitimlerin türleri ve niteliği kavramsal çerçevede işlendikten sonra personelle yapılan mülakatlar çerçevesinde hizmet içi eğitimin etkileri ve daha etkili olabilmesi için personelin görüşleri sonuç kısmında değerlendirilecektir. Anahtar kelimeler: İtfaiye, hizmet içi eğitim, İstanbul Büyük Şehir Belediyesi, teorik ve pratik eğitim

Hizmet içi eğitimHizmet içi eğitim programlarıNitelik+4
Hızır Akyol
Ibn Haldun University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Hizmet içi eğitimler ve çalışanların iş motivasyonu; İBB. İtfaiye Teşkilatı örnek olayı

Bu çalışma hizmet içi eğitimlerin çalışan motivasyon üzerindeki etkileri İstanbul Büyükşehir Belediyesi İtfaiye teşkilatı çalışanları üzerinden incelenmesi amaçlanmıştır. Amaç doğrultusunda 2021 yılı Şubat - Mart ayları içerisinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Teşkilatı'nda görev yapan 25 çalışanla görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Görüşmelerden elde edilen veriler içerik analizine tabi tutularak çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda; düzenlenen hizmet içi eğitimlerin çalışanların başta becerilerini artırdığı, sonra sırasıyla değişime ve yeniliklere ayak uydurmalarına, malzeme ve teçhizat kullanma bilgilerinin artmasına, olaylara bakış açılarını geliştirerek eksikliklerini tamamlamalarına katkı sağladığı belirlenmiştir. Araştırmaya katılanlar hizmet içi eğitim öncesine göre iş yaşamlarında hizmet içi eğitim sonrasında başta iş becerisinde gelişme olmak üzere araç gereç kullanım becerisi, öfke kontrolü, problem çözme ve iletişim becerileri, mesleki farkındalık, soğukkanlı davranmak ve özgüven, müdahale becerisi ve olaylara hakimiyet ile kurumsal aidiyet, verimlilik ve motivasyon artışı konularında artış olduğu görüşündedirler. Araştırmaya katılanlara göre verimlilik ve performans artışı, işe odaklanma, hayati ehemmiyet, kurumsal aidiyet ve mesleki haz açısından iş yaşamında motivasyon önem arzetmektedir. Araştırmada hizmet içi eğitimlerin motivasyon üzerinde mesleki gelişim, iş motivasyonunda artış ve özgüven artışı konularında etkisinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

BelediyelerHizmet içi eğitimMotivasyon+3
İbrahim Alagöz
Ibn Haldun University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Mesleki ve teknik anadolu lisesi muhasebe ve finansman alanı öğrencilerinin işletmelerde beceri eğitimi uygulamasında karşılaştığı sorunlar ve çözüm önerileri Van ilinde uygulama

Türkiye'de mesleki ve teknik anadolu lisesinde (MTAL) öğrenim gören öğrencilerin iş piyasasına girebilmeleri, kendilerini ifade edebilmeleri, iş hayatına adapte olabilmeleri kapsamlı bir mesleki eğitimden geçmektedir. Öğrenciler 4 yıl boyunca MTAL' de seçmiş oldukları alan ve dallar doğrultusunda mesleğe yönelik dersler almaktadır. Bunlardan biri de muhasebe ve finansman bölümüdür. Bu bölümde öğrenciler gerek bilgisayar laboratuvarında, gerekse sınıflarda kendi alan ve dallarına göre meslek dersleri görmektedir. Lise 9. 10. ve 11. sınıflarda ağırlıklı olarak meslek dersleri ve genel kültür derslerini görmektedirler. 12. Sınıfta öğrenciler haftanın 2 günü okulda eğitim görmekte diğer günler ise "İşletmelerde Beceri Eğitimi(İBE)" kapsamında kamu kurumlarında ve özel sektörde staj görmektedirler. Öğrencilerin beceri eğitimi sırasında bir çok sorunla karşılaştıkları görülmektedir. Van ilinde daha önce stajyer öğrenciler için herhangi bir araştırmanın yapılmadığı tespit edilmiştir. Araştırmanın amacı 2018-2019 eğitim öğretim yılında MTAL' de muhasebe ve finansman eğitimi alan ve İBE kapsamında staja giden öğrencilerin uygulamada karşılaştıkları sorunları tespit etmek ve ortaya çıkan problemler için çözüm önerileri getirmektir. 2018-2019 eğitim öğretim yılında staja giden toplam 167 öğrenciye anket çalışması yapılmıştır. Araştırma Van ilinde MTAL' de okuyan muhasebe ve finansman bölümü öğrencilerine yönelik gerçekleştirilmiştir. Yapılan analizler sonucu öğrencilere yönelik anket çalışması yapılmış olup bu çalışma SPSS programıyla analiz edilmiştir. Çalışmanın sonucunda; araştırmaya katılan öğrencilerin %17,4' ü staj süresini yeterli bulmamıştır. %29,4' ü staj yeri bulurken zorluk çektiğini belirtmiş. %14,4' ü stajyer öğrencilere karşı önyargı olduğunu belirtmiş. %16,2' si işyerlerinin stajyerler için gerekli ortamı hazırlamadıklarını belirtmiş. %28,2' si iş yerlerinin stajyer ücretlerini tam ödemediğini ifade etmiştir. %16,8 i koordinatör öğretmenlerinin iş yerlerini düzenli ziyaret etmediğini ifade etmiş. %25,8' i stajyerlerin ucuz işgücü olarak görüldüğünü belirtmiş. %30,6'sı stajyerin bölümü dışındaki işlerde çalıştırıldığını ifade etmiştir. %49,7' si iş yerinde aynı işi tekrar etmenin olumsuz etkisini ifade etmiştir.

Anadolu liseleriBeceriBeceri eğitimi+5
Rahmi Akın
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Soruşturma temelli mesleki gelişim programına katılan fen bilimleri öğretmenlerinin soruşturma anlayışlarındaki gelişimin incelenmesi

Dünyadaki reform hareketlerinin etkisiyle ülkemizde benimsenen eğitim paradigmasına göre Fen Bilimleri Dersi Öğretim Programı'nda 2004'ten beri örtülü olarak, 2013'ten beri ise açıkça öğretmenlerden soruşturma (araştırma-sorgulama) yaklaşımına dayalı etkinlikler tasarlamaları ve uygulamaları beklenmektedir. Ancak bu yaklaşıma dayalı uygulamaların yeterince gerçekleşmediği görülmektedir. Eğitim sisteminde yapılan yeniliklerin sınıf ortamına yansıyabilmesi için öğretmen ihtiyaçları dikkate alınarak hizmet içi eğitimler düzenlenmesi gerektiği fikrinden hareketle, bu çalışmada aynı okulda görev yapmakta olan Zümre Fen Bilimleri öğretmenleri araştırmacılar tarafından hazırlanan Soruşturma Temelli Mesleki Gelişim Programı'na (ST-MGP) katılmıştır. Öğretmenler, araştırmacı ve konu uzmanından oluşan "Mesleki Gelişim Ekibi" ile iş birliğine dayalı gerçekleştirilen ST-MGP bir öğretim dönemi boyunca devam etmiştir. Esnek Soruşturma Temelli Öğretim (ESTÖ) Modeli'ni temel alan ST-MGP ile öğretmenlerin soruşturma anlayışı geliştirmeleri hedeflenmiştir. Öğretmenler soruşturma yaklaşımı hakkında teorik bilgi edinirken sınıf ortamına da edindikleri bilgileri yansıtmaya çalışmıştır. Bu çalışma nitel durum çalışması olarak desenlenmiştir. Öğretmenlerle ve öğrencileriyle yapılan görüşmeler, öğretmenlerin uygulamalarına ait gözlemler ile dokümanlar, ST-MGP toplantılarına ilişkin saha notları nitel verileri oluşturmuştur. Elde edilen tüm veriler betimsel analize tabi tutulmuştur. Araştırmanın sonuçlarına göre; ST-MGP öncesi öğretmenlerin soruşturma anlayışına sahip olmadığı, ST-MGP sonrası soruşturma anlayışlarındaki gelişimin göstergesi olan altı boyutta öğretmenlerin gelişimlerinin farklı düzeylerde olduğu ortaya çıkmıştır. Soruşturma anlayışı kazanan öğretmenlerin öğrencilerinin de soruşturma yaklaşımını kavradığı, ESTÖ Modeli'nin öğretmenlerin uygulamalarını kolaylaştırdığı belirlenmiştir. Öğretmenlerin tamamı bu yaklaşımın gerekliliğine inansa da bazı öğretmenler çeşitli nedenlerle bu yaklaşımı kullanmayı tercih etmemiştir. ST-MGP'nin işe yerleşik ve iş birlikli çalışmaya yönelik olması öğretmenlerin soruşturma anlayışlarına katkı sağlamıştır. Bu araştırmanın Vizyon 2023 Belgesi'nde öğretmenlerin mesleki gelişimi için alınan kararlar ile örtüşmesi araştırmanın önemini göstermektedir.

Fen bilgisi dersiFen bilgisi eğitimiHizmet içi eğitim+6
Feride Eda Öztürk
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Özel sektör çalışanlarına yönelik düzenlenen kurum içi eğitim programlarında öğretim tasarımının yeri

Öğretim tasarımı, yalnızca K-12 eğitimde ya da akademik düzeyde kullanılmamakta, kurumsal eğitimlerin hazırlanması aşamasında da sıklıkla kullanılmaktadır. Bu araştırmada, Türkiye'de uygulanan kurumsal eğitim programlarında öğretim tasarımı modellerinden ne derecede faydalanıldığının tespit edilmesi, kurumsal eğitim alanında çalışanların öğretim tasarımı ve teknolojileri konusunda ne derecede bilgi sahibi olduklarının belirlenmesi, bu kuruluşlarda bilgisayar ve öğretim teknolojileri eğitimi alanında eğitim almış çalışanlar var ise rolleri ve görevlerinin ne olduğunu incelenmiştir. Araştırmanın birinci aşamasında ülkemizde yer alan kurumsal eğitim birimlerinde görevli 46 çalışana anket uygulanmış ve sonuçları nicel yöntemlerle analiz edilmiştir. Araştırmanın ikinci aşamasında ise birinci aşamaya katılanlar arasından 4 kişi seçilerek yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya katılanların %72'sinin öğretim tasarımı kavramını bildiği, %54'ünün de eğitim tasarım ve geliştirme aşamalarında öğretim tasarımı modellerini kullandığı belirlenmiştir. Araştırmaya katılanların %58'sinin kurumlarında standart bir model kullanmadıkları, kurumlarına özel bir modelden yararlandıkları bulgusuna ulaşılmıştır. Ayrıca öğretim tasarımı ve teknolojilerinin kurumlara, zamandan ve mekândan bağımsız eğitimler gerçekleştirilmesine olanak tanıması, ölçme ve değerlendirme işlemlerini kolaylaştırması ve eğitimlere standardizasyon getirmesi gibi faydalar sağladığı sonuçlarına ulaşılmıştır.

Eğitim programlarıEğitim teknolojisiHizmet içi eğitim+4
Yusuf Atalan
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Cebir öğretimine yönelik tasarlanan hizmet içi eğitim kursunun etkililiğinin incelenmesi: Deneysel bir araştırma

Bu çalışmanın amacı cebir öğretimine yönelik tasarlanan hizmet içi eğitim kursunun, matematik öğretmenlerinin aritmetikten cebire geçişin doğasına yönelik farkındalıkları ve materyal tasarımı özyeterlik inançlarına etkisini incelemektir. Bu amaç doğrultusunda Bayburt Üniversitesi Eğitim Fakültesi ve Bayburt Milli Eğitim Müdürlüğü'nün işbirliği ile matematik öğretmenlerine yönelik hizmet içi eğitim kursu tasarlanmıştır. Hizmet içi eğitim kursu bir hafta sürmüştür. Bu araştırma nicel araştırma desenlerinden deneysel araştırma modelinde yürütülmüştür. Çalışmanın örneklemini 2021-2022 öğretim yılında Türkiye'nin doğu karedeniz bölgesinde bulunan bir ilde görev yapmakta olan ve çalışmaya gönüllü olarak katılan matematik öğretmenleri oluşturmaktadır. Deney grubu örneklemini hizmet içi eğitim kursuna katılan 16 matematik öğretmeni oluştururken kontrol grubunu çalışmaya katılmayan 20 matematik öğretmeni oluşturmaktadır. Çalışmanın verilerini toplamak için "Aritmetikten Cebire Geçişin Doğasına Yönelik Farkındalık Ölçeği" ve "Materyal Tasarımı Özyeterlik İnancı Ölçeği" kullanılmıştır. Kurs öncesinde ve sonrasında her iki gruba da ölçekler uygulanarak öntest ve sontest puanları elde edilmiştir. Toplanan verilerin analizinde betimsel ve kestirimsel istatistik yapılmıştır. Elde edilen sonuçlar tasarlanan hizmet içi eğitim kursunun deney ve kontrol grupları arasında anlamlı farklılık oluşturmadığını göstermiştir. Çalışmadan elde edilen sonuçlar doğrultusunda konuya ilişkin yapılacak diğer akademik çalışmalara ve eğitim paydaşlarına önerilerde bulunulmuştur.

AritmetikCebirEtkililik+7
Zeynep Polat
Bayburt University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Sesbilgisel Farkındalık Mesleki Gelişim Programı'nın okul öncesi öğretmenleri ve çocukları üzerindeki etkisi

Araştırmanın amacı Sesbilgisel Farkındalık Mesleki Gelişim Programı'nın; öğretmenlerin sesbilgisel farkındalık bilgisi, sesbilgisel farkındalık etkinliklerini uygulama düzeyleri ve çocukların sesbilgisel farkındalık becerileri üzerine etkisini incelemektir. Araştırma öntest-sontest kontrol gruplu yarı deneysel desende planlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu belirlemek için amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme kullanılmıştır. Çalışma grubunu, 34'ü deney, 33'ü kontrol grubu olmak üzere 67 çocuk ve deney grubunda 2, kontrol grubunda 2 olmak üzere 4 okul öncesi öğretmeni oluşturmuştur. Deney grubundaki öğretmenlere Sesbilgisel Farkındalık Mesleki Gelişim Programı uygulanmıştır. Program sürecinde altı eğitim oturumuna ek olarak, sesbilgisel farkındalık etkinlik uygulamalarında öğretmenlere koçluk yapılarak geri bildirimlerde bulunulmuştur. Öğretmenlere toplamda 5 saatlik bir eğitim verilmiştir ve yaklaşık 10 saat koçluk yapılmıştır. Araştırmada veri toplama araçları olarak Öğretmen Sesbilgisel Farkındalık Bilgisi Ölçme Aracı ve sınıf içi uygulamaları değerlendirmek amacıyla ise Sesbilgisel Farkındalık Uygulama Kontrol Listesi kullanılmıştır. Çocuklardan elde edilecek veriler ise Erken Çocukluk Dönemi Fonolojik Duyarlılık Ölçeği (EÇDFDÖ) ile toplanmıştır. Çocukların ifade edici dil ve genel isimlendirme becerileri kontrol değişken olarak alınmış ve Erken Okuryazarlık Testi ile ölçülmüştür. Öğretmenlerden elde edilen veriler başarı yüzdesi hesaplanarak değerlendirilmiştir. Çocuklardan elde edilen veriler ise ANCOVA, bağımlı ve bağımsız gruplar için t testi ile analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda programın öğretmenlerin sesbilgisel farkındalık bilgisi ve buna yönelik etkinlikleri uygulama düzeylerini artırdığı görülmüştür. Bununla birlikte deney ve kontrol grubunda yer alan çocuklar arasında sesbilgisel farkındalık toplam puanları ve EÇDFDÖ'nün alt boyutları için anlamlı bir farklılık olduğu görülmüştür. Bu bulgular sonucunda Sesbilgisel Farkındalık Mesleki Gelişim Programı'nın etkililiği ortaya koyulmuştur.

Hizmet içi eğitimHizmet içi eğitim programlarıMesleki gelişme+5
Nurbanu Parpucu
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

İş yeri hemşirelerinin eğitimleri, nitelikleri, görev, yetki ve sorumlulukları: Delphi analizi çalışması

İş yeri hemşireleri, sağlığı geliştirme, araştırma, kanıt temelli uygulamalar, multidisipliner iş birliği, yaşam kalitesini arttırma, maliyet etkin iş sağlığı uygulamaları geliştirme, uygulama standartları oluşturma ve politika geliştirme, çalışan birey ve ailesini değerlendirme gibi öncelikli konularda çağdaş roller üstlenmektedirler. Günümüzde birçok ülkede iş yeri hemşireliğinin eğitimi ve uygulaması ile ilgili standartlar geliştirilmiş olup yasal düzenlemeler aracılığı ile desteklenmektedir. Türkiye'de ise iş yeri hemşireliğinde eğitim, uygulama ve yasal düzenlemeler açısından sorunlar güncelliğini korumaktadır. Bu nedenle, bu araştırma iş yeri hemşirelerinin sahip olması gereken nitelikleri belirlemek ve iş yeri hemşireliğine yönelik sertifika programı içeriği geliştirmek amacıyla planlanmıştır. Tanımlayıcı tasarıma sahip bu araştırmada iş yeri hemşiresi nitelikleri (yeterlilikleri) ve sertifika programı içeriği Delphi tekniği kullanılarak (anketin tasarlanması, uzmanların belirlenmesi, uzmanların izlenmesi ve yanıtların tablolanması) üç oturum boyunca alandaki uzmanların değerlendirmesine sunulacak ve uzmanların görüş birliğine varmaları sağlanacaktır. Araştırmanın birinci turunda uzman grubunun açık uçlu sorulara verecekleri yanıtlar üzerinden ana temaları ve kodları ortaya çıkarmak için içerik analizi (nitel veri) kullanılacaktır. İkinci ve üçüncü turda ölçekli maddelere (nicel veri) verilen cevaplara yönelik merkezi eğilim (ortalama, medyan, mod) ve dağılım (standart sapma, çeyrekler arası aralık-IQR değeri) değerleri hesaplanacaktır. Araştırma ile iş yeri hemşirelerinin görev, yetki ve sorumlulukları belirlenecek ve iş yeri hemşireliğine özgü sertifika programı içeriği oluşturulacaktır.

Delphi tekniğiHemşirelerHemşirelik+4
Zehra Gök Metin
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

İşe yeni başlayan hemşirelerin hizmet içi eğitim gereksinimlerinin belirlenmesi

Amaç: Bu çalışma, çalışan hemşirelerin (işe yeni başlayan ve deneyimli) görüşlerine yer verilerek işe yeni başlayan hemşirelerin eğitim gereksinimlerinin belirlenmesi amacı ile yapılmış tanımlayıcı tipte araştırmadır. Yöntem: Araştırmada, 01.09.2013-31.12.2014 tarihleri arasında İzmir İlinde bulunan bir üniversite hastanesi, bir üçüncü basamak devlet hastanesi, bir ikinci basamak devlet hastanesi ve bir özel hastane olmak üzere 4 farklı hastanede çalışan toplam 304 hemşire örneklemi oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak, "Tanıtıcı Veri Formu" ve "Hizmet İçi Eğitime Yönelik Gereksinim Belirleme Formu"nun yer aldığı, işe yeni başlayan (06 ay – 24 ay) hemşireler ve eğitici/yönetici ve 24 ay ve üzeri çalışan hemşireler için ayrı ayrı düzenlenmiş olan bir anket formu kullanılmıştır. Verilerin analizinde, sayı ve yüzde dağılımları alınarak ki- kare ve Mann Whitney-U testi uygulanmıştır. Bulgular: Araştırma kapsamına alınan hemşireler, işe yeni başlayan hemşirelerin eğitim ihtiyacı olduğunu düşündüklerini belirtmiş, büyük bölümü hizmet içi eğitim alsa bile hizmet içi eğitimlerin ihtiyaçlarını karşılamadığını ifade etmiştir. Araştırmaya katılan hemşireler; işe yeni başlayan hemşirelerin en çok "uyum sağlama-iletişim", "pratik eksikliği" ve "ilaçlar" konusunda zorlandığı, en çok "kullanılan formlar", "acil müdahale" ve "ilaç dozları" konusunda hata yaptığını bildirmiştir. Hemşirelerin büyük bölümü, hizmet içi eğitim programlarının "işe başlanılan günden itibaren" ve 10:00-12:00 saatleri arasında ve "1 ay" süre ile olmasını istemiş, kurum ve bölüm oryantasyonun ayrı yapılmasını, eğitim hemşirelerinin donanımlı olmasını ve eğitim programının detaylı planlanmasını önermiştir. "Yaşamsal bulgular, CPR, ilaç uygulamaları ve yan etkileri, kanama takibi, şok, sıvı-elektrolit takibi, acil arabasında yer alan ilaç ve malzemelerin kullanımı, izolasyon gerektiren durumlar ve bakım uygulamaları, bilinci kapalı hasta bakımı ve motivasyon" konularının en çok önemsenen konular olduğu saptanmıştır. Sonuç: İşe yeni başlayan hemşirelerin eğitim gereksinimleri vardır ve yapılan eğitimler yeterli değildir. Hizmet içi eğitim programları düzenlenirken gereksinim saptama yapılmalı, deneyimli ve işe yeni başlayan hemşire görüşlerine yer verilmelidir. Anahtar Kelimeler: Hizmet içi eğitim; gereksinim belirleme, işe yeni başlayan hemşire

Eğitim ihtiyaçlarıHemşirelerHemşirelik+5
Gülden Şen
Ege University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Müzik öğretmenlerinin derslerinde teknoloji kullanma durumları, teknoloji kullanımına yönelik tutumları ve hizmet içi eğitim gereksinimleri (Van ili örneği)

Teknolojinin gün geçtikçe sürekli kendini güncellemesi ve toplumun her alanına yayılması yadsınamaz bir gerçektir. Bu kadar hızlı ilerleyen bir teknoloji de toplumun kendini güncellemesi ve gelişen teknolojiye ayak uydurmasını beklenmektedir. Toplumun çoğu alanında olduğu gibi eğitimde de teknolojiyi yakalamak ve eğitimcilerin bu yönde adım atması çağı yakalamak adına bir gereklilik olmuştur. Günümüzde farklı derslerde bilişim teknolojisine yönelik birçok çalışma bulunsa da literatür incelendiğinde müzik derslerinde teknoloji kullanımı ile ilgili yeterli çalışma bulunmadığı dikkat çekmektedir. Bu sebeple araştırma, müzik öğretmenlerinin teknolojiye yönelik yaklaşımlarını ve onların hizmet içi eğitim ihtiyaçlarını belirlemek amacıyla tasarlanmıştır. Araştırma, müzik öğretmenlerinin teknolojiyi eğitim sürecinde ne ölçüde kullandıkları, bu konudaki tutumları ve hizmet içi eğitim ihtiyaçlarını saptamayı hedeflemektedir. Bu bağlamda, öğretmenlerin teknoloji kullanımına yönelik tutumları ve hizmet içi eğitim ihtiyaçları, cinsiyet, mesleki deneyim, görev yaptıkları okul türü ve eğitim durumları gibi değişkenler incelenmiştir. Bu çalışma, 2022-2023 eğitim yılında Van'da öğretmenlik yapan 70'i kadın ve 92'si erkek olmak üzere toplam (n=162) müzik öğretmeninin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Veri toplama araçları olarak anket ve ölçek kullanılmıştır. Anket soruları Kaya (2009) tarafından "Akademik müzik eğitimi alan öğrencilerin derslerinde müzik teknolojilerinin kullanılmasına ilişkin görüşlerinin incelenmesi" başlıklı çalışması için geliştirilmiş, yarı-yapılandırılmış görüşme formunun araştırmacı tarafından pilot uygulama yapılarak uyarlanması ile elde edilmiştir. Nicel veriler için ise Öztürk (2006) tarafından geliştirilen "Eğitimde teknoloji kullanımına yönelik tutum ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmada katılımcıların demografik bilgileri ise kişisel bilgi formu aracılığıyla toplanmıştır. Eğitimde teknoloji kullanımına ilişkin tutum ölçeği; teknolojinin öğretim süreçlerine etkisi, kendini geliştirme ve sınıf yönetiminde teknoloji kullanımı, olmak üzere üç alt boyuttan oluşmaktadır. Verilerin karşılaştırılmasında SPSS 20 paket programı kullanılmıştır. Bu ölçek üzerinden yapılan analizler, ölçeğin iç tutarlılığının "0.90" olduğunu göstermiştir. Sonuçlar, müzik öğretmenlerinin genel olarak eğitimde teknoloji kullanımına yönelik olumlu tutumlar sergilediğini göstermiştir. Bu durum, öğretmenlerin eğitimde teknoloji kullanımına yüksek seviyede pozitif bir yaklaşım sergilediklerini göstermektedir. Öğretmenlerin bu tutumu, cinsiyet ve eğitim durumlarına anlamlı farklılık göstermezken, mesleki deneyim ve görev yapılan okul türüne göre farklılıklar görülmüştür. Ayrıca araştırmada birçok değişkenin dağılımları incelenmiştir. Çalışmadan elde edilen sonuçlar doğrultusunda, müzik öğretmenlerinin teknolojiye yönelik hizmet içi eğitim ve teknoloji kullanımı konularında daha özelleştirilmiş ve ihtiyaçlarına yönelik eğitim programlarına ihtiyaç duydukları ortaya çıkmıştır. Böylece bu doğrultuda önerilerde bulunulmuştur.

Bilgisayar destekli eğitimBranş öğretmenleriHizmet içi eğitim+7
Faruk Caylan
Mersin University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Bir üniversite hastanesinde çalışan onkoloji hemşirelerine web tabanlı verilen kan ve kan ürünleri transfüzyonu, transfüzyon komplikasyonları ile izlemi eğitimi etkinliğinin değerlendirilmesi

İki gruplu ön test- son test desenli yarı deneysel çalışmanın amacı bir üniversite hastanesinde çalışan onkoloji hemşirelerine web tabanlı verilen kan ve kan ürünleri transfüzyonu, komplikasyonları ile izlemi eğitimi etkinliğinin değerlendirilmesidir. Araştırma Koç Üniversitesi Hastanesi'nin onkoloji servisinde çalışan 44 girişim, 29 kontrol grubunda olmak üzere toplam 73 hemşire ile Mart-Mayıs 2023 tarihleri arasında yazılı ve sözlü onam alındıktan sonra gerçekleştirildi. Girişim grubundaki hemşirelere kan ürünleri, transfüzyonu, komplikasyonları izlemine yönelik web tabanlı eğitim verildi. Kontrol grubundaki hemşirelere eğitim verilmeyip, klinikteki eğitim materyallerini okumaları istendi. Veriler kişisel bilgi formu ve literatür doğrultusunda hazırlanan kan ürünleri, transfüzyonu izlemini içeren Bilgi Formu ile toplandı. Çalışmada eğitim öncesi girişim grubundaki hemşirelerin kan ürünleri, transfüzyonu, komplikasyonları ile izleme yönelik bilgi toplam puan ortalaması 4,75±9,53 iken, eğitimden sonraki ikinci hafta 21,16±8,35, dördüncü hafta 24,75±6,89 ve üçüncü ay 27,57 ± 6,33 olarak arttı. Kontrol grubunun eğitim öncesi bilgi puan ortalaması 3,9 ± 8,05 iken, tekrarlı ölçümlerde ikinci hafta, dördüncü hafta ve üçüncü ay bilgi puan ortalamasının arttığı belirlendi. Girişim- kontrol grubu arasında bilgi puan ortalaması açısından istatistiksel olarak anlamlı fark bulundu (p=0,00). Sonuçta web temelli eğitim verilen hemşirelerin toplam bilgi puan ortalamaların yükselttiği görüldü. Onkoloji hemşirelerine kan ürünleri, transfüzyonu, komplikasyonları izlemine yönelik geleneksel eğitim materyalleri yanında web temelli eğitimler yapılması, eğitimlerin etkinliğinin üç aydan uzun süre değerlendirilmesi önerilmektedir.

HastanelerHastaneler-üniversiteHemşireler+7
Pınar Uzun
Bahçeşehir University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00

Related subjects