Class teachers

685 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

İlkokullarda değerler eğitiminde etkili olan faktörlere ilişkin sınıf öğretmenlerinin görüşlerinin değerlendirilmesi

Özet: Bu araştırmanın amacı ilkokullarda değerler eğitiminde etkili olan faktörlere ilişkin sınıf öğretmenlerinin görüşlerinin değerlendirilmesidir. Araştırma betimsel tarama modelinde nicel ve nitel yöntemlerin birlikte kullanıldığı karma yöntemle gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın nicel boyuttaki örneklemini 2015- 2016 eğitim öğretim yılında Batman ili merkez ilkokullarda görev yapan 606 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Nitel boyutun çalışma grubunu ise araştırma kapsamında görüşme yapılan 25 öğretmen oluşturmaktadır. Nicel verileri elde etmek için araştırmacı tarafından geliştirilen ilkokullarda değerler eğitiminde etkili olan faktörlere ilişkin ölçek, nitel verileri toplamak için yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Elde edilen nicel verilerin analizinde ortalama, frekans, yüzde ve standart sapma değerleri; normallik testi için Kolmogorov –Smirnov testi, ikili gruplar için Mann-Whitney U testi, ikiden fazla gruplar için Kruskall Wallis- H testi; nitel verilerin çözümlenmesinde ise betimsel analiz tekniği kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 22.0 (Statistical Package for the Social Science) programı kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda elde edilen sonuçlar şunlardır: Öğretmenler ölçeğin geneline katılıyorum düzeyinde görüş belirtmişlerdir. Öğretmen görüşleri arasında cinsiyet, derslerini yürüttükleri sınıf düzeyi, değerler eğitimiyle ilgili hizmet içi eğitim, seminer veya kurs alıp almama durumu, sınıfta değerler eğitimi köşesi veya panosu bulunup bulunmama durumu değişkenleri açısından anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Ancak meslekteki deneyim değişkeni açısından 1-5 yıl arası görev yapan öğretmenlerin lehine, mezuniyet alanı değişkenine göre ise eğitim fakültesi mezunları lehine anlamlı farklılık bulunmuştur. Araştırmanın nitel boyutunda şu sonuca ulaşılmıştır: Öğretmenler değerler eğitiminde aile, öğretmen, örtük program, sosyal çevre ve kitle iletişim araçlarını önemli birer faktör olarak görmektedirler

DeğerlerDeğerler eğitimiKruskal-Wallis testi+5
Ebumüslüm Aksoy
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin tükenmişlik düzeyleri ile örgütsel bağlılıkları arasındaki ilişki

Bu araştırma, sınıf öğretmenlerinin tükenmişlik düzeyleri ile örgütsel bağlılıkları arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla ilişkisel desende yapılandırılmış bir araştırmadır. Araştırmanın evreni 2018-2019 Eğitim-Öğretim yılında Siirt şehir merkezinde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı kamu okullarında görev yapan 526 sınıf öğretmeninden oluşmaktadır. Araştırmada örneklem alma yoluna gidilmemiş bütün okullara ulaşılarak 369 sınıf öğretmeninin oluşturduğu çalışma grubu ile araştırma sürdürülmüştür. Araştırmada İnce ve Şahin (2015) tarafından uyarlanan "Maslach Tükenmişlik Envanteri" ve Dağlı ve diğerleri (2018) tarafından uyarlanan " Örgütsel Bağlılık Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmada verilerin normallik dağılımını belirlemek için basıklık, çarpıklık, ortalama ve medyan değerleri incelenmiş, verilerin normallik ölçütlerini karşıladığı sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma kapsamında toplanan verilerin analizinde SPSS paket programından yararlanılmıştır. Araştırma dahilinde güvenirlik analizi, frekans tabloları, bağımsız örneklem t-testi, ANOVA, korelasyon ve regresyon analizleri uygulanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; sınıf öğretmenlerinin düşük düzeyde tükenmişlik ve orta düzeyde örgütsel bağlılık yaşadıkları anlaşılmıştır. Fark analizi sonuçlarına göre; sınıf öğretmenlerinin genel tükenmişlik ve alt boyutlarında yaş, cinsiyet, medeni durum, hizmet yılı ve sınıf mevcuduna göre anlamlı fark görülmemiştir. Öğretmenlerin genel bağlılık ve alt boyutlarında ise cinsiyet ve hizmet yılına göre anlamlı fark görülmüştür. Ayrıca sınıf öğretmenlerin genel tükenmişlik düzeyleri ve genel bağlılık düzeyleri arasında negatif yönlü orta düzeyde bir ilişki olduğu belirlenmiştir.

Sınıf öğretmenleriTükenmişlikTükenmişlik düzeyi+2
Ahmet Acar
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

COVID-19 salgını sürecinde sınıf öğretmenlerinin ilk okuma yazma öğretiminde karşılaştığı sorunlar

Bu tezin temel amacı Covid-19 salgını sürecinde sınıf öğretmenlerinin ilk okuma yazma öğretiminde karşılaştığı sorunları ortaya çıkartmaktır. Araştırmada olgu bilim deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu, 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Şanlıurfa ili Eyyübiye ilçesinde bulunan resmi kurumlarda görev yapan sınıf öğretmenlerinden oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Görüşme formundan elde edilen veriler içerik analizine tabi tutulmuştur. Araştırma sonucunda öğretmenlerin teknolojik kaynaklı engellerden donanım eksikliği nedeniyle ilk okuma yazma öğretiminde sorunlar yaşadığı tespit edilmiştir. Öğretmenler uzaktan eğitim sürecinde ses temelli cümle yöntemiyle ilk okuma yazma öğretimi yaparken sesten anlamlı heceler, kelimeler ve cümleler oluşturma basamağında öğrencilerin en fazla hecelerden kelime oluştururken zorlandıklarını belirtmişlerdir. Ayrıca öğrencilerin derse devamının sağlanması için öncelikli olarak donanım eksikliklerinin giderilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

COVID 19Okuma-yazma öğretimiPandemiler+4
Şeyma Işıkdoğan
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin ve öğretmen adaylarının astronomi konusundaki kavramsal anlamalarının belirlenmesi

Bu araştırmada sınıf öğretmenlerinin ve sınıf öğretmeni adaylarının temel astronomi konularında kavramsal anlamalarının saptanması amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda betimsel tarama modelinde nicel bir araştırma gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak iki aşamalı sorulardan oluşan Astronomi Kavram Testi kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcılarını Ankara ilinin merkezinde yer alan sınıf öğretmenleri ile Hacettepe Üniversitesi ve Gazi Üniversitesinde öğrenim gören sınıf öğretmeni adayları oluşturmuştur. Araştırmadan elde edilen verilerin analizinde betimsel istatistik, bağımsız gruplar t-testi, tek yönlü varyans analizi ve korelasyon analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda sınıf öğretmenlerinin Astronomi Kavram Testi'nden aldıkları toplam puanların sınıf öğretmeni adaylarınınkinden daha yüksek olduğu görülmüştür. Sınıf öğretmenlerinin astronomi konularındaki kavramsal anlamalarının okutulan sınıf seviyesi, cinsiyet, mesleki kıdem, mezun olunan kurum, öğrenim durumu, baba öğrenim durumu ve anne öğrenim durumu değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık göstermediği tespit edilmiştir. Sınıf öğretmeni adaylarının astronomi konularındaki kavramsal anlamaları baba öğrenim durumu ve anne öğrenim durumu değişkenlerine göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık göstermezken; sınıf seviyesi ve cinsiyet değişkenlerine göre anlamlı farklılık göstermektedir. Ayrıca sınıf öğretmeni adaylarının kavramsal anlamaları ile akademik not ortalamaları arasında anlamlı bir ilişki olmadığı görülmüştür. Araştırma sonuçları sınıf öğretmenlerinin ve sınıf öğretmeni adaylarının astronomi konularında çeşitli kavram yanılgılarına sahip oldukları yönündedir.

Aday öğretmenlerAstronomiKavram yanılgısı+3
Ömer Faruk Çevik
Hacettepe University
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul müdürlerinin öğretimsel liderlik davranışları ve öğretmenlerin iş doyumu

Bu çalışma okul müdürlerinin sergiledikleri öğretimsel liderlik davranış düzeylerini belirlemek ve öğretmenlerin iş doyumu üzerindeki etkilerini saptayabilmek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın çalışma evreni 2021/2022 eğitim öğretim yılında Ankara ili merkez ilçelerindeki özel ve devlet ilkokullarında görev yapan 18,538 öğretmenden oluşmaktadır. Örneklem grubunda basit tesadüfi yöntemle belirlenmiş 483 öğretmen yer almaktadır. Çalışmada okul müdürlerinin öğretimsel liderlik davranışlarını ölçmek için Tanrıöğen'in geliştirdiği, 'Öğretimsel Liderlik Envanteri'nden, öğretmen iş doyumu düzeyinin belirlenebilmesi için de Şahin'in geliştirdiği 'İş Doyumu Ölçeği'nden yararlanılmıştır. Toplanan verilerinin analizinde aritmetik ortalama, standart sapma, Mann-Whitney U ve Kruskal-Wallis H testleri ile Spearman korelasyon analizi ve regresyon analizlerine başvurulmuştur. Araştırma sonuçlarına göre, öğretmenler okul müdürlerinin öğretimsel liderlik davranışlarını genellikle sergilediklerine ilişkin algıya sahiptirler. Sınıf öğretmenleri ile branş öğretmenlerinin müdürlerinin gösterdikleri öğretimsel liderlik davranışlarına ilişkin algı düzeyleri branş öğretmenleri lehine istatistiksel olarak anlamlı biçimde farklıdır. Benzer biçimde; öğretmenlerin kendilerine ilişkin iş doyumu algı düzeyleri düşük, branş öğretmenlerinin iş doyumu algısı sınıf öğretmenlerinin algısından anlamlı biçimde yüksektir. Diğer yandan, öğretmenlerin müdürlerinin gösterdikleri öğretimsel liderlik davranışlarına ilişkin algıları ile kendi iş doyum düzeyi algıları arasında düşük düzeyde, istatiksel açıdan anlamlı bir ilişki vardır. Sınıf öğretmenlerinin müdürlerinin gösterdiği öğretimsel davranış düzeyi konusundaki düşük algı düzeylerinin yükseltilebilmesi amacıyla müdürlerle öğretmenler arasındaki iletişimin geliştirilmesi için daha çok fırsatlar yaratılabileceği, öğretmenlerin müdürlerinin öğretimsel davranışlarına ilişkin algı düzeyleri ile iş doyum düzeyleri arasındaki düşük düzeydeki ilişkinin yükseltilebilmesi için de hem öğretmenlere hem de müdürlere yönelik hizmet-içi eğitim etkinliklerinin düzenlenebileceği önerilmiştir.

Branş öğretmenleriLiderlikOkul yöneticileri+7
Handan Ege
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin kontrol düzeyleri ile ilkokul öğrencilerinin okul mutluluğu arasındaki ilişki

Bu çalışma, sınıf öğretmenlerinin kontrol düzeyleri ile ilkokul öğrencilerinin okul mutluluğu arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırma verileri; 2022-2023 eğitim ve öğretim yılında Ankara ili Etimesgut ilçesinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ilkokullarda çalışan 346 sınıf öğretmeni ve bu öğretmenlerin sınıflarında bulunan 7079 öğrenciden toplanmıştır. Nicel araştırma yaklaşımı kapsamında ilişkisel araştırma yönteminin kullanıldığı bu araştırmada sınıf öğretmenlerinin kontrol düzeyleri sınıf yönetimi kontrol düzeyi belirleme anketi ile öğrencilerin okul mutluluk düzeyi ise ilkokul çocukları için okul mutluluğu ölçeği ile belirlenmiştir. Araştırmanın sonucunda, öğretmenlerin genel olarak etkileşimci (orta düzey kontrol) yaklaşımı benimsedikleri tespit edilmiştir. Öğretmenlerin kontrol düzeyleri cinsiyete, eğitim durumuna, yaş gruplarına, okuttukları sınıf düzeylerine göre farklılık göstermemekle birlikte, erkeklerin müdahaleci yönetim yaklaşımına sahip olma oranlarının kadınlardan daha yüksek olduğu görülmüştür. Eğitim seviyesi arttıkça etkileşimci ve müdahaleci olmayan yönetim tarzının benimseme eğiliminin de arttığı sonucuna ulaşılmıştır. Genç öğretmenlerin müdahaleci ve müdahaleci olmayan yönetim yaklaşım oranlarının diğer yaş grupların bu kategorilerdeki oranlarına göre daha fazla olması da dikkate değer bir sonuçtur. Öğretmenlerin sınıf içindeki kontrol yaklaşımları ile öğrencilerin mutlu olma durumları arasında manidar bir ilişki bulunamamıştır. Bunun yanında öğretmenlerin cinsiyetleri ile öğrencilerin mutlu olma durumları arasında anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Kadın öğretmenlerin öğrencilerinin, erkek öğretmenlerin öğrencilerine göre daha mutlu olduğu görülmüştür.

Kontrol düzeyleriMutlulukOkul mutluluğu+5
Mesrure Cebecioğlu
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin maruz kaldıkları yıldırma davranışları, algıladıkları sosyal destek ve mesleki iş doyumları arasındaki ilişki

İş hayatında faal olarak çalışanları etkileyen birçok etken bulunmaktadır. Bu etkenlerden işyerinde yıldırma, iş doyumu ve algılanan sosyal destek her örgütte görev yapan bireyler üzerinde etkili olmaktadır. Okullarda görev yapan öğretmenler de zaman zaman etkileşimde bulundukları insanların kasıtlı, sistemli olumsuz davranışlarına maruz kalmaktadırlar. Okullarda yıldırmaya maruz kalan öğretmenlerin, üretkenlik ve yaratıcılık yeteneklerinin olumsuz etkilendiği, mağdur öğretmenlerin işlerine yoğunlaşamadıkları düşünülmekte ayrıca yıldırma sonrasında öğretmenler, sağlık sorunları, ekonomik ve sosyal sorunlarla karşı karşıya kalabilmektedirler. Bu araştırmada birçok araştırmaya konu olan yıldırma, sosyal destek algısı ve iş doyumu kavramları aynı çerçevede ele alınmış olup, aralarındaki ilişkinin bulunup bulunmadığı araştırmanın amacını oluşturmaktadır. Araştırma tarama modelindedir. Araştırma evrenini, 2013-2014 eğitim-öğretim yılında MEB'e bağlı ve İstanbul ilinde bulunan resmi ilkokullarda görev yapan öğretmenler oluşturmaktadır. Örneklem seçiminde Random yöntemi kullanılmıştır. İlden 30 okul seçilmiş, bu okullarda ulaşılan 580 gönüllü personele anket uygulanmıştır. Bu anketlerden 153 tanesi geçersiz olduğu için 427 tanesi kullanılmıştır. Bu araştırma için gerekli verilerin toplanması amacıyla araştırmacı, alan yazını taramış ve yabancı ülkelerde konu ile ilgili yapılan araştırmaları incelemiştir. Bu inceleme sonunda, çeşitli kaynaklardan yararlanarak anket şeklinde bir veri toplama aracı hazırlanmıştır. Araştırmada verileri toplamak için Kişisel Bilgi Formu, Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği, Mobbing Ölçeği, İş Doyum Ölçeği kullanılmıştır. Bu araştırmanın bağımsız değişkenleri yıldırma davranışları, sosyal destek algıları ve bağımlı değişkeni iş doyumudur. Uygulama alanındaki bireylerin anketlere verdiği cevaplar SPSS programı kullanılarak değerlendirilmiştir. Anketin güvenilirlik düzeyini saptamak amacıyla Cronbach's Alpha güvenilirlik ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler, araştırmanın amacı doğrultusunda çeşitli istatistik analizler (Korelâsyon, t testi, ANOVA ) kullanılarak ve konuya ilişkin uzman desteği alınarak yorumlanmıştır. Bulgular, sosyal destek ile yıldırma davranışı arasında negatif bir ilişki ortaya çıktığını göstermektedir. İş doyumu ve sosyal destek arasında pozitif anlamlı bir ilişki vardır. Öğretmenlerin iş doyumlarında sosyal destek ve yıldırmanın belirleyici rol oynadığı görülmektedir. Anahtar Kelimeler 1. Yıldırma 2. İş doyumu 3. Sosyal destek 4. Öğretmen 5. Eğitim

Algılanan sosyal destekMobbingSosyal destek+4
Özgür Sadık
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin yöneticilerin iletişim becerilerinden dolayı kazandıkları motivasyonun iş doyumuna etkisi

Bu araştırma, sınıf öğretmenlerinin yöneticilerin iletişim becerilerinden dolayı kazandıkları motivasyonun iş doyumuna etkisini vurgulamak amacıyla yazılmıştır.Okulun türü, ismi, amacı, programı ve işleyişleri küçük farklarla birbirine benzeseler de okulda çalışan personelin davranışları, ilişkileri ve iklimi bakımından birbirine benzemezler. Bunun en önemli nedenlerinden biri yöneticilerin okulu yönetirken oynadıkları rollerdir. Eğitim ve okul yönetimi uzmanları, iletişim rolünü başarılı olarak oynayan müdürlerin, okul yönetimine daha etkili olduklarını ifade etmektedir. İletişim; bireyler veya gruplar arasında bilgi, fikir, davranış gibi kavramların paylaşılmasını sağlamak amacıyla yapılan çabalar olarak tanımlanabilir. Motivasyon; güdüleme, bellirli bir amaç doğrultusunda bireyi harekete geçmesini sağlayan güçtür. Başarıya ulaşmak isteyen bir yönetici öncelikle iş görenleri örgüt amaçlarına yöneltmeyi yani onları güdülemeyi bilmelidir. İş doyumu; iş ortamını oluşturan durumlara karşı çalışanların gösterdikleri olumlu veya olumsuz duygulardır.Okul yöneticilerinin iletişim becerilerinin gelişmiş olması öğretmenlerin motivasyonunu ve iş doyumunu arttıracak ve eğitime katkı sağlayacaktır.İletişim ve eğitim bugün artık birbirinden ayrılmaz iki kavramı ifade etmektedir. Bunun temel nedeni; eğitim amaçlarını gerçekleştirmenin tek yolunun iletişim kurmaktan geçmesinden kaynaklanmaktadır. Yapılan bu çalışmayla okul yöneticisinin etkili iletişim becerilerinin, eğitim sürecinin demirbaşı olan öğretmenlerin iş motivasyonu üzerindeki etkisine vurgu yapılarak, iş doyumları üzerindeki etkisine dikkat çekmek amaçlanmıştır. Araştırmanın alt problemleri toplamda 13 maddedir. Kişisel bilgiler formundaki bilgilerden elde edilen veriler ile oluşturulmuştur. Yaş, cinsiyet, mesleki kıdem, mezun olunan eğitim kurumu, okul yöneticisi ile çalışılan süre, görev yapılan okuldaki hizmet süresi değişkenlerinden alt problemler oluşturulmuştur.Yapılan bu çalışmanın evreni, 2013-2014 eğitim öğretim yılı içerisinde, İstanbul'un Küçükçekmece ilçesinde bulunan Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı olan resmi okullarda çalışan tüm öğretmenler oluşturmaktadır. Örneklemini ise bu okullardan gönüllülük nesasına dayalı ve rastgele seçilen 200 sınıf öğretmenini kapsamaktadır.Verileri elde etmek amacıyla ise bir tane demokrafik bilgi formu ve iki tane ölçek kullanılmıştır. Uygulanan bilgi formu 6 adet sorudan oluşmaktadır. Bu sorular cinsiyet, mesleki kıdem, öğrenim durumu, hizmet süresi, okul yöneticisi ile çalışılan süre, yaş ile ilgili sorulardır. Araştırmacı, öğretmenlere yönelik motivasyon ölçeğinin geliştirilmesi sürecinde, yöneticilere yönelik belirlediği motivasyon maddelerini uzman görüşüne sunmuş ve uzmanların görüşü doğrultusunda belirlenen 20 tane motivasyon maddesinin araştırmada kullanılmasına karar verilmiştir. Kullanılan ikinci ölçek ise; Weiss, Davis, England, ve Lofquist tarafından 1967'de çalışan bireylerin iş yaşamındaki memnuniyet düzeylerini belirlemek amacıyla geliştirilen 'Minnesota İş Tatmin Ölçeği'dir. Araştırmaya katılan öğretmenlerin iş doyum ölçeğindeki puanların cinsiyet değişkenine göre anlamlı bir farklılık olup olmadığını saptamak amacıyla bağımsız grup t-testi uygulanmış ve sonucunda grupların aritmetik ortalamaları arasındaki farklılık anlamlı bulunmuştur (t=,174; p<,05). Araştırmaya katılan öğretmenlerin motivasyon ölçeği puanlarının algılanan mesleki kıdem değişkenine göre anlamlı bir farklılık olup olmadığını saptamak amacıyla tek yönlü varyans analizi(ANOVA) uygulanmış ve sonucunda grupların aritmetik ortalamaları arasındaki farklılık anlamlı bulunmuştur (F=9,197; p<,05). Ayrıca öğretmenlerin motivasyon ölçeği puanlarının yaş değişkenine göre anlamlı bir farklılıkolup olmadığını saptamak amacıyla yapılan tek yönlü varyans analizi(ANOVA) sonucunda grupların aritmetik ortalamaları arasındaki farklılık anlamlı bulunmuştur (F=9,197; p<,05).Bunun dışında; öğretmenlerin iş tatmini ölçeğinden aldıkları puanlarla motivasyon ölçeğinden aldıkları puanlar arasında anlamlı bir ilişki bulunup bulunmadığınısaptamak amacıyla Pearson analizi yapılmış ve sonucunda değişkenler arasındaki ilişki pozitif yönde anlamlı çıkmıştır (r=,53; p < ,05). Anahtar Sözcükler: İletişim, Motivasyon, İş doyumu

Eğitim yönetimiMotivasyonOkul yöneticileri+5
Sevtap Yirmibeşcik
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin öz yeterlilik inançları ve sınıf yönetimi beceri algıları arasındaki ilişki

Öğrencinin gelişimi amacıyla öğretmenin, sınıf yönetimi becerilerinin etkili olmasını araştıran, problem çözen, sorgulayan biri olmasıyla görev ve sorumluluklarını yerine getirebileceğine olan öz yeterlilik inancının da farkında olması gerekir. Araştırmanın amacı; Sınıf öğretmenlerinin öz yeterlik inançları ile sınıf yönetimi beceri algılarını belirlemeyi ve bu öz yeterlik inancı ile sınıf yönetimi beceri algısı arasındaki ilişkiyi ortaya koymayı amaçlamaktadır. Araştırmanın evreni; 2014-2015 Eğitim- öğretim yılında İstanbul ili Başakşehir ilçesinde görevli sınıf öğretmenleri, araştırmanın örneklemi ise gönüllülük esasına dayalı, rastgele seçilen 281 öğretmeni kapsamaktadır. Araştırmada sınıf öğretmenlerinin sınıf yönetimi becerileri ile öz yeterlilik inançları arasındaki ilişkiyi ölçmek için 'Sınıf Yönetimi Becerileri Ölçeği' ile 'Öğretmen Görüşleri Ölçeği' kullanılmıştır. Toplanan veriler SPSS programında analiz edilmiştir. T-testi ve tek yönlü varyans (ANOVA), Pearson analizi ile ölçek verileri değerlendirilmiştir. Analizlere baktığımızda yaş ve hizmet süresi değişkenlerinde, öğretmenlerin sınıf yönetimi ölçeklerinde anlamlı farklılık görülmüştür. Sınıf mevcudu değişkeninde öğretmenlerin öz yeterlik inançlarında anlamlı farklılık görülmüştür. Yaş değişkenine baktığımızda ise 26-30 yaş aralığındaki öğretmenler ile 35 ve üzeri yaş aralığı öğretmenleri arasında anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. 31-35 yaş aralığındaki öğretmenler ile 35 ve üzeri yaş aralığı öğretmenleri arasında anlamlı bir farklılık görülmektedir. Hizmet süresi değişkenine baktığımızda 1-5 yıl meslekteki kıdem grubu öğretmenleri ile 20 yıl ve üzeri meslekteki kıdem grubu öğretmenleri arasında anlamlı bir farklılık görülmektedir. Öğretmenlerin sınıf yönetimi becerileri ölçeğinden aldıkları puanlarla öz yeterlilik ölçeğinden aldıkları puanlar arasında pozitif yönde, düşük düzeyde anlamlı ilişki bulunmuştur. Anahtar Sözcükler : Sınıf öğretmeni, sınıf yönetimi becerileri, öz yeterlilik inancı

Eğitim yönetimiSınıf yönetimiSınıf yönetimi+6
Yasemin Bozbaş
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Zihin engelli çocuklarla çalışan ücretli zihin engelliler sınıf öğretmenlerinin yaşadıkları sorunlar(İstanbul/Avcılar İlçesi)

Bu araştırmada, zihin engelli çocuklarla çalışan ücretli zihin engelliler sınıf öğretmenlerinin yaşadıkları sorunları belirlemek amaçlanmıştır. Bu araştırma öğretmenlerin gönüllü olarak katılımıyla, nitel araştırma tekniklerinden biri olan yarı- yapılandırılmış görüşmeler kullanılarak yürütülmüştür. Araştırmaya İstanbul ilinin Avcılar ilçesinde görev yapan 16 ücretli zihin engeliler sınıf öğretmeni katılmıştır. Veriler temel düzey ve içerik analiziyle analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda ücretli olarak çalışan öğretmenlerin her hangi bir üniversitenin, her hangi bir bölümünden ön lisans veya lisan mezunu oldukları, zihin engelli çocukların eğitimine ilişkin seminer veya hizmet içi eğitim almış olma şartının aranmadığı görülmüştür. Öğretmenler zihin engelli çocukların orta veya ağır düzeyde olmalarına göre farklı özelliklere sahip olduklarını sınıflarında zihin engelli çocuklarla birlikte zihin engeli bulunan otistik ve down sendromlu çocukların da bulunduğunu belirtmişlerdir. Ayrıca, öğretmenlerin zihin engelli öğrencilere yönelik sınıf düzenlemelerini ve kullandıkları öğretim yöntemlerini öğrencinin ihtiyacına uygun biçimde yaptıkları fakat akademik beceri, soyut kavramları öğretme ve uygun olmayan davranışları düzeltmede zorlandıkları görülmüştür. Öğretmenler sınıfların yerlerinin uygun biçimde seçilmediğini, eğitim araç-gereç ve materyallerinin teminin de sıkıntılarının olduğunu belirtmişlerdir. Ailelerin çocukların eğitim sürecine katılımının yetersiz olduğu belirlenmiştir

Eğitim sorunlarıMesleki sorunlarSınıf öğretmenleri+7
Selda Kızılkaya
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin kaynaştırma eğitimi öğrencilerine yönelik tutumlarını etkileyen faktörlerin incelenmesi

Son yıllarda ülkemizde kaynaştırma eğitimi uygulamaları büyük önem kazanmaktadır. Başarılı bir kaynaştırma eğitiminde en önemli faktörler öğretmen ve özel gereksinimli öğrencisidir. Özel eğitim, bedensel ya da zihinsel çeşitli yetersizliklere sahip bireylerin farklı eğitim programı ve metotlarla tek başlarına hayatta kalmalarını sağlayacak yeterlilikleri kazanmalarını ilke edinen bir anlayıştır. Kaynaştırma eğitimi ise özel gereksinimli bireylerin yetersizliği olmayan akranlarıyla birlikte eğitim gördükleri ve etkileşim yoluyla beceri edinmelerini sağlayan, destek eğitim hizmetlerinin de sağlandığı bir özel eğitim uygulamasıdır. Kaynaştırma eğitimi uygulamalarında başarı ancak süreç içindeki anne-baba, öğretmen, okul yönetimi, rehberlik servisi, normal gelişim gösteren öğrenci ve ailelerinin üzerlerine düşen sorumluğu üstlenmelerine bağlıdır. Kaynaştırma eğitiminin yalnızca öğretmen uygulamalarından ibaret olmadığı, bir ekip işi olduğunu unutmamak gerekir. Öğretmen kuşkusuz ki tutum ve davranışlarıyla kaynaştırma eğitiminin başarısını arttıran bir etkiye sahiptir. Bu araştırmanın amacı, sınıf öğretmenlerinin kaynaştırma eğitimi öğrencilerine yönelik tutumlarını etkileyen faktörleri belirlemek ve daha etkili bir kaynaştırma eğitimi yürütülebilmesi için öneriler geliştirebilmektir. Araştırma, 2014-2015 eğitim-öğretim yılında İstanbul ili Ümraniye ilçesindeki üç resmi ilkokulda görevli 40 sınıf öğretmeninin katılımıyla yürütülmüştür. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden görüşme tekniği kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak uzman görüşü alınarak araştırmacı tarafından hazırlanan ve sınıf öğretmenlerinin demografik bilgilerine edinmeye yönelik kapalı uçlu sorulardan oluşan ''Öğretmen Bilgi Formu'' ile açık uçlu sorulardan oluşan ''Görüşme Soruları'' kullanılmıştır. Uygulama, gönüllü olarak araştırmaya destek veren sınıf öğretmenleri ile yüz yüze görüşme yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler, içerik analizi ile değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda; okul ve sınıfın fiziki şartlarının, sınıf mevcutlarının, kaynaştırma eğitimi sürecindeki tüm ilgililerin desteğinin sınıf öğretmeninin iş yükünü hafiflettiği ve motivasyonunu arttırdığı saptanmıştır. Öğrencilerin yetersizlik türlerinin sınıf öğretmenlerinin kaynaştırma eğitimine yönelik tutum geliştirmelerinde etkili olduğu bir diğer araştırma sonucudur. Ayrıca, konu hakkında bilgi sahibi olan sınıf öğretmenlerinin, olmayanlara göre özel gereksinimli öğrencilere daha olumlu tutumlarla yaklaştıkları saptanmıştır. Kaynaştırma eğitimi için uygun eğitim ortamları yaratmak ve öğretmene bu süreçte yalnız olmadığını düşündürecek destek hizmetler sağlamak uygulamadaki başarıyı arttıracaktır. Anahtar Kelimeler: Kaynaştırma, Özel Eğitim, Gereksinim, Engel, Yetersizlik

Kaynaştırma eğitimiSınıf öğretmenleriÖzel eğitim+2
Zeynep Kara
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin tükenmişlik düzeyi ile sınıf yönetimi arasındaki ilişki

Bu çalışma İstanbul ili Esenler ilçesinde görev yapan Sınıf öğretmenlerinin çeşitli değişkenler açısından tükenmişlik ve sınıf yönetimi düzeylerini belirlemek ve ayrıca tükenmişlik ile sınıf yönetimi düzeyleri arasındaki ilişkiyi inceleme adına yapılmıştır. Öğretmenlerin tükenmişlik düzeylerini belirlemek için Maslach ve Jackson (1981) tarafından geliştirilen "Maslach Tükenmişlik Envanteri (MTE) ve kişisel bilgiler içinse araştırmacı tarafından geliştirilen "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Maslach Tükenmişlik Envanteri (MTE) ile genel tükenmişlik düzeyi alt ölçek olan duyarsızlaşma, duygusal tükenmişlik ve kişisel başarı olmak üzere üç alt boyut ile araştırma yapılmıştır. Ayrıca öğretmenlerin sınıf yönetimi becerilerine ilişkin algılarını saptamak için, Delson (1982) tarafından geliştirilen, Yalçınkaya ve Tonbul tarafından Türkçe' ye uyarlanan Sınıf Yönetimi Becerileri Ölçeği (Classroom Management Scale) kullanılmıştır. Yapılan araştırmalar neticesinde: Maslach tükenmişlik ölçeğinin ortalama puanları incelendiğinde Sınıf öğretmenlerinin "Duygusal Tükenme" alt faktörüne göre yüksek tükenmişlik duygusuna sahip oldukları, "Duyarsızlaşma" alt boyutuna göre normal tükenmişlik düzeyine ve "Düşük Kişisel Başarı" alt boyutuna göre düşük tükenmişlik düzeyine sahip oldukları görülmüştür. Ayrıca öğretmenlerin tükenmişlik ölçeği alt faktörlerinde yaş, cinsiyet, medeni durum, görev süresi, görev türü ve mezun olunan program değişkenine göre anlamlı fark bulunamamıştır. Ancak Sınıf Öğretmeni olarak çalışmak sizin için uygun bir iş mi?, Emekli oluncaya kadar görev yapmak istedikleri alan nedir?, İş arkadaşlarınızdan destek görüyor musunuz?, Sizce aldığınız ücret yeterli mi? sorularına verdikleri cevapların tükenmişlikte anlamlı olduğu görülmüştür. Sınıf Yönetimi Becerileri Ölçeği (Classroom Management Scale) puanları incelendiğinde öğretmenlerin yaş, cinsiyet, medeni durum, görev süresi, görev türü ve mezun olunan program değişkenine göre anlamlı fark bulunamamıştır. Ancak Sınıf Öğretmeni olarak çalışmak sizin için uygun bir iş mi?, Emekli oluncaya kadar görev yapmak istedikleri alan nedir?, Sizce aldığınız ücret yeterli mi? sorularına verdikleri cevapların sınıf yönetimi düzeyinde anlamlı olduğu görülmüştür. Son olarak Sınıf öğretmenlerinin tükenmişlik düzeyi ile sınıf yönetimi becerileri arasında orta düzeyli ilişki tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: Tükenmişlik, Sınıf Yönetimi, Duyarsızlaşma, Başarı, Duygusal Tükenme

DuyarsızlaştırmaSınıf yönetimiSınıf öğretmenleri+4
Uğur Yıldırım
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin iş doyum düzeyini etkileyen faktörlerin incelenmesi: Bağcılar örneği

İnsanların yaşamındaki ihtiyaçlarını karşılayabilmesine, çevresine fayda sağlayabilmesine, toplum içerisinde değer görmesine olanak sağlayan en önemli olgu iştir. İş, bireylerin hayatlarını devam ettirmek için gelir sağlamasını, kendilerini özgür ve iyi hissetmesini, hayattan doyum almasını sağlayan bir araç olarak görülmektedir (Şahin, 2013). Günümüzde insanlar ya çevresindekilerin ve ailelerin yönlendirmeleriyle ya da kendi arzuları ve becerileri doğrultusunda mesleklerini seçmişlerdir. Ancak bazı durumlarda mesleğinden beklediği hazzı bulamama ya da iş olanaklarından dolayı sorun yaşanmaktadır. Bireylerin yaşamış olduğu olumsuzluklara çözüm bulunmadığında çalışan kişiler mutsuz olmakta ve güdülenmeleri azalmaktadır. Bu olumsuz durumlar çalışanlarda iş doyumsuzluğuna neden olmaktadır. Güdülenmede azalma ve iş doyumsuzluğu nedeniyle çalışma temposunda düşüklük, işe gitmeme arzusu, işten ayrılma isteği, iş yerindeki kişilerle zıtlaşma ve moral bozukluğu olmaktadır (Çelikkanat, 2000). İşinde mutlu olan insanların hayatının diğer alanlarında da mutlu olduğu; işinde mutsuz olanların ise çalıştığı ortamda ve çalışma hayatı dışında uyumsuz tavırlar gösterdiği belirtilmektedir (Erdoğan, 1999). İş doyumu kavramı hem eğitim alanında hem de diğer alanlarda üzerinde fazlaca çalışma yapılmış bir konudur. Bunun nedeni ise iş doyumunun insanlar için çok önemli olmasıdır. Öğretmenlikte iş doyumu diğer mesleklere oranla farklılık gösterebilir. Çünkü eğitimin önemi büyüktür ve öğretmenler eğitimin en önemli ögelerindendir. Bu nedenle öğretmenlerin yaşadıkları sıkıntılar tespit edilerek gerekli önlemler alınmalıdır. Meslek gruplarına bakıldığında stres oranı en fazla olan mesleklerden birinin de öğretmenlik olduğu belirtilmektedir. Bu stres bireylerde tükenmişliğe ve dolayısıyla iş doyumsuzluğuna sebep olmaktadır. Yaşanan bu tükenmişliğin sebebi olarak; öğrenci davranışlarındaki düzensizlikler, velilerle yaşanan problemler, sınıf mevcutlarının fazlalığı, fazla evrak işleri, ücretlerin yetersizliği, okulların fiziki yetersizliği, yükselme olanağının azlığı, toplumun destek vermemesi, politik baskılar, ödüllendirmelerin az olması ve alınan kararlarda öğretmenlerin fikirlerinin pek fazla alınmaması gösterilebilir. İş doyumsuzluğuna bağlı olarak yaşanan olumsuz durumlar bireylerin çalıştıkları kurumları, öğrencileri, velileri ve tüm toplumu etkilemektedir (Çokluk, 2003). İşteki doyum ya da doyumsuzluk sadece bireyleri değil çalışılan kurumu da etkilemektedir. Bu sebeple, eğitimin önemli parçası olan öğretmenlerin iş doyum düzeyleri incelenmeli ve gereken önlemler alınmalıdır. Eğitimin en önemli basamaklarından biri olan ilkokullarda da diğer eğitim kurumlarında olduğu gibi öğretmen en önemli unsurlardandır. Öğretmenlerin özellikleri ve eğitim öğretimdeki rolü öğretim kalitesini iyi ya da kötü bir biçimde etkiler. İlköğretimde öğretmen; sadece bilgiyi öğrencilere veren biri değil bunun yanı sıra bu yaş grubundaki çocuklarda temel beceri ve davranışların kazanılmasında öncülük eden, onları yönlendiren, kendi özellik ve davranışları ile onlara model olan kişilerdir (Gürkan, 1993). Eğitimin istenilen düzeyde olması, arzu edilen iyi nesillerin yetişmesi için öğretmenlerin işlerini severek ve isteyerek yapmaları gerekir. Ancak, böylesine önemli bir mesleği yapan öğretmenlerin problemleri yıllardır görmezden gelinmiş ve sorunlara geçici çözümler üretilmiştir (Adıgüzel vd., 2011). Araştırmanın genel amacı, İstanbul ili Bağcılar ilçesinde bulunan ilkokullarda görev yapan sınıf öğretmenlerinin iş doyum düzeyini etkileyen faktörlerin incelenmesi ve iş doyum düzeyinin hangi boyutlarda düşük olduğu incelenerek, gelişme sağlayıcı önerilerde bulunmaktır. Bu araştırmanın evreni, 2015-2016 eğitim öğretim yılında İstanbul ili Bağcılar ilçesinde bulunan ilkokullarda görev yapan 150 sınıf öğretmeninden oluşmaktadır. Bu araştırmanın verileri 2015-2016 eğitim öğretim yılı güz döneminde toplanmıştır. Veri toplama aracı olarak iş doyumu ölçek formu 11 okulda uygulanmıştır. Araştırmanın çözümlenmesinde SPSS 20 paket programı kullanılmıştır. Araştırma bulgularının; sınıf öğretmenlerinin iş doyumlarını etkileyen faktörlerin belirlenmesini sağlaması ve iş doyumlarını artırmak için yeni fikirler geliştirilmesine yardımcı olması umulmaktadır. Anahtar Kelimeler: İş Doyumu, Sınıf Öğretmeni, İlkokul

Sınıf öğretmenleriÖğretmenlerİlkokul öğretmenleri+1
Döndü Aydın
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim sınıf öğretmenlerinin köy enstitüleri hakkındaki görüşlerinin incelenmesi

Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşundan sonra, kurucu iradenin en çok önem verdiği konulardan biri de eğitimdir. Eğitimin amacı, toplumu oluşturacak ve toplumsal hayatın devamını sağlayacak vatandaşlar yetiştirmektir. Cumhuriyetin halkta karşılık bulması ve yapılan uygulamaların halka ulaştırılmasın aracı olarak eğitime özel bir anlam yüklenmiştir. Eğitimin doğası gereği, öğretmenler aracılığı ile yürütülmesi ve halkın büyük bir çoğunluğunun düşük eğitim düzeyine sahip olması ve kırsalda yaşaması sebebiyle farklı eğitim modelleri arayışına yönelme çabaları göze çarpmaktadır. Köy enstitüleri de bu çabanın ürünüdür. Köy enstitüleri; 17 Nisan 1940'ta 3803 sayılı Köy Enstitüleri Kanunu ile köylüyü bilgilendirecek ve köyün kalkınmasını gerçekleştirecek eğitimcileri yetiştirmek amacıyla kurulmuştur. Eğitim yoluyla köy canlandırılacak, eğitimde sağlanacak fırsat eşitliği ile gelişmiş, uygar ve çağdaş bir toplum yaratılmak istenmiştir. Üretime yönelik, katılımcı, öğrenci merkezli ve sanatın da içinde olduğu bir eğitim anlayışını benimsemiştir. Köy enstitülerinin bu farklı eğitim anlayışı, eğitimde demokratik bilincin egemen olduğu iş içinde eğitim anlayışını ve kişinin bedensel, zihinsel tüm yönlerini kapsayan, çok yönlü gelişimini amaçlamıştır. Köy enstitüsü sistemi tamamen ulusal bir hareket olması sebebiyle kültürün yerel kalan yanlarının ulusallaşmasını sağlamıştır. Enstitülerde, halk oyunları, müzik, tiyatro gibi etkinlikler ile yerel unsurlar belirlenip, sergilenmiştir. Köy enstitüleri, 24 Ocak 1954 tarihinde ilk öğretmen okullarıyla birleştirilerek kapatılmışlardır. Kapatılma gerekçesi ise köy enstitülerinde öğrencilerin yurtsever yetiştirilmemesi, onlara ideolojik olarak ülke yapısını bozacak davranışların öğretilmesi, ahlaki yönden kız ve erkek öğrencilerin bir arada öğrenim görmelerinin sakıncalı olmasıdır. Köy enstitülerinin, kurulması üzerinden 50 yıldan fazla zaman geçmiş olmasına rağmen halen tartışmaları sürmektedir. Çünkü enstitüler sadece birer eğitim kurumu olmamışlar, Türkiye'nin kültürel alanda, sosyal alanda ve ekonomik alanda eksikliklerini tamamlamak ve sorunlarını çözmek amacıyla oluşturulmuşlardır. Bu nedenle, hala güncelliğini korumaktadır. Bu araştırmada, günümüzdeki ilkokul öğretmenlerinin Köy Enstitüleri hakkındaki farkındalıklarını incelenmiştir. Araştırma, demografik özellikler ile 25 sorudan oluşturulan "Köy Enstitüleri Değerlendirme Ölçeği" maddeleri arasında kurulmuştur. Araştırmada genel tarama modeli kullanılmıştır Araştırmanın evreni Balıkesir'in Susurluk ilçesinde 2015-2016 öğretim yılı ikinci yarısında görev yapan tüm sınıf öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmada anket yöntemi kullanılmıştır. Toplanan anket cevapları SPSS for Windows 22.0 (IBM) programı kullanılarak analiz edilmiş ve yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda, demografik özelliklere göre köy enstitüleri hakkında günümüz öğretmenlerinin bakış açısı değişmektedir hipotezi kısmen kabul edilmiştir. Cinsiyete, yaşa, mesleki tecrübeye, mezuniyet durumuna göre köy enstitüleri hakkında günümüz öğretmenlerinin bakış açısı değişmektedir. Bu araştırma sayesinde elde edilecek bulguların öğretmen eğitim programları hazırlayan birimlere rehber olması araştırmanın amacını daha anlamlı hâle getireceği düşünülmektedir.

Köy enstitüleriKöy enstitüleriSınıf öğretmenleri+3
Hüseyin Tansu Aksu
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi ve sınıf öğretmenlerinin akran eğitimine ilişkin tutumları

Akran eğitimi, eğitim alanında kullanılan yeni bir kavramdır. Literatürde, akran öğretimi, akran destekli öğretim, akran yardımcılığı, akran öğrenimi gibi birçok farklı ifadeyle kullanılmaktadır. En geniş manasıyla akran eğitimi; öğretici ve öğrenen akrandan oluşan bireylerden akademik olarak ya da yaş olarak daha üst olanın diğerine öğretmesi olarak tanımlanmaktadır. Bu araştırma, akran eğitiminin okul öncesi ve ilkokul öğretmenlerinin akran eğitimine ilişkin tutumlarını incelemek amacıyla yapılmıştır. Bu amaca uygun olarak hazırlanan problem ve alt problemlere çözüm bulmak amacıyla betimsel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma sürecinde nicel veri toplama araçlarından yararlanılmıştır. Öğretmenlerin akran eğitimine ilişkin tutumlarını ölçmek ve sayısal olarak açıklama amacı güden nicel araştırmanın niteliğine uygun olarak tasarlanan bu çalışmada, araştırmacı tarafından geliştirilen "Akran Eğitimi Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Çalışmanın ilk aşamasında geliştirilen ölçek, araştırmacı tarafından belirlenen örneklemde yer alan 270 okulöncesi ve sınıf öğretmenine uygulanmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde hazırlanan güvenirlik ve geçerliliği yapılarak en son şekli verilen "Akran Eğitimi Tutum Ölçeği" İstanbul ilinde bulunan Fatih ve Küçükçekmece de görev yapan okulöncesi ve sınıf öğretmenlerine uygulanmıştır. Araştırmanın evreninin Fatih ilçesindeki 338, Küçükçekmece'deki 66 okulöncesi ve sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Örneklemi ise araştırma kapsamında iki ilçeden uygun örnekleme göre seçilmiş, gönüllülük esasına bağlı kalınarak oluşturulan 404 okulöncesi ve sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Akran eğitimi tutum ölçeğinin güvenirliliği iki yolla hesaplanmıştır. Birinci yol ölçeğin Crombach alfa iç tutarlılık katsayısı hesaplanmış ölçeğin tümü için 0,889; birinci boyut için 0,931; ikinci boyut için 0,711 olarak bulunmuştur. İkinci yol olarak yarılama yöntemi kullanılarak ölçeğin güvenirliği hesaplanmış, testin Spearman Brown iki yarı test korelasyonu 0,864 olarak bulunmuştur. Bu sonuçlar doğrultusunda Crombach alfa iç tutarlılık katsayısının 0,70'den ve Spearman Brown iki yarı test korelasyonunun 0,60'dan büyük olmasından dolayı Akran Eğitimi Tutum ölçeği öğretmenlerin akran eğitimine ilişkin tutumlarını ölçmek için kullanılabilecek güvenilir bir ölçme aracıdır. Bu araştırmada, araştırma grubunu oluşturan öğretmenlerin demografik özelliklerini (yaş, cinsiyet, eğitim durumu, branş, kıdem, çalıştığı kurum türü, öğretmenlik mesleğinden memnuniyeti, çalıştığı ilçe ve akran eğitimine ilişkin eğitim alma durumu) betimleyici frekans ve yüzde dağılımları çıkarılmış sonra ölçeğin toplam puanları için, ss, SHx, değerleri çizelgeler halinde sunulmuştur. Araştırmanın bu bölümünde örneklem grubunu oluşturan öğretmenlerin Akran Eğitimi Tutum Ölçeğinden aldıkları puanların cinsiyet, branş, çalıştığı kurum türü, çalıştığı ilçe ve akran eğitimine ilişkin eğitim alma durumu değişkenlerine göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek için bağımsız t testi; yaş, eğitim durumu, kıdem ve öğretmenlik mesleğinden memnuniyeti değişkenlerine göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek için tek yönlü varyans analizi (ANOVA), ANOVA sonucunda gruplar arasında fark bulunduğunda, farklılığın kaynağını (hangi gruplar arasında olduğunu) belirlemek için post-hocScheffe analizine yer verilmiştir. Akran Eğitimi Tutum Ölçeği ve Alt Boyutlarına İlişkin Betimsel İstatistik sonuçlarına göre araştırmaya katılan öğretmenlerin akran eğitimine yönelik tutumlarının puan ortalaması 4,02 olarak bulunmuş, bu değerin ise yüksek düzeyde olduğu ortaya çıkmıştır. Akran eğitimine ilişkin tutumun 1.boyutunun puan ortalaması 4,18 olarak bulunmuş olup bu değerin yüksek düzeyde olduğu görülmektedir. Tutumun 2.boyutunun puan ortalaması ise 3,41 olduğu ortaya çıkmış, bu değerin orta düzeyde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Sonuç olarak yapılan çalışmada öğretmenlerin akran eğitimine ilişkin tutumları, kullanım ve içerik boyutu cinsiyete göre incelendiğinde istatistiksel açıdan anlamlı bir farkın olmadığı tespit edilmiştir. Akran eğitimi tutum puanlarının ve alt boyutlarının puanları genç öğretmenlerde daha yüksek çıkmıştır. Akran eğitimi tutum puanı, kullanım boyutu ve içerik boyutu meslek lisesi ve ön lisans mezunu öğretmenlerde daha yüksek çıkmıştır. Okul öncesi öğretmenlerinin tutum puanları, içerik ve kullanım alt boyutu puanları sınıf öğretmenlerinden daha yüksek çıkmıştır. Daha az kıdeme sahip öğretmenlerin tutum puanları, kullanım ve içerik boyutları daha yüksek çıkmıştır. Akran eğitimi tutum ölçeği puanları ve program içeriği alt boyutu tutum puanları, özel okulda çalışan öğretmenlerde daha yüksek çıkmıştır. Öğretmenlik mesleğinden memnun olmayan öğretmenlerin akran eğitimi tutum puanı ile kullanım boyutu meslekten memnun olan öğretmenlerden daha yüksek çıkmıştır. Akran eğitimi tutum puanı, kulanım boyutu ve içerik boyutu akran eğitimi alan öğretmenlerde yüksek çıkmıştır.

Akran eğitimiOkul öncesi öğretmenlerSınıf öğretmenleri+3
Büşra Özdemir
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi ve sınıf öğretmenlerinin bilimsel alan gezisi yapmaya ilişkin öz-yeterliklerinin ve yaparken yaşadıkları zorluklar hakkında görüşlerinin incelenmesi

Bilimsel alan gezisi; drama, oyun, proje tabanlı öğrenme, gösterip yaptırma gibi önemli eğitimsel stratejilerden bir tanesidir. Hızla gelişen bilgi dünyasında öğrencinin bilgiyi birincil elden deneyimleyerek öğrenmesi kalıcı öğrenmenin gerçekleşebilmesi için önemli bir fırsat oluşturmaktadır. Yapılan bu çalışmada okul öncesi ve sınıf öğretmenlerinin alan gezisi yapmaya ilişkin öz-yeterlikleri ve yaparken yaşadıkları zorluklar hakkında görüşlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma nitel ve nicel araştırma metodları kullanılarak bütüncül bir yaklaşım sergilenmiştir. Araştırma örneklemi olarak İstanbul İlinde görev yapan okul öncesi ve ilkokul öğretmenleri seçilmiştir. Araştırma sonucunda okul öncesi ve ilkokul öğretmenlerinin yaş, kıdem, mezun olunan okul gibi çeşitli parametrelere bağlı olarak öz-yeterlik düzeyleri belirlenmiştir. Öz yeterlilik düzeyler hesaplanırken t-testi ve ANOVA analizleri kullanılmıştır. Yapılan t- testi analizlerinde cinsiyet, branş bazlı ve okul türü kıyaslamaları gerçekleştirilmiştir. Analiz sonuçlarına göre cinsiyet ve branş bazlı olarak anlamlı bir farklılık tespit edilememiştir. Buna karşın, okul türü bazlı kıyaslamalarda anlamlı bir farklılık elde edilmiştir. ANOVA metodu kullanılarak gerçekleştirilen analizlerde yaş, kıdem ve okul tipine göre öz yeterlilik düzeyleri değerlendirilmiştir. ANOVA sonuçlarına göre öz yeterlilik düzeyleri arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Araştırmaya katılan öğretmenler tarafından bilimsel alan gezisinin, etkili öğrenme, deneyimleyerek öğrenme, yerinde öğrenme ve yaratıcılık geliştirme konularında olan faydaları ön plana çıkarılmıştır. Araştırma sonucunda bilimsel alan gezisi yapmaya ilişkin motivasyonlarını ise öğrenciye deneyimleme fırsatı sunma, yerinde öğrenme fırsatı sunma, sosyal çevreye uyum sağlama fırsatı, pozitif yönlendirme ve etkili öğrenme ana başlıkları ile ifade etmişlerdir. Son olarak bilimsel alan gezisi yapmaya ilişkin yaşadıkları zorluklar ile ilgili olarak, öğrenci kontrolü, ulaşım zorluğu gezi planlama ve dikkat süresi gibi konular üzerinde durmuşlardır. Anahtar Kelimeler: Bilimsel alan gezisi, nitel araştırma, nicel araştırma, öz-yeterlik düzeyi.

Bilimsel alan gezileriOkul öncesi öğretmenlerSınıf öğretmenleri+4
Gözde Uzbilir Özçelik
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi ve sınıf öğretmenliği öğretmen adaylarının üstün yetenekli öğrencilere yönelik STEM eğitimi öz yeterlilik düzeylerinin incelenmesi: İstanbul Aydın Üniversitesi örneği

STEM eğitimi öğrencilerin kurgulayarak ve yaşayarak 21. yüzyıl becerileri kazandırılmasını hedefleyen, öğrencinin kendini sorgulama, hata bulma ve de bulunan hataya karşı alternatif yeni çözüm yolları bulmasını amaçlayan bir eğitim modelidir. Üstün yetenekli öğrencilerin gelişimlerinin desteklenmesi ile sosyal duygusal ihtiyaçlarına yönelik etkili bir müfredatın olması oldukça önemlidir. STEM eğitimi ile ilgili literatürde yerli ve yabancı kaynaklarda yeterli sayıda araştırma ve yayının olmaması bu konu hakkında çalışma yapmaya yönlendirmiştir. Bu çalışma ile okul öncesi öğretmenleri ve sınıf öğretmenlerinin öz yeterlilik düzeylerinin ölçek yardımı ile incelenmesi amaçlanmıştır. Okul öncesi ve sınıf öğretmenliği öğretmen adaylarının STEM eğitimi ile fen, teknoloji, mühendislik ve matematik etkinliklerine yönelik öğretmen adaylarının öz yeterlilik düzeyini belirlemek amaçlanmıştır. Araştırmada çalışma grubunu İstanbul Aydın Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nde okul öncesi ve sınıf öğretmenliği bölümünde öğretim gören 250 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Öğretmen adaylarının üstün yetenekli öğrencilere yönelik bilgi sahibi olma, akademik yayınları takip etme, STEM etkinliklerini uygulayabilmelerine ve öz yeterlilik düzeylerine yönelik sorular ile ölçek hazırlanmıştır. Sonuçlar öğretmenlerin demografik bilgileri ve taslak tutum ölçeğinden elde edilen veriler ile birlikte SPSS 19.0 programına girilmiştir. Bu çerçevede, madde havuzu 37 maddelik taslak ölçek haline getirilmiştir. Bu taslak ölçekle, okul öncesi öğretmenlerinin matematiksel gelişimlerini teşvik etmeye yönelik öz yeterliliklerini ölçmekte yeterli olup olmadığı konusunda, iki eğitim bilimleri uzmanı, bir ölçme değerlendirme uzmanının görüşlerine başvurulmuştur. Öğretmen adaylarının sınıf öğretmenliği bölümü ile okul öncesi bölümü arasında STEM eğitimine yönelik ilişkisine bakıldığı ve sınıf öğretmenliği bölümünde okuyan öğretmen adaylarının öz yeterlilik düzeylerinin daha yüksek çıktığı görülmektedir. Diğer taraftan 3. sınıf ve 4. sınıfta okuyan öğretmen adaylarına yönelik öz yeterlilik düzeyleri arasında anlamlı bir fark olmadığı bulunmuştur. STEM eğitimini alan öğretmen adayları ile STEM eğitimi almayan öğretmen adaylarının öz yeterlilik düzeylerinin karşılaştırıldığımız zaman, STEM eğitimi alan öğretmen adaylarının kendisine daha çok güvendiği, mentörlük yapabileceği, tasarımlarda bulunabileceklerine yönelik anlamlı farklar ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle öğretmenlerin öz yeterlik düzeylerinin yüksek çıkması öğrencilerin bu becerilerini geliştirmesi adına önem arz etmektedir. Anahtar Kelimeler: STEM Eğitimi, öğretmen eğitimi, öz-yeterlik düzeyi.

Aday öğretmenlerOkul öncesi çocuklarOkul öncesi öğretmenler+7
Vildan Durmuş
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul normal sınıf öğretmenleri ile özel alt sınıf öğretmenlerinin iş doyumu ve tükenmişlik düzeylerinin karşılaştırılması

Bu çalışmada ilkokullarda çalışan normal ilkokul sınıf öğretmenleri ve özel alt sınıf öğretmenlerinin iş doyumu, yaşam doyumu ve tükenmişlik düzeyleri karşılaştırılmıştır. Araştırmanın çalışma evreni 2017-2018 eğitim öğretim yılında İstanbul Kağıthane ilçesindeki Milli Eğitim Bakanlığına (MEB) bağlı ilköğretim okullarında çalışan 59 ilkokul özel eğitim öğretmeni ve 103 ilkokul normal sınıf öğretmeni değerlendirilmeye alınmıştır. Değerlendirmede yaşam doyumu, Minnesota iş doyumu ve Maslach tükenmişlik ölçeği kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesi sonucunda bazı demografik değişkenlerin iş doyumu, yaşam doyumu ve tükenmişlik düzeyinden etkilendiği sonucuna ulaşılmıştır. Özel alt sınıf öğretmenlerinin yaşam doyumu yükseldikçe iş doyumlarının da yükseldiği, yaşam doyumları yükseldikçe duygusal tükenmelerinin azaldığı, iş doyumları yüksek olan özel alt sınıf öğretmenlerinin tükenmişlik düzeyinde duygusal tükenme ve duyarsızlaşma alt boyutunda azalma olduğu bulgulanmıştır. Normal ilkokul sınıf öğretmenlerinin yaşam doyumları yükseldikçe duygusal tükenme boyutunda düşüş olduğu, kişisel başarı boyutunda yükselme olduğu, iş doyumları yüksek olan öğretmenlerin tükenme alt boyutunda kişisel başarının yükseldiği sonuçlarına ulaşılmıştır. Fakat normal ilkokul sınıf öğretmenlerinin iş doyumu ve yaşam doyumu arasında istatiksel olarak anlamlı fark bulunamamıştır. Anahtar Kelimeler: özel alt sınıf, sınıf öğretmeni, iş doyumu, tükenmişlik, yaşam doyumu

Sınıf öğretmenleriTükenmişlikTükenmişlik düzeyi+5
Esra Daş
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Türkçenin ana dili olarak konuşulmadığı bölgelerde Türkçe öğretiminde karşılaşılan sorunlar ve Delphi tekniğine dayalı çözüm önerileri

Bu araştırma kapsamında Türkçenin ana dili olarak konuşulmadığı bölgelerde sınıf öğretmenlerinin Türkçe öğretiminde karşılaştıkları sorunları derinlemesine ortaya koyma ve bu sorunlara yönelik uzman temelli çözüm önerileri geliştirme amaçlamaktadır. Araştırmanın amacı doğrultusunda nitel ve nicel verilerin bir arada kullanıldığı karma yöntem desenlerinden açımlayıcı (keşfedici) desen tercih edilmiştir. Katılımcılar, amaçlı örnekleme türleri arasında yer alan ölçüt örnekleme yöntemine göre belirlenmiştir. İlk aşamada sahada görev yapan on sınıf öğretmeni ile yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiş ve elde edilen veriler betimsel analiz yöntemiyle çözümlenmiştir. Elde edilen veriler belirlenen sekiz sorun teması altında toplanmıştır. İkinci aşamada ise sınıf eğitimi alanında en az doktora derecesine sahip olup Türkçe öğretimi alanında çalışmaları bulunan yedi alan uzmanı katılımıyla delphi tekniği uygulanmıştır. İlk turda uzmanlardan belirlenen sorunlara ilişkin çözüm önerileri sunmaları istenmiştir. Elde edilen çözüm önerileri ikinci ve üçüncü turda 7'li Likert tipi anketle değerlendirilmiş ve uzmanlar arası görüş birliği düzeyi belirlenmiştir. Böylece öğretmenlerin belirtmiş oldukları sorunlarla ve uzmanların sunmuş oldukları çözümler arasında yapısal bir köprü kurularak, iki dilli ortamlarda Türkçe öğretimine yönelik uygulanabilir, bütüncül ve sahaya dönük çözüm önerileri ortaya konmuştur.

Delphi tekniğiSınıf öğretmenleriTürkçe öğretimi+1
Eda Halistoprak
Harran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul öğretmenlerinde psikolojik iyi oluş ile depresyon, anksiyete, stres, stresle başa çıkma tarzları ve yaşam doyumu arasındaki ilişki

Çalışmanın amacı ilkokul öğretmenlerinde psikolojik iyi oluşun, depresyon, stres, anksiyete, stres ile başa çıkma ve yaşam doyumuyla ilişkisini araştırmaktır. Çalışmaya 289 kadın ve 106 erkek olmak üzere 395 ilkokul öğretmeni katılmıştır. Araştırmada veri toplamak amacıyla ölçek ve formlar katılımcılara Google Forms üzerinden ulaştırılmış ve kolayda örneklem ile veri toplanmıştır. Öğretmenlerin iyilik hallerinin çeşitli değişkenlere göre incelendiği bu araştırmada katılımcılara; bilgilendirilmiş onam formu, demografik bilginin alındığı form, Depresyon Anksiyete Stres Ölçeği Kısa Formu, Yaşam Doyum Ölçeği, Psikolojik İyi Oluş Ölçeği, Stresle Başa Çıkma Tarzları Ölçeği doldurtulmuştur. Toplanan verilerde ölçeklerin birbirileriyle ilişkilerinin yanı sıra her bir ölçek cevaplarının demografik özelliklere göre farklılaşıp farklılaşmadığına da bakılmıştır. Ölçek puanları arasındaki ilişkilerde Pearson Korelasyon Analizi ve Çoklu Doğrusal Regresyon Analizi kullanılmıştır. Gruplar arası farklarda ise ANOVA, Kruskal Wallis H Testi ve Bağımsız Gruplar t-Testi kullanılmıştır. Varyansların homojenliği varsayımı Levene Testi ile incelenmiştir. Varyansların homojen olmadığı durumlarda varyanslar homojen olmadığında kullanılan t testi istatistikleri kullanılmıştır. Veriler SPSS 25 programı ile analiz edilmiştir. Araştırma bulgularına göre, psikolojik iyi oluş arttıkça, stresle olumlu baş etme yöntemleri ve yaşam doyumu artmış; depresyon, stres, anksiyete ve stresle olumsuz baş etme yöntemleri azalmıştır. Psikolojik iyi oluşun yordayıcı etkisine bakıldığında depresyonu negatif yönde; kendine güvenli yaklaşımı, iyimser yaklaşımı ve yaşam doyumunu pozitif yönde yordadığı bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Psikolojik iyi oluş, Depresyon, Stres.

AnksiyeteDepresyonPsikolojik iyi oluş+7
Seda Nur Bilici
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin bazı matematiksel kavramları bilme düzeyleri

Bu çalışmanın temel amacı, sınıf öğretmenlerinin bazı matematiksel kavramları bilip, bilmediklerini veya ne kadar doğru bildiklerini araştırmaktır ve bu konuda sınıf öğretmenlerinde farkındalık oluşturmaktır. Araştırmada, var olan bir durum ortaya koymaya çalışıldığından çalışma, betimsel bir araştırmadır. Araştırmada Van ilinde görev yapan 8 sınıf öğretmeni örneklem grubuna alınmıştır. Araştırmanın verileri için 18 açık uçlu sorudan oluşan yarı yapılandırılmış bir görüşme formu geliştirilmiştir. Görüşme formundan elde edilen verilerin analizi için ise içerik analizi yapılmıştır. Çalışmamıza katılan sınıf öğretmenlerinin bazı matematiksel kavramları bilme düzeyleri tespit edilmiş, kavramsal bilgilerde ve öğretim teknik ve yöntemlerinde sorun yaşadıkları ortaya çıkarılmış, bazı matematik kavramlarını yeterli düzeyde bilmedikleri ve kavram yanılgıları yaşadıkları görülmüştür. Çalışmamızda sınıf öğretmenlerinin bazı matematiksel kavramları bildikleri, bazılarını eksik bildikleri ve bazılarını bilmedikleri veya yanlış bildikleri görülmüştür. Öğretmenlerimizin bazı sorulara "Öğretmiyoruz!", "Bilmiyorum", "Yorum yapamıyorum." gibi cevaplar verdikleri görülmüştür.

MatematikMatematik başarısıMatematik eğitimi+3
Aykan Akça
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin tükenmişliğe ilişkin deneyimleri

Bu araştırmanın amacı, sınıf öğretmenlerinin tükenmişlik deneyimlerini incelemektir. Araştırmada nitel araştırma desenlerinden olgubilim deseni kullanılmıştır. Bu desenin kullanılma nedeni, sınıf öğretmenlerinin tükenmişlik duygusuna yönelik algılarını ve bu duyguyu nasıl anlamlandırdıklarını belirlemektir. Çalışma grubu, 2019-2020 yılında Van ili İpekyolu ilçesinde görev yapan, maksimum çeşitlilik ve ölçüt örnekleme teknikleriyle belirlenen sekiz öğretmenden oluşmaktadır. Veriler, yarı yapılandırılmış görüşme tekniğiyle toplanmıştır. Analizde betimsel ve içerik analizi teknikleri kullanılmıştır. Araştırma sonucunda; tükenmişlik duygusunun anlamı, tükenmişliği etkileyen etmenler, tükenmişlikle başa çıkma yolları olmak üzere üç tema ve bunlara bağlı alt temalar oluşturulmuştur. Sonuçlarda; sınıf öğretmenlerinin tükenmişliği "bıkkınlık", "mesleki doyumsuzluk" gibi olgularla anlamlandırdığı, "okulun fiziki koşulları", "okul yöneticilerinin ve velilerin tutumu", "maddi doyum sorunu" gibi etmenlerin sınıf öğretmenlerinin tükenmişliğini etkilediği ve tükenmişlikle başa çıkmada "farklı alanlarda hobi edinme", "farklı bir işe yönelerek görmezden gelme" gibi stratejilerin kullanıldığı belirlenmiştir. Bu bağlamda, sınıf öğretmenlerine yönelik çeşitli sosyal etkinlikler düzenlenebilir ve bu etkinliklerin sayısı artırılabilir.

Sınıf öğretmenleriSınıf öğretmenliğiTükenmişlik+3
Gülin Erarslan
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim birinci kademe sınıf öğretmenlerinin rehberlik uygulamaları ve öğretmen yeterlilikleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırma ilköğretim birinci kademe sınıf öğretmenlerinin rehberlik uygulamaları ile öğretmen yeterlilikleri ve çeşitli değişkenlerle olan ilişkisini anlamaya yönelik olarak yapılan betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın modeli karşılaştırma türü ilişkisel tarama modelidir.Araştırmanın evreni Uşak ili merkezinde görev yapan ilköğretim birinci kademede sınıf öğretmenleridir. Araştırmanın örneklemini ise evreni oluşturan okullardan 2008-2009 eğitim-öğretim yılında Uşak ili merkezinde görev yapan öğretmenlerin sayıları değerlendirilerek tesadüfi örnekleme yoluyla seçilen 309 ilköğretim birinci kademe sınıf öğretmeni oluşturmaktadır.Araştırmanın verileri iki ölçek kullanılarak elde edilmiştir. Sınıf Öğretmenlerinin, rehberlik uygulamaları ?Rehberlik Uygulamaları Ölçeği? (Terekeci, Taşdelen_Karçkay, 2010) ile toplanmıştır. Ölçek, araştırmacı tarafından ilgili literatür taranıp Rehberlik ve Psikolojik Danışma alanında doktora eğitimini tamamlamış 3 alan uzmanın görüşleri alınarak geliştirilmiştir. Ölçeğin geçerlik ve güvenirlik çalışması yapılmış olup ölçek tek boyutta toplanmıştır. Ölçekteki 21 maddenin toplam Cronbach Alpha katsayısı ,94'tür. Bulgular, Rehberlik Uygulamaları Ölçeği'nin uygulanabilecek düzeyde geçerli ve güvenilir olduğunu göstermektedir. Kullanılan ikinci ölçek ise; öğretmenlerin kendi yeterliliklerine yönelik Gibson ve Dembo (1984) tarafından geliştirilen ve daha sonra Guskey ve Passaro (1994) tarafından yeniden gözden geçirilen Öğretmen Yeterlilik Ölçeği'nin (Teacher Efficacy Scale) Diken (2006) tarafından Türkçe'ye uyarlanıp Türkiye'de Türk öğretmenler üzerinde geçerlik ve güvenirliği incelenen ölçektir. Ölçeğin güvenirlik çalışması Cronbach Alpha testi ile yapılmış; ölçeği oluşturan toplam 16 maddenin iç tutarlılık katsayısı .71, ilk boyutun .71 ve ikinci boyutun ise .73 bulunmuştur. Bulgular, Öğretmen Yeterlilik Ölçeği Türkçe versiyonunun Türk öğretmenleri ile uygulanabilecek düzeyde geçerli ve güvenilir olduğunu göstermektedir.Bu araştırmanın sonucunda, ilköğretim birinci kademe sınıf öğretmenlerinin rehberlik uygulamaları ve öğretmen yeterlilikleri arasında ise orta düzeyde ve anlamlı bir ilişki vardır. Yapılan korelasyon analizine göre, öğretmenlerin rehberlik uygulamalarıyla en yüksek ilişki öğretmen yeterlilikleriyle ilgilidir. Aşamalı regresyon analizi sonucunda rehberlik uygulamalarında öğretmen yeterliliği önemli yordayıcı olarak bulunmuştur.Anahtar Kelimeler:Öğretmen yeterliliği, Rehberlik, İlköğretim öğretmenleri, Sınıf öğretmenleri, İlköğretim okulları, Öğretmenler, Rehberlik uygulamaları

Mesleki yeterlilikRehberlikRehberlik hizmetleri+6
Pınar Terekeci
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin bilgi ve iletişim teknolojilerini kullanım düzeylerinin yeniliğin yayılımı kuramına göre incelenmesi

Bu araştırmanın temel amacı; ilköğretim birinci kademede görev yapmakta olan Sınıf Öğretmenlerinin Bilgi ve İletişim Teknolojilerini (BİT) kullanım düzeylerini, çalışılan okulun teknolojik imkanları, kıdem yılı ve hizmet içi eğitim gibi değişkenler açısından incelemek ve öğretmenlerin BİT entegrasyon sürecinde bulundukları aşamaları Yeniliğin Yayılımı Kuramı'na göre incelemektir.Araştırma betimsel bir durum saptaması niteliğinde olup, nitel araştırma teknikleri temel alınarak desenlenmiştir. Araştırmada verilerin toplanması için yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırma grubunu Uşak ili merkez İlköğretim Okullarında görev yapan 14 Sınıf Öğretmeni oluşturmaktadır.Araştırmada elde edilen sonuçlara göre; öğretmenlerin BİT' i eğitim-öğretim sürecinde kullanım amaçları; öğrencinin dikkatini çekmek, kalıcı öğrenmeleri sağlamak, zamandan tasarruf etmek, bireysel farklılıkları dikkate alabilmek, farklı zekâ alanlarına ve farklı duyulara hitap edebilmek olarak belirlenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre; öğretmenlerin eğitim-öğretim sürecinde BİT kullanımları, çalışılan okulun teknolojik imkânları, kıdem yılı ve hizmet içi eğitim görmeleri gibi değişkenler açısından incelendiğinde farklılık göstermektedir. Araştırma sonuçlarına göre; bilgisayar, ofis programları ve internetin, öğretmenler arasında yayılımını tamamladıkları; bununla birlikte elektronik posta ve forum/blog yapılarının yayılımlarını tamamlamadıkları görülmektedir. Yayılımını tamamlamış olan BİT araçlarının eğitim-öğretim sürecine tam entegre oldukları söylenemez.

Bilgi teknolojisiBütünleşmeSınıf öğretmenleri+5
Mesut Işıklı
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00

Related subjects