Kalite yönetimi
93 theses under this subject heading
Lisansüstü eğitimde kalite yönetimi: İnönü Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü'nde bir uygulama
Bir ülkenin gelişmişliği, kaliteli ürün ve hizmet üretmesi ancak kaliteli bir eğitimle mümkündür. Birçok üniversite, eğitim kalitesi ile ilgilenmekte, eğitim kalitesini ve memnuniyet düzeyini ölçmeye ve iyileştirmeye çalışmaktadır. Kalite ölçülmezse, yönetilemez ve iyileştirilemez. Çalışmada, lisansüstü eğitim kalitesini belirleyen temel faktörler ve bu faktörlerin bazı değişkenlerle ilişkisi ve önem düzeyleri ortaya konmuştur. Bu araştırma, kalite yönetiminin lisansüstü eğitimle ilişkisini hem akademik hem de idari yönden ele almış, genelde üniversitelere özelde ise enstitülere odaklanmıştır. Tezde, öncelikle kalite yönetimi ve yüksek öğretim konusunda kavramsal bir tartışma sunulmuştur. Ardından, lisansüstü eğitim kalitesini belirleyen temel faktörlerin değişkenlerle ilişkisi tespit edilmiştir.Araştırmada anket yöntemiyle toplanan veriler kullanılmıştır. Araştırmanın evreni, 2011-2012 akademik yılında İnönü Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü'nde eğitim gören tezli yüksek lisans ve doktora öğrencilerinden oluşmaktadır. Lisansüstü eğitim kalitesini oluşturan beş temel faktör literatür taraması ile elde edilmiş araştırma sonuçları ile doğrulanmıştır. Çalışmada, lisansüstü eğitim kademesinde kalite yönetim modellerinin uygulanmasıyla kaliteli çıktıya ulaşılabileceğine vurgu yapılmaktadır. Literatür incelendiğinde eğitim kalitesine en kapsamlı yaklaşımın ?sistem yaklaşımı? olduğu saptanmıştır. Kaliteli eğitim, kaliteli yönetsel süreçlerle gerçekleştirilebilir. Girdi ve süreç kalitesi çıktı kalitesine yansır. Eğitimin çıktısı eğitim sürecinde değer katılmış girdilerdir. Akademik başarı, eğitim kalitesinin bir göstergesi olarak kabul edilmektedir.Sistem yaklaşımı ile tasarlanan bu model ?Lisansüstü Eğitim Kalitesini Belirleyen Temel Faktörler? modeli olarak sunulmuştur. Model, kaliteli lisansüstü eğitime ulaşabilmek amacıyla yapılacak yönetim girişimlerine rehberlik yapmaktadır. Lisansüstü eğitimde kaliteyi oluşturan faktörlerin diğer kurumlarca da genel kabul göreceği düşünülmektedir. Ortaya konulan ölçme aracı ile lisansüstü eğitim veren kurumların kalite ölçütünde kendilerini değerlendirebilecekleri ve bu değerlendirme sonuçlarından yola çıkarak kalitelerini geliştirebilecekleri beklenmektedir. Bu alanda yapılacak araştırmalarla geliştirilmeye açık bir model sunulmuştur. Lisansüstü eğitimde kalite yönetimini sorgulayan araştırmaların yetersiz sayıda olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak, lisansüstü eğitimde kalite yönetimi alanında ulusal düzeyde daha ileri araştırmalar yapılması önerilmektedir.
Küçük ve orta büyüklükteki işletmelerde (KOBİ) toplam kalite yönetimi (TKY) kritik faktörlerinin örgütsel performans üzerine etkileri: İzmir ilindeki gıda işletmelerinde bir uygulama
Günümüzde hayata dair her şey teknoloji, globalleşme ve bilgi toplumu kavramlarından etkilenmekte, değişmekte ve gelişmektedir. Değişim rüzgârı, bilgi çağının gereği olarak, insanı merkez alan bir yönetim anlayışı olan ?Toplam Kalite Yönetimi? felsefesinin doğuşuna zemin hazırlamıştır.Şiddetli rekabet şartları, işletmelerde müşteri tatminini sağlayan temel unsur olarak kalite iyileştirmeyi ön plana çıkarmıştır. Esnek yapılarıyla, değişken müşteri ihtiyaçlarını karşılamaları bakımından büyük öneme sahip olan Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler (KOBİ)'de, bu yarışın bir sonucu olarak Toplam Kalite Yönetimi (TKY) uygulamalarını benimsemeye başlamışlardır.TKY'ye ilişkin kritik faktörlere önem veren ve bunları bünyesinde taşıyan KOBİ'ler üretim ve hizmette kaliteyi yakalayacak, kaliteli ürün ve hizmet bulan müşteriler tercihlerini o işletmelerden yana kullanacak, müşteri sadakati yakalanacak, satışlar artacak ve diğer işletmelere göre rekabet avantajı elde edilecektir. Bu bağlamda KOBİ'lerin, TKY'ye ilişkin başarı faktörlerini ne ölçüde taşıdıkları ile örgütsel performans arasında sıkı bir bağ vardır.Bu çalışma teorik ve uygulama olmak üzere iki bölümden oluşmaktadır. Teorik kısmın ilk bölümünde kısaca KOBİ'ler ve tüm yönleriyle toplam kalite yönetimi kavramı ile Toplam Kalite Yönetiminin kritik faktörleri ele alınmış, ikinci bölümde performans ve örgütsel performans kavramları açıklanmıştır. Uygulama kısmında da, İzmir ilinde bulunan ve toplam kalite anlayışını benimsemiş 100 adet restoran işletmesinin yöneticisine anket yöntemi uygulanmıştır. Sorulan sorularla toplam kalite yönetiminin, örgütsel performansı etkileyip-etkilemediği, şayet etkilediyse ne yönde etkilediği analiz edilmiş, sonuçlar tablolar halinde değerlendirilmiştir.Anahtar Kelimeler: KOBİ'ler, Kalite, Toplam Kalite Yönetimi, Performans, Örgütsel Performans.
Toplam kalite yönetiminin işletme performansına etkisi
Sanayi Devrimi ile birlikte ortaya çıkan ve günümüzde de küreselleşme olgusunun da etkisiyle yoğun bir şekilde hissedilen rekabet, işletmelerde birtakım yeni yönetim anlayışlarının gelişmesine ve işgücüne (insana) yatırımı gündeme getirmiştir. Bu yeni yönetim anlayışlarından biri de odağında insan olan Toplam Kalite Yönetimi'dir.Toplam kalite yönetimi, organizasyonlarda kalitenin artırılmasını amaçlayan bir yönetim felsefesidir. Bu yönetim anlayışında müşterilerin istek ve beklentileri doğrultusunda ürün ve hizmetlerin kalitesinin yükseltilmesi ve verimliliğin artırılması hedeflenmektedir. Toplam kalite felsefesinde kalite ve verimliliğin artırılması için çalışanların memnuniyeti, motivasyonu ve ödüllendirilmesi, performans değerlendirme ve ölçme yöntemlerinin kullanılması, organizasyondaki hataların ve yanlışların ortadan kaldırılması, ekip çalışmasına ağırlık verilmesi, başarılı organizasyonların tecrübelerinden yararlanılması, stratejik planlamanın yapılması ve benzeri hedefler üzerinde durulmaktadır.Bu çalışma dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, toplam kalite yönetimi konusu işlenmiştir. İkinci bölümde performans kavramı üzerinde durulmuş, üçüncü bölümde işletme performansı ve Toplam Kalite Yönetimi ilişkisi açıklanmıştır. Son bölümde ise konu ile ilgili anket uygulamalarına dayalı veriler analiz edilip yorumlanmıştır.Anahtar Kelimeler: Toplam Kalite Yönetimi, Kalite, Performans, İşletme Performansı.
Üretim işletmelerinde örnekedinme sistem tasarımı
Rekabetin en üst düzeyde yaşandığı günümüz endüstri dünyasında, işletmelerin varlıklarını sürdürebilmeleri için yönetim tekniklerinde değişiklik yapılması zorunlu hale gelmiştir. İşletmeler, gelişmeleri gereken önemli alanlarda dünya lideri işletmelerle nasıl karşılaştırma yapacaklarını ve dünya çapında kullanılan yöntemleri nasıl sağlayacaklarını belirlemelidirler. Süreç ve sonuçların etkinlik ve verimlilik yönünden sistematik olarak başka kuruluşlarla karşılaştırılması, en iyi uygulamaların belirlenerek, onlara ulaşmak için gerekli değişiklikleri, örnekedinme tekniği ile gerçekleştirebilecektir. Örnekedinme, en güçlü rakipler ya da endüstri lideri olarak bilinen işletmeler karşısında ürünlerin, hizmetlerin ve uygulamaların sürekli olarak ölçülmesidir. Örnekedinme tekniği ile işletmeler pazarda uzun dönemli rekabet üstünlüğü sağlayabilecektir. Örnekedinme toplam kalite yönetimi içerisinde yer almakta ve en güçlü kalite araçlarından birisi olarak nitelendirilmektedir. Pek çok işletme, kalite gelişim sürecini çeşitli araçlarla gerçekleştirilmektedir. Bu araçlardan biri de örnekedinmedir. Örnekedinme işletmelerin anahtar süreçlerinde çok belirgin iyileşmeleri sağlayabilmektedir. Örnekedinme, süreçlerin dönüş zamanlarının kısalması, toplam performans mükemmelliğini yakalama, kalite ve verimliliği arttırma, üretim maliyetlerini azaltma gibi olanaklar sağlayabilir. Buna bağlı olarak ürün-hizmet, satış, kâr, maliyet, müşteri memnuniyeti ve diğer bütün fınansal ve finansal olmayan başarıların sürekli bir gelişme sürecinde bulunmasını sağlayabilmektedir. Dünyada bu yöntemi uygulayan işletmeler önemli ölçüde maliyet azaltımı sağlayabilmişlerdir. Ülkemizde örnekedinme kalite tekniği pek yaygın olmamakla birlikte uygulayan büyük işletmeler bulunmaktadır. İşletmelerimizin küresel rekabet ortamında ayakta kalabilmeleri için yeni yönetim sistemlerini uygulamaları zorunluluk haline gelmektedir.
Milli eğitimde toplam kalite anlayışının sosyal boyutuna ilişkin bir analiz: İstanbul İstiklal İlköğretim Okulu örneği
IV ÖZET Tarihin tüm dönemlerinde okullar toplumlarda, gelişmenin, ilerlemenin kaynağım oluşturan, bilgi ve becerilerin kazanılmasını sağlayan kurumlar olarak önemlerini korumuşlardır. Eğitim sosyolojisinin alanına giren bu konu, sosyoloji alanında yeni bir inceleme alanıdır ve eğitimin ve eğitim sonrası toplumun gelişmesine katkıda bulunacak bir bakış açısını görme anlamında önemli olacaktır. Bilgi işlem teknolojilerinin hızla gelişmesiyle, enformasyonda yani bilgi artışı, akışı ve iletişimi noktasında başlayan baş döndürücü gelişmeler, iş hayatım değiştirmiş ve sanayi toplumlarından bilgi toplumlarına bir geçiş yaşanmıştır. Bu hızlı değişim sürecinde toplumsal sistemler gibi eğitim sistemi yani okullar da bu değişimden nasibini almıştır. Ürettiği ürün insanların davranışlarındaki olumlu değişmeler olarak görülen eğitim kurumlarının kalite ve verimliliğin ölçülmesi mal ve hizmet üreten diğer kurumlara nazaran daha zordur. Fakat diğer kurumlarda görülen yenileşme ve uygulamalardan, eğitim kurumlarının etkilenmemesi de mümkün değildir. Eğitim kurumlarının ürünlerini (öğrenciler) kullanan çevre sistemler yada genel anlamda toplum, eğitim kurumlarının yenilenmesini ve gelişmesini zorlamaktadır. Toplam Kalite Yönetimi, eğitimde müşterinin (öğrenci, veli, toplum) mevcut ve gelecekteki beklentilerini zamanında ve ekonomik olarak karşılamak amacıyla, tüm çalışanların (öğrenci, veli, öğretmen, yönetim, yerel ve merkezi yönetimler vb.) katılımı ile eğitim-öğretim faaliyetlerinin sürekli geliştirilmesi ve yenilenmesini öngören bir yönetim anlayışı içerisindedir. Çalışmada, Toplam Kalite Yönetiminin genel kapsamı İncelenmiş, kalite yönetiminin sosyal boyutu ve eğitim ile olan ilişkisi ele alınmıştır. Toplam Kalite yönetimi ilkelerinin ilköğretime uygulanması ile, temel sorunların çözümlenmesi ve hedeflerin gerçekleştirilmesi yönünde Toplam Kalite Yönetiminin gerçekleştirebilecekleri incelenmiştir.Çalışmada incelenen ilköğretim okulununbulunduğu mahallenin çevre incelemesi yapılmış toplumun eğitime bakışı ortaya konulmaya çalışılmıştır. İlköğretim genelinden, İstiklal İlköğretim okulu örneği seçilerek uygulamalı çalışma gerçekleştirilrniştir.Uygulama çalışmasında okul, toplam kalite yönetiminin uygulaması için seçilmemiş olmasına rağmen, kalite yönetimini Topluma hangi boyutta yansıttığı incelenmiştir.
Impact of organizational culture on quality management practices of commercial banks in Afghanistan
Impact of Organizational Culture on Quality Management Practices of Commercial Banks in Afghanistan This thesis aims to investigate the impact of organizational culture on Quality management practices of commercial banks in Afghanistan. It is quantitative research that inspires to higher the organizational culture and quality management practices of commercial banks in Afghanistan. The study spans over the periods of 2019 to 2021. It used the questionnaires as the source of collecting data from the commercial banks' employees. The organizational culture uses the proxies of teamwork, employee empowerment, continuous improvement, and Decision-making support. In contrast, the quality management practices use the proxies of Top management leadership & vision, organizational power, customer focus & satisfaction, and employee performance measurement. The main objective of this research is to investigate the effect of the organizational culture on quality management practices of commercial banks. About 150 sample sizes of the questionnaires were distributed to employees and managers of different departments of the commercial banks. The research is based on Kabul city only with emphasises on non-state owend commercial banks of Afghanistan. To answer the research questions sixteen hypothesis are developed to test the acceptance and rejection of the hypothesis. This research uses linear regression quantitative method for data collection and analyzation. after calculation of the data the fourteen hypothesises out of sixteen total hypothesises which were developed for this study are accepted and only two hypothesises are rejected. However, the rejections do not mean that those have no impact. hence, it is determined from the perception of the people to the concept during the interview. This study stresses on positive impact of organizational culture on quality management practices of commercial banks of Afghanistan Therefore, more effort should be done in order to improve organizational culture and quality management practices in order to enhance the profitability and stability of the Banks in Afghanistan.
Toplam kalite yönetimi ile organizasyonel performans ilişkisi ve finans sektörü uygulaması
Klinik laboratuvarlarda kalite yönetimi: Altı sigma protokolünün uygulanması
Klinik laboratuvarların hastalıkların tanı ve tadavisinde önemli rolleri bulunmaktadır. Bu nedenle laboratuvar test sonuçları, insan sağlığını direk olarak etkilemektedir. Laboratuvar test sonuçlarının doğruluğu, testlerin belirtilen sürede sonuçlandırılarak raporlanması kalite standartları açısından oldukça önemlidir. Laboratuvarın bu standart hedeflerine ulaşmasına engel olan, laboratuvar içinde ve dışında çeşitli faktörler bulunmaktadır. Bu faktörler laboratuvar için hata kaynaklarını oluşturmaktadır. Laboratuvar hataları preanalitik, analitik ve postanalitik evrelere ayrılarak incelenmektedir. En çok preanalitik evre hataları klinik laboratuvarın verdiği hizmetleri etkileme potansiyeline sahiptir. Bunu postanalitik ve analitik evre hataları izlemektedirAltı sigma uygulaması ile herhangi bir süreçte hedeflenen değerlerden sapmanın derecesi sayısal olarak ölçülebilir hale getirilmektedir. Hata görülme sıklığı ?milyondaki hata sayısı? olarak ifade edilmektedir. Sigma değeri arttıkça hata sayısı azalır, azaldığında ise hata sayısı artmaktadır.Gereç ve Yöntemler: Bu tez çalışmasında; Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi Merkez Laboratuvarı'nda oluşan hataların sınıflandırılması, nedenlerinin araştırılması ve yöntem performanslarının değerlendirilmesi için ?Altı Sigma Protokolü? uygulanmıştır. Evrensel standartlarda çalışabilmek için hataların kaynağı ve sıklığının analizi yapılarak öncelikle mevcut durum tespit edilmiştir. Oluşan hataların saptanması ve sınıflandırılması sonucunda, en çok etkilenen süreçlerden başlanarak, düzeltici faaliyetler planlanmıştır.Bulgular: Bu çalışma, hasta sağlığına olumsuz yansıyabilecek hataların giderilmesine, uygun internal kalite kontrol kurallarının seçilmesine olanak sağlamıştır. Tekrar örneklerin azaltılmasına bağlı olarak hastane bütçesine sağlanan katkı ortaya konulmuştur. Ayrıca 2006-2007 yılları laboratuvar bütçesinde, genel bütçe uygulama talimatında gerçekleşen düşüşe rağmen, laboratuvar karlılığının 2,5 kattan 3,09 kata ulaştığı hasaplanmıştır.Sonuç: Böylece, düzeltici faaliyetler ve alınan önlemler doğrultusunda kaliteli hizmetin bir maliyeti olmasına karşın kalitesizlik maliyetleri azaltılarak hastane bütçesine pozitif katkı sağlandığı gösterilmiştir. Laboratuvar performansının evrensel ölçütlerde hesaplanarak, dünyadaki diğer klinik laboratuvarlar ile performans karşılaştırması da yapılmıştır.
PAF modeli çerçevesinde önleme ve değerlendirme maliyetlerindeki iyileştirmelerin başarısızlık maliyetlerine etkisi üzerine bir uygulama
Bu araştırma PAF modeli çerçevesinde kalite maliyetleri arasındaki ilişkiyi ortaya koymak amacıyla hazırlanmıştır. İncelenen ilişkinin çerçevesi; kalite maliyetlerinden önleme ve değerlendirme maliyeti olarak da bilinen uygunluk maliyetlerindeki iyileştirmelerin başarısızlık maliyetlerini üzerinde bir etkisinin olup olmadığıdır.Araştırmada ilk önce kalite maliyetleri üzerine literatür çalışmasına yer verilmiştir. Literatür taramasından sonra araştırmanın amacı olan; önleme ve değerlendirme maliyetlerindeki gelişmelerin başarısızlık maliyetleri üzerindeki sonuçlarını görmek üzere olay çalışması yapılmıştır. Olay çalışması Gaziantep ilinde yer alan bir tekstil işletmesinde gerçekleştirilmiştir. Bunu için işletmenin 2011 ve 2012 yıllarına ait ilk altı aylık verileri dikkate alınarak kalite maliyetleri oluşturulmuş ve sözü edilen dönemler içerisinde kalite maliyetlerindeki değişiklikler değerlendirilmiştir. Bu değerlendirmeler sonucunda önleme ve değerlendirme maliyetlerindeki iyileştirmelerin başarısızlık maliyetleri üzerinde pozitif bir etkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Anahtar Kelimeler: Kalite maliyetleri, PAF modeli, kalite maliyetlerinin iyileştirilmesi
Toplam kalite yönetimi uygulamalarında insan kaynakları yönetiminin rolü: Türkiye'deki insan kaynakları yönetimi uygulamalarının toplam kalite yönetimine yatkınlık düzeyini belirlemeye yönelik bir araştırma
Toplam Kalite Yönetimi, sürekli gelişme anlayışıyla müşteri beklentilerini tam olarak karşılamayı hedefleyen, bunu gerçekleştirebilmek amacıyla önlemeye dayalı bir yaklaşım benimseyen ve insan unsurunu tüm faaliyetlerin merkezine yerleştiren bir yönetim biçimidir. Bu nedenle de, günümüz koşullannda işletmelere önemli bir rekabet avantajı sağlamaktadır. Toplam Kalite Yönetimi uygulamalarında uzun süre, teknik sistem üzerine odaklaşılmış ve Toplam Kalite Yönetimi'nin sosyal ve yönetim ait sistemleri ihmal edilmiştir. Oysa, başarılı Toplam Kalite Yönetimi uygulamaları için işletmenin bir sistem olarak bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerekmektedir. Toplam Kalite Yönetimi'ne geçiş sürecinde, tüm çalışanları kapsayacak bir şekilde bireysel düzeye indirilemeyen değişim çabalarının istenen sonucu vermesi beklenemez. Bu nedenle, çalışanlar tarafından değişimin anlaşılması, gerekliliği konusunda ikna edilmesi ve değişim sürecine katılmalarının sağlanması gerekmektedir. Toplam Kalite Yönetimi uygulama sürecinde ise, Toplam Kalite Yönetimimi destekleyecek bir örgüt kültürü oluşturulmadan, çalışanların Toplam Kalite Yönetimi ile uyumlu davranışları geliştirmesi ve sürdürmesi sağlanmadan basan beklenemez. Toplam Kalite Yönetimi'nde başarının ön koşullarından birisi, sürekli iyileştirme amacının gerçekleştirilmesi için süreçlerin iyileştirilmesine, sorunların çözümüne çalışanların bireysel olarak ya da grup halinde katılmalannın gerekliliğidir. öte yandan, işletmelerin sahip olduğu insan kaynaklarının diğer kaynaklardan (fiziksel ve flnansal) farklı olarak, kendine özgü ve gelişme potansiyeline sahip olması, insan kaynaklarım rekabet avantajı sağlamalarında en önemli unsur hafine getirmiştir. Bu nedenle, rekabet avantajı sağlamak için işletmelerin çabalarını insan kaynaklan üzerine odaklaştırmaları gerekmektedir. Bu çalışmada, yukanda kısaca değinilen konular çerçevesinde, Toplam Kalite Yönetimi'nde İKYnin önemi, yeri ve görevleri incelenmiştir. Toplam Kalite Yönetimi'nin tarihsel gelişim süreci, unsurları ve Toplam Kalite Yönetimi için gerekli yönetim biçiminin anlatıldığı birinci bölümün ardından, ikinci bölümde, genel olarak İKYne değinilmiş ve İKYnin planlama sürecinde, geçiş sürecinde ve kalite kültürünün yaratılması sürecinde Toplam Kalite Yönetimi'nde üstlendiği roller anlatılmıştır. Üçüncü bölümde ise, Toplam Kalite Yönetimi'nin başarıyla uygulanması için, İKYnin faaliyetlerinin Toplam Kalite Yönetimi ortamında nasıl olması gerektiği üzerinde durulmuştur. Son bölümde ise, konu ülkemiz açısından değerlendirilmiş ve ülkemizdeki bazı ISO 9000 kalite sistem belgesine sahip işletmelerin İKYnin faaliyetleri ve örgüt kültürünün unsurian açısından Toplam Kalite Yönetimi'ne yatkınlık düzeyini belirlemeye yönelik olarak yapılan araştırma sonuçlanna yer verilmiştir.
Sağlık sektöründe kalite yönetimi kapsamında hizmet kalitesinin ölçümüne yönelik analitik bir değerlendirme
Hizmet sektörü günümüzde en fazla gelişmekte olan sektördür. Hizmet sektörünün her dalı, insanoğlunun her gün artarak değişen ihtiyaçlarının karşılanması ve yaşam kalitelerinin yükseltilmesinde önemli bir yere sahip olmuştur.Kalite denince önceleri sadece ürün kalitesi akla gelirken 90'lı yıllarda hizmet sektörünün gelişmesine paralel olarak hizmet kalitesinin de önemi anlaşılmıştır. Rekabetin artması, teknolojinin gelişimi ile birlikte değişen müşteri ihtiyaçlarının karşılanması için işletmelerin, sundukları hizmetin kalitesini sürekli iyileştirmeleri gerekmektedir. Ölçülemeyen şey iyileştirilemez felsefesinden yola çıkarak işletmeler, müşteri beklenti ve algılamalarını değerlendirerek hizmet kalitesini ölçmeye çalışmak konusunda gereken özeni göstermek durumundadırlar.Sağlık sektöründe ise hizmet kalitesi, insan hayatının sürdürülmesi ve yaşam kalitesinin artırılması ile ilgili olduğundan ayrı bir öneme sahiptir. Bu bakımdan sağlık sektöründe sunulan hizmetin kalitesinin ölçülmesi ve elde edilen verilerin değerlendirilmesi bu yönde gerekli politika ve stratejilerin oluşturulmasına katkı sağlayacaktır.Bu bilgiler doğrultusunda çalışmamızın temel amacı, kalite yönetim sistemi kapsamında sağlık hizmetlerinden yararlanan müşterilerin algıladıkları hizmet kalitesini belirlemektir. Bu bağlamda çalışma dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde; kalite, kalitenin tarihsel gelişimi ve boyutları ele alınmış, ikinci bölümde; hizmet ve hizmet kalitesi kavramları ile hizmet kalitesi ölçüm modelleri açıklanmış, üçüncü bölümde; sağlık hizmetleri ve sağlık hizmetlerinde kalite ile kalite iyileştirme uygulamalarına yer verilmiştir. Dördüncü ve son bölüm olan uygulama bölümünde ise ?ISO 9001:2000 Kalite Yönetim Sistemi Sertifikası?na sahip, 151 yataklı Manisa Merkez Efendi Devlet Hastanesi örnek olarak seçilmiştir. Hizmet kalitesinin ölçülmesinde en yaygın kullanıma sahip, geçerliliği kanıtlanmış SERVQUAL ölçeği kullanılmıştır.Yapılan çalışma sonucunda, hastaların sağlık hizmetlerinden beklentilerinin neler olduğu belirlenmiştir. Gelinen bu noktada sağlık hizmeti sunan kurumlar açısından bir örnek uygulama kapsamında elde edilen sonuçların geleceğe yönelik politika ve stratejiler oluşturma bağlamında önem taşıyacağı düşünülmektedir.
Sağlık kurumlarında kalite yönetimi ve hizmet kalitesinin ekonomik performans üzerine etkisi
Çalışmamızda, sağlık çalışanlarının çalıştıkları hastanedeki kalite yönetimi, hizmet kalitesi ve hastanenin ekonomik performansı hakkındaki görüşlerini öğrenmeyi hedefledik. Çalışmanın verileri Dicle Üniversitesi Hastaneleri'nin personel veri tabanına kayıtlı akademik personel, asistan doktor, hemşire, idari personel ve temizlik personeli arasından rastgele belirlenen 200 personelden zarf ile ulaştırılan anketi doldurmaları ile elde edildi. Anket katılımcıların demografik verileri, hizmet kalitesi, kalite verimliliği ve ekonomik performansı ölçmeyi araştıran sorulardan oluşuyordu. Çalışmamıza katılan 200 kişinin 103'ü kadın 97'si erkekti. Katılımcıların yaş ortalaması 38.3±9,4 idi. Unvanları açısından incelendiğinde %31'i idari personel, %29'u akademik personel, %20.5'i hemşire, %14.5'i de asistan doktorlardı. Çalışmaya katılan bireylerin %29'u 6-10 yıl, %26.5'i 11-20 yıl ve yine %26.5'i 21 yıl ve üzeri memuriyette görevde bulunmuş kişilerden oluşmaktadır. Katılımcıların %86'i kalite yönetim süreçlerinin hizmet kalitesini arttırdığını düşünmektedir. Katılımcıların %88.5'i kalite yönetiminin hastanedeki sistemlerin yeniden gözden geçirip eksiklikleri tespit ettiğini düşünmektedir. Hizmet kalitesindeki iyileşmenin personelin motivasyonunu arttırdığını düşünenlerin oranının %89.5 olduğu tespit edilmiştir. Hastane çalışanlarının önemli bir kısmı kalite yönetimin hizmet kalitesini artırdığı, çalışanların gelirlerini arttırdığı, hasta ve personel memnuniyetini olumlu yönde etkilediği kanısındadır. Kalite yönetiminde başarıya ulaşmak için personelin sürekli ve düzenli bir eğitim görmeleri ve yeterli donanıma sahip olmaları önemlidir.
ISO 9001:2015 ve IATF 16949:2016 Kalite Yönetim Sistemi standartları revizyonlarının firma performansına etkileri: Otomotiv sektöründe karşılaştırmalı bir analiz
Bu araştırmanın temel amacı, otomotiv yan sanayi firmalarında uluslararası niteliklerde kabul görmüş ISO 9001: 2015 ve IATF 16949: 2016 Kalite Yönetim Sistemi standartlarının yeni versiyona geçiş süreçlerinin incelenerek firma performansına etkisinin ölçülmesidir. Bununla birlikte yeni versiyon standartları uygulamayan diğer otomotiv yan sanayi işletmesinin aynı performans göstergeleri ile karşılaştırılmasıdır. Bu araştırma; Otomotiv sektöründe ana üreticilere ürün tedarik eden iki yan sanayi oluşturmaktadır. Nitel araştırma deseninin kullanıldığı araştırmada, analiz ve veri toplama süreci eş zamanlı olarak doküman inceleme ve görüşme yöntemleri ile yapılmıştır. Her iki firmanın üst düzey yöneticileri ile yapılan toplam 17 adet görüşme, yarı yapılandırılmış görüşme yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler, betimsel analiz tekniği ile analiz edilmiştir. Araştırma kapsamında; yeni versiyon standartlara geçiş için kullanılması gereken tüm uygulamalar belirlenerek otomotiv sektörüne özgü olarak örneklendirilmiştir. GAP Analizi, SWOT Analizi, PESTLE ve PRIMO-F metotları, Risk Analizi, İç Denetim ve Yönetim Gözden Geçirme Toplantıları hakkındaki gereklilikler tanımlanmış ve uygulanmıştır. Metotlar uygulanırken belirlenen 419 önermenin performansı değerlendirilmiş ve iyileşme oranları raporlanmıştır. Yapılan iyileştirmelerin firma performansına etkisi 24 adet performans göstergesi ile ölçülmüştür. Yeni versiyon standartlara geçiş yapmamış ve söz konusu metotları uygulamayan diğer firma ile birinci firmanın performansı da karşılaştırılarak iyileşme düzeyleri belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre; Geçiş sürecinde uygulanan metotlar ile tespit edilen 409 önerme 5'li likert ölçeği ile değerlendirilmiştır. Başlangıçta 1, 2 ve 3 olarak belirlenen toplam 362 (%88.5'i) aksiyon varken, yapılan iyileştirmeler sonrasında 4 ve 5 olarak tanımlanan 406 (%99.2'si) aksiyon raporlanmıştır. Söz konusu uygulamaların firma performansının artışında pozitif yönlü etkisi olduğu saptanmıştır. Geçiş süreci incelenen firmanın performans değerlendirmesi için takip edilen 24 adet gösterge, Balanced Scorecard boyutlarına göre sınıflandırılmış ve 22 göstergede pozitif yönlü iyileşme tespit edilmiştir. Tedarikçi PPM ve Numune gönderim performansı göstergelerinde, çalışma öncesi ve sonrasında anlamlı bir değişiklik olmadığı saptanmıştır. Araştırmanın son bölümünde revizyon geçişini tamamlamamış ikinci firma ile aynı göstergeler kıyaslanmış ve geçiş süreci incelenen firmaya ait 22 performans göstergesi daha iyi performans göstermiştir. Numune Gönderim Performansı ve Sevkiyatta Aşırı Navlun Sayısı göstergelerinde, her iki firmanın sonuçlarının da olumlu yönde geliştiği tespit edilmiştir. Tüm uygulama çalışmaları sonucunda firma performansında, pozitif yönde iyileşmeler gerçekleşmiştir. Çalışmanın gelecekte başka araştırmalarda değerlendirilmek üzere farklı sektörlerde, nicel araştırma deseni yaklaşımı ile ve daha çok sayıda firmada uygulanması ve sonuçların karşılaştırılması önerilmiştir. Anahtar Kelimeler: ISO 9001: 2015, IATF 16949: 2016, Revizyon Geçişi, Balanced Scorecard
Termal konaklama işletmelerinde yöneticilerin stratejik kalite yönetimi algıları: Afyon bölgesinde bir uygulama
Dünyadaki hızlı ekonomik, siyasal, teknolojik gelişmeler ve değişmelere paralel olarak turizm tüketim kalıplarında da son yıllarda önemli değişimler gözlenmektedir. Turist profilindeki ve tüketim kalıplarındaki değişikliklerin oluşturduğu yeni eğilimlere cevap verebilmek, dünya turizm hareketlerinden daha fazla pay alabilmek için turizmi çeşitlendirme politikaları kaçınılmaz olmuştur. Genel olarak sağlık turizmi, özel olarak da termal turizm, tüm yıl yapılabilme, diğer turizm türleri ile entegre olabilme açılarından önemli bir alternatif turizm türü olarak karşımıza çıkmaktadır. Kalite yönetimi turizm işletmeleri için stratejik bir zorunluluk halini almıştır. Müşteri doyumu yaratmak ve bunu müşteri bağlılığına dönüştürecek kalitede hizmet sunmak işletmelerin yaşamını sürdürmesinin tek yoludur. Termal turizmin değerlendirilebilmesi ve termal turizmden elde edilen gelirin yükseltilebilmesi için, termal konaklama işletmelerinin kaliteye önem vermesi, onu stratejik bir silah olarak kullanmaları gerekmektedir. Bu araştırmada Afyon ilinde faaliyet gösteren, termal turizm hizmeti veren termal konaklama işletmelerinin, orta ve üst düzey yöneticilerinin, stratejik kalite yönetimi ile ilgili algılarının ölçülmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla bir anket geliştirilmiş ve yöneticilere uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin çözümlenmesinde SPSS istatistik programı kullanılmıştır. Elde edilen veriler amaçlara uygun olarak frekans (f), yüzde (%), aritmetik ortalama ( ), standart sapma (ss), t testi ve varyans (anova) kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre yöneticilerin, stratejik kalite yönetimini oluşturan boyutlardan en fazla müşteri odaklılık boyutuna katılım gösterdikleri, en az ise liderlik boyutuna katılım gösterdikleri ortaya çıkmıştır.
Orman ürünleri endüstrisinde kalite yönetiminin incelenmesi (Tekirdağ, Kırklareli, Edirne örneği)
Araştırma kapsamında Tekirdağ, Kırklareli ve Edirne İllerinde faaliyette bulunan orman ürünleri sanayi işletmelerinin kalite yönetimi ile ilgili genel durumlarının belirlenmesi, kalite yönetiminin uygulanması sonucunda işletmelere sağlayacağı yararların ortaya konulması amaçlanmıştır. Tekirdağ, Kırklareli ve Edirne illerinde belirlenen 81 orman ürünleri sanayi işletmesine (%74 katılım oranı) yüz yüze görüşme yöntemi ile anket çalışması yapılmıştır. Anketlerden elde edilen veriler SPSS ortamına sayısallaştırılarak, istatistiksel yöntemlerle değerlendirilmiştir. Sektörel değerlendirmeyi amaçlayan bu anket uygulaması sonucunda, çalışmaya katılan işletmelerden %48,3'ünün kalite yönetim sistemi/kalite güvence sistemi belgesi bulundurduğu tespit edilmiştir. Bu bölgedeki işletmelerin %60'ının tam kapasiteyle çalıştığı bulunmuştur. Ayrıca çalışmaya katılan işletmelerin %33,3'ünün de mühendis çalıştırdığı belirlenmiştir. Yapılan anket çalışması sonucunda; işletmelerin kalite konusunda yeterli bilgiye sahip oldukları sonucuna varılmış ancak kalite yönetiminin işletmelerde uygulanma konusunda eksik ve yetersiz kaldıkları anlaşılmıştır. Bunun asıl sebebi olarak da kalifiye personel eksikliğinin olduğu tespit edilmiştir. Bu sebeple işletmelerin kalifiye personel istihdamına önem vermeleri gerekmektedir. Anahtar sözcükler: Kalite, Kalite yönetimi, Orman ürünleri endüstrisi
Mesleki ve teknik eğitim kurumlarında toplam kalite yönetimi uygulamalarının değerlendirilmesi
Bu araştırmada Toplam Kalite Yönetiminin kurum ve kuruluşlarda uygulanması konusu ve tarihsel gelişimi ile eğitimde kalite anlayışı irdelenmiştir. Ayrıca eğitimde toplam kalite yönetimi (TKY) kapsamında mesleki ve teknik eğitim kurumlarında TKY uygulamasının nasıl anlaşılması ve uygulanması gerektiği, kurumlarda TKY ile ilgili çalışmalar yapılıp yapılmadığı, uygulamada karşılaşılan sorunların neler olduğu üzerinde durulmuştur. Kurum yöneticileri ile yapılan görüşmeler ekte sunulmuştur. Çalışmada özel işletmelerde kalite ve müşteri memnuniyetini baz alan yönetim biçiminin, mesleki ve teknik eğitim kurumlarında mevzuat dahilinde uygulanabileceğini ve bu bağlamda toplumda mesleki ve teknik eğitim alanında kaliteli ve kalifiye teknik eleman ihtiyacının en iyi biçimde karşılanabileceği savunulmaktadır. Eğitimde TKY, eğitimde TKY' nin yararları ve uygulanması incelenmiştir. Araştırmanın veri kaynağını mülakatlarla toplanan veriler oluşturmaktadır. Uygulama sonucunda çıkan sorunlar açıklanmış ve bunlara çözüm önerileri sunulmuştur.
Libya gıda kuruluşlarında kalite yönetim sistemi ISO 22000'in uygulanmasını etkileyen engeller
Son yıllarda dünya çapında gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde kalite yönetim sistemi ISO 22000 sertifikasına sahip gıda kurumların sayısı önemli ölçüde artmıştır. Yeni ISO 22000 standartı bir kuruma iç ve dış müşteri memnuniyetini gösteren, ürün ve hizmetlerini sürekli geliştirmek için yol göstericilik yapan bir yöntemdir. Bingazi'de özel sektör kurumu olarak sadece iki gıda Fabrikası ISO 22000 sertifikasına sahip bulunmaktadır. Sertifika sayısının bu denli az oluşu bu kuruluşların ISO 22000 sertifikası almalarını etkileyen engellerin var olduğuna işaret etmektedir. Benzer ülkelerde, örneğin Mısır'da üç yüzden fazla kurum kalite Yönetim Sistemi ISO 22000 başvurusu yapmıştır. Bu nedenle, bu araştırmanın amacı, Libya Gıda Sektöründe KYS (Kalite Yönetim Sistemi) ISO 22000'in uygulanmasına etki eden engellerin ortaya çıkarmak ve analiz etmektir. Dünya çapında farklı ülkelerde, birçok gıda kuruluşu KYS ISO 22000'e sahip olma bakımından engellerle karşı karşıya kalmaktadır. Bu engellerin etkileri üzerine yapılmış olan ampirik çalışmaların yetersiz oluşu nedeniyle, bu çalışmada yeni bir standart ve kavramsal çerçeve oluşturulmuş ve geliştirilmiştir. Bu araştırma, bu engelleri daha derinlemesine bir anlayış ile ele almak amacıyla gerçekleştirildi. Bu çalışma, bazıları sadece Libya kültürüne has olarak sınıflandırılan ve daha önce literatürde yer almayan engellerin ayrıntılı bir listesini sunmaktadır. Engellerin çoğu dünyada genelinde bildirilen engeller ile uyumludur. Bu çalışma, bu alandaki literatürün zenginleştirilmesine katkıda bulunmakta ve Libya'ya yönelik araştırmalardaki bilgi boşluğunu doldurmaktadır. Bu araştırmadan elde edilen bulgular ışığında bazı öneriler paylaşılmıştır.
Toplam kalite yönetimi, hizmet kalitesi ve sınırsız iyileşme ilişkisi: Libya yükseköğretim kurumlarında bir araştırma
Kalite yönetiminde, bir kurum içindeki kalite uygulamalarını değerlendirmek için yapılandırılmış bir çok kavram ve teori vardır. Ancak, tüm iş paydaşları için kapsamlı bir değerlendirme sağlamayı başarabilmiş birkaç kavram vardır. Toplam Kalite Yönetimi (TKY), kuruluşların kalite değerlendirmesine tüm iş yönlerini dahil etmelerine yardımcı olabilecek kalite yönetim araçları ve süreçleri sağlamak amacıyla 1950'lerde kuruldu. Ayrıca, Hizmet Kalitesi (ServQual), müşterilere sağlanan hizmetin kalitesini değerlendirmek ve hizmet sağlayıcılar ile alıcılar (müşteriler) arasındaki algı farkını ölçmek için kullanılan özel bir kalite değerlendirme aracıdır. Sınırsız İyileştirme (UI), kalite yönetiminin organizasyonu etkileyen tüm paydaşlara yayılmasını sağlamak için TKY'den geliştirilen bir kavramdır. Bu araştırma, Libya yükseköğretim kurumlarında üç kavramı kullanarak kalite yönetimini incelemeyi amaçlamaktadır. Ayrıca, üç kavram arasındaki ilişkiler istatistiksel analize dayalı olarak kurulmaktadır. Faktör analizi ve regresyon analizi, üç kavram arasında pozitif ve güçlü bir ilişki olduğunu göstermektedir. Vaka çalışması ile ilgili kalite yönetiminin değerlendirilmesinde, sonuçlar, kabul edilebilir bir kalite yönetim seviyesine ulaşmak için geliştirilmesi ve geliştirilmesi gereken çeşitli hususların olduğunu göstermektedir. Araştırmacı ona göre sonuçlar ve önerilerde bulunur.
Kalite yönetimi uygulamalarının çalışan performansı üzerindeki etkisinde bireysel yenilikçiliğin aracı rolü
Günümüzde işletmelerde kalite yönetim uygulamalarının önemi yadsınamaz bir gerçektir. Araştırmalar kalite yönetim uygulamalarının işletmelere olduğu kadar çalışanlar üzerinde de olumlu etkisi olduğunu göstermektedir. Ayrıca kalite uygulamalarının yenilikçiliğe olan etkisi de çalışanların daha yenilikçi fikirlere sahip olmasına olanak tanımaktadır. Çalışan performansına olan olası etkisi dolaylı olarak işletme performansını da etkilemektedir. Bu nedenle çalışanların hem yenilikçilik düzeylerinin hem de performanslarının arttırılması için kalite elzem bir konudur. Bu nedenle bu çalışmada işletmelerde uygulanan toplam kalite yönetimi uygulamalarının çalışanların yenilikçiliği ve performansları üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Bu amaçla 147 çalışandan anket ile veri toplanmıştır. Verilerin analizi neticesinde kalite yönetim uygulamalarının çalışan performansı ve yenilikçiliği üzerinde pozitif yönde anlamlı bir etkiye sahip olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Ayrıca yapılan aracılık testi sonucunda kalite yönetim uygulamalarının çalışan performansı üzerindeki etkisinde yenilikçiliğin aracı rolü bulunduğu tespit edilmiştir.
Sağlık hizmetlerinde kalite yönetimi: Elâzığ örneği
Bireylerin yaşamlarını mutlu olarak sürdürebilmelerindeki en önemli etken 'sağlıklı olma' dır. Sağlığın bozulması durumunda tedavi olmak amacıyla sağlık hizmetlerinden yararlanılmaktadır. Günümüz toplumlarının sosyo-ekonomik gelişme düzeylerinin en önemli göstergelerinden birisi de sağlık hizmetlerinin sunumudur. Son yıllarda sağlık hizmetlerinin verimli ve kaliteli bir şekilde sunulabilmesi için Toplam Kalite Yönetimi uygulamaları hız kazanmıştır. Sağlık hizmeti sunan kurumların varlıklarını sürdürebilmek, kar etmek ve rekabet edebilmek için hizmet kalitesi ve hasta tatminine önem vermesi gerekmektedir. Sağlık ve sağlık hizmeti sunumu, insan yaşamının sürdürülmesinde, yaşam kalitesinin yaratılmasında ve korunmasında özel bir öneme sahiptir. Son dönemlerde hizmet sektöründe müşteri istekleri doğrultusunda yöntemler geliştiren kuruluşlar, rakiplerine karşı öncelik elde etmektedir. Bu inceliği sağlamak için toplam kalite anlayışını benimsemek gerekmektedir. Zamanla kalite uygulamalarını standart hale getirmek için çeşitli standartlar geliştirilmiştir. Bunlardan özellikle sağlık kuruluşlarında uygulananlar, ISO 9001:2008 Kalite Yönetim Sistem Standardı, EFQM ve JCI olup, bu alanda JCAHO gibi organizasyonlar oluşturulmuştur. Sağlık hizmeti sunan kuruluşlarda kaliteyi artırmak maksadıyla kalite standartları uygulamaları eksiksiz olarak yerine getirilmelidir. Sağlık kurum ve kuruluşlarının sunmuş oldukları sağlık hizmetleri kalitesinin iyi olması, sağlık hizmetlerinden yararlananların beklentilerini ne derecede karşıladığı ve sunulan hizmetin nasıl algılandığı ile doğrudan ilişkilidir. Bu araştırma, sağlık kurumlarında sunulan hizmet kalitesinin ve hastanelerde uygulanan kalite standartlarının Elazığ ilinde bulunan özel ve kamu hastaneleri yöneticileri (Başhekim, başhekim yardımcısı, müdür ve müdür yardımcısı) tarafından değerlendirilmesi, SKS'nin, daha etkin ve verimli hale gelebilmesi için neler yapılması gerektiği konusunda bilgiler edinilmesi amacıyla yapılmıştır. Kesitsel, tanımlayıcı ve çıkarımsal niteliğe sahip olan bu çalışmanın örneklemi kolayda örnekleme yöntemi ile seçilmiştir. Veriler 21 soruluk kalite yönetimi anket formu ve 20 ifadeden oluşan kalite algısı ölçeği ile elde edilmiştir. Araştırmanın evrenini Elazığ'daki özel hastaneler (Özel Elazığ Hayat Hastanesi, Elazığ Özel Mediline Hastanesi, Medikal Park Elazığ Hastanesi, Özel Doğu Anadolu Hastanesi) ve kamu hastaneleri (Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesi, Fırat Üniversitesi Hastanesi) oluşturmaktadır, örneklemi ise hastanelerde görev yapan Başhekim, Başhekim yardımcısı, müdür ve müdür yardımcıları olmak üzere toplamda 28 kişiden oluşmaktadır. Çalışmanın genel sonucuna bakılırsa yöneticilerin toplam kalite yönetimini ve sağlıkta kalite standartlarını önemsedikleri, kurumun daha iyi sağlık hizmeti sunması için yoğun çaba sarf ettikleri, değerlendirmelerde bulunup eksik ve hataların düzeltilmesi için gerekenleri yaptıkları tespit edilmiştir.
Spor bilimleri alanındaki lisansüstü eğitimde kalite yönetiminin akademik personel ve öğrencilerin görüşlerine göre incelenmesi
Kalite, farklı ihtiyaç ve beklentiler doğrultusunda şekillendirilebilen, bireyin eğitim düzeyine, sosyal statüsüne, kültürel değerlerine ve ekonomik koşullarına bağlı olarak değişebilen öznel bir kavramdır. Hizmet veren kurum ve kuruluşların en büyük amacı, müşteri memnuniyetini sağlamaktır. Bir eğitim kurumunun ürün ve hizmetlerinden yararlanan öğrenciler için kalite çok önemlidir. Türkiye'de yükseköğretim sayısının hızla artmasıyla beraber akademik personel, öğrenci ve çalışma olanaklarıyla ilgili olarak pek çok problemlerin olduğu görülmektedir. Diğer alanlarda olduğu gibi Türkiye'de lisansüstü spor eğitiminde de problemler yaşanmaktadır. Bu problemler, yapısal problemler, nicel olarak yetersizlikler, spor bilimleri eğitiminin farklı enstitülerde verilmesi gibi problemler sayılabilir. Türkiye'de lisansüstü spor eğitiminde tanımlama tam olarak yapılamamış olmasının yanında, bir akademik kalite probleminin olduğu da ortadadır. Bu araştırmada, karma yöntem (nicel ve nitel yöntem) uygulanarak, Türkiye'de Beden Eğitimi ve Spor Anabilim Dallarında görev yapan akademik personel ve öğrenim gören lisansüstü öğrencilerin görüşleri doğrultusunda, spor bilimleri alanında enstitülerdeki anabilim dallarında toplam kaliteyi artırmaya yönelik görüşler ortaya konulmuştur. Bu kapsamda, nicel yöntemde araştırma deseni olarak ilişkisel tarama türü tercih edilmiştir. Nitel yöntemde ise olgu bilim araştırmasıyla desenlenmiş ve görüşme tekniği kullanılmıştır. Araştırma grubunun görüşlerini belirlemek amacıyla, istatistiki verileri elde etmek için Tosun (2012) tarafından geliştirilen, geçerlilik ve güvenirlilik çalışmaları yapılmış olan ölçme aracı kullanılmıştır. Anket formundan elde edilen verilerin analizleri, SPSS 22.0 paket programı kullanılarak yapılmıştır. Araştırma grubunun, kişisel ve mesleki değişkenlerine göre dağılımını ortaya koymak amacıyla frekans ve yüzdelik hesaplamalar yapılmıştır. Bağımsız değişkenlere bağlı farklılaşma düzeyini değerlendirmek için parametrik verilerde "independent sample t-testi" ve "tek yönlü varyans analizi (ANOVA)" kullanılmıştır. Non-parametrik verilerde ise "Kruscal Wallis Testi" kullanılmıştır. İstatistiksel anlamlılık derecesi (alfa (α) yanılma düzeyi) ise p<0.05 olarak kabul edilmiştir. Lisansüstü eğitimde görev yapan akademik personele ise "görüşme formu" kullanılmıştır. Gerekli dönütler sağlandıktan sonra elde edilen verilerin çözümlenmesi nitel içerik analiz süreçleriyle yürütülmüştür. Verilerin analizi ve çıkan durumun modellenmesi ise QSR NVIVO-10 programı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmada, lisansüstü öğrencilerin "yönetim ve idari personel kalitesine" yönelik ifadelere, erkekler, evliler, ders aşamasındaki öğrenciler, yüksek lisans eğitimi alan öğrencilerin enstitüye yönelik memnuniyetlerinin daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. "Lisansüstü eğitim kalitesine" yönelik ifadelere erkekler , evliler ve ders aşamasındaki yüksek lisans öğrencilerin memnuniyetlerinin yüksek düzeyde olduğu belirlenmiştir. "Akademik personel ve danışmanlık kalitesine" yönelik ifadelere erkekler, evliler, ders aşamasındaki erkekler ve yüksek lisans öğrencilerinin memnuniyetlerinin yüksek olduğu belirlenmiştir. "Lisansüstü Öğrenci Kalitesine" yönelik ifadelere erkekler, bekarlar ve ders aşamasında yüksek lisans yapan öğrenciler memnun olduklarını ifade etmişlerdir. "Fiziksel koşulların kalitesine" yönelik ifadelerde ise bekar öğrenciler, yüksek lisans öğrencileri, ders aşamasındaki lisansüstü öğrenciler enstitüye yönelik memnuniyetleri yüksek düzeyde tespit edilmiştir. Akademik personelin görüşlerine göre enstitü memnuniyetlerinin düşük düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak, lisansüstü eğitimin kalitesi ve performansının artırılması için tespit edilen problemler üniversite kurullarında çözümlenmeye çalışılmalıdır. Anahtar Kelimler: Lisansüstü Eğitim, Fakülte, Eğitim, Spor Bilimleri, Kalite.
Yapı üretim sürecinde kalite yönetimi- termal otel yapısı kalite yönetimi analiz modeli
Termal otel yapıları gibi karmaşık nitelikli yapıların üretiminde, farklı uzmanlık alanlarının birlikte koordineli çalışması, birçok verinin aynı anda üretim sürecine girdi oluşturması sistematik bir yönetim anlayışının benimsenmesini zorunlu kılmıştır. Üretim sürecinde planlanan hedeflere en uygun biçimde varabilmek ve kaliteli bir yapı elde edebilmek için yapı üretim süreci ve alt evrelerinde kaliteyi etkileyen faktörlerin yönetilmesi gerekmektedir. Tezde, termal otel yapıları üretim sürecinde kaliteyi etkileyen insani, fiziksel ve dış faktörlerin; planlanması, tasarlanması, yürütülmesi, denetlenmesi, organizasyonu, koordinasyonu, iletişimi gibi genel yönetim eylem ve etmenlerini üretim süreçleriyle entegre edecek bir yönetim modeli kurgulanmıştır. Yönetim modelinde amaçlanan, termal otel üretim süreçlerinde yer alacak mimar, mühendis, proje koordinatörleri, yükleniciler, işveren gibi süreç katılımcılarına karar destek sistemi olarak katkıda bulunmasıdır. Kurgulanan yönetim modeli, termal otel üretim sürecinde kalite sorunlarının engellenmesine yönelik geri besleme yaparak düzeltici faaliyetlerin gerçekleştirilmesine olanak sağlamaktadır.
Kalite yönetiminde altı sigma yaklaşımı ve Arçelik fabrikasında bir uygulama örneği
ÖZETRekabet koşullarının daha da zorlaştığı günümüzde, üretimtesislerinde verimliliğin ve kalitenin önemi giderek artmaktadır. Bu noktada birçözüm metodolojisi olan altı sigma uygulaması da üzerinde önemledurulması gereken bir konudur.Araştırmada altı sigmanın üretim tesislerinde nasıl uygulanabileceği,ne gibi katkılar sağlayabileceği gibi konuların üzerinde durulacaktır.Ülkemizde markalaşmanın önündeki en büyük engelin kalite algısınınyeterince yüksek olmaması olduğu düşünülürek altı sigmanın ülkemizdekiüretim tesislerine kalite prensipleri ve verimlilik açısından ne gibi katkılarsağlayabileceği ve uygulama önündeki zorlukların neler olabileceği dearaştırma içerisinde incelenecektir.Araştırmada Arçelik Bulaşık Makinesi İşletmesi'nde Altı Sigmauygulamalarının nasıl gerçekleştirildiği, ne gibi faydaların elde edilebileceğive hangi zorluklar ile karşılaşıldığının tespit edilmesi amaçlanmıştır. İşte buçalışma altı sigmanın bir işletmeye kalite, verimlilik ve de kapasite kullanımıgibi konularda ne gibi katkılar sağlayabileceğini, bunu hangi yöntemler ilesunabileceğini ve bu sırada ne gibi zorluklar ile karşılaşılabilineceğini ortayakoyan ve bunu bir uygulama yardımı ile pekiştiren bir çalışma olmasıyönünden önemlidir.Çalışmada Arçelik Bulaşık Makinesi Fabrikası'nın verimsizlikler vekalite problemleri ile işletme için sorun teşkil eden dış kapı üretim hattındagerçekleştirilmiştir. Çalışma sonunda dış kapı hattında belirlenen kaliteproblemleri giderilmiştir. Bununla birlikte verimsizliklerin önüne geçilerektoplam enerji verimliliği değeri hedeflenen değerin üzerine çekilmiştir. Ayrıcaçevrim süresinde yapılan iyileştirmeler ile hattın kapasitesi de artırılmıştır.
Örgüt kuramında modernden postmoderne geçiş: Toplam kalite yönetimi
Rönesans ve Reform hareketleriyle başlayan modern çağ, akıl ve bilimle her türlü sorunun üstesinden gelinebileceği fikrine sahip Batı kültürünün bir dönem temel inancı olmuştur. Aydınlanma Dönemiyle hız kazanan fikir, Sanayi Devrimiyle birlikte geleneksel toplum kurallarını kendininkilerle değiştirmiştir. Modern toplum projesiyle oluşturulan yeni kurallar evrensel doğruya ulaşma, merkeziyetçilik gibi aydınlanmacı yolda ilerlemeci ilkelerle ideallerini gerçekleştirmeyi amaçlamıştır. Bu ilkeler doğrultusunda oluşan modern toplumun inanç ve yöntemleri, teknolojinin gelişmesi ile küreselleşme olgusunun ekonomik ve kültürel yansımaları sonucunda yeni oluşumlar karşısında sorgulanır hale gelmiştir. Modernin eleştirisi olarak gelişen tüm bu sorgulamalar postmodern adlandırmasıyla literatürde yerini almıştır. Yeni düşünce tarzının temel ilkeleri belirsizlik, yerellik, parçacılık, çoğulculuk olarak kendini göstermiştir. Toplumsal ve yönetsel anlamda bu özellikleri taşıyan modern toplumun örgüt modeli, rasyonelliğin, evrenselliğin ve ilerlemeciliğin yansıması olan Fordizmdir. Zaman içerisinde, modernleşmeye yapılan sorgulamalar doğal olarak bu düşünce şeklinin yönetim ve örgüt kuramına da yapılır hale gelmiştir. Böylece, Taylor'la başlayan Fordist örgüt modeli daha esnek bir modele evrilmiştir. Postmodernizmin örgüt kuramındaki temel yansımaları ise bürokrasi karşıtlığı, parçalanma, farklılıkların giderilmesi ve çoğulculuk olmuştur. Tam da bu ilkeler kalitenin ve müşteri memnuniyetinin ön plana çıkarıldığı Toplam Kalite Yönetimini (TKY) çağrıştırmaktadır. Bu çalışmanın amacı, bu çağrışımın ne kadar gerçekliği yansıttığını tespit etmektir. TKY, postmodern bir yaklaşımı mı yoksa modern bir yönetim tarzını mı yansıtmaktadır sorusu bu çalışmanın temel sorunsalını oluşturmaktadır. Bu sorunsala cevap bulabilmek amacıyla gerekli literatür taraması yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Modernizm, Postmodernizm, Modern Örgüt Kuramı, Postmodern Örgüt Kuramı, Toplam Kalite Yönetimi