Public expenditures

153 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Sağlık sektörü harcamalarının Türkiye'nin kalkınmasındaki rolü

Bu tezde ülkemizdeki sağlık harcamaları kalkınma bağlamında değerlendirilmiş ve sağlık harcamaları ile kalkınma ve büyüme arasındaki ilişki sorgulanmıştır. Birinci bölümde öncelikle sağlıkla ilgili genel kavramlar tanımlanmış ve ekonomi açısından sağlık harcamalarının ne şekilde ele alındığı beşeri sermaye tanımı çerçevesinde irdelenmiştir. İkinci bölümde, ülkemizdeki sağlık sistemi ve bileşenler tanımlanmıştır. Finansman ve hizmet sunumu açısından yaşanan son değişikliklere de vurgu yapılarak, ülkemizde gerçekleşen sağlık harcamaları hem fonksiyonel hem de idari ayrımları açısından analiz edilmiştir. Üçüncü bölümde uluslararası, ulusal ve bölgesel çerçevede sağlık harcamaları ve kalkınma ilişkisine değinilmiş ve ekonomik göstergeler ile sağlık göstergeleri insani gelişim yönünden değerlendirilmiş ve OECD ülkeleri ile Türkiye'nin durumu karşılaştırılmıştır. Üçüncü bölümün sonunda bir genel değerlendirme yapılmış ve sağlık harcama bileşimi ile harcama düzeyleri konularında tespit ve önerilerde bulunulmuş ve sağlık harcamalarının hane halkları üzerinde yoksullaştırıcı etkisi incelenmiştir. Sonuç bölümünde çalışma sonucunda ulaşılan bulgular çerçevesinde sağlık harcamalarının kalkınma ile genel sağlık düzeyini ne şekilde etkilediği sorunsalı üzerinde durulmuş ve konuya ilişkin tespit ve önerilere yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Sağlık, Ekonomi, Kalkınma, Büyüme, Sağlık Harcamaları

Ekonomik kalkınmaKalkınmaKamu harcamaları+2
Engin Alacahan
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Kamu harcamalarının fonksiyonel sınıflandırılmasından hareketle Türkiye'de kamu harcamaları ekonomik büyüme ilişkisinin Keynesyen görüş ve Wagner Kanunu perspektifinden açıklanması

Çalışmada Türkiye ekonomisi için fonksiyonel sınıflandırma kapsamında Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'na ekli (I), (II) ve (III) sayılı cetvelde yer alan merkezî yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin birinci düzey faaliyetlerini temsil eden harcama kalemleri ile Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYİH) arasındaki nedensellik ilişkisi 2006:Q1-2019:Q4 dönemi üç aylık verileri kullanılarak analiz edildi. Çalışmanın birinci bölümünde kamu harcaması kavramı, kamu harcamalarının sınıflandırılması, kamu harcamalarının artış nedenleri, kamu harcamalarının artışını açıklayan bazı görüşler açıklandı. İkinci bölümde Türkiye'de kamu harcamaları ve ekonomik büyümenin seyri hakkında bilgi verildi ve konuyla ilgili geçmişte yapılan çalışmalara değinildi. Uygulama aşamasında ilk olarak serilerin birim kök dereceleri Augmented Dickey Fuller (ADF) testi ve Phillips Perron testi ile incelendi. Birim kök testi sonuçlarına göre GSYİH birinci dereceden birim kök içermekteyken, kamu harcaması serilerinin bir kısmının birim kök içermediği ve bir kısmının da birinci derceden birim kök içerdiği gözlemlenmiştir. Daha sonra nedensellik ilişkisi Todo-Yamamoto nedensellik testi ile incelenmiş ve Gayri Safi Yurtiçi Hasıladan (SLRGSYİH) Çevre Koruma Hizmetleri (SLRÇKH), Dinlenme Kültür ve Din Hizmetleri (SLRDKDH), Eğitim Hizmetleri (SLREH), İskan ve Toplum Refahı Hizmetleri (SLRITRH), Sağlık Hizmetleri (SLRSH), Savunma Hizmetleri (SLRSVH) değişkenlerine ve Kamu Düzeni ve Güvenlik Hizmetleri (SLRKDGH) değişkeninden Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (SLRGSYİH) değişkenine doğru tek yönlü nedensellik bulunmuştur.

Ekonomik büyümeKamu harcamalarıNedensellik testleri+2
Samet Tak
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Finansal krizler ve kamu harcamaları: Farklı gelişmişlik düzeylerdeki ülkeler arasında bir karşılaştırma

Finansal Krizler, sermaye hareketliliğin günden güne artmasıyla ülkelerin açısından mali yapılarında önemli tesirlere sahiptir. Finansal açıdan ülkeler krizler karşısında zor durumda kalmaktadır. Ülkelerde finansal krizlerin meydana gelmesinin arka planında temel olarak ülkelerin uyguladıkları döviz kuru politikasının, uluslararası sermaye hareketlerinin, enflasyonun ve ülkelerin borçlanmalarında aşırı bir yönü tercih etmeleri yatmaktadır. Ülkeler finansal krizlere ve toplumsal gereksinimlerin giderilmesi maksadıyla kamu harcamalarını yaparak krizlere karşın etkili adımlar ortaya koyabilmektedir. Bu çalışmada jeopolitik olarak bulunduğu bölgede önemli olan ülkeler seçilerek ilgili ülkelerin 1990 ve 2020 yılları arası meydana getirdikleri kamu harcamaları ve bu harcamalardaki değişimler kamu harcamaları yaklaşımları ve fonksiyonel olarak incelenmiştir.

Ekonomik büyümeEkonomik krizFinansal kriz+3
Nihat Egemen Emniyet
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de kamu harcamaları ve dış borçlanma ilişkisi: Ekonometrik bir analiz

Bu çalışmanın temel amacı Türkiye'de kamu harcamaları ve dış borçlanma ilişkisini 2002 sonrası dönemini dikkate alarak araştırmaktır. Bu bağlamda ilk olarak kamu harcamaları ve dış borçlanmaya yönelik teorik çerçeveye yer verilmiş, ardından literatür taraması yapılarak kamu harcamaları ve dış borçlanma arasındaki ilişki ekonometrik olarak incelenmiştir. Çalışma iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde kamu harcamaları ve dış borçlanmaya yönelik teorik bilgiler sunulmuş, ikinci bölümde ise Türkiye'de kamu harcamaları ve dış borçlanma ilişkisinin ekonometrik analizi gerçekleştirilerek, Türkiye'de kamu harcamalarının tarihsel gelişimi, kamu harcamaları ve dış borçlanma ilişkisine yönelik literatür taraması ve değişkenler arasındaki ilişkinin test edilmesine yer verilmiştir. Değişkenler arasında ilişkinin test edilmesi amacıyla Granger Nedensellik Analizi ve Johansen Eşbütünleşme Analizi kullanılmıştır. Bu analizlerden elde edilen sonuçlara göre ise Türkiye'de 2002 sonrası dönemde kamu harcamaları ile dış borçlanma arasında bir ilişkinin olduğu ve bu ilişkinin yönünün pozitif olduğu tespit edilmiştir. Teorik beklentiyle uyumlu olan bu sonuç aynı zamanda 2002 sonrası dönemde kamu harcamalarında meydana gelen artışların dış borç stokunda da artışlar yaratacağı bulgusunu sunmaktadır. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Kamu Harcamaları, Dış Borçlanma, Türkiye, Granger Nedensellik Analizi, Johansen Eşbütünleşme Analizi

BorçlanmaBorçlanma yönetimiDış borçlanma+6
Mehtap Tarhan Bölükbaş
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de kamusal harcamaların mali ve hukuki değerlendirilmesi

İnsanoğlunun birlikte yaşam sürmeye başlaması ile ortaya çıkan devlet idaresi, üzerinde yaşayan halka çeşitli hizmetler sunmakta ve bu sunulan hizmetlerin de yerine getirilmesi için belirli harcamalar yapmaktadır. İşte devletin birtakım harcamalar yapma zorunluluğu "kamu harcamaları" kavramını ortaya çıkarmıştır. Günümüzde ülkelerin mali politikaları genellikle kalkınma ve refah düzeyini yükseltme amaçlı olmakta ve eğitim, sağlık, çevre, milli savunma, alt yapı şeklinde çeşitli sınıflara ayrılmaktadır. Siyasal süreçlerdeki değişiklik ve demografik artışlar nedeniyle kamu harcamaları gün geçtikçe daha ağır işleyen bir yapıya bürünmüştür. Gün geçtikçe olumsuz sonuçlar ortaya çıkarmaya başlayan kamu harcamalarındaki artış olgusu, kamu mali yönetiminin yerinde kullanılmayan, etkinliği bulunmayan ve verimlilik olarak düşük seviyelerde bulunan harcamaların ortaya çıkmaması düşüncesiyle koruma altına alınmasını gerektirmiştir. Kamu mali yönetiminin korunması ise kamu harcamalarında verimliliğin ve etkinliğin artırılmasını gerektirmektedir. Çalışmada teorik bilgiler verilerek kamu harcamalarına giriş yapılırken, denetim ve denetimin kamu harcamaları üzerindeki etkinlik ve verimliliğine yönelik dışsallıklar tanımlanmakta ve kamu harcamalarındaki etkinlik ve verimlilik metotlarının incelenmesi amaçlanmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde, kamu harcamaları ve kapsamı incelenmiştir. Kamu harcamalarının etkinliği ve verimliliği ikinci bölümde tahlil edilmiştir. Üçüncü bölümde ise, denetim ve denetimin kamu harcamalarının etkinliği ve verimliliği üzerindeki etkisi değerlendirilmiştir. Dördüncü ve son bölümde kamu harcamalarının etkinliği ve verimliliği üzerine yapılan çalışmalar ve bizim değerlendirmelerimiz ele alınmıştır. Anahtar Kelimeler: Kamu Harcamaları, Etkinlik, Verimlilik, Denetim Faaliyeti

DenetimEtkinlikKamu harcamaları+1
Ömer Dönmez
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Ar-ge harcamaları, patent başvuru sayısı ve ekonomik büyüme: OECD ülkeleri üzerine bir uygulama

Bu çalışma, seçili 23 OECD ülkesi (Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü) için 1995 – 2013 yıllık verilerini kullanarak, Ar-Ge harcamalarının ve patent başvuru sayılarının ekonomik büyüme üzerindeki etkisi ile Ar-Ge harcamalarının patent başvuru sayıları üzerindeki etkisini panel veri analiziyle test etmeyi amaçlamaktadır. Bu amaca yönelik çalışmada üç model kurulmuş ve bu modeller dört aşamalı ekonometrik yöntemle araştırılmıştır. İlk aşamada, değişkenler arasında yatay kesit bağımlılığını araştırmak için Friedman, Frees ve Pesaran testleri uygulanmıştır. Yatay kesit bağımlılık testlerinin üçü de kurulan üç model için değişkenler arasında yatay kesit bağımlılığın olduğunu göstermiştir. İkinci aşamada değişkenlerin durağanlık analizi Im Pesaran ve Shin ve Pesaran testleri ile yapılmıştır. Sabit ve trendsiz Im Pesaran ve Shin ile Pesaran birim kök testleri değişkenlerin düzey değerlerde birim kök içerdiğini, birinci farkları alındığında ise %1 anlamlılık düzeyinde durağan olduklarını göstermektedir. Üçüncü aşamada ise değişkenler arasındaki uzun dönemli ilişkilerin varlığı Westerlund Panel Eşbütünleşme testleriyle araştırılmıştır. Eşbütünleşme testi ile değişkenler arasında uzun dönemli eşbütünleşme ilişkisinin olduğu tespit edilmiştir. Dördüncü aşamada ise panel bazında değişkenler arasındaki uzun ve kısa dönemli katsayılar Ortalama Grup Tahmincisi (MGE) ve Havuzlanmış Ortalama Grup Tahmincisi (PMGE) yöntemleriyle tahmin edilmiştir. Ekonometrik analiz sonucunda panel genelinde değerlendirildiğinde Ar-Ge harcamaları ve patent başvuru sayılarının ekonomik büyüme üzerindeki uzun dönem etkisi ile Ar-ge harcamalarının patent başvuru sayıları üzerindeki uzun dönem etkisi istatistiki olarak anlamlı ve pozitiftir. Buna karşın kısa dönem katsayıları pozitif fakat istatistiki olarak anlamlı değildir.

Araştırma-geliştirmeEkonometrik analizEkonomik büyüme+4
Pınar Özer
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de merkezi yönetim faiz dışı kamu harcamaları,ekonomik büyüme ve işsizlik ilişkisi: 2006-2017 dönemi analizi

Bu çalışmada, Türkiye'de 2006Q1-2017Q3 dönemleri arasında merkezi yönetim faiz dışı kamu harcamalarının, ekonomik büyümeye ve işsizlik oranlarına ne tür bir etkide bulunduğu ekonometrik olarak analiz edilmiştir. Araştırmada; özellikle merkezi yönetim kapsamındaki faiz dışı kamu harcamalarının işsizlik oranları üzerindeki etkisinin ortaya çıkarılması hedeflenmiştir. Çalışmamızda serilerin durağan hale getirilmesi için Augmented Dickey Fuller (ADF) ve Phillips-Perron (PP) birim kök testleri uygulanmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkiyi çok yönlü görmemizi sağlayan eşbütünleşme analizi ve VAR analizi uygulanmıştır. Granger nedensellik testi Varyans Ayrıştırması ve Etki-Tepki analizi ile desteklenmiştir. Araştırmanın ampirik sonuçlarında; Türkiye'de 2006Q1-2017Q3 dönemlerinde merkezi yönetim faiz dışı kamu harcamaları ve gayrı safi yurtiçi hasıladaki artışların işsizlik oranları üzerinde azaltıcı etkide bulunduğu, ayrıca kamu harcamaları ve GSYH' dan işsizlik oranına; kamu harcamalarından GSYH' ya doğru gerçekleşen nedenselliğin tek yönlü olduğu sonucuna varılmıştır. Bu sonuçlara ilaveten; nedenselliğin sonuçları kamu harcamalarından GSYH' ya doğru tek yönlü ilişki ortaya çıkardığından Keynesyen Yaklaşımı, varyans ayrıştırması analizi sonuçları ise kamu harcama türlerinin ekonomik büyümeye etkisini inceleyen Wagner'in ve Keynes'in görüşlerinin her ikisini de destekleyici nitelikte bir sonuç ortaya çıkarmıştır.

Ekonometrik analizEkonomik büyümeEkonomik etki+2
Mine Çiçek
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Kamu harcama politikalarında toplumsal cinsiyet eşitliği: Türkiye örneği

Kadınların ve erkeklerin yaşamın tüm alanında aynı haklardan, fırsatlardan ve yaklaşımlardan yararlanması anlamına gelen toplumsal cinsiyet eşitliği; ekonomik, sosyal, hukuki ve siyasi açıdan fırsat eşitliğini içeren çok boyutlu bir kavram olarak ifade edilir. Bu kavram, hakların sağlanması açısından ortaya çıkan insani boyut dışında ekonomik sonuçlar bağlamında da tüm toplumu etkileyen önemli bir konudur. Toplumsal cinsiyete dayalı eşitsizliklerin eğitim, istihdam, sağlık, politik gibi çeşitli yaşam alanlarındaki varlığı; toplumsal huzur, barış ve dayanışma gibi konuları olumsuz etkilediği gibi ekonomik büyüme ve kalkınmanın kapasitesinin altında kalmasına sebep olabilmektedir. Genellikle toplumsal cinsiyet açısından tarafsız olduğu düşünülen makroekonomik politikalar, içerdiği alt hedefler ile kadınlar ve erkekler üzerinde farklı etkilere sahip olabilmektedir. Bu yönüyle mali politikaların, toplumsal cinsiyete olan etkilerini ayırt edebilecek araçlar geliştirmesi açısından önemlidir. Devlet, makroekonomik politikalar ile belirli hedeflere ulaşmada birtakım politikalar uygulamakta ve bunların doğrultusunda çeşitli araçlardan yararlanmaktadır. Uygulanan politikalar ve kullanılan araçlar çok çeşitli olmakla birlikte; bu çalışmada devletin toplumsal cinsiyet eşitliğine ulaşmada kamu politikalarının rolü ve daha ayrıntılı olarak kamu harcama politikalarının toplumsal cinsiyet eşitliği açısından önemine yer verilecektir. Çalışmanın son bölümünde ise Türkiye'de çeşitli verilerle toplumsal cinsiyet eşitliğinin yeri ve seçilmiş harcamacı kurumların kadınlara yönelik faaliyetleri ve harcamaları açıklanmaya çalışılacaktır.

Cinsiyet eşitsizliğiEşitsizlikHükümet harcamaları+4
Özge Kaya
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Savunma harcamaların sosyal refah harcamaları üzerindeki etkisi: Soğuk Savaş sonrası dönemde NATO üyesi devletleriyle karşılaştırmalı Türkiye analizi

Soğuk Savaş dönemi sona ermesine rağmen savunma hizmetleri hala önemini korumakta ve bu alanda yapılan harcamalar sürekli artmaktadır. Bu durum, ülkelerin kısıtlı bütçeleri üzerinde ciddi bir yük oluşturmaktadır. Bu da kıt kaynakların ne kadarının savunmaya tahsis edilmesi gerektiği sorusunu beraberinde getirmektedir. Zira savunma harcamalarının neden olduğu "fırsat maliyeti" karşısında optimal bir savunma harcaması düzeyinin belirlenmesini gerekli kılmaktadır. Diğer bir ifade ile savunma hizmetlerine daha fazla kaynak tahsis etmek ancak sosyal refah hizmetlerinden (eğitim, sağlık ve sosyal güvenlik) vazgeçmeyi gerektirmektedir. Bu çalışmada, savunma harcamaları ile sosyal refah harcamaları (eğitim, sağlık ve sosyal güvenlik) arasındaki trade-off ilişkisi ve bu ilişkinin yönünün tespit edilmesi amaçlanmıştır. Bu doğrultuda 2000-2019 dönemi baz alınarak NATO üyesi 27 ülke analize dâhil edilmiştir. Analiz dinamik panel veri modellerinden olan Sistem Genelleştirilmiş Momentler Metodu (Sistem-GMM) kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Bu metot kapsamında ise üç farklı model kurulmuştur. NATO üyesi 27 ülkenin savunma harcamaları ile kamu eğitim harcamaları arasındaki ilişkiyi inceleyen Model-1'de her iki değişken arasında anlamlı ve pozitif bir ilişki tespit edilmiştir. Savunma harcamaları ile kamu sağlık harcamaları arasındaki ilişkiyi test eden Model-2'de ise söz konusu değişkenler arasında anlamlı ve pozitif bir ilişkinin olduğu saptanmıştır. Ancak savunma harcamaları ile toplam sosyal refah harcamaları arasındaki ilişkinin analiz edildiği Model-3'te de her iki değişken arasında anlamlı ve negatif bir ilişki tespit edilmiştir.

Eğitim harcamalarıHarcama sistemiKamu harcamaları+7
Servet Taşdelen
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de kamu inşaat harcamalarının belirleyicileri ile ekonomik büyüme arasındaki ilişki

Bu çalışmanın amacı, kamu kesimi inşaat harcamalarının belirleyicileri ile ekonomik büyüme arasındaki ilişkiyi incelemektir. Çalışmada, inşaat harcamalarının belirleyicileri, bina ve bina dışı, bir diğer ifadeyle, bina ve altyapı inşaat harcamaları olmak üzere iki ana başlık altında sınıflandırılarak değerlendirilmiştir. Çalışmada, kamu inşaat harcamalarının belirleyicileri ile ekonomik büyüme arasındaki ilişki, 1980-2007 dönemine ilişkin Türkiye'ye ait üçer aylık veriler kullanılarak incelenmiştir. Ampirik bulgular, kamu bina inşaat harcamaları, kamu altyapı inşaat harcamaları ve GSYH verilerinin kullanıldığı zaman serisi analizlerine dayanmaktadır.Koentegrasyon testi uygulanarak elde edilen araştırma bulguları, kamu bina dışı inşaat harcamalarının GSYH'ye oranı ile GSYH büyüme oranı arasında uzun dönemli bir ilişki olduğunu; kamu bina inşaat harcamalarının GSYH'ye oranı ile GSYH büyüme oranı arasında uzun dönemli bir ilişki olmadığını ortaya koymaktadır.

Alt yapıAlt yapı hizmetleriAlt yapı yatırımları+7
Erkan Demirbaş
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Kamu harcamaları ve sosyo-ekonomik gelişmişlik ilişkisinin mekânsal analizi: Türkiye uygulaması

Sosyo-ekonomik gelişmişlik ülke içerisinde bölgelerarası farklılıklar gösterebilmektedir. Bu farklılıkları gidermek devletin asli görevlerinden birisidir. Bölgelerarası sosyo-ekonomik gelişmişlik farklarını gidermek aynı zamanda toplumsal ihtiyaçları gidermeyle de eş değerdir. Sosyo-ekonomik gelişmişlik demografi, teknoloji, sağlık, eğitim, ekonomik kalkınma, mali kapasite, rekabetçi yapı ve yaşam kalitesi gibi parametreleri içermekte ve bu parametrelere ait veriler ile toplumsal ihtiyaçların neler olduğu ve ne ölçüde giderildiği hakkındaki bilgileri bölge düzeyinde verebilmektedir. Sosyo-ekonomik gelişmişliğin bölgelerarası farklılığının azaltılması, toplumsal ihtiyaçların giderilmesi anlamını taşıdığı için devlet bu gereksinimi giderirken kamu harcamaları aracını kullanabilmektedir. Türkiye?de bölgelerarası sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyi farklılıkları daralmakta mıdır? Kamu harcamaları bölgelerarası sosyo-ekonomik gelişmişlik farklılıklarını gidermede nasıl bir etkiye sahiptir? Kamu harcamaları bölgelerarası sosyo-ekonomik gelişmişlik farklılıklarını birbirine yakınlaştırabilmekte midir? Türkiye?de bölgelerarası sosyo-ekonomik gelişmişlik ve kamu harcamalarının mekânsal eşitsizliği ne şekilde gerçekleşmektedir? Sıralanan bu hipotezler çerçevesinde Türkiye?de fonksiyonel sınıflandırmaya ayrılan kamu harcamalarının bölgelerarası sosyo-ekonomik gelişmişlik farkını azaltıp azaltmadığını tespit etmek ve sosyo-ekonomik gelişmişlik ve kamu harcamalarının mekânsal dağılımını analiz etmek çalışmanın amacını oluşturmaktadır.Bu çalışmada yapılan analiz sonuçlarına göre Türkiye?de bölgelerarası sosyo-ekonomik gelişmişlik seviyesi daralmamaktadır. Ayrıca yakınsama analizinde anlamlı çıkan sosyal güvenlik ve sosyal yardım hizmetleri sosyo-ekonomik gelişmişliği artırırken genel kamu hizmetleri ise düşürmektedir. Türkiye?de sosyo-ekonomik gelişmişliğin bölgesel eşitsizliğinin temel nedeni Türkiye?nin Doğu ve Güney Doğu Anadolu bölgelerinde yaşanan terör olgusudur. Bu sorunun çözülmesi durumunda bölgelerarası sosyo-ekonomik gelişmişlik farkı azalabilecek böylece ekonomik ve sosyal refah toplumun tüm kesimine ve ülkenin tüm bölgelerine yayılabilecektir. Anahtar Kelimeler: Sosyo-ekonomik gelişmişlik, kamu harcamaları, sosyal refah, ekonomik refah, yakınsama analizi, ESDA, LISA, mekânsal otokorelasyon, mekânsal yayılma, bölgesel eşitsizlik, terör.

Bölgesel eşitsizlikBölgesel farklılıklarKamu harcamaları+5
Güner Tuncer
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Azerbaycan halkının bütçe hakkı algısı: Gence ili özelinde bir araştırma

Demokratik ulusların en temel göstergelerinden biri bütçe hakkıdır. Bütçe hakkının doğru şekilde algılanmaması ve yahut benimsenmemesi ise kamusal hizmetlerde etkinsizlik, kaynak tahsisinde yolsuzluk gibi negatif olaylara sebebiyet verebilir. Bu yüzden Gence ilinde yaşayan genç bireylerin bütçe hakkı algılarının hangi düzeyde olduğunu ölçmek amaçlanmıştır. Araştırma anket tekniği kullanılarak Azerbaycan'ın Gence ilinde uygulanmıştır. Çalışmada bütçe hakkı algısıyla ilgili üç ifade bağımlı değişken olarak alınarak, demografik değişkenler üzerinden varyans analizine tabi tutulmuştur. Araştırmada üç ifade, 6 demografik değişken açısından incelenmiş ve hipotezler de bu bağlamda oluşturulmuştur. Her üç ifade için toplam 6 hipotez tanımlanmıştır. Hipotezlerin test edilmesi için t testi ve ANOVA analizi kullanılmıştır.

AzerbaycanAzerbaycan-GenceBütçe+3
Ruslan Ahmadov
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal güvenlik harcamalarının sosyal refah devleti bağlamında değerlendirilmesi: Seçilmiş OECD ülkeleri ile Türkiye'nin incelemesi ve karşılaştırılması

Sosyal güvenlik sistemi bir ülkenin hem geçmişte ki yaşamış oldukları dönemler hem de gelecek dönemleri içinde modern yapının en vazgeçilmez parçasıdır. Tüm dünya ülkeleri dâhil sosyal güvenlik sistemi ne kadar sistematik olursa bu alanın profesyonelce yönetimi o kadar etkili olur. Kamu harcamalarının en büyük bütçe payları sosyal harcamalara aktarılmaktadır. Sosyal harcamaların etkin ve verimli olabilmesi için bu alanın etkili kullanımı büyük öneme sahiptir. Çünkü harcamalar doğru şekilde yapıldığı vakit elde edilecek sonuçlar ülke ekonomisine de büyük katkı sağlayacaktır. Ekonomik olarak iyi durumda olan ülkeler toplumlarına yeterli düzeyde sosyal yardımlar gerçekleştirecektir. Sosyal yardımlar istenilen düzeyde olursa refah seviyesi göstergeleri de aynı şekilde yüksek olacaktır. Bu sayede hızlı büyüyen gelişen ülkelerde istihdam alanı açılacak ve çalışan bir toplum haline gelecektir. Çalışan toplumların oluşması ile birlikte sosyal harcamalara kaynak tutan finans sistemi gelir getiren faaliyetlerde artış gösterecektir. Böylelikle asgari gelir düzeyi her vatandaş için istenilen düzeyde olacaktır. Bu sayede ortaya kamu harcamalarının doğru şekilde kullanılması ile sosyal harcamaların artması beklenecektir. Sosyal harcamalarda oluşan artışlar beklentilerin istenilen düzeye gelerek refah seviyesini de arttıracağı düşünülmektedir. Çalışmada 20 OECD ülkesinin 2010-2019 yılları arasındaki sosyal güvenlik harcamaları, kamu harcamaları ve refah seviyesi göstergeleri üzerinde durularak analizler yapılmıştır. Elde edilen inceleme sonuçlarına göre sonuç kısmında sosyal güvenlik kamu harcamaları alanında tüm ülkelerde genel anlamda artışlar görülmüştür. Sosyal refah göstergeleri de aynı şekilde artış göstermiştir. Sosyal güvenlik harcamaları kamu içinde ne kadar büyük bir bütçeye sahipse refah devleti göstergeleri ona bağlı olarak arttığı sonucu ortaya konulmuştur. Yapılan sonuçlar itibari ile bazı politik düşünce yaklaşımları ile öneriler verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Sosyal Güvenlik Harcamaları, Kamu Harcamaları, Refah Devleti, Sosyal Yardımlar, Sosyal Refah OECD Ülkeleri

Hükümet harcamalarıKamu harcamalarıOECD ülkeleri+5
Mehmet Emin Bilbay
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Yerel yönetim harcamalarında performans yönetimi

Gelişmekte olan ülkelerde kamu harcamaları artışı, ülkelerin en önemli sorunlardan biri olmuştur. Yeni Kamu Mali Yönetimi anlayışı, artan kamu harcamalarının azaltılması ve bunun yanında yapılan harcamalarının etkinlik, verimlilik ve tutumluluk ilkeleri çerçevesinde katılımcı, şeffaf ve hesap verilebilir zeminde yürütülmesi için kavramsal çerçeve sunmaktadır. Dünyada birçok gelişmiş ülkenin kullanmakta olduğu performans esasına dayanan sonuç-çıktı odaklı bütçeleme sistemleri, "Yeni Kamu Mali Yönetimi" anlayışının uygulamaya dökülmüş halini yansıtmaktadır. Türkiye, 2003 yılında 5018 sayılı Kanun'la Performans Esaslı Bütçeleme sitemine geçmiştir. Halen merkezi hükümet ve yerel yönetimlerde bu performans sistemi uygulanmaktadır. Çalışmada, yerel yönetimlerin Performans Esaslı Bütçeleme esaslarına göre oluşturdukları harcama bilgileri incelenerek mali yönetimde performans kriterlerinin sağlanıp sağlanmadığı test edilmiştir. Panel veri analizi kullanılarak FMOLS yöntemiyle Türkiye'de il bazında yerel yönetimlerin harcamaları 2007-2018 yılları için çeyreklik dönemler halinde analiz edilmiştir. Çalışmanın sonucunda yerel yönetimlerde harcamaların verimliliği, Performans Esaslı Bütçeleme kriterlerine göre değil, enflasyon, borçlanma, merkezi bütçeden alınan paya göre belirlendiği anlaşılmış 5018 sayılı Kanun'la getirilen stratejik plan, performans programı ve faaliyet raporlarının hem birbirleriyle hem de bütçeyle ilişkilerinin zayıf olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

BelediyelerHarcama sistemiKamu harcamaları+4
Recep Çinkılıç
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de 2000-2021 yılları arasında kamu harcamalarının gelişimi

Devlet ihtiyaçlarını karşılamak için kamu harcamalarını kullanarak yerine getirir. Harcamaları ise elde ettiği vergi gelirleri ile karşılamaktadır. Kamu harcamaları, devletin önemli bir maliye politikası aracı olduğu gibi bu harcamalar sayesinde de toplumdaki refah seviyesi de artmaktadır. Bu durum kamu harcamalarında ekonomik ve sosyal etkilere de neden olabilmektedir. Ayrıca kamu harcamaları ihtiyaç duyulduğu hizmetlere yönelik olarak ayrılmaktadır ve her dönemde farklılık göstermesine rağmen o dönem içindeki ihtiyaca göre şekillenmektedir. Türkiye 2000 yılı sonrası ekonomide oluşan krizler, belirsizlikler ve COVID-19 salgınının da yaşanması ile birlikte ekonomik ve sosyal sıkıntılara neden olmuştur. Devlet, uyguladığı politikalar ve istikrar programları sayesinde bu sıkıntıları gidermeye çalışmıştır. Bu uygulanan politikalar ve istikrar programları kamu harcamalarının artmasına neden olmaktadır. Hala günümüzde bu sıkıntıların bazı etkileri devam etmektedir ve kamu harcamalarının etkin bir şekilde kullanılması dahilinde bu sıkıntılar giderilmeye çalışılmaktadır. Çalışmanın amacı, Türkiye'deki 2000 yılı sonrası kamu harcamaları değerlendirilerek sonuçlarının analiz edilmesidir. Bu çalışmada, 2000-2021 yılları arası veriler ile harcamaların etkisi değerlendirilmiştir. İlk önce kamu harcamalarının genel yapısından bahsedilmiş, kamu harcamasının artış nedenleri ve harcama türleri açıklanmıştır. Daha sonra Türkiye ekonomisinin genel görünümüne bakılarak TÜİK ve SBB'den alınan veriler doğrultusunda temel makroekonomik göstergeler değerlendirilmiş, alınan tedbirler ve uygulanan politikalar incelenmiştir. Veriler sonucu kriz ve COVID-19 salgını dönemlerinde ekonomik büyümede azalış olurken TÜFE ve işsizlik oranlarında artış görülmüştür. Daha sonra bu dönemlerde yaşanılan etkilerin sağlık, eğitim, savunma ve altyapı harcamalarına da yansımasıyla birlikte GSYH içindeki payında dalgalı bir seyir izlerken toplam harcamalardaki artışın hala devam ettiği görülmüştür. Özellikle bu harcamalarda, kriz ve salgın döneminde daha fazla artış olmuştur. Çünkü kriz dönemlerinde uygulanan politikalar ve istikrar programları, harcamaları arttırmaktadır. Bu sebeple harcamaların ihtiyaca göre verimli ve etkin kullanılması gerekmektedir.

Ekonomi politikalarıEkonomik göstergelerKamu harcamaları+2
Nida Dineri
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

2000-2021 yılları arasında Türkiye'de maliye politikası ve gelir dağılımı üzerindeki etkisi

Ekonomide üretilen değerlerin ve toplumsal gelirin eşitlikçi, adil bir şekilde bölüşümü bütün ekonomilerde temel hedeflerden birisidir. Ancak ekonomideki üretim faktörlerinin üretilen toplam gelirden aynı oranda yararlanmadığı ve zaman içerisinde gelir dağılımının bozulduğu görülmektedir. Toplumdaki gelir dağılımı bozulmasının önüne geçmek ve eşitsizliği ortadan kaldırmak için hükümetler piyasanın işleyişine müdahale etmek ve başta maliye politikası araçları olmak üzere çeşitli araçlarla gelir dağılımı eşitsizliğini ortadan kaldırmaya çalışmaktadır. Liberal iktisadi görüşe göre piyasa kendi dengesi içerisinde ekonomik, büyüme, işsizlik, gelir dağılımı gibi temel problemleri çözmektedir. Ancak tarihsel tecrübe devletin müdahalesinin zorunluğu olduğu durumların olduğunu göstermektedir. Devletin ekonomideki etkinlik yöntemlerinden birisi olan maliye politikası araçları olarak kamu harcamaları, vergi politikaları, bütçe harcamaları, borçlanma olmak üzere dört ana grupta ele alınmaktadır. Hükümetler bu araçlarla ekonominin işleyişine müdahale ederek toplum katmanlarının geliri adil bir şekilde bölüşmesini sağlamaya çalışmaktadır. Türkiye, gelir dağılımı adaletsizliğinin sürekli gündemde olduğu ülkelerden birisidir. Türkiye'de son 20 yılda uygulanan maliye politikası uygulamalarına bakıldığı zaman başta dezavantajlı toplum kesimleri olmak üzere toplumsal gelirden düşük pay alanlara maliye politikası araçları ile gelir aktarımı yapılmaya çalışıldığı görülmektedir. Türkiye'de 2001-2022 döneminde uygulanan maliye politikalarının sonuçlarına bakıldığı zaman özellikle bütçe alt kalemlerinden birisi olan transferler yoluyla alt gelir gruplarına önemli düzeyde gelir aktarımının olduğu görülmektedir. Fakat son 20 yılın uygulanan ekonomi ve maliye politikaları bir bütün olarak değerlendirildiğinde bu politikalardan alt gelir gruplarından ziyade üst gelir gruplarının kazançlı çıktığı görülmektedir. Gelir dağılımındaki eşitliğin en önemli göstergelerinden birisi olan Gini Katsayısının 2000'li yıllara göre daha kötü seviyelere gelmiş olması ve % 20'lik gelir dilimlerinin aldığı paylar içerisinde üst gelir gruplarının payının daha da artmış olması bunun açık bir göstergesi olarak kabul edilebilir. Anahtar Kelimeler: Maliye politikaları, kamu harcamaları, gini katsayısı, lorenz eğrisi.

Gelir dağılımıGelir dağılımı politikalarıGini katsayısı+3
Mehmet Karana
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de seçim ekonomisi ve konsolide bütçe harcamaları boyutu (1950-2000 dönemi genel seçimlerinin analizi)

Hükümetlerin performansını değerlendirmede ekonomik performans, seçmenler tarafından her zaman önemli bir kriter olarak görülmüştür. Bu nedenle, demokratik seçimlerle iktidara gelen hükümetler çoğunlukla, iktidara gelmelerini sağlayan seçmenlere uygun bir ekonomik ortam oluşturan maliye ve para politikaları yolu ile ekonomiyi manipüle ederler. Bu şekilde, iktidardaki hükümetlerin yeniden seçilmelerini sağlamak amacıyla seçimler öncesinde para ve maliye politikaları ile ekonomiyi manipüle etmelerine seçim ekonomisi yada yabancı literatürdeki karşılığıyla politik konjonktür devreleri olarak ifade edilmektedir. Bu nedenle, politik konjonktür devreleri (dalgalan) modelleri, iktidardaki hükümetlerin seçim öncesinde genişleyici politikalar izleyeceğini ve seçimler sonrasında ise seçim öncesi oluşturulan bütçe açıklarının negatif etkilerini gidermek amacıyla daraltıcı politikalar izleyeceklerini varsaymaktadır. Bu master tezinin ana amacı, 1950 - 2000 döneminde Türkiye'deki iktidar hükümetlerinin yeniden seçilme şanslarını arttırmak amacıyla, konsolide bütçe harcamalarım genel seçimlerde popülist amaçlarla kullanıp kullanmadıklarını tespit etmektir. Bu amaçla yapılan istatistiksel ve ekonometrik analiz, seçim ekonomisi uygulandığı konusundaki savı destekler nitelikte sonuçlar vermiştir. Anahtar Kelimeler : Seçim ve Ekonomi, Politik Konjonktür Dalgalanmaları, Ekonomik Popülizm, Seçimler, Hükümet Politikaları.

BütçeGenel seçimlerHükümet harcamaları+7
Alpaslan Yaşar
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

2003-2020 dönemi için Irak'ta işsizlik olgusu üzerinde bazı makroekonomik göstergelerin etkisinin analizi

İşsizlik sorunu, hem ekonomisi güçlü olan gelişmiş ülkelerde hem de ekonomisi zayıf gelişmekte olan ülkelerde ortaya çıkan küresel bir olgu haline gelmiştir. Büyük petrol gelirlerine sahip olan Irak ekonomisi, işsizlik sorununu tamamen ortadan kaldırılmasına izin vermemiştir. Bu araştırma, Irak'taki mevcut ekonomik duruma odaklanarak işsizliğin teorik çerçevesini sunmayı ve tartışmayı, bununla birlikte makroekonomik göstergelerin Irak'taki işsizlik olgusu üzerindeki etkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Bu hedefler doğrultusunda hareket ederek işsizliğin gayri safi yurtiçi hasıla üzerindeki etkisi, işsizliğin enflasyon üzerindeki etkisi, işsizliğin devlet harcamalarına üzerindeki etkisi olmak üzere, üç önemli göstergeyle Irak ekonomisini mercek altına aldık. Bu değişkenler arasındaki ilişkiler sadece 2003-2020 dönemi arasında sınırlı tutularak analiz edilmiş ve yorumlanmıştır. Bu çalışma kapsamında elde ettiğimiz verileri kategorilere ayırıp analiz ettikten sonra şu sonuçlara vardık: Irak'ta işsizlik olgusu, gayri safi yurtiçi hasıla, kamu harcamaları ve enflasyon oranından etkilenen bir dizi makroekonomik göstergelerden etkilenmektedir. Bu çalışma kapsamında elde edilen bulgulara göre, Irak ekonomisi incelemeye tabi tuttuğumuz dönemdeki işsizlik oranlarında önemli ölçüde gözle görülür bir iyileşmeye tanıklık etmiştir. Anahtar Kelimeler: İşsizlik, Irak'ta işsizlik, kamu harcamaları, enflasyon.

EnflasyonIrakKamu harcamaları+3
Mohammed Dhannoon Younus
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Klasik ve keynesyen teoriler ışığında Türkiye'de enflasyonun incelenmesi

Bu tezde para arzı ve kamu harcamalarının, Türkiye'de gerçekleşen enflasyon üzerindeki etkisi incelenmiştir. Çalışmada, 2006Q1-2017Q4 dönemine ait 3 aylık veriler kullanılmıştır. Para arzı (M2, M3) ve kamu harcamalarının enflasyon ile arasındaki uzun dönemli ilişki eş-bütünleşme testi ile analiz edilmiştir. Değişkenler arasında ilişki olup olmadığını belirlemek için ilk olarak serilerde ADF birim kök testi uygulanmıştır. Uzun dönemli ilişkinin analizi için Johansen Eş-bütünleşme testi kullanılmıştır. Değişkenler arası ilişki bulunduktan sonra, VECM analizine dayalı nedensellik testi uygulanmıştır. Çalışmada uygulanan Johansen testi sonucunda para arzı ve toplam kamu harcamaları değişkenleri ile enflasyon arasında uzun dönemli bir ilişkinin var olduğu tespit edilmiştir. Johansen testi sonucuna göre M2 değişkeni dışındaki değişkenler istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif olarak bulunmuştur. Hata düzeltme modeline bakıldığında değişkenler arasında kısa dönemdeki sapmanın her dönem yüzde 24'lük kısmının düzeltilebildiği tespit edilmiştir. Değişkenler arasında tespit edilen ilişkinin kısa ve uzun dönemdeki yönünü belirlemek amacıyla yapılan nedensellik analizi sonuçlarında hem kısa hem de uzun dönemde nedensellik ilişkisi bulunmuştur. Sonuç olarak Türkiye'de incelenen 2006Q1-2017Q4 döneminde para arzının ve kamu harcamalarının enflasyon üzerinde etkili ve istatistiksel olarak anlamlı olduğu tespit edilmiştir.

EnflasyonKamu harcamalarıKeynesyen ekonomi+2
Mesut Yaldız
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Yönetişim kalitesi, kamu harcamalarının kompozisyonu ve iktisadi büyüme: Türkiye üzerine ampirik bir analiz

1980'li yılların sonuna doğru önem kazanan yönetişim kavramı, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı'nda "Bir ülkenin her düzeydeki ilişkilerini yönetmesinde ekonomik, siyasi ve idari otoritenin uygulanması ve bu uygulamada vatandaşların ve toplumsal grupların çıkarlarının sağlanması ve yasal hakların kullanımı için gerekli mekanizmaların, süreçlerin kapsanması" olarak tanımlanmaktadır. Kavramın artan önemi ve uluslararası kurumların kavramı ölçmek için yaptığı çalışmalar, yönetişim kalitesini literatüre kazandırmıştır. Yönetişim kalitesi ise, yönetişim tanımında ifade edilen otoritenin, vatandaşların yaşam kalitesinde oluşturduğu etki şeklinde belirlenmekte ve bu kapsamda iktisadi büyüme üzerinde önemli bir belirleyici olarak yer almaktadır. Yönetişim kalitesi ile iktisadi büyüme arasındaki ilişkinin doğrusal yönde olması, kavramın önemini daha da arttırarak ülkelerarası kıyaslamalar yapılması ve aynı zamanda bu ilişkinin değerlendirilmesi ihtiyacını doğurmuştur. Bu çalışmada, ortaya çıkan bu ihtiyaca cevaben iki farklı ampirik analiz uygulanmaktadır. Bunlardan birincisi Ward'ın (1963) Minimum Varyans yöntemi ile uygulanan kümeleme analizidir. Bu analizde, Dünya Bankası Yönetişim Göstergeleri veri setinde yer alan 184 ülke için 1996-2013 yılı Yönetişim Göstergeleri kullanılmakta ve Türkiye'nin bu ülkeler içindeki konumu incelenmektedir. Bu analizin sonucunda, Türkiye, Meksika ile aynı kümede ve kötü yönetişime sahip ülkeler arasında yer almaktadır. Analizin ikinci aşamasında; Türkiye'de yönetişim kalitesinin iktisadi büyüme ile doğrudan ve kamu harcamaları ile oluşan dolaylı etkilerinin analiz edilmesi amaçlanmaktadır. Yönetişim ile iktisadi büyüme arasındaki ilişkide çok değişkenli doğrusal regresyon analizi kullanılarak, 2002-2013 yıllarına ait verilerle yönetişim kalitesi ve iktisadi büyüme arasındaki ilişki araştırılmaktadır. Kamu harcamalarının kompozisyonu ile iktisadi büyüme arasındaki ilişkiler, yönetişim kalitesinin iktisadi büyüme üzerindeki dolaylı etkisini temsil etmektedir. Bu amaçla, 1960-2012 yılları itibari ile eğitim, sağlık, sosyal koruma, sosyal harcamalar ve savunma harcamaları ile iktisadi büyüme arasındaki ilişkiler zaman serisi analizi ile tespit edilmeye çalışılmaktadır. Türkiye Ekonomisi için, çok değişkenli doğrusal regresyon analizi ile ölçülen doğrudan etki, "Düzenleyicilik Kalitesi" (RQ), "Hükümetin Etkinliği" (GE), "Yolsuzluğun Önlenmesi" (COR), "İfade Özgürlüğü ve Hesap Verilebilirlik" (VA) göstergeleri ile iktisadi büyüme arasında pozitif yönde ve anlamlı bir ilişki olduğu sonucuna işaret etmiştir. Diğer bağımsız değişken olan Türkiye'de "Hukukun Üstünlüğü" (RL) iktisadi büyüme üzerinde pozitif yönde ve anlamsız bir ilişkiye, "Siyasi İstikrar ve Şiddetsizlik" (PS) ise anlamsız ve negatif yönlü bir ilişkiye sahiptir. Dolaylı etkinin analiz edildiği zaman serisi analizinin sonucunda ise, eğitim ve sağlık harcamalarının iktisadi büyümede bir artışa; buna karşılık sosyal koruma, sosyal harcamalar ve savunma harcamalarının iktisadi büyümede azalışa neden olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Yönetişim, iktisadi büyüme, kurumlar, kamu harcamalarının kompozisyonu

BüyümeEkonomik büyümeHükümet harcamaları+3
Ebru Canıkalp
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Yargı hizmetlerinin etkinliği kapsamında kamu adalet harcamalarının analizi: Türkiye ve seçili ülkeler

Adalet kavramsal olarak insanlığın doğuşundan başlayarak var olan ama özellikle birlikte yaşamaya başladıkları andan itibaren önemsenen değerler arasında yer almıştır. İnsanlığın birlikte yaşaması devlet olgusunun ortaya çıkmasına yol açmıştır. Dolayısıyla devlet kurumunun hayatta yer alması ile birlikte adalet kavramı somutlaşmaya başlamıştır. Adalet kavramı devletin ana görevleri haline gelmiştir. Bazı düşünürler ise, söz konusu hizmetleri devletin vazgeçilmez hizmetleri arasında görmüşlerdir. Adalet hizmetlerine ait literatür incelendiğinde talep yönünün ön planda olduğu görülmüştür. Oysa adalet hizmetleri hem önemli bir harcama kalemi hem de bir tam kamusal maldır. Bu bağlamda çalışmamızda adalet hizmetleri tam kamusal mal perspektifinden ve arz yönlü olarak ele alınmaktadır. Bu çalışmanın amacı, tam kamusal mal olan adalet hizmetlerine yönelik harcamaların yargısal bazda etkinliğinin incelenmesidir. Çalışmada adalet sistemindeki yargı etkinliği ele alınmıştır. Bu bağlamda adalet sisteminin karar etkinliğinden ziyade performans etkinliği üzerinde durulmuştur. Yani adalet sisteminde adalet kararlarının doğru verilip verilmediği hususunda inceleme yapılmamıştır. Türkiye için yapılan yargı etkinliği analizinde adli ve idari yargı ele alınmaktadır. Bu kapsamda adalet hizmetlerinden olan: ceza ve infaz hizmetleri, adli tıp ve adli bilimler hizmetleri, adli kolluk hizmetleri ve sayıştay analiz dışında bırakılmıştır. Zira adalet hizmetlerinden olan ceza ve infaz hizmetleri, adli tıp ve adli bilimler hizmetleri, adli kolluk hizmetlerinin verilerinin düzenli olmaması ve analiz için yeterli verilere düzenli olarak erişilmemesi sebebiyle, sayıştay ise yargı türü olmakla beraber mali bir yargı kolu olması ve yargıtay, danıştay gibi yüksek mahkeme statüsünde olmaması nedeniyle analiz dışı bırakılmıştır. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde adalet kavramına, adalet kavramının tarihsel gelişimine, adalet türlerine, adalet hizmetlerinin kamusal boyutuna ve hukuk sistemlerine yer verilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümde ise etkinlik kavramı ve yargısal hizmetlerin etkinliği ele alınmıştır. Ayrıca Türkiye'de 2003-2023 yılları arasında adli yargı ve idari yargı hizmetlerindeki değişim grafikler yardımıyla açıklanmıştır. Bununla birlikte 2003-2023 yılları arasında yargı hizmetlerindeki yıllık performansın ölçülmesi için temel bileşenler analizinden ve çok kriterli karar verme yöntemlerinden biri olan gri analizinden yararlanılmıştır. Gri analizi sonuçlarına göre 2003 ve 2023 yılları arasında 2003 yılının yargı etkinliği anlamında en etkin yıl olduğu ve 2003 yılından sonra 2004 ve 2005 yılında gri analizi sonucuna yargı etkinliğinde bir düşüşün olduğu tespit edilmiştir. 2005 yılından 2012 yılına kadar gri analizi sonuçlarına göre yargı etkinliğinde kademeli bir artışın olduğu tespit edilmiştir. 2012 yılında sonra 2023 yılına kadar yargı etkinliği trendinde ise bir düşüşün olduğu tespit edilmiştir. Gri analizi sonuçlarına göre yargı etkinliğinde en düşük yılın 2020'de olduğu tespit edilmiştir. Bu sonuç özellikle COVİD-19 Salgının Türkiye'de yargı etkinliğini olumsuz etkilediğinin bir kanıtıdır. 2003 yılından 2023 yılına kadar her yıl için olan 10 değişken ile yapılan Temel Bileşenler Analizine göre 3 faktörün oluştuğu tespit edilmiştir. Temel bileşenler analizi Gri Analizinden farklı olarak yargı etkinliğini 3 farklı alt boyut özelinde incelemiştir. Faktör bir, adli yargı etkinliğini temsil etmektedir. 2003 yılından 2023 yılına kadar adli yargı etkinliğine ait faktörün trendinde bir düşüşün olduğu tespit edilmiştir. Adli yargı etkinliğine ait faktörde etkinliğin en düşük olduğu yıl 2020 yılı olarak tespit edilmiştir. Faktör iki ise, idari yargı etkinliğini temsil etmektedir. Faktör iki'ye göre idari yargı etkinliğinin yüksek olduğu yıllar 2011 ile 2017 yılları arasıdır. En yüksek idari yargı etkinliği 2012 yılında olup en düşük ise 2020 yılı olarak tespit edilmiştir. Faktör üç, dosya temizleme olarak yargı etkinliğini ölçmektedir. Faktör üç'e göre dosya temizleme olarak yargı etkinliğinin en kötü olduğu yıl 2005 ve 2016 yılları en yüksek olduğu yıl ise 2010, 2019 ve 2021 yılları olarak tespit edilmiştir. Temel bileşenler analizi sonucunda oluşan 3 faktördeki değerlerin ortalaması alındığında yıllık olarak yargı etkinliği anlamında elde edilen sonuç gri analizindeki elde edilen sonuçlar ile benzerlik göstermektedir. Çalışmanın ikinci bölümünde ek olarak Türkiye'de yıllar içinde adalet harcamalarının etkinliğine ait veriler değerlendirilmiş ve yorumlanmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümünde Türkiye ve seçili 18 ülkenin 2016, 2018 ve 2020 yıllarına ait yıllık verilerinden 9 girdi ve 4 çıktı değişken belirlenerek VZA ve malmquist analizleri yapılarak ülkelerin yargı etkinliği karşılaştırılmıştır. Her yıl için 4 model oluşturularak yapılan VZA'da yargı etkinliği anlamında etkin olan ve olmayan ülkeler belirlenmiştir. Ayrıca 2016 yılından 2018 yılına ve 2018 yılından 2020 yılına geçerken ülkelerin etkinliklerinden bir değişim olup olmadığı malmquist analizi ile incelenmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümünde yer alan VZA sonuçlarına göre 2016 yılında oluşturulan 4 farklı modelin tamamında yargı etkinliği anlamında Bosna Hersek ve Romanya'nın etkin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. 2018 yılında ise oluşturulan 4 farklı modelin tamamında yargı etkinliği anlamında Avusturya, Bosna Hersek, Letonya ve Romanya'nın etkin olduğu soncuna ulaşılmıştır. 2020 yılında oluşturulan 4 farklı modelin tamanında yargı etkinliği anlamında Çekya, Macaristan, İrlanda ve Letonya'nın etkin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümünde yer alan malmquist analizinin 2018 sonuçlarına göre 2018 yılında 2016 yılına göre faktör verimliliğinde tüm modellerde artış gösteren tek ülke Türkiye'dir. 2020 malmquist analizi sonuçlarına göre 2020 yılında 2018 yılına göre faktör verimliliğinde tüm modellerde artış gösteren tek ülke Hollanda olarak bulunmuştur. Çalışmanın sonuç bölümde 2003-2023 yılları arasında Türkiye için yapılan analiz sonuçlarına ait değerlendirmelere yer verilmiştir. Ayrıca 19 ülke için 2016, 2018 ve 2020 yıllarına verilere kullanılarak yapılan VZA ve malmquist analizi sonuçlarına ait değerlendirmeler ve önerilere yer verilmiştir.

Kamu harcamalarıTemel bileşenler analiziTürk yargı sistemi+2
Cevriye Yüksel Yıldırım
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Afganistan'da kamu harcamalarının kalkınma açısından genel bir değerlendirmesi

Kamu harcamalarının en önemli özelliği, kamu hizmetlerinin yerine getirilmesi amacıyla belirli ölçütler çerçevesinde yapılmasıdır. Kamu hizmetlerinin gerçekleştirilmesinin asıl amacı ise toplumda yer alan bireylerin refah seviyelerinin yükseltilmesi ile ilgilidir. Kamu harcamaları genel olarak kamunun ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla devletin mal ve hizmet satın alması ve bunun için bir harcama yapmasını ifade etmektedir. Böyle bir olgu Afganistan gibi gelişmekte olan ülkeler açısından daha büyük bir öneme sahiptir. Dolayısıyla kamu kesimi harcamalarının, toplumların ekonomik açıdan büyümelerine ve refahlarına katkıda bulunup bulunmadığının incelenmesi önemli bir konu olarak ortaya çıkmaktadır. Bu çalışmanın amacı, kamu harcamaları inceleyerek, cari yatırım ve transfer harcamalarının büyüme üzerindeki etkilerini son yılara ilişkin verileri ele alarak sorgulamaktır. Bilemsel olarak Afganistanın kamu harcamaları, ekonomik, eğitim, sağlık durumuları, alt yapısı, gelir dağılımı ve yoksulluk üzerindeki etkilerinin genel hatlarını ortaya çıkarmayı amaçlamaktadır. Bu tez çalışmasında, Afganistan'ın yapısına dair genel görünüm hakkında bir takım özet bilgiler sunulmakla birlikte, ülkenin eğitim, sağlık sorunları ve aynı zamanda gelir dağılımı ve yoksulluk konularına değinilecektir. Çalışmamızla ilgili literatürdeki bilgilere dayanarak ülke raporlarını sunan konuyla alakalı çeşitli kaynaklardan, tablolardan grafikler ve verilerden faydalanılacaktır. Bu araştırma dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde araştırmanın problemi, amacı, önemi ve yöntemi açıklanıp ilgili araştırmaar incelenmiştir. İkinci bölümde Afganistan hakkında genel bilgi verilmiştir. Üçüncü bölümde Afganistanın genel ekonomik durumu incelenmiştir. Dördüncü bölümde Afganistanın kamu harcamaları hakkında bilgi verilmiştir. Son olarak sonuç bölümünde yorumlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Afganistan, Afanistan ekonomisi, kamu harcamaları.

AfganistanEkonomi politikalarıKalkınma+2
Rahmatullah Rasoly
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kamu harcaması olarak eğitim harcamaları ve finansmanı: Türkiye OECD ülkeleri karşılaştırması

Ülke ekonomilerinde süregelen bir artış izleyen kamu harcamaları, ekonomide kamusal alan büyüklüğünü beraberinde getirmiştir. Kamu harcamalarının çok büyük bir payını oluşturan eğitim harcamaları ise arış eğilimini daha da tetiklemektedir. Eğitim, bir ülkenin olmazsa olmazıdır. Ekonomik gelişim ve ilerleme teknoloji ile sağlanmakta, teknolojik gelişim için ise eğitim şart olmaktadır. Eğitim ve teknoloji sarmalında, eğitim için gerçekleştirilmesi gereken harcamaların sonu gelmemektedir. Bu noktada gerçekleştirilen ve gerçekleştirilmesi gereken eğitim harcamalarının finansmanı gündeme gelmektedir. Bu tez çalışmasında; kamu harcamaları kavramı, eğitim hizmeti ve eğitim harcamaları kavramları, eğitim harcamalarının finansmanı OECD ülkeleri ve Türkiye açısından kıyaslamalı şekilde ele alınmaktadır. Anahtar Kelimeler: Kamu Harcamaları, Eğitim Hizmeti, Eğitim Harcamaları, Eğitim Harcamalarının Finansmanı, OECD Ülkelerine Eğitim Harcamaları, OECD Ülkelerinde Eğitim Harcamalarının Finansmanı

EğitimEğitim harcamalarıEğitim hizmetleri+2
Nurfidan Aykut
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık harcamalarının ekonomik büyüme üzerine etkisi ekonometrik bir analiz

Beşeri sermayenin son yıllarda önem kazanmasıyla birlikte beşeri sermayenin bileşenleri olan sağlık ve eğitim harcamaları ile ekonomik büyüme arasındaki ilişkinin varlığını tespit etmek için birçok çalışma yapılmıştır. Genelde dikkati çeken, eğitimin beşeri sermayenin asıl kaynağı olduğunun bilinmesiyle birlikte sağlığın da bu kaynağı besleyen bir diğer önemli bileşen olduğudur. Bu çalışmanın amacı, ekonomik büyüme ile beşeri sermayenin sağlık harcaması bileşeni arasındaki ilişkisini araştırmaktır. Bu amaç doğrultusunda bu çalışmada, OECD ve Türkiye'ye ait 2008-2012 yılları arasında kişi başı sağlık harcaması ve ekonomik büyüme arasındaki kısa ve uzun dönemli ilişkiler panel eşbütünleşme ve hata düzeltme modelleri kapsamında incelenmiştir. Elde edilen bulgulara göre kişi başı sağlık harcaması ve ekonomik büyüme arasında kısa ve uzun dönemde pozitif bir ilişki bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Ekonomi, Sağlık, Harcama, Ekonomik Büyüme

BüyümeEkonometrik analizEkonomi+5
Aysun Kucak
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00

Related subjects