Strength training
59 theses under this subject heading
Futsal branşında farklı antrenman modellerinin teknik kapasiteye etkisi
Bu çalışmanın amacı; futsal branşında teknik kapasite seviyesinin uygun bir antrenman modeli ile ortaya çıkabileceği, bilimsel verilere dayalı antrenman planlamaları ve uygulamaları ortaya koymaktır.Araştırmamız, 14-17 yaş grubu erkek futsal sporcuları üzerinde uygulanmıştır. Araştırmaya toplam 32 sporcu gönüllü olarak katılmış, interval antrenman grubu (İG, n:16) ve kompleks antrenman grubu (KG, n:16) olmak üzere iki gruba ayrılmıştır. Araştırma gruplarının çalışmaya başlamadan önce (ön test) ve 8 haftalık düzenli antrenmanlar sonunda (son test) olmak üzere fiziksel, antropometrik, motorik ve teknik kapasiteleri ölçülmüştür.Araştırma grubunun verileri normal dağılım gösterdiğinden (p>0,05) değişkenlerin grup içi istatistiksel analizinde Paired Sample t-Testi, gruplar arası istatistiksel analizinde ise İndependent Samples t-Testi kullanıldı. Nicel değişkenler arası ilişkilerin değerlendirilmesinde Pearson korelasyon analizi kullanıldı. İstatistiksel anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edildi.Antrenman programları sonrasında Kompleks antrenman grubunun grup içi vücut yağ yüzdesi, vücut ağırlığı, BKİ, anaerobik güç, VO2max, pas,dripling,şut değerlerinde anlamlı bir farklılık görülmüştür (p<0,05). İnterval antrenman grubunun grup içi vücut yağ yüzdesi, vücut ağırlığı, BKİ, anaerobik güç, VO2max, pas, dripling değerlerinde anlamlı bir fark görülmüştür (p<0,05). Gruplar arası istatistiksel değerlendirmede ise pas, dripling, top sektirme değerlerinde anlamlı bir farklılık elde edilmiştir (p<0,05). Araştırma gruplarının değerleri arasındaki ilişki durumu incelendiğinde fiziksel, antropometrik, biyomotorik ve teknik değerler arasında anlamlı bir ilişki elde edilmiştir (p<0,05; p<0,01).Sonuç olarak; kompleks ve interval antrenman modelleri sporcuların fiziksel, antropometrik, aerobik, anaerobik ve teknik kapasitesini geliştirmiş olmasına rağmen, interval antrenman modeline göre kompleks antrenman modeli sporcuların teknik özelliklerine ve performanslarına daha fazla katkı sağladığı söylenebilir.Anahtar Kelimeler: Aerobik, Anaerobik, Futsal, İnterval Antrenman, Kompleks Antrenman, Teknik
Elit güreşçilerde klasik direnç ve crossfit antrenman metotlarının kuvvet performansına etkisi
CrossFit antrenman metodunu çok sayıda sporcu ve antrenör kullanmasına rağmen CrossFit antrenman uygulamalarına ilişkin bilimsel çalışmalar sınırlı sayıdadır. Yapılacak bu araştırma ile elit güreşçilerde klasik direnç ve CrossFit antrenman metotlarının kuvvet performanslarına etkilerini ve hangi yöntemin kuvvet performansını korumada etkili olduğu ortaya çıkarmak amaçlanmıştır. CrossFit Grubu (n = 20), Klasik Direnç Grubu (n = 20) kişi katılımcı olarak belirlenmiştir. Kuvvet ve antropometrik ölçümler 12 haftalık antrenman programından önce ve sonra yapılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 24.00 paket programında analiz edilmiştir. Çalışma sonuçlarına göre; maksimum kuvvet parametrelerinden Squat ve Bench Press egzersizlerinde, klasik direnç grubunda kuvvet performansının arttığı, CrossFit grubunda performansın korunduğu gözlemlenmiştir. İzometrik güç parametrelerinden Hand Grip Strength (HGS) performans ortalaması CrossFit grubunda düşerken, klasik direnç grubunda korunduğu, Leg Strength (LS) performansının ise her iki grupta da arttığı gözlemlenmiştir. Kuvvette devamlılık parametrelerinden Pull-up egzersizinde; CrossFit grubunda kuvvet performansının korunduğu gözlenirken, klasik direnç grubunda düştüğü, Push-up egzersizinde ise; her iki grubunda kuvvet performanslarının korunduğu gözlemlenmiştir. Aktif sıçrama performansı; hem CrossFit hem de klasik direnç grubunda sabit kaldığı gözlenirken aerobik kapasitede; CrossFit grubunun performans ortalamasında artış, klasik direnç grubunun performans ortalamasında düşüş gözlemlenmiştir. CrossFit' in diğer modelleri ile farklı çalışmalar yapılabileceği önerilebilir.
Ağırlıklı ve ağırlıksız yapılan dikey sıçrama squatının propriosepsiyona etkisi
Bu çalışma ağırlıklı ve ağırlıksız yapılan dikey sıçrama squatının propriosepsiyon duyusuna etkisini incelemek amacıyla yapılmaktadır. Çalışmada, Selçuk Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesinde okuyan, herhangi bir sağlık problemi olmayan ve tesadüfi yöntemle seçilen toplam 45 erkek birey, 15 er kişilik 3 farklı gruba ayrılmıştır. Bu gruplar, ek ağırlık grubu (EAG), vücut ağırlığı grubu (VAG) ve kontrol grubudur (KG). EAG' na ve Kendi vücut ağırlığıyla çalışan gruba (VAG) 8 hafta boyunca haftada 3 gün olacak şekilde dikey sıçrama squatı (DSS) antrenmanı yaptırılmıştır. Kontrol grubu (KG) ise rutin hayatlarına devam edip herhangi bir antrenman yapmamıştır. Grupların yaş ortalamaları EAG: 21,20±1,424, VAG: 21,40±0,828, KG: 20,73±1,223'tür. Katılanların propriosepsiyon algılarına ait Dominant ve Nondominant bacak ölçümleri, Selçuk Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi performans laboratuvarında bulunan Humac Norm 2004 cihazı kullanılarak 30°,45°,60° açılar için yapılmıştır. Elde edilen sonuçlar SPSS 22 paket programı ile değerlendirilmiş olup deneklere ait tanımlayıcı bilgiler ortalama ve standart sapma olarak verilmiştir. Bağımsız grupların karşılaştırılmasında paired sample T testi, gruplar arası ANOVA testi kullanılmıştır. Farklılığın hangi grublarda tespiti için de çoklu karşılaştırmalarda TUKEY testi kullanılmıştır. İstatistiksel anlamlılık düzeyi 0,05 olarak alınmıştır. Deneklerin dominant olarak sağ bacak ve nondominant olarak sol bacaklarını kullandığı görülmektedir. Araştırmaya katılan denekler için dominant ve nondominant (30˚, 45˚ ve 60˚) ön test ve son test değerlerinin karşılaştırılmasında; sadece nondominant (30˚) son test değerleri, gruplar (EAG, VAG ve KG) bakımından istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık göstermiştir ve VAG değerleri KG değerlerinden anlamlı derecede yüksek bulunmuştur (P<0,05). Ayrıca, VAG nondominant (45˚) için ön test – son test değerleri karşılaştırıldığında ön test değerlerinin son test değerlerinden anlamlı derecede daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak, VAG grubunda nondominant 45º açı hariç, dikey sıçrama squatı antrenmanlarının proprioseptif hassasiyeti geliştirmediği sonucu çıkarılabilir
Kadın voleybolcularda süper slow motion kuvvet antrenmanlarının alt ekstremite kuvvetine ve anaerobik güce etkisinin incelenmesi
TURGUT, K., Kadın Voleybolcularda Süper Slow Motion Kuvvet Antrenmanların Alt Ekstremite Kuvvetine ve Anaerobik Güce Etkisinin İncelenmesi. Dumlupınar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Beden Eğitimi ve Spor Anabilim Dalı programı Yüksek Lisans Tezi, Kütahya. 2018. Bu çalışmada "Kadın voleybolcularda süper slow motion kuvvet antrenmanların alt ekstremite kuvvetine ve anaerobik güce etkisi" amaçlanmıştır. Yaş ortalamaları n=14 & deney grubu 20,35±2,11 yıl; n=14 & kontrol grubu 21,1±0,41 yıl olan sporculara sekiz hafta boyunca süper slow motion (SSM) kuvvet antrenmanı ve kontrol grubuna rutin antrenman uygulandı.Boy uzunluğu SSM n=14 & deney grubu; 171,286 ± 8,250 cm; n=14 & kontrol grubu 169,429 ± 7,325 cm, vücut ağırlığı SSM n=14 & deney grubu; 58.85±12,65 kg ; n=14 & kontrol grubu 61,44±8.54 kg toplamda 28 katılımcı yer aldı.Araştırmada sekiz haftalık süreçte ilk ve son haftalarda vücut ağırlığı, dikey sıçrama ve wattbike ergobisiklette 6 sn-30sn anaerobik güç değerleri tespit edilmiştir. Ayrıca dikey sıçrama, squat ve göğüs pres hareketlerinde güç değerleri MYO test aracılığı ile kayıt altına alındı. Katılımcıların ön kol, göğüs pres, önden omuz pres, lat çekişi, bacak pres, arka bacak bükme, bacak açma, parmak ucu yükselme hareketlerinde bir maksimum tekrarları (1 MT) kg cinsinden tespit edildi. Deney grubunda yer alan katılımcılar kaldırabildikleri 1 maksimum tekrarlı ( 1 MT) kg'ların % 50 değeri ile 2 sn konsantrik- 4 sn eksantrik olarak ilk hafta kuvvet antrenmanına katıldılar. Devamında 2.,3. ve 4. Haftalarda her hafta % 5 'lik yüklenme artışı uygulandı. 4. Hafta sonunda 1 maksimum tekrarları belirlendi. Kaldırabildikleri 1 maksimum tekrarlı ( 1 MT) kg'ların % 70'i ile 3 sn konsantrik- 6 sn eksantrik olarak programa 5. ve 6. Haftalarda devam edildi. Son iki hafta yüklenme yoğunluğu % 80 olarak arttırılarak antrenman periyodu sonlandırıldı. Çalışmalar 8 hafta boyunca, haftada 3 gün olacak şeklinde uygulanmıştır. Kontrol grubunda yer alan katılımcılar rutin antrenman programlarına devam etmişlerdir. Verilerin değerlendirilmesinde SPSS 17 paket programı kullanıldı. tekrarlı ölçümler varyans analizinde(Repeatedmeasures anova)zamanXgrup etkileşimi ve simple effect değerledirilmesi yapıldı. Uygun testin belirlenmesi için hipotezler test edilmeden önce verilerin normal dağılıma sahip olma durumlarına bakılmıştır. Anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak değerlendirilmiştir. Çalışma sonunda katılımcıların ölçümler arası göğüs pres'e ait absolut güç (watt), göğüs pres'e ait hızı (cm/sn), squat dikey sıçrama hzı (cm/sn), 6-30 sn wattbike anaerobik absolut güç ortalama (watt) ve 6-30 sn wattbike anaerobik relatif güç (watt/kg) değerlerinde deney grubu lehine anlamlı fark görülmüştür (p<0.05). Ancak squat dikey sıçrama yüksekliği (cm), ve squat absolut güç (watt) değerlerinde anlamlı farklılık tespit edilememiştir. Katılımcıların GrupXölçüm olarak değerlendirildiğinde göğüs pres'e ait absolut güç (watt), göğüs pres'e ait hızı (cm/sn) ve 30 sn wattbike anaerobik absolut güç ortalama (watt) değerlerinde deney grubu lehine anlamlı farklılık ortaya çıkmıştır. Fakatsquat dikey sıçrama yüksekliği (cm), squat absolut güç (watt),squat dikey sıçrama hzı (cm/sn), 6 sn wattbike anaerobik absolut güç ortalama (watt) ve 6-30 sn wattbike anaerobik relatif güç (watt/kg) değerlerinde anlamlı farklılık görülmemektedir. Sonuç olarak; Elde edilen bu verilere göre Süper slow motion kuvvet antrenmanın anaeobik güç ve dikey sıçrama hızına katkı sağlamaktadır. Antrenmanın etkisine GrupXÖlçüm olarak değerlendirildiğinde anaerobik absolut güç üzerine etkisinin daha belirgin olduğu görülmektedir. Voleybol branşında süper slow motion kuvvet antrenmanlarına yer verilmelidir. Fakat kuvvet uygulamalarında yüklenme şiddetinin sporcuda sakatlık oluşturmayacak düzeyde ve konsantrik-eksantrik kasılma sürelerinin uygulama sırasında etkinliği göz öününde bulundurulmalıdır. Anahtar Kelimeler: Voleybol, Süper slow motion, Anaerobik güç,dikey sıçrama
Hentbolculara uygulanan direnç lastiği egzersizlerinin anaerobik güç ve atış performansı üzerine etkisi
Direnç lastiği ile yapılan kuvvet antrenmanları son yıllarda çok fazla tercih edilmiştir. Birçok branşta direnç lastiği ile yapılan kuvvet antrenmanlarının performansa olan etkileri ortaya çıkmıştır. Buradan hareketle bu çalışmamızın amacı hentbolculara uygulanan direnç lastiği egzersizlerinin anaerobik güç ve atış performansına etkisini incelemektir. Araştırmada deneysel yöntem uygulanmıştır. Çalışma grubu 6 kontrol grubu 6 deney olmak üzere 12 sporcudan (21,67±0,52- 21,83±0,75 yıl) oluşmaktadır. Sporcuların haftada 3 günlük hentbol antrenmanlarından sonra 20 dakika direnç lastiği antrenmanı yapmaları sağlanmıştır. Sporcuların ön testi alınıp 8 haftalık direnç lastiği çalışmasından sonra son testleri alınmıştır. Ölçümler Wingate anaerobik güç testi ve özel olarak hentbol kalesinde hazırlanan atış testi ile alınmıştır. Çalışmadan elde edilen verilerin analizi için SPSS 20.0 paket programı kullanılmıştır. Verilerin normal dağılım gösterdiği Shapiro-Wilk testi ile tespit edildikten sonra deney ve kontrol gruplarının ön test ve son testlerinin karşılaştırılması için Paired Sample t testi kullanılmıştır. Grupların ön ve son test arasındaki farklarının gruplar arasındaki karşılaştırılması için ise Independent Sample t testi kullanılmıştır. Veriler ortalama, standart sapma ve standart hata olarak sunulup p<0.05 anlamlılık düzeyince incelenmiştir. Ön test son test sonuçları karşılaştırıldığında deney grubunda atış performansına anlamlı etkisi tespit edilmiştir (p<0.05). Kontrol gurubunda atış performansında herhangi bir anlamlı etki tespit edilmemiştir (p>0.05). Grupların ön test son test ortalamalarının birbirleri ile karşılaştırılması ile yapılan analizde ise anaerobik güç parametrelerinden min. power (w) değerinde ve atış performansında deney grubu lehine anlamlı farklılık tespit edilmiştir (p<0.05). Sonuç olarak, hentbolcularda direnç lastiği ile yapılan antrenmanının atış performansı ve anaerobik güce etkisinin olduğu söylenebilir. Performansın yükseltilmesi için direnç lastiği antrenmanlarının ve çeşidinin arttırılması önerilmektedir.
Voleybol oyuncularında core kuvvet antrenman programının anaerobik güç, sürat ve statik denge üzerine etkisi
Bu çalışmanın amacı, voleybolculara uygulanan core kuvvet antrenman programının anaerobik güç, sürat ve statik denge üzerine etkisini incelemektir. Çalışmamıza düzenli voleybol antrenmanı yapan 18-22 yaş arası 18 erkek voleybolcu gönüllü olarak katıldı. Denekler, deney grubu (n=9, yaş: 19.41 ± 2.48) ve kontrol grubu (n=9, yaş: 21.12 ± 2.32) olarak iki farklı gruba ayrıldı. Kontrol grubu normal voleybol antrenmanlarına devam etti. Deney grubuna ise voleybol antrenmanlarına ek olarak 6 hafta boyunca haftada 3 gün core kuvvet antrenman programı uygulandı. Deney grubuna Mountain Climbers, Bicycle Crunch, Leg Raises, Russian Twist, Side Plank, Bridge, Abdominal Crunch, Jack Knife, Superman, Plank Jack olarak bilinen core egzersizler yaptırıldı. Statik denge skorları Biodex Balance System denge testi cihazı ile ölçüldü. Sürat testi (30 m) uygulandı. Anaerobik güçleri dikey sıçrama testi ile ölçüldü. Deney ve kontrol grupları arasındaki istatistiksel değerlendirme için Independent Samples T Testi kullanıldı. Grup içi karşılaştırmalar için Paired Samples T Testi uygulandı. Deney grubuna uygulanan core antrenman programı sonrasında sürat, anaerobik güç ve statik denge skorlarında anlamlılık tespit edildi (p<0.05). Gruplar arasında deney grubu lehine sürat, anaerobik güç ve statik denge skorlarında anlamlı farklılık tespit edildi (p<0.05). Sonuç olarak, voleybol oyuncularına uygulanan core kuvvet antrenman programının sürat, anaerobik güç ve statik denge skorlarına olumlu etkisi olduğu söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Voleybol, Core antrenman, Sürat, Statik denge.
Voleybol oyuncularında farklı kuvvet antrenmanlarının statik ve dinamik denge yetenekleri üzerine etkisi
Bu çalışmanın amacı, farklı kuvvet antrenmanlarının voleybol oyuncularında statik ve dinamik denge yeteneklerine olan etkisini incelemektir. Çalışmaya, Gaziantep ilinde ulusal müsabakalara katılmış 18-25 yaş arasında toplam 20 erkek voleybolcu gönüllü olarak katıldı. Denekler randomize yöntem ile deney grubu (n=10, yaş: 21.60 ± 2.06) ve kontrol grubu (n=10, yaş: 20.50 ± 1.77) olarak iki farklı gruba ayrıldı. Deney grubuna 8 hafta boyunca haftada 3 gün farklı kuvvet antrenman programı uygulandı. Her iki grup da normal voleybol antrenmanlarına devam etti. Her iki gruba da farklı kuvvet antrenmanlarına başlamadan önce ve antrenman bittikten sonra bacak kuvveti, statik ve dinamik denge ölçümleri yapıldı. Bacak kuvveti ölçümü için Takei Bacak Dinamometresi, denge ölçümü için ise Biodex Balance SD İzokinetik Denge Testi uygulandı. Verilerin istatistiksel analizi için grup içi karşılaştırmalarda Paired Sample t test, gruplar arası karşılaştırmalar için Independent Sample t testi kullanıldı. Anlamlılık seviyesi p<0.05 olarak belirlendi. Grupların ön test ve son test ölçümleri karşılaştırıldığında deney grubu lehine sağ ve sol ayak genel dinamik denge ve sol ayak genel statik denge skorlarında anlamlılık gözlendi (p<0.05). Deney grubunun ön test ve son test ölçümleri karşılaştırıldığında, bacak kuvveti ile statik ve dinamik denge skorlarında anlamlı farklılıklar saptandı (p<0.05). Kontrol grubunun çift ayak genel statik denge skorunda anlamlılığa rastlandı (p<0.05). Diğer verilerde ise herhangi bir anlamlılığa rastlanmamıştır (p>0.05). Sonuç olarak voleybolculara uygulanan farklı kuvvet antrenmanlarının statik ve dinamik denge yetenekleri üzerinde olumlu etkisi olduğu düşünülmektedir. Düzenli olarak yapılan kuvvet antrenmanlarının statik ve dinamik denge yeteneklerini geliştirdiği söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Kuvvet Antrenmanı, Denge, Voleybol.
8 haftalık TRX ekipmanı ilen yapılan statik ve dinamik egzersizlerin denge ve anaerobik performans üzerine etkileri
ÖZET 8 HAFTALIK TRX EKİPMANI İLE YAPILAN STATİK VE DİNAMİK EGZERSİZLERİN DENGE VE ANAEROBİK PERFORMANS ÜZERİNE ETKİLERİ Süleyman ANBARCI Yüksek Lisans Tezi, Beden Eğitimi ve Spor Anabilim Dalı Tez Danışmanı: Doç. Dr. Mürsel BİÇER Haziran 2018, 73 sayfa Bu çalışmanın amacı, TRX ekipmanı ile yapılan statik ve dinamik egzersizlerin denge ve anaerobik performans üzerine etkilerini araştırmaktır. Çalışmaya Gaziantep Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu öğrencisi 35 gönüllü katıldı. TRX statik antrenman grubu (TRXS), TRX dinamik antrenman grubu (TRXD) ve Core Antrenman grubuna (CAG) 8 hafta ve haftada 3 gün kuvvet antrenmanları uygulandı. Kontrol grubuna (KG) ise herhangi bir antrenman programı uygulanmadı. Gruplara dinamik denge ve Wingate alt ekstremite ve üst ekstremite anaerobik performans testleri uygulandı. Grupların ön test-son testleri arasında; TRXS, TRXD ve CAG gruplarının genel denge, üst ekstremite anaerobik güç ve alt ekstremite anaerobik güç değerlerinin ortalamalarının son test lehine istatistiksel farklılık gösterdiği tespit edilmiştir (p<0.05). Ayrıca genel denge, üst ekstremite anaerobik güç ve alt ekstremite anaerobik güç değerlerinin gruplara göre istatistiksel fark göstermediği tespit edilmiştir (p>0.05). Üst ekstremite anaerobik güç grup*zaman etkileşimi istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0.05). Sonuç olarak TRX statik, TRX dinamik ve core antrenmanlarının anaerobik güç ve denge değerleri bakımından pozitif yönde etkileri olduğu söylenebilir. Anahtar Sözcükler: Anaerobik güç, Core, Denge, TRX.
Tri set antrenman metodunun plazma Mir-1, Mir-128a, Mir-133 ve Mir-206 seviyeleri üzerine etkisinin incelenmesi
Amaç: Hipertrofi gelişimi yapılan kuvvet çalışmaları kadar genetik ile ilişkilidir. Son zamanlardaki çalışmalar mikro RNA'ların etkilerine odaklanmaktadır. Bu çalışmanın amacı hipertrofi gelişimi sağlayan Tri set antrenman protokolü ile plazma Mir-1, Mir-128a, Mir-133 ve Mir-206 arasındaki ilişkiyi incelemektir. Gereç ve Yöntem: Bu araştırmaya Manisa Celal Bayar Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesinde okuyan 26 gönüllü katılmıştır. Katılımcıların fiziksel aktivite seviyesini ölçmek için Tegner Aktivite Skalası kullanıldı ve katılımcıların ağırlık antrenmanı geçmişleri not edildi. İlk seansta Squat, Dead Lift ve Leg Press hareketlerinin 12 tekrar maksimum testi yapıldı. İkinci seansta katılımcıların boy, kilo ve diğer antropometrik ölçümleri yapılmış ve antrenman protokolünü uygulatmadan önce kan alındı. Üçüncü seansta antrenman protokolü uygulandı ve dördüncü seansta antrenman sonrası kanları alındı. Katılımcılardan alınan kan örneği verileriyle Paired Sample T-Test ve Pearson korelasyon analizi yapıldı. Bulgular: Antrenman öncesi ve sonrası arasında mir-1, mir 128a ve mir-206'ın ekspresyon (salınım) seviyelerinde artışlar oluştu, bununla beraber bu farklılık istatistiksel olarak anlamlı değildi (P<0,05). Antrenman öncesi ve sonrası ekspresyon seviyelerinin korelasyon analizine göre mir-1 için r= 0,760 düzeyinde ve mir-128a için r= 0,737 düzeyinde ilişki bulundu. Öte yandan mir-206 için antrenman öncesi ve sonrası ekspresyon seviyelerinin ilişkisi anlamsızdı (r= 0,260). Sonuçlar: Tri set antrenman metodu mir-1, mir-128a miRNA seviyesini artırmaktadır. Buda bu iki miRNA'nın hipertrofi gelişiminde önemli bir etkisi olduğunu göstermektedir. Anahtar Kelimeler: miRNA, Tri set antrenman, Hipertrofi, Direnç antrenmanı
Crossfit ve geleneksel kuvvet antrenmanlarının bazı performans parametrelerine etkisinin karşılaştırılması
Bu araştırmanın amacı fiziksel olarak aktif kişilerde crossfit antrenmanı ile geleneksel kuvvet antrenmanının bazı performans parametreleri üzerine etkilerinin karşılaştırılmasıdır. Araştırmaya 18-25 yaş aralığında sağlıklı 45 kişi katılmıştır. Katılımcılar crossfit, geleneksel kuvvet ve kontrol olarak 15'er kişilik üç gruba ayrıldı. Katılımcılardan sekiz haftalık süreç öncesinde ve sonrasında vücut yağ yüzdesi, kas yüzdesi, el pençe, sırt, bacak kuvvetleri, dikey sıçrama, durarak uzun atlama, 10-20-30 metre koşu süreleri, çeviklik testi, Y denge testi, fonksiyonel hareket analizi ve yoyo dayanıklılık testi ölçümleri alınmıştır. Gruplar arası karşılaştırmalarda One Way Anova testi kullanılmıştır. Grup içi karşılaştırmalarda ise parametrik verilerde T testi, parametrik olmayan verilerde Wilcoxon testi kullanılmıştır. Anlamlılık düzeyi olarak p<0.05 değeri alınmıştır. Bulgularda; crossfit ve kontrol gruplarının sırt kuvveti, bacak kuvveti, dikey sıçrama, durarak uzun atlama, çeviklik, yoyo, maksimal oksijen tüketimi, sağ denge ve sol denge son test değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulundu. Geleneksel kuvvet ve kontrol grupları arasında vücut ağırlığı, vücut kitle indeksi, bacak kuvveti, çeviklik, yoyo, maksimal oksijen tüketimi ve sol denge son test değerlerinde istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulundu. Grup içi ön ve son testler incelendiğinde crossfit grubu için sadece sağ denge ve sol denge değerlerinde istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulundu. Geleneksel kuvvet grubunda ise vücut ağırlığı, sırt kuvveti, el pençe kuvveti, sağ denge, sol denge ve fonksiyonel hareket analiz değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulundu. Sonuç olarak; Crossfit ve geleneksel kuvvet antrenmanı grupları arasında fiziksel performans parametrelerinde anlamlı bir farklılık bulunmamıştır.
Futbolcularda nöromuskuler egzersizler ile foam rolling gevşeme tekniğinin bazı fiziksel uygunluk parametrelerine etkisinin incelenmesi
Amaç: Bu çalışma, nöromusküler egzersizlerin foam rolling gevşetme tekniği ile birlikte uygulanarak futbolcularda bazı fiziksel uygunluk parametreleri üzerine etkisini ve sporcu performansına katkısını incelemeyi amaçlamaktadır. Gereç ve Yöntem: Araştırmaya, Onvo Antalyaspor kulübünde futbol oynayan 30 sporcu gönüllü olarak katılmıştır. Katılımcılar, nöromusküler egzersizler ve foam rolling gevşetme tekniğini uygulayan egzersiz grubu (n=15) ile kontrol grubu (n=15) olarak ikiye ayrılmıştır. Sporcular 8 haftalık nöromuskuler egzersizler ve foam rolling gevşetme tekniğini haftada 3 gün olacak şekilde uygulamıştır. Katılımcıların, antropometrik özelliklerni belirleyici testler ve saha testleri olan esneklik, dikey sıçrama, dinamik ve statk denge, eklem hareket açıklığı ve diz eklem propriosepsiyon testler uygulanmıştır. İstatistiksel analizler için eşleştirilmiş gruplar t testi kullanılmış, anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Bulgular: Araştırmanın veri analizlerine göre egzersiz grubu antropometrik özelliklerinde vücut ağırlığı ve vücut kitle indeksinde istatistiksel olarak anlamlı fark görülürken, kontrol grubu için sadece vücut ağırlığında istatistiksel olarak anlamlı fark belirlenmiştir (p<0,05). Katılımcıların saha testlerinde ise egzersiz grubu esneklik, dikey sıçrama, dinamik ve statik denge, eklem hareket açıklığı ve diz eklem propriosepsiyon ölçüm testlerine göre istatistiksel olarak anlamlı fark olduğu, kontrol grubunda dinamik dengede sağ alt ekstremite postlateral yönde ve eklem hareket açıklığı testi belirli bölgelerinde istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmuştur (p<0,05). Her iki grup arasında veriler incelendiğinde antropometrik özelliklerinde istatistiksel olarak herhangi bir fark olmadığı (p>0.05) dinamik denge ve eklem hareket açıklığında istatistiksel olarak anlamlı fark olduğu tespit edilmiştir(p<0,05). Sonuçlar: Elde edilen bulgulara göre, nöromusküler egzersizleri foam rolling gevşetme tekniği ile birlikte uygulayan egzersiz grubunun spor performansında gelişim gösterdiği gözlenmiştir.
10-14 yaş tenisçilerde 8 haftalık core antrenmanlarının çeviklik, kuvvet, denge performansına ve tenis becerilerine etkisi
Çalışmaya EA Tenis Akademisi'nde tenis eğitimi gören 25 tenisçi gönüllü olarak katılmıştır. Tüm katılımcılara öncelikle dikey sıçrama, pro-agility çeviklik ve yıldız denge testleri ile ITN Tenis beceri testi uygulanmış, ardından 11 kişilik deney grubuna tenis antrenmanlarına ek olarak literatürde belirtilen doğrultuda 8 hafta süresince hafta 3 kez core antrenmanları yaptırılmıştır. Kontrol gurubunu oluşturan tenisçiler yalnızca tenis antrenmanlarına devam etmişlerdir. Core antrenmanlarının kuvvet, çeviklik ve denge performansı ile tenis becerilerine etkisinin incelenmesi için 8 hafta sonunda ön testlemelerde uygulanan testler tekrar tüm katılımcılara uygulanmıştır. Çalışmada alınan ön test-son test ölçümleri kullanılarak 8 haftalık core antrenmanlarının 10-14 yaş tenisçilerin kuvvet, reaktif çeviklik ve denge performansları ile tenis becerilerine etkisi belirlenmiştir.
Hentbolcularda sekiz haftalık kuvvet antrenmanının sürat, dikey sıçrama ve kuvvet üzerine etkisi
Amaç: Hentbolculara uygulanan 8 haftalık kuvvet antrenmanının sürat, dikey sıçrama ve kuvvet üzerine etkisini incelemektir. Gereç ve Yöntem: Bu araştırmaya Manisa Celal Bayar Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi erkek hentbol takımında oynayan 17 gönüllü katılmıştır. 17 gönüllü antrenman grubu (n= 9) ve kontrol grubu (n= 8) olarak rastgele ikiye ayrıldıktan sonra antrenman grubuna 8 hafta boyunca teknik taktik antrenmanın yanında piramit kuvvet antrenmanı uygulanırken, kontrol grubuna sadece teknik taktik antrenman yaptırılmıştır. Katılımcıların boy, kilo ve beden kütle indeksi ölçümleri yapılmıştır. Katılımcılara 8 haftalık antrenman programı öncesi ve sonrasında 1 maksimum bench press, 1 maksimum squat testi, dikey sıçrama testi ve 20 metre sürat testi uygulanmıştır. Tüm bu veriler Windows 10 işletim sistemi altında çalışan SPSS 23.0 programında analiz edilmiştir. Wilcoxon sıralı işaretler testi ve Man Withney u testi uygulanmıştır. Bulgular: Analizler sonucunda, elde edilen bulgulara göre; antrenman grubunun 1 maksimum bench press ve squat testi sonuçlarında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunurken (p< 0,05), kontrol grubunun sadece dikey sıçrama testinde istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmuştur (p< 0,05). Gruplar arası karşılaştırma yaptığımızda ise grupların ön test sonuçlarında sadece 1 maksimum bench press testinde istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunurken (p< 0,05), grupların son test sonuçlarında bench press, squat ve dikey sıçrama testlerinde istatistiksel olarak anlamlılık saptanmıştır (p< 0,05). Sonuçlar: Araştırma verilerinden elde edilen sonuçlara göre; hentbolculara uygulanan piramit kuvvet antrenmanının olumlu etkilerinin olduğu belirlenmiştir. Anahtar Sözcükler: Hentbol, Kuvvet, Piramit Antrenman, Sürat
Deniz Harp Okulu kürek takımına uygulanan kombine antrenmanların kürek ergometre performansları üzerine etkisinin incelenmesi
Amaç: Bu Çalışma kombine antrenman programları uygulayan kürek sporcularının kürek ergometre performanslarına etkisinin incelenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Gereç ve Yöntem: Bu Araştırmada Deniz Harp Okulunda aktif olarak Kürek takımında yer alan yaşları 19-22 arasında değişen toplam 24 erkek katılımcı yer almaktadır, 12 denek, 12 kontrol grubu olmak üzere rastgele 2 gruba ayrılmıştır. Çalışmada 8 haftalık antrenman periyodu öncesinde ve sonrasında her iki grubunda antropometrik ölçümleri(Tanita BC418),nabız ölçümleri, kuvvet testleri (Takai) ve kürek ergometre testleri(Concept II-Model D) alınmıştır. Bulgular: Denek grubunun son test verileri El kavrama kuvveti Sağ57.83±6.14 El kavramakuvveti Sol 54.25±6.74 Sırt kuvveti 191.08±18.33 Bacak kuvveti 170.75±15.04 Kürek ergometresi Maksimum Güç 466.66±22.44 Kürek ergometresi Ortalama Güç 237.75±20.88 Kürek Ergometresi 500,1000,1500,2000 metre geçiş süreleri sırasıyla 1.33±0.093/ 3.39±0.10/ 5.34±0.15/ 7.33±0.31 olarak tespit edilmiştir. Kontrol grubunun son verileri incelendiğinde el kavrama sağ kuvveti51.6±6.87 el kavramasol kuvveti 48.18±5.23 sırt kuvveti Í63.0±20.1 bacak kuvveti 152.08±18.7 Kürek Ergometre maksimum güç 464.7±24.27.(watt) kürek ergometre ortalama güç 217.8±17.28(watt) kürek ergometre 500,1000,1500 2000 metre geçiş zamanları sırasıyla 1.64±0.29/ 3.50±0.19/ 5.48±0.14/ 7.59±0.31 olarak tespit edilmiştir Sonuçlar: Denek ve Kontrol grubu karşılaştırıldığında El kavramasağ ve sol kuvvetleri, sırt kuvvetleri, kürek ergometresi 500 m sonucunda p.<0.05 anlamlılık düzeyinde farklılık meydana gelirken, Bacak Kuvveti, Kürek Ergometre 1000,1500,2000 m performanslarında p<0,05 anlamlılığında fark bulunmamıştır. Anahtar Sözcükler: Kürek, Kürek Ergometresi, Laktik Asit, Yüksek Şiddetli İnterval Antrenman, Çok Eklemli Kuvvet Egzersizleri, Core Antrenman
Genç hentbolcularda endokrin parametrelerinin kas hipertrofisine etkisi
Amaç: Adolesan dönemdeki hentbolcularda 8 haftalık kuvvet antrenmanı sonrası endokrin parametreleri ile kas hipertrofisine etkisini incelemektir. Gerekçe ve Yöntem: Araştırmaya adolesan dönemde hentbol oynayan rastgele seçilmiş 20 kişi gönüllü olarak katılmıştır. Denek grubu (n=10) ve kontrol grubu (n=10) olarak ikiye ayrılmıştır. Denek grubu hentbol antrenmanı ve 8 hafta, haftada 3 kez kuvvet antrenmanına katılırken, kontrol grubu sadece hentbol antrenmanlarını sürdürmüştür. 8 haftalık kuvvet antrenmanı öncesinde - sonrasında katılımcıların vücut komposizyon analizleri, hormon ve oksidatif stres değerleri belirlenmiştir. Ayrıca 8 hafta öncesinde-sonrasında 1 TM kuvvet değerleri belirlenmiştir. Elde edilen veriler Spss 23 programında analiz edilmiştir. Grup içi analizlerinde Wilcoxon Sıralı Testler uygulanırken, gruplar arası testlerin analizi için Man Withney U testi kullanılmıştır. Ayrıca kas kütlesi ile hormon ve oksidatif stres arasındaki ilişki için Spearman ilişki testi kullanılmıştır. Bulgular: Çalışma sonucunda adolesan dönemde yapılan kuvvet antrenmanlarının serbest testosteronu arttırdığı ancak IGFBP3 ve SHBG değerlerini düşürdüğü gözlemlenmiştir. Kuvvet antrenmanının toplam oksidatif durumu olumlu yönde etkilediği görülmüştür (p<0,05). Kuvvet antrenmanlarının denek grubunun 1 TM'u ve kas kütlesin de arttış saptanmıştır. Kas kütlesi ve serum hormon miktarları ile bir ilişki olmadığı (p>0.05), ancak kas kütlesi ve TOS değerleri arasında bir ilişki görülmüştür. Sonuç: Sonuç olarak kuvvet antrenmanının adolesan dönemdeki sporcular için oksidatif stresi azaltmada faydalı olduğu ve hem kas kütlesini hem de maksilmal kuvveti arttırdığı görülmektedir. Ayrıca kas kütlesi ve TOS arasında bir ilişki olduğu görülmüştür.
Spor lisesi öğrencilerinde kuvvet antrenmanlarının vücut kompozisyonu ile psikomotor ve bilişsel yetenekler üzerine etkisi
Amaç:Bu çalışmanın amacı, 15-17 yaşlarındaki spor lisesi öğrencilerinde 10 haftalık kuvvet antrenmanının öğrencilerin vücut kompozisyonu ile psikomotor ve bilişsel yetenekleri üzerine etkilerini araştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Manisa Spor Lisesi 10.sınıfının iki şubesindeki toplam 40 erkek öğrencinin tamamı çalışmaya alındı. 10A sınıfı uygulama grubu (20 kişi) ve 10B sınıfı kontrol grubu (20 kişi) olarak rastgele belirlendi. Uygulama ve kontrol gruplarına ön test olarak vücut kompozisyonu analizi yapıldı, psikomotor ve bilişsel yetenekleri ölçüldü. Ön test sonrası uygulama grubuna 10 hafta kuvvet antrenmanı düzenlendi, kontrol grubuna ise normal okul yaşantısı devam ettirildi, ek kuvvet antrenmanı yaptırılmadı. Çalışma sonunda ise (10 hafta sonra) uygulama ve kontrol grubundaki öğrencilerin vücut kompozisyonu, psikomotor ve bilişsel yetenekleri son test olarak belirlendi. Vücut kompozisyonunu analizi için TANİTA TBF 300 adlı makine, çevre ölçümleri için mezura ve bilişsel ile psikomotor becerilerin ölçülmesinde bilgisayar tabanlı bir psikometrik test sistemi olan Viyana Test Sistemi kullanıldı. Veriler SPSS 15.0 yardımı ile Mann Whitney U testi (guruplar arasında), Wilcoxon /gurup içinde) ve Ki-Kare testi uygulanarak analiz edildi. Bulgular: Sürekli dikkat yeteneği, tepki hızı, zihinsel kapasitesini kullanma gücü, mesafe tahmin yeteneği, el- kol koordinasyonu, bilek-parmak hızı, el –kol sabitliği yeteneği, bazal metabolizma hızı, yağsız vücut ağırlığı, vücut su kütlesi miktarı ve kol çevre uzunlukları uygulama gurubunda kontrol gurubuna göre istatistiksel anlamlı olarak daha yüksek bulundu. Sonuç: Araştırma sonucunda spor lisesi öğrencilerinde kuvvet antrenmanlarının vücut kompozisyonu, bilişsel yetenekler ve psikomotor yetenekler üzerine olumlu etkisi olduğu ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Kuvvet antrenmanı, psikoteknik, psikomotor yetenek, bilişsel yetenek, vücut kompozisyonu
11-13 yaş voleybolcularda kuvvet antrenmanlarının servis hızına etkisi
Amaç: 11-13 yaş voleybolcularda sekiz haftalık kuvvet antrenmanlarının servis hızına etkisini incelemektir. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya yaşları 11-13 arasında değişen toplamda 24 sporcu katılmıştır. Katılımcılar 12 deney (Xyaş=12,41 yıl; Vücut Kütle İndeksi=20,2 kg/m2; ), 12 kontrol (Xyaş =12,58; Vücut Kütle İndeksi=20,9 kg/m2; ) grubu olmak üzere iki eşit gruba ayrılmıştır. Deney grubunundaki 12 voleybolcu voleybol antrenmanlarına ek olarak 8 hafta boyunca haftada 2 gün kuvvet antrenman programını uygularken, kontrol grubundaki 12 sporcu ise sadece voleybol antrenmanlarına devam etmişlerdir. İki grubunda ön test ve son test olmak üzere servis hızı test verileri kaydedilmiştir. Bulgular: Deney grubu ön test – son test sonuçlarını karşılaştırdığımız bağımlı örneklem T testi sonuçlarına göre ön test ile son test arasında ortalama 6,33'lük bir artış olmuştur. Bu fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0,05). Kontrol grubu ön test – son test sonuçlarını karşılaştırdığımız bağımlı örneklem T testi sonuçlarına göre ön test ile son test arasında ortalama 0,58'lik bir artış olmuştur. Bu fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. Deney grubu ile kontrol grubunun ön test ve son test arasındaki gelişim farklılıklarını karşılaştırdığımız bağımsız örneklem T testi sonuçlarına göre deney grubundaki gelişim ile kontrol grubundaki gelişim düzeyleri arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0,05). Sonuç: Sonuç olarak kuvvet antrenmanı yapan grubun, kuvvet antrenmanı yapmayan voleybolculara göre servis hızı etkisini olumlu yönde etkileyip artış olduğu görülmektedir (p<0,05). Anahtar kelimeler: Voleybol, Servis hızı, Kuvvet antrenmanı, Kız çocuk,
Yüzücülerde karada ve suda yapılan kuvvet antrenmanlarının atletik performansa etkisi
Amaç: Bu çalışma, 12-14 yaş aralığındaki yüzücülerde; yüzme antrenmanlarına ek olarak karada ve suda yapılan kuvvet antrenmanlarının fiziksel performans ve yüzme performansına etkilerini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Gereç ve Yöntem: Araştırmamıza Manisa İl'inde antrenman yapan, 12-14 yaş aralığında, toplam 28 yarışmacı yüzücü katılmıştır. Yüzücüler; su, kara ve kontrol olmak üzere 3 gruba ayrılmıştır. Yüzme antrenmanlarına ek olarak 8 hafta boyunca, haftada 3 gün; su grubu suda kuvvet, kara grubu karada kuvvet antrenmanı yapmış, kontrol grubu sadece yüzme antrenmanlarını yapmıştır. 8 haftalık süreç içinde ön, ara ve son test olmak üzere 3 ölçüm alınmış, karada, dikey sıçrama, 30 sn mekik, 30 sn şınav, el kavrama kuvveti, sırt ve bacak kuvveti ölçümleri ile suda 25, 50, 100m serbest yüzme ile kulaç oranı ve kulaç uzunluğu testleri gerçekleştirilmiştir. İstatistiksel analizler için parametrik olmayan Mann Whitney U (MWU) Testi, Friedman Testi, Kruskal Wallis H test istatistiği uygulanmıştır. Bulgular: İstatistiksel analiz sonuçlarına göre; sırt ve bacak kuvvetinde su ve kara grubunun, sağ el kavrama kuvvetinde; kontrol grubunun, sol el kavrama kuvvetinde; su ve kontrol grubunun, 25 ve 50m serbest yüzme performanslarında ve kulaç oranı ölçümünde su grubunun gelişiminde anlamlı fark tespit edilmiştir (p<0,05). Kontrol ve kara grubu arasında sırt kuvveti, kontrol ve su grubu arasında 25 ve 50m serbest yüzme süresi sonuçlarında anlamlı farklar elde edilmiştir (p<0,05). Sonuçlar: Suda kuvvet çalışmalarının yüzme süresi ve bazı kuvvet parametrelerine, karada kuvvet çalışmalarının bazı kuvvet parametrelerine olumlu etkileri olduğu söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Yüzme, kara antrenmanları, kuvvet antrenmanları, atletik performans, direnç lastiği
Yüksek şiddetli interval antrenman modelinin taekwondocularda aerobik ve anaerobik performans üzerine etkisi
Amaç: Bu araştırmanın amacı, yüksek şiddetli interval antrenman (YŞİA) modelinin taekwondo sporcularının aerobik ve anaerobik performansları üzerindeki etkilerini incelemektir. Yöntem: Çalışmaya Bartın ilindeki bir spor kulübünde lisanslı ve aktif olarak spor yapan, 17–24 yaş aralığındaki erkek taekwondo sporcuları katılmış, katılımcılar rastgele yöntemle çalışma ve kontrol gruplarına ayrılmıştır. Çalışma grubuna dört hafta süreyle antrenmanlarına ek olarak yüksek şiddetli interval antrenman programı uygulanmış, kontrol grubu ise mevcut antrenman düzenine devam etmiştir. Araştırma ön test–son test kontrol gruplu yarı deneysel desenle yürütülmüş; veriler dikey sıçrama, uzun atlama, çeviklik, sürat, rast, bacak ve sırt kuvveti gibi testlerle toplanmış, SPSS 25.0 programında analiz edilmiştir. Verilerin dağılımına göre parametrik ve non-parametrik testler uygulanmış; anlamlılık düzeyi p<0, 05 olarak belirlenmiştir. Bulgular: Elde edilen sonuçlara göre, YŞİA uygulanan çalışma grubundaki sporcuların aerobik kapasite, anaerobik güç ve motor özelliklerinde istatistiksel olarak anlamlı gelişmeler sağlamıştır. Sonuç: Bu bulgular, YŞİA uygulamalarının taekwondo gibi hem anaerobik hem aerobik sistemlerin etkin olduğu branşlarda performansı geliştirme açısından etkili ve uygulanabilir bir yöntem olduğunu ortaya koyabilir. Anahtar kelimeler: Yüksek şiddetli interval antrenman, taekwondo, aerobik kapasite, anaerobik güç, motor performans
8 haftalık kuvvet antrenman programının 11-12 yaş grubu kız mini voleybolcuların bazı motorik ve teknik özellikleri üzerine etkisi
Bu çalışmanın amacı, haftalık 8 kuvvet antrenman programının 11-12 yaş grubu kız mini voleybolcularının bazı motorik ve teknik özellikler üzerine etkisinin belirlenmesi ve varsa motorik ve teknik özellikler arasındaki ilişkinin araştırılmasıdır. Araştırmaya 2011-2012 sezonunda kulüp ve okul müsabakalarında oynayan; toplam 36 ( Deney grubu (n=18) yaş 11.6±0.5 yıl , boy uzunluğu 163.5±9.6 cm, vücut ağırlığı 53.5±8.8 kg, spor yaşı 18.1±5.1 ay; kontrol grubu (n= 18) yaş 11.6±0.5, boy uzunluğu 163.8±6.8 cm, vücut ağırlığı 54.0± 5.07 kg, spor yaşı 18.0± 10.0 ay ) kız sporcu gönüllü olarak katılmıştır. Araştırmada, bazı motorik özellikleri belirlemek amacıyla; mekik, şınav, dikey sıçrama ve durarak uzun atlama testleri uygulanmış, temel teknik özellikleri belirlemek amacıyla; parmak pas, manşet pas ve servis test bataryaları hazırlanmıştır. İlk ölçümler alındıktan sonra, deney grubuna, haftada üç gün, bir saat on beş dakika süren sekiz haftalık kuvvet antrenman programı uygulanmıştır. Kontrol grubu sekiz hafta süresince teknik antrenmanlarına devam etmiştir. Sekiz haftalık antrenman programı sonrası iki grubun son ölçümleri alınmıştır. Elde edilen veriler, Sigma Plot 11.0 (Systat Software Inc, USA) istatistik programı kullanılarak değerlendirilmiştir. 8 haftalık kuvvet programı sonrası deney grubunun motorik ve teknik özelliklerinin tamamında istatistiksel olarak anlamlı bir artış olduğu görülürken (p<0.05), kontrol grubunun motorik ve teknik özelliklerinin tamamında istatistiksel olarak anlamlı farlılık bulunmamıştır (p<0.05). Diğer yandan deney ve kontrol grubunun ön test ve son test ayrı ayrı olmak üzere, teknik özellikleri ile motorik özellikleri arasında yürütülen istatistiksel çalışma sonucunda herhangi bir ilişki bulunmamıştır. Anahtar kelimeler: Mini voleybol, motorik, teknik.
Farklı kuvvet antrenman yöntemlerinin bazı kinetik ve kinematiklere etkilerinin karşılaştırılması
Bu çalışmanın amacı, farklı kuvvet antrenman yöntemlerinin bazı kinetik ve kinematik parametrelere etkilerinin karşılaştırılmasıdır. Bu amaç doğrultusunda, çalışmaya katılmak için Gümüşhane Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu'nda öğrenim gören ve mücadele sporlarında aktif spor yaşantısını sürdüren 30 öğrenci rastgele olarak üç farklı deney grubuna (pliometrik, direnç, kompleks antrenman grubu) ayrıldı. Araştırmanın kontrol grubu ise Düzce Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi'nde öğrenim gören 10 öğrenciden oluşturuldu. Katılımcılara hem ön-test hem de son-test ölçümlerinde kendi kilolarının %40 oranına karşılık olan dış yüklerde squat sıçraması egzersizi uygulandı ve ortalama güç (OG) değeri, ortalama hız (OH) değeri, ortalama kuvvet (OK) değeri, ortalama itme hızı (OİH) değeri, ortalama itme gücü (OİG) değeri, ortalama itme kuvveti (OİK) değeri, zirve hız (ZH) değeri, zirve güç (ZG) değeri ve zirve kuvvet (ZK) dinamik ölçüm sistemi (T-Force dinamik ölçüm sistemi) vasıtasıyla elde edildi. Verilerin değerlendirilmesinde; Kolmogrov-Smirnov normallik testi, Kruskal Wallis, Mann Whitney-U, Wilcoxon ve Spearman korelasyon analiz yöntemleri kullanıldı. Analiz sonuçlarına göre, gruplar arasında 8 haftalık pliometrik, direnç ve kompleks antrenman uygulamalarından sonra ağırlıklı squat sıçrama egzersizinde elde edilen OH, OİH, ZH, OG ve OİG değerleri bakımından istatistiksel yönden anlamlı bir farklılığın mevcut olduğu bulundu (p<0.05). Bu farklılık; OH için direnç (1.40±0.09 m/sn), pliometrik (1.37±0.05 m/sn) ve kompleks (1.40±0.08 m/sn) antrenman gruplarının kontrol grubuna göre (1.20±0.14 m/sn); OİH ve OG için direnç (1.57±0.13 m/sn; 405.2±45.6 W, sıraya göre) ve kompleks (1.56±0.11 m/sn; 402.5±76.2 W, sıraya göre) antrenman gruplarının kontrol grubuna göre (1.32±0.2 m/sn; 343.7 ± 63.5 W); ZH için direnç (2.61±0.21 m/sn) pliometrik (2.58±0.08 m/sn) ve kompleks (2.58±0.21 m/sn) antrenman gruplarının kontrol grubuna göre (2.28±0.29); OİG için ise direnç antrenman grubunun (693.5±119 W) kontrol grubuna göre (535.3±124 W) daha yüksek değerlere sahip olmasından kaynaklanır. Diğer parametrelerde ise gruplar arası istatistiksel yönden anlamlı farklılık mevcut değildir (p>.05). Sonuç olarak, üç farklı kuvvet antrenman protokolünün de hız, güç ve kuvvet parametrelerini geliştirdiği ama sadece OH, OİH, ZH, OG ve OİG değerlerinde gruplar arası istatistiksel yönden anlamlı bir fark olduğu elde edildi. Bu farklılığın antrenman grupları ile kontrol grubu arasında olduğu, üç antrenman grubunun bu parametreleri geliştirmesi bakımından aralarında istatistiksel yönden anlamlı bir farklılığın olmadığı elde edildi Anahtar Kelimeler: Kinetik, Kinematik, Kuvvet, Hız, Güç
16-18 yaş arası erkek voleybolcularda balistik antrenmanın dikey sıçrama performansına ve bazı fiziksel ve fizyolojik parametreler üzerine etkisi
Bu çalışma 16-18 yaş erkek voleybolculara uygulanan balistik antrenmanın, sporcuların dikey sıçrama performansı ve bazı fiziksel ve fizyolojik parametreleri üzerine etkisini araştırmayı amaçlamaktadır. Araştırmaya çalışma grubu (ÇG; n=12) ve kontrol grubu (KG; n=12) olmak üzere toplam 24 genç voleybol oyuncusu katılmıştır. ÇG sporcuları 8 hafta süresince haftada 3 gün balistik antrenman programı uygularken KG sporcuları geleneksel çalışmalarına devam etmişlerdir. Sporcuların ön-son testlerinde; durarak uzun atlama (DUA), dikey sıçrama (DS), sağlık topu fırlatma (STF), handgrip pençe kuvveti (HG), esneklik (ESN), 30 sn sıçrama devamlılığı (30-sn-S) ile çeviklik ölçümleri (T-test) alınmıştır. Elde edilen sonuçlar değerlendirildiğinde ÇG sporcularının grup içinde; DS (p=0,002), 30-sn-S (p=0,002), ESN (p=0, 003), DUA (p=0,002), STF (p=0,002) ve T-Test (p=0,002) parametrelerinde istatistiksel olarak anlamlı gelişim tespit edilirken (p<0,05), KG sporcularının grup içi ön-son test değerlerinde DS (p=0,044), STF (p=0,003) ve T-Test (p=0,002) ölçümlerinde istatistiksel olarak anlamlı gelişim tespit edilmiştir (p<0,05). Sporcuların gruplar arası gelişim yüzdeleri değerlendirildiğinde ise HG-Sağ (p=0,008), DS (p=0,000), 30-sn S (0,000), ESN (0,000), DUA (0,010), STF (0,000), ve T-Test (0,000p) parametrelerinde ÇG sporcuları lehinde istatistiksel olarak anlamlı farklılığa rastlanmıştır (p<0,05). Sonuçta patlayıcı güç, kuvvet ve çeviklik gibi temel motorik özelliklerin başarıda önemli olduğu voleybolda balistik antrenman programının performansı geliştirmeye yönelik etkin bir yöntem olduğu söylenebilir.
Direnç bant egzersizlerinin 11-12 yaş futbolcularda kuvvet gelişimine etkisi
Bu araştırmanın amacı direnç bant egzersizlerinin 11-12 yaş futbol oyuncularında kuvvet gelişimine etkisinin incelenmesidir. Araştırmaya 15 deney 15 kontrol grubu olmak üzere toplam 30 erkek futbolcu katılmıştır. Kontrol ve deney gurupları düzenli olarak futbol antrenmanlarına devam ederken, deney grubuna futbol antrenmanlarına ek olarak 6 hafta, haftada 2 gün antrenman öncesi direnç bant egzersizleri yaptırılmıştır. Kontrol ve Deney grupları için ön test ve son test ölçümleri olarak; vücut yağ yüzdesi, patlayıcı kuvvet; dikey sıçrama, durarak uzun atlama, geriye sağlık topu atma, kuvvette devamlılık; plank testi, 30sn şınav, 30sn mekik, maksimal kuvvet; sırt ve bacak kuvvet testi, anaerobik güç için ise; pediatrik rast testi uygulanmıştır. Çalışmanın istatiksel analizinde SPSS paket programı kullanılmıştır. Verilerin ortalama ve standart sapmaları betimleyici istatistikler ile hesaplanmıştır. Dağılımların normal olup olmadığı Shapiro-Wilk testiyle belirlenmiştir. Bağımlı gruplarda iki ayrı zaman noktasında elde edilen tekrarlı ölçüm sonuçları arasındaki farkın belirlenmesi için normal dağılım gösterenlerde iki yönlü ANOVA testi, normal dağılım göstermeyenlerde ise friedman testi kullanılmıştır. İhtiyaç duyulan minimum katılımcı sayısı G-Power analizi ile belirlenmiş ve minimum %80 güç, 0.05 yanılma düzeyi için çift taraflı hipotez testi hesaplanmış. Deney grubu ve kontrol grubu ön test, son test farklılıkları incelendiğinde, vücut yağ yüzdesi, patlayıcı kuvvet, kuvvette devamlılık, maksimal kuvvet değerlerinde istatiksel olarak anlamlı farkın olduğu, anaerobik güç parametresinde ise istatiksel olarak anlamlı farka rastlanmadı. Direnç bant egzersizlerinin, 11-12 yaş futbol oyuncularının vücut yağ yüzdesi, patlayıcı kuvvet, kuvvette devamlılık, maksimal kuvvet parametrelerinin geliştirilmesinde etkili, anaerobik güç parametresi üzerinde artışın olduğu ancak bu artış istatistiksel olarak anlamlı olmadığı söylenebilir.
İşitme engelli judocularda sekiz haftalık denge ve koordinasyon antrenmanlarının performans üzerine etkileri
Bu çalışma, işitme engelli judocularda 8 haftalık denge ve koordinasyon antrenmanlarının performansa etkisini belirlemek amacıyla yapılan deneysel bir çalışmadır. Araştırma evreni, İşitme Engelli Judo Milli Takımı (10 Erkek, 5 Kız) ve Ali Süzer İşitme Engelliler Spor Kulübü İşitme Engelli Judo Takımı (10 Erkek, 5 Kız) sporcuları olmak üzere toplam 30 kişiden oluşmaktadır.Deney grubu yaş ortalaması 20,27 ± 4,95, kontrol grubunda ise 20,87 ± 7,94 olarak bulunmuştur. Ölçümler ön test ve son test şeklinde elde edilmiştir.İşitme engelli judoculara sağlık kurulu raporu alınarak sporcu lisansı çıkarılmıştır. Etik kurulu izni alınmıştır. Random yöntemi ile seçilen gönüllülerden oluşan deney grubuna haftada 3 gün 90 dakikayı içeren bir judo antrenmanı uygulanmıştır. Bu antrenman başında ısınma hareketleri sonrasında gruplar ayrılarak, deney grubuna 25 dakika süren 10 farklı hareketten oluşan denge ve koordinasyon antrenmanı yaptırılmış, sonrasında judo antrenmanına devam edilmiştir. Kontrol grubuna ise sadece judo antrenmanına devam edilmiştir.Yapılan antrenmanların toplam süreleri deney ve kontrol grubunda aynıdır. İstatistiksel analizler SPSS 16.0 paket programı kullanılarak yapılmıştır. İstatistiksel sonuçlar %95 güven aralığında ve p<0.05 anlamlılık düzeylerinde değerlendirilmiştir. Grupların ön test ve son test ölçümleri normal ve homojen dağılım göstermesi sebebiyle aralarındaki anlamlılık için Paired Samples T-Testi uygulanmıştır. Deney grubu ile kontrol grubu arasındaki farklılığın analizi için Independent Samples T-Testi uygulanmıştır. Yapılan denge ve koordinasyon antrenmanlarının sonucunda deney grubunun, bükülü kol asılma, 30 sn. mekik , 30 sn. şınav, pençe kuvveti, bacak kuvveti, vücut yağ yüzdesi (%), maxVO2, dinamik değerlerinden stabilite indeksi , gövde toplam standart sapması , göz açık statik denge değerlerinden ise sağ ayak ortalama öne-arkaya hız değerlerinde anlamlılık bulunmuştur (p<0.05). Sonuç olarak, düzenli yapılan denge ve koordinasyon antrenmanlarının, işitme engelli judocuların performanslarını artırdığı, statik denge antrenmanlarından ziyade dinamik denge antrenmanlarının performansı daha fazla etkilediği söylenebilir. Anahtar kelimeler: İşitme engelliler, judo, antrenman, denge, koordinasyon, performans.