Electronic learning

145 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin Wattpad uygulaması kullanımı ile okuma ve yazma öz yeterlikleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmada ortaokul öğrencilerinin dijital okuma ve yazma sitesi Wattpad'i kullanma alışkanlıkları ile Wattpad'in ortaokul öğrencilerinin okuma ve yazma öz yeterliklerine etkisi incelenmeye çalışılmıştır. Araştırmada belirlenen amaca ulaşmak için nitel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama yöntemi kullanılmıştır. İlişkisel tarama modeli iki veya daha fazla değişken arasında birlikte değişim varlığını, derecesini tespit etmeyi hedeflemektedir. Araştırma, MEB'e bağlı Bitlis il merkezinde bulunan ve Wattpad'in yaygın olarak kullanıldığı tespit edilen "100. Yıl Atatürk Ortaokulu, "Selahaddin Eyyübi Ortaokulu" ve "Şehit Mahir Ayabak Ortaokulu"nda 2016-2017 eğitim-öğretim yılının ikinci döneminde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada öncelikle Wattpad kullandığı tespit edilen 60 ortaokul öğrencisine "Kişisel Bilgi Formu" uygulanmış. "Kişisel Bilgi Formu"ndan elde edilen veriler incelenerek Türkçe ders notu ortalaması, cinsiyet ve sınıf seviyesi denk tutulmaya çalışılarak Wattpad kullanmayan 60 ortaokul öğrencisi belirlenmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Kişisel Bilgi Formu", "Okur Öz Yeterlik Ölçeği" ve "Yazma Öz Yeterlik Ölçek" inden yararlanılmıştır. Araştırmada verilerin analizinde SPSS 24 for Mac kullanılmıştır. Çalışma verileri değerlendirilirken tanımlayıcı istatistiksel metodları (Ortalama, Standart sapma, frekans) kullanılmıştır. Cinsiyet ve Wattpad kullanım durumunun bağımsız değişken olduğu karşılaştırmalarda iki yönlü ANOVA ve iki yönlü MANOVA, farkın hangi gruplardan kaynaklandığının tespitinde Post-Hoc test olarak Bonferroni testi, niteliksel verilerin karşılaştırılmasında Ki-Kare testi, nitel ve nicel ilişkilerin değerlendirilmesinde normal dağılım gösteren verilerde Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Katsayısı ve normal dağılmayan verilerin karşılaştırılmasında ise Sperarman's rho kullanılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre Wattpad'den kitap okuyan ve yazan ortaokul öğrencilerinin bu siteyi kullanım alışkanlıklarına yönelik olarak Wattpad'i kullanan kız öğrencilerin sayısının erkek öğrencilerden fazla olduğu, Wattpad'i okuma ve yazma amacıyla kullanan ortaokul öğrencilerinin büyük bir bölümünün bu siteyi arkadaşı vasıtasıyla tanıdığı, bu sitede günlük bir saat geçirdiği, bu siteye erişimi en çok cep telefonuyla sağladığı, mekân olarak genellikle evde bu siteyi kullandığı, Wattpad katılımcıların tamamının bu siteyi kitap okuma amacıyla kullandığı, bir bölümünün de hem okuma hem de yazma amacıyla kullandığı, öğrencilerin en çok macera türündeki kitapları okumayı tercih ettikleri, genç kurgu türünde kitap okuyan kız katılımcıların oranının erkek katılımcılardan yüksek olduğu tespit edilmiştir. Öğrencilerin Wattpad'de geçirdikleri vakit ile okur öz yeterlikleri ve yazma öz yeterlikleri arasında bir ilişki bulunmadığı, Wattpad sitesini kullanan ortaokul öğrencileri ile kullanmayan ortaokul öğrencilerinin okur ve yazma öz yeterliklerinin karşılaştırılması sonucunda iki grup arasında ve cinsiyetler arasında bir ilişki bulunmadığı, her iki grubun da okuma ve yazma öz yeterlik sonuçlarının iyi düzeyde ve birbirine yakın çıktığı, Wattpad'den kitap okuyan ortaokul öğrencilerinin anne-baba eğitim düzeyi dijital ortamdan kitap okumayan ortaokul öğrencilerinin anne-baba eğitim düzeyinden anlamlı derece yüksek çıktığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Wattpad, dijital okuma, dijital yazma, öz yeterlik

Bilgisayar destekli dil eğitimiBilgisayar destekli eğitimElektronik öğrenme+7
Cihan Cayhan
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Kronik bel ağrılı hastalarda, gövde stabilizasyonu egzersizleri için geliştirilen multimedya yönergeleri ile yüz yüze yönergelerin ağrı şiddeti, disabilite ve yürüyüş üzerine etkinliğinin incelenmesi

Bu çalışmada kronik bel ağrılı hastalarda gövde stabilizasyonu egzersizlerinin yüz yüze ve multimedya yönergeleri ile öğretiminin tedavi sonuçları üzerine etkisinin karşılaştırılması amaçlandı. Bu kapsamda ilk olarak güncel motor kontrol ilkelerine dayanan bir egzersiz eğitimi ve multimedya yönergeleri hazırlandı. Oluşturulan multimedya yönergeleri, kliniklerde standart olarak kullanılan yüz yüze yönergeler ile randomize kontrollü bir çalışma ile karşılaştırıldı. Çalışmada her iki grup aynı tedavilere, aynı süre ve sıklıkta alındı. Sadece egzersiz öğretim yönergeleri farklılaştırıldı. 8 hafta tedavi uygulandı. Tedavinin ilk seansında; ağrı fizyolojisi eğitimi ve ergonomi eğitimi verildi. Her tedavi seansında hastalara, miyofasyal gevşetme teknikleri ve eklem mobilizasyonları uygulandı. Egzersizler objektif ilerleme ölçütlerine göre zorlaştırıldı. Ölçümler tedavi öncesinde, tedavi sonrasında ve tedavi bitiminden 1 ay sonra takip ölçümü olmak üzere 3 kez yapıldı. Ağrı şiddeti Görsel Analog Ölçeği, disabilite düzeyi Oswestry Disabilite Ölçeği, egzersiz uyumu Egzersiz Uyumu Derecelendirme Ölçeği ve spatiotemporal yürüyüş parametreleri ise Optogait Cihazı ile ölçüldü. Her iki grupta da ağrı şiddeti, disabilite değerlerinde zamana bağlı benzer gelişmeler görüldü (p>0.05). Her iki grubun egzersize uyumları zamana bağlı değişimlerde benzer bulundu (p>0.05). Tedavi sonrasında her iki grubun adım uzunluklarında iyileşme gözlendi (p>0.05). Çalışma sonucunda, multimedya yönergeleri, kronik bel ağrılı hastalarda ağrı şiddetini azaltmada, disabilite düzeyini iyileştirmede ve yürüşün spatiotemporal parametrelerinde yüz yüze yönergeler kadar etkili bulundu. Egzersiz uyumu her iki grupta da düşüktü. Egzersiz uyumunun geliştirilmesi için yeni yaklaşımlara gereksinim olduğu düşünülmektedir.

AğrıAğrı şiddetiBeden stabilizasyonu+7
Utku Berberoğlu
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Fen bilimleri dersi eğitiminin oyunlaştırılmış e-öğrenme ortamlarıyla desteklenmesinin motivasyon ve başarıya etkisi

Teknolojinin her geçen gün geliştiği ve bilginin katlanarak arttığı günümüz dünyasında fen bilimleri öğretiminde başarılı olabilmek için gelişmeleri yakından takip etmek gerekmektedir. Sorgulayan, araştıran, kendi kendine öğrenebilen bireylerin yetiştirilebilmesi için fen bilimleri öğretiminde öğreneni süreç içinde aktif kılmak daha da önemli hale gelmekte, 'dijital yerliler' olarak adlandırılan günümüz yeni nesil öğrenenlerine yeni öğretim ortamlarının tasarlanması kaçınılmaz görünmektedir. Bu bağlamda çağımızda yaşanan dijital dönüşümlerin bir getirisi olarak hayatımıza giren e-öğrenme, elektronik medya kanallarıyla öğretimin gerçekleştirilmesidir. Bununla birlikte 2010 yılından beri popülerleşmeye başlayan oyunlaştırma kavramı, her ne kadar dijital sistemler ve kullanıcılar arasındaki bağlantıyı güçlendirmeyi ve onları motive etmeyi amaçlayan bir teknik olsa da eğitim alanında da yerini almaya başlamıştır. Bu çalışmada fen bilimleri eğitiminde öğrencilerin oyunlaştırılmış bir e-öğrenme ortamıyla desteklenmesinin öğrenenlerin akademik başarılarına ve motivasyonlarına etkisi araştırılmaktadır. İlköğretim düzeyindeki öğrencilerle gerçekleştirilen bu araştırmanın bulgularının fen bilimleri eğitiminde oyunlaştırmanın öğretim programına entegrasyonunda yol göstereceği düşünülmektedir. Araştırma nicel ve nitel yöntemlerin bir arada kullanıldığı karma yöntemle yürütülmüştür. Nicel veriler ön test – son test yarı deneysel desen kullanılarak akademik başarı testi ve motivasyon ölçeği ile, nitel veriler ise görüşme yöntemiyle toplanmıştır. Araştırma sonucunda öğrencilerin oyunlaştırılmış e-öğrenme ortamıyla desteklenmesinin öğretim programının önerdiği yöntemlere göre akademik başarılarını ve motivasyonlarını artırdığı sonucuna ulaşılmıştır.

Akademik başarıElektronik öğrenmeFen bilgisi dersi+7
Ferdi Bayrak
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ekrandan okumanın 8. sınıf öğrencilerinde anlamaya etkisi

Bu araştırmanın amacı, ekrandan okumanın 8. sınıf öğrencilerinde anlamaya etkisinin belirlenmesidir. Araştırma betimsel tarama modeline uygun olarak yürütülmüştür. Araştırmada iki faklı çalışma grubu kullanılmıştır. Birinci çalışma grubu, Uşak ili Eşme ilçesi Öğretmen Ali Baykal Ortaokulu ve Şehit Alibey Ortaokulunda 8. sınıfta öğrenim gören öğrenciler arasından rastgele örneklemle seçilen 74 gönüllü öğrenci oluşturmuştur. İkinci çalışma grubunu ise, ekrandan okuma uygulamasına katılan 74 gönüllü öğrenci arasından amaçlı örnekleme yolu ile seçilen 30 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmada, öncelikle uygulamada kullanılacak metinler belirlenmiştir. Bunun için, 2013-2014 eğitim öğretim yılında okutulmak üzere MEB'in belirlediği Türkçe ders kitabından 10 farklı metin seçilmiştir. Metinler öyküleyici türdedir. 10 farklı metinden biçim ve içerik olarak birbirine en yakın 6 metin, uygulamada kullanılmak üzere, Türkçe öğretmenleri ile yapılan grup çalışması ve alan uzmanları ile belirlenmiştir. Metinlerle ilgili basit ve derin anlamaya dayalı 4 ucu açık anlama soruları oluşturulmuştur. Bu sorular öğrenci çalışma kitabındaki ve öğretmen kılavuz kitabındaki metin içi sorulardır. Öğrencilerden 3 metni doğrudan basılı materyal üzerinden, diğer 3 metni ise 17 inch LCD ekran üzerinden sessiz okumaları istenmiştir. Metin okutulduktan sonra öğrencilere metinle ilgili hazırlanan anlama soruları verilmiş ve onlardan bu soruları yazılı olarak cevaplamaları istenmiştir. Araştırmanın son aşamasında, öğrencilerle yapılan görüşmede 4 farklı soru sorulmuştur. Bu sorularla öğrencilerin ekrandan okumaya yönelik düşünceleri alınmaya çalışılmıştır. Araştırmada; öğrencilerin ekrandan okuduğunu anlama puanları, basılı materyalden okuduğunu anlama puanlarından istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek bulunmuştur. Buna göre okuduğunu anlama, okuma ortamına göre farklılaşmaktadır. Başka ifadeyle, ekrandan okumanın basılı materyalden okumaya göre okunanı anlamada daha etkili olduğu söylenebilir. Bunun yanında, kız öğrencilerin hem ekrandan okuduğunu anlama puanları hem de basılı metinden okuduğunu anlama puanları erkek öğrencilere göre anlamlı düzeyde yüksektir. Yine, kız öğrencilerin ekrandan okuduğunu anlama puan ortalamalarının, basılı materyalden okuduğunu anlama puan ortalamalarından yüksek olduğu ve bunun da istatistiksel olarak ekrandan okuma lehine anlamlı olduğu görülmektedir. Ancak bu durum erkek öğrenciler için farklıdır. Erkek öğrencilerin ekrandan okuduğunu anlama puan ortalamaları, basılı materyalden okuduğunu anlama puan ortalamalarından yüksek olmasına rağmen bu fark istatistiksel olarak anlamlı değildir. Bu sonuçlara göre, kız öğrencilerin bir metni ekrandan okuduğunda daha iyi anladığı söylenebilir. Erkek öğrencilerin ise okuduğunu anlama düzeyi okuma ortamına göre değişmemektedir.

AnlamaEkran okumaElektronik öğrenme+7
Ozan Alevli
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Grafik tasarımda etkileşimli animasyonların kullanımı ve istiklal yolunu tanıtıcı bir etkileşimli animasyon projesi

Gelişen teknoloji, çoklu ortam cihazlarını gündelik hayatın ayrılmaz bir parçası haline getirmiştir. Çoklu ortam cihazları ve internetin birçok yaş grubundan kullanıcı tarafından sıklıkla kullanılması e-öğrenmeyi eğitimde sıklıkla kullanılan bir unsur olarak karşımıza çıkarmaktadır. E-öğrenmenin, çoklu ortam kuramına göre, öğrenme üzerinde pozitif etkisi bulunmaktadır. Etkileşimli animasyonlar, görsel ve işitsel kanallar üzerinden bilgi iletimi yapmakla beraber, kullanıcıya geri bildirim olanağı vermektedir. Bu sebeple etkileşimli animasyon çalışmalarının e-öğrenme materyali olarak kullanılması akılda kalıcılık bağlamında faydalı olacaktır. İstiklâl Savaşı'nın 100. Yıl Kutlamaları sırasında, etkileşimli animasyon tekniği ile yapılan bir animasyon filmi ile İnebolu'dan Ankara'ya uzanan, zorlu "İstiklâl Yolu" için eğitici bir içerik hazırlanması İstiklâl Yolu'nda önemli bir durak noktası olan Çankırı'nın tanınırlığı için oldukça önemlidir. Çocuk ve gençlerin bu zorlu rotada yaşananları öğrenmesi, İstiklâl Savaşı'nın gidişatı ve lojistik sorunlarını kavraması ise çalışmanın hedefi olmuştur. Çalışmanın birinci bölümünde grafik tasarımda etkileşim başlığı altında iletişim kavramı, etkileşim ve çoklu ortam kavramları incelenmiştir. Çoklu ortamda öğrenme ve çoklu ortamda tasarım ilkeleri de bu başlığın altında çoklu ortam kavramı başlığının alt başlıkları olarak irdelenmiştir. İkinci bölümde ise animasyon başlığı yer almaktadır. Animasyonda temel prensipler, animasyon teknikleri, animasyonun eğitim alanında kullanılması ve etkileşimli animasyon kavramı ikinci bölüm olan animasyonun alt başlıkları olarak çalışmada yerini almıştır. Üçüncü bölümde ise İstiklâl Yolu etkileşimli animasyon projesinin tarihi alt yapısı, ve proje bölümü bulunmaktadır.

CanlandırmaElektronik öğrenmeEtkileşim+5
Burak Kaleli
Hacettepe University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Fen öğretiminde artırılmış ve sanal gerçeklik teknolojilerinin ışık mikroskobu kullanımına etkisi

Bu çalışmanın amacı; e-öğrenme sürecinde fen bilimleri dersinde uygulama gerektiren konulardan olan mikroskop ve mikroskopla incelemelere yönelik konuların işlenmesinde artırılmış ve sanal gerçeklik teknolojileriyle geliştirilmiş uygulamaların ortaokul 8. sınıf öğrencilerinin akademik başarılarına, derse katılımlarına, mikroskop kullanımında öz yeterlik inançlarına etkisinin belirlenmesidir. Ayrıca bu çalışmada mikroskopla ilgili konularda artırılmış ve sanal gerçeklik teknolojilerinin kullanımını öğrencilerin nasıl değerlendirdikleri, bu teknolojilerle mikroskopla ilgili konuların öğreniminde öğrencilerin tercih durumlarının nasıl olduğu ortaya konulmaya çalışılmıştır. Deneysel desenin tercih edildiği bu araştırma, ikisi deney ve biri kontrol grubu olmak üzere üç grupla yürütülmüştür. Araştırmanın nicel boyutundaki veriler akademik başarı testi, derse katılım ölçeği, mikroskop kullanımında öz yeterlik inancı ölçeği ile elde edilmiştir. Bu araçlar ön-test son-test olarak uygulanmıştır. Elde edilen verilerin analizi sonucunda gruplar arasında akademik başarı açısından istatistiksel olarak anlamlı bir farkın olmadığı, gruplarda konuyla ilgili kullanılan bütün materyallerin e-öğrenme ortamında öğrencilere eşit etki ettiği, öğrencilerin mikroskop kullanımda öz yeterlik inançları açısından sanal gerçeklik deney grubu lehine anlamlı bir fark olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca e-öğrenme ortamında farklı teknolojilerden sanal gerçeklik teknolojisinin kullanımının öğrencilerin mikroskop kullanımında öz yeterlik inançlarına yönelik olumlu yönde etki ettiği, öğrencilerin uygulamalarda verimli bir etkileşimde bulunmalarının etkisinin yüksek olduğu, derse katılımları açısından ise gruplar arasında anlamlı bir farkın oluşmadığı sonuçlarına ulaşılmıştır. Nicel boyutu desteklemek amacıyla yürütülen nitel boyutundan elde edilen veriler içerik analizi ile incelenmiştir. Öğrencilerin sanal gerçeklik teknolojisinin kullanımının artırılmış gerçeklik teknolojisine göre daha kolay olmasından dolayı bazı yönlerden sanal gerçeklik teknolojisini ön planda tuttukları görülmüştür.

Artırılmış gerçeklikElektronik öğrenmeFen bilgisi dersi+4
Zennure Abdüsselam
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Fen bilgisi öğretmen adaylarının sosyal medyaya yönelik tutumları ile e-öğrenme stillerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi

Çalışmada fen bilgisi öğretmen adaylarının sosyal medyaya yönelik tutumlarıyla e-öğrenme stilleri arasındaki ilişki ve bunların farklı değişkenlere göre araştırılması amaçlanmıştır. Genel tarama modellerinden ilişkisel taramanın kullanıldığı araştırmanın çalışma grubunu, Ankara'daki iki kamu üniversitesindeki 401 öğretmen adayı oluşturmuştur. Katılımcıların cinsiyet, sınıf düzeyi, üniversite, kişisel bilgisayar sahibi olup olmama durumu, internete bağlanmak için kullanılan cihaz türü, sosyal ağ üyeliği sayısı, internet kullanım amacı ve sosyal medya kullanım süresi bilgilerinin alınmasında araştırmacının geliştirdiği kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Orijinali dört boyutlu olan Sosyal Medya Tutum Ölçeğiyle sekiz boyutlu E-Öğrenme Stilleri Ölçeği kullanılan diğer araçlardır. Araştırmacının yüz yüze aldığı veriler; betimsel yöntemler, faktör analizi, bağımsız t-testi, tek-yönlü varyans analizi, Tukey testi ve Pearson korelasyon tekniği kullanılarak incelenmiştir. Sonuçta; öğretmen adaylarının sosyal medya tutumlarının alt boyutlara göre değişmekle birlikte hafif pozitif olduğu ve cinsiyet, sosyal ağ üyeliği sayısı, internet kullanım amacı ve sosyal medya kullanım süresine göre anlamlı farklılıklar olduğu bulunmuştur. Katılımcıların e-öğrenme stillerinin de alt boyutlara göre değişmekle birlikte pozitif olduğu ve sınıf düzeyi, cinsiyet, sosyal ağ üyeliği sayısı, internet kullanım amacı ve sosyal medya kullanım süresine göre anlamlı farklılıklar olduğu bulunmuştur. Öğretmen adaylarının sosyal medyaya yönelik tutumları ve boyutlarıyla e-öğrenme stilleri ve boyutları arasında çoğunlukla orta düzeyde ve pozitif yönlü ilişkiler olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca kişisel bilgisayar, cihaz türü, üniversite ve sosyal ağ üyeliği sayısı değişkenlerinin tüm kategorilerinde; cinsiyet, sınıf düzeyi, internet kullanım amacı ve sosyal medya kullanım süresi değişkenlerinin de çoğu kategorisinde katılımcıların sosyal medya tutumlarıyla e-öğrenme stilleri arasında anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Son olarak bulgular kapsamında çeşitli önerilerde bulunulmuştur.

Aday öğretmenlerElektronik öğrenmeFen bilgisi dersi+5
Dilara Uçar
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

COVİD-19 pandemi sürecinde beden eğitimi ve spor yüksek okulu öğrencilerinin e-öğrenmeye yönelik tutumlarının incelenmesi (vakıf üniversitesi örneği)

Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu öğrencilerinin Covid-19 pandemi döneminde uzaktan eğitim sürecine e-öğrenmeye etki eden (cinsiyet, yaş, maddi durum, bölüm, sınıf, bilgisayara sahip olma, internet erişimine sahip olma, bilgisayar ve internet kullanma durumu, günlük ortalama kaç saat internet ve bilgisayar kullanma durumu, interneti hangi amaçla kullanma durumu, hangi yöntemle daha iyi öğrenme durumu) çeşitli değişkenlerin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini, 2020-2021 eğitim-öğretim yılında, İstanbul Gelişim Üniversitesinde öğrenim gören öğrencilerden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulunda öğrenim gören gönüllülük esası ile seçilmiş 302 kadın ve 411 erkek olarak toplam 713 öğrenciden oluşturmaktadır. Araştırmamızda nicel araştırma modellerinden tarama yöntemi kullanılmıştır.Araştırmada, kişisel bilgi formu ve e-öğrenmeye yönelik tutum ölçeği kullanılmıştır. Katılımcıların kişisel bilgi formu ve e-öğrenmeye yönelik tutum ölçeği elektronik ortama aktarılarak katılımcıların soruları yanıtlamaları sağlanmıştır. Araştırmamızda kullanılan ölçek, Türkiye'ye uyarlanmış e-öğrenmeye yönelik tutum ölçeğidir Kişisel bilgi sayfasından ve e-öğrenmeye yönelik tutum ölçeğinden elde edilen veriler, IBM SPSS 25.0 yazılım paket programına girilmiş ve program aracılığıyla analiz edilmiştir. Veriler normal dağılım göstermemektedir. Araştırma amacıyla oluşturulan hipotezlerin istatistiksel bir süreç olarak test edilmesinde Mann Whitney U ve Kruskal Wallis-H analizleri kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, Beden Eğitimi ve Spor yüksekokulu öğrencilerinin e-öğrenmeye yönelik tutumlarında cinsiyet, yaş, maddi durum, sınıf, bilgisayara sahip olma, internet erişimine sahip olma, bilgisayar ve internet kullanma düzeyleri, kullanım sürelerine ve öğrenme yöntemine göre arasında anlamlı bir farklılık olduğu ortaya çıkmıştır. Bölüm, kulanım amaçlarına (internet, bilgisayar) arasında anlamlı düzeyde bir farklılık bulunmamıştır.

Beden eğitimi ve spor yüksekokullarıCOVID 19Elektronik öğrenme+3
Bilgen Doğar
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Uyarlanabilir dönüt sistemi tasarımı için kullanıcı profillerinin belirlenmesi

Uyarlanabilir e-öğrenme ve e-değerlendirme sistemlerinin en önemli uyarlama bileşenlerinden biri de dönütlerdir. Bu araştırma; dönütün, öğrenen özelliklerine ve görevin niteliğine göre uyarlanmasında kullanılabilecek model ve kurallar oluşturmayı hedeflemektedir. Bu doğrultuda öğrenenlere farklı bilgi türünü gerektiren e-değerlendirme görevleri verilmiş ve öğrenenlerin bu değerlendirme görevlerini gerçekleştirirken tercih ettikleri dönüt türleri incelenmiştir. Öğrenen dönüt tercihlerinin, değerlendirme görevinin gerektirdiği bilgi türü ve öğrenen özelliklerine dayalı sınıflandırılmasına ilişkin örüntüler ortaya konulmuştur. Araştırmada ayrıca dönütler arası etkileşimler dönüt arama stratejileri bağlamında ardışık analiz yöntemleriyle incelenmiş ve buna ilişkin örüntüler oluşturulmuştur. Araştırma deseni; öğrenenlerin e-öğrenme yaşantılarına ve dönüt tercihlerine ilişkin mevcut durumu ortaya koyması yönüyle betimsel, yapılar arası ilişkileri ortaya koyması ve örüntüleri incelemesi yönüyle de ilişkisel araştırma desenlerine göre yapılandırılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu lisans düzeyinde 64 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada öğrenenlerin gerçekleştirmiş oldukları e-öğrenme yaşantılarının bütüncül bir bakış açısıyla ele alınmasının sonucunda; e-değerlendirmenin, e-öğrenme yaşantısının önemli bir bileşeni olduğu ortaya konulmuştur. Öğrenen e-değerlendirme/e-dönüt etkileşimleri incelendiğinde, öncelikle doğru yanıt ve yanıt odaklı ayrıntılandırılmış dönütlerin tercih edildiği görülmüştür. Öğrenenlerin dönütten faydalanma durumlarına ilişkin araştırma bulguları incelendiğinde öz bildirime dayalı verilerden elde edilen sonuçlar ile gerçek davranışlarının birbirinden farklı olduğu belirlenmiştir. Araştırmada ayrıca öğrenen özelliklerine dayalı olarak dönütün sınıflandırılmasına yönelik karar ağacı modelleri oluşturulmuştur. Modeller incelendiğinde öğrenen ön bilgi düzeyinin en önemli sınıflayıcı değişken olduğu görülmektedir. Düşük ön bilgi düzeyindeki öğrenenler özellikle doğru yanıt dönütüne yönelirken yüksek ön bilgi düzeyine sahip öğrenenler ayrıntılı dönütlere yönelmektedir. Ardışık analizler sonucunda; ön bilgi, görev değeri, öz yeterlik, bilişsel stil ve bilişsel öğrenme stratejilerine göre öğrenenlerin dönütler arası gezinim örüntülerinin farklılaştığı ortaya konulmuştur.

Ardışık analizElektronik öğrenmeEğitsel değerlendirme+6
Sinan Keskin
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Erken çocukluk özel eğitimi için elektronik performans destek sisteminin tasarlanması ve geliştirilmesi

Bu araştırmada, erken çocukluk özel eğitimi (EÇÖE) kapsamında 0-6 yaş arası küçük çocukların gelişimlerini izleme ve raporlama sürecinde öğretmenleri destekleyebilecek bir elektronik performans destek sistemi (EPDS) tasarlanması ve geliştirilmesi amaçlanmıştır. Tasarım tabanlı araştırma yöntemi ile gerçekleştirilen bu araştırmanın çalışma grubu, özel eğitim alanında görev yapan öğretmen, uzman öğretici ve idareci olmak üzere toplam 113 kişiden oluşmaktadır. Veriler, yarı yapılandırılmış görüşme, odak grup görüşmeleri, sesli düşünme, gözlem, ekran kayıtları ve sistem kayıtları ile toplanmıştır. Veriler, içerik analizi, frekans, yüzde ve ortalama hesaplamaları kullanılarak analiz edilmiştir. Sistem kayıtları ile ilgili kullanım sıklıkları hesaplanmış ve hiyerarşik kümeleme analizi yapılmıştır. Sürecin birinci döngüsünde kâğıt kullanılabilirlik değerlendirmesi, ikinci döngüsünde görüşme, üçüncü döngüsünde otantik ortamda kullanılabilirlik yapılmıştır. Kullanılabilirlik ile ilgili verilerin analizi sonucunda, sistemin etkili olduğu fakat verimlilik ile ilgili bazı iyileştirmelerin yapılması gerektiği ortaya çıkmıştır. Öğretmen ifadelerine göre öğretmenlerin sistemi kullanmaktan memnun oldukları ortaya çıkmıştır. EPDS ile ilgili altı öğretmenle yarı yapılandırılmış, dört öğretmenle odak grup görüşmesi yapılmıştır. Görüşmelerden elde edilen veriler içerik analizi ile çözümlendiğinde, öğretmenler, EPDS'nin performanslarına katkı sağladığını ve sistemi kullanmaktan memnun olduklarını ifade etmişlerdir. Sonuç olarak EÇÖE kapsamında çocukların gelişiminin düzenli olarak izlenebilmesini, programda iyileştirmeler yapılabilmesini sağlayacak; aynı zamanda öğretmenlerin performanslarını destekleyebilecek bir EPDS sistemi tasarlanmış ve geliştirilmiştir. Bu çalışma ile EPDS'nin temel bileşenleri bazında öneri niteliğinde bazı ilkeler ortaya konulmuştur. Öğretimsel destek bileşeni için teknoloji kullanım becerisinin belirlenmesi, danışman/uzman destek bileşeninin içeriklerine bir grup ile karar verilmesi, yardımcı araçları seçerken güncel ve daha çok kullanılan araçlara öncelik verilmesi bu ilkelerden bazılarıdır.

Elektronik dersElektronik ortamElektronik performans destek sistemi+7
Tayfun Akın
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Harmanlanmış e-öğrenme ortamı bilgi sistem kalitesinin öğrencilerin psikososyal algılarına etkisinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, harmanlanmış e-öğrenme ortamlarında, bilgi sistem kalitesinin öğrencilerin ortama yönelik psikososyal algılarına etkisini incelemektir. Bu amaçla, harmanlanmış e-öğrenme ortamının, öğrencilerin psikososyal algılarına etkisini test etmek için Walker (2003) tarafından geliştirilen uzaktan eğitim öğrenme ortamları ölçeğinin Türkçe versiyonu DELES-TR (Özkök vd, 2009) ve Dağhan ve Akkoyunlu (2016) tarafından Türkçe'ye uyarlanan bilgi sistemleri başarı modeli (DeLone ve McLean, 2003; Chang, 2013) ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, uluslarararası statüye sahip yarı özel bir devlet üniversitesinde lisans ve yüksek lisans öğrenimi gören 536 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri 2017-2018 öğretim yılı güz döneminde toplanmıştır. Kurulan hipotetik model yapısal eşitlik modeli ile sınanmıştır. Araştırma bulgularıyla, Moos'un (1976) sosyal ortam kuramı temel alınarak kurulan hipotetik model doğrulanmıştır. Araştırma sonucunda, hizmet kalitesi, bilgi kalitesi ve sistem kalitesinin öğretmen desteği, öğrenci etkileşimi ve işbirliği, bilgi kalitesi, özgün öğrenme, aktif öğrenme ve öğrenci özerkliği değişkenlerini doğrudan açıklayabildiği ve ortaya çıkan modelin geçerli, güvenilir ve iyi bir uyum sağladığı görülmüştür. Araştırma modeline göre; öğretmen desteği değişkeninin %51'inin ve öğrenci etkileşimi ve işbirliği değişkeninin %20'sinin hizmet kalitesi değişkenince açıklanabildiği, kişisel ilgi değişkeninin %79'unun, otantik öğrenme değişkeninin %72'sinin ve aktif öğrenme değişkeninin %42'sinin bilgi kalitesi değişkenince açıklanabildiği, öğrenci özerkliği değişkeninin ise %47'sinin sistem kalitesi değişkenince pozitif ve anlamlı açıklanabildiği görülmüştür.

Bilgi sistemleriElektronik öğrenmeHarmanlanmış öğrenme+6
Hidayet Tütüncü
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Anlamsal sosyal ağa dayalı e-öğrenme içeriklerinin değerlendirilmesi ve kalite değerlerinin ölçülmesi

İnternet teknolojilerinin hızla gelişmesi, internet üzerindeki veri boyutunun artmasına ve kaliteli içeriğe erişimin zorlaşmasına neden olmaktadır. Bu veri karmaşası içerisinde, istenilen bilgiyi getirmek için yeni yaklaşımlara ihtiyaç duyulmaktadır. Öneri sistemleri ve anlamsal web teknolojilerinin bir arada kullanımı, özellikle sosyal ağlarda, bilgi filtreleme için kayda değer iyileşmeler sağlamıştır. Bu çalışma kapsamında, öneri sistemlerinin soğuk başlangıç, veri seyrekliği, ölçeklenebilirlik gibi kronik sorunlarını çözmek için anlamsal web teknolojileri kullanılarak melez öneri yöntemleri geliştirilmiştir. Bu yöntemler, e-öğrenme alanında kullanılarak, öğrenenler için içeriklerin kalite değerleri tahminlenmiştir. Bu tez çalışmasında öğrenen, öğrenme nesnesi ve öğrenme alanı için üç adet ontoloji tasarlanmıştır. İçerik tabanlı ve işbirlikçi filtreleme kullanılarak melez yöntemler geliştirilmiştir. Daha sonra, melez yöntemler bir araya getirilmiş ve elde edilen çıktı kümesi öğrenme patikasına göre iyileştirilmiştir. Çıktı kümesiyle, öğrenme nesnelerinin kalite değerleri elde edilmiştir. Bu çalışmada geliştirilen melez öneri yöntemi, e-öğrenme içeriklerinin öğrenenler için kalitelerinin ölçülmesinde kullanılmıştır.

Elektronik öğrenmeUzaktan öğrenmeÇevrimiçi öğrenme
Mehmet Ali Bilici
Ege University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelik öğrencilerine basınç yarasını tanılama ve sınıflandırma becerilerini kazandırmada basınç yarası sınıflandırma (PUCLAS-4) e-öğrenme programının etkisi

Araştırma hemşirelik son sınıf öğrencilerine verilen PUCLAS-4 E-öğrenme programının basınç yarası tanılama ve sınıflandırabilme becerileri üzerine etkisini incelemek amacıyla tek grup ön test-son test desene göre tasarlanmıştır. Araştırma Ege Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi 4. sınıf, araştırmaya katılmaya gönüllü, bilgisayar kullanma becerisine sahip ve internet erişimi olan 223 öğrenci ile yürütülmüştür. Araştırma verilerinin toplanmasında "Öğrenci Tanıtım Formu", " Ön test- Son Test Soru Formu" ve PUCLAS-4 eğitim aracı kullanılmıştır. Araştırmaya katılan öğrencilere araştırma hakkında bilgi verilip sözlü onamları alınmıştır. Öğrencilere uygulanan ön testte fotoğraf içerikli toplam 31 soru, barkovizyon ile ekrana yansıtılarak her bir soruda fotoğrafa ilişkin evrelendirme yapması ya da inkontinans ilişkili dermatit ile basınç yarasını ayırt etmesi istenmiştir. Ön-testin uygulanmasının ardından öğrencilere Puclas-4 E-Öğrenme aracını kullanmaları sağlanmıştır. Puclas eğitimi sonrasında son test uygulanmıştır. Ön test ve son testte aynı fotoğraflar kullanılmış, son testte sadece fotoğrafların sıralaması değiştirilmiştir. Verilerin analizinde bağımsız grupların ortalamalarını karşılaştırmada ilişkisiz örneklemler için t test analizi, ilişkili grupların ortalamasını karşılaştırmada ilişkili (bağımlı) gruplar için t test analizinden yararlanılmıştır ve öğrencilerin demografik verilerinin değerlendirilmesi için tanımlayıcı istatistiksel analiz kullanılarak sonuçlar tablolaştırılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre PUCLAS-4 eğitimi sonrasında öğrencilerin ön test-son test puan ortalamaları arasında anlamlı bir fark olduğu (p<0.05) ve PUCLAS-4 e-öğrenme programının öğrencilerin basınç yarasını sınıflandırabilme ve İİD ile basınç yaralarını ayırt edebilme becerilerini geliştirdiği bulunmuştur. Öğrencilerin son test-kalıcılık testi puan ortalamaları arasında anlamlı bir fark olması nedeniyle öğrencilerin basınç yaralarını tanılama ve sınıflandırmada tam öğrenmenin gerçekleştiği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca öğrencilerin, cinsiyeti, genel akademik not ortalaması ve bilgisayar kullanma düzeyinin öğrencilerin basınç yaralarını sınıflandırma becerileri üzerinde etkisi olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma bulguları sonucuna göre öğrencilere verilen basınç yaralarının tanılama ve sınıflandırma eğitiminde geleneksel eğitim yöntemlerinin yanında PUCLAS-4 e-öğrenme programının da kullanılması önerilmektedir. Ayrıca öğrencilerin daha kolay tanılama yapabilmesi, karar verme sürecinin kolaylaştırılması için PUCLAS e-öğrenme programında yer alan bilgi ve fotoğraflara hastanın tıbbi ve yara öyküsü, inkontinans, hareketsizlik ve beslenme durumuyla bilgilerin de entegre edilmesi ve hem öğrencilerin hem de hemşirelerin sağlıklı deri, basmakla solmayan eritem arasındaki ayrımı ve basınç yarası ile İİD arasındaki ayrımı yapabilecek, kullanımı kolay sınıflama sistemlerinin geliştirilmesi önerilmektedir. Anahtar kelimeler: Sınıflandırma; bası yarası; inkontinans

Basınç ülserleriBilgisayar destekli eğitimDermatit+7
Gül Şahbudak
Ege University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

E-öğrenme ortamlarında oyunlaştırma kullanımının öğrenenlerin akademik başarısına ve derse katılım durumuna etkisinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, e-öğrenme ortamlarında oyunlaştırma yaklaşımının kullanılmasının öğrencilerin akademik başarısına ve derse katılım durumuna etkisinin incelenmesidir. Çalışmada, Eğitimde Bilişim Teknolojileri-I dersi kapsamında gösterilen Elektronik Tablolama Programı kullanımı konusu oyunlaştırılmış e-öğrenme ortamında sunulmuştur. Araştırmanın modeli, ön test-son test kontrol gruplu seçkisiz modeldir. Çalışma sürecinde, deney grubu öğrencileri oyunlaştırılmış e-öğrenme ortamını kullanırken, kontrol grubu öğrencileri geleneksel e-öğrenme ortamını kullanmışlardır. Araştırmaya 2015-2016 eğitim öğretim yılı güz yarıyılında Ege Üniversitesi Eğitim Fakültesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümünde öğrenim gören 46 birinci sınıf öğrencisi katılmıştır. Çalışmada araştırmacı tarafından geliştirilen akademik başarı testi, yarı yapılandırılmış görüşme formu ve Moodle ÖYS kayıtları veri toplama araçları olarak kullanılmıştır. Çalışma sürecinde, geliştirilen akademik başarı testi, her iki gruba da ön test, son test ve izleme testi olarak uygulanmıştır. Araştırma sonucunda, her iki gruba ait ön test ve son test puanları arasında anlamlı bir artış bulunmuştur. Deney ve kontrol grubu öğrencilerinin son test ve izleme puanları arasında anlamlı fark bulunamamıştır. Deney grubu öğrencilerinin son test puanları ile izleme testi puanları arasında anlamlı bir düşüş bulunmuşken, kontrol grubu öğrencilerine ait son test ve izleme testi puanları arasında anlamlı fark bulunmamaktadır. Oyunlaştırılmış ortamı kullanan deney grubu öğrencilerinin, ortamı kullanmayan kontrol grubu öğrencilerinden derse daha yüksek katılım oranına sahip oldukları tespit edilmiştir. Moodle ÖYS kayıtlarından elde edilen bulgular sonucunda deney grubu öğrencilerinin kontrol grubu öğrencilerinden daha yüksek sayfa görüntüleme ve gönderi sayısına sahip olduğu görülmüştür. Bunun yanı sıra, deney grubu öğrencileri not karşılığı olmayan eğitsel etkinliklere kontrol grubu öğrencilerinden daha yüksek katılım göstermişlerdir. Son olarak, deney ve kontrol grubu öğrencileri e-öğrenme sürecine yönelik olumlu görüşler bildirmişlerdir. Buna ek olarak, oyunlaştırılmış e-öğrenme ortamını kullanan öğrencilerden toplanan görüşler sonucunda, oyunlaştırma kullanımının öğrencilerden olumlu tepki aldığı görülmüştür. Oyunlaştırılmış ortamı kullanan öğrenciler, e-öğrenme ortamının oyunlaştırılmasında kullanılan unsurların, motive edici, ilerlemelerini takip etmelerini kolaylaştıran ve etkinlikleri tamamlamaya yönelten bir yapıya sahip olduklarını ifade etmişlerdir.

Akademik başarıDerse katılımElektronik öğrenme
Yeliz Tunga
Ege University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2016
00
Master'sOpen AccessEN

Factors affecting expectations and intentions of university students' mobile phone use in educational contexts

The aim of this study is to find the factors affecting expectations and intentions of university students' mobile phone use in educational contexts. According to the literature, Mobile Addiction, Parental Surveillance- Safety/Security, Social Relations, and Mobile Behavior are mainly used terms for defining mobile use. Therefore these variables are tried to be measured to find and estimate their effects on expectations and intentions of university studentsusing mobile phone in educational contexts. 421 university students participated in this study and there were 229 female and 192 male students. For the purpose of examining the mobile behavior and educational expectations and intentions, a questionnaire is prepared and applied to the participants who had to answer all the questions online. Furthermore, responses to close-ended questions are analyzed by using The Statistical Package for Social Sciences(SPSS) software, reliabilities aremeasured by Cronbach's Alpha analysis and hypothesis are examined via using Multiple Regression and Linear Regression analyses and the model is tested with Structural Equation Modeling (SEM) technique. Besides these responses, open-ended questions arealsotaken into consideration. When analyzing data gathered from close-ended questions, it is found that Mobile Addiction, Parental Surveillance, Social Relations and Frequency of Using Mobile Phone Applications are affecting the mobile behavior of the participants in educational contexts. Moreover, as for open-ended questions, participants stated that they use many mobile applications in their learning environment in terms of contacting with friends, watching educational videos, finding course material via internet.

Mobile phoneElectronic learningEducational tools+2
Davut Dişci
Boğaziçi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessEN

Significant and relevant factors that can affect the sustainability of mobile learning

Educational leaders are concerned about whether m-learning initiatives can address current educational needs and intent of m-learning, have potential to be adopted by users, maintain a certain condition indefinitely or make progress and adapt to possible changes or not. This study aims to facilitate and promote future empirical research with not only specifying the current status of m-learning, but also investigating and improving factors affecting m-learning sustainability. The literature was reviewed about current sustainability factors, educational needs, adoption, success factors, limitations and challenges, and potential changes and risk of mobile learning projects. The following critical sustainability issues were identified and discussed: technological, developmental, pedagogical, assessment, psychological, social, legal & ethical, organizational & institutional and financial issues. In addition to literature, investigations were made in order to obtain additional sustainability factors. One investigation was based on formal interviews conducted with 11 heads of distance education centers and lecturers from seven universities. Another investigation was made for understanding the significance of these factors on m-learning sustainability. This investigation was based on a survey research conducted with lecturers and students from universities which have m-learning facilities and m-learning staff from management, system and support, content development and design, and assessment units. The results were evaluated and analyzed, and a conceptual model for m-learning sustainability was developed. The paper concludes that it was observed that some m-learning sustainability factors are critically important and many m-learning initiatives disregard these factors. The study may provide guidelines to m-learning initiatives for a sustainable mobile learning.

Electronic learningMobile learningSustainability
Abide Coşkun Setirek
Boğaziçi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessEN

The effect of mathematics online review sessions through a webcast system on fifth-grade students' mathematics achievement

The present study investigated the effect of mathematics review webcasts on students' mathematics performance depending on the type of webcast access and use (no access, access but not use, access with moderate use, and access with extensive use) controlling for differences in the mathematics background. Moreover, (a) the relationship between students' webcast use and their mathematics attitudes, (b) students' perceptions of webcasts for their learning, and (c) students' habits for using webcast system were examined. A purposive sample of 110 fifth-grade students was recruited from two middle schools which were using interactive white boards (IWB) in mathematics classes. This quasi-experimental research design employed seven instruments. Results indicated the following four major findings. First, planned comparisons ANCOVA results showed that there is a statistically significant difference between no access and access groups on their mathematics performance (p < .005). Next, there was a statistically significant positive correlation between webcast use and mathematics attitude, (r (56) = .326, p = .014). Third, students with webcast access reported that they found mathematics webcast system beneficial, engaging, and easy to use and they generally used mathematics webcasts for review, exam preparation, studying homework, and making up missing lessons. Last, students generally used watched more webcasts after mathematics classes, before mathematics exams and after motivational tools.

Computer assisted educationElectronic learningMathematics+5
Aysun Sülün Taş
Boğaziçi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessEN

Evaluation of pre-service english teachers' attitudes towards static e-learning and interactive e-learning

The aim of this study is to examine the static e-learning and interactive e-learning attitudes of pre-service English language teachers in the context of authoring tools. In addition to this, it was also focused on whether the system durations and achievement scores of pre-service English language teachers distinguish. The research was carried out with undergraduate students at a foundation university in Istanbul. In order to answer the research questions, a mixed-method design was applied. In the study, two scales, achievement tests, system logs, answers to open-ended questions, reflective essays and the researcher's diary were preferred as data collection tools. Collected data were analyzed with appropriate qualitative and quantitative data analysis tools. The findings revealed that pre-service English language teachers' interactive e-learning attitudes were higher, and there was a significant difference between their interactive e-learning attitudes pre- and post-test results. In addition, it was concluded that there are statistically significant differences between the system durations and success scores of the static e-learning and interactive e-learning groups. It is assumed that there is no correlation between technology profiles and e-learning attitudes of pre-service English language teachers. Finally, the findings of the qualitative data suggest the assumption that interactive e-learning encountered more positive perceptions from the participants. This study gives an idea about the practical applications for the use of authoring tools in pre-service teacher training.

Candidate teachersComputer assisted language educationElectronic learning+7
Sabire Akay
Bahçeşehir University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessEN

An investigation of teacher attitudes towards e-learning: A survey study

This study aimed to investigate how university instructors perceive the challenges and benefits of e-learning, their attitudes towards using computer systems for e-learning, and their leisure interests regarding computer use. A total of 206 in-service university instructors who taught fully online classes for English as a Foreign Language (EFL) participated in the study, which utilized a mixed-method research design. Quantitative data was collected using an attitude scale, and qualitative data were collected from semi-structured interviews with instructors. The data were analyzed using SPSS and content analysis. Significant gender-based differences were found in the instructors' attitudes towards challenges, benefits, using computers for e-learning, and leisure interests in e-learning (p<.05). Additionally, there was a significant difference between instructors with 3-10 years of experience and those with 10 or more years of experience in their leisure interests in e-learning innovations and the use of computers (p<.05). The study provides insights and suggestions regarding the importance of professional development programs and access to necessary equipment and facilities for the effective utilization of e-learning for English language learning.

Electronic learningTrainersAttitude scales+7
Abdurrahman Öz
Bahçeşehir University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Hannafın & Peck modeli ile tasarlanan kurum içi iletişim dijital eğitim modülünün kurum çalışanlarının tutumlarına ve öz-düzenlemeli çevrimiçi öğrenme becerilerine etkisi

Bu çalışma, Hannafin & Peck öğretim tasarımı modeli ile geliştirilen Kurum İçi İletişim Dijital Eğitim Modülünün kurum çalışanlarının uzaktan eğitime yönelik tutumlarına ve öz-düzenlemeli çevrimiçi öğrenme becerilerine etkisini incelemek amaçlanmıştır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden biri olan Solomon dörtlü grup modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu İstanbul ili Ataşehir ilçesindeki özel bir üniversitenin farklı departmanlarından 145 personel oluşturmaktadır. Araştırmada 2 deney 2 kontrol grubu bulunmaktadır. Araştırmanın verilerini toplamak amacıyla "Hayat Boyu Öğrenmede Uzaktan Eğitim Tutum Ölçeği" ve "Öz-Düzenlemeli Çevrimiçi Öğrenme Ölçeği" uygulanmıştır. Elde edilen bulgular, Kurum İçi İletişim Dijital Eğitim Modülünün deney grubu kurum çalışanlarının hayat boyu öğrenmede uzaktan eğitim tutumları ve öz-düzenlemeli çevrimiçi öğrenme becerileri üzerinde istatistiksel olarak anlamlı düzeyde olumlu etkisi olduğunu göstermiştir. Araştırma sonunda, ileride yapılacak çalışmalara ilişkin önerilerde bulunulmuştur.

Arendt, HannahElektronik öğrenmeKurumsal iletişim+7
Büşra Başlantı
Bahçeşehir University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessEN

The challenges of online learning during the COVID-19 pandamic: A case study on the performance of basic education students

The outbreak caused by COVID-19 has managed to imbalance most of the social sectors in the world. Among these sectors, education is the only sector that is fully transferred to an online system in most nations. So far, online learning or e-learning has particularly been the ideal solution for the continuing educational journey during the coronavirus (COVID-19) pandemic. The current paper mainly aims to identify the obstacles and challenges faced by English as Foreign Language (EFL) students in the basic education department in Iraq, during the transformation into an online system due to the COVID-19 spread. The contribution of this paper is seen in the highlighting and evaluation of EFL students' perceptions regarding e-learning applications during the pandemic in terms of frequency and access. Keywords: COVID-19 Pandemic, EFL students, Online learning, Online learning challenges.

COVID 19Electronic learningPandemics+7
Nıchırvan Sulaıman Ibrahım
Bahçeşehir University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Pandemi sürecinde ortaokul matematik öğretmenlerinin dijital okuryazarlık öz yeterlikleri, e-öğrenmeye hazırbulunuşlukları, teknoloji kabul düzeyleri ve uzaktan eğitime yönelik tutumlarının incelenmesi

Bu araştırmada pandemi sürecinde ortaokul matematik öğretmenlerinin dijital okuryazarlık öz yeterlikleri, e-öğrenmeye hazırbulunuşlukları, teknolojiyi kabul düzeyleri, uzaktan eğitime yönelik tutumları çeşitli değişkenler açısından incelenmiş ve bu değişkenler arasındaki ilişki ortaya koymak amaçlanmıştır. Araştırmaya 2020-2021 eğitim öğretim yılında Millî Eğitim Bakanlığı'na bağlı Uşak ili ve ilçelerinde görev yapan uygun örnekleme yöntemiyle seçilmiş 108 ortaokul matematik öğretmeni katılmıştır. Ortaokul matematik öğretmenlerinin dijital okuryazarlık düzeylerini belirlemek için "Dijital Okuryazarlık Öz Yeterliliği Ölçeği", e-öğrenmeye hazırbulunuşluklarını belirlemek için "E-öğrenmeye Hazırbulunuşluk Ölçeği", teknoloji kabul düzeylerini belirlemek için "Öğretmenler İçin Teknoloji Kabul Ölçeği" ve uzaktan eğitime yönelik tutumlarını belirlemek için "Uzaktan Eğitime Yönelik Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmada veri analizi için betimsel istatistikler, ilişkisel örneklemler için t testi, tek faktörlü varyans analizi ve çoklu korelasyon analizi kullanılmıştır. Araştırmada ortaokul matematik öğretmenlerinin dijital okuryazarlık öz yeterlik düzeylerinin, e-öğrenmeye hazırbulunuşluk düzeylerinin, teknoloji kabul düzeylerinin yüksek düzeyde ve uzaktan eğitime yönelik tutumlarının orta düzeyde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerin ölçeklerden aldığı puanlar ile cinsiyet, mesleki kıdem ve uzaktan eğitim ile ilgili eğitim alma durumu değişkenleri arasında anlamlı farklılık bulunmamıştır. Ortaokul matematik öğretmenlerinin dijital okuryazarlık öz yeterlikleri ile e-öğrenmeye hazırbulunuşlukları arasında pozitif yönde ve yüksek düzeyde, teknoloji kabul düzeyleri arasında pozitif yönde orta düzeyde bir ilişki olduğu tespit edilmişken uzaktan eğitime yönelik tutumları arasında negatif yönde düşük ilişki vardır. Ortaokul matematik öğretmenlerinin e-öğrenmeye hazırbulunuşlukları ile teknoloji kabulleri arasında pozitif yönde orta düzeyde ilişki varken uzaktan eğitime yönelik tutumları arasında ise pozitif yönde düşük düzeyde ilişki olduğu belirlenmiştir. Ortaokul matematik öğretmenlerinin teknoloji kabulleri ile uzaktan eğitime yönelik tutumları arasında pozitif yönde düşük bir ilişki vardır. Bu sonuçlar ışığında bazı önerilerde bulunulmuştur.

Dijital okuryazarlıkElektronik öğrenmeHazırbulunuşluk+7
Sedat Demir
Balıkesir University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Partograf e-öğrenme aracının geliştirilmesi ve etkinliğinin değerlendirilmesi

Amaç: Bu çalışma partograf e-öğrenme aracının geliştirilmesi ve etkinliğinin değerlendirilmesi amacıyla yapılmıştır. Gereç ve Yöntem: Araştırma randomize kontrollü deneysel olarak, 2019-2022 tarihleri arasında Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Ebelik Bölümü'nde yürütülmüştür. Araştırmanın evrenini Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Ebelik Bölümü 3. sınıf öğrencileri, örneklemini (eğitim: 46 ve kontrol:47) toplam 93 ebelik öğrencisi oluşturmuştur. Eğitim grubuna örgün eğitime ilave olarak geliştirilen partograf e-öğrenme aracı ile partograf eğitimi uygulanmış, kontrol grubu ise örgün eğitimlerine devam etmiştir. Araştırmanın verileri "Tanıtıcı Bilgi Formu ve Ön test ve Son Test Eğitim Başarı Testi" ile toplanmıştır. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler, normal dağılımın değerlendirilmesinde Shapiro Wilk testi, verilerin analizinde ki-kare, Fisher's Exact testi Wilcoxon Signed Ranks testi ve Mann-Whitney U testi kullanılmış, p<0,05 istatistiksel anlamlı olarak kabul edilmiştir. Bulgular: Araştırmada eğitim grubundaki öğrencilerin eğitim başarı testi son test toplam puan ortalamasının (45,54±8,86) ön test toplam puan ortalamasından (29,50±12,96) istatistiksel olarak anlamlı biçimde daha yüksek olduğu bulunmuştur (Z=-5,767, p<0,001). Benzer şekilde eğitim grubundaki öğrencilerin eğitim başarı testi bilgi (Z=-4,690, p<0,001), beceri (Z=-5,264, p<0,001) ve sentez (Z=-5,175, p<0,001) sorularından oluşan son test puan ortalamalarının ön test puan ortalamalarından anlamlı bir şekilde yüksek olduğu belirlenmiştir. Ayrıca eğitim grubundaki öğrencilerin eğitim başarı testi son test toplam puan ortalamasının (45,54±12,96), kontrol grubundaki öğrencilerden (34,51±14,19) yüksek olduğu ve bu farkın istatistiksel olarak anlamlı olduğu bulunmuştur. Benzer şekilde eğitim grubundaki öğrencilerin eğitim başarı testi bilgi (Z=-3,044, p=0,002), beceri (Z=-2,815, p=0,005) ve sentez (Z=-3,624, p<0,001) sorularından oluşan son test puan ortalamalarının, kontrol grubu son test puan ortalamalarından anlamlı şekilde yüksek olduğu belirlenmiştir. Sonuç: Öğrencilere geliştirilen partograf e-öğrenme aracı ile verilen eğitimin öğrencilerin partograf bilgi, beceri ve sentez kazanımları üzerinde olumlu etkisinin olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Partograf, E-Öğrenme, Ebelik, E-Partograf

EbelerEbelikElektronik öğrenme+2
Damla Kızılca Çakaloz
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Çevrimiçi öğrenme ortamlarında yeni nesil sorulara dayalı fen öğretimi yaklaşımının öğrencilerin akademik başarı ve bilimsel süreç becerilerine etkisi

Bu çalışmada, çevrimiçi öğrenme ortamlarında yeni nesil sorulara dayalı fen öğretimi yaklaşımının öğrencilerin akademik başarı ve bilimsel süreç becerilerine etkisinin araştırılması amaçlanmıştır. Bu amaca yönelik olarak deney grubuna "Işığın Madde ile Etkileşimi" ünitesince Fen Öğretim programında yer verilen 6 haftalık süre boyunca yeni nesil sorular sorulmuş ve çözülmüştür. Çalışmada karma yöntem araştırma desenlerinden gömülü desen kullanılmıştır. Araştırma, 7.sınıfta öğrenim gören 37 öğrenci ile yapılmıştır. Bu öğrencilerin 18'i deney grubunda, 19'u kontrol grubunda yer almaktadır. Çevrimiçi ortamda Fen Bilimleri Dersi Öğretim Programı doğrultusunda konu anlatılmış, videolar izletilmiş, bilgisayar destekli uygulamalarla ünite işlenmiştir. Deney ve kontrol grubu öğrencilerine "Işığın Madde ile Etkileşimi Akademik Başarı Testi" ve "Bilimsel Süreç Beceri Testi" ön test – son test olarak uygulanmıştır. Ayrıca deney grubundaki öğrencilerden maksimum çeşitlilik örneklemesi yoluyla ön test – son test arasında en fazla ve en az artış gösteren toplam 8 öğrenci seçilmiştir. Bu öğrencilerin yeni nesil sorular hakkında düşüncelerini belirlemek amacıyla yarı-yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen nicel bulgulara göre; deney ve kontrol grubu öğrencilerinin "Işığın Madde ile Etkileşimi Akademik Başarı" ve "Bilimsel Süreç Becerileri" ön testlerinden aldıkları puanlar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmamaktadır. Akademik başarı son testinde grupların istatistiksel olarak anlamlı şekilde farklılaştığı sonucuna ulaşılmıştır. Deney grubunun akademik başarılarının daha fazla arttığı görülmüştür. Bilimsel süreç becerileri son test sonuçlarında kontrol grubunda bir farklılaşma görülmezken deney grubunda anlamlı bir farklılığın olduğu tespit edilmiştir. Deney grubunda akademik başarı ve bilimsel süreç becerilerinde görülen anlamlı farklılığın öğrencilere yöneltilen yeni nesil sorulardan kaynaklandığı düşünülmektedir. Yeni nesil soruların öğrencilerin bilimsel süreç becerilerini geliştirmelerine katkısı olduğu ve akademik başarılarını daha fazla arttırdığı sonucuna ulaşılabilir. Nitel bulgulara göre yeni nesil soruların öğrencilerin alışık olmadığı soru tarzı olduğu, soruların uzun ve düşünmeye yönelik olduğu bu nedenle zorlandıkları sonucuna ulaşılmıştır.

Akademik başarıBilimsel beceriBilimsel işlem becerisi+6
Ümit Gökmen Çaldıran
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2022
00

Related subjects