Konut

Bu konu başlığı altında 145 tez

Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ekonomik istikrarsızlık dönemlerinde kullanılabilecek ipotekli konut kredileri

Tüm dünyada sürekli artan talebin karşılanamamasından dolayı artış gösteren konut finansman sorunu bu çalışmada incelenmiştir. İlk olarak konut sorununun ayrıntılı olarak ele alındığı çalışmada dünyada ve Türkiye'deki konut sorunu incelenmiştir. İkinci olarak ise konut finansman yöntemleri ele alınmış, bu yöntemler içinden ipotekli konut kredisi kullanımı ayrıntılı olarak incelenmiştir. Çalışmada, 1990-2004 yıllarında arasında veriler kullanılarak ipotekli konut finansmanı çeşitlerinin Türkiye'de şartlarında uygulanabilirliği dönemsel olarak test edilmiştir.Çalışmada klasik ipotek kredisi, fiyat endeksli ipotek kredisi ve çift endeksli ipotek kredisi ayrıntılı olarak ele alınmıştır. Yapılan analizle ulaşılan sonuçlar göstermiştir ki ekonomik istikrarsızlığın olduğu dönemlerde kullanılabilecek en uygun ipotek kredisi türü çift endeksli ipotek kredisi türüdür.

Ekonomik istikrarKonutKonut finansmanı+2
Beyza Baysal
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Aidiyet duygusu açısından konut mekan ve donatı tercihlerinde mesleğe bağlı değişkenler

İnsanın kimliğini dilediği gibi yansıtabildiği, gerek tek başına gerek aile ve arkadaşlarıyla dilediğince vakit geçirebildiği, anılar biriktirdiğin en mahrem, en özel mekan konuttur. İnsan hayatında bu denli önemli bir mekan olan evin kullanıcı ihtiyaç ve isteklerine cevap verebilmesi sağlıklı ve mutlu bir yaşamın vazgeçilmez şartıdır. İçinde geçirilen zamanla birlikte insan evi ile duygusal bir bağ kurarak mekansal aidiyet duygusu geliştirir. Bu çalışmada öncelikle mekansal aidiyet duygusu yaratmada rolü olan konut memnuniyeti, konut kalitesi, kendileme kavramları üzerinde durulacak daha sonra mekansal aidiyet duygusu incelenecektir. Tezin alan çalışması kısmında TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi bünyesinde çalışmakta olan akademik personele kendi konut mekanlarında, yaşam alanlarında yapmış oldukları mekan ve donatı tercihleriyle ilgili sorular bululan anket çalışması uygulanarak bu tercihlerde meslek gruplarına bağlı değişkenlikler olup olmadığı araştırılmıştır. Bu çalışmanın, meslek ve alınan eğitimin donatı tercihleri üzerinde etkili olup olmadığı, meslek gruplarının arasında ki tercih farklılıkları ve özellikle tasarım eğitimi almış kullanıcıların tercihleriyle diğer meslek grupları arasında belirgin bir fark olup olmadığını anlamak konusunda önemli bir katkı sağlaması beklenmektedir.

AidiyetAidiyet duygusuDonatı+6
İrem Ekin Alpegemen
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

The impact of Syrian refugees on the Turkish housing market

This thesis aims to analyze the impact of Syrian refugees on the Turkish housing market for the period 2009 and 2019. In order to evaluate how the housing market was affected, Survey of Income and Living Conditions (SILC) micro-level data retrieved from TurkStat was used. In addition to the analysis using rents and perceived rents, an index variable called Housing Quality Index (HQI) was defined and included in the analysis. Türkiye's mass refugee influx is heterogeneous across regions, and this rare situation allows for a quasi-experimental research design. The difference-in-differences (DiD) strategy was followed with a number of modifications. Then, the potential endogeneity problem was discussed, and an instrumental variable was introduced. The analysis indicates that rents increased by 1.19% for a 1% increase in the migrantto-native ratio in the short run while the increase in perceived rents is 1.43% in the short run. The impact on rents and perceived rents are calculated as 0.66% and 0.89% in the long run, leading us to believe the impact slowly diminishes in the long run. The analysis was repeated on different types of housing units to understand if different cohorts were affected differently by the migration.High-quality housing units were affected more by immigration in the short run while low-quality houses were affected more in the long run. The impact on the natives with low education is significant in both the short run and the long run. In the short run, the development level of the region is found to be a significant determinant of the impact of migration on the housing market. Less developed regions are affected more by the migration. This effect disappears in the long run. Additionally, an analysis using the Housing Quality Index showed there was no decrease in the housing quality of the natives due to migration.

Differences in differencesMigrationsRental housing+7
Kadir Dikici
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Using of sea water in household and industry as a local service

Along with other factors of global warming and water shortages in the world and in Turkey increasingly residue is observed. These troubles to seek as an alternative to the humanbeing has always been and will continue to be. However, the unconscious nature of humanity and consume water pollution and is an indicator of the end of prepared by the people themselves. Human beings to overcome these problems, directly using sea water and fresh water in nature, prevent decrement in the longer term, to meet the need for fresh water needs. If the necessary legal arrangements to be used directly in sea water, urban and residential networks the regulation of small-scale wastewater treatment facilities and clean drinking water must be made of the water cycle in the future more and more it is possible to leave. In the future our children entrusted we received a cleaner, more usable, more regular and systematic, she would be the future of water. Key words: Local Government, Water, Separation Of Sea Water, Direct Use Of Sea Water, City Of The Sea Water Network.

Municipal servicesMunicipalitiesSea water+7
Mehmet Ali Baran
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Oturum amaçlı konut pazarlamasında müşteri tercihleriyle ilgili bir araştırma

Geçmişte yalnızca barınma ihtiyacını karşılamak adına üretilen konutlar, günümüzde barınma ihtiyacının dışına çıkıp, bireylerin yaşam biçimlerini temsil eden hatta sosyal statü ve prestijlerini belirleyen araçlar haline gelmiştir. Konut satın alırken, fiyattan konuma, sosyal aktivite imkanlarından güvenlik sistemlerine kadar farklı çok sayıda kriter geliştiren müşteriler yanında; büyüyen pazarın rekabet ortamında hem karını hem de imajını büyütmek isteyen ve bunun için yeni pazarlama stratejilerine ihtiyaç duyan firmalar bulunmaktadır. Türkiye'de konut sektörü; Mortgage sisteminin entegrasyonu, entegrasyona uyum sürecinde oluşturulan kanuni düzenlemeler, TOKİ, Emlak Konut başta olmak üzere özel çok sayıda firmanın da geliştirdikleri devasa projeler, artan göçe bağlı olarak da artan konut talebi nedeniyle tarihinin en büyük rekabet ortamını yaşamaktadır. Bu rekabet hem stüdyo tipi dairelerden villalara kadar farklı ölçekteki konut tiplerinin sunulmasını sağlamış hem de birey odaklı pazarlama ve çözüm stratejilerinin gelişmesine olanak sağlamıştır. Araştırmanın amacı; konut pazarlama stratejilerini değerlendirerek, müşterilerin konut satın alma davranışlarını belirlemek ve konut üretimi, pazarlaması ve satışı yapan firmaların modern pazarlama stratejilerini, müşterilerin karar kriterlerini dikkate alarak oluşturmalarını sağlamaktadır. Bu noktadan hareketle tez kapsamında; konut pazarlama ve konut pazarlamasında karma stratejiler tanıtılmış olup, uygulanan anket ve ölçekle konut satın alma potansiyeli olan 250 müşterinin konut satın alma davranışları analiz edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Konut, konut pazarlaması, pazarlama karması, satın alma davranışları.

KonutKonut pazarlamasıMüşteri tercihleri+4
Özgül Su
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Gayrimenkul piyasasının etkinliği: İstanbul konut piyasası örneği

Efficient market hypothesis means that the future price of securities are unpredictable with respect to the current available information. The gist of this research is to test market efficiency of real estate using the dynamics of efficient market hypothesis, as put forth by Eugene Fama (1970). In this light, the study is conducted to test the market efficiency of Istanbul real estate markets as to whether the market prices /returns of real estates are random. Thus, the study benefited from a large body of existing literature to adapt an empirical model known as the random walk model. To ascertain/test if the Istanbul residential real estate market prices are random, the study's statistical random walk model enveloped three prominent tests; autocorrelation test, run test and variance ratio test. The study employed a time-series data, thus warranting for unit root testing, on order to regulate stationarity. The study found the data unstable and went ahead for the first difference. The study followed the SIC/AIC to select the lag length for the model. As it is the case with studies investigating market efficiency, results, especially those of emerging markets are always mixed. The results cast doubts in Turkey's real estate market efficiency. The output rejects completely the null hypothesis of weak form market efficiency, suggesting that Istanbul Market is not efficient in its weak form. This shows that investors can make huge returns from real estate because they posses information of past prices that could be used to forecast future prices.

Efficient market theoryEfficiencyReal estates sector+3
Chrıstabell Fonyuy Sunjo
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Metropolde yaşamak: farklı yaşam eşı̇klerı̇ne bağlı olarak dönüşebı̇len esnek konut ı̇ç mekanları

Dünya genelinde metropollerde yaşayan nüfusun artmasıyla beraber metropolde yaşam farklılaşmakta, kalabalıklaşan kent mekanlarında yaşam zorlaşmakta, konutlarda farklı ve çeşitli kullanıcı tipleri için farklı ihtiyaçlar ortaya çıkmaktadır. Bununla birlikte bireyler, yaşam döngülerindeki eşiklere bağlı olarak yaşam mekanlarına farklı zamanlarda farklı adaptasyon süreçleri yaşamaktadırlar. Tez çalışmasının amacı, konut mekanlarının metropol yaşamı ve yaşam döngüsündeki eşiklere bağlı olarak oluşan farklı durumlara adapte olabileceği esnek mekan tasarımları üzerine fikirler üretmektir. Bu bağlamda amaç; metropolde farklı yaşam biçimleri için kolektif, paylaşım ve dayanışma odaklı, ekonomik, esnek ve sürdürülebilir konut iç mekan tasarımlarını araştırmak ve geliştirmektir. Çalışma kapsamında öncelikle metropolde dönüşen yaşam biçimleri, İstanbul'da metropol yaşamı, konut iç mekanlarında esneklik ile ilgili literatür araştırması yapılmıştır. Sonraki aşamada, İstanbul metropolünde seçilen bir alanda alan araştırması yapılmış; ve alan araştırması sonucunda bu alan için farklı ölçeklerde kent ile ilişkili olarak esnek bir iç mekan ve yaşam sistemi tasarlanmıştır. Alan araştırması üç aşamadan oluşmaktadır; öncelikle, alan çalışması yapmak üzere seçilen Maslak Sanayi Bölgesi analiz edilmiş, mevcutta ve gelecekteki durumu ile ilgili bilgiler toplanmıştır. İkinci aşamada alan çalışması yapmak üzere seçilen Maslak Sanayi Bölgesinde mevcut kullanıcı grupları ile ilgili araştırmalar yapılmıştır. Bu bağlamda mevcut durumu anlamak için röportaj, anket ve gözlemler yapılmıştır. Üçüncü aşamada, İstanbul metropolünde yaşamakta olan potansiyel kullanıcı tiplerini, ihtiyaçlarını ve yaşam biçimlerini anlamaya yönelik araştırmalar yapılmıştır. Bu bağlamda ortak ihtiyaç ve farklılaşan ihtiyaçların belirlenmesi için röportaj, anket ve gözlemler yapılmıştır. Tezin sonucunda alan araştırması sonucu elde edilen bilgi ve veriler doğrultusunda esnek bir iç mekan ve yaşam sistemi önerisi getirilmiştir. Önerilen malzemeler, üretim şekilleri, sosyal alanların ve atölyelerin çalışma prensipleri, yaşam biçimleri, vb. farklı boyutlarıyla projenin bütüncül bir sistemi tanımlaması amaçlanmıştır. İstanbul metropolünde alternatif bir yaşam önerisi olan bu proje çalışması ile, temelde her bireyin hakkı olan fakat günümüzde bunu elde etmenin bir lüks olarak sayıldığı her yaşta konforlu yaşam hakkına nasıl ulaşabileceği araştırılmaktadır.

KonutMekan tasarımıMetropol+2
Cansın Yılmaz
İstanbul Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İstanbul metropolünde değişen yaşam dönüşen konut algısı: Varyap Meridian örneği

Küreselleşmeyle, teknolojide ve bilişim sistemlerinde yaşanan hızlı gelişmeler, yaşam koşullarının değişmesine yol açmaktadır. Kısıtlı ve homojen bir kitle barındırmakta olan kentler, endüstrileşmeyle birbirine eklemlenerek büyümekte ve metropol kentleri meydana getirmektedir. Metropol kentler, ekonomik anlamda büyük kitlelere istihdam sağlama potansiyeline sahip ve bireylere daha iyi şartlarda yaşama imkanı sağlayabilecek cazip merkezler olarak görülmektedir. Merkezin güçlü çekimi; kırsaldan kente göçü hızlandırmaktadır. Artan göç, çok kültürlülüğe, hızla değişen değerlere, yaşam tarzında ve toplumsal yapıda değişimlere sebep olmakla birlikte yapısal çevrenin dönüşümünü de beraberinde getirmektedir. Metropolleşmeyle değişen yaşam koşulları, insan gereksinimlerinin farklılaşmasına sebep olmakla birlikte, insanın yaşama alanı olan konut algısını da dönüştürmektedir. Farklılaşan gereksinimler, beklentiler, arzular ve istekler kullanıcıların konuta bakışını ve algısını da etkilemektedir. Konut algısındaki değişim, kaçınılmaz olarak konutta da değişimine yol açmakta ve bu iki süreç birbirini etkilemektedir. İnsan ve mekan (çevre) arasında kurulan iletişim ne kadar güçlü ve uyumlu ise, bireyin yaşamsal kalitesi ve kullanıcı olarak konut memnuniyeti de o kadar yüksek olmaktadır. Kullanıcıların ihtiyaçlarına göre tasarlanmayan ve günümüzde tüketim nesnesi olarak inşa edilen ve pazarlanan konut projeleri kullanıcısına, kentlileşen toplumun tüketim kültürünün şekillendirdiği bir kimlik, bir yaşam biçimi dayatmaktadır. Özellikle metropol kentlerde yaşayan orta-üst ve üst sosyo-ekonomik gelir grubuna mensup olanların lükse yönelik ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik olarak tasarlanmakta olan "lüks karma yaşam projeleri"; her geçen gün daha da kalabalık ve kaotik bir hal alan kentten uzaklaşmak ve güvende hissetmek isteyenler için "ötekiler"den arındırılmış, benzer sosyo-kültürel grubu barındıran bir yaşam alanı sunmaktadır. Ayrıca; kullanıcılarına ayrıcalıklı, prestijli, konforlu ve lüks bir yaşam vadetmektedir. Gelişmişliğin ve modernitenin göstergesi olarak görülen, yeni nesil kapalı ve güvenlikli karma yaşam projeleri, barındırdıkları sosyal imkanlar, donatılar, teknolojik fonksiyonlar ve en ince detayına kadar kurgulanmış iç mekan tasarımlarıyla birlikte kendi kendine yeten kentsel ölçekte küçük yerleşimler olarak karşımıza çıkarken; onlara sahip olamayan düşük gelirli kesim için de bir ütopyayı tariflemektedir. Bu kapsamda tezin amacı; İstanbul metropolünde değişen yaşam koşullarının, konut ve konut çevresi memnuniyeti kapsamında, hangi yaşamsal beklentilerin ve önceliklerin kullanıcı açısından önemini arttırdığını ve hangilerinin azaldığını saptamak ve konut algısının nasıl değiştiğini ortaya çıkarmaktır. Bu amaç doğrultusunda tez çalışmasında; küreselleşme, kent, metropol, insan ve davranışı, konut, konut algısı ve konutta kullanıcı memnuniyeti üzerinde durulmaktadır. Tez çalışmasının birinci ve giriş bölümünde; tezin amacı, kapsamı ve yöntemi üzerinde durulmaktadır. İkinci bölümde; kent kavramının günümüz metropol kentinin doğuşuna dek olan serüveni, küreselleşme ve metropolleşme kavramlarına değinilerek irdelenmektedir. Üçüncü bölümde; "metropolleşme ile değişen yaşam" konu başlığı altında, insanın temel iletişim süreci, insan davranışı ve gereksinimleri irdelenmektedir. Ayrıca; toplumsal yaşamdaki değişimler ile birlikte toplumun, kültürün ve ailenin değişen yaşamsal koşullarından bahsedilerek, bu koşulların ne tür değişim ve dönüşümlere maruz kaldığı üzerinde durulmaktadır. Bunun yanı sıra, metropolleşme ile farklılaşan yaşamsal beklentiler ve öncelikler örneklerle açıklanmaktadır. Dördüncü bölümde; metropolleşme ile dönüşen konut kavramı irdelenmektedir. İnsanın çevre ile girdiği ilişki biçimleri üzerinde durularak, mekan kavramı tanımlanmakta ve konut ve konutta kullanıcı memnuniyeti irdelenmektedir. Böylece; metropolleşme ile dönüşen konut algısı irdelenmektedir. Beşinci bölümde; tez çalışmasının alan çalışması kapsamında; "Varyap Meridian" örneği ele alınmakta ve örnek çalışma, İstanbul'u dünya finans merkezleri arasında önemli bir yere taşıyacağı öngörülen "İstanbul Uluslararası Finans Merkezi" ve benzer karma projelerle birlikte değerlendirilerek, "Varyap Meridian" projesinin alan çalışması kapsamında pilot çalışma olarak seçilme sebepleri üzerinde durulmaktadır. Altıncı bölümde bulgular yer almaktadır. Bu bölümde; değişen konut algısı; "lüks bir karma yaşam projesi" olan Varyap Meridian örneği üzerinden irdelenmekte ve gerçekleştirilen anket çalışmasından elde edile bulgular, "Konut İhtiyaçları Hiyerarşisi" (Israel, 2003) ve "Kullanım Sonrası Değerlendirme" (Francescato, 1989) kapsamında, "Eminönü ve Çevresindeki Toplu Konutlar" da (Kellekci, Berköz, 2006) ve "Mashattan Konutları"nda yapılan çalışmalar (Durmuş, 2010) ile karşılaştırmalı olarak irdelenmektedir. Tez çalışmasının yedinci ve sonuç bölümünde ise; tüm dünyayı saran küreselleşmenin ve metropolleşmenin etkisiyle, İstanbul'da değişen yaşam koşullarının konut algısını kültürel, ekonomik, toplumsal, sosyal ve psikolojik anlamda nasıl dönüştürmekte olduğu üzerinde durulmaktadır.

Kentsel dönüşümKonutMetropol+4
Fahriye Gülin Bilgiç
İstanbul Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Akondroplazisi olan kişilerin fiziksel erişilebilirliği konusunun konutlar üzerinden incelenmesi

Erişilebilirlik kavramı, kişinin sosyal hayata katılabilmesi ve daha hızlı adapte olabilmesi için gerekli bir unsur olup, engelli kişiler için oldukça önemli bir yere sahiptir. Engelli kişiler sosyal yaşama, çevreye, kültürel aktivitelere, eğitime ve hatta bunlardan önce kişisel hayatlarına adapte olma konusunda zorlanmaktadırlar. Günümüzde engelli kişiler için yapılan sosyal aktivite ve yardımlaşma kampanyaları ne kadar önemli bir yere sahip olsa da, bu çalışmalar henüz yeterli kalmamaktadır. Engelli grubunda yer alan Akondroplazi, diğer adıyla anormal derecede boy kısalığı hastalığı olan kişiler, konutlarında yaşadıkları fiziksel zorluklar yüzünden sosyal hayata ve çevreye odaklanamayıp içe kapanık bireyler haline gelmektedirler. Yapılan bu çalışma, literatür taramasına dayalı olarak gerçekleştirilmiştir. Yedi bölümden oluşan bu tezin amacı, akondroplazisi olan kişilerin fiziksel erişilebilirliğinin konutlar üzerinden incelenmesi olarak açıklanmıştır. Seçilen konu örneği üzerinden akondroplazisi olan kişiler için ulusal ve uluslararası engelli standartlarının konutlara nasıl yansıtıldığının ortaya konulması hedeflenmiştir. Giriş bölümünde tezin amacı, yöntemi ve kapsamı belirtilmiştir. İkinci bölümde, engelli tanımı, engelli sınıflandırılması ve engelliler ile ilgili düzenlenen mevzuatlar incelenmiştir. Üçüncü bölümde akondroplazi tanımı yapılmıştır. Dördüncü bölümde konut tanımı ve tipleri, konutların iç mekan özellikleri ile alakalı yapılan akademik çalışma ve kaynaklar incelenmiştir. Beşinci bölümde, fiziksel erişilebilirlik tanımı, önemi, kapsamı, mevzuatları ve kavramları incelemiştir. Altıncı bölümde ise engellilerin konutta fiziksel erişilebilirliği ile alakalı akademik çalışma ve kaynaklar incelenmiştir. Yedinci ve son kısımda yapılan literatür araştırması sonucunda elde edilen bilgiler ışığında, akondroplazisi olan kişilerin konut yaşamını erişilebilir kılacak öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: akondroplazi, konut, erişilebilirlik, engelli, fiziksel erişilebilirlik, konut erişilebilirliği, iç mekan tasarımı

AkondroplaziEngelli haklarıEngelli ortam+6
Hazal Özağaçhanlı
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
DoktoraAçık ErişimTR

Modern bir barınma sorunsalı: Dünyada ve Türkiye'de ev-olmayanlar

Bu çalışma, mevcut konut rejiminin eleştirisi için özgün kavramsal çerçevelere ihtiyaç duyulduğu fikrine dayanmaktadır. Konut tartışmalarının kat edilmiş güzergahlarının pek çoğu güncel konut rejiminin özgül şartlarını anlamaktan uzaktır. Dolayısıyla çalışmada bu olası kavramsal çerçevelerden birisi oluşturulmaya çalışılmıştır. Kavramsal çözümleme günümüz konut rejiminin barınmayı kapitalist ekonominin yapılandırıcı bir unsuru olarak aşırı derecede regüle edilmiş, fazlasıyla profesyonelleşmiş bir iş kolu ürününe ve metaya dönüştürdüğü fikrini ve bu fikrin barınma ihtiyacının sadece konut üretimi ile giderilmesi gerektiğine ikna olmuş bir toplumsallıkla desteklenmekte ve sürdürülmekte olduğu gerçekliğini temel almaktadır. Çalışmanın iddiası şudur ki konut ve ev kavramlarına dair inşa edilmiş olan normatif zihin dünyası neyin ev olmadığının tespiti üzerinden sürdürülebilmekte ve meşrulaştırılmaktadır. Buna bağlı olarak, çalışmada normatif konut rejiminin ve bunu sahiplenen kitlelerin belirgin barınma pratiklerini dışlama ve kriminalize etme biçimleri incelenmektedir. Bu pratiklerin tümü metin içerisinde ev-olmayanlar olarak kavramsallaştırılmıştır. Çalışma içerisinde konut kavramında vücut bulan ailesel, yerleşik, elverişli ve yasal niteliklerini taşımayan pek çok barınma pratiği, inşa edilmiş bu nitelikleri yapı-söküme, ihlale uğratma becerisi ve doğrudan reddi üzerinden incelenmiştir. Çalışmanın ana odaklarından birisi konut rejiminin baskın hegemonyasına rağmen bu rejimin dışarısında yer alan bir barınma pratikleri setinin çoğul ve yaygın bir şekilde mevcut olduğudur. Üstelik dışlanan ve kriminalize edilen tüm bu pratikler bütününün barınma kavramını anlamlı bir çerçevede sorunsallaştırabilmek için işlevsel olduğu da metin içerisinde çözümlenmeye çalışılmıştır. Çalışmada öncelikli olarak ev-olmayanlar başlığı altında ailesellik, yerleşiklik, elverişlilik ve yasallık ekseninde barınma rejiminden dışlanan pratikler incelenmiştir. Ardından kategorik olarak ev-olmayan bir pratik olarak evsizlik üzerine detaylı bir kavramsal tartışma sunulmaktadır. Her iki bölüm de konut rejimi ve evsizliğe dair güncel paradigmayı en kapsamlı düzeyde deneyimleyen Anglosakson coğrafya temel alınarak incelenmiştir. Çalışmanın sonunda ise ortaya konan kavramsal çerçeve üzerinden Türkiye değerlendirilmiş, Türkiye'de ev-olmayanların ve evsizlik pratiklerinin Anglosakson coğrafya üzerinden yapılan inceleme ile benzerliklerine ve farklılıklarına değinilmiştir.

EvsizlikKapitalist ekonomiKonut+1
Banu Özkazanç Dinçer
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yerinde yaşlanma bağlamında yaşlıların konut ve çevresinden beklentileri: Afyonkarahisar kenti örneği

21. yüzyıl demografik anlamda küresel değişimlerin en somut biçimde yaşandığı bir dönemdir. Özellikle demografik yaş yapısındaki değişimler yaşlılığın görüldüğü toplumlara göre yeni bir boyut ve anlam kazanmaktadır. Yaşlıların sosyoekonomik, toplumsal ve mekânsal ihtiyaçlarına yönelik akademik çalışmaların önemi giderek artmaktadır. Dünyadaki toplam nüfus içindeki 65 yaş ve üzeri nüfusun oranı 1990 yılında %6, 2019 yılında ise bu oran %9,1'dir. Türkiye toplam yaşlı nüfus oranı 2019 yılında %9,1, Afyonkarahisar kentsel yaşlı nüfus oranı %6,6 ve kırsal yaşlı nüfus oranı %8,3'tür. Yaşlılıkla ilgili çok sayıda ulusal ve uluslararası literatür olduğu anlaşılmaktadır. Ulusal literatürde yer alan çalışmaların ağırlıklı olarak kırsal yaşlanmaya yönelik yapılan çalışmalar olduğu tespit edilmiştir. Bu çalışma, Afyonkarahisar kent merkezindeki 65 yaş ve üzeri yaşlı bireylerin yaşadığı konut ve çevresinden beklentilerini yerinde yaşlanma bağlamında tespit etmeyi amaçlamaktadır. Ayrıca, kentsel yaşlanma ve yerinde yaşlanma bağlamında birey-çevre-mekan ilişkisini ortaya koyan az sayıdaki çalışmalardan biridir. Araştırmanın amacına yönelik çeşitli hipotezler oluşturulmuştur. Hipotezleri test etmek amacıyla kent içerisinde belirlenen örneklem sahasındaki yaşlı nüfusa anket yapılmıştır. Çalışmada keşfedici/açımlayıcı faktör analizi uygulanmıştır. Faktör analizi sonucunda konut olanakları, konut büyüklüğü, konut türü, tuvalet ve banyo kullanımı konuttan beklentiyle ilgili boyutları oluşturmuştur. Erişilebilirlik, yaşlılıkla ilgili hizmetlere yakınlık, sosyoekonomik yapı, çevresel faktörler, sosyal ağ ve ilişkiler konut çevresinden beklentiyle ilgili boyutları oluşturmuştur. Yalnız yaşama, medeni durum ve hanehalkı büyüklüğü, yaşıların konut büyüklüğüne yönelik bakış açılarını farklılaştırmıştır. Eğitim düzeyi değişkeni yaşlıların konut çevresindeki çeşitli hizmetlere erişilebilirlik, sosyoekonomik yapı, sosyal ağ ve ilişkilere yönelik beklentilerinin farklı olduğunu göstermiştir. Aylık gelir seviyesi, konut çevresindeki sosyal ağ ve ilişkilere karşı yaşlıların bakış açısının farklılaşmasını sağlamıştır. Anahtar Kelimeler: Yaşlılık, Yerinde Yaşlanma, Konut ve Konut Çevresi, Afyonkarahisar

AfyonkarahisarKonutYaşlanma+3
Muhammet Keskin
Uşak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
DoktoraAçık ErişimTR

Etimesgut'ta şehirsel gelişim ve konut alanlarının morfolojik dönüşümü

Şehirlerin kuruluşu ve morfolojik gelişimi fiziki, beşeri ve ekonomik olmak üzere birçok değişkene bağlı olarak gerçekleşmektedir. Etimesgut şehri 1928 yılında Ankara şehir merkezinin batısında yer alan boş araziler üzerinde Cumhuriyet rejiminin modern yüzünü temsil etmesi amacıyla ve Bulgaristan'dan mübadele yoluyla ülkemize gelen vatandaşlarımızın iskanı için tarihi tren istasyonu yakınında örnek köy yerleşmesi olarak kurulmuştur. Etimesgut şehri, İç Anadolu Bölgesi'nin Yukarı Sakarya Bölümü'nde bulunan Ankara iline bağlı bir ilçe merkezidir. Araştırma sahasını oluşturan Etimesgut şehri Ankara'nın batısında toplam 10.300 hektar yüzölçümüne sahip Ankara metropolünün merkez ilçelerinden biridir. Etimesgut şehri, idari olarak bağlı bulunduğu Ankara ili gibi ülkemizdeki şehirleşme hareketlerinden etkilenmiştir. Şehir tarımsal fonksiyon üzerine kurulmuş olmasına rağmen oldukça kısa bir süre içerisinde sağlık, askeri, sanayi ve hizmet sektörlerini de geliştirerek tarımsal fonksiyonundan sıyrılmıştır. Şehrin temelleri örnek köy kapsamında 52 hane ile birlikte atılmıştır. 1950'li yıllardan itibaren örnek köy ve çevresinde şehir gelişim göstermeye başlamıştır. Şehir 1990'lı yıllara kadar gecekondu yapıları ile birlikte bir gelişim gösterirken, 1990 ila 2010 yılları arasında gecekondu yapıları yerini apartman yapılarına bırakmıştır. Şehir yerleşmeleri canlı organizmaları gibi doğar, gelişir ve belli bir olgunluğa erişirler. Gerçekleştirilmiş olan bu çalışma ile şehrin fiziki, beşeri ve ekonomik yapısının yanı sıra, kuruluşundan günümüze kadar geçirmiş olduğu morfolojik dönüşüm aşamaları tespit edilerek değerlendirilmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimler: Şehirsel Gelişim, Şehirsel Fonksiyonlar, Morfolojik Dönüşüm, Etimesgut

Ankara-EtimesgutKentleşmeKentsel değişim+6
Hüseyin Melih Özdemir
Uşak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'deki konut fiyatlarında balonların varlığı üzerine uygulamalı bir analiz

İnsanlık tarihinin başlangıcından beri, temel ihtiyaçlar arasında en önemli yere sahip olan kavram 'barınma' olmuştur. Bu barınma ihtiyacını karşılayan konut ise, ticarete de konu olan bir maldır. Bireyler için güven ve huzur kaynağı olan, onların barınmalarına olanak sağlayan konut, birçok yan sektörü de etkilediğinden ekonomik gelişmenin temel göstergelerinden biri olmuştur. Konut birey için barınmadan öte sosyalleşme, korunma, aidiyet geliştirme gibi farklı anlamları da çağrıştırmaktadır. Son zamanlarda Türkiye'de konut fiyatlarındaki önemli yükseliş dikkat çekmektedir. Bu tezde son yıllarda hızla yükselişe geçen konut fiyatlarında balonların varlığı test edilmiş ve fiyatlarda balon olup olmadığı ortaya koyulmaya çalışılmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde konut sektörüne değinilmiştir. Bu bölümde konut sektörünün önemi, ekonomi içindeki yeri, fiyatlandırma, konut talep ve konut arzına ilişkin bilgiler verilmiştir. İkinci bölüm fiyat balonu kavramını açıklamıştır. Bu bölümde fiyat balonunun kuramsal çerçevesi araştırmaya konu olmuştur. Fiyat balonu kavramıyla ilgili çeşitli tanımlar verilmiş, fiyat balonlarının yaşam ömrüne değinilmiş ve konut fiyat balonuna ilişkin göstergeler belirtilmiştir. Üçüncü bölümde, tarihte yaşanmış olan fiyat balonları iki başlık altında incelenmiştir ve sonuçları açıklanmıştır. Tezin son bölümü, Türkiye genelindeki konut fiyatlarında fiyat balonu olup olmadığına dair görgül bulgular ortaya koymuştur. Bu çalışmada Türkiye genelindeki konut fiyatlarında fiyat balonu olup olmadığı SADF ve GSADF testleri kullanılarak test edilmiştir. Analizde Ocak 2010-Aralık 2021 dönemini kapsayan 144 aylık bir veri seti kullanılmıştır. Ortaya çıkan sonuçlar, SADF test grafikleri ile GSADF test grafikleri yardımıyla yorumlanmıştır. Sonuç olarak, Türkiye genelindeki tüm bölgelerde konut fiyatlarında balon oluşumları görülmüştür. Balonların süresi, büyüklüğü ve aralıkları çalışmada detaylandırılmıştır.

BalonFiyat köpüğüKonut+1
Mesut Sabri Cebecioğlu
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Geleneksel sivil mimari doku üzerinden 19. yüzyıl gayrimüslim yapılarının incelenmesi; Ürgüp örneği

Son yıllarda gittikçe yaygınlaşan konut mimarisine yönelik araştırmalarda, Anadolu'nun birçok yerindeki yöresel konut mimarisi örnekleri çeşitli açılardan incelenmiş, fakat Ürgüp gayrimüslim konutlarının incelenmediği görülmüştür. Kapadokya Bölgesinin önemli yerleşimlerinden biri olan Ürgüp, Nevşehir kent merkezinin 20 km doğusunda yer alır. Ürgüp yerleşimi tarih boyunca çok sayıda uygarlığa ev sahipliği yapmıştır. Tarihi çok eskilere dayanan bu yerleşimde, 1923 nüfus mübadelesine kadar Hristiyan ve Müslüman halk beraber yaşamıştır. Kapadokya Bölgesinde önemli bir nüfusa sahip olan gayrimüslim halk, arkalarında kültür mirası eserleri bırakarak göç etmişlerdir. Ülkemizde kültürel mirasımızın önemli bir parçası olan gayrimüslimlere ait geleneksel konutlar hakkında yapılmış araştırma sayısı azdır. Bu çalışmanın amacı, Ürgüp gayrimüslim konutlarını sanat ve mimarlık tarihi açısından incelemek ve belgelemektir. Çalışmada Ürgüp yerleşiminin, iklim, doğal şartları, topografya, tarihi kent dokusu yanında gayrimüslimlerin kentle ilişkileri ve sosyo-kültürel ve ekonomik durumları hakkında bilgi verilmiştir. Gayrimüslim konutları sanat ve mimari oluşum yönünden incelenerek 18 evin kataloğu hazırlanmıştır. İncelenen konutların plan özellikleri, cephe düzeni, bezeme özellikleri ve malzeme-teknik bakımından bir değerlendirmesi yapılarak bir sonuca varılmıştır.

19. yüzyılGayrimüslimlerGeleneksel konut+7
Aytülü Dırık
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sıcak-kuru iklim geleneksel konutlarında iklime duyarlı tasarım

Doğal kaynakların korunması, çevre kirliliğinin önlenmesi, fosil kaynaklarının tüketiminin azaltılması ve doğayla iç içe var oluşu İran'ın çöl mimarisinin ilkeleridir. Yıllarca böyle sert bir iklimde yaşayan yerliler, sıcak-kuru iklime ait iklim şartlarını önemli ölçüde azaltmak için çözümler bulmuşlardır. Geleneksel çöl mimarisinin incelenmesi, hava sıcaklığı ve ikliminin sorunlarını çözmek için bazı yöntem ve teknikleri ortaya koymuş ve modern mimaride kullanılabilen sürdürülebilirlik kalıplarının geliştirilmesine yol açmıştır. Geleneksel pasif sistemler bu çalışmanın temel hedefidir. Pasif soğutma sistemleri İranın sıcak-kuru, yerel mimarisinde önemli bir eleman olarak karşımıza çıkmaktadır. Yıllar boyunca İran'ın özel hava iklimine ve hava koşullarına göre tasarlanmış kentlerden biri olarak Yezd kenti örnek alınmış ve bu çalışmada açıklanmıştır. Modern mimarı yaygınlaştıktan sonra iç konfor sağlamak için mekanik sistemler kullanılmaya başlanmış dolaylısıyla binalarda iklimsel tasarım giderek azalmaya başlamıştır. Günümüzde fosil yakıtlarından aşırı kullanımıyla ortaya çıkan kriz ve çevre kirliliği nedeniyle iklimsel tasarıma yeniden önem verilmiş ve geçmişimizde kullanılan pasif sistemler yeniden kullanılmaya başlanmıştır. Bu araştırma Bu kalıplardan bazıları üzerinde açıklamalar yapılmaktadır. Bu bakış açısıyla, İran'ın Yezd kentinde kullanılan geleneksel pasif sistemleri detaylı olarak incelenmiş ve Lariha Konut'tu örneği üzerinden Revit bilgisayar programı kullanılarak uygulanan sistemlerin analizi yapılmıştır. Anahtar sözcükler Çöl mimarisi, enerji verimliliği, pasif soğutma sistemleri, iklimlendirme, Revit.

KonutKonut tasarımıKuru koşullar+7
Ladan Sojoudıhassanloueı
Hacettepe University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Roma Dönemi konut mimarisinde avlu kullanımı ve kültürel kimlik ilişkisi_ Ephesos, Priene, Aphrodisias, Kremna, Sia, Zeugma örnekleri ışığında

Toplumu oluşturan bireylerin aidiyet gösterdiği etnik kimlik o toplumun kültürünü oluşturan temel öğelerden biridir. Toplumların gelişimini ve kültürel yönelimlerini anlamak için epigrafik ve arkeolojik verilerin bir arada değerlendirilmesi gerekmektedir. Son dönem araştırmaları göstermiştir ki mimari kalıntılar bir toplumun kültürü hakkında epigrafik veriler ve antik kaynakların anlatımları kadar işlevsel veriler sunmaktadır. Mimari yapıların kültür materyali olarak değerlendirilmesine yönelik yaklaşımlar konut mimarisinin bu anlamda özel bir yere konumlandırılmasını sağlamıştır. Bu bağlamda önceki çalışmalarda sosyal olarak sadece aile ve günlük yaşantıyı yansıttığı düşünülen konut mimarisinin aslında toplumsal kültür kavramı ile yakından bağlantılı olduğu görülmüştür. Yeni dönem arkeolojik yaklaşımlar kültürel kimlik ve bunun dayandığı temelleri araştırırken önceden kabul görmüş terminolojik tanımları yeniden değerlendirmeye yönelmiştir. Bunun sonucunda, Roma İmparatorluğu ve imparatorluğun farklı coğrafyalarda kurduğu sosyo-politik yapılanmanın tek yönlü bir kültür emperyalizminden öte, hükmeden ve hükmedilen arasında karşılıklı bir kültür etkileşimine neden olduğuna dair görüş kabul görmeye başlamıştır. Bu çalışmada Roma İmparatorluğu'nun yerel kültüre etkisi ve yerel kültüre ait toplumsal kimlik kavramının Roma etkisinde nasıl şekillendiği Anadolu'daki Geç Cumhuriyet ve Erken İmparatorluk Dönemi konut örnekleri temel alınarak irdelenmiştir. Roma'ya özgü olan yapıların anlaşılması için önce İtalya'daki konut örnekleri incelenmiştir. Bu incelemede üst sınıfa ait konut örnekleri ele alınarak "Romalılık" kavramının konut mimarisine yansımaları anlaşılmaya çalışılmış, konutun bir kültür ifadesi olarak ne gibi veriler sunabileceği değerlendirilmiştir. Bu çalışma Roma İmparatorluğu'nda yer alan Batı Anadolu'dan Aphrodisias, Ephesos, Priene kentleri, Anadolu'nun güneyinden Kremna ve Sia kentleri ve Güneydoğu Anadolu'dan bir sınır yerleşkesi olan Zeugma kenti seçilerek, bu kentlerdeki konut mimarisi üzerinden incelemeler yapılmıştır. Bu kentlerde yer alan farklı konut mimarisi özellikleri gösteren Roma etkisine yoğun bir şekilde maruz kalmış Aphrodisias, Ephesos, Kremna, Zeugma kentleri ve Roma kültüründen daha az etkilendiği düşünülen Sia ve Priene kentleri, soyut olan kültürel kimlik, kültürel etkileşim gibi kavramların somut örneklerini göstermek amacıyla incelenmiştir.

AvluEphesosKonut+7
Nadire Aslan
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Cephe özellikleri açısından İzmir konutlarında cumba ve çıkma

19. yüzyılda İzmir, Levanten topluluklar, Ermeni, Rum ve Yahudi azınlıklar, gayri Müslüm Osmanlı tebaası, Kırım ve Balkanlar'dan gelen göçmenlerle kozmopolit bir yapıya kavuşmuştur. Kentin kozmopolit yapısı farklı kültürleri temsil eden mimari eserlerin meydana gelmesini sağlamıştır. Çalışma konumuz olan cumba ve çıkmalar ise bu kozmopolit yapının etkileri ile oluşan konutların en önemli mimari unsurlarıdır. Bu çalışmada amaç, bugüne kadar çeşitli araştırmalara konu olmuş İzmir konutuna çıkma açısından bakarak yeniden değerlendirmektir. Bir diğer amacımız ise her geçen gün yok olmakta olan İzmir'in eşsiz tarihi yapılarının ve İzmir'i İzmir evi yapan cumba ve çıkmalarının belgelenmesini sağlamaktır. Çalışmamızda 19.yüzyıl-20.yüzyıl başına tarihlenen 82 adet konut ele alınmıştır. Söz konusu konutların genel fotoğrafları ile birlikte cumba ve çıkmalarının ayrıntılı fotoğrafları çekilip, çizimleri yapılarak zengin bir katalog oluşturulmaya çalışılmıştır. Değerlendirme bölümünde cumba ve çıkmalar konum, malzeme, form ve süsleme bakımından ayrıntılı olarak incelenmiştir. Elde edilen veriler sıralanarak çalışma sonlandırılmıştır.

Balkon sistemleriCephe tasarımıCephe özellikleri+6
Yasemin Barboros
Ege University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Erenköy'deki kentsel doku değişimi ve kültür varlığı konut yapılarının koruma durumları

19. yüzyıl İstanbul Kenti'nin önemli dönüşümlere sahne olduğu bir zaman dilimidir. Bu tarihe kadar tarihi yarımada, kentin merkezini; bilad-ı selase olarak anılan Eyüp, Galata ve Üsküdar semtleri de çeperlerini oluşturmuştur. 1800'lü yıllarda tarihi yarımadada peşi sıra bir çok yangın meydana gelmiş ve yerleşim alanları zarar görmüştür. Öte yandan kentin nüfus artışıyla birlikte yeni yerleşim yeri arayışları başlamıştır. Bu zamanda Ebniye Kanunu'nda yapılan değişiklik ile kent dışı alanların iskan edilmesi padişah iznine bağlı olmaktan çıkmış, bireysel girişimciliğin önü açılmıştır. Tütüncü Mehmet Efendi ve Mustafa Zihni Paşa bu fırsatı değerlendirmiş ve Erenköy'de geniş alanlar satın almıştır. Demiryolu hattının hizmete girmesiyle bu alanlar ulaşılabilir olmuş ve dönemin yüksek rütbeli memurları ile hanedan mensupları bu girişimcilerden arsalar satın almaya başlamıştır. Arsaların büyük bölümü bağ ve bahçe olarak kullanılacak şekilde planlanmış, üzerlerinde küçük ölçekli sayfiye köşkleri inşa edilmiştir. Bu köşklerin yapım tekniği ahşap olup bezeme programları oldukça yoğundur. 20. yüzyıl başından itibaren Erenköy, sayfiye kimliği kazanmış bir yerleşim yeri haline gelmiştir. İlerleyen dönemde alt yapı sistemlerinin gelişmesi ve denizyolu ulaşımının da hizmete girmesiyle, Erenköy dört mevsim yaşanılan bir banliyö semti olmaya başlamıştır. 1960'lı yıllardan itibaren kentin nüfus artışı kontrol edilemez bir hal almış, konut ihtiyacı önemli sorun haline gelmiştir. Bu dönemde 'yapsatçılık' (build-and-sell) kavramı ortaya çıkmış, ülke genelinde çok katlı apartman yapıları inşa edilmeye başlanmıştır. 1965 yılında Kat Mülkiyeti Kanunu'nun yürürlüğe girmesiyle bu uygulamalar adeta devlet tarafından desteklenmiştir. İstanbul'un Anadolu ve Avrupa yakalarını karayolu ile birbirine bağlayan köprünün 1973 yılında kullanıma açılmasından sonra Kadıköy, kentsel gelişim alanı olarak değerlendirilmiştir ve bu bağlamda Bostancı – Erenköy Bölgeleme İmar Planı onaylanmıştır. Erenköy'de öncelikle bağ ve bahçe olarak kullanılan alanlarda apartmanlaşma görülmüş, ilerleyen dönemde ise yerlerine apartman yapılmak üzere ahşap köşkler yıkılmaya başlanmıştır. Bu süreçte pek çok kültür varlığı konut yapısının yıkıldığı tespit edilmiştir. 1970'li yıllardan itibaren kültür varlığı konut yapılarını korumak için bir takım girişimler söz konusu olmuştur. Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu'nun ilke kararları ve tescilleriyle kültür varlığı konut yapıları varlığını sürdürmeye devam etmiştir. Hakkında tescil kararı bulunan yapılar II. grup korunması gereken yapı olarak değerlendirilmiş ve bu koruma grubunun uygulamalarına maruz kalmışlardır. II.grup uygulamalar, yapıların varlığını sürdürmesine yardımcı olsa da özgün konumlarının ve yapım tekniklerinin değiştirilmesine engel olamamıştır. 21. yüzyıl başından itibaren ülke genelindeki konut stokunun ekonomik ömrünü tamamlamakta olduğu anlaşılmaya başlanmıştır. 1999 yılında gerçekleşen Marmara Depremi'nin yıkımları bunun en önemli göstergesidir. Bu tarihten itibaren kentsel dönüşüm kavramı gündeme gelmiş ve 2012 yılında Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun yürürlüğe girmiştir. İlgili kanunun uygulamalarının görüldüğü ilk yerlerden biri Erenköy olmuştur. Özellikle Bağdat Caddesi ve çevresinde başlayan kentsel dönüşüm uygulamaları çevredeki yapı yoğunluğunu arttırmaktadır. Erenköy semtinde kültür varlığı konut yapılarının yoğunlaştığı alan çalışma sınırları olarak belirlenmiş ve bu alan hakkında araştırmalar yapılmıştır. Farklı tarihlere ait fotoğraflar, haritalar, yazılı kaynaklar incelenerek hangi yapıların kültür varlığı niteliği taşıdığına karar verilmiştir. Günümüze ulaşan örnekler için yerinde tespitler yapılmış, bu yapıların koruma durumları belirlenmiştir. İstanbul 5 Numaralı Kültür Varlıklarının Koruma Bölge Kurulu arşivlerinde yapılan araştırmalar ile çalışma kapsamında incelenen yapıların yasal koruma süreçleri hakkında bilgiler toplanmıştır. Tüm bu araştırmalardan ve tespitlerden ortaya çıkan sonuçlar sayısal verilerle desteklenerek Erenköy özelinde bir İstanbul sayfiyesinde yer alan kültür varlığı konut yapılarının günümüzdeki koruma durumları hakkında değerlendirmeler yapılmıştır. Öte yandan artan yapı yoğunluğunun, kent parçasının doluluk boşluk oranını nasıl etkilediğini tespit etmek için, farklı tarihlere ait harita ve hava fotoğrafları sayısal ortama aktarılarak toplam yapı oturum alanları hesaplanmıştır. Ortaya çıkan sonuçlar kıyaslanarak değerlendirilmiş, doluluk boşluk oranı değişimleri sayısal verilerle desteklenerek açıklanmıştır. Günümüzde halen seçkin bir yerleşim yeri olan Erenköy'ün kullanıcı kitlesi hakkında araştırmalar yapılmış; kültür varlığı konut yapılarının yüksek rütbeli devlet memurları, hanedan ailesine mensup kimseler, yazarlar ve çeşitli bilim insanları tarafından kullanıldığına dair bilgilere ulaşılmıştır. Ayrıca günümüze ulaşan örneklerin hangi işlevlerle kullanılmakta olduğu, yerinde yapılan gözlemlerle tespit edilmiştir. Yerleşime açılmasının üzerinden henüz 150 yıl geçmiş olmasına rağmen Erenköy'ün geçirdiği değişimler İstanbul kentinin nasıl bir hızla dönüşmekte olduğunun göstergesidir. Değişim süreci, kültür varlığı konut yapılarının korunmasını engellemiş, çoğu örneğin kaybedilmesine sebep olmuştur. Günümüze ulaşan örnekler ise zorlu koşullarda varlığını sürdürmeye çalışmaktadır.

Kentsel değişimKonutKoruma+2
Burak Öztürk
İstanbul Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mobil konut ve mekan tasarımı bağlamında karavan

Bu araştırmada, karavan yaşamına devinim ve mobil mekan tasarımı üzerinden yaklaşılmaktadır. Birinci bölümde; çalışmanın amacı, araştırma soruları, çalışmanın önemi ve kapsamına yer verilmiştir. İkini bölümde konut kavramı uluslararası bağlamda ve Türkiye de konut kavramı bağlamında incelenmiştir. Aynı bölümde konutta devinim konusu ele alınmıştır. Durağanlıktan devinime geçiş süreci ve bu bağlamda mobil konut- mikro konut kavramları, mobil konut tasarım ilkeleri, mobil konutta mekan ve kullanım alanları, karavanın tarihsel süreci, uluslar arası ve Türkiye de ki karavan tasarımları incelenmiştir. Üçüncü bölümde araştırma modeli ve verilerin toplanmasından bahsedilmiştir. Dördüncü bölümde araştırmaya konu olan vakalar ile görüşmeler paylaşılmıştır. Beşinci bölümde sonuçlar ve önerilere yer verilmiştir. Yapılan araştırmadaki amaç, mobil konut olarak karavanın incelenmesi ve mekanın kullanım alanında gelişen ihtiyaçları belirlemektir. Bu nedenle mekânsal organizasyonun etkinliği karavanın mobil bir konut ve ulaşım aracı olarak değerlendirilmektedir. Yaşanan Covid 19 pandemisi döneminde kullanıcıların karavan kullanımları, karavan tasarımlarının ve kullanım alanlarının yeterlilikleri irdelenmektedir. Bu nedenle 8 karavan kullanıcısına ulaşılmış olup örneklem grubuna yöneltilecek sorular oluşturulmuştur. Ardından 10 farklı karavan kullanıcısına yapılandırılmış görüşme formu uygulanmıştır. Edinilen veriler katılımcıların genelinin; yol arkadaşı olduğunu, ayrıca bir konuta sahip olduklarını, istihdam durumlarının genelde 10.000TL üzerinde olduğunu, geçmişte karavan deneyimlerinin bulunduğunu, mekânsal ihtiyaçlarının karşılandığını, gündelik gereksinimler için çeşitli çözümlere başvurulduğu, yanıt alınmayan bir ihtiyaç miktarının az olduğu, karavan yaşamı ve mekânsal tasarımın hala memnuniyet yarattığı tespit edilmiştir.

COVID 19KaravanKonut+2
Damla Er
Bahçeşehir University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Süreç içerisinde gelişen mobilya kavramının Seksenler dizisi örneği üzerinden analizi ve değerlendirilmesi

Barınma ihtiyacı insanoğlunun yerleşik hayata geçmesiyle başlamaktadır. Mobilya, insan hayatını kolaylaştırmak için tarih öncesi çağlardan itibaren teknolojinin ve ülkelerin gelişmesiyle orantılı bir şekilde fonksiyonel hale gelmeye başlamıştır. Bu çalışmada mobilya kavramının ilk ortaya çıkış süreci ele alınmış, konutlarda bulunan yaşam alanlarının mobilyaların gelişimiyle daha fonksiyonel hale dönüşmesi incelenmiş, konut iç mekânında mobilya tasarımına etki eden faktörler ve tasarım ilkeleri göz önünde bulundurularak mobilyaya ait işlevsellik, estetik, biçim, malzeme, ekonomiklik, renk, doku, algılanabilirlik gibi çeşitli parametreler üzerinde durulmuştur. Konut iç mekanında mobilya tasarım ilkeleri ve mobilya tasarımına etki eden faktörler başlığı altında konutlardaki yaşam alanlarında bulunan mobilyalar her açıdan incelenmiştir. Seksenler dizisi örneği üzerinden dönem analizi başlığında ise seksenler döneminde bulunan, gelişen mobilyaların günümüze olan etkileri örnekler ile incelenmiş, 1980'ler dönemi mobilya analizi yapılmıştır. Tez kapsamında mobilyanın yaşam alanlarına olan etkisi ve 1980'ler döneminde bulunan mobilyanın günümüze olan etkileri değerlendirilmiştir.

KonutMobilyaSeksenler+2
Yağmur Demir
Maltepe University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sosyal dışlanmayı azaltmada bir araç olarak sosyal konutlar

Son birkaç yüzyılda gerçekleşen Sanayi Devrimi, Dünya Savaşları gibi büyük sosyal olaylar birçok insanın hayatında kalıcı sosyal değişikliklere neden olmuştur. Dünya Savaşları sonucunda oluşan ağır tahribat birçok insanı evsiz bırakmıştır. Ayrıca Sanayi Devrimi ve bu devrimle birlikte hızlanan kentleşme süreci, içerisinde çok miktarda evsizin bulunduğu büyük kentlerin oluşmasına sebep olmuştur. Ekonomik buhranlarla birlikte gelen yoksulluk, hem tarımda hem de sanayide yaşanan makineleşme, insan hayatını daha da zorlaştırmıştır. İnsanların hayatlarını devam ettirebilmeleri için en temel gereksinimlerinden biri olan barınma hakkı birçok insan için karşılanması pek mümkün olmayan bir ihtiyaca dönüşmüştür. Bu süreçte birçok ülke yoksul vatandaşlarının konut sorununu çözebilmek için çeşitli formüller geliştirerek onların belirli şartlarda ev sahibi olmasını sağlamıştır. Sosyal Konut Projesi olarak adlandırılan ve günümüzde oldukça etkin bir sosyal politika aracı olarak kullanılan bu proje neredeyse her ülkede farklı şekillerde uygulanmakta, Türkiye'de de özellikle son yıllarda giderek yaygınlaşmaktadır. TOKİ tarafından inşa edilen sosyal konutlar hak sahiplerine 270 ayda ödemekle yükümlü oldukları düşük taksitler karşılığında satılmaktadır. Sosyal konut sistemi yoksulluk ve dışlanma riski ile karşı karşıya kalan insanlara uygun şartlarda barınma olanağı sağlayarak onların tekrar toplumla bütünleşmesini temin eden bir sosyal bir proje olarak ortaya çıkmasına rağmen bu amaçlara hizmet edip etmediği tartışma konusu olmuştur. Çeşitli makale ve bilimsel yayınlar incelendiğinde sosyal konut projesinin etkinliğinin çeşitli sebeplerden dolayı azaldığı ve buna bağlı olarak da sosyal konut sisteminin sorgulanır hale geldiği belirtilmektedir. Buna ek olarak, sosyal konutlarda yaşayan insanların kendini daha çok dışlanmış hissettiği yönünde veriler de bulunmaktadır. Azımsanmayacak sayıda bilim insanı tarafından savunulan bu görüşlerin incelenmesi önem arz etmektedir. Sosyal dışlanmayı azaltmada bir araç olarak kullanılan sosyal konutların dışlanmayı azaltmak bir tarafa artırdığına dair görüşlerin incelenmesi çalışmayı aynı zamanda özgün bir niteliğe kavuşturmaktadır. Önemli ve yüksek maliyetli bir sosyal politika aracı olan sosyal konutlarla ilgili yapılan akademik çalışmaların yok denecek kadar az olması, çalışmanın önemini artırmış ve araştırmanın alanında önemli bir boşluğu dolduracak özelliğe sahip olmasını sağlamıştır. Bu çalışma, sosyal konutları kavramsal açıdan irdelemekle kalmayıp, konutların ulusal ve uluslararası ölçekte incelemesine yer vermekte ve sosyal dışlanmayı azaltıcı özelliklerini derinlemesine tartışmaktadır. Çalışmada sosyal konut sisteminde mevcut durumun analizi yapılmakta son kısımda ise sosyal konut sisteminin daha verimli uygulanabilmesi için görüş ve önerilere yer verilmektedir. Anahtar Kelimeler: sosyal politika, sosyal dışlanma, sosyal konut, barınma hakkı, sosyal içerme, geri ödeme, konut hakkı, yoksulluk, dezavantajlılık.

DışlanmışlıkKonutKonut alanları+4
Kenan Sahillioğlu
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Korunması gerekli konutlarda zaman içinde ortaya çıkan değişmeler

İnsanoğlu var oluşundan bu yana, bütün yaşamı boyunca, fiziksel ve doğal çevresine sahip çıkarak varlığının sürekliliği için, yaşam çevresi ile disiplinli ve düzenli bir ilişki içerisinde olmaya büyük özen göstermiştir. Çeşitli nedenlere bağlı olarak ortaya çıkan oluşumlar, bu etkileşimi yeni biçimlenmelere ve farklı yönlere götürmeye çalışmıştır. 20. yüzyılın başlarından itibaren sosyal, kültürel ve ekonomik ve. yönlerden toplumlar üzerinde yapısal değişimleri gündeme getiren endüstrileşme hareketleri, insan topluluklarının birarada yaşadığı yerleşmeleri de büyük değişimler içine itmiştir. Bu tez çalışmasında birinci bölümde amaç, kapsam ve yöntem belirtildikten sonra, ikinci bölümde yukarıda bahsedilen insan-çevre arasındaki etkileşim üzerinde durularak, koruma kavramı, gelişimi, nedenleri ve sorunları dile getirilmiştir. Üçüncü bölümde tezin, konu sunu ve asıl içeriğini oluşturan değişimler nedenleri ile birlikte detaylı bir biçimde ele alınmıştır. Dördüncü bölüm ise, üçüncü bölümle direkt bağlantılı olarak hazırlanmış ve Eskişehir Tarihi Odunpazarı Sit Alanı İçinde yer alan bir grup konut üzerinde yapılan analizlere dayanılarak fiziksel ve fonksiyonel değişimlerin oluşumları ve boyutları tespit edilmiştir. Sonuç bölümünde ise, sağlıklı ve gerçekçi bir koruma-restoras- yon kararının alınabilmesinde, korunması gerekli tarihi dokularda ya da konutlarda kullanıcı ihtiyaçlarının, yapılardaki fiziksel ve fonksiyonel değişimlerin bilinmesinin ve öneminin kavranmasının bir zorunluluk olduğu ifade edilerek, çalışma sonuçlandırılmıştır.

KonutKorumaRestorasyon+2
Emrah Gökaltun
Anadolu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1993
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Konutlarda elektromanyetik alanların analizi için yöntem geliştirilmesi

Amaç: Çevremizde özellikle yaşam alanı olan konutlarda daha çok zaman harcanması sebebiyle, maruz kalınan manyetik alanın değerlendirilmesi önem kazanmıştır. Bu çalışmada seçilen konut içerisindeki manyetik alanların analizi için yöntem geliştirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Konut içerisinde ölçümler iki farklı metotla yapılmıştır. Birinci metotta 2 ay boyunca her gün 12:00 ve 24:00 saatlerinde 1 metre yüksekliğinde ahşap bir platforma cihazlar yere paralel ve baş kısmı kuzey yönünde, Emdex II açıldıktan 3 dakika bekledikten sonra alınan 6 dakika boyunca ölçüm değerinin ortalaması kaydedilmiştir. Konut içerisinde bulunan tüm odalarda Emdex II cihazı ile 3 kez ölçüm yapılıp ortalama değerleri mikrotesla biriminden kaydedilmiştir. İkinci metotta ise; Emdex II cihazı teker teker elektrikli cihazın en yüksek değerin görüldüğü noktaya tutularak sırasıyla 0 cm, 15 cm, 30 cm ve 60 cm uzaklıktan 6 dakika boyunca ölçüm değerleri alınıp, ortalama değeri kaydedilmiştir. Elde edilen ölçümlere ek olarak geliştirilen Android yazılımı ile yapılan mikrotesla cinsinden ölçümler yapılmıştır. Bulgular: Konut içerisindeki çevremizde bulunan elektronik cihazların yaydığı manyetik alan laboratuvardan edinilen Emdex II cihazı ile yaygın olarak kullanılan Android işletim sistemine sahip cep telefonu manyetik alan ölçümleri ortalama 0,5 mikrotesla değerine yakın değerler alınmıştır. İkinci metot olan cihazlara yakın mesafeden yapılan ölçüm bulguları yine laboratuvardan alınan Emdex II ile geliştirilen Android yazılımından birçok cihazdan yakın değerler alındığı bulunmuştur. Sonuç: Birçok insanın ulaşması mümkün olmayan kullanımı zor olan Emdex II ile manyetik alan ölçümü yerine, toplumun çoğunun kolaylıkla ulaşabileceği bir cihaz olan Android telefonlar ile ölçüm yapmak, çok kolay ve ulaşılabilir olacaktır. Bu çalışmada, konutlarda elektromanyetik alanların analizi için yöntem geliştirilmiştir. İnsanların ellerindeki cep telefonunu bir ölçüm cihazına çeviren bu çalışma, istenilen her yerde ölçüm yapmayı xiimümkün kılmıştır. Geliştirilen Android yazılım sayesinde, çevre sağlığına etkileri olabilecek cihazlardan ne kadar uzak kalınması ve cihazlarının nasıl yerleştirmeleri konusunda yardımcı olacaktır. Yöntemin geçerliliği göstermek için daha farklı konutlarda da çalışma yapılması gerekmektedir. Anahtar Kelimeler: Çevremizdeki Manyetik Alan, Konutlarda Manyetik Alan, Manyetik Alan.

Alan ölçüm teknikleriAçık kaynaklı yazılımBilgisayar yazılımları+7
Mehmet Esen
Aydın Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yaşam kalitesi parametrelerinin kullanıcıların konut tercihine etkisinin araştırılması: Mersin örneği

Konut tercihinin sebep olduğu konut hareketliliği, konut alanları ve kentler için büyük etkilere sahiptir. Konut tercihinin kriterlerini tanımlamak için yalnızca kalite kavramı yeterli olmamaktadır. Konutlar barınma ihtiyacının bir sonucu olarak karşımıza çıksa da bireyler için yalnızca barınak olmaktan farklı ekonomik, sosyal, kültürel ve psikolojik bir çok dengeyi bünyesinde barındırır. Bu çok kapsamlı ilişkiyi tanımlarken yaşam kalitesi kavramı karşımıza çıkmaktadır. Yaşam kalitesi kavramı, birey odaklı oluşu ve pek çok farklı disiplinin araştırmalarına konu oluşu açısından geniş kapsamlı ve multidisipliner bir kavramdır. Bu özellikleri açısından yaşam kalitesi, konut tercihinin kriterlerinin belirlenmesi için gerekli parametrelerin tanımlanmasına olanak verir. Yaşam kalitesi parametreleri nesnel ve öznel parametreler olmak üzere iki kategoride incelenmektedir. Nesnel parametreler bireyin bulunduğu fiziksel çevresinin objektif özelliklerini tanımlarken öznel parametreler bireyin fiziksel çevresiyle ilişkisinde vardığı sübjektif yargıları içermektedir. Bu iki kategoriden alınan veriler sonucunda ulaşılan veri araştırmanın yapıldığı alandaki kullanıcıların yaşam biçimleri ve refah seviyeleri hakkında fikir vericidir. Bu çalışma kapsamında dünyada ve ülkemizde yapılan yaşam kalitesi çalışmaları incelenmiş, Mersin İli'ne özgü özellikleri de içeren parametreler tanımlanmıştır. Belirlenen parametreler göz önünde bulundurularak geliştirilen ölçek ile Mersin' de bir alan çalışması yapılmış ve yaşam kalitesi parametrelerinin konut tercihine etkisi incelenmiştir. Yapılan alan çalışmasından ulaşılan verilere dayanarak, yaşam kalitesi parametrelerinin konut tercihi ve konut hareketliliğini ne yönde etkilediği tanımlanmıştır.

KaliteKonutMersin+1
Tuğçe Eroğlu Özdeniz
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00

İlgili konular