Intelligence

153 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Farklı branştaki sporcuların bilişsel davranışçı ve fiziksel düzeylerinin çoklu zeka üzerine etkisinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, farklı branştaki sporcuların bilişsel davranışçı ve fiziksel düzeylerinin çoklu zeka üzerine etkisini incelenmektir. Araştırmada nitel araştırma desenlerinden ölçek yöntemi kullanılmıştır. Araştırma ilişkisel tarama modeli ile yapıldı ve araştırma verileri anket yöntemiyle elde edildi. Araştırmanın örneklemini Hatay ilinde farklı branşlardaki spor kulüplerinde oynayan 414 sporcu oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak, birinci bölümde kişisel bilgiler, ikinci bölümde "Bilişsel Davranışçı ve Fiziksel Aktivite Ölçeği" (BDFAÖ), üçüncü bölümde "Çoklu Zeka Ölçeğinden" (ÇZÖ), oluşan anket kullanıldı. Ölçekteki ifadelerin değerlendirilmesinde, 5 puanlı Likert tipi (1= hiç katılmıyorum – 5 = tamamen katılıyorum) ölçeklerden faydalanıldı. Araştırmanın sonuçlarına göre sporcuların cinsiyet değişkenine göre sonuç beklentisi alt boyutunda kişisel engeller, mantıksal-matematiksel zeka, bedensel-kinestetik zeka alt boyutları arasında anlamlı farklılık olduğu tespit edilmiştir. Fakat diğer alt boyutlarda anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Eğitim durumu değişkeninde sonuç beklentisi alt boyutunda istatistiksel bakımdan anlamlı farklılık olduğu görülmüştür. Üniversite ve üstü eğitim programından mezun olan sporcuların lise ve altı mezun olan sporculara göre sonuç beklentisi değişkeni sıra ortalamalarının daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Gelir düzeyi değişkenine göre istatistiksel bakımdan herhangi bir anlamlı farklılık bulunamamıştır. Branş değişkenine göre mantıksal-matematiksel zekada Kruskal-Wallis testi sonucunda anlamlı bir farklılık tespit edilirken diğer alanlarda istatistiksel bakımdan anlamlı farklılık bulunamamıştır (p<0,05). Daha sonra branşlar arasında mantıksal-matematiksel zeka alt boyutunda anlamlı farklılığın hangi branştan kaynaklandığını tespit etmek amacıyla tekrarlı Mann-Whitney U testi uygulanmıştır. Yapılan Mann-Whitney U testleri sonucunda her ne kadar branş değişkenine göre mantıksal-matematiksel zeka alt boyutunda anlamlı farklılık tespit edilse bile Tip1 hataya neden olmamak için P değerinin belirlenen yeni anlamlılık seviyesinin altında olduğu için istatistiksel bakımdan anlamlılık yoktur şeklinde değerlendirilmiştir. Hobi değişkeninde öz düzenleme alt boyutunda istatistiksel bakımdan anlamlılık tespit edilirken diğer alt boyutlarda anlamlı bir farklılık tespit edilememiştir. Spor yaşı ile ilgili sadece doğacı zeka pozitif yönlü düşük düzeyde anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Bilişsel Davranışçı ve Fiziksel Aktivite, Çoklu Zeka, Spor, Zeka

Bilişsel davranışlarFiziksel aktiviteSpor+4
Abdullah Semerci
Hatay Mustafa Kemal University · Institute of Health Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Farklı duyguları tanımada ciddi serbest zamana katılımın ve işitme engelinin rolü (kişilik ve duygusal zeka boyutlarıyla)

Bu çalışmanın amacı; serbest zamana ciddi olarak katılan işitme engelli milli sporcularla (amatör); spor yapmayan engelli bireyler (halk), profesyonel engelsiz bireyler (profesyonel) ve spor yapmayan engelsiz bireyler (halk) ile kişilik ve duygusal zeka boyutları açısından duygu tanımlamaları arasında bir ilişkinin olup olmadığını ortaya koymaktır. Çalışmanın örneklem grubunu; 18-24 Temmuz 2016 tarihinde Samsun ilinde düzenlenen İşitme Engelliler Dünya Şampiyonasına katılmış olan ve dövüş sporlarında mücadele eden toplam 64 milli sporcu (Xyaş=26,15+/-2,86), İzmir Karşıyaka İşitme Engelliler Dayanışma Derneğine üye olan 55 sedanter işitme engelli birey (Xyaş=28,76+/-4,23), Kütahya-Afyon-Eskişehir ve İzmir illerinde ikamet eden ve dövüş sporlarında en az 2 yıl milli düzeyde mücadele etmiş 60 milli sporcu (Xyaş=24,25+/-1,24) oluşturmuştur. Son olarak sedanter normal bireylerin örneklem grubunu da son 2 yıldır düzenli olarak spor yapmayan 52 birey oluşturmuştur (Xyaş=21,36+/-2,12). Seçilen tüm örneklem kolayda örnekleme yöntemine göre seçilmiştir. Çalışmada Somer, Tatar ve Korkmaz (2001) tarafından geliştirilmiş ve Tatar (2005) tarafından kısa formunun geçerliği ve güvenirliliği yapılmış olan 5 Faktör Kişilik Envanteri, Schutte ve arkadaşları (1998) tarafından geliştirilen ve Tatar ve arkadaşları (2011) tarafından Türkçe'ye uyarlanan Schutte Duygusal Zeka Ölçeği ve SuberLap 5 ile dizayn edilen POFA testi ölçme aracı olarak kullanılmıştır (177, 169, 191). Veriler Windows Excel'de düzenlenmiş ve SPSS 22.0 programı yardımıyla analiz edilmiştir. Yapılan araştırma sonucunda ciddi serbest zamana katılan engelli milli sporcuların normal engellilere ve normal işiten sedanterlere oranla duyguları tanıma noktasında daha başarılı olduklarını, engelli milli sporcuların duyguları tanıyarak tepki verme hızlarının engelli sedanterlere göre oldukça yüksek olduğunu, profesyonel sporun duyguları tanıma noktasında önemli bir değişken olduğunu, duyguların tanımlanması noktasında farklı gruplarda bireylerin kişilik ve duygusal zeka boyutlarından etkilendiğini, farklı duyguların farklı gruplarda tanınması noktasında duygusal zekanın ve kişilik özelliklerinin rolünü ve farklı duyguların benzer duygularla karıştırıldığı bulgularına ulaşılmıştır. Araştırmanın sonuçları, bize engellilerin spor ortamındaki yetilerini spor yapan engelliler vasıtasıyla göstermiştir. Duyguları tanıyarak renkli tuşlar yoluyla bu duyguları hatırlamak engellilerin görsel hafızalarının yüksek olduğunun da bir göstergesidir. İşitme engellilerin katılmış oldukları rekreatif faaliyetler; sağlıklı bireylerin sahip olduğu kişilik özelliklerine, duygusal zeka düzeyine ve onun paralelinde ki bazı kazanımların sağlanmasına neden olmuştur. Engellilerin sağlıklı sedanter bireylerden bile daha başarılı bir şekilde duyguları tanımlamış olmaları onların bu yetilerini spor ortamında daha geniş çaplı kullanmalarının yolunu açabilir.

Boş zamanları değerlendirmeDuyguDuygu hayatı+6
Utku Işık
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Health Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Örgütsel iletişim ve duygusal zeka ilişkisi: Bir uygulama

ÖRGÜTSEL İLETİŞİM VE DUYGUSAL ZEKA İLİŞKİSİ :BİR UYGULAMA

Duygusal zekaZekaÖrgütsel iletişim
Eda Karabulut
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

Terörizmin finasmanı ile mücadelede finansal istihbaratın rolü

Bilgi teknolojilerindeki gelişmeler, toplumsal hayatın birçok alanında olduğu gibi finansal piyasalarda da birtakım yenilikler meydana getirmiştir. Söz konusu yenilikler, ticari hayata ve finans sektörüne hız, kolaylık, düşük maliyet, vb. avantajlar sunmakla birlikte, çeşitli suç örgütleri yanında terör örgütleri açısından da cazip araçları ortaya çıkarmıştır. Özellikle 11 Eylül 2001 terör saldırılarından sonra önem kazanan terörizmin finansmanı ile mücadele konusu, terörizmle mücadele sürecine yeni bir anlayış sunmuş; mücadelenin yönünü, teröristlerin elimine edilmesinden, terör örgütlerinin finansal kaynaklarının yok edilmesine çevirmiştir. Terör örgütleri açısından, finansal kaynaklar hayati önem taşımaktadır. Yasal ve yasal olmayan yöntemlerle finansman sağlayan terör örgütleri, elde ettiği fonları çeşitli yöntemlerle transfer edebilmekte; böylece eylemlerini ve örgütsel varlıklarını devam ettirebilmektedir. Bu kapsamda, önceden beri karapara aklama başta olmak üzere çeşitli suç gelirleriyle mücadele etmekte başvurulan finansal istihbaratın çalışma alanı, terörizmin finansmanı ile mücadeleyi de kapsayacak şekilde genişletilmiştir. Terörizmle mücadelede, özellikle de terörizmin finansmanı ile mücadelenin ne derece önemli olduğu ve bu süreçte finansal istihbaratın nasıl katkı sunduğu konularını araştırmak üzere yürütülen bu çalışmada, terörizmle mücadelede bilgi ve tecrübe sahibi uzman ve akademisyen şahıslara uygulanan yarı biçimsel mülakat yöntemiyle elde edilen veriler, betimsel sistematik analiz yöntemiyle incelenmektedir. Elde edilen sonuçlara göre, terörizmin finansmanı ile mücadelenin çok önemli bir işleve sahip olduğu, ancak bu konuda henüz ulusal ve uluslararası alanda yeterli seviyede koordinasyon ve işbirliğini içeren bir eşgüdümün bulunmadığı zamanların olabildiği, bunda terörizmin tanımının net olarak yapılmamasının da etkili olduğu, finansal istihbarat alanında faaliyet gösteren kamu görevlilerinin muhasebe ve finansman konuları başta olmak üzere çeşitli bilgi birikimleri, tecrübe ve kişisel bazı özellikler doğrultusunda daha faydalı olabileceği, finansal istihbarat birimlerinin daha esnek, dinamik, özerk, proaktif ve multi-disipliner bir yapıda faaliyetlerini yürütmelerinin daha başarılı sonuçlar doğurabileceği gibi sonuç ve değerlendirmelere ulaşılmıştır.

Ekonomik istihbaratFinansmanTerör+2
Mehmet Özgür Altun
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Kamu güvenliği açısından istihbaratın önemi ve istihbarat toplama yöntemleri

Bölgemiz ve coğrafyamız açısından istihbarat üretmek, istihbarat için teknik imkânlar sunmak, istihbarata karşı koymak için verdiğimiz mücadele ülkemiz ve bölgemiz için büyük önem arz etmektedir. Stratejik açıdan önemli bir konumda olan Türkiye'de tehdit ve tehlikelere karşı savunma da, yabancı casusların faaliyetlerini engelleme de, istihbarat teşkilatına önemli görevler düşmektedir. Bu tezin amacı kamu güvenliği açısında istihbaratın önemini ortaya koymak, istihbarat çeşitleri ve yöntemlerinin anlaşılmasını sağlamaktır. Çalışmada; istihbarat çeşitleri, ülkemizde ki istihbarat yapısının doğuşu, gelişimi, önemi, istihbarat toplama yöntemleri ile kamu güvenliğinin sağlanmasında istihbaratın önemi, hem ülkemiz hem de dünyada ki istihbarat örgütleri ile birlikte değerlendirilmiştir. Bunun yanında 21. yüzyılda ki istihbarat algısı ve değişen dünya konjektöründe istihbarat toplamada teknolojik kolaylıklar ile teknolojinin verdiği zararlar birlikte ele alınmıştır. Bu teorik bilgileri destekler nitelikte olabilecek sayısal veriler ile birlikte şekil tablo gibi görseller de kullanılarak anlaşılırlığı kolaylaştırmaya çalışılmıştır. Ayrıca ülkemizde ki istihbarat faaliyetlerini icra eden kurumların, taşıdıkları amaç ve ileriye dönük vizyonları, tarihten aldıkları miras ile harmanlanarak günümüze entegre edilmesi ve istihbarat başarılarının ülkemiz açısından kıymeti değerlendirilmiştir

GüvenlikKamu güvenliğiİstihbarat+2
Ercan Kılıç
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İstihbaratın bir alt disiplin olarak gelişimi ve Türkiye'de istihbarat çalışmaları: Algılar, sorunlar ve çözüm önerileri

Kadim bir olgu olan istihbarat, bilgi çağının da etkisiyle 2. Dünya Savaşı sonrasında başta ABD olmak üzere Anglosfer ülkelerinde bilimsel bir alan haline geldi. Filizlendiği Anglosfer'de istihbarat aynı zamanda çağın imkân ve kabiliyetlerini de kullanarak hızlıca büyüdü. İstihbarat girmiş olduğu bu yeni mecrada, Akademyanın Fildişi Kulesi olarak taçlandı. Kendine bilimsel alanda yüksek bir kule inşa etmeyi başaran istihbarat ne var ki özünde barındırdığı gizlilik unsuru nedeniyle Anglosfer'de yeni şişelere eski şarap misali artık birbirini tekrarı olan ve devlerin omuzlarında yükselemeyen bir literatür olarak son dönemde rutin bir çizgi izlemeye başladı. Nitekim bu stabil durum geçmişi anlayan, bugünü anlamlandıran ve geleceği öngörmek gibi geniş bir vizyona sahip olan istihbaratın akademideki tamamlayıcısı olan İstihbarat Çalışmaları için de yeni arayışların kapısını araladı. Tez çalışması da tam bu noktada, alanın bu arayışından ve akabinde yolculuğun hangi yöne evrilebileceğinin bir nevi merakıyla doğdu. Çalışma, alanının ilerlemeye devam edebileceği yeni akademik durağı için örneklem olarak seçilen Türkiye'deki İstihbarat Çalışmalarının akademik seyrini izledi. Anglosfer'in Türkçe istihbarat literatürü üzerinde oldukça fazla etkisinin bulunduğu ve neticede özgün bir literatürün de oluşturulamadığı görüldü. Bu ahval ve şeraitin Türkiye'de, istihbaratın akademide yerleşik bir disiplin olmasına olanak vermediği gibi istihbarat ile ilgili bir akademik camianın da oluşumuna engel teşkil ettiği tespit edildi. Ülkede alanın gelişimini menfi yönde etkileyen faktörlerin ise iç dinamikler olan istihbarat algısı ve istihbarat sisteminin sorunları olduğu bulgusuna ulaşıldı. Ardından İstihbarat Çalışmalarının, Türkiye'de ve Anglosfer'deki seyri arasında benzerliklere rağmen ülkenin farklı politik ve sosyokültürel gelişim süreçlerinin de etkisiyle Türkiye'de alanın geriden geldiği sonucuna varıldı. Araştırma sırasında bu iç dinamiklerden kaynaklanan sorunların benzer şekillerde birçok ülkede yaşandığı ve Türkiye'ye özgü problemler olmadıkları saptandı. Araştırma biraz derinleştirildiğinde, ülkede gerek akademik alanda gerekse istihbarat alanında yaşanan değişim ve ilerlemelerle Anglosfer ile farkın hızla kapanabileceği dair emarelere rastlandı. Farkın kapanabilmesi içinde çalışmada, İstihbarat Çalışmalarının akademik konumlanışının Uluslararası İlişkiler disiplini çatısı altında olması gerektiği savunuldu ve salt akademik yazın veya akademisyenler anlamında değil eğitim ve müfredat yönünden de akademik perspektifin takip edilmesinin önemine vurgu yapıldı. İlave olarak, son yıllardaki istihbarat eğitimine verilen ehemmiyetin aynı şekilde yükseköğretimdeki sivil alanda verilen eğitimlere de gösterilmesinin gerektiğinin altı çizildi. Araştırma, bazı çözüm önerilerine yer verilmesiyle birlikte sonlandırıldı. Anahtar Kelimeler: Anglosfer Ülkeleri, İstihbarat Çalışmaları, İstihbarat Eğitimi, Türkiye, Uluslararası İlişkiler Disiplini.

EğitimGüvenlik teşkilatıStratejik istihbarat+5
Seher Berber
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Medikal istihbaratın ulusal güvenlik üzerindeki etkisi

Bu araştırmada; günden güne değişen güvenlik algısıyla birlikte, devletin varlığının temeli olan ulusal güvenliğin sağlanmasında Medikal İstihbarat faktörünün tartışılmaz önemi araştırılmıştır. Araştırmada öncelikle 'güvenlik' kavramının farklı tanımlarına yer verilerek ortak bir tanıma ulaşılmak amaçlanmış; güvenlik ve tehdit arasındaki ilişki incelenerek sonuca varılmaya çalışılmıştır. 'Tehdit' kavramının çok boyutlu ve asimetrik bir olgu haline geldiği anlatılmış, ulusal güvenliği etkileyen medikal tehditlerin genel çerçevesi çizilmiştir. Tarih boyunca kimi zaman ciddi olayların seyrini değiştirebilecek asimetrik etkiye sahip salgın hastalıklardan örnekler verilmiş; günümüzde biyoteknolojik ve medikal tehditlerin insan güvenliğini, sağlığını ve dolayısıyla ulusal güvenliği tehdit ettiği örneklendirilerek anlatılmıştır. İnsan ve doğa sağlığına ciddi zararlar verebilen salgınların doğal yollarla oluşup oluşmadığının kolaylıkla tespit edilemeyecek kadar derin etkilere sahip olduğu açıklanmıştır. 'Medikal tehdit' veya 'medikal istihbarat' olgularının kötüye kullanılmasıyla, bireysel veya ulusal güvenliğe karşı oluşturduğu ciddi tehditler örneklendirilmiş; bu tehditler neticesinde devletlerin yeni güvenlik tedbirleri almak zorunda kalmasıyla daha da önem kazanan 'medikal istihbarat' kavramı analiz edilmiştir. 'Medikal istihbarat' faaliyetlerinin, devletlerin ulusal güvenliklerini sağlayabilmesi, sınırlar içinde veya dışındaki bulaşıcı hastalıkları, sağlığı tehdit edebilecek birçok tehdidi önceden tespit edip vaktinde uyarmasıyla ne denli önleyici bir güç olabileceği açıklanmıştır.

GüvenlikGüvenlik önlemleriMedikal istihbarat+5
Abdurrahim Öksüz
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelerin duygusal zeka düzeyleri ile COVİD 19 korkuları ve tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişkinin belirlenmesi

Araştırma, hemşirelerin duygusal zeka düzeyleri ile Covid-19 korkuları ve tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişkinin belirlenmesi amacıyla yürütülen kesitsel ve tanımlayıcı tipte bir çalışmadır. Bir eğitim ve araştırma hastanesinde çalışan 110 hemşire araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Veriler, "Sosyodemografik Veri Formu", "Duygusal Zeka Ölçeği(DZÖ)", "Covid-19 Korkusu Ölçeği(CKÖ)" ve "Maslach Tükenmişlik Ölçeği(MTÖ)" kullanılarak, Mart-Temmuz 2021 tarihleri arasında çevrimiçi toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde sayı, yüzdelik, ortanca, Kolmogorov Simirnov ve Mann Whitney U Testi, Kruskal Wallis H, Spearman Korelasyon ve Linear Regresyon Analizi kullanılmıştır. Araştırmada hemşirelerin duygusal zeka düzeylerinin, Covid-19 korkularının ve tükenmişlik düzeylerinin yüksek olduğu saptanmıştır. Korelasyon analizinde MTÖ Kişisel Başarı alt boyutu ile DZÖ'nin tüm alt boyutları arasında anlamlı ilişki olduğu saptanmıştır(p<0,05). Sosyodemografik özelliklere göre yaş arttıkça Covid-19 korkusunun arttığı(p<0,05), MTÖ Duyarsızlaşma puanının azaldığı(p<0,05), Sağlık Meslek Lisesi mezunlarının MTÖ Duyarsızlaşma alt boyutunda diğerlerine göre anlamlı farklılık oluşturduğu(p<0.05), duygusal zeka ile ilgili eğitim almanın DZÖ ve MTÖ tüm alt boyutlarında ve CKÖ'de anlamlı farklılık yarattığı(p<0,05), Covid-19 tanılı/şüpheli hastaya bakım verme sıklığının, DZÖ toplam puanı ile anlamlı ilişkiye sahip olduğu saptanmıştır(p<0,05). Sonuç olarak hemşirelerin duygusal zeka düzeylerinin yüksek olması hemşirelerin tükenmişliklerini azaltan bir faktör olarak belirlenmiştir. Bu açıdan hemşirelik eğitim ve uygulamalarında duygusal zeka eğitimine yönelik planlamalar yapılması önerilir. Ayrıca koruyucu ruh sağlığı açısından, hemşirelerin Covid-19 gibi gelecek dönemlerde ortaya çıkabilecek global krizlere karşı hazırlıklı olabilmeleri ve tükenmişlik açısından riskli durumların erken dönemde tespiti ve uygun şekilde ele alınmasında psikiyatri hemşireleri de sorumluluk taşımaktadır.

COVID 19Duygusal zekaHemşireler+6
Derya Taslı
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İstihbarat yönetiminin geleceğinde özel istihbarat şirketlerin rolünün analizi

İstihbarat yaşanan zamanın şartlarına uygun olarak geliştirilen bilinmezliğe karşı önceden tedbir almak, muhtemel sorunlarla mücadele etmek ve yön vermek için elde edilen verinin akıl, zekâ süzgecinden geçerek ortaya çıkarılmasıyla elde edilen üründür. Literatürde istihbarat akıl, zekâ, anlayış, malûmat, vukuf, işitilen, alınan, toplanan haberler ve bilgiler olarak tarif edilmektedir. Ancak teknik olarak incelediğimizde istihbarat kelimesinin kapsamı ham bilgilerin işlenmesi, tasnif, kıymetlendirme, yorum ve analiz sonucu üretilen ürün şeklindedir. Bu ürün plânlama, araştırma, deliller toplama, çeşitli aklî ve tecrübî ilmî metotlar ile onları değerlendirip bir sonuç istihsal edilmesi ve en uygun kullanma yöntemini içine alan faaliyetler bütününden oluşur. Soğuk Savaş döneminin bitmesi ve 11 Eylül saldırılarından sonra uluslararası arenada güvenlik ve istihbarat alanında önemli değişimler yaşanmıştır. Reel politik düşüncenin etkisi ile devletlerin hâkimiyet ve varlıklarını sürdürme mücadelesinde asli görevi olan güvenlik ve istihbarat alanında yaşanan teknolojik gelişmelerin hız kazanması ve hegemon devletlerin kamufle stratejileri istihbarat yönetiminde değişimleri ortaya çıkarmıştır. Bu değişimlerin en önemlilerinden biri devletlerin küresel ölçekte etkili olan özel istihbarat şirketlerini kullanmaya başlamalarıdır. Özel istihbarat şirketlerin kullanılmasındaki artış ve yaşanan durumlar uluslararası ilişkilerde yeni bir tartışmayı da beraberinde getirmiştir. İstihbarat yönetiminde özel şirketlerin kullanılmasının devletlere etkileri ve hizmet verdikleri bölgelerdeki uygulamaları sorgulanır hale gelmiştir. Sonuç olarak bu çalışmada Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Rusya Federasyonun (RF) istihbarat sistemleri ve bu devletlerle ilintili uluslararası alanda ön plana çıkan özel şirketleri ele alınmak suretiyle, reel politik paradigma kapsamında özel istihbarat şirketlerinin istihbaratın geleceğindeki rolü analiz edilmiştir.

Amerika Birleşik DevletleriGüvenlikGüvenlik kurumları+6
Serkan Karakaya
Bursa Technical University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de mali tahlil ve istihbarat çalışmalarının Basel II standartlarına uyumu ve katılım bankaları üzerinde bir uygulama

2004 yılında Basel II Standartlarının yayınlanmasıyla birlikte birçok Avrupa ülkesinde faaliyet gösteren bankalar bu standartlara uyum konusunda yoğun çalışmalar gerçekleştirmişlerdir. 2006 yılında bankaların Basel II standartlarına uyma zorunluluğu AB müktesebatına dahil edilmesiyle, AB'ye üyelik yolunda olan ülkeler için bu standartlara uyum zorunlu hale gelmiştir. Temel amacı bankaları krizlere karşı daha dirençli hale getirmek olarak ifade edilen Basel II standartlarına uyum konusu, Türkiye'de yasal, siyasi ve ekonomik birçok nedenden dolayı tartışılmış ve ilk başta 2008 yılında uygulanması planlanan standartlar belirtilmeyen bir süreye ertelenmiştir. Fakat AB üyeliği konusunda çalışmaları devam eden Türkiye'nin Basel II standartlarına uyum çalışmalarına hız kesmeden devam edeceği belirtilmiştir. Her ne kadar Basel II standartlarında asgari sermaye yeterlilik hesaplamaları öne çıksa da, Basel II standartları etkileri geniş ve derin olan standartlardır. Türkiye açısından bakıldığında kredilendirmedeki yöntem ve süreç değişikliği büyük önem arz etmektedir. Basel II standardıyla birlikte kredilendirmede firma için verilen derecelendirme (rating) notu, kredi limitinin tespit edilmesinde, kredi fiyatlamasında ve teminat yapısının belirlenmesinde ana faktör olarak kabul edilecektir. Günümüzde kredilendirme ise bankalarca yapılan mali tahlil ve istihbarat (MTİ) çalışmalarına göre yapılmakta olup, bu çalışmaların bankacılık sektörü açısından önemi, Basel II standartlarına uyumu ve MTİ çalışanlarının derecelendirme sistemine bakış açılarına ilişkin literatürde fazla kaynak bulunmamaktadır. Bu çalışmayla; bankacılık sektörünün üzerinde durduğu en hassas faaliyetlerden biri olan kredilendirme sürecinin MTİ çalışmaları ve bu çalışmaların temel dayanakları incelenmiş ve bu sürecin Basel II standartlarının sonucu olan derecelendirme sistemine uyumu tartışılmıştır.Bu bağlamda Türkiye'de faaliyet gösteren 4 katılım bankasının 83 MTİ uzmanına anket uygulanmıştır. Sonuçlara göre; MTİ çalışmalarıyla, Basel II standartlarının yapılmasını ön gördüğü uygulamalar arasında temel farlılıklar olmadığı, hem Basel II standartlarının önerdiği derecelendirme sisteminde hem de mali tahlil çalışmalarında firmaların kredi değerliliğini belirleyen ana faktörün firma mali verileri olduğu tespit edilmiştir. Bunun yanında firma mali verilerine olan güvenin az olduğu, bu nedenle derecelendirme sistemine olan güvenin de düşük olduğu görülmüştür. Basel II standartlarına uyum konusunda eğitim alan personelin az olduğu ve alınan eğitimin personelin tamamını tatmin etmediği tespit edilmiştir. Sonuç kısmında; yapılan bu çalışmanın bulgularından bahsedilmiş ve önerilerde bulunularak literatüre katkı sağlanmaya çalışılmıştır.Anahtar Kelimeler: Basel II, Mali Tahlil ve İstihbarat, BIS, Kredi, Risk, Sermaye, KOBİ, Katılım Bankası

BankalarBasel IIBasel kriterleri+4
Mustafa Can Samırkaş
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim ikinci kademe öğrencilerinin duygusal zeka düzeylerinin ana-baba tutumları açısından incelenmesi

Bu araştırmada, ilköğretim ikinci kademe öğrencilerinin duygusal zeka düzeylerinin ana-baba tutumları, cinsiyet ve sınıf düzeylerine göre farklı olup olmadığı incelenmiştir. Araştırmaya 289 kız, 314 erkek olmak üzere toplam 603 öğrenci katılmıştır. Çalışmaya katılan öğrencilerin duygusal zeka düzeylerini saptamak amacıyla Köksal tarafından Türkçeye uyarlanan, Bar-On Duygusal Zeka Ölçeği Çocuk ve Ergen Formu kullanılmıştır. Ana-baba tutumlarını ölçmek amacıyla Lamborn, Mounts, Steinberg, ve Dornbush tarafından geliştirilen ve Türkçeye Yılmaz (2000) tarafından uyarlanan Anne Baba Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizi SPSS WINDOWS 11.5 istatistik paket programını ile yapılmıştır. Öğrencilerin duygusal zeka düzeylerinde ana-baba tutumu ile sınıf düzeyine göre ve ana-baba tutumu ile cinsiyete göre farklılaşma olup olmadığını belirlemek amacıyla iki faktörlü varyans analizi uygulanmıştır. Farklılığın hangi gruplar arasında olduğunu bulmak amacıyla LSD testi yapılmıştır.Araştırma sonucunda genel olarak demokratik ana-baba tutumuna sahip öğrencilerin Duygusal Zeka Ölçeği Bireylerarası, Stres Yönetimi ve Uyum alt ölçek puanlarının daha yüksek olduğu görülmüştür. Bireyiçi, Bireylerarası ve Uyum alt ölçeklerinde ise en düşük puan ortalamasının ihmalkar ana-baba tutumuna sahip öğrencilerde olduğu saptanmıştır. Sınıf düzeyi açısından 8. sınıf öğrencilerinin Bireyiçi duygusal zekalarının, 6. sınıf öğrencilerinin Uyum ve Genel Ruh Hali duygusal zeka puanlarının yüksek olduğu saptanmıştır. Cinsiyete göre kız öğrencilerin Bireyiçi ve Bireylerarası duygusal zeka puanlarının, erkek öğrencilerin ise Stres Yönetimi duygusal zeka puanlarının daha yüksek olduğu saptanmıştır. Ana-baba tutumu ve sınıfdüzeyi etkileşimi ile ana-baba tutumu ve cinsiyet etkileşimi açısından, duygusal zeka ölçeği puanlarında anlamlı bir farklılığın olmadığı görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Duygusal Zeka, Ana Baba Tutumları

Ana-baba tutumuDuygusal zekaEğitim psikolojisi+4
Demet Topuksal
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Fen ve teknoloji öğretmenlerinin eleştirel düşünme eğilimleri ile duygusal zeka düzeyleri arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı, fen ve teknoloji öğretmenlerinin eleştirel düşünme eğilimleri ile duygusal zeka düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemektir.Tarama modelinin kullanıldığı bu araştırma 2010-2011 eğitim öğretim yılında Gaziantep ilinde görev yapan 130 öğretmenden elde edilen veriler doğrultusunda gerçekleşmiştir. Araştırma verileri, fen ve teknoloji öğretmenlerinin bazı kişisel özelliklerinin belirlenmesi için ?Kişisel Bilgi Formu?, eleştirel düşünme eğilimlerini ölçmek için ?California Eleştirel Düşünme Eğilimleri Ölçeği? ve duygusal zeka düzeylerini ölçmek için ?Duygusal Zeka Ölçeği? aracılığıyla toplanmıştır. Verilerin analiz edilmesiyle ortaya çıkan sonuçlar ise şöyledir. Fen ve Teknoloji öğretmenlerinin eleştirel düşünme eğilimleri bazı alt ölçekleri ile duygusal zeka alt boyutları arasında p<0.01 anlamlılık düzeyinde anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Ancak belirlenen bu ilişkinin pozitif yönlü, düşük ve orta derecede olduğu gözlenmiştir

Duygusal zekaDüşünmeEleştirel düşünce+5
Nimet Torun
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Vergilendirilebilir gelirin tespitinde vergi istihbaratının önemi ve işlevi

Bu çalışmada daha az vergi ödemek ya da hiç vergi ödememek amacıyla vergiye tabi gelirin gizlenmesi, bunun yöntemleri, geliri gizlemenin hukukî sonuçları ile gizlenen gelirin tespiti amacıyla Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından yapılan vergi istihbarat faaliyetleri ve bunların sonuçları incelenmiştir.Türk vergi sisteminde kaynak ve net artış teorilerinin sentezi benimsenerek bütün gelirler kavranmaya ve vergilendirilmeye çalışılmaktadır. Beyan esasının geçerli olduğu ülkemizde mükellefler de doğal olarak vergiye karşı direnç algısıyla elde edilen gelirlerini gizlemeye çalışmaktadır. Devlet ile mükellef arasındaki bu çıkar çatışması ortamında, Gelir İdaresi hukuksal yaptırım gücü ile birlikte gelişen teknolojinin de imkânlarını kullanarak gizlenen geliri ortaya çıkarmak ve bunun üzerinden vergi almak çabası içerisindedir.Gerçek ve tüzel kişiler hakkında açık ya da gizli bilgilerin yürürlükteki mevzuat çerçevesinde toplanarak anlamlı bir bütünlük içerecek düzeyde ve vergi incelemesine done teşkil edecek şekilde analiz edilmesi süreci olarak tanımladığımız vergi istihbarat faaliyetleri sonucunda, vergi incelemelerinin verimliliğinin arttığı, kayıt dışı ekonomik faaliyetlerde azalma sağlandığı ve mükelleflerin vergiye karşı dirençlerinin azalarak vergiye gönüllü uyum düzeyinin arttığı gözlemlenmiştir.

BeyannameGelirlerVergi denetimi+5
Mehmet Çiftçi
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

ulusal güvenliğin sağlanması açısından iç güvenlik istihbaratının önemi

Devletlerin var olma süreçlerinde iç ve dış tehditlere karşı, ulusal güvenliklerinin teminat altına alınmasında, istihbarat faaliyetlerinin önemli ve ayrıcalıklı bir yeri olduğu şüphesizdir. İstihbarat, çok disiplinli ve geniş çalışma alanlarını bir arada barındıran bir kavram olup ulusal güvenlik stratejilerinin de temel yapı taşlarındandır. Ulusal güvenliğin sağlanmasında, devletin iç ve dış her türlü tehlikelerden korunmuş olarak varlığının devamı, bu tehdit ve tehlikelerin önceden bilinmesi ve tedbirler alınmasıyla mümkündür. Dünyada güçlü devletlerin siyasi stratejilerini evrensel ortamda kabul ettirmek için etkili istihbarat yöntemleri uyguladıkları görülmektedir. Ancak ülkemizde istihbarat faaliyetlerine verilen önem, hak ettiği konumda değildir. Bu kapsamda ülkemizde istihbaratın akademik yönden araştırılması, istihbarat yöntemleri konusunda iyi yetişmiş istihbarat elemanları ve sağlam organize edilmiş istihbarat örgütlerinin varlığı, bağımsızlık ve güvenliğimizin teminatı olması yönüyle gereklidir. Ulusal güvenliğine ilişkin olarak güvenlik ile ilgili ve İstihbarata ait temel kavramların araştırılması, güvenlik ve istihbaratın kesişen noktasında ulusal güvenliğin sağlanması açısından iç güvenlik istihbaratının incelenmesi ve öneminin vurgulanmasına çalışılacaktır. Ulusal Güvenlik ve İstihbaratın tez konusu olarak seçilmesi, araştırmanın kamu yararına olması ve konu ile ilgilenen akademik personel ve araştırmacılara fayda sağlayabilmesi hasebiyledir.

Milli güvenlik politikasıMilli güvenlik stratejisiTerör+3
Selçuk Bağcı
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

21. yüzyıl dış politikasının vazgeçilmez aktörü gizli servisler: Ortadoğu ölçeğinde ABD, Türkiye ve İsrail gizli servisleri örneği

Gizli Servisler, 1. Dünya Savaşı'nda İngiltere, Almanya ve Fransa gibi gelişmiş ülkelerin Ortadoğu coğrafyasını yeniden düzenleme sürecinde, en az ülkelerin silahlı kuvvetleri kadar etkin bir rol oynamışlardır. Gizli servisler, savaş dönemlerinin yanı sıra barış zamanlarında da hasım ülkenin silahlı kuvvetleri hakkında teknik bilgi elde etmenin yanı sıra psikolojik harekat kapsamında, mücadele içerisinde bulunulan ülkenin etnik, sosyal ve ekonomik yapısında var olan kırılganlıkları tespit ederek, ayrışmalar yaratmak üzere hamleler yapmaktadır. Bu sayede, gizli servisler bağlı bulunduğu ülkedeki karar alıcılar uluslararası arenada elinin güçlenmesini sağlayacak verilere ulaşması için gayret sarf etmektedirler. Günümüzde gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin hükümetleri izledikleri dış politikalarında, gizli servislerin geçmişten gelen deneyimleri, birikimleri ve elde ettikleri bilgilere büyük önem atfetmektedirler. Yapılan bu çalışma, dünyada birçok gelişmiş ve gelişmekte olan ülke olmakla birlikte, spesifik olarak Ortadoğu'da etkin, proaktif bir siyaset izleyen, hâlihazırda dünyada süper güç olma özelliğini koruyan ABD, bölgesel güç olma iddiasında olan ve bu yönde dış siyaset izleyen İsrail ve Türkiye ile sınırlandırılmıştır. Özellikle Soğuk Savaş sonrasında, iki kutuplu bir dünyadan çok kutuplu bir dünyaya geçiş döneminde, Ortadoğu merkezli olarak yeniden düzenleme hareketi gerçekleşmektedir. Realist yaklaşımın küreselleşmeye evrildiği dünya düzeninde, süper güç ABD, Ortadoğu'yu kendisine "vadedilmiş toprak" olarak gören İsrail, Ortadoğu'da Osmanlı'nın bakiyesine sırtını dönemeyeceğini anlayan Türkiye'nin, gizli servis yapılanmaları, gizli servisler aracılığıyla bölgede attıkları adımlar, bölgedeki sorunlara bakış açıları ve müdahale yöntemlerindeki farklılıklar detaylı şekilde incelenecektir. Anahtar kelimeler: Gizli servisler, Ortadoğu, ABD, dış politika

21. yüzyılAmerika Birleşik DevletleriGizli servisler+6
Mehmet Mert Öcal
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Spor bilimleri alanında özel yetenek sınavına giren adayların çoklu zeka alanlarının incelenmesi

Sporda başarılı olmak ve fark yaratmak için zekanın önemli olduğu son yıllardaki araştırmalarda karşımıza çıkmaktadır. Zeka bir sporcunun ileri seviyelere gelmesinde önemli bir etkendir. Buradan hareketle araştırmanızda Spor Bilimleri Fakültesi özel yetenek sınavına giren adayların zeka türlerinin ve durumlarının incelenmesi amaçlanmıştır. Bu araştırmanın evrenini Türkiye'deki Spor Bilimleri Fakülteleri ve Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu özel yetenek sınavına giren adaylar, örneklemi ise Gaziantep Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu özel yetenek sınavına giren adaylar oluşturmuştur. Araştırmada Gardner (1993)'ın Çoklu Zekâ Kuramında bahsettiği sekiz tür zeka incelenmiştir. Puanları 32-40 arası olanlar çok gelişmiş, 24-31 arası olanlar gelişmiş, 16-23 arası olanlar orta düzeyde gelişmiş, 8-15 arası olanlar biraz gelişmiş, 0-7 arası olanlar da gelişmiş değil, şeklinde değerlendirmeye alınmıştır.Verilerin normallik durumlarına bakılmış ve verilerin normal dağılım gösterdiği tespit edilmiştir. Verilerin analizinde yüzde, frekans, Independent Sample T testi ve One Way Anova testleri kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarında cinsiyet, yaş, ekonomik durum, spor branşı ve beden eğitimi ve spor bölümüne yerleşme değişkenlerinde istatistiksel olarak anlamlı sonuçlar bulunmuştur. Sonuçta, erkeklerin doğa zekası kadınlardan daha yüksek; beden eğitimi ve spor yüksekokuluna yerleşenlerin doğa zekası kazanmayanlardan daha yüksektir. Yaş arttıkça sözel zeka artmakta, 23-25 yaş arasındaki adayların görsel zekası, doğa zekası, sosyal zekası ve bedensel zekalarının daha gelişmiş olduğu bulunmuştur. Ekonomik durumu kötü olanların müzik zekası daha gelişmiştir. Spor branşı olarak hentbol ve basketbol branşındaki adayların içsel zekasının daha gelişmiş olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Spor, Spor bilimleri, Çoklu Zeka, Özel yetenek.

SporYetenek sınavlarıZeka+2
Duygu Polat
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Bireysel spor ve takım sporu yapan sporcuların çoklu zekâ ve kinestetik zekâ türünün incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, bireysel spor ve takım sporu ile ilgilenen sporcularda, uğraştıkları spor dallarının çoklu zekâ kuramlarından olan kinestetik zekâları üzerindeki etkisini ve aralarındaki farkını araştırmaktır. Araştırmada yer alan sporcular kız bireysel, kız takım, erkek bireysel ve erkek takım sporcusu olmak üzere 4 gruptur. Yaş aralıkları 10 ile 20 yaş arasındadır. Yozgat Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından kayıt ve lisans altına alınmış sporculardır. Araştırma grubunu oluşturan sporcular; Basketbol, Futbol, Hentbol, Voleybol, Atletizm, Badminton, Okçuluk, Cimnastik, Judo, Güreş, Taekwondo, Yüzme branşlarıyla uğraşmaktadır. 300 bireysel, 283 takım sporcusu olmak üzere 583 kişidir. Katılımcılardan, cinsiyet, yaş, doğum yeri, kiminle ikamet ettiği, branş, sportif başarı derecesi, milli sporculuk durumu, anne-baba eğitim düzeyi, ailenin sportif geçmişi bilgilerini elde etmek amacıyla sosyo-demografik bilgi formunu ve 80 sorudan oluşan "Çoklu Zekâ Alanlarını Değerlendirme Ölçeği" ni doldurmaları istenmiştir ve 8 zekâ alanına göre sonuçlar belirlenmiştir. Bulunan sonuçlarda bireysel spor yapan ve takım sporu yapan sporcuların çoklu zekâ alanları arasında anlamlı farklılık olup olmadığına bakılmıştır. Ayrıca bireysel spor yapan sporcuların ve takım sporu yapan sporcuların kendi içlerinde cinsiyetlerine göre ve milli sporculuk durumlarına göre aralarında anlamlı fark olup olmadığına bakılmıştır. Elde edilen veriler, SPSS 24.0 paket programına işlenerek analiz işlemleri bu program aracılığı ile işlenmiştir. Normallik durumunun belirlenmesi için normal dağılım eğrilerine, Kolmogorov-Smirnov testi sonuçlarına bakılmıştır. Çalışmadan ortaya çıkan sonuca göre; sporcuların çoklu zekâ alanları arasında ilgilendikleri spor dallarına (takım sporu, bireysel spor) ve cinsiyetlerine göre istatistiksel açıdan anlamlı farklılıklar vardır. Buradan yola çıkarak; bu çalışmada elde edilen sonuçlar ile ileriki zamanlarda yapılacak daha kapsamlı çalışmalardan elde edilecek sonuçların benzer çıkması durumunda "çoklu zekâ alanları" olgusu çocukları spor branşlarına yönlendirmede ya da sporda yetenek seçimi yaparken kullanılabilecek kriterlerden birisi haline gelebilir. Anahtar Kelimeler: Spor, Çoklu Zekâ Alanları, Bireysel Spor, Takım Sporu.

Bireysel sporlarSporSporcular+3
Aytaç Dağdevir
Yozgat Bozok University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Spor yapan ve yapmayan ortaokul öğrencilerin hırs düzeyleri ile bilişsel zekâ düzeylerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı belirlenen bazı soruları cevaplamaktır. Bilişsel zekânın, spor aktivitesi yapan ortaokul öğrencilerinin hırs düzeyinde pozitif veya negatif bir ilişkisi varmıdır? Şirgat şehrindeki ortaokul öğrencileri arasında bilişsel zekâ farklılıkları var mıdır? Şirgat şehrindeki ortaokul öğrencileri arasında hırs düzeyinde farklılıklar var mıdır? Araştırmanın amacı spor aktivitesi yapan ortaokul öğrencilerinin hırs düzeylerinin araştırılması ve seviye belirlenmesi olarak tasarlanmıştır. Ayrıca alt problemler incelendiğinde şu cevapları bulmak amaçlanmıştır. Spor aktivitesi uygulayan ortaokul öğrencileri arasında hırs düzeyi ile bilişsel zekâ arasındaki ilişkiyi belirlemek amaçlanmıştır. Spor aktivitesi uygulayan ortaokul öğrencileri arasında bilişsel zekâ derecesini belirlemek, spor aktivitesi yapan ortaokul öğrencileri arasında hırs ve bilişsel zekâ düzeylerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Şirgat şehrinde spor aktivitesi yapan ortaokul öğrencilerinin hırs düzeyleri ile bilişsel zekâları arasında anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Ghatfan ortaokulu, Al-Şirgat ortaokulu, Ahmed Bin Hanbal okulu, Al-Buweeb okulu olmak üzere her birinde ortaokul öğrencilerinin bilişsel zekâlarında farklılıklar vardır. Okulların her birinde öğrencileri arasında hırs düzeyinde farklılıklar olduğu görülmüştür. Ghatfan okulu, Al Şirgat okulu, Ahmed Bin Hanbal okulu, Al Bweeb okulundaki öğrencilere araştırmacı tarafından, betimleyici yaklaşımda araştırmanın niteliğini doldurmak için anket yöntemi ve korelasyon ilişkileri ile birlikte kullanmıştır. Çünkü metodolojik formül, betimleyici yaklaşımın anket yönteminde ve korelasyon ilişkilerinde kullanılmasını gerektirmektedir. Çünkü araştırmanın yöntem ve metodolojisine ve araştırmada objektif, net sonuçlar vermek için özel başlığına ve araştırma topluluğuna ve örneklemine yönelik araştırma metodolojisine uymaktadır. Tanımlayıcı yaklaşımın seçileceği alan, spor aktivitesi yapan ortaokul öğrencileri arasında hırs düzeyini ve bilişsel zekâ ile ilişkisini belirlemek için araştırmacı tarafından seçilmiştir. Örneklere uygulanacak anket yöntemi kullanılarak seçilmiş ve araştırma topluluğuna uygulanmıştır. Bu çalışma 2022-2023 akademik yılında gerçekleştirilmiştir. Temmuz 2023, 52 Sayfa. Anahtar Kelimeler: Spor, Hırs, Zekâ, Bilişsel Zekâ.

Bilişsel zekaHırsOrtaokul öğrencileri+4
Omar Ibrahım Ahmed
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Naglieri sözel olmayan zeka testinin (Nnat-ı), 5-9 yaş örneklemi norm ve standardizasyon çalışması

Bu araştırmada, Jack Naglieri tarafından geliştirilen Naglieri Sözel Olmayan Zeka Testinin (NNAT-I); 5-9 yaş grubu çocuklar için sınanması ve bu aracın psikometrik özelliklerinin saptanması amaçlanmıştır. Araştırma genel tarama modelinde düzenlenmiştir. İlçelerin sosyoekonomik gelişmişlik sıralaması baz alınarak her sosyoekonomik gelişmişlik bölgesinden 1 ilçe seçkisiz atama ile seçilmiştir. Çalışma 4 farklı sosyoekonomik gelişmişlik bölgesinden toplam 753 çocuk ile yapılmıştır. Verilerin toplanmasında; Naglieri Sözel Olmayan Zeka Testi (NNAT-I), Sözel Olmayan Zeka Testi -3 (TONI-3), Renkli Progresif Matrisler Testi (RPM) ve Denver II Gelişimsel Tarama Testi kullanılmıştır. NNAT-I güvenirlik analizlerinde Cronbach alfa güvenirliği, test-tekrar test güvenirliği ve paralel form güvenirliği hesaplanmıştır. Geçerlik analizleri için NNAT-I ile TONI-3 ve RPM testleri arasında ilişki düzeyi Pearson Momentler Çarpımı formülüyle saptanmıştır. NNAT-I ile Denver II gelişimsel tarama testi arasında fark olup olmadığı anova testi ile hesaplanmıştır. NNAT-I, 0,88 ortalama güvenilirlik katsayısı ile yüksek güvenilirliğe sahip olduğu bulunmuştur. NNAT-I'ın A formu ile B formu arasında (r=0,93) ve test tekrar test analizlerinde (0,87, 0,88) yüksek korelasyon bulunmuştur. NNAT-I puanları ile sınıf düzeyi ve yaş grubu arasında anlamlı bir fark bulunduğu belirlenirken, cinsiyet göre anlamlı bir fark bulunmamıştır. NNAT-I ve RPM arasında yüksek düzeyde, pozitif ve anlamlı bir ilişki (r=0,84, p<0,01), NNAT-I ve TONI-3 arasında orta düzeyde, pozitif ve anlamlı bir ilişki (r=0,52, p<0,01) olduğu saptanmıştır. NNAT puanlarında gözlenen varyansın yaklaşık %13'ünün gelişimsel değerlendirme sonuçları ile bağlılık gösterdiği saptanmıştır. Bulgular, NNAT-I'ın psikometrik olarak genel zihinsel yeteneği ölçmede ve muhakeme becerilerini değerlendirmede geçerli ve güvenilir bir zeka testi olduğunu göstermektedir. Anahtar kelimeler: NNAT-I, Norm, Standardizasyon.

Naglieri, JackStandartlaşmaZeka+4
Sevinç Zeynep Kavruk
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Algılanan duygusal zekanın örgütsel sinizm üzerine etkisi: Bankacılık sektöründe çalışanlara yönelik bir araştırma Manisa ilçeleri örneği

Bankacılık sektörüDuygusal zekaManisa+3
Semra Elvanesentürk
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kültürel zekanın kültürlerarası duyarlılık üzerindeki etkisi

Günümüz koşulları içerisinde farklı kültürlere sahip bireyler ile sürekli etkileşim halinde bulunmaktayız. Farklı kültüre sahip birey ile hoşgörülü ve anlayışlı olacak şekilde kurulan iletişim bireylerin uyum içerisinde yaşamasını sağlamaktadır. Hoşgörülü iletişimin temeli kültürel zekâ olgusuna dayanmaktadır ve bu olgu sonradan geliştirilebilen bireysel yetenektir. Kültürel zekâ düzeyinin yüksek olması, kültürlerarası duyarlılığı da olumlu etkileyerek, bireyin farklı kültürlere karşı duyarlı ve uyumlu olmasını sağlamaktadır. Bu araştırmanın amacı; kültürel zekânın kültürlerarası duyarlılık üzerinde etkisi olup olmadığının belirlenmesidir. Rastgele örnekleme yöntemi ile anket uygulanarak Hatay, Gaziantep ve Kielce /Polonya' da bulunan 544 kişiye uygulanmıştır. Elde edilen veriler istatistiksel analiz yöntemi ile değerlendirilmiştir. Yapılan regresyon analizi sonuçlarına göre; kültürel zekâ boyutlarının kültürlerarası duyarlılığın alt boyutları iletişimde sorumluluk, kendine güvenme, hoşlanma, dikkatli olma boyutları üzerinde etkili olduğu bulunmuştur. Demografik özellikler değerlendirildiğinde; cinsiyet ve eğitim durumunun kültürel zekâ ve duyarlılık boyutları üzerinde etkili olmadığı görülmüştür. Elde edilen bulgulara göre, önerilerde bulunulmuştur.

DuyarlılıkHoşgörüKültürel zeka+2
Kübra Özdemir
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Terörizm ve istihbarat etkileşimsel dönüşüm

Soğuk Savaş'ın sona ermesiyle 1990'lı yıllardan itibaren terörizm basit bir kavram ve olgu olmaktan çıkarak küresel ve siyasi bir aktöre dönüşmüştür. Küreselleşme olgusu terörizmi küresel bir güce dönüştürmüş, bunun karşısında ise istihbarat küresel bir misyona, vizyona ve stratejiye sahip olmak durumunda kalmıştır. Bu durumun sonucu olarak 'terörizm ve istihbarat' kavramları küresel terörizm olgusunun güç kazanmasıyla beraber birbirinden ayrılmaz bir yapıda faaliyet göstermeye başlamıştır. Bu faaliyetlerin sonucunda istihbarat ile terörizm arasında döngüsel bir diyagram ortaya çıkmıştır. Terörizm ruhu, mantalitesi, dinamikleri itibariyle bütün klasik istihbarat algılarını ve yaklaşımlarını adeta yerle bir etmiş, istihbarat devrimi kaçınılmaz bir süreç olarak ortaya çıkmıştır. İstihbaratın bu dönüşüm sürecinin her aşamasında bilim ve teknolojinin etkileri görülmüş; araştırma, geliştirme ve inovasyon faaliyetleri ağırlık kazanmıştır. Bu çalışma ile terörizmin etkisiyle istihbaratın yaşadığı dönüşüm sürecinin tüm dinamiklerinin ve bileşenlerinin analiz edilerek sürecin anlamlandırılması amaçlanmıştır. Böyle bir çalışmanın ülkemiz istihbarat disiplinine akademik derinlik katacağı, istihbarat disiplinin gelişimine katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Anahtar kelimeler: terörizm, istihbarat, küreselleşme, teknoloji, analiz.

EtkileşimEtkileşimsel analizEtkileşimsel yöntem+4
Azem Bulut
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Hibrit savaşta infodemik sosyal medyanın meydan okuması: Libya iç savaşı örneği

İstihbarat geçmişten günümüze devletlerin en önemli araçlarından ve kurumlarından biri olmuştur. İstihbarat disiplini birden fazla tekniğin kullanılarak elde edilen bilginin, ilgili makamlarca o konuyla alakalı politika ve eylem planı oluşturulmasının ilk adımıdır. Büyük savaşların, insan gücünün, kitlesel silahların yapabileceği etki, elde edilecek olan bir istihbarat ile diğer yöntemlere nazaran çok daha maliyetsiz, yıkımsız ve kayıpsız çok daha küçük bir bilgi ile yapılabilir. İstihbarat teşkilatları günümüzde dijital mecraların ve teknolojik imkânların gelişmesi, sosyal medya kullanımının yayılmasıyla birlikte yeni bir faaliyet alanı bulmuştur. Bu faaliyet alanı da başta sosyal medya olmak üzere farklı aparatların kullanımına yol açmıştır. Bir ülke hakkında, seçilen bir konu üzerine istihbarat çalışması yapılırken, sosyal medya kullanıcıları üzerinden okumalar yapmak, o konuyla alakalı toplumun vereceği genel tepkileri saptamak mümkündür. Akabinde o konuya dair nasıl yönlendirme yapılacağı ve hatta toplumun hassas noktaları üzerine gidilerek nasıl provoke edileceği konusunda ciddi bilgiler edinilebilir. Ülkemizde ve dünyada yaşanan birçok olayda, sosyal medyanın olayları yönlendirme veya provoke etme gücüne eriştiğini görülmektedir. Bu bağlamdan yola çıkılarak sosyal medyanın toplumların yönlendirilmesi ve eğilimlere erişim bağlamında başat bir istihbarat yöntemi olduğu, elde edilen veriler ve cereyan eden hadiseler ışığında ortaya konulmaya çalışılmıştır. Bu çalışma kapsamında bu konu Libya İç Savaşı özelinde derinlemesine anlatılacaktır. Anahtar Kelimeler: İstihbarat, Sosyal Medya, Dijital İstihbarat, Libya, Trablus, Bingazi, 17 Şubat, Kaddafi, Halife Hafter.

Elektronik istihbaratHibrit savaşLibya+4
Muhammed Muzaffer Çitçi
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Terörist yapıların marjinalleştirmesinde siber istihbarat: DAEŞ örneği

Bu çalışma, terörle mücadeleye yönelik ilgililere bakış açısı kazandırması amacıyla, siber istihbaratın teröristle mücadelede oynayacağı rolün ortaya koyabileceği sonuçlarını gerek kavramsal gerekse yapısal olarak araştırmaktadır. İstihbarat ve terörizmin siber uzay boyutlarına odaklanmak suretiyle tarihsel bir bağlamda ele almakta ve tahlil etmektedir. Bu doğrultuda ilk olarak istihbarat ve terörizmin tarihsel serüveni incelenerek siber uzaya bağlı değişim ve dönüşümü ele alınmaktadır. Devamında ise siber istihbaratın teröristle mücadele ve yürütülen istihbarat faaliyetleri kapsamında yeterli düzeyde kavramsallaştırılabilmesinin etkileri değerlendirilmektedir. İkinci olarak siber istihbaratın mevcut durumunun uygulamalarla resmedilerek teröristle mücadelede belirlenmiş (doğruluk, isabet ve devamlılık) parametrelerle ölçülmesi sonrasında, kavramlarla ulaşılmak istenen nihai duruma katkısı (kuvvet çarpanı, maliyet etkin teröristle mücadele ve sert mücadeleye katkı) ölçülmeye çalışılmaktadır. Üçüncü ve son olarak da mevcut durumun incelenmesi esnasında tespit edilen parametreler, DAEŞ'in bir vaka olarak ele alınmasıyla ulaşılmak istenen nihai duruma katkısı sorusuna cevap aranmaktadır.

IŞİDSiber istihbaratTerör örgütleri+5
Serkan Gökçe
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2022
00

Related subjects