Quality management
102 theses under this subject heading
ISO 9001/2015 kalite yönetim sisteminin liman işletmesinde uygulanması
Kalitenin anlaşılması, uygulanması, değerlendirilmesi hizmet işletmelerinde güç ve karmaşıktır. Çünkü hizmet elle tutulmayan bir üründür. Hizmet kalitesinin bu anlamda bir şekilde işletilmesi gerekir. Bu yüzden firmalarda Kalite yönetim sistemlerinin bünyelerinde kurulmasını gerekli görmüşlerdir. Sistemin uygulanması hem firma açısından hem de paydaşları açısından büyük önem arz etmektedir. Bu sayede firma hem karını arttıracak hem de Uluslararası platformlarda hizmet kalitesini arttıracaktır. Bu çalışmada bir hizmet işletmesinde, kalite yönetim sisteminin uygulanması anlatılmaktadır. Toplam Kalite Yönetimi'ne ait temel bilgiler sunulmuştur. Kalite Yönetim Sistemi'nin örnek bir liman işletmesine uygulanması ve iyileştirme önerileri sunulmuştur.
Toplam kalite yönetiminin sağlık çalışanlarının hakları üzerine bir inceleme
Bu çalışmada "Toplam Kalite Yönetiminin Sağlık Çalışanları Hakları Üzerine Etkileri" incelenmiştir. Bu araştırmanın evrenini Tekirdağ İli Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliğine bağlı olan bir Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi ve Devlet Hastanesinde çalışan yaklaşık 1000 sağlık çalışanı oluşturmaktadır. Örneklem ise evrende yer alan kolayda örnekleme yöntemi ile seçilmiş ve araştırmaya katılmaya gönüllü olan 197 sağlık çalışanından oluşmaktadır. Toplam Kalite Yönetiminin Sağlık Sektöründe uygulanması ile daha kaliteli, daha güvenilir, hataya yer vermeyen hizmet anlayışı ile hasta ve sağlık çalışan hakları açısından olumlu gelişmeler yaşanacağına inanılarak bu çalışma hazırlanmış ve elde edilen veriler ışığında analiz yapılmıştır. Çalışmada Toplam Kalite Yönetimine ilişkin ifadelere verilen cevaplar ile çalışanların demografik özellikleri arasında ve Çalışan Haklarına ilişkin verilen cevaplar ile çalışanların demografik özellikleri arasındaki ilişkinin incelenmesi için ki-kare analizi yapılmıştır. Demografik özellikleri cinsiyet, yaş, kurumda çalışma yılı, eğitim düzeyi, görevi ve meslekteki yılı açısından ayrı ayrı değerlendirilmiş ve sonuçlar kısmında belirtilmiştir. Sağlık çalışanlarının memnuniyet ve hakları ile ilgili katılımcılara yöneltilen sorulara verilen cevapların, çalışanların demografik özelliklerine göre bazı alanlarda farklılık gösterdiği, Beyaz Kod ve Kurum İçi İletişim ile ilgili çalışmaların memnuniyet yarattığı ancak Toplam Kalite Yönetiminin bu alandaki çalışmalarının yeterli görülmediği sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Çalışan Hakları, Toplam Kalite Yöntemi, Sağlık Sektörü, Anket
Sağlık hizmetlerinde kalite yönetimi
Çalışmanın amacı, sağlık kurumlarında hizmet kalitesini oluşturan unsurların hizmet alanlar arasında yapılan anket sonuçlarına göre belirlenmesidir. Genel kanı kalitenin "müşterilerin ihtiyaç ve isteklerinin karşılanması" olarak tanımlandığı yönündedir ve kaliteyi oluşturan unsurların ancak bu tanım doğrultusunda müşteriler tarafından tam olarak tanımlanabileceği açıktır. Bu doğrultuda, çalışmada bakımı doğrudan değerlendiren kişilerden toplanan verilerle, bakım kalitesi olarak neyin kabul edildiği tanımlanmaya çalışılmıştır. Çalışma, doğrudan tıbbi hizmet alan kişilerin kendi söylemlerinden hareketle tıbbi bakım kalitesini oluşturan unsurları belirlemeyi amaçlamaktadır. Bu bağlamda nitel bir analiz yöntemi olan derinlemesine görüşme yöntemi kullanılmış ve yarı yapılandırılmış görüşme sorularından yararlanılmıştır. Görüşme verileri literatürdeki hizmet kalitesi ölçümlerine göre sınıflandırılmıştır. Sınıflandırmada hizmet kalitesinin değerlendirilmesinde yaygın olarak kullanılan ServQual ölçeğinin beş boyutuna ek olarak "bilgi" ve "bakım kalitesi" boyutları değerlendirilmektedir. Görüşmeler Tekirdağ ilinde 93 kişi ile gerçekleştirilmiş ve katılımcılar bu illerde yaşayanlar arasından rastgele seçilmiştir. Görüşmelerde verilen açıklamalar en uygun niteliksel parametreye göre sınıflandırılmaya çalışılmıştır. Tüm ifadeler, teknik servislerin kalitesi, zenginliği, güvenilirliği, duyarlılığı, güveni, empatisi ve bilgisine göre sınıflandırılabilir. Mevcut kalite parametrelerinin tüm ifadelerin mevcut parametreler içerisinde sınıflandırılması açısından hizmet kalitesinin belirlenmesinde önemli bir açıklayıcı güce sahip olduğu görülmektedir. Ancak ServQual ölçeğindeki ifadeler ile katılımcıların ifadeleri karşılaştırıldığında, sağlık hizmetlerinin kalitesini değerlendirme açısından yetersiz oldukları açıktır. Hizmet kalitesinin değerlendirilmesinde en önemli konulardan biri, katılımcıların sürece ve dolayısıyla kaliteye olan etkisidir. Hizmet sürecindeki diğer katılımcıların sayısı ve davranışları tüm kalite parametrelerini etkiler. Kalite parametreleri arasındaki ilişkiler değerlendirmeyi zorlaştırır. Ayrıca katılımcı ifadelerin aynı anda farklı boyutları kapsaması sınıflandırma işlemlerini zorlaştırmaktadır. Hijyen, terminler, personel, personel ve donanımın nicelik ve çeşitlilik açısından yeterliliği, katılımcıların büyük çoğunluğu tarafından belirtilen diğer tüm kalite parametrelerini etkileyen faktörler olarak dikkat çekmektedir. Çalışma sonucunda hizmet verimliliğini artıran kalite parametreleri aracılığıyla hizmet kalitesi algısının ölçülebildiği, müşterilerin kalite parametrelerine büyük önem verdiği ve beklentilerini etkileyen en önemli kalite parametresinin güvenilirlik olduğu tespit edilmiştir. . En az dokunan boyut bilgidir. Hastaların hizmet kalitesi algılarının aynı hastaneye tekrar gelme ve arkadaşlarına tavsiye etme tercihlerini doğrudan etkilediği görülmüştür.
Medya sektöründe spor tartışma programlarının hazırlanması üzerine kalite fonksiyon göçeriminin uygulanabilirliğinin incelenmesi
Günümüzde en çok kullanılan kavramlardan biri olan medya artık kitle iletişim araçlarının neredeyse hepsini kapsamaktadır. Medya sektöründe birçok alanda programlar hazırlanmaktadır. Spor tartışma programları bunlardan biridir. Spor tartışma programları, farklı dallarda gelişim gösteren spor olaylarının hedef kitleye aktaran medyatik programlardır. Genel olarak insanların dikkatini çeken spor programlarında birçok yorum, sonuç ve röportaj vardır. Kalite fonksiyon göçerimi, basit bir şekilde kullanıcı isteklerini yönetebilir ve ölçülebilir sayısal rakamlara dönüştürmeye yarayan ve bu şekilde hizmet ve üretim parçalarının, alt sistemlerin ve sonucunda istenen prosesin kalitesinin yükseltilmesine yardım eden bir uygulamadır. Kalite fonksiyon göçerimi temel olarak bir firmanın, bir sürecin kalite düzeyinin daha iyi bir noktaya taşınmasına, işletmeyi ya da süreci geliştirme gereksinimlerine bakmasını sağlar. Uygulama ile matrisler ve çizelgeler çıkartılarak kalite yönetimi sağlanır. Özet olarak, medya sektöründe spor tartışma programlarının hazırlanmasında çalışanların istekleri dikkate alındığında kalite fonksiyon göçerimi uygulamasının başarılı bir şekilde uygulandığı görülmektedir. Program kalitesinin daha iyi bir şekilde yükseltilmesi için etkin ve güçlü iletişim, kaliteli, ergonomik, temiz ve estetik malzeme, bütçenin ve ücretin iyi hesaplanması, hedef kitlenin beklentileri ve yayın saat diliminin uygun olması koşullarında gerçekleştirilecek en ufak bir iyileşmenin program kalitesini olumlu bir şekilde etkilediği görülmektedir.
Bireylerin kalite çalışmalarına katılımı ile inovasyon düzeyleri arasındaki ilişki
Çıktı kalitesi hem imalat hem de hizmet sektörü için organizasyonun rekabetçi yetenekleri arasında yer almaktadır. Bu nedenle organizasyonlar çıktı kalitesi düzeylerini geliştirmek için son yıllarda önemli çaba harcamışlardır. Çıktı kalitesini arttırmanın gerekliliklerinden birisi de çalışanların kalite ile ilgili faaliyetlere katılımıdır. Bu katılım çalışmaların kalite çalışmalarında yer alması, kalite ile ilgili eğitimlere katılması şeklinde olabilmektedir. Bu katılım sadece kaliteyi geliştirmeye katkı sağlamayıp, çalışanların inovasyon düzeyinin geliştirilmesine de etki edebilmektedir. Inovasyon da organizasyonun rekabetçi yeteneklerden birisi olduğundan bu katılımın önemi daha da artmaktadır. Bu çalışmanın amacı hizmet organizasyonlarında çalışanların kalite ile ilgili faaliyetlere katılmlarının inovasyon düzeyleri arasında farklılık yaratıp yaratmadığının tespit edilmesidir. Kamu ve özel sektördeki hizmet organizasyonlarından anket yöntemi ile veri toplanmıştır. Örneklemdeki tüm organizasyonlar ISO belgesine sahiptir. Toplam 307 adet anket formu elde edilmiştir. Bulgulara göre, kalite çalışmalarına katılım ile inovasyon düzeyi arasında anlamlı ilişki elde edilmiştir. Ayrıca kalite ile ilgli çalışmalara katılan grup ile katılmayan grubun inovasyon düzeyleri arasında anlamlı farklılıklar gözlemlenmiştir.
Farklı mamul grupları için mamul kalitesi boyutları
İşletmelerin çok fazla önem verdiği süreçlerden biri olan kalite insanların ihtiyaçlarına ve beklentilerine karşılık verecek şekilde sunulan ürünlerin ve hizmetlerin özelliklerinin toplamıdır. Canlıların ihtiyaçlarını gidermek için üretilen mamüllerin çok çeşitli olması hem kalite açısından hem de sınıflandırma açısından imkânsız gibi görünmektedir. Ürün kalitesine yönelik çalışmaların çoğu David A. Garvin'in belirlediği sekiz kalite boyutu üzerinden ele alınmaktadır. Bu sekiz ürün kalitesi boyutunun dışında bazı çalışmalarda kullanılmış olan çevrecilik ve fiyat boyutları da mevcuttur. Yapılan bu çalışma, belirlenen sekiz mamül grubuna ait yirmi dört farklı mamülün çevrecilik ve fiyat boyutları da dahil olmak üzere toplam on boyut üzerinden değerlendirilmesine yöneliktir. Çalışmada mamülleri kullanan 400 farklı bireyin hangi mamül grubunda hangi kalite boyutlarına önem verdiği ve çevrecilik ve fiyat boyutlarının ürün kalitesi boyutları içerisindeki önemini ortaya koymayı amaçlamıştır. Yapılan araştırma neticesinde, farklı mamül grupları için farklı kalite boyutları önem arz ederken çevrecilik ve fiyat boyutları da ürün kalitesi boyutları açısından önem teşkil etmişlerdir.
Uzun süreli bakım hizmetleri sunumunda kalite algısı: Alzheimer hastalığı özelinde nitel bir çalışma
Uzun süreli bakım (USB) hizmetlerinde kalite, hizmet alan için yaşamsal önem arz etmektedir. Bakım hizmeti alan yaşlıların sayısı, dünyadaki demografik değişime uygun olarak artmaktadır. Bakım ihtiyacı olan yaşlılardan Alzheimer hastaları gibi mental bozukluğa, geriliğe ya da hastalığa sahip bireylerin, nüfustaki oranları artmaktadır. Bu grupların, özel yaklaşımlarla bakım ihtiyacının giderilmesi gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Alzheimer hastaları istek, ihtiyaç ve memnuniyetlerini aktarmada güçlük çekmektedir. Dolayısıyla bu kişilere bakım verenlerin inisiyatifinde bakım kalitesi gelişmektedir. Bu araştırmada, bakım verenlerin ve bakım hizmetleri kalite standartları belirleyenlerin algısına dayalı olarak "iyi bakım" tanımlamak istenmiştir. Bakım hizmetlerine ait literatürde evde veya kurumda, yakınların (enformel) ya da profesyonellerin (formel) sürdürülebilir finansman ile kaliteli bakım hizmetlerini vermesinin, USB sistemini oluşturan ana unsurlar olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca USB hizmetleri, kaliteyi sağlık hizmetlerinde tanımlayan kavramlardan (bireye özgü hizmet, sunum, etkililik, güvenirlik, sağlık ve bakım hizmetlerinin koordinasyonu gibi) ödünç alındığı görülmüştür. Yapılan bu çalışmada, USB hizmetlerinin kendine ait bir iç dinamiği olduğu, bu nedenle de bakım hizmetlerinde kapasitenin geliştirilmesi için bu alana ait kalite kavramlarının oluşturulması gerekliliği üzerinde durulmuştur. Alzheimer hastalarının yaşam kalitelerini yükseltmek amacıyla adımlar atılması için "iyi bakım"ın nasıl algılandığı öğrenilmek istenmiştir. Bu nedenle tezde katılımcıların algılarını öğrenmek için nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır, Araştırmada, amaçlı örneklem yöntemi ile seçilen katılımcılarla derinlemesine görüşmeler yapılmıştır. Katılımcıların, kodlanarak, iyi bakım algısına ilişkin duygu ve düşüncelerinden veriler derlenmiştir. Sonuç olarak, Alzheimer hastaları için "iyi bakım"ı tanımlayan; hasta değerlerine saygı, etkililik, güvenlik, koordinasyon, mahremiyet, bakım verenin tutumu, değerler, iletişim, inisiyatif kullanma, sorumluluk alma, özveride bulunma, sakinleştirme, ikna etme, empati kurma gibi özgün kalite kavramları ve ögeleri bulunmuştur. Ayrıca Alzheimer hastalarına bakım verenler, bakımda bilgi iletişim teknolojileri kullanımı ve tükenmişlik / çaresizlik konularına dikkat çekmişlerdir. Araştırmada, Donabedian'ın sağlık hizmetlerinde kaliteyi tanımlayan kavramlarının, bakım hizmetlerinde geçerli olduğu lakin faklı algılandığı görülmüştür. Bu kavramlardan; güvenlik kadar güven hissinin oluşturulması, kurumlar ve hizmetler arasındaki koordinasyonun dışında bakım hizmeti verenler arasında hizmetin devamlılığının sağlanması, bireye özel bakım yaklaşımının yaşanmışlığa özgün tasarlanması gibi farklı anlam yüklendiği anlaşılmıştır. Tezde, Alzheimer hastalarının yaşam kalitelerinin artırılması için USB hizmetlerinin bir sistem olarak kabul edilmesi ve iyi bakım için özgün kavram / yaklaşımların olması gerekliliği sonucuna varılmıştır.
Örgüt kültürünün toplam kalite yönetimi ve altı sigma yaklaşımı üzerindeki etkisi
Rekabetin, yoğun olarak yaşandığı günümüz şartlarında işletmeler, varlıklarını sürdürebilmek ve rakiplerinden farklılaşabilmek için bir takım yönetim yaklaşımları ve yöntemlerden faydalanmaktadır. Bu yönetim yaklaşımı ve yöntemleri arasında, Toplam Kalite Yönetimi ve Altı Sigma yaklaşımları dikkat çekmektedir. İşletmelerin, Toplam Kalite Yönetimi ve Altı Sigma uygulamalarını etkin bir şekilde kullanabilmeleri, sahip oldukları örgüt kültür türü ile ilişkili olmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde, örgüt kültürü ve örgüt kültürü ile ilgili kavramlar ele alınmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde, Toplam Kalite Yönetimi üzerinde durulmuş ve ilgili kavramlar da dahil olmak üzere detaylı olarak irdelenmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümü, Altı Sigma yaklaşımını ve bu yaklaşım ile ilgili diğer kavramları kapsamaktadır. Çalışmanın dördüncü bölümü, araştırma kısmını oluşturmuştur. Bu çalışma, örgüt kültürü türlerinin, Toplam Kalite Yönetimi ve Altı Sigma uygulamaları üzerindeki etkilerini incelemeyi amaçlamıştır. Katılımcı işletmelerin, örgüt kültürü türlerini belirlemek üzere, yazında da kabul gören Rekabetçi Değerler Modeli'nden faydalanılmıştır. İşletmelerin, toplam kalite yönetimi uygulamalarını incelemek için, Malcolm Baldrige National Quality Award modelinden faydalanılmıştır. Altı Sigma uygulamalarının da ölçümlenebilmesi için, Altı Sigma rol kültürü kategorisi eklenmiş ve bu kapsamda da işletmeler analiz edilmiştir. Çalışma, gerek zaman gerekse maddi kısıtlar nedeni ile, İzmir ili örneğinde gerçekleştirilmiş olup, örnekleme Fortune Türkiye 500'de (2016) yer alan ve İzmir'de faaliyet gösteren işletmeler dahil edilmiştir. Sonuçlar, katılımcı işletmelerin çoğunluğunda egemen olan kültür türünün Hiyerarşi kültürü olduğunu göstermiştir. Hiyerarşi kültüründen sonra katılımcı işletmelerde egemen olan kültür türü ise pazar kültürü olmuştur. Özetle, katılımcıların, işletmelerini daha çok hiyerarşi ve ardından pazar kültürü ile ilişkilendirdikleri görülmüştür. Örgüt kültürü türleri ile Toplam Kalite Yönetimi uygulama kategorileri ilişkisi incelendiğinde, adhokrasi kültürünün, tüm Toplam Kalite Yönetimi uygulama kategorileri ile ilişkili tek kültür türü olduğu görülmüştür. Pazar, hiyerarşi, klan kültürleri de, sadece bir kalite uygulama kategorisi dışında (müşteri ve piyasa odaklılık) tüm Toplam Kalite Yönetimi uygulama kategorileri ile ilişkili olduğu bulgusu elde edilmiştir. Ayrıca tüm işletmelerin, Toplam Kalite Yönetimi uygulamalarını belirli ölçülerde gerçekleştiriliyor olduğu görülmüştür. Toplam Kalite Yönetimi uygulamaları arasında, müşteri ve piyasa odaklılık ile ölçme, analiz ve bilgi yönetimi kategorilerinin, çoğu işletme tarafından birlikte kullanılıyor oluşu dikkat çeken bir sonuç olmuştur. Elde edilen bu sonuç, hem TKY hem de Altı Sigma felsefesinin, önce insan kavramı ve metrik odaklılık özellikleri ile de bağdaşmaktadır. Ayrıca, örgüt kültürüne göre Altı Sigma rol kültüründe farklılık olup olmadığı da incelenmiş, sonuçlar tüm kültür türlerinin, Altı Sigma rol kültürü ve Altı Sigma uygulamalarını destekleyici nitelikte olduğunu göstermiştir.
Kalite yönetimi uygulamalarının firmaların finansal performansına etkisinin analizi
Günümüzde, tüketicilerin kalite bilincinin ve buna bağlı olarak beklentilerinin artması ile birlikte giderek hız kazanan küresel rekabet, firmalarda kalite yönetimi uygulamalarının yükselişe geçmesine neden olmuştur. Bu oldukça zorlu rekabet ortamında uluslararası piyasalarda kendine yer edinmek isteyen Türk firmaları, Türkiye Kalite Derneği tarafından yürütülen "Ulusal Kalite Hareketi"nin de desteği ile, özellikle Avrupa Birliği standartlarına uyum şartlarını sağlayacak belge ve sertifikaları edinme yoluna gitmişlerdir. Son yıllarda kalite yönetimi uygulamalarından biri ya da birkaçını kullanan firma sayısındaki artış, kalite yönetimi uygulamalarının firmaların finansal performansına etki edip etmediği konusundaki tartışmaları gündeme getirmiştir. Bu çalışmada, kalite yönetimi uygulamalarının firmaların finansal performansı üzerinde bir etki yaratıp yaratmadığı ve bu etkinin ne yönde olduğuna dair analizler yapılmıştır. Türkiye'de sanayi sektöründe faaliyet gösteren 324 firmanın on bir yıllık finansal verileri, panel veri teknikleri ile analiz edilmiş ve kalite yönetimi uygulamalarından en az birini uygulayan firmalardaki değişimler tespit edilmeye çalışılmıştır. Firmalara ait finansal veriler, İstanbul Sanayi Odası tarafından her yıl yayınlanmakta olan "Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu" raporundan elde edilmiştir. Çalışmada, firmaların "Aktif Karlılığı" ve "Kar Marjı" performans göstergelerini açıklayan iki model kurulmuştur. Toplam Kalite Yönetimi, Altı Sigma ve Yalın Yönetim uygulamaları modele açıklayıcı değişken olarak eklenerek kalite yönetimi uygulamaları ile finansal performans arasındaki ilişkisinin karlılık oranlarında artışa neden olup olmadığı incelenmiş, elde edilen bulgular ile literatür karşılaştırılmıştır. Yapılan analizler neticesinde kalite yönetimi uygulamalarının, firmaların finansal performansları üzerinde kısmi bir etkiye sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Her iki modelde de Toplam Kalite Yönetimi ve Altı Sigma uygulamalarının karlılığı etkilediği ancak Yalın Yönetim uygulamasının bu etkiye sahip olmadığı saptanmıştır. Altı Sigma uygulaması karlılık göstergelerini olumlu yönde etkilerken, Toplam Kalite Yönetimi'nin olumsuz etkilediği; bu duruma Türkiye'de Toplam Kalite Yönetimi'nin benimsenmesi sırasında yapılan hatalar ve uygulamasında karşılaşılan sorunların neden olduğu görülmüştür. Aynı anda birden fazla kalite yönetimi uygulaması kullanan firmalarda ise karlılık göstergelerinin yıllar içerisinde olumlu ve anlamlı sonuçlar ortaya çıkardığı tespit edilmiştir.
Sağlık işletmelerinde kalite yönetim sistemi ve hasta güvenliği kültürü değişkenlerinin incelenmesine yönelik bir araştırma
Çalışmamızda sağlık hizmetlerinde Kalite Yönetim Sistemi ve Hasta Güvenliği Kültürü kavramı incelenmektedir. Birinci bölümde Toplam Kalite Yönetim Sistemi ,ikinci bölümde ise Hasta Güvenliği Kültürü ile ilgili literatürde yer alan kurumsal tespitler ve ampirik bulgulardan bahsedilmiştir. Kalite ve güvenlik konularında Türkçe literatürde kısıtlı olan çalışmalara değinilmiştir. Çalışmamızda Kalite ve Güvenlik kültürünü ölçmeye yönelik Sağlık Hizmetlerinde Araştırma ve Kalite Ajansı (AHRQ) tarafından hazırlanan anket kullanılmıştır. Sağlık hizmetlerinde kalitenin ana bileşeni olan hasta güvenliğine hangi değişkenler ne kadarlık bir yükle etki ettikleri incelenmiştir. Bu amaçla İstanbul'da faaliyet gösteren, grup hastanelerine bağlı ve kalite sistemlerini uygulayan iki hastane personelinin Kalite Yönetim Sistemi ve Hasta Güvenliği Kültürü'ne yönelik tutumlarının belirlenerek, Kalite Yönetim Sistemleri ile Hasta Güvenliği Kültürü arasındaki ilişkiyi belirleyen değişkenlerden "hangilerinin, ne kadar değişken olduğu" analiz edilmiştir. Çalışmamızda Çok Değişkenli bir İstatistik Analiz (ÇDİA) yöntemi olan Kanonik Korelasyon analizi kullanılmıştır. İki değişken seti arasında 30 Kanonik Korelasyon bulunmuş ve bunların 21'i anlamlı bulunarak değerlendirmeye alınmıştır.
A qualitative analysis of Pearson-Assured accreditation processes in schools of foreign languages in Türkiye
The purpose of this study is to find out the views of the instructors and the administrators of the SFLs, which holds the Pearson Assured (PA) accreditation, regarding PA accreditation and to reveal their thoughts about PA accreditation process in terms of the quality management of their institutions. In order to achieve the purpose of the study, document review and semi-structured interviews, which are qualitative research methods, were used. Document analysis and content analysis methods were used to analyze the data. For the document analysis of the study, the PA handbook and documents obtained from four PA accredited SFLs in Istanbul were used. Semi-structured interviews of the study were also carried out with the contributions of volunteer instructors and administrators in these high schools. In order to reach the data of the study, first of all, the most up-to-date 'handbook' published for institutions that want to be accredited by the PA was examined and analyzed in detail, and the findings obtained from that handbook were compared and supported with the documents obtained from the SFLs participating in the research, and thus, through the received data , detailed and comprehensive explanations about the processes of PA accreditation have been presented. Afterwards, in order to reach more objective and in-depth information about the PA accreditation process, interviews were conducted with the instructors and administrators by means of semi-structured interview questions prepared by taking expert opinions. These interviews were examined in accordance with the subject and purpose of the research through content analysis, the findings were reflected, and evaluations were made. As a result of the document analysis, it has been concluded that the PA provides basic quality measurements with examples of studies and evidence that institutions can present in order to ensure that the requirements in these headings are met, institutions do not have to do every detail in this handbook but are expected to clearly present their operation by providing evidence according to the titles given. As a result of the content analysis of the interview questions, it has been concluded that despite the partially negative opinions on the process before and during accreditation was intense, the workload was high and the time allocated to provide evidence was also high, all of which caused a stressful and intense procedure. In addition, the participants in general have positive thoughts towards PA accreditation and they want to continue this process since the accreditation process contributes to the quality management of their institutions. In this context, it is thought that this study may be useful for the Schools of Foreign Languages that plan to be accredited and other institutions that plan to increase their quality management. Keywords: Accreditation, quality management processes, Pearson Assured accreditation, Schools of Foreign Languages
Altı sigma yaklaşımı ve TUSAŞ Motor Sanayii A.Ş. (TEI)`de uygulama örneği
Teknolojik gelişmelerin bir sonucu olarak, üretim artışıyla birlikte, işletmeler kıyasıya rekabet koşullarına ayak uydurmaya çalışmaktadırlar. Bu yoğun rekabet ortamında, işletmelerin ayakta kalabilmeleri, en iyi şirket olabilmelerinde yatmaktadır. Toplam Kalite Uygulamaları 'nı getiren, dünyada büyük bir pazar payı olan Japon şirketleri, işletmelerin rekabet güçlerini artırabilmek üzere 6 Sigma kalite felsefesini geliştirmişlerdir. 6 Sigma kalite kavramının temeli, istatistik ve olasılığa dayanır. 6 Sigma, planlanan işin ne kadarının planlandığı şekilde gerçekleştiğini ölçmeye ve geliştirmeye yarayan bir araçtır. Bir Japon kalite felsefesi olarak ortaya çıkan 6 Sigma' yi birçok şirket; Motorola, Texas Instrument, ABB, Allied Signal, General Electric vb. uygulamış, faaliyet gelirlerinde önemli kazançlar elde etmişlerdir. Süreç mükemmelliğini hedefleyen 6 Sigma yöntembilimi, uygulayan kuruluşlara karlılık, verimlilik ve pazar payı artışı sağlarken, alanının en iyisi olma fırsatını sunmaktadır. Son dönemlerde işletme alanında bir çığır açan 6 Sigma programlan, Türkiye'de de yeni yeni uygulama alanları bulmaya başlamıştır. Yüksek enflasyon ile geçirilmiş son yirmi yıl ve sık sık yaşanan krizler, artık Türk şirketlerinin köklü değişim projelerine girişmeleri zamanının gelmiş olduğunu bize göstermektedir. Küreselleşme ile ortaya çıkan rekabet koşulları içinde dünya pazarlarına açılmak ve bütünleşmek isteyen ülkemiz işletmelerine, 6 Sigma yönetim uygulamaları ile, gerek iç ve gerekse dış pazarlarda sağlayacaktan yararlan belirtmek ve daha geniş kitlelere tanıtmak amacıyla bu çalışma hazırlanmıştır. Bu çalışmada, 6 Sigma yaklaşımı, işletme felsefesi ve yönetim süreci olarak ele alınmış, tarihi gelişimi kapsamında uygulama örnekleri verilmiş, 6 Sigma hedefleri üzerinde durulmuş, uygulamadaki adımlar anlatılarak, kullanılan istatistiksel yöntemler Ill ve ekip çalışmaları kapsamında 6 Sigma organizasyonu hakkında bilgi verilmiştir. Uygulama bölümünde, 6 Sigma'yı bir şirket felsefesi olarak benimseyen Tusaş Motor Sanayii A.Ş. (TEI)'deki uygulamalar ve sonuçları incelenmiştir.
Hastanelerde risk yönetimi ve bağlantılı fonksiyonlar İstanbul Memorial Hastanesi örneği
Hastanelerde verilen hizmet tamamen insan hayatıyla ilgili olması bakımından, yüksek oranda risk faktörü içermektedir. Bu riskler hastaları, personeli ve hastaneyle ilişkili olan diğer insanları etkileyebileceği gibi ekonomik olarak ta kayıplara yol açabilmektedir. A.B.D. 'de 1970'li yıllar sağlık hizmeti sunanların daha önce farkına varmadıkları yeni konseptlerin ve fonksiyonların ortaya çıktığı yıllar olmuştur. Bu tarihte yaşanan tıbbi hata vakaları ve buna bağlı olarak on binlerce dolar tazminat ödemek zorunda kalan sağlık sektöründe "malpraktis krizi" adı verilen bir dönem yaşanmıştır. Birçok sigorta kurumu sigorta primlerini çok yüksek oranlara yükseltmişlerdir. Şiddeti ve frekansı giderek artan tıbbi hata iddiaları sağlık ve sigorta sektöründe birtakım önlemler alınmasını hızlandırmıştır. İşte bu önlemler kapsamında 1940'h yıllardan bu yana büyük ticari işletmelerde kullanılan risk yönetimi programı, sağlık sektörüne uyarlanarak bu alanda uygulanmaya başlamıştır. Daha sonra birçok bilim adamı kalite güvence ile hastanelerde risk yönetimi programının bağlantılarını ortaya koymuştur. Bu çalışmanın amacı, A.B.D.'de yaygın olarak kullanılan hastanelerde risk yönetimi programının yapısı ve işleyişini ortaya koymak ve kalite yönetiminde kullanılan kalite güvence (JCAHO yaklaşımı) ve kullanım yönetimi programları ile bağlantılarını ortaya koymaktır. Bu çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, çalışmanın problemi amacı, önemi, varsayımları, sınırlılıklar, tanımlar, yöntemi ve konu ilel ilgili alanyazın taramasına yer verilmiştir. İkinci bölümde, JCI akreditasyon standartları kapsamında risk yönetimi programını uygulayan İstanbul Memorial Hastanesi'nden elde edilen bulgular ile bu bulgulara yönelik yorum ve değerlendirmelere yer verilmiştir. Üçüncü bölümde ise elde edilen bulgular doğrultusunda sonuçlar çıkarılmış ve önerilerde bulunulmuştur.
Havaaracı bakım kuruluşlarında toplam kalite yönetiminin uygulanması
Havaaracı bakımının en önemli amaçlan; uçuş emniyetini, havaaracının güvenirliliğini arttırmak, havaaracının uçuşa hazır olmasını sağlamak, bakım hatalarını sıfıra veya en aza indirmek ve bakım maliyetlerini düşürmektir. Bununla birlikte uçuş emniyetini ve havaaracının güvenirliliğini arttırırken bakım maliyetlerini azaltmak iki zıt yönlü amacı tanımlamaktadır. Maliyetleri azaltmanın en etkin yöntemi, etkinlik ve verimliliğin arttırılması ve bakımların sıfır hata ile tamamlanabilmesidir. Aynı zamanda kalitesizliğin getirdiği maliyetler toplam maliyeti yükselten etkenlerdendir. Uçuş emniyetini ve havaaracının güvenirliliğini arttırırken bakım maliyetlerini azaltmak için kalite odaklı bir yönetim modelinin uygulanması zıt yönlü bu iki amacın gerçekleştirilmesinde olumlu bir etki yaratacaktır. Kalite odaklı bir yönetim modeli oluşturmak için kaliteye inanmak, üst yönetimin liderliği, iç ve dış müşteriyi memnun etmek, yönetimde ve günlük rutin işlerde takım çalışması yapmak ve sürekli gelişmeyi hedeflemek gerekmektedir. Kalite odaklı bu yönetim modelinin adı Toplam Kalite Yönetimi (TKY)'dir. Bu çalışmada Türkiye'de faaliyet gösteren havaaracı bakım kuruluşlarında TKY'nin uygulanabilirliği araştırılmış ve elde edilen sonuçlara göre öneriler sunulmuştur.
Lisansüstü eğitimde kalite yönetimi: İnönü Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü'nde bir uygulama
Bir ülkenin gelişmişliği, kaliteli ürün ve hizmet üretmesi ancak kaliteli bir eğitimle mümkündür. Birçok üniversite, eğitim kalitesi ile ilgilenmekte, eğitim kalitesini ve memnuniyet düzeyini ölçmeye ve iyileştirmeye çalışmaktadır. Kalite ölçülmezse, yönetilemez ve iyileştirilemez. Çalışmada, lisansüstü eğitim kalitesini belirleyen temel faktörler ve bu faktörlerin bazı değişkenlerle ilişkisi ve önem düzeyleri ortaya konmuştur. Bu araştırma, kalite yönetiminin lisansüstü eğitimle ilişkisini hem akademik hem de idari yönden ele almış, genelde üniversitelere özelde ise enstitülere odaklanmıştır. Tezde, öncelikle kalite yönetimi ve yüksek öğretim konusunda kavramsal bir tartışma sunulmuştur. Ardından, lisansüstü eğitim kalitesini belirleyen temel faktörlerin değişkenlerle ilişkisi tespit edilmiştir.Araştırmada anket yöntemiyle toplanan veriler kullanılmıştır. Araştırmanın evreni, 2011-2012 akademik yılında İnönü Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü'nde eğitim gören tezli yüksek lisans ve doktora öğrencilerinden oluşmaktadır. Lisansüstü eğitim kalitesini oluşturan beş temel faktör literatür taraması ile elde edilmiş araştırma sonuçları ile doğrulanmıştır. Çalışmada, lisansüstü eğitim kademesinde kalite yönetim modellerinin uygulanmasıyla kaliteli çıktıya ulaşılabileceğine vurgu yapılmaktadır. Literatür incelendiğinde eğitim kalitesine en kapsamlı yaklaşımın ?sistem yaklaşımı? olduğu saptanmıştır. Kaliteli eğitim, kaliteli yönetsel süreçlerle gerçekleştirilebilir. Girdi ve süreç kalitesi çıktı kalitesine yansır. Eğitimin çıktısı eğitim sürecinde değer katılmış girdilerdir. Akademik başarı, eğitim kalitesinin bir göstergesi olarak kabul edilmektedir.Sistem yaklaşımı ile tasarlanan bu model ?Lisansüstü Eğitim Kalitesini Belirleyen Temel Faktörler? modeli olarak sunulmuştur. Model, kaliteli lisansüstü eğitime ulaşabilmek amacıyla yapılacak yönetim girişimlerine rehberlik yapmaktadır. Lisansüstü eğitimde kaliteyi oluşturan faktörlerin diğer kurumlarca da genel kabul göreceği düşünülmektedir. Ortaya konulan ölçme aracı ile lisansüstü eğitim veren kurumların kalite ölçütünde kendilerini değerlendirebilecekleri ve bu değerlendirme sonuçlarından yola çıkarak kalitelerini geliştirebilecekleri beklenmektedir. Bu alanda yapılacak araştırmalarla geliştirilmeye açık bir model sunulmuştur. Lisansüstü eğitimde kalite yönetimini sorgulayan araştırmaların yetersiz sayıda olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak, lisansüstü eğitimde kalite yönetimi alanında ulusal düzeyde daha ileri araştırmalar yapılması önerilmektedir.
ISO 9001:2008 Kalite Yönetim Sistemi uygulamalarının eğitim kurumları kalitesine etkisi
Bir kurum veya örgütün etkin ve verimli şekilde çalışmasını sağlamak için hesap verilebilir, denetlenebilir kılınması gerekir. Kurum veya kuruluş, sürekli iyileştirme sistemi üzerine yönelik bir yönetim sistemi kurar ve bunu sürdürürse başarıyı yakalamaması için hiçbir sebep yoktur. Bu araştırma ISO 9001:2008 Kalite Yönetim Sistemi uygulamalarının eğitim kurumlarına etkisini tespit etmek amacıyla yapılmıştır. Araştırma yapılırken konuyla ilgili yazılan eserler incelenmiş ISO 9001:2008 Kalite Yönetim Sistemi sertifikası almış okullardaki yönetici, öğretmen ve diğer çalışanlarla anketler yapılmıştır. Konunun daha iyi anlaşılabilmesi için bu çok sayıdaki bilgiden araştırmanın amacını ve özünü bozmayacak şekilde değerlendirmeler yapılmıştır. Araştırma İstanbul ili Kadıköy, Çekmeköy ve Sultanbeyli ilçelerinde ISO 9001:2008 Kalite Yönetim Sistemi belgesi almış okullarda görev yapan toplam 100 yönetici, öğretmen ve diğer çalışanlar üzerinde 01.09.2014 – 10.09.2014 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. Araştırma için toplanan veriler SPSS paket program kullanılarak analiz edilmiştir. Anket 47 sorudan oluşmaktadır. Araştırmada, ISO 9001:2008 Kalite Yönetim Sistemi sertifikası almış okullarda görev yapan yönetici, öğretmen ve diğer çalışanların yaş, cinsiyet, okuldaki görevi, daha önce ISO 9001:2008 Kalite Yönetim Sistemi sertifikası almış bir okulda çalışıp çalışmadığı, toplam çalışma süresi, ISO 9001:2008 Kalite Yönetim Sistemi Belgesi almış okuldaki çalışma süresi gibi değerler incelenmiştir. Araştırma sonuçları % (Yüzde), Mann-Whitnry U, Kruskal Wallis H ile yorumlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Eğitim kurumu, ISO 9001, Kalite, Yönetim
Konaklama işletmelerinde kullanılan kalite yönetim sistemlerinin uygulanmasında karşılaşılan sorunlara yönelik bir araştırma
Bu araştırma; konaklama işletmelerinde kullanılan Kalite Yönetim Sistemleri'nin (KYS) uygulanmasında karşılaşılan sorunları, konaklama işletmesinde çalışan departman müdürleri üzerinden belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evreni, Türkiye'nin popüler bir turizm bölgesi olan Belek'te bulunan beş yıldızlı otellerdir. Örneklem grubunu ise amaçlı örneklem yöntemi ile seçilen on departman müdürü oluşturmaktadır. Araştırmada nitel veri toplama yöntemlerinden yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılarak eylem araştırması yapılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde MAXQDA programı kullanılmıştır. Veriler içerik analizi yöntemi ile yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda bulgular; KYS'nin avantajları, dezavantajları, KYS ve müşteri ilişkileri değerlendirilmesi, KYS ve paydaş ilişkisi değerlendirilmesi, KYS'nin açıkları, sezonluk personel çalıştırmanın zorlukları, eğitimlerinin değerlendirilmesi ve öneriler olmak üzere sekiz temada toplanmaktadır. Anahtar Kelimler: Konaklama İşletmeleri, Kalite Yönetim Sistemleri, Uluslararası Standartlar, Otel Yöneticileri
Küçük ve orta büyüklükteki işletmelerde (KOBİ) toplam kalite yönetimi (TKY) kritik faktörlerinin örgütsel performans üzerine etkileri: İzmir ilindeki gıda işletmelerinde bir uygulama
Günümüzde hayata dair her şey teknoloji, globalleşme ve bilgi toplumu kavramlarından etkilenmekte, değişmekte ve gelişmektedir. Değişim rüzgârı, bilgi çağının gereği olarak, insanı merkez alan bir yönetim anlayışı olan ?Toplam Kalite Yönetimi? felsefesinin doğuşuna zemin hazırlamıştır.Şiddetli rekabet şartları, işletmelerde müşteri tatminini sağlayan temel unsur olarak kalite iyileştirmeyi ön plana çıkarmıştır. Esnek yapılarıyla, değişken müşteri ihtiyaçlarını karşılamaları bakımından büyük öneme sahip olan Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler (KOBİ)'de, bu yarışın bir sonucu olarak Toplam Kalite Yönetimi (TKY) uygulamalarını benimsemeye başlamışlardır.TKY'ye ilişkin kritik faktörlere önem veren ve bunları bünyesinde taşıyan KOBİ'ler üretim ve hizmette kaliteyi yakalayacak, kaliteli ürün ve hizmet bulan müşteriler tercihlerini o işletmelerden yana kullanacak, müşteri sadakati yakalanacak, satışlar artacak ve diğer işletmelere göre rekabet avantajı elde edilecektir. Bu bağlamda KOBİ'lerin, TKY'ye ilişkin başarı faktörlerini ne ölçüde taşıdıkları ile örgütsel performans arasında sıkı bir bağ vardır.Bu çalışma teorik ve uygulama olmak üzere iki bölümden oluşmaktadır. Teorik kısmın ilk bölümünde kısaca KOBİ'ler ve tüm yönleriyle toplam kalite yönetimi kavramı ile Toplam Kalite Yönetiminin kritik faktörleri ele alınmış, ikinci bölümde performans ve örgütsel performans kavramları açıklanmıştır. Uygulama kısmında da, İzmir ilinde bulunan ve toplam kalite anlayışını benimsemiş 100 adet restoran işletmesinin yöneticisine anket yöntemi uygulanmıştır. Sorulan sorularla toplam kalite yönetiminin, örgütsel performansı etkileyip-etkilemediği, şayet etkilediyse ne yönde etkilediği analiz edilmiş, sonuçlar tablolar halinde değerlendirilmiştir.Anahtar Kelimeler: KOBİ'ler, Kalite, Toplam Kalite Yönetimi, Performans, Örgütsel Performans.
Toplam kalite yönetiminin işletme performansına etkisi
Sanayi Devrimi ile birlikte ortaya çıkan ve günümüzde de küreselleşme olgusunun da etkisiyle yoğun bir şekilde hissedilen rekabet, işletmelerde birtakım yeni yönetim anlayışlarının gelişmesine ve işgücüne (insana) yatırımı gündeme getirmiştir. Bu yeni yönetim anlayışlarından biri de odağında insan olan Toplam Kalite Yönetimi'dir.Toplam kalite yönetimi, organizasyonlarda kalitenin artırılmasını amaçlayan bir yönetim felsefesidir. Bu yönetim anlayışında müşterilerin istek ve beklentileri doğrultusunda ürün ve hizmetlerin kalitesinin yükseltilmesi ve verimliliğin artırılması hedeflenmektedir. Toplam kalite felsefesinde kalite ve verimliliğin artırılması için çalışanların memnuniyeti, motivasyonu ve ödüllendirilmesi, performans değerlendirme ve ölçme yöntemlerinin kullanılması, organizasyondaki hataların ve yanlışların ortadan kaldırılması, ekip çalışmasına ağırlık verilmesi, başarılı organizasyonların tecrübelerinden yararlanılması, stratejik planlamanın yapılması ve benzeri hedefler üzerinde durulmaktadır.Bu çalışma dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, toplam kalite yönetimi konusu işlenmiştir. İkinci bölümde performans kavramı üzerinde durulmuş, üçüncü bölümde işletme performansı ve Toplam Kalite Yönetimi ilişkisi açıklanmıştır. Son bölümde ise konu ile ilgili anket uygulamalarına dayalı veriler analiz edilip yorumlanmıştır.Anahtar Kelimeler: Toplam Kalite Yönetimi, Kalite, Performans, İşletme Performansı.
Üretim işletmelerinde örnekedinme sistem tasarımı
Rekabetin en üst düzeyde yaşandığı günümüz endüstri dünyasında, işletmelerin varlıklarını sürdürebilmeleri için yönetim tekniklerinde değişiklik yapılması zorunlu hale gelmiştir. İşletmeler, gelişmeleri gereken önemli alanlarda dünya lideri işletmelerle nasıl karşılaştırma yapacaklarını ve dünya çapında kullanılan yöntemleri nasıl sağlayacaklarını belirlemelidirler. Süreç ve sonuçların etkinlik ve verimlilik yönünden sistematik olarak başka kuruluşlarla karşılaştırılması, en iyi uygulamaların belirlenerek, onlara ulaşmak için gerekli değişiklikleri, örnekedinme tekniği ile gerçekleştirebilecektir. Örnekedinme, en güçlü rakipler ya da endüstri lideri olarak bilinen işletmeler karşısında ürünlerin, hizmetlerin ve uygulamaların sürekli olarak ölçülmesidir. Örnekedinme tekniği ile işletmeler pazarda uzun dönemli rekabet üstünlüğü sağlayabilecektir. Örnekedinme toplam kalite yönetimi içerisinde yer almakta ve en güçlü kalite araçlarından birisi olarak nitelendirilmektedir. Pek çok işletme, kalite gelişim sürecini çeşitli araçlarla gerçekleştirilmektedir. Bu araçlardan biri de örnekedinmedir. Örnekedinme işletmelerin anahtar süreçlerinde çok belirgin iyileşmeleri sağlayabilmektedir. Örnekedinme, süreçlerin dönüş zamanlarının kısalması, toplam performans mükemmelliğini yakalama, kalite ve verimliliği arttırma, üretim maliyetlerini azaltma gibi olanaklar sağlayabilir. Buna bağlı olarak ürün-hizmet, satış, kâr, maliyet, müşteri memnuniyeti ve diğer bütün fınansal ve finansal olmayan başarıların sürekli bir gelişme sürecinde bulunmasını sağlayabilmektedir. Dünyada bu yöntemi uygulayan işletmeler önemli ölçüde maliyet azaltımı sağlayabilmişlerdir. Ülkemizde örnekedinme kalite tekniği pek yaygın olmamakla birlikte uygulayan büyük işletmeler bulunmaktadır. İşletmelerimizin küresel rekabet ortamında ayakta kalabilmeleri için yeni yönetim sistemlerini uygulamaları zorunluluk haline gelmektedir.
Milli eğitimde toplam kalite anlayışının sosyal boyutuna ilişkin bir analiz: İstanbul İstiklal İlköğretim Okulu örneği
IV ÖZET Tarihin tüm dönemlerinde okullar toplumlarda, gelişmenin, ilerlemenin kaynağım oluşturan, bilgi ve becerilerin kazanılmasını sağlayan kurumlar olarak önemlerini korumuşlardır. Eğitim sosyolojisinin alanına giren bu konu, sosyoloji alanında yeni bir inceleme alanıdır ve eğitimin ve eğitim sonrası toplumun gelişmesine katkıda bulunacak bir bakış açısını görme anlamında önemli olacaktır. Bilgi işlem teknolojilerinin hızla gelişmesiyle, enformasyonda yani bilgi artışı, akışı ve iletişimi noktasında başlayan baş döndürücü gelişmeler, iş hayatım değiştirmiş ve sanayi toplumlarından bilgi toplumlarına bir geçiş yaşanmıştır. Bu hızlı değişim sürecinde toplumsal sistemler gibi eğitim sistemi yani okullar da bu değişimden nasibini almıştır. Ürettiği ürün insanların davranışlarındaki olumlu değişmeler olarak görülen eğitim kurumlarının kalite ve verimliliğin ölçülmesi mal ve hizmet üreten diğer kurumlara nazaran daha zordur. Fakat diğer kurumlarda görülen yenileşme ve uygulamalardan, eğitim kurumlarının etkilenmemesi de mümkün değildir. Eğitim kurumlarının ürünlerini (öğrenciler) kullanan çevre sistemler yada genel anlamda toplum, eğitim kurumlarının yenilenmesini ve gelişmesini zorlamaktadır. Toplam Kalite Yönetimi, eğitimde müşterinin (öğrenci, veli, toplum) mevcut ve gelecekteki beklentilerini zamanında ve ekonomik olarak karşılamak amacıyla, tüm çalışanların (öğrenci, veli, öğretmen, yönetim, yerel ve merkezi yönetimler vb.) katılımı ile eğitim-öğretim faaliyetlerinin sürekli geliştirilmesi ve yenilenmesini öngören bir yönetim anlayışı içerisindedir. Çalışmada, Toplam Kalite Yönetiminin genel kapsamı İncelenmiş, kalite yönetiminin sosyal boyutu ve eğitim ile olan ilişkisi ele alınmıştır. Toplam Kalite yönetimi ilkelerinin ilköğretime uygulanması ile, temel sorunların çözümlenmesi ve hedeflerin gerçekleştirilmesi yönünde Toplam Kalite Yönetiminin gerçekleştirebilecekleri incelenmiştir.Çalışmada incelenen ilköğretim okulununbulunduğu mahallenin çevre incelemesi yapılmış toplumun eğitime bakışı ortaya konulmaya çalışılmıştır. İlköğretim genelinden, İstiklal İlköğretim okulu örneği seçilerek uygulamalı çalışma gerçekleştirilrniştir.Uygulama çalışmasında okul, toplam kalite yönetiminin uygulaması için seçilmemiş olmasına rağmen, kalite yönetimini Topluma hangi boyutta yansıttığı incelenmiştir.
İstatistiksel bakış açısıyla otomotiv sektöründe IATF 16949:2016 standardının kurulumu, yönetimi ve kalitenin iyileştirilmesi
Günümüzde iş dünyasındaki yoğun rekabet ortamında kalitenin önemli bir yeri vardır. Bu bağlamda firmaların en değerli birimi olan kalitenin, kurulumu, yönetimi ve iyileştirilmesi sistemli bir şekilde yürütülmelidir. Sistemin kurulabilmesi için yönetim anlayışının amacı, müşteri beklentilerini karşılayabilimek, kâr elde edebilmek, teknolojik yeniliklere ayak uydurarak gelişime açık olmak ve sektörde uzun yıllar kalmayı hedeflemek olmalıdır. Bu çalışmanın amacı, kalitenin ve kalite yönetim sisteminin öneminin anlatılarak, otomotiv sektörünün standardı olan IATF 16949:2016 standardının kurulumu, yönetimi ve sürdürülebilirliği istatistiksel bakış açısıyla irdelenmesidir. Çalışmada IATF 16949:2016 revizyonun getirdiği yenilikler incelenmiş ve istatistiksel olan kalite iyileştirme teknikleri kullanılarak kuruluşlar için örnek olacak uygulamalar yapılmıştır. Çalışmanın uygulanmasında, IATF 16949:2016 KYS'de kalitenin iyileştirilmesine yönelik kullanılan istatistiksel tekniklerden, Ölçüm Sistemleri Analizi (MSA) ve İstatistiksel Proses Kontrol Analizi (SPC) kullanılmıştır. Söz konusu istatistiksel tekniklerde kullanılan veriler Minitab 16'da analiz edilmiş ve analizler 3 ayrı firma için yapılmıştır. Araştırma, kalitenin firma performansıyla doğru orantılı ilişkisi olduğunu desteklemektedir.
Impact of organizational culture on quality management practices of commercial banks in Afghanistan
Impact of Organizational Culture on Quality Management Practices of Commercial Banks in Afghanistan This thesis aims to investigate the impact of organizational culture on Quality management practices of commercial banks in Afghanistan. It is quantitative research that inspires to higher the organizational culture and quality management practices of commercial banks in Afghanistan. The study spans over the periods of 2019 to 2021. It used the questionnaires as the source of collecting data from the commercial banks' employees. The organizational culture uses the proxies of teamwork, employee empowerment, continuous improvement, and Decision-making support. In contrast, the quality management practices use the proxies of Top management leadership & vision, organizational power, customer focus & satisfaction, and employee performance measurement. The main objective of this research is to investigate the effect of the organizational culture on quality management practices of commercial banks. About 150 sample sizes of the questionnaires were distributed to employees and managers of different departments of the commercial banks. The research is based on Kabul city only with emphasises on non-state owend commercial banks of Afghanistan. To answer the research questions sixteen hypothesis are developed to test the acceptance and rejection of the hypothesis. This research uses linear regression quantitative method for data collection and analyzation. after calculation of the data the fourteen hypothesises out of sixteen total hypothesises which were developed for this study are accepted and only two hypothesises are rejected. However, the rejections do not mean that those have no impact. hence, it is determined from the perception of the people to the concept during the interview. This study stresses on positive impact of organizational culture on quality management practices of commercial banks of Afghanistan Therefore, more effort should be done in order to improve organizational culture and quality management practices in order to enhance the profitability and stability of the Banks in Afghanistan.
Kalite fonksiyonu göçerimi (QFD): Ulaşım sektöründe bir uygulama
Kalite Fonksiyonu Göçerimi ya da Kalite Fonksiyonu Yayılımı (KFY), işletmelerin müşterinin sesini dinleyip onların istek ve ihtiyaçlarına göre ürün ve hizmet geliştirmelerine ya da var olan ürün ve hizmetleri iyileştirmelerine yardımcı olan, müşterinin sesini işletmenin teknik diline dönüştüren bir metodoloji ve planlama sürecidir. Bu kalite metodolojisi bu çalışmada İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri (İETT) Genel Müdürlüğü'nde uygulanmıştır. Çalışmanın amacı, metrobüs müşterilerinin sesini dinleyip, onların istek, ihtiyaç ve düşüncelerinin doğru bir şekilde tespit edilmesi, bu düşüncelerin metrobüs hizmet süreçlerine doğru bir şekilde entegre edilmesi, metrobüsle ulaşımdaki hizmet kalitesinin iyileştirilmesi, bu sayede metrobüs müşterilerinin memnuniyetinin arttırılması ve müşteri odaklı hareket etmektir. Çalışma kapsamında oluşturulan kalite evinde, müşteri memnuniyetinin sağlanması ve metrobüs hizmet kalitesinin arttırılması için İETT tarafından en çok önem verilmesi gereken konuların sırasıyla araç kalabalıklığı, metrobüs istasyonlarının fiziksel koşullarının elverişsiz hava şartlarına uygunluğu, istasyonların engelli vatandaşlar için uygunluğu, araçlardaki havalandırma sistemlerinin çalışır durumda olması ve İstanbul Kart'ın kolayca yüklenebilirliği olduğu görülmüştür. Kalite evi ile bu konulardaki hizmet kalitesinin iyileştirilmesi için üzerinde çalışılması gereken teknik gereksinimlerin ise hat optimizasyonu, istasyondaki kameralar, araç kapasitesi, iklimlendirme sistemleri, kapalı istasyonlar, istasyon geçiş alanları, üst ve alt geçitlerin durumu, asansör ve rampalar, otomatik satış makineleri ile bayiiler olduğu belirlenmiş ve bu teknik gereksinimler ile ilgili işletmenin ulaşmak istediği hedefler tespit edilmiştir. Bu çalışma sayesinde KFY'nin toplu ulaşım sektöründe müşteri memnuniyetini arttırmak ve kalite yönetimi için stratejik bir araç olarak kullanılabilirliği de gösterilmiştir.