İlkokullar
Bu konu başlığı altında 755 tez
İlkokul öğrencilerinin yaşam becerilerini edinmesinde yaşam becerileri ilkokul etkinlik kitabının etkisinin öğretmenlerin gözünden belirlenmesi
Bu araştırmanın amacı, ilkokul düzeyinde yaşam becerilerinin kazandırılmasında kullanılan etkinliklerin etkililiğini değerlendirmek ve öğretmen görüşleri doğrultusunda bu etkinliklerin sınıf içi uygulamalar üzerindeki yansımalarını ortaya koymaktır. Araştırmada nicel veriler kullanılmıştır. Bu amaçla, öğretmenlere uygulanan anket aracılığıyla yaşam becerileri etkinliklerine yönelik tutum ve gözlemler ölçülmüş ve analiz edilmiştir. Araştırmaya Türkiye'nin farklı coğrafi bölgelerinde görev yapan ilkokul öğretmenleri katılmıştır. Elde edilen bulgulara göre, yaşam becerilerine yönelik hazırlanan etkinliklerin öğrencilerin iletişim kurma, empati geliştirme, problem çözme, öz denetim sağlama ve iş birliği yapma gibi temel becerilerini desteklediği görülmüştür. Öğretmenlerin çoğu, etkinliklerin öğrencilerin günlük yaşamla bağlantı kurmasını kolaylaştırdığını ve olumlu davranış gelişimini desteklediğini ifade etmiştir. Bununla birlikte, bazı öğretmenler uygulamada günlük hayatta uygulayamama, materyallere ulaşamama ve etkinliklerin tüm kazanımları kapsamadığı yönünde sınırlılıklara da dikkat çekmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, yaşam becerilerinin öğrencilere etkili biçimde kazandırılabilmesi için yapılandırılmış ve uygulanabilir etkinlik içeriklerinin geliştirilmesi; öğretmen eğitimlerinin artırılması önerilmektedir. Ayrıca, yaşam becerilerinin kalıcılığını sağlamak adına uzun vadeli etki değerlendirme çalışmalarına ihtiyaç duyulmaktadır.
İlkokullarda değerler eğitiminde etkili olan faktörlere ilişkin sınıf öğretmenlerinin görüşlerinin değerlendirilmesi
Özet: Bu araştırmanın amacı ilkokullarda değerler eğitiminde etkili olan faktörlere ilişkin sınıf öğretmenlerinin görüşlerinin değerlendirilmesidir. Araştırma betimsel tarama modelinde nicel ve nitel yöntemlerin birlikte kullanıldığı karma yöntemle gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın nicel boyuttaki örneklemini 2015- 2016 eğitim öğretim yılında Batman ili merkez ilkokullarda görev yapan 606 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Nitel boyutun çalışma grubunu ise araştırma kapsamında görüşme yapılan 25 öğretmen oluşturmaktadır. Nicel verileri elde etmek için araştırmacı tarafından geliştirilen ilkokullarda değerler eğitiminde etkili olan faktörlere ilişkin ölçek, nitel verileri toplamak için yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Elde edilen nicel verilerin analizinde ortalama, frekans, yüzde ve standart sapma değerleri; normallik testi için Kolmogorov –Smirnov testi, ikili gruplar için Mann-Whitney U testi, ikiden fazla gruplar için Kruskall Wallis- H testi; nitel verilerin çözümlenmesinde ise betimsel analiz tekniği kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 22.0 (Statistical Package for the Social Science) programı kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda elde edilen sonuçlar şunlardır: Öğretmenler ölçeğin geneline katılıyorum düzeyinde görüş belirtmişlerdir. Öğretmen görüşleri arasında cinsiyet, derslerini yürüttükleri sınıf düzeyi, değerler eğitimiyle ilgili hizmet içi eğitim, seminer veya kurs alıp almama durumu, sınıfta değerler eğitimi köşesi veya panosu bulunup bulunmama durumu değişkenleri açısından anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Ancak meslekteki deneyim değişkeni açısından 1-5 yıl arası görev yapan öğretmenlerin lehine, mezuniyet alanı değişkenine göre ise eğitim fakültesi mezunları lehine anlamlı farklılık bulunmuştur. Araştırmanın nitel boyutunda şu sonuca ulaşılmıştır: Öğretmenler değerler eğitiminde aile, öğretmen, örtük program, sosyal çevre ve kitle iletişim araçlarını önemli birer faktör olarak görmektedirler
Öğretmenlerin algılarına göre yöneticilerin güç kaynakları ile çatışma yönetimi stilleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, ilkokul ve ortaokullarda görev yapan öğretmenlerin algılarına göre okul yöneticilerinin sahip oldukları örgütsel güç kaynakları ile çatışma yönetim stilleri arasındaki ilişkiyi tespit etmektir. Araştırmanın evrenini, 2016-2017 öğretim yılı, Şırnak ili ve bağlı köylerinde görev yapan 775 ilkokul ve ortaokul öğretmeni; örneklemini ise 381 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada yöneticilerin örgütsel güç kaynakları düzeyini ölçmek amacıyla "Örgütsel Güç Kaynakları Ölçeği", yöneticilerin çatışma yönetimi stillerinin düzeyini ölçmek amacıyla "Rahim Örgütsel Çatışma Ölçeği II" olmak üzere iki farklı ölçek kullanılmıştır. Ölçekler aracılığı ile toplanan verilerin çözümlenmesinde istatistiksel analiz programı kullanılmıştır. Ölçeklerden alınan puanlara ait frekans, aritmetik ortalama ve yüzde değerleri hesaplanmıştır. Ortalama puanlar arasındaki farkların anlamlılığını test edebilmek amacıyla, bağımsız gruplar t-testi uygulanmıştır. Değişkenlerin yordama düzeyini tespit edebilmek amacıyla çoklu regresyon analizi uygulanmıştır. Anlamlılık düzeyi ,05 olarak alınmıştır. Araştırma verilerinin analiz edilmesi sonucunda, öğretmen algılarına göre yöneticilerin sahip oldukları güç kaynaklarının, çatışma yönetim stillerini anlamlı bir biçimde yordadığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Güç Kaynakları, Çatışma Yönetimi, Çatışma Yönetimi Stilleri.
Serbest etkinlik uygulamalarının sınıf öğretmenlerinin görüşlerine göre değerlendirilmesi
İlkokul 1, 2 ve 3. sınıflarında görev yapan sınıf öğretmenlerinin serbest etkinlikler dersi uygulamasına yönelik görüşlerini almayı amaçlayan bu araştırma betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın evrenini, 2017-2018 eğitim öğretim yılında Diyarbakır ili merkez ilçelerinde bulunan 206 ilkokulda görev yapan 2804 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Örneklemi ise 372 öğretmenden elde edilen ölçeklerden oluşmaktadır. Çalışmadan elde edilen veriler SPSS paket programı aracılığı ile analiz edilmiştir. İlkokul öğretmenlerinin serbest etkinlikler dersini uygulama düzeylerinin; cinsiyete, mesleki kıdeme, okutulan sınıf mevcuduna, okutulan sınıf düzeyine, mezun olunan okul ve bölüme, lisansüstü eğitim alıp almama durumuna göre farklılaşıp farklılaşmadığının tespiti amacıyla karşılaştırma analizleri olan bağımsız örneklemler için t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve Kruskal-Wallis H testi yapılmıştır. Elde edilen bulgulara göre öğretmenlerin serbest etkinlikler dersine yönelik görüşlerinin cinsiyet değişkenine, mesleki kıdemlerine, sınıf düzeyi ve mezun olunan fakülte değişkenine göre farklılaşmadığı tespit edilmiştir. Serbest etkinlikler dersine yönelik öğretmen görüşlerinin sınıf mevcutlarına göre sorunlar boyutunda farklılaşma olduğu tespit edilmiştir. Öğretmenlerin, ilkokullarda uygulanan serbest etkinlik saatlerine ilişkin görüşlerinin lisansüstü eğitim alma durumlarına göre planlama ve uygulama boyutlarında lisansüstü eğitim alan öğretmenlerin lehine anlamlı fark olduğu görülmüştür.
İlkokulda görev yapan yöneticilerin hizmetkar liderlik özellikleri ile öğretmenlerin motivasyonları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Betimsel nitelikli, ilişkisel tarama modelindeki bu araştırmanın amacı okul yöneticilerinin liderlik özellikleri ile öğretmenlerin motivasyon düzeyleri arasındaki ilişkiyi saptamaktır. Araştırmanın evreni Siirt il merkezinde bulunan tesadüfi olarak belirlenen 350 ilkokul öğretmeninden oluşmaktadır. Veri toplama aracı olarak iki farklı ölçek kullanılmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen veri analizinde SPSS paket programı kullanılmıştır. Araştırma verilerinin dağılımını belirlemek için basıklık, çarpıklık, ortalamaları incelenmiş, verilerin normallik ölçütlerini karşıladığı tespit edilmiştir. Araştırma kapsamında toplanan verilerin analizinde istatistik paket programından yararlanılmıştır. Araştırma dahilinde güvenirlilik analizi, frekans tabloları, bağımsız örneklem t-testi, ANOVA, korelasyon ve regresyon analizleri uygulanmıştır. Araştırma sonucunda, öğretmenlerin algılarına göre okul yöneticilerinin hizmetkar liderlik davranışlarının yüksek düzeyde olduğu saptanmıştır. Öğretmenlerin motivasyon düzeylerinin yüksek seviyede olduğu tespit edilmiştir.Araştırma bulguları, öğretmen algılarına göre okul yöneticilerinin hizmetkâr liderlik davranışları ile öğretmenlerin motivasyon düzeyleri arasında pozitif yöndeyüksek bir ilişki olduğunu ortaya koymaktadır. Mevcut regresyon analiz sonuçlarıyöneticilerin hizmetkar liderlik özelliklerinin öğretmen motivasyonunu anlamlı düzeyde yordadığı sonucu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Motivasyon, Hizmetkâr Liderlik, Öğretmen, Okul, Yönetici
İlkokullarda okul iklimi ile örgütsel sessizlik arasındaki ilişki
Bu araştırma, ilkokullarda okul iklimi ile örgütsel sessizlik davranışları arasındaki ilişkinin belirlenmesi amacıyla ilişkisel tarama modeliyle gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evreni, 2019-2020 eğitim öğretim yılında Batman ili merkezi ve merkeze bağlı köylerdeki kamu ilkokulunda (84 ilkokul) görev yapan 1977 ilkokul öğretmeninden oluşmakta olup araştırmanın örneklemi 347 ilkokul öğretmeninden ibarettir. Araştırmada veri toplamak amacıyla, Hoy ve Tarter (1997) tarafından geliştirilen, Yılmaz ve Altınkurt (2013) tarafından Türkçeye uyarlanan "Örgütsel İklimi Ölçeği" ve Kahveci ve Demirtaş (2013)'ın geliştirdiği "Örgütsel Sessizlik Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin istatistiksel çözümlemeleri için; frekans ve yüzde, ortalama, standart sapma, t testi, ANOVA (Tukey) testi ve Pearson korelasyon analizleri kullanılmıştır. Bağımsız değişkenlerin, bağımlı değişkenleri yordama düzeylerini belirlemek amacıyla çoklu regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre, araştırmaya katılan öğretmenlerin görüşlerine göre müdürlerinin en çok destekleyici müdür davranışı, öğretmenlerin de en az umursamaz öğretmen davranışı sergilediklerini algıladıkları ortaya çıkmıştır. Örgütsel sessizlik ile ilgili olarak en yüksek ortalamanın yönetici boyutunda çıktığı görülmektedir. Bunun da yöneticilerden kaynaklı güven eksikliği, ben bilirim anlayışından olabileceği düşünülebilir. Örgütsel sessizlikteki en düşük ortalamanın ise sessizliğin kaynağı boyutunda olduğu görülmektedir. Sessizliğin kaynağı adaletsiz ortam, duygu ve düşüncelerin rahatlıkla ifade edilememesi, deneyimsizlik gibi durumlardan ortaya çıkmış olabilir. Katılımcıların okul iklimi ve örgütsel sessizlik görüşleri ile bazı kişisel bilgi değişkenleri arasında anlamlı şekilde farklılıklar görülmüştür. Örgüt iklimi ölçeği faktörleri ile örgütsel sessizlik ölçeği faktörleri arasında anlamlı ilişkilerin olduğu görülmektedir. Regresyon analizi sonuçlarına göre; örgüt iklimi ölçeği faktörleri, örgütsel sessizlik ölçeğinin genelindeki değişimin % 51'ini açıklamaktadır. Bu oranla örgütsel iklim faktörlerinin örgütsel sessizlikteki değişimin yarısını etkilediği görülmektedir.
Artırılmış gerçeklik temelli uygulamaların 3. sınıf hayat bilgisi dersindeki akademik başarı, tutum ve eğlenme düzeyine etkisinin incelenmesi
Bu araştırma, artırılmış gerçeklik temelli uygulamalarının öğrencilerin Hayat Bilgisi dersindeki akademik başarı, derse yönelik tutum ve eğlenme düzeyi deneyimlerine etkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırma kapsamında, Siirt il merkezinde öğrenim gören ilkokul üçüncü sınıf öğrencileri arasından, iki farklı okulda yer alan dört üçüncü sınıf şubesi örneklem olarak belirlenmiştir. Araştırmanın uygulama süreci 10 hafta sürmüştür. Araştırmada öntest - sontest kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Bu desen, öğrencilerin başarı, tutum ve eğlenme düzeylerinin kontrol edilebilmesini sağlamıştır. Araştırmada, Hayat Bilgisi Dersi Başarı Testi, Hayat Bilgisi Dersi Tutum Ölçeği ve Hayat Bilgisi Dersinde Eğlenme Düzeyini Belirleme Ölçeği adlı ölçekler kullanılmıştır. Bu ölçekler, öğrencilerin başarılarını, tutumlarını ve eğlenme düzeylerini ölçerek araştırmanın temel sorularını yanıtlamaya yönelik olarak hazırlanmıştır. Araştırmanın verileri SPSS 22.0 (Sosyal Bilimler için İstatistik Programı) kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda, artırılmış gerçeklik uygulamalarının öğrencilerin akademik başarıları ve tutumları üzerinde anlamlı bir farklılık oluşturmadığı görülmüştür. Ancak, artırılmış gerçeklik uygulamalarının öğrencilerin eğlenme düzeylerine deney grubu lehine anlamlı bir farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Bu sonuçlar, artırılmış gerçeklik teknolojisinin eğitimdeki rolünün daha iyi anlaşılmasına katkı sağlayacaktır. Araştırma sonuçlarına göre, artırılmış gerçeklik teknolojisinin öğretim materyallerinin daha etkili bir şekilde sunulmasına yardımcı olabileceği ve öğrencilerin hayat bilgisi dersine yönelik verimliliğini artırabileceği düşünülmektedir. Ayrıca, artırılmış gerçeklik teknolojisinin öğrencilerin derslere olan ilgisini artırabileceği ve öğrenme sürecini daha eğlenceli hale getirebileceği görülmektedir. Bu araştırmanın sonuçları, artırılmış gerçeklik teknolojisinin eğitimdeki rolünün daha iyi anlaşılmasına yapacağı katkı açısından önemlidir.
İlkokul üçüncü sınıf fen bilimleri Beş Duyumuz ünitesine yönelik bilgilendirici çocuk kitaplarının değerlendirilmesi
Çocuk edebiyatında, bilgilendirici çocuk kitapları önemli bir yer tutmaktadır. Öğrencilerin ve öğretmenlerin, öğretim sürecinde bilgilendirici çocuk kitaplarından faydalanmaları eğitim sürecini zenginleştirebilir. Bilgilendirici çocuk kitaplarından öğrenciler istedikleri zaman faydalanabilecekleri gibi fen bilimleri, sosyal bilgiler ve matematik dersinde de öğretimi pekiştirmek amacı ile kullanılabilecek materyallerdir. Bu çalışmada ilkokul 3. sınıf fen bilimleri "Beş Duyumuz" ünitesine yönelik bilgilendirici çocuk kitapları seçkisinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi kullanılmıştır. Betimsel analiz ile sonuçlara ulaşılmıştır. Araştırmanın çalışma materyalleri belirlenirken ölçüt örnekleme yöntemi kullanılmış olup "Beş Duyumuz" ünitesine yönelik seçilen kitap seçkisi, araştırmacı tarafından oluşturulmuş değerlendirme formu ile incelenmiştir. Yerli ve yabancı kitaplar, kitapçılarda yer alan kitaplar, yayınevleri, okul ve sınıf kitaplıklarındaki kitapların araştırılmasından sonra, konu ile ilgili 35 kitaba ulaşılmış olup, kitaplar analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda TÜBİTAK ve Teleskop Yayınevinin bilgilendirici türde en çok yayın yaptığı, yabancı yazarların, yerli yazarlara göre daha çok kitap yazdığı ve 2015 yılından sonra bilgilendirici kitapların daha yaygınlaştığı sonucuna ulaşılmıştır. Yazarların çoğu deneyimli, kitaplar ise bilimsel ve günceldir. Kitapta yer alan bilimsel metodun basamakları yaş düzeyine göre oldukça yüksek bir oranda verilirken, doğadaki sebep-sonuç ilişkilerinin yeterince kurulamadığı görülmüştür. Kitapların giriş kısmında konu ile ilgili tanıtıcı bilgiye yer verilmesi bakımından oran oldukça düşük iken, kitabın sonunda ek bilgiye yer verilme oranı daha yüksektir. İç ve dış resimleme özellikleri bakımından kitapların yeterli olduğu görülmüştür. Kitaplarda, "Beş Duyumuz" ünitesinin kazanımlarının tamamına yer verilmediği tespit edilmiştir. Kitapların zorluk seviyesi bakımından punto, resim-metin oranı ve cümledeki kelime sayısı incelenmiştir. İncelenen kitapların yarısından azının tamamen 3. sınıf öğrencileri için uygun olduğu görülmüştür. Anahtar sözcükler: Çocuk edebiyatı, bilgilendirici çocuk kitapları, fen bilimleri dersi, 3.sınıf, beş duyumuz ünites
STEM eğitiminin dördüncü sınıf öğrencilerinin fen kavramlarını anlamalarına ve bilimsel süreç becerilerine etkisi
Bu araştırmanın amacı, ilkokul fen bilimleri dersinde STEM yaklaşımının öğrencilerin kavramsal anlamaları ve bilimsel süreç becerileri üzerine etkisini incelemek ve deney grubu öğrencilerinin STEM yaklaşımına yönelik görüşlerini belirlemektir. Araştırma, Ankara ilindeki bir devlet ilkokulunun dördüncü sınıfında öğrenim gören 49 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma karma araştırma yöntemlerinden gömülü desen olarak tasarlanmıştır. Deney grubunda Aydınlatma ve Ses Teknolojileri ve Basit Elektrik Devreleri ünitelerinin öğretiminde STEM yaklaşımı kullanılmış, karşılaştırma grubunda ise öğretmen derslerinde kullanmaya alışkın olduğu yöntem ve stratejiler ile aynı konuların öğretimini yapmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak kavram anlama testi, araştırma becerileri testi, araştırma raporu ve yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. 11 hafta süren uygulama süreci sonunda öğrencilerin kavramsal anlamalarının ve bilimsel süreç becerilerinin değerlendirilmesi için bağımlı ve bağımsız örneklemler t-testi kullanılmıştır. Araştırma raporu yazma becerilerinin değerlendirilmesi için ise araştırma raporu değerlendirme rubriği kullanılmıştır. Öğrencilerden toplanan nitel verilerin analizi için içerik analizi yapılmıştır. Araştırma sonucunda STEM yaklaşımının öğretmenin mevcut öğretim yöntemine kıyasla öğrencilerin kavramsal anlamalarını ve bilimsel süreç becerilerini geliştirdiği sonucuna ulaşılmıştır. Aynı zamanda deney grubu öğrencilerinin süreç ilerledikçe araştırma raporu yazma becerilerinde de bir artış olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerin uygulama sürecine ve yaklaşıma yönelik olumlu görüşlere sahip oldukları tespit edilmiştir.
Matematik eğitimde etkileşimli artırılmış gerçeklik uygulamalarının ilkokul öğrencilerinin kavram yanılgıları ve tutumlarına etkisi
Bu araştırmada, matematik eğitiminde etkileşimli artırılmış gerçeklik uygulamaları kullanılmasının 4. sınıf öğrencilerinin kavram yanılgılarının giderilmesine ve matematik dersine yönelik tutumlarına etkisini incelemek amaçlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2022-2023 eğitim-öğretim yılında Ankara ili Etimesgut ilçesinde bulunan bir devlet okulunun 4. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmaya toplam 56 öğrenci (27'si deney grubu, 29'u kontrol grubu) katılmıştır. Araştırmada yarı deneysel araştırma desenlerinden ön test - son test kontrol gruplu desen kullanılmıştır. Araştırmanın nicel verileri "Matematiğe Yönelik Tutum Ölçeği" ve araştırmacı tarafından geliştirilen "Ölçme Öğrenme Alanındaki Kavram Yanılgıları Testi" ile toplanmıştır. Nicel verileri desteklemek için nitel verilerden yararlanılmıştır. Araştırmanın nitel verileri deney grubundaki 10 öğrenci ile yapılan yarı yapılandırılmış görüşmeler ile elde edilmiştir. Toplanan veriler SPSS 23.0 programı ile analiz edilmiştir. Araştırmanın nicel verileri karışık desenler için iki faktörlü ANOVA testi ile analiz edilmiştir. Nitel verilerin analizinde ise içerik analizi kullanılmıştır. Araştırmanın nicel bulgularına göre, etkileşimli artırılmış gerçeklik uygulamalarının deney grubundaki öğrencilerin ölçme öğrenme alanındaki kavram yanılgılarının giderilmesinde ve matematik dersine yönelik tutumlarında olumlu etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir. Nicel verilerin desteklenmesi için toplanan nitel verilerin bulguları ise artırılmış gerçeklik uygulamalarının yanlış bilinen bilgilerin düzeltilmesinde ve derse yönelik olumlu tutum geliştirilmesinde fayda sağladığı ortaya çıkmıştır.
Türkiye'de fen bilimleri dersi öğretim programlarının tarihçesi, gelişimi ve eğilimler (1923-2023)
Bu çalışmanın amacı Türkiye'deki 1923-2023 yılları arasında uygulamaya koyulan ilkokul Fen Bilimleri dersi öğretim programlarının tarihçesini, gelişimini, değişimini ve eğilimlerini; programın bileşenleri açısından incelemektir. Çalışmanın yöntemi nitel araştırma yöntemi, deseni doküman analizi desenidir. Çalışmanın verilerini Cumhuriyetin kuruluşundan günümüze kadar olan süreçte uygulanan ve uygulanmakta olan ilkokul fen bilimleri dersi öğretim programlarının yazılı metinleri oluşturmuştur. İlgili dokümanlardan elde edilen nitel veriler betimsel analiz tekniği ile incelenmiştir. Alan yazında öğretim programlarının bileşenleri temele alınarak programda ilgili bileşenlerle bağlantılı olan kategoriler oluşturulmuştur. Program bileşenleri açısından; (1) dersin adı, (2) program geliştirme sıklığı, (3) program geliştirme ilkeleri, (4) program geliştirmeyi gerekli kılan nedenler, (5) program geliştirme ekibi, (6) temel eğitim felsefeleri, (7) program tasarımı yaklaşımları, (8) program geliştirme modelleri, (9) hedef yazma yaklaşımları, (10) içerik düzenleme yaklaşımları, (11) öğrenme-öğretme yaklaşımları, (12) ölçme-değerlendirme yaklaşımları olmak üzere 12 kategori belirlenmiş ve belirlenen kategorilere göre analiz yapılmıştır. Programlarda ders isimlerinin yıllara göre değişiklik gösterdiği, programların geliştirilmesi ve güncellenmesinde belirli bir sistem izlenmediği, program geliştirme ilkelerinin çoğunlukla gözetilmediği ancak en fazla 1926 Programında program geliştirme ilkelerine yer verildiği, programlarda program geliştirme ekibinde görev alan kişilere 2004 Programı dışında yer verilmediği, program geliştirme modellerinin bu programlarda uygulanmadığı ancak Millî Eğitim Bakanlığı'nın geliştirdiği program geliştirme modelinin uygulandığı sonuçlarına ulaşılmıştır. Anahtar sözcükler: program geliştirme, eğitim programları, program tarihçesi, fen bilimleri dersi öğretim programı
Paydaş görüşlerine göre ilkokul dördüncü sınıf çocuklar için felsefe dersi öğretim programının özellikleri
Çocuklar için felsefe bir çocuk kitabı, resim, şiir ya da bir başka uyarıcıdan yola çıkarak bir uygulayıcı eşliğinde gerçekleşir. Bir yöntem, yaklaşım hatta bir ders olarak ele alınabilir. Bu araştırmada ise çocuklar için felsefe, bir ders olarak incelenmektedir. Araştırmada ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerine yönelik hazırlanacak olan bir çocuklar için felsefe dersi öğretim programının özelliklerini ortaya koymak amaçlanmıştır. Bu doğrultuda nitel araştırma yöntemi benimsenmiş olup araştırma durum çalışması deseni ile yürütülmüştür. Veri toplama aracı olarak gözlem ve görüşme kullanılmıştır. Bu doğrultuda çocuklar için felsefe eğitmeni eğiticileri, felsefe alanı uzmanları, öğretmenler ve öğrenciler ile görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Ayrıca çocuklar için felsefe etkinliklerinin yürütüldüğü bir dördüncü sınıfta gözlem yapılmıştır. Elde edilen veriler içerik analizi tekniği ile analiz edilmiştir. Araştırmanın bulgularına göre çocuklar için felsefe dersi öğretim programının amaçları beceri, değer ve felsefi tutum başlıkları altında toplanabilir. Dersin içeriğinde ise felsefeye, felsefenin araştırma alanları ve ilişkili disiplinlerine yönelik konuların yer alabileceği; bu konuların seçiminde ve sıralanmasında bazı noktalara dikkat edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Öğrenme-öğretme sürecinde çeşitli uyarıcıların, etkinlik ve tekniklerin kullanılabileceği; uygulayıcının ise bu süreçte önemli rollere sahip olduğu görülmüştür. Son olarak ölçme ve değerlendirme sürecinde öğrencilerin değerlendirilmesi, öğrencilerin kendini değerlendirmesi ve öğrencilerin dersi değerlendirmesi olmak üzere üç tema ortaya çıkmıştır. Ayrıca süreç değerlendirmenin esas alınması gerektiği, sürecin çeşitli ölçme araçları ile desteklenebileceği sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlar doğrultusunda çocuklar için felsefe dersi öğretim programı geliştirmek için eğitim alanındaki pek çok paydaşın ve alanyazının da dâhil olduğu bir ihtiyaç analizi çalışması yapılabilir.
Kapsayıcı eğitim uygulamalarının ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin matematik dersi başarısına etkisi
Bu araştırmanın amacı, İlkokul 4. Sınıf matematik dersi geometri öğrenme alanında kapsayıcı eğitim uygulamalarının öğrencilerin matematik dersi geometri başarılarına etkisini incelemek, öğretmenin ve velilerin kapsayıcı eğitime yönelik görüşlerini belirlemektir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden yarı deneysel desen kullanılmıştır. Nicel verileri desteklemek amacıyla deney grubunun öğretmen ve velileri ile görüşme yapılmıştır. Araştırma örneklemini, 2021-2022 eğitim-öğretim yılının 2. döneminde Hatay İlindeki bir devlet ilkokulunun dördüncü sınıfındaki iki şubede bulunan 40 öğrenci oluşturmuştur. Araştırma, deney ve kontrol grubunda hazırlık çalışmaları (4 hafta) ve deneysel işlemler (5 hafta) olmak üzere toplam 9 hafta ve 25 ders saati olarak uygulanmıştır. Araştırmanın sonucuna göre deney grubu ile kontrol grubundaki öğrencilerin matematik dersi başarıları açısından deney grubu lehine anlamlı fark olduğu bulunmuştur. Deney grubu lehine oluşan anlamlı farkın, kapsayıcı eğitim etkinliklerinden kaynaklandığı tespit edilmiş olup veli ve öğretmen görüşleriyle de elde edilen sonuç desteklenmiştir.
Matematik öğretiminde Montessori temelli öğrenme yaklaşımının matematik yeteneğine ve yaratıcı düşünmeye etkisi
Bu araştırma, Matematik dersinde Montessori temelli öğretim modelinin çocukların matematik yeteneğine ve yaratıcı düşünmelerine etkisini araştırmak amacıyla yapılmıştır. Araştırma nicel verilerin nitel veri ile desteklendiği karma araştırma modeli olan açımlayıcı sıralı desene göre yürütülmüştür. Araştırmanın çalışma grubunu 2020-2021 öğretim yılında Rize ili Fındıklı ilçesine bağlı bir ilkokulda öğrenim gören 43 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri Aslan'ın (2001) Türkçeye uyarlayıp geçerlilik ve güvenirlik çalışmalarını yaptığı "Torrance Yaratıcı Düşünce Testi", Erdoğan'ın (2006) Türkçe'ye çevirip geçerlik ve güvenirliğini hesapladığı "Erken Matematik Yeteneği Testi (TEMA-3)" ve araştırmacı tarafından hazırlanan "Öğrenci yarı yapılandırılmış görüşme formu" ile elde edilmiştir. Araştırmada elde edilen verilerin çözümlenmesinde Mann Whitney U Testi, Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi, Spearman korelasyon analizi için IBM-SPSS 23 ve içerik analizi için Nvivo 11 programları kullanılmıştır. Çalışmanın sonucunda Montessori temelli matematik öğretim modelinin, öğrencilerin matematik yetenekleri ve yaratıcı düşünme becerilerine anlamlı pozitif etkisi olduğu bulunmuştur. Montessori temelli matematik öğretim programı sonrası matematik yetenekleri ve yaratıcı düşünme becerileri arasında ilişki olduğu görülmüştür. Öğrenciler, Montessori temelli uygulamanın özgür hareket ortamına, bireysel tercihe olanak tanımasına, iş birliğini ve bireysel çalışmayı desteklemesine yönelik olumlu görüşler paylaşmıştır. Anahtar sözcükler: Matematik, İlkokul, Montessori, Yaratıcı Düşünme Becerisi, Matematik yeteneği.
Özel yetenekli öğrencilerin destek eğitiminde yürütülen çocuklar için felsefe etkinliklerine yönelik deneyimleri
Araştırmada özel yetenekli öğrencilerin destek eğitim odasında yürütülen çocuklar için felsefe etkinliklerine yönelik görüş ve deneyimlerini incelemek amaçlanmıştır. Araştırma nitel araştırma yöntemi desenlerinden, durum çalışması deseni ile yürütülmüştür. Araştırmanın katılımcılarını Ankara ili Yenimahalle ilçesinde bir devlet ilkokulunda eğitim gören, 4.sınıf düzeyinde özel yetenekli üç öğrenci oluşturmuştur. Katılımcılara sekiz hafta boyunca, haftada iki ders saati olmak üzere toplam 16 ders saati çocuklar için felsefe etkinlikleri uygulanmıştır. Araştırma verileri gözlem, görüşme ve doküman analizi teknikleri ile toplanmış, içerik analizi tekniği ile analiz edilmiştir. Araştırma bulguları; özel yetenekli öğrencilerin, çocuklar için felsefe etkinliklerinde düşünmeyi ve düşüncelerini ifade etmeyi zorlayıcı bulduklarını; etkinliklerin öğrencileri düşüncelerini ifade etmeye, düşüncelerinde değişiklik yapmaya, farklı bakış açılarını öğrenmeye ve üst düzey düşünmeye yönelttiğini göstermiştir. Özel yetenekli öğrencilerin destek eğitim odası çalışmalarına katıldıklarında, genel eğitim sınıfındaki sevdikleri ders ve etkinlikleri kaçırdıkları için sıkıntı yaşadıkları görülmüştür. Araştırmada ayrıca çocuklar için felsefe etkinliklerinin öğrencilerin okuduğunu anlama ve matematik problemi çözme becerilerine, kelime dağarcıklarının artmasına katkı sağladığı ortaya çıkmıştır.
İlkokul müdürlerinin öğretimsel liderlik davranışları ve öğretmenlerin iş doyumu
Bu çalışma okul müdürlerinin sergiledikleri öğretimsel liderlik davranış düzeylerini belirlemek ve öğretmenlerin iş doyumu üzerindeki etkilerini saptayabilmek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın çalışma evreni 2021/2022 eğitim öğretim yılında Ankara ili merkez ilçelerindeki özel ve devlet ilkokullarında görev yapan 18,538 öğretmenden oluşmaktadır. Örneklem grubunda basit tesadüfi yöntemle belirlenmiş 483 öğretmen yer almaktadır. Çalışmada okul müdürlerinin öğretimsel liderlik davranışlarını ölçmek için Tanrıöğen'in geliştirdiği, 'Öğretimsel Liderlik Envanteri'nden, öğretmen iş doyumu düzeyinin belirlenebilmesi için de Şahin'in geliştirdiği 'İş Doyumu Ölçeği'nden yararlanılmıştır. Toplanan verilerinin analizinde aritmetik ortalama, standart sapma, Mann-Whitney U ve Kruskal-Wallis H testleri ile Spearman korelasyon analizi ve regresyon analizlerine başvurulmuştur. Araştırma sonuçlarına göre, öğretmenler okul müdürlerinin öğretimsel liderlik davranışlarını genellikle sergilediklerine ilişkin algıya sahiptirler. Sınıf öğretmenleri ile branş öğretmenlerinin müdürlerinin gösterdikleri öğretimsel liderlik davranışlarına ilişkin algı düzeyleri branş öğretmenleri lehine istatistiksel olarak anlamlı biçimde farklıdır. Benzer biçimde; öğretmenlerin kendilerine ilişkin iş doyumu algı düzeyleri düşük, branş öğretmenlerinin iş doyumu algısı sınıf öğretmenlerinin algısından anlamlı biçimde yüksektir. Diğer yandan, öğretmenlerin müdürlerinin gösterdikleri öğretimsel liderlik davranışlarına ilişkin algıları ile kendi iş doyum düzeyi algıları arasında düşük düzeyde, istatiksel açıdan anlamlı bir ilişki vardır. Sınıf öğretmenlerinin müdürlerinin gösterdiği öğretimsel davranış düzeyi konusundaki düşük algı düzeylerinin yükseltilebilmesi amacıyla müdürlerle öğretmenler arasındaki iletişimin geliştirilmesi için daha çok fırsatlar yaratılabileceği, öğretmenlerin müdürlerinin öğretimsel davranışlarına ilişkin algı düzeyleri ile iş doyum düzeyleri arasındaki düşük düzeydeki ilişkinin yükseltilebilmesi için de hem öğretmenlere hem de müdürlere yönelik hizmet-içi eğitim etkinliklerinin düzenlenebileceği önerilmiştir.
Kapsayıcı ortamlarda kültüre duyarlı öğretim etkinliklerinin etkinlik kuramı ve yükleme kuramı perspektifiyle incelenmesi
Bu tezin temel amacı, ilkokul 4. sınıf öğretmenlerinin kapsayıcı kültüre duyarlı pedagojiyi öğretim ortamlarıyla bütünleştirme süreçlerini "Etkinlik Kuramı" ve "Yükleme Kuramı" perspektifinden inceleyerek kapsayıcı pedagojinin öğretimsel süreçlerde etkili bir şekilde kullanılmasını etkileyen faktörleri ortaya çıkarmaktır. Çalışma, amaçlı örnekleme tekniği kullanılarak bir devlet okulundan seçilen üç sınıf öğretmeni ile yürütülmüştür. Tezin çalışma grubunu, 2021-2022 eğitim öğretim yılının bahar döneminde Ankara'nın Altındağ ilçesindeki bir okulda görev yapan ve sınıfında zorunlu göç mağduru çocuklar bulunan ilkokul dördüncü sınıf öğretmenleri oluşturmaktadır. Çalışmanın veri toplama araçları ve kapsayıcı kültüre duyarlı öğretim etkinlikleri uzman görüşleri alınarak araştırmacı tarafından hazırlanmıştır. Çalışma durum çalışması deseninde tasarlanmış olup veri toplama sürecinde gözlem formları, görüşme formları ve saha notlarından yararlanılmıştır. Çalışmada veri toplama ve veri analizi süreci eşzamanlı yürütülmüş olup betimsel analiz ve içerik analizi yöntemi, sürekli karşılaştırmalı metot ile birlikte kullanılmıştır. Çalışma sonucunda, sınıf öğretmenleri tarafından kapsayıcı kültüre duyarlı öğretim etkinlikleri işe koşulduğunda ortaya çıkan eylem ve işlemlerin öğretimsel boyutta ne gibi yansımalarının olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca çalışmada Etkinlik Kuramı ve Yükleme Kuramı perspektifi dikkate alınarak öğretmenlerin kapsayıcı kültüre duyarlı öğretim etkinliklerini uygulama süreçlerinde iyileştirilmesi gereken yönlerin açığa çıkarılmasına ve kapsayıcı öğretimin öğretmenlerdeki karşılığının ne olduğunun keşfedilmesine yönelik sonuçlara yer verilmiştir. Bu sonuçlar doğrultusunda kapsayıcı pedagojinin sahadaki öğretmenler tarafından etkili ve verimli kullanılmasına yönelik öneriler sunulmuştur.
Taşımalı ve birleştirilmiş sınıf uygulaması yapan ilkokullarda akran zorbalığı
Bu araştırmanın temel amacı, birleştirilmiş sınıf uygulaması yapan ilkokullara devam eden öğrencilerin ve taşımalı ilkokullara devam eden öğrencilerin akran zorbalığına ilişkin deneyimlerini ve düşüncelerini incelemektir. Nitel araştırma yaklaşımına uygun olarak yürütülen bu araştırmada temel nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırma verileri katılımcılarla gerçekleştirilen yarı yapılandırılmış görüşmelerden elde edilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu; Tokat ilindeki birleştirilmiş sınıflar ve taşımalı ilkokullarda eğitim alan öğrenciler oluşturmuştur. Maksimum çeşitlilik örnekleme yöntemi kullanılarak oluşturulan çalışma grubunu birleştirilmiş sınıf uygulaması yapan üç köy ilkokuldan 19 öğrenci ve üç taşımalı ilkokuldan katılan 12 öğrenci oluşturmuştur. Araştırma bulguları birleştirilmiş sınıf uygulaması yapan ilkokullardaki akran zorbalığının oldukça nadir görünen bir durum olduğunu ortaya koymaktadır. Taşımalı ilkokullara devam eden öğrenciler ise akran zorbalığına daha fazla maruz kaldıklarını, öğrencilerin okul yolunda başlayan zorbalığa maruz kalma durumunun okuldan eve dönene kadar devam ettiğini ifade etmişlerdir. Verilerin toplanması sürecinde birleştirilmiş sınıf öğrencilerinin, ortalama yarım saatlik görüşmede kendilerini etkili bir şekilde ifade etmeleri dikkat çekici bulunmuştur. Taşımalı ilkokullara devam eden öğrenciler ise görüşme esnasında daha içe kapanık, çekingen ve ürkek tavırlar sergilemişlerdir. Köylerde yaşayan küçük çocukların ailelerinin yanından alınarak, her gün belirli bir mesafe yol katettikten sonra okula gelip eğitim almaları, yabancı bir ortama çok küçük yaşta girmeleri; evlerinin yakınındaki okula giden öğrencilere göre zorlandıkları bir durumdur. Taşımalı ilkokullara devam eden öğrenciler akranları tarafından okul bahçesinde, sınıfta ve yemekhanede zorbalığa maruz bırakılmaktadır. Oyunlara alınmama, dışlanma, aşağılanma, ötekileştirilme gibi köylü kentli sınıfsal ayrımını yaşayan taşımalı gelen öğrenciler kendi köylerinde okula gitmek istemektedir. Kendilerini geldikleri taşıma merkezi okulda yabancı ve ayrıştırılmış hissetmektedirler. Anahtar sözcükler: akran zorbalığı, birleştirilmiş sınıf, taşımalı ilkokul, taşımalı eğitim, zorbalık, ilkokul.
İlkokul (3. ve 4. sınıf) ortaokul (5., 6., 7. ve 8. sınıf) fen bilimleri ders kitaplarının soruşturma (araştırma-sorgulama)temelli öğretim (STÖ) açısından incelenmesi
Bu çalışmada 2019-2021 eğitim-öğretim yılları arasında 2018 Fen Bilimleri Dersi Öğretim Programı'na göre hazırlanan Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu tarafından onaylanan ilkokul (3. ve 4. Sınıf) ve ortaokul (5., 6., 7. ve 8. Sınıf) Fen Bilimleri ders kitaplarının, Fen Bilimleri Dersi Öğretim Programı'nın temelini oluşturan soruşturma (araştırma-sorgulama) temelli öğretim (STÖ) yaklaşımı yönünden incelenmesi yapılmıştır. Bu çerçevede 2019-2021 yılları arasında Talim ve Terbiye Kurulu tarafından onaylanan Fen Bilimleri ders kitapları toplanarak, incelenmiş öğretim programında önerilen bir yaklaşım olan soruşturma (araştırma-sorgulama) temelli öğretim (STÖ) yaklaşımına göre uygun olup olmadığı analiz edilmiştir. Araştırma nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi yöntemi ile yürütülmüştür. Verilerin analizinde ise betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Kitapların incelenmesi için STÖ'ye uygun temalar belirlenmiş, Bayram (2020) tarafından belirlenen soruşturma temelli öğretim tasarlama kuralları çerçevesinde ölçütler oluşturulmuştur. Belirlenen ölçütler ile ilkokul ve ortaokulda toplamda 10 adet Fen Bilimleri ders kitapları ayrıntılı bir şekilde analiz edilmiştir. Analizler sonucunda, ilkokul 3. ve 4. Sınıf ve ortaokul 5., 6., 7. ve 8. Sınıf Fen Bilimleri ders kitaplarının soruşturma (araştırma-sorgulama) temelli öğretim (STÖ) anlayışı içermediği, verilen etkinliklerin araştırma sorusu, tahmin, araştırma süreci, bulguları paylaşma gibi STÖ aşamaları içermediği için ilkokul 3. ve 4. Sınıf ve ortaokul 5., 6., 7. ve 8. Sınıf Fen Bilimleri ders kitaplarının soruşturma temelli öğretime uygun olmadığı sonucuna varılmıştır.
Problem çözme yaklaşımıyla gerçekleştirilen matematik uygulamalarının 4. sınıf öğrencilerinin problem çözme becerilerine etkisi
Bu araştırma, problem çözme yaklaşımıyla gerçekleştirilen matematik öğretim uygulamalarının, ilkokul 4.sınıf öğrencilerinin problem çözme becerilerine etkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışma, ön test ve son test kontrol gruplu yarı deneysel desen olarak modellenmiştir. Araştırma, 2021-2022 eğitim yılının bahar döneminde Ankara ili Polatlı ilçesindeki bir ilkokulda, 4. sınıfa devam eden deney grubunda 51 öğrenci ve kontrol grubunda 43 öğrenci olacak şekilde toplam 94 öğrenci ile yürütülmüştür. Araştırma sürecinde, ele alınan problem ve problem çözme becerisi tanımları doğrultusunda 4. sınıf öğrencilerinin problem çözme becerilerini ölçme amaçlı bir problem çözme beceri testi geliştirilmiştir. Geliştirilen testin pilot uygulaması bir devlet okulunda yapılmış olup ulaşılan veriler doğrultusunda SPSS 25.0 ve Lisrel 8.71 paket programları kullanılarak testin güvenirlik ve geçerlilik çalışmaları yürütülmüştür. Geçerli ve güvenilir olduğu ortaya konan bu test araştırma sürecinde deney ve kontrol gruplarına ön ve son test olarak uygulanmıştır. Çalışmada, deney grubu problem çözme yaklaşımıyla gerçekleştirilen öğretim sürecinin uygulandığı grup, kontrol grubu ise uygulanagelen öğretim sürecinin uygulandığı grup olarak belirlenmiştir. Problem çözme yaklaşımıyla gerçekleştirilen öğretim süreci kapsamında araştırmacı tarafından ders planları tasarlanmış ve hazırlanmıştır. Bu ders planlarının içeriklerine yönelik uzman görüşleri alınmış ve düzenlemeler yapılmıştır. Sonrasında ders planları deney gruplarında uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen bulgu ve sonuçlar doğrultusunda, ilkokul 4.sınıfta problem çözme yaklaşımıyla gerçekleştirilen matematik öğretim uygulamalarının öğrencilerin problem çözme becerilerine etkisinin olduğu, hatta ilkokul 4.sınıf öğrencilerinin problem çözme beceri düzeylerinde bir gelişim sağladığı sonucuna ulaşılmıştır.
Meslekte yeni olan ilkokul öğretmenlerinin sınıfta düzeni yeniden sağlamaya ilişkin uygulamaları
Bu araştırmada meslekte yeni olan ilkokul öğretmenlerinin sınıf yönetiminin düzeni yeniden sağlama boyutuna ilişkin deneyimlerini ve uygulamalarını betimlemek amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda amaçlı örnekleme çerçevesinde ölçüt örneklem türü kullanılarak 2016-2017 eğitim öğretim yılında Muş ili merkezinde bulunan bir ilkokulda görev yapan üç yıl ya da daha az deneyime sahip dokuz ilkokul öğretmenine ulaşılmıştır. Araştırmada nitel araştırma yaklaşımı kullanılmış ve nitel araştırma türlerinden olgubilim (fenomenoloji) deseninden yararlanılmıştır. Veriler yüz yüze görüşmeler ve gözlemler yoluyla toplanmıştır. Verilerin toplanmasında araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Gözlem sürecinde ise katılımcılar, araştırmacı tarafından katılımcı olmayan gözlemci rolüyle sınıf ortamlarında gözlemlenmiş ve gözlem formuna notlar alınmıştır. Araştırmadan elde edilen verilerin analizinde içerik analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda öğretmenlerin fiziksel ve öğretimsel düzen görüşlerinin yeterli olmadığı sonucuna varılmıştır. Ayrıca her öğretmenin sınıfında istenmeyen davranışların sıklıkla görüldüğü ortaya çıkmıştır. Öğretmenlerin düzeni yeniden sağlamaya yönelik en çok "aile ile iletişim kurma", en az "soru sorma, bireysel görüşme, farklı etkinlik yaptırma, rehberlik servisine yönlendirme, kuralları hatırlatma" gibi uygulamalarda bulundukları belirlenmiştir. Araştırmada öne çıkan sonuçlardan biri, fiziksel cezaların öğretmenler tarafından kullanılmadığının görülmüş olmasıdır. Sınıf öğretmenlerinin görüşleri doğrultusunda düzeni yeniden sağlamaya yönelik uygulamalarının belirlenmesinde "meslekte geçirilen toplam süre/mesleki deneyimin" etkili olduğu sonucuna varılmıştır.
5. ve 6. sınıf öğrencilerinin kazanım değerlendirme uygulaması sonuçlarının bilişsel alanlar açısından karşılaştırılması
Bu çalışmanın konusunu uygulamayı hazırlayan A eğitim şirketi ile anlaşmalı olan özel okullarda 2017 ve 2018 yıllarında uygulanmış olan 4 tane Kazanım Değerlendirme Uygulaması (KDU)'nın hepsine katılım sağlamış olan aynı 5 ve 6. sınıf düzeyindeki öğrencilerin, çoktan seçmeli sorulara ait sonuçlarının bilişsel alanlar bazında incelenmesi oluşturacaktır. Bu çalışma nicel bir araştırma olup tarama araştırması özelliklerini taşımaktadır. Ocak KDU ve Mayıs KDU olmak üzere yılda iki kez, ortaokul öğrencilerinin bilgi ve beceri düzeylerinin bilişsel süreçler çerçevesinde değerlendirilmesi amacıyla gerçekleştirilen bir uygulama olan KDU'ya ait soruların bilişsel alanları; bilme, uygulama ve akıl yürütmedir. KDU'ya ait soruların öğrenme alanları ise sınıf seviyesine ve sınavın kapsamına göre değişmektedir. KDU sınavındaki soruların öğrenme alanları ortaokul matematik dersi öğretim programında belirtilen şekilde sayılar ve işlemler, cebir, geometri ve ölçme, veri işleme ve olasılık ile sınırlıdır. Araştırmanın verilerini belirtilen yıllardaki uygulamalara katılan aynı 440 öğrencinin KDU sonuçları oluşturmaktadır. Öğrencilerin sonuçlarının incelenmesi ile bilme, uygulama ve akıl yürütme bilişsel alanından soruların puanlarının ortalamalarının bilişsel alana göre farklılık gösterip göstermediği yorumlanmıştır. Bununla birlikte bilme, uygulama ve akıl yürütme sorularının puanlarının ortalamalarının beşinci ve altıncı sınıf seviyesinde farklılık gösterip göstermediği analiz edilerek yorumlanmıştır.
İlk ve ortaokul öğretmen ve yöneticilerinin epistemolojik inançları ile problem çözme becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Öğretmenler, bireyin kimliğinde yeni nesilleri yetiştiren; topluma yön veren insanlar olduklarından; çalışmamızda ilkokul ve ortaokul öğretmen ve yöneticilerinin sahip oldukları epistemolojik inançlar ile karşılaştıkları problemleri çözme yaklaşımları arasındaki ilişki araştırılmıştır. Tarama yönteminin kullanıldığı bu araştırmada, 2012-2013 Eğitim Öğretim yılında İstanbul Anadolu Yakasında, devlet okullarında görev yapan toplam 300 ilkokul ve ortaokul öğretmen ve yöneticilerine iki adet ölçek ile birlikte demografik bilgi formu uygulanmıştır. Verilerin toplanması için uygulanan ölçeklerden biri Shommer'in 1990 yılında, epistemolojik inançları ölçmek için geliştirdiği ve Deniz Deryakulu ile Şener Büyüköztürk'ün 2002 yılında Türkiye'ye uyarladığı "Epistemolojik İnanç Ölçeği" (EİÖ); ikincisi Heppner ve Peterson'ın 1982 yılında problem çözme becerilerini ölçmek için geliştirdikleri ve Şahin, Şahin ve Heppner tarafından Türkiye'ye uyarlanan "Problem Çözme Envanteri" (PÇE)'dir. Veriler SPSS15.0 paket programı kullanılarak değerlendirilmiştir. EİÖ ve PÇE'nin alt ölçekleri arasındaki korelasyona bakılmış; her iki ankete yönelik betimsel istatistikler, cinsiyete ve görev türlerine göre bağımsız t-testi, yaş, mesleki deneyim yılı ve branşa göre ANOVA Analizi, epistemolojik inançların problem çözme becerileri üzerine etkisini belirlemek amacıyla regresyon analizi yapılmıştır. Araştırma sonuçları, epistemolojik (bilgibilimsel) inançların problem çözme becerileri üzerinde anlamlı farklılaşmalara neden olduğunu ortaya koymaktadır. "Gelişmiş/olgunlaşmış epistemolojik inançlar" ile "problem çözme becerileri algısı" arasında anlamlı ve pozitif ilişki saptanmış; epistemolojik inançları gelişmiş/olgunlaşmış bireylerin, problem çözme becerilerinin de gelişmiş olduğu görülmüştür.
İlk ve ortaokul yöneticilerinin stres kaynaklarının ve stres yönetimi stillerinin incelenmesi
Bu çalışma, eğitim öğretim süreci içerisinde bulunan ilk ve ortaokul yöneticilerinin iş ortamlarındaki stres kaynaklarından hangi düzeyde etkilendiklerini, stres belirtilerinin düzeyinin ne olduğunu ve çalışma performanslarını ne derecede etkilediğini, stresle başa çıkma yöntemlerini hangi düzeyde kullandıklarını ortaya çıkartarak stres yönetiminde yapılabilecekler hakkında genel bilgiler vermek amacıyla yapılmıştır. Araştırmada tarama modeli kullanılmış, mevcut literatür taraması yapılarak konu hakkında genel bir çerçeve çizilmiştir. Nicel bir araştırma olan bu çalışmada veriler, ölçek uygulaması ile toplanmıştır. Araştırmada verileri toplamak için; Pehlivan (1995)?in geliştirdiği ?Eğitim Yönetiminde Stres Kaynakları ve Stres Yönetimi Ölçeği ? kullanılmıştır. Bu araştırmanın evrenini, 2012-2013 Eğitim-Öğretim yılında İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü?ne bağlı bulunan ilk ve orta öğretim okullarında görev yapmakta olan okul yöneticileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini İstanbul İli Beyoğlu İlçesi?ne bağlı bulunan ilk ve orta dereceli okullarda görev yapmakta olan bütün yöneticiler (42 okul müdürü,15 müdür başyardımcısı ve 80 müdür yardımcısı olmak üzere toplam 137 yönetici) oluşturmaktadır. Bütün okul yöneticilerine internet üzerinden ya da yüz yüze görüşülerek ulaşılmış, gönüllülük esasına dayanarak 103 okul yöneticisine ölçek uygulanmıştır. Verilerin çözümlenmesinde betimsel istatistikî teknikler kullanılmıştır. Sorulara verilen yanıtların frekans, yüzde, ortalama ve standart sapmaları hesaplanmıştır. Verilerin çözümlenmesi IBM SPSS 20.0 paket programından yararlanılarak yapılmıştır. Çözümleme sonucunda elde edilen bulgular, araştırmanın amacına uygun olarak tablolara dönüştürülerek yorumlanmıştır. Elde edilen bulgulara göre ücretin yetersizliği, çalışmaların karşılığını alamama, yetkilerin yetersiz olması, çalışma ortamının gürültülü olması ve çalışma saatlerinin uzunluğu okul yöneticilerinin stres kaynağı olarak belirlenmiş, en sık karşılaşılan stres belirtilerinin ise uykusuzluk, gerginlik ve yorgunluk olduğu görülmüştür. Araştırma sonuçlarına göre yöneticilerde stresin performansa etkisinin yüksek derecede olmadığı tespit edilmiştir. Okul yöneticilerinin en çok kullandığı stresle başa çıkma yönteminin olay ve durumun üstüne gitmek olduğu, diğer yöntemleri kullanma oranlarının çok düşük olduğu sonuçlarına varılmıştır. Anahtar kelimeler: Stres, Örgütsel Stres, Stresör, Yönetici, Kişilik