Istanbul

647 theses under this subject heading

DoctorateOpen AccessTR

II. Meşrutiyet Dönemi İstanbul'unda adi suçlar (1908-1918)

II. Meşrutiyet'in ilanıyla Osmanlı Devleti; siyasi, iktisadi, hukuki, askerî ve sosyal alanda birçok değişimin yaşandığı bir sürece girmiştir. Özellikle 1908-1918 yılları arasında Osmanlı Devleti'nin yaşadığı isyanlar, siyasi kamplaşmalar, faili meçhul cinayetler, savaşlar, göçler, ekonomik bunalımlar başkent olması nedeniyle ilk önce İstanbul'da tesirini göstermiş ve şehrin güvenlik ve asayişi bu durumdan olumsuz etkilenmiştir. Şehirde her geçen gün artan suç vakaları ve güvenlik kaygıları İstanbul sakinlerini tedirgin ettiği gibi bürokratik ve siyasi çevrelerde bu durumdan rahatsız olmuştur. II. Abdülhamit devrinden kalma kolluk güçleri ise İstanbul'daki suç vakalarına zamanında müdahale edememiş ve şehrin asayişini temin etmede yetersiz kalmıştır. Bu durum İstanbul'daki asayiş unsurlarının modernleşmesini kaçınılmaz kılarken II. Meşrutiyet döneminde güvenlik güçlerinin merkezileşmesi ve mesleklerinde uzmanlaşmaları için önemli adımlar atılmasını sağlamıştır. Bu çalışma 1908-1918 yılları arasında önemli kırılmalar yaşayan Osmanlı Devleti'nin başkenti İstanbul'da yaygın olarak işlenen adi ve cinsel içerikli suçları ve bu suçları işleyen suçluları ele almıştır. Aynı zamanda İstanbul'da suç olgusunu ortaya çıkaran etkenlere ve güvenlik güçlerinin ne gibi tedbirler aldığına değinilmiştir. Anahtar Kelimeler: II. Meşrutiyet Dönemi, İstanbul, Suç, Suçlular, Asayiş ve Güvenlik.

GüvenlikMeşrutiyet IIOsmanlı Devleti+5
Çiğdem Ülker
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

İstanbul tasarım bienali örneğiyle bir bienal planı

Amacı bir tasarım bienali önerisi geliştirmek olan bu çalışmada söz konusu amaca yönelik olarak bienal kavramının doğuşu ve gelişimi hem uluslararası hem de ulusal düzlemde incelenmiştir. Bu kapsamda İstanbul Kültür Sanat Vakfı'nın düzenleyicisi olduğu uluslararası İstanbul bienalleri ve tasarım bienalleri doğuşundan günümüze kadar geçirdikleri süreç içinde temaları ve belli başlı işleriyle incelenerek bienal tasarımının ardından yatan mantığa ulaşılmaya çalışılmıştır. Daha özelde özellikle İstanbul Tasarım Bienallerinin konu alan bu çalışma araştırma modeli bakımından açıklayıcı, keşfetmeye dönük, veri toplama yöntemi olarak kaynak taraması içeren nitel bir yapıya sahiptir. Çalışmanın ortaya koyduğu sonuçlara göre bir tasarımın bienalinin plan aşamasından hayata geçirilmesine kadar süreç konunun belirlenmesi, ekibin oluşturulması, mekânın seçilmesi, sanatçıların belirlenmesi ve sponsorluk aşamalarından oluşmaktadır. Bu aşamalar ışığında önerilen bienal planı da çalışma da açıklanarak son bölümde çalışmanın konusuna ilişkin sonuçlar tartışılmakta ve önerilerde bulunulmaktadır.

BienalGörsel tasarımTasarım+1
Berkan Bengi
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

1950-1960 dönemi iktisat politikalarının toplumsal hayata etkileri

Türkiye 1945 yılından itibaren önemli bir dönüşüm içerisine girer. Çok partili hayata geçilir, Amerika ile yakınlaşılır ve dış yardımlar alınarak daha liberal ekonomi politikaları takip edilmeye başlanır. 1950 yılında yapılan genel seçimlerle iktidara gelen Demokrat Parti (DP) döneminde bu liberalleşme eğilimleri artarak devam eder. Modernleşmenin temel dayanakları olan ekonomik ve siyasi liberalleşme ile birlikte toplumsal alanda da önemli dönüşümler yaşanır. İthalatın serbestleşmesiyle birlikte Batı'dan gelen yeni ürünler piyasaları doldururken, kanaatkâr ve tasarrufçu tüketim anlayışı yerini gösterişçi ve lüks tüketime bırakmaya başlar. Tezin temel sorunsalı, DP döneminde yaşanan bu ekonomik dönüşümü, kurumlarda ve devlet istatistiklerinde yaptığı rakamsal ve bürokratik değişimler açısından değil, sıradan insanların gündelik yaşamlarında yarattığı etkileri açısından ortaya koymaktır. Toplumsal dönüşümü anlamlandırmada onların neler tükettikleri, tüketim nesnelerine ulaşma koşulları ve alım güçleri önemli bilgiler sunar. Bu bağlamda tezin odaklandığı noktalardan biri üretim ve üretim ilişkilerinden ziyade tüketim ve tüketim kültürüdür. Konu, Adnan Menderes'in değişimine bizzat elleriyle katkıda bulunduğu, yaşanan değişimden en çok etkilenen kentlerden olduğu için İstanbul özelinde çalışılmıştır. Tez, İstanbul'da ekonomik ve siyasi liberalleşme ile birlikte kent ve kır yapısının, nüfus hareketlerinin, konut, ulaşım, eğlence ve yeme kültürünün, boş zaman etkinliklerinin değişimini ortaya koymaktadır.

Demokrat PartiEkonomi politikalarıGünlük yaşam+4
Sibel Küçükkülahlı
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessEN

Sosyal medya ve sosyal hayat: İstanbul ve Roma'da üniversite öğrencileri arasında çapraz durum çalışması

This study has been designed to explore the changes in social life of university students both online and in daily life due to the developments and wide usage of social media. Moreover, it was particularly chosen to be a comparative case study to examine whether the context affects these changes and to make the study more comprehensive. The study focused on issues such as relationships and communication with family, friends (close, far, romantic) and formal contacts on social media, privacy, the sharing culture and changes in daily life due to using social media. The study aims to contribute to the understanding of social change and transformation especially in social life brought about by using social media. The study was conducted as a comparative case study in which students from different departments of various public and private universities in Istanbul and Rome took part. Participants were chosen from undergraduate and graduate students who were between the ages of twenty to thirty and active users on at least one social media platform or application. Data were collected through semi-structured interviews with students. The findings of the study indicated that social media has different effects on various kind of relationships. Sharing is seen as a habitual, automatic, collective action. Sharing is believed to have evolved into 'showing' and serves different purposes. Tough they may be ground for serious debates and news, social media platforms are also spaces to have fun and to hang out. One important function of social media is the fact that it works like an archive which is easy to reach for users. Its positive and negative effects on daily life are observed to be almost equal. Privacy is still important, however, for certain platforms or content publicity can be preferred. The results in the two cases of the study were found to be very similar, there were only a small number of minor differences.

Daily lifePrivacySharing+6
Zeynep Bilgehan Can
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Kültürel miras ve insan hakları bağlamında Türkiye'de koruma sisteminin incelenmesi: İstanbul Tarihi yarımada örneği

İnsan hakları düşüncesinin gelişimi ve tüm alanlarda öneminin giderek artmasının sonucu olarak insan hakları gündelik yaşam içinde somut hale gelmeye başlamıştır. 'Toplum için kültürel miras' anlayışının ortaya çıkması ile birlikte kültürel miras insan hakları bağlamında ele alınmaya başlamış, insan hakları kültürel miras ile ilgili kuram ve uygulamaya dahil olmuştur. Kültürel mirasın korunması ve insan haklarının hayata geçmesini bir arada sağlamayı hedefleyen bu yöneliş mevcut kültürel miras anlayışında da değişimlere neden olmuştur. Bu çalışmanın amacı evrensel, ulusal ya da yerel ölçeklerdeki bir kültürel miras sisteminin insan hakları odaklı olması için sahip olması gereken özellikleri belirlemek ve İstanbul Tarihi Yarımada örneği aracılığıyla bir değerlendirme modeli oluşturmaktır. Tez çalışması, insan haklarının korunması yoluyla kültürel mirasın korunduğu bir sistemin daha başarılı sonuç vereceği iddiasını ileri sürmektedir. Bu kapsamda tezin kavramsal kısmında birbiri ile ilişkili üç konu ele alınmıştır. Çalışma kültürel miras anlayışında gerçekleşen değişim ve bu değişimin mirasın farklı boyutlarındaki yansımalarının açıklanması ile başlamaktadır. İkinci olarak insan hakları ve insan hakları düşüncesinin günümüzde geldiği aşama ortaya konmuştur. İnsan haklarının kültürel miras kuramı ve uygulamasındaki yerinin incelenmesinin ardından, son olarak sentez niteliğinde insan hakları odaklı kültürel miras sisteminin sahip olması gereken özellikler sunulmuştur. Alan çalışması aşaması ise insan hakları odaklı kültürel miras sisteminin yapısının netleştirilmesini sağlamıştır. Çalışmanın sonunda ise İstanbul Tarihi Yarımada'da geçerli olan koruma sisteminin hak odaklı sistem özelliği göstermediği ortaya çıkmıştır. Bu çalışma, insan haklarının kültürel miras anlayışı ve sistemi üzerindeki etkisinin tespit edilmesi konusunda öncü bir çalışmadır. Ayrıca açtığı tartışma ortamı ile hukuk, ekonomi, sosyoloji gibi farklı disiplinlere de katkıda bulunmayı hedeflemektedir.

Kentsel korumaKültürel mirasİnsan hakları+1
Mehmet Erdem Eryazıcıoğlu
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

İstanbul'daki Rum, Ermeni ve Levanten mezarlıklarında 19.yüzyıl figürlü mezar anıtları

Tez çalışmasının konusunu, İstanbul'daki Rum, Ermeni ve Levanten mezarlıklarında bulunan 19. yüzyıl figürlü mezar anıtları oluşturmaktadır. Araştırmada öncelikli olarak mezarlıklarda bulunan anıtlar ele alınsa da manastır, kilise kripta ve bahçeleri, hastane bahçelerine yapılan anıtsal nitelikli ve figürlü mezar anıtları da ele alınmıştır. Özellikle 19. yüzyılda gayrimüslimlere tanınan sosyal haklar ve mülk edinme hakkıyla birlikte anıtsal nitelikli sosyal ve dini nitelikli yapılar gibi mezar anıtları da dikkati çeken heykelli ve kabartmalı olarak yaptırılmıştır. Bu anıtlar ailelerin ve dönemin sosyal istek ve ihtiyaçlarını, sanatçıların becerilerini, anıtsal heykel ustalarının bu yüzyılda bir meslek olarak ortaya çıktığını, mezheplerin ikonografik taleplerini ve Avrupa'da aynı yüzyılda görülen mezar anıtları ve heykellerinin yansımalarını sunmaktadır. Mezar tiplerinde yüzyılın mimarlık akımlarıyla paralel beğeniler dikkat çekicidir. Neoklasik, Neobizans, Neogrek, Neomısır, Neogotik etkili anıtlar yapılmıştır. Bu anıtlarda İstanbul'a uzak yeni mezar tipleri yanında yüzyıllardır kullanılan lahit, levha, haç, tabut formlu eski mezar tipleri tercih edilmiştir. Avrupa'dan ithal edilen mezar heykelleri de dikkati çekmektedir. 19. yüzyılın bazı mezar anıtları dönemin önemli heykeltıraş, anıtsal mezar ustası veya mimarlarına yaptırılmıştır. Louvre Müzesi'nin duvarlarını süsleyen heykelleriyle bilinen Fransız heykeltraş Marius Jean Antonin Mercié, Luigi Giona, Geroloma Fiaschi gibi Avrupalı sanatçılar, Yunanistan'ın önemli heykeltıraşları olarak tanınan George Bonanos, Lazaros Sohos, Vitsares, Tombros gibi sanatçılar, Tinos adasından gelen Liritis, Krikelis, Ziotis aileleri, Periklis Fotiadis, Panayotidis gibi dönemin mimarları, Papazyan ve Yervant Osgan gibi Ermeni heykeltıraşlar gibi adından söz ettiren mimar, heykeltıraş ve mezar ustaları bu anıtlarda çalışmışlardır. Anahtar Kelimeler: İstanbul, Osmanlı, Gayrimüslim, Rum, Ermeni, Levanten, Latin, Mezar, Mezar anıtları, Mezarlık, Heykel, Heykeltıraşlar, İkonografi

19. yüzyılAnıt mezarlarAnıtlar+7
Selda Alp
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Müze yöneticilerinin postmodern müzelerin pazarlama uygulamalarına yönelik görüşlerinin belirlenmesi: İstanbul örneği

Müzecilik ve turizm arasındaki ilişki, gün geçtikçe önemli bir çalışma alanı haline gelmektedir. Buna karşın turizm pazarlaması alanyazınında, postmodern müzelerin karakteristik özelliklerini ortaya koyan ya da bu müzelerin pazarlanmasında postmodern koşullara olan uyumu araştıran bir çalışmanın henüz yapılmadığı görülmektedir. Bu çalışmada postmodern müzelerin modern müzelerden farklı yanlarını belirlemek, postmodern müzelerin pazarlanmasına yönelik eğilimleri anlamak ve postmodern müzelerin pazarlanmasına ilişkin Türkiye'deki mevcut durumu ortaya koymak amaçlanmaktadır. Nitel bir bakış açısı ile ele alınan çalışmada, araştırmanın her aşaması ve izlenen yol detaylı olarak açıklanmıştır. Verilerin analizinde, veri içindeki örüntü, tema ve kategorileri keşfetmeyi içeren tümevarımsal içerik analizi kullanılmıştır. Araştırma kapsamına alınan müzeler, araştırmacının ve uzmanların yargılarına dayanarak İstanbul'daki özel müzeler arasından amaçlı örnekleme yöntemi kullanılarak seçilmiştir. Araştırmada veri toplama tekniği olarak yarı yapılandırılmış görüşme kullanılmıştır. Araştırmacı tarafından ilgili kaynaklar referans alınarak hazırlanan ve uzman görüşüne sunulan soruların, araştırmanın amacını desteklediği varsayılmıştır. Çalışma sürecinde toplanan veriler yoluyla, postmodern müzelerin modern müzelerden dokuz farklı açıdan ayrıldığı bulunmuştur: Ek mekânların kullanılması, müzelerin özel etkinlikler için kullanıma açılması, ziyaretçilerin motivasyonları, kullanılan sergileme teknikleri, kullanılan sergileme mekânları, sergilenen eserlerin yapısı, sponsorluk kabulü, şubesinin olması ve sosyal medya kullanımı. Ayrıca araştırma kapsamındaki müzelerin, postmodern koşullar olan üstgerçekliğe, parçalanmışlığa, karşıtlıkların birlikteliğine, üretimle tüketimin yer değiştirmesine ve öznenin merkezsizleştirilmesine yönelik eğilimleri ve uygulamaları olduğu da tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Müzecilik, Modern Müze, Postmodern Müze, İstanbul.

MüzecilikMüzelerPazarlama+7
Seda Sökmen
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye müzelerinde bulunan Erken Bizans Dönemi (M.S. 4 – 6. yy.) İon sütun başlıkları

Bu tez çalışması, Türkiye müzelerinde bulunan Erken Bizans Dönemi (M.S. 4.-6. yy.)'ne ait İon sütun başlıklarının tespitini ve kronolojik bir tipoloji oluşturmayı amaçlamaktadır. Araştırmamız kapsamında İstanbul, Sinop, Antalya, Kocaeli, Tokat ve Yalvaç Arkeoloji Müzeleri'nde, Erken Bizans Dönemi'ne ait 43 İon sütun başlığı tespit edilmiştir. Tespit edilen başlıkların sınırlı sayıda olmasına rağmen araştırmamıza alınan örnekler üzerinden bir gruplama yapılmaya çalışılmıştır. Başlıklar üç grup altında incelenmiştir. Üretim yeri ve tipine göre sınıflandırılan birinci grup, Prokonnesos üretimi Geç Antik Çağ – Erken Bizans Dönemi İon sütun başlıkları adı altında değerlendirilmiştir. İstanbul Arkeoloji Müzesi'nde bulunan ve Konstantinopolis/Prokonnesos üretimi İon sütun başlıkları ikinci grubu oluşturmuştur. Türkiye müzelerinde farklı bir grup oluşturan İon sütun başlıkları, M.S. IV.-VI. yüzyıl Anadolu İon sütun başlıkları başlığı altında değerlendirilmiştir. Araştırmada, M.S. 4.-6. yüzyıl Anadolu geneli ve Konstantinopolis örneklerinin oran, orantı ve biçimleri ile süsleme unsurları konu alınmış, İon sütun başlıklarındaki değişim değerlendirilmeye çalışılmıştır. Araştırmamızda tespit ettiğimiz, büyük çoğunluğu M.S. 4. ve 5. yüzyıllara ait olan sütun başlıklarının zamana bağlı olarak biçimsel bozulmaların arttığı ve ait oldukları yapılar kesin olarak tespit edilememekle birlikte, düzenin genellikle üst yapı elemanlarına yer verilmeyen sütunlu cadde, stoa, peristyl ve anıt gibi boyutları itibari ile daha küçük ve ikincil yapılarla sınırlı kaldığı gözlemlenmektedir. M.S. 6. yüzyıldan itibaren İon Düzeni ve buna bağlı olarak İon sütun başlıklarının tamamen ortadan kalktığı anlaşılmaktadır. Anahtar Kelimeler: İon Sütun Başlığı, Bizans, Geç Antik Çağ Mimarlığı, Erken Bizans Dönemi Mimarlığı, Prokonnesos, İstanbul.

Bizans DönemiBizans eserleriErken Bizans+6
Erkan Kaya
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Thomas Allom ve Osmanlı dünyasını yansıtan eserleri

19. yüzyılda İstanbul gravürleriyle tanınan İngiliz mimar ve ressam Thomas Allom, 1804-1872 yılları arasında yaşamıştır. İlk eğitimi hakkında bilgi edinemediğimiz sanatçı, çıraklık ve akademik eğitimini mimarlık üzerine almıştır. Mimari çizimlerindeki başarısından dolayı Fisher Yayınevi‟nden teklif alan Allom, İskoçya, İrlanda, Avrupa ülkeleri ve Osmanlı‟yı ziyaret ederek gravürlü seyahatnameler için çizimler yapmıştır. Osmanlı topraklarında yaptığı çizimleri -daha sonra Almanca ve Fransızcaya da çevrilen- Constantinople and the Scenery of the Seven Churches of Asia Minor ve Character and Costume in Turkey and Italy isimli kitaplarda yayınlanmıştır. Bu yayınlar için hazırladığı resimlere 1838 ve daha sonraki yıllarda düzenlenen panorama sergilerinde de yer vermiş, ayrıca bu sergilerde yer alan eserleri tanıtmak için Polyorama‟yı yazmıştır. Çalışmanın konusunu oluşturan sanatçının Osmanlı dünyası ile ilgili eserleri iç mekânda dini yapılar, harem sahneleri, su yapıları ve sivil mimari; dış mekânda ise panoramik ve mimari manzaralar ile figür ağırlıklı sahnelerden oluşmaktadır. Bu çalışmada sanatçının gravürleri ayrıntılı incelenmiş ve bunlardan bazılarının suluboya kopyaları tespit edilmiştir. Ayrıca yayınlarda yer verilmeyen diğer suluboya eserlerine de ulaşılmıştır. Sultan II. Mahmud Dönemi‟nde etkin olan Thomas Allom -diğer bazı Avrupalı ressamlar gibi- padişahın resmini de yapmıştır. Eserleri genel olarak değerlendirildiğinde, 19.yüzyıl Osmanlı mimarisini, günlük yaşamını ve kıyafetlerini yansıttığı, titiz ayrıntılar işlediği, belge niteliği taşıyan gerçekçi resimler olduğu anlaşılmaktadır. Anahtar Sözcükler: 19. yüzyıl, Thomas Allom, Panorama, İstanbul, Osmanlı, Oryantalizm, gravür.

19. yüzyıl19. yüzyılAllom, Thomas+7
Tülin Yenilir
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Turizmde kırılganlık ile rezilyans kapasitesi ilişkisi: Farklı turizm işletmelerinde karşılaştırmalı bir analiz

Turizm işletmeleri, kriz ve olumsuz çevresel koşulların yarattığı baskılar karşısında yüksek derecede duyarlılık göstermekte ve bu durum işletmelerde kırılganlıklara yol açarak operasyonlarını sürdürmelerini zorlaştırmaktadır. Artan rekabet koşulları da göz önünde bulundurulduğunda, baskılara karşı işletmelerin yaşamlarını devam ettirebilmelerinin, dayanıklılıklarını artıracak ve işletmeleri koruyacak bir kapasite geliştirmelerine bağlı olduğu görülmektedir. Bu bakış açısından hareketle araştırmada rezilyans kapasitesi ile kırılganlıklar arasındaki ilişkilerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada rezilyans kapasitesinin belirlenmesinde ResOrgs (The Resilient Organizations) Modeli temel alınmıştır. Model, uzman görüşleri ve İstanbul'daki turizm işletmeleri yöneticilerinden toplanan 401 geçerli anketten elde edilen veriler üzerinde gerçekleştirilen, Açımlayıcı Faktör Analizi ve Doğrulayıcı Faktör Analizi sonucunda yeniden şekillendirilmiştir. Analizler sonucunda 'planlama stratejileri', 'proaktif duruş', 'bilgiye erişim', 'ağlar ve ilişkiler', 'liderlik' ve 'işletme kültürü'nden oluşan turizme özgü yeni bir rezilyans kapasitesi modeli oluşturulmuştur. Ayrıca uzman görüşleri ve alan araştırması sonucunda turizm işletmelerinin kırılganlıklarının 'ekonomik sorunlar', 'politik sorunlar', 'güvenlik sorunları', 'mevsimsel dalgalanmalar', 'turist tercihindeki ani değişimler', 'rekabetçi baskılar', 'yasa ve mevzuatla ilgili sorunlar' olduğu belirlenmiştir. Araştırmada turizm işletmelerinin; 'ekonomik', 'politik', 'mevsimsellik', 'rekabet', 'turist tercihindeki ani değişimler' ve 'yasal ve mevzuatla ilgili sorunlar' olarak belirlenen kırılganlıklarına bağlı olarak rezilyans kapasitelerinin azaldığı tespit edilmiştir. Bununla beraber rezilyans kapasitesinin tüm boyutlarının da kırılganlıkları azaltmada etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu kapsamda rezilyans kapasitesinin her bir boyutunun, her bir kırılganlık değişkeni üzerindeki etkisi konaklama, seyahat ve havayoluiv işletmeleri temelinde değerlendirilmiştir. Konaklama işletmelerinde kırılganlıkları azaltmada 'planlama stratejileri' ve 'işletme kültürü' önemli bir rol üstlenirken, seyahat acentalarında 'işletme kültürünün' en sık gözlenen boyut olduğu belirlenmiştir. Havayolu işletmelerinde ise kırılganlıkları azaltmada en sık gözlenen boyutun 'ağlar ve ilişkiler' olduğu tespit edilmiştir. Bu sonuçlardan yola çıkarak araştırmada, turizm işletmelerine yaşadıkları fırtınalı ortamda örgütün yapısını gözden geçirmeleri ve içsel süreçlerine uygun, denge kalkanı olarak kullanabilecekleri bir rezilyans kapasitesi geliştirmeleri önerilmektedir.

KapasiteKapasite analiziKırılganlık+7
Ece Doğantan
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Kamu özel sektör işbişiğindeki projelerde kamu garantilerinin reel opsiyonlar yaklaşımıyla değerlemesi: Yeni İstanbul Havalimanı örneği

Hayatın her alanı, bir miktar belirsizliği ve riski bünyesinde barındırır. Altyapı yatırımları uzun dönemli, talep riski yüksek olan ve büyük ölçekli yatırımlardır. Geçmişte geleneksel olarak kamu finansmanıyla gerçekleştirilen altyapı yatırımlarının, günümüzde neredeyse dünyanın her yerinde Kamu-Özel Sektör İşbirliği uygulamalarıyla da gerçekleştirildiği görülmektedir. Kamu-Özel Sektör İşbirliği uygulamasında, en önemli başarı kriteri taraflar arası risk paylaşımıdır. Bu doğrultuda, geçmişte ve günümüzde pek çok projede, kamu kesiminin projelerindeki riskleri azaltmak ve söz konusu projeleri daha cazip hale getirmek için bu projelere kamu garantileri sunduğu görülmektedir. Belirsizliğin, yatırım projelerinin değeri üzerindeki etkisine yönelik yeni bir değerleme yöntemi olan Reel Opsiyonlar yaklaşımı, projelerdeki yönetsel esnekliği dikkate alan bir yaklaşımdır. Bu yaklaşım, günümüzde sıkça kullanılan geleneksel değerleme yöntemlerinin terk edilmesini değil belirli durum ve koşullar altında reel opsiyonlar yaklaşımının bu yöntemlerin tamamlayıcısı olarak kullanılmasını önermektedir. Günümüzde, bu yaklaşım, sermaye bütçeleme ve stratejik karar verme aracı olarak da kullanım alanı bulmuştur. Bu çalışmanın amacı, kamu özel sektör işbirliğindeki projelerde, kamu kesimi tarafından projelere sunulan gelir garantilerinin reel opsiyonlar yaklaşımıyla değerlemesi ve bu yaklaşımı teşvik etmektir. Bunun için Yeni İstanbul Havalimanı projesinde sunulan yolcu servis ücreti gelir garantisinin özellikleri, reel opsiyon değerleme parametreleri ile eşleştirilmiş ve bu parametreleri tahmin etme yöntemleri belirlenmiştir. Devamında, Yeni İstanbul Havalimanı projesinin yolcu servis ücreti gelirinin Binom Dağılımı modeli oluşturulmuş, oluşturulan modele göre yolcu servis ücretlerinin bugünkü değeri gelir garantisi olmadan ve gelir garantili olarak hesaplanmıştır. Yapılan gelir garantili ve garantisiz iki hesaplama sonucu arasındaki fark ile opsiyon değeri hesaplanmış ve opsiyon değerini etkileyen bazı parametrelere duyarlılık analizi yapılmıştır. Son olarak, uygulama sonucunda edinilen izlenim ve konu ile ilgili yeni çalışma alanları işaret edilmiştir. Anahtar Sözcükler: Reel Opsiyonlar, Yeni İstanbul Havalimanı, Kamu Özel Sektör İşbirliği, Kamu Garantileri

Devlet desteğiGarantiGaranti sözleşmesi+7
Emrah Durmaz
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

XVIII. yüzyılın ikinci yarısında Marmara Bölgesinde depremler

Marmara Bölgesi'nde aktif olan Kuzey Anadolu Fay Hattı, Marmara Denizi'ne ulaşmadan önce üç kola ayrılarak bölgede büyük, sığ ve yıkıcı depremlere neden olmaktadır. Marmara Bölgesi'nde XVIII. yüzyılın ikinci yarısında çok sayıda deprem meydana geldiği, bunlardan bazılarının ağır hasarlara ve can kayıplarına neden olduğu bilinmektedir. Bu dönemde bölgede meydana gelen özellikle 1752 Trakya, 1754 Marmara ve 1766 İstanbul depremleri bölgede ağır yıkımlara neden olmuşlardır. 30 Temmuz 1752 Trakya depreminde en ağır hasar Edirne ve çevresinde meydana gelmiş, yüzden fazla kişi hayatını kaybetmiştir. 2 Eylül 1754 tarihinde İzmit Körfezi'nde meydana gelen deprem, bölgede ağır hasarlara yol açmıştır. Depremdeki can kaybı konusunda net bir bilgi olmamakla beraber elli, altmış ve sekiz yüz rakamlarını aktaran bazı kaynaklar bulunmaktadır. XVIII. yüzyılın ikinci yarısında yaşanan en şiddetli depremler ise 1766 yılında iki buçuk ay arayla meydana gelen 22/23 Mayıs ve 5 Ağustos İstanbul depremleridir. Bu depremlerin ilki en ağır hasarı İstanbul'da yaratmış ve 4.000-5.000 kişinin hayatını kaybetmesine neden olmuştur. İkincisi ise özellikle Tekirdağ-Mürefte arasındaki alanda ağır hasara ve çok sayıda kişinin hayatını kaybetmesine neden olmuştur. Bu depremden sonra özellikle Samatya, Galata, Gelibolu, İzmit, Yalova, Midilli, Edirne, Çanakkale, Kadıköy, Gaziköy, Hoşköy ve Söğüt'te ağır hasar kaydedilmiştir. Ayrıca İstanbul'da mayıs ayındaki depremde hasar görmüş olan taş yapılar bu ikinci depremde ya tamamen yıkılmış ya da ağır hasar görmüştür.

18. yüzyılDepremEdirne+5
Esengül Timur
Eskişehir Osmangazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

XIX. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu'nda basılmış coğrafya kitapları üzerine bir inceleme (1850-1900

XIX. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu'nda çok sayıda coğrafya ders kitabı yayımlanmıştır. Bu tezde XIX. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu'nda basılmış coğrafya kitaplarından H.1266 (M.1849-50) "Risâle-i Coğrafya: Avrupa Kıtası", H.1273 (M.1856-57) "Fenn-i Coğrafya", H.1285 (M.1868-69) "Hulâsa-i Coğrafya", H.1270 (M.1853-54) "Muhtasar Coğrafya-yı Musavver", H.1289 (M.1872-73) "Zübdetü'l- Coğrafya", H.1302 (1884-85) yılında basılan "Memâlik-i Osmanî Coğrafya-yı Ticariyesi", H.1304 (M.1886-87) "Coğrafya-yı Mufassal-ı Memâlik-i Devlet-i Osmaniye" ve H.1308 (M.1890-91) "Hulâsa-i Coğrafya-yı Osmanî" isimli kitaplar incelenmiştir. Kitaplara Atatürk Kitaplığı'ndan erişilip, İstanbul ve coğrafya ile ilgili bölümlerinden faydalanılmıştır. Yukarıda isimleri sayılan 8 coğrafya kitabı kendi içlerinde ve modern literatür ışığında incelenmiş ve yorumlanmıştır. Bahsi geçen kitaplarda coğrafyanın tanımı, coğrafyanın bir bilim olarak gelişimi, coğrafyayla ilgili kitapların yazımı ve coğrafyanın okullarda okutulmasıyla ilgili bilgiler verilmiştir. Çalışmanın temel amaçlarından biri XIX. Yüzyılın ikinci yarısında basılmış olan coğrafya kitaplarından hareketle İstanbul'un coğrafi konumunu incelemek ve İstanbul'u Osmanlı ile Bizans İmparatorluklarına başkentlik yapmış bir şehir olarak ele almaktır. Çalışmada şehrin neden pek çok millet ve kültür açısından ilgi odağı olduğu üzerinde durulacaktır. Çalışmada, şehrin İstanbul ismini almadan önceki isimlerinin neler olduğu ve kökenleri hakkında değerlendirmelerde bulunulmuştur. En eski ismi Bizantion, Antonia, Secunda Roma, Nova Roma, Konstantinopolis, Rumiyyetü'l-Kübra, Taht-ı Rum, Gulgule-i Rum, İstanbol, İslambol, Payitaht-ı Saltanat, Tahtgâh-ı saltanat şeklinde isimler almıştır. 1000 yıldan uzun bir süre Doğu Roma İmparatorluğu'na merkezlik yapan Konstantinopolis ardından Osmanlı İmparatorluğu'na da başkentlik yapmaya başlamış ve bu durum 500 yıl devam etmiştir. Çalışmamıza kaynaklık eden coğrafya kitaplarında İstanbul şehrinin tarihi yapıları (camileri, kiliseleri, okulları, kuleleri, limanları) ve şehrin coğrafi konumu hakkında bilgi verilmiştir. İstanbul şehrinden ayrı olarak coğrafyanın tanımı, coğrafya ilminin gelişimi, coğrafyayla ilgili yazılan kitaplar ve coğrafyanın okullarda okutulması ile ilgili bilgiler verilmiştir. Çalışmanın bir diğer amacı XIX. y.y'da basılmış Coğrafya Kitapları ve Coğrafya eğitimi konusundaki gelişmeleri değerlendirmektir. Anahtar Kavramlar: Türkiye'de Coğrafya, Coğrafya Ders Kitabı, Türkiye'de Coğrafya Öğretimi.

CoğrafyaCoğrafya dersiCoğrafya eğitimi+5
Neslihan Sönmez
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyo-politik açıdan hemşehri dayanışması: İstanbul'daki Reşadiyeliler örneği

Türkiye'de sanayileşmenin artmasıyla birlikte kırsal alanlardan kentlere yoğun göçler yaşanmıştır. Bu da plansız ve yetersiz kentleşmeyi doğurmuştur. Yoğun göçler sonucunda kentler, artan nüfusun ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz kalmışlardır. Kentleşmenin yetersizliği, göçmenler açısından iş bulma, barınma, sağlık, eğitim vb. durumlar açısından çeşitli sorunlar oluşturmuştur. Göçmenler karşılaştıkları bu sorunları çözmek ve kent kimliğine uyum sağlamak amacıyla çeşitli çözüm yolları aramaya başlamışlardır. Bu çözüm yolları formel ya da enformel ilişki ağları olarak ortaya çıkmaktadır. Çalışmanın konusunu oluşturan hemşerilik de tam da bu dönemlerde önem kazanmış formel olmayan ilişki biçimlerinden biridir. Göç sonrası bir araya gelen gruplar hemşehrilik vasıtasıyla birbirleri arasında sosyal yardımlaşma ve dayanışmayı canlı tutmaktadırlar. Bu ilişki kente uyum sağlamada oldukça yardımcı olduğu için güncelliğini korumaktadır. Hemşehrilik ilişkilerinin kurulmasıyla sağlanan yardımlaşma ve dayanışma örüntüleri, göçmenlerin kentlerde karşılaştıkları kente uyum sorunlarının giderilmesi hususunda etkili bir faktör olmuştur. Bu faktör ilk başlarda memleketlerinden göç eden bireylerin kente uyumlarını sağladıktan sonra etkisini yitirecek bir tampon mekanizma olarak görülmüştür. Fakat günümüze bakıldığında hemşehrilik olgusunun etkisini yitirmek bir yana, daha da gelişip güçlenerek kent siyasetinde dahi etkili bir güç haline geldiği görülmektedir. Bu tez; bir taraftan hemşehrilik ile ilgili ulusal ve yabancı çalışmaları ele almakta böylece hemşehrilik ile ilgili teorik tartışmalara girmekte ve kavramsal çerçeveyi ortaya çıkarmakta, diğer taraftan da derinlemesine görüşme tekniği ile bir alan araştırması yaparak teori ve alanın örtüşüp örtüşmediğini anlamaya çalışmaktadır. Yabancı literatürde "hemşehri" benzeri kavramların da irdelendiği teorik çerçevede kullanılan yöntemin kapsayıcılığı ile ilk defa Reşadiyeliler bağlamı ile konunun değerlendirilmesinden dolayı da alan araştırmasının özgünlüğü söz konusudur. Her iki açıdan da literatüre bir katkı sunulduğu düşünülmektedir. Anahtar Kavramlar: göç, kentleşme, kentlileşme, hemşehri, hemşehri dernekleri

GöçlerHemşehrilikHemşehrilik dernekleri+6
Alperen Şahin
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

İstanbul İstiklal Mahkemesi

Farklı farklı yer ve zamanlarda kurulan İstiklal Mahkemeleri 1920-1927 yılları arasında faaliyet göstererek Türkiye Cumhuriyeti tarihinde büyük öneme sahip olmuştur. İstiklal Mahkemeleri bulunduğu dönemin şartlarına ve kurulduğu bölgenin özelliklerine göre farklılıklar göstermiştir. Fakat genel hatlarıyla mahkemeleri gruplandırmak gerekirse bu mahkemeleri Cumhuriyet öncesi ve Cumhuriyet sonrası İstiklal Mahkemeleri olarak ayırabiliriz. Cumhuriyet öncesinde yani Millî Mücadele döneminde faaliyet gösteren mahkemeler var olma mücadelesi niyetiyle kurulduğu için ihtilal mahkemeleri olarak adlandırılırken, Cumhuriyet sonrası İstiklal Mahkemeleri ise Cumhuriyet rejiminin devamını sağlamak ve inkılapların gerçekleşmesine yardımcı olmak maksatlı kuruldukları için inkılap mahkemeleri olarak adlandırılmaktadır. Bu çalışmada Cumhuriyet Dönemi İstiklal Mahkemeleri'nden olan İstanbul İstiklal Mahkemesi ele alınmıştır. Bu kapsamda mahkemenin kuruluşu öncesi siyasi durum, mahkeme üyeleri, mahkemenin faaliyetleri ve baktığı davalar ayrıntılı olarak incelenmiştir. Bununla beraber bu çalışmada mahkemenin kuruluş amacı olan halifelik sorunu irdelenmiştir. Anahtar Kelimeler: İstiklal Mahkemeleri, İstanbul İstiklal Mahkemesi, Halifelik

Cumhuriyet DönemiHalifelikMahkemeler+4
Emrah Terzi
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Çalışanlarda çatışma çözme yöntemlerinin tükenmişlik üzerine etkisi ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nde bir araştırma

Bu çalışmanın temel amacı örgütlerde aynı statüde çalışan bireyler arasındaki oluşan çatışmalarda bireylerin uygulayacağı çatışma çözümü yöntemlerinin, çalışanlarda tükenmişlik duygusu üzerindeki etkisinin araştırılmasıdır.Birinci bölümde çatışma tanımı, türleri, çatışma sebepleri, olası sonuçları çatışmanın çözümü konuları ele alınmıştır.İkinci bölümde tükenmişlik tanımı ve önemi, tükenmişliğin temel nedenleri, tükenmişliği önlemek için yapılması gerekenler ve bu faktörlerin kişi ve örgütsel sonuçları, tükenmişlik modelleri konuları açıklanmıştır.Üçüncü bölümde örgütsel çatışma çözümü yöntemleri ile tükenmişlik ilişkisi incelenmiştir.Dördüncü bölümde ise çatışma çözümü yöntemlerinin tükenmişlik üzerindeki etkisini incelemek amacıyla İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü'nde yapılan araştırma bulunmaktadır. Bu bölümde demografik özelliklerin durumu ve hipotezlere ilişkin bulgular yer almaktadır. Çatışma çözümü yöntemlerinden bütünleştirme, uyma, hükmetme, uzlaşma, kaçınma değişkenleri ile tükenmişlik düzeyinin alt boyutları arasında analizler yapılarak anlamlılık ilişkileri üzerinde saptamalar açıklanmıştır. Son olarak çatışma çözümü davranışlarının tükenmişlik üzerindeki etkisi incelenerek, çatışmanın çözümü davranışlarının ne oranda tükenmişlik üzerine etkisi olduğu açıklanmıştır.Anahtar Kelimeler: Demografik yapı, bireylerarası çatışmalar, çatışma çözme yöntemleri, tükenmişlik sendromu.

TükenmişlikÇalışanlarÇatışma+4
Bülent Arslan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Yerel yönetimlerde mali kaynakların verimli kullanılması (İstanbul Büyükşehir Belediyesi örneği)

ÖZETYEREL YÖNETİMLERDE MALİ KAYNAKLARIN VERİMLİ KULLANILMASI (İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ ÖRNEĞİ)SAĞDIÇ, HasanYüksek Lisans Tezi, İşletme Ana Bilim DalıTez Danışmanı: Yrd. Doç. Dr. Aydın KAYABAŞIMayıs, 2011, 108 sayfaKültür ve medeniyetlere tarihte başkentlik yapmış dünyanın her yönden gözünün üzerinde olduğu İstanbul gelişme ve dünyadaki sayılı merkezlerden olma yolunda amaçlarını tek tek gerçekleştirmektedir. Bu gerçekleştirme de özellikle Büyükşehir Belediyesi'nin çalışmalarının ve bunlara bağlı her yönden mali kaynak kullanımını ele aldığımız çalışmamızda İstanbul ve Büyük şehir Belediyesini her yönden tanımış olacağız.Anahtar Kelimeler: Yerel Yönetim, Yerel Yönetim Gelirleri, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Yerel Yönetimlerde Kaynakların Verimli Kullanılması, Yerinden Yönetim

BelediyelerFinansal kaynaklarKaynak kullanımı+5
Hasan Sağdıç
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

1980-1981'de basılmış romanlarda İstanbul algısı

Bu çalışmamızda 1980 ve 1981 yılında basılan romanlardaki "İstanbul Algısı"nı konu edindik. Burada algı ile kast ettiğimiz romanda mekân olarak kullanılan şehrin yazar/anlatıcının gözüyle nasıl görüldüğü, şehri yorumlayışı ve şehirle ilgili değerlendirmesidir. İstanbul, iki büyük imparatorluğa başkentlik etmiş, içerisinde siyasî, dinî, kültürel, sosyal alanda bir çok unsuru iç içe bulunduran bir şehirdir. Tarihî, kültürel ve sosyal anlamda çok geniş statüye sahip olan İstanbul ile ilgili çalışmamızı 1980 ve 1981 yıllarında basılmış romanlar ile sınırlandırdık. Biliniyor ki Cumhuriyet İlanı'ndan sonra da Türkiye'de hem siyasî hem de sosyal anlamda bir çok değişim yaşanmıştır. Özellikle 1950'li yıllardan sonra İstanbul, yaşanan iç göçlerle "mega-köy" konumuna gelmiştir. Dolayısıyla Osmanlı Devleti'nin Klasik Dönemi'nden bu yana biriktirdiği bir çok kültürel unsur, mimarî yapı dejenere olmuştur. Biz de çalışmamız da 1980-1981 yılları içerisinde İstanbul'un peyzajının, kültürel, sosyal ve siyasal yapısının değişimini, yazarların ve kahramanların şehri nasıl değerlendirdiklerini yorumlamaya çalıştık. Bu değerlendirmeyi yaparken mekânların insan psikolojisi üzerindeki etkisinden yararlandık. İstanbul hem doğal güzellikleri hem de sosyal hayatı ile kahramanları etkilemiş bir şehirdir. Şehrin açık mekânları; mesire yerleri, parkları ve kapalı mekânları; yalılar, apartmanlar, gecekondular kahramanların şehre bakış açısını değiştirmiştir. Anahtar Kelimeler: İstanbul, Algı, Bakış Açısı, Değişim, Dejenere.

EdebiyatMekanMekansal algı+3
Selma Yay
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Kadın yöneticilerin demografik özellikleri açısından liderlik tarzlarının analizi: İstanbul ilinde bir araştırma

Yönetim bilimi alanınında, liderlik kavramı, üzerinde bir çok araştırma yapılmış konuların başında gelmektedir. Yapılan araştırmalara bakıldığında genel olarak hepsinde liderliğin zaman, işletme koşulları ve cinsiyete bağlı olarak farklılık gösterdiği sonucuna varılmıştır. Çalışma yaşamında, en üst yönetim kademelerine yükselen kadın yöneticilerle ilgili her türlü yönetim alanıyla ilgili araştırmalar yapılmakta ve kadının iş dünyasındaki yeri birçok araştırmaya ilham kaynağı olmaktadır. İş hayatında kadın çalışanların ve yöneticilerin giderek artan popülasyonu ve ağırlığı kadınların liderlik özelliklerindeki karakter farklılıkları bu tez çalışmasında çıkış noktası olmuştur. Literatür taraması yapılmış ve liderlik alanında Daniel Goleman tarafından belirlenen liderlik stilleri ile ilgili "Kadın Yöneticilerin Demografik Özellikleri Açısından Liderlik Tarzlarının Analizi: İstanbul İlinde Bir Araştırma" başlığı altında tez çalışması ile liderlik konusunun akademik olarak farklı bir açıdan ele alınması hedeflenmiştir. Bu araştırma temel olarak kadın yöneticilerin liderlik stillerinindemografik farklılıklara ve iş hayatı koşullarına göre değişim gösterip göstermediğini istatistiki yöntemlerle analiz etmeyi amaçlamaktadır. Bu çalışmanın ilk iki bölümünde yönetim kavramı, kadın yönetici profili, kadın yöneticilerin özellikleri ile liderlik özellikleri, liderlik fonksiyonları, liderliği belirleyen faktörler, liderlik davranışlarını açıklayan teorilergeniş bir şekilde açıklanmıştır. Daha sonra İstanbul İlinde Kadın Yöneticilerin Liderlik Özelliklerini Belirlemeye yönelik 350 orta ve üst düzey kadın yöneticiye anket çalışması gönderilmiş ve yapılan anketten elde edilen veriler çerçevesinde analiz yapılarak yorumlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Yönetim, Kadın Yöneticiler, Liderlik, Liderlik Teorileri

Demografik özelliklerKadın yöneticilerKadınlar+4
Hatice Özdemir
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Uluslararası spor organizasyonlarının ev sahibi şehre etkileri (2023 UEFA şampiyonlar Ligi Finali İstanbul örneği)

Bu araştırmanın amacı İstanbul ilinde düzenlenecek olan 2023 UEFA Şampiyonlar Ligi Final müsabakasının şehre etkilerini ve ardından bırakacağı mirasın neler olduğunu ortaya çıkarmaktır. Bu çok yönlü etkileri derinlemesine incelemek için araştırmada yöntem olarak nitel araştırma yöntemi, yaklaşım olarak durum çalışması (case study) seçilmiştir. Bu çalışmada veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış sorulardan oluşan görüşme formu kullanılmıştır. Araştırma grubunu amaçsal örneklem kullanılarak seçilmiştir. Bu grup spor ve futbola ilgi duyan ve konu kapsamında belli bir birikim sahibi olan taraftarlar, spor yazarları, antrenörler, beden eğitimi ve spor öğretmenleri, akademisyenler, spor yöneticileri ve spor adamlarının içinden çalışmaya katkı sağlayacağı düşünülen 16 kişiden oluşmaktadır. Bu 16 kişiyle yapılan mülakatlar sonucunda araştırma verileri ortaya çıkmıştır. Bu veriler tümevarımsal bir yol izlenerek önce kodlanmış, kodlardan kategorilere, kategorilerden temalara ulaşılmıştır. Bu analizler sonucunda şampiyonlar ligi finalinin ev sahibi şehir İstanbul'a etkileri beş ana tema ve bu temalara bağlı on beş alt tema ortaya çıkmıştır. Bu ana temalar; tanınırlık ve prestij bakımından etkiler, siyaset ve lobi faaliyetleri bakımından etkiler, ekonomik ve turizm bakımından etkiler, sosyo-kültürel ve sportif miras bakımından etkiler ve ev sahipliği beraberinde gelen muhtemel riskler ve beklenmedik durumlar şeklindedir.

SporSpor müsabakalarıSpor organizasyonları+2
Muhammet Abanoz
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

COVID-19 pandemisi süresince halkın tedavi ve sağlık koruma amacıyla kullandığı baharatlar: İstanbul ili Tarihi Mısır Çarşısı örneği

Bu çalışmanın amacı Covid-19 pandemisi sürecinde halkın Covid-19 koruma/tedavi amacıyla kullandığı baharatların neler olduğu, ne şekilde ve ne sıklıkla kullandıkları vb. konular hakkında tutumlarını araştırmaktır. Bu amaç kapsamında araştırmanın evreni olarak İstanbul tarihi mısır çarşısı belirlenmiştir. Araştırmanın örneklemi kolayda örneklem yoluyla belirlenmiş, böylelikle araştırmaya 7'si aktar toplamda 46 katılımcı katılmıştır. Veri toplanma sürecinde, literatür taraması sonucunda oluşturulan sorulardan hazırlanan yarı yapılandırılmış mülakat formu kullanılmıştır. Verilerin analizinde betimsel ve içerik analizi yöntemlerinden yararlanılmıştır. Araştırmada katılımcılardan elde edilen veriler betimsel analiz yöntemine göre temalara ayrılıp tablolara aktarılmış, içerik analizi yöntemiyle çeşitli kodlar üretilmiş, tablolar ayrıntılı olarak yorumlanmış ve bazı katılımcıların görüşleri direkt alıntı olarak tabloların altında verilmiştir. Katılımcıların, baharatları; sağlık, lezzet ve zayıflama alanlarında etkili buldukları tespit edilmiştir. Literatürle karşılaştırıldığında katılımcıların baharatları muhafaza etme şeklini doğru bir biçimde gerçekleştirdikleri görülmüştür. Katılımcıların %56,4'ünün pandemi döneminde baharatları Covid-19 korunma ya da tedavi amacı ile tükettikleri ve %38,5'inin bu amaçla baharat tüketim sıklığında artışın yaşandığı ortaya çıkmıştır. Katılımcıların %82,0'si baharatların koronavirüse etki edebileceğini düşünürken bu katılımcılardan %74,3 kadarı koronavirüse yakalanırsa baharatları tedavi amacıyla tüketmek istediklerini ifade etmiştir. Anahtar Kelimeler: Covid-19, Pandemi, Baharat, İstanbul Tarihi Mısır Çarşısı

BaharatlarCOVID 19Halk sağlığı+2
Büşra Keleş
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Asaf Hâlet Çelebi'nin şiirlerinde simgesel açılımlar ve ortaya çıkış izlekleri

Asaf Hâlet Çelebi, Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı'nın özgün şairlerinden birisidir. Yaşantısı ve şiir anlayışını ortaya koyduğu metinler incelendiğinde Modern Türk şiiri sahasında şiirlerini saf şiir anlayışıyla kaleme alan şairlerden birisi olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışmanın odak noktası, Asaf Hâlet Çelebi'nin şiirlerindeki izleklerin oluşumuna yön veren yaşantısı ve şiir anlayışı göz önünde tutularak şiirlerinde kullandığı simgesel ifadeleri açıklamaktır. Asaf Hâlet Çelebi, kullanmış olduğu kendine has kelimeleri ile döneminde daima gündemde kalan ve özgün bir şiir dili inşa eden bir şair olmuştur. Asaf Hâlet'in doğu mistisizmi, İslam tasavvufu, Hint felsefesi ve Budizm'e olan yoğun ilgi ve bilgi birikimi de şiir evreninin oluşumuna yön veren unsurlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Şiirlerinde yoğun bir şekilde karşımıza çıkan simgesel ifadelerin, Asaf Hâlet Çelebi'nin bilinç altına etki eden çocukluk ve aile yaşantısı, tarihî atmosferi ile aidiyet duyduğu mekân olarak karşımıza çıkan İstanbul ve şairin mistik yönelimleri ile yakından ilgili olduğu görülmektedir. Anahtar kelimeler: Asaf Hâlet Çelebi, dil, İstanbul, mistisizm, simge.

DilMistisizmSimge+4
Öznur Güzel
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

İstanbul'da camiye dönüştürülmüş Orta Bizans Dönemi kilise onarımlarının 19. yüzyıl keşif defterleri üzerinden incelenmesi

İstanbul'daki Bizans Dönemi yapıları üzerinde Osmanlı Dönemi kullanımları, koruma yaklaşımları ve müdahale biçimlerine ilişkin bir çalışmanın yapılmamış olması, çalışmamızın çıkış noktasını teşkil etmiştir. İstanbul'daki bütün Bizans yapılarını kapsayacak bir çalışmanın sadece bir bölümünü oluşturan araştırmamız, camiye dönüştürülmüş Orta Bizans Dönemi kilise yapılarından Başbakanlık Osmanlı Arşivinde keşif defterlerine ulaşılabilenleri kapsamaktadır. Bu kapsamda örnek alınan yapılarda gerçekleştirilen Osmanlı dönemi onarımlarına ilişkin keşif defterleri incelenmiş, yapılar üzerinde elde edilen verilere ilişkin gözlemsel incelemeler yapılmıştır. Tarihi harita ve çizimlerden de yararlanarak mevcut arşiv belgeleri ışığında söz konusu yapılardaki onarımlara ilişkin teknik bilgi, malzeme bilgisi ve koruma yaklaşımları araştırılmıştır. 19. Yüzyılda Osmanlı imparatorluğunda onarım faaliyetlerinde hangi aletlerin kullanıldığı, hangi meslek alanlarından işçilerin çalıştırıldığı ve hangi müdahale şekillerine başvurulduğu gibi bazı bilgiler tespit edilmiştir. Bu kapsamda onarım detaylarına ilişkin ortaya çıkacak her türlü özgün bilgi, mimari ve restorasyon tarihi açısından şüphesiz ki önem arz etmektedir. Anahtar Kelimeler: Osmanlı dönemi onarımları, keşif defterleri, camiye dönüştürülmüş kiliseler, Bizans mimarisi, koruma

Bizans mimarisiCamilerKiliseler+7
İsmail Sağdıç
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00
Master'sOpen AccessTR

AFAD İstanbul arama kurtarma birliği çalışanlarının ekip çalışmasına yatkınlığı

Bu araştırma AFAD İstanbul Arama Kurtarma Birliği çalışanları ile ekip çalışmasına yatkınlık arasındaki ilişkinin belirlenmesi amacıyla tanımlayıcı ve kesitsel olarak gerçekleştirildi. Araştırma 02.11.2018-01.01.2019 tarihleri arasında İstanbul'da Afet ve Acil Durum Müdürlüğü Arama Kurtarma Birliğinde çalışan 67 kişiyle gerçekleştirildi. Veriler Tanımlayıcı Bilgi formu ve Takım Çalışmasına Yatkınlık Ölçeği kullanılarak toplandı. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistikler kullanıldı. Araştırmaya katılan çalışanların yaş ortalaması 39,58±5,81 olup, %89,6 'sı erkektir. % 23,9 'u önlisans %70,1'i lisans mezunudur. %77,6'sı evlidir. %52,2'si şu anki kurumda 15 yıldan daha uzun süredir çalışmaktadır. %53,7'sinin toplam çalışma süresi 15 yılın üzerindedir. %19,4'ü tarım bölümünden mezundur. %58,2'si arama kurtarma teknisyeni olarak görev almaktadır. Çalışanlar ekip çalışmaları durumlarını %29,9 çok iyi, %31,3 iyi olarak değerlendirmekte iken %53,7'si ekip çalışmasıyla ilgili bir sorunla karşılaştığını belirtti. 40 yaş ve altında olanların güven alt boyutu puan ortalaması, 40 yaş üzerinde olanlardan istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek saptandı (p:0,020; p<0,05). Lise/ön lisans mezunu olanların problemi teşhis ve analiz etme alt boyutu puan ortalaması, lisans ve üzeri mezunlarından istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek tespit edildi (p:0,039; p<0,05). Lise/ön lisans mezunu olanların yüksek iç motivasyon alt boyutu puan ortalaması, lisans ve üzeri mezunlarından istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek bulundu (p:0,024; p<0,05). Ekip çalışmasının çok iyi olduğunu düşünenlerin sorumluluk alt boyutu puan ortalaması, orta ve alt olduğunu düşünenlerden anlamlı şekilde yüksek saptandı (p:0,015; p<0,05). Ekip çalışmasının çok iyi olduğunu düşünenlerin iş birliği ve ekip çalışması alt boyutu puan ortalaması, orta ve altı (p:0,001) ve iyi (p:0,020) olduğunu düşünenlerden anlamlı şekilde yüksek tespit edildi (p<0,05; p<0,01). Ekip çalışmasının çok iyi olduğunu düşünenlerin yüksek iç motivasyon alt boyutu puan ortalaması, orta ve altı (p:0,019) ve iyi (p:0,029) olduğunu düşünenlerden anlamlı şekilde yüksek bulundu (p<0,05). Ekip çalışmasının çok iyi olduğunu düşünenlerin liderlik, ikna, azim alt boyutu puan ortalaması, orta ve altı (p:0,001) ve iyi (p:0,01) olduğunu düşünenlerden anlamlı şekilde yüksek saptandı (p<0,01). Ekip çalışması sırasında sorunla karşılaşanların iş birliği ve ekip çalışması alt boyutu puan ortalaması, karşılaşmayanlardan istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek bulundu (p:0,017; p<0,05). Çalışanların ekip çalışması olma durumunu iyi olarak değerlendirdiği fakat ekip çalışması sırasında sorunlarla karşılaştığı saptandı. Bu çalışmada afet ve acil durumlarında alınacak tedbirler ve olay anında yapılacak müdahalelerde ekip çalışmasının hayati önem taşıdığı sonucuna ulaşılmıştır.

AFADAcil durumlarAfet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı+4
Yalım Özkar
Bezmialem Vakıf University · Institute of Health Sciences
2019
00

Related subjects