Hastane yönetimi

Bu konu başlığı altında 98 tez

DoktoraAçık ErişimTR

Sağlık çalışanlarında psikolojik sağlamlık, stresle başa çıkma tarzları, iş ve yaşam tatmini arasındaki ilişkinin incelenmesi

Giriş ve Amaç: Sağlık hizmeti sunumuyla birey ve toplum sağlığına katkı sağlayan sağlık çalışanları hem sağlık kurumlarının hem de bir ülkenin önemli beşerî kaynaklarıdır. Bu nedenle iş tatmini ve yaşam tatminine etki eden unsurların belirlenmesi önemlidir. Bu çalışmada, sağlık çalışanlarında psikolojik sağlamlık, stresle başa çıkma tarzları, iş tatmini ve yaşam tatmini değişkenleri arasındaki nedensellik ilişkilerinin belirlenmesi ve ilgili değişkenlerde sosyo-demografik özelliklere göre farklılık olup olmadığının tespit edilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntemler: Çalışma evreni, Edirne il merkezindeki üniversite, devlet ve özel hastanelerde görevli sağlık çalışanlarından oluşmaktadır ve toplamda 2872 kişiyi kapsamaktadır. Kurum personel sayıları ve meslek dağılımları baz alınarak tabakalı örnekleme yöntemi uygulanmıştır. Araştırma verileri, anket form aracılığıyla toplanmıştır. Anket form, sosyo-demografik özelliklere yönelik sorular ile Psikolojik sağlamlık, Stresle başa çıkma tarzları, İş tatmini ve Yaşam tatmini ölçeklerinden oluşmaktadır. Stresle başa çıkma tarzları; kendine güvenli yaklaşım, iyimser yaklaşım, sosyal desteğe başvurma, boyun eğici yaklaşım ve çaresiz yaklaşım olmak üzere 5 alt boyuttan oluşmaktadır. Diğer ölçekler ise tek boyutludur. Anket uygulaması, Haziran 2022'de başlamış, Aralık 2022'de ise son bulmuştur. Bulgular: Çalışmada ulaşılan sonuçlara göre, 41-50 yaş aralığındaki katılımcıların psikolojik sağlamlık, kendine güvenli yaklaşım, iyimser yaklaşım, iş tatmini ve yaşam tatmini düzeyi 26-30 yaş aralığındaki katılımcılardan daha yüksektir (p<0,05). Erkeklerin psikolojik sağlamlık düzeyi, kadınların ise sosyal desteğe başvurma ve yaşam tatmin düzeyi daha yüksektir (p<0,05). Hekimlerin kendine güvenli yaklaşım, iyimser yaklaşım ve iş tatmin düzeyi, hemşire ve diğerlerinden daha düşükken, boyun eğici ve çaresiz yaklaşım düzeyleri daha yüksektir (p<0,05). Sektörde toplam çalışma süresi 31-40 yıl arası olanlar en yüksek psikolojik sağlamlık, kendine güvenli yaklaşım, iyimser yaklaşım ve iş tatmin düzeyine sahip olanlardır. Üniversite hastanesi çalışanlarının, psikolojik sağlamlık ve kendine güvenli yaklaşım düzeyleri, devlet ve özel hastane çalışanlarından; iyimser yaklaşım, iş tatmini ve yaşam tatmini düzeyleri ise devlet hastanesi çalışanlarından daha düşüktür (p<0,05). Diğer birimlerde çalışanların iş tatmin düzeyi, acil, yoğun bakım, servis ve poliklinikte çalışanlardan daha düşüktür (p<0,05). Yaşam tatminine, psikolojik sağlamlık, kendine güvenli yaklaşım, iyimser yaklaşım pozitif yönde (p<0,05); boyun eğici yaklaşım ve çaresiz yaklaşım ise negatif yönde (p<0,05) etki etmektedir. İş tatminine, kendine güvenli yaklaşım, iyimser yaklaşım, sosyal desteğe başvurma pozitif yönde (p<0,05), boyun eğici yaklaşım ise negatif yönde (p<0,05) etki etmektedir. İyimser yaklaşım ve boyun eğici yaklaşım psikolojik sağlamlık ile yaşam tatmini ilişkisinde kısmi aracılık sağlamaktadır (p<0,05). Kendine güvenli yaklaşım, iyimser yaklaşım ve boyun eğici yaklaşım ise psikolojik sağlamlıkla iş tatmini ilişkisinde tam aracılık sağlamaktadır (p<0,05). Sonuç: Sağlık çalışanlarında yüksek psikolojik sağlamlık düzeyi ve problem odaklı başa çıkma tarzları kullanımı, iş tatmini ve yaşam tatminine pozitif yönde etki eden unsurlardır. Psikolojik sağlamlık ve stresle etkili başa çıkma becerilerinin geliştirilmesi için gerekli tedbirler alınmalıdır.

Hastane yönetimiPsikolojik sağlıkRisk yönetimi+3
Bilge Büyükşirin Günay
Trakya University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2024
00
DoktoraAçık ErişimTR

Robotik cerrahi uygulamalarına dair hekimlerin deneyimleri üzerine bir araştırma

Günümüz sağlık hizmetleri, teknolojinin hızla gelişimiyle birlikte radikal bir dönüşüm sürecine girmiştir. Bu dönüşümün en çarpıcı örneklerinden biri ise cerrahi uygulamalarda robot teknolojisinin kullanımıdır. Robotik cerrahi, yalnızca teknik bir yenilik olmanın ötesinde, sağlık sistemlerinin işleyişinden cerrahların mesleki pratiklerine, hasta güvenliğinden sağlık ekonomisine kadar pek çok alanda yapısal değişiklikleri beraberinde getirmektedir. Bu doğrultuda robotik cerrahinin cerrah deneyimleri üzerinden Türkiye'deki mevcut durum ortaya konulmaya çalışılmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcıları amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örneklemeye göre seçilmiştir. Bu çerçevede 8'i üroloji, 5'i genel cerrahi, 3'ü göğüs cerrahisi, 3'ü jinekoloji, 2'si kalp damar cerrahisi, 2'si gastroentoloji ve 1'i de beyin ve sinir cerrahisi uzmanı olmak üzere toplam 24 kişi ile görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Derinlemesine görüşme tekniğinden yararlanılarak, yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Görüşme formunda robotik cerrahiye karar verme nedenleri ve etkileyen unsurlar, robotik cerrahi deneyimleri, robotik cerrahinin avantaj ve dezavantajları, gelecekte olası senaryolar, daha iyisi için öneriler ve diğer cerrahi yöntemlerle karşılaştırılmasının sorgulandığı sorulara yer verilmiştir. Araştırma yorumlayıcı fenomenolojik analiz yaklaşımıyla tasarlanmış ve analiz tekniği olarak da tematik veri analiz yöntemi kullanılmıştır. Elde edilen bulgular; cerrahların robotik cerrahiye yöneliminde bireysel, kurumsal ve sistemsel faktörlerin, maliyet-etkililik tartışmalarının, eğitim süreçlerindeki yetersizliklerin, etik kaygıların ve politik ihtiyaçların rol oynadığı yönündedir. Araştırmanın sonucunda, cerrahların robotik cerrahiye yöneliminde bireysel, kurumsal ve sistemsel faktörlerin etkili olduğunu göstermektedir. Yönelimi artıran unsurlar arasında yalnızca teknik beceriler değil; akademik prestij, hasta talebi, kurumsal teşvik ve rekabet baskısı da öne çıkmaktadır. Yüksek maliyet, sağlık hizmetlerinde eşitsizlik yarattığı gerekçesiyle eleştirilmiş; eğitim süreçlerindeki belirsizlikler ve sertifikasyon eksiklikleri, teknolojinin yaygınlaşmasını sınırlayan başlıca engeller olarak belirtilmiştir. Robotik cerrahinin sadece teknik bir yenilik değil, mesleki kimliği dönüştüren bir unsur olduğu vurgulanmış; yapay zekâ ile birleştiğinde etik kaygıların arttığı ifade edilmiştir. Bu bağlamda, sistemin sürdürülebilirliği için eğitim altyapısının güçlendirilmesi, kamu-özel iş birliklerinin artırılması, maliyet-etkililik analizlerinin yapılması ve etik denetimlerin sağlanması önerilmiştir.

Bilim teknolojisiHastane yönetimiSağlık kurumları
Hilal Demirhan Keleş
Süleyman Demirel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sağlık kurumlarında malzeme ve stok yönetiminin hastane yönetimine sağladığı avantajlar

Malzeme ve stok yönetimi gerek kurum giderleri açısından gerek depolama açısından oldukça önem teşkil eden bir durumdur. Yeterince yönetilemediği zamanlarda depolama maliyeti, kontrol-koruma zorluğu, tarih geçme, bozulma, kullanılamama, demode olma, stok bitmesi gibi durumlarla karşılaşılabilir. Söz konusu olan hastaneler ise bu durum daha özverili ve güvenli şekilde yapılmalıdır. Stok yönetimi gerçekleştirme ve analizini sağlamak amacıyla sağlık kurumlarında; Stok koordinasyon birimleri, taşınır kayıt kontrol yetkilileri, satın alma birimleri ve ihtiyaç tespit komisyonları oluşturulmuştur. Bu komisyonlar stokları denetleme anlamında sağlıklı sonuçlar verse de bir sonraki evre olan tedarik zincirinde bazı gecikmelere sebebiyet verebilir. Personellerin iyi eğitilmiş olması bu yüzden bir gerekliliktir. Konuya aşina personeller malzeme ve stok kontrolünü düzgün bir şekilde yapması beklenir, tedarik vakti geldiğinde ise komisyonların onay sürecini göz önünde bulundurarak ekstra süreleri de hesaplama yetisine sahip olmalıdırlar. Bu çerçevede sağlıklı bir malzeme-stok yönetimi bir kurumun çalışma tabanı olarak görülebilir. Sağlıklı bir tabanı bünyesinde bulunduran kurumlar ise alım gücü olarak yüksek potansiyele sahip olacak ve dolayısıyla hizmet kalitesi artacaktır.

Hastane yönetimiHastanelerMalzeme yönetim sistemi+3
Emine Kefci
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tükenmişlik ve örgüte bağlılık arasındaki ilişki: İstanbul'da özel bir hastanede sağlık bakım hizmetleri çalışanları üzerine bir araştırma

Bu çalışma özel sağlık kuruluşlarında görevli olan sağlık çalışanlarının tükenmişlik düzeyleriyle örgütsel bağlılıkları arasındaki ilişkinin incelenmesi için gerçekleştirilmiştir. Bu amaç doğrultusunda İstanbul ilindeki özel sağlık kuruluşlarından 156 kişiyle görüşülmüştür. Veriler anket yöntemiyle elde edilmiştir. Veri toplama aracı olarak Maslach Tükenmişlik Ölçeği ve Örgütsel Bağlılık Ölçeği kullanılmıştır. Ölçeklerden elde edilen veriler SPSS 16.0 paket programıyla analiz edilmiştir. Yapılan istatistiksel analizler neticesinde tükenmişlik düzeyi altboyutlarıyla örgütsel bağlılık altboyutları arasında negatif yönlü ve anlamlı ilişki olduğu tespit edilmiştir. Çalışma neticesinde aynı zamanda tükenmişlik ve altboyutlarının örgütsel bağlılık ve altboyutları üzerinde anlamlı bir yordayıcı olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Örgütsel Bağlılık, Sağlık Çalışanı, Tükenmişlik

Hasta bakımıHastane yönetimiSağlık hizmetleri+6
Yonca Yavuz Akçay
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bir üniversite hastanesinde gereksiz laboratuvar test istemlerinin incelenmesi

Dünyadaki tüm sağlık bütçeleri, bir yandan kalite ve hasta güvenliğini sağlamak zorundayken diğer yandan sistemdeki verimsizlikleri gidermek ve maliyetleri düşürmek zorunda kalmaktadır. Yapılan araştırmalar, gereksiz laboratuvar testlerinin, gereksiz sağlık harcamaları üzerinde göz ardı edilemeyecek etkilerinin olduğunu göstermiştir. Gereksiz laboratuvar testi kullanımı, hekimlerin bilinçli veya bilinçsiz, çeşitli faktörlerden etkilenerek, hastalığın seyrinde etkisi olmayan testler istemesi durumudur. Araştırmanın amacı, sık istenen 15 biyokimya testinin kullanım düzeylerini tespit ederek, hekimlerin gereksiz test istemlerinin gerisinde yatan nedenleri ortaya koymaktır. Araştırmada, gereksiz test istem düzeylerini tespit edebilmek amacıyla, laboratuvar kullanım verilerinin retrospektif incelemesi iki test arası minimum zaman kriterine göre yapılmış; hekimleri gereksiz kullanıma yönlendiren olası faktörleri tespit edilebilmek amacıyla ise, veri toplama aracı olarak geliştirilen anketin geçerlik ve güvenilirlik çalışmaları yapılarak, 179 hekimle görüşülmüştür. Analizler sonucunda, 15 biyokimya testinin 01.01.2018-31.06.2019 tarihleri arasında gereksiz kullanım oranı %9,1 olarak bulunurken, gereksiz laboratuvar testi kullanımının maliyeti 584.186,3 TL olarak gerçekleşmiştir. En fazla gereksiz test isteminin dahili branşlar tarafından ve en fazla İç Hastalıkları bölümünden yapıldığı; gereksiz test isteme olasılığı en fazla olan hekimlerin, unvanına göre uzman ve cinsiyetlerine göre kadın hekimlerden oluştuğu görülmüştür. Erkek hastalar için istenen testlerin gereksiz olma olasılıklarının daha fazla olduğu, hastaların yaşları arttıkça istenen testlerin gereksiz olma olasılıklarının arttığı görülmüştür. Hekimlerin gereksiz laboratuvar test kullanım davranışlarını etkileyen nedenler araştırıldığında ise; hekimlerin geçmiş kötü tecrübelerinin, rutin test istemlerinin, hastaya daha önce uygulanmış testlere ulaşmadaki zorlukların ve hastanın sosyal güvencesinin hekim ve hastaya sağladığı konfor alanının, üzerinde en fazla görüş bildirilen gereksiz kullanım nedenleri olduğu görülürken; hekimlerin cinsiyet, unvan, branş, kurum ve mesleki tecrübe süreleri ile malpraktisle karşılaşma durumlarının gereksiz test isteme ile ilgili olası nedenlere katılım düzeylerini etkilediği görülmüştür. Gereksiz test kullanımının belirleyicileri ile gereksiz test kullanımının olası nedenlerine ilişkin hekimlerin görüşlerini inceleyen bu çalışma sonuçlarının, gereksiz testlerin önlenmesi için öncelikli olarak atılacak adımlar ve yapılacak iyileştirmelerin belirlenmesinde karar vericilere önemli bilgiler sağlayacağı düşünülmektedir.

Hastane yönetimiHastanelerLaboratuvarlar+3
Adil Aydoğdu
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
DoktoraAçık ErişimTR

Örgütsel zekâ düzeyinin, hastane yöneticilerinin stratejik düşünme becerileri üzerindeki etkisi

Bütün sektörlerde olduğu gibi sağlık kurumları da çevrelerinde yaşanan hızlı değişimlere uyum sağlayabilmek için profesyonel yönetim yaklaşımlarına ihtiyaç duymaktadır. Çevresel bilgilerin doğru şekilde derlenerek iyi analiz edilebilmesi ve bu doğrultuda doğru stratejiler geliştirilebilmesi; örgütün örgütsel zekâ düzeyinin yüksek olması ve yöneticilerin stratejik düşünme becerilerinin örgütsel zekâ aracılığıyla elde edilen bilgileri amaçları doğrultusunda etkili stratejilere dönüştürecek düzeyde olmasıyla desteklenebilmektedir. Bu doğrultuda, örgütsel zekâ profilinin stratejik düşünme becerisini artırması beklenmektedir. Bu araştırmanın amacı özel hastane yöneticilerinin örgütsel zekâ profiline ilişkin algılarının stratejik düşünme becerilerine ve aynı zamanda bireysel ve örgütsel özelliklerin de bu değişkenlere etkisinin ortaya konulmasıdır. Bu kapsamda anket formu kullanılarak Türkiye'deki özel hastanelerin 312 üst düzey yöneticisinden elektronik posta ve yüz yüze görüşme yoluyla elde edilen veriler değerlendirilmiştir. Yapılan analizler sonucunda araştırmaya katılan hastane yöneticilerinin hastanelerinin örgütsel zekâ düzeyine ilişkin algılarının ve stratejik düşünme becerilerinin kabul edilebilir düzeyde olduğu bulunmuştur. Araştırma sonuçlarına göre genel olarak örgütsel zekânın hastanelerin örgütsel özelliklerinden, stratejik düşünme becerilerinin ise yöneticilerin bireysel özelliklerinden etkilendiği ortaya koyulmuştur. Yöneticilerin stratejik yönetim eğitimi almış olmasının ise hem örgütsel zekâ algılarını hem de stratejik düşünme becerilerini artırdığı tespit edilmiştir. Bununla birlikte örgütsel zekânın stratejik düşünme becerilerinin geliştirilmesinde etkili olduğu görülmüştür. Bu çalışma özel hastane yöneticileri için örgütsel zekâ ve stratejik düşünme becerilerinin önemini vurgulamasının yanı sıra, geliştirilebilmesi için de öneriler sunmaktadır.

Düşünme becerileriHastane yönetimiHastaneler+5
İpek Bilgin
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bir hastane çalışanlarının iş sağlığı ve güvenliği kurulu hakkında farkındalık düzeylerinin değerlendirilmesi

Bu çalışmada, İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) Kurulu bulunan bir hastanede, çalışanların İSG Kuruluna ait farkındalık düzeyleri ve çalışma yaşamı özelliklerinin incelenmesi amaçlandı. Tanımlayıcı olan bu araştırma, 01.01.2016 ve 01.04.2018 tarihleri arasında gerçekleştirildi. Araştırma değişkenleri, çalışanların çalışma yaşamı özellikleri, İSG kurullarının görev ve sorumlulukları ile ilgili 11 farkındalık sorusundan oluşmaktadır. Değişkenlere ait veriler, çalışanların bildirimine dayalı anket aracılığıyla elde edildi. Araştırmada 333 çalışandan 260'ına ulaşıldı (% 78). Araştırma grubu yaş ortalaması 39.6 ± 8.5 idi. Çalışanların %85.3'ünün İSG Kurulu ile ilgili eğitim aldığı saptandı. İSG Kuruluna ait farkındalık düzeyinde 11 sorudan alınan puan ortalamasının yalnızca 2.4 ± 2.9 olduğu görüldü. Mesleki kökene göre İSG Kurulu ve görevleri konusunda farkındalık yüksekten düşüğe doğru sıralandığında, Fizikçi, Biyolog, Hemşire, Kimyager, Tekniker, Posta, Hekim, Mühendis, Sekreter, Teknisyen biçimindeydi. İSG Kurulunu hakkında farkındalık düzeyi, hizmet içi eğitim alma durumu ve ramak kala kaza deneyimi ile ilişkili bulundu. Ayrıca İSG biriminden yararlanma da farkındalık düzeyi ile ilişkili bulundu. Çalışanların İSG Kurulu farkındalık düzeylerinin artmasında, İSG biriminden yararlanma farkındalığı artırıcı rol oynayabilir. İSG Kurulu hakkında farkındalık sahibi olma ve İSG süreçleri ile ilgili farkındalık sağlanması hem İSG Kurul işlevselliğini destekleyecek hem de çalışanların İSG hizmetlerine katkı vermelerine olanak sağlayabilecektir. Anahtar Kelimeler: ĠĢ sağlığı ve güvenliği, farkındalık, iĢ sağlığı ve güvenliği yönetimi, iĢ sağlığı ve güvenliği kurulu

FarkındalıkHastane yönetimiHastaneler+5
Ali Halaç
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Hastanede dijital sistem kullanımının hemşirelerin otonomi ve iş doyumuna etkisi

Bu araştırma ile hastanelerdeki dijitalleşmenin hemşirenin otonomi ve iş doyumu üzerine etkilerini incelemek amaçlanmıştır. Araştırma dijital hastane olan Sağlık Bakanlığı Tire Devlet Hastanesi(TDH) ve dijital hastane olmayan Sağlık Bakanlığı Ödemiş Devlet Hastanesi(ÖDH)'nde Ekim 2018-Ocak 2019 tarihleri arasında yapılmıştır. Araştırmaya Tire Devlet Hastanesinden en az bir yıl dijital sistemi kullanmış 140, Ödemiş Devlet Hastanesinden 160 hemşire katılmıştır. Veri toplama aracı olarak 12 soruluk hemşire tanıtım formu, Sosyotropi-Otonomi ölçeği(SOÖ) otonomi alt boyutu ve Minnesota İş Doyumu Ölçeği(MİDÖ) kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin analizinde SPSS 16.0 programı kullanılmıştır. Araştırma bulgularının analizinde; Frekans ve yüzde hesaplamaları, T-Testi, Mann-Whitney U Testi ve değişkenle arasındaki ilişkinin incelenmesi için Pearson Ve Spearman Rho Korelâsyon Analizi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre Tire Devlet Hastanesi'nde çalışan hemşirelerin Minnesota İş Doyumu Ölçeği toplam puan ortalaması 64,10±14,43, Ödemiş Devlet Hastanesi'nde çalışan hemşirelerin Minnesota İş Doyumu Ölçeği toplam puan ortalaması puan ortalaması 67,40±11,80 ve aralarındaki fark istatistiksel olarak anlamsız bulunmuştur(p>0,05). Tire Devlet Hastanesi'nde çalışan hemşirelerin Sosyotropi-Otonomi Ölçeği otonomi alt boyutu toplam puan ortalaması 76,99±19,31, Ödemiş Devlet Hastanesi'nde çalışan hemşirelerin Sosyotropi-Otonomi Ölçeği otonomi alt boyutu toplam puan ortalaması 81,59±17,23 ve aralarındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur(p<0,05). Tire Devlet Hastanesi'nde çalışan hemşirelerin otonomi ve iş doyumları arasında ilişki olmadığı, Ödemiş Devlet Hastanesi'nde çalışan hemşirelerin otonomi ve iş doyumları arasında ise pozitif yönde düşük ilişki(p<0,05) olduğu, genel otonomi ve iş doyumları arasındaki ilişkinin ise pozitif yönde zayıf bir ilişki olduğu görülmüştür(p<0,05). Araştırmanın sonuçlarına göre dijital hastanede çalışan hemşirelerin ve dijital olmayan hastanede çalışan hemşirelerin iş doyumu düzeyleri ve otonomi düzeylerini artırmaya yönelik önerilerde bulunulmuştur.

Hastane bilgi sistemleriHastane yönetimiHastaneler+5
Gülseher Otuzbir
Ege University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İstanbul'da faaliyette bulunan vakıf hastanelerinin kurumsal yönetişim uygulamalarının incelenmesi

Sağlık hizmetleri sunumunda, hasta beklentilerindeki artış, hasta odaklı hizmetin yaygınlaşması, tıp bilgilerindeki hızlı değişim ve maliyet kontrolü gibi nedenlerden dolayı yeni yönetim anlayışına gereksinim duyulmaktadır. Bu gelişmelere bağlı olarak sağlık hizmetleri sunumunda, şeffaflık, hesap verebilirlik, adillik ve sorumluluk ilkeleriyle perçinlenmiş olan kurumsal yönetişim uygulamaları önem kazanmaya başlamıştır. Bu araştırmada, kurumsal yönetişim ilkeleri temel alınarak vakıf hastanelerinde uygulanan kurumsal yönetişim uygulamaları, yöneticilerin ve doktorların algılarına göre belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırmanın uygulaması, İstanbul'da faaliyet gösteren dokuz vakıf üniversite hastanesinde yürütülmüştür. Veriler anket yoluyla toplanmıştır. Niceliksel verilerin karşılaştırılmasında iki grup arasındaki farkı t-testi, ikiden fazla grup durumunda parametrelerin gruplar arası karşılaştırmalarında Tek Yönlü (One way) Anova testi ve farklılığa neden olan grubun tespitinde Scheffe testi kullanılmıştır.Araştırmanın sonucunda vakıf üniversite hastanelerinde kurumsal yönetişim uygulamaları ile ilgili bilincin tam olarak yerleşmediği fakat yönetim ve organizasyon eğitim alan yönetici ve çalışanların şeffaflık ilkesi algılarının yüksek olduğu belirlenmiştir. Vakıf hastanelerinin kurumsal yönetişim uygulamalarının geliştirilmesine yönelik önerilere yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Kurumsal Yönetişim, Yönetim Kurulu, Vakıf Hastanesi

Hastane yönetimiHastanelerKurumsal yönetim+4
Elif Bakkal
Demiroğlu Bilim University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Hastane yöneticilerinin iletişim becerilerinin hemşirelerinin motivasyon ve tükenmişlik düzeyine etkisi

İletişim insanlık tarihi kadar eski bir kavramdır. İnsanların birbirleri ile olan ilişkilerinin oluşması, sürdürülmesi anlamında en temel kavramlardan biri olan iletişim sadece insanlar açısından değil, toplumlar, örgütler açısından da son derece önemli bir kavramdır. Günümüz iş dünyasında özellikle yönetim düzeyindeki kişilerin sahip olduğu iletişim becerilerinin önemi giderek artmaktadır. Sosyal ve yaşayan bir olgu olan örgütlerde yöneticilerin iletişim becerileri, motivasyon ve tükenmişlik düzeyi gibi iki önemli örgütsel değişken üzerinde etkilidir. Bu nedenle günümüzde örgütler yönetici iletişim becerisi konusuna önemle eğilmektedir. Bu çalışmada sağlık sektörünün en önemli aktörlerinden olan hastanelerde yer alan yöneticilerin iletişim becerilerinin hemşirelerin motivasyon ve tükenmişlik düzeyleri üzerindeki etkisi araştırılacaktır. Anahtar Kelimeler: Yönetici İletişim Becerisi, Motivasyon, Tükenmişlik Düzeyi

Hastane yönetimiHastanelerHemşireler+5
Özge Yüksel
Demiroğlu Bilim University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Hemşirelik sürecinde elektronik uygulamalara geçişin etkileri

Bu çalışma ile bir üniversite hastanesinde oluşturulan elektronik hemşirelik sürecinin değerlendirilmesi ve bu değerlendirmeleri yapabilmek için kullanılacak ölçeklerin geliştirilmesi amaçlanmıştır. Çalışma, KTÜ. Farabi hastanesinde çalışan toplam 611 hemşireden 545 (%89) ile yürütülmüştür. Veriler, hemşirelerin demografik özelliklerini içeren bilgi formu ve taslak olarak hazırlanıp sonrasında geçerlik ve güvenirliği sağlanmış 5 ayrı ölçek ile toplanmıştır. Ölçekler; elektronik uygulamaların hemşirelik uygulamalarına (HUYÖ), hastaya (HYÖ), kurum ve sağlık çalışanlarına (KSÇYÖ), hasta ve çalışan güvenliğine yararı (HÇGYÖ) ve olumsuz yaklaşım (OYÖ) ölçekleridir. Bulgulara göre, hemşirelerin HUYÖ (42,2 ± 7,27), HYÖ (23,14 ± 5,16), KSÇYÖ (16,72 ± 3,81), HÇGYÖ (19,84 ± 3,82) ve OYÖ (21,27 ± 5,12) puanları yüksek ya da orta düzeyden biraz yüksektir. Hemşirelerin pozisyonları, mesleki deneyimleri ile hastanede ve klinikteki çalışma yılları, aile yapıları, çalıştıkları klinik ölçek puanlarını etkilemiştir (p<0.05). Bu sonuçlara göre servis sorumlu ve kalite hemşireleri, cerrahi kliniklerin hemşireleri, mesleki çalışma yılı ve hastanedeki çalışma yılı fazla olan hemşireler elektronik uygulamaları daha yararlı bulmaktadır. Sonuç olarak, hemşireler elektronik uygulamaları yararlı bulmalarına rağmen mesleki deneyimi az, çekirdek aileye sahip, yönetici ya da kalite hemşiresi olmayan, dâhiliye kliniklerinde çalışan hemşireler bu uygulamalara daha olumsuz yaklaşmaktadırlar.

Hasta bakımıHasta bakımının örgütlenmesiHasta güvenliği+4
Ayşe Kavgacı
Avrasya University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Artvin kamu hastanelerinde çalışan yöneticilerin ileri maliyet yönetimi yaklaşımları konusundaki algılarının belirlenmesi

Hastanelerde dâhil olmak üzere tüm işletmelerin faaliyet kolları ne olursa olsun var oldukları sektörde devamlılıklarını sürdürme, kaliteli ve zamanında hizmet verebilme, düşük stok bulundurma, israfı önleme, mali disiplini sağlama, işletme verimliliğini takip ve kontrol edebilmeleri için maliyetlerini doğru belirlemeleri gerekmektedir. Bu çalışmanın temel amacı Artvin Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliğine bağlı hastanelerde görev yapan mali yönetimle ilgili yöneticilerin maliyetlere bakış açıları, ileri maliyet yönetimi yaklaşımları konusunda bilgi düzeyleri ve bu yaklaşımlarının hastanelerde uygulanabilmesi üzerine algılarının belirlenmesidir. Bu amaçla sözkonusu hastanelerin mali işlerden sorumlu yöneticilerin tamamına yüzyüze anket uygulanmıştır. Çalışmada; katılımcıların tamamına yakınının ileri maliyet yönetimi yaklaşımlarını daha önceden duydukları, yüksek oranda ileri maliyet yönetimi yaklaşımları hakkında bilgiye sahip oldukları ve ileri maliyet yönetimi yaklaşımlarının hastanelerinde uygulanabileceğini düşündükleri anlaşılmıştır. Ayrıca katılımcıların hastanelerde etkin maliyet ve performans sisteminin kurulmamasının hastane karlılığını ve maliyetleri olumsuz yönde etkilediği görüşünde oldukları ortaya çıkmıştır. Ancak söz konusu olumsuzluklara idari ve ilgili mevzuatlarda düzenlemeler yapmak suretiyle ileri maliyet yönetimi yaklaşımların çözüm üretilebileceği saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Hastane, Hastane Yöneticileri, Maliyet, İleri Maliyet Yönetimi Yaklaşımları

Devlet hastaneleriHastane yönetimiHastaneler+3
Emel Karakullukçu
Avrasya University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2016
00
DoktoraAçık ErişimTR

Hastane yöneticilerin COVID-19 pandemisi kriz yönetimi tutumlarının değerlendirilmesi: Trabzon ili örneği

Bu çalışmada hastanelerde çalışan yöneticilerin COVID-19 pandemisi kriz yönetimine ilişkin bilgi ve tutumlarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Tanımlayıcı tipteki bu çalışmanın evrenini Trabzon il merkezinde ikinci ve üçüncü basamak yataklı sağlık hizmeti veren 5 hastanede farklı pozisyonlarda görev yapmakta olan 158 yönetici oluşturmuştur. Örnekleme yapılmadan yöneticilerin tamamı çalışmaya dahil edilmiştir. Otuz yöneticinin izinli, raporlu olması ve araştırmaya katılmak istememesi nedeniyle, çalışma 128 katılımcı ile tamamlanmıştır. Veriler Kriz "Yönetim Ölçeği", araştırmacılar tarafından geliştirilen, "Kişisel Bilgi Formu" ve "COVID-19 Pandemisi Yönetimi Bilgi, Tutum ve Beceri Anket Formu" kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizinde, SPSS 23 istatistik analiz programı kullanılmıştır. Normal dağılıma uygunluk Shapiro- Wilk testi ile incelenmiştir. İkili gruplarda normal dağılmayan verilerin karşılaştırılmasında Mann-Whitney U testi, üç ve üzeri gruplarda normal dağılmayan verilerin karşılaştırılmasında Kruskal Wallis testi kullanılmıştır. Normal dağılmayan veriler arasındaki ilişkinin incelenmesinde Spearman's rho korelasyon katsayısı, çoklu yanıtlara göre kriz yönetimi puanının karşılaştırılmasında Bonferroni düzeltmesi kullanılmıştır. Anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak alınmıştır. Analiz sonuçlarına göre, yöneticilerin yaşı, cinsiyeti, yönetici olarak çalışma süresi ve toplam çalışma süresi ile kriz yönetim tutumları arasında anlamlı ilişki, yöneticilerin cinsiyeti ile kriz yönetim tutumları arasında anlamlı fark bulunmuştur. Bu sonuçlar doğrultusunda; hastanelerde pandemi öncesi dönemde yöneticiler tarafından ulusal pandemi plan ve programları doğrultusunda hastanelere özgü stratejik eylem plan ve programları hazırlanmalı, yöneticilerin pandemi ve kriz yönetimine ilişkin bilgileri güncellenmelidir.

COVID 19Hastane yönetimiKriz+5
Fatma Yılmaz
Avrasya University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de profesyonel hastane yöneticiliği: Kamu yönetimi açısından bir inceleme

Yönetim biliminin özel bir dalı olan hastane yönetimi, kendine has yöntemleri ve işlevleri ile günümüzde oldukça önemli bir yer tutmaktadır. Hastane yönetimi ilk ortaya çıktığı dönemlerden farklı olarak sadece tıbbi hizmetlerin yönetimini kapsamamakla birlikte; buna ek olarak, çalışan ve hastaların eğitimini, hastane çalışanlarının yönetimini, kaynakların yönetimini, hastane içi ve dışı kişilerarası ilişkileri içinde barındıran oldukça kapsamlı bir örgüttür.Bu karmaşık, çok yönlü ve kendine has özelliklerinden dolayı hastanelerin etkin bir yönetime ve kapsamlı bir örgütlenmeye ihtiyacı vardır. Her ne kadar yeterli düzeyde ekonomik güçle, hastanelerin verimli bir şekilde faaliyet gösterebilmesi, nitelikli ve yardımcı tıp, mali, idari personel sayısı, yeterli araç gereç ve tıbbi cihazl ve kaynaklara bağkı olsa da, bu durum hastanelerin tam anlamıyla verimli hizmet verdiğinin bir göstergesi sayılmamalıdır. Çünkü çalışan bireylerin anlaşılması, fiziksel ve teknik organizasyonlar ve kontrolleri, bunların seçimi, yerleştirilmesi ve düzenlenmesi, hizmetin kesintisiz devamı, kişilerarası ilişkiler, ücret yönetimi ancak etkin ve verimli bir yöneticilik anlayışı ile mümkündür.Son zamanlarda gerek dünya nüfusunun artması gerekse teknolojik atılımlar hastane yönetimi kavramına profesyonelliği eklemiştir. Bu durum artık bundan böyle hastane yöneticiliğini bir meslek olarak ele alınması gerektiği fikrini doğurmuştur. Bu çalışmada hastane yönetiminde profesyonelleşme ve profesyonel hastane yöneticiliği ile bu tür yönetim yaklaşımının yaratabileceği olumlu etkiler ele alınmıştır.

Hastane yönetimiHastanelerKamu yönetimi+3
Ebru Turan
İnönü University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2011
20
DoktoraAçık ErişimTR

Üniversite araştırma hastanelerinin yönetimi

ÜNİVERİSTE ARAŞTIRMA HASTANELERİNİN YÖNETİMİ Doktora Tezi; Yazan: Yusuf KARAKELÇIK İnönü Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Yönetimi Anabilim Dalı Ekim, 1997 ÖZET VE ANAHTAR SÖZCÜKLER Uygulamalı yönetim dallarından birini oluşturan hastane yönetimi, günümüzde benimsenmiş bulunan ve üzerinde bir hayli araştırma yapılmış olan özgün yönetim türlerinden biridir. Bu yönetim türünün bir altdalını oluşturan ve özellikle son yirmi yılda yeni gelişmeye başlayan üniveriste araştırma hastaneleri (ÜAH) yönetimi bu tezin temel konusunu oluşturmaktadır. Birinci bölümde araştırmanın yöntemi açıklanmış, ikinci bölümde ise uygulamalı yönetim dallan ile bunların çoğalma nedenleri, örnekleri, yarattıkları sorunlar ve olanaklar ortaya konulmuştur. Üçüncü bölümde, varolan hastane yönetiminin ülkemizdeki genel yapısı, türleri ve işleyişleri ele alınırken, dördüncü bölümde ÜAH'lerinin dünya' daki durumu örnek seçilen ülkeler düzeyinde verilmiş, beşinci bölümde ülkemizdeki ÜAH'lerinin yönetim sorunları üzerinde durulmuştur. Altıncı bölümde Türkiye için model olabileceği düşünülen (özgün bir örnek oluşturacağı varsayılan) Malatya' daki İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi (TÖTM) tanıtılmış ve yedinci bölümde Türkiye'deki ÜAHTeri için "bütünleşik" bir ÛAH yönetim modeli önerilmiştir. Sekizinci ve son bölümde çalışmanın bulguları ile bu bulgulara dayalı olarak geliştirilen uygulamaya dönük çözüm önerileri sunulmuştur. Anahtar Sözcükler: Yönetim, Altyönetim Dallan, Hastane, Hastane Yönetimi (ve Türkiye'de), Araştırma Hastanesi (ve Türkiye'de), Üniversite Araştırma Hastanesi (Türkiye'de, A.B.D'nde, Avrupa Ülkelerinde), Bütünleşik Üniversite Araştırma Hastane Yönetim Modeli (BÜAHYM).

Hastane yönetimiHastaneler-üniversiteYönetim
Yusuf Karakılçık
İnönü University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
1997
20
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çalışan memnuniyetine etki eden faktörlerin önceliklendirilmesi: Eğitim ve araştırma hastanesinde bir uygulama

Bu araştırmayla çalışan memnuniyetine etki eden faktörlerin önceliklendirilmesi amaçlanmaktadır. Amaca yönelik olarak araştırmada; memnuniyet kavramı, çalışan memnuniyeti, çalışan memnuniyetinin tarihsel gelişimi ve çalışan memnuniyetini etkileyen faktörler kategorize edilerek incelenmiştir. Çalışan memnuniyetine yönelik ele alınan bu faktörler, işletmenin hiyerarşik yapısı bakımından analiz edilerek hiyerarşik basamaklarındaki önem düzeyleri tespit edilmiştir. Bu araştırma, Dumlupınar Üniversitesi Kütahya Evliya Çelebi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde görev yapan 151 personelin katılımıyla gerçekleşmiştir. Araştırmaya katılan personellerin; 12'si üst yönetim, 13'ü orta yönetim, 21'i alt yönetim ve 105'i idari görevi bulunmayan çalışanlardan oluşmaktadır. Yapılan analizler sonucunda çalışan memnuniyetinin belirlenmesinde çalışanların bireysel ve mesleki farklılıkları dikkate alınmamış olup, çalışanların bulundukları hiyerarşik basamaklar dikkate alınmıştır. Araştırma, farklı hiyerarşik basamaklarda görev alan çalışanların çalışan memnuniyeti açısından, farklı ya da benzer önceliklerinin olup olmadığını ortaya çıkarmaya çalışmaktadır. Buna göre; araştırmada üst yönetimin örgüt sistemi kriterlerinden ücret kriterini; orta yönetimin örgüt sistemi kriterlerinden çalışma ortamı ve saatlerini; alt yönetimin grup kriterlerinden takım çalışmasını; idari görevi bulunmayan çalışanların grup kriterlerinden dayanışma ve işbirliğini memnuniyet kriteri olarak önceliklendirdiği ortaya konulmuştur. Hiyerarşik basamaklar dikkate alınmadan yapılan analizde ise; örgüt sistemi kriterlerinden çalışma ortamı ve saatlerinin öncelikli olarak değerlendirildiği tespit edilmiştir.

Hastane yönetimiHastanelerPersonel doyumu+4
Nurşah Arslan Bulut
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

COVID-19 pandemi sürecinde ameliyathanelerin yönetimi: Hastaneler arası karşılaştırma

Bu çalışmada COVID-19 pandemi sürecinde hastane ameliyathanelerinin yönetiminin değerlendirilmesi ve mülkiyetlerine göre bu süreçte yapmış oldukları uygulamaların karşılaştırılması amaçlanmıştır. Çalışma, Aralık 2021 ile Mart 2022 tarihleri arasında bir üniversite hastanesi ve bir Sağlık Bakanlığına bağlı hastanede toplam 86 katılımcı ile yüz yüze görüşme yapılarak yürütülmüştür. Çalışmada nitel ve nicel yöntemlerin bir arada değerlendirildiği karma yöntem modeli benimsenmiştir. Bu çalışmanın nicel bölümünde hastanelerin pandemi döneminden önce, sırasında ve sonrasında yapmış oldukları ameliyat verileri değerlendirilmiştir. Çalışmanın nitel bölümünde ise pandemi döneminde hastane yöneticilerinin ve ameliyathane çalışanlarının deneyimleri keşfedilmeye çalışılmıştır. Yapılan içerik analizi sonucunda "COVID-19'a Yönelik Ameliyathanelerde Yapılan Düzenlemeler" ile "COVID-19 Sürecindeki Gereksinim ve Zorluklar" başlıklı iki ana tema belirlenmiştir. Ana temalar içerisinde de beş alt tema tespit edilmiştir. COVID-19'a Yönelik Ameliyathanelerde Yapılan Düzenlemeler" ana teması içerisinde "Enfeksiyonun Yayılmasını Önlemeye Yönelik Alınan Önlemler", "PCR Test Sonuçlarına Göre Yapılan Düzenlemeler" ve "Ameliyathanede Yapılan Düzenlemeler" adı altında üç alt tema oluşturulmuştur. "COVID-19 Sürecindeki Gereksinim ve Zorluklar" ana tema içerisinde ise "Süreçte Duyulan Gereksinimler" ve "Süreç İçerisinde Yaşanan Zorluklar" alt temaları belirlenmiştir. Her iki hastanenin de pandeminin ilan edildiği 2020 yılında ameliyat grup ve sayılarında bir önceki yıla göre azalma olduğu belirlenmiştir. Üniversite hastanesinde 2020 yılında yapılan ameliyatların 2019 yılına göre %40 azaldığı ve bu azalışın en fazla E grubu ameliyatlarda olduğu saptanmıştır. Sağlık Bakanlığına bağlı hastanede 2020 yılında hiç ameliyat yapılmadığı 2021 yılında yapılan ameliyatların 2019 yılına göre %87 azaldığı ve bu azalışında en fazla A grubunda olduğu belirlenmiştir. İki hastanenin de Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen protokollere uygun olarak süreci yönettiği belirlenmiştir. Her ki hastanenin de negatif basınç havalandırması, COVID-19 ameliyat odası belirleme, ameliyat odası ve tıbbi cihaz-aletlerin temizliği, maske-mesafe kuralları, ameliyata hazırlık ve cerrahi işlemlerin bütün süreçlerinde kişisel koruyucu ekipman kullanımı, hastaların transfer süreçlerinin izolasyonlu sedyeler ile yaptıkları belirlenmiştir. Her iki hastanenin de COVID 19 v pandemi sürecinde ameliyathane planlaması yaparken temiz ile kirli alan ayrımını yapamadıkları tespit edilmiştir. Çalışma sonucunda elde edilen bulgular doğrultusunda; pandemi döneminde sağlık çalışanlarına olan ihtiyaç göz önüne alınarak çalışan sayısının düzenlenmesi, bu dönemde iş barışının bozulmamasını önlemek amacıyla yapılan görevlendirmelerde eşit ve adil davranılması, sağlık çalışanlarına doğru bilgiye ulaşmalarının sağlanması ve sağlık çalışanlarını bu dönemde motivasyonlarını artırmak amacıyla manevi ihtiyaçlarının giderilmesi yanında maddi yönden iyileştirmelerin yapılması, hasta ve sağlık çalışanlarının ameliyathaneye giriş ve çıkış yerlerinin ayrı olması, COVID-19 ameliyat odasının mümkün olduğu kadar diğer odalardan izole bir yerde planlanması önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Ameliyathane, COVID-19 pandemi, hastane yönetimi.

AmeliyathanelerCOVID 19Hastane yönetimi+2
Güner Önkol
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Ameliyathane sistemlerinde sıra bağımlı hazırlık süreli çizelgeleme yaklaşımı

Bir hizmet işletmesi olan hastanelerde, en yüksek kazanç ve maliyet birimlerinden biri ameliyathanelerdir. Hastane yönetiminin, en düşük maliyetle yüksek kalitede cerrahi bakım sağlanması baskısı altında olan ameliyathanelerde çizelgeleme sürecine ve önemli bir kaynak olan ameliyat odası kullanımına ilişkin yaygın uygulanan genel bir yapının olmaması çalışmanın çıkış noktasını oluşturmaktadır.Belirsizlik ve değişkenliğin fazlaca yaşandığı ameliyathane ortamında, ameliyat odası kullanım oranının en büyüklenmesi, çalışma kapsamının amacını oluşturmaktadır. Ameliyat odasının kullanım etkinliği, gerçekleştirilen ameliyatların planlanan tamamlanma zamanından erken ve geç tamamlanmasıyla ölçülmektedir. Tıp fakültesi hastanesi ameliyathanesinde çocuk cerrahisi ameliyat odası, tek makineli bir iş ortamı olarak düşünülmüş ameliyatların çizelgelenme problemi ele alınmıştır. Çizelgeleme probleminin gerçek sistemi daha iyi yansıtması açısından ameliyatlar arasındaki sıraya bağımlı hazırlık süreleri ile ameliyat sürelerinin stokastik olarak ele alındığı çalışmada, ameliyatların sıralanmasına ilişkin bir sıralama kuralı geliştirilmiştir. Geliştirilen modelin, karmaşık ve risk taşıyan ameliyathane ortamına uygunluğunun sınanması gerektiği düşüncesiyle benzetim yöntemi kullanılmış ve Promodel Benzetim programından faydalanılmıştır.Tez kapsamında yapılan inceleme ve araştırmalar doğrultusunda önerilen modelin ameliyat odası kullanımı açısından gelişme sağladığı görülmektedir. Ameliyathanede farklı cerrahi birimlerde ve tüm ameliyathane ortamında kullanılabilecek modelin hem hasta, hem ameliyathane personeli hem de hastane ? ameliyathane yöneticileri açısından memnuniyeti artıracağı düşünülmektedir.Anahtar Kelimeler: Çizelgeleme, Sıraya Bağlı Hazırlık Süreli Tek Makine Çizelgeleme Problemleri, AmeliyathaneÇizelgelemesi, PROMODEL

AmeliyathanelerFaaliyet çizelgelemesiHastane yönetimi+5
Esra Yıldırım
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Deliliğin idaresi: Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nde etnometodolojik bir çalışma

Akıl Hastaneleri; "hasta", "personel" ve "ziyaretçi" üçlüsünün yaşam ve karşılaşma alanı olarak etkileşim mekânlarıdır. Yüksek güvenlik unsurları ile içeri ve dışarı ayrımının örgütlü bir biçimde gerçekleştiği total kurumlar, toplumu okumada yönümüzü çevirmemiz gereken önemli yapılardır. Yaşamsal faaliyetlerini "içeride" gerçekleştiren öznenin bilgisine dayanarak akıl hastanesi deneyimine dikkat yöneltmek, yalnızca içeriye yönelik değil dışarının gerçekliğine dair birtakım verileri de bizlere sunmaktadır. Bireyin total kuruma geldiği dünyası (home world) ile bu yeni müşterek dünya arasında bir gerilim meydana gelmektedir. Bu çalışmanın temel problemini ve kapsamını mezkûr gerilim belirlemektedir. Gerilim, öznenin kurum içindeki toplumsallığını –toplumsal kaderini– belirlemekte ve ona bir yön tayin etmektedir. Giriş bölümünün ardından gelen "Deliliğin Kurumsallaştırılma Serüveni" başlıklı ikinci bölüm, deliliğin tarihsel sürecini tartışmakta ve tarihin hemen her döneminde bir dizginleme pratiği olarak açığa çıkan müdahale tarzlarına değinmektedir. Bu bölümde, ıslah ve dizginleme sürecinin geldiği nokta olan tıbbîleştirme ve kurumsuzlaştırmanın delilik olgusu üzerindeki yansımaları ile birlikte deliliğe müdahale tarzlarını nasıl değişime uğrattığı tartışılmıştır. Ayrıca, bahsi geçen değişimin tanı-teşhis ve tedavi sürecine etkileri değerlendirilmiş; deliliğin standartlaşma süreci ile sosyoloji biliminin inceleme nesnesi olarak kurulma serüveni ortaya konulmuştur. Yine aynı bölümde, Türkiye'de psikiyatrik tanı sisteminin mevcut işleyişine yönelik bir durum analizi yer almaktadır. Verilerin yorumlanmasında kavramsal çerçevesinden bir hayli yararlandığımız Erving Goffman'ın sosyolojik bilgi üretme prosedürlerinin tanıtıldığı üçüncü bölümde, Goffman'ın kavram seti ile tarihçilik ve tasnifçilik arasında konum problemine sahip "benlik teorisine" yer verilmiştir. Benlik teorisi delilik olgusu etrafında okunmuş ve Goffmancı yöntemin izleri ile Goffman'ın öncülleri tartışılmıştır; böylelikle Goffmancı yöntem ile tez çalışmamız arasında bir köprü kurulmuştur. Dördüncü bölümde, Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi örnekleminde akıl hastanelerinin kurum kültürünün hangi ilkeler hiyerarşisi üzerine kurulu olduğuna, akıl hastanelerinin kurum içi mantığının nasıl işlediğine dair etnometodolojik bir inceleme yer almaktadır. Hastanedeki toplumsal ilişkilerin, etkileşimlerin ve ritüellerin çözümlenmesi sonucu ulaşılan genellemelerle, "akıl hastanelerinde delilik nasıl 'idare' edilmektedir?" sorusu yanıtlanmaya çalışılmıştır; diğer bir ifadeyle kendi kendini idare etme olan oto-idarenin ve kurum tarafından idare edilmenin toplumsal temelleri hastane uzamındaki etkileşim türlerinin tasviriyle deşifre edilmiştir. Bunun sonucunda kurumun hastanın sivil yaşamına sirayet ettiği ve böylece bireyin hastalık rolü edindiği görülmüş fakat bu rolün hastanenin kurumsal stratejisi karşısında geliştirilen taktikleri içerdiği anlaşılmıştır. ANAHTAR KELİMELER: Akıl Hastanelerinin Toplumsal Karakteri, Deliliğin Sosyolojisi, Deliliğin Kurumsal İdaresi, Deliliğin Oto-İdaresi

Akıl hastası kişilerDelilikEtnometodoloji+1
Büşra Nur Topal
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Hastane yöneticileri ve çalışanlarının sanal kaytarma davranışları ile mesleki etik algıları arasındaki ilişkinin analizi: Gazi Üniversitesi Hastanesi örneği

Bu araştırma, hastane çalışanlarının sanal kaytarma davranışları ile mesleki etik algıları arasındaki ilişkinin analiz edilmesi amacıyla ilişkisel-tanımlayıcı ve kesitsel tipte gerçekleştirilmiştir. Araştırma, Ankara il merkezinde bulunan Gazi Üniversitesi Hastanesinde çalışan, yüz yüze ve online anket yöntemiyle ulaşılabilen 486 hastane yöneticileri ve çalışan ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın verileri, Ocak 2022-Ağustos 2022 tarihleri arasında, Kişisel Bilgi Formu, Sanal Kaytarma Ölçeği (SKÖ) ve Etik Yaklaşım Ölçeği (EYÖ)'ni içeren anket formu kullanılarak elde edilmiştir. Verilerin değerlendirilmesinde güvenirlik analizi, tanımlayıcı istatistikler, Bağımsız gruplarda t testi, Mann Whitney-U testi, Kruskal Wallis H testi, Bonferroni testi ve Spearman Korelasyon analizi kullanılmıştır. Araştırmada, anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak alınmıştır. Araştırmada, hastane yöneticileri ve çalışanlarının %69,5'inin kadın, %21'inin 26-30 yaş aralığında %47,7'sinin lisans mezunu olduğu, %53,5'inin sağlık sektöründe 10 yıldan fazla çalıştığı, %48,6'sının hemşire olarak çalıştığı ve %16,9'unun kurumda yönetsel görevi olduğu belirlenmiştir. Hastane yöneticileri ve çalışanlarının %76,1'inin 10 yıldan fazla süredir internet kullandığı, %88,3'ünün internete mobil cihaz ile her yerde erişim sağladığı, kurum interneti kullananların %51,7'sinin diğer nedenlerle kurumun internetini kullandığı saptanmıştır. Hastane yöneticileri ve çalışanlarının SKÖ'nden 2,05±0,64 puan aldıkları ve düşük düzeyde sanal kaytarma davranışlarına sahip oldukları sahip oldukları; EYÖ'nden ortalama 3,41±0,58 puan ile mesleki etik algılarının yüksek olduğu belirlenmiştir. Araştırmada, hastane yöneticileri ve çalışanlarının SKÖ toplam puanı ile EYÖ puanı arasında pozitif yönde düşük düzeyde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir (r=0,160; p<0.001). Araştırmada, hastane yöneticileri ve çalışanlarının yaşı, eğitim durumu, sektörde çalışma süresi, mesleği, internet erişimi sağlanan yer ve kurum internetini kullanma gerekçesine göre SKÖ puanları arasında anlamlı fark olduğu tespit edilmiştir. Araştırmada, hastane yöneticileri ve çalışanlarının cinsiyeti, yaşı, eğitim durumu, mesleği, kurumda yönetsel görev durumu, internet erişimi sağlanan yer ve kurum internetini kullanma gerekçesine göre EYÖ puanları arasında anlamlı fark olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak; araştırmada, hastane yöneticileri ve çalışanlarının sanal kaytarma davranışlarının düşük düzeyde, mesleki etik algılarının yüksek olduğu görülmüştür. Araştırmada, hastane yöneticileri ve çalışanlarının sanal kaytarma davranışları ile mesleki etik algıları arasında pozitif yönde düşük düzeyde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir.

EtikHastane yönetimiMeslek ahlakı+7
Neslihan Aytekin
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sağlık hizmetlerinde arzın talep yaratması ve hekimlere güven: Hastaların görüşleri üzerinden bir araştırma

Bu çalışmada, sağlık sektöründe arzın talep yaratması ile hekime güven konularının hasta algısı üzerinden incelenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca arzın gereksiz talep yaratması ve hekime güven algısının katılımcıların kişisel ve demografik özelliklerine göre farklılaşıp farklılaşmadığının belirlenmesi de çalışmanın amaçları arasındadır. Tanımlayıcı ve kesitsel türdeki çalışmanın evrenini, Yozgat Bozok Üniversitesi Hastanesi polikliniklerine başvuran 18 yaşını doldurmuş kişiler oluşturmaktadır. Bu hastaneden günlük yaklaşık 400, aylık 12.500 poliklinik hastası hizmet almaktadır. Bu durumda araştırmanın örneklem büyüklüğü %99 güven düzeyi ve %1 hata ile 631 olarak hesaplanmıştır. Bu araştırmada ulaşılan kişi sayısı 650 olmuştur. Çalışma kapsamında yapılan literatür taramasında, çalışmanın amaçlarına uygun olduğu düşünülen "Arz Kaynaklı Gereksiz Sağlık Hizmeti Kullanımının Değerlendirilmesi Ölçeği" ve "Doktora Güven Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmanın hipotezlerinin testinde iki ortalama arasındaki farkın anlamlılık testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), korelasyon analizi ve çoklu regresyon analizinden yararlanılmıştır. Analizler sonucunda, arzın talep yaratması ve hekimlere güven ölçeklerinde katılımcıların kişisel ve demografik özelliklerinden sağlık sigortası dışındaki tüm özellikleri arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğu belirlenmiştir. Ayrıca Hekime Güven Ölçeği ile Arz Kaynaklı Gereksiz Sağlık Hizmeti Kullanımı Ölçeğinin tüm alt boyutları arasında negatif yönlü ve güçlü bir ilişki bulunmuştur. Buna göre arzın talep yaratması algısı arttıkça hekime güven azalmaktadır. Bu durum regresyon analizinde de tespit edilmiş ve açıklanan varyans %85 olarak bulunmuştur. Çalışma sonucunda tıp eğitiminde meslek etiğine daha fazla önem veren ders ve uygulamalara ağırlık verilerek hekimlerin çeşitli gerekçelerle gereksiz hizmet sunma davranışlarının önlenmesi, vatandaşların sağlık okuryazarlığının artırılarak gereksiz hizmet talep etmeme ya da gereksiz hizmetin teklif edilmesi durumunda bu hizmeti ret etme davranışlarının geliştirilmesi önerilmektedir. Ayrıca geçmişten beri kutsal kabul edilen hekimlik mesleğine güveni sarsıcı uygulama ve haberlerden mümkün olduğu ölçüde kaçınılmalıdır.

Arz talep yönetimiDevlet hastaneleriDoktor-hasta ilişkileri+7
Battal Burak Temel
Yozgat Bozok University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Hastane bilgi yönetim sistem verilerine veri madenciliği ile işlerlik kazandırılması için bir adım : K-ortalama algoritmasında uygun parametre seçimi

Sağlık kurumları yöneticileri; finansal, tıbbi işlemleri, teknolojik gelişmeleri ve risk faktörleri gibi çok sayıda alt sistemleri de yönetebilmelidir. Yöneticilerin kuruluşlarını güvenli, verimli yönetebilmeleri, sorumluluklarını daha iyi yapabilmeleri, yönetsel becerilerini daha kolay ortaya koyabilmeleri için Hastane Bilgi Yönetim Sistemlerine (HBYS) ihtiyaç duyulmaktadır. Sağlık alanında toplanan manuel veya tıbbi cihazlardan elde edilen farklı formattaki tıbbi verileri, bilişim ve iletişim teknolojilerdeki gelişmelere bağlı olarak dijital ortamlara aktarılmaktadır. Ülkemizde HBYS'lerin yapısal gelişiminde ilerlemeler olmasına rağmen, sistemde toplanan verilere hala yeteri kadar işlerlik kazandırılmış değildir. HBYS'ler sağlık yöneticilerine yardımcı olacak bazı raporlar içerse de, veriler arasında çoklu bağlantıları ortaya çıkarabilecek raporları kapsamamaktadır. Veri madenciliği yöntemlerinin sistemlere adapte edilmiş olmaması, veri-bilgi dönüşüm sürecini yönetebilecek deneyimli ve yeterli bilgi seviyesi olan sistem sorumluların bulunmaması bu sistemler için önemli bir eksikliktir. HBYS'lerin uygun analiz yöntemlerle entegre olmuş, kolay kullanılabilen daha kapsamlı tasarlanmasına ihtiyaç vardır. Tıp alanındaki bilimsel çalışmalarda veri madenciliği kümeleme yöntemlerinden K-ortalama algoritması yaygın olarak kullanılmaktadır. Ancak K-ortalama algoritmasının başlangıç parametreleri olan küme sayısının ve başlangıç merkezlerinin kullanıcı tarafından belirlenmesi gereği algoritmanın önemli dezavantajıdır. Bu probleme çözüm olabileceği düşünülerek, yöntemin parametre değerlerine ihtiyaç duyulmadan çalışan mevcut algoritmayı geliştirmek amaçlanmıştır. NAMGY (Noktalar Arası Mesafe ve Gözlemlerin Yoğunluğu) isimli algoritmayı içeren yazılım ile HBYS'lerdeki veriler kullanarak hastane yöneticilerin ihtiyac duyduğu bilgiler daha kolay rapor edilebilecek ve atıl olarak biriken büyük miktardaki veriler işlerlik kazanmış olacaktır. Ek olarak, çalışma NAMGY K-ortalama algoritması, HBYS verilerinin bilgiye dönüştürülmesinde daha kolay ve kullanıcı dostu yazılım ile sağlık kurumları yönetimine katkı sağlayıp, kurumlar için ekonomik açıdan bir değer oluşturacaktır.

Bilgi yönetim sistemiBiyoistatistikHastane yönetimi+4
Meryem Yıldızlı
Çukurova University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Hemşirelerin sosyal baskınlık yönelimleri ve örgütsel güvenle ilişkisi

Amaç: Hemşirelerin sosyal baskınlık yönelimleri ve örgütsel güvenle ilişkisini belirlemek amacıyla yapıldı. Gereç ve Yöntem: Araştırma tanımlayıcı ve kesitsel tipte bir araştırmadır. Çalışma, Mart-Mayıs 2018 tarihleri arasında gerçekleştirildi. Araştırmanın evrenini, Çiğli Bölge Eğitim Hastanesi'nde çalışmakta olan hemşireler oluşturdu (N=298). Araştırmanın örneklemini, 219 hemşire ve yönetici hemşire oluşturmaktadır. Araştırmaya katılmayı kabul eden hemşirelerden yüz yüze görüşme yöntemi ile veriler toplandı. Veri toplama araçları olarak; Kişisel Bilgiler Formu, Sosyal Baskınlık Yönelimi Ölçeği (SBYÖ), Örgütsel Güven Ölçeği (ÖGÖ) kullanıldı. Verilerin analizinde, sayı, yüzde, ölçeklerin alt boyut ortalama ve standart sapmaları, hesaplandı. Ölçeklerin Cronbach alfa değerlerine bakıldı, iki ölçek puanları arasında kolerasyon analizi yapıldı. Ölçek puanlarıyla hemşirelerin demografik özellikleri arasında ilişkiyi belirlemek için Ki-kare, Mann Whitney U testleri kullanıldı. Bulgular: Hemşirelerin SBY ölçeği ortalaması 50,18±16,91 olarak bulundu. Hemşirelerin ÖGÖ alt boyut ortalamaları; yöneticiye güven 3,96±1,08, kuruma güven 3,25±1,15, çalışma arkadaşlarına güven ortalaması ise 4,54±0,84 olarak belirlendi. Sosyal baskınlık yönelimi ile yöneticiye güven ve çalışma arkadaşlarına güven arasında anlamlı bir ilişki görülmezken, kuruma güven ile arasında pozitif yönde zayıf anlamlı bir ilişki bulundu (r=0,151, p<0,05). Sonuç ve Öneriler: Araştırmaya katılan hemşirelerin orta düzeyde SBY izledikleri; yaş, eğitim düzeyi arttıkça SBY puanlarının da artığı gözlendi. Beklenildiği gibi, erkek hemşirelerin SBY puan ortalamaları ile kadınların SBY puan ortalamaları arasında anlamlı fark görüldü. Hemşirelerin ÖGÖ puan ortalamaları literatüre oranla düşük saptandı. Hemşirelerin en fazla çalışma arkadaşlarına, en az da kuruma güvendikleri görüldü. Anahtar kelimeler: Sosyal baskınlık yönelimleri, örgütsel güven, HemĢirelik

Hastane hemşireleriHastane yönetimiHemşireler+5
Ali Kaplan
Manisa Celal Bayar University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Hemşirelerin çatışma çözme davranışlarının incelenmesi

Amaç: Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesinde çalışan hemşirelerin çatışma çözme davranışlarını saptamak için yapıldı. Gereç ve Yöntem: Tanımlayıcı ve kesitsel tipteki bu çalışmaya Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesinde çalışan, çalışmaya gönüllü olarak katılmayı kabul eden 423 hemşire alındı. Veriler, hemşirelerle yüz yüze görüşme yöntemi ile toplandı. Çalışmada, veri toplama aracı olarak 'Hemşireler için Tanıtıcı Bilgi Formu' ve 'Çatışma Çözme Ölçeği-ÇAÇÖ' kullanıldı. Verilerin analizinde; sayı, yüzde, ortalama ve standart sapma, bağımsız değişkenlerle ölçek ve alt boyut puan ortalamalarının karşılaştırılmasında, bağımsız gruplarda t testi, tek yönlü varyans analizi ve Mann Whitney U testleri yapıldı. Bulgular: Hemşirelerin yaş ortalaması 29,54±5,84' dür. Hemşirelerin %87,4'ü kadın, %54,6'sı evli ve %56,2'si lisans mezundur. Hemşirelerin ÇAÇÖ alt boyutları puan ortalamaları; çatışma yaşadığı kişiyi anlamaya çalışma 38,74±6,30, dinleme becerileri 18,35±5,68, her iki tarafın gereksinimlerine odaklaşma 18,35±5,68, sosyal uyum 27,50±3,37, öfke kontrolü 11,87±3,04 ve ÇAÇÖ toplam puanı 23,16 ± 4,81 olarak bulundu. Hemşirelerin cinsiyet, medeni durum ve haftalık çalışma süreleri ile çatışma yaşadığı kişiyi anlama ve dinleme becerileri ve öfke kontrolü alt boyutları arasında anlamlı farklar tespit edildi. Mesleki konum, çalıştığı birim, nöbet durumları ile öfke kontrolü arasında istatistiksel olarak anlamlı farklar belirlendi. Sonuç: Araştırmadan elde edilen bulgular sonucunda; hemşirelerin çatışma çözme davranışları Çatışma Çözme Ölçeği puanları ortanın üstünde bulundu. Hemşirelerin çatışma çözümleme davranışlarını geliştirmeye yönelik farkındalığı arttırıcı çalışmalar yapılması önerilir. Anahtar kelimeler: Hemşire; çatışma; çatışma çözme.

Hastane yönetimiHemşirelerHemşirelik+3
Nimet Petek
Manisa Celal Bayar University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00

İlgili konular