Makroekonomik faktörler

85 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessEN

Foreign direct investment and macroeconomic stability: The Turkish case

This study investigates the relationship between foreign direct investment (FDI) and macroeconomic stability for Turkey. To represent the macroeconomic stability, two main variables are examined. The first of these is inflation rate that represents the economic stability in real sector and the second one is real exchange rate representing the stability in the financial sector. In addition to these variables; market size, openess to trade and financial development variables are used as control-transmission variables. Used data are mothly and include the term from 2003 January to 2015 April. Emprical methods used in the study are unit root tests, cointegration analyses, VECM model and Granger causalitytest. Obtained emprical results show that fluctuations in inflation and real exchange rate have a negative and permanent effect on FDI which means that instabilities occured in real and financial markets negatively affect the inward FDI. Therefore, Turkey which has enough potential to attract FDI, has to provide stabilitiy in its macroeconomic indicators to attract more amount of FDI.

Foreign direct investmentsEconomic stabilityMacro stability+6
Merve Altın
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Makroekonomik ve firmaya özgü değişkenlerin gayrimenkul yatırım ortaklıkları getirileri üzerindeki etkisi: Borsa İstanbul üzerine bir uygulama

Gayrimenkul Yatırım Ortaklıkları (GYO) ilk olarak 1961'de ABD'de kurulmuş olup daha sonra başta Avrupa ve Asya- Pasifik bölgesi olmak üzere bütün dünyada hızlı bir gelişim göstermiştir. GYO'lar kuruluşlarından itibaren tüm dünyada gayrimenkul piyasasının en önemli kurumsal yatırımcıları haline gelmişlerdir. Bu tez araştırmasının amacı, Türkiye açısından gerek makroekonomik ve gerekse firmaya özgü bazı değişkenlerle sermaye piyasalarının en önemli kurumlarından biri olan GYO'ların getirileri arasında bir ilişki olup olmadığı ve eğer bir ilişki varsa bu ilişkinin yönü ve derecesinin belirlenmesidir. Bu çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde; GYO kavramı, GYO'ların tarihçesi ve dünyadaki gelişimi, GYO'ların örgütlenme biçimleri ve türleri, ikinci bölümde; GYO'ların öğeleri, faaliyetleri, önemi, yararları, vergi ve hukuki boyutu, risk, getiri ve değerlemeleri, üçüncü ve son bölümde ise literatür taraması ve uygulama bölümü yer almaktadır. Çalışmada kullanılan makroekonomik değişkenler; altın fiyatları, Dolar/TL döviz kuru ve gösterge tahvil faiz oranı; firmaya özgü değişkenler ise GYO portföy büyüklüğü, GYO piyasa değeri / defter değeri ve GYO fiyat/kazanç oranıdır. Araştırmada verilerin analiz edilmesinde çoklu doğrusal regresyon analizi yönteminden yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda her üç makroekonomik değişkenle GYO getirileri arasında anlamlı ve negatif yönlü bir ilişki olduğu, buna karşın firmaya özgü değişkenlerden sadece GYO piyasa değeri/defter değeri ile GYO getirileri arasında anlamlı ve pozitif yönlü bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Gayrimenkul Yatırım Ortaklıkları, Makroekonomik Değişkenler, Firmaya Özgü Değişkenler

Borsa İstanbulFirmalarGayrimenkul yatırım ortaklıkları+3
Cumhur Şahin
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de turizmin seçilmiş makroiktisadi değişkenlerle ilişkilerinin ekonometrik analizi

Türkiye'de turizm talebi ile uluslararası ticaret, diğer sektörlere ait faaliyet gelirleri ile istihdam ve enflasyon arasındaki ilişkilerin analiz edildiği bu tez üç makaleden oluşmaktadır. Birinci makalede uluslararası turizm talebi ve uluslararası ticaret arasındaki ilişkiler, Balcılar, Arslantürk ve Özdemir (2010) tarafından geliştirilen Zamanla Değişen Nedensellik yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. İkinci makale uluslararası turizm talebinin diğer sektör faaliyet gelirleri üzerindeki uzun dönem etkileri, Maki (2012) çok kırılmalı eşbütünleşme testi yardımıyla belirlenmeye çalışılmıştır. Üçüncü makale ise toplam, yabancı ve yerli turist geceleme sayılarının bölgesel ve sektörel istihdam ile bölgesel enflasyon üzerindeki etkileri Swamy (1970) tarafından geliştirilen Rassal Katsayılar Regresyonu ile tahmin edilmiştir. Elde edilen analiz sonuçlarına göre, uluslararası ticaret ile uluslararası turizm talebi arasında zamanla değişen nedensel ilişkiler vardır. Uluslararası turizm talebi, diğer sektör faaliyet gelirleri üzerinde uzun dönemde, çok yüksek olmayan etkiler yaratmaktadır. Toplam, yabancı ve yerli turist geceleme sayılarının bölgesel istihdam ve enflasyon üzerinde, bölgeden bölgeye değişen anlamlı etkileri vardır. Elde edilen sonuçlar, Türkiye'de turizm talebini etkilemeye dönük turizm politikalarının yeniden gözden geçirilmesi ve daha etkin politikaların yaşama geçirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler: Uluslararası Turizm Talebi, Zamanla Değişen Nedensellik,Maki Çok Kırılmalı Eşbütünleşme Testi, Swamy Rassal Katsayılar Regresyonu

EkonometriEkonometrik analizEşbütünleşme+6
Mustafa Kırca
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Çeşitli sosyoekonomik ve makroekonomik değişkenlerin yolsuzluk algısı üzerindeki etkileri: OECD'ye üye Avrupa ülkeleri için panel veri analizi

Bu çalışmada, literatür ışığında yolsuzluğun çeşitli belirleyicileri olarak, gelir eşitsizliği, kişi başına düşen GSYH, insani gelişme endeksi, kamu harcamaları ve mallar ve hizmetler üzerindeki vergiler (dolaylı vergiler) gibi çeşitli sosyoekonomik ve makroekonomik değişkenlerin yolsuzluk algı endeksi üzerindeki etkilerini OECD'ye üye Avrupa ülkeleri için sabit etkiler modelinin kullanıldığı bir panel veri analizi ile araştırılmaktadır. Bu çalışmanın ampirik bulguları, gelir eşitsizliği, kişi başına düşen GSYH, insani gelişme endeksi, kamu harcamaları ve dolaylı vergilerin istatistiksel olarak yolsuzluğun çeşitli belirleyicileri olduğuna işaret etmektedir. Bu analiz ile, kişi başı GSYH, insani gelişme endeksi ve mallar ve hizmetler üzerindeki vergilerin (dolaylı vergiler) yolsuzluk algı endeksi üzerinde pozitif etkileri olduğu (yani yolsuzluğu azalttığı) ve gelir eşitsizliği ve kamu harcamalarının yolsuzluk algı endeksi üzerinde negatif etkilerinin olduğu (yani yolsuzluğu arttırdığı) tespit edilmiştir. Bu çalışmayla, kullanılan veri seti ve kapsadığı ülkeler açısından yolsuzluk konusunda yapılan çalışmalara yeni bir boyut kazandırılmaya çalışılmıştır.

Avrupa ülkeleriGelir dağılımıMakroekonomik değişkenler+7
Fatih Sönmez
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Makroekonomik faktörlerin Borsa İstanbul sektör endekslerinin performanslarına etkisi üzerine bir çalışma

Bu çalışmanın amacı, borsa performansını etkileyen faktörleri sektörel bazda incelemek olarak belirlenmiştir. Çalışma kapsamında belirlenmiş olan makroekonomik değişkenlerin (enflasyon, faiz oranı, büyüme oranı, işsizlik oranı, ticaret dengesi, altın fiyatları ve kur değişimi), seçilmiş olan sektör getiri endeksleri (banka, hizmet, gayrimenkul yatırım ortaklığı, gıda içecek, tekstil deri) üzerindeki etkileri araştırılmıştır. 2007-2015 yılları arasında oluşan yıllık değerler, Türkiye İstatistik Kurumu, Merkez Bankası, Borsa İstanbul ve özel yatırım acentelerinden toplanmış ve bağımlı ve bağımsız değişkenler arasındaki ilişkiler ise korelasyon ve regresyon analizleri ile tespit edilmiştir. Her bir bağımlı değişken ayrı ayrı incelenmiş olup; alınan değerlerin hepsi, yıllık değişim oranına çevrilerek aynı türden verilerin analize tabi tutulması sağlanmıştır.Regresyon analizi sonuçlarına göre, tüm sektör getiri endekslerinin negatif veya pozitif olmak üzere bir şekilde makroekonomik değişkenlerden etkilendiği görülmüştür. Özellikle kur değişiminin, tüm sektörlerin getiri endeksleri üzerinde istatistiksel olarak anlamlı ve negatif bir etkisi olduğu bulunmuştur. Kur değişikliklerine benzer bir şekilde,araştırma kapsamında incelenen ve sektör getiri endeksleri üzerinde oldukça önemli etkisi olan bir başka değişken ise büyüme oranıdır. Gerçekten de gayrimenkul yatırım ortaklığı, gıda içecek, banka ve tekstil deri sektörleri getiri endeksleri, büyüme oranı değişkeninden pozitif ve istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde etkilenmektedir. Banka sektörü getiri endeksi, makroekonomik faktörlerden en fazla etkilenen endeks olarak ortaya çıkmıştır. Buna göre, banka sektörü getiri endeksi kur değişiminden negatif, enflasyon oranı ve büyüme oranından ise pozitif ve istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde etkilenmektedir. Anahtar Kelimeler: Borsa, Borsa Performansı, Sektör Getiri Endeksleri, Makro Ekonomik Değişkenler

Borsa İstanbulEndeksGetiri+6
Ozan Avcı
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Nükleer enerji tüketiminin makro ekonomik belirleyicileri: OECD ülkeleri üzerine bir panel veri analizi

Enerji iç ve dış siyasetin şekillenmesinde, Milli sanayinin ve ekonominin gelişiminde oldukça önemli bir yer tutmaktadır. Bu nedenle enerjinin hangi kaynaklardan üretildiği oldukça önemlidir. Fosil yakıtlar açısından zengin olmayan pek çok ülke için nükleer enerji önemli bir alternatiftir. Bu çalışmada nükleer enerjinin makro ekonomik belirleyicileri incelenmiştir. Bunu gerçekleştirirken literatürde yer alan benzer çalışmalar titizlikle taranarak değişkenler tespit edilmiştir. 2000-2015 yılları arasında OECD ülkelerinin örneklem olarak alındığı analizde nükleer enerjinin makro ekonomik belirleyicileri olarak sivil iş gücü, toplam karbon dioksit emisyonu, ham petrol fiyatları, Enerji yoğunluğu, Fosil yakıt tüketimi( toplamın % si), Yenilenebilir enerji tüketimi (toplam nihai enerji tüketiminin % si ) ve kişi başına sabit fiyatlarla GSYİH değişkenleri kullanılmıştır. Dengeli panel analizi yapmak için verileri yetersiz olan 5 ülke çalışmadan soyutlanmıştır. Yapılan dengeli panel veri analizinin ilk aşamasında F testi ve Breusch Pagan düzeltilmiş langrange çarpanı (LM) testi yapılarak klasik modelin kullanılamayacağı sonucuna varılmıştır. Analizin daha sonraki aşamasında ise Rassal (Random) modelin mi yoksa sabit (Fixed) modelin mi daha etkin olduğunu araştırmak amacıyla Hausman testi yapılmış ve modelin tahmini rassal (random) etkiler tahmincisiyle yapılmaya karar verilmiştir. Yapılan analizden çıkan sonuca göre; Emek ve Pet. değişkenleri istatistiki açıdan %5 önem düzeyinde anlamsız olarak bulunmuştur. 〖Co〗_2, EnerY., Fosil, Yenib.ve GSYİHise %1 istatistiki önem düzeyinde anlamlı olduğu görülmektedir. İstatistiki açıdan anlamlı çıkan değişkenlerden 〖Co〗_2 ve EnerY. değişkenleri Nük değişkeni ile pozitif ilişkilidir. Fosil, Yenib.ve GSYİH değişkenleri ise Nük değişkeniyle negatif ilişkilidir. Anahtar Kelimeler: Ekonomik Büyüme, Makro Ekonomik Belirleyici, Nükleer Enerji, OECD Ülkeleri, Panel Veri Analizi

Ekonomik büyümeEnerjiEnerji kullanımı+6
İbrahim Gündüz
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Finansal krizlerin bankacılık sektörü hisse senetleri üzerindeki etkileri

Araştırmada finansal krizlerin bankacılık sektörü üzerinde anlamlı bir etkisinin olup olamadığının ortaya konulması amaçlanmaktadır. Bu amaçla 2001-2002 ve 2008 krizlerinin etkili olduğu tarihlerin kukla değişken olarak incelendiği çoklu regresyon analizi modellerinde BİST Banka Endeksinin krizlerden etkilenip etkilenmediğine yönelik incelemeler yapılmıştır. Araştırmanın değişkenleri BİST Banka Endeksi, Bankaların ay sonu hisse senedi kapanış fiyatları (örneklem olarak seçilen altı özel banka), Sanayi Üretim Endeksi, İhracatın İthalatı karşılama oranı, Enflasyon ve USD/TL değeridir. Değişkenlerin veri seti için 1997-2016 yılları arasındaki ayın son günkü kapanış değerleri kullanılmıştır. Verilerin analizinde İlişkili Örnekler T-Testi ve Kukla Değişkenli Çoklu Regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda BİST Banka Endeksinin 2000 yılından 2001 yılına ve 2007 yılından 2008 yılına geçerken anlamlı düzeyde azalış gösterdiği belirlenmiştir. Bulgulara göre 2001 ve 2008 krizlerinin BİST Banka Endeksi üzerine negatif yönde anlamlı bir etkisi olduğu belirlenmiştir.

Bankacılık sektörüBankalarFinansal kriz+3
Latif Erkin Erdoğan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de 2000-2021 yılları arasında kamu harcamalarının gelişimi

Devlet ihtiyaçlarını karşılamak için kamu harcamalarını kullanarak yerine getirir. Harcamaları ise elde ettiği vergi gelirleri ile karşılamaktadır. Kamu harcamaları, devletin önemli bir maliye politikası aracı olduğu gibi bu harcamalar sayesinde de toplumdaki refah seviyesi de artmaktadır. Bu durum kamu harcamalarında ekonomik ve sosyal etkilere de neden olabilmektedir. Ayrıca kamu harcamaları ihtiyaç duyulduğu hizmetlere yönelik olarak ayrılmaktadır ve her dönemde farklılık göstermesine rağmen o dönem içindeki ihtiyaca göre şekillenmektedir. Türkiye 2000 yılı sonrası ekonomide oluşan krizler, belirsizlikler ve COVID-19 salgınının da yaşanması ile birlikte ekonomik ve sosyal sıkıntılara neden olmuştur. Devlet, uyguladığı politikalar ve istikrar programları sayesinde bu sıkıntıları gidermeye çalışmıştır. Bu uygulanan politikalar ve istikrar programları kamu harcamalarının artmasına neden olmaktadır. Hala günümüzde bu sıkıntıların bazı etkileri devam etmektedir ve kamu harcamalarının etkin bir şekilde kullanılması dahilinde bu sıkıntılar giderilmeye çalışılmaktadır. Çalışmanın amacı, Türkiye'deki 2000 yılı sonrası kamu harcamaları değerlendirilerek sonuçlarının analiz edilmesidir. Bu çalışmada, 2000-2021 yılları arası veriler ile harcamaların etkisi değerlendirilmiştir. İlk önce kamu harcamalarının genel yapısından bahsedilmiş, kamu harcamasının artış nedenleri ve harcama türleri açıklanmıştır. Daha sonra Türkiye ekonomisinin genel görünümüne bakılarak TÜİK ve SBB'den alınan veriler doğrultusunda temel makroekonomik göstergeler değerlendirilmiş, alınan tedbirler ve uygulanan politikalar incelenmiştir. Veriler sonucu kriz ve COVID-19 salgını dönemlerinde ekonomik büyümede azalış olurken TÜFE ve işsizlik oranlarında artış görülmüştür. Daha sonra bu dönemlerde yaşanılan etkilerin sağlık, eğitim, savunma ve altyapı harcamalarına da yansımasıyla birlikte GSYH içindeki payında dalgalı bir seyir izlerken toplam harcamalardaki artışın hala devam ettiği görülmüştür. Özellikle bu harcamalarda, kriz ve salgın döneminde daha fazla artış olmuştur. Çünkü kriz dönemlerinde uygulanan politikalar ve istikrar programları, harcamaları arttırmaktadır. Bu sebeple harcamaların ihtiyaca göre verimli ve etkin kullanılması gerekmektedir.

Ekonomi politikalarıEkonomik göstergelerKamu harcamaları+2
Nida Dineri
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Makro ekonomik faktörlerin sermaye yapısı ve kredi riski üzerine etkisi: İMKB 100 firmaları üzerine bir uygulama

Karsılıklı güven üzerine olusmus olan bankacılık sistemi için kredi riski güncel ve önemli bir olgudur. Kredi riski pek çok faktörden etkilenmektedir. Bunların basında makroekonomik faktörler ve sermaye yapısı kararları gelmektedir. Bu durum finansal piyasalarda son yıllarda yasanan gelismelerin bir sonucu olarak ortaya çıkmıstır. Bankaların sermaye yapıları üzerinde önemli etkileri olan kredi riskinin ciddiye alınmamasından dolayı geçmiste pek çok bankacılık krizleri ve ekonomik krizler yasanmıstır. Finansal piyasalarda yasanan bu olumsuzlukları önlemek amacıyla çesitli gelismeler kaydedilmektedir; fakat bunlar içinde en önemlisi Basel II Uzlasısıdır. Basel II Uzlasısı bankaların sermaye yapıları ile ilgili bir düzenlemedir ve kredi riskinden kaynaklanan kayıpları önlemeyi amaçlamaktadır. Bu amaçla bankaların isletmelere kredi vermeden önce detaylı analizler yapmaları ve isletmelerin kredi riskleri ile ilgili bir derecelendirme yapmaları gerekmektedir. Bankaların kredi riskinden zarar görmemeleri iyi bir risk yönetimi politikası ile mümkün olmaktadır.Bu sebepten dolayı kredi riski modelleri öne çıkmaktadır. Çünkü bu modeller hem isletme bazında hem de portföy bazında riski sayısal olarak ölçme imkanı tanımaktadır. Aynı sebeplerden dolayı bu çalısmada makroekonomik faktörlerin degisimi ile olusan kosulların isletmelerin sermaye yapısı kararları, dolayısıyla kredi riskine olan etkisini gösteren bir ekonometrik model türetilmistir. MKB 100 üzerinde gerçeklestirilen çalısmada üç farklı süreç için analiz yapılmıstır. Bu süreçler 2001, 2003 ve 2005 yıllarıdır. Analiz sonucunda elde edilen bulgular, isletmelerin yıllara göre sermaye yapılarında ve kredi risklerinde meydana gelen degismeleri göstermekte ve bu degisimlerde makroekonomik faktörlerin etkisini ortaya çıkarmaktadır. Anahtar Kelimeler: Kredi Riski, Sermaye Yapısı Kararları, Makroekonomik Kosullar

Kredi riskiMakroekonomiMakroekonomik faktörler+1
Lale Aslan
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

2003-2020 dönemi için Irak'ta işsizlik olgusu üzerinde bazı makroekonomik göstergelerin etkisinin analizi

İşsizlik sorunu, hem ekonomisi güçlü olan gelişmiş ülkelerde hem de ekonomisi zayıf gelişmekte olan ülkelerde ortaya çıkan küresel bir olgu haline gelmiştir. Büyük petrol gelirlerine sahip olan Irak ekonomisi, işsizlik sorununu tamamen ortadan kaldırılmasına izin vermemiştir. Bu araştırma, Irak'taki mevcut ekonomik duruma odaklanarak işsizliğin teorik çerçevesini sunmayı ve tartışmayı, bununla birlikte makroekonomik göstergelerin Irak'taki işsizlik olgusu üzerindeki etkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Bu hedefler doğrultusunda hareket ederek işsizliğin gayri safi yurtiçi hasıla üzerindeki etkisi, işsizliğin enflasyon üzerindeki etkisi, işsizliğin devlet harcamalarına üzerindeki etkisi olmak üzere, üç önemli göstergeyle Irak ekonomisini mercek altına aldık. Bu değişkenler arasındaki ilişkiler sadece 2003-2020 dönemi arasında sınırlı tutularak analiz edilmiş ve yorumlanmıştır. Bu çalışma kapsamında elde ettiğimiz verileri kategorilere ayırıp analiz ettikten sonra şu sonuçlara vardık: Irak'ta işsizlik olgusu, gayri safi yurtiçi hasıla, kamu harcamaları ve enflasyon oranından etkilenen bir dizi makroekonomik göstergelerden etkilenmektedir. Bu çalışma kapsamında elde edilen bulgulara göre, Irak ekonomisi incelemeye tabi tuttuğumuz dönemdeki işsizlik oranlarında önemli ölçüde gözle görülür bir iyileşmeye tanıklık etmiştir. Anahtar Kelimeler: İşsizlik, Irak'ta işsizlik, kamu harcamaları, enflasyon.

EnflasyonIrakKamu harcamaları+3
Mohammed Dhannoon Younus
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Borsa İstanbul'da yabancı yatırımcı oranına etki eden makroekonomik faktörler

Yabancı yatırımcılar ülke ekonomilerinde büyük bir öneme sahiptir. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde sermayenin yetersiz olması, gelirlerin düşük olması gibi nedenlerle yeterince tasarruf sağlanamamaktadır. Bunun sonucunda da ülke ekonomisine katkı sağlayacak yatırımların yapılması zorlaşmakta, finansal piyasalar yeterince güçlü olamamaktadır. Bu gibi durumlarda devreye yabancı yatırımcılar girmektedir. Yabancı yatırımcılar sayesinde ülkelere sermaye akışı sağlanmış olmakta ve aynı zamanda da bir tür döviz kaynağı yaratılmış olacağından ülkelerde ki piyasalarda önemli hareketlenmeler gerçekleşmiş olacaktır. Ancak ülke ekonomilerinde yer alan bazı makroekonomik göstergeler yabancı yatırımcıların ülkeye yatırım yapmalarını önemli ölçüde etkilemektedir. Bu çalışmasının amacı Borsa İstanbul'da yer alan yabancı yatırımcılar üzerinde yatırım kararı alırlarken önemli bir etkiye sahip olan makroekonomik faktörlerden dolar kuru, GSYH, CDS primi ve bankalarca açılan mevduatlara uygulanan ağırlıklı ortalama faiz oranlarının etkisi incelenmiştir. Çalışmada ARDL sınır testi yaklaşımından faydalanılarak 2008- 2021 arasındaki döneme ait çeyreklik veriler kullanılmıştır. Analizler sonucunda elde edilen bulgular değişkenler arasında eli eş bütünleşme ilişkisi olduğunu doğrulamaktadır. Diğer yandan enflasyon, CDS primi ve bankalarca açılan mevduatlara uygulanan ağırlıklı ortalama faiz oranı Borsa İstanbul'daki yabancı yatırımcı oranına pozitif yönde etki ederken, Dolar ve GSYH değişkenleri Borsa İstanbul'daki yabancı yatırımcı oranına negatif yönde etki etmektedir.

BankacılıkBorsa İstanbulEkonomi+1
Metin Çetin
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessEN

Makro ekonomik göstergelerin ekonomik büyüme üzeri etkileri Yunanistan, Gürcistan, Pakistan ve Tunus'da

This study examines the impact of macroeconomic variables on economic growth in selected four countries. Variables of the models are GDP, Cash surplus/ deficit, money supply (M2), government expenditure and exchange rate. An annual data for the period Hausman test was used because it has an asymptotic chi-square distribution, the results of Hausman test indicated that the Random (FEM) was the most appropriate model for the study. The empirical results of the study indicated a significant and positive impact of macroeconomic indicators such as Cash Surplus Deficit, Government Spending and Money supply are a significant and positive relationships on GDP, but Real Exchange Rate is a significant and negative relationships on GDP (economic growth proxy) in four selected countries

Economic growthEconomic effectLeast squares method+7
Qahraman Ahmed Ibrahım Artoshı
Gaziantep University
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Makroekonomik faktörler ile Katılım 30 ve BİST 30 endekslerinin getiri-risk profilleri arasındaki ilişkisellik

2011:2 – 2020:4 arasındaki periyodu kapsayan çalışmada 111 aylık ve 2328 günlük veri seti ile çalışılmıştır. Çalışma iki farklı aşamayı kapsamaktadır. İlk aşamada Katılım 30 ve BİST 30 endekslerinin aylık olarak getiri-risk profillerinin belirlenmesine yönelik; riske göre düzeltilmiş metotlardan, Sharpe Rasyosu, Treynor Rasyosu ve Jensen Rasyosu kullanılmıştır. İkinci aşamada ise başlıca makroekonomik değişkenlerden; döviz kuru, altın fiyatları, enflasyon oranı, petrol fiyatları, faiz oranı, FTSE 100 endeksi ve S&P 500 endeksi kullanılarak; bu değişkenlerin Katılım 30 ve BİST 30 getiri-risk profilleri üzerinde olan etkileri araştırılmıştır. Araştırmada ilk olarak uygulanacak ekonometrik testlerin belirlenmesi amacıyla serilerin durağanlığı Genişletilmiş Dickey-Fuller (ADF) ve Phillips-Perron(PP) ile test edilmiştir. Değişkenlerden bazılarının seviyede bazılarının ise birinci fark düzeyinde durağan olmasından dolayı değişkenler arasındaki ilişkisellik ARDL Sınır Testi yöntemi kullanılarak araştırılmıştır. Katılım 30 getiri-risk profilinin ve BİST 30 getiri-risk profilinin bağımlı değişkenleri oluşturduğu iki farklı model kurulmuştur. Araştırma sonucunda Katılım 30 endeksinin her üç metota göre de riske göre düzeltilmiş getirilerinin BİST 30 endeksinin riske göre düzeltilmiş getirilerinden daha iyi bir performans sergilediği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca Katılım 30 endeksinin getiri-risk profili ile döviz kuru, enflasyon oranı, S&P 500 endeksi arasında pozitif yönlü; faiz oranı ve FTSE 100 endeksi arasında ise negatif yönlü bir ilişkiye ulaşılmıştır. Katılım 30 endeksinin getiri/risk serisi ile altın fiyatları ve petrol fiyatları arasında ise istatistiksel olarak anlamlı bir ilişkiye ulaşılmamıştır. BİST 30 endeksinin getiri-risk profili ile faiz oranı arasında negatif yönlü bir ilişki saptanırken; diğer bağımsız değişkenler ile arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişkiye ulaşılmamıştır.

Borsa endeksiGetiriGetiri-risk ilişkisi+5
Gökhan Berk Özbek
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Ortak makroekonomik faktörlerin Borsa İstanbul'a kayıtlı şirketlerin pay getirileri üzerindeki etkisinin araştırılması

Bu çalışmada Türkiye ekonomisindeki makroekonomik değişkenlerin, Borsa İstanbul'a kayıtlı şirketlerin hisse senedi getirilerini açıklama kabiliyeti temel bileşenler analizi ve Fama-Macbeth iki aşamalı regresyon modeliyle incelenmiştir. Ocak 2006 ile Ağustos 2015 dönemlerini kapsayan çalışmada bağımlı değişken olarak BIST-100 şirketleri hisse senedi getirileri, bağımsız değişkenler olarak da 29 makroekonomik değişken belirlenmiştir. Temel Bileşenler Analizi yöntemi ile 29 makroekonomik değişken 7 temel bileşene indirgenmiştir. İndirgenmiş makroekonomik değişkenlerle oluşturulan modelin performansı iki aşamalı Fama-Macbeth yöntemiyle ölçülmüştür. Yedi temel bileşenden dördünün Borsa İstanbul'a kayıtlı şirketlerin hisse senedi getirilerindeki değişimleri açıklamada önemli düzeyde etkili olduğu belirlenmiştir. Temel Bileşenler Analizi sonucu ortaya çıkan bileşenlerin yüklemelerine göre döviz temelli makroekonomik faktörlerin, mevduat faizlerinin, üretici fiyat endeksleri ve devlet iç borçlanma senetleri (DİBS) fiyat endekslerinin, tüketici fiyat endekslerinin istatiksel olarak anlamlı değişkenler olduğu görülmüştür.

Borsa İstanbulHisse senedi getirileriMakroekonomik faktörler+2
İbrahim Can Hallaç
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Vadeli işlem sözleşmelerini getiri, işlem hacmi ve volatilite bazında etkileyen faktörlerin belirlenmesi ve etkilerinin analizi üzerine ampirik uygulamalar

Yatırımcılar finansal ve finansal olmayan birtakım risklerle karşı karşıya kalmaktadır. Bu sebeple gelecekte karşılaşabilecekleri finansal risklerden kaçınabilmek için vadeli işlem piyasalarını tercih etmektedir. Dolayısıyla bu piyasalarda işlem gören vadeli işlem sözleşmelerini etkileyen faktörlerin neler olduğunun belirlenebilmesi yatırımcılar açısından büyük önem arz etmektedir. Bu çalışmanın iki amacı bulunmaktadır. Birincisi Ocak2013-Aralık2017 döneminde Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasasında işlem gören VİOP30, Dolar ve Euro vadeli işlem sözleşmelerini fiyat, getiri, işlem hacmi ve getiri volatilitesi bazında etkileyen makroekonomik değişkenleri adımsal regresyon, Granger nedensellik ve ARDL analizi yöntemleriyle incelemektir. Böylelikle analizin değişik yöntemlerle gerçekleştirilmesinin sonuçlarda oluşturabileceği farklılıkların gözlemlenebilmesi amaçlanmaktadır. İkinci amaç ise söz konusu vadeli işlem sözleşmelerinin getiri, işlem hacmi ve getiri volatiliteleri üzerinde haftanın günü, yılın ayı ve mevsim anomalilerinin etkisinin var olup olmadığını araştırmaktır. Yapılan analizler sonucunda bazı makroekonomik değişkenlerin incelenen vadeli işlem sözleşmelerinin fiyatı, getirisi, işlem hacmi ve getiri volatilitesi ile istatistiksel olarak anlamlı bir ilişkiye sahip olduğu, buna karşın bazılarının anlamlı bir ilişkisinin olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Anomalilerin varlığına ilişkin analiz sonuçlarında ise bazı sözleşme türlerinde anomalilerin varlığına dair bulgular elde edilirken bazı anomalilerin varlığına rastlanılmamıştır. Analiz sonuçlarının portföy yöneticilerinin performanslarını artırmalarına, riskten kaçınmak isteyen yatırımcıların risklerini yönetebilmelerine ayrıca yatırımcıların etkin olmayan piyasalarda yatırımlarını gerçekleştirirken teknik analiz yöntemlerini kullanmanın yanında ilgili piyasada görülen anomali türüne bağlı yatırım stratejisi geliştirmelerine katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

AnomalilerFiyat hareketiGetiri+3
Yasemin Karataş Elçiçek
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Makroekonomik göstergelerin dış ticaret hacmi üzerindeki etkisi: BRICS-TM ülkeleri üzerine ekonometrik bir analiz

Dış ticaret kavramı yüzyıllar boyunca iktisatçıların ilgilendikleri ve araştırdıkları, günümüzde ise ülkeler tarafından öneminin kavranması ile ağırlık verilen bir olgu haline gelmiştir. Günümüz ekonomilerine bakıldığında zenginliğin kaynağının dış ticaretten geçtiği açık bir şekilde görülmektedir. Yüksek büyüme oranları ve dış ticaret rakamları ile dikkat çeken BRICS-TM ülkeleri ise araştırılması gereken ülkelerin başında gelmektedir. Bu kapsamda, çalışmada dış ticaret hacmi ile enflasyon, ekonomik büyüme ve reel faiz oranları arasındaki ilişki, 1991 – 2017 dönemini kapsayan yıllık veriler, ekonometrik yöntemler kullanılarak test edilmiştir. Yapılan analizlerde dış ticaret hacmi verisi olarak, ihracat ve ithalat hacmi toplamı kullanılmıştır. Analizlerde hipotez testi için LMadj testi, CIPS durağanlık testi, Delta testi, Durbin-Hausman eşbütünleşme testi, CCE ile AMG tahmincisi ve Dumitrescu-Hurlin panel nedensellik testleri kullanılmıştır. Test sonuçlarına göre; dış ticaret hacmi ile enflasyon oranı arasında çift yönlü nedensellik ilişkisi tespit edilirken, büyüme oranından dış ticaret hacmine doğru tek yönlü nedensellik ilişki görülmektedir. Diğer değişkenler arasında ise herhangi bir nedensellik ilişkisi tespit edilememiştir. Anahtar Kelimeler: BRICS-TM, Dış Ticaret, Enflasyon Oranı, Büyüme Oranı, Reel Faiz Oranı

BRICS-TBRICS-TMBüyüme oranı+7
Kamil Özgür Kocalar
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Pay senedine etki eden makroekonomik faktörler: BİST 30 da faaliyet gösteren kamu bankaları ve özel bankalar üzerine ampirik bir uygulama

Küreselleşme olgusundan etkilenen ve bu etkilenmeyle beraber değişen konulardan biri de bankacılık sektörünün yapısı ve bu sektörün etkilendiği alanlardır. Nitekim eski zamanlardan farklı olarak artık insanların daha çok yatırım yapacağı kurum/kuruluşlar olarak karşımıza çıkan sektörün etkilendiği faktörler de hem artmış hem de değişmiştir. Bu faktörler ile ilgili çok çalışma yapılmıştır. Ancak incelenen literatürdeki bazı çalışmalarda hangi faktörün bankaların pay senetlerini etkilediği noktasında kesin ve net bir fikir birliğinin olmadığı görülmüştür. Beş bölüm olarak gerçekleştirilen bu çalışmada BİST 30'da bulunan kamu bankaları ve özel bankaların pay senetleri, fiyat ortalamasını etkileyen makroekonomik faktörler; Augmented Dickey-Fuller (1981), Phillips-Perron (1988) birim kök testleri, Lee-Strazicich (2003) yapısal kırılmalı birim kök testi, Bai-Perron (2003) çoklu yapısal kırılma testi, Hatemi J-Roca (2014) asimetrik ve Balcılar vd. (2010) Bootstrap Rolling Window nedensellik testleri ile ekonometrik olarak analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda genel olarak makroekonomik değişkenlerin, hem kamu bankaları hem de özel bankaların pay senetleri fiyat ortalamasını etkilediği ancak etkileme yönünün gerek değişken bazında gerekse kamu bankaları ve özel bankalar bazında değişiklik gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır.

Ampirik analizBorsa İstanbulHisse senetleri+5
Esat Atalay
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İkili dış ticaretin büyüme üzerindeki etkisi. Azerbaycan -Türkiye örneği

Dış ticaret faaliyetleri ülke ekonomileri için önemli bir gelir/gider kalemi olmanın yanında temel bir ekonomik faaliyet bileşeni, başat bir makroekonomik dinamiktir. Bu sebeple, dış ticaret hacmi de önemli bir makroekonomik değişken konumundadır. Nitekim dış ticaret hacmi ve dış ticarete ilişkin tüm diğer faaliyetler ülkelerin makroekonomik performanslarını ciddi ölçüde etkileme potansiyeline sahiptir. Bu çalışmada Azerbaycan ile Türkiye arasında gerçekleşen dış ticaret hacminin Azerbaycan'ın büyümesi üzerindeki olası etkilerinin analiz edilmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda ampirik metot olarak En Küçük Kareler zaman serisi regresyon yöntemi kullanılmıştır. Sonuç olarak, Türkiye ile Azerbaycan arasında gerçekleşen dış ticaretin Azerbaycan'ın ekonomik büyümesi üzerinde istatistiki olarak anlamlı ve pozitif bir etkisi olduğu tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra cari açığın, toplam işgücü düzeyinin, nüfus artış oranının ve reel faiz oranının da Azerbaycan'ın büyümesi üzerinde pozitif etki yarattığı bulgusuna ulaşılmış olup yabancı doğrudan yatırımlar ile Azerbaycan'ın büyümesi arasında ise istatistiki olarak anlamlı bir ilişki tespit edilememiştir.

Dış ticaret hacmiEkonomik büyümeMakroekonomik faktörler+3
Tale Aghalarov
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Makroekonomik perspektif çerçevesinde Gaziantep sanayi tarihi

Gaziantep'te cumhuriyet ilan edilmeden önce, yüksek getirisi olan mesleklerin tamamına yakınını Ermeniler icra ediyordu. Antepli Türk harsı getirisi düşük işler yapıyor ve meslek erbaplığından uzak tutuluyordu. Antep Harbi sonrası şehirde kalan Türkler, viraneye dönmüş bir şehri imar edip, yaşanılabilir bir yer yapmak zorunda olduğunun farkındaydılar. Savaş henüz bitmişti ama şimdi daha uzun sürecek olan iktisadi savaş yeni başlıyordu. Antep Harbi'ndeki çaresizliğin vermiş olduğu kudretle, düşmanı defeden Antepliler, yine aynı çaresizlikle bir memleketin kendi başına kalkınması için gerekli mücadeleyi veriyorlardı. Bu iktisadi harpte de yokluklar en büyük unsurdu. Şehirde mesleğinde uzmanlaşmış insan sayısı yok denecek kadar azken, herhangi bir işten anlayanlar da ya çırak yada kalfa seviyesinde bilgi ve beceriye sahipti. Bu neslin yokluklardan başlattığı kutsal mücadele ile savaş yaraları sarılmış, şehir yeniden imar edilmiş ve bölgede hiçbir topluluğun yapamadığı sanayi adımlarını atmaya muvaffak olmuşlardı. 1923-1973 yılları arasını incelediğimiz yarım asırlık süreçte, çoğunlukla birincil ve ikincil kaynaklar taranmış, birçok buluşlar ve muvaffakiyetler anlatılmaya çalışmıştır.

Ekonomi tarihiEndüstrileşmeEndüstrileşme politikaları+4
Emre Kaan Özkanlı
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Döviz kuru değişkenliğinin bazı makroekonomik göstergeler üzerindeki etkisi: Türkiye ekonomisi için analiz

Belirsizliğin iktisadi kararlar üzerindeki etkisi kuramsal ve ampirik olarak incelenmiştir. Bu çalışmada belirsizlik ölçüsü için standart sapma olarak döviz kuru oynaklığı seçilerek büyüme, ihracat, ithalat, yatırım, tüketim değişkenleri üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Türkiye ekonomisi üzerine yapılan çalışmada 2003:1-2018:4 dönemleri arası üçer aylık verilerden yararlanılmıştır. Basit regresyon analizi ve Granger nedensellik analizi yapılmıştır. Örneklemin tamamı olan 2003:1-2018:4 dönemi için döviz kuru oynaklığının yatırıma, ithalata ve tüketime negatif yönde etki ettiği sonucuna ulaşılmıştır. Fakat 2018 yılında döviz kurunda sıra dışı hareketlilik gözlemlenmiştir. 2018 yılı dışlandığında anlamlı bir etki ve istatistiki olarak nedensellik ilişkisi çıkmamıştır. Bu sonuca göre döviz kuru değişkenliğinin Türkiye' de incelenen dönem itibari ile büyüme, ihracat, ithalat, yatırım ve tüketim değişkenleri üzerinde belirleyici bir etkisinin olduğu sonucuna ulaşılamamıştır. Dolayısıyla Türkiye ekonomisi için sabit döviz kuru sisteminin fayda sağlayabileceği ya da esnek döviz kuru sisteminin olumsuz bir etkisinin olabileceği görüşü desteklenmemiştir. Anahtar Kelimeler: Döviz Kuru DeğiĢkenliği, Regresyon Analizi, Granger Nedensellik Testi, Büyüme, Ġhracat, Ġthalat, Yatırım, Tüketim, Türkiye

Döviz kuruDöviz kuru oynaklığıDöviz kuru politikaları+7
Mücahid Ulus
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Makroekonomik faktörlerin firma değeri tespitine etkisi: BİST'te bir uygulama

Bu çalışmanın amacı makroekonomik faktörlerin, firma değeri tespitine olan etkisinin incelenmesidir. Bu kapsamda değerleme kavramı, firma değeri tespit süreci ve değerlemede kullanılan genel kabul görmüş değerleme yöntemleri açıklandıktan sonra makroekonomik faktörlerin firma hisse senetleri ile olan ilişkisi incelenerek firma değer tespiti için örnek bir uygulama yapılmıştır. Borsa İstanbul 'da işlem gören bir firma seçilerek 2006: 01- 2016: 06 dönemini içeren verileri ile makroekonomik faktörler olan milli gelir, enflasyon, faiz oranı, para arzı, döviz kuru, istihdam düzeyi ve petrol fiyatlarının öncelikle firmanın hisse senetleri fiyatlarına olan etkisi Basit Korelasyon ve Çoklu Regresyon Analizi ile incelenmiştir. İkinci olarak firma değerleme yöntemlerinden Piyasa Değeri Yaklaşımı kapsamında yer alan Fiyat/Kazanç Oranı yöntemi kullanılarak yıllara göre firma değerleri tespit edilmiştir. Piyasa Değeri Yaklaşımı Borsa'da yer alan firmalar için fiyat karşılaştırma imkânı yaratmasından dolayı bu yaklaşımdaki yöntemler sektör ya da aynı sektör kolundaki firmaların karşılaştırılmasını sağlamaktadır. Yatırımcılar açısından verilerin kolay analiz edilebilir olması ve sonuçların daha kısa sürede elde edilebilir olması nedeniyle Fiyat/Kazanç Oranı Yöntemi tercih edilmiştir. Çalışma sonucunda firmanın hisse senedi fiyatları ile milli gelir, döviz kuru, para arzı ve istihdam arasında pozitif bir korelasyonun olduğu; enflasyon, faiz oranı ve petrol fiyatları arasında ise negatif korelasyon olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Faktörlerin göreli önem sırası; döviz kuru, para arzı, istihdam, milli gelir, petrol fiyatları, faiz oranı ve son olarak da enflasyondur. Milli gelir ve para arzının; döviz kuru, faiz oranı, petrol fiyatları, istihdam ve enflasyonun hisse senetleri fiyatları üzerindeki etkisinden daha fazla ve anlamlı olduğu anlaşılmıştır. Fiyat/Kazanç oranı yöntemine göre makroekonomik faktörlerin yanında firmanın finansal tabloları incelerek yıllar itibariyle 2008 yılının diğer yıllara göre olumsuz bir gelişim gösterdiği görülmüştür. Dolayısıyla yatırım yapmak isteyen yatırımcıya yönelik yapılan çalışmada ülkenin genel durumu ve makroekonomisine bakarak gelecekteki yatırımlarının daha kazançlı olması için yapacağı firma değer tespitinde bu makro faktörleri göz önünde bulundurmalıdır. Firmanın bilanço ve gelir tablosu verileri ile geçmiş dönem finansal verileri değerlemede yardımcı olurken, gelecek yılın tahmini firma değerlemesi de yapılabilir, dolayısıyla firma değer yönteminin iyi seçilmesi gerekmektedir

Borsa İstanbulDeğerlemeDeğerler+6
Sevil Oğuz
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Tam dolarizasyon tartışmaları: Ekvador ekonomisi açısından bir değerlendirme (2000-2020)

Bu çalışma, tam dolarizasyonun alternatif para rejimleri içerisindeki yerini belirlemek ve Ekvador makroekonomik göstergelerinin tam dolarizasyondan nasıl etkilendiğini tespit etmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışmada nitel araştırma deseni tercih edilmiş, yansıtıcı ve açıklayıcı bir model benimsenmiştir. Tam dolarizasyonun Ekvador ekonomisi üzerine etkilerini incelemek için ekonomik büyüme, enflasyon, işsizlik, cari açık, reel efektif döviz kuru, dış borç ve faiz göstergelerinden istifade edilmiştir. Tam dolarizasyon sonrasında Ekvador enflasyon oranlarının ABD oranlarına yaklaştığı, faiz oranlarında keskin bir düşüşün sağlandığı ancak büyümedeki istikrarsızlığın devam ettiği belirlenmiştir. Petrol ihracatına bağımlı bir büyüme modelinde ısrar edilmesi, sürekli artırılan kamu harcamaları için dış borçlanmanın bir telafi biçimi olarak tercih edilmesi ve alınan dış borcun katma değeri yüksek alanlara tahsis edilememesi; büyümedeki istikrarsızlığın temel kaynakları olarak değerlendirilmiştir. Aynı sebeplerin cari açığın kaliteli bir şekilde sürdürülebilmesi hususunda engel oluşturduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak elde edilen bulgular, yapısal reformların tam dolarizasyondaki önemine işaret etmiş ve tam dolarizasyon rejiminin makroekonomik istikrarı sağlayabilmek açısından tek başına yeterli olamayacağını göstermiştir.

DolarDolarizasyonEkonomi+7
Tuğgen Tunç
Ankara Hacı Bayram Veli University · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Makro ekonomik göstergelerin Türk bankacılık sektörü performansı üzerine etkileri

Finansal sistemin önemli bir bileşeni olan bankaların performanslarının incelenmesi, hem ekonomi hem de finans alanlarında önemli bir ilgi alanı oluşturmaktadır. Bu anlamda bankaların düzenli ve etkin çalışmasının bir ölçütü olarak çeşitli performans değerlendirme yöntemlerinin kullanılması mümkündür. Uzaktan gözetim amacıyla kullanılan CAMELS dereceleme sistemi, finansal göstergeleri birlikte değerlendiren önemli performans değerlendirme araçlarından birisidir. Bu doğrultuda çalışmanın temel amacı Türkiye'de finansal sistemin önemli bileşenlerinden biri olan bankacılık sektörünün finansal performansının makro ekonomik göstergelerle olan ilişkisini incelemektir. Çalışmada, Türkiye'de faaliyette bulunan 3 kamusal sermayeli ve 7 özel sermayeli banka ile Türkiye'de kurulmuş ve/veya Türkiye'de şube açmış 12 yabancı sermayeli, toplam 22 mevduat bankasına ait 2003:Q3-2016:Q2 dönemi verileri kullanılmıştır. VAR analizi ile veriler analiz edilmiş ve sonuçlar irdelenmiştir. Türk Bankacılık Sektörünün, hem genel olarak hem de gruplar bazında CAMELS analizi yapılmış, ayrıca her bir CAMELS bileşeni için performanslar değerlendirilmiştir. Bunlara ilave olarak ekonominin önemli belirleyicileri olan tüketici fiyat endeksi, gayri safi yurtiçi hasıla ve faiz değişkenlerinin Türk Bankacılık Sektörü performansı üzerindeki etkileri nedensellik analizi kullanılarak araştırılmıştır. Çalışmada elde edilen sonuçlara göre; sermaye yeterliliği, aktif kalitesi ve likidite bileşenlerinde yabancı sermayeli mevduat bankaları, yönetim kabiliyeti ile karlılık bileşenlerinde kamusal sermayeli mevduat bankaları ve piyasa riskine duyarlılık bileşeninde ise özel sermayeli mevduat bankalarının en yüksek performansı gösterdiği tespit edilmiştir. Ayrıca Türk Bankacılık Sektörü performansı ile tüketici fiyat endeksi ve faiz oranı arasında çift yönlü, gayri safi yurtiçi hasıla ile tek yönlü nedensellik ilişkisi tespit edilmiştir. Anahtar Sözcükler: CAMELS, Finansal Performans, Bankacılık Sektörü, Zaman Serisi Analizi, VAR Analizi

Bankacılık sektörüCAMELSFinansal kaynaklar+6
Gülay Çizgici
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Bireysel emeklilik sisteminin seçilmiş makro ekonomik değişkenler üzerine etkisinin analizi: Türkiye örneği

Günümüz dünyasında birçok gelişmiş ve gelişmekte olan ekonomilerde, kalkınma sürecinde kullanılan sermaye birikimlerinin önemli bir kaynağı sosyal güvenlik kurumlarının oluşturduğu fonlardır. Bu fonlar içerisinde de bireysel emeklilik sistemine ait olan fonlar büyük öneme sahiptir. Toplanan fonlar ekonomi içerisinde değerlendirilerek; alt yapı yatırımlarına kaynak oluşturulur, yatırımların finansmanında uzun vadeli kaynak sağlanır ve söz konusu yatırımlar ile yeni iş ve istihdam olanakları ortaya çıkarılmaktadır. Ülkedeki finans ve mali sektöre uzun vadeli fon aktararak sermaye piyasalarının daha sağlıklı işlemesine, fiyat istikrarına ve pozitif büyümeye olumlu katkı sağlamak gibi ekonomik sonuçları, sistemin önemini göstermektedir. Bu doğrultuda araştırmada bireysel emeklilik sistemi ile makro ekonomik değişkenlerden seçilen ekonomik büyüme, cari açık ve sermaye piyasası arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmaktadır. 2009:1 - 2018:4 dönemine ilişkin üçer aylık verilerin kullanıldığı çalışmada, Autoregressive Distributed Lag (ARDL) sınır testi yaklaşımı ile uzun dönemli ve kısa dönemli ilişki incelenirken, Toda-Yamamoto nedensellik testi ile kısa dönemli ilişkinin yönü analiz edilmektedir. Bulunan sonuçlar incelendiğinde, bireysel emeklilik sistemi ile ekonomik büyüme ve sermaye piyasası arasında uzun dönemli ilişki söz konusu iken cari açıkla arasında ilişki bulunamamıştır. Ayrıca kısa dönemli sonuçlarda ise her üç bağımlı değişkenin de bireysel emeklilik sistemi ile ilişkisinin söz konusu olmadığı tespit edilmiştir.

ARDL Sınır TestiBireysel emeklilikMakroekonomi+4
Hatice Özkan Karabacak
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00

Related subjects