Reading-comprehending skill
180 theses under this subject heading
Historische Transformation der literarischen Werke im Kontext von neuen Medien: Vereinfachte deutsche literarische Hörbücher aus der Perspektive von Fremdsprachenstudenten
Der digitale Aufstieg und das steigende Bedürfnis nach unverzüglicher Information, Kommunikation, Authentizität und Aktualität sind die Anforderungen des gegenwärtigen Lebensstils. Da ein Leben ohne Computer und Internet in der heutigen Gesellschaft nicht zu vorstellen ist, ist auch nicht zu leugnen, dass die Nutzung der Werkzeuge der neuen Medien zur Erleichterung des Informationstransfers führt. Mit dieser Magisterarbeit wurde intendiert, die Auswirkungen des heute im Fokus stehenden Begriffs Neue Medien und deren Produkt das Hörbuch auf Fremdsprachenerwerb aus unterschiedlichen Sichten aufzuzeigen. Denn die neuen Medien sind in den aktuellen Unterrichtstheorien und bei der Gestaltung des Fremdsprachenunterrichts präsent. Es gilt aber zu beachten, wie und welche Sprachkompetenzen zur Geltung gebracht werden können. Um sich auf die entstehenden Fragen mit der vorliegenden Arbeit zu nähern und die Realität der Mediennutzung und ihre Defizite zu beleuchten wurde eine empirische Forschung im Rahmen der sprachlich vereinfachten Hörbücher durchgeführt. Diese Untersuchung wurde im Zusammenhang eines Seminars für das Leseverstehen mit Teilnahme von 54 Studenten gestaltet. Die Studie hat sich zum Ziel gesetzt, die Vor- und Nachteile vom Hörbuch im Fremdsprachenerwerb und zur Entwicklung der Fremdsprachenkompetenzen aufzuzeigen. Des Weiteren wird intendiert eine Antwort darauf zu finden, ob es ein Faktor den Unterricht zu bereichern, die Motivation zu steigern, Ermittlung von verschiedenen Didaktiken ist. Basierend auf die Befunde der aufgrund dieser Ziele durchgeführten Untersuchung wurde festgestellt, dass die Studenten mit dem Konzept des Hörbuchs nicht vertraut waren und daher im Prätest sich verzögernd zu dem Hörbuch äußerten. Dementsprechend bevorzugen mehrere Befragte im Nachtest ein Hörbuch gegenüber einem gedruckten Buch als ein Zusatzmaterial für die Entwicklung ihrer Sprachkompetenzen, für die Steigerung der Motivation fürs Lesen und für die Entwicklung ihrer Lesetechniken und- strategien. Außerdem sind die multimedialen Eigenschaften der Hörbücher hilfreich für die Verbesserung der Konzentration beim Lesen. Unter Berücksichtigung des Wunsches der Teilnehmer nach alternativen Medien und Anspruch auf mehrere Sinne der Materialien, lässt sich festhalten, dass die Zögerung gegenüber neuen Medienprodukte aufgrund Unkenntnis ist. Laut Ergebnisse der Studie sollte der Einsatz von Hörbüchern in den Unterricht für das Leseverstehen berücksichtigt und für die Entwicklung mehrere Kompetenzen im Fremdsprachenlernprozess angewendet werden. At the beginning of the elements that make up today's lifestyle are the increasing needs for instant access to information, communication, originality and actuality with the digital rise. Since a life without computers and the Internet cannot be imagined in today's society, the convenience provided by the use of new media in information transfer becomes undeniable. With this study, it is aimed to show the concept of new media, which has become the focal point in the current century, and to investigate the effects of audiobook, which is a product of it, on foreign language learning from different perspectives. Because new media is incorporated into contemporary teaching theories and design of foreign language teaching. However, the critical concern at this point is that it is necessary to pay attention to which language skills can be gained and how. Within the framework of linguistically simplified audiobooks, an empirical research was carried out in order to find answers to the questions raised by this study and to focus on the deficiencies of students by addressing their media use skills. The research was designed with the participation of 54 students who are enrolled in the reading comprehension course. The aim was to clarify the advantages and disadvantages of audiobooks in foreign language learning and development of foreign language learning skills. In addition, an answer is sought to the question of whether it is a factor in enriching the course content, increasing motivation, and acquiring different strategies in language learning. Based on the results of the research, it was determined that the students abstained from them in the first survey because they did not have full knowledge of audiobooks. Therefore, more participants in the second survey than in the first survey preferred audiobooks instead of printed books as additional material to improve their language skills. It was observed that audiobooks helped students to keep their learning motivation high and improved their reading skills. In addition, the multimedia feature of audiobooks helped to increase concentration during reading. Considering the participants' desire for alternative information transfer tools and the materials they use to appeal to many senses, it can be interpreted that their hesitations about new media stem from ignorance. Based on the results of the research, it is thought that it would be beneficial to use audiobooks as supporting learning material for in-class reading comprehension lessons, in the context of developing language skills.
2010-2017 YGS Türkçe testinde yöneltilen okuduğunu anlamaya yönelik soruların bilişsel taksonomi açısından değerlendirilmesi
Bu çalışmanın amacı, YGS'de yöneltilen okuduğunu anlamaya yönelik Türkçe anlam bilgisi sorularını Bloom'un bilişsel alan taksonomisine göre sınıflandırmak; soruları sözcükte anlam, cümlede anlam, paragraf bilgisi konularına göre kategorize etmek ve konularla bilişsel basamaklar arasındaki korelasyonu saptamaktır. Araştırma betimsel tarama yöntemine dayanan bir araştırma olup veriler doküman incelemesi yoluyla elde edilmiştir. Araştırmanın evreni YGS sistemi boyunca yöneltilen okuduğunu anlamaya yönelik Türkçe sorularıdır. Araştırmanın örneklemi 2010-2017 yılları arasında yöneltilmiş 252 anlam bilgisi sorusudur. YGS sistemi ülkemizde 2010 yılından itibaren uygulanmaya başlanmış ve 2017 yılına dek sürdürülmüştür. YGS sistem itibariyle 2017 yılında son kez uygulanmıştır. Çalışmamız, bu anlamda YGS sisteminin bütün Türkçe sorularını kapsamaktadır. 2010-2017 yılları arasında okuduğunu anlama ile ilgili 252 Türkçe sorusu sorulmuştur. İlk kez düzenlenen 2010 YGS'den son kez yapılan 2017 YGS'ye kadar toplam 252 sorunun dağılımı şu şekildedir: En çok yöneltilen soru 93 soru ile kavrama basamağındadır. Kavrama basamağını 89 soru ile analiz basamağı takip etmektedir. 2010-2017 yılları arasında 14 uygulama, 38 sentez, 18 değerlendirme sorusu sorulmuştur. Bloom taksonomisine göre en alt düzeyde olan bilgi basamağında anlam bilgisi konusundan 8 yıl boyunca hiç soru sorulmamıştır. Bu veriler okuduğunu anlamaya yönelik Türkçe anlam bilgisi sorularını kapsamaktadır. 2010-2017 yılları arasında 252 anlam bilgisi sorusundan 203 paragraf bilgisi, 41 cümlede anlam, 8 de sözcükte anlam konularından soru gelmiştir. Bütün sorular arasından kavrama düzeyinde yöneltilen soru sayısının oranı %36,9 iken analiz basamağında, soruların oranı %35,3'tür. Buradaki verilerden anlaşılacağı gibi kavrama ve analiz becerisi gelişmiş öğrencilerin YGS Türkçe anlam bilgisi sorularını doğru yanıtlama ihtimali daha yüksek olabilir. Bloom taksonomisine göre üst düzey bilişsel basamaklar analiz, sentez ve değerlendirmedir. 2010-2017 yılları arasında toplam 145 üst düzey bilişsel beceriyi ölçen soru yöneltilmiştir. Bu verinin 252 anlam bilgisi sorusuna oranı %57,88'dir. Bu oran iyi görünse de üst düzey soruların kendi arasındaki dağılımının düzgün olmadığı gözlenmiştir. Analiz basamağında 89 soru yöneltilmişken sentez basamağında 38, değerlendirme basamağında 18 soru yöneltilmiştir.
Teknoloji destekli eğitimin özel eğitim öğrencilerinin okuduğunu anlama becerilerine etkisi
Yapılan bu araştırma teknoloji destekli eğitimin özel eğitim öğrencilerinin okuduğunu anlama becerilerine etkisini tespit etmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Bu amaçla hafif zihinsel engelli 6. sınıf öğrencilerinden meydana gelen çalışma grubunun okuduğunu anlama düzeyine teknoloji desteğinin etkisi sınanmaya çalışılmıştır. Karma desende tasarlanan bu araştırma hafif düzeyde zihinsel engele sahip 20 ortaokul öğrencisinden elde edilen nicel ve nitel verilerle gerçekleştirilmiştir. Deney ve kontrol grupları için 2018 Türkçe Dersi Öğretim Programı'nda yer alan bilgilendirici, hikâye edici ve şiir metin türlerin alt türleri olan 9 türe ait metinler haftalık periyotlarla hem deney grubuna hem kontrol grubuna sunulmuştur. Birbirine denk olan bu gruplardan, kontrol grubu öğrencilerine ilgili metinler geleneksel öğretim yöntemleri ile sunulmuş olup deney grubundaki öğrencilere ise etkileşimli tahta aracılığıyla bu metinler sunulmuştur. Metinler işlendikten sonra öğrencilere, her metin için ayrı ayrı hazırlanan 5 soruluk metin değerlendirme ölçeği uygulanmıştır. Testler, her bir soru 20 puan olarak hesaplanmak için toplam 100 puan üzerinden değerlendirilmiştir. Son testin ardından 2 hafta sonra yapılan Kalıcılık Testi yardımı ile öğrencilerin okudukları metinleri anlamlandırma düzeyleri analiz yöntemiyle tespit edilmeye çalışılmıştır. Araştırma bulguları incelendiği zaman, deney grubuyla kontrol grubundaki öğrencilerin ön test puanları arasında önemli bir fark bulunamamıştır. Fakat öğrencilere son test olarak uygulanan Kalıcılık Testi puanları karşılaştırıldığında deney grubuyla kontrol grubunda bulunan öğrencilerin puanlarının arasında istatistiki bakımdan ciddi bir farkın bulunduğu anlaşılmıştır. Araştırma neticesinde deney grubunda bulunan öğrencilerin son test puanlarının kontrol grubunda bulunan öğrencilerin puanlarından daha fazla olduğu tespit edilmiştir. Kalıcılık Testinin ardından deney grubu öğrencilerinin teknoloji destekli eğitime yönelik görüşlerini almak amacıyla hazırlanan 5 soruluk Uygulama Değerlendirme Formu öğrencilere sunulmuş ve bu sorulara verilen cevaplar içerik analizi yöntemi ile incelenmiştir. Araştırma bulguları ışığında yapılan uygulamaya ve araştırmacılara yönelik önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Okuduğunu Anlama, Türkçe Öğretimi, Özel Eğitim, Teknoloji, Dil Becerileri, Materyal Geliştirme, Öğretim Programı
Ortaokul Türkçe ders kitaplarındaki etkinliklerin öğrencilerin okuduğunu anlama becerisini geliştirmeye etkisi
Bu çalışma ortaokul 5-8. sınıflarda okutulan Türkçe ders kitaplarındaki metinlerin değerlendirme bölümündeki okuduğunu anlama sorularının, öğrencilerin okuduğunu anlama becerilerine etkisini incelenmesidir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman inceleme yapılarak betimsel analiz tekniği kullanılmıştır. Çalışmada Türkçe ders kitaplarındaki etkinliklerde 1928 soru incelenmiş, incelenen soruların 964 tanesi okuduğunu anlama sorusu olarak değerlendirilmeye alınmıştır. Bu sorular Türkçe Öğretim Programı'ndaki okuma kazanımları dikkate alınarak kazanımların bilişsel basamakları tespit edilmiş, kazanımların bilişsel düzeyi belirlendikten sonra kazanımlara uygun hazırlanan sorular dört sınıf düzeyinde okuma öncesi, okuma sırası ve okuma sonrası etkinlikler şeklinde değerlendirilmiştir. Son olarak Türkçe ders kitabında bulunan okuduğunu anlama sorularının sınıf ve yaş düzeylerine uygunluğu açısından değerlendirilmiş, Chall'ın gelişim basamaklarına göre yorumlanmıştır. Araştırmanın sonucunda ortaokul 5-8. sınıf düzeyinde en fazla kavrama ve hatırlama basamaklarında sorular sorulduğu görülmüştür. Soruların Türkçe Öğretim Programı'ndaki kazanımların hedeflediği bilişsel beceri seviyelerine uygun olarak hazırlandığı sonucuna ulaşılmıştır. Sınıf ve yaş düzeyi arttıkça soruların temsil ettiği bilişsel beceri seviyelerinde azalma olduğu görülmüş, ayrıca sorular hazırlanırken öğrencilerin sınıf ve yaş düzeylerinin dikkate alınmadığı sonucuna da ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Türkçe Öğretimi, Ders kitabı, Etkinlik, Okuma
5. sınıf öğrencilerinin eşdizimli sözcük bilgileriyle okuma anlama becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Dil edinimi, dile ilişkin birikmiş deneyimlerin sonucu olarak çok sözcüklü yapıların kayıtlanması, bu kayıtların çözümlenmesi ve genellenmesi işlemleri sonucu gerçekleşir. Eşdizimli sözcükler ise bu çok sözcüklü birlikteliklerden biridir. Dolayısıyla eşdizimli sözcüklerin dil edinimi ve eğitimi araştırmalarında özel yeri bulunmaktadır. Bu çalışmada, okuma sıklığı ve cinsiyet değişkenleri açısıdan 5. sınıf öğrencilerinin ad-eylem eşdizimli sözcük bilgileri ile okuduğunu anlama becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma, 5. Sınıfta öğrenim gören toplamda 929 öğrenciyle yürütülmüştür. Öncelikle 545 öğrenciyle Ad-Eylem Eşdizimli Sözcük Bilgisi (AESB) Testi geliştirilmiş, ardından 169 katılımcıyla Ülper vd. (2017) tarafından geliştirilen Okuduğunu Anlama Testi sonuçlarıyla ilişkisi analiz edilmiştir. Testin güvenilirlik kanıtı için Kr–20 değeri 0.78 olarak hesaplanmıştır. AESB Testinin yapı geçerlilik kanıtı için tek yönlü varyans analizi yapılmış; saydam, yarı saydam ve opak kategorlerdeki maddelerin puanları arasında anlamlı fark (p=.020) bulunmuştur. İlişki sonuçlarına göre Okuduğunu Anlama Testi ile AESB Testi puanları arasında ise yüksek düzeyde pozitif anlamlı ilişki olduğu gözlenmiştir. Okuma sıklığı arttıkça hem ad-eylem eşdizimli sözcük bilgisinin hem okuduğunu anlama puanlarının arttığı görülmüştür. Cinsiyete göre kız öğrencilerin ad-eylem eşdizimli sözcük bilgileri ve okuduğunu anlama becerilerinin erkeklerinkine göre yüksek olduğu bulunmuştur. Öğrencilerin okuduğunu anlama becerileri ile ad-eylem eşdizimli sözcük işlemlemesi arasındaki ilişki, Sözcüksel Karar Verme Görevi aracılığıyla AESB Testindeki ad-eylem eşdizimli sözcükler kullanılarak incelenmiş; 5. sınıf öğrencilerinin Okuduğunu Anlama Testi puanları ile ad–eylem eşdizimli sözcüklere verdikleri tepki süreleri arasında orta düzeyde negatif bir ilişki bulunmuştur. Eşdizimli sözcüklerin anlamsal saydamlığı ve sıklığının işlemleme süresini etkilediği ortaya konmuştur.
On the effectof mind mapping to improve reading comprehension skill of iraqi ESP learners
Over the last two decades using visual organizers such as mind mapping in teaching and learning English language has become one of the wide spread used techniques. The current study concentrated on the impact of using mind mapping as a meaningful learning technique in teaching reading comprehension among the ESP learners. The participants of the study consisted of forty Iraqi students at Erbil Polytechnic University who randomly selected in Technical College-Erbil /Department of Business Management. They were divided into two different groups; experimental group which taught by mind mapping and controlling group which exposed to the traditional methods of teaching reading comprehension, 20 students for each group. Their ages were ranged between (18-19) years. The participants are nineteen males and twenty-one females. At the beginning of the study they were given a pretest to measure their reading comprehension ability. Then, they were given the treatment for twelve weeks. After that, they were tested in the posttest to know whether the experimental groups' knowledge increased comparing to the pretest or not. Finally, the findings illustrated a statistically significance difference between experimental group and the controlling group in terms of posttest achievement in reading comprehension scores. Thus, the mind mapping proved to be beneficial in teaching reading comprehension.
Okuma ve okuduğunu anlama becerilerinin gelişiminde bilişsel ve psikososyal etkenlerin rolü
Problemin tanımı: Bu çalışmada, ilkokul birinci sınıf öğrencilerinde, okuma ve okuduğunu anlama becerisini kazanmada etkili olan bilişsel ve psikososyal değişkenlerin rolünün değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemini, İstanbul iline bağlı, sosyoekonomik ve kültürel düzeyleri benzer 3 okul, 8 birinci sınıf ve bu okullarda öğrenim görmekte olan, öğretmen değerlendirmesine göre seçilmiş, okumada güçlük yaşayan 18 öğrenci ve onlarla aynı sınıfta öğrenim görmekte olan sınıf ortalaması düzeyinde okuyan 20 öğrenci, bu öğrencilerin velileri ve sınıf öğretmenleri oluşturmaktadır. Cinsiyet, anne eğitimi, sosyoekonomik ve kültürel düzey okul öncesi eğitim alma süresi, eşlik eden psikiyatrik bozukluklar psikososyal değişkenleri sesbilgisel farkındalık, hızlı otomatik adlandırma becerileri ise bilişsel değişkenleri oluşturmaktadır. Yöntem: Araştırmada veri toplamak amacıyla, öğrenci ebeveynlerinden, "Sosyodemografik Bilgi Formu", "6-18 Yaş Çocuk ve Ergenler için Davranış Değerlendirme Ölçeği", "DSM-5 Dikkat Eksikliği ve Aşırı Hareketlilik Bozukluğu Değerlendirme Listesi"; sınıf öğretmenlerinden, "Öğrenme Bozukluğu Belirti Tarama Testi" ve "DSM-5 Dikkat Eksikliği ve Aşırı Hareketlilik Bozukluğu Değerlendirme Listesi" formlarını doldurmaları istenmiştir. Öğrencilere ise, "Erken Çocukluk Dönemi Fonolojik Duyarlılık Ölçeği", "Hızlı Otomatik Adlandırma Testi‟, "Türkçe'de Kelime Okuma Bilgisi Testi", "Bir Metni Okuma ve Okunan Metni Anlama" testleri uygulanmıştır. Araştırmanın verileri, SPSS Sosyal Bilimler için istatistik Programı) 21.0 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin analizinde, bağımsız örneklem T-testi, Ki-kare, korelasyon ve çoklu regresyon analizleri uygulanmıştır. Bulgular: Okumada güçlük yaşayan öğrenciler, okuma becerisi sınıf ortalamasında olan arkadaşları ile karşılaştırıldığında; anne ve babalarının anlamlı bir şekilde daha genç oldukları ve eğitim düzeylerinin daha düşük olduğu; okul öncesi eğitim sürelerinin daha az olduğu; daha fazla, dikkat, hareketlilik sorunları yaşadıkları; sosyal alanda daha yetersiz oldukları; davranışsal olarak dikkat sorunlarının yanısıra duygusal alandada zorluklarının olduğu ve ağır kognitif tempo yaşadıkları izlenmiştir. Hızlı otomatik adlandırma ve sesbilgisel farkındalık becerilerinin okuma becerilerini akıcılık, doğruluk ve anlama) %62.9, %70, %74 oranlarında açıkladığı görülmektedir. Sesbilgisel duyarlılığın yordayıcı etkisinin anlamlı olduğu görülmüştür. Sonuç: Sonuç olarak, araştırma, okuma becerilerinin kazanımında psikososyal değişkenlerin katkısının yanısıra öğrencilerin sesbilgisel duyarlılıklarının okul öncesi eğitim süreçlerinde geliştirilmesinin önemini vurgulamaktadır.
İlköğretim öğrencilerinin matematik dersi problem çözme başarılarının bazı demografik değişkenler ve okuduğunu anlama becerisi açısından incelenmesi
Bu çalışmada ilköğretim 5. Sınıf öğrencilerinin matematik dersi problem çözme başarısının okuduğunu anlama becerisi açısından ve her iki becerinin sosyal değişkenler açısından incelenmesi gerçekleştirilmiştir. Araştırma 2009 ? 2010 eğitim öğretim yılı 2. Döneminde Kütahya İli Simav İlçesi'ndeki 12 ilköğretim okulunda yapılmıştır. Toplam 370 öğrenci çalışmaya katılmıştır. Araştırma içerik bakımından altı ana bölümden oluşmaktadır. Araştırmada elde edilen veriler Pearson korelasyon analizi, bağımlı-bağımsız t testi, tek yönlü Anova testi uygulanarak değerlendirilmiştir.Araştırma sonuçlarına göre problem çözme başarısı ile okuduğunu anlama becerisi arasında anlamlı ve pozitif yönde bir ilişki vardır. Problem çözme başarı düzeyi ve okuduğunu anlama becerisi, sosyekonomik gelir düzeyi, baba eğitim durumu, internet bağlantısı imkânı, kardeş sayısı, özel bir kurs alma, ikâmet edilen yerleşim birimi gibi değişkenlerden etkilenmektedir. Bu değişkenlerin düzeyleri arttıkça başarı ve beceri düzeyinin arttığı saptanmıştır. Anne eğitim düzeyi ve özel ders alma gibi değişkenlerin okuduğunu anlama becerisi başarı düzeyine etkisinin olmadığı saptanmıştır. Kız öğrencilerin okuduğunu anlama becerilerinin erkeklerinkinden daha iyi olduğu sonucuna varılmıştır. Ayrıca internete bağlanma imkânının hem problem çözme başarısına hem de okuduğunu anlama becerisine olumlu katkı yaptığı sonucuna varılmıştır.
İlkokullarda eleştirel okuma eğitiminin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin eleştirel okuma beceri düzeylerini belirlemektir. Araştırmada tarama modeli tekniklerinden olan betimsel ve içerik analizi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2013-2014 eğitim - öğretim yılında öğrenim gören, Kırıkkale ili merkez okullarından rastgele örneklem seçme tekniğiyle seçilen, 109 ilkokul dördüncü sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Veriler toplanırken kazanımların ve okuma metinlerinin belirlenmesi için Türkçe Dersi (1-4) öğretim programı, ilkokul dördüncü sınıf Türkçe Ders Kitabı, Çalışma Kitabı ve Öğretmen Kılavuz Kitabı (MEB Yayınları) incelenmiştir. Ayrıca öğrencilere çalışma kâğıtları, öğretmenlere yarı yapılandırılmış görüşme formu uygulanmıştır. Çalışma kâğıtları, Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı tarafından incelenmiş ve kullanılmakta olan kitaplar içerisinden seçilen etkinliklerle oluşturulmuştur. Verilerin analizinde "minimum", "maksimum" ve "aritmetik ortalama" puanları hesaplanarak betimsel istatistikler kullanılmıştır. Ortalamaların yorumlanmasında MEB'in sınav yönetmeliğindeki beşlik sistemin not derecelendirmesi dikkate alınmıştır. Görüşme formu ise araştırmacı tarafından geliştirilen ve dördüncü sınıf öğrencilerinin eleştirel okuma beceri düzeylerinin incelenmesiyle ilgili öğretmenlerin görüşlerini almak için hazırlanmış dört sorudan oluşmaktadır. Görüşme formuyla toplanan veriler, içerik analizine uygun olarak kodlanıp yorumlanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, mevcut etkinliklerin ve eleştirel okuma kazanımlarının öğrencilerin eleştirel okuma becerisini edinmesine katkı sağladığı söylenebilir. Ancak sayısal verilere bakıldığında, öğrencilerin orta düzeyde bir eleştirel okuma becerisine sahip olduğu görülmüştür. Aynı zamanda öğrencilerin tamamına yakınının, kazanımın birini hiç kazanamadıkları sonucuna ulaşılmıştır. Eleştirel okuma kazanımlarının ikinci sınıftan itibaren verilmeye başlandığı göz önünde bulundurulduğunda, öğrencilerin dördüncü sınıfta orta düzeyde bir eleştirel okuma becerisine sahip olmaları ya da bazı eleştirel okuma kazanımlarını hâlâ edinememiş olmaları sorgulanmalıdır. Araştırmanın bu yönleriyle alana ve uygulamaya katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Ayrıca araştırma sonuçlarına göre önerilere de yer verilmiştir. Bu Yüksek Lisans Tezi, Uşak Üniversitesi BAP Birimi tarafından proje olarak desteklenmiştir. Anahtar Kelimeler: Okuma, Anlama, Eleştirel Okuma
İlkokul dördüncü sınıf öğrencilerinde SQ4R tekniğinin okuduğunu anlamaya etkisi
Bu araştırmanın amacı ilkokul 4. sınıf öğrencilerinde SQ4R tekniğinin okuduğunu anlama becerisine etkisini incelemektir. Araştırma ülkemizde SQ4R tekniği ile ilgili daha önce yapılan deneysel bir çalışmaya rastlanmaması nedeniyle önemlidir. Araştırmanın çalışma grubunu 2013-2014 eğitim-öğretim yılı 2. döneminde Uşak İli merkezindeki Atatürk İlkokulu'nda öğrenim gören iki farklı şubeden toplam 57 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışmada deney (n=27) ve kontrol (n=30) grubu olarak iki ayrı sınıf alınmış ve ön test- son test kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Deney grubunda toplam 10 hafta SQ4R tekniği kullanılarak Türkçe dersleri işlenmiş, kontrol grubunda ise öğrenci ders, çalışma kitabı ve öğretmen kılavuz kitabı kullanılarak dersler yürütülmüştür. Deney grubuna SQ4R tekniği uygulandıktan 4 hafta sonra araştırmacı tarafından kalıcılık testi uygulanmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından hazırlanan okuduğunu anlama becerisi başarı soruları kullanılmıştır. Bu sorular deneysel işlemden önce her iki gruba da uygulanmıştır. Verilerin analizinde bağımsız örneklem t-testi, Kruskal Wallis-testi ve Mann-Whitney U testi yöntemleri kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre öğrencilerin okuduğunu anlama başarılarına ilişkin deney grubu lehine anlamlı bir fark bulunmuştur. Öğrencilerin okudukları sayfa sayısı, aile gelir düzeyi, anne eğitim düzeyi ve baba eğitim düzeyi değişkenleri okuduğunu anlama becerisini etkilemektedir. Bilgisayara sahip olma durumu, eve günlük dergi ve gazete alınması gibi değişkenlerin okuduğunu anlama becerisine herhangi bir etkisinin olmadığı sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Türkçe eğitimi, SQ4R tekniği, okuduğunu anlama, okuduğunu anlama stratejileri
Ortaokul öğrencilerinin okuma anlama düzeylerine etki eden faktörler
Bu araştırma, ortaokul 6, 7 ve 8. sınıf öğrencilerinin okuma anlama düzeyleri ve okuma anlama düzeylerinde yaş, cinsiyet, aile gelir durumu, anne-baba eğitim durumlarına göre farklılaşma olup olmadığının ortaya konulması amacıyla yapılmıştır. Araştırma genel tarama modelinde betimsel bir alan araştırmasıdır. Araştırma 2010-2011 yılında Bolu ilinde 6, 7 ve 8. sınıflarda eğitim görmekte olan 5 okuldan tesadüfî küme örnekleme yoluyla seçilmiş 301 öğrenciyle yürütülmüştür. Araştırmada veri toplama aracı olarak, öğrencilerin ailesi ve kendisi ile ilgili bilgiler edinmek amacıyla kişisel bilgilerin işaretleyecekleri optik form ve öğrencilerin okuduğunu ne derecede anladıklarını ölçmek amacıyla "Okuduğunu Anlama Testi" kullanılmıştır. Öğrenciler okuma anlama testine verdikleri cevapları da optik forma işaretlemişlerdir. Optik formlar okutulmuş, veriler SPSS istatistik programından yararlanılarak değerlendirilmiştir. Okuma anlamaya cinsiyet faktörünün etkisini ortaya koymak için t testi, anne baba eğitim durumunun ve aile gelir durumunun okuma anlamaya etkisini ortaya koymak için tek yönlü varyans analizi, yaşın; okuma anlamaya etkisini ortaya koymak için pearson korelasyonu uygulanmıştır. Yapılan analizler sonucunda öğrencilerin genel okuma anlama düzeyleri 7,8 bulunmuş, okuma anlama düzeylerinin yaş, anne eğitim durumu, ailenin ekonomik gelir düzeyi değişkenlerine göre anlamlı şekilde farklılaştığı görülmüştür. Baba eğitim durumu ve cinsiyet değişkenlerinin ise okuma anlama düzeyinde anlamlı şekilde farklılaşmaya neden olmadığı ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Okuma, Okuma Anlama
Dijital ve etkileşimli İngilizce öykülerin 5. sınıf öğrencilerinde okuduğunu anlamaya etkisinin araştırılması
Bu araştırma, İngilizce öyküleyici metinlerin okuma ortamlarının (basılı veya etkileşimli) anlamaya etkisini belirlemeyi amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda araştırmanın problem cümlesi; "Dijital ve etkileşimli İngilizce öykülerin 5. sınıf öğrencilerinde okuduğunu anlamaya etkisi nedir?" şeklinde belirlenmiştir. Araştırmada betimsel nitelikli tarama modeli kullanılmıştır. Birinci çalışma grubu olarak Kütahya ili Simav İlçesi Darıcı Ortaokulu, Kestel Ortaokulu ve Kınık Ortaokulu'nda 2014-2015 eğitim-öğretim yılında 5. sınıfta okuyan 57 öğrenci belirlenmiştir. Araştırmanın ikinci çalışma grubunu ise birinci çalışma grubu içerisinden rastgele örneklemle seçilen 20 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmada öncelikle içerik olarak birbirine en yakın 6 adet İngilizce öykü kitabı, 3 İngilizce öğretmeni ve 1 alan uzmanı ile belirlenmiştir. Metinlerle ilgili basit ve derin anlamaya dayalı 5 açık uçlu soru oluşturulmuştur. Öncelikle öğrencilere içerik bakımından benzer 3 farklı basılı öykü kitabı okutulmuştur. Metin okutulduktan sonra metinle ilgili hazırlanan anlama soruları, öğrencilere verilmiş ve öğrencilerden bu sorulara yazılı olarak cevap vermeleri istenmiştir. Daha sonra, yapılan bu uygulama içerik bakımından benzer 3 adet farklı etkileşimli öykü kitabı ile tekrarlanmıştır. Araştırmanın son kısmında öğrenciler ile görüşme yapılmış ve görüşmede öğrencilere 6 farklı soru sorulmuştur. Bu sorularla öğrencilerin etkileşimli kitaplara yönelik düşünceleri belirlenmeye çalışılmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşme formundan elde edilen veriler betimsel analiz ve içerik analizi tekniği ile değerlendirilmiştir. Araştırmanın sonuçlarını şu şekilde özetlemek mümkündür: Öğrencilerin etkileşimli kitaptan okuduğunu anlama puanları, basılı kitaptan okuduğunu anlama puanlarından istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğunu göstermektedir. Araştırmaya katılan öğrencilerin etkileşimli kitaplar ile ilgili düşünceleri temasına yönelik bulgular belirlenirken, "genel bakış açısı, tercihleri, dikkat çeken yönü ve sağlık açısı" ile ilgili kodlar ortaya çıkmıştır. Araştırmaya katılan öğrencilerin çoğu etkileşimli kitapları beğendiğini belirtmektedir. Ayrıca öğrencilerin önemli bir çoğunluğu kitapların tamamının etkileşimli kitap olmasını istediğini belirtmektedir. Etkileşimli kitaplarda görseller, ses, tablete dokunmak, görsellerin hareket etmesi gibi özelliklerin dikkat çektiği görülmüştür. Araştırmaya katılan öğrencilerin çoğu etkileşimli kitap okurken sağlık açısından herhangi bir problem yaşamadığını belirtmektedir. Fakat gözünün veya elinin ağrıdığını belirten öğrenciler bulunmaktadır.
Empatik okumanın ortaokul 7. sınıf öğrencilerinde okuduğunu anlama düzeyine etkisi
Bu çalışmanın amacı, okuyucunun kendini kahramanın yerine koyarak okuması olan empatik okuma tekniğinin ortaokul 7.sınıf öğrencilerinde okuduğunu anlamaya etkisini araştırmaktır. Araştırmada nicel ve nitel model birlikte kullanılmıştır. Deney ve kontrol gruplarından, görüşme ve açık uçlu sorularla elde edilen nitel veriler nicel verilere dönüştürülerek SPSS veri tabanına girilmiş ve ölçümler yapılmıştır. Araştırmada kullanılacak öykü metinleri üç uzman ve üç Türkçe öğretmeninin görüşleri alınarak tespit edilmiştir. Okuduğunu anlamaya yönelik açık uçlu sorular uzman görüşü alınarak yenilenmiş Bloom taksonomisine göre hazırlanmıştır. Çalışma grubunu Uşak Merkez İmam Hatip Ortaokulu 7.sınıf öğrencilerinden 20 kız ve 20 erkek öğrenci oluşturmaktadır. Çalışma grubu rastgele olarak eşit sayıda kız ve erkek öğrenci içerecek şekilde deney ve kontrol grubu olarak ayrılmıştır. Uygulama öncesinde öğrencilere kişisel bilgi formu dağıtılmıştır. İki hafta boyunca deney grubu öğrencilerine okul rehber öğretmeni gözetiminde empati etkinlikleri yaptırılmıştır. Deney ve kontrol grubuna eş zamanlı olarak uygulama metinleri okutturulmuş ve sorularının cevaplanması istenmiştir. Elde edilen veriler üç farklı puanlamacı tarafından puanlanmış, ortalamaları alınmıştır. SPSS veri tabanına girilen sonuçlar deney grubu verilerinin, kontrol grubu verilerinden anlamlı biçimde yüksek olduğu görülmüştür. Son olarak deney grubu öğrencileri ile yapılan görüşmede öğrencilerin empatik okuma tekniğini sevdikleri, uzun süre sıkılmadan okumalarına yardımcı olacak bir teknik olarak gördükleri ve sonraki okumalarında da kullanmak istedikleri sonucuna ulaşılmıştır.
Koklear implant kullanan çocuklarda bilişsel beceriler ile okuduğunu anlama becerisi arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu çalışmada, koklear implant kullanan okul çağı çocuklarının okuduğunu anlama becerileri ile bilişsel becerileri arasındaki ilişkiyi incelemek amaçlanmıştır. Çalışmaya 7-10 yaş aralığında, düzenli koklear implant kullanan, ek engeli bulunmayan, okumayı öğrenmiş, gönüllü 34 çocuk (20 kız, 14 erkek) dahil edilmiştir. Yaş gruplarına göre 7 yaş, 8 yaş, 9 yaş ve 10 yaş olmak üzere 4 gruba ayrılmıştır. Çocukların dil becerilerini değerlendirmek amacıyla Türkçe Erken Dil Gelişim Testi (TEDİL), sesletim becerilerini değerlendirmek için Sesletim Ses Bilgisi Testi (SST), bilişsel becerilerini değerlendirmek için Weschler Çocuklar için Zeka Ölçeği-4. sürümü (WÇZÖ-4) ve okuma becerilerini değerlendirmek amacıyla Sesli Okuma Becerisi ve Okuduğunu Anlama Testi (SOBAT) uygulanmıştır. Katılımcıların alıcı ve ifade edici dil becerileri ile doğru okuma (ralıcı dil = 0,62, p = 0,001; rifade edici dil=0,649, p = 0,001), okuduğunu anlama becerileri (ralıcı dil = 0,638, p = 0,001; rifade edici dil=0,631, p = 0,001) arasında ve sesletim becerileri ile okuma hızı (r = 0,696, p = 0,001), doğru okuma (r=0,765, p=0,001), akıcı okuma (r = 0,718, p = 0,01), okuduğunu anlama(r=0,723, p=0,001) ve sesli okuma (r = 0,641, p = 0,001) becerileri arasında pozitif yüksek düzeyde ilişki saptanmıştır. Katılımcıların okuduğunu anlama becerisi ile sözel kavrama(r=0,549, p=0,0) çalışma belleği (r = 0,658, p=0,001) ve genel zeka puanı (r = 496, p = 0,004) arasında pozitif orta düzeyde ilişki olduğu belirlenmiştir. Ancak okuduğunu anlama becerisi ile işlemleme hızı (r = -0,063, p = 0,472) ve algısal akıl yürütme(r = 0,280, p = 0,156) becerileri ilişkili bulunmamıştır. Koklear implant olma ve özel eğitime başlama yaşları arasında gruplar arası fark bulunmamıştır. Koklear implant kullanan çocukların okuduğunu anlama becerilerini geliştirebilmek için dil becerileri ve çalışma belleği, sözel kavrama gibi bilişsel becerileri de desteklenmelidir.
Disleksili çocuklarda kaba motor ve bilişsel becerilerin okuduğunu anlamaya etkisinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, disleksili çocuklarda kaba motor becerileri, motor planlama, görsel algı becerileri, reaksiyon hızı, yürütücü işlevlerin okuduğunu anlamaya etkisini incelemektir. Çalışma grubunu 7-12 yaş arasında 64 disleksi tanılı çocuk oluşturmuştur ve Hacettepe Üniversitesi Ergoterapi bölümü, pediatri ünitesine başvuran çocuklar arasından rastgele seçilmiştir. Kontrol grubu (n=64) sosyal medya ilanı yolu ile katılmaya başvuran gönüllü bireyler arasından seçilmiştir. Çocukların kaba motor becerileri için Bruininks-Oseretsky Motor Yeterlik Testi-2 Kısa Formun (BOMYT 2-KF) bilateral koordinasyon, denge, hız ve çeviklik maddeleri, motor planlama için Dinamik Ergoterapi Biliş Ölçeği-Çocuk (DEBÖ-Ç) versiyonunun motor taklit, obje kullanımı ve sembolik eylemleri içeren 3 alt parametre, görsel algılama becerileri için Görsel Algı Beceri Testi-3 (GABT-3) görsel ayırt etme ve şekil zemin parametreleri, reaksiyon hızını değerlendirmek için bilgisayar programı, yürütücü işlevlerini değerlendirmek için Yürütücü İşlevler ve Aktivite Rutinleri Ölçeği (YİARÖ) kullanıldı. Bu becerilerin okuduğunu anlamaya etkisini incelemek için Sesli Okuma Becerisi ve Okuduğunu Anlama Testi II (SOBAT II)'nin A formunda bulunan 13 metin kullanıldı. Disleksili çocuklarda yapılan yol modeline göre motor planlama (ß=0,536, p=0,002) ve görsel algı-şekil zemin algısı alt parametresinin (ß=0,380, p=0,002) okuduğunu anlama üzerinde doğrudan etkisi bulundu. Kaba motor beceri (ß=0,942, p=0,002) motor planlama ölçümü üzerinden okuduğunu anlama üzerinde dolaylı bir etkiye sahipti. Tipik gelişim gösteren çocuklarda yapılan yol analizine göre yürütücü işlevler (ß=0,439, p=0,002), görsel algı-görsel ayırt etme alt parametresinin (ß=0,623, p=0,002) okuduğunu anlamaya doğrudan etkisi vardı. Görsel reaksiyon hızı (ß=-0,592; p=0,002), motor planlamanın (ß=0,218; p=0,002) ise yürütücü işlevler üzerinden okuduğunu anlamaya dolaylı olarak etkisi vardı. Okumayı etkileyen faktörler, tipik gelişim gösteren çocuklar ile disleksi olan çocuklar arasında farklıydı. Bu çocuklarla çalışan sağlık profesyonelleri ve öğretmenler bunun farkında olmalıdırlar.
Çevrimiçi rehberli araştırma yaklaşımının altıncı sınıf fen öğrencilerinin başarı, bilimsel süreç ve okuduğunu anlama becerilerine etkisi
Ulusal ve uluslararası düzeyde öğrenci başarısını geliştirmek amacıyla eğitimciler uzun yıllardır çalışmaktadır. Öğrenci başarılarını geliştirmeye yönelik uygulamalı etkinliklerin işe koşulmasıyla öğrencilerin anlamlı ve kalıcı öğrenmelerine katkı sağlayacağını söylemek mümkün olabilir. Bu araştırma, orta-üst sosyoekonomik düzeye sahip bir okulda altıncı sınıf öğrencilerinin başarılarını, bilimsel süreç becerilerini ve okuduğunu anlama becerilerini geliştirmeye yönelik çevrimiçi rehberli araştırma yaklaşımının etkilerini çalışmayı amaçlamıştır. Belirlenen amaç doğrultusunda, 2020-2021 eğitim öğretim yılında Antalya ili Konyaaltı ilçesinde bulunan bir devlet okulunun altıncı sınıfına kayıtlı 60 öğrenci araştırmanın çalışma grubunu oluşturmuştur. Öğrencilerin deney ve kontrol gruplarına dağılımı ise her bir grup için otuz öğrenci olarak belirlenmiştir. Çevrimiçi rehberli araştırma yaklaşımının yürütüldüğü deney grubu ile geleneksel yöntemin yürütüldüğü kontrol grubuna Vücudumuzdaki Sistemler ünitesine yönelik başarı testi, bilimsel süreç becerileri testi ve okuduğunu anlama becerileri testi uygulanırken 30 ders saati süren etkileşimin altı hafta sonrasında kalıcılık testi olarak başarı testi tekrar uygulanmıştır. Tekrarlı ölçümlerle tasarlanan analizlerin sonucunda, başarı, bilimsel süreç becerileri ve okuduğunu anlama becerileri gelişiminin deney grubu lehine manidar olduğuna ulaşılmıştır. Sonuç olarak, çevrimiçi rehberli araştırma yaklaşımının öğrencilerin başarı, bilimsel süreç becerileri ve okuduğunu anlama becerilerine olumlu etkisinin olduğu söylenebilir.
Okuduğunu anlama ve edebî sanatlar: Çocuk kitapları üzerine nitel bir araştırma
Bu araştırmanın amacı; ilkokul düzeyindeki farklı türlerdeki çocuk edebiyatı eserlerinde edebî sanatların kullanım düzeyi ile öğrencilerin bu eserlerdeki edebî sanatları anlama ve okuduğunu anlama düzeylerini ortaya koymaktır. İki aşamada yürütülen bu araştırma, bir temel nitel araştırmadır. Araştırmanın ilk aşamasında 50 adet çocuk edebiyatı eseri, çalışma materyallerini oluşturmaktadır ve ölçüt örnekleme yöntemiyle seçilmiştir. Araştırmanın ikinci aşamasında, 2020-2021 öğretim yılında Ankara ili merkez Etimesgut ilçesindeki bir devlet ilkokulunda öğrenim gören ikinci, üçüncü ve dördüncü sınıf öğrencilerinden toplam 95 öğrenci, araştırmanın çalışma grubunu oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak ilk aşamada 50 adet çocuk edebiyatı eseri; ikinci aşamada ise başarı testleri kullanılmıştır. Araştırmanın verilerinin analizi için betimsel analiz ile betimsel istatistikler kullanılmıştır. Araştırma sonucunda çocuk edebiyatı eserlerinde en sık kullanılan edebî sanatların mecaz, tekrir, teşhis, tezat ve istifham; en az kullanılan edebî sanatların tariz, tecahülüarif, istidrak ve hüsnütalil sanatları olduğu görülmüştür. Başarı testlerinden elde edilen genel ortalamaya bakıldığında edebî sanatlarda 3. sınıfların en yüksek, 4. sınıfların en düşük; okuduğunu anlamada ise 3. sınıfların en yüksek, 2. sınıfların en düşük ortalamaya sahip olduğu görülmüştür.
Zekâ oyunlarının ilkokul 3. sınıf öğrencilerinin Türkçe dersinde okuduğunu anlama becerisine etkisi
Bu araştırma, zekâ oyunlarının ilkokul üçüncü sınıf öğrencilerinin Türkçe dersinde okuduğunu anlama becerisi üzerindeki etkisini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Araştırma, Ankara ili Etimesgut ilçesine bağlı Yapracık semtinde bulunan bir devlet ilkokulunda yürütülmüştür. Araştırmanın çalışma grubu, 2019-2020 öğretim yılının güz döneminde üçüncü sınıfa giden 71 öğrenciden (35'i deney grubu, 36'sı kontrol grubu) oluşmaktadır. Araştırma yarı deneysel desenlerden ön test-son test kontrol gruplu desen şeklinde tasarlanmıştır. Bu amaçla araştırmanın nicel verileri "Okuduğunu Anlama Becerisi Testi" aracılığıyla toplanmıştır. Testten elde edilen ön test puanları ile son test puanları araştırmanın nicel verilerini oluşturmaktadır. Araştırmanın nicel verilerini destekleyen nitel veriler ise zekâ oyunları uygulamasından sonra deney grubunda yer alan 10 öğrencinin görüşlerini almak üzere "yarı yapılandırılmış görüşme formu" ile toplanmıştır. Veriler SPSS paket programı ile analiz edilmiştir. Araştırmanın nicel verileri karışık desenler için iki faktörlü ANOVA testi kullanılarak analiz edilmiştir. Nitel veriler ise içerik analizi yöntemiyle çözümlenmiştir. Araştırmanın nicel analiz bulguları, zekâ oyunlarının uygulandığı deney grubu öğrencilerinin Türkçe dersinde okuduğunu anlama becerisi üzerinde olumlu bir etkiye sahip olduğunu göstermiştir. Deney grubu öğrencilerinin nicel bulgularını desteklemek amacıyla elde edilen nitel bulgular ise zekâ oyunları uygulamasının öğrencilerin okuduğunu anlama becerisi boyutunda katkı sağladığını göstermektedir.
İngilizcede özyeterlik algısı, öğrenme-çalışma yaklaşımları ve İngilizce okuduğunu anlama başarısının incelenmesi
Bu çalışmanın amacı üniversite hazırlık sınıfı öğrencilerinin İngilizcede özyeterlik algıları, öğrenme ve ders çalışma yaklaşımları ve İngilizce okuduğunu anlama başarıları arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. Çalışmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Çalışma örneklemini 2015-2016 akademik yılında Ege Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu İngilizce hazırlık birimine devam eden (giriş düzeyindeki) 483 öğrenci oluşturmuştur. Örneklemin belirlenmesinde küme örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Öğrencilerin özyeterlik algıları Hancı Yanar ve Bümen (2012) tarafından geliştirilen "İngilizcede Özyeterlik" ölçeği ile, öğrenme ve ders çalışma yaklaşımları ise Hounsell, Enwistle, Anderson ve ark. (2002) tarafından hazırlanan; Topkaya, Yaka ve Öğretmen (2011) tarafından Türkçe'ye uyarlanan Öğrenme ve Ders Çalışma Yaklaşımları Envanteri (ÖDYE) kullanılarak belirlenmiştir. İngilizce okuduğunu anlama başarısı ise araştırmacı tarafından geliştirilen okuduğunu anlama başarı testi ile ölçülmüştür. Çalışmada uygulanan çoklu doğrusal regresyon analizi sonuçları, öğrencilerin İngilizce okuma, yazma ve konuşma özyeterlikleri ile derinlemesine ve stratejik öğrenme yaklaşımlarının İngilizcede okuduğunu anlama başarısını anlamlı bir şekilde yordadıdığını göstermiştir. Bu yordayıcılardan en güçlü olanı okuma özyeterliği olarak bulunurken, dinleme özyeterliği ile yüzeysel öğrenme yaklaşımının okuma başarısını anlamlı bir şekilde yordamadığı belirlenmiştir.
İlkokula okuma-yazma bilerek ve bilmeyerek başlayan ikinci sınıf öğrencilerinin okuma hatası, okuma hızı ve okuduğunu anlama becerilerinin değerlendirilmesi
Bu çalışmanın amacı ilkokula okuma yazma bilerek ve bilmeyerek başlayan ikinci sınıf öğrencilerinin okuma hatası, okuma hızı ve okuduğunu anlama becerileri arasında bir fark olup olmadığını ortaya çıkarmaktır. Bu bağlamda, bu araştırma nicel araştırma yöntemlerinden nedensel-karşılaştırma modeli kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmanın katılımcılarını 2021-2022 eğitim öğretim yılında Nevşehir ili sınırları içerisindeki özel bir okulda eğitim gören ikinci sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın katılımcılarının belirlenmesinde seçkisiz olmayan amaçlı örneklem yöntemlerinden, ölçüt örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Benzer sosyoekonomik ve sosyokültürel çevreden gelen 34 erkek ve 29 kız öğrenci olmak üzere toplamda 63 öğrenci bu araştırmanın çalışma grubunu oluşturmaktadır. Katılımcılar, ilkokula okuma yazma bilerek başlayan 33 ve bilmeyerek başlayan 30 öğrenci olarak iki gruba ayrılmıştır. Verilerin toplanmasında 152 kelimeden oluşan bir bilgilendirici metin seçilmiştir. Öğrencilerin bu metni okumaları istenmiş ve araştırmacı tarafından hazırlanan okuduğunu anlama sorularını cevaplamaları istenmiştir. Sürecin tamamı kayıt altına alınmış ve öğrencilerin okuma hatalarının belirlenmesinde sesli okudukları kayıtlar tekrar dinlenmiş ve okuma hatası olarak yanlış okuma, tekrar, ekleme, atlama ve ters çevirme hataları dikkate alınmıştır. Öğrencilerin okuma hızlarının ölçülmesinde kayıtlar tekrar dinlenmiş ve öğrencilerin ilk bir dakikadaki okuduğu sözcük sayısından atlama, ekleme, tekrar, ters çevirme, yanlış okuma hataları çıkarılmıştır. Öğrencilerin okuduğunu anlama düzeylerini ölçmek için onların okuduğunu anlama sorularına verdikleri cevaplar değerlendirilmiştir. Verilerin analizinde bağımsız örneklem t-test uygulanmış ve öğrencilerin okuma hatası, okuma hızı ve okuduğunu anlama becerileri arasında anlamlı bir fark olmadığı sonucuna varılmıştır. Diğer bir ifade ile bu çalışmanın bulguları ilkokula okuma yazma bilerek ve bilmeyerek başlayan ikinci sınıf öğrencilerinin okuma hatası, okuma hızı ve okuduğunu anlama becerileri arasında istatistiki olarak anlamlı bir fark olmadığını ortaya çıkarmıştır. Bulgular, alan yazındaki ilgili çalışmalar da dikkate alınarak tartışılmış ve önerilerde bulunulmuştur.
İTO/AGSCÖ bilişsel stratejisine dayalı okuduğunu anlama becerileri öğretiminin zihinsel yetersizliği olan öğrencilerin okuma becerisine etkisinin incelenmesi
Okuma ve anlama becerilerinin, nitelikli bir şekilde geliştirilmesi ve zihinsel süreçlerde etkin olarak kullanılabilmesi için erken yaşlardan itibaren okuma ve okuduğunu anlama becerilerini geliştirecek stratejilere yönelik uygulamalı eğitimlere ihtiyaç vardır. Özellikle zihinsel yetersizliği olan öğrencilerin okuduklarını anlamada büyük zorluklar yaşadıkları bildirilmektedir. Bu araştırmada geliştirilen İTO/AGSCÖ (incele-tahmin et-oku (başlığı, soruları ve metni oku)-anahtar kelimelerin altını çiz-göz gezdir-soru sor-cevapla-özetle) bilişsel stratejilere dayalı okuduğunu anlama becerileri öğretiminin hafif düzey zihinsel yetersizliği olan öğrencilerin anlama becerisine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca öğrencilerin stratejileri farklı türdeki metinlere genelleyebilme ve okuduğunu anlama becerisine etkisi, strateji kullanımının öğretimden sonraki 2., 4. ve 6. hafta sürdürülebilmesindeki kalıcılığı ve okuduğunu anlama becerisinin sürdürülmesindeki kalıcılığına etkisi araştırılmıştır. Araştırma keşfedici sıralı karma yöntem modeli ile desenlenmiştir. Araştırma, özel eğitim ortaokulunda öğrenim gören, beşinci ve altıncı sınıf, hafif düzey zihin yetersizliği tanısı bulunan, üç öğrenci ve bu öğrencilerle çalışan altı öğretmen ile yürütülmüştür. Araştırmada nitel veriler toplanarak bu verilerden elde edilen sonuçlar, nicel araştırma boyutunda kullanıldığı desenden oluşturulmuştur. Araştırmada kullanılacak stratejilerin belirlenmesi amacıyla katılımcı olarak seçilen öğrencilerin öğretmenlerinin eğitimlerinde kullandıkları okuduğunu anlama stratejileri betimsel analiz tekniğiyle belirlenmiştir. Elde edilen nitel veri sonuçları ve literatürde yer alan bilişsel okuma stratejileri dikkate alınarak zihinsel yetersizliği olan öğrencilerin öğrenme özelliklerine göre uyarlanarak İTO/AGSCÖ stratejileri geliştirme sürecinde oluşturulan taslak form uzman görüşüne sunulmuştur. Özel eğitim alanında doktorasını tamamlamış iki uzmandan maddelerin uygunluğuna ilişkin görüş alınmış ve uzmanlar arası görüş uyumu iç tutarlılığı Cohen Kappa tekniği ile test edilmiştir. Elde edilen Kappa değerinin 0,84 (0,81-1,00 arası mükemmel uyum) olduğu görülmüştür. İTO/AGSCÖ stratejileri öğretiminin etkililiği, tek denekli araştırma desenlerinden katılımcılar arası yoklama denemeli çoklu yoklama modeli ile planlanmış ve etki büyüklüğü hesaplaması gerçekleştirmek için Örtüşmeyen Veri Yüzdesi analizi ve Tau-U analiz tekniği kullanılmıştır. Stratejilerin öğretimi açık anlatım yöntemiyle gerçekleştirilmiş ve her öğretim sonunda metne ilişkin sorulara verilen doğru cevap sayıları grafiğe işlenmiştir. Genelleme verileri ön test-son test modeliyle toplanmış ve veriler sütun grafiği üzerinde gösterilerek analiz edilmiştir. Araştırmada, katılımcıların metin okuma sürecinde strateji kullanımlarını değerlendirmek amacıyla, öğretim öncesi ve sonrası strateji kullanımlarına ilişkin toplanan veriler ve öğretimin sosyal geçerlik verileri betimsel analiz ile değerlendirilmiştir. Araştırmanın sonuçlarına göre; hafif düzey zihin yetersizliği olan öğrencilerin metin okuma sürecinde İTO/AGSCÖ stratejileri öğretimi, okuduğunu anlama becerisini geliştirmede etkili olduğu görülmüştür. Öğrencilerin farklı metin türlerini okuma sürecinde İTO/AGSCÖ stratejileri kullanımlarını genelleyebildikleri, farklı metin türlerini anlama becerilerinde etkili olduğu, strateji kullanımını öğretim sona erdikten sonraki izleme oturumlarında sürdürmelerinde ve okuduğunu anlama becerileri üzerinde kalıcı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Sosyal geçerlik verilerine göre öğrencilerin ve öğretmenlerin uygulamayı etkili ve uygulanabilir buldukları sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmanın son kısmında bulgular ilgili alanyazın çerçevesinde tartışılmış, araştırmalar ve uygulamalar için öneriler sunulmuştur.
Okuduğunu anlama becerisinin değerlendirilmesine yönelik ölçme araçlarının duyuşsal boyut açısından incelenmesi
Bu araştırmanın amacı Türkçe eğitimi alanındaki lisansüstü tezlerde kullanılan okuduğunu anlama becerisinin değerlendirilmesine yönelik ölçeklerde duyuşsal boyuta ne kadar yer verildiğini tespit etmektir. Bu amaçla YÖK tez merkezinde yer alan lisansüstü tezler tarama modeliyle listelenmiştir. Araştırmanın verilerini Türkçe eğitimi alanındaki lisansüstü tezlerdeki okuma becerisini değerlendirmeye yönelik ölçekler oluşturduğundan nitel araştırma yöntemlerinden olan doküman analizi yöntemi kullanılmıştır. Ölçek maddeleri olduğu gibi ele alınıp, Bloom'un yenilenmiş duyuşsal boyut taksonomisi kapsamında maddelerin içerik analizi yapılmıştır. Veri toplama aracı olarak yenilenmiş Bloom taksonomisi duyuşsal boyut basamaklarına göre araştırmacı tarafından oluşturulan duyuşsal boyut formu kullanılmıştır. Ölçek maddelerinin bu forma uygunluğu belirlenerek ölçeklerde duyuşsal boyuta ne kadar yer verildiği tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu form aracılığı ile elde edilen veriler araştırmanın amacı ve alt amaçları bağlamında çözümlenmiştir. Araştırma sonunda Türkçe eğitimi alanındaki lisansüstü tezlerde bulunan ölçeklerin duyuşsal boyuta yer verme ve üst basamakta duyuşsal durumları ölçme açısından yetersiz olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Maddelerin alt düzey basamaklarda ağırlıklı olarak çoktan seçmeli, üst düzey basamaklarda ağırlıklı olarak açık uçlu maddelerden oluştuğu, duyuşsal boyuta yer verme bakımından tez türüne göre doktora tezlerinin genel anlamda önde olduğu sonuçları tespit edilmiştir.
İyi ve zayıf okuyucuların okuduğunu anlama performanslarının bilişsel ve dilsel faktörler açısından karşılaştırılması
Bu çalışmada, iyi ve zayıf okuyucularda okuma performansını yordayan bilişsel ve dilsel faktörlerin karşılaştırmalı olarak incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaca yönelik olarak araştırma, ilkokul ikinci sınıf düzeyinde 650 çocukla yürütülmüştür. Çocukların öncelikle sözel olmayan zekâ performansları TONİ-3 Sözel Olmayan Zekâ Ölçeği ile belirlenerek zekâ bölümü ortalama ve üzeri olmayanlar çalışma dışında tutulmuştur. Çalışmanın amacı doğrultusunda araştırmaya dahil edilen çocukların çözümleme, akıcılık ve okuduğunu anlama performanslarının belirlenmesinde Okuma Becerileri Değerlendirme Aracı (OBDA) kullanılmıştır. Dilin bileşenlerinin değerlendirilmesi ise Türkçe Okul Çağı Dil Gelişim Testi (TODİL) ile gerçekleştirilmiştir. Bilişsel faktör olarak ele alınan çalışma belleği performansının değerlendirilmesinde Çalışma Belleği Ölçeği (ÇBÖ) ve hızlı isimlendirme performansının değerlendirilmesinde Hızlı İsimlendirme Testi (HİT) kullanılmıştır. Çalışma grubu amaçlı örnekleme yöntemiyle oluşturulmuştur. Araştırma ilk sorusu bağlamında okuduğunu anlamayı yordayan bilişsel ve dilsel faktörlerin belirlenmesinde çoklu doğrusal regresyon analizi kullanılmıştır. Bu doğrultuda çalışma grubundan elde edilen verilerin analiz varsayımları olan doğrusallık, hata varyanslarının normal dağılımı, eş varyanslılık, gözlemlerin bağımsızlığı, hata varyanslarının ilişkisiz olması ve çoklu doğrusal bağlantı problemi incelenmiş ve verilerin analiz varsayımlarını karşıladığı belirlenmiştir. Araştırmanın ikinci amacı bağlamında "Çözümleme ve okuma akıcılığı kontrol altına alındığında okuduğunu anlamayı yordayan bilişsel ve dilsel faktör puanları ikinci sınıf düzeyindeki iyi ve zayıf okuyucularda farklılaşmakta mıdır?" sorusunu yanıtlamak için çok değişkenli kovaryans analizi (MANCOVA) yapılmıştır. Analiz öncesi MANCOVA'nın varsayımları olan gözlemlerin bağımsızlığı veri setinde uç değer bulunmaması, bağımlı değişkenlerin en az eşit aralık düzeyinde olması, çok değişkenli normal dağılım, varyans-kovaryans matris eşitliği ve ortak değişken ile bağımsız değişkenler arası ilişki olmamasıdır. Bu doğrultuda uç değer olarak belirlenen 6 katılımcı analiz dışında tutulmuş ve varsayımların karşılandığı belirlenmiştir. Araştırmanın ilk sorusu bağlamında yapılan çoklu doğrusal regresyon analizinde; dilsel faktörlerden anlam bilgisi (B = .19) ve morfosentaks (B = .03); bilişsel faktörlerden ise sözel çalışma belleği (B = .18) ve hızlı isimlendirme (B = -.01) okuduğunu anlamanın yordayıcıları olarak belirlenmiştir. İkinci araştırma sorusu içinse MANCOVA'da [Pillai's Trace = .22; F(8,403) = 14.49; p < .05; kısmi η2 = .223]; iyi ve zayıf okuyucu grupları arasında çözümleme ve akıcılık kontrol altına alındığında dilsel faktörlerden morfosentaks ve anlam bilgisinde; bilişsel faktörlerden ise sözel çalışma belleğinde, anlamlı farklılık olduğu belirlenmiştir. Okuduğunu anlamanın yordayıcı değişkenlerinden bilişsel bir faktör olarak ele alınan hızlı isimlendirmede gruplar arası fark olmadığı görülmüştür (p > .0125). Oluşan farkların etki büyüklükleri ise morfosentaks (η2 = .155) > anlam bilgisi (η2 = .126) > sözel çalışma belleği (η2 = .101) olarak sıralanmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular alanyazın çerçevesinde tartışılarak çeşitli öneriler geliştirilmiştir.
Öğrenme güçlüğünde okuduğunu anlamaya etki eden strateji kullanımı ve dil becerilerinin incelenmesi
Bu araştırmada 4. sınıfa devam eden öğrenme güçlüğü olan ve tipik gelişim gösteren öğrencilerin okuduğunu anlama becerilerinin morfolojik bilgi ve beceriler, sözdizimsel bilgi ve beceriler ve üstbilişsel strateji kullanımı değişkenleri açısından karşılaştırmalı olarak incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda öğrenme güçlüğü tanısı olan 60 öğrenci ve tipik gelişim gösteren 60 öğrenci araştırmaya katılmıştır. Çalışma grubunda yer alan öğrencilerin bireysel olarak okuduğunu anlama performansı, morfolojik ve sözdizimsel bilgi ve becerileri ile üstbilişsel okuma stratejilerini kullanma düzeyleri değerlendirilmiştir. Değerlendirme sonucunda araştırmada yer alan değişkenlere ilişkin puanların gruplar arasında farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek amacıyla One Way ANOVA testi, ölçülen değişkenler ve okuduğunu anlama arasındaki ilişkinin belirlenmesi amacıyla Pearson korelasyon testi, öğrenme güçlüğü olan öğrenci grubunu okuma başarısını etkileyen değişkenler açısından kendi içinde karşılaştırmak amacıyla Mann Whitney U testi, ölçülen değişkenlerin okuduğunu anlama üzerindeki yordayıcılığını hesaplamak için aşamalı regresyon yöntemi kullanılmıştır. Analizler sonucunda öğrenme güçlüğü olan öğrencilerin okuduğunu anlama performansı, morfolojik ve sözdizimsel bilgi ve becerileri ile toplam strateji kullanım sıklığının tipik gelişim gösteren akranlarından belirgin şekilde düşük olduğu; hem morfolojik bilgi ve becerilerin hem sözdizimsel bilgi ve becerilerin hem de üstbilişsel strateji kullanımının tüm öğrencilerde okuduğunu anlama ile pozitif yönde güçlü bir ilişki gösterdiği; üstbilişsel strateji kullanım sıklığı ile morfolojik bilgi ve becerilerin okuduğunu anlama üzerinde yordayıcı gücü olduğu ancak sözdizimsel bilgi ve becerilerin okuduğunu anlamayı anlamlı düzeyde yordamadığı görülmüştür. Son olarak, araştırmanın bulguları doğrultusunda alanda çalışan uygulamacılar ve araştırmacılar için bir takım öneriler sunulmuştur.