Comfort

78 theses under this subject heading

DoctorateOpen AccessTR

Yenidoğan yoğun bakım ünitesinde yatan prematüre bebeklere uygulanan erken müdahale programının konfor ve gelişime etkisi

Amaç: Bu çalışma yenidoğan yoğun bakım ünitesinde yatan prematüre bebeklerde, şefkatli dokunma ile birlikte ninni söylemenin erken dönemde konfora ve sonrasında gelişimsel destek programı uygulamanın gelişime etkisini değerlendirmek amacıyla yapıldı. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma, randomize kontrollü deneysel bir çalışmadır. Araştırma Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi'nde 28 Kasım 2021- 18 Temmuz 2022 tarihleri arasında yapıldı. Örnekleme yenidoğan yoğun bakım ünitesinde yatan 330/7 -366/7 gestasyon haftasındaki prematüre bebekler alındı. Örneklem çalışma grubunda n=27 ve kontrol grubunda n=30 olmak üzere n=57 prematüre bebekten oluştu. Veriler iki aşamada toplandı. Çalışma grubundaki bebeklere birinci aşamada annesi haftada üç kez ninni söyledi ve şefkatli dokundu. İkinci aşamada aynı bebeklere 40. gestasyon haftasından itibaren üç ay süre ile gelişimsel destek programı (GEDEP) uygulandı. Kontrol grubundaki bebeklere rutin bakım yapıldı. Verilerin toplanmasında, Anne ve Yenidoğan Tanıtıcı Bilgi Formu, Prematüre Bebek Konfor Ölçeği (PBKÖ), Gelişimsel Destek Programı Değerlendirme Formu, GEDEP kullanım kılavuzu formu ve Ses Desibel Ölçüm Cihazı kullanıldı. Veriler, Ki-kare testi, Student t-testi ve tek yönlü varyans analizi, Mann-Whitney U testi ve Wilcoxon testi ile değerlendirildi. Tekrarlı ölçümler için bağımlı gruplarda t testi ve Wilcoxon işaretli sıralar testi kullanıldı. Bulgular: Çalışma ve kontrol grubunun uygulama öncesi PBKÖ puan ortalamaları uygulama sonrasına göre istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksekti. Uygulama sonrası çalışma grubunun PBKÖ puan ortalamaları kontrol grubuna göre anlamlı derecede daha düşüktü. Çalışma grubundaki bebeklerin birinci ayda sosyal duygusal gelişim becerisi -1, alıcı dil becerisi-2, alıcı dil becerisi-3, ifade edici dil becerisi-1, ifade edici dil becerisi-3 ve ifade edici dil becerisi-4, bilişsel beceri-1, bilişsel beceri-2 ve küçük kas becerisi-1 becerilerini yapabilme oranları kontrol grubundaki bebeklere göre daha fazlaydı (p<0,05). Çalışma ve kontrol grubundaki bebeklerin ikinci ayda alıcı dil becerisi-3 becerisini yapabilme oranları arasında anlamlı fark varken, alıcı dil becerisi-1, alıcı dil becerisi-2, ifade edici dil becerileri ve motor becerilerin tüm alanlarında fark yoktu. Çalışma ve kontrol grubundaki bebekler arasında üçüncü ayda alıcı dil becerileri, ifade edici dil becerileri ve motor becerilerin tüm alanlarında istatiksel olarak anlamlı fark bulunmazken, çalışma grubunun bilişsel beceri-4 becerisini yapabilme oranı kontrol grubuna göre daha fazlaydı ve bu fark istatistiksel olarak anlamlıydı. Sonuç: Yenidoğan yoğun bakım ünitesinde yatan prematüre bebeklere şefkatli dokunmayla birlikte ninni söylenmesi, bebeğin konforunun artmasına, şefkatli dokunmayla birlikte ninni söylenmesi ve GEDEP uygulaması sosyal duygusal gelişim, dil gelişimi ve bilişsel gelişime olumlu etki gösterdi.

Ana-çocuk hemşireliğiBebek-prematürBebek-yenidoğmuş+6
Funda Güler
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Health Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Havayollarında yolcu konforu ve hizmetlerinin şirket faaliyet ve finansal performansına etkisi

Sivil Havacılık Sektöründe havayollarını 2015/2016 döneminde yaklaşık 19.2 milyon anket uygulayarak değerlendiren World Airline Awards'ın 2015 yılının en iyi 100 havayolu içerisinde yer alan bayrak taşıyıcı havayolları, bu çalışmanın örneklemini meydana getirmiştir. Seçilen 20 havayolu iki ana parametre altında Analitik Hiyerarşi Prosesi yöntemi kullanılarak değerlendirilmiştir. Bunlardan ilki olan hizmet parametresi kendi içerisinde koltuk genişliği, koltuk aralığı, ücretsiz izin verilen bagaj sayısı, ücretsiz parça başına izin verilen bagaj ağırlığı ve kabin içi eğlence faktörleri altında değerlendirilirken, bir diğer parametre olan performans ise, kendi içerisinde arz edilen koltuk kilometre, ücretli yolcu kilometre, arz edilen koltuk kilometre başına gelir, arz edilen koltuk kilometre başına gider, arz edilen koltuk kilometrenin ücretli yolcu kilometreye bölünmesiyle elde edilen yük faktörü ve arz edilen koltuk kilometre başına gelirin arz edilen koltuk kilometre başına gidere bölünmesiyle elde edilen gelirin gideri karşılama oranı faktörleri altında değerlendirilmiştir. Bu değerlendirme sonucunda hizmet ve performans parametrelerinin arasındaki korelasyonun, havayollarının bilançolarındaki etkisi hesaplanmış olup, göreceli ve sübjektif değil, objektif olarak rakamsal değerler esas alınarak belirlenen hizmet ve performans parametrelerinin havayollarının kar/zarar dengesindeki önemi ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Analitik hiyerarşi prosesi, Hizmet-konfor parametreleri, Performans parametreleri, Skytrax, Ağırlıklı ortalama analizi

Finansal performansHava yolu işletmeleriHizmet kalitesi+7
Tüzün Tolga İnan
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

COVID-19 pandemisinde gestasyonel diabetes mellitus tanısı alan gebelerin doğum öncesi bakım beklentileri ve memnuniyet düzeyleri

Bu araştırma, COVID-19 pandemisinde gestasyonel diabetes mellitus (GDM) tanısı alan gebelerin doğum öncesi bakım (DÖB) beklentileri ve memnuniyet düzeylerini belirlemek amacıyla tanımlayıcı tipte yapıldı. Araştırmanın örneklemini 55 GDM tanısı alan gebe oluşturdu. Veriler, 17.05.2021-01.09.2021 tarihleri arasında araştırmacılar tarafından oluşturulan Katılımcı Bilgi Formu, Doğum Öncesi Bakım Memnuniyeti ve Hasta Beklentileri ölçeği kullanılarak yüz yüze görüşme tekniği ile toplandı. Verilerin değerlendirilmesinde Independent Sample-t test, ANOVA test, Mann-Whitney Utest, Kruskal-Wallis H test ve spearman korelasyon katsayısı kullanıldı. Sağlık hizmetinin kalitesini bakım memnuniyeti artışı ile değerlendirebilmek mümkündür. Araştırmada Doğum Öncesi Bakım Memnuniyeti ve Hasta Beklentileri değerlendirildiğinde; genel beklenti puan ortalaması 21,04±4,60, genel memnuniyet puan ortalaması 53,16±16,97 bulundu. Sonuç olarak; COVID-19 pandemisinde GDM tanısı alan gebelerin yeterli sayıda DÖB hizmeti aldığı, DÖB hizmeti almalarını yaş, eğitim düzeyi, yaşanılan bölge, aile tipi, eşin yaşı, eşin eğitim düzeyi, gelir düzeyi gibi durumların etkilenmediği tespit edildi. Ancak gebelerin COVID-19 pandemisi kaynaklı gebe okulu eğitiminden mahrum kaldığı sonucuna ulaşıldı. Doğum öncesi bakım memnuniyeti ve hasta beklentileri puan ortalamalarının yüksek olduğu belirlendi.

COVID 19Diabet-gebelik sırasındaDiabetes mellitus+6
Hülya Çiçek Acar
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Farklı seviyelerde yapılan tek ve çift defa horoz değişiminin broiler damızlık sürüsünde üreme performansı, bazı vücut konfor ve kan parametreleri üzerine etkisi

Bu çalışmada, aynı kümeste bulunan aynı yaştaki horozlarla farklı seviyelerde yapılan tek ve çift defa horoz değişiminin broiler damızlık sürüsünde üreme performansı, bazı vücut konfor ve kan parametreleri üzerine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma özel bir ticari tavukçuluk firmasının broiler damızlık kümesinde toplam 4224 adet (3840 dişi ve 384 erkek) Ross 308 etlik damızlık üzerinde 28 ila 59 haftalık yaş dönemi takip edilerek yürütülmüştür. 28 haftalık yaş döneminde her bir bölmede 480 dişi ve 48 erkek olacak şekilde eşit bölmelere rastgele yerleştirilmiştir. Çalışmada 45 haftalık yaş döneminde tek defa horoz değişimi, 53 haftalık yaş döneminde ise çift defa horoz değişimi deneme bölmelerindeki horozlar %75, %50 ve %25 oranında değiştirilerek uygulanmıştır. Çalışmada tek ve çift defa horoz değişimi yapılan grupta yaşın döllülük oranı, kuluçka randımanı, çıkış gücü, embriyonik ölümler üzerine etkisi önemli bulunmuştur (P<0.0001). Horoz değişim oranı tek defa horoz değişimi yapılan grupta çıkış gücü ve erken embriyonik ölümleri etkilerken (P<0.0001), çift defa horoz değişimi uygulanan grupta döllülük oranı, çıkış gücü (P<0.05) ve erken embriyonik ölümleri etkilemiştir (P<0.01). Horoz değişim tipinin döllülük oranı (P<0.01), kuluçka randımanı (P<0.001) ve orta embryionik ölümler üzerine etkisi önemli bulunmuştur (P<0.05). Yaş ve horoz değişim oranı interaksiyonunun döllülük oranı, kuluçka randımanı, çıkış gücü üzerine etkisi tek ve çift defa horoz değişimi yapılan gruplarda önemli bulunmuştur (P<0.0001; P<0.05 ve P<0.01). Tek ve çift defa horoz değişimi yapılan grupta yaş ve horoz değişim oranı, horoz değişim tipi interaksiyonunun vücut tüy skoru ve vent skoru üzerine etkisi önemsiz bulunmuştur (P>0.05). Çalışmada tek defa horoz değişimi yapılan grupta horoz değişim oranının kan eozinofil ve bazofil düzeyine etkisi bulunurken (P<0.05), çift defa grubunda değişim oranı ve tipinin etkisi önemsiz bulunmuştur (P>0.05).

Etlik piliçKan parametreleriKonfor+1
Salıha Sabah
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Soğuk iklim bölgelerde kullanılan askeri kıyafetlerin farklı yöntemler kullanılarak geliştirilmesi ve bunların performanslarının incelenmesi

Günümüzde koruyucu giysiler üzerinde birçok çalışma yapılmaktadır.Son dönemlerde soğuk iklim koruyucu kıyafetlerdeki çalışmalar yoğunlaşmış olmakla birlikte gerek ekonomik sebepler gerek ise teknik sorunlar sebebi ile istenilen boyutta başarı elde edilememiştir. Ülkemizde ve dünyadason zamanlarda dağcıların, orduda görevli askerlerin hipotermisonucu hayatlarını kaybettikleri olaylar gerçekleşmiştir. Bu sebepten dolayı çalışmada askeri tekstillerden, dağcılık kıyafetlerine kadar birçok alanda kullanım alanı bulunan soğuk iklim kıyafetlerinin mevcutyöntemlerden farklı üretim yöntemlerikullanılarak geliştirilmesi amaçlanmıştır.Gerçekleştirilen çalışma kapsamında tasarlanan ve üretilen ürünlerin özellikleri ergonomik yönden ve performans açısından incelenmiş ve mevcutta kullanılan soğuk iklim kıyafetleri ile kıyaslanmıştır.Çalışmada 3 farklı yöntem kullanılarak 6 farklı çeşit ürün elde edilmiştir. İlk yöntemde boncuk elyaf polyester,mikrojel polyester ve hollowelyaf farklı oranlarda dolgu malzemesi olarak kullanılmıştır. İkinci yöntemde çevreci yaklaşımlar hedeflenmiş ve atık kumaşların değerlendirilmesiamaçlanmıştır. Bu amaçladikimevlerinde askeri kullanım amacı ile üretilen kıyafetlerin ve konfeksiyon aşamasında çıkan atıkkırpıntı kumaşların geri dönüştürülmesi ile havlı yüzeyde bir kumaş elde edilmiştir. Bu yüzey ana malzeme ile birleştirilerek lamineli kumaş yüzeyi elde edilmiştir.Üçüncü yöntemde ise karbon elyaftan elde edilen dokusuz yüzey kumaş ara katman olarak Pes bir film ile birleştirilerek yanmazlık ve soğuk iklim özelliklerinin bir arada elde edilmesi planlanan bir tasarım yapılmıştır.Farklı alanlarda kullanılması planlanan ve üretilen altı farklı soğuk iklim kıyafetlerin performansları Türk Silahlı Kuvvetleri Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nda şu anda kullanılmakta olan konvensiyonel metotlarla elde edilen kıyafetlerin performansları ile kıyaslanmış ve yapılan testler doğrultusunda, mevcutta kullanılan soğuk iklim kıyafetlerine muadil olarak aynı ve daha iyi fonksiyonel etkilere, farklı üretimteknikleri kullanılarak ulaşılabileceği gözlemlenmiştir.

HipotermiKarbonKonfor+3
Emin Uluçınar
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Elastan içerikli poliester iplik üretim parametrelerinin iplik ve kumaş özelliklerine etkisinin incelenmesi

Bu çalışmada, elastan içerikli poliester iplik üretim parametrelerinin ipliklere ve bu ipliklerden elde edilen dokuma kumaş özelliklerine etkisi araştırılmıştır. Bu amaçla filament sayısı, elastan iplik numarası, elastan çekim oranı ve puntalama işleminde kullanılan düze tipi değiştirilerek 36 farklı elastan içerikli poliester iplik ve bu ipliklerden sabit üretim şartlarında dimi 3/3 örgü kullanılarak 36 farklı çeşit dokuma kumaş üretilmiştir. Üretim parametrelerin iplik özelliklerine etkisini araştırmak amacıyla iplik lineer yoğunluğu, punta sayısı, punta kalıcılığı, iplik kopma mukavemeti ve kopma uzaması değerleri; üretim parametrelerinin kumaş özelliklerine etkilerini inceleyebilmek için ise kumaş mukavemet, uzama ve konfor özellikleri standartlara uygun bir şekilde test edilmiştir. Testler sonrasında elde edilen değerler SPSS istatistik programında değerlendirilmiştir. Yapılan çalışma sonucunda poliester iplik filament sayısının, elastan numarasının, çekim oranının ve puntalama işleminde kullanılan düze tipinin iplik mukavemetine, punta sayısına, punta kalıcılığına değerlerine etkisinin istatistiksel olarak önemli olduğu görülmüştür. Kumaş kopma mukavemeti ve uzama değerleri filament sayısı ve elastan numarası arttıkça artmıştır. Konfor özellikleri incelendiğinde filament sayısı ve elastan numarası arttıkça su buharı geçirgenlik ve termal iletkenlik değerleri artmış, hava geçirgenliği değerleri azaldığı sonucuna varılmıştır.

DirençElastanKonfor+2
Büşra Emek
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Aromaterapinin doğum eylemindeki ağrı, konfor ve memnuniyet üzerine etkisi

Araştırma, aromaterapinin doğum eyleminin I. evresindeki ağrı, konfor ve memnuniyet üzerine etkisini belirlemek amacıyla, randomize kontrollü, kontrol gruplu, yarı deneme modeli ile yapılmıştır. Araştırma 01.06.2016-02.08.2016 tarihleri arasında T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Adana Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi Doğum Salonunda yürütülmüştür. Araştırmanın örneklemini, belirtilen tarihler arasında doğum salonuna vajinal doğum için başvuran ve araştırma katılım kriterlerine uyan 30 deney, 30 kontrol olmak üzere toplam 60 gebe oluşturmuştur. Verilerin toplanmasında "Kişisel Bilgi Formu" , "Visual Analog Scale (VAS)", "Doğum Konforu Ölçeği (DKÖ)" ve Postpartum Kendini Değerlendirme Ölçeğinin "Doğum Deneyiminden Memnuniyet" alt boyutu kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde, yüzdelik dağılımlar, ki-kare önemlilik testi, bağımsız gruplarda t testi ve Mann-Whitney U testi kullanılmıştır. Doğumun Latent fazında VAS ortalaması deney grubunda 3,4±2,1, kontrol grubunda 6,6±2,0, Aktif fazında deney grubunda 6,1±1,7, kontrol grubunda 8,7±1,0, Geçiş fazında deney grubunda 8,3±0,9, kontrol grubunda ise 9,8±0,5 olarak belirlenmiş ve gruplar arasındaki farkın tüm fazlarda anlamlı olduğu saptanmıştır (p=0,000). Doğumun Latent fazında DKÖ puan ortalaması deney grubunda 37,1±4,4, kontrol grubunda 30,2±4,4, Aktif fazında deney grubunda 36,3±3,2, kontrol grubunda 25,3±4,6, Geçiş fazında deney grubunda 33,6±3,9 kontrol grubunda ise 21,1±4,7 olarak belirlenmiş ve gruplar arasındaki farkın tüm fazlarda anlamlı olduğu saptanmıştır (p=0,000). Deney grubunun Doğum Deneyiminden Memnuniyet Ölçeği puan ortalamasının 30,03±2,53, kontrol grubunun 27,6±3,6 olduğu ve aradaki farkın istatistiksel olarak anlamlı olduğu bulunmuştur (p=0,000). Bu araştırmada; aromaterapinin doğum eyleminin I. evresindeki ağrı algısını azalttığı, konfor ve memnuniyet düzeyini arttırdığı bulunmuştur. Bu sonuçlar aromaterapinin doğum ağrısıyla başa çıkmada, konfor ve memnuniyet düzeyini arttırmada etkili bir hemşirelik girişimi olduğunu göstermektedir. Anahtar Sözcükler: Aromaterapi, Doğum ağrısı, Hemşirelik, Konfor, Memnuniyet.

AromaterapiDoğumDoğum ağrıları+3
Zehra Cenkci
Çukurova University · Institute of Health Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Doğum salonunda yenidoğanlara uygulanan erken kanguru bakımının uygulanan invaziv girişimlerde yenidoğan konfor davranış ölçeği ile incelenmesi

Araştırma, Adana Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi doğumhane ünitelerinde sağlıklı olarak normal doğum ile dünyaya gelen bebeklere uygulanan erken kanguru bakımında yenidoğana uygulanan invaziv girişimlerde Yenidoğan Konfor Davranış Ölçeği ile erken kanguru bakımının etkisinin incelenmesi amacıyla deneysel olarak yapıldı. Araştırma, 1 Temmuz 2016-31 Ekim 2016 tarihleri arasında Adana Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi doğumhane ünitelerinde doğan 80 bebek ve anneleri araştırma örneklemi oluşturdu. Bu bebekler deney (n=40) ve kontrol (n=40) gruplarına basit rastgele örnekleme yöntemiyle seçilerek atandı. Verilerin toplanmasında; Bebeği Tanıtıcı Bilgi Formu, Aileyi Tanıtıcı Bilgi Formu, kronometre ve invaziv işlemlerde bebeğin davranışsal yanıtlarını değerlendirmek amacıyla Yenidoğan Konfor Davranış Ölçeği (YKDÖ) kullanıldı. Deney ve kontrol grubundaki bebeklerin cinsiyeti, gestasyon yaşı, doğum kilosu, doğum boyu ve doğum baş çevresi değişkenlerine göre yenidoğan konfor davranış ölçeği ve ağlama süreleri açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık tespit edilemedi (p>0.05). Deney grubunda kontrol grubuna göre; uyanıklık (Z=-3.582;p=0.000), dinginlik/ajitasyon (Z=4.713;p=0.000), ağlama (Z=-4.942;p=0.000), beden hareketi (Z=-5.465;p=0.000), yüz gerginliği (Z=-5.226;p=0.000), kas tonüsü (Z=-5.085;p=0.000) alt boyutlarından alınan puanlar açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar bulundu. Kanguru bakımı alan grubun konfor düzeyinin almayanlara göre daha yüksek olduğu tespit edildi. Total skor ile ağlama süresi arasında çok yüksek derecede, pozitif yönlü ve istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulundu (r=0.925;p=0.000). Total skor arttıkça ağlama süresinin artacağı konforun azalacağı tespit edildi. Sonuç olarak doğum salonunda yenidoğan bebeklere invaziv girişimlerde uygulanan erken kanguru bakımının bebeğin konforunu arttırmada etkili bir yöntem olduğu saptanmıştır.

Bebek bakımıBebek-yenidoğmuşBebekler+5
Tuğba Todil
Çukurova University · Institute of Health Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Annelerde doğum sonu konfor ile emzirme öz-yeterliliği arasındaki ilişki

Bu araştırmada; Yeni doğum yapan annelerde, doğum sonrası konfor düzeyi ile emzirme öz-yeterliliği arasındaki ilişkinin belirlemesi amaçlanmıştır. Kesitsel, tanımlayıcı tipte tasarlanan çalışmanın evrenini Şubat 2017-Nisan 2017 tarihleri arasında Diyarbakır Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesinde postpartum dönemindeki anneler(0-6 haftalık) oluşturmuştur. Araştırma verileri, Katılımcı Tanıtım Formu, Doğum Sonu Konfor Ölçeği (DKSÖ), Emzirme Öz Yeterliliği Ölçeği (EÖYÖ) kullanılarak toplanmıştır.Toplam gebelik sayısı ve çocuk sayısı beş ve üzerinde olan annlerin DSKÖ ve EÖYÖ puan ortalamaları daha az çocuk sahibi ve gebelik tecrübesi olan annelere göre anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur (p<0,05). Sezaryen doğum yapan annelerin normal doğum yapanlara göre annelerin emzirme öz yeterlilikleri daha düşük çıkmıştır (p<0,05). Doğum sonu konfor ve emzirme öz yeterliliği arasında pozitif yönlü zayıf korelasyon tespit edilmiştir (p<0,05 ,r:0,178). DSKÖ alt boyutları olan fiziksel konfor ve sosyo kültürel konfor ile emzirme öz yeterliliği arasında pozitif yönlü zayıf korelasyon görülürken, psiko sipritüel konfor ile emzirme öz yeterliliği arasında bir ilişki saptanmamıştır. Postpartum dönemde annelerin doğum sonu konforlarının, emzirme öz yeterliliği üzerinde etkili bir faktör olduğu saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Anne, Doğum sonu konfor, Emzirme öz yeterliliği, Hemşirelik, Lohusa

AnnelerDoğumEmzirme+5
Hasret Narin Balsak
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Antalya Büyükşehir Belediyesinde akıllı kent uygulamaları

Türkiye ve dünya ölçeğinde kent nüfusu ve yüzölçümlerinin sürekli artması yönetim ve yönetişim zorlukları ile birlikte doğal kaynakların tüketilmesi, yaşam alanlarının sürdürülebilir kullanımı ve kent konforunun azalması gibi sorunları beraberinde getirmiştir. Bu sorunların çözülmesi için gerçekleştirilen ulusal ve uluslararası ölçekli çok sayıda anlaşma ve protokol gerçekleştirilmiş ancak somut bir sonuç elde edilememiştir. Bahsi geçen durum kent sorunlarının çözümü için yeni arayışları ortaya çıkarmış ve bu kapsamda bilişim teknolojileri devreye girerek akıllı kent uygulamaları geliştirilmiştir. Bu çalışmanın amacı Antalya Büyükşehir Belediyesi'nde gerçekleştirilen akıllı kent uygulamalarının detaylı şekilde incelenmesi ve diğer kentler ile karşılaştırılmasıdır. Çalışma kapsamında nitel araştırma yöntemleri kullanılmıştır. Nitel araştırma yöntemleri ile elde edilen veri ve bulgular çalışmanın sonuç bölümüne aktarılarak değerlendirilmiştir. Çalışma sonucunda Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından kent merkezi sınırları içerisinde şehir yönetimi, ulaşım, enerji, atık yönetimi, güvenlik ve sağlık alanında çok sayıda akıllı kent uygulamasının kullanıldığı tespit edilmiştir. Uygulamaların yararlarının incelendiği saha çalışmalarından elde edilen bulgular ve mevcut literatüre göre bir değerlendirme yapıldığında kentte yapılan akıllı uygulamaların oldukça faydalı sonuçlar verdiği ve birçok uygulamanın Türkiye ölçeğinde ilk kez gerçekleştirildiği sonucuna ulaşılmıştır. Antalya'da sürdürülen akıllı kent uygulamaları kapsamında turizm konusunda eksikler tespit edilmiş, uygulamaların iyi sonuçlar vermesi için yatırımların sürmesi ve konuyla ilgili belediye bünyesinde ayrı bir birim kurulması önerilerek çalışma sonlandırılmıştır.

Akıllı kentlerAntalyaBelediyeler+3
Medine Fural
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Üriner inkontinansı olan kadınların konfor düzeyi ve öz bakım gücünün belirlenmesi

Bu çalışma, üriner inkontinansı olan kadınların konfor düzeyi ve özbakım gücünün belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Tanımlayıcı ve kesitsel yapılan çalışma, Şubat 2016- Nisan 2018 tarihleri arasında, Gaziantep Üniversitesi Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesi Kadın Doğum Servisinde yapılmıştır. Araştırmanın evrenini Gaziantep Üniversitesi Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesi Kadın Doğum Servisinde yatan, üriner inkontinans tanısı alan kadınlar oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemini Kadın Doğum servisinde yatan, henüz üriner inkontinans sebebiyle cerrahi operasyon geçirmemiş, 18 yaş ve üzerinde, iletişim güçlüğü ve mental yetersizliği olmayan, Türkçe bilen ve araştırmaya katılmayı kabul eden 124 kadın oluşturmuştur. Verilerin toplanmasında "Kişisel Bilgi Formu", ''Üriner İnkontinans & Sıklık Konfor Skalası'' ve ''Özbakım Gücü Ölçeği'' kullanılmıştır. Veriler, yüzyüze görüşülerek toplanmıştır. Verilerin istatistiksel analizleri SPSS Windows version 24.0 paket programında yapılmıştır. Üriner inkontinansı olan kadınların Üriner İnkontinans & Sıklık Konfor Skalası toplam puan ortalaması 3,35±0,59 ve Öz Bakım Gücü Ölçeği toplam puan ortalaması 88,09±14,59 olarak saptanmıştır. Kadınların idrar kaçırma çeşidi, idrar kaçırma süresi ve idrar kaçırma sıklığı ile Üriner İnkontinans & Sıklık Konfor Skalası puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuştur (p<0,05). İdrar kaçırma süresi ve idrar kaçırma sıklığı ile Öz Bakım Gücü Ölçeği puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuştur (p<0,05). Üriner İnkontinans & Sıklık Konfor Skalası ile Öz Bakım Gücü Ölçeği arasında, istatistiksel olarak pozitif yönde orta şiddette anlamlı bir ilişki bulunmuştur (r=0,479 P=0,001). Araştırmada üriner inkontinansı olan kadınların konforlarının orta düzeyde olduğu ve öz bakımlarını gerçekleştirmede bağımsız ve yeterli oldukları belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Konfor, Özbakım, Üriner İnkontinans

GaziantepKadınlarKonfor+2
Meltem Oyman
Çukurova University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Hastaların postoperatif erken dönem konfor düzeyleri

Cerrahi işlem geçiren hastaların ameliyat sonrası erken dönemde konfor düzeylerini belirlemek amacıyla yapılan araştırma tanımlayıcı ve kesitsel olarak planlanmıştır. Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi'nin ortopedi, üroloji, KBB, genel cerrahi 1, genel cerrahi 2, beyin cerrahi ve plastik cerrahi kliniklerinde yürütülen araştırmaya; bu kliniklerde yatmakta olan, araştırma kriterlerine uyan ve katılımı kabul eden 157 hasta dahil edilmiştir. Verilerin toplanmasında 'Kişisel Bilgi Formu', ağrı değerlendirmesi için 'Görsel Kıyaslama Ölçeği', konfor düzeyini belirlemek için 'Erken Postoperatif Konfor Ölçeği' kullanılmıştır. Verilerin değerlendirmesinde tanımlayıcı istatistikler için frekans ve yüzdelik hesaplama, normal dağılım gösteren veriler için bağımsız gruplarda t testi, normal dağılım göstermeyen verilerde ise Kruskal Wallis testi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda hastaların yaş ortalamasının 47,57±18,96 olduğu, %52,9'unun erkek, %63,7'sinin evli, %33,8'inin orta öğretim mezunu olduğu, %73,9'unun çalışmadığı, %66,2'sinin ise aylık gelirinin giderine denk olduğu tespit edilmiştir. Hastaların klinik özelliklerinde; %26,1'inin genel cerrahi, 9,6'sının ortopedi kliniklerinde ameliyat olduğu; %60,5'inin klinik öyküsünde kronik hastalığının olmadığı, %43,9'unun sürekli ilaç kullandığı, %73,2'sinin daha önce bir cerrahi işlem deneyimlediği, %49'unun ASA 1 grubunda yer aldığı, %63,7'sinin cerrahi işleminin yaklaşık 1 saat sürdüğü görülmektedir. Ağrı yaşayan bireylerin %33,1'inin hafif ağrı yaşadığı, %23,6'sının ağrı yaşamadığı belirlenmiştir. Hastaların düzenli ilaç kullanma durumlarına ve ağrı düzeylerine göre EPKÖ puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark olduğu tespit edilmiştir. Düzenli ilaç kullanan hastaların ve ağrısı olmayan veya hafif ağrı deneyimleyen hastaların ölçek puan ortalamaları diğer gruplara göre daha yüksek bulunmuştur (p<0,05). Sonuç olarak cerrahi sürecin etkisine ve klinik öyküye bağlı olarak hastaların konforu değişik düzeylerde etkilenmektedir.

CerrahiHastalarKonfor+2
Nursevim Aydıngülü
Çukurova University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Mastektomi öncesi verilen video destekli eğitimin, ameliyat sonrası ağrı, anksiyete ve hasta konforu üzerine etkisi

Girişim grubunu oluşturan hastalara, ameliyat öncesi meme maketi kullanılarak meme yapısı hakkında bilgi verildi ve kendi kendine meme muayenesi öğretildi. Ardından araştırmacılar tarafından hazırlanmış eğitim videosu (CD) izletilerek mastektomi sonrası egzersizleri tekrar etmeleri istendi ve veri toplama formları dolduruldu. Ameliyat sonrası 2. Ve 10. günde formlar tekrar dolduruldu ve ameliyat sonrası yaşadıkları güçlükler belirlenerek kaydedildi. Kontrol grubunu oluşturan hastalara ise; ameliyat öncesinde görüşme yapılarak, kliniklerin standart işleyişinde yer alan ameliyat öncesi hazırlık aşamasında yapılan uygulamalar ve standart eğitimler hemşireleri tarafından uygulandı.

AnksiyeteAğrıAğrı-postoperatif+3
Fidan Yutmaz
Manisa Celal Bayar University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Anne dostu hastane uygulaması ve gebelerin sosyodemografik özelliklerinin doğum korkusu ve konforu ile ilişkisi

Amaç: Bu araştırmanın amacı anne dostu hastane uygulaması ve gebelerin sosyodemografik özelliklerinin doğum korkusu ve konforu ile ilişkisinin incelenmesidir. Gereç ve Yöntem: Araştırma kesitsel tiptedir. Manisa'da anne dostu olan ve anne dostu olmayan iki kamu hastanesi, doğumhanelerine başvuran gebelerle yürütülmüştür (n:304). Veri toplama formu sosyodemografik form, doğum konforu ölçeği ve WDBDÖ-A doğum korkusu ölçeğinden oluşmuştur. Araştırmanın verileri latent fazdaki gebelerden yüzyüze görüşme tekniği ile toplanmıştır. Verilerin analizin de Statistical Package for the Social Sciences (SPSS) for Windows 15.00 istatistik programı kullanılmıştır. Araştırmanın tanımlayıcı verileri sayı, yüzde dağılımı, ortalama ve standart sapma şeklinde gösterilmiştir. Ayrıca Ki-kare testi, Student t testi, One Way ANOVA testi, Lineer regresyon analizleri kullanılmıştır. Bulgular: Araştırmada anne dostu olan hastanedeki WDBDÖ-A doğum korkusu ölçeği toplam puanı, anne dostu olmayan hastaneye göre anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur (t:3,37, p:0,00). Doğum konfor ölçeği alt alanlarını incelediğimizde; anne dostu hastanede fiziksel konfor alt alanı puan ortalaması anne dostu olmayan hastaneye göre düşük ve aralarında anlamlı fark bulunmuştur (t:-4,49, p:0,00). Psikospritüel konfor alt alanı puan ortalaması anne dostu olan hastanede, anne dostu olmayan hastaneye göre yüksek ve aralarında anlamlı fark olduğu saptanmıştır (t:4,32, p:0,00). Çevresel konfor alt alanı puan ortalaması anne dostu olan hastanede, anne dostu olmayan hastaneye göre düşük ve aralarında anlamlı fark bulunmuştur (t:-5,55, p:0,00). Sonuç: Gebelerin doğum korkusunu anne dostu hastane uygulamasının etkilemediği, sosyodemografik özelliklerden etkilendiği belirlenmiştir. Doğum konforunda ise; psikospritüel ve çevresel konfor alt alanlarında anne dostu hastane uygulamasının etkili olduğu, fiziksel konfor alt alanında anlamlı bir etkisinin olmadığı bulunmuştur. Anahtar kelimeler: Anne dostu hastane, Doğum korkusu, Doğum konforu

AnksiyeteAnnelerDoğum+5
Özgü Mestanlı
Manisa Celal Bayar University · Institute of Health Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Hemodiyaliz tedavisi alan hastalara beslenmeye yönelik uygulanan görsel eğitimin konfora etkisinin değerlendirilmesi

Amaç: Hemodiyaliz tedavisi alan hastalara beslenmeye yönelik uygulanan görsel eğitimin konfora etkisini değerlendirmek amacıyla yapıldı. Gereç ve Yöntem: Bu randomize kontrollü çalışma; iki diyaliz merkezinde tedavi alan 90 kronik hemodiyaliz hastası (girişim grubu: 45 hasta; kontrol grubu: 45 hasta) ile yürütüldü. Veri toplama aracı olarak; Hasta tanıtım formu, Hemodiyaliz Konfor Ölçeği Versiyon-II (HDKÖ-II), Hemodiyaliz Hastalarında Sıvı Kontrol Ölçeği (HHSKÖ), Hemodiyaliz Hastalarının Diyet Bilgi ve Diyet Davranış Ölçeği (HHDBÖ ve HHDDÖ) kullanıldı. Girişim grubunda ön test, on beş gün sonra ve üç ay sonra son test olmak üzere üç görüşme yapıldı. Girişim grubuna ilk görüşmede veri toplama aşamasından sonra beslenmeye yönelik görsel eğitim uygulandı ve on beş gün sonra eğitim kitapçığı üzerinden pekiştireç eğitimi yapıldı. Kontrol grubunda ise ön test ve son test için iki görüşme yapıldı ve herhangi bir müdahalede bulunulmadı. Bulgular: Görsel ve pekiştireç eğitimi sonrası üçüncü ayda girişim grubunun HDKÖ-II, HHSKÖ, HHDBÖ ve HHDDÖ puanları kontrol grubuna göre daha yüksek idi. Girişim grubunda hem on beşinci gün, hem de üçüncü ayda ön teste göre HHSKÖ, HHDBÖ, HHDDÖ ve HDKÖ-II puanlarında istatistiksel olarak anlamlı artış sağlandı. Girişim grubunda; son testte, ön teste göre interdiyalitik kilo ve ultrafiltrasyonda istatistiksel olarak anlamlı düşüş sağlandı. Sonuçlar: Üçüncü ayda, girişim grubunun Hemodiyaliz Konfor Ölçeği-Versiyon II ve alt boyutları olan fiziksel ferahlama, psikospiritüel rahatlama, psikospiritüel güçlenme, çevresel güçlenme ve sosyokültürel rahatlama puanları kontrol grubuna göre daha yüksek bulundu. Görsel eğitimin hemodiyaliz hastalarının konfor durumları üzerine olumlu etkisi olduğu saptandı.

BeslenmeBeslenme eğitimiBöbrek hastalıkları+4
Cansu Koşar Şahin
Manisa Celal Bayar University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Pozisyon yatağı kullanılarak verilen yüzükoyun ve yan yatış pozisyonunun preterm bebeğin konforuna etkisi

Araştırma, Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesinde (YYBÜ) yatan preterm bebeklerde pozisyon yatağı kullanılarak verilen yüzükoyun ve yan yatış pozisyonunun preterm bebeğin konforuna etkisini belirlemek amacıyla deneysel olarak gerçekleştirildi. Araştırmanın evrenini, 01.12.2017 - 01.07.2018 tarihleri arasında Gaziantep Üniversitesi Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bilim Dalı Neonatoloji Bilim Dalı-YYBÜ'de yatan preterm bebekler, örneklemini ise araştırmaya alınma kriterlerine uyan 33 preterm bebek oluşturdu. Araştırma verileri araştırmacı tarafından geliştirilen Bebek Bilgi Formu, Yenidoğan İzlem Formu, Yenidoğan Pozisyon Değerlendirme Aracı (YPDA) ve Prematüre Bebek Konfor Ölçeği (PBKÖ) ile toplandı. Bu çalışma preterm bebeklere her 3 saatte bir sırasıyla; pozisyon yatağında yüzükoyun ve yan yatış şeklinde pozisyon verilerek 2 aşamada gerçekleştirildi. Verilerin istatistiksel analizler için SPSS for Windows version 22.0 paket programı kullanıldı. PBKÖ ve YPDA puanlarının belirlenmesi için Shapiro-Wilk testi ve nonparametrik Wilcoxon işaretli sıralar analizi uygulandı ve p<0.05 istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. Çalışmada preterm bebeklerin yüzükoyun pozisyonundaki PBKÖ puan ortalamasının 9.79±0.88, YPDA puan ortalamasının ise 10.01±1.12 olduğu belirlendi. Bu ölçüm puanlarının yan yatış pozisyonuna göre hem PBKÖ puan ortalamasından (10.01±1.01) ve YPDA puan ortalamasından (9.79±1.04) daha istenilen düzeyde olduğu saptandı. Preterm bebeklerin ön test (pozisyonun verildiği 1. Dakika), 1. saat ve 2. saatte aldıkları PBKÖ puanları sonucunda her iki pozisyonda da konforunun arttığı belirlendi. Pretermlerin yüzükoyun YPDA puanlarında ön test ile 1. saat ve ön test ile 2. saat puanlar arasında anlamlı bir fark olduğu bulundu (p<0.01). 1. saat ile 2. saat puanlar arasında anlamlı derecede farklılaşma olmadığı belirlendi. Ayrıca preterm bebeklerin yan yatış pozisyonunda YPDA'dan aldıkları ön test, 1. saat ve 2. saat puanları arasında ön test ile 1. saat puanlar arasında anlamlı bir fark olduğu belirlenirken (p<0.05), ön test ile 2. saat ve 1. saat ile 2. saat puanlar arasında anlamlı derecede farklılaşma olmaması bebeğin yan yatış pozisyonunda 1. saatin sonunda optimal/uygun pozisyonunun devamını sağlamada zorlandığını göstermektedir. Sonuç olarak bu çalışmada bebeğin pozisyonundan daha çok kullanılan pozisyon yatağının konforu etkilediği düşünülmektedir. Preterm bebeğin konforunun arttırılması; dolayısıyla gelişiminin desteklenmesi için bebeğe pozisyon verilirken pozisyon yatağı kullanılması ve verilen pozisyonun öncelikli olarak yüzükoyun pozisyonu olması önerilmektedir. Anahtar kelimeler: Preterm, Pozisyon, Pozisyon Yatağı, Konfor

Bebek-prematürKonforPozisyonlama+2
Funda Göçmen
Hasan Kalyoncu University · Institute of Health Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Anne dostu hastanede doğum yapma ve yaptırma deneyimleri: Konfor kuramına dayalı nitel bir araştırma

Amaç: Bu araştırma; anne dostu bir hastanede, kadınların doğum yapma ve ebelerin doğum yaptırma deneyimlerini Konfor Kuramı'na göre betimlemek amacıyla yapılmıştır Gereç ve Yöntem: Bir anne dostu bir hastanenin doğumhanesinde doğum yaptıran 13 ebe ve doğum yapan 15 kadın ile derinlemesine görüşme yapılarak fenomenolojik desende yürütülmüştür. Veri çeşitlemesi (triangülasyon) için; kadınlarla ve ebelerle görüşülmüş, görüşme kayıtları yanında; doğum yapan kadınlardan anılarını yazmaları istenmiş ve doğum sırasında araştırmacı gözlem yapmış, saha notları almıştır. Araştırmada elde edilen verilerin analizi için, Nvivo 12 programı kullanılmıştır. Bulgular: Anne dostu hastanelerde doğum yapma ve yaptırma deneyimi Konfor Kuramı'na göre betimlenirken 10 tema etiketi oluşturulmuştur: Kadın sağlık bakım gereksinimleri (f:219), Ebelik girişimleri (f:841), Etkileyen değişkenler (f:41), Konfor (f:1576), Sağlığı geliştirmeye yönelik davranışlar (f:309), Zor doğum algısı (f:71), Kolay doğum (f:320), Kurumsal bütünlük (f:209), Anne dostu hastane politikası (f:1263), En iyi uygulama (f:67) şeklinde frekansları incelenmiştir. Konfor temasının alt temalarında Fiziksel konfor (f:239), Sosyokültürel konfor (f:95), Psikolojik manevi konfor (f:824), Çevresel konfor (f:418) atıf aldığı belirlenmiştir. Sonuçlar: Anne dostu hastane politikası sonucu doğum hizmeti sunumundaki değişimin ebeliği güçlendirdiği, kadınlara sağlanan destek ve konforu artırdığı ve doğumun doğallaşmasına katkı sağladığı sonucuna varılmıştır.

AnnelerDoğumEbelik+3
Yonca Çiçek Okuyan
Manisa Celal Bayar University · Institute of Health Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Meme kanseri tanısı konulmuş kadınlara verilen video destekli eğitimin etkinliği: Nonrandomize kontrollü araştırma

Meme kanseri tanısı konulan hastalarda büyük bir kaygı ve üzüntü meydana gelmesinin yanı sıra; tedavide uygulanacak cerrahi girişimin çeşidi, etkileri, cerrahi sonrası yaşantısının nasıl olacağı konusundaki kaygılar; hastaların fiziksel ve ruhsal yönden birtakım zorluklara neden olmaktadır. Bu kaygı ve belirsizlikler cerrahi riskleri artırmakla birlikte hem tedavinin sonuçlarını hem de sağlık hizmetleri memnuniyeti olumsuz etkilenmektedir. Bu çalışmada cerrahi öncesi verilen video destekli eğitimin postoperatif dönemde cerrahi sonrası komplikasyonlar, anksiyete ve konfor üzerinde etkisinin belirlemesi amaçlandı. Çalışma Ağustos-Aralık 2020 tarihleri arasında, T.C. Sağlık Bakanlığı İstanbul Sağlık Müdürlüğü Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi'nin genel cerrahi kliniğinde yapılan nonrandomize kontrollü klinik bir araştırmadır. Örneklem ölçütlerini karşılayan ve araştırmaya katılmaya gönüllü 35'i Çalışma (ÇG), 35'i Kontrol (KG) olmak üzere 70 hasta ile araştırma tamamlandı. Önce KG, daha sonra ÇG hastalarına ilişkin verileri toplandı. KG hastalarına araştırma kapsamında müdahalede bulunulmadı, genel cerrahi servisinde cerrahi öncesi rutin tedavi ve bakım uygulamaları sürdürüldü. ÇG'na ise rutin tedavi ve bakım uygulamalarına ek olarak araştırma kapsamında hazırladığımız "Meme Kanseri Tanısı Konulmuş Kadınlara Verilen Video Destekli Eğitim" isimli eğitim videosu izlettirildi. Her iki gruptaki hastalara preoperatif 1. gün anksiyete değerlendirmede Durumluk- Sürekli Anksiyete Ölçeği (Stait Trait Anxiety Invantory-STAI) ile konfor durumlarını değerlendirmede Genel Konfor Ölçeği (GKÖ) kullanıldı. Postoperatif 2. Gün STAI ölçeğinin durumluk (STAI-S) bölümü ile GKÖ; postoperatif 10. gün ise sadece anksiyete ölçeğinin durumluk (STAI-S) bölümü uygulandı. İstatiksel anlamlılık değeri olarak p<0.05 kabul edildi. Cerrahi öncesi video destekli eğitimin anksiyete düzeyini düşürdüğü ve konfor düzeyini yükselttiği görüldü. Bu eğitimler onkolojik ya da diğer cerrahi yöntemlerde de kullanılabilir ve hasta üzerindeki olumlu etkilerini tespit etmeye yönelik daha geniş örneklemeli araştırmalar yapılabilir.

AnksiyeteHasta eğitimiHemşirelik+6
Neriman Güzel
Hasan Kalyoncu University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Koroner anjiyografi geçiren hastalarda immobilizasyon konforu, hematom ve ağrıyı etkileyen faktörlerin değerlendirilmesi

Araştırma; Koroner Anjiyografi Geçiren Hastaların immobilizasyon konforu, hematom ve ağrıyı etkileyen faktörlerin belirlenmesi amacı ile tanımlayıcı-kesitsel tipte yapılmıştır. Araştırma, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi'nde 10.12.2020-15.01.2021 tarihleri arasında koroner anjiyografi işlemi uygulanmış 202 hasta ile tamamlandı. Araştırmanın verileri; araştırmacı tarafından literatür taraması ile oluşturulan sosyodemografik özellikler içeren "Hasta Tanıtıcı Bilgi Formu", "VAS (Vizüel Analog Skala)" ve "İmmobilizasyon Konfor Ölçeği" ile toplandı. Niceliksel değişkenlerin davranışları merkezileştirme ve varyans ölçümleri kullanılarak belirtildi: Ortalama±SS, Fisher Exact (örneklem sayısının düşük olduğu durumlarda) ve Ki-kare testi, kategorik değişkenler arasındaki oranlar veya ilişkiler arasındaki farkları belirlemek için kullanıldı. Grup ortalamalarının davranış farklılıklarını göstermek için; normallik ve eş dağılımlık varsayımlarının karşılandığı durumlarda Student t-test, karşılanmadığı durumlarda ise Mann-Whitney U Test, üç veya daha fazla grubun karşılaştırıldığı durumlarda normal dağılıma uyan verilerde One way Anova Test, Uymayan durumlarda ise Kuruskal Wallis test kullanıldı. Herhangi iki sayısal değişkenin birbiri arasındaki korelasyonu hesaplamada, veriler normal dağılıma sahip olmadığı için parametrik olmayan Spearman's Rank Correlation testi kullanıldı. Tüm olgular için istatistiksel anlamlılık p<0,05 olarak belirlendi. İstatistiksel analizler IBM SPSS 22.00 paket programı ile sağlandı. Araştırmaya katılan hastaların, %63.9'u erkek, %89.1'i evli ve %85'i ilkokul mezunu ve yaş ortalaması 62.39±11.96'dır. İmmobilizasyon Konfor Ölçeği ile bireylerin konfor durumları ölçülmektedir. Araştırmada hastaların Konfor Ölçeği'nden toplam en düşük 60, en yüksek 114 puan aldığı ve toplam puan ortalamalarının 93,08±12.26 olduğu saptandı. Yapılan bu çalışmada uygulanan ölçek ve bulgular sonucunda, koroner anjiyografi geçirmiş hastalarda ponksiyon bölge seçimi ağrı ve konforu etkilediği fakat kanama ve hematomu etkilemediği, koroner anjiyografide kullanılan kateter numarasının ve koroner anjiyografi geçiren hastalarda kum torbasının kalma süresinin kanama ve hematomu etkilemediği, konforu ise etkilediği ortaya çıkmıştır.

AnjiyografiAğrıHematoma+3
Zehra Cihan
Hasan Kalyoncu University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Abdominal cerrahi sonrası hastaların erken mobilizasyon durumlarının konfor düzeyine etkisi

Gözde Çandır, Abdominal Cerrahi Sonrası Hastaların Erken Mobilizasyon Durumlarının Konfor Düzeyine Etkisi, Hasan Kalyoncu Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Hemşirelik AD Yüksek Lisans Tezi, Gaziantep, 2021. Bu araştırma, Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Genel Cerrahi Yoğun Bakım Ünitesinde Yatan Hastaların erken mobilizasyon durumlarının konfor düzeylerine olan etkileri üzerine yapıldı. Araştırmanın verileri 15 Kasım 2020 ve 20 Şubat 2021 tarihleri arasında toplamda 252 hastadan toplandı. Veriler Sosyodemografik ve Hastalığa İlişkin Bilgiler Veri Formu, Gözlemci Hareketlilik Ölçeği (GHÖ) ve Genel Konfor Ölçeği (GHÖ) kullanılarak elde edildi. Verilerin değerlendirilmesinde; Bağımsız Gruplarda t testi, Mann-Whitney testi, Kruskall-Wallis Varyans Analizi kullanıldı tekrarlı ölçümlerdeyse Tek Yönlü Varyans Analizi ve ki-kare analiz testleri uygulandı. Etik ve kurum izni alındıktan sonra yoğun bakım ünitesinde yatan 252 hastanın sosyo demografik özellikleri hasta formu uygulandı. Uygulanan formda 113 (%44,8)'inin kadın olduğu, 139 (%52,3)'unun erkek olduğu görüldü. Hastaların Gözlemci Hareketlilik Ölçeği puanlarına yönelik hastaların 'yatak içinden bir taraftan diğer tarafa dönme, yatak kenarında oturma, ayağa kalkma ve yürüme' aktiviteleri sırasında hastanın en fazla hemşireye bağımlı olduğu görüldü. Hastaların %52'sinin yatak kenarında oturmak için hemşireye bağımlı oldukları görüldü. Mobilizasyon öncesi ve sonrası kan basıncı, nabız ve solunum arasındaki farkın anlamlı olduğu saptandı (p<0.05). Hastaların genel konfor ölçeğinin boyutları ile gözlemci hareketlilik ölçeğinde yer alan alt maddelerin korelasyonlarının birbirleri ile pozitif yönde ilişki olduğu bulundu (p<0.05). Genel konfor ölçeğinin cinsiyet, alkol ve sigara kullanımı üzerine yapılan farkın anlamlı olduğu bulundu (p<0.05). Ancak genel konfor ölçeğinin medeni durum, yaş, eğitim, kilo ve boy arasındaki fark istatistiksel olarak anlamsızdı (p<0.05). Araştırmanın sonucunda; hastaların ameliyat sonrası dönemde erken mobilize edilmeleri düzeylerini olumlu yönde etkilediği görüldü. Araşrırmanın farklı konularla ele alınabilmesi açısından gerekli olan öneriler verildi.

CerrahiCerrahi-abdominalHareketlilik+2
Gözde Çandır
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Ortopedik cerrahi geçiren hastalarda ameliyathane basınç yarası gelişiminin azaltılmasında basınç yarası bakım paketinin etkisinin incelenmesi

Bu araştırma, ortopedik cerrahi girişim uygulanan hastalarda ameliyat sonrası erken dönemde uygulanan basınç yarası bakım paketinin hastaların ameliyathane basınç yarası gelişimi, ağrı, düşme korkusu ve konforu üzerine etkisinin belirlenmesine yönelik non randomize kontrollü, yarı deneysel klinik araştırmadır. Araştırmada klinik rehberler doğrultusunda hazırlanmış olan basınç yarası bakım paketi çalışma grubu hastalarına uygulandı. Bakım paketi "deri bakımı, pozisyon verme, erken mobilizasyon, beslenme ve sıvı alımı" girişimlerinden oluştu. Araştırmada önce kontrol grubu, daha sonra çalışma grubu verileri toplandı. Veri toplama amacıyla Hasta Tanıtıcı Veri Formu, 3S Ameliyathane Basınç Yarası Risk Değerlendirme Ölçeği, Görsel Kıyaslama Ölçeği, Düşme Korkusu Ölçeği, Genel Konfor Ölçeği Kısa Formu, Basınç Yarası Bakım Paketi Klinik Veri Toplama Formu, Ulusal Basınç Ülseri Danışma Paneli (National Pressure Ulcer Advisory Panel-NPUAP) (2016) Basınç Yarası Evreleme Sistemi Formu, Basınç Yarası Bölgeleri ve Evreleri İzlem Kayıt formları kullanıldı. Kontrol grubunda bulunan hastalara kliniğin rutin uygulaması yapıldı ve araştırma kapsamında geliştirilen bakım paketi uygulanmadı. Çalışma grubunda bulunan hastalara 105 gün boyunca kliniğin rutin uygulaması yanında bu çalışma için geliştirilen basınç yarası bakım paketi uygulandı. Verilerin değerlendirilmesinde sayı, ortalama±standart sapma, yüzde, en az-en çok değerleri hesaplandı. Araştırmada normal dağılım sergileyen ikili grupların karşılaştırılmasında Bağımsız Örneklem t Testi, normal dağılım sergilemeyen ikili grupların karşılaştırılmasında Mann Whitney U Testi kullanıldı. Kategorik değişkenlerin karşılaştırılmasında Ki-Kare Testi kullanıldı. İstatistik hesaplamalar ve yorumlamalar p<0.05 düzeyinde değerlendirildi. Araştırmanın örneklemini kontrol grubunda 122, çalışma grubunda 68 olmak üzere toplam 190 hasta oluşturdu. Ameliyathane basınç yarası insidansı kontrol grubunda %18.4, çalışma grubunda %5.7 olarak belirlendi. Yaş, en az bir kronik hastalık varlığı özellikle hipertansiyon, tıbbı tanı özellikle kalça fraktürü, acil cerrahi müdahale, ameliyat öncesi ASA sınıfı ≥3, ameliyat öncesi klinikte geçen süre, hastanede ortalama yatış süresi (gün), 3S Ameliyathane Basınç Yarası Risk Değerlendirme Ölçek puanı ≥19, ameliyat öncesi albümin ve hemoglobin değerlerinin düşük olması basınç yarası gelişenlerde etkili bulundu (p<0.05). Kanıta dayalı girişimlerin yer aldığı ameliyathane basınç yarası önleme bakım paketinin, ameliyathane kaynaklı basınç yarası gelişiminin önlenmesinde etkili bulunmuş olup; ayrıca hastaların ağrı algısının ve düşme korkusunun azaltılmasında, konfor düzeyinin yükseltilmesinde olumlu sonuçları olduğu belirlenmiştir. Ameliyathane kaynaklı basınç yarası gelişmesinin önlenmesinde basınç yarası bakım paketinin kullanılması önerilmektedir.

AğrıBasınç ülserleriCerrahi+5
Hatice Eğilmez
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Hemodiyaliz hastalarında konfor ve yaşam kalitesi

Kronik böbrek yetmezliği tanısı alan en az altı aydır hemodiyaliz tedavisi gören hastaların konfor ve yaşam kalitesi düzeylerini belirlemek amacı ile yapılan bu çalışma tanımlayıcı ve kesitsel niteliktedir. Araştırma Gaziantep'te bir eğitim ve araştırma hastanesinin hemodiyaliz ünitesinde yürütüldü. Araştırmanın evreni Ağustos- Ekim 2019 tarihleri arasında hemodiyaliz tedavisi alan 120 erişkin hasta oluşturdu. Araştırmanın yapılabilmesi için kurumlardan gerekli izinler, etik kurul izni ve hasta onamları alındı. Verilerin toplanmasında araştırmacı tarafından literatür taranarak oluşturulan Kişisel Bilgi Formu, Hemodiyaliz Konfor Ölçeği, SF-36 Yaşam Kalitesi Ölçeği kullanıldı. Verilerin değerlendirilmesinde frekans, tanımlayıcı istatistikler ile t testi, ANNOVA, Mann-Whitney U Testi, Kruskal-Wallis H Testi kullanıldı. Araştırmaya katılan hastaların %50'si kadın, %76,7'si evli, %50'si 41-60 yaş grubunda, tamamı haftada üç gün AV fistül ile hemodiyalize girmektedir. Hastaların, Hemodiyaliz Konfor Ölçeğinin 2 alt boyutu olan üstesinden gelme ve rahatlama boyutlarından aldıkları toplam puan ortalamaları sırasıyla 2.37 ± 0.72 ve 2.83 ± 0.96'ydı. Hemodiyaliz konfor ölçeği alt boyutları ve toplam puanı ile SF-36 yaşam kalitesi ölçeği fiziksel fonksiyon, fiziksel rol, emosyonel rol, enerji, ruhsal sağlık, sosyal işlevsellik, ağrı, genel sağlık puanları arasında pozitif yönde, zayıf/orta derecede ve istatistiksel olarak anlamlı ilişki tespit edildi (p<0,05). Hastaların yaş, cinsiyet gibi demogafik özelliklerinin yaşam kalitesini; bunlara ilave olarak hemodiyaliz süresi ve ek hastalığının olması hem yaşam kalitesini hem de konfor düzeyini etkilediği tespit edildi. Hastaların Hemodiyaliz Konfor Puanları arttıkça SF-36 Yaşam Kalitesi puanlarının da arttığı belirlendi. Hastaların hemodiyaliz sırasındaki konfor düzeylerinin ve etkileyen faktörlerin belirlenmesi, hemşirelik bakımına rehber olacak ve yaşam kalitelerini de arttıracaktır.

Böbrek hastalıklarıBöbrek yetmezliği-kronikKonfor+2
Fatima Turğut
Çukurova University · Institute of Health Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Yenidoğanların ilk ağrılı işlemi sırasında beyaz gürültü dinletilmesinin ağrı, konfor, ağlama süresi ve fizyolojik parametreleri üzerine etkisi

Bu araştırma, Batman Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde; 9 Ekim 2021 ile 20 Mart 2022'de, yenidoğanlara ilk ağrılı işlemi olan K vitamini intramüsküler enjeksiyonu (IM) sırasında beyaz gürültü dinletilmesinin; ağrı, konfor, ağlama süresi ve fizyolojik parametrelerine etkisinin incelenmesi amacıyla 75 yenidoğanla randomize kontrollü deneysel olarak gerçekleştirildi. Beyaz gürültü grubunda bulunan yenidoğanlara K vitamini IM uygulamasından 5 dakika önce beyaz gürültü dinletilmeye başlandı, 5. dakikada aynı ebe tarafından IM uygulandı ve 5 dakika sonrasına kadar olmak üzere 10 dakikalık kamera kaydı alındı. Çalışmada; aksiyon kamerası tripota yerleştirilerek çekimler gerçekleştirildi. Veriler, Bebeği Tanıtıcı Bilgi Formu, Aileyi Tanıtıcı Bilgi Formu, Yenidoğan Ağrı Skalası (NIPS) ve Yenidoğan Konfor Davranış Ölçeği (YKDÖ) ile toplandı. Beyaz gürültü grubundaki bebeklerin ortalama ağlama sürelerinin (24.14±15.43) beyaz gürültü dinletilmeyen kontrol grubuna (40.03±13.58) göre oldukça düşük olduğu belirlendi (p=0.000). Deney grubundakilerin ağlama süresi (sn.), kontrol grubundakilere göre anlamlı düzeyde daha düşük bulundu (Z=-4,428; p=0.000). Deney grubundakilerin işlem sırası ve işlem sonrası kalp atım hızları, kontrol grubundakilere göre anlamlı bulunurken (p<0.05), SpO2 değerleri de yüksek bulundu (p<0.05).YKDÖ ve NIPS ölçeğinin Cronbach alfa katsayısı değerleri gözlemcilere göre yüksek derecede güvenilir bulundu. Sınıf içi korelasyon analizi sonuçları gözlemciler arasında uyumun anlamlı ve uyum derecesinin mükemmel olduğunu gösterdi (p<0.05). Bu bakımdan 1., 2., 3. gözlemciye göre; deney grubundakilerin ağrı tahmini, distres tahmini, YKDÖ ve NIPS toplam değerleri, kontrol grubundakilere göre anlamlı düzeyde daha düşük olduğu bulundu (p<0.05). Sonuç olarak, hemşirelerin invaziv girişim esnasında, yenidoğanlara farmakolojik olmayan bir yöntem olan beyaz gürültü dinletmeleri, ağlama süresini kısaltması, ağrıyı azaltması, konforu arttırması ve fizyolojik parametreler (kalp atım hızı, oksijen satürasyonu) üzerine olumlu etkilerinden dolayı önerilir. Anahtar Sözcükler: Ağrı, Beyaz Gürültü, İnvaziv Girişim, Konfor, Yenidoğan

AğlamaAğrıBatman+4
Tuğba Todil
Çukurova University · Institute of Health Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Ameliyat öncesi aktif ve pasif ısıtmanın ameliyat sonrası hipotermi, yaşam bulguları ve sıcaklık konforuna etkisi

Araştırma elektif açık abdominal cerrahi (AAC) geçirecek hastalarda ameliyat öncesi aktif ve pasif ısıtmanın ameliyat sonrası hipotermiye, yaşam bulgularına ve sıcaklık konfor algısına etkisinin belirlenmesi amacıyla gerçekleştirildi. Temmuz 2020 ile Ocak 2021 tarihleri arasında yürütülen 3 gruplu randomize kontrollü girişimsel araştırmanın örneklemini bu tarihler arasında açık abdominal cerrahi geçiren, çalışmaya katılmayı kabul eden ve örneklem kriterlerine uyan, her grupta 30'ar olmak üzere toplam 90 hasta oluşturdu. Hastaların yaşam bulgularının karşılaştırılmasında, ameliyat öncesi vücut ısısı değerleri açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık tespit edildi (χ2=56,959; p=0,000). Aktif ısıtma grubu ve pasif ısıtma grubunun ameliyat sonrası 0., 15., 30. dk. vücut ısısı değerleri, kontrol grubuna göre anlamlı düzeyde daha yüksekti. Hastaların ameliyat sonrası sıcaklık konfor algısı puanlarının karşılaştırılmasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık tespit edilmiştir (χ2=39,693; p=0,000). Aktif ısıtma grubu ameliyat sonrası konfor puanları, pasif ve kontrol grubuna göre anlamlı düzeyde daha yüksekti. Sonuç olarak; Ameliyat sonrası istenmeyen hipotermiyi önlemede ısıtma yöntemleri etkin bulunmuştur. Ön ısıtma uygulanan hastalarda ameliyat sonrası normotermiye ulaşma süresinin daha kısa olduğu, titreme düzeylerinin daha düşük ve sıcaklık konfor algılarının daha yüksek olduğu belirlendi. Anahtar Sözcükler: Perioperatif Süreç, Hipotermi, Sıcaklık Konforu,Titreme Düzeyi, Hemşire

HipotermiKonforPerioperatif dönem+4
Refiye Akpolat
Çukurova University · Institute of Health Sciences
2022
00

Related subjects