Insurance sector
93 theses under this subject heading
Borsada işlem gören sigorta şirketlerinin karlılık analizi
Sigorta şirketlerinin temel fonksiyonu topladıkları primler karşılığında sigortalıların gelecekte karşılaşacakları maddi hasarları tazmin etmektir. Sigortalılar, riskin gerçekleşmesiyle ortaya çıkan zararları birlikte karşılamak amacıyla sigorta sistemine dahil olmaktadır ve hasar gerçekleştiği anda hasarlarının tazmin edilmesini talep etmektedir. Sistemin sağlıklı işlemesi, sigorta şirketlerinin sigorta sözleşmesiyle taahhüt ettikleri yükümlülükleri yerine getirmeleriyle mümkün olmaktadır. Bu yükümlülüklerini yerine getirebilmeleri için de güçlü bir finansal yapıya sahip olmaları gerekmektedir. Türk sigorta sektöründe rekabet gücünün arttırılması için de sigorta şirketleri kâr zarar oranını dengede tutmak zorundandırlar. Ürün primi ile o üründen gelecek hasarların hesaplanması kâr- zarar dengesi açısından önem arz etmektedir. Bunun için de kullanılacak üründe kişinin moralitesi, yaşamını sürdürdüğü yerin risk değerlendirmesi, aracına sigorta istiyorsa aracın kullanım amacı ve kişinin hasar prim dengesi, sağlık ürünü kullanılacaksa sigortalının geçmişte yaşadığı rahatsızlıkların değerlendirilmesi şirketlerin en önem verdiği hususlardır. Sigorta şirketlerinde kârlılık için bir diğer önemli faktör de pazar payıdır. Sigorta şirketleri ne kadar çok ürün geliştirebilirse o kadar çok kişiye ulaşabilmektedir. Pazarda daha büyük bir paya ulaşabilmesi diğer şirketlerde olmayan ürünlerin geliştirilmesi ve piyasaya sürülmesi ile mümkün olmaktadır. Sigorta sektöründe yer alan şirketlerin kârlılığının yüksek olması finansal açıdan güçlü olmalarını gerektirmektedir. Bu sebeple, sektörde faaliyet gösteren sigorta şirketleri finansal durumlarını, yatırımlarının güvenilirliğini veya risklerini sürekli olarak değerlendirmelidirler. Sigorta şirketleri performanslarını ölçmek için şirket içi ve şirket dışı analizler yardımıyla sistematik bir şekilde değerlendirme yapmaktadır. Bu çalışmada, Borsa İstanbul'da işlem gören ve toplam sektör payları %80'i bulan seçilmiş sigorta şirketlerinin performanslarına dayalı kârlılık analizinin yapılması amaçlanmıştır. Bu amaçla, sigorta şirketleri bilanço yapısı ve bilanço yönetimi açılarından irdelenmekte ve şirketlerin gelir gider boyutları çerçevesinde bilançolarını nasıl yönettikleri açıklanmaktadır. Çalışmanın uygulama bölümünde, finansal analiz aracılığıyla sigorta şirketlerinin kârlılık ve performans analizleri yapılarak, kârlılık ve kârlılığa dayalı performans konularında somut ölçütler belirlenmekte ve şirketlerinin kârlılığı etkileyen içsel faktörler ortaya konulmaktadır. Elde edilen bulgular sayesinde, finansal sektörün önemli unsurlarından olan sigorta şirketlerinin mâli başarıya ulaşmaları için izlemeleri gereken yollar ve almaları gereken önlemler konusunda kanıtlar sağlanmaktadır
Türkiye'de sigortacılık sektörünün piyasa yapısı ve yoğunlaşma düzeyi
Ekonomik çevre pek çok riski içerisinde barındırmaktadır. Bu nedenle sigortacılık faaliyetleri hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkeler açısından önemli bir faaliyet alanıdır. Gelişmekte olan ülkelerde sigortacılık faaliyetlerine verilen önem gelişmiş ülkelere daha sınırlıdır. Gelişmiş ülkelerde sigortacılık sektörü ekonomiyi daha fazla destekleyebilmektedir. Bu durum birçok faktörün yanı sıra özellikle rekabetin oluşması ile ilgilidir. Gelişmekte olan ülkelerin ihtiyaç duyduğu yabancı yatırımların sayısı artıkça rekabette artacaktır. Bu çalışmada Türk sigortacılık sektöründe yabancı yatırımların piyasa yoğunlaşma düzeyine etkileri araştırılmaktadır. Sigortacılık sektöründeki firma hem bir bütün olarak hem de yerli ve yabancı firmalar ayrımı yapılarak analiz edilmektedir. Çalışmada analizler poliçe türlerine göre poliçe adedi ve prim tutarı üzerinden yapılmaktadır. 2013 ve 2021 yılları arası dönemi kapsayan çalışmada N-Firma Yoğunlaşma İndeksi (CR4, CR8), Herfindahl Hirschman İndeksi (HHI), Entropi (EI) ve Rosenbluth (RI) yöntemleri kullanılmaktadır. Çalışmada ayrıca uyum analizi ile hangi poliçe türlerinin benzer piyasa yapısına sahip oldukları araştırılmıştır. Çalışmadan elde edilen bulgulara göre uluslararası rekabet gücüne sahip yabancı yatırımlar, genel olarak hem poliçe adedi hem de prim adedi açısından yoğunlaşma düzeyini düşürme ve piyasayı daha rekabetçi bir yapıya kavuşturma eğilimindedir.
The role and impact of e-commerce in the insurance industry
Nowadays the conditions of business are quickly changing. From a commercial point of view the Internet and information technology have a significant effect on different industries .The growing importance of e-commerce increases demand of using it in the industries and in most insurance industries as well. Electronic Insurance is a result of development in information technology and communication. In the other words, insurance operations can be done by the Internet easily. The widespread use of the Internet and increasing demand for Internet access in order to get information and goods and services has changed lifestyle in society. Therefore, insurance companies cannot ignore these requests. Insurance companies can provide their customer with better services by using new information and communications technology. In addition, electronic insurance reduce real-time of business and management costs. In this research the role and impact of e-commerce on insurance companies has been addressed in terms of that to what extent using of e-commerce reduce company's costs and boost company's competitiveness and organizational performance. Moreover to achieve this goal in this research, a framework of reference is considered based on academic journals and textbooks. This research has carried out based on quantitative data and research type is an applied research and research strategy is survey. Questionnaire was used as a tool to collect data. For this purpose, a survey of 150 people has been carried out and convenience sample selection method was used to obtain and select respondents in any departments in insurance companies in Iran. The general conclusions made by this study identify that the Iranian insurance companies have a positive attitude towards e-commerce and they found that e-commerce would be an opportunity to boost the quality and efficiency of their business. Research finding confirm that the Iranian insurance companies would benefit from using of e-commerce in terms of cost reduction, brand and image promotion and extended corporation with partners and enhance organizational performance and competitiveness.
İşletmelerde güven, bağlılık ve vatandaşlık arasındaki ilişkide kültürün rolü: Sigorta sektöründe bir uygulama
Günümüz rekabet ortamında işletmelerin sahip oldukları insan kaynaklarının önemi giderek artmaktadır. Bu bağlamda insan kaynaklarına yapılan yatırımlar da artmakta ve bu yatırımların örgütsel performans artışı olarak geri dönmesi beklenmektedir. Performansı neredeyse bütünüyle çalışanlarına bağlı olan sigorta işletmeleri için ise bu durum ayrıca bir önem arz etmektedir. Prim bazlı ücretlendirme, kariyer adımlarının azlığı gibi sebeplerden ötürü birçok çalışan tarafından kariyer başlangıcı olarak değerlendirilen sigorta sektöründe yüksek çalışan devri bulunmakta ve bu durum çalışanlara yapılan yatırımların hedeflerine ulaşmasının önünde engel oluşturmaktadır. Bu nedenle çalışanların örgüte olan bağlılıklarını ve gösterdikleri performanslarını arttıracak güvene dayalı bir örgüt kültürü oluşturmak sigorta işletmeleri için hayati bir önem arz etmektedir. Bu noktadan hareketle, bu araştırmanın temel amacı işletmelerde örgütsel güven, örgütsel bağlılık ve örgütsel vatandaşlık davranışı arasındaki ilişkide örgüt kültürünün rolünü araştırmak olarak belirlenmiştir. Bu anlamda bu araştırma nicel bir araştırma olarak dizayn edilmiş olup araştırmada kullanılan değişkenler arasındaki ilişkiler istatistiksel yöntemlerle belirlenmiştir. Bu araştırmada sigorta sektörünün geneli hedef alınmış ve anket yöntemiyle araştırma yapılmıştır. Örneklem hesaplaması sonucunda 382 rakamına ulaşılmış ve yapılan anketlerin tamamı geri toplanabilmiştir. Ancak bazı anketlerin tam doldurulmamış olması sebebiyle 320 anket analize dahil edilmiştir. Analizde öncelikle ankette yer alan her bir ölçeğin betimsel istatistikleri verilmiştir. Bunu takiben işletmelerde örgütsel güven, örgütsel bağlılık ve örgütsel vatandaşlık davranışı arasındaki ilişkide örgütsel kültürün rolü öncelikle korelasyon analizi ile belirlenmiş sonrasında ise regresyon analizi ortaya konmuştur. Sonuçlar sigorta sektöründe çalışanların örgüte olan güvenlerinin yüksek seviyede olduğunu ve onların bu güvenlerinin örgütsel bağlılıkları ve örgütsel vatandaşlık davranışları üzerinde etkili olduğu olgusunu ortaya koymuştur. Ancak çalışanlar arasında yöneticilerinin kendilerine olumlu bir çalışma ortamı yaratmadıkları görüşü hakimdir ve bu durumun düzeltilmesi gerekmektedir. Araştırma kapsamında bulunan bir diğer önemli sonuç ise sigorta sektöründe çalışanların örgütsel bağlılıklarının ve örgütsel vatandaşlık davranışlarının yüksek olduğu ve onların örgütsel bağlılıklarının örgütsel vatandaşlık davranışları üzerinde pozitif bir etkisinin olduğu olgusudur. Araştırma kapsamında örgüt kültürünün örgütsel vatandaşlık davranışı üzerinde negatif yönlü ve istatistiksel olarak anlamlı etkisi bulunduğu olgusu da ortaya konmuş ve bu durumun kültürel yapı farklılığından kaynaklandığı gerçeği üzerinde durulmuştur.
Elementer sigortacılık sektöründe iç denetim fonksiyonunun etkinliğinin değerlendirilmesi ve bir uygulama
Sigortacılık, çok çeşitli türden risklerin, birey ve kurumların varlık ve değerlerinde oluşturabileceği zararları, belirlenen şartlar çerçevesinde karşılamaya yönelik faaliyet gösteren önemli bir sektördür. Sigortacılık sektörü temelde iki ana kola ayrılmaktadır. Bunlardan biri, hayat ve emeklilik branşları, diğeri ise elementer branşlardır. Bu çalışmada, bireysel, sosyal ve ekonomik alanlarda sağladığı hizmetlerin önemine dayanarak özel sigortacılık sektörünün en önemli kolu olan elementer sigortacılık alanı belirlenmiştir. Sigortacılık işinin doğası gereği ve elementer sigortacılık alanındaki branşların kapsamındaki teminatlar ve bunların taşıdıkları riskler sebebi ile, elementer sigortacılık sektöründe faaliyet gösteren şirketler, çok sayıda ve farklı türden ve seviyeden riskler ile karşı karşıya kalmaktadır. Bu risklerin etkin olarak yönetilmesi bu alandaki şirketler için hayatî önemde olup, aksi durumlar üretim, kârlılık, hasar başta olmak üzere şirketlerin pek çok açıdan olumsuz etkilenmesine ve hatta şirket varlığının tehdit edilmesine yol açabilmektedir. Bu işletmelerde etkin kontrol ortamlarının oluşturulması ve risklerin etkin olarak yönetilmesi işletme yönetimlerinin sorumluluğundadır. Ancak yönetimler bu konuda destek fonksiyonlara ihtiyaç duymaktadır. Bu fonksiyonların başında ise, sunduğu güvence ve danışmanlık hizmetleri ile kurumların hedeflerine ulaşmasında önemli destek sağlayan iç denetim fonksiyonu gelmektedir. Bu çalışmada, elementer sigortacılık alanında faaliyet gösteren işletmelerde etkin bir iç denetim fonksiyonu oluşturulması ve böylece iç denetimin işletme hedeflerine ulaşmasında yüksek katma değer sağlayan bir fonksiyon olabilmesi amacına yönelik olarak iki aşamadan oluşan bir model ortaya konmuştur. Birinci aşamada iç denetimin etkinliğine yönelik organizasyon yapısı ve genel uygulamalarına ilişkin genel gereklilikler belirlenmiş, ikinci aşamada ise elementer sigortacılık sektöründe yer alan tüm süreçlerde iç denetim faaliyetlerinin etkinliğinin sağlanmasına yönelik kriterler ve bu kriterlere ilişkin riskler ve seviyeleri ile ilgili kontrol faaliyetleri ve denetim teknikleri belirlenmiştir. Sonrasında ise Türkiye elementer sigortacılık sektöründe faaliyet gösteren bir işletmenin iç denetim yapı, uygulama ve faaliyetleri araştırılmış ve belirlenen model doğrultusunda iç denetim fonksiyonunun etkinliği nitel araştırma yöntemleri kapsamında gözlem, doküman incelemesi ve mülakata dayalı veri toplama teknikleri kullanılarak ölçülmüş ve sonuçlar betimsel analiz yöntemi ile değerlendirilmiştir. Yapılan çalışma sonucunda, uygulamanın gerçekleştirildiği şirketteki iç denetim fonksiyonunun organizasyon yapısı ve genel uygulamaları ile iş süreçlerindeki iç denetim faaliyetlerinin bir bütün olarak etkin olmadığı anlaşılmış ve bu duruma neden olan dört temel etken saptanmıştır. Bu etkenler; iç denetim biriminin kendi iç işleyiş ve personeline bağlı aksaklık ve eksiklikler, işletme üst yönetimince iç denetim birimi ve faaliyetlerine yeterli kaynak, destek ve yetki alanının sağlanmaması, iç denetime ilişkin yasal mevzuatın yetersizliği ve de iç denetime ilişkin yapı ve faaliyetlerin resmî ve özel statülü dış taraflarca yeterli seviyede incelemeye tâbi tutulmaması şeklinde ortaya konmuş olup, çalışmanın son aşamasında ise iç denetim fonksiyonun etkinliğini engelleyen söz konusu etkenlere karşı alınabilecek tedbirler belirlenmiş ve bu tedbirlerin işletme içi ve dışındaki ilgili taraflarına çeşitli önerilerde bulunulmuştur.
Rol belirsizliğinin, rol çatışmasının, iş stresinin ve örgütsel adaletin işten ayrılma niyeti üzerindeki etkisinin sigortacılık sektörü bağlamında araştırılması
Örgütlerin rekabet üstünlüğü sağlayarak başarılı bir şekilde faaliyetlerine devam etmelerinde ve bu başarıyı sürdürülebilir kılmalarında en büyük etken çalışan katkılarıdır. Bu katkıların maksimize edilmesi, çalışanların olumlu örgütsel davranışlar sergilemeleri ile mümkündür. Bu çalışmada, örgütsel performans üzerinde büyük etkisi bulunan çalışanların yaşadığı rol belirsizliği, rol çatışması, iş stresi, örgütsel adalet ile işten ayrılma niyeti arasındaki ilişkiler incelenmektedir. Verilerin sigortacılık sektörü çalışanlarından anket yöntemi ile elde edildiği çalışmada, yaşanan rol belirsizliği ve rol çatışmasının, çalışanların iş stresi ile pozitif yönde ilişkide olduğu, ayrıca rol belirsizliğinin işten ayrılma niyetini artırdığı tespit edilmiştir. Benzer şekilde iş stresinin çalışanların işten ayrılma niyetini artırdığı ortaya konmuştur. Elde edilen bulgulara göre, iş stresinin ayrıca rol belirsizliği ve rol çatışmasının işten ayrılma niyeti üzerindeki etkilerinde aracılık rolü bulunmaktadır. Örgütsel adalet ile alt boyutları olan dağıtım adaleti, prosedür adaleti ve etkileşim adaleti, örgütün etkinlik ve verimliliği için büyük öneme sahip olmakla birlikte, bulgular, rol belirsizliği ve rol çatışması ile işten ayrılma niyeti arasındaki ilişkide herhangi bir düzenleyicilik etkilerinin bulunmadığını ortaya koymaktadır. Araştırma sonuçları dikkate alındığında, çalışanların refah ve mutluluğunu sağlayıcı yönde yönetsel anlayışa ve politikalara sahip örgütlerin, çalışanların olası işten ayrılma niyetlerinin ve devamında işten ayrılmaların önüne geçerek rekabetçi üstünlük elde edecek şekilde başarılarını artıracakları söylenebilir.
Sigorta sektöründeki yöneticilerin ekip yönetimi sürecinde uyguladıkları liderliğin çalışanın iş tatminine etkisi
Bu çalışmanın amacı, sigorta sektöründeki yöneticilerin ekip yönetimi sürecinde uyguladıkları liderliğin çalışanın iş tatminine etkisini incelemektir. Günümüzde işletmelerin varlıklarını sürdürebilmesi için en önemli faktör kuşkusuz insan kaynağıdır. Ve bu insan kaynağını kitlesel bir başarı öyküsüne çevirebilmek için lider vasıflarını taşıyan yöneticilere ihtiyaç duymaktadır. Türkiye genelinde yer alan sigorta şirketlerinde çalışmakta olan 300 işçiden araştırma verileri elde edilmiştir. Anket yöntemi ile toplanan veriler SPSS programı ile frekans analizi, güvenirlilik analizi, faktör analizi ve regresyon analizleri yapılarak aralarındaki ilişkiler incelenmiştir. Yapılan analizler ile elde edilenler ışığında, bir yöneticinin ekip yönetme sırasında dönüştürücü veya paternalist liderlik yaklaşımlarını benimsemesi durumunda çalışanın iş tatmini üzerinde güçlü bir etki kurabileceği görülmüştür. Araştırma da ulaşılan sonuçlara uygun olarak önerilere de yer verilmiştir.
Vatandaşların trafik ve kasko branşlarındaki hasar süreçlerine yönelik algılarının belirlenmesi (Uşak ili örneği)
Küreselleşmeye bağlı olarak ulusal ve uluslararası alanda rekabetin arttığı bir ortamda gerek şirketlerin hizmet kaliteleri konusundaki çalışmalar gerekse sigortalıların şirketlerin hasar süreçlerini yönetim biçimlerine ilişkin beklentileri değişmeye başlamıştır. Gerek ekonomik kayıpların yaşanmaması ve ülkedeki ekonomi dengelerinin bozulmaması gerekse de rekabet ortamında ayakta kalmayı başarmak için, sigorta firmalarının, müşterilerinin ne beklediği konusunda sürekli olarak araştırma yapmaları ve kendilerine buna göre yön vermeleri gerekmektedir. Bu çalışmada, vatandaşların trafik ve kasko branşlarındaki hasar süreçlerine yönelik algıları araştırılmıştır. Araştırmanın verileri anket tekniği ve kolayda örnekleme yöntemi ile elde edilmiştir. Ankette yer alan ölçekle bireylerin trafik ve kasko branşlarındaki hasar süreçlerine yönelik algı ve tutumları ölçülmüştür. Hasar süreçlerine yönelik algı ve tutumlar keşfedici faktör analizi ile ortaya çıkartılmıştır. Araştırmanın diğer değişkenleri trafik sigorta veya kasko durumlarına yönelik değişkenlerden oluşmaktadır. Keşfedici faktör analizi ile ortaya çıkartılan algı ve tutumlarla araştırma değişkenlerinin özellikleri (kategorileri) arasındaki uyumluluklar veya ilişkiler çoklu uyum analizi ile incelenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre, eğitim düzeyi yüksek, evli ve kadın bireylerin sigorta sistemlerine daha fazla güvendiği, bunları faydalı bulduğu görülmüştür. Daha önce sigorta ürünü satın almış kimselerin suistimal algıları yüksektir. Bekar, erkek ve diğer katılımcılara göre genç olan kişilerin ise sigorta sistemlerine daha az güvendiği, bu sistemleri yavaş ve pahalı buldukları görülmüştür.
Türk sigortacılık sektöründe yabancılaşma ve piyasa analizi (2009-2019)
Kendi canının yanı sıra sahibi olduğu eşyanın da korunması, bütünlüğünün bozulmaması genelde herkesin temennisidir. İnsanlığın ilk zamanları bu tür tehlikeler birlikte yaşayan kabileler için birer dayanışma örneği teşkil edip, bir şekilde kompanse edilirken, zamanla gelişen ve değişen toplumda bu ortak yaşamanın, yaşanılan problemlerin çözümüne çare olmadığı daha kompleks ve tamamlayıcı bir sistemin varlığına ihtiyaç duyulduğu anlaşılmıştır. Bu noktada, sigortacılık kavramı ortaya çıkmış ve zamanla sistem geliştirilmiştir. Sonuçta, bildiğimiz sigortacılığın temelleri atılmış ve sistem zamanla geliştirilmiştir. Çalışmada, insanoğlu herhangi bir tehlike anında doğuştan gelen duygudan ötürü güvende olmak ister. İlk aşamada insanın sağlığı gelse de ardından can malın yongasıdır diyerek malın ve canın herhangi bir risk anında koruma altına alma faaliyetlerine değinilmiştir. Burada sigortanın tarihçesinden, denetim, gözetim otoritelerinden, yasal anlamda bağlayıcılardan, mevzuatsal yükümlülüklerden, şirket türlerine kadar birçok noktaya dikkat çekilmiştir. Tüm bunları yaparken piyasadaki şirketlerin sermaye yapıları analiz edilmiş, bireysel emeklilik (BES) mevzuatına ve sektörüne yönelik analizler yapılmıştır. Buna göre, Türkiye sigortacılık piyasasında şirketlere uluslararası sermayedarlar hakimdir. Anahtar Kelimeler: Sigorta, Bireysel Emeklilik Sistemi, Birleşmeler ve Devirler, Şirketlerin Sermaye Yapısı
Sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklarda tahkimin uygulanması
Ticaret Hukukunun bir dalı olan Sigorta Hukuku kapsamındaki uyuşmazlıklar, sigortacılık sektörünün gelişmesiyle birlikte çeşitlenerek artmıştır. Dünyada meydana gelen nüfus artışı, teknolojik gelişmeler ve teknolojik gelişmeler sonucunda kolaylaşan ticari faaliyetler gibi birtakım etkenlerin, sigortacılık faaliyetlerinin çeşitlenerek artış göstermesine yol açarak sigortacılık sektörüne olumlu yansımasıyla birlikte, Sigorta Hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıkları da arttırmıştır. Artan Sigorta Hukuku kapsamındaki uyuşmazlıkların çözümü esnasında devlet mahkemelerinin yoğunluğu, işleyişi ve uzman mahkemelerin bulunmayışı gibi nedenler, uzun süren yargılamalara sebep olmakta ve sigortadan beklenen faydayı olumsuz etkilemektedir. Sigorta Hukukunda tahkimin önemi de tam bu noktada ortaya çıkmış ve Sigortacılık Kanuna ile hukukumuzda kendisine yer edinmiştir. Bu çalışmamızda Sigorta Hukukundan doğan uyuşmazlıkların Sigorta Tahkim Komisyonu nezdindeki çözüm süreci, sigorta tahkimin olumlu ve olumsuz yönleri, sigorta tahkim yargılama usulü ve sonuçları ele alınmıştır.
Sigorta dağıtım hizmetlerinde dijitalleşme: Müşteri tercihlerine yönelik bir araştıma
Sigorta bilindiği gibi, sigorta talebinde bulunan vatandaşı, ödedikleri pirimler karşılığında, maruz kalabilecekleri risklerden kaynaklanacak zararların telafi edilmesi işidir (Web_1). Bu tanıma göre vatandaşları tehlikelere karşı koruma altına alan sigorta hizmeti ve sigortacılık kavramı ortaya çıkmakta ve önem kazanmakta, dolayısıyla sigortacılık sektörü de ön plana çıkmaktadır. Sigortacılık sektörü, bireysel veya toplumsal alanda olabilecek zararların, ödenen tazminatlarla telafi edilmesine dayalı bir sektör olması nedeniyle ekonomik krizlerin etkisini hafifletici bir etkiye sahiptir. Birçok gelişmiş ülkede sigorta şirketleri, atıl fonların sağlanmasında, yatırım finansmanında, işletmelerin kurulmasında büyük paya sahiptir ve bunu sahip oldukları fon oluşturma özelliği ile gerçekleştirebilmektedir. Ekonomideki önemine ek olarak, gelişen teknoloji ve analiz yöntemleri sayesinde sigorta sektöründeki şirketler ve dağıtım kanalı temsilcileri, karar alma süreçlerini daha hızlı ve isabetli hale getiren teknolojiyi kullanmada ve hizmet kalitelerini artırarak ürünlerini çeşitlendirmede diğer sektörlere öncülük etmeye başlamıştır. Sigorta dağıtım kanalında yer alan sektör temsilcileri dijital teknolojiyi kullanarak pazarlama stratejilerini daha kolay ve iyi biçimde geliştirebilmekte ve sundukları hizmetlere yönelik daha profesyonel kararlar alabilmektedir. Bu çalışmada; ülke ekonomisinde önem arz eden sigorta ve sigortacılık sektörünün kavramsal açıklaması ile gelişimine değinilerek sigortacılık sektörü ve sigorta dağıtım kanallarının dijitalleşmesinin müşteri tercihlerine etkisine dair bir araştırma yürütülmüştür.
Türkiye'de sigorta bilinci: Trabzon ili örneği
Sigorta, kişilerin gelecekte yaşamaları olası bulunan her türlü tehlike ve riske karşılık olarak, zararın giderilmesi amacıyla kişinin zarar doğmadan önce yapmış olduğu ödemeler neticesinde kendisini ve mallarını güvence altına alma seçeneklerinden birisidir. Sigorta sektörü Türkiye'de gelişim göstermekle birlikte henüz beklenen seviyeye ulaşamamıştır. Bu durumun en önemli sebeplerinden birisi toplumda sigorta bilincinin yeterli seviyede gelişmemiş olmasıdır. Bu çalışmada, sigorta sektörüne yönelik genel bilgiler verilerek, Türkiye'de sigorta bilincinin ne düzeyde olduğu Trabzon ilinde yapılan bir saha araştırması üzerinden analiz edilmeye çalışılmıştır. Trabzon ilinde yaşayan 389 kişiye uygulanan anket verileri incelenerek, katılımcıların sigorta bilinç düzeyleri değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda katılımcıların büyük bir çoğunluğunun poliçe teminatları hakkında bilgi sahibi olmadığı anlaşılmıştır. Sigorta şirketi seçiminde kadınlar uygun ödeme koşullarının sağlanmasına dikkat ederken, erkekler ise acentenin tanıdık olmasına dikkat etmektedir. Bireylerin çoğunluğu maddi durumu iyileştiğinde ve primlerin daha düşük olması durumunda sigorta yaptırmayı düşüneceklerini bildirmişlerdir. Katılımcıların sahip olduğu özel sigorta türlerine bakıldığında zorunlu trafik sigortası ve zorunlu deprem sigortası diğer özel sigorta türlerine göre daha fazla tercih edilmektedir.
Sigorta sektöründe pazarlama faaliyetleri ve Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi'nde yapılan uygulama
Bireysel emeklilik sistemi: Türkiye'deki gelişimi ve değerlendirilmesi
Bireysel emeklilik sistemi, birçok ülkede yoğun talep gören ve hızlı bir şekilde gelişim gösteren bir sistemdir. 2003 yılında bireysel emeklilik sistemine geçiş yapan Türkiye'de bireysel emeklilik sisteminin bu dönemden itibaren ne şekilde geliştiğinin araştırılması ve değerlendirilmesi, bu çalışmanın temel amacını oluşturmaktadır. Bu amacın gerçekleştirilmesi adına literatür taraması yöntemi kullanılmış olup Türkiye'nin bireysel emeklilik sistemi verilerinin açıklanmasında Emeklilik Gözetim Merkezinin paylaştığı veriler incelenmiştir. Elde edilen sonuçlar Türkiye'de bireysel emeklilik sisteminin faaliyetlerine başladığı dönemden itibaren olumlu yönde gelişme gösterdiğini ortaya koymuştur. 2013 yılında uygulamaya geçirilen yüzde 25 devlet katkısı uygulamasının Türkiye'deki bireysel emeklilik sistemine yönelik ilgiyi artırdığı, çalışmanın ulaştığı temel sonuçlardan birisidir. Bu nedenle Türkiye'de bireysel emeklilik sistemi hakkında değerlendirme yaparken devlet katkısı dönemi öncesi ve sonrası şeklinde ayrı bir değerlendirme yapılmasının doğru olacağı ulaşılan sonuçlardan bir diğeridir. Türkiye'deki bireysel emeklilik sistemine ilişkin ulaşılan verilerin doğru ve geçerli olduğunun kabul edilmesi, bu çalışmanın sınırlılığını meydana getirmektedir. Anahtar Kelimeler: Emeklilik, Bireysel emeklilik, Türkiye'de bireysel emeklilik sistemi.
Türkiye'de faaliyet gösteren hayat dışı sigorta şirketlerinin çok kriterli karar verme yöntemleri ile performans değerlemesi
Küreselleşen ülke ekonomileri, teknolojik değişimin her geçen gün artan hızı, müşteri ihtiyaç ve isteklerinin tam zamanında karşılanması zorunluluğu, her alanda yaşanan bu hızlı değişimin yarattığı belirsizlik, artan rekabet koşulları mal, hizmet ve bilgi üreten tüm şirketleri etkilemektedir. Şirketler, bu değişimlere entegre olamadıkları, doğru zamanda doğru kararlar alamadıklarında ve bu kararları uygulamaya geçiremediklerinde, ilgili endüstri branşında yok olma tehlikesi gibi birçok problemle karşı karşıya kalabilmektedir. Dolayısıyla günümüz sigorta şirketleri kaynaklarını daha etkin ve verimli kullanabilmek, rasyonel kararlar alabilmek, geleceğe yönelik doğru stratejiler geliştirebilmek, mevcut finansal durumlarını iyi değerlendirebilmek, kendilerini rakip şirketlerle doğru bir şekilde kıyaslayabilmek ve sektörde sürdürülebilir rekabet avantajı elde edebilmek için çeşitli analitik yöntemler kullanarak performans değerlemesine gereksinim duyarlar. Bu gereksinim neticesinde son yıllarda literatürde sigorta şirketlerinin performansını değerlemeye yönelik araştırmalarda çok kriterli karar verme yöntemlerinin (ÇKKVY) çalışıldığı görülmektedir. ÇKKVY, kompleks bir karar sürecinde çoklu ve birbiri ile çelişen kriterlere sahip problemlerin değerlemesinde en uygun çözümün ya da en iyi alternatifin seçimini sağlar. Bu çalışma ile Türkiye'de faaliyet gösteren hayat dışı sigorta şirketlerinin finansal performansının çok kriterli karar verme yöntemleri (TOPSIS, VIKOR ve MOORA-ORAN) ile değerlemesi amaçlanmaktadır. Bu amaç doğrultusunda 2013-2019 sürecinde faaliyetlerini kesintisiz olarak sürdüren hayat dışı sigorta şirketlerinin performans skorları ilgili yıllar ve yöntemler bazında göreli olarak değerlendirilmiştir ve karar vericilere yol gösterebilecek veriler elde edilmeye çalışılmıştır. Farklı modeller çerçevesinde yapılan performans değerlemesi bulgularına dayanarak performans sıralamasında genel olarak üst sıralarda veya alt sıralarda yer alan bunun yanı sıra yıllar itibariyle sıralama skorlarıyla aşağı ve yukarı yönlü dikkat çekici dalgalanmalar gösteren şirketler belirlenmiştir ve bu farklılıkların oluşmasında etkin olan faktörler ve bu faktörlerle ilişkili sebepler üzerinde durulmuştur. Çalışmada modellerin metodolojilerindeki farklılıkların ortaya çıkan bulguları etkilediği ve bunun yanı sıra kriterlere verilen ağırlık değerlerinin alternatiflerin performans skorlarını değiştirdiği sonucuna ulaşılmıştır.
Örgütsel stres ve iç girişimcilik ilişkisi: Bir sigorta şirketinde araştırma
İş stresinin örgütlerin performanslarını ve nihayetinde hayatını etkileyen en önemli sorunlardan biri haline geldiği bir gerçektir. Yapılan araştırmalarda stresin işle alakalı en yaygın sağlık sorunlarının başında geldiği sonucuna ulaşılmıştır. Örgütlerin hayat döngüleri bir canlı sisteme benzetilecek olursa, bir süre sonra yaşlanır, gelişimi ve büyümesi durur ve sonunda ölür. İşte bu yavaşlama ve durma iç girişimcilik ile aşılabilir. Böylelikle işletmelerin ömürleri uzatılabilir. Bu nedenle iç girişimcilik desteklenmeli, önündeki engeller kaldırılmalıdır. Bu engeller arasında örgütsel stres önemli bir yer tutmaktadır. Bu çalışmanın temel amacı örgütsel stres ve iç girişimcilik davranışı ilişkisinin ölçülmesidir. Hem ulusal hem de uluslararası yazında bu iki değişkene (örgütsel stres ve iç girişimcilik) ilişkin yeterli çalışma olmamasından dolayı yazına katkı sağlamasının yanı sıra akademisyenler ve uygulayıcılar açısından da faydalı, ilham verici ve uygulanabilir sonuçlara ulaşılması bu çalışmada amaçlanan temel faydalardandır. Araştırmada anket tekniği kullanılarak aynı sigorta şirketinde çalışan 229 katılımcıdan veri elde edilmiştir. Demografik özelliklerden çalışanların şirketteki pozisyonları ve pozisyonlarındaki çalışma süreleri örgütsel stres algıları ve iç girişimcilik davranışlarını anlamlı şekilde farklılaştırmaktadır. İş stresi ile iç girişimcilik davranışları arasında zayıf ve negatif bir ilişki tespit edilmiştir. Ayrıca yapılan analiz sonuçlarına göre örgütsel stresin tüm alt boyutları ile iç girişimcilik davranışları arasında anlamlı seviyede ilişki tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Örgütsel stres, İş stresi, Girişimcilik, İç girişimcilik
Bireylerin ontolojik güvenliğe yönelik görüşlerinin sigorta sahip-yöneticiler üzerinden incelenmesi: Müşteri ilişkileri yönetimi temelli bir araştırma
Güvenlik, bireylerin var oldukları günden bugüne kadar var olan ve çok önem verilen bir kavram olduğu kadar, örgütler içinde önemli bir kavramdır. Güvenliğin tarihsel sürecinde birey ile başlayan sonrasında geleneksel güvenlik ile askeri boyutlara taşınan ve soğuk savaş döneminin bitişi ile değişen ve gelişen kavramın, sonrasında ekonomik, çevresel, küresel, siyasal, toplumsal vb. güvenlik şekillerinde ele alındığı izlenmiştir. Maslow'un gereksinimler piramidinde de izlendiği üzere bireyinin tam gelişimini tamamlaması için güvenlik gereksiniminin en temel basamaklardan olduğu bir gerçektir. Yapılan literatür araştırmalarında, varlık bilimi ve varlık felsefesi olarak adlandırılan ontolojinin temel problemlerinin başında varlığın var olup olmadığı gelmektedir. Ontoloji kavramı çerçevesinde gelişen ontolojik güvenliğin konusunu bireylerin karşılaştığı zorluklar ve riskler karşısında benlikleriyle ortaya koydukları mücadelelerin oluşturmakta olduğu ve bu kavramın yaklaşık elli yıllık bir geçmişe sahip olduğu görülmüştür. Günümüzde daha yoğun olmakla birlikte geçmişten bu yana hem bireyler hem de örgütler açısından güvenlik gereksinimlerinin üst seviyeye çıkması ve çok çeşitlilik arz etmesi, bu gereksinimin karşılanmasında profesyonel bir yardımın gerekliliğini doğurmuştur. Bu gerekliliğin sonucu olarak bireylerin ve örgütlerin güvenlik gereksinimlerinin karşılanması hususunda hizmet vermekte olan sigorta örgütleri, içinde bulunulan ve karşılaşılabilecek olan rizikolara önceden kararlaştırılan bir prim karşılığı taraflar arasında yapılan sigorta akdi ile teminat sağlamakta ve yaşanılacak maddi kayıplar sonrası tazminat ödemeyi taahhüt etmektedir. Müşteri algısının gelişmesi, ekonomik şartlar, erişebilirlik vb. gibi nedenler sebebiyle örgütlerde pazar payı önemini yitirmiş, müşteri payı ön plana çıkmıştır. Müşteri memnuniyeti, tatmini ve sürekliliği müşteri payını artırmada önemli olan konu başlıklarını oluştururken, özellikle hizmet sektörü içinde bunu sağlamanın yolunun MİY(Müşteri İlişkileri Yönetimi) olduğu izlenmiştir. Yapılan bu çalışmada, sigorta sahip-yöneticiler üzerinden müşteri ilişkileri yönetiminin ontolojik güvenliğe etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda, çalışmanın ilk iki bölümünde literatür kısmına ver yerilmiş olup; güvenlik, ontoloji, ontolojik güvenlik, sigorta, sigortacılık ve MİY kavramların tanımları yapılmış ve alt başlıkları incelenmiştir. Üçüncü bölümde, demografik faktörlerin ontolojik güvenlik ile MİY boyutları üzerine etkisi olup olmadığı sorgulanarak, oluşturulan hipotezler doğrultusunda MİY boyutlarının ontolojik güvenlik üzerine etkileri tespit edilmiş ve verilerin analizi edilmesinde SPSS 18.0 programı kullanılmıştır. Anahtar Kelimeler: Ontoloji, Güvenlik, Sigorta, Sahip-Yöneticiler
Sigorta primlerini etkileyen faktörler: Seçilmiş OECD ülkeleri üzerine bir uygulama
Sigorta sektörünün ülke ekonomisine sağladığı önemli katkı, finans piyasası içerisindeki payı incelendiğinde anlaşılmaktadır. Sigorta sektörünün ekonomik göstergesi olan sigorta primlerinin OECD ülkeleri içerisindeki payı ve etkinliği ülkelerin gelişmişlik seviyelerine göre farklılık taşımaktadır. Araştırmanın temel amacı, sigorta primlerini etkileyen faktörleri tespit etmektir. Bu amaç doğrultusunda, sigorta primlerini etkileyen faktörler 1983-2016 dönemi verileri ve 17 OECD ülkesinin verileri kullanılarak panel veri yöntemi ile araştırılmıştır. Literatürde yer alan çalışmalarda ağırlıklı olarak, hayat branş sigorta primi üretimi ile hayat dışı branş sigorta prim üretimi üzerine odaklanıldığı görülmektedir. Ancak, toplam sigorta prim üretimi üzerine yapılan çalışmaların sınırlı sayıda kaldığı gözlemlenmiş, bu çalışmada toplam sigorta prim üretimi verileri kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, analize dahil edilen değişkenlerden sadece büyüme değişkeninin, sadece hayat branş primi üzerinde istatistiksel olarak anlamlı etkisi bulunmuştur. Elde edilen bir diğer bulgu, büyüme, faiz oranı, döviz kuru, enflasyon değişkenleri ile hayat dışı branş sigorta primi ve toplam sigorta primi arasında pozitif ancak istatistiksel olarak anlamsız bir etkinin olmasıdır. Elde edilen bulgular, literatürde yer alan diğer çalışmaları destekler niteliktedir.
Dijital sigortacılıkta hizmet kalitesi
Hizmet sektörü içerisinde faaliyet göstermekte olan şirketlerin, rekabetin yoğun olduğu bir ortamda sürekliliğini sürdürebilmesi için zorlu rekabet koşullarıyla mücadele etmesi gerekmektedir. Şirketlerin yoğun olan bu rekabetle mücadele ederek, rekabet ortamının yarattığı olumsuzluklardan en az seviyede etkilenmesi için kaliteli hizmet sunması gerekmektedir. Sigortacılık sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin sayıları her geçen gün artmaktadır. Sektörde varlığını sürdürmek isteyen sigorta şirketlerinin, müşterilerin ihtiyaçlarına yönelik kaliteli hizmetler sunması gerekmektedir. Sigortacılık sektöründe başlayan dijital dönüşüm hamlesiyle birlikte artık şirketler, sosyal medya, mobil uygulamalar ve web siteleriyle müşterilerin ihtiyaçlarına karşılık vermeye çalışmaktadır. Bu araştırma, dijital sigortacılık kanallarının hizmet kalitesini belirlemek adına yapılmıştır. Araştırma kapsamındaki veriler İzmir, Kütahya, Afyonkarahisar illerinde acenteliği bulunan bir sigorta şirketinin müşterilerinden, yüz yüze anket yöntemi ile toplanmıştır. Dijital sigortacılığın hizmet kalitesi SERVQUAL yöntemi ile ölçülmüştür. Yapılan faktör analizi sonucunda; fiziksel özellikler, güvenilirlik, heveslilik, güven, empati olmak üzere hizmet kalitesini etkileyen ifadeler toplam 5 boyuta ayrılmıştır. Anahtar Kelimeler: Dijital Sigortacılık, Hizmet Kalitesi, Sigorta Sektörü, Sosyal Medya, Mobil Uygulama
Entelektüel sermayenin finansal performansa etkisi: Hayat dışı sigorta şirketleri üzerine bir uygulama
Bu çalışmanın amacı, 2004-2018 yılları arasında Türkiye'de faaliyet gösteren 38 hayat dışı sigorta şirketinin entelektüel sermaye etkinliği ile finansal performansı arasındaki ilişkiyi incelemektir. Hayat dışı sigorta şirketlerinin entelektüel sermaye etkinliği, entelektüel katma değer katsayısı (VAIC) modeli ile ölçülmektedir. VAIC ve bileşenlerinin (CEE, HCE ve SCE), hayat dışı sigorta şirketlerinin finansal performansı üzerindeki etkileri tesadüfî etkiler modeli kullanılarak tahmin edilmektedir. Hayat dışı sigorta şirketlerinin entelektüel katma değer katsayısını oluşturan en önemli entelektüel sermaye bileşeni insan sermayesi etkinlik katsayısıdır (HCE). Analize dâhil edilen hayat dışı sigorta şirketlerinin yaklaşık %40'ı, ortalama VAIC değerinden (3,9557) daha yüksek VAIC değerine sahiptir. VAIC'in sigorta şirketlerinin finansal performansı üzerinde istatistiksel olarak anlamlı pozitif bir etkisi vardır. VAIC bileşenlerine ayrıldığında ise, kullanılan sermaye etkinlik katsayısının (CEE) ve insan sermayesi etkinlik katsayısının (HCE) hayat dışı sigorta şirketlerinin finansal performansını sırasıyla negatif ve pozitif yönde etkilediği görülmektedir. Bu bulgu, hayat dışı sigorta şirketleri için insan sermayesinin, şirketlerin finansal veya fiziksel varlıklarına göre daha önemli olduğunu kanıtlamaktadır. Diğer taraftan, yapısal sermaye etkinlik katsayısının (SCE) ise, sigorta şirketlerinin finansal performansı üzerinde anlamlı bir etkisi yoktur.
Jordanian insurance companies, a comprehensive analysis with multi-criteria decision making process
The purpose of this empirical analysis is to identify the top currently performing company/s in the Jordanian insurance market using most recent publicly available financial statements, period covering January 2018 through December 2020, three annual audited financial statements for all insurance companies (the whole sector) were analyzed. The study uniquely focuses on utilizing multiple methods of analysis in order to achieve best results, and eliminate possible non compatibility of data with the available scientific methods, three Multi-Criteria Decision Making (MCDM) methods were conducted; the full Multi-Objective Optimization on the basis of Ratio Analysis (MOORA) multiplication, Evaluation Based on Distance from Average Solution (EDAS), and Technique for Order Preference by Similarity to Ideal Solution (TOPSIS). Additionally, the Criteria Importance Through Inter-Criteria Correlation (CRITIC) was conducted in order to identify the criteria weights in the analysis. Findings based on the previously identified methods showed consistent results, identifying the top and worst performing companies in the sector. Arab Orient Insurance Co ranked top all years. Keywords: Best Performing, CRITIC, EDAS, Jordanian Insurance Sector, MCDM Analysis, Multi-MOORA, TOPSIS
Farklı sigorta branşlarında müşteri memnuniyetini belirlemeye yönelik bir araştırma: Bursa il merkezi örneği
Günümüzde giderek artan müşteri portföyü ile sigortacılık, büyüyen bir pazar olarak geniş bir hizmet yelpazesine sahiptir. Müşterilerinin karşılaştıkları zararı karşılamayı taahhüt eden bu sektörde müşteri memnuniyetinin sağlanması, büyük ölçüde sunulan hizmet kalitesi ile ilişkilidir. Müşteri memnuniyetinin göstergesi olarak ise müşterilere sunulan hizmetin kalitesi ölçü olarak kullanılabilir.Yapılan bu araştırmada, sigorta şirketlerinden hizmet satın alan, Bursa ilinde ikamet eden 400 müşteri üzerinde SERVQUAL ölçeği kullanılarak, hipotezler çerçevesinde hizmet kalitesi ile müşteri memnuniyeti arasındaki ilişki incelenmiştir.Araştırmada müşterilerin hizmet kalitesinden beklentileri ve hizmet kalitesinin algısının ölçülmesi ve beklenen hizmet kalitesi ile algılanan hizmet kalitesi arasındaki ilişki ölçülmüştür. Araştırmada hizmet kalitesi Fiziki Unsurlar, Güvenilirlik, Heveslilik, Güven ve Empati olmak üzere beş boyutta değerlendirilmiştir. Daha sonra bu alt boyutlara göre müşterilerin cinsiyet, eğitim durumu, meslek türü, sigorta branşı ve sigorta şirket türüne göre memnuniyetleri arasındaki farklılıklar incelenmiştir.Araştırma sonuçlarına göre hizmet kalitesinin tüm boyutları için müşteri memnuniyeti düzeyi, sigorta branşlarına göre farklılık göstermektedir. Fiziksel unsurlar, heveslilik ve empati boyutları cinsiyete göre farklılık gösterirken, güven ve güvenilirlik boyutları farklılık göstermemiştir. Analiz sonucunda tüm alt boyutlar şirket türüne göre farklılık göstermektedir. Güvenilirlik ve Güven boyutlarında gelir durumuna göre bir farklılık gözlemlenmemiştir. Öğrenim durumlarına göre boyutlar arasında herhangi bir farklılık gözlemlenmemiştir.Anahtar Kelimeler: Hizmet Kalitesi; Sigortacılık; Müşteri Memnuniyeti.
Senaryo yaklaşımı ve Türkiye'de sigortacılık sektöründe uygulama
Bu çalışma, senaryo analizi tekniğini sigortacılık sektörüne uygulayarak ilgili sektör için ileriye dönük tahminler yapmanın mümkün olup olmadığı veya hangi şartlarda mümkün olduğu konusunda yapılmıştır.Çalışma kapsamında, öncelikle genel tarifler ve sigortacılık genel bilgileri verilmiştir. Daha sonra senaryo kavramı, senaryo yaklaşımı ve senaryo analizi kapsamlı olarak incelenmiş ve stratejik yönetim biçimi senaryolar açısından değerlendirilmiştir. Daha çok literatüre dayalı olarak verilmiş olan bu tarif, bilgi ve değerlendirmeler için, ilgili konularda geniş bir literatür taraması yapılmıştır. Çalışmanın devamında, sigortacılık konusunda belli alt başlıkları açıklayabilecek ve ileriye dönük tahminleri yapmaya imkan verebilecek model geliştirmeleri yapılmıştır. Model geliştirmeleri için regresyon analizinden faydalanılmış, söz konusu analiz için SPSS 15.0 paket programı kullanılmıştır. İleriye dönük tahminlerin hesaplanabilmesi için ise, zaman serilerine çift üstel düzleştirme yöntemi uygulanmıştır. Çalışmanın son aşamasında geliştirilen modellerin değerlendirilmesi yapılmış ve çalışma, araştırmanın sonuçlarının irdelendiği ve eldeki bilgiler ışığında gerekli önerilerin yapıldığı ?Sonuç ve Öneriler? kısmıyla tamamlanmıştır.Anahtar Kelimeler: Senaryo, Senaryo Yaklaşımı, Senaryo Analizi
Geçiş ekonomilerinde beşeri gelişim ve sigorta dinamik ilişkisi: Ampirik bir uygulama
Sigorta ve sigortanın gelişimi ile ilgili yapılan çalışmalar literatürde önemli bir yer tutmaktadır. Sigorta finans sektörünün önemli bir unsuru olmakla birlikte, ülkeler açısından önemli bir ekonomik gösterge haline gelmiştir. Ekonomik göstergeler içerisinde yer alan ekonomik gelişmişlik kavramı günümüzde yaygın olarak incelenen bir kavramdır. Günümüzde ekonomik gelişmişlik kadar önem kazanan diğer bir kavram beşeri gelişim olmuştur. Beşeri gelişim, toplumların; sağlık, eğitim, ekonomik kalkınma gibi bir takım kriterler çerçevesinde, gelişmelerinin seviyesini inceleyen ve bu bilgiler ışığında önemli çalışmaların gerçekleştirilmesine katkı sağlayan bir göstergedir. Bazı toplumların ekonomik açıdan gelişmiş olsa bile, beşeri gelişim açısından yetersiz kaldığı ya da beşeri gelişim açısından ileri bir seviyede olsa da ekonomik açıdan aynı seviyede yer almadığı görülebilmektedir. Bu farklılık toplumların tüketim ve tasarruf alışkanlıklarına bağlı olarak değişkenlik göstermektedir. Sigorta ile ekonomik gelişmişlik arasındaki ilişkinin varlığı kaçınılmazdır. Sigorta, maddi kazanımların güvence altına alınması ve zenginliğin korunması işlevini de gerçekleştiren bir disiplin olduğu için, beşeri gelişim ile sigorta arasında bir ilişkinin olması da söz konusudur. Bu çalışmada, geçiş ekonomisi ülkelerinden seçilen bir grup ülke üzerinde beşeri gelişim seviyeleri ve sigorta prim üretim düzeyleri, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ve Avrupa Sigorta ve Reasürans Federasyonu (CEA) raporlarından elde edilen veriler çerçevesinde, analiz yapılarak yorumlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Beşeri Gelişim ve Sigorta, Geçiş Ekonomileri, Beşeri Gelişim Endeksi ve Sigorta, Sigorta Prim Üretimi