Hava yolları
108 theses under this subject heading
Yer hizmetleri firmalarında maliyet muhasebesi sistemi: Bir uygulama örneği
Havacılık sektörünün en önemli paydaşı olan havayolu firmalarının hava araçlarına, havalimanına varışından ve havalimanından ayrılışına kadar gerekli olan hizmetlerin verilmesini sağlayan yer hizmetleri firmaları havacılık sektörünün değişmez parçalarından biridir. Maliyetlerin kontrol altında tutulması tüm sektörlerde olduğu gibi yer hizmetleri sektöründe de büyük önem taşımaktadır. İşletmelerin maliyetlerini doğru bir şekilde hesaplamaları alınacak olan yönetim kararlarını da etkilemektedir. Bu çalışmanın amacı; yer hizmetleri firmalarında, havayolu firmalarına verilen hizmet sırasında ortaya çıkan maliyetler üzerine araştırmalar yaparak sektöre katkıda bulunmaktır.
Türkiye hava kargo taşımacılığı sektöründe havayolu seçim kriterlerinin analitik hiyerarşi yöntemi ile incelenmesi
Hava kargo taşımacılığı sektöründe faaliyet gösteren hava kargo acentelerinin amacı, kargoların en hızlı şekilde ve en düşük maliyetle, doğru zamanda ve doğru yere ulaştırılmasını sağlayacak havayolunun seçimini yapmaktır. Kısacası hava kargo acenteleri "Kargo gönderim sürecinde hangi havayolunu seçmeliyim?" sorusuna yanıt aramaktadır. Bu bağlamda havayolu seçimini etkileyen kriterleri belirlemek ve önem derecelerini hesaplamak büyük önem taşımaktadır. Ayrıca hava kargo taşımacılığı sektöründe faaliyet gösteren havayollarının, seçim kriterlerinin önem derecesine göre stratejiler belirlemesi sürdürebilirlik ve rekabet gücünün artırılabilmesi açısından kritik öneme sahiptir. Bu çalışmanın amacı, hava kargo taşımacılığı sektöründe havayolu seçimini etkileyen kriterleri belirlemek, bu kriterlerin önem derecesini hesaplamak ve hesaplanan önem derecelerini dikkate alarak belirlenen dört havayolu işletmesinin karşılaştırılmasını çok kriterli karar verme yöntemlerinden biri olan Analitik Hiyerarşi Süreci yöntemi ile gerçekleştirmektir. Bununla birlikte analiz sonucunda Türkiye hava kargo taşımacılığı sektöründe en rekabetçi havayolu belirlenmiş olacaktır. Yöntem olarak AHP'nin kullanılmasının nedeni, kurulacak olan hiyerarşinin çok kriterli olması ve kriterlerin önem derecesinin hesaplanmasında ikili karşılaştırmaların uzman kişiler tarafından yapılmasının uygun görülmesidir. Veriler anket tekniği kullanılarak toplanmıştır. Anket hava kargo acentelerinde üst düzey yönetici konumunda olan kişilere uygulanmıştır. Anahtar Kelimeler: Hava Kargo Taşımacılığı, Analitik Hiyerarşi Süreci (AHP),Havayolu Seçim Kriterleri, Rekabet Gücü, Hava Kargo Acenteleri
Kaynak tamamlayıcılığı ve bütünleşme derecesi kapsamında küresel havayolu işbirliklerinde elde edilen sinerjiler
Küresel havayolu işbirlikleri, havacılık sektöründe toplam tarifeli uçuş trafiğinin %61,2'sini gerçekleştirmesi açısından önemli stratejik işbirlikleri arasında yer almaktadır. İşbirliklerinden elde edilen faydalar, havayolu işletmelerine rekabet anlamında avantajlar sağlamaktadır. Bu çalışmada; küresel havayolu işbirliklerinden elde edilen faydalar, sinerji kavramı altında incelenmekte ve sinerjilerin elde edilmesinde etkili olan faktörler ile sinerjilerin işletmelerin performansına nasıl etki ettiği araştırılmaktadır. Sinerjiler; faaliyet sinerjileri, pazar gücü sinerjileri, finansal sinerjiler ve yönetim sinerjileri olmak üzere dört sınıf altında incelenmektedir. Bu kapsamda ilk olarak, küresel havayolu işbirliğine üye havayolu işletmelerinin, işbirliğine getirdikleri kaynaklarla birbirlerini tamamlama durumlarının ve işbirliği içinde birbirleriyle bütünleşme derecelerinin, elde edilen sinerji türleri üzerindeki etkileri araştırılmaktadır. İkinci olarak ise, elde edilen farklı türde sinerjilerin, üye havayolu işletmelerinin performansları üzerindeki etkileri araştırılmaktadır. Bu amaçla, kaynak tamamlayıcılığı, bütünleşme derecesi, sinerji türleri ve performans arasındaki ilişkileri gösteren kavramsal bir model oluşturulmuş, oluşturulan modele göre geliştirilen araştırma hipotezleri korelasyon ve regresyon analizleri ile test edilmiştir. Araştırma hipotezlerinin test edilmesi için gerekli veriler, anket aracılığıyla, Star, SkyTeam ve oneworld küresel havayolu işbirliği gruplarına üye 26 havayolu işletmesi yöneticilerinden sağlanmıştır. Araştırma sonucunda, birinci olarak, bütünleşme derecesinin sinerji türleri ve performans üzerinde bir etkisi bulunamazken, kaynak tamamlayıcılığının faaliyet sinerjileri, pazar gücü sinerjileri, finansal sinerjiler ve yönetim sinerjileri üzerinde olumlu ve istatistiksel açıdan anlamlı etkisi olduğu bulunmuştur. İkinci olarak, faaliyet sinerjilerinin performans üzerinde etkisi bulunamamış, ancak pazar gücü sinerjileri, finansal sinerjiler ve yönetim sinerjilerinin performans üzerinde olumlu ve istatistiksel açıdan anlamlı etkide bulunduğu ortaya konulmuştur. İncelenen ilişkiler bağlamında, yönetim sinerjilerinin küresel havayolu işbirlikleri için en önemli sinerji türü olduğu görülmüştür.
Havayolu işletmelerinde e-hizmet kalitesinin değerlendirilmesine yönelik bütünleşik bir yaklaşım
Günümüzde teknolojik alanda yaşanan gelişmeler sonucunda, bilgi teknolojileri birçok sektörün faaliyetlerini derinden etkilemiş ve bu sektörleri pazarlama aracı olarak desteklemeye başlamıştır. Havayolu taşımacılığı sektörü kuşkusuz bu sektörlerin başında gelmektedir. Yolculara temel olarak bir yerden başka bir yere ulaşım hizmetinin sunulduğu havayolu taşımacılığı sektöründe, bilet satışlarının büyük ölçüde internet üzerinden yürütüldüğü bilinmektedir. Bu noktada ise hizmetlerde olduğu gibi internet üzerinden sunulan hizmetlerde de (e-hizmet) kalite kavramı önemli bir rekabet aracı olarak öne çıkmaktadır. Nitekim e-hizmet kalitesi, havayolu işletmelerinin başarısı üzerinde belirleyici olan müşteri memnuniyetini ve sadakati pozitif yönde etkilemektedir. Bu bağlamda, çalışmada bütünleşik yöntemler kullanılarak havayolu taşımacılığı sektöründe sunulan e-hizmetlerin kalitesini etkileyen unsurların önem derecelerinin belirlenmesi ve ulusal havayolu işletmelerinin e-hizmet kalitesi performanslarına göre sıralanması amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda öncelikle e-hizmet kalitesini etkileyen unsurlar literatür araştırması sonucunda elde edilmiştir. Elde edilen unsurlar ile hiyerarşik model oluşturulmuş ve Analitik Hiyerarşi Süreci (AHS) kullanılarak uzman görüşleri neticesinde e-hizmet kalitesini etkileyen unsurların önem dereceleri belirlenmiştir. Çalışmanın bir sonraki aşamasında Uluslararası Antalya Havalimanı' nda 395 yolcuya uygulanan anket uygulaması sonucunda elde edilen veriler ARAS yöntemi kullanılarak analiz edilmiş ve havayolu işletmeleri performanslarına göre sıralanmıştır. Elde edilen sonuçlara göre; e-hizmet kalitesi üzerinde etkili olan en önemli unsurun güvenirlik olduğu ve Atlasglobal' in en yüksek e-hizmet kalitesi performansına sahip olduğu belirlenmiştir.
Havayolu işletmeleri için uçak seçim stratejisinde SWARA tabanlı EDAS ve COPRAS yöntemlerinin kullanımı
Havayolu işletmeleri için uçak satın alımı yüksek maliyetlerden dolayı stratejik öneme sahiptir. Bu sebeple işletmeler için belirli kriterleri dikkate alarak doğru uçağı seçmek oldukça önemlidir. Uçak seçimi gibi stratejik konularda çok kriterli karar verme yöntemleri kullanılabilmektedir. Bu yöntemler; stratejik yönetim, yöneylem araştırmaları, lojistik ve ekonomi gibi alanlarda seçim, sıralama ve sınıflama problemleri için kullanılmaktadır. Bu çalışmada havayolu işletmeleri için uçak seçiminde çok kriterli karar verme yöntemlerinden SWARA tabanlı EDAS ve COPRAS yöntemleri kullanılarak örnek bir model uygulanması amaçlanmıştır. Çalışmada geleneksel iş modelini ve topla-dağıt ağ yapısını uygulayan işletmelerin tercih ettikleri hem dar gövde hem de geniş gövde yolcu uçakları için değerlendirme yapılmıştır. Satın alma maliyeti, yakıt kapasitesi, maksimum koltuk kapasitesi, menzil, maksimum kalkış ağırlığı ve kargo kapasitesi olmak üzere 6 kriter belirlenmiştir. Dar gövde için 7 tane yolcu uçağı alternatifi, geniş gövde için de 9 tane yolcu uçağı alternatifi değerlendirmeye alınmıştır. Çalışmada öncelikle havacılık sektör tecrübesine sahip akademisyenlerden oluşan 10 uzmana SWARA anket formu uygulanmıştır. Uzmanlardan kriterleri kendi önceliklerine göre sıralamaları ve daha sonra da elde ettikleri sıralamaya göre kriterlerin göreli önem değerlerini belirlemeleri istenmiştir. Her bir uzman için elde edilen verilere SWARA yöntemi uygulanarak kriter ağırlıkları belirlenmiştir. Daha sonra 10 uzman için belirlenmiş olan kriter ağırlıklarının ortalamaları alınarak her bir kriter için nihai ağırlıklar elde edilmiştir. Kriter ağırlıkları belirlendikten sonra hem dar gövde hem de geniş gövde yolcu uçakları için EDAS ve COPRAS yöntemleri uygulanarak sıralamalar elde edilmiştir. Dar gövde yolcu uçakları için hem EDAS hem de COPRAS yöntemlerinde A321neo uçağı, geniş gövde yolcu uçaklarında ise A350-1000 uçağı en iyi alternatif olarak çalışmanın sonucunda ortaya çıkmıştır.
Hava yolu yolcu taşımacılığı hizmet kalitesinin müşteri tatmini ve ağızdan ağıza iletişim üzerindeki etkisi: COVID-19 pandemi döneminde bir araştırma
COVID-19 pandemisi insan sağlığının yanı sıra dünyada birçok sektörü etkilemiştir. Hava yolu taşımacılığı, sokağa çıkma sınırlamaları ve ülkeler arası geçişlerin durdurulmasıyla başlayan yolculuk sayılarındaki azalmalarla birlikte bu etkinin en fazla hissedildiği sektörler arasında yer almıştır. İlerleyen dönemlerde aşının bulunması ve hızlı bir şekilde uygulamaya geçilmesi dünyada birçok ülkede yeni normal olarak adlandırılan bir dönemin başlamasını sağlamıştır. Bu dönemde uygulamaya konulan tedbirler kapsamında yolcuların hava yollarının hizmet kalitesi hakkındaki değerlendirmelerini ve bundan duydukları memnuniyeti etkileyen faktörleri araştırmak mühim bir konu haline gelmiştir. Bu bağlamda ilgili literatür incelendiğinde COVID-19 pandemi döneminde bu konudaki çalışmaların sınırlı olduğu görülmektedir. Bu çalışmanın amacı hava yolu yolcularının COVID-19 pandemi döneminde hava yolu hizmet kalitesine yönelik algılarını etkileyen faktörleri ve bunların müşteri tatmini üzerindeki etkisini, müşteri tatmininin ise ağızdan ağıza iletişim üzerindeki etkisini tespit etmektir. Araştırma verileri kartopu örnekleme yöntemiyle Türkiye genelinde toplanmıştır. Verilerin toplanmasında çevrimiçi anket yöntemi kullanılmıştır. Çalışmada toplanan verilerin analizinde yapısal eşitlik modellemesi (YEM) analizi kullanılmıştır. Analiz sonucunda hava yolu fiziksel umsurlarına ilişkin hizmet kalitesi algısı ve hava yolu ve alanı ortak unsurlarına ilişkin hizmet kalitesi algısının hava yolu genel hizmet kalitesi algısı ve havaalanı genel hizmet kalitesi algısı üzerinde; hava yolu genel hizmet kalitesi algısı ve havaalanı genel hizmet kalitesi algısının müşteri tatmini ve ağızdan ağıza iletişim üzerinde; müşteri tatmininin ağızdan ağıza iletişim üzerinde pozitif ve anlamlı bir etkiye sahip olduğu bulunmuştur.
Türkiye'de hava kargo taşımacılığının gelişimi ve OECD ülkeleri ile Türkiye karşılaştırması
Hava kargo taşımacılığı dünyada son yıllarda önemi artan bir sektör olmuş, dünya ticaretinin önemli ve ayrılmaz bir unsuru haline gelmiştir. Hava kargo taşımaları, dünya ticaretinin miktar yönünden nispeten küçük bir yüzdesini temsil etse de tutar yönünden yaklaşık %40'ını oluşturmaktadır. Hava kargo taşımacılığı; ticaret, tedarik zinciri, rekabet ve genişleyen pazarlama alanlarında beklentilerin karşılamasında işletmelere güvenlik ve hız avantajı sağlayarak, iş ve endüstrilerin büyümesi için hayati bir rol üstlenmektedir. Aynı zamanda ülkelerin kalkınmasında doğrudan, dolaylı ve katalitik etkilere sahiptir. Bu çalışmada Türkiye ve OECD grubu ülkelerinin hava kargo taşımacılığı sektörü karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Çalışma sonucunda Türk hava kargo sektörünün OECD ülkelerinde göre 2000-2019 yılları arasında önemli bir gelişme kat ettiği, dünya ticaretindeki rolünün arttığı, yakın ve orta vadede önemli fırsatların olduğu görülmüştür. Türk hava kargo sektörünün önündeki en önemli fırsat coğrafi olarak merkezi bir konumunda olmasıdır. Dünya hava kargo taşımacılığının ve trafiğinin yaklaşık %60'tan fazlasının Avrupa-Asya-Güney Asya hattında gerçekleşmesi Türkiye için değerli bir potansiyel olarak görülmektedir. Türkiye'nin hem bölgesel hem de küresel olarak hava kargo sektöründe gelişme gösterebilmesi ve rakebet edebilmesi için coğrafi konuma yönelik yatırımlar yapması ve politikalar geliştirmesi önerilebilir. Bu kapsamda konvansiyonel lojistik operasyonları ile hava kargo sektörü arasındaki entegrasyonun sağlanması ve tüm modlarda lojistik üs olma yolunda çalışmaların yapılması önerilmektedir.
Gelir yönetiminde dinamik kapasite yönetimi simülasyonu ve bir hava yolu şirketinde uygulanması
Hava taşımacılığı, işlevi ve cirosu ile dünyada önemli ekonomik sektörlerden biridir. İnsanların uzun mesafelerde rahat ve diğer ulaşım olanaklarına göre daha kısa sürede seyahat etmelerine olanak vermesinin yanı sıra, iki ülke arasındaki ticaretin, turizmin, siyasi ilişkilerin gelişmesinde de önemli bir rol üstlenmektedir.Tezin ilk kısmında giriş yapıldıktan sonra ikinci kısmında hava taşımacılığı sektörünün özellikleri, tarihçesi, dünyada ve ülkemizde hava taşımacılığından bahsedilmektedir.Üçüncü bölümde, gelir yönetimi kavramından genel olarak bahsedilmekte ve örnekler ile bu kavram açıklanmaya çalışılmaktadır.Tezin dördüncü kısmında ise havayollarının en temel 3 çekirdek fonksiyonu açıklanarak genel işleyiş hakkında bilgi verilmektedir. Sürecin başladığı Üretim Planlama'nın temel aşamaları ile hava yolu uçuş tarifesinin nasıl ortaya çıktığı ve ortaya çıkan ürünün operasyonel hangi birimler tarafından icra edildiği anlatılmaktadır. Müşteri segmentasyonu ve ücretlendirme gibi Gelir Yönetimi ve Pazarlamanın sorumluluklarını daha detaylı olarak anlatmak için bu konular beşinci kısımda ayrıca işlenmektedir. Hava yollarında Pazarlama ve Gelir Yönetiminin tarihçesi ile mevcut durumda kullanılan tekniklerin zaman içersinde nasıl geliştiği, pazar bölümlemeden ve ücret farklılaştırmadan bu bölümde bahsedilmektedir.Hava yollarının aynı uçuşta, aynı kabin için çok geniş bir yelpazede yolcularından ücret tahsil etmesi, A.B.D.'deki serbestleşmeden ve düşük maliyetli hava yolu şirketlerinin sektöre girmesinden sonra çok alışıldık bir uygulamadır. Tezin altıncı kısmında hava yollarının toplam gelirlerini maksimize etmek amacıyla kullandıkları gelir yönetiminin tanımı ve firmalarda nasıl kullanıldığı ile kavramları açıklanmaktadır.Yedinci bölümde hava yolunun gelirini artırmak için zaman içerisinde değişen yolcu talebine göre dinamik kapasite yönetimi tekniğini nasıl kullandığı açıklanmakta ve teknik tanımlanmaktadır.Sekizinci bölümde ise tezin uygulama kısmına geçilmekte ve simülasyonda kullanılacak temel model açıklanmakta, modelin bir hava yolunda uygulanması sürecinden bahsedilmektedir.Son bölümde ise uygulamanın sonuçları ortaya konmakta ve çıkan sonuçlar yorumlanmaktadır.
Havayolu şirketlerinin teknik etkinliklerinin veri zarflama analizi ile incelenmesi: Star Alliance örneği
Küresel bir havayolu stratejik ittifak grubu, çeşitli havayollarının ticari operasyonlarında stratejik avantajlar elde etmek için oluşturduğu daha büyük bir işbirliğidir. Günümüzde havayolu stratejik ittifak grupları, havayolu endüstrisinin önemli bir parçası haline gelmiştir. Bu çalışmada Star Alliance üyesi 28 uluslararası havayolu şirketinin teknik verimliliklerinin değerlendirilmesi için Veri Zarflama Analizini kullanılmıştır. Gerçekleştirilen analiz sonucunda havayolu şirketlerinin genel etkinlik, faaliyet etkinliği ve gelir etkinliği değerleri ölçülmüştür.
Havacılık sektöründe rakabet koşulları
Hava ulaşımında çalışanlarda uzun süre ayakta kalmanın ayak morfolojisine etkisi
Bu çalışmada; ayakta uzun süre çalışanlarda ofis ortamında oturarak çalışanlara göre vücut ağırlığının ayağın kubbemsi yapısı ve şeklini bozacağı hipotezine dayanarak, ayakta uzun süre kalmanın ayak morfolojisine etkisini araştırmak amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda havayollarında çalışan ve çalışma saatlerinin büyük bir bölümünü ayakta geçiren 21-43 yaş arası 42 kişilik (17 erkek, 25 kadın) kabin memuru populasyonunda ve kontrol grubu olarak da 20-55 yaş arası 35 kişilik (17 erkek, 18 kadın) Adana Havalimanı'ndaki ofis çalışanı populasyonunda ayak ölçümleri yapılmıştır. Demografik özellikler ile ilgili bilgi alınıp, ayakta deformasyon olup olmadığına bakılmıştır. Kilo, boy ve alt ekstremite uzunluğu ile ilgili ölçümler yapıldıktan sonra mezura ve antropometrik set kullanılarak ayak ile ilgili ölçümlere geçilmiştir. Bu ölçümler; ayak ve segmentlerinin uzunluk, genişlik, yükseklik ve çevresi ile ilgili ölçümlerdir. İstatistiksel analizler için SPSS 17.0 programı kullanılmıştır. Tüm bireyler birlikte ele alındığında; cinsiyete göre bacak uzunluğu, sağ ayaktaki tüm arkuslar ve Feiss çizgisi-navicula arası mesafe dışında tüm parametrelerde erkekler lehine anlamlı fark bulunmuştur (p<0,001-0,003). Ayakta uzun süre çalışanlarda, ofis çalışanlarına göre navikular yükseklik, tarsal yükseklik, ayak genişliği, ayak bileği çevresi, bimalleoler çevre ve Feiss çizgisi-navicula uzaklığında anlamlı farklılık saptanmıştır (p<0,05). Bu bulgulara dayanarak; ayakta uzun süre çalışmanın ayağın yapısında değişiklik oluşturabileceği ve bunun statik kasılmadan kaynaklandığı söylenebilir. Sonuç olarak, hava ulaşımı çalışanlarında ayağın morfolojik analizi konusunda ilk kez yapılan bu çalışma bulgularının; ayakta uzun süreli durmanın ayak yapısı ve şekline etkilerinin anlaşılmasına ve uzun saatler boyunca ayakta kalan çalışanların ayak ölçülerinin belirlenmesine katkıda bulunulduğu düşünülmektedir.
Hizmetler sektörü ticaretinin serbestleştirilmesi ve ekonomik büyüme üzerine etkileri: Havayolu taşımacılığı sektörü ve Türkiye
Hizmetler, başlı başına bir sektör olarak ülke hasılasına ve ekonomik büyümeye sağladığı katkının yansıra, ekonomik büyümeye ilişkin unsurlar üzerindeki etkileri açısından da önem arz etmektedir. Hizmetler sektörünün küresel ekonomi içerisinde giderek artan payı dikkat çekicidir. Sanayi, tarım ve hizmetler ayrımıyla ifade edilen üç sektörlü yapı içerisinde hizmetler sektörü payının küresel anlamda arttığı, yüksek gelirli ülkelerde hizmetler sektörü payının GSİYH'nın %70'i düzeyine ulaştığı görülmektedir. Hizmetler sektörü Dünya hasılası payının sanayi sektöründen çok daha yüksek olmasına karşın, mal ticareti hacmi tüm dönemlerde hizmetler ticareti hacminden daha yüksek olmuştur. Hizmetler ticaretinin serbestleştirilmesi açısından var olan ticaret engellerinin yanı sıra; kültür ve dil farklılıkları gibi doğal engeller, hizmet sunumu için fiziki ya da kurumsal varlık gerekliliği, ülkeden ülkeye değişen standardizasyon farklılıkları gibi engeller de sözkonusudur. Bu nedenle, hizmetler ticaretinin serbestleştirilmesi mal ticaretinin serbestleştirilmesinden daha karmaşık bir yapıdadır. Kendi istihdamı ve çıktı düzeyinin yanı sıra, ekonomilerin gelişmiş havayolu bağlantılarıyla küresel pazarlara, tedarik zincirlerine katılmasını sağlayarak uluslararası ticareti kolaylaştıran, yatırım kararları için belirleyici bir unsur olan ve özellikle turizm açısından çok önemli bir rol oynayan havayolu taşımacılığı, serbestleşmenin (deregülasyon) karakteristik bir özellik haline geldiği önemli bir hizmetler sektörü bileşenidir. Hava ulaştırma anlaşmaları ve ilgili düzenlemeler ile tesis edilen destinasyon, kapasite, sıklık ve tarife ayarlamaları kısıtlamalarının aşamalı olarak kaldırılmasını ifade eden havayolu taşımacılığında liberalizasyon (deregülasyon) süreci uluslararası hava ulaştırma anlaşmalarının yapısındaki değişim yoluyla yaygınlaşmış, Chicago Konvansiyonu sonrası uygulanan korumacı Bermuda I tipi anlaşmalar yerini açık pazar ve açık semalar anlaşmalarına bırakmış, ikili anlaşmaların yanı sıra çok taraflı anlaşmalar uygulanmaya başlamıştır. 1978'de ABD'de iç hatlar serbestleşmesiyle başlayan ve hızla dünya geneline yayılan serbestleşme süreci doğrultusunda, dünya genelinde havayolu yolcu sayısı ve kargo hacminde önemli artışlar gerçekleşmiştir. Havayolu yolcu ve kargo hacmindeki artışın farklı gelir grubundaki ülkelerde GSYİH üzerindeki etkisini ortaya koymak amacıyla, 1980-2015 dönemi havayolu yolcu sayısı, havayolu taşınan yük miktarı ve kişi başına GSYİH verileri kullanılmıştır. Yüksek gelir, üst orta gelir ve alt orta gelir grubu olmak üzere üç farklı gelir grubundaki 42 ülkede havayolu taşımacılığının ekonomik büyüme açısından etkileri Ortak Korelasyonlu Etkiler (CCE) yöntemi ile analiz edilmiştir. Panel veri analizi sonuçları; yüksek gelir grubu (YG), üst orta gelir grubu (ÜOG) ve alt orta gelir grubu (AOG) olmak üzere analize konu tüm ülke gruplarında havayolu yolcu ve kargo taşımacılığı hacmi ile GSYİH arasında anlamlı bir ilişkiye işaret etmektedir. Ülke grupları açısından havayolu yolcu hacminin ÜOG grubu ülkelerde GSYİH üzerinde en yüksek etkiye sahip olduğu, hava kargo hacminin ise YG grubundaki ülkelerede en yüksek etkiye sahip olduğu görülmektedir. AOG gurubunda ise havayolu kargo ve yolcu hacminin GSYİH üzerindeki etkilerinin birbirine yakın ve diğer gelir gruplarına nazaran daha düşük düzeyde olduğu gözlenmiştir. Çalışmada Türkiye'de havayolu taşımacılığı sektörüne ilişkin genel bir inceleme yapılmış ve havayolu taşımacılığında serbestleşmenin Türkiye'de ekonomik büyüme üzerine etkileri analiz edilmiştir. Bu analiz için, bir ilk olarak Türkiye'nin 1980-2015 dönemi yıllık bazda Havacılık Liberalizasyon İndeksi (HLİ) hesaplanmış ve hesaplanan indeks ile ilgili dönem kişi başına GSYİH verileri arasındaki ilişki ARDL sınır testi yaklaşımı ile analiz edilmiştir. Analiz bulguları, hava taşımacılığında liberalizasyonun ekonomik büyüme üzerinde kısa dönemde etkisi bulunmadığına, uzun dönemde ise ekonomik büyüme üzerinde etkili olduğuna işaret etmektedir.
Dijital halkla ilişkiler'de vaka incelemesi olarak "Corendon Havayolları – Sunexpress Havayolları"
Bilgi ve iletişim teknolojileri alanında yaşanan gelişmeler birçok alanda olduğu gibi halkla ilişkiler alanında da büyük değişiklikleri zorunlu kılmıştır. Bu değişimin doğal bir sonucu olarak da dijital halkla ilişkiler kavramı ortaya çıkmıştır. Dijital halkla ilişkiler ile birlikte geleneksel halkla ilişkiler faaliyetlerinin dijital ortama uyum süreci ve yeni ortam ve araçlarda doğmuştur. Bu çalışma ile birlikte dijital halkla ilişkiler araçları içerisinde yer alan kurumsal web sitesinin ve sosyal ağların kullanımları ve kurumlara olan katkıları incelenmiştir. Çalışmanın amacı, halkla ilişkiler disiplininin zaman içerisinde dijital çağa uyum sağlama sürecinde dijital halkla ilişkiler çalışmalarının boyutlarını anlayabilmek ve dijital halkla ilişkiler yaklaşımlarına katkı sağlamaktır.
Hava yolları ile seyahat eden yolcuların memnuniyeti üzerine Gaziantep ili'nde alan araştırması
Küreselleşen Dünyamızda teknolojinin gelişmesi ile beraber birçok sektör de olduğu gibi, havacılık sektörü de olumlu etkilenerek gelişimini devam ettirmektedir. Havayolu ile seyahat denince artık sadece yolcunun bir yerden alınarak başka bir yere taşınması şeklindeki hizmet anlayışı değişikliğe uğrayarak gelişmeye devam etmektedir. Bu gelişim Havacılık sektöründe hizmetlerin çeşitlenmesi ile beraber yolcu yani müşteri memnuniyetinin de ön plana çıkmasını sağlamıştır. Havayolları yolcularının memnuniyetini sağlamak için yolcularına yönelik vermiş olduğu hizmetleri sürekli geliştirmekle kalmayarak kalitesini de yükseltmek durumundadır. Bu araştırma ile Türkiye'nin nüfus yoğunluğu açısından 6. Büyük şehri olan Gaziantep'teki yolcu profilinin tespit edilmesinin dışında, Gaziantep ilinde havayolu ile seyahat eden yolculara uygulanan anket ile yolcuların demografik durumları ile Uçuş öncesi alınan hizmetler, Uçuş esnasında alınan hizmetler ve uçuş sonrası alınan hizmetlerle ilgili olarak hizmet karşılaştırmalarının yapılarak yolcuların memnuniyetleri tespit edilmeye çalışılmıştır. Günümüzde rekabet ortamının da etkisi ile birçok havayolu kampanyalar düzenleyerek çok ekonomik bilet satışları yapmaktadır. Yolcular istedikleri takdirde bu kampanyaları takip ederek oldukça ucuza bilet alabildikleri gibi son dakika satışa açık kalan birkaç koltuktan birini almak için oldukça yüksek ücretler de ödeyebilmektedir. Bu sebeple çok çeşitli ücret uygulamaları nedeni ile yolcuların ücret dışında bilet satın alma kararlarını verirken nelere dikkat ettikleri tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu çalışma ile havayolu işletmelerini yakından ilgilendirecek sonuçlar ortaya konularak hava yollarına da önerilerde bulunulmuştur.
Hava yolu hizmet kalitesinin yolcu memnuniyeti, sadakati ve tekrar satın alma davranışı üzerindeki etkisi
Günümüzde havacılık sektörü sunmuş olduğu hizmetler sebebiyle en çok tercih edilen taşımacılık haline gelmiştir. Sunulan hizmetlerin özellikleri, fiyatları ve teknolojileri arasındaki benzerlik, havayolu işletmeleri açısından önem taşımaktadır. Bu bağlamda müşterilerin değişen beklentilerini karşılamak ve sadık bir müşteri kitlesi oluşturmak zorlaştırmaktadır. Hava yolu işletmelerinin bu değişen pazarı anlaması ve çeşitlilik gösteren müşteri beklentilere cevap vermesi ancak sağlayacakları hizmet kalitesine bağlı olarak müşteri memnuniyeti sonucu olacaktır. Bu çalışmada hava yolu işletmelerinin müşterilerine sundukları hizmet kalitesi etkisinde sağlayacakları yolcu memnuniyetinin yaratacağı müşteri sadakati ve bunun tekrar satın alma davranışlarında oluşturacağı etkileri incelenmeye çalışılmıştır. Araştırmada son 2 yılda Adıyaman ili havalimanından hava yolu taşımacılığı ile yolculuk yapmış 400 adet yolcu ile anket çalışması yapılmıştır. Özellikle son yıllarda bilinçlenen tüketicinin satın alma kararının değişkenlik göstermesi, hizmet kalitesine yönelik beklentilerinin değişmesi, pazar yapısını değiştirmiş ve bunun neticesinde işletmenin tercih edilmesi için tüketicinin istek ve ihtiyaçlarını anlayıp memnun etmesi zorunluluğu ortaya çıkmıştır. Bu bağlamda tüketicinin satın alma davranışını etkileyen faktörlerin ve algılanan hizmet kalitesinin havayolu işletmesi seçimine etkisinin ne olduğunun bilinmesi algılanan hizmet kalitesinin boyutlarının ve satın alma davranışını etkileyen faktörlerin boyutlarının analiz edilmesi işletmelerin rekabet avantajı yakalamasını sağlayacaktır. Hava yolu firmalarının algılanan hizmet kalitesi, yolcu memnuniyetini arttırması, müşteri sadakati oluşturmaları ile tekrar satın alma davranışlarını göstermesi analiz edilmiştir. Anahtar kelimeler; Havayolu İşletmeleri, Hizmet Kalitesi, Yolcu memnuniyeti, Müşteri Sadakati, Tekrar Satın Alma
Toplam kalite yönetimi uygulamalarının rekabet üstünlüğüne etkileri: Bir havayolu işletmesi örneği
Bu çalışmanın temel amacı, toplam kalite yönetimi felsefesinin rekabet üstünlüğü üzerindeki etkilerini havayolu işletmeleri bağlamında incelemektir. Hızlı küreselleşme ve teknolojik gelişmelerin etkisiyle genel pazar yapılarında meydana gelen değişim, kalite kavramını önemli bir rekabet ögesi durumuna getirmiştir. Bu değişimin etkisiyle işletmelerde yeni yönetim anlayışları ortaya çıkmıştır. Bu yeni yönetim anlayışlarından biri de toplam kalite yönetimi (TKY) felsefesidir. TKY felsefesi; yönetimin liderliği, müşteri odaklılık, takım çalışması, tam katılım, önlemeye yönelik yaklaşım, çalışanların eğitimi ve sürekli gelişme olmak üzere yedi ana temadan oluşmaktadır. Toplam kalite yönetimi işletmelerde kalitenin arttırılmasını hedefleyen, odak noktasını müşteri istek ve ihtiyaçları olarak belirleyen, sürekli gelişim gösteren bir anlayıştır. Bu çalışmada kalite kavramının gelişmesiyle ortaya çıkan toplam kalite yönetiminin rekabet ile ilişkisi incelenmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemleri kullanılmıştır. Araştırmanın verilerinin toplanmasında doküman analizi ve görüşme yöntemi kullanılmıştır. Bunun yanı sıra bahsi geçen havayolu işletmesinin üst düzey yöneticileriyle de görüşme gerçekleştirilerek veriler elde edilmiştir. Araştırma dâhilinde elde edilen bulgular ile rekabeti etkilediği düşünülen TKY ilkeleri analiz edilmiştir. Araştırma neticesinde havayolu işletmelerinin kaliteye gereken önemi vermeleri durumda rekabet üstünlüğü elde ettikleri anlaşılmıştır.
Havayolu yolcu haklarına ilişkin yasal düzenlemeler ve uygulamaların yolcular tarafından değerlendirilmesi: İstanbul Atatürk Havalimanında bir araştırma
Bugün insan ve yük taşıyan havayolu şirketleri teknolojik gelişmelere paralel olarak sunduğu konfor ve hız ile seyahatçiler açısından daha çok tercih edilmektedir. Bununla birlikte geçmişten bugüne kadar hava yollarında yaşanan çeşitli sıkıntılar (uçuş iptalleri, gecikmeler, ertelemeler, bagaj kaybı, yaralanma ve ölümle sonuçlanan kazlar vb) yolcular için maddi ve manevi birçok kayıplara neden olmuştur. Son yıllarda ABD ve Batı Avrupa ülkeleri gibi gelişmiş toplumlarda tüketici hakları kapsamında getirilen düzenlemeler havayolu ile seyahat eden yolcuları da kapsayıcı boyutlara ulaşmıştır. Ulusal ve uluslararası boyutu olan havayolu şirketlerinin sorumlulukları ve yolcu hakları ülkelerin imza attığı anlaşmalarla belirlendiği söylenebilir. Çünkü dünyada ilk defa 1929 tarihli Varşova Konvansiyonu 1999 yılına kadar havayolu taşımacılığında uygulanmıştır. İmza atan ülkelerin içinde Türkiye'nin de bulunduğu Montreal Sözleşmesi havayolu taşımalarında geçerli olan bir antlaşma niteliğindedir. AB'nin (Regulation EC 261/2004) sayılı düzenlemesi havayolu yolcularının haklarını düzenlemektedir. Türkiye'de 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu olsa da bu konuda eksikliklerinin olduğu görülmektedir. Türkiye bu eksikliğini AB'nin söz konusu düzenlemesinin benzerini Türkçeye uyarlayarak Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü bünyesinde bir yönetmelikle giderme yoluna gitmiştir. Türkiye'de 3 Aralık 2011 tarihli 28131 sayılı Resmi Gazete 'de yayınlanan ve 1 Ocak 2012'de yürürlüğe giren "Havayolu ile Seyahat Eden Yolcuların Haklarına Dair Yönetmelik" (Shy-Yolcu, 2012) çerçevesinde ele alınan söz konusu yönetmelik bu çalışma için de temel referans olarak kabul edilecektir. Bu tez çalışmasında; getirilen yasal düzenlemelerle havayolu ile seyahat eden yolculara ne tür haklar sağlandığı ve havayolu şirketlerinin sorumluluklarının neler olduğu araştırılmaktadır.
Havayolu firmalarının iş modellerine göre müşteri tercihlerinde etkili olan faktörlerin karşılaştırılması
Havayolu işletmeleri yoğun rekabet ortamında ayakta kalabilmek ve rekabet avantajı elde etmek için farklı iş modelleri uygulamaktadır. Düzenli sefer yapan havayolu işletmelerinin temelde iki iş modeli uygulamaktadırlar. Bunlardan ilki, geniş ağ yapısına sahip geleneksel havayolu iş modeli ve ikincisi ise daha küçük alanda kısa uçuşlarla hizmet veren maliyet liderliğine dayanan düşük maliyetli havayolu iş modelidir. Bu iki iş modeline sahip olan havayolu işletmelerinin müşterilerine vadettikleri ve bu doğrultuda müşterilerinde bu iş modellerine sahip havayolu işletmelerini tercih etmelerinde etkili olan faktörler farklılık göstermektedir. Bu doğrultuda bu çalışmanın amacı, havayolu firmalarının iş modellerine göre müşterilerin tercihlerinde etkili olan faktörleri karşılaştırmak ve bu faktörlerin, müşterilerin havayolu iş modeli tercihlerini ne düzeyde açıkladığını ortaya koymaktır. Araştırmanın evrenini, farklı iş modellerini uygulayan havayolu işletmeleri ile yurt içi ve yurt dışı seyahat eden yolcular oluşturmaktadır. Araştırmada örnekleme yöntemi olarak kümeleme örnekleme yöntemi seçilmiştir. Nicel araştırma yöntemi kapsamında anket tekniğinden yararlanılaran araştırma verileri İstanbul Atatürk Havalimanından ve Sabiha Gökçen Hava Limanından yurt içi ve yurt dışı uçuş gerçekleştiren yerli ve yabancı yolculardan toplanmıştır. Araştırma verilerinin toplanması sürecinde katılımcıların son on beş gün içerisinde seyahat etmiş olmaları dışında başka bir kriter dikkate alınmamıştır. Araştırmada toplam dörtyüzonsekiz anket formu değerlendirmeye alınmış ve veriler SPSS analiz programında analiz edilerek yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda, geleneksel havayolu işletmeleri ve düşük maliyetli havayolu işletmeleri ile seyahat eden yolcuların, firma tercihlerinde etkili olan alt bileşenler; avantaj, ekonomiklik, güvenlik, üstün hizmet, bilişim teknolojileri ve etkinlik faktörleri olmak üzere altı boyut altında toplanmıştır. Araştırmanın sonucuna göre, yolcuların firma tercihlerinde etkili olan faktörler havayolu iletmelerinin iş modellerine göre farklılık göstermektedir.
Havayolu işletmeleri misafirperverliğinin kabin ekibinin ev sahipliği açısından değerlendirilmesine yönelik bir araştırma
Bu çalışmada havayolu misafirperverliğinin kabin ekibi ev sahipliği perspektifinden incelenmesi amacıyla havayolu ulaşımını kullanan yolcuların demografik özellikleri ile kabin ekibi misafirperverliği boyutları arasındaki farklılıkları tespit edilmeye çalışılmıştır. Araştırma kapsamında öncelikle havayolu ulaştırması ve havayolu işletmeleri ürünü, misafirperverlik ve ev sahipliği kavramları, kabin ekibi kavramları hakkında literatür taraması yapılmıştır. Havayolu misafirperverlik ölçeğine uygun anket formu hazırlanmış ve fark analizleri yapılarak hipotezler test edilmiştir. Çalışmada elde edilen bulgular doğrultusunda özellikle havayolu misafirperverliğini sunan kabin ekibinin nezaket, sosyalleşme, konfor boyutlarının yolcular üzerinde önemli olduğu sonucuna varılmıştır.
Tükenmişlik ve iş tatmini arasındaki ilişki: Kule personeli üzerinde bir araştırma
Bu çalışmanın temel amacı çalışanları olumsuz yönde etkileyen tükenmişlik sendromunun düzeyinin belirlenmesi ve tükenmişliğin iş tatmini üzerindeki etkisinin incelenmesidir.Çalışma üç ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm tükenmişlik kavramının, ikinci bölüm ise iş tatminini açıklandığı teorik kısımdan oluşmaktadır. Üçüncü bölümde ise çalışanların tükenmişlik düzeylerinin iş tatminleri üzerindeki etkisini belirlemek amacıyla bir kamu kurumunda yapılan araştırmaya yer verilmiştir.Araştırmanın amacına uygun olarak 3 bölümden oluşan bir anket formu hazırlanmıştır. İlk bölüm çalışanların demografik özelliklerine ilişkin (yaş, cinsiyeti medeni durum, eğitim durumu ve çalışma süresi) sorulardan oluşmaktadır. Araştırmanın ikinci bölümünde çalışanların tükenmişlik düzeylerini belirlemeye yönelik 22 maddeden oluşan Maslach Tükenmişlik ölçeği kullanılmıştır. Anketin son bölümünde ise 36 maddeden oluşan Spector'un İş Tatmini ölçeği kullanılmıştır.Araştırmaya Esenboğa Havalimanında çalışan hava trafik, hava enformasyon ve hava muhabere birimlerinde vardiyalı olarak çalışan 171 kişi katılmıştır. Araştırma sonuçları, SPSS 15.0 programı kullanılarak değişkenlerin özelliğine göre korelasyon analizi, Mann-Whitney U testi ve Kruskall-Wallis H testi kullanılarak değerlendirilmiştir.Araştırma sonucuna göre, çalışanların tükenmişlik düzeyi ile iş tatmini arasında anlamlı ve ters yönde bir ilişki vardır ve tükenmişlik düzeyi artıkça iş tatmini azalmaktadır. Sonuçlar beklentilere uygun şekilde çıkmıştır. Ancak demografik faktörlerle tükenmişlik arasında anlamlı bir ilişki görülmemiştir.Anahtar Kelimeler:1.Tükenmişlik2.İş tatmini3.Örgütsel stres4.Stres
Bir halkla ilişkiler aracı olarak kurumların Twitter kullanımı: Havayolu şirketleri örnek incelemesi
Yeni iletişim teknolojileri kullanıcı odaklı yapısıyla insanlara iki yönlü iletişim fırsatı tanımaktadır. Sosyal medya olarak bilinen bu ortam insanları, kitleleri bir araya getirmesi açısından önemli bir mecra olarak görülmektedir. Bu durum kurumlar açısından düşünüldüğünde hedef kitleyle iletişim kurmak, hedef kitleyi tanımak gibi önemli fonksiyonlar içermektedir. Yeni bir iletişim teknolojisi olan web 2.0 tabanlı sosyal ağlar yeni halkla ilişkiler aracı olarak işlev görmektedir. Yeni bir ortam olması sebebiyle insanlara, kurumlara kazandırdıkları, avantajları merak edilmektedir. Bir halkla ilişkiler aracı olarak işlev gören Twitter'ı kurumların nasıl kullandıkları, sayfalarında neler paylaştıkları, Twitter'ı etkili kullanıp kullanmadıklarını öğrenmek amacıyla yola çıkılmış ve böylece araştırma konusu olarak belirlenmiştir. Bu konu çerçevesinde havayolu şirketleri ele alınmış örneklem olarak ise Dünyanın en iyi beş havayolu şirketi araştırma çerçevesine alınarak sınırlandırma yapılmıştır. Bu çalışma halkla ilişkilerin yeni bir aracı olarak görülen sosyal medyanın kurumlar açısından önemini vurgulamak avantajlarını dile getirmek adına önem arz etmektedir. Maliyetli olmayan ayrıca binlerce hedef kitleye ulaşmakta kolaylık sağlayan bu ortam, havayolu şirketleri örneği üzerinden kategorilere ayrılarak içerik çözümlemesine tabi tutularak incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Sosyal Medya, Twitter, Havayolu Şirketleri, Halkla İlişkiler
Hava taşıyıcısının yolcu bagajının ziyanından veya hasarından yahut geç tesliminden doğan sorumluluğu
Tezde, taşıma sözleşmelerinin bir türünü oluşturan, yolcu ile taşıyıcı arasında yapılan hava taşıma sözleşmesi ve hava taşıyıcısının bu sözleşmede yolcu bagajının zıyaından veya hasarından yahut geç tesliminden doğan zararlar bakımından sorumluluğu incelenmektedir.Tez üç bölümden oluşmaktadır.Birinci bölümde Türk Hukukunda ve Uluslar arası hava yolu ile yolcu taşıma sözleşmesi ile ilgili düzenlemeler anlatılmıştır.İkinci bölümde havayolu ile yolcu taşıma sözleşmesi başlığında bu sözleşmenin tanımı, tarafları, kurulması, şekli, içeriği, hukuki mahiyeti ile tarafların hakları ve borçları ayrıntılı olarak açıklanmıştır.Üçüncü bölümde ise, tezin asıl inceleme konusunu oluşturan hava taşıyıcısının yolcuların bagajının zayi olmasından veya hasara uğramasından doğan sorumluluğu incelenirken önce bagaj kavramı, türleri ve tarafların bagaja ilişkin yükümlülükleri ele alınmıştır. Bu açıklamaları müteakiben, taşıyıcının sorumluluğunun hukuki niteliği, sorumluluğun şartları ve sorumluluğun kapsamı, taşıyıcının sorumluluktan kurtulduğu haller ele alınmış ve daha sonra da sorumluluk davası incelenmiştir. Sorumluluk davası incelenirken, davanın tarafları, yetkili mahkeme, davanın sebebi, konusu, davada ispat yükü ve dava açma süresi konuları üzerinde durulmuştur. Bu bölümde ayrıca TSHK' nda ve ayrıca Konvansiyonda benimsenen sınırlı sorumluluk sistemi, bu sistemde öngörülen limitler ve sorumluluktan yararlanacak kişiler de açıklanmıştır. Bu açıklamalar yapılırken istisnai durumlarda söz konusu olan sınırsız sorumluluk prensibi ve sınırsız sorumluluk halleri üzerinde de durulmuştur.Tez, hava taşıma sözleşmesi ve hava taşıyıcısının bu sözleşmede bagajın ziyaından veya hasarından yahut geç tesliminden doğan sorumluluğunun genel olarak değerlendirildiği sonuç kısmı ile tamamlanmıştır.
Fluid-structure interaction modelling of plug propagation in compliant airways
The lung is the largest organ that consists of many generations of liquid-lined compliant tubes. Cross-section of airways decreases at each generation down to microscopic scale at the terminal bronchioles that connect to alveoli. The liquid lining may undergo Plateau-Rayleigh instability creating a liquid plug that obstructs gas exchange for all connected distal parts of the lung. The closure occurs when the liquid film thickness exceeds a critical threshold value. Liquid film thickness is about 2-4% of airway diameter in healthy conditions but may increase up to 20% in pathological conditions. The liquid plug is ruptured violently to reopen the airways during the inspiration. Both airway closure and reopening create large mechanical stresses on the airway wall and may fatally damage the epithelial cells. The plug propagation and rupture have been studied both experimentally and computationally, but the airway wall has been usually assumed to be rigid in the previous computational models. However, especially the small airways where the plug formation is more likely to occur are highly flexible and compliant tubes that can completely collapse during the closure and reopening events. Moreover, the crackles sound that is detected by a stethoscope and routinely used for diagnostics examinations by physicians are believed to be created during the plug rupture and subsequently modified by strong fluid-structure interactions. It is therefore of fundamental importance to take the airway wall elasticity into account and examine fluid-structure interactions. In the present thesis, a sharp interface immersed boundary method is developed and combined with the front-tracking method to investigate the effects of wall elasticity on liquid plug propagation and rupture in lower airways. The immersed boundary method is first applied to simulate a single-phase flow past a solid sphere in a circular pipe, and the results are found to be in good agreement with the results obtained by Ansys-Fluent. It is also demonstrated that the immersed boundary method preserves the second-order spatial accuracy of the finite volume method used to solve the flow equations. Then extensive simulations are performed to investigate the fluid-structure interactions in plug propagation and rupture in a compliant tube representing the 9th generation of an adult lung. The tube is assumed to be infinitely long, thin-walled, and impermeable. The wall elasticity is modeled using linear elastic theory. The results show that there exist strong fluid-structure interactions during the plug propagation, plug rupture, and post-rupture phases. The present study lays the foundation for future work in which a full three-dimensional airway model will be developed, and acoustic signals generated during the airway closure and reopening will be examined.
Bütünleşik pazarlama iletişimi algısının ve iletişim araçlarının marka denkliği üzerindeki etkileri: Havayolu şirketleri üzerine bir çalışma
Markaların tüketici gözündeki güçlerinin ölçülebilmesi marka denkliği ile mümkündür. Bu çalışmada bütünleşik pazarlama iletişimi algısı, iletişim araçları, marka denkliği boyutları, genel marka denkliği üzerinde durulmakta ve havayolu sektöründe tüketicinin tutum ve davranışlarına etkileri belirlenmeye çalışılmaktadır. Çalışma üç ana konu üzerinde durmaktadır. İlki bütünleşik pazarlama iletişimi algısı ve iletişim araçlarının marka denkliği boyutları üzerindeki etkileri, ikincisi marka denkliği boyutlarının kendi aralarındaki ilişkileri ve genel marka denkliği üzerindeki etkileri, üçüncüsü ise genel marka denkliğinin tüketici davranış ve tutumları üzerindeki etkileridir. İlgili yazında marka denkliğinin tüketici davranış ve tutumları üzerindeki etkilerini inceleyen çalışmalara rastlanmakla birlikte, özellikle bütünleşik pazarlama iletişimi algısı ve iletişim araçlarının marka denkliğinin boyutları üzerindeki etkilerini inceleyen kapsamlı çalışmalara pek rastlanmamaktadır. Çalışmada Türkiye için havayolu sektöründe önemli konuma sahip olan markalardan Türk Hava Yolları, Pegasus ve Atlasjet seçilmiştir. Hazırlanan anket sosyal paylaşım sitelerinde paylaşılmış ve kolayda örnek yöntemiyle ulaşılan 391 kişi tarafından doldurulmuştur. Analiz kısmında öncelikli olarak çalışmada kullanılan tüm ölçekler için güvenilirlik ve geçerlilik analizleri gerçekleştirilmiş, sonrasında hipotezlerde öngörülen değişkenler arası ilişkilerin test edilebilmesi için çoklu ve basit regresyon analizleri uygulanmıştır. Bu analizlerin sonucunda öngörülen ilişkilerin büyük oranda desteklendiği görülmüştür. Bu bulgular özellikle rekabetin yoğun olarak yaşandığı havayolu sektörü açısından büyük önem taşımaktadır. Anahtar Kelimeler: Marka Denkliği, Bütünleşik Pazarlama İletişimi Algısı, Tüketici Davranışları, Havayolu