Ready wear sector
74 theses under this subject heading
Sürdürülebilir moda döngüsünde moda tasarımcısının rolü
Sürdürülebilirlik kavramı, günümüzde birçok alana etki eden ve oldukça tartışılan bir kavramdır. Sürdürülebilirlik kavramının önemini görmek ve son yıllarda artan değerini anlayabilmek için günümüzdeki çevresel, ekonomik ve sosyolojik sorunlara bakmak gerekimektedir Yaşadığımız dünyanın giderek artan çevre sorunları, doğal kaynakların karşı karşıya olduğu tehlikeler ve diğer olumsuz gelişmelere bağlı olarak tüm alanlarda olduğu gibi moda ve tekstil tasarımı alanları da etkilenmiştir. Bulgular tekstil ve moda endüstrisinin çevreyi olumsuz yönde etkileyen endüstrilerden biri olduğu yönündedir. Sürdürülebilir kalkınmanın tartışıldığı eşitlik, çevrebilim ve ekonomi konularının yanı sıra sürdürülebilir kalkınmada moda tasarımcısının rolü de araştırılmaya başlanmıştır. Bu çalışmada sürdürülebilirlik konusuna moda tasarımcısının nasıl eğilmesi gerektiği, moda tasarımcısının rolünün ne olacağı ve konuya katkılarının neler olabileceği tartışılmaktadır. Çalışma dâhilinde, konuya ilişkin görüşlerine başvurulan kişiler arasında, Türkiye'de yaşayan yedi akademisyen ve İngiltere'de yaşayan bir moda tasarımcısı bulunmaktadır; bu kişiler konuyla ilgili güncel ve yetkin çalışmaları bulunan isimler arasından seçilmiştir. Görüşme yapılan kişilerin sürdürülebilir moda döngüsünde moda tasarımcısının rolüne dair algıları, yaklaşımları ve önermeleri aktarılmış ve çalışma konuya ilişkin alanyazın ile desteklenmiştir.
Hazır giyim sektöründe marka oluşturma ve bir işletmede inceleme
ÖZET Artan rekabet koşullarında ticari ve ekonomik akımların yeniden yapılanma içerisinde olduğu günümüzde, güçlü markalar yaratmanın önemi sürekli rekabet halinde bulunan iş dünyasında daha fazla hissedilmektedir. Rakiplerin benzer ürünlerle, hatta daha iyileriyle pazara girmelerinin an meselesi olduğu, teknolojinin çok kısa zamanda el değiştirip yaygınlaştığı, mal ve hizmetlerin birbirine çok benzediği bir ortamda rekabet gücünü belirleyici etkin bir silah olarak karşımıza marka kavramı çıkmaktadır. Bugün özellikle tekstil ve konfeksiyon sektörü başta olmak üzere ülkemizde pek çok firma fason üretim yapmaktadır. Bu durum ihracattan alman katma değer payının düşmesine neden olmaktadır. Önceleri uluslararası pazarda mal satmanın en önemli koşulu, o malı en düşük maliyetle üretmek iken, bugün fiyat unsurunun yanı sıra, kalite ve marka yaratma unsuru da önem kazanmıştır. Bu çalışmada Türk hazır giyim sektörünün, uluslararası pazarda rekabet edebilmesi için, marka oluşturma süreci ele alınmıştır. Türkiye hazır giyim sektörü, kalite ve moda unsurlarına marka unsurunu ekleyerek, doğru stratejiler geliştirirse, uluslararası pazarda, moda ve markasıyla etkin bir güce sahip olacaktır.
Türkiye hazır giyim ve konfeksiyon sektörünün Uzakdoğu ülkeleri karşısında rekabet gücü analizi
Hazır giyim ve konfeksiyon sektörü, dünya ticaretinde rekabetin en yoğun yaşandığı sektördür. Bu sektör gelişmekte olan ülkelerin kalkınma sürecinde önemli roller üstlenmektedir. Günümüzde gelişmiş ülkelerin hazır giyim üretimi ve ticaretindeki oldukça yüksek olan payı gittikçe azalırken, gelişmekte olan ülkelerin payı da sürekli artış göstermektedir. Hazır giyim ve konfeksiyon sektörü, Türkiye ekonomisi açısından da lider sektör olma özelliğini sürdürmektedir. Sürekli büyüme süreci içerisinde olan sektör, maliyet ve fiyat konusunda Uzakdoğu ülkeleri, kalite ve tasarım konularında ise Avrupa Birliği ülkeleriyle rekabet etmek zorundadır. Özellikle gelişme süreçleri açısından Türkiye ile benzerlik gösteren Uzakdoğu ülkeleri, Türkiye hazır giyim ve konfeksiyon sektörünün en önemli rakipleridir. Üretimde kullanılan, işgücü, sermaye, üretim yeri, çevresel, siyasal ve yasal özgürlükler gibi faktörlerin zenginliği, ucuzluğu, kullanılabilirliği ve verimliliği hazır giyim sektörünün bu ülkelerde yoğunlaşmasına neden olmuştur. 2005 yılında kotaların kalkmasıyla, başta Dünya Ticaret Örgütü' ne üye olan Çin olmak üzere, Uzakdoğu ülkeleri, Türkiye için çok büyük tehlike oluşturmaktadır. Yapılan çalışmada Türkiye hazır giyim sektörünün, rekabet gücünü etkileyen unsurlar ele alınmıştır. Bu unsurların Türkiye hazır giyim işletmelerdeki önem dereceleri tespit edilmeye çalışılmıştır. Türkiye hazır giyim ve konfeksiyon sektörü moda, marka ve kaliteyi ön plana alan bir yaklaşımla doğru stratejiler geliştirirse, gerek Uzakdoğu gerekse diğer hazır giyim üreticisi ülkelerle rekabet edebilecek güce sahiptir
Gümrük Birliği`nin Türkiye tekstil ve konfeksiyon sektörlerine etkileri
Uluslararası rekabet; ülkelerin mal ve hizmetlerde fiyat/maliyet ve fiyat dışı unsurları birbirlerine karşı kullanma üstünlüğü elde etme çabasıdır. Bu amaçla ülkeler rekabet üstünlüklerini küresel anlamda kullanmaya çaba gösterirken bazı ülkeler bölgesel birlikler kurarak rekabet güçlerini koruma veya arttırma çabası içindedirler. Bu anlamda Gümrük Birliği ekonomik birlik kurma ve bu ekonomik birlikle rekabet üstünlüğü sağlama amacının bir aşamasıdır. Böylelikle ülkeler bölgeselfeşme yoluyla toplum refahım arttırma gayreti içine girmektedirler. Bu çalışmanın amacı Avrupa Birliği ülkeleri ve Türkiye'nin araştırma konusu olan Tekstil ve Konfeksiyon Sektörü'nde fiyat rekabet güçlerim ölçmeye çalışılmıştır. Bu amaçla literatürde bulunan OECD'nin rekabet ölçüm modeli kullanılmıştır. Bu model çerçevesinde 1992-97 yıllan Avrupa Birliği ülkelerinin ve Türkiye'nin ithalat, ihracat ve toplam rekabet güçleri veriler ışığında hesaplanarak yorumlanmıştır. Çalışma ile sadece fiyat/maliyet rekabeti değil aynı zamanda fiyat dışı rekabetinin de önemli olduğu ortaya çıkmıştır. Türkiye'nin Tekstil ve Konfeksiyon Sektörü'nde rekabet avantajının fiyat/maliyet avantajından değil fiyat dışı avantajlardan kaynaklandığı tespit edilmiştir.ANAHTAR KELİMELER: Rekabet Gücü, Uluslararası Rekabet, Fiyat Rekabeti, İthalat Fiyat Rekabeti, İhracat Fiyat Rekabeti, Tekstil ve Konfeksiyon Sektörü. JEL:F13, F14, L67
Üretim planlama ve kontrol süreçlerinde dijital ikiz teknolojisinin kullanılması: Tekstil sektöründe bir uygulama
Günümüzde, mevcut üretim ve tasarım teknolojilerinin modern bilgi ve iletişim teknolojileriyle birleşmesiyle birlikte üretim ve tasarımda dijitalleşme süreci başlamıştır. Özelikle nesnelerin interneti, bulut bilişim, büyük veri analitiği, yapay zeka ve dijital ikiz gibi Endüstri 4.0 teknolojilerinin ortaya çıkmasıyla birlikte günümüzün üretim paradigması akıllı üretime dönüşmeye başlamıştır. Bu teknolojilerden biri olan dijital ikiz, üretim sistemlerinin veya bileşenlerinin sanal ve gerçek zamanlı bir temsilini oluşturarak sürekli toplanan verilerle ürünler veya üretim sistemleri hakkında geleceğe yönelik bilgiler vermektedir. Ayrıca, süreçlerdeki sorunları tespit etmek, ürünlerin tasarım döngüsünü hızlandırmak, kalite sorunlarının kaynağını belirlemek ve hataları önlemek gibi birçok avantajlar sağlamaktadır. Bu avantajlarından dolayı da akıllı imalat, akıllı bina yönetimi, akıllı şehir, sağlık, petrol, gaz ve daha pek çok alanda giderek daha fazla uygulanmaya başlamıştır. Ancak, ürün ya da sistemlerin dijital ikizlerinin oluşturulması ve uygulanması için öncelikle gerekli olan verilerin toplanması, düzenlenmesi, işlenmesi ve anlamlı hale getirilmesi gerekmektedir. Bu çalışmada, hazır giyim sektöründe faaliyet gösteren öncü bir firmanın üretim tesisinde, veri dijitalleştirme projesi kapsamında süreçlerin uçtan uca incelenmesi ve yeni nesil bilgi teknolojileri kullanılarak veri odaklı süreç tasarımlarının yapılması amaçlanmıştır. Buna bağlı olarak, yeni gelişen ve hızlı büyüyen bir teknoloji olan dijital ikiz modellerinin yapılabilmesi için gerekli olan süreç altyapılarının oluşturulması hedeflenmiştir. Yapılan çalışmada ilk olarak, süreç haritaları oluşturulmuş ve süreçlere ait sürekli değişen verilerin sensörler ve arayüzler yardımıyla elde edilerek sisteme aktarılması sağlanmıştır. Daha sonra, üretim hattındaki makinelerden alınan süreç bazlı süreler ile üretilecek ürüne ait nitelikler arasında bağlantı kurularak, herhangi bir ürünün sürece girdiğinde ne kadar sürede tamamlanacağı lineer regresyon, polinomal regresyon, gradyan destekli karar ormanı regresyonu ve rassal orman regresyon algoritmaları kullanılarak Knime platformunda tahmin edilmiştir. Yapılan tahmin sonuçlarına göre rassal orman regresyon modelinin, en düşük hata metrik değerlerine sahip olduğu tespit edilmiş ve bu regresyon modeli ERP altyapısına entegre edilmiştir. Tahminleme ile ürünler için klasman ve tedarik bazında standart süreler elde edilmiş olup bu standart süreler ile maliyetlendirme, verimlilik ölçme, raporlama ve performans değerlendirme çalışmaları yapılmıştır. Ayrıca, tahmin edilen üretim süreleri ve hat üzerindeki çeşitli parametrelere göre üretim çizelgeleme çalışması tasarımı yapılmış olup firma tarafından test edilecektir. Yapılan çalışma, kendi kendine karar verebilen akıllı bir sistemin altyapısının oluşturulması bakımından önemli olup süreçlerin dijital ikizlerinin oluşturulmasına katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
Tüketicilerin hazır giyim firmalarının ilişkisel pazarlama faaliyetlerine yönelik tutumları: İstanbul ilinde bir uygulama
Günümüzdeki pazarlama anlayışı sürekli olarak yeni müşteriler elde etmekten ziyade, mevcut müşterilerle kurulan ilişkilerin devamını sağlamak ve bu ilişkiyi geliştirmek için çeşitli faaliyetlerin uygulandığı yeni bir paradigma olarak karşımıza çıkmaktadır. İlişkisel pazarlama süreci aşamalı bir deneyimdir. Bu deneyim süreci müşteri ilişkilerinin kurulması ile başlamaktadır. Ardından kurulan müşteri ilişkilerin devamının sağlanması ve geliştirilmesi gerekmektedir. Bu çalışmanın amacı, tüketicilerin hazır giyim işletmeleri tarafından gerçekleştirilen ilişkisel pazarlama faaliyetlerine tüketicilerin ne gibi tepkiler verdiklerini belirlemek ve bu tür uygulamaların tüketiciler üzerindeki etkisini ortaya koymaktır. Hazırlanan tez üç bölümden oluşmaktadır. İlk iki bölüm literatür taramasından, son bölüm alan araştırmasından meydana gelmektedir. Literatür bölümünde, ilişkisel pazarlama kavramına dair genel anlamda bir değerlendirme yapılmış, hazır giyim işletmelerinde uygulanan çeşitli ilişkisel pazarlama faaliyetlerinden söz edilmiş ve hazır giyim işletmeleri müşterilerinin bu tarz faaliyetlere karşı tutumları değerlendirilmiştir. Uygulama bölümünde tüketicilerin hazır giyim işletmelerine yönelik tutumları değerlendirilmiştir. İlk olarak ilişki kurma isteği ile özel ilgi beklentisi arasındaki ilişki değerlendirilmiş, ardından kurulan ilişkilerin katkısının risk alma ile olan bağlantısı açıklanmıştır. Yapılan çalışma sonucunda hazır giyim işletmelerinin yapmış olduğu ilişkisel pazarlama faaliyetlerinin hazır giyim müşterilerinin nezdinde önemi ortaya çıkarılmıştır.
The effect of brand experience on customer loyalty
The main objective of this research is to focus on effect of brand experience on customer loyalty in Turkish brand apparel market through the mediating rule of brand trust, brand love, brand satisfaction and brand commitment. The structure of research is according to general evaluation of brand apparel in the Turkish market and customers have chosen their brand preference names. Research model is examined based on factor analysis, impact of each variable on customer loyalty are measured for apparel brand. Primary data was collected from 423 respondents through convenience sampling of nonprobability method. To be ensured for quality of data, the prepared questionnaires intensively administrated by the researcher via face to face communication and have given a prior information about the research objective to the respondents. The result of this dimensional study exposed that all variables; brand experience, brand trust, brand love, brand satisfaction and brand commitment have crucial impact on customer loyalty. The result acquired based on pre-expected plan as if a marketer cannot fulfill even one of the variable factor then brand fail in the mystery of loyalty. It means all the factors effect on each other consequently and antecedently to reach in zenith of loyalty. In addition to that, according to brand preference of respondents, consumer randomly engage to purchase in the first stage from a brand which mostly brand attitude is the initiator of buying behaviors then they enter in the world of evaluation toward loyalty. And demographic aspects of the respondents, Adults are more sustainable than young customer in terms of loyalty. Keywords: Brand effect, brand experiences, customer loyalty
Tekstil sektöründe kümelenme: Adıyaman'da bir alan çalışması
Tekstil ve hazır giyim sektörü, hammadde olan elyafın nihai ürün olan giyim ve kullanım eşyası haline dönüşüm proseslerini kapsayan bir üretim sürecidir. Gelişmekte olan ülkelerin büyümesine ve kalkınmasına büyük rol oynayan tekstil sektörü, Türkiye'nin lokomotif sektörü olup ülkenin ihracatına büyük bir ivme kazandırmaktadır. Küresel rekabet koşullarında firmalara avantaj sağlayan kümelenme, aynı sektörde faal olan ve aralarında rekabet dışında işbirliği sağlayan tüm paydaşların aynı bölgede yoğunlaşmalarıdır. 1960'lı yıllardan itibaren yaygınlaşmaya başlayan kümelenmeler, işletmelerin yanı sıra bölgelerin yetenek ve dinamiklerini ortaya çıkarması bakımından önem ifade etmektedir. Bu çalışmanın amacı, Adıyaman ilindeki tekstil kümelenmesi örneği özelinde tekstil sektöründe kümelenmenin mevcut durumunu araştırmak ve kümelenmenin sektöre kazandırdıklarını ortaya koymaktır. Çalışmada yöntem olarak literatür taramasının yanı sıra Adıyaman Tekstil Kümelenme Derneğine üye 12 işletmeye soru formundaki sorular yöneltilerek alınan cevaplarla mevcut durum ortaya konulmuş ve hipotezlere yönelik mülakat yapılmıştır. Araştırmanın Adıyaman ilindeki tekstil sektörü ile kısıtlı olması, çalışmanın sınırlılıkları arasında yer almaktadır. Elde edilen sonuçlar, Adıyaman tekstil sektörünün kümelenmenin avantajlarından yeteri kadar yararlanamadığını göstermektedir. Bunun yanı sıra kümelenme çalışmalarının başarılı olması için düzenli ve sürekli bir şekilde etkinliğin sağlanmasının gerekli olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Hazır giyim sektöründeki çok kanallı ve e-perakendecilerin uluslararasılaşma süreçlerinin incelenmesi üzerine karşılaştırmalı bir vaka çalışması
Bu çalışma ile uluslararası pazarlarda faaliyet gösteren çok kanallı hazır giyim perakendecileri ile sadece e-ticaret ile hizmet veren hazır giyim perakendecilerinin dış pazarlara genişleme, dış pazardaki operasyonlarının yönetimi ve başarısı konularındaki stratejileri keşfedilerek hem literatüre katkı sağlamak hem de hazır giyim sektöründe dış pazarlara açılmak isteyen firmalara rehberlik etmek amaçlanmıştır. Çalışma nitel bir araştırma olup, bütüncül çoklu örnek olay deseni benimsenmiştir. Çalışmaya katılacak işletmeler, web sitesi trafikleri dikkate alınarak ölçüt örnekleme yoluyla belirlenmiştir. Araştırma verileri, doküman incelemesi ve araştırmaya katılan perakendecileri temsil eden 5 katılımcı ile gerçekleştirilen yarı yapılandırılmış görüşme ve görüşme formu yaklaşımı ile elde edilmiştir. Söz konusu işletmeler, uluslararasılaşma süreçlerinin altında yatan motivasyonlar, dış pazar seçimi, pazara giriş yöntemleri ve dış pazarlardaki operasyonlarına dair kritik başarı faktörleri açısından incelenmiştir. İşletmelerin uluslararasılaşma sürecindeki stratejileri, oluşturulan temalar çerçevesinde içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiş ve elde edilen sonuçlar karşılaştırılarak bu süreci etkileyen unsurların ve farklılıkların neler olduğu belirlenmiştir.
Bir konfeksiyon fabrikasında seçilmiş ergonomik risklerin iş sağlığı ve güvenliği kapsamında analizi ve risk değerlendirmesi
Sanayinin hızlı bir şekilde gelişmesi ile beraber çalışma hayatında iş sağlığı ve güvenliği konusu büyük öneme sahiptir. İnsanın sağlıklı, güvenli ve konforlu bir şekilde çalışma hayatını sürdürebilmesi için ergonomi bilim dalı çalışanlar açısından büyük önem taşımaktadır. Bu çalışmada hazır giyim sektöründe ergonomi ve iş kazalarının oluşmasına ait ergonomik riskler değerlendirilmiştir. Risk değerlendirme metotları arasında sıkça kullanılan Fine Kinney metodu kullanılmıştır. Ergonomi alanında yapılmış araştırmalardan yola çıkarak hazır giyim işletmelerinde ergonomik risklerin olduğu tespit edilmiş ve çözüm önerileri ortaya konulmuştur. Anahtar Kelimeler: İş Sağlığı ve Güvenliği, Konfeksiyon İşletmesi, Ergonomi, Ergonomik Risk Değerlendirmesi, Fine Kinney
Küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin ihracat davranışlarını etkileyen faktörlerin belirlenmesi: İzmir ilinde tekstil ve hazır giyim sektörüne yönelik bir uygulama
İşletmeleri ihracata yönlendiren faktörler ve ihracat engelleri işletmelerin ihracat davranışlarını yönlendiren ve bu davranışlara şekil veren anahtar kavramlardır. Bu çalışmada İzmir ilinde tekstil ve hazır giyim sektöründe faaliyet gösteren KOBİ'lerin, ihracat yapmalarının önündeki engellerin ve bu işletmeleri ihracata yönlendiren faktörlerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde KOBİ kavramı açıklanmış, Türkiye'de ve diğer bazı ülkelerde KOBİ'lerin yeri ve önemi hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölüm ihracat kavramı ve kapsamı ile ilgilidir. Bu bölümde KOBİ ihracat davranışlarını etkileyen ve yönlendiren unsurlar ile KOBİ'lerin karşılaştıkları ihracat engelleri detaylı bir şekilde açıklanmıştır. Üçüncü ve son bölüm işletmeleri ihracata yönlendiren faktörlerin ve ihracat önündeki engellerin etki düzeylerine ve birbiriyle olan ilişkilerine yönelik uygulama ve analiz kısımlarını içermektedir. Bu bölümde, İzmir ilinde faaliyet gösteren 90 adet tekstil ve hazır giyim işletmesi yetkilileri tarafından cevaplanan anketlerin verileri parametrik ve parametrik olmayan testler ile incelenmiştir. Analiz sonuçları genel hatlarıyla literatürle paralellik göstermiştir ve başlıca sonuçlar aşağıdaki gibidir: Ankete katılan işletmelerin ihracata yönlendiren çekici (proaktif) faktörlerden, ihracata yönlendiren itici (reaktif) faktörlere göre daha fazla etkilendikleri belirlenmiştir. Bu bilgi doğrultusunda işletmelerin Aktif İhracat Davranışına sahip olduğu söylenebilmektedir. Bununla birlikte, işletmelerin yüksek derecede önem verdikleri ihracat engellerinin bilgi odaklı ve finansal kaynaklı engeller olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
İş sağlığı ve güvenliğinde fiziksel risk etmenlerinin bulanık hata türü ve etkileri analizi ile değerlendirilmesi-hazır giyim işletmesi örneği
Bu tez çalışmasında, bir hazır giyim işletmesinde fiziksel risk etmenlerine bağlı olarak çalışanların maruz kalabileceği riskler HTEA ve Bulanık HTEA risk değerlendirme yöntemleri ile değerlendirilmiştir. Ayrıca HTEA ve Bulanık HTEA yöntemleri ile elde edilen sonuçlar kıyaslanarak yöntemlerin etkinliği ve yeterliliği araştırılmıştır. İşletmede fiziksel risk etmenlerine dair ölçümler yapılırken ulusal ve uluslararası standartlarda yer alan yöntem ve değerler kullanılmıştır. Bulanık HTEA yönteminin modellemesi için MATLAB programının bir eklentisi olan "Fuzzy Logic Designer" kullanılmıştır. Bulanık HTEA yöntemini kullanarak işyerindeki risklerin daha etkin ve doğru bir şekilde değerlendirilebileceği sonucuna varılmıştır.
Tekstil sanayinin endüstrilerarası bağlılık ve ekonomik etkilerinin girdi-çıktı analizi yardımıyla değerlendirilmesi (1980 sonrası)
ÖZET Bu çalışmada; tekstil ve konfeksiyon sanayiinin 1980'den sonraki dönemde Türkiye Ekonomisi içindeki rolü ve endüstriler arası bağlılığı incelenmiştir.. Türkiye tekstil ve konfeksiyon sanayi incelemeden önce; dünya tekstil ve konfeksiyon sanayiinin genel dudumu değerlendirilmiştir. İncelemede tekstil ve konfeksiyon sanayii dış ticaretini düzenlemeye yönelik uluslararası anlaşma ve kuruluşları etkileri de gözden geçirilmiştir. Tekstil denince, dar anlamda konfeksiyon sanayiinde kullanılan kumaş akla gelir. Geniş bir tarihi geçmişe sahip bulunan tekstil ve konfeksiyon sanayiini hem dünya ticaretinin hem de Türkiye'nin en önemli ürünleri arasındadır. Dünya ve AB dış ticareti içinde önemli bir paya sahip olan Türkiye tekstil ve konfeksiyon sanayiinin içinde bulunduğumuz son dönemlerde başta uygulanan teşviklerin azalması ve gümrük birliği sonrası dış piyasada zorlu rekabet koşullan ile karşı karşıya kalması, bu sanayii dalının ekonomik etkinliğini belirli ölçüde sınırlandırmıştır. Buna rağmen halen dış ticaretimizin en önemli ürünü konumunda bulunan tekstil ve konfeksiyon sanayiinin diğer sanayi dalları arasındaki ilişkinin boyutu da dikkat çekicidir. Araştırmanın sonunda ele aldığımız modellerde.tekstil ve konfeksiyon sanayiinin endüstriler arası bağlılığının derecesi belirlenmiş, elde edilen sonuçlar dikkate alınarak, bu sanayi dalının ekonomik etkinliği vurgulanmaya çalışılmıştır.
Dünya hazır giyim endüstrisinin rekabet gücü analizi: 1995-2018
1995-2018 döneminde dünya hazır giyim endüstrisinin rekabet gücü analizini gerçekleştirmek amacıyla hazırlanan bu çalışmada, söz konusu dönemde 10'ar yıllık aralıklarla dünya hazır giyim ihracatında en yüksek rakamlara ulaşan dokuz ülkenin (Çin Halk Cumhuriyeti (ÇHC), Hong Kong, Almanya, ABD, İtalya, Hindistan, Bangladeş, Vietnam ve Türkiye) SITC Rev.3 84 numaralı hazır giyim ve aksesuarları ürün grubunda B. Balassa tarafından geliştirilen Açıklanmış Karşılaştırmalı Üstünlükler (AKÜ) indeksi ve T.L. Vollrath'ın Rekabet Gücü indeksleri üç haneli ürün grupları bazında hesaplanmıştır. Yapılan hesaplamalar sonucunda ÇHC, Türkiye, Hindistan, Bangladeş, Vietnam, İtalya ve Hong Kong'un dünya hazır giyim endüstrisinde karşılaştırmalı üstünlük ve rekabet gücüne sahip oldukları tespit edilmiştir. Dünya hazır giyim ihracatında lider olan ülkeler arasında en yüksek rekabet gücüne sahip olan ülke Bangladeş, en düşük rekabet gücüne sahip olan ülke ise Hong Kong'dur. Buna karşılık, Almanya ve ABD'nin çalışma kapsamında yer alan diğer ülkelerle karşılaştırıldığı zaman, dünya hazır giyim endüstrisinde karşılaştırmalı üstünlük ve rekabet gücü bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. Yapılan hesaplamalar sonucunda 1995-2018 döneminde Türk hazır giyim endüstrisi rekabet gücünde önemli derecede düşüş gerçekleştiği tespit edilmiştir. Ülkelerin rekabet gücünü belirleyen en önemli faktörün düşük ücretli işgücü ve düşük maliyetle üretim olduğu görülmektedir. Bu durum işgücü ücretleri Asya ülkelerine kıyasla daha yüksek olan Türk hazır giyim endüstrisinin rekabet gücünü olumsuz etkilemektedir. Söz konusu dönemde rekabet gücü indeks değerlerinde önemli düşüşler gerçekleşen Türkiye'nin hazır giyim endüstrisinde rekabet gücünü artırmak için AR-GE faaliyetlerine, teknolojik gelişime, marka ve özgün tasarım, lojistik, kaliteli ürün üretimi, verimlilik gibi faktörlere yatırım yapması gerekmektedir.
Hazır giyim işletmesinde yalın üretime geçiş: Değer akışı haritalandırma, hat tasarımı ve dengeleme
Tüketici tercihlerinin sürekli değiştiği, model çeşitliliğinin artarak üretim sayılarının azaldığı ve ürün ömrünün kısaldığı günümüz küresel rekabet ortamında hazır giyim işletmelerinin var olabilmesinin ön koşulu daima en önde yer almalarına bağlıdır. Bunu sağlamanın yolu ise çağın dinamik yapısına uyum sağlamayı, değişim ve yeniliklere açık olmayı gerektirir. Bu nedenle işletmeler gelişerek değişen üretim sistem, teknik ve teknolojilerini kendi sistemlerine uygun hale getirmelidir. Yalın üretim, kaynakları gereken zamanda ve miktarda kullanarak ürünleri en az maliyetle, en yüksek kalitede ve tam zamanında üreten, müşteri açısından ürüne değer katmayan gereksiz işgücü, malzeme, stok, taşıma vb. israfa neden olan tüm faaliyetlerin azaltılması ya da ortadan kaldırılmasıyla maliyetlerin düşürülerek kârlılığın artırılmasını sağlayan bir sistemdir.Bu araştırmanın amacı, hazır giyim işletmesinde israf kaynaklarını ve bu israfların ortadan kaldırılmasını sağlayacak iyileştirme çalışmalarını gösteren değer akışı haritalandırma, üretim hattının dengelenmesi için hat tasarımı ve dengeleme çalışmalarını yapmaktır. Betimsel özelliğe sahip olan araştırmada örnek olay yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini hazır giyim sektöründe faaliyet gösteren işletmeler, örneklemini Ankara'dan seçilen bir hazır giyim işletmesi oluşturmaktadır. Veriler gözlem, görüşme ve doküman incelemesi kullanılarak elde edilmiştir.Çalışma, değer akışı haritalandırma, zaman etüdü ve hat dengeleme olmak üzere üç ana aşamada gerçekleştirilmiştir. Bayan ceketi ürün ailesi için değer akışı analiz edilerek mevcut durum haritası oluşturulmuş ve gelecek durum haritası ile süreçteki israfları minimuma indirmeyi ya da ortadan kaldırmayı hedefleyen yalın üretim teknikleri aracılığıyla iyileştirme çalışmaları belirlenmiştir. Zaman etüdü uygulaması ile ceket üretimindeki işlemlerin standart süreleri oluşturulmuştur. Üretim hattının dengelenmesini gerçekleştirmek için işletme mevcut kaynaklarına uygun hat tasarımı yapılmıştır. Farklı üretim miktarları için hat dengeleme problemleri çözümlenmiştir.Hazır giyim işletmesinde çok fazla israf kaynağının olduğu belirlenmiştir. Bu israfları ortadan kaldırmak ya da en az düzeye indirmek için Kanban, 5S, TÜB, MHD, yerleşim düzenlemesi ve işgücü eğitimi uygulamalarının gerçekleştirilmesi gerektiği sonucu ortaya çıkmıştır.İşletmenin mevcut üretim hattında 27 istasyon yer alırken çözümlenen problemlerde günlük 80 adet üretim için 13 istasyon, 120 adet üretim için 18 istasyonun yeterli olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu durumda günlük 80 adet üretim için % 51,86, 120 adet üretim için % 33,4 oranında iyileşme sağlanacağı belirlenmiştir. İşletmenin mevcut üretim hattı ile çok daha fazla üretimi gerçekleştirebileceği, üretim sayısına bağlı olarak dengelenmiş montaj hatlarını kullanması durumunda işçilik maliyetinde düşüşler sağlanacağı sonucuna varılmıştır.
Hazır giyim sektöründe analitik hiyerarşi prosesi ve kalite fonksiyon göçerimi uygulaması: Bornoz örneği
Bireylerin, kendilerini ifade etmesindeki önemli göstergelerden biri giyimdir. Bu nedenle tüketiciler giysilerinin özel olmasını istemektedirler. Seri üretimin ön planda olduğu çağımızda herkesin beklentilerine cevap verecek türden ürünler üretilmelidir. Bu amaçla tüketicilerin farklı isteklerinin karşılanması ve seri üretimin devamlılığının sağlanması işletmelerin üretim ve pazarlama çalışmalarında birincil sorundur.İşletmelerde ürün geliştirme aşamasından başlanılarak çeşitli araştırma ve analizlerin yapılması, tüketici beklentilerini karşılayacak ürüne ulaşmada önem taşımaktadır. Bu çalışmada da, tüketici beklentilerine uygun bornoz geliştirmek amacıyla, daha önce bornoz üretim sürecinde uygulanmamış olan Analitik Hiyerarşi Prosesi yöntemi ve Kalite Fonksiyon Göçerimi kullanılmıştır.Çalışmada tüketicilerin bornozdan beklentileri yüz yüze görüşme tekniği ile tespit edilmiş, ardından Analitik Hiyerarşi Prosesi Yöntemi ile tüketicilerin bornoz satın almadaki önceliklerine ulaşılmıştır. Elde edilen öncelikler Kalite Fonksiyon Göçeriminde müşterinin sesi aşamasında yer almış; teknik gereksinimlerin eklenmesiyle kalite evi oluşturulmuştur. Kalite evi, müşteri beklentileri, teknik üretim detayları, ürün alternatiflerinin bir arada yer alması ile çözülen bir matristir. Matrisin çözümü sonucunda, bornoz üretiminde tüketici beklentilerini karşılayan bornoz alternatifi, müşteri kriteri ve teknik gereksinime ulaşılmıştır.Bu araştırmada; tüketicilerin en fazla önemsedikleri bornoz özelliğinin renk olduğu saptanmıştır. Ayrıca, bornoz üretiminde bitim işlemlerinin en yüksek öneme sahip teknik gereksinim olduğu görülmüştür. Sonuçta, bambu lifinden üretilen bornozların tüketici beklentilerini en yüksek oranda karşılayan alternatif olduğu tespit edilmiştir.
Hazır giyim sektöründe bulanık uzman sistem yaklaşımı ile beden numarası belirleme
Bu araştırmada; kadın dış giyim alanında faaliyet gösteren ve kendi markasını üreten hazır giyim işletmelerinden alınan ölçü tabloları ve beden numaraları ile bulanık mantık yöntemiyle ortak bir beden numaralama sistemi modellemek ve müşterilerin beden numarasını kolay ve doğru bir şekilde tespit edebilen bir uzman sistem tasarlamak amaçlanmıştır. Bu amaçla konunun seçilme nedeni, üretici ve tüketici kitleleri ile konuya ilişkin eğitim veren kurum ve kuruluşlar açısından önemi aktarılmıştır. Ayrıca konuyla ilgili genel kuramsal ve teorik temeller açıklanmış ve alanla ilgili araştırma niteliğindeki çalışmalara yer verilmiştir.Araştırma da, Ankara'da faaliyet gösteren ve Ankara giyim Sanayicileri Derneği'ne üye olup kendi markası ile kadın dış giyim alanında faaliyet gösteren hazır giyim işletmeleri çalışma evreni olarak kabul edilmiştir. Çalışma evrenindeki hazır giyim işletmelerinin, hali hazırda kullandığı ölçü tabloları araştırmanın verilerini oluşturmuş ve modellemede ölçü tablolarındaki göğüs çevresi ölçüsü, bel ölçüsü ve kalça ölçüleri esas alınmıştır. Göğüs çevresi ölçüsü üst beden numaralamada, kalça çevresi ölçüsü de alt beden numarasının dominantı olarak kabul edilmiştir. Tüm boy ölçüsü de giysi boyu çıkış değişkeninin referansı olarak alınmıştır. Elde edilen verilerin istatistiksel olarak minimum, maksimum ve ortalama değerleri alınmış ve bu veri aralıkları bulanık uzman sistem modellemede kullanılmıştır.Modellemede, öncelikle kadın dış giyim (Alt beden - üst beden - giysi boyu) beden numaralama sistemine etki eden parametreler belirlenmiş ve giriş çıkış değişkenleri tanımlanmıştır. İkinci aşamada bulanıklaştırma işlemi yapılarak üyelik fonksiyonları belirlenmiştir. Üyelik fonksiyonu için üçgen üyelik fonksiyonu seçilmiştir. Üçüncü aşamada ise bulanık kural tabanı belirlenmiş ve bir matris oluşturulmuştur. Bu matristen yola çıkılarak Üst beden ve alt beden numarasının tespit edilebilmesi için bulanık kurallar oluşturulmuştur. Dördüncü aşamada bulanık çıkarım mekanizması oluşturulmuştur. Sistem tasarımında bulanık çıkarım mekanizması olarak max-min çıkarım mekanizması kullanılmıştır. Son aşama olan durulaştırma işlemi için de ?Ağırlık ortalaması? yöntemi kullanılmıştır. Çalışma sonucunda perakende sektöründe kullanılmak üzere bulanık uzman sistem tasarlanmış ve C# programlama dili ile yazılım kodlanmıştır. Bu yazılım programı, üst beden, alt beden ve giysi boyunu tespit edebilmekte ve müşterinin vücut şeklini dikkate alarak beden numarasını belirleyebilen, tadilatsız ve uyumlu giysi alışverişi yapma olanağı sağlamaktadır.Araştırmada tasarlanan bulanık uzman sitemin verdiği karar ile geleneksel olarak kullanılan beden numarası tespit etme formülünün verdiği sonuçlar arasında doğru orantı olduğu anlaşılmış ve beden numarası tespit etmek için oluşturulan bulanık uzman sistemin daha hassas çalıştığı tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Hazır giyim, beden numaralama, tüketiciler, bulanık mantık, uzman sistemler
Performans yönetim aracı olarak balanced scorecard sisteminin hazır giyim işletmesinde uygulanması ve bir model geliştirme
Bilim, teknoloji, iletişim alanlarında yaşanan hızlı değişim sonucunda stratejik hedeflerle yol almak zorunda kalan hazır giyim sektörü, mevcut pazar koşulları, insan kaynağına dayanan gücü, üretim yapısı nedeniyle karmaşık ve dinamiktir. Maddi varlığı olmayan değerlerin önem kazandığı rekabet koşullarında hazır giyim işletmeleri, somut ve soyut varlıklardan oluşan yapılarını ölçümleyecek performans değerlendirme yaklaşımlarına daha fazla ihtiyaç duymaktadır. Balanced Scorecard örgütlerin stratejisini belirlemesini, bu stratejiyi amaçlar, ölçütler, hedefler ile uygulanabilir adımlara dönüştürmesini ve etkin şekilde uygulanmasını sağlayan çok boyutlu performans yönetim sistemlerinden birisidir.Bu araştırma, değişen pazar koşullarında rekabet üstünlüğü kazanmak isteyen hazır giyim işletmesinde çok boyutlu bir performans ölçüm modeli oluşturmak amacı ile hazırlanmıştır. Nitel özelliğe sahip araştırmada teknik / bilimsel / katılımcı eylem araştırması yöntemi kullanılmıştır. Çalışmanın örneklemini, Ankara'da faaliyet gösteren ve sisteme olumlu yaklaşan bir hazır giyim işletmesi oluşturmaktadır. Veriler yapılandırılmamış görüşme, gözlem, doküman incelemesi, anket ve beyin fırtınası teknikleri kullanılarak elde edilmiştir.Uygulamanın gerçekleştirildiği hazır giyim işletmesinin geleneksel yapıdaki finansal performans anlayışı, Balanced Scorecard sistem yaklaşımıyla stratejik performans yönetim sistemine dönüştürülmüştür. İşletme yapısı SWOT analizi ile değerlendirilerek misyon, vizyon ve strateji yapılandırılmıştır. Çalışanların görev tanımları oluşturulduktan sonra kritik başarı faktörleri belirlenmiştir. Vizyon ve stratejiye ulaşmak için müşteri, iç süreçler, finansal, öğrenme ve gelişme boyutları kapsamında amaçlar, ölçütler ve hedefler oluşturulmuştur. İşletme için belirlenen amaç ve hedeflerin gerçekleştirilmesine yönelik girişimlerde bulunulmuştur. Kurumsal açıdan işletmenin ve bölümlerin performansları ölçülerek değerlendirmeye alınmıştır. On beş aylık uygulama süresince üç ayda bir olmak üzere beş ölçüm dönemi gerçekleştirilmiştir.Hazır giyim işletmesi için oluşturulan Balanced Scorecard modeli kapsamında, kurum ve bölümler düzeyinde üretim hızı, model çeşidi, kârlılık, verimlilik, müşteri ilişkileri, müşteri ve çalışan memnuniyetleri amaçlarında hedeflere, aynı zamanda stratejiye yönelik başarılı performans artışlarının sağlandığı sonucuna varılmıştır.
Postürü problemli vücutların giysi kalıbı açısından incelenmesi
Bu araştırma, postürü problemli kadınlara vücut özelliklerine göre örnek temel etek kalıpları hazırlamayı amaçlamaktadır.Araştırmanın evrenini Ankara ili Çankaya ilçesi sınırları içerisindeki vücut deformitesi olmayan, 15/45 yaşları arasındaki, alt ektremitede kalçası postür problemli 13 kadın, örneklem grubunu ise evren içerisinden seçilmiş 5 kadın oluşturmaktadır.Bu araştırmada ` Tarama ' ve Deneysel Model'in bir türü olan ` Örnek Olay ' inceleme yöntemi birlikte kullanılmıştır. Tarama modeli, postürü problemli vücutların özelliklerinin belirlenmesinde, örnek olay inceleme modeli ise postürü problemli vücutlarda kullanılacak etek kalıplarının nasıl olması gerektiğinin cevaplarının aranmasında tercih edilmiştir.Postür problemi tespit edilenler arasından araştırmanın odağını oluşturan her bir kalça problemine sahip bir örnek kişiyi ortaya çıkarmak için evren grubuna postür testi ve vücut analiz formu uygulanmıştır. Postür testi ve vücut analiz formu sonucunda her bir kalça postür problemine uygun olarak seçilen örnek kişinin ölçülerine göre biçki ve drapaj yöntemi ile kalıp çıkarılmıştır. Her iki biçki sistemine göre çıkarılan etek kalıplarına yönelik görüşlerini belirleyebilmek ve postür problemlerine uygun bir etek kalıbı hazırlayabilmek için örnekleme alınan kadınlarla görüşme yapılmıştır. Çıkarılan kalıplar teknik ayrıntılara göre karşılaştırılarak, biçki sisteminde kullanılacak uygulamalara dönüştürülmüştür.
Tedarik zinciri yönetiminde bilgi sistemleri ve deri hazır giyim sektörüne bir yazılım önerisi
Günümüzde birçok işletme, rekabet üstünlüğü elde etmede işletmeler arası ilişkilerin önemini anlamış ve yeniden yapılandırmaya önem vermeye başlamışlardır. Bu yapılandırma sürecinde Tedarik Zinciri Yönetimi önemli bir yere sahiptir. Tedarik zinciri yönetimi; tedarikçilerden son kullanıcıya kadar malzeme akışının kontrolü ve planlanmasıyla ilgili bütünleşmiş bir yaklaşımdır. Tedarik Zinciri Yönetimiyle, işletmelerde hizmet düzeyinin ve kalitesinin artırılması, verimlilik ve hızın artırılması, malzeme/stok kayıtlarında kontrol düzeyinin yükseltilmesi, müşteri beklentilerinin zamanında ve doğru olarak karşılanması sağlanır.Bu araştırmada; deri hazır giyim işletmesinin, hammadde ve yardımcı malzeme deposu bilgilerinin bütünleşik bir veri/bilgi sistemi desteğiyle yönetilmesini, tedarikçi ve müşteri zincirini tamamlayan, aynı zamanda stokların kontrolünü sağlayan bir yazılım oluşturmak hedeflenmiştir. Araştırmada, betimsel araştırma yönteminden `Vak'a İncelemesi' uygulanmıştır. İzmir'de Ege Deri Sanayicileri Derneğine kayıtlı orta ölçekli bir deri hazır giyim işletmesi örneklem olarak seçilmiştir. Depo yazılımı için gerekli verilerin toplanmasında yapılandırılmamış görüşme formu kullanılmıştır. Görüşme formu ile elde edilen bulgular doğrultusunda yazılım modeli hazırlanmıştır.Yazılımın hazırlanmasında Visual Studio Net ve Access veri tabanı kullanılmıştır. Yazılımın görsel tasarımına karar verilebilmek için taslak program hazırlanmıştır. Taslak olarak hazırlanan program, uzman ve işletme yetkilisi görüşleri doğrultusunda yeniden yapılandırılmıştır. Hazırlanan yazılım sayesinde işletme, hem tedarikçi hem de müşteri bilgilerini oluşturabilecek, tedarikçiden gelen malzemelerin giriş ve kullanılan malzemenin çıkış işlemlerini yapabilecek, tüm malzemelerin stok bilgilerine kolaylıkla ulaşılabilecektir. Ayrıca; giriş ve çıkış işlemi yapılan tüm malzemelerin stok hareketlerini, stok raporlarını gün, ay ve yıl olarak da takip edebilmektedir.A işletmesi; hazırlanan depo yazılımıyla, aldığı bilgi teknolojileri desteğiyle mevcuda göre çok daha hızlı ve doğru stok bilgilerine ulaşabilecektir. Böylece; işletmenin yıllık depo sayımlarında meydana gelen işgücü kayıplarını, hız kayıplarını, stok raporlarının oluşturmada ve doğru bilgiye ulaşmadaki bekleme sürelerini ortadan kaldırarak verimliliğinin artmasında katkı sağlayacağı bir model önerilmiştir.Anahtar Kelimeler: Tedarik Zincir Yönetimi, Depo Yazılımı, Deri Hazır Giyim Sektörü
Türk hazır giyim sektöründe kotaların kalkmasıyla görülen markalaşma durumu
Dünya ticaretinde her sektörde yapıldığı gibi hazır giyim sektörü üzerine yapılan uluslararası anlaşmalar ülkelerarası ithalat ve ihracatın dengesini, yönünü ve miktarını değiştirmektedir. Bu konuyla ilgili olarak yıllar içerisinde belli oranlarda kalkan kotaların, 2005 yılında %49'unun birden kalkması ve yıllar öncesinden bilinen bu gerçeğe karşı işletmelerin uğradığı kayıplar araştırmada problem durumunu oluşturmaktadır. Gelinen son durumda Türkiye'nin hazır giyim sektöründe markalaşma durumu araştırmanın amacını; bu konuda yapılan çalışmalara katkıda bulunması ise önemini oluşturmaktadır.Bu araştırma survey yöntemine dayalı betimsel bir araştırmadır. Araştırmanın evrenini, Türkiye çapındaki hazır giyim firmaları oluşturmaktadır. Örneklemini ise Ankara ilinde ATO'ya 28.09.2007 itibariyle kayıtlı olarak faaliyet gösteren 102 hazır giyim firması oluşturmuştur. Bu firmalardan 65'i verilen anketleri cevaplayarak gönderdiğinden 65 firma değerlendirmeye alınmıştır. Anketlerin sonucunda elde edilen verilerin ortalaması hesaplanmış ve firmaların üretim yaptığı pazarlar, üretim durumu ve kapasitelerine göre firma yetkililerinin ankete verdiği cevaplar arasında anlamlı bir fark olup olmadığına bakılmıştır. Ayrıca anket sorularının güvenirlilik analizleri Cronbach Alpha (?) testiyle hesaplanmıştır. Anlamlılık düzeyi olarak 0,64 kabul edilmiş ve tüm sorular 0,64 değeri üzerinde çıkarak, güvenirliliği ispatlanmıştır.Verilerin analizinden elde edilen sonuçlara göre;* Çin, Uzakdoğu ve diğer Asya ülkelerinin Türkiye'den daha ucuza hammadde elde ettiği ve daha ucuz işçilik maliyetlerine sahip olması nedeniyle rekabette avantaj sağladığı sonucuna ulaşılmıştır.* Türk hazır giyim sektörünün, kotaların kalkmasından sonraki sürece ve yaşanan olumsuz değişimlere karşı önceden bilinçlendirilmedikleri sonucuna varılmıştır.* Türk hazır giyim sektörünün zorlu rekabet koşuları nedeniyle 2005 öncesi gibi yabancı markaların fason pazarına sahip olmadığı görülmüştür.
Türk tekstil sektörünün -post fordist bir çerçevede- uluslararası iş bölümünde oynadığı rol ve işleyiş mekanizmaları
ÖZET YÜKSEK LİSANS TEZİ TÜRK TEKSTİL GİYİM SEKTÖRÜNÜN- POST-FORDİST BİR ÇERÇEVEDE-ÜLÜSLARARASI İŞBÖLÜMÜNDE OYNADIĞI ROL VE İŞLEYİŞ MEKANİZMALARI YUSUF YÜKSEL Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Sosyoloji Bölümü Anabilim Dalı Araştırmamın temel konusu, halihazırdaki Türk tekstil ve hazır giyim sektörünün üretim süreci ve pazar yapısıdır. Tekstil ve hazır giyim sektörü, sık sık geniş istihdam sağlama ve ihracat potansiyeli açısından ülkemizin; gelişmekte olan ülkelerin de sanayileşme süreçlerinde oynadığı rol açısından da dünya ekonomisinin gündeminde yer almaktadır. Bu araştırmanın öncelikli olarak ele aldığı iddialar Türk hazır giyim sektörünün post-fordist üretim tarzım, ne kadar yansıttığı ile ilintilidir. Bu bağlamda, kavramsal çerçevede, kısaca bazı özelliklerine değinilen Fordist üretim anlayışının, 1970'lerde yaşadığı kriz, sebepleriyle birlikte ele alınmış ve sonrasındaki değişimin ya da dönüşümün temel noktalan, ayrıntılı biçimde açıklanmıştır. Bu açıdan, esnek üretim sistemi üzerinde durularak, üretimin değişen yapısı ve yeni uluslararası işbölümü açıklanarak, gelişmiş ülkeler ile gelişmekte olan ülkelerin özellikle bazı sektörlerde, küresel ekonominin bir parçası olarak nasıl rol aldıkları üretimin relokasyonuna atıfta bulunularak anlatılmaya çalışılrnıştır. Tezin ikinci bölümünde, dünya tekstil ve hazır giyim üretimi ve ticareti ile ilgili temel bazı göstergeler verilerek, dünya tekstil ve hazır giyim üretimi ve ticareti ile ilgili bir çerçeve çizilmeye çalışılmıştır. Tekstil ve hazır giyimüretimi ve ticaretini düzenleyen anlaşmalara değinilerek, sektörün ulus devletlerin belli sınırlar içindeki makro ekonomik kararlan, nasıl ikinci plana ittiği gösterilmeye çalışılmıştır. Üçüncü bölümde; Türk hazır giyim sektörüne ait veriler, tekstil sektörü verileri ile birlikte verilerek, ikisi arasında karşılaştırma yapma ve sektörün büyüklüğü ve önemi açısından bilgi sunma amaç edinilmiştir. Dördüncü bölümde; 2001 yılı Kasım ayından 2002 yılı Mayıs ayına kadar süren bir çalışmada »çoğunlukla doğal gözlem ve derinlemesine mülakatlara dayanan bilgiler ışığında, Türk hazır giyim sektöründeki üretim aşamaları, sektörde faaliyet gösteren entegre üretici firmalar ve kısmen mümessil firmalar ile belli alanlarda uzmanlaşmış daha küçük firmalar ve bunların kendi aralarındaki ilişkiler ile ilgili bilgiler sunulmuştur. Bu bilgiler ışığında, hazır giyim sektörünün imalat sanayinin genelinden nasıl farklılaştığı anlatılmaya çalışılmıştır. Sektördeki üretici şirketlerin post-fordist literatürdeki esnek uzmanlaşmanın özellikleri ile gösterdiği paralellikler sunulmuştur. Anahtar kelimeler: Hazır Giyim, Tekstil, Post-Fordizm, Yeni Uluslararası İşbölümü II
Aile şirketlerinde kurumsallaşma ve markalaşma Türkiye'de ileri gelen aile şirketlerinin kurumsallaşma ve markalaşma örnekleri ile Türk hazır giyim sektöründe bir uygulama
Günümüzde yaşanan ekonomik krizlerin ve globalleşmenin yarattığı ağır rekabet koşulları şirketleri stratejik kararlar almaya zorlamaktadır. Bu kararlar şirketlerin geleceklerini belirlerken, yaşam sürelerini, biçimlerini şekillendirmektedirler.Dünya ekonomisinde önemli bir yere sahip olan aile şirketleri de varlıklarını nesiller boyu sürdürebilmek için çeşitli stratejik adımlar atma yoluna gitmişlerdir. Aile şirketlerinin en büyük sorunu olan şirketin nesilden nesile sürememesi ve/veya dağılması bundan dolayı şirketin büyüyememesi ve ağırlaşan rekabet koşulları altında yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalmasıdır. Bundan dolayı aile şirketleri, bu teze konu olan iki unsurun, kurumsallaşma ve markalaşma, ışığında stratejik kararlar alma eğilimindedirler.Kurumsallaşma bir işletmenin kişilere bağlı olmadan varlığını devam ettirmesini amaçlarken, markalaşma ürün ve/veya hizmetin tüketici tarafından her bakımdan tercih sebebi olmasını amaçlamaktadır. Ancak her iki unsurun da ortak bir noktası işletmenin varlığını güçlü bir şekilde devam ettirebilmesinini destekliyor olmalarıdır. Bu iki unsur kimi işletmelerde beraber görülmekle birlikte, stratejik açıdan kuruluş aşamasında öncelik sıraları bulunmakta kimi zaman bir diğerine geçiş yapılamamaktadır. İşletmelerin kuruluş aşamasından sonra atmaları gereken en önemli adımlardan biri de burada karşılarına çıkmaktadır. İşletme önce kurumsallaşmalı mı, markalaşmalı mıdır? Yapılan çalışma da, bu stratejik sorunun cevabı aranırken, süreci etkileyen faktörler ele alınarak, markalaşma, kurumsallaşma unsurları açıklanmış, aile şirketlerinde markalaşma ve kurumsallaşma süreçleri incelenmiş, uygulamaya yönelik kısaca hazır giyim sektöründen bahsedilerek son olarak Türkiye' de ileri gelen aile şirketlerinden bazıları örneklerle anlatılmış ve hazır giyim sektöründe bir aile şirketinde yapılan uygulamayla da çalışma desteklenmiş olmaktadır.
Hazır giyim sektöründe temel ücretin belirlenmesine yönelik bir model geliştirme
Hazır giyim üretimi genel bir sınıflandırmayla, model tasarımından başlayıp, kalıp tasarımı, kesim, dikim, ütü, kalite kontrol ve sevkiyat gibi birçok bölümden meydana gelen bir süreçtir. Bu bölümlerin her biri ise, birbirine bağımlı olmasına rağmen ayrı teknik ve teknolojilerle çalışması açısından farklılıklar göstermektedir. Dolayısıyla farklı bölümde çalışan kişilerinde farklı eğitimlere, kişisel özelliklere, iş sorumluluklarına ve bilgi-beceriye sahip olması beklenmektedir. Bu durum çalışanlara ödenecek ücretlerin belirlenmesinde eşitlik sağlanmasını zorlaştırmaktadır. Bu çalışma, hazır giyim sektöründe objektiflik ve eşitlik ilkesine göre temel ücretin belirlenmesine yönelik bir model geliştirmek amacı ile planlanıp yürütülmüştür. Objektif bir ödeme sistemi; devletin ve sendikaların minimum isteklerini karşılayabilmeli, iş görenin eğitimi, yeteneği ve deneyimi ile uyumlu olmalı, işletmenin ödeme gücü ile uyumlu olmalı, güvenceli olmalı, etkin ve verimli çalışma için iş görenleri motive edebilmeli ve iş görenler tarafından anlaşılır ve kabul edilebilir düzeyde olmalıdır. Ücretlerin belirlenmesinde objektifliğin yanı sıra önemli olan diğer bir ölçüt ise eşitlik kavramıdır. İşletmede çalışanlara ödenmekte olan ücret düzeyi, diğer işletmelerde benzer işlerde çalışanlar ile eşit olmalı, aynı işletmede farklı işlerde çalışanların iş zorluk düzeylerine göre eşitlik sağlanmalı ve yine aynı işletmede aynı işi yapanlar arasında eşitlik korunmalıdır. Bu çalışma ile, çok farklı niteliklerde ve genellikle kalifiye olmayan elemanın istihdam edildiği hazır giyim sektöründe ücretlerin adil dağılımını sağlamak için iş değerleme tekniğine göre ücret sistemi kurulması ile eşit işe eşit ücret ödemesinin sağlanabilmesi hedeflenmiştir. Çalışma için büyük ölçekli bir hazır giyim işletmesi seçilmiştir. îş değerlemesinde puan yöntemine göre temel ücretlerin belirlenmesi amacı ile bu işletmenin üretim bölümünde çalışan kişiler için uygulamalı bir çalışma yapılmıştır. Hazır giyim üretim sürecinde gerçekleştirilen işlerin analizleri yapılarak, işIll sınıfları oluşturulmuş ve işlerin birbirlerine göre nispi değerlerinin tespit edilmesinde kullanılacak olan iş tanım ve iş gerekleri formları hazırlanmıştır. Hazır giyim üretim sürecinde gerçekleştirilen işlerin birbirlerine göre zorluk düzeylerinin tespit edilmesinde iş değerlemede puan yöntemi hazır giyim üretim sürecinde yer alan işler için uygulanmıştır. Uygulama aşamasında; hazır giyim üretim aşamasında yapılan işlerin zorluk düzeylerini belirlemek amacı ile işlerin birbirlerine göre nispi değerini ortaya koyacak temel ve alt faktörler belirlenmiştir. Faktörler "faktör karşılaştırma yöntemine" göre ağırlıklandırılmıştır. Her faktörün ağırlık düzeyi işlerin zorluk düzeyini belirlemede etkili olacağından faktör puan planında kullanılacak puan dizisi istatistik! yöntemle seçilmiştir. En uygun puan dizisinin seçiminde işlere ödenmekte olan ücretler bağımlı değişken, puan dizileri bağımsız değişken olarak kabul edilip çoklu regresyon analizi yapılmıştır. İstatistiki yöntemle seçilen faktör puan planına göre işler puanlanarak iş değerleme formları düzenlenmiştir. İş değerlemesi sonuçlarına göre, istatistiki yöntemlerle işletmede ödenmekte olan ücretler dikkate alınarak ödenmesi gereken temel ücretler tespit edilmiştir. Bu çalışmanın sonucunda, hazır giyim üretim sürecinde iş analizleri ile 12 iş sınıfı tespit edilmiştir. Çalışan kişilerin bağlı bulundukları birimlerin aynı yada yaptıkları işler birbirlerine yakın olmalarına rağmen, kullandıkları makine ve teçhizat, eğitim veya tecrübe düzeylerinde farklılıklar olduğu görüldüğünden, ücret adaleti sağlamada temel ücretlerin belirlenmesi için model önerisi getirilmiştir. Bu modeli uygulamaya koyacak hazır giyim işletmeleri, temel ücretlerin belirlenmesiyle ulaşılan sonucu, işe alma, işten çıkarma, terfi kıdem, performans ölçümü, başarı değerleme, toplu sözleşmelerde ücret anlaşmalarında performansa dayalı ücret modeli kurma ve yerleştirmede ve en önemlisi işletme içi ve işletme dışı ücret dengesini kurmak amacıyla kullanılabilecektir.