Visual arts

187 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Görsel sanatlarda hayalî bahçe tasvirleri

Doğanın içinde yaşayan insan ilk çağlardan beri doğayı dönüştürerek kendi tarihini yaratmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde insanın doğayla olan ilişkisi irdelenmiştir. Doğanın içinde var oluş savaşı veren insanın, ürünlerini yetiştirmesi ve bahçeler oluşturması, insanlık kültürünün ilk başarısı olarak görülür. Bahçelerin dönemler boyunca değişimi ve bulundukları coğrafyalara göre gösterdikleri özellikler, Bahçelerin Kısa Tarihçesi isimli ilk bölümde anlatılmıştır. Bu bölümde; bahçelerin yer aldıkları kültürlere ve inanışlara göre gösterdikleri değişimler incelenmiş, bahçelerin felsefeyle olan ilişkisi kısaca anlatılmış, insanın düşünce tarihindeki yeri irdelenmiştir. İkinci bölümde; hayalî bahçelerin tanımının yanı sıra tarih boyunca insan yaşamlarındaki yeri ve önemi ele alınmıştır. Hayalî bahçelere dair mitlerin bazıları, insanın öldükten sonra gideceği dünyadaki iyilik ve kahramanlıklarının ödülü olan bir bahçeyi anlatırken, bazı mitler bu cennet bahçelerinin yeryüzünde bulunduğunu anlatır. Bu ütopik bahçe mitleri, dönemlere ve fiziksel koşullara göre değişiklikler gösterse de birçok benzer öğeyi barındırır. Farklı dönemlerde pek çok sanatçı bu mitleri - idealleri farklı biçimlerde ve tekniklerde canlandırmıştır. Bu bölümde, hayalî bahçelerin Avrupa, Doğu ve Uzak Doğu sanatındaki yansımasının, felsefi ve toplumsal boyutunun yanı sıra, görsel sanatlarda örnekleri de çözümlemeli olarak incelenmiş ve karşılaştırılmıştır. Tek tanrılı ve çok tanrılı dinlerin yanı sıra yeryüzünde bahçe tasavvurunun incelendiği bu bölümde; Cennet bahçesi, Altın Çağ, Hayat ağacı gibi pek çok mitin hayalî bahçe kavramı açısından görsel sanatlarda önemli bir esin kaynağı olduğu göz ardı edilmemektedir. Anahtar Kelimeler: Görsel Sanatlarda Bahçeler, Cennet Bahçeleri, Hayalî Bahçeler, Altın Çağ, Mitoloji.

BahçelerCennetDoğa+5
Aslı Ayşe Akyüz
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul beşinci sınıf görsel sanatlar dersinde üç boyutlu (Seramik çamuru) plastik uygulamalara ilişkin bir eylem araştırması

Değişen zamanla beraber sanat eğitiminde de bazı değişiklikler meydana gelmektedir. Sanat eğitiminde iki boyutlu çalışmaların yanı sıra farklı boyut, malzeme ve teknik olarak zenginleşme ve gelişme ihtiyacı ağır basmaktadır. Bu ihtiyaç doğrultusunda sanat temelli eğitim önemli bir işlev yerine getirmektedir. Bu araştırmanın amacı, 5.sınıf öğrencilerinin yapmış olduğu resim çalışmalarının seramik çamuruyla, kabartma (rölyef) ve üç boyut olarak şekillendirmeleri sürecinde iki boyutlu çalışmalardan üç boyutlu çalışmalara geçerken yaşadıkları problemler incelenmiştir. Bu amaçla araştırma, sanat temelli araştırma ve eylem araştırması ile desenlenmiştir. Araştırma 2014-2015 eğitim öğretim yılında Türk Eğitim Vakfı Zahide Zehra Garring Ortaokulu Görsel Sanatlar atölyesinde; Görsel Sanatlar dersi ve ders dışı etkinlikler kapsamında beşinci sınıflara uygulanmıştır. Çalışma 18 Kasım - 08 Aralık 2014 tarihleri arasında uygulanmıştır. Araştırma süresince üç etkinlik yapılmıştır. Her etkinlik öncesi uygulama hakkında tartışılmış ve ardından sanat ürünlerinin oluşturulması aşamasına gerçilmiştir.Toplam 4 haftalık bir süreç içinde araştırmanın uygulaması tamamlanmıştır. Gerçekleşen her uygulamada kamera ile görüntü alınmıştır. Süreç fotoğraflarla belgelenmiştir. Araştırmada yer alan her öğrenciye çalışma uygulanmıştır ve veriler toplanmıştır. Uygulamaya 13 öğrenci katılmıştır, iç örneklem yoluyla altı öğrenci odak öğrenci olarak uygulamaya katılmıştır. Her uygulama sonunda odak 6 öğrenci ile yarı yapılandırılmış sorular sorulup cevaplandırmaları istenmiştir. Araştırma sırasında veriler, ders video kayıtları, yarı yapılandırılmış sorular, araştırmacı günlüğü, fotoğraflar ve öğrenci ürünleri elde edilmiştir. Anahtar kelimeler: Sanat eğitimi, Plastik şekillendirme, Üç boyutlu çalışmalar

Ders programlarıGörsel sanatlarGörsel sanatlar eğitimi+7
Şadan Saygı
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Türk sanatında düş, bellek ve gerçeküstücülük

İnsanların bilinçaltının sırlarını, inceliklerini, düşlerin gizemini çözmek, insanlar için hep merak konusu olmuştur. Gerçeküstücü eylemin ön planında olan düştür. Çünkü insanlığın bu zamana kadar hep merak ettiği ve yorum yaptığı bir konudur. Kişinin asıl benliğini oluşturan öğeler, hep bastırılmıştır. Bunların üzerindeki baskı kalktığı zaman ortaya çıkan dışavurumlar sanata yansıtılmıştır. Burada asıl önemli konu Gerçeküstücü eylemde nesnenin değiştirilmesi unsurudur. Nesnenin dönüştürülmesi, değiştirilmesi meselesi düşlerde de ortaya çıktığı gibi Gerçeküstü akımın oluşumunda önemli katkısı vardır. İmgeye dış dünyanın baskısıyla verilen tanımlar Gerçeküstücü düşüncede tamamen değiştirilmiştir; nesneler sanatçının iç dünyasına göre dıştan bir etki olmadan tanımlanmaya başlanmıştır. İnsanın iç dünyası sürekli bir fantezi dünyasıdır. Sanatçılar buradaki sentezi dışa aktarmaya çalışarak insanın iç dünyasını anlamaya ve ona yönelmeye başlamışlardır. Sanatçının kişiliği eseri aracılığıyla derinliğini yansıtır, tarz ve kişilikleriyle şekillenen sanat eseri gitgide daha dışavurumcu bir hal almış, bilinçaltının artık dışa yansıma için yol aradığı psikolojik durum kendini göstermiştir. Düş dünyasına nüfuz eden bilinçaltı artık sanat hayatına da nüfuz etmeye başlamıştır. Mantık ve estetik yargının engellediği ruhsal sanat ortamı, bu olguların göz ardı edilmesiyle kendini rahatça yansıtma gücünü elde etmiştir. Artık fizik ötesi bir âlem içerisinde yeni bir evren anlayışı Gerçeküstücü bir tavırla insan hayatına nüfuz etmektedir. Düşsel durum insanın kendini daha iyi kavramasına, hayal gücü dünyasını keşfetmeye olanak sağlamıştır. Gerçeküstücülük bu amacı görünür kılarak sunmuştur. Otomatizm, büyü, mistisizm, mizah, gerçeküstücü nesnelerle fantastik olanı arayan ve bu tekniklerle asıl gerçekliğe ulaşmaya çabalayan sanatçılar arzu ve isteklerini dışa yansıtarak belleklerindekileri boşaltmış ve iç dünyanın çözümüne ulaşmaya çalışmışlardır. Biçim ve renk olgularından ziyade Gerçeküstücülükte esas alınan öge duygudur. Çağdaş Türk Sanatında oluşmaya başlayan akımlar Güzel Sanatlar Akademisi'nden bir grup sanatçının yurtdışına gidip oradaki sanat ortamlarıyla kaynaşmasıyla ve yeni ağlarla yeni sanat çevrelerini tanımasıyla oluşmuştur. Bu bağlamda yeni sanat anlayışları Türk Resmine hâkim olmaya başlamıştır. Bunlardan biri de Gerçeküstücülüktür. Gerçeküstücülük ile birlikte fantastik ögelerden ve farklı sanat akımlarından da yararlanan Türk Sanatçılar, Çağdaş Sanatı geliştirmede ve uygulamada önemli adımlar atmışlardır. Bu sanat akımında önemli olan nokta düşler ve bilinçaltının derinliklerinde yatan sırlardır. Amaç bilinçaltının usun boyunduruğundan çıkartılarak insanı daha iyi tanımlamaya, onun sınırlarını aşmaya yöneltmektir. İnsanın iç dünyasını, fantezilerini ön plana çıkarmaya çalışan sanatçılar, nesnelere bambaşka anlamlar yükleyerek, doğayı yorumlamışlardır.Etkilendiği akım yıkıcı olmasına rağmen, Gerçeküstücülük yıkıcı bir faaliyet değil, yapıcı bir ifade aracı olarak kendini göstermiştir. Türk Sanatçılar bu bağlamda Batı Sanatını inceleyerek Türk Resminde o etkiyi oluşturmuşlardır.

Batı resim sanatıDüşlerGörsel sanatlar+7
Özge Kahraman
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı ana sanat atölye formasyonlarının, ortaöğretim görsel sanatlar dersi, öğrenci kazanımlarına etkileri

Bu araştırmada, Resim-İş Eğitimi bölümlerindeki farklı ana sanat dallarından mezun olan öğretmenlerin, ortaöğretim Görsel Sanatlar dersi kazanımlarını karşılamadaki farklılıkları ve bu farklılıkların ortaöğretim öğrencilerine ve kazanımlarına olan etkileri araştırılmıştır. Farklı ana sanat dalı içeriklerinin, öğretmenlerin farklı niteliklerde yetişmesini sağlayıp sağlamadığı ikileminden yola çıkarak, görsel sanatlar öğretmenlerinin sahip olmaları gereken temel uygulama becerilerinin neler olduğu ve bu becerileri hangi ana sanat dallarından kazanılabileceğine dair yanıtlar aranmıştır. Bu amaç doğrultusunda 2020-2021 Eğitim-Öğretim yılı içerisinde ortaöğretim görsel sanatlar dersine giren öğretmenlere görüşme ve anket uygulamaları yapılmıştır. Araştırmada nitel taramaya dayalı çoklu durum incelemesi yaklaşımı kullanılmıştır. Nitel tarama aracılığıyla, araştırmanın örneklemini oluşturan görsel sanatlar öğretmenlerinin problem durum ile alakalı bakış açıları ve meslekî deneyimlerini ortaya koymaları hedeflenmiştir. Bu bağlamda anket soruları ve yüz yüze görüşme olarak iki farklı veri toplama aracı kullanılmıştır. Araştırma sorularına ilişkin hazırlanmış 30 adet anket sorusu ve yedi adet görüşme sorusu bulunmaktadır. Araştırmanın anket uygulamasına katılan 40, görüşme yapılan 14 görsel sanatlar öğretmeni bulunmaktadır. Anket uygulamasından toplanan veriler sayısal ve yüzde değerleri üzerinden tablolarda gösterilmiş ve yorumlanmıştır. Ayrıca katılımcılar ile yapılan görüşmelerden elde edilen veriler açıklanarak katılımcıların problem durum hakkındaki görüşleri kapsamlı bir şekilde değerlendirilmiştir. Katılımcılardan elde edilen veriler ışığında, ortaöğretim görsel sanatlar dersinin uygulama temelli kazanımlarının resim disiplini etrafında şekillendiği çıkarımı yapılmıştır. Yine katılımcıların yanıtlarından yola çıkarak tüm görsel sanatlar öğretmenlerinin sahip olması gereken sanatsal becerilerin Resim Ana Sanat Dalı içeriğinde daha fazla bulunduğu ve öğretmenlerin bu ana sanat dalı etrafında şekillenmiş bir eğitim almaları gerektiği çıkarımına ulaşılmıştır. Ayrıca farklı ana sanat formasyonlarının görsel sanatlar dersinin gerektirdiği temel nitelikleri eşit derecede öğretmenlere sağlayamayacağı fikri ortaya çıkmıştır. Araştırmanın sonunda Resim-İş Eğitimi bölümleri ile görsel sanatlar dersinin içeriklerinin birbirini karşılayamadığı ve görsel sanatlar dersi müfredatı doğrultusunda öğretmen yetiştirmenin gerekliliği vurgulanmıştır. Sonuç olarak görsel sanatlar dersinin öğrenciler için yalnızca kişisel gelişim dersi değil, kendi içerisinde öğrenilmesi gereken teknik bilgi ve kuralları barındırdığı ve öğretmenlerin bu nitelikleri karşılayabilecek becerilerinin olması gerektiği söylenebilir.

AtölyeAtölye dersiFormasyon+5
Nejat Erdi Korkmaz
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin görsel sanatlar dersi uygulamalarının grafik tasarım açısından değerlendirilmesi

İnsanın eğitiminde sanat vazgeçilmez bir değerdir. Birey, duygu ve düşüncelerini ifade ederken gayretle yaratıcılığını ortaya koymaktadır. Okullarda görsel sanatlar dersi, grafik tasarım uygulamalarıyla öğrencinin çizme, boyama, inşa etme, seçme, yenileme, tasarım yapma, yorumlama yeteneğini geliştirir. Sanat eğitimi, bu gayretin içinde, kendi yöntem ve ilkelerine sahip özel bir alandır. Tasarımların amaca uygun olması için grafik ve biçim ifadelerinin uyum içinde kullanılması gereklidir. Tasarımın temel ilkeleri olan hizalama, denge, karşıtlık, vurgulama, hareket, görüntü, oran, yakınlık, tekrarlama, ritim ve birlik grafik tasarım için de geçerlidir. Öğrenci bunları öğrendiği takdirde konuya daha hakim olacaktır. Araştırmanın birinci bölümünde, problem durumu, araştırmanın amacı, önemi, varsayımlar ve sınırlılıklar başlığında bilgi verilmiştir. Bölüm ikide sanat eğitimi, görsel sanatların gerekliliği, grafik tasarım öğeleri ve yaratıcılığa etkileri irdelenmiştir. Bölüm üçte görsel sanatlar dersi uygulamalarında grafik tasarım çalışmalarının tasarım öğeleri açısından değerlendirilmesi yapılmıştır. Bölüm dörtte, öğretmen ve öğrencilere uygulanan anket ve sonuçlarına yer verilmiştir. Tarama modelinin uygulandığı araştırma yöntemi ile İzmir iline bağlı 3 ilçedeki 4 ayrı ortaokulun 21 ayrı sınıfında yapılan anket çalışması sonrasında araştırmanın amacına yönelik veriler elde edilmiştir. Araştırmada nitel araştırma tekniğinden faydalanılmıştır. Görsel Sanatlar dersi uygulamalarında, resimlerde yaratıcılık kavramına daha çok önem verilip, özel yöntem ve tekniklerin uygulanabilirliğinin sağlanması ve grafiksel tasarım açısından bilgilerin güncellenmesi ön görülmektedir. Bu bağlamda, grafik tasarım teknikleri kullanılarak farklı okullarda görsel sanatlar dersinde öğrencilere uygulamalı çalışmalar yaptırılmış ve çalışmalarla ilgili değerlendirmelerle sonuca gidilmiştir. Yapılan anket sonucunda öğrencilerin gerçekleştirdikleri çalışmalarda, görsel tasarımın ilkeleri kullanılarak iki ve üç boyutlu özellikteki çalışmaların yapılabileceği belirlenmiştir. Ayrıca ünlü ressamların eserlerinden hareketle, öğrencilerin bu ressamların çalışmalarından yola çıkarak, farklı yöntemleri ve ilkeleri kombine etmeleri yoluyla yaratıcı tasarımlar oluşturabilecekleri kanısına varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Sanat Eğitimi, Görsel Sanatlar, Grafik Tasarım

Grafik tasarımıGörsel sanatlarGörsel sanatlar dersi+4
Hilal Alkan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Çini ve seramik modeller için bilgisayar destekli desen tasarımı

Bilindiği gibi bilgisayar teknolojisinin gelişimi hayatın her alanını etkilemekte ve günümüzde gerek görsel sanatlar, gerekse el sanatları bu değişimden etkilenmektedir. Özellikle bilgisayar destekli tasarımın (CAD) ve bilgisayar destekli üretimin (CAM) giderek artan bir şekilde kullanımı, hemen her alanda olduğu gibi sanat alanında da belli bazı yeni şablonların oluşmasına yol açmaktadır. Artan iletişim olanakları ve küreselleşmenin etkisi ile giderek tekdüze bir hal alan tasarım alanında kültürel farklılıkların tasarımlara yansıtılmaması sanatta çeşitliliği sınırlamaktadır. Bu nedenle günümüzde yapılan tasarımlarda özgünlük ve belli bir kültürü yansıtmanın önemi giderek artmaktadır.Yapılan bu araştırmada, seramik ve çini modellerin bilgisayar destekli tasarımı üzerinde durularak, bilgisayar destekli tasarımda geleneksel çini tasarımında kullanılan motiflerin bilgisayar ortamına aktarılması hedeflenmiştir. Bu amaçla SIR isimli bilgisayar üzerinde çini dekorasyonu yapmaya olanak veren bir program geliştirilerek, programın çini sektörü üzerindeki etkilerinin araştırılması amacı ile konu ile ilgili uzman görüşlerine yer verilmiştir.Araştırmada geliştirilen programla tasarlanan seramik ve çini modellerin geleneksel modellere uyumu programın kullanılabilir olduğunu gösterirken, uzman görüşlerine göre de geliştirilen program zaman, üretim maliyeti gibi konularda avantajlara sahip iken, orijinallik konusunda ise yetersiz kalmaktadır.

Bilgisayar destekli tasarımBilgisayar grafikleriGörsel sanatlar+4
Hüseyin Karaosmanoğlu
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Alice Harikalar Ülkesinde kitaplarının görsel sanatlara etkileri (illüstrasyon, film, animasyon)

1865-1872 yıllarında basılan `Alice Harikalar Ülkesinde' ve `Alice Aynanın İçinde' adlı romanların yazarı olan Charles Ludwidge Dodgson aslen matematik profesörüydü ve bu eserleri Lewis Carroll imzasıyla yayımlatmıştı. O günden bugüne bu eserlerin birçok filme, çizgi filme, çizgi kitaplara konu olduğu görülmektedir.Araştırmanın temel amacı, Alice Harikalar Ülkesinde kitap, illüstrasyon, film ve animasyon eserlerindeki esprilerin bütün ülkelerde böylesine ilgi görmesinin ve birçok illüstrasyona, filme, animasyona konu olmasının nedenini incelemektir.Bu araştırma genel tarama modellerinden ilgili literatürün incelenmesiyle gerçekleştirilmiştir.Alice kitapları, görsel olarak başta Sir John Tenniel olmak üzere birçok illüstratöre ve Sürrealist ressam Salvador Dali'ye ilham kaynağı olurken, film yönetmenlerine de konu oluşturduğu görülmektedir. Bu araştırmada adı geçen çizerler de dâhil olmak üzere seçilen elli illüstratörün eserlerine ve bugüne dek çekilmiş belli başlı on iki Alice filminden görsel bilgilere yer verilmiştir.Kitapların bu kadar çok çizere ve yönetmene konu olması bile görsel sanatlara etkisini göstermek için yeterli sayılabilir. Öğrencilere yaptırılan uygulamalarda, romanda bir kez adı geçen Cellat gibi önemsiz görülebilecek bir karakteri bile kendi yorumlarına göre resmetmeleri ile bugüne kadar çekilenlerin dışında Alice'in halen yeni filmlere ilham verebilmesi, bu katkıların ne derece önemli olduğuna bir işarettir.Bu tip eserlerin detaylı olarak incelenmesiyle, kitap resimleyen sanatçıların asıl içeriğe uygun çizimler yapmasına eğitimsel bir değer katılabileceği ve ortaya farklı karakter tasarımlarının çıkmasının sağlanabileceği anlaşılmaktadır. Ayrıca üniver-sitelerde Alice kitapları, öğrencilere metin ve karakter yorumlayarak resimleme yapmak konusunda bir kaynak olarak gösterilebilir. Hatta çocuklara metinler eksiksiz sunularak, onların çeşitli resimlemeler ve görsel ifadeler kazanabilecekleri düşünülebilir.

Alice Harikalar DiyarındaCanlandırmaCarroll, Lewis+7
Mehmet Günay Ercan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Görsel sanatlar dersinde müze bilinci kazandırılması amacıyla illüstrasyon tekniğinden yararlanılması

Kültürel mirasın çocuklara aktarılması ve müze bilincinin kazandırılması adına Görsel Sanatlar Dersinde Müze Bilinci Kazandırılması Amacına uygun biçimde gerçekleştirilmesinin önemi büyüktür. Bu kazanımları elde etmek için, çocukların ilgisini çekebilecek etkinlikler ve illüstrasyonlar, müze bilincini kazandırabilmenin en iyi yollarından biri olarak kabul edilebilir.Bu araştırmanın amacı, Görsel Sanatlar Dersinde Müze Bilinci Kazandırılması Amacı ile İllüstrasyon Tekniğinden yararlanılması ve İlköğretim 1.Kademe Görsel Sanatlar Dersi Öğretmenlerinin bu amaçla hazırlanan etkinlikler hakkındaki görüşlerini değerlendirmektir.Bu kapsamda araştırmanın verileri, nitel araştırma yöntemlerinden görüşme tekniğiyle gerçekleştirilmiştir. 2010-2011 öğretim yılı Bahar döneminde Balıkesir İlinde bulunan altı ilköğretim okulundaki 1.Kademe Görsel Sanatlar Dersine giren öğretmenlerin, beş soruluk yarı yapılandırılmış görüşme formunda yer alan açık uçlu sorulara verdikleri yanıtların analiz edilmesiyle elde edilmiştir.Araştırmanın sonucunda öğretmenler, İllüstrasyon tekniği kullanılarak hazırlanan eğitim materyalinin derste başarıyı olumlu etkileyeceği ve oyun şeklinde hazırlanmasının derse severek katılım sağlayacağını vurgulamışlardır. Ayrıca görüşme yapılan öğretmenlerin hepsi Görsel Sanatlar Dersinde Müze eğitimiyle ilgili olarak var olan Görsel Sanatlar Dersi kılavuz kitabının yetersiz kaldığını, Müze Eğitimi ile ilgili kaynak ve materyal sıkıntısı çektiklerini belirterek, yapılan bu çalışmanın, eğitim materyali olarak derslerde kullanılması gerektiği görüşündedirler.Araştırmada elde edilen sonuçlara dayalı olarak öneriler geliştirilmiştir.Anahtar Kelimeler: Görsel Sanatlar Dersi, Müze Eğitimi, Eğitim, İllüstrasyon, Görsel Sanatlar Eğitimi

Görsel sanatlarGörsel sanatlar dersiGörsel sanatlar eğitimi+2
Figen Durmuş
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

P&G ailesinde kullanılan tipografik elemanların semiyolojik incelenmesi

Bu çalışmada, P&G ailesinde kullanılan tipografik elemanların görsel yönünün anlam oluşturma derecesi ve semiyolojik sürecinde diğer anlam modlarıyla nasıl etkileşime girdiği çok modlu bir perspektiften incelenmiştir. Tipografi, bir işletmenin tasarımını, marka sesini ve kişiliğini tüm dijital ve geleneksel kanallarda destekleyen özelliklerin toplamıdır. Marka yazı tipleri ve tipografi, diğer marka bileşenleri gibi, markanın kişiliğiyle uyumlu olmalıdır. Bu kapsamda P&G ailesinde yer alan 4 farklı markanın yer aldığı tüm yazılı, basılı ve sözlü kaynaklar incelenerek doğuşu ile birlikte logo ve sembollerinin günümüze kadarki serüvenleri araştırılıp incelenmiştir. Keller tarafından yapılan araştırmalar göz önüne alındığında ürün kalitesinin genel hatları semiyolojik açıdan yorumlanarak tez sonucunda marka logo ve sembollerin önemi vurgulanmıştır. Bu kapsamda markaların logolarının net ve fark edilebilir olmasına dikkat edilmelidir. Logo yaratılırken font, renk ve seçilen dizaynlar için tüketici algıları göz önünde bulundurulmalı ve bu algıların markanın imajı, vaadi ve sloganı ile paralel olup olmadığına dikkat edilmelidir. Değişen pazar ve tüketici yapısına paralel olarak, gerek görüldüğünde daha başarılı ve güncel bir görünüm sağlamak amacı ile logo güncellenmeli ancak logonun niteliksel avantajlarını ve anlamını kaybetmemesi için kademeli bir değişiklik yapılmasına dikkat edilmelidir. Profesyonel markalar gereken noktalarda marka müziği, marka kokusu gibi tamamlayıcı marka unsurlarını da dikkatle planlamalı ve marka stratejilerine dahil etmelidirler. Zira marka mesajı ne kadar fazla duyuya hitap ederse o kadar güçlü olmaktadır. Marka değerinin bu yüzyılda şirket değerlerinin en önemli unsurlarından bir tanesi olduğu bu tez çalışması sonucunda vurgulanmıştır.

Deneysel tipografiGrafik sanatlarGrafik tasarımı+6
Buşra Yayla
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Görsel sanatlarda nesneleşen hayvan imgesinin sanatsal temsili

Bu çalışmada geçmiş dönemlerden günümüze kadar nesneleştirilen hayvan imgesinin görsel sanatlara yansıması araştırılmıştır. İlk olarak nesne, nesneleştirme, imge kavramları üzerinde durulmuş ardından, hayvan imgesi kavramına genel bir giriş yapılmıştır. Araştırmanın ikinci bölümünde mağara duvarlarındaki hayvan figürleri ile başlayan tarihsel süreci, mitoloji ve medeniyetler döneminde hayvan imgesinin kullanım amaçları, hayvan imgesine yüklenen ve değişkenlik gösteren çeşitli anlamlar örnekler eşliğinde açıklanmıştır. Filozof ve düşünürlerin ortaya attıkları farklı savlar neticesinde şekillendiği görülen Modernizm öncesi ve Modernizm dönemi bazı sanatçıların çalışmaları üzerinden nesneleştirilen hayvan imgesinin tarihsel süreçte anlamsal serüveni anlatılmaya çalışılmıştır. Araştırmanın üçüncü bölümünde 1960'lardan günümüze kadar gelen süreçte nesneleştirilen hayvan imgesini farklı bağlamlarda ele alan sanatçılar ve çalışmaları incelenmiştir. Araştırmanın son bölümünü araştırmacının konuya ilişkin çalışmaları oluşturmuştur.

Görsel sanatlarHayvanlarNesne+3
Eyüp Günaydın
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Fine Arts
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Görsel sanatlarda distopya ve hayvan

Bu çalışmada geçmişten günümüze hayvan yaşamı üzerine distopya incelemesi yapılmıştır. Ütopyaya karşıt bir düşünce olarak ortaya çıkan distopyanın tarihsel serüvenine dikkat çekilerek bu bağlamda edebi metinler incelenmiştir. Dünyayı paylaştığımız hayvanların yaşam koşullarının hangi durumlara göre ilerlediği üzerinde durulmuştur. İlk bölümde distopyanın ortaya çıkışını belirleyen ütopyanın doğuşu ve sanata olan etkileri incelenirken hayvanın ütopik konumuna dikkat çekilmiştir. Araştırmanın ikinci bölümünde ise distopyanın doğuşu ve dünya üzerindeki konumunu incelerken çağdaş sanatta distopik hayvan konumu irdelenir. Araştırmanın üçüncü bölümü 1960 öncesi ve 1960 sonrası sanatçılar ve sanat eserlerindeki distopik hayvan üzerine yapılan çalışmalar incelenmiştir. Araştırmanın son bölümünde ise araştırmacının konuya ilişkin sanat çalışmaları eklenmiştir. Anahtar Kelimeler: Görsel sanatlar, ütopya, distopya, hayvan.

Anti ütopyaDistopyaGörsel sanatlar+7
Sibel Yavuz
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Fine Arts
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Günümüz görsel sanatlarında geleneksel yöntemlerin Ergin İnan, Murat Palta ve Canan'ın yapıtlarında kullanımı

Sanatsal ve kültürel olgular insanlığın geçmiş zamanda yapmış olduklarıyla gelecekte yapmayı planladıkları, bir başka deyişle şuan içinde yaşanmakta olan dönemde yapmış oldukları üretimlerle doğrudan ilgilidir. Dolayısıyla sanatçı, içinde yaşamakta olduğu kültürün kendisine kazandırdığı birikimlere paralel olarak üretim gerçekleştirebilen kişidir. Sanatçının ortaya koyduğu ürün, tasarımsal ve zihinsel süreci içerisinde uzman olduğu malzemenin kullanılma durumlarıyla orantılı bir biçimde hayata geçebilmektedir. Ortaya çıkartılan ürünün sahip olduğu fonetik, ritmik, plastik veya bütün bunların karma formu, sanatçının kendisini açıklama yeteneği ve tercihi ile alakalıdır. Kullanılmış olan malzeme ve bu malzemenin düşünsel ya da tasarımsal aktarılma noktasındaki kimi elemanların geçmiş veya yaşanılan zamanın beğenileri çerçevesinde kullanılması, ortaya konan ürünün "geleneksel" veya "modern" gibi adlarla ifade edilmelerine sebep olmaktadır. Bunun yanında, kültür ve sanat alanlarında geleneksel olarak isimlendirilen algı ve davranış süreçlerinin modern dünyada doğru bir biçimde algılanması, içerisine tarihi süreçlerini de alacak şekilde, doğru bir sentez iradesinin irdelenmesiyle gerçekleşebilmektedir. Geçmiş dönemlerden başlayarak Anadolu'nun geleneksel verilerinin ortaya çıkması, yaşanmış olan süreç içindeki iktisadi, sosyolojik ve siyasi farklılıklar sonucu çeşitlenerek zenginleşmiş ve gelişim göstermiştir. Yüzyıllar boyunca Türklerin yaşamış olduğu topraklar ve inançlardan ötürü gerek Doğu gerekse İslam sanatlarından etkilendiği, zamanla bunların sentezi ile geleneksel Türk sanatlarının oluştuğu görülmektedir. Doğu ve İslam sanatları terimlerinin bu ortak oluşma süreçleri, XIX. yüzyıla kadar sürerken, bu yüzyılın ortalarından itibaren Doğu Batı gelenekleri arasında birbirine doğrudan etki edecek hareketler başlamıştır. Türkiye'de ise "modern" kavramı tartışılır hale gelmiş, bu kavramın sanata etkileri inceleme konusu olmuştur. Batılılaşma hareketi, Cumhuriyet'in ilan edilmesi ve Atatürk devrimleri sonucu gelişen siyasi süreç Türkiye toplumunu, kültürel ve hukuki açılardan yeni bir düzen ve bilinç ortamına sokmuştur. Batı toplumlarına sanatçılar gönderilmiş, ilk müze ve güzel sanatlar akademileri kurulmuş ve sergiler tertip edilmiştir. Bu zaman zarfında sanat ortamı içerisinde Batılı resim teknikleri ön plana çıkmıştır. Bu süreçte sanatçılar Batı'dan almış oldukları resim teknikleri ile Anadolu'nun zengin geleneksel verilerini sentezlemeye ve yeni eserler ortaya koymaya çalışmışlardır. 1960 ve 1970 sonrasında, özellikle postmodernizmle birlikte, Batı'da eğitim almış olan sanatçıların sayısının artması, bireysel açıdan üslupların zenginleşmesi ve sanatsal faaliyetlerin, galerilerin çoğalması ile Türk resim sanatında geleneksel yöntemlerde içeriksel ve anlamda farklılaşmalar başlamıştır. Türkiye'de, özellikle 1990 sonrası dönemde postmodernizmin de ön plana çıkmasıyla farklı felsefi, siyasi görüşte olsalar dahi, eserlerinde geleneksel yöntemlere yer veren sanatçıların arttığı görülmektedir. Çalışmada, ülkelerin tarihleri ve kültürel değerleri hakkında son derece önemli veriler barındıran geleneksel yöntemleri, çoğunlukla minyatür bazı yerlerde ise tezhip ve hat sanatlarını eserlerinde kullanan ülkemizin son dönem sanatçılarından Ergin İnan, Murat Palta ve Canan özelinde günümüz görsel sanatları tartışılarak geleneksel sanatların, Türkiye özelinde kültürel ve toplumsal açılardan sürdürülebilirliğine katkıları değerlendirilmiştir.

Geleneksel yöntemlerGörsel sanatlarGörsel sanatlar eğitimi+4
Nazan Bilgi Çevik
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Fine Arts
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Görsel kültür elemanı olarak 20. Yüzyıl'da afişin toplumsal süreçlere etkisi

Bu araştırma görsel kültür olgusu çerçevesinde üretilen afiş tasarımlarının toplumsal değişim süreçlerine olan etkisini incelemektedir. İncelenecek olan afişler günümüz kültürünü tanımlayan yaklaşımlar bağlamında ele alınacaktır.20. yy'da başlayan ve 21 yy'a doğru büyük ivme kazanan bir değişim olgusuyla birlikte entelektüel ve gündelik hayatımızda görsel düşünme olanaklarının hızla arttığı ve neredeyse yazınsal düşünmeyi gerekli kılan birçok yöntem ve koşulun çağdışı görülmeye başlandığına tanık olmaktayız. Bireyler artık daha hızlı algılamak ve daha çabuk çözümlemek istemekteler. Algılarımızı yönlendirmede artık görsel ortamlar ve olanaklar çok daha önemli hale geliyorsa bu yönlendirmelerin toplumsal süreçlere etkisi de daha güçlü oluyor diyebiliriz. ?Afiş?ler bu görsel ortamlara katkı sunan en önemli unsurlarından biri olarak bu toplumsal dönüşüm sürecinde nasıl bir işlev üstleniyorlar? Sorusu bu araştırmanının ana sorunsalını oluşturmaktadır. Bu sorunun cevabını afiş tasarımlarının geçmiş XX. yüzyıl afişleri ve toplumla etkileşimi incelenerek verilebilir. Bu sayede bizler afiş tasarımlarının ve grafik tasarımcıların gelecekte toplumları nasıl etkileyebileceğinin ve toplumların dönüşümündeki rolünün ne olduğunun bilgisine ulaşılabiliriz.Araştırmanın birinci bölümünde ?görsel ve ?görsel kültür? kavramları tanımlanmaya çalışılmış, farklı düşünürlerin bu kavramlara yaklaşımları incelenmiş, çeşitli söylem ve ideolojik yaklaşımlar bağlamında görsel kültürün toplumsal analizleri değerlendirilmiştir.İkinci bölümde, görsel ortamların en önemli araçlarından biri olan afiş, bir tasarım nesnesi olarak ele alınarak gerek teknik ve artistik gerekse içerik ve söylem bakımından incelenmiştir.Üçüncü bölümde, 20. yüzyılda bireylerin ve toplumların algısal değişim süreçlerinin politik, ekonomik ve sosyolojik özellikleriyle afişlere nasıl yansıdığı araştırılmış, toplumsal hayatın ürettiği yeni değerlerin afiş tasarım ölçütlerine etkilerine bakılmıştır.Dördüncü bölümde ise afişlerin toplumsal süreçlerin değişimine doğrudan ya da dolaylı etki yapıp yapmayacağı sorgulamasına ışık tutacak örnekler incelenmiştir.Anahtar Kelimeler: Görsel kültür, toplumsal süreçler, kitle kültürü.

20. yüzyılAfiş sanatıAfişler+7
Erol Çitci
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Gastronomik bir öge olarak üzümün görsel sanatlardaki biçimleri: Sosyo-kültürel ve tarihsel bir inceleme

İnsanın ilk ortaya çıkışından itibaren beslenme ve sanat birbirini etkileyen iki önemli konudur. Bu iki konunun uygarlıklara olan etkileri ve toplumların biçimlenmesindeki rolü, insanın gelişim çizgisinde belirgin bir şekilde görülmektedir. Bu sürecin değişik dönemlerinde, üzümle ilgili sanat yapıtlarının anlatım biçimleri ve üzüme yüklenen anlamları farklılıklar göstermiştir. Bu farklılıkların kültürel katmanları çağlara göre değişim göstermiştir. Bu değişim bağlamında Antikçağ, Ortaçağ ve Yeniçağ dönemlerinde insanın en önemli gereksinimi olan beslenme ediniminin çağlara göre farklı gelişim ve değişim gösterdiği görülmüştür. Bu çalışma dört bölümden oluşmaktadır. Birinci Bölümde; Gastronomi kavramı ve beslenme faaliyetinin gastronomi kavramına evrilme öyküsü anlatılmaya çalışılmıştır. İkinci Bölümde; Üzüm, üzüm kültürü ve üzümün kültürle olan ilişkisi ile mitolojik ve dinsel inançlardaki yeri anlatılmıştır. Üçüncü Bölümde; sanat ve görsel sanatlar ele alınarak seçilmiş üzüm görselleri üzerinden üzümün sanatla ilişkisi irdelenmiştir. Son bölümde İkonografi Yöntemle, görsellerin üzümle ilgili analizi yapılarak, sanatın gastronomiye, gastronominin de sanata etkileri tartışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Gastromomi, görsel sanat, ikonografi, mutfak kültürü, üzüm

GastronomiGörsel sanatlarYemek kültürü+2
Volkan Algün
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Görsel sanatlar öğretmen adaylarının görsel okuryazarlık becerilerinin incelenmesi

Görsel okuryazarlık, çağdaş insanın ihtiyacı olan, öğrenilmesi gereken bir beceridir. Çünkü, farkında olmadan her gün belli bir oranda görsel okuryazarlık gerektiren işaretlerle karşılaşırız. Karşılaştığımız trafik işaretlerinde, otobüs tabelalarında, mobil telefonlarımızda, bilgisayar ekranlarında hatta dışarıda içtiğimiz kahve, yediğimiz fast food gibi ambalajlı tüm ürünlerde görsel okuryazarlık gerektiren durumlarla karşılaşırız. Bunların bir kısmını, temel düzeyde olan görsel okuryazarlık becerilerimizle çözebiliriz. Yol bulma, kuralları anımsama, güvenlik, doğru ürünü seçme gibi birçok temel ihtiyaç için görsel okuryazarlık becerisi bir zorunluluk biçimine dönüşmüştür. Görsel okuryazarlığın hayatla bu kadar iç içe olduğunu anladığımızda bu becerinin ne kadar gerekli olduğunu ve özellikle teknolojiyle çevrelenmiş olduğumuz bir dönemde hayatımızı ne kadar kolaylaştırabildiğini fark etmiş oluruz. Bu beceri, eğitim ya da meslek alanının içinde olsun ya da olmasın herkes için bu kadar önemliyken, görsel sanatlar öğretmen adayları için ayrı bir öneme sahiptir. Görsel okuryazarlık belirli bir düzen içerisinde ve programlı olarak öğretilmesi gereken bir beceridir. Ülkemizde görsel sanatlara yönelik eğitim veren programlarda, öğrencilerin görsel okuryazarlık alanına ilişkin bilgileri, sanatın/tasarımın temel ilke ve elemanlarının öğretildiği dersler ve eleştiri becerisini desteklemeyi amaçlayan derslerden edindikleri bilgi ve yöntemlerle sınırlı kalmaktadır. Bu nedenle görsel sanatlar alanında eğitim veren bölümlerin, içeriği görsel okuryazarlık becerisi edindirmek üzere planlanmış olan müstakil bir dersle, öğrencilerin görsel okuryazarlık becerisinin desteklenmesi gerekmektedir. Bu tez çalışmasında, görsel sanatlar öğretmeni yetiştiren Resim-İş Öğretmenliği lisans programında okuyan 1. ve 4. sınıf öğrencilerinin görsel okuryazarlık becerileri arasında bir fark olup olmadığının Görsel Okuryazarlık İndeksi'ne verdikleri cevaplar doğrultusunda incelenmesi ve yorumlanması amaçlanmıştır. Bu nedenle kolay ulaşılabilir bir çalışma grubundan 1. ve 4. sınıftaki öğrencilere Maria Avgerinou'nun geliştirmiş olduğu Görsel Okuryazarlık İndeksi uygulanmış ve elde edilen verilerle iki grubun görsel okuryazarlık becerilerinin incelenmesine ve karşılaştırılmasına yönelik bir betimleme çalışması yapılmıştır. Ölçme aracı olarak kullanılan indeksin geniş kapsamlı olması ve farklı stillerde sorular içermesinden dolayı oluşabilecek aksaklıkların daha kolay telafi edilebilmesi için araştırma tek bir üniversitenin Resim-İş Öğretmenliği programına uygulanmıştır. Çoklu oturumdan oluşan ölçme aracı, öğrencinin görsel okuryazarlık alanında düşünsel ve görsel yeterliliğini ölçmeyi amaçlamaktadır. Bu incelemeye göre aralarında aldıkları eğitimin süresi ve seviyesi açısından fark olduğu varsayılan iki grubun görsel okuryazarlık düzeylerinin birbirine yakın olduğu saptanmıştır.

Görsel okuryazarlıkGörsel sanatlarGörsel sanatlar eğitimi+3
Nida Bozdik
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
10
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de görsel sanatlar dersinin tarihsel gelişimi ve paydaşların görsel sanatlar eğitimine yönelik algı ve beklentileri

Bu araştırmada Cumhuriyetten günümüze görsel sanatlar dersi öğretim programlarında amaç, içerik, süreç ve değerlendirmenin nasıl bir değişim ve gelişim gösterdiği incelenmiş; görsel sanatlar eğitimi paydaşları olarak alınan görsel sanatlar öğretmenleri, öğrenciler, veliler, idareciler, rehber öğretmenler, öğretmen adayları, akademisyenler, sanatçılar, sanat eğitimi yazarları ile müze/galeri eğitimcilerinin alana yönelik algı ve beklentileri ortaya koyulmuştur. Çalışmada karma yöntem modeli kullanılmıştır. Araşırma, görsel sanatlar dersinin, Türkiye'de sadece resim/resim-iş olarak adlandırıldığı Cumhuriyet döneminden itibaren incelenmesinin yapıldığı betimsel bir araştırmadır. Nitel araştırma fenomonolojik desene dayalı olarak gerçekleştirilmiştir. Nitel araştırma yöntemlerinden; her türlü basılı ve elektronik yayınların literatür taraması yapılarak, ilgili 63 kişiyle yarı yapılandırılmış görüşmeler ve 4 görsel sanatlar öğretmeniyle yerinde gözlemler gerçekleştirilmiştir. Gözlemler ve görüşmeler içerik analizine tabi tutularak bulgular elde edilmiştir. Görsel sanatlar eğitimine yönelik orijinal birer algı ölçeği ve beklenti ölçeği hazırlanıp uygulanmıştır. Ölçeklerin puanlandırılmasından sonra SPSS 22.0 programında tek yönlü varyans analizi (One-Way ANOVA) ile bulgular elde edilmiştir. Betimsel araştırma ile görsel sanatlar dersinin çağın yenilikleri paralelindeki değişimi anlatılmıştır. Analizler, paydaşların görsel sanatlar eğitimine yönelik genel algısının; el becerisini geliştirmek, hayal gücünü geliştirmek, duygu ve düşüncelerin aktarılmasını sağlamak yönünde olduğu sonucunu ortaya koymuştur. Görsel sanatlar eğitimine yönelik beklentilerde ise paydaşların hem bu eğitimden hem de birbirlerinden ne bekledikleri ortaya konulmuştur. Hepsinin hemfikir olduğu tek husus, işini severek yapan bir görsel sanatlar öğretmenin bu eğitimi vermesi gerektiğidir. Bunun yanı sıra görsel sanatlar eğitiminin teknik beceri kazandırması, haftada 2 ders saati olması, malzeme ihtiyaçlarını kolayca giderebilecekleri, müzik eşliğinde çalışabilecekleri bir ortamda yapılması başlıca beklentiler arasındadır.

Görsel sanatlarGörsel sanatlar dersiGörsel sanatlar eğitimi+1
Sinem Alpaslan Asiltürk
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Görsel sanatlar eğitiminde sanatçı odaklı etkinliklerin öğrenci performansına etkisi: Bedri Rahmi Eyüboğlu örneği

Bu araştırmada Türk sanatının 20. yüzyıldaki önemli temsilcilerinden biri olan, sanatın birden çok alanında üretim yapmış, bunları yaparken de içinde bulunduğu toplumun kültüründen etkilenen Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun yaşamı ve sanatından yola çıkılarak ortaokul görsel sanatlar dersinde ne tür etkinliklerin yapılabileceği ve bu etkinliklerin öğrenci performansına etkisi incelenmiştir. Araştırma, sanatın birden çok türünde eser veren sanatçıların sayıca az olduğu düşünüldüğünde Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun sanatını tüm yönleriyle tanıtması, öğrencilere salt bir sanatçı örneği sunmaktan öte dönemin özellikleri, sanatçının düşünce yapısı, edebi kişiliğiyle ve sanatıyla geçmiş ve gelecek arasında bir sanatçının nasıl köprü görevi üstlenebileceğini göstermesi nedeniyle önem arz etmektedir. Bu amaçla 7. sınıf görsel sanatlar dersi öğrencilerine Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun sanatıyla ilişkili olarak hazırlanan etkinlikler yaptırılmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden, gözlem ve görüşme tekniği ile nicel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcıları Adana'daki, bir ortaokulda 7. Sınıfa devam eden 40 öğrenciden oluşmuştur. Katılımcılara Bedri Rahmi'nin eserlerinden yola çıkılarak hazırlanan; İç İçe Geçmiş Figürler, Motif Tasarımı, 3 Boyutlu Nesneler üzerine Resim (Atık Malzeme Üzerine Çalışma) ve Mektup Zarfı Tasarlamadan oluşan 4 farklı etkinlik yaptırılmıştır. Araştırma sonucunda gözlem, görüşme ve ürün değerlendirme formundan elde edilen verilerden, öğrencilerin büyük çoğunluğunun İç İçe Geçmiş Figürler etkinliğinden keyif aldıkları görülmüştür. Resimlerin jüri tarafından değerlendirilmesi sonucunda Atık Materyal Üzerine Çalışma etkinliğinden en nitelikli sonuca ulaşıldığı görülmüştür. Böylelikle öğrencilerin farklı etkinliklerden daha çok keyif aldıkları, öğrenmeye istekli oldukları ve çok yönlü bir sanatçı tanıyarak örnek bir sanatçı benimsedikleri bu doğrultuda çalışmalarında daha özgür oldukları görülmüştür. Görsel sanatlar eğitiminde uygulanan sanatçı odaklı etkinliklerin irdelenmesi, ihtiyaçlara ve gelecekte yapılabileceklere dair fikir verebilecek güncel bir çalışma olmasının, alana katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Anahtar kelimeler: Bedri Rahmi Eyüboğlu, sanat eğitimi, görsel sanatlar dersi, sanat

Eyüboğlu, Bedri RahmiEğitim etkinliğiGörsel sanatlar+5
Sinem Seğmen
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Göçmen sanatçılar ve eserleri üzerinden Türkiye'de göç olgusunun resim sanatına yansıması

Bireylerin veya toplulukların savaş, ticaret, ekonomik, dini veya kültürel sebeplerden dolayı yaşadıkları yerlerden ayrılıp başka bir bölgeye ya da coğrafyaya taşınması eylemine kısacası göç denilmektedir. Hem göçen hem de bu göçmenleri kabul eden toplum için, içinde kabullenme veya reddetmeyi de barındıran sorunlar, farklılıklar veya kaynaşmaları doğuran bu süreç pek çok bilinmezlik ve kargaşayı da içinde barındırabilmektedir. İçinden çıktığı toplumun, kültürün bir parçası olan sanatçı bireyler için bu göç olgusu daha farklı bir durum yaratmaktadır. Bir tarafta kendi kültürel-sanatsal kimliği, diğer tarafta yeni adapte olduğu-olacağı toplumun kültürel kimliği arasında kalan sanatçının yaratım dünyası dilemmalar yaşayabilmekte, hatta çoğu durumda değişim ve farklılıklar oluşabilmektedir. Bu tez çalışmasında öncelikle göç kavramı ve göçün oluşmasına neden olan sebepler ile doğurduğu sonuçlar araştırılmıştır. Ayrıca Türkiye'de yaşayan göçmen sanatçılar ile yurt dışında yaşayan Türk sanatçıların bulundukları konum itibari ile topluma entegre olma süreçlerinin göç-kültür bağlamında kültürel kimliklerine ve sanat eserlerini yaratımlarında nasıl etki ettiği ele alınmıştır. Göçmen sanatçıların; göç öncesi, göç sırası ve göç sonraki yaşantılarının olaylar örgüsünde kaynak/ köken ülke, doğrudan geçilen ülke ve hedef ülkelere geçişlerindeki yaşantıları ve bu yaşantılarından yola çıkılarak elde ettikleri sanatsal yaratım deneyimlemelerinin şekil, renk, biçim ve kompozisyon düzeninde tuvallerine nasıl aktardıkları incelenmiştir. Göçmen sanatçıların göçün kültür-sanat boyutunda sanatsal yaratım süreçlerini mekân algısı ile birleştirerek eserlerini nasıl boyutlandırdıkları, bu boyutlandırmayı yaparken esinlendikleri hayat felsefesi ve tekniklerin neler olduğu ve kendi kültürel kodlarını bu sürece nasıl dâhil edip sentezledikleri irdelenmiştir.

Görsel sanatlarGüzel sanatlarKültürel kimlik+1
Dilek Ünğan
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin ve branş öğretmenlerinin ilköğretim I. kademe görsel sanatlar dersine etkisinin incelenmesi

Araştırma; 2011-2012 Eğitim-Öğretim yılında, Karakeçili Atatürk İlköğretim Okulu'nda deney ve kontrol grupları olarak atanan 5. sınıf öğrencileri ile gerçekleştirilmiştir.Görsel Sanatlar Eğitiminde sınıf öğretmenlerinin ve branş öğretmenlerinin ilköğretim 1.kademe görsel sanatlar dersine etkisinin incelenmesine yönelik olarak yapılan bu araştırma, deney ve kontrol grupları değerlendirme kriteri kapsamında uzman görüşleri alınarak değerlendirilmiştir.Araştırmadan elde edilen sonuçlar şöyledir:Deney grubu öğrencileri ile kontrol grubu öğrencilerinin, deneysel işlem sonrası, toplam puan düzeyleri arasında, deney grubu öğrencileri lehine anlamlı bir farklılık vardır.Deney grubu öğrencileri ile kontrol grubu öğrencilerinin, deneysel işlem sonrası malzemeleri etkili kullanma, biçim zenginliği, kompozisyonda denge ve vurgu, rengi etkili kullanabilme durumu, çalışmada farklı tekniklerin kullanılması, çalışmada bütünlük sağlanması, çalışmanın konuya uygun olması, resimsel öğeleri kullanabilme durumu, buluş kriterleri arasında, deney grubu lehine anlamlı bir farklılık vardır.Bu araştırmadan elde edilen sonuçlar doğrultusunda, Görsel Sanatlar Eğitiminde branş öğretmenlerinin sınıf öğretmenlerinden daha etkili olduğu ve branş öğretmeninin öğrencilerin bu alandaki bilgi ve becerilerini olumlu etkilendiği söylenebilir.

Branş öğretmenleriDers programlarıGörsel sanatlar+4
Ebru Recep
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Yükseköğrenim gören öğrencilerin estetik tercihleri

Bu araştırma yükseköğrenim gören öğrencilerin estetik tercihlerini belirlemek amacı ile planlanmış ve yürütülmüştür. Araştırmanın evrenini Konya ili Selçuk Üniversitesi örneklemini ise Selçuk Üniversitesinden seçkisiz örnekleme yöntemi ile seçilen 8 fakülte ve 2 meslek yüksekokulundan, 1000 üniversite öğrencisi oluşturmaktadır. Uygulanan anketlerden geçerli olan 836'sı değerlendirilmiştir.Bu araştırmada, nicel desenle betimsel araştırma yöntemi uygulanmıştır. Örneklem grubuna farklı veri toplama araçları tatbik edilmiştir. Araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu, Görsel Sanatlar ve Görsel Sanatlar dersiyle ilgili görüşlerini belirlemek için anket, estetik tercihlere göre farklılık gösterip göstermediğini belirlemek amacıyla beşli Likert tipi tutum ölçeği uygulanmıştır.Buna göre, nicel veriler ayrı ayrı toplanmış ve puanlanmıştır. SPSS 15 (Statiscal Package for Social Sciences) ve paket yazılımlarından faydalanılarak frekans (0. aritmetik ortalama (X), t-testi, Chi-Square Test uygulanmış; madde analizi yapılmış "Estetik Kuramlara Ait Görsellerin Tercihlerinin Anlaşılması" için de varyans analizi (Anova) yapılmıştır Yapı geçerliliğini kontrol etmek için de faktör analizi uygulanmıştır. Anket formunun güvenirliği için iç tutarlılık katsayısı olan "Cronbach Alpha'' hesaplanmış ve elde edilen veriler sonuçta bir araya getirilmiştir.Bulgulara göre, araştırma kapsamına alınan öğrencilerin kitsclı'e ait görselleri tercih düzeyleri sanat yapıtlarına ait görselleri tercih düzeylerinden daha yüksek bulunduğu belirlenmiştir. Katılımcıların, estetik kuramlarına ait görsellerden, yansıtmacı estetik kurama ait görselleri birinci derecede yüksek işlevsel estetik kurama ait görselleri ikinci derecede yüksek anlatımcı estetik kurama ait görselleri üçüncü derecede orta biçimci estetik kurama ait görselleri ise en düşük düzeyde tercih etmiş oldukları saptanmıştır.İstatistik, üniversiteli öğrencilerin daha önce aldıkları Görsel Sanatlar öğretimine, yaşlarına, cinsiyetlerine göre kitsch ve sanat yapıtlarına ait görsellere ilişkin tercih düzeyleri arasında anlamlı bir fark bulunduğunu göstermektedir. Ancak ailelerin gelir düzeyleri ile sanat yapıtına ilişkin tercih düzeyleri arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır.Bütün bu verilerden katılımcıların tercihlerine bakılarak, daha önce alınan sanat eğitiminin, öğrencilerin estetik tercihlerinde etkili olduğu görülmüştür. Parsons'un estetik gelişim basamaklarına göre öğrencilerin çoğunlukla 2'inci ve 3'üncü aşamalarda değerlendirildiği, 4'üncü aşamaya çıkabilen öğrenci sayısının azınlıkta kaldığı anlaşılmıştır. Bu bulgular ışığında estetik öğretimine yönelik öneriler sunulmuştur.Anahtar Sözcük ve Kavramları: Estetik Tercih, Estetik Kuramlar, Sanat Eğitimi, Kitsch.

EstetikGörsel sanatlarGörsel sanatlar eğitimi+6
Mustafa Cevat Atalay
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim 7. sınıf görsel sanatlar dersinde afiş çalışması ve uygulama aşamaları

Bu araştırmada, Ankara ili, Çankaya ilçesi, Özel Pi Kolejinde 7. Sınıfta öğrenim gören 15 öğrenci ile görsel sanatlar dersinde, Milli Eğitim Bakanlığı ders kazanımlarından yola çıkarak, aynı 15 öğrenciye tasarım ilke ve elemanları hakkında eğitim almadan ve aldıktan sonra ?sokak hayvanları? konulu iki afiş uygulaması yaptırılmıştır. Eğitimin öğrencilerin afişlerini anlamlı düzeyde etkiyip etkilemediğini saptamak amacıyla, çizgisel gelişim evreleri de dikkate alarak, uzman görüşüne başvurulmuş ve ?Afiş Değerlendirme Ölçeği? geliştirilmiştir. Toplam 30 adet afiş çalışması üç alan uzmanı tarafından değerlendirilmiştir. Araştırmada tek gruplu deneysel desen modeli kullanılmıştır. Araştırmacı tarafından, uzmanlarca değerlendirilen afişler SPSS 17 paket programı kullanılarak her bir kritere ilişkin puanların eğitim almamaları ve eğitim almaları değişkenine göre karşılaştırmasına ilişkin t-testi sonuçları elde edilmiştir. Ortaya çıkan ortalama puanlar karşılaştırılıp sonuca ulaşılmıştır. Araştırma sonucunda; tasarım ilke ve elemanları hakkında eğitim almalarının 7.sınıf öğrencilerinin afiş çalışmaları üzerinde olumlu katkı sağladığı tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: Afiş Tasarımı, Tasarım ilkeleri, Tasarım elemanları.

Afiş sanatıAfişlerGrafik eğitimi+6
Ahu Kılıç
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
10
Master'sOpen AccessTR

Hat, ebru, resim sanatıyla uğraşan ve uğraşmayan bireylerin psikolojik iyi oluş ve mental iyi oluş düzeyleri üzerinde dindarlığın aracı rolü

Bu araştırma, hat, ebru ve resim sanatları üzerinden görsel sanatlarla ilgilenmenin bireylerin psikolojik iyi oluş düzeylerine etkisini incelemek ve bu etkide dindarlığın oynadığı aracı rolü değerlendirmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Bireyler, yaşamlarını anlamlandırma sürecinde ya kendileriyle ya da kendilerinden üstün bir varlıkla bağlantı kurma eğilimindedir. Sanat, bu bağlantının kurulmasında önemli bir araç olarak ortaya çıkmakta ve bireylerin duygu ve düşüncelerini ifade etmesine katkı sağlamaktadır. Sanat; hayal gücü ve ifade yetisinin bir ürünü olarak bireysel duyguların dışa vurumu şeklinde tanımlanmakta olup, her ne kadar evrensel bir tanımı bulunmasa da genel olarak bireylerin içsel duygu ve düşüncelerini bilinçli bir şekilde yansıttıkları bir ifade biçimi olarak kabul edilmektedir. Bu araştırma, nicel araştırma yöntemlerinden biri olan kesitsel ilişkisel tarama modeli temel alınarak yürütülmüştür. Araştırmanın evrenini, Türkiye'de ikamet eden, hat, ebru ya da resim sanatlarından biriyle uğraşan ve uğraşmayan yetişkin bireyler oluşturmaktadır. Çalışmanın örneklemini, belirtilen sanat dallarıyla aktif olarak ilgilenen 145 birey ile bu sanatlarla ilgilenmeyen 115 kişiden oluşan kontrol grubu meydana getirmiştir. Toplamda 260 katılımcı araştırmaya dahil edilmiştir. Katılımcılara "Warwick-Edinburgh Mental İyi Oluş Ölçeği (WEMİOÖ)", "Psikolojik İyi Oluş Ölçeği (PİOÖ)" ve "Dinsel Bağlılık Ölçeği (DBÖ)" uygulanmış, elde edilen verilerin analizinde Bağımsız Gruplar t-Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (One Way ANOVA), Tukey ve Games-Howell Post-Hoc Testleri, Pearson Korelasyon Analizi, Hayes Process Macro (Model 6) ve Bootstrap Yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonuçları, demografik değişkenler açısından yapılan değerlendirmelerde bazı değişkenlerin sanatla ilgilenme durumuna göre farklı etkiler gösterdiğini ortaya koymuştur. Sanatla ilgilenmeyen bireylerde yalnızca gelir düzeyinin mental iyi oluş üzerinde anlamlı bir etkisinin olduğu; diğer demografik değişkenlerin psikolojik ve dinsel iyi oluş üzerinde anlamlı bir etkisinin bulunmadığı belirlenmiştir (p>.05). Sanatla ilgilenen bireylerde ise eğitim düzeyinin mental iyi oluş, gelir düzeyinin psikolojik iyi oluş üzerinde anlamlı etkiler gösterdiği; uğraşılan sanat dalının ise dinsel bağlılık düzeylerinde anlamlı farklılık yarattığı saptanmıştır (p<.05). Cinsiyet, yaş ve sanatla ilgilenme süresi değişkenlerinin tüm iyi oluş türleri üzerinde anlamlı bir etkisi bulunmamıştır (p>.05). Genel olarak, sanatla ilgilenen bireylerin mental iyi oluş, psikolojik iyi oluş ve dinsel bağlılık düzeyleri, sanatla ilgilenmeyen bireylere kıyasla istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha yüksek bulunmuştur (p<.05). Bu sonuç, sanatla ilgilenmenin bireyin ruh sağlığını ve manevi yönelimlerini olumlu yönde desteklediğini ve hat, ebru ve resim sanatlarının iyi oluş üzerindeki yapıcı rolünü ortaya koymaktadır.

Ebru sanatıGörsel sanatlarHat sanatı+3
Ayşe Nur Bağcı
Ankara Social Science University
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Görsel sanatlarda perde imgesi

Bu tezin amacı, sanatta perdenin ve perde imgesinin hangi anlamlarda kullanıldığına bir ışık tutmaktır. Gündelik hayatta kullanılan perde ve sanat tarihi içerisinde görülen ve günümüzde de sanat eserlerinde kullanılan perde imgesi üzerine araştırma yapılmış, bu araştırmalardan elde edilen bulgular sıralanmıştır. Bu bulgulara göre perde ilk olarak sanat tarihinde görüldüğü şekliyle, sonrasında sanattaki muhtemel anlamları ile sonrasında çağdaş sanattaki kullanımı ile ele alınmıştır. Son olarak da bu tez başlığı altında gerçekleştirilen sanatsal uygulamalardaki kullanımı ile perde hem imge hem de kavram olarak irdelenmiştir. Tez araştırması içerisinde gölge tiyatrosundaki perdede imgenin yansıtıldığı araç olan perdeden günümüzdeki sinema perdesi ve projeksiyonun perdesine kadar gelen süreçler birer durak gibi ele alınmıştır. Gölge tiyatrosunda hareket eden imgeler bulunmaktadır. Hayal perdesi olarak da adlandırılan gölge oyununun var olabilmesini sağlayan yüzeyin perde ile ilişkisi araştırılmıştır. Bu imgelerin oluşabilmesi için gerekli olan ışıktır. Işık sayesinde perdeye gölge düşer ve iki boyutlu bir gösteri düzenlenir. Buradaki gölge ve perde ilişkisinin etkisi Platon'un mağara alegorisinde de bulunmaktadır. Platon'un mağara alegorisinde gölgelerin düştüğü zeminin bir perde olduğu üzerinde durulmaktadır. Buradan hareketle resmin bir perde olarak ele alınmasının yanı sıra, resim sanatında perdenin bir öğe olarak resme girdiği örneklerin bulunması ve sıralanması gerçekleştirilmiştir. Sonrasında da camera obscuranın perdesi, fotoğrafın bir perde olarak durumu ve sinemanın perdede yansıması ele alınmıştır. Sinema perdesinde art arda gelen görüntülerin bir bütün olarak izlenilmesi perdede hareket kazanmaktadır. Araştırmanın konusu olan Perde İmgesi üzerine çalışmış sanatçılar ve perde olarak sayılabilecek eserler incelenmiştir. Perdenin saklanmak, ortaya çıkarmak, yansıtmak ve örtünmek gibi anlamlarda nasıl kullanıldığı verilmeye çalışılmıştır. Bu türden sorgulamalar da tezin sanatsal uygulamalar kısmında işlenilmiştir.

Gölge oyunuGörsel imgeGörsel sanatlar+6
Merve Korkmaz
Düzce University · Institute of Fine Arts
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Sanatta kurgu ve gerçeklik bağlamında 1939 Erzincan depremi ve cezaevi müzeleri

Tezimizin amacı, insanlarda mahkumlara karşı var olan ön yargıları sorgulamak, suçlu da olsa, bu kişilere karşı yaptığımız haksızlıkların sanat aracılığıyla farkına varmamızı sağlamaktır. Dünyanın her yerinde, insanları suça iten ailevi, genetik, hukuksal, toplumsal, ekonomik, kültürel, eğitim ile ilgili sebepler vardır. Ne yazık ki, suç işlenmeden önce suça teşvik eden bu nedenler, cezaevi yaşam koşulları, cezaevinden çıktıktan sonraki topluma uyum süreçleri yeterince irdelenmemektedir. Mahkumların cezalarını bitirip dışarı çıktıktan sonraki toplumsal önyargı, bu insanların kendilerine yeni ve temiz bir hayat kurma şansını tanımamaktadır. İnsanlar eski bir mahkumla aynı apartmanda oturmayı, aynı işyerinde çalışmayı, aynı okula gitmeyi, istememektedirler. Oysa cezaevinden çıkan bir kişi, suçunun karşılığı olan cezayı çekmiştir ve diğer insanlarla aynı haklara sahiptir. Kendisine iyi ve dürüst bir hayat kurmak için önce bir işe ve gelire sonra da sevilip sayılacağı sosyal bir ortama ihtiyacı vardır. İş bulamayan, eski mahkum diyerek itilip kakılan bu insanlar belki de tek çareyi yine suç işlemekte bulmaktadır. Bu çalışma "suçluları kazıyınız, altından insan çıkar" sözünün doğruluğunu, suçlulara gerekli özen gösterilir ve imkan sağlanırsa onların da iyi birer insan olabileceklerini, toplumun bu soruna sırtını dönmesi yerine yüzleşmesi ve kendi sorumluluklarının farkına varması gerektiğine dikkat çekmeyi amaçlamaktadır. Tez konumuz, gerçek bir olaydan yola çıkılarak eser üretmekle ilgili olduğundan, çalışmamızda öncelikle, gerçek ile sanat ve bu iki kavramın birbirleriyle ilişkileri ve sanat akımları içerisindeki gerçeklik kavramı tartışılmıştır. İkinci bölümde kurgu ve sanat başlığı altında edebiyatta ve görsel sanatlarda kurgu anlatılmıştır. Bölümün sonunda, adalet kavramına ve hukuk alanında üretilmiş sanat eserlerine yer verilmiştir. Üçüncü bölümde, 1939 Erzincan Depremi ve deprem sırasındaki mahkumların akıllara durgunluk veren fedakarlık hikayesi fotoğraflarla desteklenerek anlatılmıştır. Bölümün sonunda, Sinop ve Ulucanlar Cezaevleri hakkında bilgi verilmiş ve ziyaretlerimiz sırasında çekilen fotoğraflarına yer verilmiştir. Tezin sonunda ise adalet, cezaevi, ölüm fermanı, yafta gibi hukuksal konularla ilgili bireysel çalışmalarımız ve sonuç bölümü bulunmaktadır. Anahtar Sözcükler: Gerçek, Gerçekçilik, 1939 Erzincan Depremi, Hukuk ve Sanat, Kurgu

Ceza infaz kurumlarıDeprem 13 Mart 1992 ErzincanDeprem+7
Şerife Sülek
Düzce University
2020
00

Related subjects