Turkish women

128 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Geçmişin görünmez kadınları: Geleneksel kadınların siyasallaşma süreci

Bu çalışmanın temel konusunu 1960'lara kadar devlet için görünmez konumdaki geleneksel kadınların siyasallaşma süreci oluşturmaktadır. Bu yıllarda üniversitelerde başörtüsü yasağına karşı verilen tepkilerle beraber başlayan siyasallaşma sürecinin sebebi araştırılmıştır. Bu siyasallaşma sürecinin temel sebebinin 1950'lerden itibaren yoğun bir şekilde gerçekleşen kırsal bölgelerden kentlere doğru göç olduğu tespit edilmiştir. 1960'lara kadar farklı yerlerde yaşayan kentli kadınlarla geleneksel kadınların göçle beraber ortak bir mekânda buluşması sonucunda siyasallaşma da başlamıştır. İslam'ın siyasallaşmasının da benzer bir şekilde göçün yansıması olarak gerçekleştiği tespit edilmiştir. Ayrıca 1980'lerden itibaren Türkiye'de hâkim bir konuma gelen ahbap-çavuş kapitalizmiyle beraber başörtüsünün ve İslam'ın kamu kaynaklarının dağıtımındaki etkileri de araştırılmış ve son yirmi beş yılda kamu kaynaklarının dağıtımında İslam'ın etkisinin git gide arttığı gözlenmiştir.

Din-siyaset ilişkileriKadınlarKamu kaynaklarının dağıtımı+3
Emre Ünür
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

XIX. Yüzyılın ikinci yarısında Diyarbakır'da kadın

XIX. yüzyılın ikinci yarısında Diyarbakır'da kadınların toplumdaki yeri ve önemini tespit etmek amacıyla bu çalışmaya gerek duyulmuştur. Bu çalışma ile 1850-1900 yılları arasında Diyarbakır'da yaşayan kadınların sosyo-ekonomik yaşantısı, hukuki alandaki etkinliği ile eğitim hayatındaki yeri ve önemini ortaya çıkararak topluma, bilime ve bu konudaki araştırmalara katkı sağlamak hedeflenmiştir. Tarihte kadının konumunun öğrenilmesi bir toplumun tarihinin anlaşılması noktasında önemli bir yere sahiptir. Bu çalışmayı yapmamızı sağlayan önemli faktör, toplumun tarihinin anlaşılmasına bir nebze de olsa katkıda bulunabilmektir. Çalışma, ikinci el kaynaklar ışığında Diyarbakır'daki kadınlarla ilgili arşiv belgelerinden yararlanılarak tespitler yapılması açısından özgündür. Diyarbakır tarihinin yanı sıra ele alınan dönemde Diyarbakır'da kadının ailede, hukuki alanda, sosyo-ekonomik hayat ve eğitim hayatındaki yeri ve önemi hakkında bilgiler içermesi açısından önemlidir. Neticede, sanılanın aksine özellikle taşrada varlığını sürdüren köylü kadınların gündelik işlerin bir parçası olarak hem ekonominin hem de Osmanlı Devleti içerisindeki kültürel ve sosyal hayatın önemli bir parçası oldukları görülmüştür.

19. yüzyılDiyarbakırKadınlar+5
Hüseyin Özlü
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

1980 sonrası yazılan romanlarda feminist söylemin mukayeseli incelenmesi

Feminizm kadınların haklarını savunan ve kadın erkek eşitliği için mücadele eden bir harekettir. 1980 sonrası yazılan eserlerde feminizmin yansımaları kadınların yaşamından hareketle anlatılmıştır. Kadın yazarlar, kadınların yaşadıklarını bir kadın hassasiyeti ile ele almışlardır. Yazılan eserlerde kadınların hayatlarına farklı açılardan bakılmıştır. Feminizmin ilkeleri ve anlayışı doğrultusunda romanlarda yer alan kadınların hayatları analiz edilerek, çok yönlü bir inceleme yapılmıştır. Romanlarda yer alan kadın kahramanların doğumundan ölümüne kadarki süreçte yaşamış oldukları olaylar feminizmin görüşleri doğrultusunda incelenmiştir. Siyah Süt, Kadının Adı Yok, Yaseminler Tüter Mi Hala, İki Yeşil Su Samuru, Füreya, Sevgili Arsız Ölüm, Gör Beni, Tuhaf Kadın, Dağın Öteki Yüzü, Asılacak Kadın adlı eserler feminist açıdan incelenmiştir. Annelik, sevgi, evlilik, eğitim, çalışma hayatı, değişen dünyadaki yeri, kadının görünmeyen emeği, toplumsal normlar, kız çocuğunun yetişme şekli, anne-kız ve baba- kız ilişkisi, ataerkil sistem, üreten kadın olmak, sanatçı kişiliği kadın tipleri (güçlü, geleneksel, pasif, eğitimli, eğitimsiz, fedakâr, aykırı, idealleştirilmiş kadın) açısından incelenmiştir. Üzerinde çalışma yaptığım eserler, kadınların çocukluktan yetişkinliğe kadarki süreci, yetiştirilmesi, çevresinin ve ailesinin bakışı incelenmiştir. Feminizm akımının genel düşünce yapısı açısından incelenen bu eserlerde kadınların ev yaşantısında, çalışma hayatında, kamusal alanda ataerkil sistemin kadına bakış açısı değerlendirilmiştir. 1980 sonrasında yazılan eserlerde her sınıftan kadının hayatına ve yaşamına kadın yazar hassasiyeti ile yaklaşılarak anlatılmıştır. Toplumda kadının yaşadıkları bir boyutlu değil çok boyutlu bir şekilde ele alınmıştır. Roman yazarının kadın olması, olaylara bir kadın gözüyle bakması günlük hayatta üzerinde durulmayan olayların kadın açısından hassasiyetini gösterir.

Türk kadını
Nurgül Köksal
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de yerel siyasette kadın katılımı: Erbaa örneği

Günümüz Türkiye'sinde ve dünya genelinde kadınların siyasal yaşama aktif katılımını engelleyen toplumsal zihniyet yapıları ve cinsiyet temelli eşitsizlikler, demokratik bir sorun olarak varlığını sürdürmektedir. Türkiye'nin çok partili siyasal hayata geçişi demokratikleşme açısından önemli bir aşama olsa da kadınların siyasal temsili tek partili döneme kıyasla yetersiz kalmıştır. Bu durum, demokratikleşme ile kadın temsili arasında bir çelişki yaratmakta ve siyasal eşitliğin sağlanamamasının demokrasinin niteliğini zayıflattığını göstermektedir. Kadınların hem ulusal hem yerel siyasette yeterince temsil edilmemesi, çeşitli politika ve çalışmalarla giderilmeye çalışılsa da özellikle yerel düzeyde temsil oranları oldukça düşüktür. Oysa yerel siyaset, demokrasinin başladığı yer olarak görülmekte ve kadınların siyasete katılımı açısından önemli bir alan oluşturmaktadır. Bu çalışma, Tokat'ın Erbaa ilçesi özelinde kadınların yerel siyasetteki temsilini incelemektedir. Araştırma, kadınların yerel siyasete katılım düzeylerini, karşılaştıkları engelleri ve bu süreçteki deneyimlerini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde siyasal katılım ve kadın temsili kavramsal olarak ele alınmıştır. İkinci bölümde toplumsal cinsiyet eşitliği ve demokrasi teorileri çerçevesinde yerel siyasette kadınların durumu analiz edilmiştir. Üçüncü bölümde ise Erbaa'da aktif yerel siyaset yapan 12 kadınla yapılan yarı yapılandırılmış görüşmelerin bulguları sunulmuştur. Bu araştırma, kadınların temsiline ilişkin literatüre katkı sunmayı ve çözüm önerileri geliştirmeyi hedeflemektedir.

Katılımcı demokrasiTürk kadınıTürk kamu yönetimi+2
Özlem Kale
Samsun Üniversity · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Hareketli görüntüler üzerinden Türkiye'de toplumsal değişimler: Kadın imgesi (1895-1938)

Bu çalışma, tarih araştırmaları açısından yeni bir materyal olan hareketli görüntülerin mevcut literatüre olan katkısını ve Osmanlı İmparatorluğu ile Türkiye Cumhuriyeti'nin kayıtlarda neyi göstermek istediğini belirlemeyi amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda, Sinema Genel Müdürlüğü tarafından dijital ortama aktarılan 1895-1938 yıllarına ait hareketli görüntüler kullanılmış, 198 adet hareketli görüntü üzerinden niceliksel ve niteliksel analizler yapılmıştır. Türk modernleşmesinin, eğitim, ekonomi, siyaset, hukuk gibi alanlarda atılan adımlarla başladığı ve zamanla diğer alanlara da yayıldığı bilinmektedir. Bu çalışma, görüntülerin askeri ve siyasi boyutunun yanı sıra sosyolojik boyutunu da ele alarak, kayıtlar üzerinden birey-toplum incelemesi yapmıştır. Bu dönemde değişimin kadın hayatına olan etkisini belirlemek amacıyla daha çok kadın imgesi üzerinde durulmuştur. Özellikle kız çocuklarının uluslararası ilişkilerde ön plana çıkarıldıkları fark edilmiştir. Seçim, karşılama töreni, kutlama gibi görüntülerde yer alan kadınların konumları, giyiniş tarzları ve görevleri itibariyle dikkat çektiği gözlemlenmiştir. Bu çalışma, kaynak olarak hareketli görüntülerin tarih alanında kullanılması için yapılmış bir başlangıç çalışmasıdır.

FilmGörsel okuryazarlıkHareketli görüntü+7
Eslem Saraçoğlu
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye-AB ilişkilerinin kadının siyasal hayata katılımına etkisi

Siyaset yüzyıllardır ata-erkil düzen ile inşa edilmiştir. Kadınlar anayasada hukuki anlamda siyasal katılım hakkı bulmuş olsalar da bu hakkın kullanılabilirliği tartışmalıdır. Yıllardır süregelen erkek egemen toplum özelliği ile kadınlar siyasete katılım konusunda hala yeterli seviyeye ulaşamamıştır. Demokratik bir devlet olmanın temellerini oluşturan eşit katılım ilkesi; kadınların siyasal katılımının göz ardı edilmesi ile zedelenmektedir. Ülkemiz için; kadınların siyasal hayattaki konumları, eşit katılım ilkesi ve temsilde adaletin sağlanması yönünde demokratik bir devlet olma yolunda gerekli adımlar atılmalıdır. Bu sebeple konuya uluslararası çerçeveden bakılarak ve Avrupa Birliği ile olan ilişkilerimizin kadının siyasal hayata katılımında etkisi incelenmektedir. Siyasal katılım kavramı; cinsiyet temelli ayrım olmaksızın eşit şekilde gerçekleştirilmelidir. Avrupa Birliği mevzuatı ve ikincil kaynaklarında kadının siyasal hayata katılımına ilişkin, bu eşitliği sağlamak adına maddeler ve uygulamalar mevcuttur. Avrupa Birliği, Kuruluşunda ekonomik temelli sebepler ile kadın katılımı konusuna yer vermiştir Sonraki yıllarda kadının eşit katılımı ve cinsiyet ayrımcılığının önlenmesi temel prensip halini almıştır. Her yıl kadına ilişkin program düzenleyen Avrupa Birliği için kadının siyasal katılımı konusu oldukça önem taşır. 1959 yılında temeli atılan Türkiye-AB ilişkileri 2005 yılında başlanan müzakereler ile, Avrupa Birliğine uyum sürecinde cinsiyet eşitliği konusuna önem verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Siyasal Katılım, Kadın, Türkiye, Avrupa Birliği

Avrupa BirliğiKadınlarSiyasal katılma+3
Seçil Güven
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye sahası aşk hikâyelerinde kadın figürü

Çalışma, halk edebiyatından çağdaş Türk edebiyatına kadar uzanan süreçte, kadın karakterlerinin toplumun değişen değerleri, cinsiyet normları ve bireysel kimlik arayışlarıyla paralel olarak nasıl şekillendiğini araştırmaktadır. Tezde, aşk hikâyelerinde kadınların duygusal, toplumsal ve bireysel yönlerinin nasıl güç kazandığına, edebiyatın toplumsal değişimleri nasıl yansıttığına ve kadınların aşk ilişkilerindeki temsillerinin toplumsal yapılarla nasıl ilişkili olduğuna odaklanılmaktadır. Halk hikâyelerinin biçimsel ve içeriksel özellikleri, toplumsal değerleri ve kültürel yapıyı yansıtan unsurlar içerir. Bu hikâyeler, genellikle cesur ve idealize edilen kahramanların zorluklarla mücadele ederek üstünlük kazandığı, aşk ve kahramanlık temalarını işleyen kısa ve öz metinlerdir. Tezde, halk hikâyelerinde kadının rolü, toplumsal normlar ve bireysel özgürlükler bağlamında farklılaşarak kahramanlık, cesaret ve akıl gibi içsel özelliklerle öne çıktığından bahsedilmektedir. Kadınlar, erkek kahramanların motivasyonlarını şekillendiren ve onları dönüştüren figürler olarak yer alırken, Dede Korkut Hikâyeleri gibi örneklerde cesur kahramanlar, savaşçılar ve liderler olarak da karşımıza çıkmaktadırlar. Tezde halk hikâyelerinin kadın karakterlerin toplumsal hayattaki yerini ve niteliklerini nasıl yansıttığı, aşk, kahramanlık ve fedakârlık gibi temalar üzerinden incelenmiş ve Türk halk hikâyelerinin kadınların toplumsal statüsünü ve değerlerini nasıl aktardığına dair önemli çıkarımlar yapılmıştır.

Türk kadınıİdeal kadın
Evin Turan
Haliç University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

1961-2020 yılları arasında Almanya'da yaşayan Türkiyeli göçmen kadınların kimlik dönüşümleri

Genel anlamıyla bir yerden başka bir yere hareket süreci şeklinde tanımlanan ve bu yönüyle insan hikâyesinin bir yansıması olan göç; zaman ve mekân boyutu irdelendiğinde durmaksızın devam eden bir nitelik arz etmektedir. Göç çağı olarak nitelenen 20.yüzyıldan beri göç olgusu, sosyal bilimler alanında popülerliğini düzenli olarak geliştiren bir kapsama sahiptir. 2021 yılı itibariyle dünya genelinde var olan mültecilerin sayısı dahi göç hareketliliğinin boyutunu gözler önüne sermektedir. Bu araştırmanın konusunu oluşturan göç hareketliliği ise İkinci Dünya Savaşı sonrası yaşanan gelişmelerle ilgilidir. Savaş sonrası toparlanma döneminde sanayileşme sürecine giren ülkelerin ihtiyaç duyduğu işgücünü temin etmek için çevre ülkelerden işçi talebinde bulunması, yeni bir göç hikâyesinin oluşmasına kaynaklık etmiştir. 1961 yılında Türkiye ile Almanya arasında imzalanan Ankara Antlaşması bu niteliği haizdir. İlk dönemde kısa süreli olarak planlanan bu işgücü göçü, ilerleyen yıllarda yerini kalıcılığa bırakmıştır. Bu araştırma, yarım asırlık bir geçmişe sahip Türk işçi göçünün ardından Almanya'da yaşamaya başlayan Türkiyeli göçmen kadınların kimlik dönüşüm süreçlerini ele almayı amaçlamaktadır. Almanya'da Türklerin yaşadığı 3 önemli şehirde gerçekleştirilen alan araştırmasında kadınların genel kimlik algıları, kolektif kimlik algıları ve kültürel kimlik algıları kuşak farklılıklarını da göz önüne alınarak ölçülmeye çalışılmıştır. Yapılan çalışma sonucunda elde edilen bulgular; Türkiye'den Almanya'ya giden dört kuşak arasında önemli farklılıkların gözlemlenmediğini, Türkiyeli kadınların Alman kültür ve kimliğine karşı kültürel ve kolektif kimliklerini korumaya çalıştığını ortaya koymaktadır.

AlmanyaGöçmenlerKadın iş gücü+7
Ayşe Gayırnal
Şırnak University · Institute of Graduate Studies
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

İran'da uygulanan politikalar bağlamında Türk kadınının kimlik ve dil aktarım sürecindeki rolü

Kültürel ve dilsel çeşitliliği ile bir toplumsal mozaiğe benzetilen İran'da, 1925 yılında Rıza Pehlevi'nin tahta geçmesiyle başlayan modern ulus devlet inşası sürecinde tek dil, tek millet politikasıyla Fars kimliğinin ve dilinin egemenliği sağlanmıştır. İran'ın kimlikle ilgili savları milli birliğin tamamlanması ve korunması için, etnik gruplar arasındaki farklılıkların ortadan kaldırılmasını amaçlamış ve bu doğrultuda Farsça, kökeni yüzyıllar öncesine dayandığı iddia edilen bir İranî kimliğin tanımlanmasında ve meşru kılınmasında özel bir rol oynamıştır. Buradan hareketle, bu araştırma İran'daki Türk kadınlarının kimlik tanımlamasını ve değerlendirmesini, kültürel aktarım sürecinde anadili tanımlamasını, değerlendirmesini ve aktarımdaki rollerini incelemeyi amaçlamaktadır. Modern İran devletinin inşasında, resmi eğitim sistemi önemli bir rol üstlenmiş ve bir homojenleştirme politikası olarak resmi eğitim yalnızca Farsça dilinde verilmiştir. Nitel yöntemle tasarlanmış bu çalışmada, katılımcıların Farsça eğitim deneyimleri ve uygulanan politikaların Türk kimliğinin kazanılmasına yönelik etkileri yarı yapılandırılmış mülakatlar ile incelenmiştir. Tahran, Tebriz ve Hoy şehirlerinde farklı yaş gruplarına mensup 68 kadınla üç kuşağın deneyimlerini kapsayacak görüşmeler yapılmış, verilerin analizi için Braun ve Clarke'ın tematik analiz yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre farklı grupları içinde barındıran ülkede, sadece Farsların kültürel miraslarının milli kimlik inşasının merkezine alınması, toplumda bir hiyerarşik düzene ve ilişkiye yol açmıştır. Bu yeni düzende Fars kimliği üstün ve egemen kimlik olarak görülürken; Türk kimliği ezilen konumuna itilmiştir. Millet inşası sürecinde uygulanan asimilasyon gibi çeşitli politikalar etkisinde Türk kadınlarının "kimlikleri parçalanmış", anadilleri özellikle eğitim sistemi vasıtasıyla "dilsel soykırıma" uğramış, kimlikleri ve dilleri "dehümanizasyon" politikasıyla ötekileştirilmeye maruz kalmıştır.

AsimilasyonDilKadınlar+7
Hajar Kabırı
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kadın akademisyenlerin akademik hayatlarında karşılaştıkları sorunlar üzerine bir araştırma; İstanbul örneği

Yüzyıllar boyunca toplumsal, kültürel ve ekonomik gelişmenin sağlanması ve insanların yetiştirilmesi için eğitim zorunlu hale gelmiştir. Kadının toplum içindeki rolü, her toplumda farklı seviyelerde gelişme göstermiştir. Geçmişte ve günümüzde eğitim kaliteli bir yaşamın önkoşulu olmuştur. Kadının gelişimi ve kişisel benliğine ulaşmasının en önemli şartı eğitim alarak çalışma hayatına dahil olmasıdır. Kadınların eğitimi ve çalışma hayatı ile ilgili akademik çalışmalar gün geçtikte çoğalmaktadır. Geçmişten günümüze kadının çalışma yaşamında yer edindiği fakat toplumun kadına yüklediği annelik, ev hanımlığı ve iş hayatı gibi çoklu rolleriyle savaştığı da acı bir gerçektir. Hem evde hem de iş yaşamında çalışan olan ve birden fazla rolü üstlenen çalışan kadınlara çalışma saatlerinde esneklik, erkeklerle eşit ücret, cinsiyetler arası eşit yaklaşım, yöneticilik ve liderlik için ortam oluşturulmalıdır. Çalışan kadınlar ve kadın akademisyenler, iş hayatlarında birçok sorunla karşılaşmaktadır. Bu çalışmanın amacı; kadınların akademik hayatta karşılaştıkları sorunları İstanbul'da bulunan üniversitelerin kadın akademisyenleriyle yapılmış olan anket ile incelemektir. Çalışmada kadın akademisyenlerin iş hayatında karşılaştıkları sorunlar anket yöntemiyle kadın akademisyenler tarafından cevaplandırılmıştır. Çalışmada uygulanan anketle kadın akademisyenlerin; toplumsal rol çokluğunun etkisi, medeni durumu, anne olmanın akademik kariyer üzerindeki etkisi, cinsiyetler arası fırsat eşitsizliği durumu ve kadınlar arası rekabet konularındaki görüşleri alınarak iş hayatıyla ilgili düşünceleri ele alınmıştır. Yapılan anket uygulaması sonucunda elde edilen veriler SPSS programıyla analiz edilerek değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Kadın, Eğitim, Çalışma Hayatı, Akademi, Akademide Kadın

Akademik kariyerAkademisyenlerCam tavan sendromu+7
Beritan Öngünç
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kadınların Türk siyasal hayatındaki yeri: Erken Cumhuriyet Dönemi

Siyasal katılım, iktidarların meşru bir zemine dayanması ve bu meşruiyeti sürdürmesi bakımından son derece önemli bir araçtır. Siyasal katılımın genişletilmesinde cinsiyet önemli bir eşik olup, geçmişten bugüne siyasi yaşama katılım açısından tartışmaların odağında olmuştur. Çünkü kadınlar siyasi yaşama katılım haklarını oldukça zor ve geç denebilecek bir dönemde kazanabilmişlerdir. Bu çerçevede, Türkiye'de de kadınların siyasi yaşamda var olabilmek için ciddi mücadeleler verdikleri görülmektedir. Tanzimat Döneminde görece cılız başlayan ve Meşrutiyet dönemlerinde devam eden kadın hakları talepleri, devlet erki tarafından siyasi kapsam dışında sınırlı reformlar ile karşılanmaya çalışılmış, kadınların siyasal haklarının tanınması ve bu hakların kullanımının önündeki engellerin kaldırılması erken Cumhuriyet döneminde başlamıştır. Yapılan değişikliklerin hayata geçirilmesinde ve uygulanmasında dönemin yöneticilerinin kadın konusuna bakış açısı önemli bir yer teşkil etmiş, kadın haklarına yönelik reformlar bazen eleştirilmiş, bazen de desteklenmiştir. Bu çalışmada, erken Cumhuriyet döneminde Türk kadınına tanınan siyasal haklar, diğer ülkelerdeki muadillerine tanınan haklar ile karşılaştırmalı olarak ele alınmış, kadınların Türk siyasal hayatındaki yeri değerlendirilerek, siyasal kazanımlarının değeri analiz edilmiştir.

Erken Cumhuriyet DönemiKadın haklarıKadınlar+6
Tuğçe Adıgüzel
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kadın ve Aile ile Nokta dergilerinde kadın imajı (1985-1998)

Türkiye için 1980'ler büyük bir değişim dönemini ifade etmektedir. Siyasi, sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel olarak derin dönüşümler geçirmiştir. Bu değişimden etkilenen en önemli konu başlıklarından biri kadın ve kadının rolüdür. Siyasi ayrışmanın arttığı bu dönem içerisinde kadın konulu ya da bu konuyu sıkça işleyen yayınlar görülmektedir. Seküler ve çağdaş bir görünüm sergileyip daha renkli portreler sunmaya çalışan dergiler kadar yükselen muhafazakârlığı temsil eden dergiler de bu anlamda literatürde önemli bir alanı temsil etmektedir. Bu bağlamda Nokta dergisi, seküler bir görünüm sergileyip gündeme dair siyasi, ekonomik, sosyal haberler ve yazılar içermekte aynı zamanda dönemin kadın imajını yansıtmaktadır. Dergi, her ne kadar bir kadın dergisi olarak çıkmasa da kadına ve kadın imajına dair önemli katkılar sunmaktadır. Gerek kullandığı kapak fotoğraflarında gerek gerçekleştirdiği kadın röportajlarında gerekse de satır aralarında belirttiği düşünceleriyle dönemin kadın imajı tablosunu çizmektedir. Kadın ve Aile dergisi ise muhafazakar düşünce yapısını temsil etmektedir. Dergi, İslami yaşam biçimini temel alıp, kadına ve aileye dair yer verdiği içeriğiyle zengin bilgiler sunarak muhafazakar kadın imajını yansıtmaktadır. Bu bağlamda Giriş bölümünde çalışmanın amacı, araştırma yöntemi ve literatürün özeti ele alınmıştır. Birinci bölümde kadın hareketinin çıkış noktalarından başlayarak feminizm kavramının anlamına farklı bakış açıları ile değinilmiş, genel olarak tarihsel alt yapısı verilen bu konu başlığından sonra ülke sınırlamasına gidilerek çalışmanın temsil ettiği Türkiye'de Tanzimat sürecinden başlayarak Cumhuriyet öncesi süreçte kadın anlatılmış daha sonra Cumhuriyet sürecine geçilmiştir. Cumhuriyet sürecinden başlayarak dergilerin ele alınmaya başladığı 1985 senesine kadar anlatılmıştır. Birinci bölümün son aşamasında ise iki tema ön plana çıkarılmış ve Türkiye'de kadının durumu siyasi ve kültürel yaşamdaki farklı tezahürleri, etkinliği ve daha birçok açıdan var olma ya da olamama halleri tarihsel sürece bağlı kalarak ele alınmıştır. İkinci bölüm çalışmanın ana konusundan oluşmuş, bu evrede Kadın ve Aile ile Nokta dergisi konu başlığını oluşturmuştur. Bölümün alt başlıklarını oluştururken her iki dergide de konuya sıkça yer verilmesine dikkat edilmiştir. Örneğin cinsellik konu başlığı yer verilen dergilerden sadece bir tanesinde sıkça geçmesi sebebiyle ele alınmamış ancak bahsi geçen derginin bakış açısını yansıtırken dikkate alınmıştır. Üçüncü bölümde ise çalışmada yer verilen iki derginin farklı görüşlere sahip olması nedeniyle bu görüş ayrılıklarının tarihsel alt yapısı anlatılmıştır. Bu bölümün birinci ve ikinci alt başlığında bu süreç verildikten sonra üçüncü alt başlığında Nokta dergisi özelinde bir konu başlığına yer verilmiştir. Nokta dergisinde ünlü kadın röportajlarına sıkça rastlanması nedeniyle ve kadın imajının yansıtılması noktasında derginin yaklaşımını daha iyi yansıtabilmek adına 90'lar Türkiyesi'ne bu kısımda yer verilmiştir.

Aile dergisiDergilerKadın dergileri+7
Hilal Göçer
Hacettepe University · Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

11. yüzyılda kadına, Divânu Lugâti't-Türk ve Kutadgu Bilig üzerinden karşılaştırmalı bir bakış

İslâmiyet'in kabulüyle yaşamları farklılaşmaya başlayan Türkler, eskiye ait bir çok gelenek ve göreneklerini sürdürmekle birlikte, yeni bir kültür ve medeniyet ortamına dahil olmuşlardır. Bu durum farklı milletlerle kültürel etkileşim kurmalarına ortam hazırlamıştır. Kısaca, Türklerin, İslâmiyeti kabul etmeleri; sosyal, siyasal, kültürel anlamda hızlı değişim sürecine girmeleriyle sonuçlanmıştır. Orta Asya'da İlk Türk İslâm devleti olan Karahanlılar (11.-12. Yüzyıl) yeni oluşan Türk-İslâm Medeniyeti'nin başlangıcı evresi sayılabilir. Bu dönemde kaleme alınan eserlerde de yeni medeniyet dairesinin oluşmasına dair geçiş dönemi izlerini takip etmek mümkündür. Bu nedenle aynı dönemde kaleme alınan Kutadgu Bilig ve Divânu Lugâti't- Türk adlı eserler üzerinden Türk kadınının toplumsal, idari ve ekonomik hayatı bu çalışmanın temel konusudur. 11. Yüzyılda Türk kadınlarının sosyal statülerini belirleme bakımından zengin bir karşılaştırma yapma imkanı sağlayan iki eser üzerinden, İslâm Medeniyetine giriş ile birlikte Türk kadının sosyo-kültürel değişimi izlenmiştir. Metin analizi yöntemiyle Divânu Lugâti't- Türk ve Kutadgu Bilig adlı eserler üzerinden kadını ilgilendiren sözcükler, kelime grupları, ikilemeler, deyim ve atasözleri incelenerek konulara göre tasnif edilmiştir. Nitel araştırma ve literatür taraması yöntemleri kullanılarak konu hakkında ülkemizde ve ülke dışında yapılan araştırmalar ve yayınlardan da istifade edilmiştir. Çalışmanın sonucunda dinî ve siyasî konuları ihtiva eden eserlerde kadınların toplum hayatındaki yerinin sınırlandırıldığı, dil ve folklora dair eserlerde ise aksine onları, sosyal hayatın ana parçası olarak gördükleri düşüncesi ispatlanmıştır. Bununla birlikte aynı dönemde yazılan iki eserde kadının bireysel ve toplumsal hayattaki yaşam alanı anlaşılmış, toplumun kadına yüklediği değerlerin izahı yapılmış ve yaşanılan kültür değişmesinin kadına olan etkisi tespit edilmiştir. Eserlerin yazıldığı dönemde toplumun kadına olan yaklaşımından hareketle Türk kültürünün medeniyetler çerçevesinde durduğu noktanın tespiti, ayrıca Kaşgarlı Mahmud ve Yusuf Has Hâcib' in kişiliği ile Türk toplumuna bakışlarının temelleri ortaya konulmuştur. Elde edilen kadına ait kültürel ögeler sayesinde ise Arap ve İran kültürlerinden, Türk kültürünün ne derece etkilendiği anlaşılmıştır.

11. yüzyılDivanü Lugati't-TürkKadın giysileri+6
Bilge Gizem Kükrer
Hacettepe University · Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Doğal afetlerin etkilerine ve afet risk yönetimine toplumsal cinsiyet perspektifinden bakış: Türk ve Japon kadınların duruş noktasından doğal afetler

Son yıllarda tüm dünyada artan sayıda ve şidette görülen doğal afetler önemli can ve mal kaybına yol açmakta, yerel ve küresel düzeyde ekonomik ve sosyal koşulları olumsuz etkilemekte, sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşılması çabalarını sekteye uğratmaktadır. Gerek doğal afetlerde çoğu zaman hayatını kaybedenlerin çoğunluğunun kadın ve kız çocukları olması, gerek kadınların afet yönetimi sürecinde ortaya koydukları beceri ve katkılar, afet yönetiminin tüm aşamalarına (afete hazırlık, müdahale, iyileşme) toplumsal cinsiyet merceğinden yaklaşılmasını önemli kılmaktadır. Bu düşünceden hareketle geçmişte büyük çaplı afetlere maruz kalan Türkiye ve Japonya özelinde kadınların afet deneyimlerinin analiz edilmesinin yararlı olacağı düşünülmüştur. Anılan iki ülkede bizzat afet deneyimi yaşamış kadınlarla ve bu alanda faaliyet gösteren STK temsilcileriyle derinlemesine görüşmeler yapılarak tecrübelerinin ortaya konulması, doğal afetlere kadınların perspektifinden bakılması amaçlanmıştır. Böylelikle, kadınların afetlerden nasıl etkilendikleri ve afet yönetimi sürecinde ne tür katkılarda bulunduklarının Türkiye ve Japonya bağlamında incelenmesi suretiyle afet yönetimine toplumsal cinsiyet perspektifinin dahil edilerek afetlerle mücadelenin daha etkin kılınması çabalarına katkıda bulunulması hedeflenmiştir.

Afet yönetimiAfetlerDoğal afetler+5
Gül Yalçın
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessDE

Women's image research and representation of problem situations of Turkish women on the basis of selected works by Saliha Scheinhardt

The present work deals with the image of women in Turkey. On the basis of the investigations carried out, an attempt is made to highlight the role of women in the traditional Turkish society and to provide an overview of gender-specific roles in Turkey. For this purpose, both domestic violence against women and its appearances and the impacts on its victims and also the social pressure on women are determined. In a further step the disadvantages of women on social, political and economic level are visualized and the cultural backgrounds for its discrimination on the labor market are being researched. Part of the information for the investigation was acquired in a social analysis by means of selected literary works by Saliha Scheinhardt, another part on the basis of independently recorded audio recordings at the workshop at Hacettepe University and at the reading in the Goethe Institute, with the author's consent. For the study, the novels "Schmerzensklänge", "Wahnliebe" and "Frauen, die sterben, ohne dass sie gelebt hätten" by the just mentioned writer were used and the sound recordings were transcribed. On the basis of the investigations could be represented the problem situation of Turkish women in traditional societies clearly.

Pamuk Nursen Topbaş
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Cumhuriyet dönemi kadın imajı inşası (1928-1938)

Kadın, aile ve toplum arasındaki en önemli bağdır. Toplumsal sistemin işleyişine katkısı büyüktür. Mustafa Kemal Atatürk, Türk toplumunu muasır medeniyetler seviyesine ulaştıracak gücün, toplumsal değişme doğrultusunda yetiştirilmiş gençlerden oluşacağını düşünmüştür. Cumhuriyet kadınını, hem aile içerisinde hem de toplumun her alanında erkeklerle eşit haklara sahip kadın olarak belirlemiştir. Bu doğrultuda Cumhuriyet'in ilk yıllarında ülkenin geri kalmışlığı ile kadınların erkeklerden çok farklı ikincil konumda tanımlanmış olması arasında bir bağlantı kurmuş ve kadının hem toplumsal hem de siyasal alandaki konumunu yeniden biçimlendirmeye ve toplumdaki görevlerini yeniden tanımlamaya yönelik çalışmalar başlatmıştır. Bu bilgiler ışığında yazılmış olan yüksek lisans tezi üç ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, "1927-1935 Nüfus Sayımlarına Göre Toplumsal Doku" başlığı altında kadın nüfusu ve kadının eğitim durumu hakkında bilgiler verilmiştir. İkinci bölümde, "Milli Mücadele Döneminde Kadın" başlığı altında, savaş yıllarında kadının cephede ve cephe gerisinde üstlendiği görevler üzerinde durulmuştur. Üçüncü bölümde ise "Cumhuriyet'in İnşa Etmeye Çalıştığı Kadın İmajı" başlığı altında, yasalar önünde kadın erkek eşitliğini sağlayan Türk Medeni Kanunu, siyasal alanda kadının önünü açan belediye, muhtarlık ve milletvekili seçme - seçilme hakları üzerinde durulmuştur. Bunların yanı sıra, kadının sosyal yaşamında önemli bir payı olan moda ve güzellik konularına ilişkin bilgiler verilmiştir. Anahtar Kelimeler: kadın, imaj, modernleşme, nüfus, siyasal haklar

Cumhuriyet DönemiKadın imajıModernleşme+2
Hülya Yalçın
Hacettepe University · Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

The New York Times gazetesi'nde Türk kadını (1923-1938)

The New York Times Gazetesi'nde Türk Kadını (1923- 1938) isimli tezde; bahsi geçen yıllar arasında Türk kadınının geçirdiği değişimler ve bunun Amerikan basınında ki yankıları incelenmiştir. Tezin ilk bölümünde Osmanlı dönemindeki kadının durumu incelenmiştir. İkinci bölümde Erken Cumhuriyet Döneminde kadınların eğitimi, sosyal hayatı, çalışma hayatı ve giyim kuşamları ile birlikte yaptıkları aktiviteler incelenmiştir. Bu bağlamda The New York Times Gazetesi'nin bu olayları nasıl ele aldığı tartışılmıştır. Üçüncü bölümde ise Erken Cumhuriyet Döneminde Kadın Aktivitelerinden Sonuç bölümünde ise yukarıda bahsedilen haberler genel olarak değerlendirilmiştir. Anahtar Sözcükler Atatürk, Basın, Amerika, Kadın, Türk, Cumhuriyet, Eğitim, Sosyal, Osmanlı

BasınCumhuriyet DönemiCumhuriyet tarihi+5
Nur Ceran
Hacettepe University · Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessEN

Gender, identity and patronage: The role of women patrons in the urban transformation of Medieval Anatolia (1200-1350)

This thesis is on the roles women patrons played as active agents of medieval Anatolian architectural and urban transformations during the thirteenth and the first half of the fourteenth centuries. It focuses on the female patronage by discussing two examples of medieval Anatolian women patrons: Mama Khatun and Mahpari Khatun. Their multi-functional building projects in Tercan and Kayseri are studied within the political and socio-economic context of the period. As opposed to the extant scholarly literature which examines the buildings and patrons in a descriptive and formalistic approach, this thesis aims to broaden the discussion of female patronage by emphasizing concepts like gender and identity. By comparing medieval Anatolian women patrons and their buildings with their male counterparts and contemporary female patrons in Ayyubid Syria, it aims to understand the situation of women patrons. In addition to questioning the multi-cultural backgrounds of the patrons as well as the artistic and architectural repertoire which they ordered, the thesis argues that women patrons of Anatolia were important components of the cultural transformation of medieval Anatolia.

AnatoliaAnatolian SeljuksPatronage+6
Sinan As
Boğaziçi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Cumhuriyet'in Kuruluş Dönemi'nde (1923-1938) Türk kadınının modernleşmesi (Konya yerel basını örneği)

Cumhuriyet'in kuruluş döneminde "muasır medeniyetlere" ulaşmak amacıyla hemen her alanda düzenlemeler gerçekleştirilmiştir. Bu düzenlemeler Türk kadını için de önemli yenilikleri beraberinde getirmiştir. Bu doğrultuda gerçekleştirilen kanuni düzenlemelerin toplumsal yansımaları ise dönemin basın alanında sıklıkla ele alınmıştır. Konya özelinde kadının toplumsal ve siyasal hayattaki yeri Konya'nın yerel gazetelerinde kendini göstermiştir. Çalışma kapsamından dönemin meclis tutanakları ve hem ulusal hem de mahalli gazeteler incelenerek Türk kadının modernleşme süreci analiz edilmeye çalışılmıştır.

Erken Cumhuriyet DönemiGazetelerKadınlar+5
Amine Aybike Palavar
Necmettin Erbakan University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Yalnız seyahat eden kadın turistlerin tatil yeri seçiminde destinasyon imajının turistin risk algısı ve yeniden satın alma niyetine etkisi

Kadınların yalnız seyahat etme eğilimleri, günümüzde giderek artan bir trend haline gelmiştir. Bu durum, kadınların kişisel özgürlüklerini ve bireysel gelişimlerini destekleyen bir unsur olarak görülmekte; ancak aynı zamanda, yalnız seyahat eden kadın turistlerin çeşitli risklerle karşılaşma olasılıklarını da gündeme getirmektedir. Özellikle tatil yeri seçiminde destinasyon imajı, kadın turistlerin algıladığı riskleri azaltmada kritik bir rol oynamaktadır. Bunun yanı sıra, destinasyon imajının kadın turistlerin yalnız seyahat sonrasında aynı destinasyonu yeniden tercih edip etmeyecekleri konusundaki niyetleri üzerinde de etkili olduğu bilinmektedir. Bu bağlamda, kadın turistlerin risk algıları ve destinasyon imajları arasındaki ilişkiyi anlamak, turizm sektöründe stratejik kararlar alabilmek adına büyük bir öneme sahiptir. Bu araştırmanın temel amacı, yalnız seyahat eden kadın turistlerin tatil yeri seçimlerinde destinasyon imajının risk algısı üzerindeki etkisini ve bu imajın yeniden satın alma niyetlerine olan etkisini incelemektir. Araştırma kapsamında, yalnız seyahat eden kadın turistlerin seyahat davranışlarını anlamak ve bu davranışları etkileyen faktörleri analiz etmek hedeflenmiştir. Bu doğrultuda, literatürde yer alan kavramsal çerçeveye dayanarak bir anket formu geliştirilmiştir. 2023 Aralık ve 2024 Şubat ayları arasında gerçekleştirilen veri toplama sürecinde, toplamda 74 sorudan oluşan anket formu hem online hem de basılı formatta katılımcılara ulaştırılmıştır. Araştırmaya katılan 874 kadından elde edilen anketlerin, eksik veya hatalı olanları ayıklandıktan sonra, 712 geçerli anket değerlendirmeye alınmıştır.v Araştırma bulguları, yalnız seyahat eden kadın turistlerin tatil yeri seçiminde güvenlik, doğal çevre ve tarihi-kültürel çekicilik gibi faktörlerin öne çıktığını ortaya koymaktadır. Destinasyon imajı, kadın turistlerin seyahat sırasında karşılaştıkları risk algılarında belirleyici bir unsur olarak kendini göstermektedir. Özellikle psikolojik ve sağlık risklerinin, destinasyon imajı tarafından önemli ölçüde etkilenebildiği tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra, destinasyon imajının yalnız kadın turistlerin risk algısını şekillendirdiği ve bu algının yeniden satın alma niyeti üzerinde doğrudan etkili olduğu görülmüştür. Araştırmada kullanılan regresyon analizleri, destinasyon imajının bazı risk türlerini (örneğin, sosyal ve finansal riskler) etkilemede sınırlı kaldığını, ancak genel olarak risk algısı ve satın alma niyetlerini anlamlı bir şekilde etkilediğini göstermektedir. Kadın turistlerin sosyo-demografik özelliklerinin de (yaş, eğitim seviyesi, gelir düzeyi gibi) risk algıları ve satın alma niyetleri üzerinde farklı düzeylerde etkiler yarattığı tespit edilmiştir. Bu bulgular, yalnız seyahat eden kadın turistlerin tatil yeri seçim süreçlerini daha iyi anlamak ve bu süreçleri turizm sektöründe stratejik planlamalara entegre etmek için önemli veriler sunmaktadır. Araştırmanın sonuçları, yalnız seyahat eden kadın turistlerin seyahat deneyimlerini geliştirmek adına turizm işletmelerine ve destinasyon yöneticilerine çeşitli öneriler sunmaktadır. Kadın turistlere yönelik güvenlik odaklı stratejilerin geliştirilmesi, destinasyonların olumlu imajlarının güçlendirilmesi ve seyahat güvenliğini artıran altyapıların oluşturulması, sektörel sürdürülebilirlik açısından kritik öneme sahiptir. Ayrıca, bu çalışma, turizm literatüründe yalnız seyahat eden kadın turistlerin destinasyon imajı ve risk algısına ilişkin araştırmalara önemli bir katkı sağlamaktadır. Sonuç olarak, bu araştırma, yalnız seyahat eden kadın turistlerin destinasyon imajı, risk algısı ve yeniden satın alma niyetleri arasındaki ilişkilere dair kapsamlı bir analiz sunmuş ve bu alandaki literatür boşluklarını doldurarak yeni araştırmalara ışık tutacak niteliktedir. Gelecekte yapılacak araştırmaların, bu çalışmada ele alınan unsurları genişletmesi ve daha derinlemesine incelemesi önerilmektedir.

DestinasyonRiskTürk kadını+1
Semahat Göker Özyürek
Balıkesir University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Ayla kutlu romanlarının kişiler dünyasında kadınlar

Ayla Kutlu, romanlarında kadının toplumsal yapıdaki rolünü irdeleyerek siyasi değişim ve sosyo-kültürel yenileşmelerin kadınlar üzerindeki etkilerini okura aktarır. Topluma yön veren önemli olaylar çerçevesinde romanlarının temel kurgusunu oluşturan yazar, kadın kahramanlarının sahip olduğu imkânları yaşadıkları bölgeler üzerinden kıyaslayarak farklı statülere sahip kadınları yan yana getirir. Oluşturduğu çok kültürlü hiyerarşik yapı ile kahramanlarının yaşam serüvenlerini sentezleyen yazar, kahramanların kişisel ve psikolojik gelişimlerini yaşanan toplumsal değişimler ışığında gözler önüne serer. Evrensel anlamda kadının önemini vurgulayan Kutlu, oluşturduğu güçlü tarihî arka fon ile kadının erkek egemen bir toplumda verdiği varoluş mücadelesine dikkat çeker. Eserlerinde karakter olarak güçlü kadını yazan Kutlu, kadının bireyleşme çabasını aktarırken farklı sosyal statülerde bulunan kadınları tercih eder. Anadolu'nun her şeyi kabullenmeye razı fedakâr kadınlarından "İstanbul Hanımefendileri"ne doğru uzanan kadın tiplemelerini bir araya getirerek sentezleyen yazar kaostan kozmosa doğru bir yol izler. Romanlarda kullanılan kadın tipleri modernleşmenin etkisiyle gelişim gösterir. Bu çalışmada, insanın varoluş yolculuğunda yaşadığı fiziksel ve ruhsal olayların psikolojik etkileri tespit edilerek kadının tinsel özelliklerini vurgulamak amaçlanmıştır. Buna ek olarak kadın izleğinin önemi, aile kavramanın özellikle kız çocukları üzerindeki etkisi belirlenmiş olup değişen dünyaya ayak uydurabilen kadınların yeni nesiller üzerindeki etkileri irdelenmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Ayla Kutlu, kadın, öteki, ataerkil, psikoloji.

AtaerkilKadınlarKutlu, Ayla+6
Ebru İlgen
Osmaniye Korkut Ata University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Breast cancer patient pathways to treatment in Turkey's internal healthcare market: A qualitative study

The importance of managing non-communicable diseases, such as cancer, has been viewed as a vital component of Universal Health Coverage (UHC) due to their worldwide high prevalence, significant disease burden, and sometimes life-long medical ramifications for patients. Having been deemed an achiever of UHC, Turkey has implemented an internal market for healthcare to achieve equal access to healthcare. Against this background, this thesis explores breast cancer patients' experiences of access and pathways to treatment in private hospitals offering publicly-funded services (PHOPS) in Turkey. It examines the factors that shape these pathways and the implications of these pathways for patients. This thesis relies on a thematic analysis of an exploratory qualitative study that includes 12 semi-structured in-depth interviews conducted between July and August 2021 with female breast cancer patients using private hospitals. It reveals two interrelated factors that shape patient pathways during the diagnosis and treatment stages: the projected cost of treatment and barriers to accessing integrated medical care. Based on these two factors, two distinct patient pathways, insured and underinsured patient pathways, are identified. While patients with private health insurance alongside compulsory general health insurance experience easy access to timely and effective treatment (insured pathway), those who only count on the latter deal with complicated processes of accessing treatment such as combining different providers (underinsured pathway). The thesis concludes that the insurance status of patients has a significant influence on experiences of access and pathways to treatment in PHOPS.

Universal health coveragePhysical healthPatients+7
Zeynep Kesici
Boğaziçi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Cumhuriyetin ilk yıllarında Halkevlerinde kadın

29 Ekim 1923 tarihinde kurulan Cumhuriyetin amacı muasır medeniyetler seviyesine ulaşabilmekti. Bu amaca ulaşabilmek için gerçekleştirilen inkılapların, halka ulaştırılması gerekiyordu. Bu doğrultuda hayata geçirilen inkılâplar yeni bir devlet ve toplum düzeni yaratmıştır. Yeni Türkiye'de Halkevleri de bu gelişime ciddi bir destek sağlamıştır. 1931'de kapatılan Türk Ocaklarının yerine kurulmuş ve resmi olarak 19 Şubat 1932'de açılmış olan Halkevleri; genç cumhuriyetin kültür atılımları, laikleşme ve çağdaşlaşma politikaları içinde özgün yapısıyla önemli bir yer tutmaktadır. Halkevlerinin cumhuriyetin ilk yıllarında üstlendiği önemli rol, içinde kadın üyelerin varlığı, kurumsal yapı içindeki çalışmaları, ortaya koydukları misyon oldukça anlamlıdır. Bu tez çalışmasında cumhuriyetin kadın konusunda sosyal, siyasal kazanımlarla ortaya koyduğu irade çerçevesinde kadının Halkevlerindeki konumu ele alınmaya çalışılmıştır. Araştırma ortaya konulurken, Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi, CHP Halkevleri Yayınları, 1990- 2020 yılları arasında yapılmış 50 adet tez çalışması, 61 adet Halkevi dergisi, dönemin ulusal ve yerel gazeteleri, araştırma ile ilgili kitaplar, makaleler incelenmiştir. Literatürde bu başlıkta bir çalışmanın olmaması araştırmayı özgün kılmaktadır. Bunun dışında Halkevleri literatüründe, kadın merkezli bir tez çalışması olarak önemli bir boşluğu dolduracaktır. Aynı zamanda dönemin şartlarını göz önünde tutan, tarafsız bakış açısıyla, ileride yapılacak çalışmalar için özgün ve bağımsız bir kaynak olarak yararlı olacağı düşünülmektedir. ANAHTAR KELİMELER: CHP, Halkevleri, Kadın, Mustafa Kemal ATATÜRK, Türkiye Cumhuriyeti,

Atatürk, Mustafa KemalCumhuriyet Halk PartisiErken Cumhuriyet Dönemi+4
Figen Tümer
Aydın Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Suriyeli ve Türkiyeli kadınlar açısından toplumsal cinsiyet eşitsizliği: Hatay'da Suriyeli mülteci kadınlar örneği

Toplumsal cinsiyet eşitsizliği toplumlarda görülen kadın erkek arası rol ve davranış farklılıklarına işaret etmektedir. Toplumlar cinsiyet temelinde kadın ve erkeği ayırarak farklı alan ve statüde (birincil, ikincil) eşitsiz konumlamaktadır. İkincil konumda gösterilen kadın biyolojik yapısı ve buna atfedilen anlamlar üzerinden ev içi alana uygun görülerek ev dışı alanlarda geride veya dışarıda bırakılmaktadır. Benzer şekilde, kadın cinsel yönden görünür kılınarak sosyal kısıtlamalar, şiddet, taciz, tecavüz vb. olaylarla yüz yüze bırakılmaktadır. Bu bağlamda özellikle çatışma ve zorunlu göç gibi travmatik bir olguda kadınlar bu eşitsizliklere daha fazla maruz kalmaktadır. Kadın zorlu şartlarda kendini korumak, tehdit ve tehlikeler karşısında korunmak amacıyla gönüllü veya mecburen eşitsizlikleri kabul edebilmektedir. Bunlardan baskı, sınırlama, kısıtlama, cinsel yönden gelen tehlikeler, erken yaşta evlilikler ve çokeşli evlilikler toplumsal cinsiyet temelli eşitsizliklerdendir. Bu doğrultuda çalışmanın amacı, toplumlarda var olan cinsiyetler arası eşitsizlikleri, Suriyeli mülteci kadınların göç öncesi, çatışma ortamı, göç süreci ve gelinen yerde yaşadıkları deneyimleri temelinde ve Türkiyeli kadınların konuya dair görüş ve ifadeleri doğrultusunda toplumsal cinsiyet perspektifinden ortaya koymaktır.

Cinsiyet eşitsizliğiEvlilikGöçler+7
Uysun Bubolar
Hatay Mustafa Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00

Related subjects