Sigorta sektörü

Bu konu başlığı altında 81 tez

Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bireysel emeklilik sistemi: Türkiye'deki gelişimi ve değerlendirilmesi

Bireysel emeklilik sistemi, birçok ülkede yoğun talep gören ve hızlı bir şekilde gelişim gösteren bir sistemdir. 2003 yılında bireysel emeklilik sistemine geçiş yapan Türkiye'de bireysel emeklilik sisteminin bu dönemden itibaren ne şekilde geliştiğinin araştırılması ve değerlendirilmesi, bu çalışmanın temel amacını oluşturmaktadır. Bu amacın gerçekleştirilmesi adına literatür taraması yöntemi kullanılmış olup Türkiye'nin bireysel emeklilik sistemi verilerinin açıklanmasında Emeklilik Gözetim Merkezinin paylaştığı veriler incelenmiştir. Elde edilen sonuçlar Türkiye'de bireysel emeklilik sisteminin faaliyetlerine başladığı dönemden itibaren olumlu yönde gelişme gösterdiğini ortaya koymuştur. 2013 yılında uygulamaya geçirilen yüzde 25 devlet katkısı uygulamasının Türkiye'deki bireysel emeklilik sistemine yönelik ilgiyi artırdığı, çalışmanın ulaştığı temel sonuçlardan birisidir. Bu nedenle Türkiye'de bireysel emeklilik sistemi hakkında değerlendirme yaparken devlet katkısı dönemi öncesi ve sonrası şeklinde ayrı bir değerlendirme yapılmasının doğru olacağı ulaşılan sonuçlardan bir diğeridir. Türkiye'deki bireysel emeklilik sistemine ilişkin ulaşılan verilerin doğru ve geçerli olduğunun kabul edilmesi, bu çalışmanın sınırlılığını meydana getirmektedir. Anahtar Kelimeler: Emeklilik, Bireysel emeklilik, Türkiye'de bireysel emeklilik sistemi.

Bireysel emeklilikEmeklilikEmeklilik sistemi+4
Emel Yakıcı
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
DoktoraAçık ErişimTR

Türkiye'de faaliyet gösteren hayat dışı sigorta şirketlerinin çok kriterli karar verme yöntemleri ile performans değerlemesi

Küreselleşen ülke ekonomileri, teknolojik değişimin her geçen gün artan hızı, müşteri ihtiyaç ve isteklerinin tam zamanında karşılanması zorunluluğu, her alanda yaşanan bu hızlı değişimin yarattığı belirsizlik, artan rekabet koşulları mal, hizmet ve bilgi üreten tüm şirketleri etkilemektedir. Şirketler, bu değişimlere entegre olamadıkları, doğru zamanda doğru kararlar alamadıklarında ve bu kararları uygulamaya geçiremediklerinde, ilgili endüstri branşında yok olma tehlikesi gibi birçok problemle karşı karşıya kalabilmektedir. Dolayısıyla günümüz sigorta şirketleri kaynaklarını daha etkin ve verimli kullanabilmek, rasyonel kararlar alabilmek, geleceğe yönelik doğru stratejiler geliştirebilmek, mevcut finansal durumlarını iyi değerlendirebilmek, kendilerini rakip şirketlerle doğru bir şekilde kıyaslayabilmek ve sektörde sürdürülebilir rekabet avantajı elde edebilmek için çeşitli analitik yöntemler kullanarak performans değerlemesine gereksinim duyarlar. Bu gereksinim neticesinde son yıllarda literatürde sigorta şirketlerinin performansını değerlemeye yönelik araştırmalarda çok kriterli karar verme yöntemlerinin (ÇKKVY) çalışıldığı görülmektedir. ÇKKVY, kompleks bir karar sürecinde çoklu ve birbiri ile çelişen kriterlere sahip problemlerin değerlemesinde en uygun çözümün ya da en iyi alternatifin seçimini sağlar. Bu çalışma ile Türkiye'de faaliyet gösteren hayat dışı sigorta şirketlerinin finansal performansının çok kriterli karar verme yöntemleri (TOPSIS, VIKOR ve MOORA-ORAN) ile değerlemesi amaçlanmaktadır. Bu amaç doğrultusunda 2013-2019 sürecinde faaliyetlerini kesintisiz olarak sürdüren hayat dışı sigorta şirketlerinin performans skorları ilgili yıllar ve yöntemler bazında göreli olarak değerlendirilmiştir ve karar vericilere yol gösterebilecek veriler elde edilmeye çalışılmıştır. Farklı modeller çerçevesinde yapılan performans değerlemesi bulgularına dayanarak performans sıralamasında genel olarak üst sıralarda veya alt sıralarda yer alan bunun yanı sıra yıllar itibariyle sıralama skorlarıyla aşağı ve yukarı yönlü dikkat çekici dalgalanmalar gösteren şirketler belirlenmiştir ve bu farklılıkların oluşmasında etkin olan faktörler ve bu faktörlerle ilişkili sebepler üzerinde durulmuştur. Çalışmada modellerin metodolojilerindeki farklılıkların ortaya çıkan bulguları etkilediği ve bunun yanı sıra kriterlere verilen ağırlık değerlerinin alternatiflerin performans skorlarını değiştirdiği sonucuna ulaşılmıştır.

MOORA yöntemleriPerformansPerformans değerlendirme+6
Elif Erdoğan
Hitit University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sigortacılıkta risk ve kasko sigortası tercihi üzerine Aydın ili uygulaması

Yatırımlara etkin kaynak sağlamak, ülkede yaratılan kaynakların arttırılması ve yaratılan bu kaynakların varlıklarını korunması işlevlerini yerine getiren sigorta sektörü ekonomik büyüme için büyük bir öneme sahiptir. Bu işlevlerin var olmadığı ekonomi büyüyemez ve oluşan çeşitli riskler sebebiyle zaman içinde kendini tüketir. Risk genel olarak kaybetme ihtimalini akla getirir, kimi zaman riskin gerçeklemesi sonucu olan kayıplar önemsenmeyebilir ve buna katlanılabilir. Bazen ise gerçekleşen bu riskler hayatı yıkıma götürebilecek kadar ağır olabilir, bu yüzden riskten olabildiğince kaçınmak gerekir. İnsanoğlu kazanma ihtimalini yükseltmek ve kaybetme riskini minimuma indirmeye çalışarak yaşamının sonuna kadar heyecan peşinde olurlar. İşte bu yüzden risk yönetimi kavramı ortaya çıkmıştır. Bu çalışmada öncelikle sigorta ve risk kavramı üzerinde durulmuş, sonrasında sigortalanabilir risklerin belirlenmesi, ölçülmesi ve fiyatlandırılması için yapılan çalışmalar üzerinde durulmuştur. Son olarak da kasko sigortası üzerinde durulmuş ve tercihi üzerine aydın ili uygulamasıyla analizlerine ve yorumlarına yer verilmiştir. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Sigorta, Risk Yönetimi, Kasko, Aydın İli

AydınKasko sigortasıMüşteri tercihleri+5
Serkan Özdemir
Aydın Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sigorta şirket yöneticileri perspektifinden sigorta okuryazarlığı

Son dönemde ülkemizde sigorta sektörünün hızlı bir gelişim içerisinde olduğu görülmektedir. Geçtiğimiz 10 yılda Türkiye'nin ortaya koyduğu büyüme performansıyla birlikte sigorta sektörü de önemli gelişmeler kaydetmiştir. Günümüzde sigorta sektörünün etkinliği ekonomik gelişmişliğin bir göstergesi olarak kabul edilmektedir. Sigortacılık sektörünün geniş bir çalışma alanı oluşturmasının yanında riskleri dağıtıp güven olgusunu arttırması ve fon yaratma gücü gibi ekonomiye katalizör etkisi sağlayacak pek çok işlevi bulunmaktadır. Bu bağlamda bireylerin sigorta bilincinin ve sigorta okuryazarlığı düzeylerinin arttırılması büyük önem arz etmektedir. Sigorta okuryazarlığı bilincinin arttırılması için öncelikli olarak sigorta sektörünün finansal okuryazarlıkla etkileşimi önemlidir. Finansal okuryazarlık seviyesinin yüksek olması hane halkının hem sigortaya olan talebinin artmasına hem de satın almış oldukları sigorta poliçelerinin avantajlarını ve dezavantajlarını bilmeleri açısından fayda sağlayacaktır. Ayrıca finansal eğitimlerle sigorta bilincinin geliştirilmesi gerekmektedir. Özellikle finans sisteminin önemli bir parçasını oluşturan sigortacılık sektörü gelecek hakkında planlama yapmada da önemli bir etkendir. Bu çerçevede çalışmada derinlemesine mülakat yöntemi kullanılarak sigorta şirketlerinin yöneticileriyle görüşme yapılmış olup onların perspektifinden sigorta okuryazarlığının sigorta sektörüyle etkileşimi incelenmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Sigorta, Finansal Okuryazarlık, Finansal Eğitim, Sigorta Okuryazarlığı.

Finansal eğitimFinansal okuryazarlıkSigorta+4
Ahmet Serdar
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bir sigorta şirketinde kalite fonksiyon göçerimi uygulaması

Günümüzde artan rekabet koşulları ve globalleşme sonucunda işletmeler de sürekli gelişme içerisinde olmak durumundadırlar. İşletmelerin rekabet ortamında süreklilik sağlayabilmesi, rekabet koşulları karşısında ayakta durabilmesi ve hedeflerine ulaşabilmesi, müşteri isteklerini karşılama düzeyine bağlı olmaktadır. Müşteri isteklerine zamanında ve doğru cevaplar verebilmek `Kalite Fonksiyon Göçerimi' yardımıyla daha etkin bir biçimde gerçekleşebilmektedir. Kalite Fonksiyon Göçerimi müşteri isteklerini belirleyip, buna göre ürün tasarlanmasını sağlayan bir süreçtir.Bu çalışmanın amacı Kalite Fonksiyon Göçerimi'ne ilişkin bilgi vererek KFG sürecinin uygulamasını ortaya koymaktır. Hizmet sektörü içinden bu amaç doğrultusunda sigorta sektörü seçilmiştir. Çalışmada ele alınan sigorta şirketi; müşteri beklentilerine cevap verebilmeyi ve sürekli gelişimi kendine ilke edinmiş ve bu sektörde önemli bir yere sahip olan bir şirkettir. Çalışmada sigorta hizmetinden yararlanan müşterilere KFG'ne yönelik anket uygulanmış, müşterilerin şirketlerden ne tür beklentileri olduğu araştırılmış ve sigorta şirketinin kalite evi ortaya çıkarılmıştır. Sonuç olarak müşteriler açısından bir sigorta şirketinde bulunması gereken en önemli özelliğin fiyat olduğu görülmüştür.

Kalite fonksiyon yayılımıSigorta sektörüSigorta şirketleri+1
Ömer Can Akıncı
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Rizikonun gerçekleşmesinde kusurun sigorta tazminatı ve sigorta bedelinin ödenmesine etkisi

Sigorta, aynı veya benzer nitelikteki riskle karşı karşıya bulunan çok sayıda insanın tek başlarına karşılayamayacakları riskleri birlikte karşılamak amacıyla oluşturdukları bir kurumdur. Sigorta tazminatının ya da sigorta bedelinin ödenmesinde sigorta ettiren, sigortalı yahut lehtarın ya da bunların hukuken fiillerinden sorumlu oldukları kişilerin kusurlu bulunması durumunda ne yapılacağı hususunda Türk Ticaret Kanunu'nda 1429, 1477 ile 1503 ve 1504. madde düzenlemeleri mevcuttur. Bu açıdan 1429. madde hükmü sigorta sözleşmelerine uygulanacak genel hükümler arasında düzenlendiği için tüm sigorta türlerine uygulanması mümkündür. Sorumluluk sigortaları açısından ise kusurun sigorta tazminatının ödenmesine etkisi ayrıca 1477. madde hükmüyle düzenlenmiştir. Can sigortalarında kusurun sigorta bedelinin ödenmesine etkisi ise sigortalının intiharını düzenleyen 1503 ile lehtarın sigortalı öldürmesini düzenleyen 1504. maddeler ile ayrıca düzenlenmektedir. Söz konusu edilen hükümlere göre rizikonun gerçekleşmesinde kusurun, kusur derecesi ve kim tarafından işlendiğine göre sigorta tazminatı veya sigorta bedelinin ödenmesi borcunun tamamen ortadan kalkmasına veya tazminat veya bedelde indirime olanak sağlamaktadır.

KusurKusurlulukRisk+7
Zehra Avcı
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türk sigorta sektöründe dağıtım kanalları yapısı ve şirket ile acenteler arasındaki ilişki memnuniyeti üzerine bir araştırma

Türkiye'de sigorta sektörü' nün hızla büyümesi, yeni yatırım arayışları içinde olan uluslararası yabancı sigorta şirketlerinin dikkatini çekmiştir. Bu şirketlerin, böylesine büyüme ve gelişmeyi büyük bir yatırım fırsatı olarak görmelerinin temel nedeni, mevcut hedef pazarda karlılığı yüksek ve karşılanmamış ihtiyaçların varlığından ve sigortalanabilir yüksek bir potansiyelin olmasından kaynaklanmaktadır.Türkiye'de sigorta prim üretimi için faaliyet gösteren yerli ve yabancı kuruluşların en büyük ve öncelikli hedefi; bu gelişen sektörden daha yüksek bir pazar payı elde etmek ve üretim hacimlerini yükselterek karlılıklarını artırmaktır. Bu amaca uygun olarak organizasyon yapılarını pazar odaklı hale getiren bu şirketler, tüketicilerin ihtiyaçlarını tanımlama ve gidermede dağıtım kanalı olarak farklı satış organizasyonları kurmuş ve bunları her gün geliştirerek yaygınlaştırmışlardır. Şirketler, kendi hedeflerine ulaşmak ve müşteri ihtiyaçlarını belirleyerek uygun çözümleri üretmek için, satış kanallarını geliştirmeyi hedeflemiştir. Sigorta pazarındaki bu dinamik hareketlenme sonucunda, sektör kendi içinde, özellikle de mevcut dağıtım kanallarında dönüşüm geçirerek yeni satış kanallarını keşfetmiştir. Sektörde geleneksel olarak bilinen acente, broker ve prodüktör gibi klasik dağıtım kanallarının kullanmasının yanı sıra, banka şubelerini, internet üzerinden ve telefonla satış merkezlerini de kullanarak yeni satış kanallarının fırsatlarından faydalanmayı amaçlamıştır.Bu çalışmanın amacı, yabancı ortaklıklarla daha da büyüme ve genişleme eğilimine giren sigorta şirketlerinin en önemli yüzü olan dağıtım kanallarının incelenmesi ve bu kanallar içerisinde, sigorta satışları için kullanılan satış yöntemlerinin değerlendirilmesini yapmaktır. Bunun yanı sıra sigorta pazarlanmasında geçmişten bugüne kadarki süreçte önemini hiçbir zaman kaybetmeyen ve dağıtım kanalları içerisinde en verimli satış kanalı olarak görünen acentelerin, temsilciliğini yaptığı sigorta şirketleriyle olan ilişki boyutlarındaki memnuniyeti üzerine yapılan araştırmanın sonuçlarını değerlendirmektir. Bu araştırma için yapılan anket çalışmasıyla elde edilen veriler SPSS programına aktarılarak, memnuniyet ölçümü sonucunda elde edilen sonuçlar analiz edilmiş ve acentelerin şirketlere olan bağlılıkları ve memnuniyetleri üzerine yorumlar gerçekleştirilmiştir.Anahtar Kelimeler: Sigorta, Sigorta Şirketleri, Dağıtım Kanalları, Acenteler, Acente memnuniyeti, Sigorta Pazarında Satış Yöntemleri

Dağıtım kanallarıDağıtım modelleriSatış kanalları+4
Mehmet Muratoğlu
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Müşteri ilişkileri yönetimi ile müşteri sadakati arasındaki ilişki: Sigorta acentelerinde bir uygulama

ÖZET MÜŞTERİ İLİŞKİLERİ YÖNETİMİ İLE MÜŞTERİ SADAKATİ ARASINDAKİ İLİŞKİ: SİGORTA ACENTLERİNDE BİR UYGULAMA Caner CANBOLAT Yüksek Lisans Tezi, İşletme Anabilim Dalı Danışman: Yar. Doç. Dr. Canan MADRAN Temmuz 2004, 124 sayfa Müşteri sadakati, ticaretin ortaya çıkışından itibaren var olan bir kavramdır. Geçmişte bireysel müşteriler ile bireysel ilişkiler geliştirilerek sadakat oluşturulmaktaydı. Zaman içinde firmaların müşteri sayısının artması ve kitlelere satışın yaygınlaşmasıyla birlikte müşteri ile kurulan ilişkilere gereken önem verilmemiştir. Günümüzde artık ürün ve hizmetler benzer kalitede üretilmeye ve sunulmaya başlamıştır. Müşterilerin seçme ve ürün değiştirme şansı artmış, sadakatleri azalmıştır. Firmaların müşterilerinin sadakatini sağlamak için rakiplerine göre en önemli avantajı müşterileri ile geliştirecekleri özel ilişkilerdir. Müşteri ilişkileri yönetimi bu amacı gerçekleştirmek için firmalarca uygulanmaktadır. Bu çalışmada, müşteri ilişkileri yönetimi, stratejileri, müşteri sadakati, sadakate yol açan faktörler ve müşteri ilişkileri yönetimi ile müşteri sadakati oluşturulması hakkında mevcut literatür incelenmiş ve bir saha çalışması yürütülmüştür. Saha çalışması Adana' da elementer sigortacılık alanında faaliyet gösteren sigorta acenteleri üzerinde gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmada amaç; şirketlerin müşteri ilişkileri yönetimini uygulaması ile müşterilerinin sadakatini sağlaması arasındaki ilişkinin sorgulanmasıdır. Araştırma sonuçlan şirketlerin müşteri ilişkileri yönetimini uygulaması ile müşterilerinin sadakati arasında bir ilişki olduğunu göstermektedir. Sonuçlara göre müşteri ilişkileri yönetimini uygulayan firmaların müşterilerinin sadakatleri daha fazladır. Anahtar Kelimeler: Müşteri İlişkileri Yönetimi, Müşteri Tatmini, Müşteri Seçimi, Müşteri Edinme, Müşteri Sadakati, Çapraz Satış

Müşteri ilişkileri yönetimiMüşteri sadakatiMüşteri seçimi+4
Caner Canpolat
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2004
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Satış elemanlarının iş tatmini, örgüt bağlılığı ve işten ayrılma niyetinin etik iklim ile ilişkisi: Sigorta ve ilaç sektörlerinde bir araştırma

Etik iklimSatış elemanlarıSigorta sektörü+4
Mehmet Biçer
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2005
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye' de sermaye piyasasında kurumsal yatırımcı olarak sigorta şirketlerinin faaliyet etkinliğinin veri zarflama analizi ile ölçümü

Sigorta sektörü gelismis ekonomilerde büyük tutarlı fonları sermaye piyasalarına aktaran ve bu sayede ekonominin gelismesi için itici güç olusturan bir sektördür. Bu nedenle, bu sektörün bir ülkedeki gelisiminin yanı sıra, sektörde faaliyet gösteren sirketlerin elde ettikleri gelirleri yatırımlara yönlendirme konusunda uygun davranmaları büyük önem tasımaktadır. Bu çalısma ile Türkiye' de faaliyet gösteren sigorta sirketlerinin yukarıda belirtilen fonksiyonları ne derece yerine getirdiklerinin belirlenmesi ve sermaye piyasasına daha fazla fon aktarabilmeleri, bu anlamda daha etkin hale gelebilmeleri için yapılması gereken iyilestirmelerin ortaya çıkarılması amaçlanmıstır. Bu amaca yönelik olarak öncelikle kurumsal yatırımcıların sermaye piyasasındaki önemi ve sigorta sektörünün kurumsal yatırımcı olarak sermaye piyasasındaki konumu, Türkiye ve dünyada sigortacılıgın durumu incelenmistir. Bu bilgilerin daha iyi anlasılabilmesi amacıyla sermaye piyasası ve kurumsal yatırımcı kavramları ile sigorta sektörü önemli özellikleriyle ele alınmıstır. Türkiye' de 2005 yılı itibariyle faaliyet gösteren sigorta sirketlerinin göreli etkinlikleri veri zarflama analizi metodu kulanılarak ölçülmüs ve elde edilen sonuçlar degerlendirilmistir. Hem asli faaliyetleri, hem de kurumsal yatırımcı kimligiyle sermaye piyasasındaki etkinlikleri itibariyle degerlendirildiginde her iki alanda birden göreli olarak etkin olan sirket yok denecek kadar azdır. Bu durumda yapılabilecek degisiklik ve iyilestirmeler, kaynaklar israf edilmeden ne sekilde belirli çıktılar elde edilebilecegi ve etkinlik sınırına ulasabilmek için çıktılarda ne gibi degisiklikler yapılabilecegi çalısmanın ilgili bölümlerinde belirtilmistir. Bu çalısmanın, sigortacılıgın ekonomik fonksiyonlarına daha fazla önem verilmesi ve sektörün sermaye piyasasına fon aktarma konusunda ilerleme kaydederek ekonomiye daha olumlu katkılar saglayabilmesine yönelik olarak gerekenlerin yapılabilmesi için yardımcı bir kaynak olacagı düsünülmektedir. Anahtar Kelimeler : Sermaye Piyasası, Kurumsal Yatırımcı, Sigorta Sektörü, Etkinlik, Veri Zarflama Analizi.

EtkinlikSigorta sektörüVeri zarflama analizi
Serpil Selen Yurtseven
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2007
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu'nun sigorta sektörüne etkileri: Çankırı örneği

Çalışmanın amacı 14.06.2007 tarihinde yürürlüğe giren 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu'nun sektördeki etkilerinin değerlendirilmesini ortaya koymaktır. Söz konusu Kanun ile getirilen yeniliklerin sektörde ne ölçüde etkili olduğu, sektörün sorunlarına ne derecede çözüm bulabildiği, ihtiyaçlarına ne kadar cevap verebildiği ve Kanunun eksikliklerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır.Bu çalışmada ayrıntılı bir literatür taramasıyla sigortanın tanımı, tarihi ve işlevleri araştırılarak bilgi verilmiştir. Ayrıca risk kavramı ve sigorta ile ilişkisi üzerinde durulmuş, sigorta kavramının unsurları da bazı Yargıtay kararları ile birlikte açıklanmaya çalışılmıştır. Kavramlar, kurum ve kuruluşlardan bahsedilirken eski ve yeni Türk Ticaret Kanunu'ndan karşılaştırmalı olarak faydalanılmıştır. Kanun öncesindeki sektörün var olan birçok sorunu ayrıntılı bir araştırma ile ortaya konulmuştur. Ayrıca bu sorunların Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra da devam etmekte olduğu, kanun ile getirilen yeniliklerin istenen düzeyde etkili olmadığı anket çalışması ile uygulamalı olarak araştırılmıştır.Bu çalışmanın sigorta sektörüyle ilgilenen kişi ve kuruluşlara genel bilgi aktararak, sigorta şirketleri ve sektörün önemli aktörlerinden olan sigorta acenteleri ve diğer tüm sektör mensuplarının en yüksek düzeyde verimlilik sağlamalarına yardımcı olmak ve ileride sigorta sektörü ile ilgilenecek kimselere yol gösterici olmak temenni edilmiştir.

AcentelerKanunlar 5684 sayılıSigorta+5
Esra Demircioğlu
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2011
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye muhasebe standartlarının (TMS) Türk sigortacılık sektörü üzerindeki etkileri

Bu çalışmanın temel amacı, Türkiye Muhasebe Standartlarının (TMS) Türk sigorta sektörü üzerindeki etkilerinin analiz edilmesidir. Çalışmada öncelikle, muhasebe standartları ve sigorta sektörüne yönelik genel kavramsal çerçeve ortaya konulmuştur. Sigorta sektörüyle ilgili muhasebe standartları genel olarak açıklanmıştır. Türk finansal sistemi içerisinde çok önemli bir yere sahip olan sigortacılık sektörünün tanımı, önemi, türleri, işlevleri, temel ilkeleri ve finansal tabloları üzerinde durularak, finansal analizlerden ve oranlarından bahsedilmiştir. Çalışmanın amacı doğrultusunda, 2003-2017 yılları arasında hayat dışı branşlarda faaliyet gösteren sigorta şirketlerinin sektöre özgü 20 adet temel finansal oranının ortalamaları alınarak, yıllar itibariyle karşılaştırılmalı olarak hesaplanmıştır. Daha sonra bu oranlarda, TMS öncesi (2003-2007) ve sonrası (2007-2017) dönemler istatistiksel açıdan anlamlı bir fark olup olmadığı incelenmiş ve anlamlılık düzeyleri test edilmiştir. Çalışmada istatistiksel veri analizi yöntemi olarak, finansal oran analizi ve Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi kullanılmıştır. Veriler SPSS 20.0 paket programı aracılığı ile analiz edilmiştir. Analiz sonucunda elde edilen bulgulara göre, sigorta sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin 13 adet finansal oranında TMS öncesi ve sonrası dönemler arasında ve sektörel bazda belirli anlamlılık düzeylerinde istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir.

Muhasebe standartlarıSigorta sektörüSigortacılık+3
Gürcühan Cengiz
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Katılım sigortacılığı ve bireylerin katılım sigortacılığını tercih nedenlerine yönelik bir araştırma

Yirminci yüzyılın ortasından itibaren İslami finansal ürünler hızlı bir şekilde yaygınlık göstermeye başlamıştır. Geleneksel finansal ürünlere alternatif olarak ve İslam hukukçularının tasvip ettiği bu ürünler müslüman coğrafyada cazip bir hâl almıştır. Katılım bankacılığının hızla yayılmasının ardından, alternatif bir islami sigortacılık sisteminin de oluşması elzem olarak görülmüş ve geleneksel sigortacılık sistemine alternatif olarak katılım sigortacılığı (tekafül) sistemi kurulmuştur. 1979'da Sudan, 1984 yılında Malezya'da katılım sigorta şirketlerinin kurulmasının ardından, Suudi Arabistan ve Ortadoğu ülkelerinde sistemin yaygınlaşmasıyla birlikte islam coğrafyasında bir katılım sigortacılığı pazarı oluşmuştur. Hâlihazırda küresel çapta 33 ülkede 200'ün üzerinde katılım sigorta şirketi bulunmaktadır ve 2020 yılı itibariyle bu şirketlerin pazar payı 40 milyar dolar seviyesindedir. Ülkemizde ise 2009 yılında ilk katılım sigorta şirketi faaliyete başlamıştır. Günümüz itibariyle 12 şirket aktif olarak faaliyetini yürütmektedir. 2019 yılı sonu itibariyle pazar payı 3,5 milyar TL'ye ulaşarak, sigortacılık sektörünün toplam pazar payının % 5'ine tekabül etmektedir. Katılım sigortacılığının giderek artan önemi ve bu alanda yeterli akademik çalışmanın olmaması bu çalışmanın yapılmasının ana nedenlerinden biridir. Çalışmada, bireylerin katılım sigortacılığını tercih sebeplerinin araştırılması amaçlanmıştır. Bu bağlamda ilk olarak katılım sigortacılığı açıklanarak konunun kavramsal çerçevesi ortaya konulmuştur. Katılım sigortacılığına olan ihtiyaç ve katılım sigortacılığının temel çalışma ilkeleri, katılım sigortacılığının tarihi, modelleri, geleneksel sigortacılık ile katılım sigortacılığı arasındaki farklar hakkında bilgi verilerek, ülkemizde ve dünyada katılım sigortacılığının genel durumu hakkında bilgi verilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde bireylerin katılım sigortacılığını tercih etme nedenleri belirlenmeye çalışılmıştır. Bu kapsamda çalışmada kullanılan analiz tekniği olan, çok kriterli karar verme yöntemlerinden AHP tekniği hakkında genel bilgi verilmiş; AHP tekniğinin çalışma şekli, avantajları ve çalışmada AHP tekniğinin kullanılma nedeni üzerinde durulmuştur. Çalışmanın amacı doğrultusunda rastgele seçilmiş olan mevcut ve potansiyel katılım sigortacılığı müşterileri, AHP tekniğinden faydalanılarak çalışmaya dâhil edilmiş ve neden katılım sigortacılığını tercih ettikleri araştırılmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler AHP tekniğiyle analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda elde edilen verilerin ışığında mevcut ve potansiyel katılım sigortacılığı müşterilerinin büyük bir çoğunluğunun (% 63,2) islami hassasiyetler sebebiyle katılım sigortacılığını tercih ettikleri sonucuna varılmıştır. Poliçenin fiyatı, satış kanalına olan yakınlık ve şirketin güvenilirliği hususlarının ise birbirine yakın sonuçlar göstererek katılım sigortacılığı müşterileri üzerinde, poliçe satın alma sebepleri arasında ikincil planda kaldığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Katılım Sigortacılığı, Tekafül, İslami Sigortacılık, Sigortacılık

Katılım sigortacılıkMüşteri tercihleriSigorta+4
Burak Öz
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Avrupa Birliği'ne giriş sürecinde Türkiye'de özel sağlık sigortalarının durumu ve Avrupa Birliği'ndeki özel sağlık sigortası uygulamaları ile bir karşılaştırma

Dünyada, ekonominin en önemli ajanı olan ?birey? e verilen değerin ne derece üst seviyede tutulduğu ülkeler arasındaki sosyo-ekonomik gösterge farklılıkları ile ölçülmektedir. Sağlık kavramı, hizmet arz ve talebinden, finansman araçlarına, ilaç endüstrisinden, sağlık politikalarına kadar son yıllarda en güncel konular içerisinde ilk sıralara oturmuş durumdadır. Sosyal güvenlik sistemleriyle de desteklenen sağlık uygulamaları, ülkelerin finansman kaynakları seçimleri bakımından tartışmalara konu olmaktadır. Bu nedenle son yıllarda kamu ve özel sağlık sigortalarının önemi hızla artmakta ve bu durum ekonomik büyümede ve gelişmede sağlık alanına yapılan yatırımların üstlendiği rolün yeniden ele alınmasına zemin oluşturmaktadır.Bu yüksek lisans tezinde, sağlık sigortaları temel kavramları ile ilgili genel bilgiler verilmiş, sağlık sigortalarının ekonomideki yeri, tarihsel gelişimi, beşeri sermaye ve ekonomik büyüme üzerindeki etkisi incelenmiştir. Türkiye'de mevcut sağlık sigorta sistemleri geçmişten günümüze kadar olan süreçte uygulamalarıyla analiz edilmiş, Avrupa Birliği'ne hazırlık sürecinde beklenen ve gerçekleştirilen yapısal değişiklikler, ?Sağlıkta Dönüşüm Projesi? ile birlikte değerlendirilmiştir. Avrupa Birliği sağlık sigorta uygulamaları ile Türkiye arasında, uygulama biçimleri bakımından karşılaştırma yapılmıştır.Yapılan değerlendirmede, Türkiye'deki sağlık sigorta sisteminin mevcut aksaklıklarını aşabilmesi için ?karma model? olarak adlandırdığımız kamu tarafından temel sağlık sigorta teminatlarının finanse edildiği ve özel sağlık sigorta şirketleri tarafından tamamlayıcı teminatların finanse edildiği sistemin uygulanmasının daha etkin olacağı sonucuna ulaşılmıştır.Bu çerçevede, Türkiye'deki sağlık sigortacılığının sorunlarının tespiti, nedenleri ve bu sorunlara yönelik çözüm önerileriyle çalışma sonuçlandırılmıştır.

Avrupa BirliğiSağlık politikasıSağlık sigortası+5
Özge Arık
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Hizmet kalitesinin müşteri memnuniyeti ve müşteri sadakati ile ilişkisinin sigorta sektöründe incelenmesi; Gaziantep'te bir uygulama

Bu çalışma, sigorta acentelerinin hizmet kalitesi boyutlarının, müşterilerinin tatmin ve sadakat düzeyleri üzerindeki etkisini incelemek, bu hizmet kalitesi boyutlarının müşterilerin yaş, cinsiyet, medeni durum, eğitim durumu ve aylık gelir durumu gibi demografik özellikleri ve acenteyle çalışma süresi açısından farklılık gösterip göstermediğini incelemek ve hizmet kalitesi boyutlarının internetten sigorta poliçesi alma durumunu nasıl etkilediğini incelemek amacıyla yapılmıştır. Bu kapsamda Gaziantep'te faaliyette bulunan üç sigorta acentesinden 450 müşteri ile yüz yüze anket yapılmıştır. Örneklem alma yöntemi olarak zaman ve maliyet kısıtı nedeniyle tesadüfi olmayan yöntemlerden kolayda örneklem yöntemi seçilmiştir. Elde edilen verilerin analizi için faktör analizi, korelasyon analizi, t-testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) yöntemleri kullanılmıştır. Uygulanan analizler yardımıyla, algılanan hizmet kalitesi boyutları ile müşterilerin tatmin ve sadakat düzeyleri arasında istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif ilişkinin olduğu; hizmet kalitesi boyutlarından fiziki ortam ve güven boyutlarının cinsiyet açısından; heveslilik ve güvenilirlik boyutlarının medeni durum açısından; güven ve güvenilirlik boyutlarının yaş grupları açısından istatistiksel olarak anlamlı şekilde farklılaştığı ve heveslilik boyutunun da internetten satın alma niyeti açsından istatistiksel olarak anlamlı şekilde farklılaştığı sonuçlarına ulaşılmıştır. Elde edilen sonuçlar, sadece bir şehirde ve belirli sayıda acente müşterisinin katılımıyla uygulanmış olmasından kaynaklı bazı kısıtlıklar olmasına rağmen, sigorta acentelerinin hizmet kalitesi boyutlarının, müşterilerin davranışsal tutumları arasındaki ilişkiyi inceleyen araştırmanın yok denecek kadar az olması dolayısıyla akademik açıdan, uygulayıcılar açısından da bulgular doğrultusunda pazarlama stratejileri geliştirip uygulamalarına olanak sağlayabileceğinden önemli katkılar sağlamaktadır. Anahtar kelimeler: Müşteri Memnuniyeti, Müşteri Sadakati,Hizmet Kalitesi,Sigorta Sektörü,Gaziantep

GaziantepHizmet kalitesiMüşteri sadakati+2
Ökkeş Gün
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İklim değişikliğinin Türkiye'de sigorta sektörü üzerine etkilerinin incelenmesi

İklim değişikliği, gezegendeki en büyük yaşamsal tehditlerden biri olmak ile beraber gerekli önlemlerin alınmaması halinde ekonomik sistem üzerinde de olumsuz etkiler yaratacağı aşikardır. İklim değişikliği gün geçtikçe etkisini arttırmakta ve büyük mali kayıplara sebep olmaktadır. Sigorta sektörü, iklim değişikliği sonuçlarından en çok etkilenen sektörlerin başında gelmektedir. Sigorta şirketlerinin hasar olması durumunda katlanmaları gereken maliyeti azaltmaları için araştırma, anlama, risk analizi ve risk yönetimlerine önem vermeleri gerekmektedir. İklim değişikliği sektör için bir risk olması ile birlikte yeni fırsatlarda yaratmaktadır. İklim değişikliğinin ortaya çıkardığı etkileri en aza indirmeye yönelik çalışmaların yapılması, farkındalık oluşturulması günümüzde zorunluluk haline gelmiştir. İklim değişikliği sebebi ile meydana gelen hava olaylarının şiddet etkileri; yıllık ortalama sıcaklık, yıllık toplam yağış miktarı ve ekstrem olay sayısı olarak sayılabilir. Bu çalışmada, iklim değişikliğinin kaza branşı, hastalık/ sağlık branşı, nakliyat branşı, tarım branşı ve yangın sigorta branşlarında ödenen tazminatlara etkisi incelenmiştir. 1990 – 2021 yılları arası beş branşta ödenen hasar tazminatları ve meteorolojik veriler standart birim kök testleri, yapısal kırılma analizleri ile sınanmış ve ARDL eşbütünleşme testi ile aralarındaki ilişki tespit edilmiştir. Değişkenler arasında anlamlı ilişkiler olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler; İklim Değişikliği, Küresel Isınma, Sigorta, Parametrik Sigorta

Küresel ısınmaSigortaSigorta sektörü+1
Tuğçe Torusdağ
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Banka ve sigorta muameleleri vergisi ve bu vergi karşısında mükelleflerin tutum ve davranışları: Denizli ili örneği

Günümüzde devlet, kişilerin toplumsal menfaatlerini sağlamak için vergiye ihtiyaç duymakta ve bu anlamda da vergilerin önemi giderek artmaktadır. Mükellefler içinde yaşadığı toplumun birer zorunluluğu olarak vergi ödemekle yükümlüdürler. Vergi ödemekle yükümlü mükellefler sadece bireyler değil aynı zamanda kurumlarında ödemekle yükümlü oldukları vergiler de bulunmaktadır. Ülkemizdeki bütçenin dengelenmesi ve devletin gerekli duyduğu finansmanın sağlanması açısından nakit paraya olan ihtiyaç giderek artmaktadır. Devlet bu anlamda finansman ihtiyacını daha hızlı ve pratik yoldan karşılayabilmek için dolaylı vergilere yönelmektedir. Ayrıca dolaylı verginin, harcamalar ve işlemler üzerinden alınması verginin geniş tabanlara yayılmasına olanak sağlamakta ve bu sayede kolay bir şekilde birçok bireyden bu vergiyi tahsil edebilmektedir. Bu çalışma da bankaların vergiyle olan ilişkisi ele alınıp aynı zamanda dolaylı bir vergi olan Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi ele alınmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde dünyada bankacılık işlemlerine uygulanan vergiler ele alınmış olup Türkiye ve diğer ülkelerde uygulanan finansal işlem vergilerine yer verilmiş ve Türkiye'de finansal işlemlerin uygulanabilirliği hakkında yorumlar yapılmıştır. İkinci bölümde kurumsal yapıya sahip olan bankaların, devlete kendi faaliyetlerinden dolayı ödemiş oldukları vergiler incelenmiş ve aynı zamanda devletin bankalara yüklemiş oldukları sorumluluk sıfatlarıyla ödemiş oldukları vergilerden de bahsedilmiştir. Üçüncü bölümde ise, bankaların yükümlü sıfatıyla mükelleflerden tahsil ettiği finansal işlem vergisi olarak ta adlandırılan banka ve sigorta muameleleri vergisi karşısındaki mükelleflerin tutum ve davranışlarının ne yönde oldukları ve vergi hakkındaki bilgisi ölçülmüştür. Mükelleflerin tutum ve davranışlarının ölçümünde anket çalışmasına yer verilmiştir. Yapılan bu anket çalışmasının katılımcıları ise Denizli Merkez İlçedeki Yapı ve Kredi Bankası'nın müşterileri olmuştur. Anket çalışmasından elde edilen veriler istatistiki analiz teknikleri ile bir sonuç elde edilmiştir. Bu anlamda daha önce bir çalışma yapılmadığı için Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi konusunda ülkemizde yapılan ilk anket çalışması olmuştur. Bu çalışma sonucunda vergi mevzuatında yapılacak olan düzenlemelere ışık tutacaktır.

Bankacılık işlemleriBankacılık sektörüBankalar+6
Münevver Kaçar
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de kasko sigortası ve mecburiyeti

Bir ihtiyaç olarak ortaya çıkan sigorta sistemine gelişen teknoloji, küreselleşen dünya ve yeni yönetim anlayışı kapsamında yeni anlamlar yüklenmiştir. Tüketici ihtiyaçlarına yönelik olarak üretilen motorlu taşıtların risklerini minimize etme ve tüketicilerin bu araçları kullanırken faydalarını maksimize etme güdüsü kasko sigortasını doğurmuştur. Günümüzde motorlu taşıt aracına sahip olan tüketiciler ilk iş olarak kasko sigortasını yaptırma ihtiyacı hissetmektedirler. Araç sahipleri önlemek istedikleri risklere göre farklı kapsamlarda kasko sigortası yaptırabilmektedirler. Bu çalışmada genel olarak trafik ve kasko sigortalarındaki mevcut durum incelenmiş, pozitif ve negatif yanları ortaya konulmuştur. Daha sonra kasko sigortasının zorunlu olması durumu irdelenmiş ve etkileri tartışılmıştır.

Kasko sigortasıPrimRisk+3
İbrahim Polat
Hasan Kalyoncu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
DoktoraAçık ErişimTR

Tekafül sigortacılığının Türk sigorta sektöründe kabul edilebilirliği üzerine ampirik bir araştırma

Yüzyıllardır bireyler ve kurumlar karşılaştıkları risklere karşı önlemler almak durumunda kalmışlar ve risklerin yönetilmesinde önemli bir yol olan sigorta sistemi günümüz finansal sisteminin önemli bir parçası haline gelmiştir. Müslüman kesimin inaçları gereği Konvansiyonel sigortacılığın faiz, belirsizlik vb. olgularla içermesiyle bu tür bir risk yönetimi sisteminden Müslüman toplumların uzak durmasıyla, İslami hassasiyetler göz önüne alınarak düzenlenmiş Tekafül sisteminin ortaya çıktığı düşünülmektedir. Tez çalışmasında risk yönetiminde konvansiyonel ve tekafül sigortacılığı karşılaştırılmış, tekafül sisteminin Dünya'da ve Türkiye'deki yeri incelenmiştir. Temel sorularla sektör yetkilileriyle yapılan yarı yapılandırılmış görüşmeler sesli olarak kayıt edilmiş deşifresi yapılarak metin halinde getirilmiştir. Deşifre veriler gruplandırılıp araştırmanın temaları oluşturulmuştur. Veriler nitel araştırma yöntemlerinden betimsel analiz yöntemiyle değerlendirilmiştir. Tekafül sisteminin Türkiye'de uygulanabilirliği konusunda tanımının netleşmesi, mevzuatta düzenlemeler yapılmasının gerektiği, potansiyeline rağmen halihazırda bilinirliliğiyle birlikte yeterli olmadığı, Tekafül üzerine verilen ortak bir fetvanın olmaması ve bu konuda otorite eksikliği, Tekafül şirketlerinin özellikle risk transferinde problemlerle karşılaştığı ve fon değerlendirmesinin faizsiz yürütülmesi açısından zorluklar barındırdığı tespit edilmiştir. Belirlenen temalara yönelik öneriler, yapılan görüşmeler ve literatür çalışmaları ışığında oluşturulmuştur. Anahtar Kelimeler: Risk yönetimi, Sigortacılık, Tekafül, Türkiye.

Riskten korunmaSigorta sektörüSigortacılık+2
İlker Dilek
Hasan Kalyoncu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de sigorta şirketlerinin ve hizmetlerinin vergilendirilmesi

Finans kesiminin temel aktörlerinden biri olan sigortacılık sektörü, bir ülkenin ekonomik bakımdan gelişmişlik düzeyinin en önemli göstergelerinden birini oluşturmaktadır. Sigortanın amacı; kişilerin tehlike olasılıklarını güvence altına almasının yanında kişilerden toplanan sigorta primleri ile büyük bir kaynak oluşturarak, yaratılan bu kaynakla ülke ekonomisinin kalkınmasında önemli bir katkıda bulunacak fonu yaratmaktır. Bunun sonucunda toplumun refah düzeyi yükselmiş olmaktadır. Ayrıca sosyal dayanışma sistemi de etkin hale gelmektedir. Sigorta şirketleri, sigorta sözleşmesi gereğince prim karşılığında doğabilecek rizikoyu üstlenip, bunun karşılığında teminat veren ve olayın gerçekleşmesi halinde tazminat ve sermaye ödemeyi taahhüt eden kurumlar olarak tanımlanmaktadır. Sigorta şirketlerinin öncelikli amacı, sigorta üretimini arttırmak ve bunun sonucunda kar elde etmektir. Türkiye'de sigortacılık sektöründe faaliyette bulunan sigorta şirketleri; yapmış olduğu hizmetler sonucunda elde ettiği gelirler ve yaptıkları sigorta faaliyetleri nedeniyle bazı vergi yüklerine tabi olmaktadırlar. Sigortacılık sektöründe vergilendirme, sigorta şirketlerinin vergilendirilmesi ve sunulan sigorta hizmetlerinin vergilendirilmesi olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Bir diğer sınıflandırmada ise sigorta şirketlerinin ödemekle yükümlü olduğu vergiler, dolaylı, dolaysız vergiler ve fonlar olmak üzere üç grup altında incelenmektedir. Gerek sigorta şirketlerinin gerekse de hizmet alanların vergilendirilmesinde devletin bir takım teşvikleri söz konusudur. Özellikle kişisel tasarrufların artması ve kişilere uzun dönemde gelir sağlanması amacıyla getirilen Bireysel Emeklilik sisteminde devletin vergisel açıdan önemli teşvikler sağladığı görülmektedir. Bu teşvikler sigorta sistemini daha da etkin hale getirebilecek nitelikte olmalıdır.

Bireysel emeklilikSigortaSigorta hizmetleri+6
Tuğçe Karkı
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Aracı sigorta işletmelerinin hizmet kalitesi üzerine bir araştırma

Bu çalışmanın temel amacı, hizmet sektörünün önemli temsilcileri olan sigorta acentelerinin verdikleri hizmetlere yönelik hizmet kalitesi algısı ile hizmet kalitesi değer algısı arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Ayrıca bu çalışma ile hizmet kalite algısı ve hizmet kalitesi değer algısının sosyo-demografik değişkenler açısından farklılık oluşturup oluşturmadığı incelenmiştir. Bu araştırmada nicel yöntem kullanılmış, veri toplamak için 22 ifade 5 boyuttan oluşan hizmet kalitesi algısı ölçeğinden ve 5 ifadeden oluşan hizmet kalitesi değer algısı boyutundan faydalanılmıştır. Bununla birlikte katılımcıların sosyo-demografik özelliklerini içeren ve 3 bölümden oluşan bir anket formundan faydalanılmıştır. Anket, basit rasgele örneklem metoduyla Düzce ilindeki 400 katılımcıya uygulanmıştır. Araştırmaya katılan katılımcıların 274'ünün kadın, 112'sinin 41 yaş ve üzeri yaş aralığında, 151'inin lisans düzeyinde eğitim durumuna sahip olduğu, 110'unun ortalama gelirinin 3000 TL ve altı olduğu, 132'sinin araç poliçesi için hizmet aldığı, 262'sinin seç sigorta şirketinden hizmet aldığı, 126'sının mesleğinin esnaf olduğu, 240'ının evli olduğu ve 141'inin sigorta şirketinden 4-7 yıl arası hizmet aldığı bulunmuştur. Elde edilen verilere göre araştirma içinde yer alan hizmet kalitesi algısı ile hizmet kalitesi değer algısı (r=0,503; p<0,01) arasında istatistiksel açıdan anlamlı, orta şiddette bir ilişki olduğu ve hizmet kalitesi alt boyutlarından hevesliliğin hizmet kalitesi değer algısı üzerinde üzerinde pozitif yönde ve anlamlı etkisi bulunduğu tespit edilmiştir (t=11,896, p<0,001). Sonuç olarak özellikle farklı sektörlerden hizmet alanların, hizmet alınan sektöre göre farklı hizmet kalite algısına sahip olacağı değerlendirilmiştir. Bu sebeple benzer çalışmaların farklı sektörlerde yapılmasının hizmet kalitesi açısından literatüre önemli katkılar sağlayacağı öngörülmüş ve önerilmiştir.

Hizmet kalitesiKaliteSigorta+5
Şükrü Sert
Düzce University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Asimetrik enformasyon ve Türk sigorta sektörü: Gaziantep Kasko Sigortası Pazarı'na yönelik ampirik bir uygulama

Asimetrik enformasyon, ticareti kısıtlayan özelliği ile piyasa denge fiyatı üzerinde olumsuz bir etki oluşturmaktadır. Günümüzde bu etki; birçok piyasada ve ekonomik, sosyal, politik vb. birçok olgunun temelinde bulunmaktadır. Sonuçta asimetrik enformasyonun büyüklüğüne bağlı olarak bu sorun, piyasaları önemli ölçüde etkilemektedir. Ülke ekonomisindeki belirsizliği ve riski transfer ederek sermaye piyasasını geliştirmesi işlevleriyle, genel ekonomi üzerinde olumlu bir etkiye sahip olan sigorta endüstrisinde de bu sorunla karşılaşılmaktadır. Bu sebeple sigorta piyasasında asimetrik enformasyonun varlığına yönelik ampirik bulgular arayan çalışmalar önemli bir hale gelmiştir. Ayrıca; çalışmalardan elde edilen bulguların pratik hayatta da uygulanabilirliği, bu konuya olan ilgiyi daha da arttırmıştır. Türk Kasko Pazarı'nda ise, bu konuyla ilgili ampirik bir çalışmaya rastlanılmamıştır. Bu noktadan hareketle, bu çalışmada; büyük bir sigorta şirketinin Gaziantep'te bulunan bir temsilcisinden alınan, 2008:09 ? 2010:09 döneminde sigortaya giriş yapmış müşterilere ait veri setinde, asimetrik enformasyonun varlığına ampirik olarak kanıt bulmak amaçlanmıştır. Sektördeki nispi büyüklüğü dikkate alınarak analiz kapsamında, sadece kasko sigortalarına ait veriler kullanılmıştır. Amaca yönelik olarak çalışmada, literatürde sıkça kullanılan probit ve logit modelleri ile iki ayrı deneme yapılmıştır. Elde edilen sonuçlar, Gaziantep' den alınmış Türk Kasko Pazarı' na ait veri setinde, asimetrik enformasyonun var olduğunu ampirik olarak doğrulamamaktadır.Anahtar Kelimeler: Asimetrik enformasyon, asimetrik enformasyon tahmini, sigorta, probit,Türkiye Sigorta Pazarı.

Asimetrik enformasyonKasko sigortasıSigorta+2
Erdem Akdemir
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2011
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sigorta hukukunda sigortacının aydınlatma yükümlülüğü

Sigorta sözleşmeleri, tarafların beyan ettikleri bilgiler ve var olan durumlar üzerinden kurulduğu için doğru bilgiye ulaşılabilmesi sözleşmenin sıhhati açısından büyük önem arz etmektedir. Bu hususa ilişkin olarak sigortacının aydınlatma yükümlülüğü TTK m. 1423'te, bilgilendirme yükümlülüğü ise Sigorta Sözleşmelerinde Bilgilendirmeye İlişkin Yönetmelik'te düzenlenmiştir. Ancak farklı düzenlemelerde farklı kavramlara yer verilmesi kavramsal problemlere neden olmuş, bunun yanı sıra düzenlemelerin kapsamına ilişkin de karışıklıklar yaşanmıştır. Çalışmada, örnek kararlar eşliğinde aydınlatma yükümlülüğünün mevzuatımızdaki yeri ifade edilmiştir.

Aydınlatma yükümlülüğüBilgilendirilme hakkıBilgilendirme+4
Senem Gökyar Çınar
Ankara Social Science University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Algılanan hizmet kalitesinin tekrar satın alma davranışı, müşteri sadakat düzeyi ve ağızdan ağıza iletişim üzerine etkileri; otomobil kasko poliçesine sahip müşteriler üzerine bir çalışma

Bu çalışmanın amacı; algılanan hizmet kalitesinin tekrar satın alma davranışı, müşteri sadakat düzeyi ve ağızdan ağıza iletişim üzerine etkisini incelemektir. Bu amaç doğrultusunda öncelikle algılanan hizmet kalitesi, tekrar satın alma davranışı, müşteri sadakati ve ağızdan ağıza iletişim ile ilgili kavramlar ele alınmıştır. Literatürde geliştirilen ölçekler yardımıyla otomobil kasko poliçesi sahibi müşterilerin algıladıkları hizmet kalitesi, tekrar satın alma davranışı, müşteri sadakat düzeyi ve ağızdan ağıza iletişim algıları ortaya koyulmuştur. Son olarak algılanan hizmet kalitesinin tekrar satın alma davranışı, müşteri sadakat düzeyi ve ağızdan ağıza iletişim üzerine etkileri incelenmiştir. Araştırma evrenini Düzce ili merkezinde yaşayan ve en az bir defa otomobil kasko poliçesi satın almış bireyler oluşturmaktadır. Bu doğrultuda 407 anket üzerinden değerlendirme yapılmıştır. Nicel yöntemler kullanılarak elde edilen verilere; faktör, çoklu doğrusal regresyon, korelasyon, frekans, ANOVA ve t-testi analizleri yapılmıştır. Veriler analiz edilirken SPSS paket programı kullanılmıştır. Yapılan faktör analizi sonucunda, algılanan hizmet kalitesi boyutları; fiziksel özellikler, güvenilirlik, güven ve empati olarak dört faktör altında toplanmıştır. Araştırmanın diğer değişkenleri olan tekrar satın alma davranışı, müşteri sadakat düzeyi ve ağızdan ağıza iletişim ayrı ayrı tek boyut altında toplanmıştır. Yapılan çoklu doğrusal regresyon analizleri sonucunda ise; algılanan hizmet kalitesi boyutlarının (fiziksel özellikler, güvenilirlik, güven, empati) müşterilerin tekrar satın alma davranışı, müşteri sadakati ve ağızdan ağıza iletişim üzerinde etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu analizler dışında demografik özellikler ile algılanan hizmet kalitesi alt boyutları arasında anlamlı farklılıklar çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Algılanan Hizmet Kalitesi, Tekrar Satın Alma, Müşteri Sadakat Düzeyi, Ağızdan Ağıza İletişim, Kasko.

Algılanan kaliteAğızdan ağıza iletişimHizmet kalitesi+7
Hasan Arif Eker
Düzce University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00

İlgili konular