Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı

86 theses under this subject heading

DoctorateOpen AccessTR

Uluslararası öğrencilerin kültürel uyum sürecine yönelik bir çevrimiçi oryantasyon uygulamasının geliştirilmesi ve etkililiğinin incelenmesi

Uluslararası öğrenciler öğrenim amaçlı olarak misafir oldukları ülkelerde birçok sorunla karşılaşmaktadır. Bu sorunların çözümünde uluslararası öğrencilere danışmanlık hizmeti vermek için üniversitelerin bünyelerinde danışmanlık merkezleri kurulmuştur. Ancak bu danışmanlık merkezlerinin kullanımı üzerine yapılan çalışmalarda, uluslararası öğrencilerin çoğunluğunun bu merkezlere ilgi duymadığı, yararlanmadığı ve hatta haberdar olmadığı görülmüştür. Danışmanlık hizmetlerinin sunulması için alternatif ve yeni bir yol olarak bilgi ve iletişim teknolojilerinin kullanılması gündeme gelmiştir. Bu amaçla yapılmış uluslararası boyutta az sayıdaki araştırmada özellikle çevrimiçi teknolojilerin sunduğu avantajlar nedeniyle uluslararası öğrencilere danışmanlık hizmeti sunulması için kullanılması önerilmektedir. Bu araştırmanı amacı Eskişehir'de lisans ve lisansüstü düzeyde öğrenim gören uluslararası öğrencilerin Türk kültürüne ve çevreye uyum sürecine katkı sağlayabilecek bir çevrimiçi sistemi uluslararası öğrencilerin katılımı ile geliştirmektir. Araştırma; uluslararası öğrencilerin Türk kültürüne ve çevreye uyum sürecinde yaşadıkları gereksinimlerin belirlenmesi, bu süreçte kullanılabilecek bir çevrimiçi sistemden içerik beklentilerinin belirlenmesi, bu çevrimiçi sistemin ve içeriğinin tasarlanması ve hazırlanan çevrimiçi sistemin etkililiğinin uluslararası öğrencilerin görüşlerine göre geliştirilmesi olmak üzere dört temel aşamadan oluşmaktadır. Uluslararası öğrencilerin uyum sorunlarının belirlenmesi amacıyla dokuz uluslararası öğrenci ile yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Bu görüşmelerde öğrencilerin Türk kültürüne ve çevreye uyum süreçlerinde kullanılabilecek bir çevrimiçi sistem hakkındaki içerik beklentileri de öğrenilmeye çalışılmıştır. Daha sonra öğrencilerin içerik konusundaki beklentileri dört uluslararası öğrenci ile yapılan mini odak grup görüşmeleri ile netleştirilmiştir. Uluslararası öğrenciler için açılan ERA-191 kodlu "Dijital Teknoloji ve Kültürel Entegrasyon" dersi kapsamında çevrimiçi sistemin tasarımı tamamlanmış ve içerik geliştirme çalışmalarına geçilmiştir. Bu aşamada yürütülen tasarım çalışmalarında tasarım tabanlı araştırma yöntemi kullanılmıştır. Daha sonra yine ERA-191 dersi kapsamında başka bir grup uluslararası öğrenci ile çevrimiçi sistemin içeriği tamamlanmıştır. Son olarak geliştirilen çevrimiçi sistemin etkililiği ERA 198 kodlu "Türkiye'de Görsel Kültür" dersi kapsamında sekiz uluslararası öğrencinin görüşleri ile değerlendirilmiştir. Bu aşamalarda ise eylem araştırması yöntemi uygulanmıştır. Bu çalışmada nitel veriler; yarı yapılandırılmış görüşmeler, video kayıtları, öğrenci ve araştırmacı günlükleri, öğrencilerin elektronik ortamda yaptıkları tasarımlar, öğrencilerin sosyal paylaşım sitesi üzerindeki paylaşımları ve öğrencilerin çevrimiçi sistem üzendeki paylaşımları gibi değişik kaynaklardan toplanmıştır. Çevrimiçi sistemin etkililiğinin incelenmesi amacıyla yapılan çalışmadan elde edilen bulgulara göre çevrimiçi sistemi kullanan uluslararası öğrencilerin içerik beklentilerinin tamamen karşılandığı belirlenmiştir. Bu durum, çevrimiçi sistem ile uluslararası öğrencilere sunulan danışmanlık hizmetinin etkili olduğunu göstermektedir. Anahtar Sözcükler: Çevrimiçi danışmanlık, uluslararası öğrencilerin sorunları.

Kültürel uyumTürk kültürüUluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı+3
Ozan Coşkunserçe
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

Matematik okuryazarlığının problem çözmede sistematik çeşitleme ile desteklenmesinin öğretim deneyi yoluyla incelenmesi

Bu araştırmada çeşitlemelerle problem çözme etkinliklerini içeren bir öğrenme ortamında sekizinci sınıf öğrencilerinin "problem çözme" ve "muhakeme ve argüman" yeterliliklerinin desteklenmesi yoluyla "matematik okuryazarlığı" becerilerinin ve problem çözme sürecindeki düşünme yollarının incelenmesi ve desteklenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda nitel araştırma yöntemlerinden öğretim deneyi yürütülmüştür. Araştırmanın katılımcılarının çalışma öncesindeki bilgi ve yeterliliklerini saptamak amacıyla 237 öğrenciye açık uçlu bir veri toplama aracı uygulanmıştır. Açık uçlu veri toplama aracıyla toplanan verilerin nitel betimsel analizi sonucunda muhakeme ve argüman yeterlilikleri açısından farklı düzeylerde oldukları düşünülen yedi öğrenciyle öğretim deneyi yürütülmüştür. Araştırma sonuçları öğrencilerin üst düzey muhakeme becerilerini yansıtmakta zorlandığını ve kendi muhakemelerine güvenmediklerini ortaya koymuştur. Bununla birlikte öğrencilerin problem çözmedeki düşünme yollarının en az istendik olandan daha istendik olana doğru gelişim ve değişim gösterdiği ve matematik okuryazarlığı performanslarının geliştiği görülmüştür. Araştırma sonucunda en zayıf öğrencinin dahi ikinci düzeydeki matematik okuryazarlığı maddelerini yanıtlayabildiği görülmüştür. Entelektüel ihtiyaç, matematiksel bilgiler, matematiğe ilişkin inançlar ve tutum gibi faktörlerin öğrencilerin düşünme yollarını ve matematik okuryazarlığı performanslarını etkilediği görülmüştür. Anahtar Sözcükler: Sistematik çeşitleme, DNR çerçevesi, Düşünme yolları, Matematik okuryazarlığı, PISA.

DeneylerMatematikMatematik eğitimi+7
Fatma Kızıltoprak
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

PISA matematik okuryazarlığı sorularının farklı açılardan kritik edilmesi

Bu araştırmanın amacı, PISA matematik okuryazarlığı testinden elde edilen puanların farklı değişkenlere göre incelenmesi, madde güçlük indeksine göre düzey ataması yapılması, soruların hatalı çözülme durumlarının kritik edilmesi ve düzeylere yönelik gösterge tablosu oluşturulmasıdır. Araştırmanın amacı doğrultusunda tarama yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini Türkiye genelinde çeşitli liselerde öğrenim görmekte olan 1440 lise öğrencisi ve yine Türkiye genelinde çeşitli ortaokullarda ve liselerde görev yapmakta olan 201 matematik öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada öğrencilerden elde edilen bulgular sonucunda öğrencilerin 4. ve 5. düzeylerde toplandığı, erkek öğrencilerin matematik okuryazarlığı düzeylerinin kız öğrencilerden daha iyi, fen liseleri en başarılı okullar, Akdeniz bölgesi en başarılı bölge, hazırlık sınıfında öğrenim görmekte olan öğrencilerin en başarılı grup, 81-90 ve 91-100 matematik karne puanları olan öğrencilerin en başarılı olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca öğrencilerin sıklıkla okuduklarını anlamada sorun yaşadıkları ve işlem hataları yaptıkları belirlenmiştir. Sorular madde güçlük indeksine göre incelendiğinde ise sorulara PISA tarafından verilmiş olan düzeylerle, bulunan düzeyler arasında farklılıklar olduğu görülmüştür. Öğretmenlerin yeterlik düzeyi tablosunu anlaşılır buldukları ancak sorulara düzey verme konusunda sıkıntı yaşamış oldukları tespit edilmiştir. Öğrencilerden ve öğretmenlerden elde edilen veriler doğrultusunda oluşturulmuş olan gösterge tablosunun dili sadeleştirilmiş ve düzeylerde yapılabilen yeterliklerle ilgili örnekler verilmiştir. Araştırma bu alanda araştırma yapacak olan araştırmacılara öneriler sunularak sonlandırılmıştır. Anahtar Sözcükler: Gösterge Tablosu, Hata Analizi, Matematik Okuryazarlığı, Yeterlik Düzeyi Tablosu

Hata analiziMatematikMatematik eğitimi+3
Damla Sönmez
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Liselere Geçiş Sistemi (LGS) matematik soruları ile PISA matematik sorularının karşılaştırmalı incelenmesi

Bu çalışmanın amacı ilköğretimden ortaöğretime geçişte uygulanan LGS sınavında yer alan matematik soruları ile uluslararası karşılaştırma çalışması olan PISA sınavında yer alan matematik soruları arasındaki benzerlik ve farklılıkları ortaya koymaktır. Bu amaç ile ele alınan sorular Yenilenmiş Bloom Taksonomisinin bilgi birikimi boyutu ve bilişsel süreç boyutlarında analiz edilmiştir. Nitel bir çalışma olan bu araştırmanın modeli doküman incelemesidir. Araştırmanın veri setini 2017-2018, 2018-2019, 2019-2020 ve 2020-2021 eğitim öğretim yılında uygulanan LGS matematik soruları ile 2000, 2003, 2006 ve 2012 yıllarında uygulanan ve yayımlanmış PISA matematik soruları oluşturmaktadır. LGS'den 80 ve PISA'dan 67 olmak üzere toplam 147 soru analiz edilmiştir. Sorular literatür ışığında ve uzman görüşleri alınarak oluşturulan kuramsal çerçeveye göre betimsel analiz yöntemi ile analiz edilmiştir. Araştırma bulgularına göre LGS ve PISA matematik sorularının tümü bilgi birikimi boyutunda kavramsal ve işlemsel bilgi boyutlarında olması ile benzerlik gösterirken bu boyutlara dağılım oranları bakımından farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Bilişsel süreç boyutunda ise LGS ve PISA matematik sorularının tümü anlama, uygulama ve çözümleme basamaklarında olması ve her iki sınavda da en çok sorunun uygulama basamağında olması yönü ile benzerlik gösterdiği tespit edilmiştir. Soruların anlama ve çözümleme basamaklarına dağılım oranları bakımından farklılık gösterdiği, LGS sınavının daha çok çözümleme basamağına PISA sınavının ise daha çok anlama basamağına ait sorulara yer verdiği tespit edilmiştir. LGS sınavının öğrencilerin yönelmesi gereken bilgi ve bilişi etkilediği göz önünde bulundurulduğunda, küreselleşen dünya düzeninde bireylerin matematik okuryazarı olabilmesi için ulusal çapta uygulanan sınavların niteliklerinin bu yönde geliştirilmesi önerilmektedir.

Lise giriş sınavlarıMatematikMatematik eğitimi+4
Melike Özbal
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

LGS matematik sorularının PISA matematik okuryazarlığı açısından değerlendirilmesi

Bu çalışmanın amacı; Türkiye'de uygulanan 2018, 2019, 2020, 2021 ve 2022 LGS sınavları matematik sorularının matematik okuryazarlığı kriterlerini ne derece sağladığını incelemektir. Yapılan araştırma temel olarak LGS sınavını bir PISA sınavı gibi göstermeyi değil, teorik çerçevede PISA "Matematik Okuryazarlığı" kriterleri ile değerlendirmenin yapılmasını amaçlamıştır. Araştırmada nitel araştırma paradigması çerçevesinde doküman analizi yöntemi kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde betimsel analiz tekniği kullanılmıştır. Bunun için PISA matematik okuryazarlığı değerlendirme kriterleri (içerik alanları, gerçek yaşam bağlamları ve matematiksel süreçler) kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre matematik sorularının uzay ve şekil öğrenme alanını sorgulayan birçok soruya yer verildiği ve LGS sınavı matematik sorularının PISA uygulamasındaki gibi eşit derecede dağıtılmadığı tespit edilmiştir. Aynı zamanda LGS sınavı matematik soruları gerçek yaşam bağlamı üzerine değerlendirildiğinde öğrencilerin gerçek hayata geçişi yordayabileceği gerçek yaşam becerilerine dayanan soruların yeterli derecede sorulmadığı tespit edilmiştir. Matematiksel süreçler olarak ise ağırlıklı olarak akıl yürütme ve değerlendirme sürecini ifade eden sorulara yer verildiği görülmüştür. Sonuç olarak LGS sınavı matematik sorularının PISA sınavı gibi dengeli bir dağılıma sahip olmadığı söylenebilir. Bu durumun önlenebilmesi için LGS sınavı matematik sorularının, PISA sınavı matematik okuryazarlığı değerlendirme çerçevesi ile örtüşecek şekilde dengeli ve uyumlu dağıtılması önerilmektedir. Dolaysıyla matematik okuryazarlığı ayırt ediciliğini olumlu yönde etkileyeceği düşünülmektedir.

Lise giriş sınavlarıMatematikMatematik eğitimi+4
Celal Ertan Aydına
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'deki öğrenci başarılarının PISA 2003-2012 matematik okuryazarlığı testlerinde yer alan farklı soru türlerine göre değerlendirilmesi

Bu çalışmanın amacı, Türkiye'de PISA 2003 ve PISA 2012 uygulamalarına katılan öğrencilerin matematik okuryazarlığı testinde yer alan soru türlerine göre başarı düzeylerini belirlemektir. Araştırma tarama türünde betimsel bir çalışmadır. Araştırma kapsamında ilk olarak PISA 2003 ve 2012 uygulamalarındaki matematik okuryazarlığı test maddeleri soru türlerine göre çoktan seçmeli, karmaşık çoktan seçmeli ve yapılandırılmış yanıtlı madde olarak sınıflandırılmıştır. İkinci aşamada Türkiye'den PISA 2003 ve 2012 uygulamalarına katılan öğrencilerin verdiği cevaplar ayrıntılı olarak incelenmiştir. Her bir maddeye verilen doğru, kısmi doğru ve yanlış cevap oranları belirlenmiştir. Yapılan analizler sonucu elde edilen bulgular öğrencilerin soru türlerine göre başarılarının farklılaştığını göstermektedir. PISA 2003 uygulamasında en yüksek başarı ortalamasına sahip soru türü çoktan seçmeli iken PISA 2012 uygulamasında karmaşık çoktan seçmeli sorular olmuştur. En düşük başarı ortalamasına sahip soru türünün PISA 2003'te karmaşık çoktan seçmeli, PISA 2012'de ise yapılandırılmış yanıtlı soru olduğu görülmüştür. 2005-2006 eğitim-öğretim yılında uygulanmaya geçen yapılandırmacı eğitim yaklaşımına göre öğrencinin kendi cevabını zihninde tasarlayıp oluşturduğu yapılandırılmış yanıtlı soru türünde bir artış gözlenmesi beklenmektedir. Ancak araştırma bulguları yapılandırılmış yanıtlı soru başarısının uygulama yıllarına göre azaldığını göstermektedir. Anahtar Kelimeler: PISA, çoktan seçmeli sorular, yapılandırılmış yanıtlı sorular, öğrenci başarıları, yapılandırmacı eğitim yaklaşımı

MatematikMatematik başarısıMatematik eğitimi+6
Nesrin Özaslan
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

PISA sınavları bağlamında öğretmen yetiştirme ve istihdam sistemleri: Karşılaştırılmalı bir analiz

Bu çalışmanın amacı, ulusların eğitim sistemleri aracılığıyla öğrencilerine kazandırdıkları bilgi ve becerileri ölçmeyi hedefleyen PlSA sınavlarında en başarılı ülkeler ile Türkiye'nin öğretmen eğitimi ve atama sistemlerini/politikalarını karşılaştırmaktır. Bu çalışmada yer alan veriler nitel içerik analizi yöntemiyle elde edilmiştir ve çalışmanın yöntemi olarak nitel doküman analizi yöntemi kullanılmıştır. Karşılaştırma sonucunda, bazı benzer yönlerin bulunmasına ve Türkiye'nin diğer ülkelere göre çağdaş anlamda öğretmen eğitimi ve atama çalışmalarına daha önce başlamasına rağmen, bu çalışmaları başarıya dönüştürecek reform sürecini tutarlılıkla devam ettiremediği bulgusuna ulaşılmıştır. Öğretmen eğitimi ve performansı değerlendirme bağlamında Türk eğitim sisteminde, karşılaştırılan ülkelere göre, öğretmen atamasında ve öğretmenlerin mesleki hakları konusundaki sınırlılıklar gibi bazı yetersizliklerin olduğu görülmektedir. Bu nedenle Türkiye'nin öğretmen eğitimi ve atama sürecini daha tutarlı ve bütüncül bir yaklaşımla ele alması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

Eğitim sistemiKarşılaştırmalı analizKarşılaştırmalı eğitim+6
Mustafa Akgül
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

PISA 2015 matematik alt testinin eğitim bölgeleri ve cinsiyete göre değişen madde fonksiyonunun incelenmesi

Geniş ölçekli sınavlarda, Değişen Madde Fonksiyonu'nun (DMF) varlığı yanlılığın bir göstergesi olduğu kabul edilmektedir. Bu araştırmanın amacı, Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) 2015 matematik alt testindeki maddelerin istatistiki bölge birimleri ve cinsiyete göre DMF içerip içermediğini incelemektir. Araştırmada olası DMF'nin tespit edilmesinde Madde Tepki Kuramı'na (MTK) göre Rasch modeli esas alınmıştır. Çalışmanın verileri, PISA 2015'e katılan ve matematik sorularının tamamına yanıt veren 2409 öğrenciden oluşmaktadır. Analiz öncesinde, Rasch modelinin varsayımları test edilerek incelenmiştir. Normallik grafiği ve çarpıklık-basıklık katsayısı, her bir kümenin verilerinin normal dağılımı varsayımı için incelenmiştir. Her bir kümenin çarpıklık ve basıklık katsayıları +1 ile -1 arasında bulunmuştur. Her kümede bulunan toplam altmış üç matematik sorusuna Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA) uygulanmıştır. DFA ile RMSEA, GFI, NFI, RFI, IFI, AGFI, CFI ve SRMR geçerlilik ve uyum iyiliği değerleri açısından incelenmiştir. DFA'nın modifikasyon indeks değerleri incelenmiş ve geçerlilik ve uyum iyiliği değerleri model uygunluğu açısından hata veren sekiz madde atılmıştır. Matematik alt testi tek boyutlu olarak kabul edilmiştir. Ardından veriler, Rasch modeliyle uyumlu olan Winsteps 3.80.1 programında analiz edilmiştir. Analiz, matematik alt testlerinin cinsiyete göre beş maddenin DMF içerdiğini göstermiştir. Matematik alt testleri için yapılan analizde cinsiyete göre beş madde DMF içermektedir. Matematiksel alt testteki her bir maddenin, istatistiksel bölge birimi sınıflandırmasına göre farklı değerlerde DMF içerdiği görülmüştür. İstatistiksel alan birimlerinin sınıflandırmasına göre DMF en az Q4'te gözlenirken, en fazla Q47 ve Q50 gözlenmiştir.

Değişen madde fonksiyonuMadde Tepki KuramıMatematik+5
Mustafa Çelik
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Din ve okul başarısı - PİSA verileri kapsamında uluslararası bir karşılaştırma

Bu tezde makro veriler üzerinden ülkelerdeki yaygın din (mezhep) ve din eğitimi durumları ile Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) sınav başarıları arasındaki ilişkiye bakılmıştır. Çalışmada öncelikle 2000 ile 2015 yılında PISA sınavına giren ülkelerin puan ortalamaları analiz edilmiştir. Sırasıyla PISA 2000 ile 2015 yılına ait ülkelerin ekonomik göstergeleriyle birlikte PISA fen okuryazarlığının, matematik okuryazarlığının, okuduğunu anlama puan ortalamalarının etkileri regresyon yöntemi kullanılarak değerlendirilmiştir. Ayrıca PISA 2000 ve PISA 2015 sınavına giren ülkelerin nüfus göstergeleri, insani gelişmişlik endeksleri, eğitim indeksleri, öğrenci sayıları, öğrenci kayıt oranları, zorunlu ve seçmeli din derslerinin PISA sınavına etkileri regresyon analizi kullanılarak analiz edilmiştir. 2000 yılından 2015 yılına kadar PISA sınavına katılan ülkelerin din durumlarına göre eğitimlerinin nasıl bir farklılaşma izlediği nicel araştırma yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Yine bu tezde PISA verilerinden yola çıkarak dinin eğitim üzerindeki etkisi farklı değişkenler çerçevesinde ortaya konulmuştur. Analizlerden ortaya çıkan regresyon katsayıları ile farklı yıllardaki PISA sonuçlarına ilişkin bulgular rapor edilip tablolaştırılmıştır. Bu tablolardan elde edilen bulgular yorumlanmıştır. Çalışma sonucu göstermiştir ki yıllar içerisinde dinin eğitim üzerindeki etkisi azalmakla beraber baskın olduğu ülkelerde başarı büyük oranda düşmüştür. İnsani gelişmişlik ve ekonomik düzeyin yüksek olması ise PISA başarılarını pozitif yönde etkilediği görülmüştür. Herhangi bir sınav türünde başarılı olmanın diğer sınav türünde başarılı olmayı sağladığı analizler sonucunda tespit edilmiştir. Ayrıca ülkelerin demografik göstergelerinin PISA sınavı üzerinde herhangi bir etki yaratmadığı çalışmamız sonucuna ortaya çıkmıştır.

BaşarıDinDin eğitimi+3
Fahriye Aytolu Kara
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

PISA 2012 matematik ilgi ölçeğinin klasik test kuramı ve madde tepki kuramına göre psikometrik özellikleri

Bu araştırmada Türkiye'de farklı okul türlerinde okumakta olan 15 yaş grubu 4848 öğrenciye uygulanan, dört maddeden oluşan Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) 2012 matematiğe yönelik ilgi ölçeğinin psikometrik özelliklerinin klasik test kuramı (KTK) ve madde tepki kuramına (MTK) göre incelenmesi amaçlanmıştır. Temel araştırma niteliğine sahip olan araştırmada ölçeğin her iki kuramın varsayımlarını karşıladığı görülmüştür. Ölçeğin madde özelliklerine bakıldığında KTK ve MTK'ye göre maddelerin ayırt edicilik düzeyinin iyi olduğu, madde ayırıcılık güçleri arasında pozitif yönde yüksek düzeyde bir ilişkinin olduğu tespit edilmiştir. Matematik ilgi ölçeğinin KTK'ye göre kestirilen madde ortalamaları ve MTK'ye göre kestirilen madde ortalamalarının (b1, b2 ve b3 ortalaması) birbirlerine benzediği ve karşılaştırılabilir oldukları tespit edilmiştir. Her iki kurama göre kestirilen ilgi düzeyleri arasındaki korelasyon katsayısının yüksekliği KTK ve MTK'ye göre kestirilen ilgi düzeylerinin birbirine benzediği ve bireylerin kestirilen ilgi düzeyleri bakımından kuramlara göre bir farklaşmanın oluşmadığı tespit edilmiştir. Ölçeğin yapı geçerliliği için faktör analizi ve ölçüt gruplara dayalı ilişkisiz örneklem için t-testi ile incelenmiş sonuçta ölçeğin geçerli olduğu görülmüştür. Ölçeğin KTK'ye göre güvenirliği Cronbach alfa iç tutarlılık katsayısı 0,894 olarak hesaplanmıştır. Ölçeğin MTK'ye göre güvenirliği test ve madde bilgi fonksiyonları aracılığı ile incelenmiş yüksek bilgi verdiği, marjinal güvenirlik katsayısının 0,8851 olduğu görülmüştür. Ölçme sonuçlarına bakıldığında her iki kurama göre elde edilen güvenirlik katsayılarının güvenilir ve benzer olduğu görülmüştür.

Klasik Test KuramıMadde Tepki KuramıPsikometrik ölçümler+3
Mehmet Ferhan
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin matematik okuryazarlığı farkındalık düzeylerinin geliştirilmesi: Tasarım tabanlı bir araştırma

Bu araştırma ortaokul öğrencilerinin matematik okuryazarlığı başarı düzeyleri ve matematik okuryazarlığı farkındalık düzeylerinin geliştirilmesi amacıyla tasarım tabanlı bir araştırma modeline göre tasarlanmıştır. Çalışma grubunu, amaçlı örnekleme türlerinden ölçüt örnekleme türüne göre 2018-2019 eğitim öğretim yılında Hatay ilinin Dörtyol ilçesindeki 43 altıncı sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak matematik okuryazarlık başarı testi, matematik okuryazarlık özyeterlilik ölçeği (MOÖYÖ), yarı yapılandırılmış görüşme formundan yararlanılmıştır. Nicel verilerin analizinde betimsel istatistikler, ANOVA, bağımsız gruplar t testi uygulanmıştır. Nitel verilerin analizinde ise içerik analizi kullanılmıştır. Araştırmanın nicel sonuçlarına göre öğrencilerin ön başarı testinde düşük puan aldıkları, ancak ara başarı, son başarı ve kalıcılık puanlarının arttığı; matematik okuryazarlık (MO) puanlarının da olumlu yönde arttığı sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmanın nitel bulgularına dayalı olarak öğrencilerin kurdukları problemler açısından; kişisel, nicelik, üretici, orijinal, sayısal ve sözel kategoride, problemin kuruluşuna ilişkin ve cevaba ilişkin türde, matematik cümlesi yazma ve muhakeme kategorisinde daha çok problemler oluşturdukları sonucu ortaya çıkmıştır. Bununla beraber öğrencilerden alınan görüşler açısından; öğrencilerin matematik okuryazarlığı PISA niteliğindeki problemlerinin ne olduğunun farkına vardıkları ve bu tarzda problemleri oluşturabildikleri ve ayrıca bu konuda başarılı oldukları sonucu ortaya çıkmıştır. Anahtar kelimeler: PISA niteliğinde problemler, rutin olmayan problemler, matematiksel okuryazarlık, PISA, TIMSS, akademik başarı, soru yazma süreci özellikleri, problem kurma, bağlamsal problem

Akademik başarıFarkındalıkMatematik eğitimi+7
Sümeyye Güner Bedir
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

9. sınıf matematik ders kitaplarındaki soruların PISA matematik okuryazarlığı çerçevesinde incelenmesi

Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) tarafından üçer yıllık periyodlar hâlinde uygulanan, Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) değerlendirmesi ile 15 yaş grubu öğrencilerinin fen okuryazarlığı, matematik okuryazarlığı ve okuma becerileri ölçülmektedir. Bu değerlendirme ile öğrencilerin ilerleyen yaşantılarında karşılaşacakları problem durumlarına ne kadar hazır olduklarının erken bilgisi elde edilir. Bu çalışmanın amacı MEB tarafından öğrencilere dağıtılan 9. sınıf matematik ders kitaplarındaki sorularının; PISA matematik yeterlik ölçeğine göre soru düzeyleri, matematik okuryazarlığı bağlamları, matematiksel süreçler, konu alanları ve soru tiplerine göre sınıflandırılıp dağılımlarının ortaya çıkarılması, böylece ders kitaplarının bu bağlamda durumlarının değerlendirilmesi ve niteliklerinin arttırılması çalışmalarına katkı sağlamaktır. Kitaplardaki sorular incelendiğinde, en fazla soru içeren içerik kategorisinin "Uzay ve Şekil" en az soru içeren içerik kategorisinin ise "Belirsizlik ve veriler" olduğu görülmektedir. Sorularda "Bilimsel Bağlam" en fazla tercih edilen bağlam türü olurken "Toplumsal bağlam" içeren sorular neredeyse hiç kullanılmamıştır. "Matematiksel kavramlar, olgular, prosedürler ve muhakeme kullanma" süreç kategorisi içeren soruların sayısı diğer süreç kategori türlerindeki soruların sayısına göre oldukça fazla olduğu, "Durumları matematiksel olarak formüle etme" süreç kategorisini içeren soru sayısının ise en az olduğu görülmektedir. PISA matematik yeterlik düzeylerine göre beşinci ve altıncı düzeydeki sorulara yer verilmediği, dördüncü düzey sorulara ise çok az yer verildiği görülmektedir. Kitaplardaki sorular matematik yeterlik ölçeğine göre incelendiğinde ikinci ile üçüncü düzey olan soruların toplamının tüm soruların %94,8'ini oluşturduğu görülmektedir. Bu durum PISA 2018 sınav değerlendirme raporunda belirtilen ülkemizin matematik yeterlik düzeyi ile de paralellik göstermektedir. Kitaplarda az sayıda bulunan PISA matematik yeterlik ölçeğine göre üst düzeydeki soruların madde tiplerine göre dağılımlarına bakıldığında ise bu soruların sorulmasında en çok tercih edilen madde tipinin "örnek – çözüm" ve "açık uçlu" madde tipleri olduğu görülmektedir. Yeni hazırlanacak kitaplarda soruların bağlamları, içerikleri ve matematiksel süreçleri bakımından dengeli bir şekilde dağılımının yapılmasına ve üst düzey soru sayılarının arttırılmasına yönelik çalışmalar yapılarak matematik okuryazarlığı bağlamında istendik kitapların yazılması önerilmektedir.

Ders kitaplarıKitaplarMatematik+4
Hakan Tarku
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul matematik öğretmenlerinin veri öğrenme alanına dair yazılı sınav soruları ile PISA sorularının karşılaştırmalı incelemesi

Bu çalışmanın amacı ortaokul matematik öğretmenlerinin veri öğrenme alanında yer alan veri temsillerine dair yazılı sınav sorularının özelliklerini belirlemek ve bu soruları PISA sorularıyla karşılaştırarak sorular arasındaki benzerlik ve farklılıkları ortaya koymaktır. Bu amaçla ele alınan sorular, Bloom taksonomisi, düşünme becerileri, ilişkilendirme becerisi, soru türleri, yetkinlik kümesi, soruda kullanılan veri temsilleri ve kazanımlar boyutlarında analiz edilmiştir. Araştırmanın modeli doküman incelemesidir. Bu çalışmada kartopu örneklem yöntemiyle belirlenen 85 ortaokul matematik öğretmeninin yazılı sınavlarında sordukları toplam 231 soru ve PISA sınavında sorulan 30 soru analiz edilmiştir. İncelenen yazılı sınav soruları 5, 6, 7 ve 8. sınıf seviyelerinden seçilmiştir. PISA soruları ise 2000-2012 yılları arasında çıkmış ve açıklanan sorular arasından seçilmiştir. Sorular literatüre bakılarak ve uzman görüşleri alınarak oluşturulan kuramsal çerçeveye göre analiz edilmiştir. Araştırma bulgularına göre veri öğrenme alanında sorulmuş yazılı sınav soruları doğrudan yani ilk bakışta görülenden fazlasını gerektirmeyen veri temsillerindeki durumları fark etme ve yorumlama ve yine ilk bakışta görülen basit ilişkilere yönelik akıl yürütme becerisinden fazlasını gerektirmeyen becerilerle çözülebilmektedir. Ayrıca PISA sorularının yazılı sınav sorularına oranla daha üst düzey düşünme becerileri gerektirdiği; yetkinlik kümesi boyutunda daha zor görevlerin bulunduğu kategorilerde yer aldığı ve daha fazla ilişkilendirme gerektirdiği araştırmanın bulguları arasındadır. Bunun yanında PISA'da açık uçlu soruların; yazılılarda ise çoktan seçmeli soruların yoğun olarak tercih edildiği görülmüştür. Son olarak araştırma sonucunda öğretmenlerin soru hazırlarken bazı kazanımlara yoğunlaşıp bazılarını ihmal ettikleri tespit edilmiştir. Yazılı sınav sorularının öğrencilerin düşünmelerini etkilediği göz önünde bulundurulduğunda, teknoloji ve bilimsel gelişmeye dayanan bir dünya düzeninde matematik okuryazarı olan bireylerin yetiştirilebilmesi için öğretmenlere öğrencilerin bilişsel seviyelerini yükseltebilen sorular yöneltmeleri önerilmektedir.

MatematikMatematik eğitimiOrtaokul öğretmenleri+6
Gülbahar Bakırcı
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin eleştirel düşünme eğilimleri ile okuma becerileri arasındaki ilişki

Eleştirel düşünme; bireyin öğrendiği, duyduğu, gördüğü herhangi bir durum karşısında sorgulayıcı bir bakış açısıyla düşünmesidir. Okuma; yazınsal veya görsel bir metin dizgesini algılama, çözme ve anlama işlemidir. Okuma süreci, eleştirel düşünmeyi de beraberinde getirir çünkü okuma sürecinde okunulanı anlamlandırma ve zihinde yapılandırma için okunulanlar, analiz ve değerlendirme sürecine tabi tutulur. Bu doğrultuda bireyin eleştirel olarak düşünmesi gereklidir. Bireyin kendisinde var olan eleştirel düşünme becerilerini kullanması için bu becerilere yönelik bir eğilim duyması gereklidir çünkü eğilimler, becerilerin kullanılmasının önünü açar. Bu araştırmanın amacı ortaokul öğrencilerinin eleştirel düşünme eğilimlerinin okuma becerileriyle arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. Karma yaklaşımda açımlayıcı sıralı desende gerçekleştirilen araştırmada nicel veriler ilişkisel tarama modeliyle, nitel veriler olgubilimsel desende toplanmıştır. Araştırmanın nicel boyutunun örneklemi, amaçlı örnekleme türlerinden tabakalı amaçsal örnekleme çerçevesinde belirlenmiştir. Bu doğrultuda araştırma, Tokat ili merkezindeki 3 eğitim bölgesinden okul türlerinin evrendeki yerine göre 9 devlet ortaokulu ile gerçekleştirilmiştir. 15 yaş grubu esas alındığından araştırma, 7 ve 8. sınıflar üzerinden (ölçek uygulamaları ve nitel görüşmeler hariç) gerçekleştirilmiştir. Her eğitim bölgesinden 3 okul belirlenmiş, belirlenen okullardan eğitim bölgesi içerisindeki en yüksek nüfuslu okullarda her sınıf düzeyinde 3, daha düşük nüfuslu okullarda her sınıf düzeyinde 2 sınıf belirlenerek uygulamalar gerçekleştirilmiştir. Bu doğrultuda araştırma; 9 ortaokul, 42 sınıf, 1242 öğrenci üzerinden gerçekleştirilmiş ancak öğrencilerin tamamına ulaşılamadığından ve bazı kâğıtlar geçersiz sayıldığından araştırma, 1165 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Veriler araştırmacı tarafından geliştirilen Ortaokul Öğrencileri İçin Eleştirel Düşünme Eğilimi Ölçeği ve PISA tarafından geliştirilen Okuma Becerileri Başarı Testi kullanılarak toplanmıştır. Veri analizinde katılımcıların cinsiyetleri, sınıf düzeyleri, anne ve baba eğitim durumları, anne ve baba çalışma durumları, aile tipleri, kardeş sayıları, okul öncesi eğitim alma durumları ve aldıkları eğitimin süresi, kendilerine ait kitaplıklarının olma durumu, günlük kitap okuma süreleri, günlük teknoloji kullanım süreleri, aileleriyle geçirdikleri zamanın verimliliği, sosyal etkinliklere aktif olarak katılma durumları, öğretmen tipleri ve ailelerinin maddi gelirleri değişken olarak kullanılmıştır. Araştırma analizleri SPSS ve LISREL programları ile gerçekleştirilmiştir. Analizler sonucunda elde edilen veriler alan yazından hareketle yorumlanmıştır. Nicel verilerin desteklenmesi amacıyla 2019-2020 yılında Tokat ilinde bir devlet ortaokulunda öğrenim gören 16 ortaokul öğrencisi ile yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. 5-8. sınıflar arasında, her sınıf düzeyinden bir erkek ve bir kız öğrenci ile gerçekleştirilen çalışma, yeni veri gelmemesi ve çalışmanın doyuma ulaşması sebebiyle 16. katılımcıda sonlandırılmıştır. Ayrıca 1165 öğrenciden eleştiri ve okuma kavramlarına yönelik algılarını belirlemek amacıyla anılan iki kavrama yönelik metafor formları alınmıştır. Elde edilen veriler alan yazından hareketle yorumlanmıştır. Araştırmanın sonunda ortaokul öğrencilerinin eleştirel düşünme eğilimleriyle okuma becerileri arasında anlamlı ilişkiler tespit edilmiş ve eleştirel düşünme eğiliminin okuma becerilerini yordadığı tespit edilmiştir. Katılımcılara yönelik değişkenlerle gerçekleştirilen analizlerde her değişkenin eleştirel düşünme eğilimi ve okuma becerileri üzerinde anlamlı farklılaşmalar meydana getirdiği, bu kavramlarla ilişkili olduğu ve bu değişkenler bazında eleştirel düşünme eğiliminin okuma becerilerini yordama düzeyinin değiştiği saptanmıştır. Katılımcı görüşleri, elde edilen nicel bulguları desteklemiştir.

Açımlayıcı sıralı karma yöntemEleştirel düşünceKarma yöntemler+4
Seyhan Yıldırım Döner
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Uluslararası Öğrenci Başarılarını Değerlendirme Programı (PISA) 2015 sınavına Türkiye'de katılan öğrencilerin bireysel, ailesel ve okula ait değişkenlerin fen başarısını yordama durumunun incelenmesi

Bu araştırma, Türkiye'de Uluslararası Öğrenci Başarılarını Değerlendirme Programı (PISA) 2015 sınavına katılan öğrencilerin bireysel, ailesel ve okula ait değişkenler ile fen başarıları arasındaki ilişkiyi belirlemeyi amaçlamaktadır. Araştırmada PISA 2015 veri seti kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemi 5895 (159 öğrenci analizlere uygun olmadığı için araştırma dışında tutulmuştur.) öğrencidir. İlişkisel tarama türündeki bu araştırmada bağımlı değişken fen başarısıdır. Bağımsız değişkenler ise; bireysel değişkenler (cinsiyet, evde konuşulan dil, erken çocukluk eğitimi ve bakımı süresi, okula ait hissetme, test kaygısı, motivasyon, fen öz yeterliği, epistomolojik inançlar, fen aktiviteleri, fen öğrenmekten zevk alma), aileye ait değişkenler (ebeveynlerin duygusal desteği, evdeki kültürel varlıklar, ev eğitim kaynakları, ekonomik, sosyal ve kültürel durum indeksi), okula ait değişkenler (fen sınıflarındaki disiplin koşulları, öğrenci seçmeli fen sınıflarındaki öğretmen desteği, sorgulamaya dayalı fen öğretim ve öğrenim alıştırmaları, öğretmen yönlendirmeli fen öğretimi, geniş fen konularına ilgi, araçsal motivasyon, öğretmen adaleti) olarak üç gruptan oluşmaktadır. Yapılan hiyerarşik çoklu doğrusal regresyon sonucuna göre evde konuşulan dil, okul öncesi eğitime başlama yaşı, test kaygısı, motivasyon, fen öz yeterliği, epistemolojik inançlar, fen etkinlikleri, fen öğrenmekten zevk alma, evdeki kültürel varlıklar, ev eğitim kaynakları, ekonomik, sosyal ve kültürel durum indeksi, fen sınıflarındaki disiplin koşulları, sorgulamaya dayalı fen öğretim ve öğrenim alıştırmaları, öğretmen yönlendirmeli fen öğretimi, öğretmen adaleti değişkenlerinin fen başarısı üzerinde anlamlı yordayıcılar olduğu söylenebilir. Fen başarısı ile cinsiyet, okula ait hissetme, ebeveynlerin duygusal desteği, öğrenci seçmeli fen sınıflarındaki öğretmen desteği, geniş fen konularına ilgi, araçsal motivasyon değişkenleri arasında anlamlı bir ilişkinin olmadığı söylenebilir. Ulaşılan bulgulara göre Türkiye'de fen başarısını en çok yordayan değişken ekonomik, sosyal ve kültürel durum indeksidir. Bu sonuca bağlı olarak eğitim sistemimizde her öğrencinin ailelerinden kaynaklı ekonomik, sosyal ve kültürel farklılıkları giderici politika ve düzenlemelerin yapılması gerektiği düşünülmektedir.

Aile desteğiAile içi ilişkilerEkonomik durum+5
Esma Yitik
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Educational Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Sekizinci sınıf öğrencilerinin sayı duyusu ve matematik okuryazarlığı performansları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışmada sekizinci sınıf öğrencilerinin sayı duyusu kavramsal öğrenme ve matematik okuryazarlık düzeylerinin incelenmesi, birbirleri ile ilişkilerinin ve yordayıcılık derecelerinin araştırılması amaçlanmıştır. Tarama yöntemi ve açıklayıcı ilişkisel desenin kullanıldığı betimsel çalışma Trabzon ilinde sekizinci sınıfta öğrenim gören 368 erkek 416 kadın toplamda 784 öğrenci ile yürütülmüştür. Katılımcılardan veriler Web Tabanlı Sayı Duyusu Testi (WSDT) ve PISA Matematik Okuryazarlık Testi ölçme araçları ile toplanmıştır. Verilerin analizinde öğrencilerin sayı duyusu performanslarının "düşük sayı duyusu" düzeyinde olduğu, en yüksek başarı "sayı boyutunu tanıma (B2)" sayı duyusu bileşeninde görülürken en düşük başarı "hesaplama sonuçlarının makul olup olmadığını yargılama (B5)" sayı duyusu bileşeninde görüldüğü, sayı duyusu bileşenlerinin birbiri ve genel sayı duyusu puanı ile pozitif, yüksek ve anlamlı ilişki gösterdiği, öğrencilerin soruların çözümde kural temelli çözümleri sayı duyusu temelli çözümlere nispeten daha fazla tercih ettiği, öğrencilerin sayı duyusu kavramsal öğrenme noktasında büyük oranda kavram yanılgılarına sahip oldukları elde edilmiştir. Öğrencilerin sahip olduğu PISA matematik okuryazarlık düzeylerinin oldukça düşük olduğu, PISA matematik okuryazarlık puanları ve 11 alt boyut puanları arasında pozitif ve anlamlı ilişkilerin mevcut olduğu, öğrencilerin sahip olduğu PISA matematik okuryazarlık genel ve alt boyut puanları cinsiyet ve yaşa göre anlamlı bir fark göstermezken okul türüne göre anlamlı fark gösterdiği elde edilen sonuçlar arasındadır. Sayı duyusu puanları ile PISA matematik okuryazarlık puanları arasında pozitif, güçlü ve manidar ilişkinin varlığı, çalışmaya dahil edilen beş sayı duyusu bileşeni ve sayı duyusu genel puanları ile onbir matematik okuryazarlık alt boyutu ve genel matematik okuryazarlık puanları arasındaki ilişkinin pozitif ve anlamlı olduğu, sayı duyusu bileşenlerinin PISA matematik okuryazarlık puanının %41'ini yordadığı elde edilmiştir.

Matematik eğitimiMatematik okuryazarlığıMatematik öğretimi+5
Mücahit Çağlar
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlere yönelik iş tatmini ölçeğinin ülkeler arası ölçme değişmezliğinin incelenmesi (PISA 2015 örneği)

Bu araştırmanın amacı, ilk kez PISA 2015 kapsamında öğretmenlere uygulanan iş tatminleri ölçeğinin mevcut koşullardaki iş tatmini alt ölçeğinin incelenmesidir. Araştırmada farklı grup puanları arasında karşılaştırmalar yapılacağı için nedensel karşılaştırmalı model uygulanmıştır. Araştırmaya yönelik olarak TC026Q05 kodlu (Bu okulda çalışmaktan zevk alıyorum), TC026Q07 kodlu (Okulu iyi bir yer olarak tavsiye ederim), TC026Q09 (Okulumdaki performansımdan memnunum) ve TC026Q10 (Sonuç olarak işimden memnunum) maddelerinin ölçme değişmezliği 18 ülke örnekleminde incelenmiştir. Çalışma, PISA 2015'de bu ölçeğin uygulandığı ülkelerin verileri düzenlendikten sonra 103499 veri ile sürdürülmüştür. Öncelikle ölçeğin yapı geçerliği incelenmiştir. Sonuçta, Brezilya ve Kore ülkelerinin dışındaki ülkelerin verilerinde model ile uyumsuzluk gözlemlenmiştir. Bu sınırlılık göz önünde bulundurularak, ölçme değişmezliği kontrolü için çoklu grup doğrulayıcı faktör analizi yapılmıştır ve değişmezlik adımları sırası ile incelenmiştir. Sonuç olarak, ölçme değişmezliğinin sağlandığı gözlemlenmiştir.

Doğrulayıcı faktör analiziUluslararası Öğrenci Değerlendirme ProgramıÖlçekler+5
Emrullah Eryılmaz
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretime geçiş sınavlarındaki fen bilgisi sorularının MEB kazanımlarına, pısa yeterlik seviyelerine ve yenilenmiş bloom taksonomisine göre incelenmesi

Bu çalışmada, ortaöğretime geçiş sınavlarındaki fen bilgisi sorularının MEB kazanımlarına, PISA yeterlik seviyelerine ve Yenilenmiş Bloom Taksonomisine göre incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemini 2010-2020 yılları arasında uygulanan ortaöğretime geçiş sınavlarındaki fen bilgisi soruları ile bu soruları karşılayan 2004, 2013 ve 2018 fen bilgisi öğretim programında yer alan 6.,7., ve 8. sınıf fen bilgisi kazanımları oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında 352 fen bilgisi sorusu ve bu soruları karşılayan 360 kazanım nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi ile çözümlenmiştir. Seviye Belirleme Sınavı fen bilgisi sorularının Yenilenmiş Bloom Taksonomisi analizinde olgusal boyutta 6 soru, kavramsal boyutta 80 soru ve işlemsel boyutta 46 sorunun olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Üstbilişsel bilgi boyutuna ait sorulara rastlanmamıştır. Hatırlama basamağında 5 soru, anlama basamağında 71 soru, uygulama basamağında 44 soru ve çözümleme basamağında 12 soru olduğu belirlenmiştir. Değerlendirme ve yaratma basamaklarına ait soru bulunmamaktadır. Sorular PISA yeterlik seviyelerinden seviye 1a, seviye 1b, seviye 2, seviye 3, seviye 4 düzeyindedir. Seviye 5 ve seviye 6' ya ait soru olmadığı belirlenmiştir. Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sınavı fen bilgisi sorularının Yenilenmiş Bloom Taksonomisi analizinde olgusal boyutta 17 soru, kavramsal boyutta 88 soru, işlemsel boyutta 55 soru bulunmaktadır. Üstbilişsel bilgi boyutunda sorulara rastlanmamıştır. 17 soru hatırlama, 65 soru anlama, 50 soru uygulama, 28 soru çözümleme basamağındadır. Değerlendirme ve yaratma basamağında soru bulunmamaktadır. Sorular PISA yeterlik seviyelerinden seviye 1a, seviye 1b, seviye 2, seviye 3 ve seviye 4 düzeyindedir. Seviye 5 ve seviye 6' ya ait soru olmadığı belirlenmiştir. Liseye Geçiş Sınavı fen bilgisi sorularının Yenilenmiş Bloom Taksonomisi analizinde olgusal boyutta 7 soru, kavramsal boyutta 37 soru, işlemsel boyutta 15 soru ve üstbilişsel boyutta 1 soru bulunmaktadır. 7 soru hatırlama, 27 soru anlama, 15 soru uygulama, 9 soru çözümleme ve 2 soru değerlendirme basamağındadır. Yaratma basamağına ait sorulara rastlanmamıştır. Sorular PISA yeterlik seviyelerinden seviye 1a, seviye 1b, seviye 2, seviye 3, seviye 4 ve seviye 5 düzeyindedir. Seviye 5 ve seviye 6' ya ait soru olmadığı belirlenmiştir. Ortaöğretime geçiş sınavlarındaki fen bilgisi sorularını karşılayan MEB kazanımları Yenilenmiş Bloom Taksonomisi bakımından olgusal, kavramsal, işlemsel ve üstbilişsel boyutta olup hatırlama, anlama, uygulama, çözümleme, değerlendirme ve yaratma basamağındadır. Liseye geçiş sınavlarındaki fen bilgisi soruları ve MEB kazanımları Yenilenmiş Bloom Taksonomisi üstbilişsel boyuta göre tekrar gözden geçirilebilir. Seviye 5, seviye 6 düzeyleri ve yaratma basamağında açık uçlu sorulara daha fazla ağırlık verilmesi önerilir. Anahtar Kelimeler: Yenilenmiş Bloom Taksonomisi, PISA Yeterlik Seviyeleri, Fen Bilgisi, Kazanım

Fen bilgisiFen bilgisi eğitimiFen bilgisi öğretimi+4
Handan İz
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

PISA 2018 verileri aracılığıyla akran zorbalığına uğrama sıklığının okul, öğrenci ve aile ile ilişkili değişkenlere göre incelenmesi

Bu çalışmanın iki amacı bulunmaktadır. İlk amaç, zorbalığa uğrama durumunu okul türleri ve cinsiyete göre incelemek, diğer amaç ise daha sık zorbalığa uğradığını bildiren öğrencilerin birey, okul ve aile ile ilgili özelliklerinin daha az zorbalığa uğradığını belirten öğrencilere göre nasıl farklılaştığını incelemektir. Bu doğrultuda PISA 2018 öğrenci veri seti kullanılarak analizler gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemi, PISA 2018 Türkiye örneklemini oluşturan 15 yaşındaki 6890 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmanın amacı doğrultusunda, cinsiyet ve okul türüne ilişkin analizler iki yönlü varyans analizi (ANOVA) aracılığıyla; zorbalığa sık ve az uğrayan öğrencilere ilişkin analizler ise çok yönlü varyans analizi (MANOVA) aracılığıyla incelenmiştir. Gerçekleştirilen analizler sonucunda, zorbalığa uğrama durumunun, cinsiyete, okul türüne ve cinsiyet ile okul türü etkileşimine göre anlamlı düzeyde farklılaştığı sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca, zorbalığa sık ve az uğrayan öğrencilerin birey düzeyinde öz yeterlik, okumaya ilişkin yeterlik algısı, öğrenme hedefi koyma, başarısızlık korkusu, okula aidiyet, okula yönelik tutum; okul düzeyinde, disiplin iklimi, öğretmen yönlendirmeli öğretim, uyarlamalı öğretim, öğretmen desteği, öğretmen coşkusu, okuldaki iş birliği algısı; aile düzeyinde ise algılanan aile desteği boyutlarında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmuştur.

AileAkran zorbalığıErgenler+2
Gülşah Ekim Tunç
Başkent University · Institute of Educational Sciences
2023
10
Master'sOpen AccessTR

PISA 2018 sonuçları temelinde ergenlerin iyi oluşunun psikososyal değişkenler açısından yordanması

Bu çalışmada ergenlerin iyi oluşu ile ilişkili olduğu düşünülen yaşam doyumu, başarısızlık korkusu, özyetkinlik, ebeveyn desteği, okula aidiyet, öğretmen desteği, zorbalığa uğrama ve cinsiyet değişkenlerinin ergenlerin iyi oluş ölçümlerindeki varyansı ne ölçüde açıkladığı PISA 2018 veri seti kullanılarak anlamaya çalışılmıştır. Sosyoekonomik ve kültürel düzeyin iyi oluş üzerinde belirleyici bir rolü olabileceğinden bu değişken kontrol amaçlı olarak analize alınmıştır. Araştırmanın örneklemi, PISA 2018 Türkiye örneklemindeki 2018 yılında Türkiye'de örgün eğitimine devam eden 15 yaşındaki öğrencilerin bulunduğu tüm okullardaki 6.890 ergenden oluşmaktadır. Araştırmanın problemi doğrultusunda ergenlerin iyi oluşunu yordayan değişkenler PISA 2018 veri setindeki indeks değerler kullanılarak belirlenmiştir. Veri analizinde çoklu regresyon yöntemlerinden adımlı (stepwise) regresyon yöntemi kullanılmıştır. Çalışmada iki farklı regresyon denklemi oluşturulmuştur. Yapılan ilk çoklu regresyon analizi sonuçlarına göre yaşam doyumu, özyetkinlik, ebeveyn desteği, öğretmen desteği, okula aidiyet ve cinsiyet değişkenleri ergen iyi oluşunun anlamlı yordayıcıları olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu değişkenler ergenlerin iyi oluş puanlarındaki toplam varyansın yaklaşık %36'sını açıklamaktadır. Bununla birlikte yaşam doyumunun analizde kullanılan diğer değişkenleri de içerdiği düşüncesi ile bu değişken kullanılmaksızın yapılan ikinci regresyon analizdeki bulgular başarısızlık korkusu ve zorbalığa uğrama değişkenlerinin de ergen iyi oluşunu istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yordadığını göstermektedir.

ErgenlerPsikolojik iyi oluşPsikososyal değişkenler+2
Gülce Güzin Tekin
Başkent University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

PISA 2012 matematik okur-yazarlığı testinin ölçme değişmezliğinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı PISA 2012 matematik okuryazarlığının OECD üyesi ülkeler ve Türkiye'deki cinsiyet ve bölge grupları arasında ölçme değişmezliğinin incelenmesidir. İlişkisel tarama modelinde yürütülen araştırmaya PISA 2012 değerlendirmesinde uygulanan bilişsel test kitapçıklarından tüm ülkelerde ortak olarak uygulanmış olan 8 no'lu kitapçık seçilmiştir ve araştırma OECD üyesi olan ülkelerde 8 no'lu kitapçığı almış olan 23.311 öğrenci ve Türkiye'de bu kitapçığı alan 377 öğrenciye ait veri seti üzerinden yürütülmüştür. İlk olarak ülke, cinsiyet ve bölge grupları için ayrı ayrı doğrulayıcı faktör analizi yapılarak ölçme modelleri tüm gruplar için doğrulanmıştır. Daha sonra tüm gruplar için kovaryans matrislerinin eşitliği testi yapılarak ölçme değişmezliğinin test edilmesi aşamasına geçilmiştir. Ölçme değişmezliği çoklu-grup doğrulayıcı faktör analizi ile test edilmiştir. Araştırma sonuçları Türkiye'deki cinsiyet ve bölge grupları için ölçme değişmezliğinin sağlandığını ancak OECD üyesi ülkeler için ölçme değişmezliğinin sağlanamadığını, ölçme değişmezliğine ilişkin modeller arasında en iyi çalışan modelin güçlü faktöriyel değişmezlik modeli olduğunu göstermiştir.

Matematik okuryazarlığıTestlerUluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı+1
Merve Ayvallı
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

PISA 2009-Türkiye verilerine dayanarak okuma becerileri alanında başarılı okullar ile başarısız okulları ayırt eden okul içi etmenler ve sosyo-ekonomik faktörler

Bu çalışmanın amacı Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) 2009 verilerini dikkate alarak Türkiye'deki okuma becerileri alanında başarılı olan okullarla başarısız olan okulları ayırt eden okul içi etmenleri ve sosyo-ekonomik faktörleri ortaya koymaktır.Araştırma deseni nedensel karşılaştırma araştırmasıdır. Araştırmanın evrenini Türkiye'deki 15 yaş grubu öğrenciler oluştururken, örneklemini ise Türkiye'den PISA 2009'a katılan 15 yaş grubu 4996 öğrenci arasından araştırmanın amacına yönelik olarak seçilen 2302 öğrenci oluşturmaktadır.Veri toplama aracı olarak okuma becerileri başarı testi ve öğrencilerin demografik bilgilerini ortaya koyan öğrenci anketi kullanılmıştır. Veri analizi süreci temelde iki basamakta gerçekleştirilmiştir. İlk basamakta analiz için ayıklanan veri seti üzerinde SPSS 17 paket programı yardımı ile kayıp veri analizi ve uç nokta analizleri betimsel analiz teknikleri yardımı ile gerçekleştirilmiş, araştırmanın bağımsız değişkenleri betimlenmiştir. İkinci aşamada ise temizlenen veri seti kullanılarak SPSS.17 paket programı yardımı ile binary lojistik regresyon analizi uygulanmıştır.Araştırma sonucunda sosyo-ekonomik düzeyi yüksek olmasının, sınıf ortamının disiplinli olmasının, öğrenci merkezli sınıflarda öğrenim görmenin, anlama hatırlama stratejisini kullanmanın bireylerin okuma başarılarını arttırdığı sonucuna ulaşılmıştır. Diğer taraftan öğretmen-öğrenci iletişiminin iyi olmasının, sınıfa öğrenci merkezli ölçme stratejilerinin kullanılmasının, öğrencinin ezberleme ve kontrol stratejilerini kullanmalarının okuma başarısı üzerinde olumsuz etkiye sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Araştırmadan elde edilecek sonuçlar, program geliştirmecilere yeni programlar geliştirirken; öğretmenlerin ve okul idarecilerinin programın uygulama aşamasını daha verimli kılmalarında, velilere ise evde öğrencilerin çalışma ortamlarını nasıl hazırlayacakları konusunda ışık tutacaktır.Anahtar Kelimeler: okuma becerileri, sosyo-ekonomik düzey, okul içi etmenler PISA2009

BaşarıBaşarı değerlemeEğitim programları+6
Çiğdem Güzle Kayır
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Uluslararası öğrenci başarı değerlendirme programı (PISA) 2009 uygulaması okuma becerileri okuryazarlığını etkileyen faktörler

Bu çalışmada, uluslararası öğrenci değerlendirme projesi (PISA) 2009 uygulamasına katılan 15 yaş grubu Türk öğrencilerin okuma becerileri başarısını etkileyen faktörler incelenmiştir. Kullanılan araştırma modeli, ilişkisel tarama modeli olup araştırmanın evreni Türkiye?de eğitim alan tüm 15 yaş grubu öğrencilerden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise PISA test ve anketi uygulanan 170 okuldaki 4996 öğrenciden oluşmaktadır.Verilerin toplanması amacıyla 13 adet kitapçık, 1 adet öğrenci anketi ve 1 adet okul anketi kullanılmış. Bunun yanı sıra bazı ülkelerde isteğe bağlı anketler de kullanılmıştır.Öğrenciler, testte yer alan soruları cevaplamaya başlamadan önce örnek soruları cevaplamışlardır. PISA 2009 uygulaması 2 saatlik bilişsel soruların olduğu test oturumu ve 30 dakikalık anket oturumu olmak üzere iki bölümden oluşmuştur. Okuma becerileri başarısını etkileyen kuramsal yapıları ortaya çıkarmak amacıyla açımlayıcı faktör analizi daha sonra elde edilen kuramsal yapıların doğrulanması amacı ile doğrulayıcı faktör analizi uygulanmıştır. Ortaya çıkan yapıların okuma becerileri başarısını açıklama oranını belirlemek amacıyla ise elde edilen bu yapılar kullanılarak çoklu doğrusal regrasyon analizi gerçekleştirilmiştir. Son olarak okuma becerileri başarısı ile matematik başarısını arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Katsayısı hesaplanmıştır. Araştırma sonucunda okuma becerileri başarısını etkileyen, okul için gerçekleştirilen okumalar, okumaktan zevk alma, çevrimiçi okuma, anlama ve bilgiyi hatırlama stratejisi, kontrol stratejisi, materyal çeşitliliği ve ezberleme stratejisi?nden oluşan yedi faktörlü yapı belirlenmiş ve belirlenen bu faktörlerin toplam varyansın % 59.71?ini açıkladığı tespit edilmiştir. Belirlenen bu yedi faktörlü yapı üzerinde doğrulayıcı faktör analizi gerçekleştirilmiş ve açımlayıcı faktör analizi ile belirlenen bu yapı doğrulanmıştır. Tespit edilen faktörlerin okuma becerileri başarısını açıklama oranını belirlemek amacıyla çoklu doğrusal regrasyon analizi gerçekleştirilmiştir. Sonuçlar incelendiğinde okumaktan zevk alma, çevrimiçi okumalar ve kontrol stratejisi okuma becerileri başarısını pozitif yönde etkilediği, materyal çeşitliliği, okul için gerçekleştirilen okumalar, ezberleme stratejisi ve anlama ve bilgiyi hatırlama stratejisinin ise negatif yönde etkilerinin olduğu belirlenmiştir. Göreli olarak en büyük değere sahip olan ezberleme stratejisinin okuma becerileri başarısına etkisinin negatif olması ise manidardır. Okuma becerileri başarısı ile matematik başarısı arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla Pearson korelasyon katsayısı hesaplanmış ve her iki değişken arasındaki ilişkinin pozitif yönde ve çok yüksek olduğu tespit edilmiştir. Bu vibağlamda bu yapılardan herhangi birisinde oluşan bir değişimin diğer yapıyı da etkileyebileceği göz ardı edilmemelidir. Anahtar kelimeler: PISA, PISA 2009, Okuma Becerileri, Matematik Becerileri, Öğrenme Stratejileri, Okumaktan Zevk Alma, Okumaya Duyulan İlgi ve Motivasyon

MatematikMatematik okuryazarlığıOkuma becerileri+5
Tolga Coşguner
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

PISA fen okuryazarlığı yeterlik düzeylerine göre 5-8. sınıf fen bilimleri ders kitaplarındaki soruların incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, Millî Eğitim Bakanlığı'nın Türkiye'de öğrenim gören her öğrenciye ücretsiz olarak dağıttığı 5-8. sınıf fen bilimleri ders kitaplarında yer alan ölçme değerlendirme etkinliklerinin, PISA'da tanımlanan fen okuryazarlığı yeterlik düzeylerine göre ne seviyede olduğunu tespit etmektir. Bu kapsamda ders kitaplarında bulunan yeterlik düzeylerinin, Canlılar ve Hayat, Madde ve Değişim, Fiziksel Olaylar ve Dünya ve Evren konu alanlarına ve sınıf seviyelerine göre nasıl bir değişim gösterdiği de incelenmiştir. Araştırma, nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi yöntemiyle yürütülmüş; ders kitapları, doküman incelemesi tekniği ile incelenmiştir. Araştırmada elde edilen verilerin analizinde ise betimsel analiz tekniği kullanılmıştır. Betimsel analiz doğrultusunda frekans ve yüzde hesaplamaları yapılarak bulgular elde edilmiş, bu bulgular kategorize edilerek tablo ve grafiklerle desteklenmiştir. Ayrıca, iç geçerliğin sağlanması için uzman incelemesine başvurulmuştur. Öncelikle hem tez danışmanı hem de araştırmacı tarafından ve birbirlerinden bağımsız olarak incelenen sorular puanlanmış; puanlama yapılırken, OECD tarafından yayınlanan PISA düzeylerine göre örnek sorulardan oluşan yayınlar ve yine PISA raporlarında yayımlanan fen okuryazarlığı yeterlik düzeyleri dikkate alınmıştır. Puanlama sonunda sorulara atanan düzeyler karşılaştırılmış ve tutarlılık yüzdelerine bakılmıştır. PISA'da fen okuryazarlığı yeterlik düzeyleri 6 seviyede tanımlanmaktadır. 1. düzey Alt Performans, 2, 3 ve 4. düzeyler Asgari Performans ve 5 ve 6. düzeyler ise Üst Düzey Performans olarak değerlendirilmektedir. Bu araştırma kapsamında, toplam 1209 adet ölçme değerlendirme sorusu fen okuryazarlığı yeterlik düzeylerine göre incelenmiştir. Elde edilen bulgular, 5, 6 ve 7. sınıf ders kitaplarındaki soruların yüzde 60'a yakınının, 8. sınıf ders kitabındaki soruların ise yüzde 65'ten biraz fazlasının 2. düzeyde olduğunu göstermiştir. Üst performans düzeyindeki soruların oranının tüm sınıf düzeylerinde oldukça düşük olduğu tespit edilmiştir. Öğrenme alanları bakımından incelendiğinde ise, üst performans düzeyindeki soru oranının "Dünya ve Evren" öğrenme alanında diğerlerine kıyasla daha yüksek olduğu görülmüştür. En çok kazanım ve soru sayısına sahip "Fiziksel Olaylar" öğrenme alanındaki soruların genel olarak 2. düzeyde yığıldığı gözlenmiştir. Bu bulgular neticesinde, PISA başarısının artırılması ve fen okuryazarlık düzeyinin yükseltilmesi için, ders kitaplarındaki üst düzey sorulara yeterli sayıda yer verilmesi ve ders kitaplarının güncellenmesi; ayrıca, öğretim programının ve ülke genelinde yapılan sınavların da PISA fen okuryazarlığı kapsamında incelenmesi için çalışmalar yapılması önerilmiştir.

Ders kitaplarıFen bilgisi dersiFen bilgisi öğretimi+6
Azize Sultan Kömürcü
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies
2021
00

Related subjects