Modelleme

Bu konu başlığı altında 161 tez

Yüksek LisansAçık ErişimEN

The effect of modeling on the planning process: A study on reading plans of prospective English language teachers

Lesson planning plays a vital role not only in teaching but also in the teacher training process. However, lesson planning is a painful process for novice teachers and especially prospective teachers. In the English Language Teacher Training Program of Anadolu University in Turkey, prospective English language teachers prepare reading lesson plans in their third year. In order to investigate the effect of modeling on the reading lesson planning process, a research using mixed methods explanatory sequential design was conducted. For the research, 22 prospective English language teachers were asked to participate in the modeling sessions, prepare reading lesson plans, report how they planned their lessons and answer questions for the surveys. The quantitative data obtained through the evaluation of the lesson plans were analyzed using one way ANOVA for repeated measures and t-test for paired samples as a post hoc test. These statistical analyses were conducted using SPSS 21. The qualitative data obtained through lesson planning process action lists and surveys were analyzed through Constant Comparison Method. The data revealed the effects of the modeling on the lesson planning process of the prospective teachers.

Candidate teachersLesson plansModelling+5
Süheyla Ander Taşkesen
Anadolu University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2014
00
DoktoraAçık ErişimTR

Havayolu şirketi kuruluşu ve gelişimi için parametrik modelleme

Havayolu endüstrisi büyük sermaye gerektirir, kar oranı düşüktür, ekonomik ve siyasi krizlerden kolayca etkilenir. Geçtiğimiz on yıllık süreçte birçok havayolu şirketi iflas etmiş ve zor durumdaki bazı havayolları da diğer havayolları tarafından satın alınmıştır. Gerçekleşen iflasların ana nedenlerinden birisi, beklenen çıktı miktarlarına göre girdilerin uygun şekilde planlanmamasıdır. Filo ve personel planlaması için çeşitli hesaplama yöntemleri bulunmaktadır. Aynı zamanda havacılık düzenlemelerinden kaynaklanan kısıtlar da vardır. Havayolu yönetimleri bu yöntemleri ve kısıtları kullanarak planlama kararlarını verirler. Ancak havayolu taşımacılığı çok boyutlu etkileşimlerin olduğu dinamik bir endüstridir. Sadece geleneksel üretim planlama yöntemleri kullanılarak doğru stratejik kararlar almak zordur. Sektörde aynı işi yapan birçok havayolu vardır. Bu havayolları benzer kararlar alırlar ve bu kararlar operasyon sonuçlarına dönüşerek veri tabanlarına kayıt edilirler. Belirli bir havayolu kümesinin geçmişte kullandıkları girdiler ve karşılığında elde ettikleri çıktılar veri olarak toplanmıştır. Bu veriler eğri uydurma regresyon analizini içeren parametrik yöntemler ile analiz edilerek bir karar destek modeli oluşturulmuştur. Dünyadaki otuz büyük havayolunun on bir yıllık (2002-2012) dönemdeki verileri parametrik yöntemlerle analiz edilmiştir. Elde edilen kararlı fonksiyonlar havayolu şirketlerinin kuruluş ve gelişiminde faydalı olabilecek karar destek sistemi için hazırlanan modelde kullanılmıştır. Ortaya çıkarılan model havayolunun kuruluş ve gelişiminde geleneksel personel ve filo planlama yöntemlerinin yanında sektördeki genel endüstri eğilimlerine göre bir karşılaştırma, düzeltme veya doğrulama aracı olarak kullanılabilir. Anahtar Kelimeler: Havayolu, havayolu kuruluş ve gelişimi, parametrik modelleme, eğri uydurma, regresyon analizi, filo ve personel planlama

Eğri yerleştirme yöntemleriFilo planlamasıGeliştirme+7
Gürkan Açıkel
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çok katmanlı yakıt borularının sonlu elemanlar yöntemiyle modellenmesi ve modellerin deneysel olarak doğrulanması

Binek araçlarda yer alan yakıt taşıma sistemlerinde yakıtın iletimi yakıt boruları vasıtasıyla yapılmaktadır. Tek katmanlı veya çok katmanlı olarak kullanılabilen bu boruların malzemesi kauçuk veya plastik olabilmektedir. Çalışma kapsamında, üç katmanlı ve her bir katmanı PA12 malzemesinden imal edilmiş yakıt borusunun üç boyutlu olarak modellenmesi ve oluşturulan modelin sıcaklık etkisi altında sonlu elemanlar metodu kullanılarak analiz edilmesi yapılmıştır. Modelleme ve sonlu elemanlar metodu için Solidworks programı tercih edilmiştir. Analiz sonrası elde edilen model ile fiziki olarak üretilmiş ve tersine mühendislik ile üç boyutlu datası elde edilmiş olan model kıyaslanmıştır. İki data arasındaki konum farklılıkları değerlendirilmiştir.

DoğrulamaModellemeSonlu elemanlar yöntemi+1
Metin Alibaşoğlu
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Gördes zeolitinin mikrodalga ile kurutulması ve kurutma olayının modellenmesi

Zeolit mineralleri, Türkiye'nin ihraç ettiği önemli endüstriyel hammaddelerinden biridir. Bu çalışmada Gördes-zeolit numunelerinin dehidrasyonu 2,45 GHz mikrodalga kaynak ile incelenmiştir. Deneyler 5, 10, 15, 20, 25 g kütleli, 0,7; 1,6; 1,6-3, 3-5 mm boyutlarında ve 120, 350, 460, 600, 700 W mikrodalga güçlerinde gerçekleştirilmiştir. Deneysel verilerden nem içeriği ile kuruma süresi arasında bir ilişki elde etmek amacıyla Difüzyon yaklaşımı, Henderson ve Pabis, Logaritmik, Midilli ve Küçük, Page, İki Terimli, İki Terimli Exponansiyel, Verma modelleri olmak üzere istatistiksel olarak toplam sekiz model kıyaslanmıştır. Belirleme katsayısı (r^2 ), standart tahmin hatası (SEE), kalanlarının karalerinin toplamı (RSS), ki kare (X^2) ve ortalama karesel hata (RMSE) istatistiksel değerlere göre, en uygun kurutma modeli sırasıyla üç ve iki parametreye göre Verma ve Page Model denklemi olarak bulunmuştur. Verma ve Page modellerine ait özel katsayılar elde edilmiştir. Belirtme katsayısı (r^2 ) 0,9908 ile 0,9999 arasında değişmiştir. Zeolitin mikrodalga kurutması için aktivasyon enerjisi, Arrhenius denklemine dayanan üstel bir ifade kullanılarak hesaplanmıştır ve 30,84 W/g olduğu bulunmuştur. Üç boyutlu MR grafiği zaman ve m/P'ye göre çizilmiştir.

Manisa-GördesMikrodalga kurutmaModelleme
Osman Battal
Kütahya Dumlupınar University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2017
00
DoktoraAçık ErişimTR

Jameson flotasyon hücresinde düşeyboru modifikasyonu ve performansa etkisi

Jameson flotasyon hücresi, Dünya genelinde 200'ün üzerinde uygulama alanı bulan, özellikle ince taneli minerallerin flotasyonunda kullanılan ve performansı yüksek olan bir alettir. Flotasyonun mikro olaylarının gerçekleştiği ve flotasyon performansı üzerine etkili olduğu düşeyboru, en önemli farklılıktır. Düşeyboru içindeki hidrodinamik olaylar ve ayırma tankının içine doğru olan akış rejimi, bu alette yüzdürülebilecek tane boyutu sınırlarını belirleyen en önemli etkenlerdir. Bu araştırma kapsamında, düşeyboru içindeki ve çıkış bölgesindeki hidrodinamik olaylar detaylı incelenmiş, yüzdürülebilecek tane boyutunu belirlenen parametre değerleriyle tahmin edebilen teorik bir model geliştirilmiş ve bu model yardımıyla da Jameson flotasyon hücresinin performansını artırmayı hedefleyen düşeyboru çıkış bölgesinin radikal bir modifikasyon tasarlanmıştır.Bu tezin birinci kısmı, düşeyboru içindeki ve çıkış bölgesindeki hidrodinamik olayların, hidrofob taneciklerin hava kabarcıklarına yapışma mekanizması ve oluşan agregaların stabilitesinin detaylı analizidir. Agregaların stabilitesi; ortam türbülansının nicelik olarak tanımlanması ve türbülansı azaltıcı teorik çözümlerle incelenmiştir. İkinci kısım, akışkanlar mekaniği yasalarına göre düzgün akış sağlayan düşeyboru çıkış bölgesinin dizaynı, hidrodinamik kurallara göre de türbülansı nicelik olarak tanımlayan ve modifikasyon sonucu yüzdürülebilicek tane boyutunu tahmin edebilen teorik modelin geliştirilmesi ile ilgilidir. Üçüncü ve son kısım; geliştirilen modelin geçerliliğinin deneysel çalışmalarla araştırılmasıdır. Bunun için bir seri flotasyon deneyi, donanımlı ve düşeyborusu modifiye edilmiş Jameson flotasyon hücresinde yapılmıştır.Deneysel sonuçlar, düşeyboru çıkış bölgesinin radikal modifikasyonunun uygunluğunu ve bu dizayna göre yüzdürülebilecek maksimum tane boyutunu kestirebilen teorik modelin geçerliliğini göstermiştir. Temas açısı yaklaşık 50º olan kuvars mineralleri için yüzdürülebilecek maksimum tane boyutu (d100) klasik düşeyboru ile 128 ?m iken, modifiye düşeyboru ile 154 ?m'ye çıkmıştır.

Jameson flotasyon hücresiModellemeModifikasyon
Oktay Şahbaz
Kütahya Dumlupınar University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okul öncesi çocukların eğitimi için nesne öğrenimine yönelik interaktif sanal eğitim programı

Çocukların zihinsel, devinimsel, sosyal-duygusal gelişiminde okul öncesi dönemin önemi büyüktür. Okul öncesi dönemde ise çocuğun eğitiminde oyun çok önemli bir yer tutmaktadır. Çocuk yaşamı için gerekli öğrenmelerin bir kısmını oyun vasıtasıyla gerçekleştirir. Çocukların gelişiminde zekâ çok kritik bir konudur ve zekâ belirli bir yaşa kadar artış gösterirken, bir dönem duraklar ve daha sonrada gerilemeye başlar. Bu yüzden zekânın küçük yaşlarda hızlı bir artış göstermesi çocuğun gelişimi açısından önemlidir ve erken dönemlerde zeka gelişimi üzerinde yoğunlaşılmalıdır.Hem okul öncesi çocukların zeka gelişimleri doğrultusunda kavram öğrenme hem de çocukların bilgisayar ile etkileşimleri için, biz bu çalışmada bir simülasyon programı hazırladık. Bu simülasyon programında okul öncesi çocukların algılayabileceği düzeyde, nesneler ve renkler onların seviyelerine göre kullanılmıştır. Bu simülasyon programı ile çocuklar sanal ortamdaki nesnelere klavye ve fare kullanarak dokunabilmekte ve onları manipüle edebilmektedirler. Bu sayede çocukların zeka gelişimlerine, nesne ve renk farklılıkları kullanılarak yardımcı olunması amaçlanmıştır.Hazırlanan simülasyon programında dört farklı şekil ve bu şekillerle eşleşecek aynı şekillerin biraz daha büyükleri yer almaktadır. Simülasyon programı belirli aşamalardan oluşmaktadır. İlk aşamada kullanıcı program kullanımını (yer değiştirme, döndürme, eşleştirme) öğrenmektedir. Bundan sonraki seviyeler ise çocuğun algılayabileceği türde basitten zora doğru devam etmektedir.Ek olarak, bu ve benzeri simülasyon programlarında kullanılmak üzere bir deformasyon algoritması geliştirildi. Bu algoritma nesneleri üç boyutlu ve hacimsel olarak modellemekte ve gerçeğe uygun ve gerçek zamanlı olarak deformasyonları simüle etmektedir.

BenzetimModellemeSanal gerçeklik
Yasin Çiçek
Kütahya Dumlupınar University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kızılötesi bölgede serbest elektron lazeri üretiminin tam modellemesi

Lazerlerin kullanım alanları giderek önem kazanmakta ve çeşitlenmektedir. Bunu sağlayan itici güç, lazer ışını üretim yöntemleri ve aktif yapılarındaki değişiklik ile birlikte ortaya çıkmıştır. Özellikle sağlık sektöründe ve savunma sanayiinde giderek artan yatırımlar yapılarak lazer araştırma geliştirme faaliyetleri hızlandırılmıştır. Günümüzde birkaç nanometrelik atımlara sahip lazerlere ve femtosaniye süreli atma oranlarına ulaşılmış durumdadır.Bu çalışmada, bilinen lazerlerin dışında, dalgaboyu ayarlanabilir ve daha güçlü lazer ışını üretilmesini sağlayan serbest elektron lazerlerinden rezonatör tipteki, optik kaviteye sahip, 15-40 MeV elektron demet enerjili, 2-250 mikron dalgaboylu kızılötesi bölgede lazer üretilen bir yapının tam modelleme çalışması sunulmaktadır. Modelleme çalışmasında, serbest elektron lazerini oluşturan yapıların davranışları temel alınmış ve böylece kullanılması gerekli teçhizatın optimizasyonu öngörülmüştür.

KızılötesiModellemeRezonatör+1
Metin Aydar
Kütahya Dumlupınar University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2011
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Derivation of empirical formulations predicting the scouring depth around the bridge piers and comparing them with the existent formulations in the literature.

Local scouring around bridge piers is one of the most common causes of bridge failure, possibly resulting in significant economic and human losses. However, due to the various elements that go into this process, predicting the exact depth of local scouring is challenging. The major goal of this research is to develop empirical formulas for predicting the local depth of scouring around a bridge pier using gene expression programming (GEP), a contemporary fine computing modeling approach. The empirical equations were derived using a variety of critical factors, including pier form, flow depth, flow intensity, pier width, and flow direction angle. All of these factors were derived from the dimensional analysis. Several trials were conducted for two case studies to predict empirical formulas. Each trial results different statistical measurements and each trial modified model building the model variables. The proposed empirical equations give successful predication results, the result of this study is believed to be well used by the researchers who deal with empirical modeling of the scouring around bridge piers.

BridgesSVET ProjectModelling+2
Rama Joubı
Gaziantep University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimTR

İskenderun baseni kantitatif basen analizi ve modellemesi

oz DOKTORA TEZİ iskenderun baseni kantttatif basen ANALİZİ VE MODELLEMESİ REMZİ AKSU ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ JEOLOJİ MÜHENDİSLİĞİ ANABİLİM DALI Danışman : Prof.Dr. Cavit DEMİRKOL Yıl: 1999, Sayfa: 126 Jüri : Prof.Dr. Cavit DEMİRKOL (Başkan) Prof.Dr. İ. Erdal KEREY (Üye) Doç.Dr. Ulvi Can ÜNLÜGENÇ (Üye) Doktara tezi olarak hazırlanan bu çalışmanın amacı; İskenderun Baseni güney kesiminin "Kantitatif Basen Analizi" yöntemiyle değerlendirilerek hidrokarbon potansiyelinin belirlenmesidir. Orta Miyosen'de oluşmaya başlayan İskenderun Baseni'nde kaynakkaya, rezervuar ve örtü kayaları sırasıyla Köpekli (Menzelet), Karaisalı (Horu) ve Cingöz (Kızıldere) formasyonlanyla temsil edilir. Köpekli formasyonu yeryer örtü kaya da olabilmektedir. Olgunlaşmanın güneybatıya doğru arttığı basende anakaya ile hazne kaya yanal ve düşey geçişli olduğundan stratigrafik kapanlar da yapısal kapanlar kadar önemlidir. Petrol penceresi 3200-5250 metreler arasındadır. Maksimum petrolün türediği en erken zaman Alt Pliyosen (5 Mabp), en geç ise günümüz (0 Mabp) olup türüm zamanı batıdan doğuya doğru gençleşmektedir. Hidrokarbon türümü ile organik maddenin olgunlaşması arasında uyumlu bir bağıntı yoktur. İskenderun Baseni'nin ısınma hızı (heating rate) yüksek olup maksimum petrolün (peak oil) türediği olgunlaşma değeri (0.7-0.8) %Ro aralığından düşüktür. Anahtar Kelimeler: İskenderun Baseni, Kantitatif Basen Analizi, Modelleme.

Hatay-İskenderunHidrokarbonlarKantitatif analiz+1
Remzi Aksu
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1999
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yarıiletken aletlerin nümerik modellemesi

oz YÜKSEK LİSANS TEZİ YARIİLETKEN ALETLERİN NÜMERİK MODELLEMESİ M. izzettin YILMAZER ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ FİZİK ANABİLİM DALI Danışman: Y. Doç. Dr. Metin ÖZDEMİR Yıl: 1999, Sayfa: 98 Jüri: Y. Doç. Dr. Metin ÖZDEMİR : Prof. Dr. Yüksel UFUKTEPE : Doç. Dr. Ramazan ESEN Yarıiletken aygıtlar endüstrinin bir çok alanında kullanılmaktadır. Aygıtların elektrik ve optik özelliklerinin bilinmesi, kullanım alanlarının gelişmesine yardımcı olacaktır. Bu özelliklerin araştırılması laboratuar çalışmaları ile yapılabileceği gibi bilgisayar simülasyon yöntemleri kullanılarak da yapılabilir. Bu çalışmada yarıiletken malzemelerin nümerik olarak simülasyonunun nasıl yapılabileceğinin araştırılması ve böylece modelleme yardımı ile verilen bir yarıiletken aygıtın çeşitli koşullar altında karakteristiklerinin bulunması amaçlanmıştır. Ayrıca çeşitli malzeme parametrelerinin ve ortam koşullarının etkisi de incelenmiştir. Nümerik simülasyon yöntemi olarak Monte Carlo yöntemi kullanılmıştır. Bu yöntemi kullanmak için yarıiletken malzeme içerisindeki yük taşıyıcılarının malzeme içindeki çeşitli merkezlerle olan etkileşme biçimi bilinmeli ve böylece aygıt Monte Carlo yöntemi ile etkin şekilde modellenebilmektedir. Bu modelleme ile aygıtın performansının ve temel karakteristiklerinin taşıyıcı yoğunluğu; malzemenin safsızlık konsantrasyonu, modellemede kullanılan parçacık sayısı, ortamın sıcaklığı gibi parametrelere bağlılığı da araştırılmıştır. Ayrıca bu işlemler için gerekli olan Fortran programları da yazılmıştır. Monte Carlo yöntemi, birden fazla parçacığın aynı anda simule edilmesini sağladığı, malzeme özelliklerinin kolayca simülasyon programına eklenebilmesine izin verdiği ve ayrıca bütün uzayda çözülmesi gereken bir dalga fonksiyonu yazılmasını gerektirmediğinden uygun ve hızlı bir çözüm yöntemidir. Anahtar Kelimeler: Yarıiletken, Monte Carlo Metodu, Saçılma mekanizmaları, Simülasyon, Modelleme.

BenzetimModellemeMonte Carlo Yöntemi+1
M. İzzettin Yılmazer
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1999
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çukurova bölgesinde höyük ve arkeolojik kalıntıların saptanması ve bazı höyüklerin modellenmesi

oz YÜKSEK LİSANS TEZİ ÇUKUROVA BÖLGESİNDE HÖYÜK VE ARKEOLOJİK KALINTILARIN SAPTANMASI VE BAZI HÖYÜKLERİN MODELLENMESİ M. ISMAIL SOLMAZ ARKEOMETRİ ANABİLİM DALI FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ Danışman : Prof. Dr. İlhami YEĞİNGİL Yıl: 2003 Sayfa: 105 Jüri : Prof. Dr. İlhami YEĞİNGİL : Prof. Dr. Selim KAPUR : Doç. Dr. Vedat PEŞTEMALCİ Arkeolojik araştırmalarda geniş bölgelerde höyük ve arkeolojik kalıntıların saptanması için uzaktan algılama teknMerinin kullanılması araştırmalara büyük oranda kolaylık sağlanmaktadır. Bu Çalışmada, uydu görüntüleri ve çeşitli sınıflandırma yöntemleri kullanılarak arkeolojik kalıntıları, özellikle höyükleri belirlemek için araştırma yapılmıştır. Çalışmada Çukurova Bölgesine ait LANDSAT uydusundan alınmış görüntüler incelenmiştir. Uydu görüntüleri üzerine bilinen arkeolojik buluntu alanları işaretlenmek suretiyle laboratuar ortamında arkeolojik açıdan önemli olabilecek yeni yerleri bulmak için çalışmalar yapılmıştır. Bu işlemlerde uydu görüntülerinden bilgi edinmek için bilgisayar ortamında çeşitli sayısal görüntü işleme ve zenginleştirme teknikleri kullanılmıştır. Bulunan sonuçlar daha önceden yapılan çalışmalarla karşılaştırılmış, arazi çalışmaları yapılmış ve doğrulanmıştır. Anahtar Kelimeler: Arkeometri, Uzaktan Algılama, Arkeolojik kalıntı, Höyük, Sayısal Görüntü İşleme

ArkeometriHöyüklerModelleme+2
İsmail Solmaz
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2003
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yarıiletkenlerde fotoiletkenlik ölçümleri ve modellemesi

Bu çalışmada, kimyasal depolama metodu ile yapılan CdS ince film örneğinin fotoiletkenliğine, sıcaklığa bağlı olarak iletkenliğinin değişimine bakılmıştır. Ayrıca, CdS ince filminin aktivasyon enerjisi hesaplanmış,filmin elektriksel (Ea, p) ve optik özellikleri (%T, a, Eg) incelenmiştir. Anahtar kelimeler: Kimyasal Depolama Metodu, CdS, Aktivasyon enerjisi

Aktivasyon enerjisiFotoiletkenlikModelleme+1
Necdet Hakan Erdoğan
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2001
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Elektro cüruf ergitme prosesi ve prosesin modellenmesi

Günümüz teknolojisinde ilerlemek farklı üretim metotları bulup, bunları gelistirmekle mümkündür. Standart iyilestirme yöntemlerinden birisi de rafinasyondur. Elektro Cüruf Ergitme (ESR) prosesi de bir çesit rafinasyon metodu olup, metal endüstrisinde süper alasımlar ve özel çelik döküm ingotları üretiminde kullanılmaktadır. Bu yöntem ile elde edilen malzemelerin kalitesi, saflık derecesi ve mikro yapı özellikleri gelismistir. Yapılan çalısmada ESR prosesi tanımlanmıs, proses de kullanılan cüruf özellikleri belirtilmistir. Ayrıca ESR cürufların kullanım sartları ve yöntemleri incelenmistir. ESR prosesinin uygulandıgı farklı fırın tipleri gösterilmistir. Çesitli ESR proseslerine yer verilip, bu prosesler arasındaki farklılıklara deginilmistir. Projenin deneysel çalısma kısmında modelleme ve simülasyon yaklasımı yapılmıstır. Modellemede cüruf altı ergitme yöntemi kullanılarak dökülen ingottaki sıcaklık dagılımı gösterilmistir Anahtar Kelimeler: Elektro Cüruf Ergitme (ESR), ESR'de kullanılan cüruf özelligi, ESR'nin uygulandıgı fırınlar, ESR modelleme ve simülasyon

Modelleme
Ufuk Önemli
Yıldız Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2007
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Katı atık düzenli depo sahalarından kaynaklanan VOC emisyonlarının dağılımının modellenmesi

Günümüzde, artan nüfus ve şehirleşme ile birlikte artan katı atık miktarları, katı atıkların düzenli bir şekilde bertaraf edilmesi gereksinimini de gündeme getirmiştir. Bilindiği gibi, günümüzde uygulanan yakma, kompostlaştırma ve düzenli depolama gibi bertaraf yöntemlerinden en çok kullanılanı, şüphesiz düzenli depolamadır. Düzenli depolanan katı atıkların, kaynakta başlayan parçalanma işlemi, depolandıktan sonra sahada da devam eder. Biyolojik parçalanma işlemi sonucunda, depo sahalarında sızıntı suları ve gaz emisyonları oluşmaktadır. Gaz emisyonları arasında, bazı kokulu bileşiklerin de atmosfere atılması söz konusu olmakta; bu kokulu bileşikler, civar bölgelerde koku problemlerine yol açmaktadır. Bu çalışmada, Odayeri Düzenli Depo Sahası'ndan atmosfere atılan kokulu bileşiklerin yakın beldelerdeki atmosferik dispersiyonları, model yaklaşımıyla tahmin edilmiş; depo sahasına en yakın yerleşim yeri olan Göktürk beldesinde konsantrasyon modellemesi yapılmıştır. Model yaklaşımında, kokulu bileşiklerden bazıları (22 VOC ve hidrojen sülfür) çalışılmıştır. Çalışmaya konu olan kokulu bileşikler, literatürde KEK'u bilinenlerden seçilmiştir. Çalışmada öncelikle, uzun vadeli modelleme (UVM) yapılmıştır. UVM'de ISCLT3 kullanılmış olup, model sonuçları, iki spesifik VOC türünün (etil merkaptan ve metil merkaptan), depo sahası içinde ve yakınında koku problemine yol açabileceğini, ancak bu problemin Göktürk'e ulaşmayacağını göstermiştir. UVM sonuçlarına dayanarak, bu iki spesifik türün, belirli meteorolojik şartlar altında Göktürk beldesinde de kokuya neden olabileceği düşünülmüş ve bir kısa vadeli model (KVM) çalışması da yapılmıştır. KVM için MCGP 2.0 kullanılmış olup, sonuçlar, sadece bir VOC türünün (etil merkaptan), belirli meteorolojik şartlar altında, Göktürk beldesinde kokuya neden olabileceğini göstermiştir. Nitekim, bu bölgede, zaman zaman koku problemi olduğu bilinmektedir ki bu da model sonuçlarını desteklemektedir.

Hava kirliliğiKatı atıklarModelleme
Selami Demir
Yıldız Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2007
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Restoratif dental malzemelerde yüzey-polimer etkileşimlerinin moleküler modellenmesi

ModellemePolimerlerYüzeyler
Emine Topçu
Yıldız Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2007
00
DoktoraAçık ErişimTR

Sinop Orman Bölge Müdürlüğü saf sarıçam meşcerelerinde farklı uzaktan algılama verileri kullanılarak bazı meşcere parametrelerinin modellenmesi

Bu çalışmada, Sinop Orman Bölge Müdürlüğünde yayılış gösteren saf sarıçam meşcerelerinde bazı meşcere parametreleri (meşcere orta çapı, meşcere üst boyu, meşcere ağaç sayısı, meşcere göğüs yüzeyi ve meşcere hacmi), yaprak alan indeksi, topraküstü biyokütle ve karbon değerleri ile aktif (Sentinel-1) ve pasif (Sentinel-2, Landsat 8 OLI ve dron) algılayıcılara ait görüntülerden elde edilen veriler arasındaki ilişkiler çoğul regresyon analizi (ÇRA) ve yapay sinir ağları (YSA) teknikleri ile modellenmiştir. Çalışmada toplam 184 adet örnek alan alınmıştır. Her bir örnek alana ilişkin klasik orman envanter ölçümleri yapılmış ve her bir örnek alan için bazı meşcere parametreleri, topraküstü biyokütle ve karbon değerleri hesaplanmıştır. Bununla birlikte her bir örnek alan için Sentinel-1 görüntüsü için geri yansıtım ve bant yansıma değerleri ile Sentinel-2, Landsat 8 OLI uydu ve dron görüntüleri için reflektans, vejetasyon indis ve tekstür değerleri hesaplanmıştır. Örnek alanlara ilişkin yersel ve uzaktan algılama verileri ÇRA ve YSA teknikleri ile modellenmiştir. Uygulanan modelleme teknikleri ile meşcere göğüs yüzeyi için Sentinel-2, 15x15 pencere boyutu tekstür ve YSA tekniği (Model R2=0,84, Test R2=0,77), meşcere hacmi için Landsat 8 OLI 135° tekstür ve YSA tekniği (Model R2=0,83, Test R2=0,77), meşcere orta çapı için Sentinel-2 7x7 pencere boyutu tekstür ve ÇRA tekniği (Model R2=0,83, Test R2=0,81), meşcere ağaç sayısı için Sentinel-2, 15x15 pencere boyutu tekstür ve YSA tekniği (Model R2=0,81, Test R2=0,69), meşcere üst boyu için Sentinel-2 5x5 pencere boyutu tekstür ve YSA tekniği (Model R2=0,71, Test R2=0,68), yaprak alan indeksi için Sentinel-2, 5x5 pencere boyutu tekstür ve YSA tekniği (Model R2=0,74, Test R2=0,32), topraküstü biyokütle için Sentinel-2, 9x9 pencere boyutu tekstür ve YSA tekniği (Model R2=0,82, Test R2=0,75) ve topraküstü karbon için Sentinel-2, 15x15 pencere boyutu tekstür ve YSA tekniği (Model R2=0,89, Test R2=0,77) ile en başarılı modeller bulunmuştur. Aynı zamanda dron görüntülerinden elde edilen vejetasyon indis verileri ile en başarılı modeller meşcere göğüs yüzeyi (R2=0,40) ve meşcere üst boy (R2=0,44) için bulunmuştur. Bununla birlikte dron görüntülerinden elde edilen reflektans değerleri ile en başarılı model (R2=0,32) meşcere göğüs yüzeyi için bulunmuştur.

MeşcerelerModellemePinus sylvestris+3
Hasan Aksoy
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Polimerik malzemelerin viskoelastik-viskoplastik davranışlarının belirlenmesi ve modellenmesi

Polimerik malzemelerin kullanımının yaygınlaşmasından dolayı, çok sayıda çalışma bu malzemelerin mekanik davranışının belirlenmesi ve modellenmesi üzerine yoğunlaşmıştır. Yüksek yoğunluklu polietilen (YYPE) boru üretim endüstrisinin ana hammaddesini teşkil etmektedir. YYPE'nin mekanik davranışı üzerine çok sayıda deneysel çalışma ve modelleme çalışması olmasına rağmen imalat yöntemlerinin etkisini araştıran çalışma sayısı çok azdır. Bu tez çalışması, YYPE'nin mekanik davranışını, belirlemek ve modellemek amacı ile deneysel ve modelleme olmak üzere iki temel kısımdan meydana gelmektedir. Deneysel çalışma kısmında, YYPE'nin imalat yöntemine bağlı mekanik davranışını incelemek üzere ekstrüde boru ve basınçta kalıplanmış levhadan elde edilen numuneler ile, üç farklı gerinim hızında çekme (yükleme ve boşaltma), elastik, viskoelastik ve viskoplastik davranış sınırlarına denk gelen gerilme (gerinim) seviyelerinde sünme (sürünme, creep)) ve gevşeme deneyleri gerçekleştirilmiştir. Modelleme kısmında, YYPE'nin tek eksenli monotonik yükleme şartlarında yüklemeboşaltma, çevrimsel yükleme, katlamalı sünme ve gevşeme davranışları ?overstress?'e dayanan viskoplastisite teorisi (VBO) ile modellenmiştir. Daha sonra, ekstrüde numune deney sonuçları sonlu deformasyon seviyesinde model davranışını incelemek üzere hem sonlu VBO (FVBO) hem de Boyce vd. (2000) modeli ile modellenmiştir. Her iki modelin simülasyon sonuçlarının deneysel sonuçlarla karşılaştırılmasından, FVBO modelin modelleme kabiliyetinin oldukça başarılı olduğu, Boyce vd. (2000) modelinin ise yetersiz noktalarının bulunduğu görülmüştür. Modelleme çalışmasının ikinci kısmında, VBO model, kristallik oranına bağlı olarak değişen yarıkristal polimerik malzeme davranışını modellemek üzere modifiye edilmiştir. Bu modifikasyonda kompozit malzeme varsayımına dayanarak amorf ve kristal fazlar iki farklı malzeme gibi düşünülmüştür, VBO modeli paralel ve seri bağlanmış türde iki farklı analog modelle ifade edilmiştir. Bu iki tür modifiye VBO modeli kullanılarak değişik kristallik oranlarında yükleme-boşaltma, sünme ve gevşeme simülasyonları yapılmıştır. Paralel bağlı durumda modifiye VBO kristallik oranına bağlı yükleme-boşaltma, sünme ve gevşeme davranışlarını açıklamakta başarılı olmuştur. Çalışmanın son kısmında, VBO model içeriğideki malzeme parametreleri Genetik Algoritma (GA) prensibine dayanan optimizasyon yöntemi ile belirlenmiştir. Bu optimizasyon yöntemi malzeme parametrelerinin daha sağlıklı, daha güvenilir ve daha hızlı belirlenmesini sağlamıştır. Anahtar kelimeler: Polimerik malzeme, viskoelastisite, viskoplastisite, modelleme, çekme, sünme, gevşeme deneyleri.

ModellemePolimer malzemeler
Necmi Düşünceli
Yıldız Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2007
00
DoktoraAçık ErişimTR

Elastik uzuvlu robotların dinamik davranışlarının simülasyonu

Bu çalışmada, elastik uzuvlu robotların dinamik denklemlerinin bilgisayar yardımıyla elde edilebilmesi, elde edilen dinamik denklemlerin yine bilgisayar yardımıyla çözümlenerek analizlerinin yapılabilmesi amaçlandı. Dinamik denklemlerin verilen şartlarla çözümlenmesi, arzu edildiği taktirde şartların değiştirilmesi ile denklemlerin tekrar tekrar çözümlenebilmesi göz önüne alındı.Böylece, verilen şartlar altında robotun göstereceği dinamik davranışlar değerlendirilerek, tasarımda veya çalışma koşullarında gerekli değişikliklerin kolaylıkla yapılabilmesi hedeflendi.Yeni bir modelleme tekniği önerilerek, araştırmacıların yapmış olduğu bir takım basitleştirmeler işlemlere dahil edildi.Bu modelleme esas alınarak yeni bir formülasyon geliştirildi. Bilgisayar ortamında işlenmesi kolay olduğundan formülasyon matris formunda yapıldı.Ayrıca eksen takımları, sistematikliği ve kullanım yaygınlığı göz önüne alınarak Denavit ? Hartenberg Prensiplerine göre yerleştirildi. Bu formülasyonu kullanılarak MATLAB Teknik Programlama Dilinde bir yazılım geliştirildi. Yazılım sayesinde n adet elastik uzva sahip döner mafsallı ve düzlemsel bir robotun dinamik denklemleri otomatik olarak parametrik formda elde edildi.Böylece dinamik denklemlerin çözümlenebilmesi için sadece parametrik ifadelerin sayısallaştırılması yeterli oldu. Bu sayede denklemlerin her işlem için tekrar tekrar hesaplanmasının önüne geçildi. Sadece sayısal değerlerin değiştirilmesi ile çok farklı kombinasyonlar için dinamik denklemlerin çözümlemesi yapıldı.Yazılımın, elastik uzuv sayıları bir ile üç arası olan robotlar için çalıştırılmasıyla elde edilen sonuçlar mukayese edildi. Böylece, uzuv sayısı, uzuv kütle değerleri, uzuv malzemesi ve çalışma şartları arasındaki ilişkiler hakkında bilgi toplandı ve bir takım sonuçlar çıkarıldı.Anahtar Kelimeler; Robot, Elastik, Dinamik, Modelleme, Simülasyon, Animasyon, MATLAB

BenzetimCanlandırmaDinamik davranış+3
Suat Arapoğlu
Yıldız Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2008
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Servo sistemi hidrolik hareketlendiricilerin modellenmesi, sayısal benzetimi ve dinamik davranışlarının analizi

Hidrolik sistemler inşaat, hareket simülatörleri, üretim ve taşıma sistemleri olmak üzere neredeyse endüstrinin her aşamasında yeralmaktadır. Yüksek güç uygulamalarında hidrolik sistemlere ihtiyaç duyulurken, daha düşük güçlerde, kısa stroklu ve yüksek hızlı uygulamalarda genelde pnömatik sistemler kullanılmaktadır. Endüstriyel uygulamalarda, hidrolik sistemler otomasyona da uygundur. Özellikle servovalfler ve oransal valfler bu amaçla kullanılırlar. Bu tezde, iki farklı tip elektrohidrolik sistemin benzetimi yapılmıştır. îlk bölümde valflerin çeşitli özellikler bir tablo ile karşılaştırılmış ve hidrolik sistemlerin modellenmesi, benzetimi ve kontrolü konularında yapılmış çalışmalar gözden geçirilmiştir. Daha sonra, ikinci bölümde elektrohidrolik sistemlerde kullanılan valf ve hareketlendiricilerin temel özellikleri incelenmiştir. Üçüncü bölümde, hidrolik sistem elemanlarının matematik, Simulink® ve Bond Graph modelleri verilmiştir. Aynı bölümde benzetim çalışması için kullanılan sistemlerin komple modeli oluşturulmuştur. îlk benzetim çalışmasında, servovalf kontrollü bir hidrolik motor sistemi için Simulink® modeli geliştirilmiştir. Ayrıca sistemin Bond Graph modeli de geliştirilmiştir. Dördüncü dereceden sisteme PD kontrol uygulanarak, konum kontrolü gerçekleştirilmiştir. Sistem parametreleri ve PD kontrol parametreleri arasındaki ilişkiler incelenerek sistemin davranışı gözlenmiştir. Elektrohidrolik asansör sisteminin benzetimi, durum denklemleri vasıtasıyla farklı senaryolar için elde edilmiştir. Sistem parametrelerinin, sistem davranışı üzerine etkileri incelenmiştir.

Dinamik davranışHidrolik sistemlerModelleme+2
İlyas İstif
Yıldız Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2001
00
DoktoraAçık ErişimTR

Yapay zeka ile bütünleşik simülasyon ortamları ve bir kavşaktaki trafik ışıklarının analizi için zeki bir simülasyon ortamının tasarlanması

Simülasyon ve yapay zekâ teknikleri arasında kuvvetli bir metodolojik benzerlik vardır. Sonuçta her iki yöntemde de yapılan çalışma, karar vermeye yardım eden bilgisayar tabanlı bir model oluşturmaktır. Simülasyon tekniği birçok problemin çözümünde ve analizinde oldukça başarılı bir şekilde kullanılmaktadır. Bir simülasyon etüdünün yapılması için gerekli olan tüm faaliyetlerde yapay zekâ ve uzman sistem tekniklerinden faydalanılabilinir. Bu sayede bir simülasyon çalışmasının çok daha kısa sürede yapılması sağlanmış olur. Ayrıca, simülasyon tekniğini bilmeyen kullanıcıların da bir simülasyon çalışması yapmasına olanak sağlanır. Bu tez çalışması ile öncelikle yapay zekâ ve simülasyon tekniklerinin birleştirilmesine yönelik olarak yapılmış olan temel taşı niteliğindeki çalışmalar derlenmiş ve daha sonra, açıklanan teknikler kullanılarak farklı yapılara sahip kavşaklardaki trafik ışıklarının simülasyon ile optimizasyonu için yapay zekâ ile bütünleşik bir simülasyon sistemi önerilmiş ve bir prototip sistem geliştirilmiştir. Programlama dili olarak Borland Pascal 7.0 kullanılmıştır. Geliştirilen sistem bir diyalog arayüzü ile kullanıcıdan gerekli olan tüm verileri eksiksiz bir şekilde elde ederek, kullanıcının problemine çözüm üretir. Sistem, otomatik olarak çeşitli senaryolar oluşturarak bu senaryoların analizi ve mukayesesi ile optimum çözüme ulaşmaya çalışır. xı

BenzetimModellemeTrafik ışıkları+2
Tufan Demirel
Yıldız Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1999
00
DoktoraAçık ErişimTR

Otomatik yönlendirmeli araçlar için yapay zeka destekli çarpışma önleme algoritmalarının geliştirilmesi

Otomatik yönlendirmeli araçlar; fabrikalar, depolar ve dağıtım merkezleri gibi endüstriyel ortamlarda yaygın olarak kullanılan ve iş gücü maliyetlerinin azaltılması, üretim süreçlerinin verimliliğinin artırılmasını sağlayan taşıma sistemleridir. Çoklu araç sistemlerinde emniyetli ve verimli taşımanın gerçekleştirilmesi için araçların kontrolünün ve koordinasyonunun sağlanması büyük bir öneme sahiptir. Bu tezde, ortak çalışma bölgelerine ve çakışan rotalara sahip ortamlarda çalışan otomatik yönlendirmeli araç sistemlerinde çarpışmaların önlenmesini sağlayacak modelleme ve kontrol yöntemleri önerilmiştir. Çoklu araç içeren sistemlerin koordinasyonu için geliştirilen modelleme ve kontrol metotları, benzetim uygulamalarıyla test edilmiştir. Önerilen yöntemlerde, otomatik yönlendirmeli araçların çalışma ortamlarındaki hareketlerinin modellenmesi için sonlu durum makineleri kullanılırken, çarpışmaların önlenmesi için ise en yaygın pekiştirmeli öğrenme algoritmalarından biri olan Q-öğrenme kullanılmıştır. Araçların modelleme aşamasında, diğer araçların çarpışma bölgelerindeki durumları dikkate alınmış ve oluşturulan modellerin sade ve anlaşılır olması hedeflenmiştir. Bu hedefler doğrultusunda, çoklu araç içeren sistemlerdeki karmaşıklığı azaltmak amacıyla merkezi olmayan modelleme yaklaşımları kullanılmıştır. Sistemdeki her bir araca özel oluşturulmuş olan sonlu durum otomat modelleri, araçların kontrolünü sağlayacak Q-öğrenme algoritmalarında çevre modeli olarak tanımlanmıştır. Bu modellere uygun olarak tasarlanan Q-öğrenme algoritmalarıyla, her bir aracın bulunduğu durumda gerçekleştirmesi gereken eylemleri içeren Q tabloları elde edilmiştir. Çok sayıda araç içeren ve çok sayıda çarpışma bölgesine sahip çeşitli sistemlerde, araçların kontrolünü sağlayacak Q tabloları benzetim uygulamalarında kullanılmış ve önerilen yöntemler test edilerek doğrulanmıştır. Benzetim uygulamalarının sonuçları, önerilen yöntemlerin potansiyel çarpışmaları önleyebileceğini ve genel verimliliği büyük ölçüde artırabileceğini göstermektedir.

Modelleme
Mustafa Çoban
Bursa Technical University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yenilenebilir enerji ekonomisi: Türkiye (modelleme) İsrail ve İspanya örneği

Geçmişten günümüze gelişen teknoloji ve nüfus artışı, enerjiye olan talebi arttırmıştır. Gelecekte ise bu artışın devam edeceği öngörülmektedir. Artan enerji talebini karşılamak için enerji piyasasına yeni etmenler (yenilenebilir enerji kaynakları) eklenmektedir. Bu etmenlerin enerji piyasasına etkisi ve çevre konularındaki toplum duyarlılığı problemi oldukça karmaşık hale getirmektedir.Bu tez çalışmasında ileriye yönelik yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanılmasının ekonomiye katkısı incelenmiş ve doğrusal yeniden düzenleme koordinat yöntemle modelleme yapılarak Güneş enerjisinden elektrik enerji üretim maliyeti hesaplanmış ve diğer kaynaklardan üretilen elektrik enerjisi maliyeti ile karşılaştırılmıştır. Ayrıca alınan sonuçlar Güneş enerjisi kullanımında önemli aşama kaydetmiş İspanya ve İsrail'deki örneklerle karşılaştırılmıştır.Sonuç olarak, elektrik piyasasında yer alacak olan 6kW ve100 MW gücündeki Güneş panelli santraller ile 2020 yılında beklenen enerji talebinin %10 `nun rekabet edici fiyatlarla karşılanabileceği gösterilmiştir

EkonomiEkonomik etkiEnerji+10
Nigar Gökpınar
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kış kabağı (Cucurbita maxima) kabuğu ile Acid Black 1 giderimi

Bu çalışmada, doğal ve Ni+2 iyonları yüklenmesi ile modifiye edilmiş kış kabağı kabuğunun Acid Black 1 (AB 1) arıtım potansiyeli araştırılmıştır. Acid Black 1'in kış kabağı kabuğu ile gideriminde absorbentin parçacık büyüklüğünün, absorbent miktarının, başlangıç pH değerinin, sıcakların, başlangıç boya konsantrasyonunun ve etkileşim zamanının etkileşimi araştırılmıştır. Absorbentin yüzey yapısı FTIR spektrum ile karakterize edilmiştir. Kış kabağı kabuğundaki amin, amid ve karboksil gruplar adsorpsiyon işleminde önemli rol oynamıştır. Ni+2 iyonları yüklenmesi ile yapılan modifikasyonla doğal biyokütleye göre AB 1 adsorpsiyon kapasitesi arttırılmıştır. Adsorpsiyon işlemi etkileşim zamanının ilk 5 dakikasında çok hızlı olmuş ve 50 dakika içinde dengeye ulaşmıştır. Kinetik adsorpsiyon verileri Logistik model tarafından iyi tanımlanmıştır.Dende verileri Freundlich izoterm tarafından en iyi şekilde temsil edilmiştir. Tek yüzeyli maksimum adsorpsiyon pH 2 ve 298 K'de, doğal kış kabağı tarafından 227,62 mg/g iken Ni+2 yüklü kış kabağı kabuğu ile 228,49 mg/g olarak hesaplanmıştır. Termodinamik ve desorpsiyon çalışmaları bu işlemin fiziksel, ekzotermik ve kendiliğinden gerçekleştiğini göstermiştir. Bu çalışma, bol miktarda bulunan kış kabağı kabuğunun alternatif çevreye dost bir işlem olarak AB 1'in arıtılması için büyük bir potansiyele sahip olduğunu göstermiştir.

AdsorpsiyonBoyar maddelerCucurbita maxima+2
Burcu Küçükgüner
Gaziantep University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yozgat il merkezi için taşkın analizi

Şehir merkezleri çevresine su depolama, sulama, taşkın koruma, yenilenebilir enerji üretimi ve sosyal alan oluşturmak amacıyla yapay göletler inşa edilmektedir. Şehir merkezlerinde nüfus yoğunluğunun yüksek, yapılaşmanın yoğun olması ve geçirimsiz yüzey alanlarının yüksek olmasından dolayı ani oluşan baraj yıkılması taşkını, yüksek oranda can ve mal kaybına sebep olmaktadır. Bu çalışma kapsamında Yozgat il merkezi çevresinde bulunan Kirazlı Gölet'i, Çiftlik Dere Gölet'i ve Bekir Cevdet Dündar Gölet'i barajlarının olası çoklu yıkılması durumunda, il merkezi için taşkın analizi yapılmıştır. Gölet seviye-hacim eğrileri Harita Genel Müdürlüğünden (HGM) temin edilen beş metre çözünürlüğe sahip Sayısal Yükseklik Modeli (SYM) kullanılarak ArcGIS Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS) yazılımı ile elde edilmiştir. Taşkın alanlarına altlık oluşturan, 50 cm çözünürlüklü SYM verisi Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünden (TKGM) temin edilmiştir. Taşkın dağılım hızına etki eden yüzey pürüzlülük katsayısı, CORINE UA arazi kullanımı/örtüsü şehir atlası verisi ve HGM tarafından üretilen ortofotolardan faydalanılarak konuma göre belirlenmiştir. Üstten aşma (ÜA) ve borulanma (B) senaryolarında oluşabilecek gediğin en büyük taban genişliği, şev eğimi ve oluşma süresi, daha önce yıkılan barajlardan elde edilen regresyon eşitlikleri kullanılarak tahmin edilmiştir. Baraj yıkılmaları sonucunda oluşan çıkış hidrografları ve şehir merkezinden geçen Yozgat Deresi'nin kapalı kanal içerisine alınan kısmı, MIKE HYDRO River yazılımında bir boyutlu (1B) olarak modellenmiştir. Baraj yıkılması sonucunda oluşan taşkının yayılma alanı, MIKE 21 FM yazılımında iki boyutlu (2B) olarak modellenmiştir. MIKE FLOOD yazılımında 1B baraj yıkılma modeli ve 2B taşkın yayılım modeli birlikte analiz edilmiştir. Analiz sonucunda 1B baraj yıkılma modelinden elde edilen çıkış hidrograflarının, yıkılma senaryolarına bağlı değişimi incelenmiştir. Çoklu baraj yıkılması durumunda oluşabilecek afete ilişkin 2B taşkın haritaları ve tehlike haritaları oluşturulmuştur. Baraj yıkılması sonucu oluşan yüksek taşkın debisini karşılamada, kapalı dere kesitlerinin ve çıkış noktasında bulunan menfezin yetersiz kaldığı tespit edilmiştir. Taşkın sonucu şehrin içinden geçen D200 Karayolunun belirli kısmı ve karayolu üstünde bulunan altgeçidin de taşkın seviyesi altında kaldığı tespit edilmiştir. Yozgat il merkezinde olası taşkın etkilerini azaltmak amacıyla önerilerde bulunulmuştur.

Baraj yıkılmasıModellemeTaşkın hesapları+1
Sadi Cantürk
Yozgat Bozok University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00

İlgili konular