Hastane yönetimi
85 theses under this subject heading
Çalışan memnuniyetine etki eden faktörlerin önceliklendirilmesi: Eğitim ve araştırma hastanesinde bir uygulama
Bu araştırmayla çalışan memnuniyetine etki eden faktörlerin önceliklendirilmesi amaçlanmaktadır. Amaca yönelik olarak araştırmada; memnuniyet kavramı, çalışan memnuniyeti, çalışan memnuniyetinin tarihsel gelişimi ve çalışan memnuniyetini etkileyen faktörler kategorize edilerek incelenmiştir. Çalışan memnuniyetine yönelik ele alınan bu faktörler, işletmenin hiyerarşik yapısı bakımından analiz edilerek hiyerarşik basamaklarındaki önem düzeyleri tespit edilmiştir. Bu araştırma, Dumlupınar Üniversitesi Kütahya Evliya Çelebi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde görev yapan 151 personelin katılımıyla gerçekleşmiştir. Araştırmaya katılan personellerin; 12'si üst yönetim, 13'ü orta yönetim, 21'i alt yönetim ve 105'i idari görevi bulunmayan çalışanlardan oluşmaktadır. Yapılan analizler sonucunda çalışan memnuniyetinin belirlenmesinde çalışanların bireysel ve mesleki farklılıkları dikkate alınmamış olup, çalışanların bulundukları hiyerarşik basamaklar dikkate alınmıştır. Araştırma, farklı hiyerarşik basamaklarda görev alan çalışanların çalışan memnuniyeti açısından, farklı ya da benzer önceliklerinin olup olmadığını ortaya çıkarmaya çalışmaktadır. Buna göre; araştırmada üst yönetimin örgüt sistemi kriterlerinden ücret kriterini; orta yönetimin örgüt sistemi kriterlerinden çalışma ortamı ve saatlerini; alt yönetimin grup kriterlerinden takım çalışmasını; idari görevi bulunmayan çalışanların grup kriterlerinden dayanışma ve işbirliğini memnuniyet kriteri olarak önceliklendirdiği ortaya konulmuştur. Hiyerarşik basamaklar dikkate alınmadan yapılan analizde ise; örgüt sistemi kriterlerinden çalışma ortamı ve saatlerinin öncelikli olarak değerlendirildiği tespit edilmiştir.
Ameliyathane sistemlerinde sıra bağımlı hazırlık süreli çizelgeleme yaklaşımı
Bir hizmet işletmesi olan hastanelerde, en yüksek kazanç ve maliyet birimlerinden biri ameliyathanelerdir. Hastane yönetiminin, en düşük maliyetle yüksek kalitede cerrahi bakım sağlanması baskısı altında olan ameliyathanelerde çizelgeleme sürecine ve önemli bir kaynak olan ameliyat odası kullanımına ilişkin yaygın uygulanan genel bir yapının olmaması çalışmanın çıkış noktasını oluşturmaktadır.Belirsizlik ve değişkenliğin fazlaca yaşandığı ameliyathane ortamında, ameliyat odası kullanım oranının en büyüklenmesi, çalışma kapsamının amacını oluşturmaktadır. Ameliyat odasının kullanım etkinliği, gerçekleştirilen ameliyatların planlanan tamamlanma zamanından erken ve geç tamamlanmasıyla ölçülmektedir. Tıp fakültesi hastanesi ameliyathanesinde çocuk cerrahisi ameliyat odası, tek makineli bir iş ortamı olarak düşünülmüş ameliyatların çizelgelenme problemi ele alınmıştır. Çizelgeleme probleminin gerçek sistemi daha iyi yansıtması açısından ameliyatlar arasındaki sıraya bağımlı hazırlık süreleri ile ameliyat sürelerinin stokastik olarak ele alındığı çalışmada, ameliyatların sıralanmasına ilişkin bir sıralama kuralı geliştirilmiştir. Geliştirilen modelin, karmaşık ve risk taşıyan ameliyathane ortamına uygunluğunun sınanması gerektiği düşüncesiyle benzetim yöntemi kullanılmış ve Promodel Benzetim programından faydalanılmıştır.Tez kapsamında yapılan inceleme ve araştırmalar doğrultusunda önerilen modelin ameliyat odası kullanımı açısından gelişme sağladığı görülmektedir. Ameliyathanede farklı cerrahi birimlerde ve tüm ameliyathane ortamında kullanılabilecek modelin hem hasta, hem ameliyathane personeli hem de hastane ? ameliyathane yöneticileri açısından memnuniyeti artıracağı düşünülmektedir.Anahtar Kelimeler: Çizelgeleme, Sıraya Bağlı Hazırlık Süreli Tek Makine Çizelgeleme Problemleri, AmeliyathaneÇizelgelemesi, PROMODEL
Hastane yöneticileri ve çalışanlarının sanal kaytarma davranışları ile mesleki etik algıları arasındaki ilişkinin analizi: Gazi Üniversitesi Hastanesi örneği
Bu araştırma, hastane çalışanlarının sanal kaytarma davranışları ile mesleki etik algıları arasındaki ilişkinin analiz edilmesi amacıyla ilişkisel-tanımlayıcı ve kesitsel tipte gerçekleştirilmiştir. Araştırma, Ankara il merkezinde bulunan Gazi Üniversitesi Hastanesinde çalışan, yüz yüze ve online anket yöntemiyle ulaşılabilen 486 hastane yöneticileri ve çalışan ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın verileri, Ocak 2022-Ağustos 2022 tarihleri arasında, Kişisel Bilgi Formu, Sanal Kaytarma Ölçeği (SKÖ) ve Etik Yaklaşım Ölçeği (EYÖ)'ni içeren anket formu kullanılarak elde edilmiştir. Verilerin değerlendirilmesinde güvenirlik analizi, tanımlayıcı istatistikler, Bağımsız gruplarda t testi, Mann Whitney-U testi, Kruskal Wallis H testi, Bonferroni testi ve Spearman Korelasyon analizi kullanılmıştır. Araştırmada, anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak alınmıştır. Araştırmada, hastane yöneticileri ve çalışanlarının %69,5'inin kadın, %21'inin 26-30 yaş aralığında %47,7'sinin lisans mezunu olduğu, %53,5'inin sağlık sektöründe 10 yıldan fazla çalıştığı, %48,6'sının hemşire olarak çalıştığı ve %16,9'unun kurumda yönetsel görevi olduğu belirlenmiştir. Hastane yöneticileri ve çalışanlarının %76,1'inin 10 yıldan fazla süredir internet kullandığı, %88,3'ünün internete mobil cihaz ile her yerde erişim sağladığı, kurum interneti kullananların %51,7'sinin diğer nedenlerle kurumun internetini kullandığı saptanmıştır. Hastane yöneticileri ve çalışanlarının SKÖ'nden 2,05±0,64 puan aldıkları ve düşük düzeyde sanal kaytarma davranışlarına sahip oldukları sahip oldukları; EYÖ'nden ortalama 3,41±0,58 puan ile mesleki etik algılarının yüksek olduğu belirlenmiştir. Araştırmada, hastane yöneticileri ve çalışanlarının SKÖ toplam puanı ile EYÖ puanı arasında pozitif yönde düşük düzeyde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir (r=0,160; p<0.001). Araştırmada, hastane yöneticileri ve çalışanlarının yaşı, eğitim durumu, sektörde çalışma süresi, mesleği, internet erişimi sağlanan yer ve kurum internetini kullanma gerekçesine göre SKÖ puanları arasında anlamlı fark olduğu tespit edilmiştir. Araştırmada, hastane yöneticileri ve çalışanlarının cinsiyeti, yaşı, eğitim durumu, mesleği, kurumda yönetsel görev durumu, internet erişimi sağlanan yer ve kurum internetini kullanma gerekçesine göre EYÖ puanları arasında anlamlı fark olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak; araştırmada, hastane yöneticileri ve çalışanlarının sanal kaytarma davranışlarının düşük düzeyde, mesleki etik algılarının yüksek olduğu görülmüştür. Araştırmada, hastane yöneticileri ve çalışanlarının sanal kaytarma davranışları ile mesleki etik algıları arasında pozitif yönde düşük düzeyde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir.
Sağlık hizmetlerinde arzın talep yaratması ve hekimlere güven: Hastaların görüşleri üzerinden bir araştırma
Bu çalışmada, sağlık sektöründe arzın talep yaratması ile hekime güven konularının hasta algısı üzerinden incelenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca arzın gereksiz talep yaratması ve hekime güven algısının katılımcıların kişisel ve demografik özelliklerine göre farklılaşıp farklılaşmadığının belirlenmesi de çalışmanın amaçları arasındadır. Tanımlayıcı ve kesitsel türdeki çalışmanın evrenini, Yozgat Bozok Üniversitesi Hastanesi polikliniklerine başvuran 18 yaşını doldurmuş kişiler oluşturmaktadır. Bu hastaneden günlük yaklaşık 400, aylık 12.500 poliklinik hastası hizmet almaktadır. Bu durumda araştırmanın örneklem büyüklüğü %99 güven düzeyi ve %1 hata ile 631 olarak hesaplanmıştır. Bu araştırmada ulaşılan kişi sayısı 650 olmuştur. Çalışma kapsamında yapılan literatür taramasında, çalışmanın amaçlarına uygun olduğu düşünülen "Arz Kaynaklı Gereksiz Sağlık Hizmeti Kullanımının Değerlendirilmesi Ölçeği" ve "Doktora Güven Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmanın hipotezlerinin testinde iki ortalama arasındaki farkın anlamlılık testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), korelasyon analizi ve çoklu regresyon analizinden yararlanılmıştır. Analizler sonucunda, arzın talep yaratması ve hekimlere güven ölçeklerinde katılımcıların kişisel ve demografik özelliklerinden sağlık sigortası dışındaki tüm özellikleri arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğu belirlenmiştir. Ayrıca Hekime Güven Ölçeği ile Arz Kaynaklı Gereksiz Sağlık Hizmeti Kullanımı Ölçeğinin tüm alt boyutları arasında negatif yönlü ve güçlü bir ilişki bulunmuştur. Buna göre arzın talep yaratması algısı arttıkça hekime güven azalmaktadır. Bu durum regresyon analizinde de tespit edilmiş ve açıklanan varyans %85 olarak bulunmuştur. Çalışma sonucunda tıp eğitiminde meslek etiğine daha fazla önem veren ders ve uygulamalara ağırlık verilerek hekimlerin çeşitli gerekçelerle gereksiz hizmet sunma davranışlarının önlenmesi, vatandaşların sağlık okuryazarlığının artırılarak gereksiz hizmet talep etmeme ya da gereksiz hizmetin teklif edilmesi durumunda bu hizmeti ret etme davranışlarının geliştirilmesi önerilmektedir. Ayrıca geçmişten beri kutsal kabul edilen hekimlik mesleğine güveni sarsıcı uygulama ve haberlerden mümkün olduğu ölçüde kaçınılmalıdır.
Hastane bilgi yönetim sistem verilerine veri madenciliği ile işlerlik kazandırılması için bir adım : K-ortalama algoritmasında uygun parametre seçimi
Sağlık kurumları yöneticileri; finansal, tıbbi işlemleri, teknolojik gelişmeleri ve risk faktörleri gibi çok sayıda alt sistemleri de yönetebilmelidir. Yöneticilerin kuruluşlarını güvenli, verimli yönetebilmeleri, sorumluluklarını daha iyi yapabilmeleri, yönetsel becerilerini daha kolay ortaya koyabilmeleri için Hastane Bilgi Yönetim Sistemlerine (HBYS) ihtiyaç duyulmaktadır. Sağlık alanında toplanan manuel veya tıbbi cihazlardan elde edilen farklı formattaki tıbbi verileri, bilişim ve iletişim teknolojilerdeki gelişmelere bağlı olarak dijital ortamlara aktarılmaktadır. Ülkemizde HBYS'lerin yapısal gelişiminde ilerlemeler olmasına rağmen, sistemde toplanan verilere hala yeteri kadar işlerlik kazandırılmış değildir. HBYS'ler sağlık yöneticilerine yardımcı olacak bazı raporlar içerse de, veriler arasında çoklu bağlantıları ortaya çıkarabilecek raporları kapsamamaktadır. Veri madenciliği yöntemlerinin sistemlere adapte edilmiş olmaması, veri-bilgi dönüşüm sürecini yönetebilecek deneyimli ve yeterli bilgi seviyesi olan sistem sorumluların bulunmaması bu sistemler için önemli bir eksikliktir. HBYS'lerin uygun analiz yöntemlerle entegre olmuş, kolay kullanılabilen daha kapsamlı tasarlanmasına ihtiyaç vardır. Tıp alanındaki bilimsel çalışmalarda veri madenciliği kümeleme yöntemlerinden K-ortalama algoritması yaygın olarak kullanılmaktadır. Ancak K-ortalama algoritmasının başlangıç parametreleri olan küme sayısının ve başlangıç merkezlerinin kullanıcı tarafından belirlenmesi gereği algoritmanın önemli dezavantajıdır. Bu probleme çözüm olabileceği düşünülerek, yöntemin parametre değerlerine ihtiyaç duyulmadan çalışan mevcut algoritmayı geliştirmek amaçlanmıştır. NAMGY (Noktalar Arası Mesafe ve Gözlemlerin Yoğunluğu) isimli algoritmayı içeren yazılım ile HBYS'lerdeki veriler kullanarak hastane yöneticilerin ihtiyac duyduğu bilgiler daha kolay rapor edilebilecek ve atıl olarak biriken büyük miktardaki veriler işlerlik kazanmış olacaktır. Ek olarak, çalışma NAMGY K-ortalama algoritması, HBYS verilerinin bilgiye dönüştürülmesinde daha kolay ve kullanıcı dostu yazılım ile sağlık kurumları yönetimine katkı sağlayıp, kurumlar için ekonomik açıdan bir değer oluşturacaktır.
Hemşirelerin sosyal baskınlık yönelimleri ve örgütsel güvenle ilişkisi
Amaç: Hemşirelerin sosyal baskınlık yönelimleri ve örgütsel güvenle ilişkisini belirlemek amacıyla yapıldı. Gereç ve Yöntem: Araştırma tanımlayıcı ve kesitsel tipte bir araştırmadır. Çalışma, Mart-Mayıs 2018 tarihleri arasında gerçekleştirildi. Araştırmanın evrenini, Çiğli Bölge Eğitim Hastanesi'nde çalışmakta olan hemşireler oluşturdu (N=298). Araştırmanın örneklemini, 219 hemşire ve yönetici hemşire oluşturmaktadır. Araştırmaya katılmayı kabul eden hemşirelerden yüz yüze görüşme yöntemi ile veriler toplandı. Veri toplama araçları olarak; Kişisel Bilgiler Formu, Sosyal Baskınlık Yönelimi Ölçeği (SBYÖ), Örgütsel Güven Ölçeği (ÖGÖ) kullanıldı. Verilerin analizinde, sayı, yüzde, ölçeklerin alt boyut ortalama ve standart sapmaları, hesaplandı. Ölçeklerin Cronbach alfa değerlerine bakıldı, iki ölçek puanları arasında kolerasyon analizi yapıldı. Ölçek puanlarıyla hemşirelerin demografik özellikleri arasında ilişkiyi belirlemek için Ki-kare, Mann Whitney U testleri kullanıldı. Bulgular: Hemşirelerin SBY ölçeği ortalaması 50,18±16,91 olarak bulundu. Hemşirelerin ÖGÖ alt boyut ortalamaları; yöneticiye güven 3,96±1,08, kuruma güven 3,25±1,15, çalışma arkadaşlarına güven ortalaması ise 4,54±0,84 olarak belirlendi. Sosyal baskınlık yönelimi ile yöneticiye güven ve çalışma arkadaşlarına güven arasında anlamlı bir ilişki görülmezken, kuruma güven ile arasında pozitif yönde zayıf anlamlı bir ilişki bulundu (r=0,151, p<0,05). Sonuç ve Öneriler: Araştırmaya katılan hemşirelerin orta düzeyde SBY izledikleri; yaş, eğitim düzeyi arttıkça SBY puanlarının da artığı gözlendi. Beklenildiği gibi, erkek hemşirelerin SBY puan ortalamaları ile kadınların SBY puan ortalamaları arasında anlamlı fark görüldü. Hemşirelerin ÖGÖ puan ortalamaları literatüre oranla düşük saptandı. Hemşirelerin en fazla çalışma arkadaşlarına, en az da kuruma güvendikleri görüldü. Anahtar kelimeler: Sosyal baskınlık yönelimleri, örgütsel güven, HemĢirelik
Hemşirelerin çatışma çözme davranışlarının incelenmesi
Amaç: Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesinde çalışan hemşirelerin çatışma çözme davranışlarını saptamak için yapıldı. Gereç ve Yöntem: Tanımlayıcı ve kesitsel tipteki bu çalışmaya Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesinde çalışan, çalışmaya gönüllü olarak katılmayı kabul eden 423 hemşire alındı. Veriler, hemşirelerle yüz yüze görüşme yöntemi ile toplandı. Çalışmada, veri toplama aracı olarak 'Hemşireler için Tanıtıcı Bilgi Formu' ve 'Çatışma Çözme Ölçeği-ÇAÇÖ' kullanıldı. Verilerin analizinde; sayı, yüzde, ortalama ve standart sapma, bağımsız değişkenlerle ölçek ve alt boyut puan ortalamalarının karşılaştırılmasında, bağımsız gruplarda t testi, tek yönlü varyans analizi ve Mann Whitney U testleri yapıldı. Bulgular: Hemşirelerin yaş ortalaması 29,54±5,84' dür. Hemşirelerin %87,4'ü kadın, %54,6'sı evli ve %56,2'si lisans mezundur. Hemşirelerin ÇAÇÖ alt boyutları puan ortalamaları; çatışma yaşadığı kişiyi anlamaya çalışma 38,74±6,30, dinleme becerileri 18,35±5,68, her iki tarafın gereksinimlerine odaklaşma 18,35±5,68, sosyal uyum 27,50±3,37, öfke kontrolü 11,87±3,04 ve ÇAÇÖ toplam puanı 23,16 ± 4,81 olarak bulundu. Hemşirelerin cinsiyet, medeni durum ve haftalık çalışma süreleri ile çatışma yaşadığı kişiyi anlama ve dinleme becerileri ve öfke kontrolü alt boyutları arasında anlamlı farklar tespit edildi. Mesleki konum, çalıştığı birim, nöbet durumları ile öfke kontrolü arasında istatistiksel olarak anlamlı farklar belirlendi. Sonuç: Araştırmadan elde edilen bulgular sonucunda; hemşirelerin çatışma çözme davranışları Çatışma Çözme Ölçeği puanları ortanın üstünde bulundu. Hemşirelerin çatışma çözümleme davranışlarını geliştirmeye yönelik farkındalığı arttırıcı çalışmalar yapılması önerilir. Anahtar kelimeler: Hemşire; çatışma; çatışma çözme.
Sağlık tesislerindeki yöneticilerin inovasyon algısı: Düzce örneği
Günümüzde bilimsel ve teknolojik geliĢmelerin artması ile rekabet edebilmenin kriterleri de değiĢmektedir. Teknolojideki geliĢmeler, beraberinde pazarda oluĢan beklenti ve ihtiyaçlar firmaları değiĢime zorlamaktadır. Daha önceleri kalite, fiyat, daha ucuza satmak gibi unsurları tüketicisine sunabilen firmalar ön plana çıkmaktaydı ama bu saydığımız unsurları artık neredeyse tüm firmalar sunabilmektedir. ĠĢte burada devreye inovasyon girmektedir. Tüketici üzerinde daha fazla tatmin oluĢturan, farklı ürün ve hizmetler sunabilen firmalar tüketici tarafından tercih sebebi olacaktır. DeğiĢken çevresel Ģartlar göz önünde bulundurulduğunda, inovasyon yapmak önemli bir gereklilik haline gelmiĢtir. Son yıllardaki bu değiĢim sürdürülebilir baĢarının sağlanması açısından sağlık sektörü için de önemli bir gerçekliktir. Bütün endüstrilerde olduğu gibi, bir giriĢim olarak hastaneler de sürdürülebilir rekabet gücü sağlama ve hastaların, sağlık personelinin ve paydaĢların ihtiyaçlarına daha iyi yanıt verebilme düĢüncesiyle yenilikçi olmak durumundadırlar. Bu doğrultuda araĢtırmanın amacı Düzce Ġli‟ nde bulunan sağlık tesisi yöneticilerinin inovasyon algılarını tespit etmektir. Bu sebeple nitel araĢtırma yöntemi çerçevesinde Düzce Ġli‟ nde bulunan kamuya ait sağlık tesisi yöneticilerinin 13‟ ü ile derinlemesine mülakat yapılmıĢtır. Elde edilen veriler betimsel analiz tekniği ile analiz edilmiĢtir. AraĢtırma sonucunda sağlık tesisi yöneticilerinin inovasyon hakkında yeterli bilgiye sahip olmadıkları, iĢleri kolaylaĢtırmak, maliyetleri düĢürmek ve daha verimli çalıĢmak adına yapılan faaliyetlerin, inovasyon bilincinden ziyade beklentilerin ve rekabet koĢullarının daha da arttığı günümüzde yapılması gerekli olan çalıĢmalar olduğu tespit edilmiĢtir. AraĢtırma kapsamındaki sağlık tesislerinin; kamu kurumu olmaları ve mevzuat ile sınırlandırılmıĢ yapıları, bu kurumdaki yöneticilerin etkin kararlar almaları önünde bir engel olarak görülmüĢtür. Anahtar Kelimeler: Sağlık Tesisleri, Hastane Yöneticileri, İnovasyon, İnovasyon Algısı.
Sağlık yöneticilerinin girişimci kişilik özelliklerinin hastanelerin kurumsal performansı üzerindeki etkisi: İstanbul'da faaliyet gösteren özel hastanelere yönelik bir araştırma
Bu araştırmanın temel amacı, hastane yöneticilerinin girişimci kişilik özellikleri ile hastanelerin kurumsal performansları arasındaki doğrudan ve dolaylı etkileşimleri tespit etmek ve doğrulayıcı karakterli modeller geliştirmektir. Araştırmanın evrenini; T.C. Sağlık Bakanlığı Özel Sağlık Kurumları Genel Hastaneler kapsamında İstanbul ilinde faaliyet gösteren özel hastanelerin konuyla ilgili orta ve/veya üst kademe yöneticileri oluşturmaktadır. Nicel araştırma yönteminin (nicel araştırma deseni) kullanıldığı araştırmada, veriler yüz yüze anket tekniği ile toplanmıştır (değerlendirmeye alınan ve verilerin analizinde kullanılan toplam anket sayısı ise 430 dur). Araştırmada; betimleyici istatistikler, keşfedici faktör analizi, çoklu regresyon analizi, farklılık testleri, doğrulayıcı faktör analizi ve yol (path) analizi teknikleri kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 21 ve AMOS 22 paket programları kullanılmıştır. Araştırmanın sonuçları genel olarak İstanbul ilinde T.C. Sağlık Bakanlığı Özel Sağlık Kurumları Genel Hastaneler kapsamında JCI Kalite ve Akreditasyon belgesine sahip olan ve bu belgeye sahip olmayan tüm özel hastanelerin orta ve/ veya üst düzey yöneticilerinin bakış açılarını yansıtmaktadır. Araştırmanın doğrulayıcı karakterli analiz sonuçlarına göre; yöneticilerin girişimci kişilik profillerini en iyi düzeyde temsil eden girişimcilik özelliği, risk alma eğiliminde olma özelliğidir. Yöneticilere göre bir hastanenin kurumsal performans düzeyini ortaya koyan en önemli boyutun ise iç süreçler performansı değişkeni olduğu tespit edilmiştir. Araştırma modelinde yer alan değişkenlere yönelik doğrudan ilişkiler (ikili modeller) çerçevesinde; yöneticilerin girişimci kişilik özelliklerinden olan risk alma eğiliminde olma özelliklerinin, hastanenin kurumsal performansını tüm boyutlarıyla (finansal performans-hasta hizmet performansı-iç süreçler performansı-öğrenme/gelişme performansı) pozitif yönde ve anlamlı düzeyde güçlü bir şekilde etkilediği tespit edilmiştir. Hastanelerin finansal performansını; girişimci kişilik özelliklerinden olan risk alma eğiliminde olma özelliğinin, anlamlı düzeyde ve pozitif yönde; başarıya gereksinim duyma eğiliminde olma ve içsel kontrol odaklılık eğiliminde olma özelliklerinin ise anlamlı düzeyde ve negatif yönde etkilediği tespit edilmiştir. Hastanelerin hasta hizmet performansını; girişimci kişilik özelliklerinden olan "risk alma eğiliminde olma" özelliğinin, anlamlı düzeyde ve pozitif yönde; "belirsiz durumlara karşı toleranslı olma" özelliğinin ise anlamlı düzeyde ve negatif yönde etkilediği tespit edilmiştir. Hastanelerin iç süreçler performansını; girişimci kişilik özelliklerinden olan "risk alma eğiliminde olma" özelliğinin, anlamlı düzeyde ve pozitif yönde; "başarıya gereksinim duyma eğiliminde olma" özelliğinin ise anlamlı düzeyde ve negatif yönde etkilediği tespit edilmiştir. Hastanelerin öğrenme/gelişme performansını; girişimci kişilik özelliklerinden olan "risk alma eğiliminde olma", "özgüvenli olma" ve "özerklik eğiliminde olma" özelliklerinin anlamlı düzeyde ve pozitif yönde; "başarıya gereksinim duyma eğiliminde olma" ve "yenilikçilik eğiliminde olma" özelliklerinin ise anlamlı düzeyde ve negatif yönde etkilediği tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Sağlık Yöneticileri, Girişimci Kişilik Özellikleri, Kurumsal Performans, Özel Hastaneler, İstanbul.
Sağlık kurumlarında kriz yönetimi (Şanlıurfa örneği)
Sağlık kurumları, topluma gerekli sağlık hizmetlerini, koruyucu, tedavi edici ve rehabilite edici olarak üç basamakta sunan kurumlardır. En önemli amaçları ihtiyaç anında, gereken miktarda ve eşit düzeyde sağlık hizmeti sunabilmektir. Kriz ise; beklenmedik anda, aniden ortaya çıkan, zaman baskısı yaratan, yönetici ve çalışanlarda strese ve paniğe yol açan, kurumların hayatta kalmasına dahi engel teşkil edebilen durumlar veya olaylardır. Sağlık kurumları, her an herhangi bir krizle karşı karşıya kalma olasılığı yüksek kurumlardandır ve özellikle de 2020 yılının Mart ayından bu yana ülkemizde Covid-19 salgının sağlık kurumlarında yarattığı krizle birlikte kriz ve kriz yönetimi kavramları daha anlamlı hale gelmiştir. Dolayısıyla bu çalışma sağlık kurumlarının kriz öncesinde, anında ve sonrasında nasıl yaklaşımlarda bulunması gerektiği, neler yapılması gerektiğini içerdiğinden önem arz etmektedir. Bu çalışmanın amacı; kriz durumlarında kurumların nasıl hareket etmesi gerektiği, kriz meydana gelmeden önce sinyallerin anlaşılmasıyla birlikte olası kriz durumuyla yüz yüze kalmamak için neler yapılması gerektiğini aktarmak ve ayrıca sağlık kurumlarının kriz öncesi ne gibi önlemler alması gerektiği, kriz anında durumdan en az zarar ile nasıl kurtulabileceği, krizi fırsata dönüştürebilmek için nasıl bir eylem planına ihtiyaç duyulduğu; kriz sonrası dönemde ise kurumun eski durumuna dönebilmesi veya daha güçlü olabilmesi için nasıl bir yol izlenmesi gerektiği ve dikkat edilmesi gereken hususlar konusunda bir bilgi havuzu oluşturmaktır. Kesitsel, tanımlayıcı ve çıkarımsal niteliğe sahip olan bu çalışmanın örneklemi kolayda örnekleme yöntemi ile seçilmiştir. Veriler 10 soruluk kriz yönetimi anket formu ve 45 ifadeden oluşan kriz yönetim ölçeği ile elde edilmiştir. Araştırmanın evrenini Şanlıurfa'daki hastanelerde görev yapan tüm hastane yöneticileri, örneklemini ise bu 9 hastanede görev yapan Başhekim, 1 Hastane müdürü, 1 Başhekim yardımcısı ve 1 Hastane müdürü olmak üzere toplamda 36 kişiden oluşmaktadır. Çalışmanın genel sonucuna bakılırsa yöneticilerin kriz durumlarını önemsedikleri, krizlere ve krizden önce bu durumlara karşı hazırlıklı oldukları, kriz dönemlerinde kurumun en az zararla kurtulması için yoğun çaba sarf ettikleri, krizden sonra ise genel değerlendirmelerde bulunup eksik ve hataların düzeltilmesi için gerekenleri yaptıkları tespit edilmiştir. ANAHTAR KELİMELER: Covid-19, Risk, Kriz, Kriz Yönetimi, Sağlık Kurumları
Sağlık çalışanlarının ve hastaların görüşleriyle hastane bina yönetiminin değerlendirilmesi ve bir ölçek geliştirme çalışması
Yönetim bir sanattır ve bu sanatı icra etmek çok zordur. Yönetimin en zor olduğu alanlardan biri de hastanelerdir. Çünkü hastaneler kompleks yapılar olup günün 24 saati faaliyet gösteren ve birçok hizmetin koordineli bir şekilde çalışarak hizmet ürettiği mekânlardır. Bu mekânları yönetmek sağlık yöneticileri için karmaşık ve zordur. Karmaşık ve zor olan hastane binalarını en iyi şekilde yönetmek için hastane binasında ki tüm hizmetlerin koordineli bir şekilde yönetilmesi gerekmektedir. Bu araştırmanın amacı, yöneticilerin hastaneyi bir bütün olarak görmesi ve verilen hizmetlerin en iyi şekilde yönetildiği sürdürülebilir bir hastane modeli oluşturmak, hastalar ve çalışanlara yönelik hastane bina yönetiminin değerlendirmesine yönelik bir ölçek geliştirmektir. Araştırmanın evrenini Elazığ ilinde faaliyet gösteren şehir hastanesinin çalışanları ve hastaları oluşturmaktadır. Kolayda örnekleme yöntemi ile 528 hasta ve 361 çalışana anket uygulanmıştır. Verilerin analizi için SPSS 25 ve AMOS 20 programlarından yararlanılmıştır. Madde-toplam korelasyonu, alt-üst %27 farkı, güvenilirlik analizi, keşfedici faktör analizi ve doğrulayıcı faktör analizi yapılmıştır. Hastalara uygulanan ölçek analizi sonuçlarına göre, fiziksel koşullar, acil durum ve güvenlik ve estetik koşullar olmak üzere üç boyut tespit edilmiştir. Bu üç boyutun toplam varyansı %54,94, Cronbach Alpha değeri ise 0,956 bulunmuştur. Sağlık çalışanlarına uygulanan ölçeğin analiz sonuçlarına göre, fiziksel unsurlar ve sosyal unsurlar olmak üzere iki boyut tespit edilmiştir. Bu iki boyutun toplam varyans değeri %56,02, Cronbach Alpha değeri ise 0,960 olarak hesaplanmıştır. Bu sonuçlara göre iki ölçeğin de güvenilir ve geçerli olduğu tespit edilmiştir.
Sağlık işletmelerinde algılanan hizmet kalitesi ve Ankara'da hastane türlerine göre bir araştırma
Sağlık hizmetlerinin amacı insanın fiziksel, ruhsal ve sosyal olarak sağlığının korunması, iyileştirilmesi ve bu durumun sürekliliğinin sağlanarak toplumun refah düzeyinin ve mutluluğunun geliştirilmesidir. Bütün hizmet kuruluşlarında olduğu gibi, sağlık kuruluşlarında da hizmet kalitesi önemli yer tutmaktadır.Bundan dolayıdır ki işletmelerin hizmet kalitesi için ortaya koydukları tüm çabaların yarattıkları etkilerin ölçülmesi, hizmeti alan müşterilerin sunulan hizmetleri nasıl algıladıkları, kalitenin hangi boyutlarında nasıl farklılıklar gösterdikleri ve elde edilen bu sonuçlara göre yeni tedbirlerin alınması sürekli iyileştirmenin anahtarı olmaktadır.Yukarıda ele alınan koşullar çerçevesinde bu çalışmada, sağlık alanında sunulan hizmetlerin kalitesinin bu hizmetleri alanlar tarafından nasıl algılandığı, bu hizmetleri sunan farklı hastane türlerine göre karşılaştırılarak değerlendirmelerde bulunmaktır. Böylece hastaların hizmet kalite algılarının hastane türlerine göre farklılaşıp farklılaşmadığı ve farklılıkların kalitenin hangi boyutları açısından ön plana çıktığı gibi tespitler yapılmıştır.Anahtar Kelimeler:1.Kalite,2.Hizmet,3.Hizmet Kalitesi,4.Hastane Türleri,5.Hastane İşletmeleri
Sağlık kurumlarında yalın yönetim: Fırat Üniversitesi Hastanesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı örneği
Rekabetin hızla arttığı günümüzde hem kamu hem özel sektörde yer alan kurumlar eldeki kıt kaynakları verimli bir şekilde kullanarak performanslarını artırmaya yönelmektedir. Kaynakların verimli bir şekilde kullanılması israfın olmaması demektir. İsraf kavramı günümüzde yalın ile ilişkilendirilmektedir. Otomotiv sektöründe vücut bulan yalın kavramı daha sonra imalat sektöründe yoğun bir şekilde kullanılmaya başlanmıştır. İmalat sektöründe yapılan yalın üretim çalışmaları ile süreçte israflar belirlenmekte, israfların ortadan kaldırılması için yalın teknikler uygulanmaktadır. Bu sayede müşterilerin değer tanımına uygun ürünler istediği yer ve zamanda sunulmakta, süreçler hızlanmakta, maliyetler düşmekte, üretim miktarı, kârlar, çalışan ve müşteri memnuniyeti artmaktadır. İmalat sektöründe yoğun bir şekilde uygulaması bulunan yalın üretimin hizmet sektöründe karşılığı yalın yönetimdir. Son zamanlarda hizmet sektöründe de uygulanmaya başlayan yalın yönetim çalışmaları sınırlı bir kaynağa ve uygulamaya sahiptir. Hizmetin soyut olması, ölçülememesi, dinamik olması vb. özellikleri yapılan çalışmaların sınırlı olmasına neden olmaktadır. Bu çalışmaların zaman içerisinde artacağı düşünülmektedir. Geleneksel yönetim usullerini terk edip yalın yönetimi benimsemek isteyen kurumların öncelikle kültür değişimini gerçekleştirmesi gerekmektedir. Yönetimin ve çalışanların da bu değişime inanması gerekmektedir. Bu çalışmada sağlık kurumlarında yalın yönetimin uygulanabilirliği araştırılmıştır. Çalışmanın uygulama alanı olarak Fırat Üniversitesi Hastanesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı seçilmiştir. Öncelikle Genel Cerrahi Anabilim Dalı ayaktan ve yatan hasta ile çalışanlarının memnuniyet düzeyleri belirlenmiştir. Daha sonra sağlık kurumlarında yapılan değer akışı haritalama çalışmaları incelenmiş yalın yönetim ve yalın teknikler üzerine araştırma yapılmıştır. Yalın yönetimi uygulamak isteyen sağlık hizmeti sunan kurumların öncelikle hizmet sundukları kişilerin değer tanımlarını doğru belirlemesi gerekmektedir. Değer tanımı ile kastedilen hizmet sunulanın hizmetten beklediği ile algıladığının aynı olmasıdır. Sağlık kurumlarından hizmet alanlar öncelikli olarak hastalıklarının doğru teşhis edilmesini, ihtiyaç durumunda doğru tedavinin uygulanmasını ve bu teşhis ve tedavi süreçleri arasında beklememeyi, güler yüzlü ve ilgili personel ile karşılanmayı, temiz ve ferah bir ortamda hizmet almayı istemektedirler. Bekleme 7 israf türünden biridir. Bu israfların belirlenmesine yönelik yalın yönetim tekniklerinden değer akışı haritalama kullanılan görsel bir araçtır. Bu doğrultuda Genel Cerrahi Polikliniği ayaktan hastalarından belirlenen hizmet ailelerine yönelik mevcut ve gelecek durum değer akışı haritaları çizilmiştir. Değer akışı haritalama ile bilgi ve materyal akışı görsel olarak sunulmuştur. Mevcut durum değer akışı haritaları ile israf noktalarının belirlenmesi daha görünür olmaktadır. Ayrıca katma değer yaratan ve katma değer yaratmayan süreler tespit edilmektedir. İsrafların belirlenmesinin ardından bu israfları ortadan kaldıracak yalın çözüm önerileri geliştirilmiştir. Geliştirilen yalın çözüm önerileri doğrultusunda gelecek durum değer akışı haritaları çizilmiş ve bu öneriler haritalarda gösterilmiştir. Bu önerilerin uygulanması ile beklemelerin ve maliyetlerin azalacağı, verimliliğin, kârın, performansın ve hasta-çalışan memnuniyetinin artacağı düşünülmektedir.
Yöneticilerin liderlik özelliklerinin çalışanların motivasyonu ve performansı üzerindeki etkileri: Kamu ve özel hastanelerinde bir uygulama
Teknolojik gelişmelerin hız kazandığı ve büyük rekabetin yaşandığı günümüzde, yöneticilerin işletmenin hedeflerine ulaşabilmesinde önemli rolleri vardır. Bunu sağlamak için yöneticilerin liderlik özelliklerine sahip kişiler olması ve çalışanların motivasyon ve performansına önem vermeleri gerekmektedir. Bu araştırmanın amacı, yöneticilerin liderlik özelliklerinin çalışanların motivasyonu ve performansı üzerinde etkisi olup olmadığını araştırmaktır.Tezde liderlik ile ilgili tanımlar, liderlik yaklaşımları, lider ve yönetici arasındaki farklar, klasik ve modern liderlik kuramları ele alınırken; motivasyonun tanımı ve önemi, motivasyon araçları ve teorileri, performansın tanımı ve önemi, performans yönetimi ve motivasyon ile olan ilişkisi ve çalışanlar açısından önemi irdelenmiştir. Uygulamada anket yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini 40 kamu ve 26 özel olmak üzere toplam 66 hastanenin çalışanları oluşturmaktadır Örneklem grubu olarak, 7'si özel, 5'i kamu hastanesinden olmak üzere 340 kişi seçilmiştir. Çalışmada yer alan analizler için SPSS 19.0 paket programı kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda, yöneticilerin liderlik özelliklerinin çalışanların motivasyonunu ve performansını etkilediği görülmüştür. Yöneticilerin sergiledikleri liderlik özellikleri arttıkça çalışanların motivasyonun da arttığı görülmüştür. Yöneticilerin liderliği ile çalışanların performansı arasında aynı yönlü güçlü bir ilişkinin olduğu, çalışanların motivasyonundaki artış ile yüksek performans göstermeleri arasında bir ilişki olduğu hipotezi doğrulanmıştır. Hastanelerin kamu ya da özel hastane olması koşulunda liderliğin, çalışan motivasyonu ve performansında farklılık göstermediği görülmüştür. Tez çalışmasında ortaya konulan hipotezlerin doğruluğu ispatlanmıştır. Bulgular doğrultusunda, hastane yönetiminin liderlik eğitimi almaları önerilmektedir. Yöneticilerin, çalışanların eğitim düzeylerini dikkate alarak yaklaşım göstermeleri durumunda iletişim artacaktır. Çalışan ücretlerinde artış sağlandığı takdirde motivasyonda büyük ölçüde artış olacaktır ve performansın yükselmesi de sağlanacaktır.Anahtar Kelimeler: Liderlik, motivasyon, performans
Servislerde hemşirelik hizmetlerinin yönetsel performansının belirlenmesi formu geliştirme çalışması
Hemşirelik hizmetlerinin tepe yöneticileri, servislerde sunulan hemşirelik hizmetini izleyebildikleri, kontrol edebildikleri ve değerlendirebildikleri ölçüde, hemşirelik hizmetini yönetebilirler. Bu araştırma, bir hastanenin hemşirelik hizmetleri tepe yöneticisinin, servislerde sunulan hemşirelik hizmetinin performansını yönetsel olarak izlemek, değerlendirmek ve servisler arasında karşılaştırmalar yaparak, gerekli iyileştirmeleri yapabilmeklerini sağlamak amacıyla yöneticilerin kullanabileceği bir form önerisinde bulunmak amacıyla planlanmıştır.Araştırma yöntemi olarak uzlaşma sağlama aracı olarak ifade edilen, bir problem durumuna ilişkin uzman görüşlerinin analiz edilerek ortak bir sonuca ulaşılması esasına dayanan delphi metodu kullanılmıştır. Delphi turlarında görüş ve önerilerini aldığımız uzmanlar, hemşirelikte yönetim konusunda akademik uzmanlığa sahip akademisyenlerin ve JCI tarafından akredite edilmiş ve bu hastanelerde üç yıl ve üzeri hemşirelikte yönetim deneyimine sahip tepe yöneticilerinden oluşmuştur. İlk iki delphi turunda sekiz uzman, son delphi turunda ise yedi uzman görüşü alınmıştır. Üç delphi turu sonunda, hemşirelik hizmetleri yöneticisinin servis vizitlerinde kullanabileceği bir form oluşturulmuştur. Delphi turları sonunda her maddenin kapsam geçerlilik oranları belirlenerek, teker teker analiz edilmiş, anlamlılık düzeylerine bakılmıştır.Araştırmada literatür taraması sonucu, uzman görüşlerini almak için içinde 120 ifadenin yer aldığı ilk form oluşturulmuştur. İlk form dört bölümden oluşmaktadır. Direkt hasta bakımına yönelik kriterler bölümünde 62 ifade, indirekt hasta bakımına yönelik kriterler bölümünde 15 ifade, servise yönelik kriterler bölümünde 13 ifade, servis sorumlu hemşiresine yönelik kriterler bölümünde ise 30 ifade vardır. İlk delphi turu sonucunda, uzman görüş ve önerilerine dayanılarak ifadelerde değişiklik yapılmış ya da formdan çıkartılmıştır. İlk delphi turu sonucunda formdan 40 ifade çıkartılarak 80 ifadenin yer aldığı ikinci form oluşturulmuştur. Bu 80 ifade içinde, Direkt hasta bakımına yönelik kriterler bölümünde 43 ifade, indirekt hasta bakımına yönelik kriterler bölümünde 8 ifade, servise yönelik kriterler bölümünde 7 ifade, servis sorumlu hemşiresine yönelik kriterler bölümünde ise 22 ifade vardır. 80 ifadelik form ile ikinci delphi turu yapılmıştır. Bu tur sonucunda da 80 ifadenin yer aldığı formdan, 17 ifade çıkartılarak ya da değiştirilmiştir. Ayrıca gelen öneriler göz önüne alınarak 2 ifade eklenerek 63 ifadenin yer aldığı üçüncü form oluşturulmuştur. 63 ifadenin yer aldığı form son tur delphi turuna sunulmuştur. Son tur delphi sonucunda formda ifade sayısında değişiklik yapılmamış, sadece 5 ifadede değişiklik yapılarak forma son hali verilmiştir.Elde edilen bulgular ışığında, hemşirelik hizmetleri yöneticisinin servis vizitlerinde yapısal öncülleri dikkate alarak, kullanabileceği bir form oluşturulmuştur. Formun kullanımı hakkında öneriler sunulmuştur.
Hastane işletmelerinde finansal yapı ve performans ölçümünde oran analizinin uygulanması acıbadem hastanesi örneği
Sağlık işletmeleri, sanayi işletmelerinden farklı özelliklere sahiptir. Sağlık işletmelerinde çıktının tanımlanması ve ölçülmesi güçtür, yapılan işler oldukça karmaşıktır. Sağlık kurumlarında uzmanlaşma seviyesi çok yüksektir.Hastane işletmeleri, topluma sağlık hizmeti verirler. Sağlık hizmeti, bireyin bedenen ve ruhen tam olarak esenlik içinde olmasını sağlamak ve korumak amacıyla yapılan eylemler bütünüdür. Sağlık hizmeti ertelenemez niteliktedir. Hastaneler, her türlü sağlık hizmetinin kesintisiz üretildiği, bunun yanında eğitim, araştırma ve toplum sağlığı hizmetlerinin yürütüldüğü, kar amacı gütmeyen işletmelerdir.Hastanelerde sağlık hizmetlerinin devamlılığı ve kalitesi için yüksek teknolojik donanım kullanımı şarttır. Bununla birlikte uzman personelin istihdamı gerekir. Bu nedenle hastane işletmeleri yüksek maliyetle çalışırlar.Kesintisiz sağlık hizmeti üretimi için katlanılan yüksek maliyetlerin ve gerçekleştirilen sağlık hizmetleri sonucunda elde edilen gelirlerin hastanelerin finansal yapısı üzerindeki etkileri ölçülerek hastane performansı ve mali durum analizleri yapılabilmektedir. Böylelikle genel finansal durum hakkında bilgi sahibi olunup, finansal kararlar, yapılan analiz sonucuna göre verilebilir.Bu çalışmada, Acıbadem Hastanesi'nin performans verileri ve finansal tabloların incelenmiştir. Acıbadem Hastanesi'nin finansal tablolarına İMKB aracılığıyla ulaşılmıştır. Performans ile ilgili veriler ise Acıbadem Hastanesi yetkililerinden ve Acıbadem Hastanesi'nin Internet üzerinden yayımladığı Performans Bültenleri'nden elde edilmiştir. Elde edilen sonuçlar değerlendirilmiş, karşılaştırmalı olarak tablo ve grafikler halinde sunulmuştur.
Afet ve felaketlerde hastane hizmetlerinin yönetimi: Bir alan çalışması
Ill ÖZET Afetler, toplumun normal yaşam düzenini aniden kesintiye uğratan, onun uyum sağlama ve yanıt verme kapasitesini aşarak dış yardıma gereksinim duymasına yol açan, can ve mal kaybına neden olan ekolojik olaylardır. Afetler, genellikle doğal ve yapay afetler olarak iki başlık altında toplanmaktadır. Afet; sessiz, alarm, izolasyon, dış yardım ve rehabilitasyon olmak üzere beş dönemden oluşmaktadır. Afet yönetimi ve afette yapılacak işler de bu dönemlerde planlanmaktadır. Afetlerde; ölümlerin azaltılması, triaj ve yaralıların bakımı, ikincil hastalıkların önlenmesi ve olağan sağlık hizmetleri düzeyine ulaşma, başlıca sağlık konu ve amaçlarıdır. Bu hizmetlerin zamanında ve etkili bir biçimde yerine getirilebilmesi, kurumsal, yerel ve ulusal afet planlarının varlığına bağlıdır. Eğer bu planlar çeşitli senaryolar içermiyorsa afete cevap başarılı olamayacaktır. Ulusal sağlık sistemindeki konumuna göre bütün hastaneler ve sağlık merkezleri bir acil yardım planına sahip olmalıdır. Planın yapısı her hastanenin önemi, sınıfı ve ulusal sağlık programında hizmet ettiği alan ve afet alanında oynadığı rolle yakından ilgilidir. Bu araştırmada, Ankara metropol alanındaki hastanelerde afet planının bulunup bulunmadığı araştırılmıştır. 31 hastanenin yönetici ve sivil savunma uzmanlarıyla yapılan anketin analizi sonucunda, afete hazırlık açısından kamu ve özel hastaneler arasındaki farklılıklar tespit edilmeye çalışılmıştır. Afet yönetimi eğitimi almış olan sivil savunma uzmanları yasal zorunluluk nedeniyle %83,3'lük oranla kamu hastanelerinde çalışmaktadır. Özel hastanelerin böyle bir zorunluluğu olmadığı için, özel hastanelerin %88,9'unda sivil savunma uzmanı görevlendirilmemektedir.112 Elde edilen verilere göre, hastanelerin %80,6'sında afet yönetim planı bulunduğu, ancak bu planların %56'sının değişik senaryolara sahip olmadığı tespit edilmiştir. Başka bir sonuç ise, hastanede afet meydana geldiğinde ilk olarak kimin haberdar edileceği ile ilgilidir, %71,1'lik oranla başhekim haberdar edilmektedir. Bu nedenle, afet durumlarındaki hastane yönetimi, iyi eğitilmiş ve kendini geliştirmiş hekimler ve yöneticiler tarafından yapılmalıdır.
Hastanelerde liderlik davranışlarının personel iş doyumuna etkisini belirlemeye yönelik bir alan çalışması
208 ÖZET Hastanelerde Liderlik Davranışlarının Personel İş Doyumuna Etkisini Belirlemeye Yönelik Bir Alan Çalışması Liderlik grup hedeflerini belirlemeye ve geliştirmeye yönelik olarak, grup aktivitelerini etkileme süreci olarak tanımlanabilir. Liderliğin bütün örgütlerde hayati önemi vardır. Örgütler amaçlarını iş doyumu yüksek işgörenler sayesinde elde ederler. Örgütlerde iş doyumu ve personel yakınmalarını etkileyen temel faktörlerden en önemlisinin, yöneticilerin sergiledikleri liderlik davranışları olduğu ileri sürülebilir. Bundan dolayı yöneticiler personel iş doyum düzeyini düşünmek zorundadır. Bu çalışmanın amacı, liderlik davranışlarının personel iş doyumu üzerindeki etkilerini belirlemektir. Çalışma Tokat Cevdet Aykan Devlet Hastanesinde çalışan 355 kişi üzerinde yapılmıştır. Anket metodu uygulanmıştır. Yöneticilerin liderlik davranışlarını bulabilmek için faktör analizi ve çok değişkenli istatistiksel analiz metodu kullanılmıştır. Gruplar arasındaki fark için Tek Yönlü Varyans Analizi kullanılmıştır. Liderlik davranışlarının iş doyumu üzerindeki etkilerinin bulunabilmesi için korelasyon analizi kullanılmıştır. Çalışma sonucunda yöneticilerin liderlik tarzları; destekleyici, araçsal, katılımcı ve başarı yönelimli liderlik tarzları olarak belirlenmiştir. Destekleyici, araçsal, katılımcı ve başarı yönelimli liderlik tarzlarının personel iş doyumu üzerinde pozitif etkisi olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Liderlik, İş Doyumu, Hastane
Türkiye'de sağlık yöneticiliği eğitimi ve yüksek lisans öğrencilerinin öz değerlendirmeleri
Araştırmanın amacı; Hastane ve Sağlık Kurumları Yüksek Lisans öğrencilerinin Türkiye Yükseköğretim Yeterlilikler Çerçevesi (TYYÇ) doğrultusunda belirlenen çıktılara göre, kendi görüşleri alınarak, aldıkları eğitimden kazanımlarının belirlenmesi ve programın değerlendirilmesidir. Çalışmanın amacı doğrultusunda hazırlanan Öz Değerlendirme Formu 2017-2018 eğitim öğretim yılında Beykent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Hastane ve Sağlık Kurumları Yönetimi bölümünde aktif olarak devam eden yüksek lisans öğrencilerine uygulanmıştır. Yapılan uygulama sonucunda öğrencilerin vermiş olduğu cevaplar nitel veri değerlendirme desenlerinden fenomenolojik çalışma deseni ile değerlendirilmiştir. Çalışma sonucunda yüksek lisans eğitimi alan öğrencilerde yabancı dil bilme becerisinin düşük olduğu görülmüştür. Eğitim programı dahilinde öğrencilerin yabancı dil öğrenme motivasyonlarını arttıracak çalışmaların yapılması önerilmektedir. Katılımcıların büyük çoğunluğunun yüksek lisans yapmaktaki amaçlarının yöneticilik alanında kariyer yapmak olduğu tespit edilmiştir. Farklı alanlarda lisans eğitimi almış öğrencilerin sağlık hizmetleri terimlerine hakim olabilmeleri ve sağlık mevzuatı hakkında bilgi sahibi olabilmeleri için ilgili dersleri kapsayacak bir Hastane ve Sağlık Kurumları Yüksek Lisans Programı politikasının gerekliliği öngörülmektedir.
Yalın yönetim kapsamında 2. basamak hizmet hastanelerinde kısa dönem yatan ve sık rastlanan hastalıklarda maliyet yönetimi: Tuzla Devlet Hastanesi örneği
Bu çalışmanın amacı, kamuya ait ikinci basamak bir hastanenin, yatan hasta kayıtlarından en çok yatış yapılan bir cerrahi ve bir dâhili servis belirlenerek, yatan hasta toplam ve birim işlem maliyetinin hesaplanması, bulunan maliyetlerin Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) paket fiyatları ve SGK' ya (Sosyal Güvenlik Kurumu) gönderilen fatura dökümleri ile karşılaştırılarak, hizmet kapasitesi yüksek olan kliniklerin yatan hasta birim maliyetinin hastaneye yükünün tespit edilmesidir. Araştırmanın yürütüldüğü Dahiliye Kliniğinde, toplam maliyetler içerisinde % 77.09 ile en yüksek oran personel maliyeti bulunmuştur. İlk madde ve malzeme olarak adlandırılan ilaç ve tıbbi malzemenin oranı % 7.05, genel üretim maliyetlerinin oranı ise % 15.86 olarak hesaplanmıştır. Genel Cerrahi Kliniğinde ise; toplam maliyetler içerisinde % 75.37 oran ile yine en yüksek personel giderleri, ilaç ve tıbbi malzeme oranı % 8.62, genel üretim maliyetlerinin oranının da % 16.01 olduğu görülmüştür. Sağlık yöneticilerinin çalışmayı baz alarak, maliyet muhasebesi, performans, planlama ve kalite geliştirme, tespit edilen israfların ortadan kaldırılması ve hastane gelirlerinin arttırılması çalışmalarına katkı sağlayabileceği, ayrıca araştırma sonuçlarının, Sağlık Bakanlığı ve SGK tarafından değerlendirilmesi ile sağlık kurumları açısından, iyileştirme çalışmalarında etkili olacağı ve finansal getiriler sağlayacağı düşünülmektedir. Araştırmanın sonuç kısmında, çalışmanın bulguları baz alınarak sağlık yöneticilerine önerilerde bulunulmuştur.
Yönetici desteğinin iş memnuniyeti, duygu düzenleme becerisi ve örgütsel performans algısı üzerine aracı etkisi: Sağlık sektöründe bir araştırma
Davranışların üretimi etkilediği, çalışanların hem kendilerini hem de gelen müşteriyi psikolojik olarak rahatlatması gerektiği günümüzde en önemli sektörlerden biri olan sağlık sektörüdür. Tıpkı her sektörde olduğu gibi bu sektörde de yönetici anlayışının ve insan kaynakları yönetiminin önemi her geçen gün biraz daha artmaktadır. Bu da bir yönüyle çalışanların performanslarını arttırmak veya belli bir seviyede tutmakla; çalışanların memnuniyetini ve duygu düzenleme düzeylerini de üst seviyeye çıkarmakla mümkün olacaktır. Organizasyonlar arasında örgütsel performans algısı farklılıkları vardır ve konu ile ilgili yapılan bilimsel çalışmalarda yüksek performansa sahip organizasyonlarda yönetici desteğinin çalışanlar üzerindeki etkisi görülmüştür. Çalışanların iş memnuniyeti de organizasyonun verimi ve başarısı için önemli bir göstergedir. Konu ile ilgili geçmişte yapılan akademik çalışmalar, yönetici desteğinin çalışanların iş memnuniyeti seviyelerini arttırmada önemli bir değişken olduğunu ortaya koymuştur. Duygu düzenleme denilince kısaca bireylerin sahip oldukları olumlu bakış açıları ve beklentileri olarak tarif edilir. Yönetici desteğinin çalışanların duygu düzenleme seviyelerini yükselttiği, ilgili literatür çalışmalarından anlaşılmıştır. Bu çalışmanın amacı; Güneydoğu Anadolu Bölgesi illerinde sağlık sektöründe (özel ve kamu hastanelerinde) çalışan yöneticilerin çalışanlara sağladığı destek ile çalışanların performansları, iş memnuniyetleri ve duygu düzenlemeleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişkinin olup olmadığını ortaya koymaktır. Ayrıca yapısal eşitlik modeliyle yönetici desteğinin çalışanların performansına, iş memnuniyetlerine ve duygu düzenleme düzeylerine etkisini ölçmektir. Araştırmanın örneklemini Türkiye'nin Güneydoğu Anadolu Bölgesi illerinde bulunan özel ve kamu hastanelerinde görev yapan 699 denek oluşturmaktadır. Araştırmada elde edilen veriler, araştırmanın amacı doğrultusunda çeşitli istatistik metot ve test teknikleri (frekans dağılımı, ortalama, t-testi, ANOVA, regresyon, korelasyon ve yol analizi) kullanılarak SPSS 18.0 ve AMOS 18.0 istatistik paket programları yardımıyla değerlendirilmiştir. Anlamlılık düzeyi 0.05 olarak kabul edilmiştir. Araştırmada çalışanların öncelikle demografik bilgileri ile bağımsız değişkenler arasında pozitif bir ilişki olup olmadığını ortay koyulmuş ve sonrasında ise yönetici desteği, örgütsel performans algısı, memnuniyet ve duygu düzenleme düzeyleri arasında doğrudan veya dolaylı pozitif güçlü bir ilişki olduğu/olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Örgütsel Performans algısı, iş memnuniyeti ve duygu düzenleme algılarının arasında yönetici desteğinin aracılık etkisinin olduğu/olmadığı, çalışanların yönetici desteği, örgütsel performans algısı, iş memnuniyeti ve duygu düzenleme algılarının; yaş, cinsiyet, eğitim durumu, iş tecrübesi demografik değişkenlerine göre farklılaştığı/farklılaşmadığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler Yönetici Desteği, Örgütsel Performans Algısı, İş Memnuniyeti, Duygu Düzenleme, Sağlık Sektörü
Yalın hastane yönetiminin hasta bekleme sürecine etkisi
Sağlık sisteminin en önemli konusu olan hastaneler her geçen gün sayısı ve önemi daha da artmaktadır. Günümüz teknolojilerinin hızlı geliştirme göstermesi ve artan rekabet ortamı hastaneleri sürekli iyileştirmeye ve geliştirmeye zorunlu kılmaktadır. Hastaneler hastalara değer katan faaliyetleri hastaların taleplerine göre her zaman verememekte ve ihtiyaç duyulan zamanda sağlık hizmeti verilmediğinde de hastalar çok fazla beklemek zorunda kalmaktadır. Bunların nedenlerinin başında da israf ve artan maliyetler gelmektedir. Bu durumda hastaneler artan maliyetlere ve israfa karşı önlemler almak zorunda kalmaktadır. İşte burada hastanelerin yardımına yalın düşünce kavramı gelmektedir. İsrafların önlenmesi; hataların önlenmesi ve kaizen çalışmaları ile süreçler sürekli iyileştirilmesi ve geliştirilmesi gibi çalışmalarla hastanenin artan maliyetlerini düşürmeye çalışmaktadır. Hastanelerde stok yönetim sistemi, düzenli olarak ürün ve malzeme temini, bakım ve hizmet sürelerinin zamanını ve kalitesini ortaya çıkarmaktadır. Yalın düşünce uygulamalarıyla birlikte, hastanelerde hastalar için değer katmayan bütün gereksiz faaliyetleri, hareketlerin ve süreçlerin yok edilmesi, hastanenin girdileri ile harcamaları arasındaki verimliliğin arttırılması ve hataların azaltılmasını sağlamaktadır. Yalın düşüncenin faaliyetlerine uygulanabilirliği ve imalat sistemlerinde sağlanan faydalar sağlık hizmetlerinde ulaşılabilirliği arttırmaktadır
Hastanelerde permakültürün yerleştirilmesi
Endüstri devrimi ile birlikte üretim ve tüketim alanlarında değişimler yaşanmıştır. Yaşanan bu değişimler toplumların yaşam biçimlerinde ve ilişkilerinde farklılaşmaları ortaya çıkarmıştır. Küresel boyutta tüm bu yaşananlar, kaynak yönetimi ve atık yönetimi konusunda çözümler bulmayı zorunlu kılıp sürdürülebilirlik kavramını doğurmuştur. Yerkürenin yaşamı destekleme kapasitesi ve sınırları düşünüldüğünde sürdürülebilirliğin ancak doğru kurulacak doğa-insan ilişkisiyle mümkün olabileceği göz önündedir. Kırsaldan göç nedeniyle artan kentleşme, üretim ve tüketim olgularının tekrar değerlendirilerek, planlanmasını gerektirmiştir. Şehir yaşamında kurulacak doğru doğa-insan ilişkisi tasarımlarıyla temiz çevre, güvenli gıda, etkin ve sağlıklı iletişim unsurlarına ulaşmak mümkündür. Bu çalışmada, kamu kullanımının en yoğun olduğu alanlardan biri olan hastanelerde bu tür doğru bir ilişkinin oluşturulması tasarlanmaya çalışılmıştır. Çalışmada tasarım aracı olarak permakültür kavramı kullanılmıştır. Hastanelerdeki bu değişimin sadece çevreci bir söylem olarak kalmayıp, hastanelerin kaynak yönetimi ve atık yönetimi konularında fayda sağlayan birer işletme modeli oluşturabilecekleri düşünülmüştür. İnsan temelli bir sistem olan bu yapının tüm çalışanlar tarafından anlaşılması ve benimsenmesi, işletmeler açısından avantajlar ve rekabet gücü sağlayabilecektir. Anahtar Kelimeler : Sürdürülebilirlik, Permakültür, Hastane, Sağlık, Ekoloji.
Hastane yönetiminde liderlik ve iş doyumu
Bu araştırmada liderlik ve iş doyumu, hastane yönetimi açısından değerlendirilmiştir. Araştırma tarihçi-kaynak tarama yöntemi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmada, hastane yönetimindeki başarının liderlik ve iş doyumunun çıktısı olduğu saptanmıştır. Bu araştırma, sağlık işletmelerinin yeniden yapılandırıldığı bu dönemde, sağlık hizmeti sunum kalitesinin artırılması, yöneticilerin liderlik özelliklerinin çalışanların iş doyumu üzerindeki etkileri ve iş yasam kalitesinin iyileştirilmesi değişim ve dönüşüm çabalarına olumlu katkılar sağlanmasına yardımcı olmak amacıyla hazırlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Hastane, Yönetim, Liderlik, iş Doyumu