Muhasebe hata ve hileleri
Bu konu başlığı altında 79 tez
Finansal tablolarda muhasebe hilelerinin fark edilmesi ve ortaya çıkartılma biçimleri
Hile anlam bakımından yolsuz olma; yetkiyi kötüye kullanma olarak tarif edilmektedir. Muhasebe sistemi içinde hile; işletme hesap, belge ve kayıtlarının belli bir menfaat sağlamak ve başkalarını aldatmak amacıyla gerçek durumu yansıtmayacak şekilde düzenlenmesi, tahrif edilmesi ve gizlenmesi olarak tanımlanabilir. Hileler; kasti yapılmış olan işlemleri saklamak gayesi ile bilerek ve isteyerek yapılmaktadır ve sadece denetim yolu ile meydana çıkartılabilmektedirler. İşletmelerin finansal işlemleri, belge ve muhasebe kayıtlarında dolayısıyla da finansal tablolarında yapılan uygunsuz düzenleme, makyajlama, maskeleme, hileler ve yolsuzluklar sadece kar amacı güden veya çıkar sağlanan gruba fayda sağlamakta olup büyük bir toplum üzerinde ciddi zarar ve kayıplara sebebiyet vermektedir. Yapılan bu tür işlemler dolayısıyla; borç verenler, çalışanlar, satıcılar ve yatırımcılar mikro seviyede devlet ve kamuoyu da makro seviyede etkilenmektedir. Bu nedenle yapılan bu tür işlem, hile, yolsuzluk ve makyajlamalar ile maskelemeler büyük bir kesime etki etmiş olarak yanıltıcı, eksik, hatalı karar ve sonuçlara neden olmaktadır. Bu tezde öncelikle; hile kavramı ve yöntemleri incelenerek hilenin belirtileri doğrultusunda finansal tablolardaki odaklanmamız gereken hileli hesaplar araştırılacaktır. Finansal tablo kavramı; gerçeğe uygun sunuluşunun ve denetiminin açıklanarak finansal tablolardaki hile kavramı detaylandırılacaktır. Finansal tablolardaki hata ve hilelerin tespiti amacıyla denetim yöntemlerinin açıklanması ve tespit edilmesi hususlarına değinilerek; finansal tablolardaki muhasebe hilelerinin ortaya çıkartılması amacıyla tespit edilen denetim teknikleri için uygulama yöntemlerinin muhasebe hile türleri kapsamında belirlenmesi hedeflenmiştir. Model uygulamamız farklı sektörlerde faaliyet gösteren işletmelere ait karşılaştırmalı 4 dönem (5 yıl) verileri baz alınarak; bu finansal tablo verilerine, muhasebe hilelerinin ortaya çıkartılma biçimlerinde kullanılan yöntemlerin uygulanarak analiz edilmesi sağlanmış; analiz yöntemleri olarak; • Karşılaştırmalı analiz tekniği; • Dikey (Yüzde) metodu ile ilgili analiz tekniği • Oranlar (Rasyolar) Analiz tekniği Yöntemleri uygulanmış ve incelenmiştir. Uygulanan analiz teknikleri sonucunda çıkan veriler değerlendirilerek sektörel- firma ve yıllar itibariyle karşılaştırılarak yorumlanmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler; Finansal Tablo, Hile, Muhasebe Hileleri, Kırmızı bayrak, Finansal Tablo Analiz Teknikleri, Finansal Tablo Hileleri
Adli muhasebe ve çalışan hileleri ile hile yapanların karakteristik özellikleri
Günümüz teknolojisindeki hızlı gelişim ve değişimler ile küreselleşen dünyada yapılan hilelerin niteliği değişmiş, profesyonelce işlenen ve işletmelerin farklı fonksiyonlarını hedef alıp ciddi kayıplara neden olan bu suçların geleneksel yöntemler ile bulmak ve önlemek çok zor bir hale gelmiştir. Hem işletmelerde hem de kamu kurum ve kuruluşlarında meydana gelen ve son yıllarda önemli zararlara neden olan bu suç ve hileler karşısında bir takım yöntem ve tekniklerin geliştirilmesi gerekliliği doğmuştur. İşte bu aşamada hile konusunda uzman ve "adli muhasebe" olarak adlandırılan yeni bir alan ortaya çıkmıştır. Son yıllarda, gelişmiş ülkelerde çok sık uygulama alanı bulan adli muhasebe, adli sorunların çözümünde, muhasebeden, denetimden ve ilişkili tüm alanların araştırma yeteneklerinden faydalanmayı ifade eder. Bu çalışmada amaç adli muhasebe kapsamında çalışan hileleri hakkında bilgiler vererek ülkemizde ve dünyada yaşanan hile olaylarında niteliksel olarak hilekâr profilini incelemek ve hangi özellikteki insanların bu tür hilelere yöneldiğini tespit etmektir. Çalışmamız giriş bölümü ile birlikte dört bölümden oluşmaktadır. İkinci bölümde adli muhasebe kavramı, adli muhasebecilik mesleği ve özellikleri ile adli muhasebe mesleğinin etik kuralları hakkında detaylı bilgiler vermeye çalıştık. Tezin üçüncü bölümünde, hile, hile türleri ve özellikleri, hile denetçiliği mesleği ve özellikleri, hile denetimi ile hile denetiminde kullanılan teknikler açıklanmaya çalışılmıştır. Son olarak dördüncü bölümde çalışan hileleri, çalışanların yaptığı hile türleri ve özellikleri, çalışanları hile yapmaya iten nedenler ve hile üçgeni ile hile yapan çalışanların genel karakteristik özellikleri ACFE hile raporlarındaki veriler üzerinden açıklanıp yorumlamaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Adli Muhasebe, Hile, Çalışan Hileleri
Finansal tablolara uygulanan rasyo analizi ile hilenin tespiti, değerlendirilmesi ve tekstil sektöründe bir uygulama
Ülkemiz ve dünyadaki ekonomik dalgalanmalar ve değişiklikler sebebiyle, şirketlerin güçlü kontrol mekanizmaları kurma isteği, hızlı büyüyen şirketlerin büyümlerini istikrarlı ve sürdürülebilir hale getirme gayreti yanında, güçlü bir denetim ve analiz sistemi kurulmasını bir ihtiyaç haline getirmiştir. Çalışmada tekstil sektöründe faaliyet gösteren bir şirket üzerinde, rasyo analizi tekniği ile hata ve hile tespitinin sağlanmasını uygulamalı olarak detaylıca açıklamaya çalıştık. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Muhasebe Hata ve Hile kavramları ile türleri ve yönetemlerine ilişkin literatür çalışması gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde Rasyo analiz teknikleri , formülleri ve genel kabul görmüş oranları üzerinde çalışılmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümünde uygulamaya yer verilmiştir. İnceleme yapılan tekstil şirletinin üç yıllık finansal tablolarına, ikinci bölümde açıkması yapılan rasyo analiz teknikleri uygunlanmış ve çıkan sonuçlara dayanarak kırmızı bayraların varlığı tespit edilmeye çalışılmıştır.Çıkan sonuçlara göre yapılması gerekenler hakkında tavsiyelere yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Tekstil , Hata ve Hile , Rasyon Analizi , Oran Analizi, Bağımsız Denetim
Bağımsız denetçilerin hileye ilişkin sorumluluklarının finansal tablolardaki rolü ve önemi
Geçmişten günümüze gelen muhasebe hileleri günden güne artmış ve gerek ülkemizde gerekse dünya açısından önemli bir yer almıştır. ACFE Raporlarında yer edinilen hile faktörünün önüne geçilememiş günden güne miktar ve tutar olarak artış göstermiş ve günümüzde ise halen bu sayı artmaktadır. Devlet ve özel sektör açısından hile kaynaklı nedenlerden kayıplarda oldukça büyük bir yer edinilmektedir. Devlet için oluşan bu kayıplar vergi kaybı, özel sektör için oluşan bu kayıplarda kazanç kaybıdır. Özellikle Sanayi Devrimi sonucundan ortaya çıkan işletmenin faaliyet alanının genişlemesi, üretim yöntem ve modellerinin gelişmesi, işletmelerin geniş organizasyon yapılarının ortaya çıkması ve yönetimi artık işletme sahipleri değil de bu konuda uzman kişilere yaptırması, denetim mesleğini ön plana çıkartmıştır. İşletme ortaklarının işletme faaliyet alanlarından uzaklaşması sebebiyle de denetim hizmetine ihtiyaç artmıştır. İşletme yönetimi ya da işletme çalışanlarının yaptıkları hileler nedeniyle devlet ve finansal tablo kullanıcıları olumsuz yönde etkilenmekte ve finansal krizler ortaya çıkmaktadır. Özellikle Enron skandalından dolayı oluşan büyük kayıp, ekonomiye ciddi zararlar vermiş ülkelerde bundan ötürü önlem ve tedbirlerini genişletme yoluna gitmişlerdir. Sürekli artan hile kaynaklı kayıpların önüne geçilmesi için, devlet ve işletmeler bu konu hakkında çalışmalar yapmış bağımsız denetim kuruluşları oluşturmuş ve bağımsız denetçilik mesleğini meydana getirmişlerdir.
Hile soruşturması ve denetimin yürütülmesi
Günümüzde işletmelere yönelik hile eylemleri önemli bir sorun olarak görülmektedir. Yapılan hileler hem sıklık açısından, hem tutar açısından hem de eylemlerin görülme alanı bakımından teknolojinin de gelişimiyle giderek artmaktadır. Bu eylemlerin kurban işletmeye maliyetleri göz ardı edilemeyecek seviyelerde olabilmekte hatta işletmeyi iflasa kadar götürebilmektedir. Yukarıda da bahsettiğimiz nedenlerden dolayı işletmelerin hile denetimi konusunda dikkat etmesi gereken önemli nokta, hile eyleminin gerçekleşmeden önce tespit edilmesi ve gereken önlemlerin ivedilikle alınmasıdır. Hile önleme mekanizması sayesinde işletme yöneticileri firmanın maddi ve manevi anlamda bedel ödemesini engelleyebilmektedir. Çünkü hiçbir işletmenin yöneticisi uzun ve yorucu sarf edilen çaba sonucu elde ettiği değerlerini hile eyleminin sebep olduğu bir durumla kaybetmek istemez. Hile eylemi, yapısı gereği işletmelere karşı yapılan bu eylemlerin ne aralıklarda olduğu, büyüklüğünün hangi boyutta olduğu vb. detay bilgi tüm çabalara rağmen istenildiğinde net bilgi olma özelliğini taşımamaktadır. Çalışmada, öncelikle hile kavramının tanımı yapılıp, hile türleri ve nedenleri nedenleri açıklanmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümünde hilenin önlenmesinden bahsedilmiştir. Dördüncü bölümde ise hilenin soruşturması ve denetimin yürütülmesi üzerinde durulmuştur. Anahtar Sözcükler: Hile, önleme, denetim, soruşturma
İşletmelerin mali yolsuzluklarının denetime yansımaları: 2000-2015 yılları arasındaki vaka incelemesi
Genel ifadeyle denetim, iktisadi etkinlikler ve olaylara dair, savların önceden belirlenmiş ölçütlerle karşılaştırılması amacıyla veri toplanması ve toplanan verilerin değerlendirilmesi sonucu elde edilen bulguların rapor edilmesi sürecidir. Bulguların raporlanmasında genel kabul görmüş muhasebe ilkeleri, finansal raporlama standartları, kurum ve kuruluşların yayınlamış olduğu tüzükler, yönergelikler ve yönetmelikler, kurumların hazırladığı bütçeler kaynak olarak tercih edilmektedir. Denetimin 5 ana başlıktan oluştuğu görülmektedir. Bu başlıklar, bağımsız denetim, uygunluk denetimi, faaliyet denetimi, risk odaklı denetim ve sürekli denetimdir. Bu beş ana başlığın tanım özetleri yapılacak olursa; bağımsız ve faaliyet denetimi, kurum ve kuruluşların, finansal verilerinin rakamsal tutarının önceden belirlenmiş ölçütlerle denetlenmesidir. Uygunluk denetimi, rakamsal tutarlar yerine kurum veya kuruluş çalışanlarının belirlenen standartlara çalışma uygunluğunu denetler. Risk odaklı denetimle sürekli denetim ise rakamsal verileri, rakamsal nitelik taşımayan verilerle birlikte inceleyen denetimdir. Ticari hayatta meydana gelen muhasebe iş ve işlemleri üzerinde yapılan hile ve yolsuzluklar tarihi süreç içerisinde de yakın tarihte de büyük skandalların ve yatırımcılar başta olmak üzere işletmelerle ilgili olan birçok kişinin zarara uğramasına neden olmaktadır. Bu durum işletmelerin kültürü, şeffaflığı, iç kontrol ve iç denetim gibi kavramlara dikkatlerini yönlendirmeleri ve üstünde durmaları gereken kavram olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu nedenle muhasebe hile ve yolsuzluklarının önlenmesinde kullanılan yöntemlerin konu olarak edinildiği çalışmadan kavramsal açıklamalar yapılacak ve işletmelerde iç kontrol ve iç denetim faaliyetlerinin etkinliği üzerinde durulacaktır.
Finansal tablolarda hile-manipülasyonların sebepleri ve sonuçları açısından incelenmesi, tespiti ve bir uygulama
Günümüz dünyasında işletmeler finansal tabloların oluşturulması ve değerlendirilmesi ile ilgili süreçlerin işletmenin sürekliliği açıdan ne denli hayati bir öneme sahip olduğunu anlayabilmektedir. Bu sebepten finansal raporlama kadar verilerin oluşturulması ile ilgili süreçlerde finansal tabloların doğru değerlendirilebilmesi için çok önemlidir. Ancak bugün gelinen noktada finansal tablolar işletmenin sahibi veya ortakları kadar yatırımcıları, tedarikçileri, müşterileri, finans kuruluşlarını ve devleti de yakından ilgilendirmektedir. Birçok grubun yakından ilgilendiği finans tabloların doğruluğu işletmenin geleceği ile ilgili tüm tarafların doğru kararlar verebilmesi adına büyük önem taşımaktadır. Bu açıdan bakıldığında işletme sahibi ve ortaklarının işletmenin durumunu olduğundan iyi gösterme ve düşük vergi ödeme çabası ile hile ve manipülasyona başvurma ihtimali her zaman mevcuttur. Ancak tüm grupların hile ve manipülasyon yolu ile yanıltılmamak adına birtakım yöntemlere başvurmaları ve bazı önlemler almaları kendilerini koruyabilmeleri adına zorunludur. Burada hile ve manipülasyonun engellenmesi yönünde yapılabilecek uygulamalar ve tespit edilmesine yönelik alınabilecek önlemler neden sonuç ilişkisi açısından da değerlendirilerek anlatılmıştır. Uygulamada örnek bir senaryo üzerinden muhasebe kayıtları ile başlayan sürecin finansal tablolar ve oran analizleri yönünden değerlendirilmesi ve incelemesi yapılmıştır.
Beş yıldızlı otel işletmelerinde muhasebe hilelerinin önlenmesi açısından iç denetimin etkinliğinin incelenmesi İstanbul bölgesinde uygulama
Muhasebe hata ve hileleri, işletmeleri mali açıdan zor durumda bırakabilecek ve hatta işletmenin varlığını sona erdirebilecek niteliğe sahiptir. Bilhassa son dönemlerde muhasebe literatüründe de bir hayli üzerinde sıklıkla durulan konulardan biri de hiç kuşkusuz yapılan hileli muhasebe işlemleridir. Hiç kuşkusuz konunun üzerinde çok fazla durulmasına neden olan Enron, Worldcom ve Xerox gibi büyük şirketlerde yaşanan skandallarının da etkisi olduğunu söylemek mümkündür. Enron, Worldcom ve Xerox gibi skandalların ortaya çıkarmış olduğu olduğu finansal kayıplardan sonra, işletmelerde muhasebe hilelerinin önlenmesi açısından ne gibi önlemlerin ve nelerin yapılabileceği hakkında ilgili olan tüm tarafların ilgisini çekmiş ve bu konu ile ilgili olarak yapılan çalışmalar bir hayli artmıştır. Yukarıda da sözü edildiği üzere, muhasebe hileleri ile ilgili olarak farklı alanlarda kapsamlı çalışmalar yapılmıştır. Bu çalışmada da beş yıldızlı otel işletmelerinde muhasebe hilelerinin önlenebilmesi amacıyla iç denetimin etkinliği incelenmeye çalışılmıştır. Çalışma dört bölümde oluşmaktadır. Çalışmanın ilk bölümünde denetim ve muhasebe denetimi ile ilgili kavramlar ele alınmıştır. Bu bölüm içerisinde denetim kavramı, muhasebe denetimi tanımı, özellikleri ve türleri incelenen konular arasındadır. Çalışmanın ikinci bölümünde iç denetim kapsamlı bir şekilde incelenmiştir. Bu bölüm içerisinde iç denetim kavramı, işlevleri, amacı, önemli, kapsamı, iç denetimin uygulanma nedenleri, iç denetim standartları, iç denetim teknikleri ve iç denetim süreci kapsamlı bir şekilde incelenmiştir. Üçüncü bölümde otel işletmeleri ve otel işletmelerindeki muhasebe organizasyon yapısı ele alınmıştır. Bu bölümde otel işletmeleri hakkında genel bilgiler, otel işletmelerinin muhasebe organizasyon yapısı ve otel işletmelerinde iç kontrolün gerekliliği incelenmiştir. Çalışmanın son bölümü olan dördüncü bölümde ise, beş yıldızlı otel işletmelerinde muhasebe hilelerinin önlenmesi açısından iç denetimin etkinliğinin incelenmesi üzerine İstanbul bölgesinde bir uygulama örneğine yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Muhasebe, Muhasebe Hileleri, İç Denetim, İç Kontrol, Otel İşletmeleri.
Hile riskinin ölçülmesi ve değerlendirilmesi: Tekstil sektöründe bir uygulama
Küreselleşme,bilgi teknolojisi ve artan rekabet tüm dünya ülkelerinde hile riskini arttıran temel unsurlardır.Hilenin işletmeler üzerindeki olumsuz etkisine karşın Türk tekstil sektörünün hileyi önlemek,ortaya çıkarmak ve karşılık vermek için geliştirilmiş bir sistemi yoktur.Bu çalışmanın temel amacı etkili bir iç kontrol ve kurumsal yönetim ilkelerinin tekstil sektöründe ne derece yer aldığından yola çıkarak hile riskinin ölçülmesi ve değerlendirilmesidir.Çalışmada sektöre yönelik önceden hazırlanan sorular departman çalışanlarına ve departman yöneticilerine mülakat yöntemiyle sorular sorularak cevap alınmaya çalışılmaktadır.Konunun hassasiyeti, kapsamı ve çalışmada kullanılan yöntem dolayısıyla çalışma 2 firmayla sınırlı tutulmuştur.Uygulama sonucunda, tekstili sektöründe uygulanan kontrollerin yeterli olmadığı sonucuna varılmaktadır.Hile riskinin önlenmesi ve ortaya çıkarılmasında önemli bir fonksiyon üstlenen iç kontrol ve kurumsal yönetim ilkelerinin işletmeler tarafından benimsenmesi ve bu sayede hile riskinin azaltılması sağlanmalıdır.
Muhasebe hata ve hileleri ile muhasebe mesleğinde etik, muhasebe meslek mensupları üzerine bir araştırma
Gelişen ve büyüyen bilgi toplumunda doğru ve güvenilir bilgi elde etme ihtiyacı gün geçtikçe artmaktadır. Kanunların ve yaptırımların hızla değiştiği ülkemizde yöneticiler ve çalışanlar bu durum karşısında zorlanmaktadır. Bütün işletmelerde var olan kar sağlamak ve işletmeyi sürdürülebilir kılmak düşüncesi, bilgi toplumunun da sunmuş olduğu her türlü bilgiyi elde edebilme kolaylığı ile muhasebe alanında hatalı veya hileli işlemlerin gerçekleşebilmesine imkân sağlamıştır. Anahtar Kelimeler: Muhasebe, Hata, Hile, Muhasebe Meslek Mensupları
Muhasebe meslek mensuplarının muhasebe kültürü ve finansal tablo hilelerine yönelik algılarının incelenmesi: İstanbul İli örneği
Çalışmanın amacı, muhasebe meslek mensuplarının (Serbest Muhasebeci, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir, Yeminli Mali Müşavir) muhasebe kültürü ve finansal tablo hilelerine yönelik algılarının incelenmesidir. Çalışmada, muhasebe meslek mensuplarının muhasebe kültürü ile hileli finansal raporlamaya yönelik algılarının arasında anlamlı bir ilişki bulunup bulunmadığı ve bu algıların demografik özelliklere göre farklılaşıp farklılaşmadığı araştırılmıştır. Metodolojik olarak; çalışma evreni İstanbul ilinde faaliyet gösteren muhasebe meslek mensuplarıdır. Uygulamada, seçilmiş, gönüllü 214 meslek mensubundan oluşan bir örneklem kullanılmıştır. Araştırmada nicel anket yöntemi ile birlikte Chanchani&Willet (2004) tarafından geliştirilmiş Muhasebe Kültürü Ölçeği ve Khaligova (2019) ve Kutlu (2020) tarafından geliştirilmiş Hileli Finansal Raporlama anketi kullanılmıştır. Muhasebe Kültürü Ölçeği 16 ifade ve 4 alt boyut (Tutuculuğa Karşı İyimserlik, Tekdüzeliğe Karşı Esneklik, Gizliliğe Karşı Şeffaflık ve Profesyonelliğe Karşı Statükoculuk), hileli finansal raporlama anketi ise 16 ifadeyi içermektedir. Veriler çevrimiçi anket yöntemiyle toplanmış ve SPSS-v22 ile analiz edilmiştir. Analizde genel/özel test ve analizler (Kruskal Wallis-H, Mann Whitney-U, Bağımsız Gruplar T, Cronbach Alpha, Pearson Korelasyon vb) gerçekleştirilmiştir. Neticede muhasebe meslek mensuplarının muhasebe kültürüne yönelik algıları ile hileli finansal raporlama algıları arasında anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. Ayrıca söz konusu algıların demografik özelliklere göre farklılaştığı da gözlenmiştir. "Muhasebe Kültürünün Tekdüzeliğe Karşı Esneklik" ve "Profesyonelliğe Karşı Statükoculuk" algıları, meslek mensuplarının cinsiyetine göre değişmektedir. Buna karşın, diğer demografik özelliklerin muhasebe meslek mensuplarının muhasebe kültürü algısında etkili değişken olmadığı anlaşılmıştır. Öte yandan, meslek mensuplarının hileli finansal raporlamaya yönelik algılarının ise demografik özelliklerden cinsiyet, yaş, hizmet yılı ve unvana göre farklılaştığı, buna karşın çalışılan müşteri sayısı ve öğrenim durumuna göre farklılaşmadığı ve bir başka deyişle hileli finansal raporlama algısında herhangi bir etki yaratmadığı görülmüştür.
Muhasebe hata ve hileleri ile muhasebe mesleğinde etik
Çalışmanın amacı, muhasebe meslek mensuplarında hata ve hile eğiliminin nedenlerini araştırmak ve etik kavramını incelemektir. Çalışmada serbest muhasebeci, SMMM ve YMM'lerin hata, hile ve etik konusundaki tavırları ele alınmıştır. Öncelikle hata ve hile kavramları ayrı ayrı incelenmiş ardından etik konusu ayrıca açıklanmıştır. Çalışmada var olan durumu anlamak adına bir de anket düzenlenmiştir. Ankete katılan meslek mensupları örnekleminde bir sonuca ulaşılmaya çalışılmıştır. Sonuç olarak meslek mensuplarının tecrübelerinin, eğitim durumlarının hata ve hilede etkili olduğu belirlenmiştir.
Muhasebe hilelerinin uygulanma biçimleri ve vergilendirme üzerindeki etkileri
Ekonomik hayatta işletmeler ve karar alıcılar, yatırım, yönetim ve harcama kararlarını muhasebe uygulamaları vasıtasıyla oluşturulan ve işletmelerin faaliyet sonuçlarını ve mali yapılarını özetleyen tablolarını inceleyerek alırlar/verirler. Dolayısıyla işletmelerin ve karar alıcıların en doğru kararları vermeleri/almaları bu mali tabloların gerçeğe uygun, objektif, anlaşılabilir ve güvenilir olmasına bağlıdır. Ayrıca Devletin en önemli gelir kaynağı olan vergilerin doğru beyanı ve doğru toplanabilmesi ve sonucunda da vergi gelirlerinin hedeflenen seviyelere ulaşabilmesi için işletmelerin mali tablolarının hileli işlemlerden arındırılarak olması gereken matrahlarının beyan edilmesine bağlıdır. Muhasebe hilelerinin uygulanma biçimleri ve vergilendirme üzerindeki etkileri başlıklı bu çalışma, Tekdüzen Hesap Planında uygulanmış veya uygulanabilecek muhasebe hata ve hileleri yöntemlerini ortaya koyarak bu hata ve hilelerin devlete, işletme ortaklarına/üçüncü kişilere ve ekonomimize olabilecek olumsuz etkilerini göstermek, kamusal hizmetlerin temel finansmanı olan vergilerin işletmeler tarafından doğru beyan edilmesini sağlamak amacıyla muhasebe hilelerinin ne şekilde gerçekleşebileceği ve bunlara vergi mevzuatına göre ne şekilde önlem alınabileceğini göstermek maksadıyla hazırlanmıştır.
Muhasebe hata ve hilelerinin meslek etiği açısından incelenmesi
Bu tezde, muhasebenin temel hatları ve muhasebecilik mesleği, mesleğin gerektirdiği etikler ile muhasebede yapılan hata ve hileler incelenmiştir. Birinci bölümde ilk olarak muhasebe kavramı üzerinde durulmuş, tanımı ve fonksiyonları hakkında bilgi verilmiştir. Ardından muhasebecilik mesleği anlatılmış; mesleğin tanımı, gerektirdiği nicel ve nitel özellikler, meslek mensubu olma süreci, son olarak da mesleki etikten bahsedilmiştir. İkinci bölümde ise hata ve hile kavramları üzerinde ayrı ayrı durulmuştur. Hata ve hile nedir, çalışanları hata veya hileye iten etkenler, birbirleri arasındaki fark gibi başlıklardan söz edilmiştir. Çalışmanın sonu olan üçüncü bölümde, muhasebecilerin hata ve hile karşısındaki tutumu hakkında bir anket çalışması yapılmıştır.
Kâr yönetimi ve işletme etiği: Ampirik bir çalışma
En genel anlamda kâr yönetimi, yöneticilerin firmanın ekonomik performansı hakkında bazı paydaşları yanıltmak ya da kamuya açıklanan kâr rakamına bağlı bazı sözleşmelerden doğan sonuçları etkilemek amacıyla, finansal raporları oluşturma sürecinde ve gerçekleştirdikleri işlemlerde sahip oldukları yetkiyi kullanarak finansal raporları değiştirmeleri olarak tanımlanmaktadır. Özellikle ABD'de 2000'li yılların başında yaşanan muhasebe skandalları sonrasında önemi artan kâr yönetimi kavramı ile ilgili çok sayıda teorik ve ampirik çalışma yapılmıştır. Bu çalışmanın amacı, kâr yönetimi ile ilgili olarak muhasebe meslek mensupları ve öğrencilerin bakış açılarını işletme etiği perspektifinden incelemektir. Bu amaçla yapılan çalışmada anket yöntemi kullanılmış ve çalışma sonucunda tarafların kâr yönetimi bilgi düzeylerinin düşük olduğu sonucuna varılmıştır.
Agresif muhasebe ve muhasebede manipülasyon yöntemleri: Bir işletme örneği
Gelişen teknoloji ile muhasebe politikalarında bir takım değişiklikler meydana gelmiştir. Muhasebe kayıtları bilgisayar ortamında tutulmaya başlamış, bilgisayar programlarının kullanılması ile yapılan hatalarda önemli miktarda azalma görülmeye başlamıştır. Küçük ölçekli işletmeler defter beyan sistemine geçmiş ve yapılan hileler en aza indirilmeye çalışılmıştır. Büyük ölçekli işletmelerde e – fatura ve e – arşiv fatura sistemine geçilerek hem kağıt israfı azaltılmış hem de agresif muhasebe uygulamaları en aza indirilmeye çalışılmıştır. Agresif muhasebe kanun, yönetmelik ve muhasebe ilke ve standartlarında meydana gelen belirsizlik ve esnekliklerden faydalanılarak işletme amaçlarına ulaşmayı sağlayan uygulamadır. Hile ve muhasebe manipülasyon uygulamalarına karşı önlemler alınsa da işletmeler farklı amaçlar için birçok yönteme başvurmaya devam etmektedir. Çalışmada bu yöntemlerden ayrıntılı olarak bahsedilmiş ve örnek bir uygulama ile pekiştirilmeye çalışılmıştır. Çalışmanın ilk bölümünde hata, hile ve agresif muhasebe kavramları tanıtılmıştır. Hata, hile ve agresif muhasebe uygulamalarının nedenleri, amaçları ve çeşitlerinden bahsedilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde manipülasyon kavramı üzerinde durulmuştur. Finansal bilgi manipülasyonunun çeşitlerinden, tekniklerinden ve önleme yöntemlerinden bahsedilmiştir. Üçüncü bölümde ise bir işletmenin hile, finansal bilgi manipülasyonu ve agresif muhasebe uygulamalarını içeren bir uygulama yapılmıştır. Bu uygulamanın devletin vergi kaybı, işletmenin kar marjındaki değişim miktarı ve üçüncü kişilerin yatırım politikalarının nasıl etkilediği incelenmiştir. Bu konuda görüş ve öneriler sunulmuştur. Anahtar kelimeler: Manipülasyon, Agresif Muhasebe, Finansal Bilgi, Hata, Hile.
Yaratıcı muhasebe uygulamalarının ortaya çıkartılmasında Beneish modeli: BIST şirketleri üzerine ampirik bir çalışma
İşletme içi veya işletme dışı finansal bilgi kullanıcıları, işletmelerin finansal ve finansal olmayan bilgilere gereksinim duymaktadır. Söz konusu bu bilgilerin, kullanıcıların ihtiyaçlarına cevap verebilecek nitelikte şeffaf, doğru ve gerçeğe uygun bir biçimde sunulması oldukça önem arz etmektedir. Yaratıcı muhasebe uygulamaları işletmelerin manipülasyona başvurabilmek için sık bir şekilde uyguladıkları yöntemler arasında yer almaktadır. Bu noktada yaratıcı muhasebe, boşluklardan faydalanarak finansal tabloların yanıltıcı biçimde sunulması olarak ifade edilmektedir. İşletmeler, yaratıcı muhasebe uygulamalarını kullandıklarında kısa vadede olumlu sonuçlar elde etmekte olup, uzun vadede ise son derece olumsuz sonuçlar ile karşı karşıya kalabilmektedirler. Özellikle, Enron, Parmalat, Worldcom gibi 2000'li yıllarda büyük işletmelerin karşılaştıkları ve sonucu iflasla sonuçlanmış finansal skandallar yaşanmıştır. Aynı zamanda Enron olayına bağlı olarak uluslararası bir denetim işletmesi olan Arthur Andersen'ın, yaptığı usulsüzlükler nedeniyle denetim lisansının iptal edilmesiyle beraber yaratıcı muhasebe önem kazanmış ve literatürde sık bir şekilde tartışılmaya başlanmıştır. İşletmelerin finansal manipülasyonuna başvurup/başvurmadıkları, çeşitli modeller aracılığıyla tespit edilmeye çalışılmaktadır. Çalışmada bu modellerden Beneish Modeli ve modelin Türkiye'ye uyarlanması sonucu elde edilen Beneish TR (Türkiye) Modeli kullanılmıştır. Çalışmada işletmelerin birden fazla döneme ait finansal tablolarının dikkate alınmasıyla araştırmanın, literatüre katkı vereceği düşünülmektedir. Çalışmada, KAP (Kamu Aydınlatma Platformun)'da işlem gören Kimya, İlaç, Petrol, Lastik ve Plastik Ürün sektöründeki işletmelerin verilerinden faydalanarak manipülasyon yapıp/yapmadıkları Beneish Modelinin Orijinal versiyonu ve Beneish Modeli TR ile tespit edilmeye çalışılmıştır. Çalışmanın sonucunda, 2019 yılında Beneish Orijinal ve Beneish TR denklemleriyle hesaplanan Zi değerleri sonucunda, her iki uygulamada 2 işletmenin riskli olduğu ve 7 işletmenin yüksek riskli olduğu görülmüştür. 2020 yılında Beneish Orijinal ve Beneish TR denklemleriyle hesaplanan Zi değerleri sonucunda, her iki uygulamada, 1 işletmenin riskli olduğu ve 10 işletmenin ise yüksek riskli olduğu tespit edilmiştir. 2019-2020 yılında Beneish Orijinal denklemiyle hesaplanan Zi değerleri sonucunda 23 işletmenin yüksek riskli olduğu görülmüştür. 2019-2020 yılında Beneish TR denkleminde hesaplanan Zi değerleri sonucunda, 3 işletmenin riskli olduğu ve 1 işletmenin yüksek riskli olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Yaratıcı Muhasebe, Finansal Bilgi Manipülasyonu, Beneish Modeli, Kamu Aydınlatma Platformu.
Muhasebe hilelerinin tespitinde algoritmik yaklaşım
Günümüzde muhasebe hileleri, şirketlerin finansal güvenilirliğini zedeleyen, yatırımcı güvenini sarsan ve ekonomik sistemin istikrarını tehdit eden ciddi bir sorun olarak öne çıkmaktadır. Enron, WorldCom ve Xerox gibi küresel ölçekte yaşanan büyük muhasebe skandalları, yalnızca ilgili şirketlerin çöküşüne neden olmakla kalmamış; aynı zamanda ülkelerin ekonomik dengelerini sarsarak sermaye piyasalarında geniş çaplı güven kaybına yol açmıştır. Bu tür skandallar, finansal raporlama standartları ve bağımsız denetim süreçlerinin yeniden yapılandırılmasını zorunlu kılmıştır. Bu bağlamda, muhasebe hilelerinin erken aşamada tespit edilmesi; yalnızca şirketlerin sürdürülebilirliği açısından değil, aynı zamanda sermaye piyasalarının şeffaflığı ve kamusal güvenin korunması bakımından da kritik bir önem taşımaktadır. Bu çalışmada, muhasebe hilelerinin tespitine yönelik olarak Türkiye'deki şirketlerin yapısal özelliklerini ve sektör farklılıklarını dikkate alan dinamik ve algoritmik bir model geliştirilmiştir. Araştırma kapsamında, Beneish Modeli temel alınmış, Cemal Küçüksözen tarafından önerilen iki ek finansal oran (stokların brüt satışlara oranı endeksi ve finansman giderlerinin brüt satışlara oranı endeksi) ile güçlendirilmiş ve modelin performansı SMOTE Algoritması ile iyileştirilmiştir. Ayrıca çalışmaya Benford Yasası da entegre edilerek çok katmanlı bir kontrol mekanizması oluşturulmuştur. Veri seti olarak Borsa İstanbul'da (BIST) işlem gören imalat sanayi firmalarının finansal tabloları kullanılmış ve firmalar, bağımsız denetim raporlarında yer alan görüş türlerine ve kurumsal yönetim endeksinde bulunma durumlarına göre manipülatör ve manipülatör olmayan olarak sınıflandırılmıştır. Analiz sürecinde, alt sektör bazlı modelleme yapılmış ve her sektör için özgün eşik değerler tanımlanarak dinamik risk değerlendirme sistemi oluşturulmuştur. Bu yönüyle çalışma, sabit eşik değere dayalı klasik modellerin ötesine geçerek, sektörel farklılıkları dikkate alan bir yaklaşım geliştirmeyi amaçlamaktadır. Geliştirilen model, Python ve Django tabanlı yazılıma entegre edilerek kullanıcıların kolayca finansal veri yükleyebileceği, anında görsel raporlar ile analiz alabileceği bir dijital muhasebe hilesi tespit aracı haline getirilmiştir. Yazılım, hem gerçek firma verileriyle hem de bilinçli olarak oluşturulan manipülasyon senaryolarıyla test edilmiş ve riskli firmaları tespit ettiği görülmüştür. Bu kapsamda geliştirilen yaklaşımın, Türkiye'deki denetim süreçleriyle uyumlu bir çerçeve sunabileceği ve muhasebe hilelerinin tespitine yönelik çalışmalara katkı sağlayabilecek bir örnek oluşturabileceği düşünülmektedir.
Türkiye'de sahte fatura kullanımının önlenmesinde SMMM'lerin rolü ve çözüm yollarının tespiti
Bu araştırmanın amacı, Türkiye'de sahte fatura kullanımının önlenmesinde Serbest Muhasebeci Mali Müşavir (SMMM)'lerin rolünü belirlemek ve çözüm için yapılması gerekenleri tespit etmektir. Bu amaçla, Adana il merkezindeki Yeminli Mali Müşavirler, Vergi Müfettişleri ve Yetkili Vergi Müfettiş Yardımcılarına anket yöntemi uygulanmıştır. Sahte fatura kullanımının önlenmesinde Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlerin rolüne ilişkin bulgulara göre, Y5, Y8, Y15, Y10 ve Y20 yargıları ile ilgili olarak YMM'ler ile Vergi Müfettişlerinin görüşleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmadığı belirlenmiştir. Ayrıca, Y1, Y12, Y19, Y13 ve Y16 yargıları açısından ise anlamlı bir farklılık bulunduğu görülmüştür. Sahte fatura kullanımının önlenmesinde çözüm yollarına ilişkin bulgular; Y4, Y7, Y11, Y14 ve Y18 yargıları ile ilgili olarak YMM'ler ile Vergi Müfettişlerinin görüşleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmadığını; diğer yargılar açısından ise anlamlı bir farklılık bulunduğunu göstermiştir. Ayrıca, sahte fatura kullanımının önlenmesinde en etkili çözümün vergi denetimlerinde etkinliğin arttırılması olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Sahte Fatura Kullanma, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir, Yeminli Mali Müşavir, Vergi Müfettişi.
Muhasebe meslek mensuplarının muhasebe hata ve hileleri hakkında algı ve tutumlarının belirlenmesi: Osmaniye ilinde bir uygulama
Gelişen ve büyüyen bilgi toplumunda doğru ve güvenilir bilgi elde etme ihtiyacı gün geçtikçe artmaktadır. Kanunların ve yaptırımların hızla değiştiği ülkemizde yöneticiler ve çalışanlar bu durum karşısında zorlanmaktadır. Bütün işletmelerde var olan kar sağlamak ve işletmeyi sürdürülebilir kılmak düşüncesi, bilgi toplumunun da sunmuş olduğu her türlü bilgiyi elde edebilme kolaylığı ile muhasebe alanında hatalı veya hileli işlemlerin gerçekleşebilmesine imkân sağlamıştır. Bu çalışmanın amacı; muhasebe işlem ve olaylarında meydana gelen hata ve hilelere karşı muhasebe meslek mensuplarının algı ve tutumlarını incelemektir. Bu amaç kapsamında Osmaniye İli'nde faaliyet gösteren Serbest Muhasebeci (SM), Serbest Muhasebeci Mali Müşavir (SMMM) ve Stajyer Muhasebecilere anket uygulanmıştır. Anket verileri SPSS istatistik prorgamı ile analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda elde edilen bulgulara göre, hemen hemen aynı sorunlarla karşı karşıya kalan meslek mensupları yöneltilen ifadelere genel olarak birbirine yakın cevaplar vermişlerdir. Dolayısıyla bu çalışma kapsamında muhasebe meslek mensuplarının sahip oldukları demografik özelliklerin, mesleki statülerinin ve tecrübelerinin hata ve hile konusunda çok fazla etkili olmadığı gözlemlenmiştir.
Muhasebede hilenin önlenmesi ve kullanılan yöntemler: Osmaniye ilinde gerçekleşen adli vaka örnekleri ve analizleri
Bu araştırmada muhasebede hilenin önlenmesi ve kullanılan yöntemler hakkında bilgiler yer almaktadır. Yapılan bu çalışma kapsamında 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nda yer alan kanun maddelerinden faydalanılmış olup, ayrıca ikincil verilerden de faydalanılmıştır. Bu araştırmanın amacı; İşletmeler, örgütsel yapıları ve faaliyetleri nedeniyle hileye karşı savunmasızdır. Bu nedenle muhasebe hilelerinin ortaya çıkartılarak alınabilecek önlemlerin neler olduğunun ortaya konulması, muhasebe hilesi yapma nedenlerinin tespit edilmesi, muhasebe sisteminde yapılan yanlışların hata mı yoksa hile mi olduğunun ayırt edilmesidir. Teknolojinin hızla geliştiği dünyamızda bu gelişmelere paralel olarak artan işlem sayıları ve tutarları da dikkate alındığında, muhasebe hilelerini önlemek amacıyla hangi yöntemlerin kullanılabileceğine dair açıklamalar yapıldıktan sonra çalışmanın sonuç bölümünde tartışıldı. Uygulama bölümünde ise Osmaniye ilinde yaşanmış adli vakalar analiz edilerek sonuç ve önerilerde bulunulmuştur.
Finansal tablo hilelerinin tespit edilmesinde kullanılan veri madenciliği yöntemleri ve Borsa İstanbul'da bir uygulama
Bağımsız denetimden geçmiş, makul bir düzeyde güvence almış işletmeler ile ilgili dünyada ve ülkemizde yaşanan finansal skandallar bu işletmelerin yayınlamış olduğu finansal raporlarının doğruluğunun ve güvenilirliğinin tartışılmasında etkili olmuştur. Finansal raporların tartışılması da bilgi kullanıcılarının alacağı kararlarda tereddüt yaşamalarına sebep olmuştur. Bu araştırmada bilgi kullanıcılarının tereddütlerini gidermek ve finansal tablolarda oluşmuş veya oluşması muhtemel finansal tablo hile riskini belirli bir güvence düzeyinde tahmin edebilmek için bir model geliştirilmiştir. Araştırmada veri olarak; 2012-2019 yılları arasında Borsa İstanbul'da faaliyet gösteren Yakın İzleme Pazarı, Yıldız Pazar ve Ana Pazar gruplarında yer alan 144 işletmenin bağımsız denetim raporları ile finansal tablolarından elde edilen veriler kullanılmıştır. 48'i Yakın İzleme Pazar'ı, 96'sı da Yıldız Pazar ile Ana Pazar gruplarında bulunan işletmelerin finansal tablolarından elde edilen ve alanyazında da finansal tablo hilelerinin tespitinde kabul gören oranlar, veri madenciliği uygulamalarından olan yapay sinir ağları yöntemi kullanılarak analiz edilmek suretiyle bir yapay sinir ağı modeli geliştirilmiştir. Geliştirilen model, finansal tablolardaki hile riskini %88,89 oranında doğru tahmin ederek başarılı bir sonuç ortaya çıkarmıştır. Araştırma sonuçları, geliştirilen modelin, işletmelerin finansal tablo hile riski taşıyıp taşımadığına ilişkin olarak bilgi kullanıcılarının kararlarında fayda sağlayacağı yönünde değerlendirilmiştir. Modelin parametrelerinin kullanımının, bilgi kullanıcılarının yatırım yapacağı işletmeler hakkında finansal tablo hile riski taşıyıp taşımadığı ile ilgili güçlü bir güvence vereceği ve bilgi kullanıcılarına faydalı olacağı kanaatine varılmıştır.
COSO iç kontrol modelinin işletmedeki hata ve hilenin önlenmesindeki rolü: Elazığ imalat sektöründe bir araştırma
Günümüzde işletmelerin sürdürülebilirliğini sağlaması ve rekabet ortamında avantaj elde edebilmesi, yalnızca finansal verilerin oluşturulmasıyla sınırlı kalmamakta; aynı zamanda bu verilerin doğruluğunun denetlenmesi ve karar süreçlerinde etkin şekilde kullanılmasını da gerektirmektedir. Bu bağlamda muhasebe organizasyonunun işlevsel olarak yapılandırılması; görevlerin net biçimde belirlenmesi, bölümlerin birbirleriyle koordineli çalışması ve bilgi akışının sağlıklı yürütülmesi açısından büyük önem taşır. İç kontrol sistemi, işletmelerin faaliyetlerini kesintisiz bir şekilde devam ettirebilmesi ve belirlenen hedeflere ulaşabilmesi için oluşturulması gereken bir yapıdır. Etkili bir iç kontrol sistemi sayesinde, işletmenin varlıkları güvence altına alınır, kaynaklar etkin ve verimli biçimde kullanılır, muhasebe verilerinin ve mali tabloların doğruluğu sağlanır, ayrıca hile ve usulsüzlük riskleri en aza indirilir. Çalışmada etkin iç kontrol sisteminin gereklilikleri açıklanmış ve bunun hileyi önleme ve tespit etme konusundaki rolü vurgulanmıştır. Çalışmanın amacı, Elazığ ilinde imalat sektöründe faaliyet gösteren üretim işletmelerinde COSO iç kontrol modelinin hata ve hilelerin önlenmesinde oynadığı rolü incelemektir. Bu işletmelerin iç kontrol sisteminde hata ve hilelerini önlemeye yönelik yeterli düzeyde kurulup kurulmadığını açığa kavuşturmak ve belirlenen iç kontrol eksikliklerinin nasıl giderileceğine dair değerlendirme ve önerilerde bulunmak için yapılmıştır.
Kamu sektöründe iç kontrol sisteminden kaynaklanan hata ve hile analizi: Büyükşehir belediyelerinde inceleme
İç kontrol sistemi; kurumların güvenilir, doğru ve şeffaf bilgi üretmesi ve sergilemesi bağlamında uygulanması gereken önemli bir süreçtir. Türkiye kamu sektöründe iç kontrol sistemi, 5018 sayılı Kamu Mali ve Kontrol Kanunu' na göre şekillenmektedir. 5018 sayılı kanun ise COSO iç kontrol modeli ile paralel bir şekilde işleyiş göstermektedir. Kamu kurumlarında hata ve hilelerin önlenmesinde iç kontrol sistemi önemli bir rol oynamaktadır. İç kontrol sistemi, kaynakların etkin ve verimli kullanımı, belirlenen hedeflere ulaşma, mevzuata uygun işleyiş, mali raporlara güvenilirlik gibi faydalar sağlamasıyla büyükşehir belediyeleri açısından da önemli bir süreçtir. Sayıştay denetim raporları kapsamında büyükşehir belediyelerinde iç kontrol sisteminin etkin çalışmamasından dolayı birçok risk saptanmıştır. Araştırmada büyükşehir belediyelerinde tespiti sağlanan muhasebe hata ve hileleri iç kontrol sistemi bileşenleri ile ilişkilendirilmektedir. Literatürde Sayıştay raporları kapsamında büyükşehir belediyelerinin hata ve hile analizine ve iç kontrol sistemi ile ilişkilendirilmesine yönelik bir çalışma bulunmaması araştırmamızı önemli kılmaktadır. Bu amaç doğrultusunda oluşabilecek risklerin önlenmesi bağlamında iç denetçilere yeni bir bakış açısı kazandırması beklenmektedir.