Positive psychological capital

111 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Hastane çalışanlarının sabır düzeylerinin psikolojik sermayeleri üzerindeki etkisi

İş yükü ve duygusal emeğin yoğun olduğu sağlık sektöründe çalışanlar, kurdukları iletişimin her koşulunu dikkatle değerlendirerek çevrelerine bu doğrultuda yaklaşmaktadırlar. Çünkü sağlık hizmetlerinin etkin biçimde sunulmasında en büyük sorumluluk hastane çalışanlarına düşmektedir. Çalışanların karşılaştıkları zorluklar veya olağandışı durumlar psikolojik davranışlarına yansımaktadır. Sabır, bu durumlara karşı olumlu duyguların yaşanmasında köprü görevi görmektedir. Ayrıca sabır, iyileştirici ve koruyucu bir etki yaratarak, bireyin öz-yeterlilik, umut, dayanıklılık ve iyimserlik gibi psikolojik sermaye bileşenlerini desteklemekte ve genel psikolojik iyi oluş düzeyine katkı sağlamaktadır. Bu araştırmanın amacı, hastane çalışanlarının sabır düzeylerinin psikolojik sermayeleri üzerindeki etkiyi incelemektir. Araştırmanın örneklemini, İstanbul'un Pendik ilçesinde bulunan özel bir hastanedeki çalışanlar oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında 275 hastane çalışanına ulaşılmıştır. Çalışmada nicel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak anket tekniğinden yararlanılmıştır. Veri toplamada Doğan ve Gülmez (2014) tarafından Türkçe'ye uyarlanan Sabır Ölçeği ile Luthans ve diğerleri (2007) tarafından geliştirilen Psikolojik Sermaye Ölçeği kullanılmıştır. Bulgulara göre, katılımcıların sabır düzeyleri orta-yüksek, psikolojik sermaye düzeyleri ise yüksek düzeydedir. Verilerin normal dağılım gösterdiği belirlenmiş, DFA sonucunda sabır ölçeği'nin üç boyutlu ve psikolojik sermaye ölçeği'nin dört boyutlu yapısının doğrulandığı tespit edilmiştir. Demografik değişkenlere göre, yaş, çalışma yılı ve eğitim düzeyi açısından anlamlı farklar bulunmuştur. Korelasyon analizleri, sabır boyutları ile psikolojik sermaye boyutları arasında pozitif ve anlamlı ilişkiler olduğunu göstermiştir. Regresyon analizine göre, tüm sabır boyutlarının iyimserlik boyutu ile uzun süreli sabır boyutunun dayanıklılık boyutu, kişiler arası sabrın ise umut ve öz yeterlilik boyutları üzerinde en fazla etkisinin olduğu gözlemlenmiştir. Bu sonuçlar, sabrın bireylerin öz-yeterlilik, umut, dayanıklılık ve iyimserlik düzeylerini artıran önemli bir psikolojik kaynak olduğunu ortaya koymuştur.

Pozitif psikolojik sermayePsikolojik sağlık
Sevdenur Yılmaz Bulut
Süleyman Demirel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin pozitif psikolojik sermaye algıları ile örgütsel bağlılıkları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırma, öğretmenlerin pozitif psikolojik sermaye algıları ile örgütsel bağlılıkları arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma ilişkisel tarama modelinde olup nicel yöntemlidir. Araştırmanın evrenini 2016-2017 Eğitim – Öğretim yılında Şırnak ilinde okulöncesi, ilkokul, ortaokul ve ortaöğretim (lise) kurumlarında görev yapan 6746 öğretmen oluşturmaktadır. Hedef evrene ulaşmadaki zorluk, zaman ve maliyet gibi nedenlerden dolayı evreni temsil edebilecek örneklem alma yoluna gidilmiştir. Basit seçkisiz (random) örnekleme yoluyla seçilen örneklem grubuna dağıtılan 608 ölçek araştırmaya dâhil edilmiştir. Bu araştırmada öğretmenlerin pozitif psikolojik sermaye algılarını belirlemek için Tösten ve Özgan (2014) tarafından geliştirilen "Pozitif Psikolojik Sermaye Ölçeği", öğretmenlerin okula bağlılık düzeylerini belirlemek amacıyla Allen ve Meyer (1990) tarafından geliştirilen Yeşilyurt (2015) tarafından Türkçeye uyarlanan "Örgütsel Bağlılık Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizinde istatistiki paket programından yararlanılmıştır. Araştırmanın güvenirliği için iç tutarlık katsayısına bakılmış; betimsel analizler için aritmetik ortalama, standart sapma, yüzde ve frekans değerleri çıkarılmış; grup farklarındaki karşılaştırmalar fark testleri yapılmıştır. Öğretmenlerin psikolojik sermaye algıları ile örgütsel bağlılıkları arasındaki ilişkiyi ortaya koymak için ikili ilişki testinden, psikolojik sermayenin örgütsel bağlılığa etkisini ortaya koymak için ise basit ve çoklu regresyon analizinden yararlanılmıştır. Bulguların anlamlılık düzeyi için p<.05 esas alınmıştır. Araştırma sonucunda öğretmenlerin pozitif psikolojik sermaye algılarının çok yüksek, örgütsel bağlılıklarının ise orta düzeyde olduğu; pozitif psikolojik sermaye algıları ile örgütsel bağlılıkları arasında düşük düzeyde pozitif yönde ilişkinin olduğu ve pozitif psikolojik sermayenin örgütsel bağlılığı %8 açıkladığı görülmüştür. Öğretmenlerin pozitif psikolojik sermaye algılarında ve örgütsel bağlılıklarında bazı değişkenlerin anlamlı farklılığa yol açtığı da araştırma sonuçlarındandır. Anahtar Kelimeler: Psikolojik Sermaye, Pozitif Psikolojik Sermaye, Örgütsel Bağlılık, Eğitim Yönetimi.

BağlılıkPozitif psikolojiPozitif psikolojik sermaye+3
İsmail Aslan
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin pozitif psikolojik sermaye algıları ile problem çözme becerilerinin incelenmesi

Bu araştırmanın temel amacı öğretmenlerin pozitif psikolojik sermaye algıları ile problem çözme becerilerini incelemektir. Araştırma nicel desenli tarama modelindedir. Araştırmanın evreni 2017-2018 öğretim yılında Şırnak il merkezindeki 39 ilkokul, 37 ortaokul ve 13 lisede görev yapan toplam 1161 öğretmenden oluşmaktadır. Hedef evreni temsil etmesi düşünülen büyüklükte bir örneklem alma yoluna gidilmiş ve tabakalama örnekleme yoluyla araştırmaya toplam 496 öğretmen dâhil edilmiştir. Öğretmenlerin pozitif psikolojik sermaye algılarını ölçmek amacıyla Tösten ve Özgan (2014) tarafından geliştirilen, 26 madde ve 6 boyuttan oluşan "Pozitif Psikolojik Sermaye Ölçeği" kullanılmıştır. Öğretmenlerin problem çözme becerilerini ölçmek amacıyla Heppner (1988) tarafından geliştirilen ve Şahin, Şahin ve Heppner (1993) tarafından Türkçe'ye uyarlanan 35 madde ve 6 boyuttan oluşan "Problem Çözme Becerisi Envanteri" kullanılmıştır. Ayrıca pozitif psikolojik sermayenin geçerliği için paralel test olarak Çetin ve Basım (2012) tarafından Türkçe'ye uyarlanan Örgütsel Pozitif Psikolojik Sermaye ölçeği de uygulanmıştır. Verilerin çözümlenmesinde betimsel (tanımlayıcı) testlerden, fark testlerinden, korelasyon testi ve regresyon analizinden yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda, öğretmenlerin pozitif psikolojik sermaye algılarının yüksek düzeyde olduğu; problem çözme becerilerinin orta düzeyde olduğu; pozitif psikolojik sermaye algıları ile problem çözme becerileri arasında orta düzeyde ve pozitif yönde anlamlı bir ilişkinin olduğu; öğretmenlerde pozitif psikolojik sermaye algısının problem çözme becerisini yordamasında modelin anlamlı olduğu ve %10 düzeyinde yordadığı görülmüştür.

Pozitif psikolojiPozitif psikolojik sermayeProblem Çözme Envanteri+5
Sabri Anık
Siirt University
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin duygusal zekaları, pozitif psikolojik sermayeleri ve iş tatminleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı öğretmenlerin duygusal zeka, pozitif psikolojik sermaye ve iş tatminleri arasındaki ilişkilerin incelenmesidir. Bu amaç doğrultusunda, öğretmenlerin duygusal zeka, pozitif psikolojik sermaye algıları ve iş tatmin düzeylerinin yaş, cinsiyet, okuldaki hizmet süresi, medeni durum, eğitim düzeyi değişkenlerine göre anlamlı olarak farklılaşıp farklılaşmadığı incelenmiş; duygusal zeka, pozitif psikolojik sermaye ve iş tatminleri arasındaki ilişkiler ortaya konmuştur. Araştırma nicel yöntemli olup ilişkisel tarama modelindedir. Araştırmanın evreni 2020-2021 yılları arasında İzmir ili Bornova, Bayraklı , Gaziemir, Karabağlar, Konak, Karşıyaka merkez ilçelerinde görev yapan 9601 öğretmen oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemini basit, tesadüfi örnekleme yoluyla seçilen 365 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın verilerini toplamak amacıyla "Duygusal Zeka Ölçeği", "Pozitif Psikoloji Sermaye Ölçeği" ve "Minnesota İş Tatmini Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma, öğretmenlerin duygusal zeka, pozitif psikolojik sermaye ve iş tatminine ilişkin görüşlerinden yola çıkarak nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Bu araştırmada toplanan verilerin çözümlenmesinde SPSS22 istatistik programı kullanılmıştır. Yapılan araştırma sonucunda korelasyon analizlerine göre öğretmenlerin iş tatmini ile pozitif psikolojik sermaye arasında anlamlı bir ilişkiye rastlanmıştır. Öğretmenlerin duygusal zeka ve iş tatminleri ile duygusal zeka ve pozitif psikolojik sermayeleri arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Duygusal Zeka, Pozitif Psikolojik Sermaye, İş Tatmini, Öğretmen

Duygusal zekaPozitif psikolojik sermayeÖlçekler+2
Sibel Otamış Sümer
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin kültürel ve psikolojik sermaye düzeylerini etkileyen kişisel faktörler: Meta-analitik bir analiz

Bu çalışmanın amacı; öğretmenlerin bazı demografik özelliklerinin kültürel sermayeleri ile psikolojik sermayeleri üzerindeki etkilerini meta-analiz yöntemiyle test etmektir. Meta-analize dâhil edilecek çalışmaları belirlemek amacıyla öncelikle YÖK, ULAKBİM, Google Akademik, EBSCO ve SOBİAD veri tabanları üzerinden literatür taraması yapıldı. Geliştirilen tarama stratejisiyle kültürel sermaye konulu çalışmalardan cinsiyet değişkenini içeren 6, eğitim düzeyi değişkenini içeren 4 ve okul öncesi alma değişkenini içeren 4 çalışma meta-analize dâhil edildi. Psikolojik sermaye konulu çalışmalardan ise cinsiyet değişkenini içeren 31, eğitim düzeyi değişkenini içeren 14 ve medeni durum değişkenini içeren 15 çalışma meta-analize dâhil edildi. Dâhil edilen çalışmalara ait veriler Excel dosyasında toplandı ve daha sonra Comprehensive Meta-Analysis programına aktarılıp analizler yapıldı. Tüm meta-analizlerde rassal etki modeli temel alındı. Analiz sonucunda elde edilen bulgulara göre cinsiyetin, eğitim düzeyinin ve okul öncesi eğitim alma durumunun öğretmenlerin kültürel sermayeleri üzerinde anlamlı bir etkisi olmadığı görüldü. Psikolojik sermaye açısından yapılan analizlerde ise cinsiyetin güven alt boyutunda [d= .065] önemsiz düzeyde ve eğitim düzeyinin umut [d= -.161] ve güven [-.173] alt boyutlarında düşük düzeyde etkisinin olduğu görüldü. Bu sonuçlara göre kadın öğretmenler güven alt boyutunda; lisansüstü eğitim gören öğretmenler umut ve güven alt boyutlarında daha yüksek psikolojik sermaye algısına sahip oldukları anlaşılmıştır. Medeni durumun ise öğretmenlerin psikolojik sermayeleri üzerinde anlamlı bir etkisinin olmadığı belirlendi.

Demografik özelliklerKültürel sermayeMeta analizi+4
Suat Sevgili
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Çalışma yaşam alanlarının, çalışanların iyi olma halleri ve işten ayrılma eğilimleri üzerindeki etkisinde psikolojik sermayenin düzenleyici rolü: Bir alan çalışması

Çalışmanın başlıca amacı; çalışma yaşam alanlarında algılanan uyum ve uyumsuzlukların çalışanların iyi olma halleri ve işten ayrılma eğilimleri üzerindeki etkilerinin belirlenmesi, insan kaynakları uygulamalarında göz ardı edildiği düşünülen psikolojik sermaye kavramının incelenmesi ve mavi yakalı ve beyaz yakalı çalışanlar arasındaki tutum ve davranış farklılıklarının veya benzerliklerinin tespit edilmesidir. Bu araştırma kapsamında, farklı sektörlerde görev yapan 369 beyaz yakalı çalışandan ve Bursa-İnegöl'de faaliyet gösteren bir mobilya fabrikasında çalışan 163 mavi yakalıdan toplanan veri kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; beyaz yakalı çalışanlarda, psikolojik sermaye, çalışan iyi olma hali üzerinde pozitif yönde ve anlamlı şekilde etkiliyken, psikolojik sermayenin işten ayrılma eğilimi üzerindeki etkilerinin ise anlamlı olmadığı görülmektedir. Ayrıca; çalışma yaşam alanlarından ödüller ve değerlerde algılanan uyumun, çalışan iyi olma halini pozitif yönde ve anlamlı şekilde, işten ayrılma eğilimini ise negatif yönde tahmin ettiği tespit edilmiştir. Psikolojik sermayenin düzenleyici rolünün ise anlamlı olmadığı görülmektedir. Son olarak, demografik değişkenlerden yaş çalışan iyi olma halini, çocuk sayısı ise işten ayrılma eğilimini anlamlı şekilde tahmin etmektedir. Mavi yakalı çalışanlara ilişkin bulgularda ise cinsiyet ve psikolojik sermayenin çalışan iyi olma halini pozitif yönde ve anlamlı şekilde etkilediği belirlenmektedir. Ayrıca, kontrolde algılanan uyumun çalışan iyi olma halini anlamlı fakat beklenenin aksine negatif yönde tahmin ettiği görülmektedir. İşten ayrılma eğilimini anlamlı şekilde tahmin eden faktörler ise iş tecrübesi, iş yükü, adalet algısı ve aidiyet-birlik duygusu olmuştur. Ancak beklenenin aksine aidiyet-birlik duygusu işten ayrılma eğilimini pozitif yönde tahmin etmektedir. Psikolojik sermayenin çalışma yaşam alanları ile çalışan iyi olma hali arasındaki ilişkilerde düzenleyici etkisinin anlamlı olmadığı, çalışma yaşam alanlarından iş yükü ve adalet algısı ile işten ayrılma eğilimi arasındaki ilişkide psikolojik sermayenin düzenleyici rolünün ise anlamlı olduğu tespit edilmiştir. Araştırmanın, psikolojik sermayenin önemli rolünün vurgulanması ve çalışanların işten ayrılma eğilimlerini ve iyi olma hallerini etkileyen faktörlerin ortaya konması bakımından teorik ve pratik katkılarının olduğu düşünülmektedir. Anahtar Sözcükler: Çalışan iyi olma hali, psikolojik sermaye, işten ayrılma eğilimi, çalışma yaşam alanları

Pozitif psikolojik sermaye
Hilal Demirel
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Okul etkililiğinin pygmalion etkisi bağlamında değerlendirilmesi: Pozitif psikolojik sermayenin aracılık rolü

Bu araştırmanın amacı, Iğdır ili merkez ilçesindeki ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan öğretmenlerin okul etkililiği, pozitif psikolojik sermaye ve pygmalion etkisine yönelik görüşleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırma, nicel araştırma yaklaşımlarından ilişkisel tarama modelinde tasarlanmıştır. Araştırmanın örneklemi, Iğdır ilindeki okullarda çalışmakta olan 432 öğretmenden oluşmaktadır. Veriler, Hoy tarafından geliştirilen ve Şenel (2015) tarafından Türkçeye uyarlanan "Okul Etkililiği Ölçeği", Luthans ve ark. (2007a) tarafından geliştirilen ve Çetin ve Basım (2012) tarafından Türkçe uyarlaması yapılan "Psikolojik Sermaye Ölçeği" ve Çiftçi ve Özdemir (2023) tarafından geliştirilen "Pygmalion Ölçeği" kullanılarak toplanmıştır. Veri analizinde frekans, aritmetik ortalama, standart sapma, t testi, ANOVA, LSD testi, Pearson Korelasyon, Yapısal Eşitlik Modeli ve Yol Analizi kullanılmıştır. Sonuçlara göre öğretmenlerin okul etkililiği, pozitif psikolojik sermaye ve pygmalion etkisine yönelik görüşlerinin yüksek düzeyde olduğu ortaya çıkmıştır. Öğretmenlerin okul etkililiği görüşlerinde, okul türü değişkenine göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılaşma olduğu gözlenmiştir. Öğretmenlerin, pozitif psikolojik sermaye görüşlerinde de okul türü değişkenine göre istatistiksel olarak anlamlı farklar bulunmuştur. Öğretmenlerin iyimserlik alt boyutuna ilişkin görüşlerinin ise medeni durum değişkenine göre istatistiksel olarak anlamlı bir fark oluşturduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, pygmalion etkisine yönelik görüşlerde okuldaki öğretmen sayısı değişkenine göre istatistiksel olarak anlamlı bir fark tespit edilmiştir. Öğretmenlerin pygmalion ölçeğinin geneline ve inanç alt boyutuna yönelik görüşlerinde, okul türü değişkeni açısından da istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu ortaya çıkmıştır. Okul etkililiği, pozitif psikolojik sermaye, pygmalion etkisi ve alt boyutları arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişkiler olduğu görülmüştür. Araştırma sonucuna göre, okul etkililiği ile pygmalion etkisi arasındaki ilişkide, pozitif psikolojik sermayenin kısmi aracılık etkisinin olduğu keşfedilmiştir. Anahtar sözcükler: Okul etkililiği, pygmalion etkisi, pozitif psikolojik sermaye, Rosenthal etkisi, pozitif örgütsel davranış

Okul etkililiğiPigmalyon etkisiPozitif psikolojik sermaye+3
Kenan Çiftçi
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Pozitif psikolojik sermaye ve öznel iyi olmanın işten ayrılma eğilimi ile ilişkisinin incelenmesi

Ülkemizdeki akademik yazına baktığımızda, pozitif psikolojinin örgütlerde uygulama alanları üzerinde etkinliğini araştırma geçmişi çok eskiye dayanmamaktadır. Bu bağlamda yapılan çalışmada, pozitif psikolojinin kapsamındaki pozitif psikolojik sermaye kavramı, ayrıntılı bir biçimde incelendi ve sermayenin ortaya çıkış tarihinden günümüze kadar ne tür aşamalardan geçtiği ve değer oluşturmak için nasıl form değiştirdiği üzerine yoğunlaşıldı. Örgütler için en önemli rekabet aracı niteliğindeki sermayenin günümüzün bilgi teknolojilerinde psikolojik bir boyuta ulaşması, sermayenin, pozitif örgütsel davranış alanında oldukça fazla yer almasına yol açmıştır. Böylece pozitif örgütsel davranışın önemli bir değişkeni haline gelen pozitif psikolojik sermayenin diğer örgütsel davranış değişkenlerinden olan öznel iyi oluş ve işten ayrılma eğilimi üstünde nasıl bir etki yarattığı ve örgütlerin bunu nasıl yordadığı sorunsalı bu araştırmanın çıkış noktasını oluşturuyor. Bu çalışma ile çalışanların sahip oldukları pozitif psikolojik sermayeleri ile öznel iyi oluşlarının, onların işten ayrılma eğilimleri üzerinde nasıl bir etkisinin olduğuna bakılmıştır. Ülke genelinde faaliyet gösteren bazı kamu kurumlarının ve özel kuruluşların bünyesinde çalışan 223 çalışan üzerinde gerçekleşen bu araştırma için ülkemiz ve diğer ülkelerde yapılmış olan araştırmalar, yazılmış kitaplar, dergiler ve internet kaynaklarından faydalanılarak bilgi edinilmiştir. Elde edilen bilgiler ışığında eleştirel bir değerlendirme ile kaynakça raporlanarak araştırma tamamlanmıştır.

Pozitif psikolojik sermayePsikolojik sermayeÖznel iyi oluş+1
Hümeyran Bozkurt
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Pozitif psikolojik sermayenin çalışanların ilişki ağı kurma yeteneği üzerindeki etkisinde nomofobinin düzenleyici rolü: Havacılık sektöründe bir araştırma

Bu çalışmanın amacı, Pozitif Psikolojik Sermayenin Çalışanların İlişki Ağı Kurma Yeteneği üzerindeki etkisini incelemektir. Çalışmada, ayrıca nomofobinin düzenleyici bir aracılık rolü oynayabileceği ve bu değişkenin etkileri araştırılmıştır. Bu çalışmanın uygulama kısmı, İstanbul Yeni, İstanbul Atatürk ve Sabiha Gökçen Havalimanlarında faaliyet gösteren havayolu işletmelerinde gerçekleştirilmiştir. Bu çerçevede, söz konusu işletmelerdeki çalışanların havacılıkla ilgili düşünce ve algıları temel alınmıştır. Araştırmaya ait veriler sözkonusu havacılık firmalarının çalışanlarından elde edilmiştir. Araştırma bulgularına göre, nomofobinin, pozitif psikolojik sermaye ve ilişki ağı kurma yeteneği arasındaki ilişkiyi negatif olarak etkilemekte, çalışanların nomofobi düzeylerinin yükselmesi, pozitif psikolojik sermayelerinin ilişki ağı kurma yetenekleri üzerindeki etkisini negatif yönde etkilemekte ve pozitif psikolojik sermayesi yüksek olan çalışanların ilişki ağı kurma yetenekleri düşmektedir. Bu çalışmanın, kuramsal ve uygulamada katkısı bulunmaktadır. Çalışmanın kuramsal katkısı, Pozitif Psikolojik Sermayenin ve İlişki Ağı Kurma Yeteneği ilişkisinin ilk kez ele alınarak açıklanması ve bu ilişkide aracı rol üstlenen Nomofobinin bütüncül bir modelde incelenmesidir. Bu çalışmanın uygulamadaki katkısı ise, tüm dünyada faaliyet gösteren havacılık firmalarında ilk kez araştırılmış olmasıdır. Anahtar Kelimeler: Pozitif Psikolojik Sermaye, İlişki Ağı Kurma Yeteneği (Networking Ability), Nomofobi, Sivil Havacılık

Ağ oluşturma kabiliyetleriHavacılık sektörüNomofobi+4
Sibel Bilkay
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Pozitif psikolojik sermaye, bilişsel esneklik, psikolojik güvenlik ve çalışan performansı arasındaki ilişkiler

Günümüz iş dünyasında belirsizlikler, değişimler ve yoğun rekabet ortamında çalışan bireylerin, işyerinde performanslarının yükselmesi için çalışanların bireysel kaynaklarından optimum düzeyde faydalanılması gerekmektedir. Bu çalışmada, çalışan performansına etki eden pozitif psikolojik kaynaklardan faydalanmanın yanı sıra özellikle zorluklar ve değişim durumlarında, bilişsel esnekliğin bu ilişkiye olumlu etkisinin olabileceği ve bunun da çalışan performansını yükselteceği düşünülmüştür. Aynı zamanda, çalışanın pozitif psikolojik kaynaklarını performansını yükseltme doğrultusunda kullandığında, çalışanın işyerinde algıladığı psikolojik güvenliğin bu ilişkiyi etkileyebileceği ve psikolojik güvenlik algısının aracılığıyla çalışan performansının yükselmesi beklenmiştir. Bu doğrultuda, bu değişkenlerin aralarındaki ilişkilerin ve etkilerinin araştırılacağı bir model geliştirilmiştir. Araştırma, Marmara Bölgesi'nde değişik endüstri ve iş kollarında görev yapan 454 beyaz yakalı çalışandan anket yöntemiyle toplanan verilerle gerçekleştirilmiştir. Araştırma modeli doğrultusunda geliştirilen hipotezlerin Yapısal Eşitlik Modeli (YEM) ve Hiyerarşik Regresyon Analizi (HRA) istatistiksel araçları kullanılarak analizleri yapılmış ve elde edilen sonuçlar literatür çerçevesinde yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda; çalışanların pozitif psikolojik sermayelerinin çalışan performansını, literatürdeki daha önceki çalışmaları da destekler şekilde, olumlu etkilediği görülmüştür. Ayrıca, çalışanların pozitif psikolojik sermayeleri ile performansları arasındaki ilişkide bilişsel esnekliğin kısmi düzenleyicilik (ılımlaştırıcılık) etkisi bulunmuştur. Bilişsel esneklik yükseldikçe, iyimserlik ve dayanıklılık değişkenlerinin çalışan performansı üzerindeki etkisinin arttığı gözlemlenmiştir. Fakat bilişsel esneklik yükseldikçe, özyeterlilik ile çalışan performansı arasındaki ilişkinin zayıfladığı soncuna ulaşılmıştır. Bunların yanısıra, çalışanların psikolojik güvenlik algılarının, pozitif psikolojik sermayeleri ile performansları arasındaki ilişkide kısmı aracılık rolü üstlendiği görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Pozitif Psikolojik Sermaye, BiliĢsel Esneklik, Psikolojik Güvenlik, ÇalıĢan Performansı, Performans

Bilişsel esneklikPerformansPozitif psikolojik sermaye+2
Ayşe Badak
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Üst biliş ve pozitif psikolojik sermayenin sınav kaygısı ile ilişkisi

Araştırmada Haliç Üniversitesi lisans ve yüksek lisans öğrencilerinin üst bilişlerinin ve pozitif psikolojik sermayelerinin sınav kaygılarıyla ilişkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Buradan hareketle ilk olarak üst biliş ile sınav kaygısı arasındaki ilişki, pozitif psikolojik sermaye ile sınav kaygısı arasındaki ilişki ve üst biliş ile pozitif psikolojik sermaye arasındaki ilişki incelenmiştir. Araştırma Haliç Üniversitesi Lisans ve Yüksek Lisans öğrencilerinden oluşan 211 kişiden anket yoluyla toplanan verilerle gerçekleştirilmiştir. Araştırma verileri Demografik Bilgi Formu, Üst biliş Ölçeği-30, Pozitif Psikolojik Sermaye Ölçeği ve Sınav Kaygısı Envanteri kullanılarak elde edilmiştir. Elde edilen veriler, ''IBM SPSS Statistic 22'' paket programıyla analiz edilmiştir. Verilerin analizinde ilk olarak demografik bilgilerin incelendiği frekans analizleri, demografik verilerle değişkenlerin farklılıklarını ölçümlemek için t-test ve korelasyon analizi yöntemleri kullanılmıştır. Araştırmada üst biliş ve pozitif psikolojik sermayenin sınav kaygısı ile arasında negatif yönlü anlamlı bir ilişkinin olduğu, üst biliş ile pozitif psikolojik sermaye arasında da pozitif yönlü anlamlı bir ilişkinin olduğu sonucu çıkmıştır. Ayrıca cinsiyet faktörüyle gerçekleştirilen fark testleri sonucunda erkeklerin pozitif psikolojik sermayelerinin kadınlarınkine göre daha fazla olduğu; psikolojik tanı almayan bireylerin tanı alan bireylere göre üst biliş ve pozitif psikolojik sermayelerinin daha yüksek olduğu sonucu elde edilmiştir.

Lisansüstü öğrencilerPozitif psikolojik sermayePsikolojik sermaye+4
Hatice Kahramanoğlu
Haliç University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Bilişim sektöründe çalışan bireylerde pozitif psikolojik sermaye ile tükenmişlik belirtileri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Daha sonra doldurulacaktır.

Bilişim sektörüPozitif psikolojik sermayePsikolojik sermaye+1
Esra Gülvin Enderoğlu
Haliç University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Endüstriyel pazarda satın alma kararının kültürler bazında incelenmesi oluklu mukavva kağıdı sektöründe bir araştırma

Endüstriyel pazarlarda satın alma kararının verilmesinin kültürel bazda incelenmesi ve bu ilişkide pozitif psikolojik sermayenin de satın alma kararının verilmesinde rolünün bulunduğu savunulmaktadır. Hofstede kültür boyutları endüstriyel ürünlerin satın alma kararı verilirken anlamlı bir rol oynamakta ve pozitif psikolojik sermayenin de bu ilişkide rolü bulunmaktadır. Bu kapsamda yapılan araştırmanın temel amacı, endüstriyel pazarda faaliyet gösteren oluklu mukavva üreticilerinin satın alma kararının kültürler bazında incelenmesi ve pozitif psikolojik sermayenin satın alma kararının verilmesinde rolü olup olmadığını tespit etmektir. Araştırma 48 ülkede faaliyet gösteren oluklu mukavva firmalarının satın alma departmanlarında uzmanlaşmış kişiler üzerinde gerçekleştirilmiştir. Anket tekniği ile toplanan 385 adet veri, istatistik paket programları ile analiz edilmiştir. Öncelikle ölçeklerin geçerlilik ve güvenilirlikleri sağlanmıştır. Sonrasında ölçeklere ait açıklayıcı faktör analizleri yapılmıştır. Son olarak ise, araştırmaya ait hipotezleri test etmek maksadıyla regresyon analizleri yapılmıştır. Yapılan araştırmanın sonucunda; kültür boyutları, endüstriyel satın alma kararlarını anlamlı bir şekilde etkilediği ortaya çıkmıştır. İkinci olarak kültür boyutlarının pozitif psikolojik sermaye düzeylerini anlamlı bir şekilde etkilediği bulunmuştur. Son olarak pozitif psikolojik sermaye düzeyleri, endüstriyel satın alma kararlarını anlamlı bir şekilde etkilemekte olduğu görülmüştür. Bu sonuç, endüstriyel pazarlarda hizmet veren oluklu mukavva kağıdı üreticilerinin ve kullanıcılarının uluslararası pazarlardaki satış ve satın alma işlemlerinde kültürün rolüne önem vermesinin, ticari faaliyetlerdeki başarısına etkisinin olduğunu göstermektedir. Var olan bu ilişkide pozitif psikolojik sermaye, endüstriyel satın alma kararının başarılı bir şekilde sonuçlanmasını sağlamaktadır. Anahtar Kelimeler: Hofstede Kültür Boyutları, Endüstriyel Satın Alma Kararı, Pozitif Psikolojik Sermaye.

Endüstriyel pazarlarKültürOluklu mukavva+5
Mert Becan
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin örgütsel destek algı düzeyleri ile pozitif psikolojik sermaye düzeyleri arasındaki ilişki

Bu çalışma öğretmenlerin örgütsel destek algıları ile pozitif psikolojik sermaye düzeyleri arasındaki ilişkiyi belirlemeyi amaçlamaktadır. İlişkisel tarama modelindeki araştırmanın evrenini 2015 – 2016 öğretim yılında Manisa ilinde çalışan 5133 öğretmen oluşturmaktadır. Kolay ulaşılabilir örnekleme yoluyla 48 ilkokuldan 360 öğretmen araştırmanın örneklemini oluşturmaktadır. Araştırmada veriler ''Örgütsel Destek Algısı Ölçeği'' ve '' Pozitif Psikolojik Sermaye Ölçeği'' ile toplanmıştır. Araştırmada ölçeklerin örnekleme uygunluğunu test etmek için doğrulayıcı faktör analizi yapılmış ve elde edilen sonuçlarla ölçeklerin uygunluğu doğrulanmıştır. Ayrıca verilerin analizinde t-testi, tek yönlü varyans analizi, Pearson Momentler Çarpımı Katsayısı ve çoklu regresyon analizleri kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; öğretmenlerin okullarına yönelik örgütsel destek algıları orta düzeydedir. Eğitim durumu, cinsiyet, mesleki kıdem değişkenlerine göre, öğretmenlerin örgütsel destek algıları ve alt boyutları olan örgütsel destek ve yönetici desteği algıları arasında anlamlı bir fark görülmemiştir. Okulda çalışan öğretmen sayısı ve aynı okulda çalışma süresi değişkenlerine göre, öğretmenlerin örgütsel destek algıları ve alt boyutları olan örgütsel destek ve yönetici desteği algılarında anlamlı farklılık olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerin psikolojik sermayeleri yüksek düzeydedir. Cinsiyet değişkenine göre, öğretmenlerin psikolojik sermayenin iyimserlik ve dışa dönüklük boyutlarında anlamlı farklılık görülürken; diğer boyutlarda anlamlı bir fark görülmemiştir. Eğitim durumu, mesleki durum,aynı okulda çalışma süresi değişkenlerine göre, öğretmenlerin psikolojik sermaye düzeyleri ve alt boyutlarında anlamlı bir fark görülmemiştir. Okulda çalışan öğretmen sayısına değişkenine göre öğretmenlerin psikolojik sermaye düzeylerinin boyutlarına bakıldığında; özyeterlilik, iyimserlik, güven, dışadönüklük ve psikolojik dayanıklılık boyutlarında bu farklılık anlamlı bulunmuş; umut boyutunda ise anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Öğretmenlerin destek algıları ile psikolojik sermaye düzeyleri arasında düşük düzeyli pozitif yönlü anlamlı bir ilişki bulunmaktadır. Öğretmenlerin örgütsel destek algılarının artması, psikolojik sermaye düzeylerini arttırmaktadır. Örgütsel destek ile özyeterlik, iyimserlik, güven, dışa dönüklük, psikolojik dayanıklılık ve umut, boyutları arasındaki ilişki ise düşük düzeydedir. Yönetici desteği ile psikolojik sermayenin özyeterlik, iyimserlik, güven, psikolojik dayanıklılık ve umut boyutları arasında düşük düzeyli, yönetici desteği ile dışa dönüklük arasında orta düzeyli bir ilişki vardır. Öğretmenlerin destek algılarının psikolojik sermaye düzeylerini yordamasına yönelik yapılan regresyon analizine göre algılanan desteğin psikolojik sermaye düzeyini yordadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Pozitif psikolojik sermayePsikolojik sermayeÖlçekler+2
Filiz Dilsiz
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Okullardaki örgütsel sinerjinin öğretmenlerin psikolojik sermayeleri üzerindeki rolü

Bu çalışma okullardaki örgütsel sinerjinin öğretmenlerin psikolojik sermayeleri üzerindeki rolünü belirlemek için yapılmıştır. Bu temel amaç doğrultusunda araştırmada "Öğretmenlerin okullardaki örgütsel sinerji düzeyine yönelik algılarının psikolojik sermaye düzeyleri üzerindeki rolü nedir?" sorusuna cevap aranmıştır. Araştırma ilişkisel tarama modelinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evrenini 2021–2022 öğretim yılında Kütahya ili, Şaphane, Simavve Gediz ilçelerinde yer alan tüm okullarda görev yapan 2987öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini kolay ulaşılabilir örnekleme yöntemiyle seçilen 429 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırma verileri, Akpolat ve Levent (2018) tarafından geliştirilen "Öğretmenlere Yönelik Örgütsel Sinerji Ölçeği" ve Tösten ve Özgan (2014) tarafından geliştirilen "Pozitif Psikolojik Sermaye Ölçeği" kullanılarak toplanmıştır. Ayrıca verilerin istatistiksel analizi için Bağımsız Örneklemler t-Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), Çoklu Regresyon Analizi ve Pearson Momentler Çarpımı Kolerasyonu kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, öğretmenlerin okullardaki örgütsel sinerjiye yönelik algı düzeylerinin yüksek olduğu tespit edilmiştir. Öğretmenlerin örgütsel sinerjiye yönelik algılarının cinsiyet, görev yapılan okul düzeyi ve okulda çalışan öğretmen sayısına göre anlamlı farklılıklar gösterdiği; kıdem, mezuniyet, aynı okulda çalışma süresine göre anlamlı olarak farklılaşmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmanın bir diğer değişkeni olan öğretmenlerin psikolojik sermaye düzeyleri ise yüksektir. Öğretmenlerin psikolojik sermaye düzeyleri cinsiyet, görev yapılan okul düzeyi ve mezuniyet durumuna göre farklılaşırken bunların kıdem, aynı okulda çalışma süresi, okulda çalışan öğretmen sayısına göre farklılık göstermemektedir. Yine araştırmada öğretmenlerin okullardaki örgütsel sinerji düzeyine yönelik algıları ile psikolojik sermaye düzeyleri arasındaki ilişki incelendiğinde, anlamlı pozitif yönde ve orta düzeyde bir ilişkiye rastlanmıştır. Son olarak yapılan araştırmaya göre, öğretmenlerin okullarda örgütsel sinerjiye yönelik etkileşim ve takdir etme, strateji, güncelleme ve güçlenme boyutları algılarının öğretmenlerin psikolojik sermaye düzeylerini anlamlı bir şekilde yordadığı; bütünleştirme boyutuna yönelik algılarının ise yordamadığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Örgütsel Sinerji, Pozitif Psikoloji, Psikolojik Sermaye, Eğitim Örgütleri

Eğitim örgütleriOkullarPozitif psikoloji+5
Ayşe Gül Uluten
Uşak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin psikolojik sermayelerinin işe tutkunluklarındaki rolü

Araştırmada, öğretmenlerin psikolojik sermayelerinin işe tutkunluklarındaki rolünün belirlenmesi amaçlamıştır. Araştırma ilişkisel tarama modelindedir. Araştırmanın evrenini, Uşak ilinde 2022-2023 eğitim öğretim yılında görev yapan 2900 öğretmen, örneklemi ise kolay ulaşılabilir örnekleme yöntemi ile seçilen 314 öğretmen oluşmaktadır. Araştırma verileri "Psikolojik Sermaye Ölçeği" ve "Çalışmaya Tutkunluk Ölçeği" ile toplanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, öğretmenlerin psikolojik sermaye düzeyleri çok yüksek ve işe tutkunluk düzeyleri ise yüksektir. Öğretmenlerin psikolojik sermaye ve işe tutkunluk düzeyleri cinsiyet, öğretmen sayısı ve aynı okulda çalışma süresi değişkenlerine göre farklılaşmazken, kıdem yılı ve mezuniyet durumu değişkenine göre farklılaşmaktadır. Öğretmenlerin kıdem yılı arttıkça ve öğrenim durumu yükseldikçe psikolojik sermayeleri ve işe tutkunluk düzeyleri yüksek bulunmuştur. Öğretmenlerin psikolojik ve sermaye düzeyleri okul düzeyine göre farklılaşmazken, işe tutkunluk düzeyleri farklılaşmaktadır. İlkokul öğretmenlerinin işe tutkunluk düzeyi, ortaokul ve lise öğretmenlerine göre daha yüksektir. Araştırmada öğretmenlerin okul içerisindeki psikolojik sermaye ve işe tutkunluk algıları arasında anlamlı, pozitif yönlü, orta düzeyde bir ilişki vardır. Bununla birlikte öğretmenlerin psikolojik sermayelerine yönelik iyimserlik, güven ve umut algıları işe tutkunluklarını yordarken; öz yeterlilik, dışadönüklük ve psikolojik dayanıklılık algıları yordamamaktadır. Anahtar kelimeler: Pozitif psikoloji, çalışmaya yoğunlaşma, çalışmaya tutkunluk.

Pozitif psikolojiPozitif psikolojik sermayePsikolojik sermaye+4
Mehmet Dağ
Uşak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Psikolojik sermayenin değişime direnç tutumu üzerindeki etkisinde algılanan iletişim kalitesi ve algılanan örgütsel desteğin düzenleyici rolü

Teknolojik, sosyal ve ekonomik gelişmeler çerçevesinde değişim her alanda olduğu gibi örgütsel çevrede de oldukça önem kazanmıştır. Değişimin kaçınılmaz bir gerçeklik olarak görüldüğü günümüzde, örgütlerin başarısı bu değişimlere ne ölçüde uyum sağladıklarına bağlı olarak değişkenlik göstermeye başlamıştır. Dolayısıyla değişimin önündeki en büyük engellerden olan değişime direnç tutumunun önüne geçilmesi örgütler için bir zorunluluk haline gelmiştir. Çalışanların değişime gösterdikleri direnç tutumunun hem bireysel hem de örgütsel faktörlerden etkilendiği bilinmektedir. Bu çerçevede, bu çalışma kapsamında değişime direnç tutumunu etkilediği düşünülen bireysel ve örgütsel faktörler bir arada ele alınarak bütüncül bir bakış açısı kazandırılması amaçlanmaktadır. Bu bağlamda, pozitif psikoloji akımı ile şekillenen psikolojik sermayenin değişime direnç tutumu üzerindeki etkisinde algılanan iletişim kalitesi ve algılanan örgütsel desteğin düzenleyici etkisi araştırılacaktır. Araştırmanın verileri, Türkiye'de faaliyet gösteren bir savunma sanayii şirketinde çalışan yüz doksan üç çalışandan anket yöntemiyle toplanmıştır. Çalışma kapsamında incelenen modelin analizi Hayes (2018) tarafından geliştirilen PROCESS Makro ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın ana modeli kapsamında elde edilen bulgular incelendiğinde bireysel faktör olarak ele alınan psikolojik sermayenin değişime direnç tutumu üzerindeki etkisinin istatistiki olarak anlamlı olmadığı görülmüştür. Çalışmanın düzenleyici değişkenleri olan ve örgütsel faktörler altında ele alınan algılanan örgütsel iletişim kalitesi ve örgütsel desteğin ise değişime direnç tutumu üzerindeki doğrudan etkisinin güçlü ve negatif yönlü olduğu görülmüştür. Örgütsel faktörlerin psikolojik sermaye ve değişime direnç tutumu ilişkisindeki düzenleyici etkilerine bakıldığında ise algılanan örgütsel desteğin sınırda anlamsızlık düzeyinde düzenleyici etkisi olduğu, algılanan örgütsel iletişim kalitesinin ise söz konusu ilişkide düzenleyici rolü olmadığı tespit edilmiştir. Bir başka deyişle, elde edilen bulgular örgütsel faktörlerin değişime direnç tutumu üzerinde düzenleyici etkilerinin yanı sıra ana etkilerinin çok güçlü olduğunu göstermiştir. Çalışmanın ek analizler bölümünde gerçekleştirilen hiyerarşik regresyon analizinde, psikolojik sermayenin değişime direnç tutumunu negatif yönde tahmin ettiği görülse de analize örgütsel faktörlerin dâhil edilmesi ile psikolojik sermayenin değişime direnç tutumu üzerindeki etkisinin anlamsız hale geldiği görülerek bir kez daha örgütsel faktörlerin değişime direnç tutumu üzerindeki etkisinin daha güçlü olduğu görülmüştür.

Algılanan örgütsel destekDeğişime dirençPozitif psikolojik sermaye+4
Sena Bozgan Fendoğlu
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Hess Profesyonel Hemşirelik Yönetişimi İndeksinin türkçeye uyarlanması ve hemşirelerin yönetişim algıları ile ilişkili faktörlerin belirlenmesi

Giriş: Profesyonel bir uygulama ortamının temel unsurlarından olan karar alma yapısı aynı zamanda mükemmeliğin güçlü bir göstergesidir. Paylaşılan yönetişim hemşirelerin uygulamaları hakkında karar alabilmelerini sağlayan bir strateji olarak görülmektedir. Amaç: Bu çalışma iki aşamadan oluşmaktadır. Birinci aşamanın amacı Hess Profesyonel Hemşirelik Yönetişimi İndeksinin Türkçeye uyarlanması, geçerlik ve güvenirlik analizlerinin yapılması ve hemşirelerin profesyonel hemşirelik yönetişimi algılarının belirlenmesidir. İkinci aşamanın amacı ise profesyonel hemşirelik yönetişimi, psikolojik sermaye, hemşirelik bakım kalitesi ve hemşire doyumu arasındaki ilişkiyi oluşturulan hipotez modeli doğrultusunda incelemektir. Yöntem: Çalışmanın birinci aşaması metodolojik tasarımda olup, evrenini İstanbul ilinde çalışan hemşireler, örneklemini ise indeks madde sayısına göre belirlenen 657 hemşire oluşturdu. Açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizleri ile indeksin geçerliği, Cronbach alfa katsayısı, test-tekrar test güvenirliği, paralel (eşdeğer) form güvenirliği ile güvenirlik analizleri yapıldı. Araştırmanın ikinci aşaması, kesitsel, tanımlayıcı ve ilişki arayıcı tasarımda olup evrenini İstanbul ilinde çalışan hemşireler, örneklemini ise evreni bilinmeyen örnekleme yöntemi ile ulaşılan 514 hemşire oluşturdu. İkinci aşamaya ait oluşturulan hipotez modeli yapısal eşitlik modeli ile analiz edildi. Bulgular: Birinci aşamada geçerlik ve güvenirliği test edilen indeks orijinal yapısından farklı olarak 30 maddeden ve orijinal yapısında olduğu gibi 6 alt boyuttan oluştu. Yapılan doğrulayıcı faktör analizinin istatistiki olarak anlamlı sonuçlar (p<0,01) verdiği, uyum iyiliği değerlerinin kabul edilebilir ve iyi düzeyde olduğu belirlendi. Güvenirlik analizinde toplam indeks Cronbach alfa katsayısı 0,924 olup yüksek derecede güvenilir bulundu. İkinci aşamada profesyonel hemşirelik yönetişimi ile hemşirelik bakım kalitesi-birim (r=0,464), hemşirelik bakım kalitesi-hastane (r=0,492) ve hemşire doyumu (r=0,512) arasında anlamlı ve pozitif yönde bir ilişkinin olduğu saptandı. Profesyonel hemşirelik yönetişimi ile psikolojik sermaye arasında (r=0,459) arasında anlamlı ve pozitif yönde bir ilişkinin olduğu görüldü. Elde edilen bulgulara göre oluşturulan model iyi ve kabul edilebilir uyum gösterdi. Sonuçlar: Analiz sonuçlarına göre birinci aşamada indeksin geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğu doğrulandı. İkinci aşamada ise model uyumuyla birlikte profesyonel hemşirelik yönetişimi ile psikolojik sermaye, hemşirelik bakım kalitesi ve hemşire doyumu arasında anlamlı ve pozitif bir etki olduğu belirlendi. Doğrudan ve dolaylı etkiler değerlendirildiğinde, profesyonel hemşirelik yönetişiminin hemşirelerin bakım kalitesi ve hemşire doyumu üzerindeki etkisinde psikolojik sermayenin kısmi aracı rol oynadığı görüldü. Bu çalışma, ulusal literatüre geçerliği ve güvenirliği belirlenen yeni bir indeks kazandırmış olup paylaşılan yönetişim aracılığıyla hemşirelerin uygulama alanlarında karar alma süreçlerine katılımını ön plana çıkarması ve hemşirelikte yönetişimle ilişkili temel kavramları ele alması açısından hem hemşirelikte yönetim uygulamalarına hem de literatüre önemli katkılar sağlaması beklenmektedir.

Pozitif psikolojik sermayeYönetici hemşirelerYönetişim+1
Melek Karatuzla
İstanbul University-Cerrahpaşa · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Okul müdürlerinin liderlik davranışlarının öğretmenlerin psikolojik sermayesi ile ilişkisi

Bu araştırmada, okul müdürlerinin liderlik davranışları ile öğretmenlerin psikolojik sermayeleri arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma, nicel araştırma yönteminde tekli ve ikili tarama modelleri ile desenlenmiştir. Araştırmanın hedef evreni Ankara'nın dokuz ilçesindeki kamu okullarında görevli 13580 ilkokul öğretmeni ve 15165 ortaokul öğretmeni olmak üzere 28745 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemi tabakalı örneklem yoluyla seçilmiş 361 ilkokul ve 370 ortaokul öğretmeni olmak üzere toplam 731 öğretmenden oluşmaktadır. Veri toplama araçları olarak, Çetin (2015) tarafından geliştirilen "Psikolojik Sermaye Ölçeği" ile Kouzes ve Posner (2003) tarafından geliştirilen (Leadership Practices Inventory) ve Yavuz'un (2010) Türkçe'ye uyarladığı "Liderlik Uygulamaları Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde SPSS 22.00 programı kullanılmıştır. Verilerin analizinde, yüzde, frekans, aritmetik ortalama ve standart sapma gibi betimsel istatistik tekniklerinden yararlanılmıştır. Katılımcıların cinsiyet ve okul türü değişkenlerine göre görüşlerinin karşılaştırılmasında t testi; kıdem ve eğitim durumu değişkenlerine göre öğretmenlerin görüşleri arasında anlamlı bir farkın olup olmadığının belirlenmesinde Kruskal Wallis H testi; okul müdürlerinin liderlik davranışlarının, öğretmenlerin psikolojik sermaye algılarını yordama düzeyinin belirlenmesinde regresyon analizi yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, katılımcıların demografik özelliklerinden cinsiyet, okul türü, kıdem, eğitim durumu değişkenlerinin öğretmenlerin okul müdürlerinin liderlik davranışlarına ilişkin algılarında anlamlı farklılıklar yarattığı görülmektedir. Aynı değişkenlere göre, öğretmenlerin psikolojik sermaye düzeyleri de anlamlı farklılık göstermektedir. Öğretmenlerin okul müdürlerinin liderlik davranışlarına ilişkin algılarının en yüksek düzeyde tanıma ve takdir etme, en düşük düzeyde risk alma boyutunda olduğu görülmektedir. Öğretmenlerin psikolojik sermayelerine ilişkin algıları en düşük mizah, en yüksek ise bilgelik boyutunda gerçekleşmiştir. Regresyon analizi sonuçlarına göre, okul müdürlerinin liderlik davranışlarının öğretmenlerin psikolojik sermayelerine ilişkin algılarının anlamlı bir yordayıcısı olduğu belirlenmiştir. Anahtar sözcükler: pozitif psikoloji, psikolojik sermaye, pozitif örgütsel davranış, liderlik, öğretmenler, okul müdürleri

Eğitim yönetimiLiderlikOkul yöneticileri+4
Belda Bilgiç
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Öğretmenlerin kişilik özellikleri ile atılganlıkları arasındaki ilişkide pozitif psikolojik sermayelerinin aracı rolü

Bu araştırmada Tokat ili merkez ve ilçelerindeki kamu ortaokullarındaki öğretmenlerin, atılganlık davranışları, pozitif psikolojik sermaye düzeyleri ve kişilik özelliklerinin belirlenmesi ve bu üç değişken arasındaki bağlantının derecesinin saptanması amaçlanmıştır. Nicel araştırma yaklaşımına dayanan araştırmanın örneklemini, 2018-2019 öğretim yılında kamu ortaokulundaki 336 öğretmen oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak, Voltan-Acar ve Öğretmen (2007) tarafından geliştirilen "Kendini Belirleme Ölçeği (Güvengenlik)", Luthans, Avolio, Avey ve Norman (2007) tarafından geliştirilen ve Çetin ve Basım (2012) tarafından Türkçe'ye çevirisi yapılan "Psikolojik Sermaye Ölçeği" ve Costa ve McCrae‟e (1992) tarafından oluşturulmuş, Benet-Martinez ve John (1998) tarafından ise kısa forma dönüştürülmüş ve Alkan (2006) tarafından Türkçe'ye uyarlanmış "Beş Faktör Kişilik Ölçeği" tercih edilmiştir. Verilerin analizinde frekans, aritmetik ortalama, standart sapma, t testi, ANOVA, LSD testi, Pearson Korelasyon ve Çoklu Regresyon analizinden faydalanılmıştır. Araştırmanın sonucunda beş faktör kişilik özellikleri boyutlarından uyumlulukken yüksek; duygusal tutarsızlıkken düşük algılanan boyut olmuştur. Pozitif psikolojik sermaye algıları incelendiğinde en yüksek ortalama öz yeterlik, en düşük ortalama iyimserlik boyutunda ortaya çıkmıştır. Atılganlığın boyutlarından atılganlık boyutunun çekingenlik boyutuna göre puanının daha yüksek olduğu görülmüştür. Pozitif psikolojik sermayenin ile atılganlığın boyutları ile öğretmenlerin kişilik özelliklerinin dışadönüklük, psikolojik dayanıklılık, öz yeterlik ve umut boyutları arasında pozitif; duygusal tutarsızlık boyutu ile negatif anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Pozitif psikolojik sermayenin bütün boyutları ile atılganlığın bütün boyutları arasında pozitif bir ilişkinin olduğu görülmüştür. Ayrıca öğretmenlerin kişilik özelliklerinden bazı boyutlarının atılganlığın boyutlarına etkisinde pozitif psikolojik sermayenin kısmi aracılık rolünün olduğu tespit edilmiştir.

AtılganlıkBeş faktör kişilik modeliBranş öğretmenleri+4
Gönül Şahin
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

İş-aile çatışmasının duygusal tükenmişlik üzerindeki etkisinde psikolojik sermaye ve işkolikliğin düzenleyici rolü: Bir alan çalışması

Küreselleşme, rekabet, ve iş yapısının değişmesi gibi faktörler, kısıtlı olan zamanın iş ve aile alanları arasında adil bir şekilde bölüştürülmesine engel olmakta ve artan taleplerin karşılanması yönündeki baskılar çalışanları işte daha fazla vakit geçirmek zorunda bırakmaktadır. Meydana gelen bu değişikliklerin iş ve aile alanları arasında çatışma yaşanma ve tedbir alınmadığı taktirde duygusal tükenmişlik gibi kronik rahatsızlıkların ortaya çıkma olasılığını arttırdığı düşünülmektedir. Bununla birlikte iş-aile çatışmasının herkes için aynı sonuçlara yol açmaması; bazı insanların sahip oldukları kaynaklar nedeniyle daha avantajlı olmaları, bazı insanların ise kişisel eğilimleri nedeniyle duygusal tükenmişlik yaşama ihtimallerinin daha yüksek olması beklenmektedir. Buradan hareketle bu araştırmanın amacı iş-aile çatışması ve duygusal tükenmişlik arasındaki ilişkide psikolojik sermaye ve işkolikliğin düzenleyici bir rolü olup olmadığını tespit etmektir. Finans sektöründe istihdam edilen beyaz yakalı çalışanlardan tek bir zaman diliminde toplanmış olan veriler kullanılarak iş-aile çatışması, duygusal tükenmişlik, işkoliklik ve psikolojik sermaye arasındaki ilişkiler iki model altında incelenmiştir. Çalışma kapsamında literatür temel alınarak değişkenler arasındaki olası ilişkilerin incelendiği iki ayrı model önerilmiş ve her bir modelin analizi Hayes (2018) tarafından geliştirilen PROCESS Macro ile gerçekleştirilmiştir. Elde edilen bulgular incelendiğinde iş-aile çatışmasının duygusal tükenmişliği pozitif yönde tahmin ettiği ancak aile-iş çatışmasının duygusal tükenmişlik üzerindeki etkisinin istatistiksel olarak anlamlı olmadığı görülmüştür. Ayrıca işkoliklik ve psikolojik sermayenin ise iş-aile ve aile-iş çatışmalarının duygusal ükenmişlik üzerindeki etkisinde düzenleyici bir role sahip olmadığı tespit edilmiştir. Alternatif modelde ise işkolikliğin iş-aile çatışması aracılığıyla duygusal tükenmişliği tahmin ettiği, ancak işkolikliğin duygusal tükenmişlik üzerindeki pozitif etkisinin psikolojik sermayesi yüksek olan bireylerde azalacağı varsayılmıştır. Elde edilen bulgulara göre, işkolikliğin iş-yaşam çatışması aracılığıyla duygusal tükenmişliği etkilediği, ancak söz konusu aracılık ilişkisinin psikolojik sermayenin orta ve yüksek seviyelerinde anlamlı olduğu tespit edilmiştir. Yapılan incelemelerde, psikolojik sermayenin iş-aile çatışması duygusal tükenmişlik arasındaki ilişkide düzenleyici rolünün olmadığı, sadece işkoliklik iş-aile çatışması arasıdaki ilişkide düzenleyici rol üstlendiği görülmüştür. Sonuçlar, psikolojik sermayenin işkolikliğin iş-aile çatışması üzerindeki pozitif yöndeki etkisini azaltarak, işkoliklik eğilimlerin iş-aile çatışmasını arttırma olasılığını azalttığını göstermektedir. Ancak psikolojik sermayenin iş-yaşam çatışması-duygusal tükenmişlik arasındaki ilişkide düzenleyici etkiye sahip olmaması, iş-aile çatışması belli bir seviye ulaştığı takdirde, psikolojik sermayenin duygusal tükenmişliği azaltmada herhangi bir koruyuculuğunun bulunmadığını göstermektedir. Elde edilen bulgular iş-aile çatışmasının ve işkolikliğin duygusal tükenmişlik gibi olumsuz çıktılar ile ilişkili olduğunu; psikolojik sermayenin ise belirli bir noktaya kadar çalışanları koruyan bir mekanizma olarak rol aldığını göstermektedir. Buradan hareketle yöneticilere çalışanların psikolojik sermaye kaynaklarını geliştirmeleri ve iş-aile çatışması ve işkoliklik eğilimlerin ortaya çıkmasını engellemeleri veya zararlı etkilerini azaltabilmeleri için faydalı olabileceği düşünülen çeşitli önerilerde bulunulmuştur.

Pozitif psikolojik sermayePsikolojik sermayeTükenmişlik+3
Hande Tosunoğlu
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Psikolojik sermaye ve yaşam doyumu ilişkisinde iş becerikliliğinin aracı, yaş ve eğitim düzeyinin düzenleyici rolü

Bu araştırmanın amacı psikolojik sermayenin yaşam doyumu üzerine etkisi ve iş becerikliliğinin bu ilişki üzerindeki aracı rolü ile yaş ve eğitim düzeyinin düzenleyici rollerinin belirlenmesidir. Araştırma, yapısal eşitlik modeli ile gerçekleştirilmiş olup, modelde psikolojik sermaye bağımsız değişken, yaşam doyumu bağımlı değişken, iş becerikliliği aracı değişken, yaş ve eğitim düzeyi ise düzenleyici değişken olarak yer almıştır. Araştırmanın evrenini Samsun'da faaliyet gösteren dört ve beş yıldızlı otellerde istihdam edilen 415 çalışan oluşturmaktadır. Araştırma verileri bu evrende ulaşılabilen 386 çalışandan elde edilmiştir. Araştırmada, katılımcıların psikolojik sermaye düzeylerini ölçebilmek amacıyla Luthans, Avolio, Avey ve Norman (2007) tarafından geliştirilen ve Çetin ve Basım (2012) tarafından Türkçe'ye uyarlanan Psikolojik Sermaye Ölçeği (PSÖ) kullanılmıştır. Çalışanların iş becerikliliğini ölçmek amacıyla da Slemp ve Vella-Brodrick (2013) tarafından geliştirilen ve Kerse (2017) tarafından Türkçe'ye uyarlanan İş Becerikliliği Ölçeği (İBÖ) kullanılmıştır. Katılımcıların yaşam doyumları ise Diener, Emmons, Larsen ve Griffin (1985) tarafından geliştirilen ve Dağlı ve Baysal (2016) tarafından Türkçe'ye uyarlanan Yaşam Doyumu Ölçeği (YDÖ) ile ölçülmüştür. Araştırma hipotezleri; SPSS 17.00, Process Macro ve AMOS 22 Deneme sürümü ile yapılan yapısal eşitlik modeli, Pearson korelasyon analizi, doğrulayıcı faktör analizleri ve regresyon analizleri ile test edilmiştir. Elde edilen bulgular, çalışanların yaşam doyumu, psikolojik sermaye ve iş becerikliği düzeylerinin yüksek olduğunu göstermiştir. Araştırmada, psikolojik sermaye ve yaşam doyumu arasındaki ilişkide iş becerikliliğinin ve alt boyutları olan ilişkisel beceriklilik ve bilişsel becerikliliğin kısmi aracı rol oynadığı görülmüştür. Araştırmada, psikolojik sermaye ve yaşam doyumu arasındaki ilişkide yaşın düzenleyici rolü yalnızca iyimserlik alt boyutunda görülmüştür. Çalışanların yaşları arttıkça iyimserlikleri ve yaşam doyumları arasındaki ilişkinin şiddeti de azalmaktadır. Psikolojik sermaye ile yaşam doyumu arasındaki ilişkide eğitim düzeyinin düzenleyici rol oynadığı görülmüştür. En güçlü etki ön lisans ve lisans mezunlarında görülürken, lise ve altı eğitim seviyesi ile lisansüstü eğitim seviyesindeki çalışanların psikolojik sermayeleri ile yaşam doyumları arasındaki ilişkilerin şiddeti de azalmaktadır.

AracılıkEğitim düzeyiPozitif psikolojik sermaye+6
Fatih Çatal
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Güçlendirici liderliğin örgütsel yaratıcılık üzerindeki etkisi: Pozitif psikolojik sermayenin aracı rolü

Bu çalışmanın amacı, Niğde ili merkez ilçede görev yapan resmi ilköğretim okulu öğretmenlerinin; okul müdürlerinin güçlendirici liderlik davranışlarına, öğretmenlerin örgütsel yaratıcılıklarına ve pozitif psikolojik sermayelerine ilişkin algı düzeylerini belirlemek, okul müdürlerinin güçlendirici liderlik, öğretmenlerin örgütsel yaratıcılık ve pozitif psikolojik sermaye düzeylerinin çeşitli değişkenlere göre farklılık gösterip göstermediğini ortaya koymak ve güçlendirici liderliğin örgütsel yaratıcılık üzerindeki etkisinde pozitif psikolojik sermayenin aracı rol üstlenip üstlenmediğini belirlemektir. İlişkisel tarama modeli kullanılan araştırmanın evrenini 2020/2021 eğitim öğretim yılında Niğde ili merkez ilçede bulunan resmi ilköğretim okullarında görev yapmakta olan öğretmenler; örneklemi ise 20 ilkokul, 19 ortaokul olmak üzere 39 ilköğretim okullarından yansız örnekleme yoluyla seçilen 462 öğretmen oluşturmaktadır. Kullanılan veri toplama aracı olarak araştırmada; "Kişisel Bilgi Formu", "Örgütsel Yaratıcılık Ölçeği", "Güçlendirici Liderlik Ölçeği" ve "Pozitif Psikolojik Sermaye Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizinde frekans, yüzde, tek yönlü varyans analizi, ortalama, LSD, Pearson Momentler çarpımı korelasyonu, tTesti kullanılmıştır. Ayrıca güçlendirici liderliğin örgütsel yaratıcılık üzerindeki etkisinde, pozitif psikolojik sermayenin aracılık rolünü belirlemek amacıyla, yapısal eşitlik modellemesiyle yol analizi yapılmıştır. Sobel testi aracılık rolünün anlamlılığını belirlemek amacıyla kullanılmıştır. Öğretmenlerin okul müdürlerinin güçlendirici liderlik davranışları algılarıyla, öğretmenlerin örgütsel yaratıcılık algıları ve pozitif psikolojik sermaye algıları arasında pozitif yönlü ve anlamlı ilişkinin olduğu belirlenmiştir. Güçlendirici liderliğin, örgütsel yaratıcılık üzerindeki etkisinde pozitif psikolojik sermayenin tam aracılık rolü olduğu saptanmıştır. Öğretmenlerin örgütsel yaratıcılık davranışı ortaya koymasında okul müdürlerinin güçlendirici liderlik davranışları göstermesinin ve öğretmenlerin pozitif psikolojik sermaye düzeylerinin gelişmiş olmasının gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu sonuç doğrultusunda okul müdürlerinin güçlendirici liderlik davranışları sergileyerek öğretmenlerin pozitif psikolojik sermaye düzeylerini arttıracağı ve bunun da okullarda yaratıcılığın ortaya çıkmasına olanak sağlayacağı için okullarda güçlendirici liderliğin vurgulanması önerilir. Anahtar Kelimeler: Güçlendirme, Güçlendirici Liderlik, Yaratıcılık, Örgütsel Yaratıcılık, Pozitif Psikoloji, Pozitif Psikolojik Sermaye,

GüçlendirmeLiderlerLiderlik+5
Emine Yılmaz Topakoğlu
Niğde Ömer Halisdemir Üniversity · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Pozitif psikolojik sermaye ve empatik eğilimin örgütsel davranışa etkisi

Bu çalışmanın amacı, Gençlik ve Spor Bakanlığı merkez teşkilatı personelinin pozitif psikolojik sermaye ve empatik eğilim düzeyinin örgütsel davranışa etkisinin belirlenmesidir. Araştırmanın çalışma grubunu, 2022 yılında Gençlik ve Spor Bakanlığı'nda görevlerini sürdürmekte olan 187'si (%64.9) kadın, 101'i (%35.1) erkek toplam 288 katılımcı oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak; kişisel bilgi toplama formu ile Pozitif Psikolojik Sermaye Ölçeği, Empati Düzeyi Belirleme Ölçeği ve Pozitif Örgütsel Davranış Ölçeği ve kullanılmıştır. Verilerin analizi sürecinde; betimsel istatistiklerin yanı sıra bağımlı ve bağımsız değişkenlerin cinsiyet ile medeni durum değişkenlerine göre karşılaştırılması için T-testi; eğitim durumu, çalışma statüsü ve gelir algısı değişkenlerine göre karşılaştırılması için de One-Way ANOVA testi kullanılmıştır. Araştırmada yer alan değişkenler arası ilişkinin belirlenebilmesi için Pearson Korelasyon testinden; bağımsız değişkenlerin bağımlı değişken üzerindeki etkisini belirleyebilmek için de Çoklu Regresyon Analizinden faydalanılmıştır. Araştırma sonuçları dikkate alındığında katılımcıların pozitif psikolojik sermaye, empatik eğilim ve örgütsel davranış düzeylerinin ortalamanın üzerinde olduğu ifade edilebilir. Ek olarak, katılımcıların empati düzeyinin çalışma statüsü ve gelir düzeyi değişkenlerine göre, pozitif psikolojik sermayelerinin ise medeni durum değişkenine göre ve örgütsel davranışlarının eğitim durumu değişkenine göre istatistiksel açıdan farklılaştığı tespit edilmiştir. Son olarak, katılımcıların pozitif psikolojik sermaye ve empatik eğilimlerinin örgütsel davranış özelliğini %60.4 düzeyinde yordadığı tespit edilmiştir.

EmpatiEmpatik eğilimPozitif psikolojik sermaye+2
Özge Çakın
Balıkesir University · Institute of Health Sciences
2023
00

Related subjects