Otel personeli
Bu konu başlığı altında 145 tez
Hizmetkar liderliğin yenilikçi hizmet davranışına etkisinde yenilikçi iklimin aracılık rolü
Konaklama işletmeleri, hızla büyüyen ve sürekli değişen dinamiklere sahip bir sektör olarak, rekabet avantajı sağlamak için yenilikçi hizmetlere ihtiyaç duymaktadır. Yenilikçi hizmetler, otellerin rekabet avantajını sürdürmede ve müşteri memnuniyetini artırmada kritik bir rol oynamaktadır. Bu kapsamda ortaya çıkan Yenilikçi Hizmet Davranışı, özellikle çalışanların yenilikçi yaklaşımlar sergilemesiyle ilişkilidir. Bu bağlamda, otel işletmeleri liderlerinin, özellikle Hizmetkar Liderlik tarzını benimsemesinin, çalışanların Yenilikçi Hizmet Davranışını olumlu yönde etkileyebileceği vurgulanmaktadır. Hizmetkar Liderlik, liderlerin çalışanlarla uzun vadeli ilişkiler kurarak onların potansiyellerine ulaşmalarına yardımcı olmasıyla, ben değil biz algısı vermesiyle ve yenilikçi fikirlerin teşvik edilmesiyle önemli bir rol oynamaktadır. Ayrıca, yenilikçi hizmetlerin başarılı bir şekilde uygulanabilmesi için uygun bir Yenilikçi İklimin oluşturulması gereklidir. Bu araştırma, Hizmetkar Liderliğin, Yenilikçi Hizmet Davranışı üzerindeki etkisini ve bu ilişkide Yenilikçi İklimin aracılık rolünü incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışma, Hizmetkar Liderlik ve Yenilikçi İklimin, otel işletmelerinde çalışanların yenilikçi davranışlarını nasıl şekillendirdiğini açıklığa kavuşturmayı hedeflemektedir. Hedef doğrultusunda nicel yöntem uygulanarak anket tekniğinden yararlanılmıştır. İstanbul, Antalya ve Aydın illerinde bulunan beş yıldızlı otel işletmelerinde çalışanlardan 1017 geçerli veri ile analizler yürütülmüştür. Doğrulayıcı faktör analizi IBM AMOS 23 programı ile uygulanmış olup hipotezler IBM Process Makro Eklentisi ile test edilmiştir. Analizler sonucunda Hizmetkar Liderliğin tüm boyutlarının Yenilikçi Hizmet Davranışına olumlu şekilde etki ettiği ve bunu Yenilikçi İklimin dolaylı olarak etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma sonuçları, otel işletmelerinde Yenilikçi Hizmet Davranışı, Hizmetkar Liderlik ve Yenilikçi İklim koşullarının sektöre dair teorik ve pratik katkılarını sunmaktadır.
İnsan kaynakları yönetiminde çalışanların performansının değerlendirilmesi süreci ve otel işletmelerinde bir uygulama
İnsan kaynakları yönetimi günümüz işletmelerinin olmazsa olmaz ihtiyaçlarından biridir. İşletmelerin ana kaynağı olan insanın temininde rol oynayan başlıca departman insan kaynakları departmanı olmaktadır. Çalışanların seçilmesi, temin edilmesi, oryantasyon işlemlerinin yapılması ve performans değerlendirmesi gibi pek sürecin işlemesinin temelinde insan kaynakları yönetimi yer almaktadır. Bu süreç içerisinde yer alan performans değerlendirme, sadece çalışanların performanslarını değerlemek için değil aynı zamanda çalışan ve yönetici arasındaki bağın da kuvvetlenmesini sağlayacak bir süreçtir. Performans değerlendirmesi, işletmelerin başarılı olmalarına katkı sağlayacak önemli konulardan biridir. Doğru olarak uygulanan bir performans değerlendirmesi, başarılı bir performans yönetimini ve beraberinde işletmenin başarısını getirecektir. Bu çalışmanın amacı, öncelikle insan kaynaklarının tanımını yaparak, insan kaynakları departmanının işletmelerdeki önemini vurgulamak ve daha sonrasında ise performans değerlendirme sürecine giriş yaparak, performans değerlendirme süreci hakkında bilgi vermektir. Çalışma otel işletmelerinde yapılan bir anket uygulaması ile desteklenmekte ve anket vasıtasıyla çalışanların performans değerlendirme sürecine karşı olan tutumlarını belirlemektir. İlaveten, demografik özellikler de dikkate alınarak, performans değerlendirme algısına olan etkisi incelenmiştir. Çalışmanın hazırlanmasında literatür taraması ve anket tekniğinden yararlanılmıştır. Anketlerin değerlendirilmesinde SPSS 13.0 for Windows paket programı kullanılmış, demografik özelliklerin, performans algılamaları arasındaki farklılıkların belirlenmesi için, Bağımsız T Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi ve Kruskal-Wallis Testi yapılmıştır. Yapılan çalışma neticesinde çalışanların ve yöneticilerin görüşleri ortaya konmuş ve yönetici kademesinde ki bireylerin performans değerlendirmesine daha fazla önem verdiği ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: İnsan Kaynakları, İnsan Kaynakları Yönetimi, Performans, Performans Değerlendirme Süreci.
Otel çalışanlarının kariyer planlama hedeflerinin incelenmesi: İstanbul ili örneği
Kariyer en genel olarak bilinen hali ile kişinin çalışmak istediği mesleğe başlaması ile karşısına çıkan şans veya fırsatlar ile devam ederek, bulunduğu durumlara göre vereceği kararlar ile yön bulan uzun bir süreçtir. Kariyerin her zaman beklenen yönde gitmeyebileceği gibi, beklenenden daha hızlı veya yavaş ilerlemesi de görülmektedir. Bu gibi durumların önüne geçebilmek ve bu uzun süreci daha kontrol altında yaşayabilmenin en etkili yolu kariyer planlamasıdır. Bu çalışmanın amacı İstanbul'daki otel çalışanlarının kariyer planlama hedeflerinin incelenmesi ve kariyerlerinden şu an bulundukları noktada nelerden memnun olup olmadıklarıdır. Çalışmada bu farklı etmenleri belirleyerek kariyer planlamasının incelenmesi için, kariyer planlama ölçeği ve kariyer memnuniyeti ölçeği kullanılmıştır. Bu ölçeklerden oluşturulan anketler, İstanbul genelinde 402 otel çalışanına uygulanmıştır. Analiz sonrası ortaya çıkan bulgulardan dikkat çekenler, otel çalışanlarının kariyerlerinden memnun olma noktalarında kendi kişisel özelliklerinden uzaklaştıkları ve bulundukları pozisyonlardan memnun olmadıkları görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Kariyer, Kariyer Planlama, Kariyer Yönetimi, Otel
Algılanan nepotizmin etik liderlik aracılığında örgütsel bağlılığa etkisi: Otel işletmelerinde araştırma
Bu araştırmada; işgörenlerin nepotizm ve etik liderlik algılamalarının örgütsel bağlılığın alt boyutlarından duygusal, devam ve normatif bağlılık üzerindeki etkisini tespit etmek amaçlanmıştır. Ayrıca, nepotizmin örgütsel bağlılığın alt boyutlarına olan olası etkisinde etik liderliğin aracılık rolünün bulunup bulunmadığını ortaya koymak amaçlanmıştır. Araştırmanın amaçları doğrultusunda, verileri toplamak amacı ile anket tekniği ve kolayda örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Hatay ilinde faaliyet gösteren en az 3 yıldızlı ve turizm işletme belgeli otellerin işgörenleri oluşturmaktadır. Verilerin analizi, SPSS 24.0 analiz programı aracılığıyla gerçekleştirilmiştir. Veri toplama safhası 2019 yılının Ağustos ayında gerçekleştirilmiş olup, 250 katılımcıya ulaşılabilmiştir. Analizler ise, eksizsiz ve hatasız doldurulan 232 anket formu ile gerçekleştirilmiştir. Verilere faktör analizi, korelasyon, regresyon, ANOVA ve t testleri uygulanmıştır. Araştırmanın sonucunda, değişkenler arasında ilişkiler tespit edilmiştir. Bulgularda, nepotizmin duygusal bağlılık, devam bağlılığı ve normatif bağlılık üzerinde anlamlı ve negatif yönlü bir etkisinin olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca katılımcıların demografik özelliklerine bağlı olarak, nepotizm algılamaları, etik liderlik algılamaları, duygusal bağlılıkları, devam bağlılıkları ve normatif bağlılıklarında farklılaşmalar olduğu tespit edilmiştir. Daha sonra ise; elde edilen bulgular esas alınarak, sonraki araştırmalara yön vermeye ve sektöre de katkı sağlamaya yönelik öneriler geliştirilmiştir.
Algılanan otantik liderlik davranışının çalışanların örgütsel bağlılık ve performans düzeylerine etkisi: Otel işletmelerinde bir araştırma
Emek yoğun çalışma prensibine sahip olan otel işletmelerinde, üretim ile tüketimin eş zamanlı olması ve çalışan devir hızının yüksek olması nedeniyle, örgütsel bağlılık ve çalışan performansı kavramları, otel işletmelerinin başarılı olabilmesi için oldukça önemlidir. Bu nedenle otel işletmeleri yöneticilerinin, görevini yerine getirirken çalışanın örgütsel bağlılık ve performans düzeylerini arttıracak biçimde davranışlar sergilemeleri gerekmektedir. Yöneticilerin otantik liderlik davranışı sergilemesi; çalışanların motivasyonunu, örgüte olan bağlılığını ve performans düzeylerini etkileyeceği düşünülmektedir. Bu araştırmanın temel amacı; otel işletmelerinde görev yapan çalışanların yöneticilerinde algıladıkları otantik liderlik davranışının örgütsel bağlılık ve performans düzeylerini ne derece etkilediğini ortaya koymaktadır. Aynı zamanda örgütsel bağlılık düzeyinin çalışan performansını ne şekilde etkilediğini tespit etmek amaçlanmıştır. Bu amaçlar doğrultusunda, öncelikle konuyla ilgili literatür taraması yapılarak kuramsal yapı oluşturulmuştur. Daha sonra basit tesadüfi örneklem yöntemi ile Antalya'da hizmet veren beş yıldızlı otel işletmeleri çalışanlarından anket tekniğinden yararlanılarak, 407 anket toplanmıştır. Toplanan verilere yönelik; yüzde ve frekans, faktör, korelasyon ve regresyon analizleri yapılmıştır. Analiz sonuçlarına göre; çalışanların, yöneticilerini otantik lider olarak algıladıkları tespit edilmiştir. Aynı zamanda çalışanların orta düzeyde örgütsel bağlılığa sahip oldukları ve yüksek düzeyde performans sergiledikleri sonuçlarına ulaşılmıştır. Bununla birlikte otantik liderlik davranışının; çalışanların örgütsel bağlılık ve performans düzeylerini pozitif yönde ve anlamlı biçimde etkilediği tespit edilmiştir. Çalışanların sahip olduğu örgütsel bağlılığın ise; çalışanın sergilediği performans düzeyini pozitif yönde ve anlamlı biçimde etkilediği tespit edilmiştir.
Otel işletmesi çalışanlarının pygmalion algısının işten ayrılma niyetine etkisinde işe adanmışlığın aracı rolü – İzmir örneği
Üretim ve tüketimin eş zamanlı olduğu otel işletmelerinde, işgörenlerin işlerine adanmışlıkları ve işten ayrılma niyetleri işletmeler açısından rol oynayabilen kavramlardır. Günden güne teknolojide değişiklikler yaşanması, rakip ve pazarların sürekli farklılaşması da işletmeler arası rekabeti arttırmaktadır. Bahsi geçen yoğun rekabet içerisinde işletmelerin varlıklarını sürdürebilmeleri de işgörenlerin davranış eğilimlerine bağlı olabilmektedir. Otel işletmeleri için en önemli sorunların başında personel devir oranının yüksek olmasının geldiği söylenebilir. Personel devir oranının yüksekliği, pazardaki rekabette nitelikli işgücü kaybına da neden olarak işletmelerin önünde engel oluşturabilecektir. İşten ayrılma niyetini azaltmakla bunu önlemenin mümkün olacağı söylenebilir. İşgörenlerin motive, çabalamaya istekli, özyeterlilik inancı kuvvetli ve işlerine bağlı olmasını sağlamak, işten ayrılma niyetlerinin azalmasını sağlayabilecektir. Bu ihtiyaçlara yönelik en uygun görülen davranışlar ise Pygmalion ve işe adanmışlık davranışlarıdır. Bu doğrultuda çalışmanın temel amacı, İzmir ilinde faaliyet gösteren dört ve beş yıldızlı otel işletmeleri işgörenlerinin yöneticilerinden algıladıkları Pygmalion etkisinin işten ayrılma niyetleri üzerindeki etkisinde işe adanmışlıklarının aracı rolünü ortaya çıkarmaktır. Bu amaçla Türkiye/İzmir ilinde faaliyet gösteren kolayda örneklem yöntemiyle seçilen 408 dört ve beş yıldızlı otel işletmesi çalışanlarından Aralık 2021 – Şubat 2022 tarihleri arasında yüz yüze ve online olarak anket yöntemi ile veriler elde edilmiştir. Verilerin analizi sonucunda, otel işletmesi işgörenlerinin yöneticilerinden yüksek düzeyde Pygmalion etkisi algıladıkları, yüksek düzeyde işe adanmış oldukları ve işten ayrılma niyetlerinin ise düşük düzeyde olduğu belirlenmiştir. Bunun yanı sıra otel işletmesi işgörenlerinin Pygmalion algı düzeylerinin işten ayrılma niyeti üzerinde negatif yönde ve anlamlı; yine Pygmalion algı düzeylerinin işe adanmışlık üzerinde pozitif yönde ve anlamlı; işe adanmışlık düzeylerinin ise işten ayrılma niyeti üzerinde negatif yönde ve anlamlı bir etkisi olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, işgörenlerin Pygmalion algı düzeylerinin işten ayrılma niyetine etkisinde işe adanmışlığın tam aracı rol oynadığı belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda bazı öneriler sunulmuştur.
Otel çalışanlarının algıladıkları liderlik tarzının bireysel yaratıcılık ve personel güçlendirme düzeyleri üzerindeki etkisi: Antalya örneği
Hizmetin ve müşteri memnuniyetinin ön planda olduğu otel işletmelerinde, personelin güçlendirilmesi ve yaratıcılık düzeylerinin arttırılması işletmelerin rakip işletmelere karşı fark yaratabilmesi ve sürdürülebilir başarı elde edebilmesi noktasında kilit rol oynayan faktörlerden biridir. Ayrıca çevrenin ve teknolojinin dinamik bir yapıya sahip olması rekabet edebilmenin önemini de her geçen gün daha da arttırmaktadır. Bu çerçevede otel işletmelerinin müşteri memnuniyetini sağlayabilmeleri, müşteri istek ve ihtiyaçlarını zamanında karşılayabilmeleri ve sürdürülebilir başarı elde edebilmeleri de personelin güçlendirilmesi ve yaratıcılıkları ile doğru orantılı olabilmektedir. Personelin güçlendirilmesi ve yaratıcılık düzeylerinin arttırılması birçok etkene bağlı olarak değişim gösterebilmektedir. Bu etkenler arasında en önemli olanlardan bir tanesi liderlerin çalışanlarına karşı benimsemiş oldukları davranışlardır. Bu bağlamda otel işletmesi yöneticilerinin personeli güçlendirecek ve yaratıcılıklarını arttıracak liderlik davranışlarını benimsemeleri gerekmektedir. Bu kapsamda araştırmanın temel amacı, Antalya'da bulunan beş yıldızlı otel işletmesi çalışanlarının algıladıkları liderlik davranışının bireysel yaratıcılık ve personel güçlendirme üzerindeki etkisini belirlemek ve personel güçlendirmenin çalışanların bireysel yaratıcılık düzeyleri üzerindeki etkisini tespit etmektir. Araştırmanın amacı doğrultusunda Türkiye/ Antalya'da bulunan beş yıldızlı 391 otel işletmesi çalışanından kolayda örneklem yöntemi ile Nisan 2022- Haziran 2022 tarihleri arasında anket yöntemi kullanılarak veri toplanmıştır. Anketin bir kısmı online bir kısmı ise yüz yüze gerçekleştirilmiştir. Verilerin analizinde frekans, faktör analizi, korelasyon ve regresyon analizi kullanılmıştır. Gerçekleştirilen analizler sonucunda algılanan üretim odaklı, çalışan odaklı ve değişim odaklı liderlik davranışlarının bireysel yaratıcılık ve personel güçlendirme düzeyleri üzerinde anlamlı ve pozitif bir etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir. Aynı zamanda personel güçlendirmenin çalışanların bireysel yaratıcılık düzeyi üzerinde anlamlı ve pozitif bir etkiye sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma bulguları doğrultusunda akademiye ve otel yöneticilerine yönelik öneriler sunulmuştur.
Otel işletmelerinde dönüşümcü liderlik algısının çalışma yaşam kalitesi ve işten ayrılma niyeti düzeyleri üzerindeki etkisi: İstanbul örneği
Otel işletmeleri emek yoğun faaliyet gösteren, hizmet üretiminin ve tüketiminin aynı zamanda gerçekleştiği ve müşteri memnuniyeti odaklı çalışan turizm işletmeleridir. 24 saat kesintisiz hizmet veren otel işletmelerinde başarıya ulaşmanın en önemli unsurlarının başında işgücünün geldiği ifade edilebilir. Çalışanların performanslarının yüksek olması ve kaliteli hizmet sunabilmeleri için otel yöneticilerinin iş esnasında sergiledikleri davranışların ve işletmedeki çalışma şartlarının kalitesinin paralellik göstermesi gerekmektedir. Bu nedenle otel yöneticilerinin işletmenin hedefleri için çalışırken, çalışma şartlarının kalitesini artırıcı ve çalışanları işletmeye bağlayacak, aidiyetlerini ve iş performanslarını artıracak liderlik davranışları sergilemeleri gerekmektedir. Bu nedenle çalışmanın temel amacı; otel işletmelerinde çalışan personellerin yöneticilerinde algıladıkları dönüşümcü liderlik davranışlarının çalışma yaşam kalitesi ve işten ayrılma niyeti düzeylerine etkisini ortaya koymaktır. Ayrıca çalışma yaşam kalitesinin işten ayrılma niyetini ne derece etkilediğini tespit etmek amaçlanmıştır. Bu amaçlar çerçevesinde öncelikle konuyla ilgili olarak detaylı yazın taraması yapılmış, sonrasında kolayda örnekleme tekniği kullanılarak İstanbul ilinde faaliyet gösteren dört ve beş yıldızlı otel işletmelerindeki toplam 410 çalışandan anket tekniği kullanılarak veriler elde edilmiştir. Elde edilen bu verilere yönelik, doğrulayıcı ve açımlayıcı faktör analizleri, yüzde ve frekans analizi, korelasyon ve regresyon analizleri uygulanmıştır. Analizler sonucunda otel işletmeleri çalışanlarının yöneticilerini dönüşümcü lider olarak algıladıkları sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca çalışanların çalışma yaşam kalitesi algı düzeylerinin yüksek, işten ayrılma niyeti düzeylerinin ise düşük olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca dönüşümcü liderlik ile çalışma yaşam kalitesi arasında ve dönüşümcü liderlik ile işten ayrılma niyeti arasında anlamlı bir ilişki tespit edilirken çalışma yaşam kalitesi ile işten ayrılma niyeti arasında da anlamlı bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Konaklama işletmelerinde personel güçlendirme, işe bağlılık, işe gömülmüşlük ve yeni ürün geliştirme performansı: Van ilinde 4 ve 5 yıldızlı otellerde araştırma
Bu çalışmanın amacı, personel güçlendirme, işe bağlılık, işe gömülmüşlük ve yeni ürün geliştirme arasındaki ilişkiyi analiz etmektir. Araştırmanın örneklemini Van ilinde faaliyet gösteren 4 ve 5 yıldızlı konaklama işletmeleri oluşturmaktadır (n=300). Bu bağlamda söz konusu çalışanlar ile yapılan, dört ölçekten oluşan, anket çalışması yoluyla elde edilen veriler SPSS programı ile analiz edilerek; faktör analizi, regresyon ve korelasyon analizleri yardımıyla değerlendirilmiştir. Araştırmanın sonucuna göre, personel güçlendirme, işe bağlılık, işe gömülmüşlük, arasında pozitif bir etkiye sahip olduğu saptanmıştır. Son olarak araştırmanın bazı kısıtları olduğu belirtilmiş ve gelecekte yapılacak olan araştırmalara yönelik öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Personel Güçlendirme, İşe Bağlılık, İşe Gömülmüşlük, Yeni Ürün Geliştirme, Konaklama İşletmeleri.
Kişilik özellikleri ve zaman hırsızlığı ilişkisi: Tra1 ve TRB2 bölgeleri otel işgörenleri üzerinde bir araştırma
Bu araştırmanın amacı, kişilik özellikleri ile zaman hırsızlığı arasındaki ilişkiyi ve etki düzeyini tespit etmektir. Bu kapsamda araştırmanın evrenini TRA1(Van, Muş, Hakkâri, Bitlis) ve TRB2 (Erzurum, Erzincan, Bayburt) bölgelerinde bulunan 4 ve 5 yıldızlı otel işgörenleri oluşturmaktadır. Bu doğrultuda evreni oluşturan otel işgörenlerine anket uygulanmıştır. Çalışma kapsamında öncelikle kişilik özellikleri ve zaman hırsızlığı kavramlarına ilişkin gerekli alan yazın taraması yapılmıştır. Akabinde TRA1 ve TRB2 bölgelerinde faaliyet gösteren dört ve beş yıldızlı otel işgörenlerinin, katılımlarının sağlandığı kişilik özellikleri ve zaman hırsızlığı davranış eğilimlerini ölçmeye yönelik ifadeleri içeren anket uygulanmıştır. Söz konusu anket uygulaması ile aynı zamanda; araştırmanın amaçları dâhilinde katılımcıların kişilik özellikleri ile zaman hırsızlığı eğilimleri arasında nasıl bir ilişki olduğu saptanmıştır. Devamında katılımcıların kişilik özelliklerinin zaman hırsızlığı eğilimleri üzerindeki etkisi de ölçülmüştür. Veri toplama aracı olarak kullanılan anket formu, geçerlilik ve güvenilirliği test edilmiş ölçeklerden oluşturulmuş olup, toplam 386 işgörene uygulanmıştır. Araştırma sonucunda otel işgörenlerinin genel olarak kişilik özellikleri ve zaman hırsızlığı eğilimleri arasında anlamlı bir ilişki olmadığı tespit edilmiştir. Ancak işgörenlerin kişilik özelliklerinin zaman hırsızlığı davranışları üzerinde düşük düzeyde anlamlı bir etkisi olduğu tespit edilmiştir. Diğer bir ifade ile otel işgörenlerinin sahip olduğu kişilik özelliklerinin zaman hırsızlığı eğilimleri üzerinde etkili olduğu sonucu elde edilmiştir.
Turizm sektörü çalışanlarının örgütsel adalet algıları ile örgütsel bağlılıkları arasındaki ilişki: Otel işletmelerinde bir araştırma
Bu tez çalışmasının amacı, turizm sektöründe çalışan işgörenlerin örgütsel adalet algılarının örgütsel bağlılıkları üzerine etkisinin olup olmadığını incelemek ve aralarındaki ilişkiyi tespit etmektir. Bu çerçevede otel çalışanlarının adalet algıları, bağlılık ve davranımlarının cinsiyet, yaş, çalışma süresi, unvan gibi demografik değişkenlerden etkilenip etkilenmediği ve etkilenme nedenleri bu araştırmanın kapsamı içerisinde ele alınmıştır. Çalışma genel olarak üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde örgütsel adaletle ilgili temel kavramlar kapsamında adalet kavramının alt boyutları, farklı kavramlar ile olan ilişkisi, aşamaları, sebep ve sonuçlarını gösteren kuram bilgilerine yer verilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümde örgütsel bağlılıkla ilgili teorik temel kavramlar, bağlılık türlerinin sınıflandırılması ve bağlılığı etkileyen faktörler üzerinde durulmaktadır. Üçüncü ve son bölümde ise yapılan alan çalışmasından elde edilen birincil kaynak verileri analiz edilmiş ve ilgili ölçekler ışığında değerlendirilerek yorumlanmıştır. Bu araştırmanın evrenini TRB2 bölgesinde yer alan Van ilinde bulunan 3, 4 ve 5 yıldızı bulunan 19 adet otel işletmesinde görevli çalışanlar oluşturmaktadır. Çalışmada 221 kişiye anket uygulanmıştır. Anketler birebir veya google formun uzantılarıyla uygulanmıştır. Üç ayrı bölümde sunulan anket formlarında demografik özelliklerle birlikte adalet algısı boyutları ve bağlılık düzeyi ifadeleri yer almaktadır. Verilerin analiz edilmesinde SPSS 23 programından yararlanılmıştır. Sonuç olarak otel çalışanlarının yüksek adalet algısına sahip oldukları ve adalet algısı ile bağlılık düzeyleri arasında anlamlı ve pozitif bir ilişkinin olduğu tespit edilmiştir.
Örgütsel sosyalizasyonun işgörenlerin performansına etkisi: Van ili 4 ve 5 yıdızlı konaklama işletmeleri üzerine bir araştırma
Turizm sektörü diğer birçok hizmet söktörü gibi zincirin kusursuz tamamlanması için çalışan iş gücüne bağlı emek yoğun bir sektördür. Bu hizmet zinciri içinde bulunan çalışanların sosyalleşme, iletişim, uyum süreci, motivasyon ve memnuniyeti çalışanın misafir ve diğer çalışma arkadaşlarıyla iletişimini etkilemesi bunun da işletme sürekliliği ve karlılığını direk etkilediği kaçınılmaz bir gerçektir. Örgütsel sosyalizasyon işletmeye yeni katılan bireylerin işletmeye uyum sağlama, örgütü benimseme ve işletme sürekliliği için gerekli bilgi, beceri ve tutumu kazandığı süreci kapsar. Konaklama işletmelerinde iş gücü devir hızı yüksek olduğu için uzun süreli çalışan bulmak zordur. Bu aşamada her yeni gelen çalışanın işletmeye alışma ve uyum sürecinde sıkıntılar yaşanır. Kimi zaman da işletmeler personel sayısını azaltıp karlılığı yükseltme gibi amaçlar içine girebilirler. Az personelle çok iş yapma gibi amaçları olan konaklama işletmeleri bu kısımda hizmet kalitesini gözden kaçırmakta ve işletmeye zarar verdiklerinin farkında olamayabilirler. Çalışmanın evrenini Van ilinde faaliyet gösteren 4 ve 5 yıldızlı konaklama işletmeleri oluşturmaktadır. Bu çalışma kapsamında Van ilinde faaliyet gösteren 4 ve 5 yıldızlı konaklama işletmelerinden anket tekniği kullanılarak veri toplanmıştır. Kullanılan veri toplama aracı üç bölümden oluşmakta olup birinci bölümde demografik özelliklere ilişkin ifadeler, ikinci bölümde işgörenlerin sosyalizasyon düzeylerini ölçen ifadeler üçüncü bölümde ise işgörenlerin performansına ilişkin ifadeler bulunmaktadır. Toplanan veriler spss paket programı aracılığı ile analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda örgütsel sosyalizasyon ile işgören performansı arasında pozitif yönlü bir ilişki ve anlamlı bir etki tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Örgüt, sosyalizasyon, iş gören performansı, konaklama, Van.
Konaklama işletmelerinde, insan kaynakları yönetim uygulamaları ve çalışanların iş tatmin düzeyi analizi: Bitlis – Van örneği
Yaşadığımız zaman aralığında insan doğasına ilişkin olarak elde edilen bulgular, hemen her ortamda insan ilişkilerinin gün geçtikçe önem kazanmasına etkisi olmuştur. Diğer taraftan ise bilgi çok büyük bir yükseliş göstermektedir. Edinilen bu bilgiler sonucunda ile gelişme, dijitalleşme çağına uyum sağlamak birey, kurumlar ve toplumlar üzerinde yeni arayışlara yönelme ihtiyacını doğurmuştur. İnsanın duygusal ve manevi bakımından özünü bulması gerektiği gibi, işletmelerin de çalışanlarını bilmesi ve tanıması gerekmektedir. İşgücü olarak insana ihtiyaç duyan konaklama işletmelerinde, sürdürebilir başarının sağlanması önemli ölçüde çalışanların iş tatminine bağlıdır. İş tatmini çalışanın moral ve motivasyonunun yüksek olması ile doğrudan bağlantılıdır. Çalışanların moral ve motivasyonu ne kadar yüksek olursa, hedeflere ulaşmak için gösterecekleri azim ve performansları da aynı düzeyde artacaktır. Yapılan araştırma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde konaklama işletmeleri, insan kaynakları yönetimi ve iş tatmini konuları incelenmiştir. İkinci bölüm araştırmanın yapıldığı üçüncü bölümde ise çalışma kapsamında elde edilen bulgular ve değerlendirmeler bulunmaktadır. Araştırmanın amacı insan kaynakları yönetimi uygulamaları ile çalışanların iş tatmini ilişkisini analiz etmektir. Araştırma evrenini oluşturan konaklamaV işletmelerinde yapılan çalışma sonucu Bitlis'te bulunan 9 ve Van ilinde bulunan 18 adet işletme belgeli konaklama işletmesinde çalışan 460 çalışandan kolayda örnekleme yöntemi ile seçilen 315 kişiye anket çalışması yapıldı. Elde edilen veriler SPSS 22 programı ile analiz edilerek iş görenlerin iş tatminine ilişkin sonuçlar elde edilmeye çalışıldı. Elde edilen sonuçlar; her iki ilde de konaklama işletmelerindeki çalışanların insan kaynakları uygulamaları ve iş tatmini arasındaki ilişkiyi pozitif yönde ve güçlü olarak değerlendirdikleri görüldü. Bu çalışmanın sonuçlarından faydalanılarak, konaklama işletmeciliği sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin yaklaşımları ve uygulamalarının çalışanların iş tatmini üzerine olan etkisini ve sonuçlarını bilerek yapıcı politikalar geliştirip işletmede verimliliğin arttırılmasının mümkün olabileceği düşünülmektedir.
Örgüt iklimi ve örgütsel vatandaşlık davranışı açısından cam tavan algısı: Ankara'daki konaklama işletmelerinde çalışanlar üzerine bir analiz
Bu tezin amacı, örgüt iklimi ve örgütsel vatandaşlık davranışı açısından cam tavan algısının, çalışanlar üzerindeki etkilerini incelemektir. Günümüz rekabet koşullarında, çok önemli bir yere sahip olan entellektüel sermaye (çalışanlarda, süreçlerde ve müşterilerde oluşan fikirler), gerek kamu kurumlarının ve gerekse işletmelerin; kadın çalışanların yeteneklerinden en üst düzeyde yararlanmak adına pozitif ayrımcılık yapmalarını ve kadınların özel yaşamları ile işleri arasında denge kurabilecekleri bir iş ortamı yaratmalarını gerekli kılmaktadır. Yaklaşık olarak nüfusun yarısını oluşturan kadınların, üst yönetimde yer alamıyor olmaları, ülkelerin gelişimi konusundaki ciddi engellerden birisi olarak düşünülebilir. Zira yönetim kademelerinde kadınların olması; yaratıcılık ve yenilik artışı ile verimliliği artırmakta, sonuç olarak da kurum-ülke imajını geliştirmektedir. Ekonominin gücüyle statü kazanmış kadınların özgüvenleri de aynı şekilde artmaktadır. Kadınlar, ekonomik bağımsızlıklarını kazanarak, ailelerinin de ekonomik gelirlerine katkı sağlamaktadırlar. Çalışan kadınların aile bütçesine sağladığı kazanç, kadının kendinin ve ailesinin yaşam standartlarını da yükseltmektedir. İşletmenin verimliliğine ve çalışanın performansına fayda sağlaması, işletmenin rakiplerinin karşısında rekabet avantajı sağlaması açısından gerekli temel davranışlar olarak ifade edilmektedir. Regresyon analizi sonuçlarına göre, örgüt ikliminin cam tavan sendromu üzerinde negatif bir etkisi vardır, örgüt iklimi 1 birim arttığında, Cam Tavan Sendromu da 0,099 birim azalmaktadır. Yani örgüt iklimi, cam tavan sendromunu %9,9 oranında negatif yönde etkilemiştir. Ayrıca, regresyon denklemine göre örgüt ikliminin, örgütsel vatandaşlık davranışı üzerinde pozitif yönde etkisi olmuştur, örgüt iklimi 1 birim arttığında örgütsel vatandaşlık davranışı da 0,343 birim artmıştır. Diğer taraftan, regresyon denklemine göre; örgütsel vatandaşlık davranışının, örgüt iklimi üzerinde pozitif bir etkisi olmuştur, örgütsel vatandaşlık davranışı 1 birim arttığında, Örgüt iklimi de 0,796 birim artmıştır.
Akılcı duygusal davranışçı yaklaşım temelli iletişim becerileri programının yetişkinlerin iletişim becerileri ve bilişsel esneklik düzeylerine etkisi
Bu çalışmanın amacı, "Akılcı Duygusal Davranışçı Yaklaşım Temelli İletişim Becerileri Programı'nın Yetişkinlerin İletişim Becerileri ve Bilişsel Esneklik Düzeylerine Etkisi"ni incelemektir. Araştırmanın katılımcıları olan deney ve kontrol grubunun üyeleri, uluslararası bir otel zincirinin Türkiye'de faaliyet gösteren otellerindeki 750 çalışanından, en az 1 yılını doldurmuş, 18-65 yaş arasında ve çeşitli pozisyonlarda görev yapan, duyuruyla iletilen çağrıya gönüllü olarak katılmak isteyen kişiler arasından belirlenmiştir. Araştırmanın deney ve kontrol grubuna yansız atama yoluyla 13'er üye seçilmiştir. Araştırma sürecinde içinde bulunulan pandemi koşulları nedeniyle hem deney ve hem de kontrol grubundan ikişer üye son test ve izleme testine katılamamıştır. Bu nedenle araştırmanın bulguları, deney grubunda 5 kadın 6 erkek ve kontrol grubunda 6 kadın 5 erkek üyeden oluşan 11'er katılımcının verilerine dayanmaktadır. Araştırmada, ön-test son-test kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın verileri, deney ve kontrol gruplarına ön test, son test ve izleme testi kapsamında uygulanan İletişim Becerileri Ölçeği-Yetişkin Formu (İBÖ-YF) ile Bilişsel Esneklik Envanteri (BEE) ve Kişisel Bilgi Formu'ndan elde edilen bulgularla değerlendirilmiştir. Davranışçı Yaklaşım Temelli İletişim Becerileri Eğitim Programı (ADDY-İBEP) uygulanmıştır. Deney grubundaki bireylerin eğitim programını değerlendirdikleri bir Araştırma kapsamında deney grubundaki bireylere araştırmacı tarafından geliştirilen, 90'ar dakika ve 12 oturumdan oluşan 6 haftalık Akılcı Duygusal grup görüşmesi yapılmıştır. Kontrol grubuna herhangi bir uygulama gerçekleştirilmemiştir. İzleme ölçümleri, son testin uygulanmasından dört hafta sonra gerçekleştirilmiştir. Araştırma verileri SPSS 24.0 ortamında analiz edilmiştir. Araştırmada hata payı .05 olarak belirlenmiştir. Araştırmada gruplar arasındaki farklılıklar Mann-Whitney U ve Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi ile test edilmiştir. Sonuç olarak, ADDY-İBEP'in, deney grubu üyelerinin bilişsel esneklik düzeyleri ve iletişim becerilerini istatistiksel olarak anlamlı düzeyde arttırdığı saptanmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgular alan yazın doğrultusunda tartışılmış, bireylere, araştırmacılara ve uygulayıcılara önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Akılcı Duygusal Davranışçı Yaklaşım, bilişsel esneklik, iletişim becerileri, empati, etkin dinleme, algı, yetişkinler
İşletmelerde mobbing ve çalışan motivasyonuna etkisi: otel çalışanları üzerinde bir araştırma
İşyerinde mobbing, bir personelin diğer personel, yönetici ya da patron/patronlar tarafından kasten devamlı ve sistemli biçimde duygusal saldırı yapılması ve çalışanın hırpalanması anlamındadır. Böylece ruhsal, toplumsal ve fiziksel açıdan yıpratılarak personelin çalışmasındaki verimliliği ve başarısının azalmasına, belki de çalışanın istifa ederek kurumla yollarını ayırmasına sebep olabilen, kurumsal açıdan ise kurumdaki çalışanlar arasındaki uyumunun bozulmasına sebep olarak personeldeki başarı ile verimliliğe ve dolaylı olarak da milli ekonomiye olumsuz etki yapacak bir prosesdir. Mobbingin personel ve kurum açısından ciddi seviyede önemli olması bu konuya yasal anlamda da tedbir alma zorunluluğu da doğurmuştur. Zira halen, birçok gelişmiş ülkede, mobbingin tanı ve neticelerine dayalı araştırmaların yapıldığı, ayrıca söz konusu türdeki mobbinglerin engellenmesi ve var olan taciz fiillerinin sebep olduğu şahsi ve kurumsal zararlarının ortadan kaldırılması için yasal önlemlerin alındığı gözlemlenirken, bu olgu halen mevzuatımızda açıkça karşılık bulmamaktadır. Bu tez çalışmasında, mobbing olgusunun kavram olarak çerçevesi ve içeriğinden yola çıkılarak, İstanbul'daki otel çalışanlarının performanslarına etkisi anket uygulaması ile incelenmiştir. Araştırmanın kavramsal bölümlerinde literatür taraması yönteminden yararlanılmıştır. Araştırmanın uygulama bölümünde ise nicel araştırma yöndemlerinden anket yöntemi kullanılarak mobbing ile motivasyon arasındaki ilişki ortaya koyulmaya çalışılmıştır. Bu doğrultuda araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Üç bölümden oluşan bu tez çalışmasının ilk iki bölümünde; yazın taraması yaparak konuyla alakalı literatür kavramlarına açıklık getirilmiş, son bölümünde ise mobbingin personelin motivasyonuna etkisini ortaya koymak amacıyla İstanbul'da 694 otel çalışanına yönelik anket çalışması yapılmış ve SPSS istatistik programı ile analiz edilerek değerlendirilmiştir. Ayrıca faktör, regresyon ve korelasyon analizleri de yapılmıştır. Çalışmada 27 sorudan oluşan mobbing sorularına verilen cevaplar analiz edildiğinde, Alpha sayısı 0.973 çıkmıştır ve 28 sorudan oluşan motivasyon sorularına verilen cevaplar analiz edildiğinde, Alpha sayısı 0.915 çıkmıştır. Bu da uygulama sonuçları oldukça güvenilir ve geçerli demektir. Anahtar Sözcükler: Mobbing, Psikolojik Şiddet, Bezdirme, Yıldırma, İşyerinde Psikolojik Taciz, Motivasyon, Çalışan Motivasyonu
Otel çalışanlarının psikolojik güçlendirme algılarının örgütsel bağlılık düzeylerine ve işten ayrılma niyetlerine etkisi: Şehir otelleri üzerine bir araştırma
Otel işletmelerinin müşterilerine sundukları hizmetin kalitesini büyük ölçüde çalışanlar belirlemektedir. Konaklama talebinin akışkan olması ve ağır rekabet koşulları nedeniyle otel işletmelerinin çalışanlarından mümkün olduğunca verimli şekilde faydalanmaları gerekmektedir. Bu düşünceden hareketle tez kapsamında otel çalışanlarının psikolojik güçlendirme algılarının örgütsel bağlılık düzeylerine ve işten ayrılma niyetlerine etkisi araştırılmıştır. Araştırmanın amacına uygun olarak genel tarama modellerinden ilişkisel tarama modeli benimsenmiştir. Araştırma kapsamında Ankara, Mersin ve İstanbul'da faaliyet gösteren 4 ve 5 yıldızlı şehir otellerinde görev yapan ön büro ve yiyecek içecek departmanı çalışanları ideal evren olarak belirlenmiştir. Olasılığa dayalı olmayan örnekleme tekniklerinden kolay örnekleme yöntemi ile 15 Mayıs 2022-15 Haziran 2022 tarihleri arasında 320 anket elde edilmiştir. Gerçekleştirilen kayıp veri analizi, çoklu sapan analizi ve çoklu normal dağılım analizi sonucunda 275 adet kullanılabilir anket olduğu belirlenmiştir. Bu anketler ile güvenilirlik analizi, açıklayıcı faktör analizi, katılımcılar ve ölçeklere ilişkin betimleyici bulgular ortaya koyan analizler, korelasyon analizi ve regresyon analizi gerçekleştirilmiştir. Açıklayıcı faktör analizi sonucunda psikolojik güçlendirme değişkeninin 'anlam ve yeterlilik' ve 'özerklik ve etki' olarak iki boyuttan oluştuğu görülmüştür. Regresyon analizi sonucunda anlam ve yeterlilik boyutunun, örgütsel bağlılığı anlamlı ve olumlu yönde (β=,164), işten ayrılma niyetini ise anlamlı ve olumsuz yönde (β=-,251) etkilediğine yönelik bulgulara ulaşılmıştır. Özerklik ve etki boyutunun örgütsel bağlılığa anlamlı ve olumlu yönde (β=,258) etkisi olduğu, işten ayrılma niyeti üzerinde ise anlamlı bir etkisi olmadığı görülmüştür. Örgütsel bağlılığı oluşturan normatif bağlılık (β=-,168) ve duygusal bağlılık boyutunun (β=-,479) işten ayrılma niyeti üzerinde anlamlı ve olumsuz bir etkisi olduğunu ortaya koyan bulgulara ulaşılmıştır. Örgütsel bağlılığı oluşturan devam bağlılığı boyutunun ise işten ayrılma niyeti üzerinde anlamlı bir etkisi olmadığı görülmüştür. Bu bulgulardan hareketle çalışanların psikolojik olarak güçlendirilmesinin örgütsel bağlılıklarını artırdığı ve işten ayrılma niyetlerini azalttığı söylenebilir. Sonuç olarak işgören devir hızının yüksek olduğu ve sunulan hizmet kalitesinin büyük ölçüde çalışanlar tarafından belirlendiği otel işletmelerinde, çalışanların psikolojik olarak güçlendirilmelerinin olumlu katkı sağladığı ileri sürülebilir.
Otel işletmelerinde çalışan mutfak personelinin hijyen, gıda güvenliği bilgi ve uygulama düzeylerinin belirlenmesi: Ayvalık örneği
Gıda güvenliği ve hijyen yiyecek ve içecek üretimi yapan her kurum için hayati öneme sahip kavramlardır. Bu kavram yiyecek-içecek ürünlerinin sağlıklı, temiz, hijyenik, kısaca insan sağlığına zarar veren tüm etkenlerden arındırılmış bir şekilde tedarik edilmesi, depolanması, saklanması, üretimi ve sunulması ile ilişkilidir. Dolayısı ile ürünlerin sunulduğu tüketiciler de gıda güvenliği ve hijyen uygulamalarına önem vermekte ve bu durum tercihlerini etkileyebilmektedir. Gıda güvenliğini ve hijyeni sağlamak aynı zamanda bu konuda bilgili ve doğru uygulama yapabilen çalışanlarla mümkün olabilmektedir. Bu çalışmanın amacı otel mutfağı çalışanlarının gıda güvenliği ve hijyene yönelik bilgi düzeyleri ile uygulama düzeylerini belirlemektir. Bu amaçla veriler Ayvalık'taki otellerin mutfağında çalışan 336 kişiden elde edilmiştir. Araştırmanın sonuçlarına göre, mutfak çalışanlarının gıda güvenliği ve hijyene yönelik bilgisinin iyi düzeyde olduğu, aynı zamanda gıda güvenliği ve hijyene yönelik uygulamalarını, bazı uygulama eksikleri olsa da, sıklıkla gerçekleştirdiği belirlenmiştir. Çalışmada ayrıca gıda güvenliği ve hijyen uygulamalarında gıda güvenliği ve hijyen ile ilgili eğitim almış olmanın, meslekte çalışma süresinin ve pozisyonun farklılıklara neden olduğu belirlenmiştir.
Konaklama işletmelerinde X ve Y kuşağı çalışanlarının çalışma değer algıları ile birey-örgüt uyumlarının iş tatminine etkisi
Turizm emek-yoğun bir sektör olması münasebetiyle makinelerden ziyade insan gücüyle varlığını sürdürmektedir. Bu nedenle turizm sektöründe ağırlanan konuklar kadar işgörenlerin de tatmin edilmesi oldukça önemlidir. İşgörenlerin tatmin edilmesinde ücret, terfi imkânı, çalışma koşulları ve yönetim tarzı gibi faktörler etkili olmakla birlikte; işgörenlerin çalışma değer algıları ile birey-örgüt arasındaki uyum iş tatminini önemli ölçüde etkilemektedir. Bu kapsamda araştırmanın amacı, konaklama işletmelerinde X ve Y kuşağı çalışanlarının çalışma değer algıları ile birey-örgüt uyumlarının iş tatmini üzerindeki etkisini ortaya koymaktır. Bu amaç doğrultusunda literatür ışığında araştırma hipotezleri geliştirilmiş ve kuramsal bir model oluşturulmuştur. Araştırmanın teorik kısmında detaylandırılan kuşaklar, çalışma değer algısı, birey-örgüt uyumu ve iş tatminine ilişkin önermelerin ampirik bazda çözülmesi amacıyla, alan araştırması yapılmış ve veriler anket tekniği kullanılarak toplanmıştır. Araştırmada olasılığa dayalı olmayan örnekleme yöntemlerinden kolayda örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Mersin ilinde faaliyet gösteren konaklama işletmelerinde çalışan personel oluşturmaktadır. Bu çerçevede Mersin ilinde faaliyet gösteren konaklama işletmelerinden 17 Temmuz 2022 tarihi ile 30 Eylül 2022 tarihleri arasında 471 personele ulaşılarak veri toplanmıştır. Anket formunda katılımcıların demografik özelliklerine (yaş, cinsiyet, eğitim durumu, kıdem), çalışma değer algılarına, birey-örgüt uyumlarına ve iş tatminine ilişkin ifadeler bulunmaktadır. Yapılan anket çalışması sonucunda elde edilen veriler, uygun analiz programları kullanılarak güvenilirlik ve geçerlilik testleri yapıldıktan sonra frekans, aritmetik ortalama ve yüzde dağılımları hesaplanmıştır. Konaklama işletmelerinde X ve Y kuşağı çalışanlarının çalışma değer algıları, birey-örgüt uyumları ve iş tatminine ilişkin keşfedici ve doğrulayıcı faktör analizleri yapılmış, daha sonra çalışma değer algıları ile birey örgüt uyumu arasındaki ilişkiyi ve etkiyi tespit etmek için de kısmi korelasyon analizi ile çoklu regresyon analizleri yapılmıştır. Bu kapsamda elde edilen bulgulara göre, X ve Y kuşağı çalışanlarının çalışma değer algıları, birey-örgüt uyumları ve iş tatmini düzeylerinin 0,05 anlamlılık düzeyinde farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Ayrıca konaklama işletmelerinde X ve Y kuşağı çalışanlarının çalışma değer algısı ile birey-örgüt uyumu arasında pozitif ve anlamlı bir ilişkinin olduğu, yine birey-örgüt uyumunun iş tatmini üzerinde pozitif yönlü ve anlamlı bir etkisinin olduğu tespit edilmiştir. Son olarak X ve Y kuşağı çalışanlarının çalışma değer algıları iş tatminini kısmen etkilediği sonucuna ulaşılmıştır.
Psikolojik güvenlik ile işten ayrılma niyeti arasındaki ilişkide psikolojik iyi oluşun aracılık rolü: Nevşehir ili konaklama işletmelerinde bir araştırma
Bu çalışma, psikolojik güvenlik ile işten ayrılma niyeti arasındaki ilişkide psikolojik iyi oluşun aracılık rolünün Nevşehir ilinde yer alan T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı konaklama işletmelerinde araştırılması üzerinedir. Araştırma, Nevşehir ilinde yer alan konaklama işletmelerinde çalışan kişilere yönelik psikolojik güvenlik ile işten ayrılma niyeti arasındaki ilişkide psikolojik iyi oluşun aracılık rolünü ortaya koymayı amaçlamasından dolayı nedensel ve açıklayıcı niteliktedir. Araştırmanın örnekleminin oluşturan 425 katılımcıdan demografik özellikleri, Psikolojik Güvenlik Ölçeği, İşten Ayrılma Niyeti Ölçeği ve Psikolojik İyi Oluş Ölçeği aracılığıyla veriler toplanarak, elde edilen veriler SPSS 22 programı dahilinde analiz edilmiştir. Tanımlayıcı istatistiklerden sonra hipotez testlerine ilişkin korelasyon, basit regresyon ve hiyerarşik regresyon analizleri yapılmıştır. Yapılan analizler sonucunda psikolojik güvenlik ile işten ayrılma niyeti arasında anlamsız ve negatif yönlü; psikolojik iyi oluş ile psikolojik güvenlik arasında anlamlı ve pozitif yönlü ilişki bulunduğu tespit edilmiştir. Ayrıca psikolojik güvenlik ile işten ayrılma niyeti arasındaki ilişkide psikolojik iyi oluşun aracı role sahip olmadığı saptanmıştır. Bu çalışmanın örgütsel davranış literatürüne ve psikolojik güvenlik ortamının öncelikli olacağı bir kurumun oluşturulmasında yöneticilere önemli katkılar sağlayacağı düşünülmektedir.
Fiziksel çevre ve iletişimi sağlayan personel niteliklerinin kurumsal imaj algısına etkisi: Kapadokya bölgesi'ndeki butik oteller üzerine bir uygulama
Bu çalışmada ele alınan temel kavramlar fiziksel çevre, iletişimi sağlayan personel nitelikleri ve kurumsal imajdır. Bu bağlamda çalışma, otel sektöründe fiziksel çevre ve iletişimi sağlayan personel niteliklerinin kurumsal imaj algısı üzerindeki etkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda, araştırma kapsamına alınan butik otellerde konaklayan 478 müşteriden veri toplanmıştır. Tez çalışmasında, nicel araştırma yöntemi kullanılmış ve veri toplama aracı olarak anket formu tercih edilmiştir. Bu doğrultuda, 47 ifadeden oluşan bir anket kullanılmış ve anketler, otel müşterilerinin fiziksel çevreye, iletişimi sağlayan personel niteliklerine ve kurumsal imaja ilişkin algılarını ölçmek amacıyla yapılandırılmıştır. Toplanan veriler, SPSS ve SmartPLS programları kullanılarak analiz edilmiştir. Öncelikle, verilerdeki gizli faktör yapısını keşfetmek için açıklayıcı faktör analizi uygulanmıştır. Ardından ölçme modelinin güvenilirlik ve geçerlilik analizleri, ölçeklerin yeterli düzeyde güvenilir ve geçerli olduğunu göstermiştir. Veriler üzerinde yapılan analizlerde, kurumsal imajın tek boyutlu bir yapı sergilediğini, fiziksel çevrenin ise dekorasyon, çevre koşulları, iç plan ve düzenleme, işaretler ve semboller olmak üzere dört boyutlu bir yapıya sahip olduğunu ortaya koymuştur. İletişimi sağlayan personel değişkeni de tek boyutlu bir yapı göstermiştir. Araştırma bulgularına göre; fiziksel çevrenin çevre koşulları, işaretler ve semboller boyutları ve iletişimi sağlayan personel niteliklerinin kurumsal imajı pozitif etkilediği bulunmuştur. Fiziksel çevrenin iç plan ve düzenleme ve dekorasyon boyutlarının kurumsal imaj üzerinde anlamlı etkisi tespit edilmemiştir. Sonuç olarak, bu tez çalışması, butik otel işletmelerinin kurumsal imaj algıları üzerinde fiziksel çevre ve iletişimi sağlayan personel niteliklerinin önemli bir rol oynadığını ortaya koymaktadır. Otelin fiziksel özelliklerinin yanı sıra, personelin müşteriyle olan etkileşimi, kurumsal imajı güçlendirmektedir. Otel işletmeleri, bu bulguları dikkate alarak, müşteri memnuniyetini artırmak için stratejiler geliştirebilirler. Bu kapsamda, otel yöneticilerinin, kurumsal imajı güçlendirmek amacıyla fiziksel çevre düzenlemelerine ve personel eğitimi ve gelişimine yatırım yapmaları önerilmektedir.
Karar verme davranışları ve tükenmişliğin çalışanların yaşam kalitesine etkisi
Bu araştırma, karar verme davranışları ve tükenmişliğin, çalışanlarının yaşam kalitesi üzerindeki etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini, Muğla'nın Bodrum ilçesinde Bodrum otelciler derneği üyesi 3, 4 ve 5 yıldızlı 9 otelin çalışanları oluşturmaktadır. Araştırmaya 77 kadın ve 195 erkek olmak üzere toplam 272 çalışan katılmıştır. Veri toplama metodu olarak anket yöntemi kullanılmıştır. Verilerin analizinde korelasyon ve regresyon analizleri kullanılmış, araştırmada tükenmişlik faktörünün olmasından dolayı, çalışanların yaşam kalitesi alt boyutu olan tükenmişlik alt boyutu analize dahil edilmemiştir. Araştırmada karar verme davranışları ile çalışanların yaşam kalitesi ile ilgili elde edilen sonuçlarla ilgili olarak, karar verme davranışları alt boyutları olan sezgisel, bağımlı ve rasyonel karar verme davranışları ile yaşam kalitesi alt boyutu olan mesleki tatmin arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişki olduğu ve mesleki tatmin boyutunu etkiledikleri bulunmuştur. Çekingen karar verme ve ani karar verme davranışları ile yaşam kalitesinin diğer alt boyutu olan eşduyum yorgunluğu arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişki olduğu ve eşduyum yorgunluğunu etkiledikleri bulunmuştur. Tükenmişlik ve çalışanların yaşam kalitesi ile ilgili elde edilen sonuçlarda ise, çalışanların yaşam kalitesi alt boyutu olan mesleki tatmin ile tükenmişlik alt boyutu olan duygusal tükenme arasında negatif yönlü, kişisel başarı hissi ile arasında ise pozitif yönlü, anlamlı bir ilişki olduğu ve her iki boyutunda mesleki tatmin boyutunu etkilediği görülmüştür. Yaşam kalitesi alt boyutu olan eşduyum yorgunluğu ile duyarsızlaşma arasında pozitif yönlü, kişisel başarı hissi ile arasında ise negatif yönlü bir ilişki olduğu görülmüş ve her iki boyutun da eşduyum yorgunluğu üzerinde etkili olduğu görülmüştür. Anahtar kelimeler: Tükenmişlik, Karar Verme Davranışları, Çalışanlar İçin Yaşam Kalitesi
Algılanan örgüt yapısı, kişi iş ve kişi örgüt uyumunun iş tatmini ve işe kenetlenme üzerine olan etkisi
Turizm; ülke ekonomilerinin sürdürülebilirliğine katkıda bulunan ve yüksek rekabet ortamı ile hızla değişen iş çevresinde yer alan, emek yoğun bir hizmet sektörüdür. Rekabetçi yapısından dolayı sektörün başarısı ve kârlılığı, bu alanda görev yapan çalışanların işe uyumlarına, iş tatminlerine ve işe kenetlenmelerine önemli ölçüde bağlıdır. Ancak mevcut literatür değerlendirildiğinde, turizm çalışanlarının bu tutum ve davranışlarının yeterince irdelenmediği gözlemlenmektedir. Söz konusu sorun nedeni ile yapılan bu çalışmanın amacı, turizm sektöründeki işgörenlerin algıladıkları örgüt yapısının, kişi iş ve kişi örgüt uyumlarının, işe kenetlenme ve iş tatmini düzeyleri üzerindeki etkisinin incelenmesi olarak belirlenmiştir. Araştırmanın evrenini, İstanbul'da faaliyet gösteren 4-5 yıldızlı konaklama işletmelerinde görev alan otel personeli oluşturmaktadır. Analizlerde kullanılan veriler literatürde sıklıkla yer alan, geçerlilik ve güvenirliği yüksek olan ölçeklerden oluşan bir anket yardımıyla elde edilmiştir. Kolayda örnekleme yöntemi ile toplanan 570 adet anket değerlendirmeye alınmış ve analizler bu örnek üzerinde gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın kavramsal modelinde yer alan hipotezlerde öne sürülen ilişkilerin istatistiksel olarak anlamlı olup olmadığını belirlemek üzere çoklu regresyon modelleri kullanılmıştır. Analizlerden elde edilen bulgular neticesinde, çalışanların algıladıkları örgüt yapısının iş ve örgütle olan uyumları, iş tatmini ve işe kenetlenme düzeyleri ile ilişkili olduğu ve ayrıca kişi iş ve kişi örgüt uyumunun, algılanan örgüt yapısı ile iş tatmini ve işe kenetlenme ilişkisinde pozitif yönde aracı rolünün bulunduğu sonucuna erişilmiştir. Çalışmadan elde edilen bu bulguların otel yöneticileri için uygulamaya yönelik kritik bilgiler sunması beklenmektedir.
Afyon ili`ndeki termal otel işletmelerinde işgören profili
Termal turizm, kaplıca, ılıca, içme gibi şifalı doğal su kaynaklarının sağlık kurallarına uygun bir biçimde tedavi aracı olarak kullanılmasıdır. Diğer turizm çeşitlerine göre farklı özelliklere sahiptir. Bu özelliklerden en önemlisi, turistlerin dinlenme ve eğlenme amaçlarının dışında, sağlıklarına kavuşmak ve sağlıklı kalmak amaçlarıyla termal turizm işletmelerinin hizmetlerinden yararlanmalarıdır. Sağlık amaçlı hizmet veren termal otel işletmelerinde turizm eğitimi almış işgörenlerin yanı sıra, sağlık eğitimi almış işgörenlerin de çalışması gerekmektedir. Bu çalışmada, Afyon ilindeki termal otel işletmelerinde çalışan işgörenlerin profilinin ortaya çıkarılması ve bu işletmelerde uygulanan insan kaynakları yönetimi işlevleri açısından işletmelerinin analizlerinin yapılması amaçlanmıştır. Bu amaçla, insan kaynakları müdürlerine mülakat ve işgörenlere anket tekniği uygulanmış, anket sonuçları SPSS istatistik programı yardımıyla analiz edilmiştir. Yapılan mülakat sonuçlarına göre, insan kaynakları müdürlerinin, eğitimli ve deneyimli işgörenlere öncelik tanıdıkları, işgörenlcrde deneyim eksikliği, pratiklik, kendini geliştirme isteğinin olmaması, iletişim eksikliği gibi eksiklikler gördükleri, bu eksiklikleri gidermek amacıyla oryantasyon, rotasyon, kurs, konferans-seminer vb. yoluyla eğitim verdikleri ve kariyer planlama, iş analizi gibi insan kaynakları yönetimi işlevlerini uyguladıkları, işgörenlere terfi olanağı sağladıkları sonucuna ulaşılmıştır. Anket sonuçlarında ise, çoğunlukla genç yaşlarda, deneyimi az, ancak eğitim düzeyleri düşük olmayan buna rağmen mesleki turizm ve sağlık eğitimi yetersiz işgörenlerin çalıştığı görülmüştür.