Şanlıurfa
Bu konu başlığı altında 110 tez
Sosyal sermaye ve akademik başarı arasındaki ilişkinin sosyolojik bir analizi: Şanlıurfa'da bir alan araştırması
Bu çalışma, Şanlıurfa İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı farklı lise türlerinde (fen,Anadolu, düz, meslek) öğrenim gören öğrencilerin akademik başarı(sızlık)larını sosyal sermaye, kültürel sermaye ve eğitimde uygulanan politikalardan kaynaklanan yapısal faktörlere odaklanıp sosyolojik olarak analiz etmeyi hedeflemiştir. Araştırmada, bu karmaşık ilişkileri çözümlemek amacıyla, hem nicel hem de nitel araştırma yöntemleri birlikte kullanılmıştır. Bu kapsamda Şanlıurfa'nın farklı lise türlerinde okuyan 410 öğrenciye anket uygulanmış; öğretmen, idareci, öğrenci, veli ve farklı sendika temsilcilerinden toplam 49 kişi ile derinlemesine mülakat yapılmıştır. Çalışmada, ailenin sahip olduğu sosyal ve kültürel sermayenin bazı unsurları ile akademik başarı arasında güçlü bir ilişki olduğu gözlenmiştir. Bu unsurlar; ailenin çocuğun eğitim sürecine katılımı, beklentisi, tutumu, sahip olduğu sosyal ağlar, bireyin doğduğu yer, konuştuğu dil, edindiği habitus, yaşadığı çevre ve eğitime yönelik motivasyonudur. Bununla birlikte, dezavantajlı bazı bireyler dini cemaatler ve STK gibi sosyal ağlara dahil olarak yaşadığı akademik başarısızlığı sınırlı da olsa telafi edebilmektedir. Ancak, sosyal sermaye ile eşleşen ve Şanlıurfa'da sosyal ağlar üzerinden kazanılan yüksek oranda var olan güven ve yakın sosyal ilişkiler vb. unsurlar ile akademik başarı arasında ciddi bir ilişki bulanamamıştır. Bununla birlikte, okulun sahip olduğu sosyal sermaye akademik başarıya pozitif yönde, yapısal faktörlerden doğan birçok sorun da negatif yönde etki etmektedir. Anahtar Kelimeler: Sosyal sermaye, kültürel sermaye, yapısal faktörler, akademik başarı, Şanlıurfa
II. TBMM Urfa milletvekilleri ve siyasi faaliyetleri (1923-1927)
Osmanlı Devletinin ağır ve yorucu geçen Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra, imzalanan Mondros Ateşkes Antlaşması ile Anadolu toprakları, İtilaf Devletleri tarafından işgal edilmiştir. Anadolu halkı, işgallere karşı yerel direnişlerde bulunmuştur. Bu dönemde, en büyük tepki ve topyekün bağımsızlık mücadelesini, Mustafa Kemal Paşa Anadolu'ya geçip milletle bütünleşerek verecektir. Milli Mücadele'nin hazırlık aşamaları çerçevesinde; Amasya Genelgesi, Erzurum ve Sivas Kongrelerini düzenleyen Mustafa Kemal Paşa, bağımsızlık fikrini ateşlemiştir. Düşmana karşı bir taraftan bağımsızlık savaşı başlatılırken, bir taraftan da milli birlik ve milli mücadele adına önemli adımlar atılmaya başlanmıştır. Bunlardan birisi de; Mebusan Meclisi'nin yeniden açılmasıdır. Ancak İtilaf Devletleri, 16 Mart 1920 tarihinde İstanbul'u işgal edecek ve Mebusan Meclisi'nin dağıtacaklardır. Osmanlı Mebusan Meclisi'nin dağılmasından sonra Mustafa Kemal Paşa Ankara'da yeni bir meclis kurmak için hemen harekete geçmiştir. 23 Nisan 1920 tarihinde Ankara'da yeni bir meclis açılmıştır. Egemenliğin halka dayandırıldığı yeni açılan Türkiye Büyük Millet Meclisi, milli kurtuluş mücadelesinin kazanılması ve yeni Türk Devleti'nin temellerinin atılması gibi iki onurlu ve önemli görevi başarıyla tamamlamıştır. Savaştan sonra, Birinci TBMM seçim kararı almış, 11 Ağustos 1923 tarihinde İkinci TBMM açılmıştır. II. Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne Urfa'dan; Yahya Kemal Bey (BEYATLI), Ali Fuat Bey (BUCAK), Hüsrev Bey (GEREDE), Saffet Kemalettin Bey (YETKİN), Mehmet Refet Bey (TOPÇUOĞLU) ve Mehmet Refet Bey (ÜLGEN) isimlerinde altı milletvekili katılmıştır. II. TBMM, Cumhuriyeti ilan eden meclis olmuştur. Halifeliğin Kaldırılması, Medeni Kanun, 1924 Anayasası ve daha birçok önemli gelişme, 1923-1927 arasında faaliyet gösteren II. TBMM döneminde alınan önemli kararlardır. Bu çalışmanın amacı; yeni Türkiye Cumhuriyeti'nin inşasında; Urfa Milletvekillerinin, üstlendikleri görevleri ele almaktır. II. TBMM Döneminde Kurtuluş Savaşını sona erdiren Lozan Barış Antlaşması imzalanmış, Cumhuriyet ilan edilmiş, Halifelik kaldırılmış, 1924 Anayasası'nın yürürlüğe konması gibi pek çok önemli gelişme yaşanmıştır. Ayrıca bir diğer amaç; Urfa Milletvekillerinin, Urfa şehrinin kalkınması, sorunlarının çözülmesi adına yürüttükleri faaliyetleri ortaya çıkarmaktır. Anahtar Sözcükler: TBMM, Urfa, Milletvekili, Mustafa Kemal Paşa, Milli Mücadele.
Futbol seyircilerinin empatik eğilimleri ile sporda saldırganlık ve şiddet düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi (Şanlıurfa örneği)
Bu çalışmanın amacı futbol seyircilerinin empatik eğilimleri ile sporda saldırganlık ve şiddet düzeyleri arasında ilişki olup olmadığının araştırılmasıdır. Araştırmanın evrenini, Şanlıurfa ilinde bulunan futbol seyircileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise evrenden tesadüfi olarak seçilen, 18 yaş ve üzeri 285, toplam 312 futbol seyircisi katılımcıdan oluşmaktadır. Bu araştırmada veri toplama aracı olarak geliştirilen kişisel demografik özelliklerini tespit etmek için bilgi formu kullanıldı. da Dökmen (1988) tarafından geliştirilen "Empatik Eğilim Ölçeği" envanteri kullanıldı. ''Sporda Seyirci Saldırganlığı ve Şiddet Ölçeği" Şanlı (2014) tarafından geliştirilen envanter kullanılmıştır. Ayrıca katılımcıların araştırmacı tarafından Araştırma problemlerine cevap bulmak için deneklere uygulanan anketler bilgisayar ortamında SPSS 15,0 ile girildi. Araştırma sonucunda Empatik Eğilim Ölçeği puanlarının cinsiyete göre anlamlı farklılık gösterdiği tespit edilmiştir (p<0,05). Empatik Eğilim Ölçeği puanlarının yaşa göre anlamlı farklılık gösterdiği tespit edilmiştir (p<0,05).Empatik Eğilim Ölçeği puanlarının spor yapma süresine göre anlamlı farklılık göstermediği bulgusu elde edilmiştir (p>0,05). Empatik Eğilim Ölçeği puanlarının lisanslı sporcu olma durumuna göre anlamlı farklılık göstermediği bulgusu elde edilmiştir (p>0,05). Empatik Eğilim Ölçeği puanlarının alkol kullanma durumuna göre anlamlı farklılık göstermediği bulgusu elde edilmiştir (p>0,05). Saldırganlık ve Şiddet Ölçeği puanların cinsiyete göre anlamlı düzeyde farklılık göstermediği bulgusu elde edilmiştir (p>0,05). Saldırganlık ve Şiddet Ölçeği puanlarının yaşa göre anlamlı farklılık gösterdiği tespit edilmiştir (p<0,05). Saldırganlık ve Şiddet Ölçeği puanlarının spor yapma süresine göre anlamlı farklılık gösterdiği tespit edilmiştir (p<0,05). Saldırganlık ve Şiddet Ölçeği puanlarının lisanslı spor yapma şekline durumuna göre anlamlı farklılık göstermediği bulgusu elde edilmiştir (p>0,05). Saldırganlık ve Şiddet Ölçeği puanlarının alkol kullanma durumuna göre anlamlı farklılık gösterdiği tespit edilmiştir ( p<0,05). Yapılan normallik sınamasında her iki ölçek puanlarının normal dağılım gösterdiği tespit edildiğinden t testi uygulanmıştır, takım algısı değişkenlerine göre karşılaştırılmasında tek yönlü varyans analizi (OneWay ANOVA) testi uygulanmıştır. ANOVA testinde gruplar arasında anlamlı farklılık görüldüğünde farkın hangi iki grup arasında olduğunu belirlemek amacıyla LSD Post Hoc testinden yararlanılmıştır. Ölçekler arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla öncelikle Pearsonkorelasyon analizi yapılmıştır. Analizlerde anlamlılık düzeyi 0,05 (p<0,05) olarak belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Seyirci, Saldırganlık, Şiddet, Spor, Empati.
Şanlıurfa merkez ilçelerdeki mimari eserlerde kullanılan hadislerin değerlendirilmesi
İslâm medeniyet ve geleneğini inşa eden iki aslî unsur Kur'ân ve hadislerdir. Bu nedenle, mimariden âdet ve geleneklere varıncaya kadar akla gelebilecek her şey bu iki aslî unsur göz önünde bulundurularak anlaşılmalıdır. İslam toplumları tarih boyunca Hz. Peygamber'e (s.a.v.) olan bağlılıklarından dolayı, hadislere ayrı bir önem vermişlerdir. Onun sünnetini ve hadislerini hayatın her alanına yansıtmayı kendileri için bir görev addetmişlerdir. Bazı hadisler toplum hayatındaki etkisini sürdürürken, bazıları da ya kitapların sayfalarında kalmış ya da gözler önünde olmasına rağmen dikkatlerden kaçmış olabilir. İşte bu sebeple hadislerin toplumsal hayatta nasıl yer aldığı, nasıl kullanıldığı, topluma ne gibi mesajlar verdiği konuları, gün yüzüne çıkarılması ve dikkatlere sunulması gereken önemli hususlardandır. Bu tezde, Şanlıurfa'nın merkez ilçeleri olan Eyyübiye, Haliliye ve Karaköprü ilçelerindeki camiler, mezarlıklar, medrese ve dini eğitim veren lise ve ortaokularında yer alan hadislerin kaynakları ve değerlendirmeleri yapılacaktır.
Kamu kurumlarının ve sivil toplum kuruluşlarının Şanlıurfa'nın turizm potansiyeline bakışı
Şanlıurfa, köklü tarihi ile zengin kültürel öğelere sahip bir kenttir. Özellikle semavi dinler açısından önem arz eden merkezlerinin Şanlıurfa'da bulunması, Şanlıurfa'yı inanç ve kültür turizmi açısından turistik cazibe merkezi haline getirmektedir. Şanlıurfa'da turizm alanında faaliyette bulunan kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarının Şanlıurfa'nın turizm potansiyeline bakış açılarını belirlemek amacıyla yapılan bu çalışmayla ilgili kurum ve kuruluşların, Şanlıurfa turizminin gelişimine sağladıkları katkıları tespit etmek amaçlanmıştır. Bu kapsamda, yarı yapılandırılmış görüşme tekniği ile 20 katılımcının görüşü alınmıştır. SWOT analizi tekniği kullanılarak Şanlıurfa ilinin turizmdeki mevcut durumu, ilin turizm konusundaki üstünlükleri ve zayıflıkları, fırsatları ve tehditleri belirlenmiştir. Katılımcıların kentteki turizmin gelişimine yönelik sundukları öneriler, araştırma sonucunda verilmiştir. Araştırma sonucunda dünyanın en eski tapınağı kabul edilen Göbeklitepe'nin Şanlıurfa'da olması, tarih boyunca birçok peygamberin Şanlıurfa'da yaşaması nedeniyle Şanlıurfa'nın peygamberler şehri olarak bilinmesi, inanç ve kültür turizmi alanında çok güçlü bir yer edinmesini sağlamıştır. Ayrıca yerel halkın peygamber geleneği olan misafirperverliği devam ettirmesi ve konukseverliği gibi birçok özellik, Şanlıurfa ilinin güçlü yönleri ve fırsatları olarak belirlenmiştir. Kentin jeopolitik konumu, savaş ve terör olaylarının yaşandığı bölgeye sınır olması, bölgede turizmin gelişmesine engel oluşturmaktadır. Bununla birlikte altyapı ve üstyapı bakımından ihtiyaçları karşılayamaması, nitelikli yatak kapasitesinin yetersiz olması ve kalifiye personel eksikliği, turizm bilincinin zayıf olması gibi olumsuzluklar, turizmin gelişimi için var olan tehditler olarak belirlenmiştir.
Kültürler arası kırklama geleneğinin antropolojik bağlamda incelenmesi Şanlıurfa-Mardin örneği
Bu çalışma, sosyal bilimlerin başlangıç tarihiyle, gelişim sürecinde ortaya çıkan ve 19. Yüzyılın en genç bilim dalı olan antropoloji bilimini tanımlayan ve insanın, insanlığın bir parçası olan, antropolojinin en önemli temel ilkesi olan kültürel farklılıkları ortaya koymuştur. Kültürün insanla olan ilişkisini ele alarak kültürlerarası etkileşimi ortaya koymuştur. İnsanlığın birikimlerini yeniden üretme biçimini, antropolojinin günlük hayattaki önemini, kültürün temel ilkelerine dayandırıp ele alınmıştır. Kültürel ve biyolojik olarak insanı tanımlayan Antropoloji disiplini bilimsel olarak yoğun bir çalışma yürütmektedir. İnsan için bunlardan bir tanesi de sayılardır. İnsanlık tarihinde inançsal bağlamda bazı sayılar kutsal değerler taşımaktadır. Bu sayılardan bir tanesi de kırk'tır. Bu tez çalışmasında Mardin ve Şanlıurfa yörelerinde asırlardır devam eden Kırk sayısının nasıl önem kazandığını, Kırk sayısının kültürel açıdan neden bu kadar etkili olduğunu açıklar. Bir insanın dünyaya geliş süreciyle doğum öncesi ve sonrası, ruhun bedenden ayrılış süresi Kırk sayısına bağlanmaktadır. Dolayısıyla kültürlerarası karşılaştırma yaparak sayıların günlük hayattaki yerini etnografik bir yöntemle incelemiştir. Anahtar kelimeler: Antropoloji, Kültür, Kırk Sayısı
Sağlık çalışanlarında iş sağlığı güvenliği ve motivasyon ilişkisi
Bu çalışma; Şanlıurfa İli Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde çalışan sağlık çalışanlarının iş sağlığı güvenliği ile iş motivasyonu arasındaki ilişkiyi tespit etmek amacıyla yapılmıştır. Kesitsel tanımlayıcı çalışma 15.11.2019-16.03.2020 tarihleri arasında 1870 sağlık çalışanı ile yürütülmüştür. Veriler çalışanların özelliklerini ve iş sağlığı güvenliği bilgilerini içeren anket formu ve Çok Boyutlu İş Motivasyon Ölçeği ile toplanmıştır. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistik, X² testi, bağımsız gruplarda t testleri (ındependent samples test, One-Way ANOVA) kullanılmıştır. Katılımcıların %45,7'si 30-39 yaş aralığında, %51'i kadın, %76,7'si evli, %40,4'ü hemşire, %36,9'u 6-10 yıl mesleki çalışma deneyimine, %47,1'i lisans ve üstü eğitime sahiptir. Katılımcıların, %39,6'sı az tehlikeli sınıfta çalıştığını; %99,6'sı işyerinde acil durum planları hazırlandığını, %76,6'sı işyerinde yangınla mücadele ve tahliye tatbikatı yapıldığını; %58,8'i sağlık muayenelerinin düzenli yapıldığını, %37,8'i koruyucu ekipmanları sıklıkla kullandığını, %39,7'si Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bilgilendirme toplantıları ile iş sağlığı güvenliği mevzuat bilgilerine ulaştığını söylemiştir. Sağlık çalışanlarında işe devamsızlık sorunu yaşama ve sağlık muayenelerinin düzenli yapılması ile eğitim arasında istatistiksel anlamlı ilişki vardır.Çok boyutlu iş motivasyon ölçeği ve alt ölçeklerin puanları erkeklerde kadınlardan daha fazla, iş sağlığı güvenliğinde görev hak ve sorumlulukları kadınlardan daha az bildiği belirlenmiştir. Mesleklere göre çalışanlar arasında çok boyutlu iş motivasyon ölçeği ve altı alt ölçeğin puanları farklıdır. İş sağlığı ve iş güvenliği konusunda uygulamalı ve teorik eğitimler arttırılarak verilmeli ve çalışanlarda iş sağlığı güvenliği ve motivasyonu arttırılmalıdır. Anahtar Kelimeler: İş Sağlığı, İş Güvenliği, İş Sağlığı Güvenliği, Motivasyon, Sağlık Çalışanları
Adıyaman, Malatya ve Şanlıurfa illerinde Geometridae (Lepidoptera) faunası ve sistematiği üzerine araştırmalar
Bu çalışma, 2015-2020 yılları arasında Adıyaman, Malatya ve Şanlıurfa illerinde yayılış gösteren Geometridae türlerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Çalışma süresince Robinson ışık tuzağı, perde ışık tuzağı ve atrapla süpürme metotları ile araştırma bölgesinden toplam 2688 Geometridae ergin örneği elde edilmiştir. Yakalanan ergin örnekler etil asetatlı öldürme şişelerine alınıp öldürülerek saklama kavanozlarına aktarılmıştır. Araziden elde edilen ergin örnekler entomoloji laboratuvarına getirilmiş ve standart müze metotlarına uygun bir şekilde gerilerek teşhis işlemleri için Gaziantep Üniversitesi Biyoloji Bölümü Entomoloji Laboratuvarında bulunan böcek dolaplarında muhafaza altına alınmıştır. Teşhis işlemleri sonucunda Geometridae familyasından 4 altfamilya içerisinde, 54 cinse ait 99 tür tespit edilmiştir. Ayrıca, Adıyaman'dan 68 tür, Malatya'dan 58'tür ve Şanlıurfa'dan 16 tür bu çalışma ile ilk kez kayıt edilmiştir. Her bir tür için morfolojik tanımlamalar yapılmış ve ergin büyüklükleri verilmiştir. Ayrıca bu türlere ait ergin, kanat ve genital yapılarının fotoğrafları sunulmuştur. Bunun yanı sıra, literatürlere göre türlerin konukçu bitkiler ve zoocoğrafik yayılışları verilmiştir. Bu çalışmanın sonuçları, Türkiye Geometridae faunasının ve yayılışının belirlenmesine katkılar sunmuştur.
Şanlıurfa Kızılkoyun ve Kale Eteği Nekropollerinin kandil buluntuları
İnsanoğlu, ateşi keşfedip kontrolünde tutmaya başlamasıyla birlikte aydınlatmada da kullanmıştır. Aydınlatmada ilk olarak meşale, sonrasında mum devamında ise kandil kullanılmaya başlanmıştır. Kandiller birçok malzemeden yapıldığı gibi kolay taşınması kullanım pratikliğini doğurmuştur. Yapılan kazılarda en çok karşılaşılan buluntulardan biride, pişmiş toprak kandillerdir. Şanlıurfa Kale Eteği ve Kızılkoyun Nekropollerinde yapılan arkeolojik çalışmalarda, kaya mezar odalarının iç kısımlarında kalıp yapımı pişmiş toprak 162 adet kandil ele geçmiştir. Kandillerin burun ve gövde yapılarına bakılarak, 4 ana tip oluşturulmuştur. Her ana tip, kendi içerisinde farklı özellikler gösterenler için, alt tiplere ayrılmaktadır. Kandiller hakkında yerli ve yabancı kaynak taraması yapılarak benzer özellikler gösteren tipler ile karşılaştırılmıştır. Kandillerin tarihlendirilmesi, bulundukları nekropollerdeki diğer buluntular ve benzer özellikler taşıyan örnekleri ile karşılaştırarak yapılmıştır. Uygun görülen tarihler arasına, Hristiyanlık inancının girmesi sonucunda iki tarih verilmesi uygun görülmüştür. Kandillerin geneli M.S. 3.-5. yüzyıl arasına tarihlenirken üzerinde Hristiyanlık sembolü olan haç motifliler M.S. 4.-5. yüzyıl olarak tarihlemek uygun görülmüştür. Nekropollerde ele geçen kandiller, Şanlıurfa Müzesi Müdürlüğü'nün deposunda muhafaza edilmektedir. Arkeolojik kazılar sonucunda müzeye getirilen pişmiş toprak kandiller üzerine yapılacak ilk çalışma olması ve yapılan kataloglamayla da bundan sonra yapılacak çalışmalara katkı sunacaktır. Ayrıca, kandillerin üretildikleri yerin saptanması, bölgenin ticari, ekonomik ve inanç ilişkilerinin değerlendirilmesi sağlanmıştır.
Şanlıurfa İli tarım ve tarım dışı alanlarda bulunan agromyzidae (diptera) türleri, yayılışları, konukçuları, zarar şekilleri ve parazitoitlerinin saptanması
oz DOKTORA TEZİ ŞANLIURFA ILI TARIM VE TARIM DIŞI ALANLARDA BULUNAN AGROMYZIDAE (DIPTERA) TÜRLERİ, YAYILIŞLARI, KONUKÇULARI, ZARAR ŞEKİLLERİ VE PARAZİTOİTLERİNİN SAPTANMASI Emine ÇIKMAN ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ BİTKİ KORUMA ANABİLİM DALI Danışman: Prof. Dr. Nedim UYGUN : Yıl 2001, Sayfa: 207 Jüri : Prof. Dr. Nedim UYGUN : Prof. Dr. Faruk ÖZGÜR : Prof. Dr. Abuzer YÜCEL : Doç. Dr. Cafer MART : Yrd. Doç. Dr. H. Sungur CİVELEK Bu çalışma 1999-2001 yıllarında Şanlıurfa ili tarım ve tarım dışı alanlardaki Agromyzidae (Diptera) familyasına bağlı türleri, bu türlerin konukçularını, yayılış, zarar şekilleri ve parazitoitlerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Çalışmada Agromyzidae türleri, bulaşık bitki örneklerinin laboratuvar koşullarında kültüre alınmasıyla ve survey yapılan alanlarda atrap yardımıyla toplanmış ve Agromyzinae altfamilyasından 3 cinse ait 6 tür; Phytomyzinae altfamilyasından da 6 cinse ait 14 tür olmak üzere toplam 20 tür saptanmıştır. Belirlenen bu türler içerisinde Agromyzinae altfamilyasından Agromyza albipennis Meigen, 1830, Melanagromyza vignalis Spencer, 1959 ve Phytomyzinae altfamilyasından da Liriomyza hieracivora Spencer, 1971, Pseudonapomyza atra (Meigen, 1830), Ps. spicata (Malloch, 1914), Ps. spinosa Spencer, 1973, Phytomyza chelonei Spencer, 1969, türleri yeni kayıt olarak kaydedilmiştir. Ayrıca zararlı türler içerisinde Liriomyza trifolii (Burgess) ve Chromatomyia hordeola (Goureau)'nın yaygın ve önemli türler olduğu belirlenmiştir. Çalışmada 26 adet parazitoit tür saptanmış, bu türlerden Eulophidae (Hymenoptera) familyasından yer alan Diglyphus isaea Walker ve D. minoeus Walker'un yaygın ve yoğun türler olduğu bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Agromyzidae, Parazitoit, Tarım ve Tarım Dışı Alanlar, Şanlıurfa
Şanlıurfa'da pamuk alanlarında zararlı olan lepidoptera türlerinin saptanması, popülasyon gelişimleri, doğal düşmanları ile dikenlikurt ((earias insulana (boisd. ) lepidoptera: noctuidae))'un biyolojisi ve bitki fenolojisi arasındaki ilişkilerin
ÖZ DOKTORA TEZİ ŞANLIURFA'DA PAMUK ALANLARINDA ZARARLI OLAN LEPIDOPTERA TÜRLERİNİN SAPTANMASI, POPULASYON DEĞİŞİMLERİ, DOĞAL DÜŞMANLARI İLE DİKENLİKURT [(Earias insulana (Boisd.) LEPIDOPTERA: NOCTUIDAEl'UN BİYOLOJİSİ VE BİTKİ FENOLOJİSİ ARASINDAKİ İLİŞKİLERİN BELİRLENMESİ Levent UNLU ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ BİTKİ KORUMA ANABİLİM DALI Danışman : Prof. Dr. Serpil KORNOŞOR Yıl 2001, Sayfa: 110 Jüri : Prof. Dr. Serpil KORNOŞOR Prof. Dr. Avni UĞUR Prof.Dr. A.Faruk ÖZGÜR Şanlıurfa ve ilçelerinde 1998-2000 yılları arasında pamukta zarar yapan Lepidoptera takımından sekiz tür tespit edilmiştir. Bu zararlılar; Agrotis spinifera (Hübn.), A. segetum (D.-S.), A. ipsilon Hufn., Spodoptera exigua (Hübn.), S. littoralis (Boisd.), Helicoverpa armigera (Hübn.), Earias insulana (Boisd.) ve Pectinophora gossypiella (Sound) türleridir. Bunlar arasında en önemli türler ise, H. armigera, E. insulana ve P. gossypiella olarak belirlenmiştir. Pamuğun koza ve olgunlaşma döneminde zarar yapan H. armigera, her yıl zarar oluşturmazken, populasyonu 1998 yılında maksimuma ulaşmıştır. E. İnsulana'nın populasyonu, 1999 yılında artarak, olgunlaşma döneminde önemli zarar oluşturmuştur. Pembekurt'a 1998 yılında az sayıda saptanmış, 1999 yılında ise populasyonu artmıştır. Pamuk hasadından sonra toplanan kör kozaların incelenmesiyle, Şanlıurfa ve ilçelerinin Dikenlikurt ve Pembekurt ile bulaşık olduğu saptanmıştır. Harran Ovasından toplanan kör kozaların ortalama bulaşıklık oranı 1998, 1999 ve 2000 yıllarında sırasıyla %13.7, %43.1 ve %26.6; İlçelerde ise, %16.6, %17.7 ve %8.2 olmuştur. E. insulana'nın suni besin üzerinde, dört farklı sıcaklıkta (21, 25, 29 ve 33±1°C), %70±5 orantılı nem ve 16 saat aydınlatmalı iklim odasında biyolojisi incelenmiştir. Zararlının gelişme süresinin 21°C'de en uzun, 29°C'de ise en kısa olduğu bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Earias insulana, Lepidoptera, Pamuk, Harran Ovası, Biyoloji
Birecik Baraj Gölü alanı bitkileri, tehlike sınırları ve korunması
öz DOKTORA TEZİ BİRECİK BARAJ GÖLÜ ALANI BİTKİLERİ, TEHLİKE SINIFLARI VE KORUNMASI MUSTAFA ASLAN ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ BİYOLOJİ ANABİLİM DALI Danışman Yrd. Doç. Dr. Necattin TÜRKMEN Yıl : 2002, Sayfa ; 182 Jüri : Yrd. Doç. Dr. Necattin TÜRKMEN Prof. Dr. Atabay DÜZENLİ Prof. Dr. Hasan ÖZÇELİK Doç. Dr. K.Tuluhan YILMAZ Yrd. Doç, Dr. Halil ÇAKAN Bu araştırma; 1997-2001 yıllan arasında C 7 ve C 8 karesinde yer alan Birecik Barajı ve çevresindeki bitkilerin; floristik özelliklerini, tehlike sınıflarını ve tıbbi bitkilerini saptamak amacıyla yapılmıştır. Alandan yaklaşık olarak 1200 bitki örneğinin değerlendirmesi ile 71 familyadan 309 cins ve 621 tür ve türaltı seviyesinde takson saptanmıştır. Bu taksonlardan 107 'si C6 ve C7 karesi için yeni kayıt olarak belirlenmiştir. Tesbit edilen bitkilerin 16'sı (% 2.57) ülkemiz için endemiktir. Physalis ixocarpa Brot. ex Hornem. (Solanaceae) Türkiye florası için yeni bir kayıttır. Toplam 621 taksonun l'i Ptmdophyta, 620'si Spermatophyta divizyonlanna aittir. Gymnospermm alt divizyosu I taksonk, Angiospermae alt 4ivizyosu 619 taksonla temsil edilmiştir. Angiosperm'lerden 71 'i Monocotyledoneae, 548'i Dicotyledoneae sınıfına aittir. İhtiva ettikleri takson sayısına göre, çalışma alanındaki büyük familyalar; Fabaceae (113), Asteraceae (78), Poaceae (48), Brassicaceae (39), Lamiacae (33), Apiaceae (30), Çaryophyllaceae (22), Scrophukmaceae (18), Papaveraceae (14), Rosaceae (14) Ranunculaceae (13), Bomginaceae (13), Euphorbiaceae (12), Solanaceae {11) ve Liliaceae (10)'dır. Araştırma alanında fîtocoğrafik elementlerin dağılımı şöyledir; İran-Turan 138 (% 22.2), Akdeniz 114 (% 18.25), Avrupa-Sibirya 20(% 3.21), Kozmopolit 12 (% 1.93), Saharo- Indıan 1 (% 0,16) ve 336 (% 54.1) taksonun fitoçoğrafik bölgesi bilinmemektedir. IUCN Red Data Booka' göre 33 takson tehlike kategorilerine girmektedir. Bu bitkilerden 16'sı endemik, 17'si de endemik olmayan taksonlardır. Bu araştıma da 41 takson tıbbi bitki olarak tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler : Flora, GAP Bölgesi, Birecik Barajı, tehlike altındaki bitkiler, halk ilaçlan.
Şanlıurfa İlinin noctuidae (lepidoptera) türlerinin saptanması ve sistematik özellikleri
84 ÖZET Bu çalışmada GAP'ta önemli bir yere sahip olan Şanlıurfa ilinin Noctuidae (Lepidoptera) faunası incelenmiştir. Bu amaçla 1994-1995 yılları arasında örnekler toplanmıştır. Örneklerin toplanmasında ışık tuzakları kullanılmıştır. Bunlar Şanlıurfa (Merkez), Birecik, Bozova ve Koruklu'ya kurulmuştur. Haftada iki kez örnekler toplanmış ve incelenmiştir. Bu yerler dışında Akçakale, Suruç ve Yardımcı'da da kısa süreli ışık tuzakları kurulmuş ve örnekler toplanmıştır. Toplanan örnekler laboratuvarda tanı için hazır duruma getirilmiş ve tür teşhisleri yapılmıştır. Çalışma sonucunda Şanlıurfa'da Noctuidae familyasından 12 altfamilyaya bağlı 40 cinse ait 47 tür tespit edilmiştir. Noctuinae altfamilyasından dokuz tür, Hadeninae altfamilyasından yedi tür, Acronictinae altfamilyasından iki tür, Cuculliinae altfamilyasından üç tür, Amphipyrinae altfamilyasından dokuz tür, Heliothinae altfamilyasından üç tür, Acontiinae altfamilyasından bir tür, Chloephorinae altfamilyasından bir tür, Plusiinae altfamilyasından beş tür, Catocalinae altfamilyasından iki tür, Ophiderinae altfamilyasından dört tür ve Hypeninae altfamilyasından bir tür bulunmuştur. Türlerin sinonimleri, tanınmaları, yayılışları, konukçu bitkileri, toplandığı yer ve tarihleri ile toplam örnek sayısı hakkında bilgi verilmiştir
Şanlıurfa'nın iklim özellikleri ve kuraklık analizi
İklim ve hava olayları, dünya var olduğundan günümüze dinamik yapısı itibariyle sürekli değişmektedir. Günümüzde iklimle alakalı en önemli sorun, insan kaynaklı iklim değişikliğidir. İklim değişikliğinin de en önemli sonuçlardan biri kuraklıktır. Özellikle orta kuşakta bunan Türkiye, yaşanan bu değişikliklerden en fazla etkilenecek sahalardan biridir. Bu çalışmada iklim elamanları ve Erinç, Thornthwaite, UNCCD, De Martonne ve SYİ gibi iklim ve kuraklık analizleriyle Şanlıurfa'nın iklim ve kuraklık özellikleri çalışılmıştır. Yapılan analizlerde varılan sonuçlara bakıldığında sahadaki birçok yerin kurak ile yarı kurak özelliğe sahip olup, kuraklık konusunda kırılgan olduğu görülmektedir. Bu durum yaşanan iklim değişikliği sonrasındaki senaryolarla birleştirilirse, sahanın kuraklıktan daha fazla etkileneceği öngörülmektedir. Kuraklıktaki artış son 44 yıldaki yağış ve sıcaklık parametrelerinde açıkça görülmektedir. Aynı durum SYİ yöntemi ile yapılan analizlerde son yıllarda artan kuraklıklarla kendini göstermektedir.
Şanlıurfa'da Kazazlık sanatı
Hayatın başlamasıyla oluşan temel ihtiyaçları giderme kaygısıyla insanoğlu çevresinde bulduğu yaşamına uygun materyalleri dönüştürmeye başlamasıyla yeni teknik ve yöntemlerin doğuşuna ortam sağlamıştır. Bu teknikler zamanla ihtiyaçların çoğalması ile zanaata dönüşmüştür. Böylelikle bazı mesleklerde zamanla zanaattan sanata geçiş yapmıştır. Günümüzde kazazlıkta zanaattan sanata geçiş yapmış mesleklerdendir. Kazazlık, ham ipeğin, iplik haline getirilmesi iken ipeği işleyen, satan ve zanaatı yapan kişiye de kazaz denilmektedir. Kadim bir şehir olan Şanlıurfa'da geçmişte Kazaz Pazarı'nda 30-40 usta bu zanaatı yaparken günümüzde bu mesleği icra eden tek usta yer almaktadır. Şanlıurfa giyim kuşam kültüründe olduğu kadar dokuma ve günlük yaşamda kullanılan birçok alanda da kazazlık teknikleri ile örülmüş ürünler yer almıştır. Günümüzde ise bu ürünler çağdaş yaşamla birlikte güncelliğini yitirmiştir. Tez çalışmamız 3 aşamada gerçekleşmiştir. İlk aşamasında kazazlık sanatının geçmişten günümüze durumu, kazazlık alanında kullanılan araç-gereç ve malzemelerin temini ve hazırlanması ve yörede geçmişten günümüze kazaz ustalarının kullanmış oldukları kazazlık tekniklerinin tespiti sağlanmıştır. İkinci aşamada ise tespit edilen tekniklerin iş ve işlem basamakları şeklinde uygulanışı ele alınmıştır. Aynı zamanda bu teknikler kullanılarak yörede üretilmiş kazazlık ürünleri tespit edilmiş ve yapım aşamalarına yer verilmiştir. Bu ürünlerin benzer örnekleri taranmıştır. Son aşamada ise geleneksel değerlerden uzaklaşmadan kazazlık teknikleri uygulanarak natürel malzemeler ile denemeler yapılmış ve bu denemeler sonucunda çağdaş yaşama ve modaya uygun yeni özgün ürünler tasarlanmış ve bu tasarımlar uygulanmıştır. Anahtar kelimeler: Kazazlık, Şanlıurfa, Kazaziye, Giyim- Kuşam, Dokuma, Kültür
Sosyal bilgiler öğretmenlerinin yansıtıcı düşünme düzeylerinin değerlendirilmesi (Şanlıurfa ili örneği)
Bu araştırma, sosyal bilgiler öğretmenlerinin yansıtıcı düşünme düzeylerinin belirlenmesine yönelik olarak nicel araştırma desenlerinden tarama modelinde betimsel, öğretmenlerin sınıf ortamında yansıtıcı düşünme davranışlarını derinlemesine incelemeye yönelik olmasıyla da nitel bir çalışmadır. Araştırmanın evrenini, Türkiye'deki ilköğretim okullarında görev yapan sosyal bilgiler öğretmenleri, çalışma evrenini ise 2009-2010 öğretim yılında Şanlıurfa ilinde görev yapan sosyal bilgiler öğretmenleri oluşturmaktadır. Çalışma evreninin ulaşılabilirliği nedeniyle araştırmanın nicel boyutu için örneklem alma yoluna gidilmemiş, gönüllülük esasına dayalı olarak Şanlıurfa merkez ve ilçelerindeki ilköğretim okullarında görev yapan toplam 277 sosyal bilgiler öğretmeni araştırmaya katılmıştır. Araştırmanın nitel boyutu için çalışma grubunda yer alacak öğretmenlerin saptanmasında ise nitel araştırma geleneği içinde yer alan ve olasılık temelli olmayan örneklem tekniklerinden, amaçlı örnekleme yöntemi izlenmiş ve dördü köy, üçü ilçe merkezi ve dördü il merkezindeki ilköğretim okullarında görev yapan toplam 11 sosyal bilgiler öğretmeni ile çalışılmıştır.Yöntemler arası üçgenlemenin kullanıldığı araştırmanın verilerinin toplanmasında iki aşamalı bir süreç izlenmiştir. Birinci aşamada ilköğretim okullarında görev yapan sosyal bilgiler öğretmenlerinin yansıtıcı düşünme düzeylerini belirlemek amacıyla Semerci (2007) tarafından geliştirilen Yansıtıcı Düşünme Eğilimlerini Belirleme Ölçeği (YANDE) ve araştırmacı tarafından geliştirilen kişisel bilgi formu kullanılmıştır. İkinci aşamada ise öğretmenlerin yansıtıcı düşünme becerilerini sınıf ortamında davranışa nasıl dönüştürdüklerini belirlemek amacıyla nitel veri toplama yöntemlerinden görüşme ve gözlem kullanılmıştır. 2009?2010 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde, YANDE Ölçeği' nin uygulaması ile elde edilen nicel verilerin analizinde betimsel istatistiklerin yanı sıra, bağımsız değişkenlerin ve dağılımın özelliğine göre çoklu karşılaştırmalarda tek yönlü ANOVA ve Kruskall Wallis testi, ikili karşılaştırmalarda t testi ve Mann Whitney U testi, farklılıklarının anlamlılığı için ise LSD testi kullanılmıştır. Öğretmenlerle görüşme ve toplam 31 saat sınıf gözlemi şeklinde gerçekleşen bir süreç sonunda elde edilen nitel verilerin analizinde ise ham veri metinlerini satır satır okuma, kodlama, benzerlik ve farklılıkları saptayarak araştırma bulgularının ana hatlarını belirleyen ortak anlamları oluşturma aşamalarından oluşan içerik analizi kullanılmıştır.Araştırma sonucunda sosyal bilgiler öğretmenlerinin yansıtıcı düşünme düzeylerinin oldukça yüksek, yansıtıcı düşünme becerileri ile ilgili en olumlu algılarının ise ?Açık Fikirlilik? boyutunda olduğu görülmüştür. Yapılan analizler istatistiksel olarak anlamlı bir fark olmamakla birlikte bayan öğretmenlerin; sorgulayıcı ve etkili öğretim, öğretim sorumluluğu ve bilimsellik, araştırmacılık, öngörülü ve içten olma boyutlarında daha yüksek yansıtıcı düşünme eğiliminde olduğunu ve mesleklerini daha olumlu algıladıklarını göstermiştir. Mesleki kıdem ve görev yaptıkları yerleşim birimine göre (il, ilçe, köy) öğretmenlerin yansıtıcı düşünme düzeylerinde anlamlı bir farklılık olmazken, 11?15 yıllık mesleki kıdeme sahip öğretmenlerde yansıtıcı düşünme eğilimi daha yüksek bulunmuştur. Bölüm dışındaki fakülte ve bölümlerden mezun olan öğretmenlerin daha öngörülü ve içten olduklarının saptandığı araştırmada, sınıf mevcudu arttıkça ?Sürekli ve amaçlı düşünme? eğiliminin istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde arttığı ancak mesleğe yönelik algıların da olumsuz yönde değiştiği görülmüştür.Yapılan görüşmeler öğretmenlerin yansıtıcı düşünmeye yönelik kendi davranışlarını olumlu algıladığını göstermiş, ancak sınıf gözlemleri öğretmenlerin kendilerini algıladıkları ölçüde açık fikirli davranamadıklarını, öğrencilerin duygu ve düşüncelerini, konuyla ilgili endişe, korku ya da kaygılarını özgür bir şekilde açıklayabilecekleri ortamları yaratmadıklarını göstermiştir. Sorgulayıcı ve etkili öğretimin gereklerini yerine getirdiklerini, öğretimle ilgili öneri ve eleştirilere açık olduklarını ifade eden öğretmenler derslerini çoğunlukla kılavuz kitaptan düz anlatım yaparak, konuyu öğrencilere ders kitabından okutturarak işlemişler, çalışma kitabı dışında farklı etkinliklere, konuları günlük yaşamla ilişkilendirici açıklamalara ve öğrencilerin tartışmasını sağlayacak, düşünmeyi teşvik edici açık uçlu sorulara nadiren yer vermişlerdir. Dersin gidişatıyla ilgili dersin sonunda, gün içinde, her hafta veya yazılılardan sonra öz eleştiri yaptıklarını ifade eden öğretmenlerin, derste bir şeylerin yolunda gitmediğini hissettikleri takdirde bu durumu değiştirmek için arayışlara girdiklerini ifade etmelerine rağmen, bu düşüncelerini uygulamaya yansıtamadıkları görülmüştür. Derslerini çoğu zaman aynı öğrencilerle işleyen öğretmenler, öğrencilerin derse ilgisiz olduğu, başka şeylerle uğraştıkları, kendi aralarında konuştukları, derse katılma yönünde girişimde bulunmadıkları vb. durumlarda çok nadir teorik veya pratik çözüm arayışlarına girmişlerdir. Derste farklı yöntem ve tekniklere yer verdiğini düşünen öğretmenlerin uygulamada çoğunlukla öğrencilerin yeteneklerine ve bireysel ihtiyaçlarına göre öğrenme-öğretme sürecini düzenlemedikleri, öğretimin sonuçlarını değerlendirmedikleri, öğrenme güçlükleri karşısında öğrenciye rehberlik yapmadıkları (yönlendirici sorular sorma, ipuçları verme vb), etkinlikleri tanıtmadıkları ve kavram haritaları kullanmadıkları görülmüştür. Kısıtlı bir sosyal alanda yaşamanın getirdiği sıkıntıları, program değişikliğini, materyal yetersizliğini, mesleğin zaman içerisinde değer ve itibar yitirmesini, sözleşmeli öğretmen, kadrolu öğretmen ayrımını mesleklerinde sevmedikleri yönler olarak ifade eden öğretmenler, öğrenciler onları zorlamadığı için araştırma ihtiyacı duymadıklarını ve eğitim sistemimizin araştıran, kendini geliştiren öğretmenleri somut bir şekilde ödüllendirmediğini ifade etmişlerdir.
212 numaralı Urfa Şer'iyye Sicili'nin (H. 1290-1294 / M. 1873-1877) transkripsiyonu ve değerlendirilmesi
Ne geleceğin planı yapılırken geçmişten kopulabilir, ne de gelecek için geçmiş yok sayılabilir. Aydınlatılan belge ve konular devletlerin özellikle siyasi tarihlerinin güçlenmesini sağlamaktadır. Son yıllarda yerel tarih araştırmalarında gün yüzüne çıkan şer'iyye sicilleri Osmanlı taşra işleyişinin, en derin izlerini taşıyan önemli kaynaklardandır. Bu kaynaklar sayesinde Devlet-i Aliye-yi Osmaniye'nin yönetimdeki işleyişini muazzam bir şekilde ortaya koymaktadır. Yapılan çalışma çeşitli belge ve konuları ihtiva etmemiş olsa bile, döneminde kayda geçirilmesi ve saklanması devletin sağlam temeller üzerinde oturmuş olduğu gözardı edilemez bir gerçektir. Şer'iyye sicilleri, kadıların davalardaki hükümleri ve merkezden gönderilen emir, ferman ve beratlar ihtiva eden belgelerden oluşmaktadır. Şer'i mahkemelerden kalan bu defterler birinci elden kaynak özelliği taşımaktadır Osmanlı'daki sosyal devlet anlayışının taşradaki en güzel örneklerinden birini sunan 212 numaralı Urfa Şer'iyye Sicili belgeleri eytam sandığı kayıtlarını içermektedir. Sadece kefalet ve rehin borçlarının kaydedildiği belgelerden oluşmaktadır. Geçmişten günümüze hangi dil ve alfabeyle yazılmış olurlarsa olsunlar gün yüzüne çıkarılan her belge o milletin tarihi zenginliğiyle beraber sahip olduğu tüm değerleri insanlığa ulaştırır. Yapılan çalışmada XIX. yüzyılın ikinci yarısında Urfa'ya ait yerel bilgiler gün yüzüne çıkarılmıştır. 212 numaralı Urfa Şer'iyye Sicili 93 varak, 186 sayfa, 584 belgeden oluşmaktır. Dört bölümden oluşan çalışmanın ilk bölümünde Urfa'ya ait bilgiler, şer'i mahkemeler ve bu mahkemelerdeki görevliler ve tutulan belgelerle ilgili genel bilgiler sunulmuştur. İkinci bölümde 212 numaralı Urfa Şer'iyye Sicili'nin transkribi ve transkribe bağlı belge özetleri yapıldı. Üçüncü bölümde materyal ve yöntem ve dördüncü bölümde transkribi yapılan belgelere ait bulgular gün yüzüne çıkarılmıştır. Anahtar Kelimeler: Osmanlı Devleti, Şer'iyye Sicili, Urfa, Kadı
Şanlıurfa ili Halfeti ilçesindeki görev yapan öğretmenlerin boş zaman değerlendirme alışkanlıklarının araştırılması
Bu çalışma Şanlıurfa'nın Halfeti ilçesinde görev yapan öğretmenlerin boş zaman değerlendirme alışkanlıklarının araştırılması amacıyla hazırlanmıştır. Araştırma evrenini 2014-2015 yılları arasında Şanlıurfa'nın Halfeti ilçesinde görev yapan 516 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada tüm evrene ulaşılmaya çalışılmış ancak 386 öğretmene ulaşılmıştır.Araştırmada veri toplama aracı olarak; katılımcıların demografik bilgilerini belirlemeye yönelik sorular, rekreatif aktivite katılım ölçeği kullanılmıştır. Araştırmamızda istatiksel analizler SPSS 22.0 paket programında yapılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde frekans, yüzde, bağımsız gruplar t-testi ANOVA ve Tukey çoklu karşılaştırma testleri kullanılmıştır. Yapılan anket araştırması sonucunda bölgedeki öğretmenlerin boş zaman aktivitelerinin yaptığı etkilere yönelik verdikleri cevaplara bakıldığında kişilerde mutlu edici, dinlendirici ve eğitici gibi olumlu yönlerde etkiler yaptığıdır; kişileri iş doyumu ve heyecan verme yönünden ise etkilemediği ortaya çıkmıştır. Boş zaman aktivitelerinin katılımcıların yaş ve medeni durumuna göre değişmediği ancak yaş arttıkça aktiviteye katılım sayısında azalma olduğu, erkeklerin aktiviteyi daha çok tercih ettikleri görülmektedir. Ayrıca boş zamanlarda yapılan etkinlikler alt boyutu ile boş zaman etkinliklerine katılım şekilleri alt boyutları arasında erkeklerin kadınlara göre daha yüksek puan aldıkları, yani daha olumlu etkiler bıraktığı anlaşılmıştır. Öğretmenlerin medeni durum, yaş ve çocuk sayısına göre boş zaman değerlendirme ölçeği toplam puanları ile alt boyutları arasında anlamlı bir fark olmadığı görülmektedir.
Urfa ili Roma Dönemi kaya mezarları
İnsanoğlu çağlar boyunca dini ritüellerinin bir sonucu olarak bir takım yapılar ve objelerle kişiyi ölümsüzleştirme çabası içerisinde bulunmuşlardır. Ortaya koydukları ebedi istirahatgahlar, ölen kişinin toplum içerisindeki statüsüne göre şekillenmiş ve kullanılmışlardır. İnsanlığın Shanidar Mağarasında başlayan dini ritüelleri ve ölüye olan saygı Roma Döneminde en üst seviyeye ulaşmıştır. Anadolu toprakları üzerinde, hem bilimsel kazılar hem de yüzey araştırmaları sonucunda farklı dönemlere ait birçok mezar tipi tespit edilmiştir. Roma Dönemine ait izlerin yoğun olarak görüldüğü Urfa bölgesinde yine bu döneme ait kaya mezarlarına da sıkça rastlanmaktadır. Yaptığımız ön araştırma neticesinde tez çalışma konusu olarak belirlediğimiz alandaki nekropol ve mezarlar, imkânlar dâhilinde incelenmiş, belirli bir tipolojik düzen içerisinde anlatılmaya çalışılmıştır.
Şanlıurfa (Merkez) ili halk hekimliği araştırması
Sağlık, canlıların sahip olduğu en büyük hazinedir. Bu nedenle insanoğlu sağlığını korumak için hastalıklara karşı, yüzyıllardan beri çözüm arayışı içinde olmuştur. Bireyin hastalıkları tedavi ederken elde ettiği tecrübeler sayesinde toplumun "halk hekimliği" olarak adlandırdığı kültürel yapı ortaya çıkmıştır. Tezimizin konusunu oluşturan Şanlıurfa (Merkez) ili halk hekimliği; inanma ve geleneksel tedavi pratiklerinin yörede en yaygın olanlarını içermektedir. Çalışmanın birinci bölümü; Şanlıurfa'nın tarihi, coğrafi, beşeri, turistik ve ekonomik yapısı ile halk hekimliği hakkında yapılan çalışmalardan oluşmaktadır. Çalışmanın ikinci bölümünde halk hekimliği ve genel kavramlar ile ilgili olarak halk hekimliğinin tanımı, tarihi, toplum içindeki yeri, Türklerde halk hekimliği, Anadolu ve Şanlıurfa'daki halk hekimliğinin yeri belirlenmeye çalışılmıştır. Ayrıca halk hekimliği ile ilgili genel kavramlar da bu bölümde açıklanmıştır. Tedavi yöntemleri başlığı altında incelediğimiz üçüncü bölümde ise büyü niteliği taşıyan tedavi yöntemleri, hem büyü hem gerçekçi nitelik taşıyan tedavi yöntemleri ve tamamen gerçekçi nitelik taşıyan tedavi yöntemleri ele alınmıştır. Tezimizin dördüncü bölümünde Şanlıurfa'daki halk hekimliği uygulamaları kapsamlı bir şekilde ele alınarak yöredeki hastalıklar için başvurulan tedavi yöntemleri tespit edilmiştir. Beşinci bölümde ise yöredeki ocaklara yer verildikten sonra çalışmanın değerlendirme ve sonuç kısmına görüşme yaptığımız kaynak kişilerin listesine, kaynakçaya, fotoğraflara ve ekler bölümüne yer verilmiştir Anahtar Sözcükler: Şanlıurfa halk kültürü, halk hekimliği, hastalık, sağaltma.
Üniversite öğrenci harcamalarının analizi ve karşılaştıkları sorunlar hakkında bir araştırma: Şanlıurfa örneği
Üniversiteler gelişmenin temel dinamiği ve bilginin üretildiği merkezdir. Bu çalışmada Harran Üniversitesi öğrencilerine 2017-2018 eğitim-öğretim döneminde uygulanan anketlerden elde edilen veriler kullanılarak, öğrenci harcamaları analiz edilmiş ve karşılaşılan sorunlar belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırmanın evrenini Şanlıurfa Üniversitesinin şehir merkezindeki akademik birimlerinde eğitim gören öğrenciler oluştururken araştırmanın örneklemini bu 730 öğrenci oluşturmaktadır. İlde bulunan 25.375 öğrenciyi temsilen 730 öğrenciye yüz yüze anket yapılmıştır. Anket formlarından elde edilen veriler, SPSS 22.0 istatistik programında analize tabi tutulmuştur. Öğrencilerin % 38,4'ü eğitim kalitesini, % 36,3'ü sosyal ortamı bir problem olarak görürken sadece % 11,5', barınma sorunlarını öne çıkarmaktadır. Öğrencilerin % 31,8'inin Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin dışındaki farklı illerden geldikleri görülmektedir. Birinci Öğretim öğrencilerinin % 83,4'ü, İkinci Öğretim öğrencilerinin ise % 16,6'sı burs ve benzeri yardımlar almaktadır. Öğrencilerin % 13,8'i eşyalı kiralık evde barınırken % 32,7'si kiralık ev statüsündeki konutlarda barınmaktadır. Az miktarda öğrencinin öğretmenevi, lojman, otel ve pansiyon gibi olanakları kullandığı görülürken % 45,3'ün ise başta öğrenci yurtları olmak üzere diğer barınma olanaklarını kullandığı görülmektedir. Araştırmaya katılan öğrencilerin % 45,8'i Harran Üniversitesi'ni yakınlığı, % 25,6'sı puanı nedeniyle seçmiş olup % 8,2'si ise tavsiye üzerine tercih etmiştir. Öğrencilere göre Şanlıurfa'daki öğrenci maliyeti incelendiğinde; öğrencilerin % 15,7'si çok yüksek, % 39,4 yüksek, % 27,1'i aynı cevabı verirken % 14'ü düşük, % 3,8'i çok düşük cevabı vermiştir. Elde edilen bulgulara göre öğrencilerin % 50'den fazlası yiyecek içecek maliyetlerini çok pahalı bulduğu, % 42,5'inin ise normal bulduğu görülmektedir. Öğrencilerin % 69,7'si ise şehirdeki barınma maliyetlerini öğrenci bütçesine uygun bulmadığı görülmektedir. Bu durum kentlerde öğrencilerin yarattığı nüfus artışını karşılayacak düzeyde yatırım ve planlamanın yapılmadığına işaret etmektedir. konut ve ulaşım alt yapısının yetersizliği dolayısı ile Anadolu kentlerindeki öğrencilerin önemli bir memnuniyetsizlik içerisinde olduğu, öğrencilerin önemli bir kısmının yeniden imkânları olsa aynı üniversiteyi yeniden seçmeyecekleri görülmektedir.
Ağızdan ağıza pazarlama iletişiminin sağlık hizmetlerinden yararlanan tüketicilerin satın alma kararına etkisi: Şanlıurfa örneği
Bu araştırmanın amacı pazarlama ve pazarlama iletişimi kavramlarının ne olduğunu tanımlamak literatürde yer alan bilgileri aktarmaktır. Sağlık hizmetlerinde ağızdan ağıza pazarlama ve ağızdan ağıza pazarlama iletişimi konularını inceleyerek, bu konuların sağlık hizmetleri pazarlaması açısından önemini açıklamaktır. Araştırmada tanımlayıcı ve ilişkisel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Bu kapsamda sağlık hizmetlerinde ağızdan ağıza pazarlama iletişiminin müşteri satın alma davranışları üzerindeki etkisini belirlemek için elde edilen veriler analiz edilerek yorumlanmıştır. Çalışmanın evrenini Şanlıurfa şehir merkezinde bulunan sağlık hizmetleri tüketici grupları oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini de zaman ve maliyet kolaylığı bakımından tesadüfi örneklem yöntemleriyle belirlenen 27 Ocak-27 Mart 2019 tarihleri arasında Şanlıurfa şehir merkezinde bulunan 400 sağlık hizmetleri tüketicisi oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak anket kullanılmış olup Cronbach's Alpha değeri Alfa =, 912 olarak bulunmuştur. Araştırmadan elde edilen verilerin istatistiksel analizi SPSS 22 (Sosyal Bilimler İçin istatistik Paketi) paket programı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Ölçek alt boyutlarının demografik değişkenlere göre farklılaşıp farklılaşmadığının belirlenmesi amacıyla, bağımsız iki değişken için t-testi, bağımsız ikiden fazla değişken için ise tek yönlü Anova analizi yapılmıştır. Farklılığın tespit edilmesinde Post Hoc testlerine bakılmıştır. Son olarak, ağızdan ağıza pazarlama iletişiminin satın alma kararı üzerinde etkili olma durumu, çoklu doğrusal regresyon analizi ile test edilmiştir. Yapılan çoklu regresyon analizi sonuçlarına göre, tüketicinin satın alma kararı üzerinde ağızdan ağıza pazarlama iletişimi alıcısı ve göndericisi arasındaki bağın gücünün anlamlı bir etkisi bulunamamıştır.
Destinasyon çekicilik unsuru olarak gastronomi turizminin yiyecek- içecek işletmesi özellikleri açısından değerlendirilmesi: Şanlıurfa ili örneği
Turizmin ekonomik açıdan sağlamış olduğu faydalar, ülkelerin karşılaşmış olduğu sorunlar açısından krizlerin aşılmasında oldukça önemli rol oynamaktadır. Son zamanlarda, gastronomi turizminde, ülkeler turizm pazarından yüksek kâr elde etmek için kendi aralarında kıyasıya rekabet halindedirler. Gelişen pazar payında olan artışlarda, gastronomi turizmi içerisinde rol oynayan destinasyon merkezlerinin önemi gün geçtikçe artmaktadır. Bu artışın sebepleri içerisinde yiyecek-içecek işletmelerinin payı oldukça büyüktür. Bu tez çalışması; gastronomi turizmi açısından Şanlıurfa ilinde destinasyon çekicilik unsurlarının yiyecek-içecek sektöründeki rolünün belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmada veriler anket yolu ile elde edilmiştir. Çalışma, 2019 yılının Mayıs-Ağustos ayları arasında Şanlıurfa il merkezinde 228 kişilik örneklem üzerinde gerçekleştirilmiştir. Elde edilen bulgular değerlendirilerek öneriler sunulmuştur.
Sürdürülebilir kentsel lojistik Şanlıurfa ili için bir alan çalışması
Bu çalışma, Şanlıurfa'da ekonomik, sosyal ve çevresel sorunların analiz edilmesi ve bu sorunların kentin bireysel paydaşlarının öngörüleri dahilinde çözüm üretilmesi amaçlanmaktadır. Çalışma ayrıca Şanlıurfa'da kentsel paydaşların ekonomik, sosyal ve çevresel bağlamda yaşanabilir bir kentin gelecek nesillere göre tasarlanması için öneriler sunmaktadır. Kent içinde yüksekokul, lisans, yüksek lisans ve doktora egitim durumlarına göre 88 adet online ve 346 kişiyle yüzyüze anket yapılmıştır. Yüzyüze yapılan anketlerin 42 adedi anket çalışmasına yeterli olmadığı gerekçesi ile çıkarılmış ve 392 anket çalışması analize dahil edilmiştir. Çalışmada SPSS 26 analiz programı kullanılarak Güvenirlik, Açımlayıcı, Doğrulayıcı, Normallik, Tek Yönlü ANOVA ve Kruskas Wallis analizleri kullanılmıştır. Bu çalışmanın sonucunda, ulaşımda yaşanan sorunlara ve ulaşımdan kaynaklı yaşanan gürültü kirliliğine yaş guruplarının tamamının etkilendiği görülmüştür. Şahsi araba kullanan 45 yaş üstü kişilerin ağır vasıtalardan daha çok etkilendiği görülmüştür. Kadınların gürültü kirliliğine duyarlılığı erkeklerden daha fazladır. Gürültü kirliliğinden kaynaklı fizyoljik etkiler 45 yaş üstü gruplarda daha baskındır. Sürdürülebilir kent ulaşımı ve yaşanabilir kentten beklentiler, diğer ölçümlenen değişkenlere göre daha yüksek olduğu saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Kent, SPSS, Şanlıurfa, Ulaşım