Hand

118 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Resim sanatında el imgesinin farklı anlam ve ifade biçimleri

Günlük hayatımızda etkin kullandığımız uzuvlardan biri olan ellerimizin, resim sanatında nasıl yer aldığı, içerik ve biçimi nasıl etkilediği, anlam ve ifade olanaklarının araştırılması amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda, birinci bölüm ile ellerin anatomik yapısı, kemik, kas, damar ve derinin işlevleri açıklanarak incelenmiş, sanatsal anatomide elin beden içindeki yeri, oranları ve biçimsel özellikleri açıklanmış, elin, insanın evrimi sürecindeki rolü ve evrim aşamasındaki değişiklikler ile edindiği hareket yeteneği araştırılmıştır. Ayrıca iletişimdeki ve beden dilindeki önemi ellerin duruş biçimlerinin aldığı anlamlar ile açıklanmıştır. İkinci bölümde, sembol ve imge kavramlarının farklı tanımları yer almış, imge ve sembol arasındaki ortak noktalar ve farklar açıklanmaya çalışılmıştır. Elin sembol olarak kullanım alanları örneklerle incelenerek imge ile sembol arasındaki farkların anlaşılması amaçlanmıştır. Üçüncü bölümde ise, el imgesinin resim sanatında yer alan farklı anlam ve ifade biçimleri, kavramsal başlıklar altında toplanarak, resim sanatı tarihinden örnekler ile incelenmiştir. Bu başlıklar altında; Mağara dönemi ve ilkel toplulukların bıraktığı el izi örneklerinin neden ve hangi teknikler ile yapıldığı ulaşılan bilgiler doğrultusunda aktarılmıştır. Tanrısal gücün sembolik ifadeleri olan tanrı-tanrıça heykelleri, mitolojik tanrıların tasvirleri ve semavi dinlerin yaratma eyleminde metafor olarak kullandığı el imgesinin, anlatımı ne şekilde desteklediği örnekler ile incelenmiştir. Toplumsal düzenin dîni anlayış içinde oluşturulmasında yer alan resimler ve bu öğretilerin aktarılmasında yer alan el imgesinin rolü araştırılmıştır. Rönesans ile yayılan hümanizm düşüncesi, aklın öne çıkması ve bilimsel çalışmalar ışığında gelişen resim sanatında, anatomik çalışmalar ile sağlanan gelişmeler ve bunların yansımaları el özelinde örnekler ile yer almıştır. Üretim ve insan üzerine yoğunlaşan sanatçılardan ve emek üzerine yapılmış olan eserlerinden örnekler incelenirken ellerin üretim içindeki önemi ve anlatıma sağladığı katkılar araştırılmaya çalışılmıştır. Elin önemli fonksiyonlarından olan gizleme/örtme ve gösterme/işaret etme gibi özellikleri ile resim sanatında anlatım gücünü arttıran bir imge olarak nasıl yer aldığı eser örnekleri ile anlaşılmaya çalışılmıştır. Geleneksel yöntemlerin dışına çıkılarak, farklı yöntem ve malzemeler ile yapılan deneysel uygulamalarda, birbirinden farklı fikirlerin aktarılabilmesi için el imgesinin ifade gücünden ne şekilde yararlanıldığı araştırılmıştır.

ElResim sanatıResimler+2
Çağıl Sezin Özdemir
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2014
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Üst ekstremite minör replantasyon ve revaskülarizasyon uygulamalarının değerlendirilmesi

Üst Ekstremite Minör Replantasyon Ve Revaskülarizasyon Uygulamalarının DeğerlendirilmesiParmak veya ekstremite replantasyonlarında başarı ölçüsü sadece kopan parçayı yaşatmaktan ibaret değildir. Replante edilen parçanın fonksiyonlarının bir protezden daha iyi olması, motor, duyu fonksiyonları ve eklem hareketlerinin en az %60-80'inin kazanılması durumunda başarıdan sözedilir. Sonucun iyi olması kopan uzvun tüm yapılarının, yani kemik, kas, tendon, damar ve sinir gibi oluşumlarının hepsini uygun şekilde karşı karşıya getirilmesine bağlıdır.İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi Ortopedi ve Travmatoloji Kliniğinde 2008-2011 tarihleri arasında 30 hasanın üst ekstremitelerine minör replantasyon ve revaskülarizasyon uygulandı. İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi Ortopedi ve Travmatoloji Kliniğinde 2008?2011 tarihleri arasında üst ekstremitelerinde travma sonucu total veya subtotal amputasyon oluşan 30 hastanın 35 parmağı ameliyat edildi. Total ampute 15 hastanın 15 parmağına replantasyon, ve subtotal ampute 15 hastanın 20 parmağına revaskülarizasyon yapıldı. Tedavi edilen tüm hastaların erken dönem sonuçları ile ortalama 17 ay (6 ay ? 3.5 yıl) izlenen 28 hastanın 30 parmağı retrospektif olarak incelenip literatürle karşılaştırıldı.Motor güç ve duyu geğerlendirmelerinde British Medical Researc Council Skorlaması, geç dönem fonksiyonel sonuçların değerlendirilmesinde Chen Kriterleri kullanıldı.Erken dönem sonuçlar incelendiğinde, yaşama oranları; replantasyon yapılan parmaklarda %93,3, revaskülarizasyon yapılan parmaklarda %80; zon 2 seviyesindeki yaralanmalarda %66,6, zon 3 seviyesindeki yaralanmalarda %92,3; giyotin tipi yaralanmalarda %100, ezilme- avülsiyon tipi yaralanmalarda %68,8 olarak bulunmuştur. Yaralanma şekillerine göre fonksiyonel sonuçlar değerlendirildiğinde, giyotin tipi kesi ile yaralanan olguların %89.9'unda çok iyi-iyi, ezilme ve avulsiyon tipi kesi ile yaralanan olguların %33,3`ünde çok iyi-iyi sonuç bulundu.Sonuç olarak, x2 testi ile yapılan istatiksel değerlendirmede giyotin tipi kesilerle yaralanan olguların tedavi sonrası distal parçalarda yaşama oranları ve fonksiyonel sonuçlarının ezilme ve avulsiyon tipi yaralanmalara göre anlamlı olarak daha iyi olduğu bulunmuştur.Anahtar sözcükler: Replantasyon, Revaskülarizasyon, Total Ampütasyon, Subtotal Amputasyon

AmpütasyonEkstremitelerEl+4
Seyfullah Doğan
İnönü University
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Serebral lateralizasyonun görsel ve işitsel basit reaksiyon zamanına ve reaksiyon asimetrisine etkisi

Bu çalışmanın amacı serebral lateralizasyonun basit görsel ve işitsel reaksiyon zamanı ve reaksiyon asimetrisine etkisinin incelenmesidir. Bu amaçla 52 erkek birey çalışmaya gönüllü olarak katıldı. Deneklere lateralizasyon testi uygulandıktan sonra denekler üç gruba ayrılmış ve ardından deneklere reaksiyon zamanı testleri uygulanarak gruplar arasında lateralizasyonun reaksiyon zamanına etkisi belirlenmeye çalışılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 22.0 programında analiz edilmiştir. Normallik ve homojenlik sınamasının ardından tek yönlü varyans analizi ve LSD düzeltmesi yapılmıştır. Elde edilen sonuçlar incelendiğinde el tercihinin görsel ve işitsel basit reaksiyon zamanına ve reaksiyon asimetrisine istatistiksel olarak etkisinin olmadığı görülmüştür (p>0.05). Ancak istatistiksel olarak anlamlı olmasa da solak bireyler lehine reaksiyon zamanında düşüş belirginliği farkedilmiştir. Sonuç olarak laterizasyonun etkilerinin görsel ve işitsel basit reaksiyon zamanı üzerinde hangi elden ölçülürse ölçülsün istatistiksel olarak etkisinin olmadığı; ancak solak bireylerin reaksiyon zamanının sağlak bireylerden belirgin bir şekilde düşük olduğu söylenebilir. Elde edilen bu sonuç istatistiksel olarak anlamlı olmasa da belirgin farklılığın tespit edilmiş olmasının önemli olduğu düşünülmektedir.

Beyin lateralizasyonuElEl tercihi+3
Ali Paşa Kısak
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Dominant olarak elini kullanan ve kullanmayan bazı spor branşlarında el kavrama kuvvetinin el becerisi ve görsel reaksiyon zamanı üzerine etkisi

Bu çalışma, dominant olarak elin daha aktif kullanıldığı basketbol ve voleybol branşları ile elin çok aktif olarak kullanılmadığı futbol ve atletizm branşlarında performans sergileyen sporcuların el kavrama kuvvetinin el becerisi ve görsel reaksiyon zamanı üzerine etkisinin saptanması amacı ile yapılmıştır. Çalışmaya üniversitede öğrenim gören 18-30 yaş arasındaki; 15 basketbol, 15 voleybol, 15 futbol ve 15 atletizm sporcusu olmak üzere toplamda 60 gönüllü erkek sporcu katılmıştır. Kesitsel olarak yapılan bu çalışmaya katılım gösteren sporcuların demografik bilgileri (yaş, boy, vücut ağırlığı) alındıktan sonra vücut yağ yüzdesi ölçümü için Biyoelektrik impedans analizi (BİA), el kavrama kuvveti ölçümü için Jamar marka el dinamometresi, el becerisinin ölçümü için Dokuz Delikli Çivi Testi, görsel reaksiyon zamanı ölçümü için ise özel geliştirilmiş yazılım programı kullanılmıştır. Sağ ve sol el kavrama kuvvetinin branşlara göre değişiminin belirlenmesinde yararlanılan Tekrarlanan Ölçümlü Varyans Analizi sonucuna göre, sağ ve sol el kavrama kuvveti branşlara göre farklılık (P=0.033) göstermiştir. Sağ ve sol el becerisinin branşlara göre değişiminin belirlenmesinde yararlanılan Tekrarlanan Ölçümlü Varyans Analizi sonucuna göre, sağ ve sol el kavrama becerisi branşlara göre farklılık (P=0.036) göstermiştir. Görsel Reaksiyon bakımından branşlar arasında yapılan Tek Yönlü Ortalamaların Analizi (ANOM) sonucunda branş farklılığı görsel reaksiyonu anlamlı düzeylerde etkilemediği (P=0.26) görülmüştür. Dolayısıyla; Voleybol ve Basketbolcuların hem sağ hem de sol el kavrama kuvvetlerinin Atletizm ve Futbolculara göre anlamlı düzeylerde daha yüksek olduğu, sağ el becerisi bakımından branşlar arasında anlamlı farkların bulunmadığı ancak Voleybol ve Basketbolcuların sol el becerilerinin Atletizm ve Futbolculara göre anlamlı düzeylerde daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: El becerisi, Futbol, Görsel reaksiyon, Kavrama kuvveti, Voleybol

AtletizmBasketbolBeceri+6
Turhan Özşahin
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Elde iki nokta diskriminasyonu duyusunun incelenmesi

Sinir hasarının erken dönemde tanınması, tedavi giderlerini azaltmasının yanında iyileşme oranlarını da arttırmaktadır. Elde meydana gelen sinir hasarının tanısında yapılan nörolojik muayenenin bir parçası olan iki nokta diskriminasyonu (2ND) normal değerlerinin bilinmesi tanıyı da daha sağlıklı bir duruma getirecektir. Bu çalışmanın amacı, sağlıklı bireylerde elin palmar yüzünde 2ND değerlerini saptamak; cinsiyet, taraf, vücut kitle indeksi ve dominant el ile 2ND değerleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bu çalışmaya, 100 erkek 100 kadın olmak üzere toplam 200 sağlıklı erişkin gönüllü katıldı. Elin palmar yüzünde 17 bölge belirlenerek 2ND değerleri saptandı, istatistiksel analizi yapıldı. Elin palmar yüzünde en küçük 2ND değeri her iki elde 2. parmağın distal falanksında saptandı. El dominansisi dikkate alınmadığında; sağ eli dominant bireylerin sol ellerinin 11 bölgesinin sağ ellerinden daha hassas olduğu tespit edildi. Sol eli dominant bireylerde, sol elde sadece 2 bölgenin sağ elden hassas olduğu saptandı. Kadınların sağ ellerinin 4 bölgesinin erkeklerden daha hassas olduğu, sol elde ise cinsiyet farkı olmadığı tespit edildi. Sağ elde 9 bölgede, sol elde ise 10 bölgede 2ND değerleri ile BMI arasında pozitif yönde çok zayıf korelasyon tespit edildi. Bireylerin eğitim durumu ile 2ND değerleri karşılaştırıldığında sağ elde 4, sol elde 3 bölgede istatistiksel olarak anlamlı fark olduğu tespit edildi. Bu çalışmada, elin palmar yüzünde en hassas bölgelerin distal falankslar olduğu görüldü. Bu çalışma ile elde 2ND normal değer verilerinin, 2ND'nin normal değerlerini tespit etmek için yapılacak çalışmalara katkıda bulunacağını değerlendirmekteyiz. Anahtar Kelimeler: El dominansi, İki nokta diskriminasyonu

BaskınlıkDuyu sinirleriEl+7
Cevdet Yardımcı
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2023
10
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Gaziantep doğumlu 15-18 yaşlarındaki Türk çocuklarında el ve el bileği grafilerinden Gök, Greulich-Pyle ve Gilsanz Ratib atlaslarına göre yaş tespitindeki korelasyonun değerlendirilmesi

Bireylerin kimliklerinin belirlenmesinde önemli bir unsur olan yaş tespiti Adli Tıp ve hukukun en önemli konularından biridir. Nüfus kayıtlarının düzenli tutulmamasına bağlı olarak adli, hukuki ve sosyal gerekçelerle yaş tespiti yapılmaktadır. Yaş tespitinde sıklıkla radyolojik, morfolojik ve histolojik yöntemler kullanılmaktadır. Toplumların coğrafi, genetik, ırksal, ekonomik ve sosyodemografik farklılıkları kullanılan yöntemlerin topluma özgü olmasını gerektirmektedir. Kullanımı yaygın olan Greulich-Pyle Atlası, Gök Atlası ve Gilsanz-Ratib Atlası arasındaki korelasyon 15-18 yaşları arasındaki 200 kız ve 200 erkekten oluşan toplam 400 Türk bireyin el ve bilek grafileri üzerinden değerlendirildi. Gök Atlası'nın kızlarda -0,38/+1,02 yıl, erkeklerde -0,87/+0,35 yıl; Greulich-Pyle Atlası'nın kızlarda -0,67/+0,70 yıl erkeklerde -0,28/+0,80 yıl, Gilsanz-Ratib Atlasının kızlarda -0,39/+0,88 yıl, erkeklerde -0,25/+0,38 yıl arasında değişen farklarla sonuç verdiği bulundu. Atlaslar arasındaki kemik yaşı dağılımının kronolojik yaşa göre ileride yoğunlaşması neticesinde coğrafik, ırksal, genetik, sosyokültürel özellikleri ile birlikte toplumumuza özgü bir yaş tespiti atlası oluşturulması gerektiği sonucuna varıldı.

Adli tıpBilekBilek eklemi+4
Mücahit Koçulu
Gaziantep University
2023
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

0-6 yaş grubu çocuklarda el yaralanmalarının retrospektif analizi: Klinik çalışma

El yaralanmalarıyla modern yüzyılda her yıl artan oranlarda karsılasılmakta ve acilservislere basvuran hastaların yaklasık 1/5'ini olusturmaktadır. 0-6 yas grubu elyaralanmalarının analizi, yaralanma riskleri ve olası önlemler ile tedavi yaklasımlarıyla ilgililiteratürde az sayıda çalısma vardır.Çalısmamızda Ocak 2006- Ocak 2011 yılları arasında klinigimizde el yaralanmasınedeniyle tedavi edilen, 0-6 yas grubundaki 507 çocuk geriye dönük olarak incelendi. Olgularyaralanmanın türü, nedeni, yerlesimi, tedavi yöntemi ve sonucu açısından degerlendirildi.Nedenler sırasıyla ezilme ve sıkısmalar (%55 ), kesici cisimlerle olanlar (%31,5),yanık (%6,4), düsmeler (%3,1 ), atesli silah yaralanmaları (%1,3 ) ve yabancı cisim (%1,8 ),enfeksiyon ( 0,8 ) izlemekteydi.368 olgu (%72,6) evde, 139 olgu (%27,4) ev dısında yaralanmıstı. Yaralanmalarilkbahar ve yaz mevsimlerinde daha sıktı (%76). Saat 14-20 arası yaralanmalar günün digersaatlerine göre daha fazlaydı (%80). Sag/sol elde görülme oranı 2/1'di.Olguların 321'i (%63,5) basit, 185 `u (%36,5) ise kompleks yaralanmaydı.Olguların %14'ü yatırılarak tedavi edildi. %88,5 acil, %11,5 elekti sartlarda ameliyat edildi.Olguların %75,3'ünde (382 olgu) parmak ucu yaralanması tespit edilmistir. Buyaralanmaların en sık nedeni parmagın kapıya sıkıstırılmasıdır.Bunlardan %32,3'ü ( 164 olgu ) primer sutur, %43'ü (218 olgu) tırnak yatagı onarımı,%1,3'ünde (7 olgu) yabancı cisim çıkartılması, %4,6'inde (23 olgu) kompozit greftleonarım,%18,6 (94 olgu) lokal flep ile onarım yapılmıstır.0-6 yas grubu el yaralanmalarıyla ilgili literatürde çok az sayıda çalısma oldugubilinmektedir. Çalısmamızda bu yas grubu yaralanmalarının yalnızca analizini yapmak degil,aynı zamanda olası risk faktörleri ve korunma yöntemlerinin alınabilmesi için bir veri tabanıolusturmak da amaçlanmıstır.0-6 grubundaki sakatlık ve ölümlerin baslıca nedenlerinden biri olarak kazalargösterilmistir. Cografik ve yas grupları arasında degisse de kapalı bölgede olan kazalar tümkazaların %25'ini olusturur. Ülkemizde yapılan bir çalısmada ise bu oran %18-25oranındadır. 1-7 yas grubunu içeren baska bir çalısmada ise çocukların üçte birinin son bir yıliçinde ev kazası geçirdigi belirtilmistir.Anahtar Kelimeler: 0-6 yas, El Yaralanmaları, Retrospektif Arastırma.

ElEl yaralanmalarıRetrospektif çalışmalar+2
Azimet Özdemir
Bezmialem Vakıf University
2011
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Skafoid kırıkları cerrahi tedavi sonuçları

Skafoid Kırıkları Cerrahi Tedavi SonuçlarıAmaç: Skafoid kırığı ve eşlik eden patolojilerin tedavi sonuçlarının değerlendirilmesiGereç ve Yöntem: Çalışmamızda 2004-2011 tarihleri arasında skafoid kırığı ve eşlik eden patolojiler nedeni ile opere edilen 24 hasta incelendi. 18 hastada nonunion, 6 hastada akut kırık mevcuttu. Nonunion nedeniyle 15 hastaya nonvaskülarize greftleme, 3 hastaya proksimal sıra rezeksiyonu yapıldı. Akut kırık ile başvuran 6 hastaya açık redüksiyon ve internal tespit yapıldı. Hastaların tamamı erkekti(n:24). Nonvaskülarize greftleme yapılan 15 hastanın % 53'ünde (n:8) proksimal kutup, % 47'sinde (n: 7) bel kırığı mevcuttu. % 40 (n:6) hastada avasküler nekroz mevcuttu. Proksimal kutup kırıklı hastaların % 50'sinde (n:4), bel kırıklı hastaların % 28'inde(n:2) avasküler nekroz kaydedildi. Proksimal sıra rezeksiyonu yapılan 2 hasta skafoid kaynamama ileri kollapsı, 1 hasta ise başarısız nonvaskülarize greftleme nedeni ile opere edilmişti. Akut skafoid kırığı nedeni ile opere edilen altı hastanın üçünde transkofoperilunat çıkık, birinde ise lunat çıkığı eşlik etmekteydi, 2 hastada izole skofoid kırığı mevcuttu. Kırık ve çıkıklar açık redükte edilip tespit edildi. Hastaların ameliyat sonrası kavrama gücü ve hareket arkları kaydedildi. Fonksiyonel sonuçları değerlendirmek için MAYO elbilek skorlaması ve hızlı kol omuz ve el disabilite skorlamasından faydalanıldı.Bulgular: Nonvaskülarize greftleme yapılan hastaların % 73'ünde (n:11) ortalama 16 haftada kaynama elde edildi. Hastaların preop hızlı kol omuz ve el disabilite skor ortalamaları 30,8 iken, postop disabilite skor ortalamaları 14,6 , postop MAYO el bilek skor ortalamaları 69.3 (orta) çıkmıştır. Proksimal sıra rezeksiyonu yapılan 3 hastanın postop MAYO el bilek skorları ortalama 60 (±20), postop hızlı kol omuz ve el disabilite skorları ortalama 13,6 (±13.8) bulunmuştur. Bu grupta hastaların ortalama kavrama gücü ve hareket arkı karşı ekstremitenin % 60'ı kadar bulunmuştur. Akut skafoid kırığı nedeni ile opere edilen 6 hastadan bir hastada kaynama elde edilemedi. Bu grupta takiplerde interkarpal dejenerasyon gelişen hastaların tamamı (n:3) kırıklı çıkık nedeni ile opere edilmişti.Sonuç: Skafoid nonunionlarında nonvaskularize greftleme ve tespit sonuçları başarılı olmasına rağmen proksimal parçada avasküler nekroz varlığında sonuçlar daha kötüdür. Skafoid nonunionuna bağlı interkarpal dejenerasyon geliştiği durumlarda hasta beklentisi yüksek değilse komplikasyon oranının az olması ve el bileği hareketine izin vermesinden dolayı proksimal sıra rezeksiyonu iyi bir seçenektir. Transskafoperilunat çıkıklar erken dönemde açık olarak redükte ve tespit edilmeli, hastalar kaynama olsa dahi ileride el bileklerinde dejenerasyon ve hareket kısıtlılığı gelişebileceği konusunda bilgilendirilmelidir.

AnatomiBilekBilek eklemi+7
Kadir Gökçe
Çukurova University
2013
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Üst ekstremite rejyonel intravenöz anestezisinde volüm düşürmeye yönelik geçici ek turnike kullanımı

Amaç: Bu çalışmada üst ekstremite cerrahisinde geleneksel rejyonel intravenöz anestezi (RİVA) yöntemine ek olarak geçici turnike uygulanmasının lokal anestezik volümünü düşürmede etkinliğini araştırmayı amaçladık. Yöntem: Elektif ortopedik üst ekstremite cerrahisi geçirmiş ASA fiziksel skoru I-II-III olan 40 erişkin hastanın gözlem formları retrospektif olarak incelenmiştir. Hastalar iki gruba ayrılmıştır: Grup 15'de (n = 20) 150 mg lidokain hidroklorür, serum fizyolojik eklenerek 15 ml'ye tamamlanmış ve Grup 20'de (n = 20) 150 mg lidokain hidroklorür serum fizyolojik ile 20 ml'ye tamamlanmıştır. Grupların peroperatif takip değerleri, turnike ağrısı oluşma süreleri ve hasta memnuniyet skorları karşılaştırıldı. Bulgular: Demografik veriler her iki grupta benzer bulunmuştur. Grup 15'de turnike ağrısı gelişen hasta sayısı ve Grup 20'de turnike ağrısı gelişen hasta sayısı arasında anlamlı istatistiksel bir fark saptanmamıştır. İki grup arasında 30. dakika saturasyon değerleri arasında istatiksel olarak anlamlı bir fark saptanmış olsa da klinik olarak anlamlı bir farklılık saptanmamıştır. Diğer takip bulguları istatiksel olarak benzerdir. Sonuç: Kısa süreli üst ekstremite cerrahilerinde düşük volümlü lokal anestezik solüsyonu ile yapılan bu RİVA tekniğinin etkili bir anestezi oluşturduğunu düşünmekteyiz. Anahtar Kelimeler: RİVA, el cerrahisi, turnike ağrısı

AnesteziAnestezi-intravenözAnestezi-kondüksiyon+5
Hüseyin Göçergil
Gaziantep University
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Unlu mamül makineleri üreten fabrika çalışanlarında el ağrısı, üst ekstremite fonksiyonelliği ve kas iskelet sistemi rahatsızlıklarının değerlendirilmesi

Bu çalışma unlu mamül makineleri üreten fabrika çalışanlarında el ağrısı, üst ekstremite fonksiyonelliği ve kas iskelet sistemi rahatsızlıklarının değerlendirilmesi amacıyla yapıldı. Çalışma toplamda 51 unlu mamül makinesi üreten birey arasında yapıldı. Çalışmaya alınan tüm bireylerin ayrıntılı demografik verileri kaydedildi. El ve el bileği için ağrı sorgulaması için Vizüel Analog Skalası (VAS), el fonksiyonları için Jebsen el fonksiyon testi (JEFT), üst ekstremite fonksiyonelliği için Disabilities of the Arm, Shoulder and Hand (DASH) el, kol ve omuz fonksiyonel değerlendirme anketi ve genel kas iskelet sistemi ağrısı değerlendirmek için Cornell Kas İskelet Sistemi Değerlendirme anketi uygulandı. Çalışmamızın sonuçları; çalışmamızda yer alan fabrika çalışanlarının çalışma yılları ile istirahat halindeki VAS, aktivite sırasındaki VAS ve DASH anket sonuçları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki yoktu (p>0.05). Çalışanlarının çalışma yılları ile Jebsen el Fonksiyon Testlerinin alt ölçekleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark belirlenmiştir (p<0.05) Çalışma yıllarına göre Cornell (MDQ) anketinin parametrelerinden "sağ alt bacak" bölgesinde istatistiksel olarak anlamlı bir fark belirlenmiştir (p<0.05). Çalıştıkları bölümlere göre Cornell anketindeki vücut bölgeleri değerlerinden, sol omuz bölgesindeki ağrı skorları istatistiksel olarak anlamlı derecede farklıdır (p<0.05). Fabrika çalışanlarında sol elin, çalışılan yıl sayısı arttıkça daha hızlandığı sonucuna vardık. Fabrikadaki çalışma yılı azaldığında sol alt bacak ağrısının daha fazla olduğu belirlenmiştir. Fabrikada çalışılan bölümler ile sol omuz bölgesindeki ağrı anlamlı derecede birbirinden farklı, sağ omuza göre de yüksektir. Bu ağrıların daha aza indirilmesi için gerekli egzersizler önerilmiştir.

AnketlerAğrıEl+7
Seçil Boz
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Onbeş - yirmi yaş arası erkek sporcularda ivmelenme ve ortalama maksimal sürat performansının el ve ayak dominansı ile çıkıştaki ayak pozisyonuna göre analizi

Yetenekli futbolcuların seçiminde ve antrenman programlarının oluşturulmasında el ve ayak tercihleri dikkate alınmaktadır. Bu çalışmada, 15-20 yaş arası adölesan erkek futbolcularda ivmelenme ve ortalama maksimal sürat performansında el, ayak dominansı ile çıkıştaki sağ veya sol ayağın geride olup olmamasına bağlı değişim incelenmektedir. Çalışmanın örneklemini, Adana Amatör Futbol Spor Klüplerinde U-15 ve U-19 yaş kategorisinde olan toplam gönüllü 173 sporcu oluşturmuştur. Ortalama değerler sırasıyla; yaş için 16.09±1.32 yıl, boy uzunluğu için 73.23±7.53 cm ve vücut ağırlığı için 61.98±9.33 kg ve Beden Kütle İndeksinin (BKİ) ortalama değeri 20.56±2.10'dur. Katılımcıların 15 m, 30 m, 45 m ve 60 m süratleri ölçülmüştür. Dinamometre ile sağ ve sol el kavrama kuvvetleri alınmıştır. Veri analizleri Kruskal Wallis, Mann Witney U testi ile Spearman sıralı korelasyon analizleri yapılmıştır. Bu çalışmanın sonuçları, ortalama 30 m, 60 m sürat değerlerinin çift ellilerin lehine, sağlak ve solaklardan daha yüksek olduğunu göstermektedir. Ayak tercihi ile çıkıştaki ayak pozisyonuna göre sürat farklılaşmamaktadır. El tercihleri ve ortalama 15 m, 45 m ortalama maksimum sürat ile farklılık gözlenmezken, 30 m ve 60 m sürat performansı ile 0.05 anlamlılık düzeyinde farklılık gözlenmiştir. El tercihi; sol el kavrama kuvveti, 15 m, 30 m, 45 m ortalama maksimum sürat ve 60 m ile 0.05 düzeyinde ilişkilidir. Ayrıca, sağ ve sol el kavrama kuvveti değişkeni sırasıyla 15 m; 30 m; 60 m ve ortalama 45 m ortalama maksimum sürat ile 0.01 düzeyinde ilişkili bulunmuştur. Sonuç olarak, çift ellilerin sürat koşularındaki üstünlüğü, adölesan sporcularda hem yetenek seçiminde hem de antrenman programlarının değerlendirilmesinde simetrik kuvvet gelişiminin önemli olduğunu düşündürmektedir. Anahtar Kelimeler: El, ayak tercihi, sürat koşusu, elkavrama kuvveti.

AyakElEl tercihi+7
Gülşen Doğan
Çukurova University
2016
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Proksimal falanks ve orta falanks kırıklarında k teli kullanımı ile vida kullanımının fonksiyonel ve radyografik sonuçlarının karşılaştırılması

El, insanın günlük hayatta en çok kullandığı ve fonksiyonel olmasını sağlayan en önemli uzvudur. Genel olarak da bilindiği gibi eklem içi kırıklar iyileşme süreci daha uzun olan ve ideal tedavi uygulanamazsa hastaların en çok ağrı ve hareket kısıtlılığı gibi sorunlar yaşadığı kırıklardır. Bunun için çeşitli tespit yöntemleri vardır. Bu kırıklar mini vidayla tespit, mini plakla tespit, K teliyle tespit, dinamik ve statik eksternal fiksatörle tespit şeklinde tedavi edilebilmektedir (72,73) . Bu yöntemlerin hangisinin hangi açıdan daha üstün olduğu araştırılmaktadır. Bu yüzden bu tezin konusu orta ve proksimal falanks eklem içi kırıklarında K teli kullanımının ve mini vida kullanımının fonksiyonel ve radyografik sonuçlarının karşılaştırılmasıdır. Amacımız bu kırıklarda hangi tedavinin daha etkili olduğunu bulmak ve bu hastaları daha erken rehabilite edip günlük hayatlarına ve iş hayatlarına en erken olacak şekilde kavuşturmaktır. Bu çalışma Manisa Celal Bayar Üniversitesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı'nda yapılmıştır. Çalışmaya kliniğimizde 01.01.2013-15.10.2022 tarihleri arasında opere edilen hastalar dahil edilmiştir. Hastalar proksimal falanks ve orta falanksta eklem içi kırığı olan hastalarla sınırlanmış olup 30 tanesi K teliyle tespit edilmiş eklem içi kırığı olan hastalardan, 28 tanesi de mini vida ile tespit edilmiş eklem içi kırığı olan hastalardan oluşmaktadır. K teliyle tespit edilen hastalarda 10 tanesi, mini vida yapılan hastalardan da 8 tanesi kontrole gelmediği veya aşağıda belirtilen dışlama kriterlerine sahip olduğu için bu hastalar çalışmaya dahil edilmedi. 20 tanesi vida ile 20 tanesi K teliyle tespit edilen toplam 40 erişkin hastayla çalışma retrospektif olarak yapıldı. Bu sonuçlar çerçevesinde orta ve proksimal falanks eklem içi kırıklarında vida kullanımının K teline göre daha erken rehabilitasyona izin verdiği, TAF derecelerinin hem 1. ay hem de 2.ay K teli kullanılan hastalara göre istatistiksel olarak anlamlı yüksek olduğu, TAE kayıpları arasında 1.ay istatistiksel olarak anlamlı fark olmadığı 2.ayda ise vida yapılan grubun TAE kaybının anlamlı olarak daha az olduğu, vida yapılan grubun DASH, MHQ ve VAS sonuçlarının istatistiksel anlamlı olarak daha iyi olduğu saptanmıştır. Toplam 3 hastada enfeksiyon bulguları saptandı. Bunları 2'si K teli uygulanan grupta, 1'i vida uygulanan grupta ortaya çıkmış olup hepsi yüzeyel enfeksiyondu ve hepsi oral antibiyoterapiyle ortadan kayboldu. Hastayı daha kısa süre atelle takip etme imkanı vermesi, hastaya daha erken hareket başlama imkanı vermesi ve anket sonuçlarına dayanarak daha iyi fonksiyonel sonuç sağlaması vida kullanımının avantajlarıdır. Bununla beraber orta ve proksimal falanks eklem içi kırığı gözüken hastaların yüksek enerjili travmalar nedeniyle bazılarının açık yaralanmaları olduğu saptandı. Bu nedenle K telinin geçici bir tespit olduğu ve çıkarılmasının daha kolay olması ve 2. ameliyat gerektirmemesi düşünülmelidir. Ayrıca K telinin ucuz olması, mini vidaya göre kolay ulaşılabilir olması, daha kısa sürede uygulanabilmesi, kapalı yapılan bir cerrahi olduğu için yumuşak dokuya daha az zarar vermesi K teliyle tespitin avantajları arasındadır. Bütün bunların ışığında hastaların yumuşak dokusunun değerlendirilerek, hastanın beklentilerine dikkat edilerek vida veya tel kullanımına karar verilmesi önerilir.

AnatomiElKırık fiksasyonu+3
Suat Emre Kaçmaz
Manisa Celal Bayar University
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlıklı genç populasyonda karpal tünel risk faktörlerinin araştırılması

Bu çalışmada Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde öğrenim gören öğrencilerde ölçümler yapılarak genç populasyonda karpal tünel sendromu risk faktörlerinin prevelansını araştırmak amaçlanmıştır. Bu amaçla Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde öğrenim gören, yaşları 18-25 arasında değişen 300 öğrencide (150 erkek, 150 kadın) el ve el bileğiyle ilgili ölçümler yapılmıştır. Demografik özellikler ve kilo, boy ile ilgili bilgiler alınmıştır. Daha sonra dijital kaliper kullanılarak el ve el bileği ölçümlerine geçilmiştir. Bu ölçümler el bileği derinliği, el bileği genişliği ve avuç içi uzunluğudur. Bu ölçümlere bağlı olarak el bilek oranı ve el bilek avuç içi oranı hesaplanmıştır. İstatistiksel analizler için SPSS 20.0 programı kullanılmıştır. Tüm bireyler birlikte değerlendirildiğinde; cinsiyete göre el bileği genişliği, el bileği derinliği, avuç içi uzunluğu ve el bilek avuç içi oranı açısından istatistiksel olarak kadınlar lehine anlamlı fark vardır (p<0,001). El bilek oranı erkeklerle kadınlar arasında anlamlı fark göstermemektedir. Sonuç olarak karpal tünel sendromunun risk faktörlerini araştırdığımız bu çalışmamızda araştırmanın bulgularının; ellerini çok aktif kullanan genç populasyonda karpal tünel sendromu prevelansının ve el,el bileği ölçülerinin belirlenmesine katkıda bulunacağı düşünülmektedir.

AnatomiBilekBilek eklemi+4
Abdullah Türkmen
Çukurova University
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kadın voleybolcularda göz-el tepki süresinin yaşa göre incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, kadın voleybolcularda göz-el tepki sürelerinin yaşa göre incelenmesidir. Çalışmaya, Kırşehir ilinde 2022-2023 sezonunda Türkiye Voleybol Federasyonu'na bağlı alt yapı takımlarından Kırşehir Voleybol Akademi Kulübü'nde lisanslı oynayan 10-14 yaş arasındaki kadın sporcular arasından çalışmaya gönüllü olarak katılmayı onaylayan, yaş ortalamaları 11,95±1,33, vücut ağırlığı ortalamaları 46,69±10,35 ve boy ortalamaları 1,56±0,09 olan 59 kadın voleybolcu dahil edilmiştir. Voleybolcuların boy uzunluklarını ölçmek için Sera marka boy ölçüm cihazı; vücut ağırlıklarını ölçmek için Tanita BC-418 Segmental cihazı kullanılmıştır. Ayrıca voleybolcuların göz-el tepki sürelerini belirleyebilmek için ise Light Trainer Exercise sistemi Pro Set kullanılmıştır. Çalışmada elde edilen verilerin analizinde SPSS 22.0 analiz programından yararlanılmıştır. Elde edilen veriler normal dağılım ve varyans homojenliği göstermediğinden nonparametrik testlerden yararlanılmıştır. Yaş değişkenine göre karşılaştırmalarda Kruskal Wallis H testi kullanılmış; Kruskal Wallis H testi sonucunda aralarında anlamlı fark bulunan grupların tespitinde Post-Hoc çoklu karşılaştırma analizlerinden yararlanılmıştır. Gruplar arası ilişki ise Spearman Korelasyon analizi ile test edilmiştir. Çalışma sonucunda, kadın voleybolcuların yaş değişkenine göre boy uzunluğu ve vücut ağırlığı arasında anlamlı ilişki olduğu saptanmıştır. Yaş değişkenine göre çift el, baskın el ve baskın olmayan el değişkeni arasında görsel tepki süreleri bakımından anlamlı fark bulunmadığı saptanmıştır. Ayrıca yaşın görsel tepki süreleri üzerinde doğrudan bir etkiye sahip olmamakla beraber, görsel tepki bakımından eller arasındaki koordinasyonun yaşla birlikte gelişim gösterdiği belirlenmiştir.

ElGözKadınlar+7
Emrah Işık
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Telli, vurmalı ve yaylı enstrüman kullanan müzisyenlerde palmar deri rezistansının el becerisi ve ince motor kavrama üzerine etksinin araştırılması

Çalışma müzisyenlerde palmar deri rezistansının el becerisi ve ince motor kavrama kuvvetleri ile ilişkisinin araştırılması amacı ile yapıldı. Çalışmaya 18-45 yaşları arasında 33'ü kadın, 39'u erkek toplam 72 katılımcı dahil edildi. Katılımcıların palmar deri rezistansı multimetre ile, İnce motor kavrama kuvveti pinchmetre ile ölçüldü. El becerisi ölçümü için 9 delikli peg testi uygulandı. Palmar deri rezistansı düşük ve yüksek olan kişilerin el becerileri ve ince motor kavrama kuvvetleri karşılaştırıldı. Dominant ve dominant olmayan tarafta palmar deri rezistansı düşük olan ve yüksek olan grupların el becerileri arasında anlamlı fark bulundu (p<0,05). Palmar deri rezistansı düşük olanların el becerisinin daha iyi olduğu gözlendi. İnce motor kavrama kuvvetleri arasında anlamlı bir fark görülmedi (p>0,05). Bu çalışmada değerlendirilen parametrelerin ilişkisine bakıldığında, el becerisi ve palmar deri rezistansı arasında zayıf ilişki olduğu tespit edildi. Palmar deri rezistansının dominant tarafta ince motor kavrama kuvveti çeşitlerinden sadece lateral kavrama ile zayıf ilişkili olduğu görüldü. İkili kavrama (bipod kavrama) ve üçlü kavrama ile ilişkili olmadığı saptandı. El becerisinin dominant tarafta sadece lateral kavrama ile zayıf ilişkisinin olduğu görüldü. Sonuç olarak, palmar deri rezistansının müzisyenlerde performansı etkileyen bir kriter olduğu, mesleki rahatsızlıklara yönelik risk faktörlerinin belirlenmesinde, tedavi planı oluşturulmasına katkı sağlayabilecek, objektif veriler elde edebileceğimiz elektrofizyolojik bir ölçüm yöntemi olarak dikkate alınması gerektiği görüşündeyiz. Anahtar Kelimeler: Palmar Deri Rezistansı, Müzisyenler, Kavrama, El Becerisi, Performans, Fizyoterapi

Egzersiz testiElFizik tedavi+6
İbrahim Küçükcan
Hasan Kalyoncu University · Institute of Health Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Cerrahi yoğun bakım ünitesinde görev yapan sağlık çalışanlarının el yıkama durumlarının değerlendirilmesi

Bu araştırma; Cerrahi yoğun bakım ünitesinde görev yapan sağlık çalışanlarının, hastane enfeksiyonunun kontrolü ve önlenmesinde önemli ve etkili bir yol olan el yıkama durumlarını belirlemek amacıyla tanımlayıcı tipte bir çalışma olarak planlandı. Araştırma örneklemini, belirlenen tarihlerde yoğun bakım ünitesine hasta yatıran 12 hekim ve yoğun bakım ünitesinde 24 saat vardiya usulüne göre çalışan 17 hemşire olmak üzere toplam 29 sağlık çalışanı oluşturdu. Veri toplama aracı olarak, literatür ve uzman görüşleri doğrultusunda araştırmacı tarafından geliştirilen anket formu ve gözlem formu kullanıldı. Verilerin analizi bilgisayar ortamında SPSS 16.00 programı kullanılarak değerlendirildi. Araştırma grubunun %58,6'sının erkek, %37,9'unun 28-32 yaş aralığında, % 94,1'inin lisans mezunu olduğu belirlendi. Sağlık çalışanlarının meslekte toplam çalışma süresi hemşire grubunda 62,12 ± 18,6 ay, hekim grubunda ise 86,0 ± 55,77 ay olarak bulundu. Sağlık çalışanlarının %65,5'inin kedisini ve diğer hastaları enfeksiyonlardan korumak için el yıkadığını, %75,9'unun el yıkama sırasında su ve sabun kullandığını, %51,7'sinin ise ünite içinde el yıkama süresini yanlış olarak bildiği belirlendi. Hekim ve hemşirelerin ünite içindeki el yıkama durumlarını değerlendirmeye ilişkin gözlem sonuçları karşılaştırıldığında aralarında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu saptanırken (p>0.005), hekim ve hemşirelerin üniteye ilk girişte el yıkama durumlarına ilişkin gözlem sonuçları karşılaştırıldığında gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark olmadığı saptandı (p>0.005). Bu sonuçlar doğrultusunda el hijyeni eğitimlerinin gerçekleştirilmesi, uyumun izlenmesi, konu ile ilgili broşür afiş gibi görsel hatırlatıcı eğitim gereçlerinin kullanılması sağlık çalışanlarının el yıkama durumlarına olumlu yönde önemli katkılar sağlayacağını düşünmekteyiz.

DoktorlarElEl yıkama+6
Murat Erten
Hasan Kalyoncu University · Institute of Health Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı enstrüman çalan müzisyenlerde vücut farkındalığı ve üst ekstremite fonksiyonlarının incelenmesi

ÖZEL, Y. Farklı Enstrüman Çalan Müzisyenlerde Vücut Farkındalığı ve Üst Ekstremite Fonksiyonlarının İncelenmesi. Hasan Kalyoncu Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi, Gaziantep, 2018. Çalışmamız farklı enstrüman çalan müzisyenlerde vücut farkındalığı ve üst ükstremite fonksiyonlarının incelenmesi amacıyla yapıldı. Çalışmaya, 16-39 yaş arasında en az 3 yıldır enstrüman çalan, 34 üflemeli, 93 telli ve 59 yaylı olmak üzere toplam 186 birey dahil edildi. Üst ekstremite fonksiyonları olarak el becerisi ve el kavrama kuvveti değerlendirildi. El becerisinin değerlendirilmesinde dokuz delikli peg testi (9DPT), el kavrama kuvvetinin (EKK) değerlendirilmesinde ise jamar dinamometresi kullanıldı. Tüm bireylere vücut farkındalığı ve Quick- dash anketi yapıldı. Enstrüman tipine göre üst ekstremite fonksiyonları ve vücut farkındalıkları karşılaştırıldı. Vücut farkındalığı açısından bireylere bakıldığında, en yüksek vücut farkındalığının yaylı enstrüman kullananlarda olduğu görüldü (p<0.05). El becerisi, kavrama kuvveti ve Quick- dash değerleri yönünden enstrüman gruplarının benzer olduğu gözlendi (p>0.05). Cinsiyete göre bireyler karşılaştırıldığında, kadınların vücut kütle indeksi (VKİ), 9DP-sağ, 9DP-sol EKK-sol ve EKK-sağ değerlerinin erkeklere göre daha düşük olduğu belirlendi (p<0.05) . Bireylerde yaş ile ilişkili olabileceği düşünülen parametrelere bakıldığında, yaş arttıkça kavrama kuvveti ve vücut farkındalığının arttığı (p<0.05) gözlendi. Profesyonel enstrüman kullanmanın üst ekstremite fonksiyonları ve vücut farkındalığı üzerine pozitif etkileri olduğu görülen çalışmamızda, kullanılan ekipman ve ölçeklerin klinik değerlendirme açısından bir referans olabileceği düşünüldü. Konuyla ilgili yeni değerlendirme parametrelerin geliştirilmesinin uygun olacağı, bu durumun enstrüman çalan bireylerde ileride oluşabilecek yaralanmaların önlenmesi açısından önemli olacağı görüşündeyiz.

Beden imajıElFarkındalık+5
Yalçın Özel
Hasan Kalyoncu University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Hemiplejik serebral palsili çocuklarda omuz stabilizasyon egzersizlerinin el fonksiyonları üzerine etkisi

Bayram Dündar, Hemiplejik Serebral Palsili Çocuklarda Omuz Stabilizasyon Egzersizlerinin El Fonksiyonları Üzerine Etkisi, Hasan Kalyoncu Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı, Tezli Yüksek Lisans Programı, Gaziantep, 2018. Bu çalışma, hemiplejik serebral palsili çocuklarda omuz stabilizasyon egzersizlerinin el fonksiyonları üzerine etkisini araştırmak amacıyla planlanmıştır. Çalışmaya, yaşları 6 ila 18 arasında değişen, hemiplejik serebral palsi tanısı konulmuş 28 çocuk dahil edildi. 28 çocuğun 14'ü çalışma ve 14'ü kontrol olmak üzere iki gruba ayrıldı. Her iki grup rutin olarak haftanın 2 günü 10 hafta boyunca fizyoterapi programına dahil edildi, çalışma grubuna rutin fizyoterapi programına ek olarak omuz stabilizasyon egzersizleri eğitimi verildi. Çocukların; cinsiyet, yaş, kilo, boy gibi demografik bilgileri ile dominant ve nondominant tarafları kayıt altına alındı. Çocukların fonksiyonel düzeylerini belirlemek için; El Becerileri Sınıflandırma Sistemi (MACS), Pediartrik Fonksiyonel Bağımsızlık Ölçeği (WeeFIM), Dokuz Delikli Peg Testi, Kutu Blok Testi, Elle İlgili Yetenek Ölçeği (ABİLHAND-Kids) değerlendirmeleri yapıldı. Tüm değerlendirmeler, tedaviyi uygulayan fizyoterapist dışında farklı bir fizyoterapist tarafından fizyoterapi programı öncesi ve 10 haftalık eğitimin sonunda olmak üzere iki kez yapıldı. İstatistiksel analiz sonucunda, çalışma grubunda hem dominant hem de non dominant taraf olmak üzere 10 haftalık fizyoterapi programı sonrası el fonksiyonu, el becerisi, el yeteneği ve fonksiyonel bağımsızlık düzeyi parametrelerinde artış gözlemlendi (p<0,05). Kontrol grubunda ise dominant eldeki el fonksiyon ve non dominant eldeki el beceri parametreleri hariç diğer tüm parametrelerde artış gözlemlendi. Ancak çalışma grubu ve kontrol grubu arasında istatiksel olarak bir artış yoktu (p>0,05). Sonuç olarak, hemiplejik serebral palsili çocuklarda omuza uygulanan stabilizasyon egzersizlerinin el fonksiyonlarını geliştirdiği için serebral palsili çocukların fizyoterapi programlarına eklenmesinde yarar sağlanacağı görüşündeyiz. Stabilizasyon egzersizlerin uzun vadeli etkilerini görmek için daha kapsamlı ve uzun takip gerektiren çalışmalara ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz. Anahtar Kelimeler: Hemiplejik Serebral Palsi, Omuz Stabilizasyonu, El Fonksiyonları, Fonksiyonel Bağımsızlık, El Becerileri.

Beceri eğitimiEgzersizEgzersiz tedavisi+4
Bayram Dündar
Hasan Kalyoncu University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelik ve tıp öğrencilerinin el hijyeni inanç, el hijyeni uygulamaları ve izolasyon önlemlerine uyumlarının karşılaştırılması

Amaç: Bu çalışmada amaç, hemşirelik bölümü ve tıp fakültesi öğrencilerinin el hijyeni inanç, el hijyeni uygulamaları ve izolasyon önlemlerine uyumlarının karşılaştırılması ve bu bilincin eğitimleri sırasında ne derecede kazandırılabildiği sorusuna ışık tutmaktır. Gereç ve Yöntem: Tanımlayıcı ve kesitsel tipteki araştırma, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü 2,3 ve 4. sınıflarından 217 ve Tıp Fakültesi 4 ve 6. sınıflarından 94 öğrenci ile yürütüldü. Araştırmada veriler Öğrenci Tanılama Formu, El Hijyeni İnanç Ölçeği ile El Hijyeni Uygulamaları Envanteri ve İzolasyon Önlemlerine Uyum Ölçeği ile toplandı. Verilerin istatistiksel analizinde demografik özellikleri tanımlamak için sayı yüzde dağılımı, demografik özellikler ile ölçek ortalama puanları arasındaki ilişkinin değerlendirmesinde her üç ölçek için Kolmogorov Siminov testi (p değeri=0,000) Mann Whitney U testi ve Kruskall Wallis testi kullanıldı. Bulgular: Araştırmaya katılan öğrencilerin yaş ortalaması 21,85±1,62(18-26) olup büyük çoğunluğu kadındı (%66,2). Öğrencilerin %89,4'ü izolasyon önlemlerinin hastane enfeksiyonlarını önlemede gerekli olduğunu ve %99'u el yıkama alışkanlığının hastane enfeksiyonlarını önlemede etkin olduğunu düşünmektedir. Sonuç: Öğrencilerin hastane enfeksiyonlarını önlemede izolasyon önlemlerine ve el hijyenine uyumlarının yüksek düzeyde olduğu belirlendi. Her iki bölümde de kadın öğrencilerin izolasyon önlemlerine uyumu erkek öğrencilere göre daha yüksek bulundu. Yaş izolasyon önlemlerine uyumu etkilememektedir. Hemşirelik öğrencilerinin hastane enfeksiyonları hakkındaki bilgi düzeyleri arttıkça el hijyenine uyumları artmaktaydı. Anahtar Kelimeler: Hemşirelik öğrencileri, tıp öğrencileri, el yıkama, hasta izolasyonu

ElEl yıkamaHasta izolasyonu+5
Merve Sakanuz
Manisa Celal Bayar University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

El bileği ağrısı olan diş hekimlerinde el bileği egzersizlerinin ağrı yaşam kalitesi ve fonksiyonellik üzerine etkisi

Bu çalışma, el bileği ağrısı olan diş hekimlerinde el bileği egzersizlerinin ağrı, yaşam kalitesi ve fonksiyonellik üzerine etkisini araştırmak amacıyla yapıldı. Çalışmaya 39 diş hekimi dahil edildi. Basit randomizasyon yöntemi ile 39 diş hekimi 2 gruba ayrıldı. 20 diş hekimi çalışma grubuna dahil edilirken, 19 diş hekimi ise kontrol grubuna dahil edildi. Çalışma grubuna ergonomi farkındalık eğitimi verildi ve haftanın 2 günü olacak şekilde 8 hafta boyunca egzersiz eğitimi verildi. Kontrol grubuna ise sadece ergonomi farkındalık eğitimi verildi. Diş hekimlerinin; cinsiyet, yaş, ağırlık, boy gibi demografik bilgileri kayıt altına alındı. El fonksiyonu ve becerisini değerlendirmek için El Fonksiyonel İndeksi, O Conner parmak beceri testi ve Quick DASH Anketi kullanıldı. Ağrıyı değerlendirmek için VAS ölçeği kullanıldı. Yaşam kalitesini değerlendirmek için ise SF-36 ölçeği kullanıldı. Tüm değerlendirmeler, tedaviyi uygulayan fizyoterapistden farklı bir fizyoterapist tarafından yapıldı. Değerlendirmeler egzersiz eğitiminden önce ve 8 haftalık egzersiz eğitiminde sonra olmak üzere iki kez yapıldı. Çalışma grubundaki bireylerde 8 haftalık egzersiz eğitimi sonrasında; ağrı değerinde azalma, dominant ve non-dominant el becerisi ve yaşam kalitesinde artış gözlemlendi. Kontrol grubuna uygulanan ergonomik eğitim sorasında el becerisinde artış gözlemlendi (p<0,05). Yaşam kalitesi düzeyinde gruplar karşılaştırıldığında 8 haftalık egzersiz eğitimi verilen çalışma grubu lehine artış gözlemlendi (p<0,05). El el bileği problemi olan diş hekimlerinde egzersiz ile birlikte verilen ergonomik eğitimin ağrı, el beceri ve yaşam kalitesi üzerine etkisi olduğu gözlemlendi. Sonuç olarak, el el bileği ağrısı olan diş hekimlerine verilen egzersiz ve ergonomik eğitimin etkilerinin inceleneceği, farklı egzersizlerin ve daha uzun süreli takiplerin olduğu çalışmalara ihtiyaç olduğu görüşündeyiz. Anahtar Kelimeler: El el bileği ağrısı, Diş Hekimleri, El Fonksiyonları, El Becerileri.

AğrıBilekBilek eklemi+5
Rabia Arı
Hasan Kalyoncu University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Uyku bozukluğu olan bireylerde serebral lateralizasyon öngörüsüyle dikkat, muhakeme yeteneği ve reaksiyon zamaninin değerlendirilmesi

Amaç: Serebral lateralizasyon bazı sinirsel fonksiyonların uzmanlaşma eğilimidir. OSAS ise uyku sırasında üst solunum yolunun tam veya parsiyel tıkanması ile karakterize bir hastalıktır. Bu çalışmanın amacı Obstrüktif Uyku Sendromlu(OSAS) ve herhangi bir uyku bozukluğu olan hastalarda, serebral lateralizasyon kontrolünde, Sürekli Pozitif Hava Yolu Basıncı(CPAP) tedaviden önce ve sonra dikkat bozukluğu, seçici dikkat, sürekli dikkat, muhakeme yeteneği, reaksiyon zamanı gibi kognitif beceriler arasındaki ilişkileri incelemektir. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız yaş sınırı olmaksızın sağlıklı ve gönüllü, 41 birey arasında yapılmıştır. CPAP kullanılmadan önce ve sonra olmak üzere psikoteknik laboratuvarında kognitif beceri testleri olan muhakeme yeteneği testi (SPMIQ), reaksiyon zamanı testi (RTms), stres altında tepki verme hızı-kalitesi testi (DT-DTsüre), sürekli dikkat ve problem çözme (COGevet-COGhayır), seçici dikkat(SİGNAL) testi uygulanmıştır. Ayrıca psikolojik anketlerden BECK depresyon ölçeği, STAI1 (durumluluk kaygı), STAI2 (sürekli kaygı), lateralizasyon anketi uygulanmıştır. Psikolojik anketler hem CPAP öncesi hem de sonrası uygulanıp testler ve anketler arasında karşılaştırma yapılmıştır. Bulgular: Beck Depresyon toplam hastalarda tedavi sonrasında anlamlı olarak azalmıştır. Tedavi sonrası STAİ 1 artmıştır. Tedavi sonrası STAİ 2 ortalaması azalmıştır. DT Doğru sayısı tedavi sonrasında anlamlı olarak artmıştır. Tedavi sonrası DT Süre saniye tedavi öncesine göre anlamlı olarak azalmıştır. Tedavi sonrası RTms azalmıştır. Tedavi sonrası SPM IQ tedavi öncesine göre, artmıştır. Tedavi sonrası COG Evet tedavi öncesine göre artmıştır. Tedavi sonrası SIGNAL Doğru sayısı artmıştır. Tedavi sonrası SIGNAL Süre saniye tedavi öncesine göre kısalmıştır. Sonuç:Uyku bozukluğunun beynin yüksek fonksiyonları üzerine etkisi olabileceği ve tedavisi sonrasında beyinkognitif fonksiyonlarında artış olabileceği saptanmıştır.

Beyin lateralizasyonuDikkatEl+5
Melike Baştoklu
Manisa Celal Bayar University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelerin el hijyeni ile ilgili inançlarının el hijyeni uygulamalarına etkisi

El hijyeni hastane enfeksiyonlarının önlenmesinde en önemli ve basit fakat uyumun da en az olduğu bir etkendir. Önemli bir bilgi birikimi ve beceri gerektiren hastane enfeksiyonlarının önlenmesinde en önemli sorunlardan biri, el hijyenine uyumda karşılaşılan sorunlardır. Bu sorunların birçoğu bilgi, tutum, uygulama, inanç ve algı gibi bireysel faktörler olup bunların belirlenmesi, el hijyenine uyma davranışının artırılmasında önemli bir yere sahiptir. Bu araştırma, hemşirelerin el hijyeni ile ilgili inançlarının el hijyeni uygulamalarına etkisinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın evrenini, Mart - Haziran 2019 tarihlerinde Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde görev yapmakta olan 960 hemşire oluşturmuştur. Evrenin tamamı örnekleme alınmış fakat araştırmaya katılmayı kabul eden 529 hemşire ile araştırma tamamlanmıştır. Verilerin toplanmasında araştırmacı tarafından hazırlanan Kişisel Bilgi Formu, El Hijyeni İnanç Ölçeği ve El Hijyeni Uygulama Envanteri kullanılmıştır. Anket formları araştırmacı tarafından dağıtılmış ve toplanmıştır. Verilerin istatistiksel analizinde SPSS (IBM SPSS Statistics 24) adlı paket program kullanılmıştır. Bulguların yorumlanmasında frekans tabloları ve tanımlayıcı istatistikler kullanılmıştır. Araştırmada, hemşirelerin EHİS puan ortalaması 83,64±9,14, EHUE puan ortalaması 65,88±5,66 olup hemşirelerin orta düzeyde el hijyeni inançlarına sahip ve el hijyeni uygulamalarının iyi düzeyde olduğu belirlenmiştir. Hemşirelerin EHİS puanlarını sadece cinsiyetin etkilediği; EHUE puanlarını ise çocuk sahibi olma, çalışma şekli, çalışılan birim, birimdeki hasta sayısı ve mesleki memnuniyet durumunun etkilediği saptanmıştır. Sonuç olarak, EHİS ile EHUE arasında pozitif yönde, çok zayıf derecede ve istatistiksel olarak anlamlı ilişki tespit edilmiştir (p<0,05). El hijyeni inanç ölçeği puanı arttıkça, el hijyeni uygulama envanteri puanı artmıştır. Hemşirelerin el hijyeni hakkındaki olumlu ve olumsuz inançlarının el hijyeni uygulamalarını etkilediği konusunda literatürde daha geniş ve daha çeşitli örneklem içeren çalışmaların yapılması önerilebilir.

ElEl yıkamaHemşireler+6
Feyza Turan
Çukurova University · Institute of Health Sciences
2020
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Palmar ark varyasyonlarının manyetik rezonans görüntüleme ile değerlendirilmesi

PALMAR ARK VARYASYONLARININ MR İLE DEĞERLENDİRİLMESİAmaç:Eli derin ve yüzeyel palmar ark besler. Bu iki ark bazı kompansatuar varyasyonlar ile dolaşım dengesini sağlar. Elin vasküler anatomisinin bilinmesi konjenital anomalilerin rekonstrüksiyonunda, posttravmatik lezyonlarda ve radyal arterin arteriyel by-pass için donör olarak kullanılmasında önem kazanır.Bu çalışmanın amacı kontrastlı 3D TRICKS MRA tekniği ile palmar ark varyasyonlarının gösterilmesi ve sıklıklarının belirlenmesidir.Gereç ve yöntem:Çalışmamızda 2010 Ocak ve 2012 Temmuz tarihleri arasında değişik ön tanılarla el TRICKS MRA yöntemi kullanılmış 30 hastanın elde olunan görüntüleri palmar ark varyasyonlarının değerlendirilmesi için retrospektif olarak kullanılmıştır.Tüm hastalara GE Signa HDxt 1.5 Tesla MRG cihazı ile ön kolun proksimali de görüntülere dahil olacak şekilde koronal STIR, koronal T1A FSE ve 3D Dinamik TRICKS sekanslarını içerecek şekilde el TRICKS MRA tetkiki yapılmıştır.Bulgular:Değişik ön tanılar ile elde olunan 30 hastanın el TRICKS MRA` sı derin ve yüzeyel palmar ark varyasyonları açısından retrospektif olarak değerlendirilmiştir. Olgularımızın % 73,3' ünde Tip 1, % 23,3' ünde Tip 2, %3,3' ünde Tip 3, yüzeyel palmar ark varyasyonu, olgularımızın %93,3' ünde Tip 1, %6,6' sınde Tip 4 derin palmar ark varyasyonu tespit edilirken hasta popülasyonumuzda Tip 2 ve Tip 3 derin palmar ark varyasyonuna rastlanmamıştır.Sonuç:3D TRICKS MRA yönteminin elin vasküler varyasyonlarının tanımlanmasında pratik ve ideal bir yöntem olduğunu düşünmekteyiz.Anahtar kelimeler:MR ANJİOGRAFİ, TRICKS, PALMAR ARK VARYASYONLARI

AnatomiAnjiyografiEl+2
Pınar Özkarakaş
Manisa Celal Bayar University
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Katarakt ameliyatı öncesi yapılan el masajının hasta anksiyetesi ve konforuna etkisi

Amaç: Araştırma; katarakt ameliyatı öncesi yapılan el masajının hasta anksiyetesi ve konforuna etkisini belirlemek amacıyla randomize kontrollü girişim çalışması olarak planlanmış ve uygulanmıştır. Gereç ve Yöntem: Araştırma örneklemini 2 Şubat 2015- 2 Kasım 2015 tarihleri arasında Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesine katarakt ameliyatı yapılmak için yatan ve çalışma kriterlerine uyan 70 girişim ve 70 kontrol olmak üzere toplam 140 birey oluşturmuştur. Araştırma öncesinde etik kurul onayı ve hastalardan onam alınmıştır. Veriler kişisel bilgi formu, konforu belirlemek için Visual Analog Skala (VAS) ve Spielberg Durumluk-Sürekli Kaygı Ölçeği ile yüz yüze görüşme yöntemi ile toplanmıştır. Girişim ve kontrol grubundaki hastaların ameliyat öncesinde hasta odasında Spielberg Durumluk- Sürekli Kaygı Ölçeği kullanılarak anksiyeteleri ölçülmüştür. Girişim grubundaki hastalara ameliyattan önce 10 dakika süre ile el masajı uygulanmıştır. Kontrol grubundaki hastalara rutin uygulamalar dışında herhangi bir uygulama yapılmamıştır. Girişim grubundaki hastaların VAS-konfor, yaşam bulguları ve Spielberg Durumluk-Sürekli Kaygı Ölçeği ameliyat öncesi hasta odasında, el masajı sonrasında ve ameliyat sonrası hasta odasında, kontrol grubundaki hastaların ise aynı parametreleri ameliyat öncesi hasta odasında, ameliyattan hemen önce ve ameliyat sonrası hasta odasında ölçülerek kayıt edilmiştir. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler, Ki kare, Fisher'in kesin ki kare testi, Mann Whitney U testi, Wilcoxon işaretli sıra testi ve Friedman testi kullanılmıştır. Bulgular: Girişim grubundaki hastaların el masajı sonrası VAS-konfor puan ortalaması 3,32,±1,93 iken kontrol grubunun 7,85±1,88 olarak saptanmıştır. Girişim grubundaki hastaların el masajı sonrası Spielberg Durumluk kaygı puan ortalaması 46,26±2,65 iken kontrol grubunda 57,43±3,07 olarak belirlenmiştir. Her iki grubun Spielberg Sürekli kaygı puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmamıştır (p>0,05). Girişim grubundaki hastaların kontrol grubuna göre el masajı sonrası oksijen saturasyonu hariç diğer parametre değerlerinde (nabız, solunum, sistolik ve diyastolik kan basıncı) azalma görülmüştür. Sonuçlar: Araştırmadan elde edilen bulgular sonucunda; ameliyat öncesinde uygulanan el masajının hastaların anksiyetesini düşürdüğü, vital bulguları olumlu yönde etkilediği ve hasta konforunu arttırdığı görülmüştür. El masajının katarakt ve lokal anestezi ile yapılacak diğer ameliyatlarda ameliyat öncesi uygulanması önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Katarakt ameliyatı, el masajı, anksiyete, hasta konforu

AnksiyeteElGöz+6
Ayşe Uyar Çavdar
Manisa Celal Bayar University · Institute of Health Sciences
2016
00

Related subjects