Grafikler
56 theses under this subject heading
Mekan içi grafik tasarıma yönelik müşteri görüşlerinin değerlendirilmesi
Bu araştırmanın amacı, mekan içi grafik tasarıma yönelik müşteri görüşlerini değerlendirmektir.Toplumların gelişmesi, onları oluşturan bireylerin ve doğal olarak özel sektörün de gelişmesine ve kendilerini yenilemelerini sağlamıştır. Özel sektörün pazarlama anlayışında müşteri merkezli yaklaşım ön plana çıkmıştır. Buna bağlı olarak özel sektör görsel açıdan gereksinimlerini, müşteri görüş ve beklentilerine dayalı olarak tasarımcılara yaptırmaya başlamışlardır.Kendilerini yenileme ihtiyacı duyan ve gelişimlere ayak uydurmaya çalışan özel sektörlerden biri de otellerdir. Oteller müşteriler tarafından seçilme olanağı yoğun olan bir sektördür. Bu yüzden oteller kendi aralarında rekabet içerisindedirler. Bu bakımdan oteller tercih edilmek için farklı hizmetler yanında, görsel sunum açısından kendilerini ayrıcalıklı kılmak için çaba göstermektedirler. Mekan içi grafik tasarım bu anlamda onlara en iyi sunulan alanlardan biridir.Bu çalışmanın evrenini Kütahya' da ki oteller, örneklemini ise QTAHYA Otel'i oluşturmuştur. Araştırmada QTAHYA Otel'i müşterilerinin anket yöntemi ile görüşleri alınmıştır. Ve yüzdelik dağılımına göre değerlendirilmiştir.Elde edilen bulgulara göre müşterilerin %60'ı resepsiyonda sıcak ve özellikle sarı rengin kullanılmasını; oda içerisindeki eşyalar ile duvardaki şekillerin birbirini tamamlamasını; oda içerisinde ise %70 kırmızı renklerin kullanılmasını tercih etmişlerdir. Elde edilen bu sonuçlara göre, iç mekanlarda müşterilerin görsel açıdan dikkatlerini çekecek renkler-şekiller-biçimler tasarlanması, müşteri ve tasarımcı merkezli değişikliklere yer verilmesi ve mekan içi grafik tasarımların iç mekanlarda uygulanabilmesi önerilmiştir.Anahtar Kelimeler: İç Mekan, Mekan Tasarımı, Görsel İletişim, Grafik Tasarım, Temel Tasarım Öğeleri.
İlköğretim okullarında bilgilendirme grafiklerinin etkililiğinin öğrenci görüşlerine göre değerlendirilmesi ve bir uygulama örneği
Bu araştırmanın amacı, İlköğretim okullarındaki bilgilendirme grafiklerinin etkililiğini öğrenci görüşlerine göre değerlendirmektir. Araştırmada betimsel tarama yöntemlerinden nicel tekniklerden yararlanılmıştır.Sosyal bir varlık olan insan, çevresiyle iç içedir. İnsan duygu ve düşüncesini, dil anlatımının yanında, değişik iletişim araçlarıyla özellikle de görsel iletişim tasarımı araçlarıyla sağlamaktadır. İnsan, çevresindeki bilgilendirme grafikleri sayesinde bilgiye ulaşmakta ve hayatını kolaylaştıracak yönlendirmeye sahip olmaktadır.İlköğretim okullarındaki bilgilendirme grafiklerinin etkililiğini öğrenci görüşlerine göre değerlendiren bu araştırmada, bilgilendirme grafiklerinde kullanılan renkler bakımından 75. Yıl Mükerrem-Ali Kayan İlköğretim Okulunda okuyan öğrenciler mavi rengi tercih ederken Özel Çorlu Zafer İlköğretim okulunda okuyan öğrenciler mor, pembe ve yeşil renkleri tercih ettikleri; bilgilendirme grafikleri hazırlanırken devlet okulundaki öğrenciler bizim de katkımız olsun derken, özel okuldaki öğrenciler katkılarının olmasına gerek duymadıkları; mevsim bilgilendirme grafiklerinin tercihinde ise, her iki okul öğrencilerinin araştırmacı tarafından tasarlanan mevsim panosunu tercih ettikleri görülmüştür.Araştırma sonuçlarına göre, İlköğretim okullarında, bilgilendirme grafikleri hazırlanırken, öğrencilerin de fikirlerine başvurulması; görsel ve tipografik unsurların birlikte kullanılması ve bilgilendirme grafiklerinin belirli zaman aralıklarında değiştirilmesi önerilmiştir.Anahtar Kelimeler: Grafik Tasarım, Görsel iletişim, Bilgilendirme Grafikleri, İlköğretim okulu
Gazetelerdeki bilgi grafiklerinin incelenmesi
Bu araştırmada, Türkiye'deki ulusal gazetelerde kullanılan bilgi grafikleri (infografikler) incelenmiştir. Ayrıca elde edilen veriler ışığında kadına yönelik şiddet ile sağlık sektöründeki şiddet konularına ilişkin infografik uygulamaları yapılmıştır. Araştırmada, genel tarama modellerinden ilgili literatürün incelenmesi ile nitel yöntemlerden doküman incelemesi ve görüşme tekniğinden yararlanılmıştır. Bu kapsamda Radikal, Zaman, Hürriyet, Milliyet, Sabah gazetelerinde görev yapan görsel yönetmen ve grafik tasarımcılarla görüşülmüştür. Görüşmede yarı yapılandırılmış açık uçlu görüşme soruları kullanılmıştır.Tarama yöntemiyle tipografi, illüstrasyon, piktogram, diyagram, fotoğraf, renk, kompozisyon gibi unsurlar ile İnfografiklerin Dünya'da ve Türkiye'de kullanımı her geçen gün kullanımı artan infografiklerin önemi, kullanım alanları, kullanım yöntemleri araştırılmıştır. Bu amaca yönelik olarak Türkiye'de yayınlanan gazetelerden infografiklere sık yer veren Radikal, Hürriyet, Milliyet, Zaman, Sabah'ın 2011 yılı Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarında yayınlanan sayıları araştırmanın sınırlılığını oluşturmuştur.Bilgi grafiği (infografik) bilgi ve grafiğin beraber sunulmasıdır. Burada önemli olan nokta bilginin metinden çok görsellerle pekiştirerek sunulması ve anlaşılır kılınmasıdır. Araştırmada elde edilen bulgulara göre; Türkiye'de yayınlanan gazetelerden infografiklerin sayfalara ve haberlerin içeriğine göre kullanım alanları, kullanım yoğunlukları ve şekillerinin farklılıklar gösterdiği söylenebilir. 2011 Temmuz, Ağustos, Eylül sayılarına göre toplamda en fazla infografik kullanımına en çok Hürriyet gazetesi en az Sabah gazetesinde yer verilmiştir. Kullanılan infografikler Zaman, Radikal, Sabah ve Milliyet gazetelerinde en fazla ekonomi sayfalarında yer alırken, Hürriyet gazetesinde ise manşet sayfasında yer almıştır. Diğer sayfalardaki kullanımları ise gazetelere göre farklılıklar göstermektedir.Görüşme tekniğiyle elde edilen sonuçlara göre, infografik kullanımı daha çok editörlerin kararına bağlıdır. Haberlerin infografiklerle sunulması, haberin içeriğine ve ulaşılabilecek görselin durumuna göre değişmektedir. Ayrıca haberi getiren muhabirin tasarımcıya haberi sunuş şekli de infografiklerin kullanımını önemli ölçüde etkilemektedir. Dünyada her geçen gün önemi daha da artan infografikler, farklı tekniklerden yararlanarak tasarlanmalı ve akılda kalıcılığı sağladığı için ulusal gazetelerde bilgi aktarım aracı olarak kullanımı yaygınlaştırılmalıdır.Anahtar Kelimeler: Bilgi Grafiği (İnfografik), Haber, Gazete, Grafik Tasarım, Görsel İletişim
Random graphs and the probabilistic method
The main source used in the preparation of this study is Diestel's (2017) "Graph Theory" book. This thesis mainly consists of studying the eleventh chapter of the aforementioned book to understand and explain the subject of "random graphs and the probabilistic method". But of course, no part of the mentioned book has been quoted exactly, a study has been put forward with our own words and our own sentences; and on the one hand, some very difficult or technical proofs were skipped, on the other hand, some parts of the book that were left to the reader were explained and the subject was presented more understandably. In addition to these, the articles listed in the references were also consulted. To summarize in outline: In the first chapter, basic definitions and theorems of graph theory, which are the prerequisites for understanding the main subject, are covered by using the first chapter of the aforementioned book. In the first section of the second chapter, the concept of a random graph and related definitions and results are given. In the second section, the probabilistic method pioneered by Erdös in his article published in 1959 is introduced, and the related Erdös (1959) theorem is proved. Random graphs have results that are random even in their expressions, and these are results that contain the phrase "almost all". In the third section of the second chapter, the properties of "almost all graphs" are studied and the Erdös and Renyi (1963) theorem is proved. In the fourth and last section, the threshold functions and second moments are introduced and the threshold function of the graph property containing a given graph is determined (Erdös and Renyi 1960, Bollobas 1981). In the third chapter of the thesis, before the conclusions and recommendation, a brief literature review on the subject of the thesis is presented by using the notes section of the eleventh chapter of the mentioned book.
Görsel kültür elemanı olarak 20. Yüzyıl'da afişin toplumsal süreçlere etkisi
Bu araştırma görsel kültür olgusu çerçevesinde üretilen afiş tasarımlarının toplumsal değişim süreçlerine olan etkisini incelemektedir. İncelenecek olan afişler günümüz kültürünü tanımlayan yaklaşımlar bağlamında ele alınacaktır.20. yy'da başlayan ve 21 yy'a doğru büyük ivme kazanan bir değişim olgusuyla birlikte entelektüel ve gündelik hayatımızda görsel düşünme olanaklarının hızla arttığı ve neredeyse yazınsal düşünmeyi gerekli kılan birçok yöntem ve koşulun çağdışı görülmeye başlandığına tanık olmaktayız. Bireyler artık daha hızlı algılamak ve daha çabuk çözümlemek istemekteler. Algılarımızı yönlendirmede artık görsel ortamlar ve olanaklar çok daha önemli hale geliyorsa bu yönlendirmelerin toplumsal süreçlere etkisi de daha güçlü oluyor diyebiliriz. ?Afiş?ler bu görsel ortamlara katkı sunan en önemli unsurlarından biri olarak bu toplumsal dönüşüm sürecinde nasıl bir işlev üstleniyorlar? Sorusu bu araştırmanının ana sorunsalını oluşturmaktadır. Bu sorunun cevabını afiş tasarımlarının geçmiş XX. yüzyıl afişleri ve toplumla etkileşimi incelenerek verilebilir. Bu sayede bizler afiş tasarımlarının ve grafik tasarımcıların gelecekte toplumları nasıl etkileyebileceğinin ve toplumların dönüşümündeki rolünün ne olduğunun bilgisine ulaşılabiliriz.Araştırmanın birinci bölümünde ?görsel ve ?görsel kültür? kavramları tanımlanmaya çalışılmış, farklı düşünürlerin bu kavramlara yaklaşımları incelenmiş, çeşitli söylem ve ideolojik yaklaşımlar bağlamında görsel kültürün toplumsal analizleri değerlendirilmiştir.İkinci bölümde, görsel ortamların en önemli araçlarından biri olan afiş, bir tasarım nesnesi olarak ele alınarak gerek teknik ve artistik gerekse içerik ve söylem bakımından incelenmiştir.Üçüncü bölümde, 20. yüzyılda bireylerin ve toplumların algısal değişim süreçlerinin politik, ekonomik ve sosyolojik özellikleriyle afişlere nasıl yansıdığı araştırılmış, toplumsal hayatın ürettiği yeni değerlerin afiş tasarım ölçütlerine etkilerine bakılmıştır.Dördüncü bölümde ise afişlerin toplumsal süreçlerin değişimine doğrudan ya da dolaylı etki yapıp yapmayacağı sorgulamasına ışık tutacak örnekler incelenmiştir.Anahtar Kelimeler: Görsel kültür, toplumsal süreçler, kitle kültürü.
Sosyal bilgiler öğretiminde harita ve grafik kullanımının eğitimi destekleme düzeyi
Bu çalışmadaki amaç ; hem eğitim hem de günlük hayatın önemli konularından olan harita , grafik kullanımının ilköğretim okullarındaki durumlarını inceleyip, sonuçlar ortaya koymak ve sorunlara karşı çözüm önerileri sunmaktadır. Araştırmanın başında öncelikle bu araştırmanın amacı ortaya konularak , bilgi toplamak için metotlar belirlenmiş ve daha önce yapılan çalışmalar incelenmiştir. Birinci bölümde araştırma modeli , evren , örneklem , veri toplama araçları , verilerin toplanması ve analizinde kullanılan istatistiksel yöntemler hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde sosyal bilgiler eğitimi ve öğretimi ile doğrudan veya dolaylı olarak ilgisi bulunan yurt içinde ve yurt dışında yapılmış araştırmalardan bahsedilmiştir. Üçüncü bölümde sosyal bilgilerin tanımı ve önemi üzerinde durulmuş sonra , sosyal bilgiler öğretiminin amaçları , metotları , ilkeleri ,sosyal bilgiler öğretiminde kullanılan başta harita ve grafikler olmak üzere diğer araç-gereçler ile sosyal bilgiler öğretiminin sorunları hakkında bilgi verilmiştir. Dördüncü bölümde harita ve grafiklerin sosyal bilgiler derslerinde kullanılması üzerinde durulmuştur.Bu amaçla sosyal bilgiler derslerinde kullanılan kitaplardaki harita ve grafikler incelenmiştir. Beşinci bölümde sosyal bilgiler derslerinde harita ve grafiklerin kullanımına ilişkin öğrenci ve öğretmen yaklaşımları belirleyip karşılaşılan sorunlar tespit edilmeye çalışılmıştır. Altıncı bölümde , okullarımızda sosyal bilgiler derslerinde harita ? grafik kullanımında karşılaşılan sorunlar ortaya konup bunlara karşı çözüm yolları aranmıştır. Yedinci bölümde , bu aşamaya kadar ortaya çıkarılmış olan sonuçlar değerlendirilip sosyal bilgiler derslerinde harita ? grafik kullanımında karşılaşılan sorunlar ve çözüm yolları ile sosyal bilgiler eğitiminin daha iyi yapılabilmesi ve bu eğitimdeki harita ve grafiklerin daha verimli hale getirilmesi için bazı öneriler ortaya konulmaya çalışılmıştır. Bu öneriler ; uygulamaya ve bundan sonra yapılacak araştırmalara yöneliktir.
Ülkemizdeki coğrafi iklim bölgelerine göre denge rutubet miktarı haritasının çıkarılması
Türkiye'deki coğrafi iklim bölgelerine göre en çok kullanılan ağaç malzemelerin Denge Rutubet Miktarlarının belirlenmesi amaçlanmaktadır. Ülkemizdeki 7 farklı coğrafi iklim bölgesini kapsayacak şekilde 9 farklı il seçilmiş ve ülkemizde ahşap sektöründe en çok tercih edilen 6 farklı ağaç türü deneme kapsamında ele alınmıştır. Örnekler 1 yılı kapsayacak şekilde, 4 farklı mevsimde belirlenmiş olan illere bırakılmış ve her grup bırakıldıktan 1 ay sonra örnekler hava almayacak şekilde paketlenip denge rutubet miktarı tayini için Kastamonu Üniversitesi Orman Fakültesi Laboratuvarına getirilmiştir. Burada standartlara uygun şekilde Denge Rutubet Miktarı tayinleri belirlenmiştir. Örneklerin denge rutubet miktarları bina içi ve yağmurdan arındırılmış bina dışı olacak şekilde iki ayrı sonuç ile ele alınmıştır. Sonuç olarak tüm iklim bölgeleri ele alındığında ve tüm ağaç türlerine bakıldığında bina içi denge rutubet miktarı ağaç türlerinde farklı olmak üzere %11,5 – 5,9 arasında bulunmuş, bina dışında ise; %12,4 – 7,3 arasında bulunmuştur. İklim bölgelerine ve ağaç türlerine göre sonuçlar farklılıklar göstermektedir.
Lazer aşındırma yönteminin grafik ve seramik alanlarında uygulanmasına ilişkin öğretim programı tasarısının ve etkililiğinin değerlendirilmesi
Bu araştırmanın amacı, grafik ve seramik alanlarında lazer aşındırma yöntemi kullanılarak ürün oluşturulabilmesine yönelik öğretim programı modeli hazırlamak, uygulamak ve değerlendirmektir. Araştırmanın evreni, Gazi Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi, Uygulamalı Sanatlar Eğitimi Bölümü öğrencileri oluştururken, örneklemi 2010-2011 eğitim öğretim yılı Grafik ve Seramik Eğitimi Ana Bilim Dalları dördüncü sınıf öğrencilerinden beşer olmak üzere toplam on öğrenciden oluşmaktadır. Betimsel yöntem, kontrol grupsuz ön test-işlem-son test modeli kullanılmıştır. Verilerin toplanmasında öğretim programının hedefleri, hedef davranışları, içeriği, eğitim durumları ve değerlendirmenin belirlenmesi için literatür taranmıştır. Lazer aşındırma yönteminin uygulanması, değerlendirilmesinde kullanılacak bilgi ve işlem yaprakları, ölçme araçları uzman görüşleri alınarak araştırmacı tarafından geliştirilmiştir. Öğrencilerin bilgileri hedef davranışlara uygun düzey belirleme testinin uygulanması yoluyla, psikomotor davranışlar ise, ürün ve süreç değerlendirme ölçekleriyle değerlendirilmiştir. Uygulamanın öncesinde ve sonrasında duyuşsal davranış ölçeği (tutum ölçeği) uygulanmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre, bilişsel davranışlar değerlendirilerek, öğrencilerin son testten aldıkları puanlar ( ) 79.4, sekiz hafta sonra uygulanan unutmaya karşı dayanıklılık testine göre ( ) 70 yüksek çıkmıştır ve Wilcoxon işaretli sıralar toplamı testine göre son test lehine anlamlı bir fark vardır. Psikomotor davranışların değerlendirilmesinde; öğrencilerin süreç değerlendirme ölçeklerinden aldıkları puanların aritmetik ortalaması ( ) 84.9 iken ürün değerlendirme ölçeklerinden aldıkları puanların aritmetik ortalaması ( ) 77.3'tür. Buna göre; öğrencilerin bilişsel ve psikomotor davranışlara yeterli düzeyde ulaştıkları anlaşılmaktadır. Duyuşsal davranış ölçeği sonuçlarına göre; öğrencilerin uygulama sonrası tutumlarında olumlu yönde gelişme olduğu gözlenmiştir. Sonuç olarak lazer aşındırma yönteminin grafik ve seramik alanlarında uygulanmasının uygun olacağı önerisinde bulunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Lazer aşındırma yöntemi öğretim programı, grafik, seramik
Fen bilimleri öğretmen adaylarının grafikleri okuma, yorumlama ve hazırlama becerilerinin incelenmesi
Bu çalışmada, fen bilimleri öğretmen adaylarının genel fizik-I dersinde işlenen konularla ilgili grafikleri okuma, yorumlama ve hazırlama becerilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu araştırmada betimsel-tarama modeli kullanılmıştır. Çalışmaya, Kastamonu Üniversitesi Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümü Fen Bilgisi Eğitimi Ana Bilim Dalı, 2013-2014 Eğitim-Öğretim yılı güz döneminde öğrenim gören, birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü sınıf öğrencilerinden oluşan toplam 244 öğretmen adayı katılmıştır. Çalışmada veri toplamak için, araştırmacı tarafından geliştirilen, çoktan seçmeli, açık uçlu ve doğru-yanlış önermeli soruları içeren üç bölümden oluşan bir test uygulanmıştır. Öğretmen adaylarının çoktan seçmeli sorulara verdikleri cevaplar öncelikle "doğru", "yanlış" ve "boş" olmak üzere üç ana kategoriye ayrılmış, bu kategoriler frekans ve yüzde olarak ifade edilmiştir. Çoktan seçmeli test içerisinde bulunun grafik çizme soruların da, öğretmen adaylarının çizdikleri grafikler; "tam ve ikna edici", "yetersiz", "hiç işlem yapmayan" ve "yanlış grafik çizme" olmak üzere gruplandırılmıştır ve belli kriterlere göre de puanlanmıştır. Öğretmen adaylarına, kavramsal, grafiksel ve işlemsel soru türlerinin hangilerinde kendilerini daha başarılı bulduklarını ortaya çıkarmak için, iki açık uçlu soru sorulmuştur. Ayrıca öğretmen adaylarına, grafik konusuyla ilgili kavramsal bilgilerinde eksikliğin var olup olmadığını görmek için ise, doğru-yanlış önermelerden oluşan sorular yöneltilmiştir. Araştırma sonucunda, öğretmen adaylarının grafik çizmede, grafiğin başlangıç noktasını belirleme, eksenleri ölçeklendirme, değerleri birleştirme, grafikleri anlama ve yorumlama konularında zorlandıkları görülmüştür. Doğru-yanlış önermelerden oluşan testin üçüncü bölümünü, öğretmen adaylarının büyük çoğunluğunun yapabildiği ve kavramsal bilgi düzeyinde fazla sıkıntı yaşamadıkları tespit edilmiştir. Ayrıca, grafik çizme sorularında, sınıf düzeyi arttıkça öğretmen adaylarının grafik becerilerinin azaldığı ve grafikleri okuma, yorumlama ve hazırlama becerilerinde kızların, erkek öğretmen adaylarına göre daha başarılı olduğu görülmüştür.
Türk mitolojisindeki sembollerin grafik sanatı eğitimindeki yeri ve önemi
Bu araştırmada Güzel Sanatlar Fakülteleri, Sanat ve Tasarım Fakültesi Grafik Tasarım alanında ve Eğitim Bilimleri Enstitüsü Uygulamalı Sanatlar Grafik Eğitimi bölümlerinde, Grafik Sanatı/Grafik Sanatı Tarihi dersinde Türk mitolojisindeki sembollerin grafik sanatı eğitimindeki yeri ve önemine ilişkin öğretim elemanları ve öğrenci görüşleri değerlendirilmiştir.Araştırmanın çalışma grubunu, Güzel Sanatlar Fakülteleri, Sanat ve Tasarım Fakültesi ve Eğitim Bilimleri Enstitüsü Uygulamalı Sanatlar Eğitimi'nde toplam 400 öğrenci ve 37 öğretim elemanı oluşturmaktadır. Araştırmaya ait nitel veriler, fakültelerin 2010-2011 Öğretim Yılı Bahar Dönemine ait web sayfalarındaki ders programlarından elde edilmiştir. Nicel veriler ise, anket yoluyla elde edilmiştir. Nicel verilerin analizinde Frekans, Yüzde, T-testi, Varyans analizi ve Tukey testlerinden yararlanılmıştır. Araştırmada anlamlılık düzeyi (.05), (.01) ve (.001) olarak kabul edilmiştir.Araştırma sonuçlarına göre;1. Türk mitolojisinin, Güzel Sanatlar Fakülteleri, Sanat ve Tasarım Fakültesi Grafik Tasarım alanında ve Eğitim Bilimleri Enstitüsü Uygulamalı Sanatlar Grafik Eğitimi bölümlerinde, Grafik Sanatı/Grafik Sanatı Tarihi dersinde ders konusu olarak işlenmediği görülmüştür.2. Öğrencilerin, Türk mitolojisi ve sembolleri hakkında yetersiz bilgiye sahip oldukları ve çalışmalarında kullanmadıkları saptanmıştır.3. Öğretim elemanlarının ise bir dereceye kadar Türk mitolojisini bildikleri, gerekli durumlarda çalışmalarında kullandıkları sonucu elde edilmiştir.
Sosyal bilgiler öğretiminde istatistik ve grafik kullanım tekniklerinin öğrencilerin grafik okuma becerisine etkisi
Bu araştırmada, ilköğretim 6. sınıf Sosyal Bilgiler dersinin ?Ülkemizin Kaynakları'' ünitesinin istatistik ve grafik kullanım tekniklerinden yararlanarak işlenmesinin öğrencilerin grafik okuma becerisi üzerindeki etkisi saptanmaya çalışılmıştır.Araştırma, Kocaeli'nin Darıca İlçesi'nde Ayfer Gazanfer Güngör İlköğretim Okulu'nda 2010 - 2011 eğitim öğretim yılının ikinci döneminde yürütülmüştür. Araştırmada deneysel yöntem kullanılmış olup, deney ve kontrol grubu olmak üzere iki grup belirlenmiştir. Bu gruplar homojen bir yapıya sahip olup 30'ar öğrenciden oluşmaktadır. Öğrencilere başarı testi uygulanmıştır.Araştırma sonucunda, 2010 ? 2011 eğitim ? öğretim yılında Sosyal Bilgiler öğretiminde istatistik ve grafik kullanım tekniklerinin öğrencilerin grafik okuma becerisine etkisi incelendiğinde anlamlı bir fark olduğu tespit edilmiştir. Araştırma sonucunda, başarı testinin uygulandığı gruplar arasında grafik okuma becerileri bakımından deney grubunun lehine anlamlı bir fark ortaya çıkmıştır.Bu araştırmayla öğrencilerin Sosyal Bilgiler öğretiminde istatistik ve grafik kullanım tekniklerinin öğrencilerin grafiği okuma, anlama, yorumlayabilme ve yordama becerilerine etkisi incelenmiş ve elde edilen bulgular doğrultusunda çözüm önerileri verilmeye çalışılmıştır.
Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde yer alan Frig Dönemindeki bilgilendirme işaretlerinin analizi ve grafik eğitimindeki yeri
Araştırmada, Anadolu meslek liselerinin Grafik ve Fotoğraf Bölümü, ?Grafik Desen? dersinde işlenen ?Fikir ve Mesajı Sembolleştirme? modülünü ders içerisinde alan 11. sınıf öğrenciler arasından yansız atama ile oluşturulan iki grup oluşturulmuş ve bu gruplardan biri deney diğeri kontrol grubu olarak kullanılmıştır. Her iki grupta da deney öncesi ve deney sonrası ölçmeler yapılarak araştırmanın modeli oluşturulmuştur. Araştırmada, öğrencilere ön test ve son test uygulaması yapılmıştır. Araştırmada sınırlama olarak, Ankara iline bağlı ?Etimesgut Anadolu Kız Meslek ve Kız Meslek Lisesi?, ?Gazi Osman Paşa Anadolu Meslek ve Meslek Lisesi? okulları oluşturmuştur. Araştırmanın bulgular bölümünde, Anadolu Kız Meslek Liselerinin Grafik ve Fotoğraf Bölümünde ?Grafik Desen? dersinde işlenen ?Fikir ve mesajı sembolleştirme? modülünde yer alan ve göstergebilim ile ilişkili olan bilgilendirme işaretlerini tanıma ve yorumlayabilme yetilerinin gelişmesi çözümlenmiştir.Alanında uzman kişilerin görüşleri alınarak hazırlanan anket ile değerlendirilen öğrencilerinin bilgilendirme işaretlerini anlamlandırma ve algılamalarının yeterli düzeyde olmadığı tespit edilmiştir. Meslek Liselerine devam eden öğrencilerin müzelerde alanlarıyla ilgili inceleme ve araştırma yapmaları, mesleki gelişimlerine katkı sağlayacaktır. Bu bağlamda, medeniyetlerin beşiği olan Anadolu'daki kültürel değerlerin öğrenilmesi, tanıtılması ve korunmasının öneminin her platformda dile getirilmesi yararlı olacaktır. Sanat eğitiminde farkındalık ilkesinin öne çıkarılması, sanat eserlerinin bilinmesi ve yaratılması konusunda ilerleme sağlanabilecektir.Anahtar Kelimeler: Müze, Sembol, Göstergebilim, Frig Dönemi Bilgilendirme İşaretleri.
Grafik tasarım eğitiminde yaratıcı tipografi uygulamalarının öğrencilerin ürünlerine ve üst düzey düşünme becerilerine etkisi
Gelişen teknoloji ve çoğalarak artan iletişim kanalları içerisinde tipografi, günümüzde sadece yazı ile ilgili bir unsur değil, iletişimi görsel anlamda ve estetik bir boyutla destekleyen önemli bir sanat dalı olarak görülmeye başlanmıştır.Tipografi bugün gerek devlet gerekse vakıf üniversiteleri olsun tüm fakülte ve yüksekokulların grafik tasarım programlarında önemli bir ders olarak yer almaktadır. Ve artan bir önemle günümüz iletişim faaliyetlerinde etkinliğini sürdürmektedir.Yükseköğretim Güzel Sanatlar Eğitiminin önemli alanlarından biri olan, grafik tasarım eğitiminin müfredatında yer alan tipografi dersi programını ve uygulamalarını incelemek ve araştırmak, grafik tasarım eğitiminin niteliği, genel ve özel amaçlarının gerçekleştirilmesi ve programda belirtilen becerilerin kazandırılması bakımından önemlidir.Bu araştırmanın amacı; Grafik tasarım eğitiminde yaratıcı tipografi uygulamalarının öğrencilerin ürünlerine ve üst düzey düşünme becerilerine etkisi var mıdır? Sorusuna yanıt aramaktır.Araştırma, 2009?2010 Öğretim Yılında G.Ü. Ankara Meslek Yüksekokulu Tasarım Bölümü Grafik Tasarımı Programı öğrencilerinden oluşan 50 öğrenci üzerinde yürütülmüştür. Hali hazırda var olan müfredat ders programı etkinliklerinin işlendiği sınıf kontrol grubu, yaratıcı tipografi uygulamalarının işlendiği sınıf deney grubu olarak adlandırılmıştır.Araştırmada yaratıcı tipografi uygulamalarının, öğrencilerin yaratıcılıkları üzerindeki etkileri incelenmiştir. Çalışmanın gerçekleştirilmesi ve sonuçların ortaya çıkarılması dört ana bölümde gerçekleştirilmiştir.Birinci bölümde araştırma konusu ile ilgili kavramsal çerçeve oluşturulup, ilgili araştırmalara değinilmiş, araştırmanın problemi, amacı, varsayımları, kapsam ve sınırlılıkları ele alınmıştır. İkinci bölümde, araştırmanın yöntemi, araştırmanın deseni, çalışma grubu, yapılan işlemler, veri toplama araçları ve veri analizlerinin nasıl yapıldığı ortaya konmuştur. Üçüncü bölümde; yapılan deneysel çalışmada elde edilen veriler işlenerek bulgular ortaya konmuş ve bulgulardan elde edilen bilgiler ışığında yorumlamalarda bulunulmuştur. Dördüncü ve son bölümde ise elde edilen sonuçlar doğrultusunda konu ile ilgili öneriler geliştirilmiştir.Araştırma sürecinde elde edilen veriler, SPSS 20 istatistik paket programı aracılığıyla çözümlenmiştir. Eleştirel düşünce ve yaratıcı düşünce testlerinden elde edilen nicel veriler çözümlenirken, deney ve kontrol grubunun ön test-son test puanları arasında fark olup olmadığını belirlemek için F testi analizi kullanılmıştır. Öğrenci ürünlerinden elde edilen veriler ise Tek Faktörlü Kovaryans Analizi ANCOVA kullanılarak yorumlanmıştır.Araştırma bulgularından elde edilen sonuçlar aşağıdaki gibi özetlenebilir:Deney ve kontrol grubunun California Eleştirel Düşünce Eğilimi Ölçeği (CCTDI) ön test puanları kontrol edildiğinde son test puanları açısından; deney ve kontrol grubu arasında, deney grubu lehine anlamlı bir fark bulunmuştur.Deney ve kontrol grubunun Torrance Yaratıcı Düşünce Eğilimi Ölçeği (TYDT) ön test puanları kontrol edildiğinde son test puanları açısından; deney ve kontrol grubu arasında, deney grubu lehine anlamlı bir fark bulunmuştur.Deney ve kontrol grubunun Ürün Değerlendirme ölçeği ANCOVA sonuçlarına göre deney ve kontrol grubunun deneysel işlem öncesi ve sonrası ürün değerlendirme puanları arasında anlamlı bir farklılık olmadığı tespit edilmiştir.Araştırma problemine ilişkin olarak elde edilen genel sonuçlara göre; Gazi Üniversitesi Ankara Meslek Yüksekokulu Tasarım Bölümü, Grafik Tasarım programı, tipografi dersinde, yaratıcı tipografi uygulamaları adı altında çalışmalar gerçekleştiren deney grubu öğrencileri ile hali hazırda var olan öğretim uygulamalarının gerçekleştirildiği kontrol grubu öğrencilerinin; üst düzey düşünme becerileri arasında deney grubu lehine anlamlı bir fark olduğu görülmüştür. İki grup arasında deneysel işlem öncesi ve sonrası ürün değerlendirme puanları arasında ise anlamlı bir farklılık olmadığı tespit edilmiştir.
Televizyon sanat programları jeneriklerinin grafik tasarımına ilişkin öğretim elemanı ve uzman görüşlerinin değerlendirilmesi
Televizyon program jenerikleri yayın akışı içerisinde programların karıştırılmadan ayırt edilebilmesi amacı ile başlatılmıştır. Zamanla grafik tasarımında kullanılan teknolojilerin gelişmesiyle jenerikler hareket ve yeni nitelikler kazanmaya başlamıştır. Farklı canlandırma teknikleriyle uygulanan jeneriklerle, bir yandan programın tanıtımı yapılırken diğer yandan da izleyiciye kısa ama etkili bir görsel şölen sunulabilmektedir.TV kanallarında jenerik, yaygın olarak kullanılmasına rağmen, Güzel Sanatlar Fakülteleri grafik tasarımı bölümlerinde, bununla ilgili eğitim verilmemektedir.Bu araştırmanın genel amacı, TRT sanat programlarında tasarlanan ve uygulanan jenerikleri grafik tasarım ögelerine ve canlandırma tekniğine ilişkin öğretim elemanı ve uzman görüşlerini alarak değerlendirmektir.Bu araştırma, var olan durumu tespitine yönelik tarama modelinde, betimsel olarak yapılan bir çalışmadır. TRT televizyonu sanat programları jenerikleri ile ilgili öğretim elemanı ve uzman görüşleri alınırken, Türkiye'de grafik eğitimi veren yükseköğretim kurumları ders programları değerlendirilmiştir. Elde edilen sonuçlar öncelikle frekans dağılımları verilmiş daha sonra belirlenen değişkenler arasında ki kare analizi yapılmıştır. Uygulanan anketlerden elde edilen verilerin değerlendirilmesinde SPSS paket programı kullanılmıştır.Öğretim elemanları ve uzmanlar TRT sanat programlarında tasarlanan ve uygulanan jenerikleri grafik tasarım ögeleri ve canlandırma tekniği yönünden yeterli olarak değerlendirmemişlerdir. Öğretim elemanları ile uzmanların görüşleri arasında, genel olarak anlamlı bir farklılık görülmemiştir.
Ortaokul matematik öğretmen adaylarının grafiklere ilişkin alan bilgilerinin incelenmesi
Bu araştırmada ortaokul matematik öğretmen adaylarının grafiklere ilişkin alan bilgilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda ortaokul düzeyindeki veri işleme konularının (sütun grafiği, çizgi grafiği, daire grafiği) öğretimi için gerekli alan bilgisinin tanımlanması ve öğretmen adaylarının bu bilgileri incelenmiştir. Araştırmada nitel araştırma desenlerinden çoklu durum çalışması benimsenmiştir. Araştırmaya Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesinde öğrenim görmekte olan 25 İlköğretim matematik öğretmenliği son sınıf öğrencileri katılmıştır. Katılımcılar, uygun örnekleme yöntemiyle belirlenmiştir. Araştırma sonucunda öğretmen adaylarının grafik konusuna ilişkin kavramları eksik tanımladıkları ve kavramlar arasındaki ilişkiyi uygun şekilde kuramadıkları görülmüştür. Ayrıca bağlama göre uygun olan grafiği belirlemekte zorlandıkları görülmüştür. Örneğin, çizgi grafiğine uygun durumlarda sütun grafiğini tercih ettikleri görülmüştür. Dolayısıyla, sorunun bağlamına dikkat edilmediği tespit edilmiştir. Grafik oluşturma süreçlerinden biri olan eksenlerin çizilmesinde bazı öğretmen adaylarının eksenleri isimlendirmedikleri görülmüştür. Öğretmen adaylarının grafikleri çizerken eksenlerin belirli aralıklarla ölçeklendirilmesini göz ardı ettikleri ve verilen değerlere odaklandıkları görülmüştür. Öğretmen adaylarının çoğunun grafiği çizdikten sonra grafiği isimlendirmedikleri tespit edilmiştir. Bazı öğretmen adaylarının grafikler arasında dönüşüm yapmakta zorlandıkları görülmüştür. Öğretmen adaylarından bazılarının sütun grafiğinde sütunları birleşik çizdikleri görülmüştür. Sütun grafiği ile histogram arasındaki farkı anlamlandıramadıkları tespit edilmiştir. Daire grafiğine ilişkin bulgularda öğretmen adaylarından bazılarının daire dilimlerini oluşturmakta zorlandıkları tespit edilmiştir. Örneğin, frekansları verilen veri setinde daire dilimlerinin açılarını bulmakta zorlandıkları görülmüştür. Bu sonuçlara ek olarak öğretmen adaylarından bazılarının veriler arasında okuma yapmakta zorlandığı görülmüştür. Ayrıca farklı veriler arasında da karşılaştırma yapmakta zorlandıkları görülmüştür. Genel olarak öğretmen adaylarının grafiklere yönelik alan bilgilerinde eksiklikler olduğu tespit edilmiştir.
Hiperortam ve gezinmenin yapısal analizinde kullanılan kavramlar, ölçüler ve metrikler
Bu çalışmada, sonlu matematik disiplini içersinde yer alan graf teorisi temelinde hiperortam ve gezinmenin matematiksel modellemesi gerçekleştirilmiş, bu model üzerinde öğretim amaçlı hiperortamların ve gezinmenin yapısal analizinde kullanılacak kavram, ölçü ve metrikler tanımlanmıştır.
Çizge algoritmaları ve çizge bölmeleme
II ÖZET Yüksek Lisans Tezi Çizge Algoritmaları ve Çizge Bölmeleme Ali KARCI Fırat Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Bilgisayar Mühendisliği Anabilim Dalı 1998, Sayfa : 100 Bu çalışmada paralel ortamlarda yük dengeleme şartlarını sağlayacak olan çizge bölmeleme işlemini ve bazı etkili çizge algoritmaların uygulamasını yapan bir yazılım geliştirilmiştir. Yük dengeleme, paralel ortamlarda her işlemciye mümkünse eşit oranda iş yüklemek ve işlemciler arasındaki iletişimi minimum yapmak olarak tanımlanabilir. Bu çalışmada ağırlıklı olarak çizge bölmeleme üzerinde durulmuştur. Çizge bölmeleme algoritmaları başlangıçta iki sınıfa ayrılabilir. Eğer çizgenin düğümlerinin koordinatları varsa uygulanan algoritmalar incelenmiştir. Çizgenin düğümlerinin koordinatları yoksa, bu durumda kullanılan algoritmalar incelenmiş ve lineer ve spektral algoritmaların uygulamaları yapılmıştır. İncelenen yöntemler birbirleri ile kıyaslanarak avantajları ve dezavantajları verilmiştir. ANAHTAR KELİMELER : Spektral çizge bölmeleme, gelişigüzel çizge bölmeleme, basit çizge indirgeme, çok seviyeli çizge bölmeleme, yük dengeleme, ağ bölmeleme, devre bölmeleme.
Graceful çizgeler
Bu tezde çizgelerin graceful etiketlemesi ele alınmış ve bu konuda elde edilen önemli sonuçlar çeşitli kaynaklardan derlenmiştir. 1960'ların ortalarında çalışılmaya başlanan çizge etiketleme, belli koşullar altında tamsayıların bir çizgenin köşe noktalarına, kenarlarına veya hem köşe noktalarına hem de kenarlarına atanması işlemidir. Graceful etiketlemenin dışında çok sayıda çizge etiketleme yöntemi de araştırmacılar tarafından halen yoğun olarak çalışılmaktadır. Kenar sayısı m olan bir çizgenin tüm köşe noktalarına 0 ile m arasında farklı tamsayılar atansın. Çizgenin kenarları da uç noktalara atanan tamsayıların farklarının mutlak değeri ile etiketlensin. Eğer bir çizgenin tüm kenarları bu şekilde 1 ile m arasındaki farklı tamsayılarla etiketlenebiliyorsa bu etiketlemeye graceful etiketleme, çizgeye de graceful çizge denir. Çalışmada çizgeler ile ilgili ön bilgiler verildikten sonra ilk olarak graceful çizgelerin tanımı ve temel özellikleri sıralanarak graceful çizgeleri karakterize eden bazı önemli sonuçlar sunulmuştur. Daha sonra tam çizge, iki kümeli tam çizge, döngü çizge, Euler çizge gibi temel çizge ailelerinin graceful etiketlemesi ele alınmıştır. Ardından döngü benzeri çizgelerin graceful etiketlemeleriyle çizgelerin Kartezyen çarpımlarının graceful etiketlemeleri ele alınmıştır. Daha sonra Ringel-Kotzig sanısı ve çok sayıda özel ağaç ailesinin graceful etiketlemeleri sunulmuştur. Son olarak, çizgelerin birleşimlerinin graceful olup olmadığı incelenmiş ve graceful çizgelerin bir uygulaması verilmiştir.
Fuzzy çizgeler
Bu tezde fuzzy çizgeler ele alınmış ve bu konuda yapılan çalışmalar çeşitli kaynaklardan derlenmiştir. Çizge, genel olarak bir V kümesindeki farklı elemanlar arasındaki belirli ilişkileri temsil eder. Bu bize V kümesinin herhangi iki elemanı arasındaki ilişkileri genelleştirmek için bir fikir verebilir. Eğer çizge ağırlıklı bir çizge ise ve herhangi iki köşe arasındaki tüm ağırlıklar biliniyorsa, V kümesindeki herhangi iki eleman arasındaki ilişki hakkında bir yorum yapılabilir. Ancak gerçek hayatta bu ağırlıkların kesin olarak bilinebilmesi mümkün olmayıp bu ağırlıklar genelde bulanık (fuzzy) biçimdedir. Dolayısıyla, V kümesinin elemanları arasındaki ilişkiler için fuzzy bağıntıların kullanılması daha uygun olur. Örneğin, V kümesinin elemanları çeşitli bölgeleri gösteriyorsa ve bu bölgeleri birbirine bağlayan yollar inşa edilmek istenirse, iki bölge arasına bir yol inşa etmenin maliyeti kesin bir sayı olmayıp, bir fuzzy sayı olur. Bu nedenle gerçek hayat problemlerinde fuzzy çizgelerin kullanılması çok daha gerçekçi olacaktır. Fuzzy çizgenin ilk tanımını Kaufman vermesine karşın, fuzzy çizge kuramının temellerini atan Rosenfeld ile Yeh ve Bang olmuştur. Çalışmada ilk olarak fuzzy kümeler, fuzzy bağıntılar ve klasik çizgeler ile ilgili ön bilgiler verildikten sonra fuzzy çizgelerin tanımı ve temel kavramları sıralanarak fuzzy çizgelerde bağlantılılık konusu incelenmiştir. Daha sonra, fuzzy ormanlar, fuzzy ağaçlar ve fuzzy kesi kümeleri tanımlanarak temel özellikleri çalışılmıştır. Son olarak, fuzzy köprüler, fuzzy kopma noktaları ve fuzzy bloklar ele alınarak bu kavramları karakterize eden çeşitli sonuçlar verilmiştir.
Kültür Bakanlığınca yayınlanan tiyatro afiş tasarımında; boşluk kavramında renk ilişkilerinin grafiksel yönden incelenmesi
ÖZET Günümüz insanları iletişim içinde bulunabilmek adına çeşitli yollara başvurmaktadır. Bu yolların biri de kökleri 1700'lü yıllara dayanan afiştir. Afiş geçmişten bu yana gelişerek ve çeşitlenerek günümüze kadar ulaşmıştır. Artık afiş modern teknolojinin de yardımıyla iletişim çağının vazgeçilemez grafik ürünlerindendir. İletişim kanallarının vazgeçilemez unsurlarından olan afiş, iletişim sürecine dahil olduğu ülkelerin; kültürel, ticari ve siyasal yönünü dolaylı şekilde yansıtma rolünü de üstlenmiş bulunmaktadır. Bu güne gelinceye değin afişler, afiş tasarım sanatçıları ve ressamlar tarafından, branşlaşmaya gidilmeden çeşitli tekniklerle oluşturuluyordu. Ancak günümüzde afiş başlı basma bir uğraşı alam olup kendi içinde dahi bölümlenerek, ilgili tasarım sanatçıları tarafından oluşturulmaktadrr. Teknolojik imkanların artması ve bilgisayar çağma girişle birlikte afişin tamtımdaki rolü önem kazanmıştır. Afiş görevini, hedef kitlesine uygun, dikkat çekici, merak uyandırıcı veya ihtiyacı tetikleyici yanlarını, kullanarak yerine getirmiştir. Afiş uygulama yöntem ve teknikleri de çağa ayak uydurur niteliktedir. Afiş artık dijital ortamlarda tasarlanma ya da çoğaltılma özelliklerine de kavuşmuştur. Yaşamın ve hatta evrenin varoluşu büyük ölçüde boşluk doluluk ilişkisine bağlıdır. Dolunun tanımlanabilen bütün nitelikleri boşluğa bağlıdır. Evrendeki bütün olguların temelinde "hareketlerine" ve "doluluklarına" olanak verdiği için "boşluğun" yattığı söylenebilir. Çalışmada, 59 afişi inceleyip değerlendirdikten sonra, sonuçlan şöyle özetlenebilir : Boşluğun her yönde varlığı "sınırlayıcılığı" veya "kapsayıcılığı" üç boyutlu olmasından kaynaklanmaktadır. Tasarımda kullanılan boşluk kimi zaman "üç boyutluluğu" çağrıştırırken kimi durumlarda "doluluğun varlığını" vurgulamak için tercih edilmektedir. IIBoşluk smırlayıcılığı olan, ancak kendi sınırlan bulunmayan bir kavramdır. Gökyüzünde tek tek algılanan yıldızlan sınırlayan, sının olmayan boşluktur. İki Boyutlu Tasarımda Boşluk, Tasarımcının seçip üstünde tasarımını uyguladığı, hayalinde yaşattığı şekil ve düşüncelerini üstünde canlandırdığı düz iki boyutlu bir yüzeydir. Bu durumda tasarımın uygulandığı düz yüzey gerçekten bir olayın canlandığı yerdir. Hayali boşluk; düz yüzeyler, bu yüzeylerin kapsadığı şekil, renk ilişkileri, perspektif ve imajla anlatılabilen boşluktur l. Bu boşlukta boy ve en olmak üzere iki boyut vardır. Birçok alanda (afiş, dergi kapağı ve ticari amblemler, vb.) kullanır ve şu iki durumla duyulur: 1) Genelde, çerçeveyi sınırlayan alanlar veya o alanlardaki hakim renkle, sınırlanan boşluk ve boşlukta yer alan çeşitli renk ilişkilerin ışığında, değişik boşluklar duyulur. 2) Tasarım ile onu çevreleyen boşluklar arasındaki iUşkinin ışığında; duyulur2. Buna göre de; iki boyutlu tasarımdaki boşluk tasanmcının düşüncesinde bulunan hayali bir şeydir, bu hayal ışığında hareket eder, şekiller alır. Renk ve diğer tasarım öğeleriyle sanatsal ilişkiler kurar. Aynca; araştırmacı yaptığı literatür taraması, bilgi formlan ve değerlendirme doğrultusunda sonuç elde edilmiştir. 1 Mirgory BEVLIN: Design Through Discovery, Hold, Rinhart And Winston, Third Edition, New York, 1977S.62 2 Abbas ELRUBAYİ: Elşekil Ve Elhareke Ve Elilakat Elnatice Fi Elamaliyat Eltasmimiye Sunaiyet Elabat,Doktora Tezi,Bağdat Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi,Bağdat,1999,s.27 III
Coğrafya öğretiminde görsel araçlardan grafiklerin etkili ve yerinde kullanınmı (Türkiye'de nüfus konuları örneği ile)
Orta öğretim kurumlarında coğrafya öğretiminde grafiklerin etkili ve yerindekullanımının öğrenci başarısı üzerindeki etkinliğini belirlemeyi amaçlayan buaraştırma deneysel niteliktedir.Araştırmanın örneklemini Ankara ilinin Altındağ ilçesinde yer alan Ankaralisesi' nin on birinci sınıf (SM-A, SY-A şubeleri) öğrencileri oluşturmuş, örneklemgruplarının seçiminde denklik koşullarının sağlanmasına dikkat edilmiştir. Buaraştırma coğrafya öğretiminde (Türkiye' de Nüfus konusu örneğiyle) konuya,amaca, seviyeye göre hazırlanan grafiklerin etkili ve yerinde kullanıldığı deneygrubu ile sadece kitaptan gösterilen grafiklerin etkili kullanılmadığı kontrolgrubunun öğrenme düzeyleri arasında anlamlı bir fark var mıdır? Sorusuna cevaparamıştır.Türkiye' de Nüfus konusuyla ilgili düzey belirlemek amacıyla hazırlananölçme aracı örneklem gruplarına, deneysel çalışmadan önce ön test, deneyselçalışmadan sonra da son test olarak uygulanmıştır. Deney ve kontrol gruplarının önve son testlerden aldıkları puanların aritmetik ortalamaları ve standart sapmalarıhesaplanmıştır. Deneysel işlemin etkileri, iki grubun ön test, son test fark puanlarınaait ortalama puanlar arasında anlamlı bir farkın olup olmadığı 0.05 anlamlılıkdüzeyinde t-testi ile test edilmiştir. Araştırma verilerinin analizinden elde edilenbulgulara dayanılarak şu sonuca ulaşılmıştır.Türkiye' de Nüfus konusunun öğretiminde deney ve kontrol grubuna yapılandeneysel çalışma içerisinde, deney grubuna uygulanan bağımsız değişken yani,grafiklerin etkili ve yerinde kullanımı öğrenci başarısını artırmaktadır.
Grafik eğitiminde kullanılan baskı tekniklerinin ilköğretim ikinci kademe resim-iş programlarında yeterliliğinin saptanması
ÖZET Bu araştırmada, ilköğretim ikinci kademe resim-iş dersi öğretim programının ve programın içinde yer alan baskı teknikleri konularının hedef, davranışlar, içerik, eğitim durumları ve sınama durumları boyutları hakkında öğretmen görüşleri alınmıştır. Araştırmanın evrenini Karabük ilindeki Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ilköğretim ikinci kademe resim-iş dersine giren öğretmenler oluşturmaktadır. Örneklem Karabük ili Beşbinevler semtinde 5.Eğitim bölgesinde bulunan ilköğretim okullarının resim-iş dersine giren öğretmenler oluşturmaktadır, örneklem seçiminin sonunda örnekleme alınan 47 öğretmene görüşme yoluyla anket uygulanmıştır. Verilerin çözümlenmesinde Excel ve SPSS (Statical Packege For Sociual Science) programından yararlanılarak öğretmenlerin görüşlerinin her bir maddeye ait frekans, yüzde dağılımları ve ortalamaları bulunmuştur. Araştırmanın bulgularına göre; resim-iş dersine alan öğretmenlerinin yanında farklı alandan öğretmenlerinde derslere girdikleri gözlenmiştir. Araştırmaya katılan öğretmenlerin tamamı resim-iş dersinin süresinin yetersiz olduğu ve arttırılması gerektiğini belirtmişlerdir. Öğretmenler ders saati yetersizliği nedeniyle ve sınıfların kalabalık olması, uygulama atölyesinin de olmamasına bağlı olarak öğrencilere resim-iş programlarında yer alan baskı teknikleri konusuna ait uygulamaları yaptırmadıklarını belirtmişlerdir. Programdaki hedef sayılan yetersiz olmasının yanında hedeflerin birbirini destekler nitelikte olmadığı konusunda öğretmenler hem fikirdirler. Resim-iş dersi öğretim programlarının baskı teknikleri ile ilgili içerik boyutuna ilişkin öğretmenlerin içeriğin sınıf düzeyine uygun olmadığı ve uygulanabilirliğinin bulunmadığı konusunda birleştikleri gözlenmiştir. Resim-iş dersi programında sadece baskı teknikleri konularının değil bütünüyle resim-iş programlarında değerlendirme yönünden yeterince önem verilmediği öğretmen görüşleri ile ortaya konmuştur.Sonuç olarak; programlar tekrar uzmanlar tarafından gözden geçirilerek öğretmen görüşleri de alınarak ve ders saatleri arttırılarak yeniden hazırlanmalıdır. Bu araştırma bulgularının öğretmen görüşleri doğrultusunda resim-iş dersi programına ışık tutacağı düşünülmektedir.
İlköğretim sosyal bilgiler dersinde tarım öğretiminin değerlendirilmesi, ilgili harita ve grafiklerin geliştirilmesi
"İlköğretim Sosyal Bilgiler Derslerinde Tarım Öğretirninin değerlendirilmesi, ilgili Harita ve Grafiklerin Geliştirilmesi" adlı tez çalışmamın en önemli amacı, İlköğretim Sosyal Bilgiler Ders kitaplarında adı geçen tarım ürünlerinin belirlenip bu tarım ürünlerinin son verilere dayalı, güncel harita ve grafiklerin çizilerek eğitimde kullanılmasıdır. Bu çalışmamın diğer amaçlan ise şunlardır: Sosyal Bilgiler Derslerinde tarım ürünleri ile ilgili öğretimin eksik ve yeterliliklerim ortaya koymak, taran ürünleri ile ilgili öğretimin seviyesini değerlendirmek ve öğrencilerin tarım konularım öğrenmelerinin daha kolay sağlanmasına yardımcı olmaktır. MEB yayınlarına ait İlköğretim Sosyal Bilgiler Ders Kitapları ( 4., 5., 6. ve 7. sınıf) incelenmiştir. Bu inceleme sırasında, hayvancılık tarımın bir kolu olmasına rağmen ele alınmamıştır, sadece tarım ürünleri ( zirai ürünler ) ele alınmıştır. Çünkü, ders kitaplarının çoğu yerinde tarım konuları, hayvancılıktan ayrı tutularak ele alınmıştır. Taran konularında adı geçen toplam 52 taran ürünü tespit edilmiş olup bu ürünlerin illere göre dağılımım gösteren grafik ve harita çizilmiştir. Grafikler bütün illeri kapsamayıp, sadece en çok üretimin yapıldığı ilk 10 (on) il gösterilmiştir. Haritalar ise tarım ürüıüerinin üretim miktarına göre, iller farklı renklere boyanarak oluşturulmuştur. Haritalarda, hiç üretim olmayan yerler boş bırakılmış yani beyaz renk ile gösterilmiş olup, en çok üretimin yapıldığı iller ise mavi renge boyanmıştır. Her tarım ürününün üretim miktarlarına göre belirli üretim miktarı aralığı (6adet) belirlenmiş ve her üretim miktarı aralığı, aşağıda belirtildiği gibi, farlı renklere boyanmıştır. 1- Hiç üretim yapılmayan iller boş bırakılarak, beyaz renk ile gösterilmiştir. 2- Çok az miktarda üretimin yapıldığı iller açık sarıya boyanmıştır, dolayısıyla açık san ile gösterilmiştir.IV 3- Üretimin biraz daha fazla olduğu, normal miktarda üretimin yapıldığı iller diyebileceğimiz yerler de koyu san ile gösterilmiştir. 4- Üretimin normalden fazla, yani çok üretimin yapıldığı iller turuncu renge boyanarak turuncu renk ile gösterilmiştir. 5- Daha çok üretimin yapıldığı iller ise kahverengi ile gösterilmiştir. 6- En çok üretim yapılan iller ise mavi renge boyanarak bu iller mavi renk ile gösterilmiştir. Tez de harita ve grafikler ayrı ayrı düşünülmemiş, bir bütün olarak düşünülmüştür. Bundan dolayı herhangi bir tanm ürününün ( örneğin, buğday ) dağılışını gösteren haritaya yer verildikten hemen sonra, bir sonraki sayfada aynı tanm ürününe ait ( buğday ) grafiğe yer verilmiş ve grafiğin altına da adı geçen tanm ürününe ait yorumlara yer verilmiştir. Bu yöntem bütün tarım ürünleri için uygulanarak bilgilerin dağınık olmasının önüne geçilmiştir. Harita ve Grafiklere ait önemli bir özellik de, istatiksel bilgilerin güncel, yani son veriler olmasıdır. Üretim miktarlarına ait veriler DİE' den temin edilmiştir. İlköğretim Sosyal Bilgiler Ders Kitaplan doğrululuk, sadelik, dil, yardımcı materyallerin yeterliliği, doğruluğu ve kolay anlaşılır olması gibi özellikleri itibariyle incelenerek çeşitli sonuçlara ulaşılmıştır. Bu arada, Ankara merkez, İl, Üçe ve Köy-Kasaba İlköğretim Okullarında görev yapan Sosyal Bilgiler Öğretmenlerine yönelik bir anket uygulaması yapılmıştır. Üç bölümden oluşan " Öğretmen Anket Formu'nda " ilk bölümde öğretmenlere kişisel sorular yöneltilmiştir. İkinci bölümde ise öğretmenlere " Öğretim Yöntemleri ve Araç-Gereç Kullanımı " ile ilgili sorular sorulmuş ve son bölüm olan üçüncü bölümde de öğretmen arkadaşlarımızın önerilerine yer verilmiştir. Toplam 36 Sosyal Bilgiler Öğretmenine anket uygulanmış ve veriler bilgisayar ortamında SPSS paket programı ile çözümlenmiştir. ^ «§B* aa^ak^tis.i
Uluslararası tipografik tasarım üslubunun günümüz İsviçre tasarımına etkileri
?Uluslararası Tipografik Tasarım Üslubunun Günümüz İsviçre Tasarımına Etkileri? adlı bu araştırma, çağdaş İsviçre grafik tasarımı üzerinde geleneksel Tipografik Üslup anlayışının yeniden yapılandırılmasını belgelemiştir. Ancak; içerisinde bulunduğumuz dönemin güncel tasarım örnekleriyle birlikte araştırmanın boyutu, İsviçre sınırların dışına da çıkmıştır. Grafik tasarım ve modern tipografinin gelişimi açısından İsviçre, önemli bir kavşak noktası olmuştur.İlk bölümde İsviçre'nin tarihsel süreci ve grafik tasarımdaki önemi irdelenmiş, Uluslararası Üslubun ortaya çıkışı ile birlikte üslup öncü ve ustalarının çalışmalarına yer verilmiştir. İkinci bölümde ise postmodern grafik tasarımın üsluba etkileri incelenmiş, bu dönemde üslup karşıtı Wolfgang Weingart ve yol açtığı Yeni Dalga tipografisinin tasarımcılarına yer verilmiştir. `İsviçre Tasarımı' ABD'de devam ederek farklı tasarım anlayışlarıyla etkileşime girmiş, bu durum postmodern grafik tasarımında incelenmesini gerektirmiştir. Üçüncü bölümde ise güncel İsviçre tasarımındaki yeni yönelişler konu edilmiş, İsviçre'de ve Dünya'daki afiş tasarımları incelenerek Uluslararası Üslubun etkileri araştırılmıştır.Grafik tasarımda farklılaşan çalışma süreçleri ve yöntemleri, Uluslararası Tipografik Üslubun sınırlarını da değiştirmiştir. Bu nedenle; güncel İsviçre grafik tasarımı ile uyumlu çalışmalar da araştırmada yer almıştır. Böylece, uluslararası İsviçre Üslubuna ait tasarımların yanında, tasarımcıların öğretiler arası çalışma süreçleri ve farklılaşma evrelerine eleştirel gözle yaklaşılmaya çalışılmıştır.