Meslek yüksek okulları

57 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Mobil öğrenme: Meslek yüksekokullarında bilginin yeniden yapılandırılması üzerine bir durum çalışması

Bu araştırmada meslek yüksekokullarında mobil öğrenmenin uygulanabilirliği araştırılmıştır. Bu amaçla, araştırmacı tarafından bir mobil öğrenme ortamı tasarlanmıştır. İç Anadolu bölgesinde ilçe merkezinde yer alan bir meslek yüksekokulunda yürütülen araştırma, öğrenenlerin başarmakta zorlandığı gözlenen "Algoritma ve Programlamaya Giriş" dersi kapsamında yapılmış ve araştırma verileri 2015-2016 öğretim yılı güz döneminde toplanmıştır. Bu çalışma, 36 kişilik öğrenci grubuyla başlamış ve araştırmanın derinlemesine yapılabilmesi için amaçlı örneklem seçimi yöntemiyle 6 kişilik katılımcı grubuyla sürdürülmüş nitel bir durum çalışmasıdır. Ayrıca, katılımcılar bizzat araştırmacı tarafından 14 hafta boyunca gözlenmiş ve durum çalışmasının veri tabanını oluşturan araştırmacı günlüğü, bireysel görüşmeler nitel veri analizi ile değerlendirilmiştir. Buna ek olarak; çalışmada, anket sonuçları ve mobil öğrenme ortamının kullanımına ilişkin veriler de sunulmuştur. Sonuç olarak, geliştirilen mobil öğrenme ortamının öğrenenlerde derse yönelik olumlu tutum geliştirmeye katkı sağlamada, derse katılım motivasyonunu arttırmada ve öğrenen-öğrenen, öğrenen-öğreten iletişimini kolaylaştırma bağlamında olumlu sonuçlar ortaya çıkarmıştır. Ancak, olumsuz etkiler de gözlenmiştir, bunlar; aktif katılımın zamanla düşmesi, geliştirilen ortamın sınava yönelik bir çalışma ve sohbet ortamı haline gelmesi, öğrenme amacından sapma ve teknik problemler gibi olumsuz etkilere rastlanmıştır. Benzer şekilde, öğrenenlerin mobil öğrenme ortamını faydalı ve motive edici bulduğu buna rağmen ders başarılarına etki etmediği de gözlenmiştir. Anahtar Sözcükler: mobil öğrenme, meslek yüksekokulları, durum çalışması

BilgiBilgi kullanımıMeslek yüksek okulları+7
Hakan Yıldırım
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Meslek yüksekokullarında muhasebe eğitimi ve iş dünyasının beklentilerine göre yapılandırılması

Gelişmiş ülkeler iş dünyasının ihtiyaç duyduğu iş gücünü, uluslararası tecrübelerden de faydalanarak iç dinamiklerine göre oluşturdukları mesleki eğitim metotlarıyla karşılamaktadırlar. Üniversite-sektör işbirliği temeline dayalı eğitim uygulayan ülkeler, sadece okula dayalı eğitim uygulayanlar ve her iki anlayışı da benimseyen ama sürekli arayış içinde olan ülkeler bu hedefi üç farklı sistemle gerçekleştirmektedirler. Türkiye' deki mevcut sistem daha çok okula yani teorik eğitime dayalı olanıdır.Bu çalışmada yapılan anket uygulamasıyla, Türkiye'de iş dünyasının Meslek Yüksekokullarındaki muhasebe eğitiminden beklentileri ve karşılaştıkları başlıca sorunlar belirlenmeye çalışılmıştır. Sorunlar; meslek elemanlarının eksik kaldığı konular, ders içeriklerinin güncel olmaması, stajların yetersizliği, mezunların iş adaptasyonu, eğitimcilerin güncellenmiş bilgi eksikliği, üniversite-sanayi-sektör ilişkisinin yetersizliği şeklinde sıralanabilir.İş dünyasının beklentileri ve çağdaş muhasebe eğitiminin gerekliliği olarak, muhasebe eğitiminin yeniden yapılandırılmasıyla, mezun öğrencilerin eğitim düzeylerinin iş dünyasında istihdam edilecekleri seviyeye getirilmesi beklenmektedir. Bunun için muhasebe eğitiminin amacı, yönetimin yapısı, kariyer planlama merkezi kurulması, öğrencilerin seçilmesi ve durumu, eğiticilerin durumu, öğretim teknikleri, staj uygulaması ve son olarak üniversite-sektör ilişkileri bir bütün olarak çalışmada ele alınmıştır. Belirtilen bu öğelerle muhasebe eğitimi; etkin bir yapıya ulaşacak, çağdaş düzeye çıkacak ve ülke gereksinimlerini karşılayacak muhasebeciler yetiştirecektir. Bu eğitim ise, iş dünyasının rekabet gücünü arttıracak ?ara kademe? insan gücünü oluşturan muhasebecilerin de yetiştirileceği Meslek Yüksekokullarında verilecektir.

Meslek yüksek okullarıMesleki eğitimMuhasebe+7
Hakan Başer
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de mesleki tekinik eğitim, Meslek Yüksekokullarına sınavsız geçiş projesi ve Kütahya Meslek Yüksekokulunda bir uygulama

ÖZET Dünyada, her konu ve alanda olduğu gibi bilim ve teknolojide oluşan çok hızlı gelişmeler küresel bilgi toplumunun oluşmasına hızlandırmıştır. Bu gelişmelerin paralelinde Türkiye'de teknolojiyi kullanabilecek nitelikli insan gücü gereksinimi ortaya çıkmış ve bu gereksinimin karşılanabilmesi için orta ve yükseköğretimde Mesleki Teknik Eğitim 'in (M.T.E.) yaygınlaştırılması çalışmalarına başlanılmıştır. Yükseköğretim bünyesi içerisinde M.T.E. yaygınlaştırılması önlisans eğitim programlan ile gerçekleştirilmeye çalışılmaktadır. Bunun için 10 Temmuz 2001 'de 4702 Sayılı Kanun T.B.M.M.'den geçirilmiş ve 24458 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak Meslek Yüksekokullarına Sınavsız Geçiş (M.S.G.) Projesinin ilk adımlan atılmıştır. Bu proje kapsamında 2002-2003 Eğitim-Öğretim yılında öğrenci alımına başlanılmıştır. Bu proje ile dört yıllık fakülteler önündeki yığılmaların da azaltılması amaçlanmıştır. M.S.G. Projesinden yararlanarak gelen ve orta öğretimin devamını okuyan öğrencilerin sınavla gelen öğrencilere göre hem teorik hem de uygulamalı derslerde başarılı olamadıkları görülmektedir. Bu uygulamadan doğan sorunların ve olumsuzlukların giderilebilmesi için M.Y.O.'na gelecek olan öğrencilerin belirli bir elemeden geçirildikten sonra bu okullara yerleştirmenin yapılması uygun olacaktır. Bu amaçla çalışmamızda M.T.E. ile ilgili kuramsal bilgiler verilerek M.S.G. Projesinin uygulanması ve sorunla rı değerlendirilmiştir. Dolayısıyla çalışmamızın birinci bölümünde; M.T.E.'in önemi, genel kavranılan ile Avrupa Birliği, Amerika ve Japonya 'daki uygulamaları üzerinde durulmuş ve karşılaştırmlalar yapılmış, ikinci bölümde; Türkiye'deki M.T.E.'in tarihsel gelişimi, amaçlan, ilkeleri, önemi, orta öğretim ve yüksek öğretimdeki yapılanma sistemi, üçüncü bölümde; Türkiye'deki M.T.E.de yeniden yapılanmayı gerektiren nedenler, amaçlar, ilkeler, yeni yönelimler ile M.S.G. Projesi, dördüncü bölümde ise; Dumlupınar Üniversitesi Kütahya Meslek Yüksekokulu'nda 500 öğrenci ile yapılan anketin değerlendirilmesi sonucunda elde edilen bulgular verilmiştir.

Meslek yüksek okullarıMesleki eğitimSınav+2
Yılmaz Esenboğa
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessEN

A study on perceived needs of vocational school students learning English

The aim of this study is to investigate English language needs of students who are studying in vocational schools of health services and learning English as a foreign language. This study is conducted to reveal the perspectives of currently enrolled students, teachers and administrators of the schools in terms of English language education offered in these institutions. The schools that are analyzed in this research are part of Çukurova University, Adana located in the southern part of Turkey. Data are collected via questionnaires and semi structured interviews with the participants. Semi structured interviews are carried out with the teachers and administrators in order to understand their perceptions towards students' language needs. Convenient sampling is used and data are analyzed both qualitatively and quantitatively. In the light of the results, it is found out that English language needs of the students are not met sufficiently and even if the instructors who teach the courses try to address the needs of the learners, the program is not applied by analyzing needs and in terms of English for specific purposes. To conclude, there needs to be a curriculum addressing the learners' needs. Keywords: Needs analysis, English for general purposes (EGP), English for specific purposes (ESP).

Language need analysisVocational high schoolsForeign language learning+4
Cihad Gündüz
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Meslek yüksekokullarında görev yapan öğretim elemanlarının çatışma eylem stilleri algıları ile örgütsel bağlılık algıları arasındaki ilişki

Örgütlerin amaçlarına ulaşabilmesi için en büyük hedef, örgütün verimliliğinin arttırılmasıdır. Örgütte ki bireylerin sahip oldukları nitelikler, bu hedefe ulaşmayı sağlayan basamaklardan birini oluşturabilmektedir. Bireylerin birbirleriyle olan iletişimleri ise yine bir başka basamak olarak karşımıza çıkmaktadır. Üniversite gibi sadece beyin gücüyle hedeflerine ulaşabilen örgütlerde bireylerin performanslarını etkileyebilecek en önemli unsurlardan biri çalışanlarının birbirleriyle olan iletişimidir. Son yıllarda özellikle üniversitelerin meslek yüksekokullarında yaşanan bireyler arası çatışmaların, bireylerin üniversitelere olan bağlılığını etkilediği düşünülmektedir. Bu araştırmanın amacı; öğretim elemanlarının kullandığı çatışma yönetimi stratejilerinin, örgütsel bağlılığa etkisi olup olmadığını ve bağımsız değişkenlere göre farlılık gösterip göstermediğinin ortaya konulmasıdır. Örgütlerde çatışma ve çatışmanın yönetimi üzerinde yirminci yüzyılın ikinci yarısından itibaren gelişen ve günümüzde modern bir anlayışa erişen önemli sayıda araştırma ve yazın ürünleri bulunmaktadır. Bu çalışmada araştırma yöntemlerinden betimsel tarama modeli kullanılarak incelenmiştir. Araştırmanın ulaşılabilir evrenini Aydın Adnan Menderes Üniversitesine bağlı Meslek Yüksekokullarında çalışan 106 öğretim elamanları oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Çatışma Eylem Stilleri Ölçeği ve Örgütsel Bağlılık Ölçeği kullanılmıştır. İstatistiksel analizler IBM SPSS 25.0 programı ile yapılmıştır. Analizlerde tanımlayıcı istatistikler frekans (f), yüzde (%), ortalama (X̄), standart sapma (SS), en az ve en fazla değerler olarak belirtilmiştir. Araştırmada ilk olarak ölçeklerin normal dağılım hipotezine uyup uymadığı çarpıklık ve basıklık katsayılarına bakılmak suretiyle tespit edilmiş ve parametrik test yöntemleri tercih edilmiştir. Çalışmanın sonuçlarına bakıldığında ise çalışmaya dahil olan öğretim elemanlarının cinsiyet, yaş, medeni durum, eğitim, akademik unvan ve kurumdaki görev süresi dağılımları incelenmiş ve belirlenen amaç doğrultusunda oluşturulan regresyon modelinin çatışma eylem stilleri, örgütsel bağlılığı pozitif yönde ve istatistiki bakımdan anlamlı yordadığı ve diğer değişkenler sabit tutulduğunda, öğretim elemanlarının çatışma eylem stilleri düzeyindeki bir birimlik artış, örgütsel bağlılık düzeyinde 0,183'lük bir artış sağladığı saptanmıştır. Öğretim elemanlarının çatışma eylem stillerinin, örgütsel bağlılık noktasında farklı gruplarla çalışılması, başka kurumlarda, çalışanlar için kendilerini geliştirme ve yükselme olanakları verilmesi, sadece akademisyenlerin değil diğer mesleklerden de görüşler alınıp örgütsel bağlılık meydana getirmenin öneminin bilinmesi ve çeşitli zamanlarda çatışma stilleri ve örgütsel bağlılıkla alakalı çalışmalar yapılması .gibi önerilerde bulunulmuştur.

Meslek yüksek okullarıÇatışmaÇatışma eylem stilleri+4
Arzuhan Çakır
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessDE

Vermittlung des fachwortschatzes im Deutschunterricht an den Türkischen berufshochschulen

Dass derzeit im Fremdsprachenunterricht neben den konventionellen Unterrichtsmodellen auch alternative Unterrichtsmodelle angewandt werden, ist ein Faktum welches zu berücksichtigen wäre. Der Methodenvielfalt kann den Erwerb der sprachlichen Fertigkeiten und Fähigkeiten beschleunigen und fördern. Obwohl konventionelle Unterrichtsmodelle in der Geschichte und Gegenwart eine Selbstverständlichkeit sind, kann jedoch eigens der Anwendung von alternativen Unterrichtsmodellen ein Fremdsprachenunterricht erfolgreich gestaltet und durchgeführt werden. Ziel dieser Arbeit ist, den Studenten die an den Fachhochschulen den Tourismus Fach studieren, mit Hilfe von alternativen Übungen, Fachbegriffe und Gesprächssituationen, in dem Fachwortschatz, welches ausschließlich mit Tourismus zusammenhängt, durch effektive Anwendung zu überliefern. Somit haben die Studierenden die Möglichkeit, die erlernten Begriffe, die für ihr Beruf von Nutzen sind, in ihrem Berufsleben zu gebrauchen. Bei der interaktiven Unterrichtsplanung wurden ausschließlich Wörter, Sätze, Dialoge und Bezeichnungen für Hotel- und Tourismus aus dem Tourismus Fach ausgesucht und anschließend im Unterricht verwendet. In der vorliegenden Arbeit wurde sowohl im theoretischen als auch im empirischen Zusammenhang versucht, den Fachwortschatz des Tourismus Fachs zu übermitteln. Der Deutschunterricht wurde an der Aksaray Universität an zwei Fachhochschulen (Fachhochschule für Sozialwissenschaften und Güzelyurt Fachhochschule) in dem Tourismus- und Hotelmanagement Fach abgehalten. Bei dieser Arbeit sind eine Kontrollgruppe und eine Forschungsgruppe aufgestellt worden. Die Erklärungen der jeweiligen Wörter und Bezeichnungen, fanden bei der Kontrollgruppe durch die konventionellen Übungen, bei der Forschungsgruppe durch die alternativen Übungen statt. Die Studenten haben somit einen Vor- und Nachtest gemacht, in dem der Fachwortschatz über Tourismus abgefragt worden ist. Um an das Ergebnis zu gelangen, wurden anschließend die Daten verglichen und analysiert. Bei der Forschungsgruppe wurden alternative Übungen eingesetzt, die Studenten haben kreativ und individuell gearbeitet, sie wurden positiv unterstützt und ermutigt, wobei, bei der Kontrollgruppe der Unterricht auf die konventionellen Übungen und Wortschatzarbeit basierte. In der Kontrollgruppe stand die Lehrerin im Vordergrund, in der Forschungsgruppe standen die Studentinnen im Vordergrund. Für die Datenerhebung der Arbeit wurde Mann Whitney U Test und Wilcoxon-Vorzeichen-Rang Test gemacht. Die Vortestpunkte ( u= 59,5 p> .05) und Nachtest Punkte (u=55 p> .05) der Studenten der Untersuchungs- und Kontrolgruppe zeigten keinen bedeutsamen Unterschied. Aber wenn man die mittlere Rang der Untersuchungsgruppe untersucht, kann man klar sehen, dass der mittlere Rang des Nachtests (11,75) als der mittlere Rang des Vortests (15,57) ansteigt. Aufgrund dessen wurde Wilcoxon-Vorzeichen-Rang-Test durchgeführt, ob die alternative Übungen in der Untersuchungsgruppe bedeutsamer Unterschied aufzeigte. Die Analyseergebnissen zeigten einen bedeutsamen Unterschied zwischen den Vor- und Nachtest.( z=2,668, p<,05). Die statistischen Ergebnisse zeigen, dass die Untersuchungsgruppe im Nachtest erfolgreicher als die Kontrollgruppe ist. Nach diesen Ergebnissen kann man sagen, dass die alternative Übungen beim Lernen des Wortschatzes erfolgsbringend waren. Daraus resultierend kann gesagt werden, dass für einen erfolgreichen Unterricht, sowohl die Berücksichtigung der Interessen und Erfahrungen der Schüler, als auch die kreative Gestaltung des Unterrichts durch die Anwendung verschiedener Übungen, so wie die Lehrkraft als Tutor und Unterstützer von großer Wichtigkeit sind. Angesichts dessen können alternative Übungen, die im Fachbezogenen Deutschunterricht angewandt werden, zu Erfolg führen.

Kadriye Şengül Kutlay
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Meslek yüksekokulları inşaat programı mezunlarının istihdam sorunları (Gaziantep örneği)

Bu tezde hem Gaziantep Üniversitesi hem de Türkiye'nin diğer üniversitelerindeki Meslek Yüksekokullarından mezun olan inşaat teknikerlerinin istihdam ve okullarında uygulanan programa yönelik problemleri araştırılmıştır. Piyasada çalışan teknikerlerin büyük çoğunluğunu D.B.P.K.'ndaki M.Y.O. mezunları oluşturulmaktadır. D.B.P.K.'ndaki mezunlar içinde de G.Ü.G.M.Y.O. mezunları esas çoğunluğu oluşturmaktadır. Teknikerler kolayca iş bulabilmekte,tamamına yakım kendi alanlarıyla ilgili işlerde çalışmaktadırlar. Daha çok özel sektörde istihdam edilen teknikerler düşük ücretle çalıştırlmaktadırlar. Bu nedenle iş değiştirme oranı yüksektir. Mezun teknikerlerin mesleki bir kuruluşu olan Y.T.T.D.'ne üye olma oranı olukça düşük olup çoğu teknikerin derneğin varlığından habersiz olduğu anlaşılmıştır. Teknikerlerin mezun oldukları okul türü (D.B.P.K.O. ve K.D.O.) ile bir işte çalışıp çalışmama, alman ücret, Y.T.T.D. ne üye olma, iş yerlerindeki konumlan, ve alman eğitimin kalitesi arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. ^mmBm pulu

Ders programlarıEğitim yönetimiMeslek yüksek okulları+4
Müslim Avcıoğlu
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1999
00
Master'sOpen AccessTR

Yükseköğretim düzeyindeki büro yönetimi programlarının öğrenci beklentileri açısından değerlendirilmesi

İşletmelerde gerek kurum içi gerekse kurum dışı iletişim kaçınılmazdır. Bu iletişimi sağlıklı ve kolaylaştırıcı fonksiyonu olan sekreter; günün başlangıcından bitimine kadar yöneticisine yardımcı olacak faaliyetleri planlamak, randevuları ayarlama, toplantı hazırlama, veri girişi yapma, misafir ağırlama, seyahatleri organize etmek ve bunun gibi geniş bir iş yelpazesi olan sekreterlerin bu konular üzerinde eğitim almış olmaları gerekmektedir. Bu çalışmada, yeni düzenlemelere yön verebilecek verilerin elde edilebilmesi amacıyla, Türkiye?de nitelikli büro yönetimi personeli yetiştiren yükseköğretim programlarının mevcut durumu ile önlisans programlarında öğrenim gören öğrencilerin beklenti ve değerlendirmeleri araştırılmıştır. Bu amaçlar doğrultusunda öğrencilere; öğrenim görmekte oldukları programlarla ilgili öncelik, bilgi ve beklentileri hakkında bazı sorular sorulmuştur. Araştırmaya 18 meslek yüksek okulunun büro yönetimi programlarında öğrenim görmekte olan 1.229 öğrenci katılmıştır.Araştırmaya katılan öğrencilerin öğrenim gördükleri programla ilgili öncelik, beklenti ve değerlendirmeleri ile; cinsiyet ve mezun olunan lise faktörleri arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişkiler olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Tezde bu sonuçlardan hareketle, Türkiye?de önlisans düzeyinde büro yönetimi eğitimi veren okullar ve bu okullarda verilen eğitimin niteliği ile ilgili bazı önerilerde de bulunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Mesleki eğitim, Büro yönetimi, Sekreterlik, Meslek yüksek okulları

Büro yönetimiMeslek yüksek okullarıMesleki eğitim+3
Cansu Öztürk
Gazi University
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Meslek yüksek okulu öğrencilerinin programlama başarısını etkileyen faktörlerin incelenmesi

Bu tez çalışmasının amacı, meslek yüksek okulu öğrencilerinin programlama başarılarını etkileyen faktörleri ortaya çıkarmak ve öğrencilerin programlama başarıları ile demografik bilgileri (cinsiyet, mezun oldukları okul türü, programlamayla ilgili geçmiş deneyimleri, genel akademik not ortalamaları), problem çözme ve analitik düşünme becerisi, kişisel öz yeterlilik ve motivasyonları, öz düzenleyici öğrenme stratejileri (hedef belirleme, içsel hedef, dışsal hedef, öz yeterlilik, öz yansıma, değer verme, üst biliş) arasında anlamlı bir ilişki bulunup bulunmadığını incelemektir. Araştırmada ilişkisel tarama yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın bağımlı değişkeni öğrencilerin programlama dersindeki akademik başarısı; bağımsız değişkenleri ise demografik bilgiler, motivasyon, öz yeterlilik, öz düzenleyici öğrenme stratejileridir. Araştırmada veri toplama aracı olarak demografik bilgi anketi, problem çözme envanteri, öz düzenleyici öğrenme stratejileri ölçeği, genel öz yeterlilik ölçeği, güdülenme ve öğrenme stratejileri ölçeği, programlama başarı testi kullanılmıştır. Araştırma, Bozok Üniversitesi Akdağmadeni MYO, Adnan Menderes Üniversitesi Aydın MYO, Ahi Evran Üniversitesi Kaman MYO bilgisayar programcılığı programı 2. sınıf öğrencileri üzerinde uygulanmıştır. Araştırma sonunda, öğrencilerin programlama başarıları ile cinsiyet, okul türü, genel akademik not ortalamaları, motivasyon, öz düzenleyici öğrenme stratejilerinden öz yeterlilik arasında anlamlı ilişki bulunmuştur. Programlama başarısı toplam varyansının %23'ü demografik özellikler, problem çözme ve analitik düşünme becerisi, kişisel öz yeterlilik, motivasyon değişkenleriyle, %18'i öz düzenleyici öğrenme stratejileri ile açıklanabilmektedir.

Bilgisayar programlamaDemografik özelliklerMeslek yüksek okulları+6
Fahri Yılmaz
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Covid-19 Pandemisi sürecinde meslek yüksekokulu öğrenci ve öğretim elemanlarının uzaktan eğitim uygulamalarına ilişkin görüşleri

Araştırmanın amacı, Covid-19 Pandemisi sürecinde uygulanan uzaktan eğitim uygulamalarının olumlu ve olumsuz etkilerine ilişkin Meslek Yüksekokulu öğrenci ve öğretim elemanlarının görüşlerini belirlemektir. Çalışmada nitel araştırma yöntemi ve fenomenoloji (olgu bilim) deseni kullanılmıştır. Örneklem seçiminde maksimum çeşitlilik örneklemesi tercih edilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu 2021- 2022 eğitim-öğretim yılında Bingöl il merkezinde bulunan Bingöl Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulunda eğitimine devam eden 2.sınıf öğrencilerinden 39 öğrenci ve bu okulda görev yapan 23 öğretim elemanı oluşturmuştur. Araştırmanın verileri araştırmacı tarafından katılımcıların görüşlerini ayrıntılı bir şekilde alabilmek amacıyla 13 sorudan oluşan öğrenci görüşme formu ile 15 sorudan oluşan öğretim elemanı görüşme formuyla toplanmıştır. Araştırmada elde edilen veriler betimsel analiz yöntemiyle analiz edilmiştir. Araştırmada elde edilen veriler sonucunda öğretim elemanları ve öğrencilerin uzaktan eğitim kararını duyduklarında olumlu ve olumsuz olmak üzere iki yönde farklı duygu ve düşüncelere sahip oldukları görülmüştür. Uzaktan eğitim uygulamalarına ilişkin elde edilen verilerin analizine bağlı olarak öğretim elemanları ve öğrencilerin; uygulamanın dersler üzerindeki etkisi, kişilerarası iletişime etkisi, karşılaşılan problemler, uzaktan eğitim uygulamalarına yönelik öneriler, yüz yüze eğitim ve uzaktan eğitimin olumlu-olumsuz yönleri, ölçme-değerlendirme uygulamalarının faydalı yönleri ve karşılaşılan sorunlar ve uzaktan eğitimin devamlılığına ilişkin görüş bildirmişlerdir. Bu ortak ana temalar haricinde öğrencilerin, uzaktan eğitim uygulamalarında kullanılan materyallere ilişkin görüşlerine ait bir ana tema daha belirlenmiştir. Çalışma sonucunda elde edilen bulgulara göre, uzaktan eğitim kararını ilk duyduklarında hem öğrencilerin hem de öğretim elemanlarının tedirginlik hissettikleri gözlenmiştir. Süreç içerisinde uzaktan eğitimle verilen uygulamalı ve teorik derslerde yeterli verimin alınmadığını her iki örneklem gurubu da dile getirmiştir. Uzaktan eğitimin iletişim açısından değerlendirdiği ana temada hem öğrencilerin hem de öğretim elemanlarının iletişim kurarken çeşitli problemler ile karşılaştıkları ve bu nedenle etkili iletişim kuramadıkları sonucu ortaya çıkmıştır. Uzaktan eğitim uygulamalarında öğrenciler daha çok uygulama sistemi ile sıkıntı yaşadıklarını belirtirken, öğretim elemanları canlı dersler ile ilgili problem yaşadıklarını ifade etmiştir. Yaşanılan bu problemlere karşı öğrenciler genellikle derslere yönelik sorunlara önerilerde bulunurken öğretim elemanları sistemin verimini artırmaya yönelik öneride bulunmuşlardır. Uzaktan eğitim ve yüz yüze eğitimin kıyaslandığı ana temada, her iki örneklem gurubu da uzaktan eğitimin zaman ve mekândan bağımsızlık, kendine daha fazla zaman ayırabilme, ders kayıtlarını tekrar izleyebilme gibi olumlu yönlerini belirtirken yüz yüze eğitimde ise daha etkili iletişim kurulduğu ve derslerden daha fazla verim aldığı belirtilmiştir. Ayrıca öğrencilerin uzaktan eğitim ders materyalleri için ağırlıklı olarak olumlu görüş bildirdikleri görülmektedir. Uzaktan eğitimin sınavlar açısından değerlendirildiği bir diğer ana temada; öğretim elemanlarının en fazla yaşadıkları sorunların, öğrencilerin sınavları yardımlaşarak yapması nedeni ile öğrenciden kaynaklı sorunlar olduğu gözlenirken, öğrencilerin ise en fazla teknik sorunlar ile karşılaştıkları sonucu ortaya çıkmıştır. Uzaktan eğitim sisteminin devamlılığına ilişkin görüşlerin belirtildiği ana temada ise; katılımcılar sözel ağırlıklı derslerin uzaktan eğitim ile devam edilebileceğini belirterek kısmen devam edilmesi gerektiğini vurgulamışlardır.

COVID 19Meslek yüksek okullarıPandemiler+5
Sinem Baylas
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Harmanlanmış öğrenme ortamının meslek yüksekokulu öğrencilerinin derse katılımlarına ve akademik başarılarına etkisi

Bu araştırmada harmanlanmış öğrenme ortamının meslek yüksekokulu öğrencilerinin derse katılımlarına ve akademik başarılarına etkisi incelenmiştir. Bu incelemede, ön test - son test kontrol gruplu yarıdeneysel desen, derse katılımın akademik başarı üzerine etkisini incelerken de ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır.Uygulama meslek yüksekokullarının 2011-2012 öğretim yılı güz döneminde okutulan ?İnternet Programcılığı I? dersinde gerçekleşmiştir. Araştırmanın deney grubunu Çankırı Karatekin Üniversitesi Çankırı Meslek Yüksekokulu Bilgisayar Programcılığı Bölümü 2. sınıfından 51 öğrenci oluşturmuştur. Kontrol grubunu ise Amasya Üniversitesi Amasya Meslek Yüksekokulu Bilgisayar Programcılığı Bölümü 2. sınıfından 38 ve Amasya Üniversitesi Merzifon Meslek Yüksekokulu Bilgisayar Programcılığı Bölümü 2. sınıfından 26 öğrenci olmak üzere toplam 64 öğrenci oluşturmuştur.Deney grubu öğrencileri açık kaynak kodlu bir öğretim yönetim sisteminin yer aldığı harmanlanmış öğrenme ortamında, kontrol grubu öğrencileri ise yüz yüze öğrenme ortamlarında yedi hafta eğitim görmüşlerdir. Grupların benzerliğini incelemek için deneysel işlem süreci başlangıcında ön test akademik başarı, motivasyon, teknolojik beceri ve derse karşı tutum ölçekleri uygulanmış ve gruplar arasında anlamlı bir farklılığa rastlanmamıştır. Başlangıçta benzer olan gruplara deneysel işlem süreci sonrasında derse katılım ve son test akademik başarı testleri uygulanmıştır. Uygulanan t-testi analizleri sonucunda harmanlanmış öğrenme ortamında eğitim gören öğrencilerin derse katılımlarının daha yüksek olduğu ve akademik olarak daha başarılı oldukları ortaya çıkmıştır. Bu sonuç harmanlanmış eğitim alan öğrencilerin yüz yüze eğitim alan öğrencilere göre daha başarılı olduğunu göstermiştir. Harmanlanmış öğrenme ortamındaki derse katılımın akademik başarıya etkisini incelemek için uygulanan regresyon analizi sonuçlarına göre ise aktif ve iş birlikli öğrenme, öğrenci ? öğretim elemanı etkileşimi ve akademik zorlanma boyutlarındaki derse katılım değişkenleri, öğrencilerin son test akademik başarı puanları ile anlamlı bir ilişki vermemektedir. Bu çalışma harmanlanmış öğrenme ortamlarının meslek yüksekokulu öğrencilerinin derse katılımlarına ve başarılarına olumlu katkı yaptığını göstermektedir.

DerslerHarmanlanmış öğrenmeMeslek yüksek okulları+3
Mesut Türk
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

TBMYO öğrencilerinin iş güvenliği algılarının değerlendirilmesi Fırat Üniversitesi örneği

Geleceğin teknikerleri, iş sağlığı ve güvenliği bakımından haklarını ve sorumluluklarını öğrendiklerinde, iş güvenliği bilincine sahip olduklarında, hem kendi mesleki sağlık ve güvenliklerini koruyup geliştirebilecek, hem de mahiyetinde kendine bağlı olarak çalışanların mesleki sağlık ve güvenliklerini daha iyi koruyabileceklerdir. Ülkemiz iş sağlığı ve güvenliği bakımından iyi bir karneye sahip değildir. Özellikle iş kazaları sonucu ölümlerde Avrupa birincisi, Dünya'da ise üçüncü sırada yer almaktadır. İş kazalarının yoğun olarak gerçekleştiği sektörler çoğunlukla mesleki ve teknik sektörlerdir. İş kazalarının azaltılması ile ilgili çalışmalarda İSG eğitimi ve İSG kültürünün artırılması önemli bir yer tutmaktadır. Ülkemizde iş sağlığı ve güvenliği kültürü konusunda eğitmeye ve bilinçlendirmeye yönelik yeterli çaba sarf edilmemektedir, ayrıca gerek orta gerekse üniversite eğitiminde İSG eğitimine gereken önem verilmemekte olup, mezun olan öğrenciler İSG konusundaki eksikliklerini çalışma ortamlarında fark edebilmektedirler. Ülkemizde işyerlerinin yaklaşık yarısı KOBİ ve orta ölçekli işletmelerden oluşmaktadır. Özellikle büyük çaplı kurumsallaşmış işletmelerde İSG eğitimi ve kültürüne her ne kadar önem verilse de bu durum küçük ve orta ölçekli işletmelerde çoğunlukla görülmemektedir. Bu çalışmaya, çalışma hayatında tekniker statüsünde çalışacak Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu öğrencileri dahil edilmiştir. Bu amaçla öğrencilerin iş sağlığı ve güvenliği algıları ölçülüp değerlendirilmiş, bu yapılırken de öğrencilerde iş sağlığı ve güvenliği konusunda farkındalık yaratılmaya çalışılmıştır. Çalışmamızın temel amacı, Fırat Üniversitesine bağlı Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulunda okuyan öğrencilerin iş sağlığı ve güvenliği algılarının belirlenmesidir. Araştırmanın evreni 2017-2018 eğitim ve öğretim yılında Fırat Üniversitesi'ne bağlı Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulunda okuyan tüm öğrencilerden oluşmaktadır. Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulunda 16 ön lisans programı bulunmakta ve toplam kayıtlı öğrenci sayısı 2367 kişidir. Araştırmanın evreni TBMYO'da okuyan öğrencilerdir(2367 kişi). Örneklem olarak 500 kişi planlanmış, o gün okulda olan tüm bölümlerden öğrenci sayısı 398 kişi mevcut olduğundan tüm öğrencilere de anket uygulanmış, hiç kimse anket cevaplamayı reddetmemiştir.

Meslek yüksek okullarıÖğrenci algısıÜniversite öğrencileri+2
Gökçen Kizirgil
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Fırat Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu öğrencilerinde internet bağımlılığı ve fiziksel aktivite düzeylerinin belirlenmesi

İnternet bağımlılığı ve fiziksel inaktivite sıklıkla görülen önemli bir halk sağlığı sorunudur. Bu araştırma, Elazığ Fırat Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu öğrencilerinin internet bağımlılık durumlarını, fiziksel aktivite düzeylerini ve bunlarla ilişkili faktörleri belirlemek amacıyla yapılmıştır. Tanımlayıcı ve kesitsel tipte olan bu çalışma öğrencilerin (697 kişi) 638'ine ulaşılarak yapılmıştır. Araştırma kapsamına alınan kişilere; sosyo-demografik özellikler, internet kullanımı ve fiziksel aktivite alışkanlıkları ile ilgili olduğu düşünülen sorular, Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi (IPAQ)(kısa form) ve Young İnternet Bağımlılığı Ölçeği'ni içeren anket direkt gözlem altında uygulanmıştır. Verilerin analizinde yüzde, ortalama, standart sapma, ki-kare, t testi, Spearman korelasyon analizi ve tek yönlü varyans analizi, post hoc Tukey HSD testi uygulanmıştır. Araştırma kapsamına alınanların %64.6'sı kadındır. Öğrencilerin yaş ortalamaları 20.43±2.49, Young İnternet Bağımlılığı Ölçeği puan ortalamaları 30.94±18.97 olarak bulunmuştur. Öğrencilerin %83.4'ü tanımlanan internet bağımlılık puanlarına göre semptom göstermeyenler, %15.2'si sınırlı semptom gösterenler ve %1.4'ü patolojik internet kullanıcısı olarak saptanmıştır. İnternet bağımlılığı ölçeği puan ortalamalarının erkek cinsiyette, ders başarı durumu kötü, anne-baba eğitim ve gelir düzeyi yüksek olanlarda, sigara, alkol kullananlarda, fazla kilolu-obezlerde ve kendine ait bilgisayara sahip olanlarda daha yüksek olduğu saptanmıştır (p<0.05). IPAQ puan ortalamaları 1697.77±1847.07 MET (Metabolik Eşdeğer) dk/hafta olup, IPAQ'a göre öğrencilerin %28.1'i inaktif, %56.3'ü minimal aktif, %15.7'si ise çok aktif fiziksel aktivite düzeyinde bulunmuştur. Erkeklerde, fazla kilolu ve obez olanlarda, sigara kullananlarda, ikinci sınıfta öğrenim görenlerde, düzenli spor yapan ve spor kulübü üyeliği olan öğrencilerde toplam IPAQ puan ortalamalarının daha yüksek olduğu bulunmuştur (p<0.05). Fiziksel aktivite düzeyi azaldıkça, öğrencilerin internet bağımlılığı ölçeği puan ortalamaları anlamlı olarak artmaktadır (p<0.05). Öğrencilerin fiziksel aktivite ve internet bağımlılık düzeyleri arasında negatif yönde, anlamlı fakat zayıf bir ilişki bulunmuştur (p<0.01). Sonuç olarak internet bağımlılığının fiziksel aktiviteyi olumsuz etkilediği görülmüştür. Üniversite öğrencilerinin internet bağımlılığının önlenmesi, fiziksel aktivite düzeylerinin arttırılmasına yönelik düzenlemeler yapılmalıdır. İnternet bağımlılığı ve fiziksel inaktivite ile ilişkili risk faktörleri değerlendirilerek, öğrencilere yönelik uygun koruyucu, tedavi edici ve rehabilitasyon hizmetleri düzenlenmelidir. Anahtar Kelimeler: Üniversite öğrencileri, internet bağımlılığı, fiziksel aktivite.

BağımlılıkElazığFiziksel aktivite+4
Ezgi Yaraşır
Fırat University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Bir sağlık meslek yüksekokulundaki öğrencilerde duygusal iştah ile obezite arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi

Sağlıklı, yeterli düzeyde dengeli beslenme; dokuların onarılması ve çalışmasını sürdürebilmesi ve vücudun büyümesi, için gerekli olan bütün besinler için gerekli yapı taşlarının yeterli ve gerekli oranda alınabilmesi ve gerektiğinde vücutta uygun kullanılmasıdır. Bu çalışma; 19-50 yaşlarındaki erişkin kişilerin pozitif ve negatif duygu durumlarındaki duygusal iştahlarının obezite ile bağlantısının açıklanması amacıyla yapılmıştır. Kesitsel/tanımlayıcı tipte olan bu çalışmada örneklem seçilmeden evrenin tümüne (N=1030) ulaşılması hedeflenmiş olup 815'ine ulaşılmıştır (Cevaplılık oranı %79,1 olarak bulunmuştur). Katılımcılara uygulanan anket formu bireylere ait genel bilgiler, sağlık bilgileri, beslenme alışkanlıkları, antropometrik ölçümler, üç faktörlü beslenme ölçeği, duygusal iştah ölçeği ve yeme davranış testi (EAT-26) olmak üzere yedi bölümden oluşmaktadır. Boy ve kilo ölçümleri araştırmacı tarafından literatüre uygun olarak yapılmıştır. Veriler istatistik paket programı SPSS 22.0'a kaydedilerek, hata kontrolleri, tablolar ve istatistik analizlerde bu program kullanılmıştır. Çalışmaya katılan öğrencilerin %71,9'u kadın olup yaş ortancası 20,0 (19,0-20,0) olarak bulunmuştur. Öğrencilerin %35,1'i düzenli fiziksel aktivite yapmakta olup, %8,5'i ise son üç ay içerisinde vitamin-mineral desteği almıştır. Öğrencilerin %97,9'u ev dışında yemek yemektedir. Öğrencilerin üç faktörlü beslenme ölçeğinden aldıkları toplam skorun ortancası 37,0 (33,0-42,0) olarak bulunmuştur. Erkek öğrencilerin üç faktörlü beslenme ölçeği toplam puanı, emosyonel yeme puanı ve kısıtlayıcı yeme puanı kadın öğrencilerden anlamlı derecede düşükdü(p<0,05). Fiziksel aktivite yapanların emosyonel yeme puanları yapmayanlardan anlamlı derecede düşük saptanmıştır (p<0,05). Öğrencilerin vücut kitle indeksleri ile toplam puan ve kısıtlayıcı yeme puanı arasında anlamlı bir fark bulunmuştur (p<0,05). Öğrencilerin toplam duygusal iştah ölçeği ortancası 94,0 (78,0-110,0) olarak hesaplanmıştır. Erkek öğrencilerin toplam negatif puanı kadın öğrencilerin puanından, kronik hastalığı olanların toplam negatif puanı olmayanların puanından, ana öğün atlamayan öğrencilerin ana öğün atlayan öğrencilerin puanından anlamlı derecede yüksek olduğu görülmüştür (p<0,05). Erkeklerin normal yeme davranışı oranı kadınlarınkinden, ana öğün atlamayanların atlayanlardan anlamlı derecede yüksek bulunmuştur (p<0,05). Vücut kitle indeksi ile yeme davranışı arasında anlamlı derecede ilişki saptanmıştır (p<0,05). Araştırma kapsamındakiöğrencilerin yarısından azı düzenli fiziksel aktivite yapmaktadır ve neredeyse tamamı ev dışında yemek yemektedir. Fiziksel aktivitenin emosyonel yeme üzerinde etkisi bulunmuştur. Bu anlamda öğrencilere fiziksel aktivite yapmanın sağlıklı ve düzenli beslenme ve dolayısı ile sağlıklı bir yaşam için önemli olduğu anlatılması faydalı olabilir. Anahtar Kelimeler: Sağlık meslek yüksekokulu, duygusal iştah, obezite, beslenme.

BeslenmeBeslenme alışkanlıklarıBeslenme bozuklukları+5
Zehra Betül Erman
Fırat University · Institute of Health Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Polis meslek yüksekokullarında toplum destekli polislik anlayışının yerleşmesinde örgüt kültürünün yeri ve bir model önerisi

Kamu hizmetlerinde toplumun istek ve ihtiyaçlarını, hizmette kaliteyi önemseyen, insanı merkeze alan bir anlayışın hakim olması, güvenlik hizmetlerinde de bu anlayışın bir yansıması olarak Toplum Destekli Polislik (TDP) yaklaşım ve uygulamaları ortaya çıkarmıştır. Toplum Destekli Polislik toplumla işbirliği geliştirmeyi, güvenlik politikalarının belirlenmesinde halkın katılımını sağlamayı, suç başta olmak üzere tüm toplumsal problemleri temel nedenlerine inerek, halkı ve polisi beraber aktif kılarak çözmeyi, hem yönetim hem de organizasyon yapısı olarak yerelleşmeyi temele alan yeni bir polislik modelidir. TDP anlayışının ilkelerinin organizasyondaki tüm polislerce benimsenmesi güvenlik hizmetlerinin etkililiği ve verimliliği açısından önemli görülmektedir. TDP'nin daha polis olmadan polis temel eğitimi aşamasında benimsetilmesi, gelecekte bu polislik modelinin tüm polis teşkilatının organizasyon kültürünün bir parçası olmasını sağlayacaktır. Bu çalışmanın amacı da Polis meslek Yüksek Okullarındaki öğrenci, öğretim elemanları ve yönetici görüşleri temelinde, organizasyon kültürünün TDP anlayışını ne düzeyde desteklediğini ortaya koymak ve TDP anlayışını temele alan kültürel dönüşüme yönelik bir model önerisi geliştirmektir. Araştırma Türkiye'nin 28 farklı ilinde kurulu Polis Meslek Yüksekokullarındaki (PMYO) öğrenci, öğretim görevlileri ve yöneticilerin katılımı ile genel tarama (survey) modeli kullanılarak gerçekleştirilmiştir. 1078 deneğe 5'li likert tipi "Örgüt Kültürün Toplum Destekli Polislik Anlayışını Destekleme Düzeyi Ölçeği" uygulanmıştır. Verilerin analizi aşamasında nicel veriler SPSS 17.0 programıyla analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda PMYO'lardaki mevcut organizasyon kültürünün TDP anlayışını destekleme düzeyi öğrenci, öğretim görevlileri ve yöneticiler için yüksek olarak bulunmuştur. Okullar bazında değerlendirildiğinde ise Gaziantep PMYO, Hatay PMYO, İzmir Bornova PMYO, Konya Ereğli PMYO, Kırşehir PMYO ve Rize PMYO kültürel olarak en yüksek destekleme düzeyine sahip okullar olarak görülmüştür. Hiç bir okul çok yüksek destekleme düzeyine ulaşamamıştır. Kültürel olarak destekleme düzeyi boyutlar açısından değerlendirildiğinde; TDP'ye ait değerler, artifaklar, sembol olarak üniforma ve hesap verebilirlik boyutlarında TDP anlayışını destekleme düzeyi çok yüksek iken halkla iç içe olma, mesleki dayanışma ve organizasyonel politikalar boyutlarında orta düzeydedir. PMYO'lardaki organizasyon kültürünün TDP anlayışını destekleme düzeyi okul ve sınıf değişkenlerine göre farklılaşırken ve cinsiyete göre farklılaşmadığı görülmüştür. 1. sınıf PMYO öğrencilerinin TDP'yi kültürel olarak destekleme düzeyi 2. sınıf öğrencilerine göre daha yüksek bulunmuştur. Araştırmanın önemli sonuçlarından bir diğeri, mesleki kıdemleri yüksek, eğitim kurumunda çalışma süreleri kısa olan öğretim görevlileri ve yöneticilerin PMYO'larda istihdam edildiğidir. Araştırmanın sonunda araştırma sonuçlarına ve literatüre dayanılarak PMYO'ların TDP yaklaşımını temele alan kültürel dönüşümlerine katkı sağlayacak, personel seçim sistemindeki değişimleri, organizasyon yapısındaki değişimleri ve organizasyon kültürü şekillendiren değişimleri temele alan bir model önerisi geliştirilmiştir.

Meslek yüksek okullarıPolisPolis eğitimi+5
Yılmaz Denktaş
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Gazi Üniversitesi Meslek Yüksek Okulu öğrencilerinin sosyal değerlere bakışları

Bu araştırmanın amacı, meslek yüksek okulu öğrencilerinin sosyal değerlere bakışlarının nasıl olduğunu, seçilen değişkenlere bağlı olarak meslek yüksek okulu öğrencilerinin sosyal değerlere ilişkin görüşleri arasında anlamlı bir farkın olup olmadığını incelemektir.Betimsel yöntemle tasarlanan bu araştırma tarama modelindedir. Tarama modeli, belli bir durumun ne olduğu ve bu durumun olduğu şekliyle betimlenmesini amaçlayan bir araştırma biçimidir. Bu araştırmanın evrenini Gazi Üniversitesi'ne bağlı olarak Ankara il sınırlarında faaliyet gösteren altı meslek yüksek okulu oluşturmaktadır. Bu araştırmanın evrenini teşkil Gazi Üniversitesi Meslek Yüksek Okullarının 2010-2011 öğretim yılında önlisans düzeyinde öğretim yapan iki yıllık meslek programları araştırmanın örneklemini oluşturmaktadır. Bu programlardan evreni tam olarak temsil edebilecek düzeyde belirlenen toplam 23 programdan birinci ve ikinci sınıflar ile normal ve ikinci öğretim yapan programlar arasından rastgele sınıflar seçilip 1522 öğrenciye ulaşılarak Çok Boyutlu Sosyal Değerler Ölçeği (ÇBSDÖ) uygulanmıştır.Veriler, araştırma kapsamında araştırmacı tarafından geliştirilen ?Çok Boyutlu Sosyal Değerler Ölçeği? (ÇBSDÖ) adındaki veri toplama aracılığıyla elde edilmiştir. Araştırmanın kullanılan veri toplama aracı iki bölümden meydana gelmektedir. Birinci bölümde öğrencilerin kişisel bilgileri toplanırken ikinci bölümde meslek yüksek okulu öğrencilerine sosyal değer ifadeleri yöneltilmektedir. 5'li likert tipinde hazırlanan ölçme aracında 42 adet sosyal değerler ifadesi yer almaktadır. Bu sosyal değerler ölçeğinde 6 sosyal değer boyutu yer almaktadır.Araştırmadan elde edilen nicel verilerin analizinde betimsel istatistiklerin incelenmesinin yanı sıra, faktör analizi, korelasyon, güvenirlik, t testi, varyans, frekans, standart sapma, Bartlett Küresellik Testi, Kaiser-Meyer-Olkin analizleri kullanılmıştır.ÇBSDÖ'den toplanan bulgulara göre meslek yüksek okulu öğrencilerinin sosyal değerlere ?yüksek derecede? sahip oldukları tespit edilmiştir. Meslek yüksek okulu öğrencilerinin sosyal değerlere ilişkin genel görüşlerinin ?Oldukça Katılıyorum? şeklinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Meslek yüksek okulu öğrencilerinin sosyal değerler boyutlarından ?dini değerler? boyutuna en fazla önemi verdikleri görülmektedir. Meslek yüksek okulu öğrencilerinin bu değer boyutuna ilişkin görüşlerinin ?çok yüksek? düzeyde olduğu saptanmıştır. Meslek yüksek okulu öğrencilerinin en az önem verdikleri sosyal değer boyutunun ?siyasi değerler? boyutu olduğu ortaya çıkmıştır.Meslek yüksek okulu öğrencilerinin sosyal değerler boyutları içerisinde yer alan ?çok yüksek? düzeyde üç değer boyutunun olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bunlar; ?aile değerleri?, ? dini değerler? ve ?geleneksel değerler?dir. Meslek yüksek öğrencilerinin sosyal değerlere ilişkin görüşlerinde ortalama değerler bakımından önem sırasının 1.Dini Değerler, 2.Geleneksel Değerler, 3.Aile Değerleri, 4.Bilimsel Değerler, 5.Çalışma-İş Değerleri ve 6.Siyasi Değerler şeklinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Meslek yüksek okulu öğrencilerinin sosyal değerler boyutlarının alt değer boyutlarına ilişkin görüşlerinin birbirinden farklı olduğu sonucuna varılmıştır. Meslek yüksek okulu öğrencilerinin ?aileye büyük önem verdikleri?, ?sorumluluk sahibi oldukları?, ?dini ve geleneksel değerlerinin yüksek olduğu? ve ?devlete güven duydukları? göze çarpan önemli sonuçlardandır. Bununla birlikte elde edilen bulgular ışığında meslek yüksek okulu öğrencilerinin ?rekabetçi olmadıkları? ve ?paraya? fazla değer vermedikleri sonucuna ulaşılmıştır. Bu sonuçlar doğrultusunda meslek yüksek okulu öğrencilerinin sosyal değerlerinin daha da geliştirilmesine ve bu alanda ileride yapılabilecek araştırmalara yönelik öneriler sunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Değerler, Değer Eğitimi, Sosyal Değerler, Mesleki Eğitim, Meslek Yüksek Okulu, Çok Boyutlu Sosyal Değerler Ölçeği

DeğerlerDeğerler eğitimiGazi Üniversitesi+3
Yavuz Bolat
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Öğrencilerin duygusal zeka ve öğrenci stratejileri ile akademik başarıları arasındaki ilişkiyi belirlemeye yönelik bir alan araştırması

Bu araştırma, meslek yüksekokulunda öğrenim gören öğrencilerin duygusal zeka ve öğrenme stratejileri ile akademik başarıları arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla yapılmıştır.Araştırmada, değişkenler arasındaki ilişkiyi ortaya koyması amacıyla ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini Artvin Çoruh Üniversitesi bünyesinde bulunan Artvin Meslek Yüksekokulu, Arhavi Meslek Yüksekokulu ve Hopa Meslek Yüksekokulunda öğrenim gören öğrenciler oluşturmaktadır.Bu araştırmada veriler Duygusal Zeka Ölçeği ve Genel Öğrenme Stratejileri Değerlendirme Ölçeği kullanılarak elde edilmiştir ve 320 öğrenciye uygulanmıştır. Duygusal Zeka Ölçeği ve Genel Öğrenme Stratejileri Değerlendirme Ölçeği ile elde edilen verilerin aritmetik ortalama, standart sapma ve yüzde dağılımı gibi betimsel istatistikleri hesaplanmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkiler için basit doğrusal regresyon analizi ile çoklu regresyon analizi kullanılmıştır.Basit regresyon analizi sonuçlarına göre, toplam duygusal zeka puanları ve alt-test puanları ile meslek yüksekokulu öğrencilerinin akademik başarıları arasındaki doğrusal ilişki ile ilgili farklı sonuçlar elde edilmiştir. Sadece Karşısındakinin duygularını anlama alt boyutu ile meslek yüksekokulu öğrencilerinin akademik başarıları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişkinin olduğu ortaya çıkmıştır. Öğrenme stratejileri ile ilgili olarak, hem bilişsel hem de duyuşsal stratejiler ile meslek yüksekokulu öğrencilerinin akademik başarıları arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki gözlenmiştir. Ayrıca çoklu regresyon analizi sonuçları, kendi duygularını anlama boyutu hariç diğer duygusal zeka alt boyutları ve öğrenme stratejileri ile öğrencilerin akademik başarıları arasında anlamlı ilişkinin olduğunu ortaya koymuştur.Anahtar Kelimeler: Duygusal Zeka, Öğrenme Stratejileri, Akademik Başarı.

Akademik başarıBaşarıDuygusal zeka+5
Ela Adıgüzel
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Meslek yüksekokulu öğrencilerinin bilgisayar destekli ortamda "limit-süreklilik" konusundaki öğrenmelerinin SOLO taksonomisine göre değerlendirilmesi

Günlük yaşamımızın bir parçası olan eğitimin amacı sadece bilen değil, öğrenen, eleştirel düşünen, sorgulayan, yenilik getiren ve yeniliklere ayak uyduran bireyler yetiştirmektir. Buna paralel olarak matematik eğitimi de bireylerin soyut düşünme becerilerini geliştirerek gerçek yaşama hazırlamayı amaçlamaktadır. Ancak sadece ezbere bilgiye odaklanan bir matematik eğitimi ile bu amaca ulaşmanın oldukça zor olduğu görülmektedir. Üniversitelerimizin meslek yüksekokullarında geleneksel olarak yürütülen genel matematik öğretimi sürecinde kavramsal öğrenmeye ve derinlemesine akıl yürütmeye gereken özen gösterilmemektedir. Bu durum matematiğin soyut kavramlarına ilişkin kavramsal anlama boyutunun ihmal edilmesine ve MYO öğrencilerinde ezbere bilgi birikimine neden olmaktadır. Bu doğrultuda limit-süreklilik gibi anlaşılması güç soyut matematiksel kavramların öğretimi sırasında somutlaştırılması ve öğrencilerin soyut düşünme becerilerinin geliştirilmesi gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Bu çalışmada MYO öğrencilerinin bir BCS yazılımının kullanıldığı ortamda limit-süreklilik konusunu nasıl öğrendiklerini anlamak amaçlanmıştır. Araştırmacı öğretmen yöntemiyle yürütülen bu çalışmada MYO öğrencilerinin gözlenen öğrenme çıktıları değerlendirilirken ve yorumlanırken SOLO taksonomisi tercih edilmiştir. Çalışma meslek yüksekokulunda Bilgisayar Teknolojileri Programı'nda öğrenim gören 32 ön lisans öğrencisi ile yürütülmüştür. Araştırma süresince uygulanan çalışma yaprakları (bu çalışma yapraklarındaki öğrenci notları), öğrencilerin bilgisayar ekran çıktıları (Derive yazılımı üzerinde yaptıkları çalışmalar), gözlemler, gözlemler esnasında araştırmacı öğretmenin tuttuğu notlar ve öğrencilerle gerçekleştirdiği diyaloglar bu çalışmanın veri kaynaklarını oluşturmuştur. SOLO taksonomisinin kullanılmış olması nedeniyle belirlenen araştırma problemine cevap aranırken MYO öğrencilerinin her bir kazanıma ilişkin öğrenme çıktılarının SOLO taksonomisinin hangi seviyesine karşılık geldiği hakkında detaylı bilgi verilmiştir. Araştırmaya ait bulgular, SOLO taksonomisi ile değerlendirilen MYO öğrenci cevaplarının çoğunun limit-süreklilik konusuna ilişkin ilişkilendirilmiş yapı seviyesi altında yer aldığını göstermiştir. Bu durum sahip oldukları bilgi ve becerileri tutarlı bir yapı içinde bütünleştiremedikleri anlamına gelmektedir. Ancak BCS yazılımı kullanılan öğrenme ortamı MYO öğrenci cevaplarını hedeflenen öğrenme seviyesine ulaştırmamış olsa da cevapların genel bilgiyi yorumlayabilecek seviyeye gelişim göstermesine katkı sağlamıştır. Bu sonuçlar ışığında MYO öğrencilerinin seviyesi dikkate alınarak matematiğin soyut kavramlarının öğretiminde BCS yazılımları gibi dinamik görsellerden, görsel öğeleri ve sözel iletişimi destekleyen etkinliklerden faydalanılması önerilmektedir. Bununla birlikte yükseköğretimden önce ortaöğretim kademesinde de öğrencilerin soyut düşünme becerilerini geliştirmeye yardımcı olan BCS yazılımı gibi yazılımların kullanımı ile ilgili bir dersin okutulması önerilebilir. Anahtar Kelimeler: Meslek Yüksekokulu Öğrencileri, Limit-Süreklilik Kavramı, SOLO Taksonomisi, Bilgisayar Destekli Matematik Öğretimi.

Bilgisayar destekli öğretimLimit-süreklilikMatematik eğitimi+3
Elif Ertem Akbaş
Karadeniz Technical University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Web tabanlı öğrenme ortamında veri madenciliğine dayalı öğrenci değerlendirmesi

Araştırmanın genel amacı, Web Tabanlı Öğrenme (WTÖ) ve geleneksel yüz-yüze öğrenme ortamlarının karşılaştırılarak etkililik derecesinin belirlenmesidir. Bu açıdan, Görsel Programlama-I dersinde, WTÖ ortamı ile geleneksel yüz-yüze öğrenme ortamlarının öğrenci başarısına etkisinin incelenmesi ve öğrencinin WTÖ ortamında kural tabanlı veri madenciliği yöntemi ile değerlendirilmesi amaçlanmaktadır.Araştırmaya 2010-2011 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde, Mardin Artuklu Üniversitesi Midyat Meslek Yüksekokulu Bilgisayar Programcılığı programı birinci sınıf `Görsel Programlama-I' dersini alan öğrenciler katılmıştır. Araştırma, öntest-sontest kontrol gruplu deneysel desene göre planlanmış ve yürütülmüştür. 20 öğrenci deney grubunu, 20 öğrenci ise kontrol grubunu oluşturmuştur.Deney grubu dersi WTÖ ortamında, kontrol grubu ise geleneksel sınıf ortamında takip etmiştir. İki grupta da 2010-2011 öğretim yılı itibariyle uygulanmaya başlanan İnsan Kaynaklarının Mesleki Eğitim Yoluyla Geliştirilmesi Projesi (İKMEP) Meslek Yüksekokulları öğretim programında mevcut olan Görsel Programlama dersinin kapsamında yer alan üç konu işlenmiştir. Bu konular ?Operatörler?, ?Fonksiyonlar? ve ?Kontrol Yapıları ve Döngüler? konularıdır.Araştırmanın verileri, öntest-sontest olarak kullanılan başarı testi, hazırlanan WTÖ sisteminin kaydettiği veriler ve WTÖ sistemi katılımcı anketi ile toplanmıştır.Deney grubunun ve kontrol grubunun ön-test ve son-test puanlarına göre, kullanılan her iki yöntem de etkili bulunmuştur. Son-test puanlarının ortalamalarına göre, deney grubundaki öğrenciler kontrol grubundaki öğrencilerden daha başarılı olmuşlardır.Araştırma amacıyla hazırlanan WTÖ sisteminin öğrencileri yönlendirmesi, hem öğrencinin başarısız olduğu noktaları daha kısa sürede vurgulaması hem de teknik olarak sisteme güven duyulması açısından önemli görülmüştür. Ayrıca ilgili WTÖ sisteminin öğrenciyi denetleme imkânı sağlaması da değerlendirmenin güvenirliğini arttırmıştır.Deney grubuna uygulanan katılımcı anketi sonucunda WTÖ sisteminin daha rahat bir ortam sağladığı ve tartışmaya katılımı arttırdığı görülmüştür.

Meslek yüksek okullarıSanal öğrenme ortamlarıUzaktan eğitim+3
İdris Göksu
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Osmanlı'dan Cumhuriyet'e öğretmen yetiştirme sorunu(Darülmuallimin ve Darülmuallimatlardan öğretmen okullarına)

Osmanlı eğitim sistemi, sıbyan mekteplerinden medreselere, ardından darülmuallimat ve darülmualliminlerin kuruluş ve gelişimine kadar incelenerek, Osmanlı'nın eğitim konusundaki gelişimi ve bu konuda yaptığı yenilikler ortaya konmuştur.Osmanlı'nın eğitim konusundaki girişimleri, özel olarak, eğitimde darülmuallimat ve darülmualliminlere verdiği önem, Maarif Nizamnamesi ve Maarif Salnamelerine dayanılarak aktarılmıştır. Ayrıca; kitap, makale ve gazetelerden de faydalanılmış ve gerekli bilgiler tez içinde yer almıştır.Osmanlı'dan Cumhuriyet dönemine kadar geçen süre zarfında, Osmanlı'nın mesleki eğitime verdiği önem, bu okulların sayılarının artması ve imkânlarının geliştirilmiş olmasıyla kanıtlanabilir.Cumhuriyet döneminde bir meslek haline gelen öğretmenlik, çeşitli kararnamelerle güvence altına alınmış ve sadece şehirlerde değil, köylerde de öğretmen okulları açılmıştır. Cumhuriyet dönemi öğretmen okulları hakkındaki bilgilere gerek süreli yayınlardan ve gerekse okul yıllıklarından ulaşılmıştır.Sonuçta; Osmanlı eğitim sistemi ve kurumlarının, Cumhuriyet dönemi eğitimine ve kurumlarına etkisi ve bu kurumların gelişimi ortaya konmuştur. Osmanlı'dan Cumhuriyet'e öğretmen okulları büyük bir gelişme göstererek hızla çoğalmış ve amacına hizmet eder duruma getirilmiştir.

Cumhuriyet DönemiDarülmuallimatEğitim sistemi+4
Yeliz İlikli
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Eğitim sektöründe yönetim bilgi sistemlerinin kullanımı: Büro yönetimi ve sekreterlik eğitimi veren meslek yüksek okulları üzerinde bir alan araştırması

Bu araştırmada, yönetim bilgi sistemlerinin eğitim sektöründe, Türkiye'de Büro Yönetimi ve Sekreterlik Eğitimi veren Meslek Yüksek Okullarında kullanım düzeyleri incelenmiştir. Çalışmanın amacı, eğitim kurumlarında yönetim bilgi sistemlerinin kullanımının hangi düzeylerde olduğunu araştırmaktır.Yapılan alan çalışmasında anket yönteminden yararlanılmıştır. Hazırlanan anket Büro Yönetimi ve Sekreterlik Eğitimi veren 123 meslek yüksek okulu yöneticisine faks ve elektronik posta ile gönderilmiş, 91 meslek yüksek okulundan geçerli anket elde edilmiştir.Verilerin analizi sonucunda elde edilen bulgular okullarda bilgisayarlardan % 100 oranında yararlanıldığını, tüm okulların idari işler ve öğrenci işleri bölümlerinde bilgisayar kullandıklarını, diğer bölümlerde de kullanım oranının % 75'ten fazla olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma kapsamındaki tüm okulların internet bağlantısına sahip olduğunu, okulların % 89'unun evlerden okula bilgisayarlarla erişim olanağının olduğunu göstermiştir. Bununla birlikte okulların % 56'sının bilgi teknolojileri yatırımlarının toplam yatırımlarına oranının % 0-5 olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Yapılan istatistikî inceleme neticesinde vakıf üniversiteleri bilgi sistemlerinin kullanımını daha önemli bulduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen önemli bir bulgu da yönetim bilgi sistemlerini okulların %63,8'i çok/önemli oranda, % 26,4'ü orta düzeyle kullanmaktadır. Ayrıca analiz sonucunda yönetim bilgi sistemlerinin okuldaki kullanım alanının büyüklüğünün bilgi teknolojilerine yapılan yatırımla doğru orantılı olduğu tespit edilmiştir.Yönetim bilgi sistemlerini kullanım sonuçlarının okul türüne göre farklılık yaratıp yaratmadığı incelendiğinde; vakıf üniversitelerindeki yöneticilerin yönetim bilgi sistemlerini kullanımlarının devlet üniversitelerindeki yöneticilerin yönetim bilgi sistemlerini kullanımlarından daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Büro yönetimiEğitimEğitim sektörü+4
Sadiye Ceylan Pusuluk
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Meslek yüksekokullarında görev yapan öğretim elemanlarının öğretim materyallerini kullanım düzeyleri (Kırşehir ili örneği)

Bu araştırma, meslek yüksekokullarında görev yapan öğretim elemanlarının öğretim materyallerini kullanım düzeylerine ilişkin öğrenci ve öğretim elemanı görüşlerinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır.Çalışma, 2009-2010 eğitim-öğretim yılında Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi bünyesinde bulunan meslek yüksekokullarındaki öğretim elemanlarının öğretim materyallerini kullanım düzeylerine ilişkin, 566 2.sınıf öğrencisi ve 74 öğretim elemanının görüşleriyle gerçekleştirilmiştir. Araştırma tarama modelinde betimsel bir nitelik taşımaktadır.Uzman görüşleri alınarak yapılandırılan anket formları ile öğretim elemanlarının ders esnasında hangi sıklıkla öğretim materyallerini kullandıklarına yönelik öğretim elemanı ve öğrencilerin görüşleri alınmıştır. Elde edilen veriler SPSS 16 paket programı ile analiz edilmiştir. Verilere ilişkin frekans, yüzde dağılım, aritmetik ortalama ve standart sapma bulunmuştur. Öğretim elemanlarının öğretimde araç-gereç kullanma sıklıklarına yönelik öğrenci ve öğretim elemanlarından alınan görüşler arasındaki ilişkiyi karşılaştırmak için ki-kare analizi yapılmıştır.Araştırmadan elde edilen verilere göre meslek yüksekokullarındaki öğretim elemanlarının öğretim sürecinde yazı tahtası ve basılı materyalleri kullanmalarının yanında, flash bellek, projeksiyon cihazı ve bilgisayarı da derslerinde kullandıkları sonucuna ulaşılmıştır. Ancak, akıllı tahta, opak projektör, televizyon, video kamera, tepegöz gibi araç-gereçlerin ise çok az kullanıldığı gözlenmiştir.Öğretim elemanları materyal ve teknolojilerin birçoğu için, derslerinde kullanmaya uygun olmadığını ve/veya bu materyal ve teknolojilerin okulda bulunmadığını düşünmektedir. Buna göre, meslek yüksekokullarının eğitim teknolojileri kapsamında yeterli araç-gerece sahip olmadıkları ve öğretim elemanlarının yeni teknolojileri öğretime entegre edemedikleri sonucu çıkarılabilir.Öğretim elemanları teorik bilgilerinin yanı sıra, ders öğretiminde kendilerine yardımcı olabilecek yeni öğretim araç-gereçlerini de yakından takip etmeli ve bu araç-gereçleri öğretim sürecinde kullanmalıdır. Öğretim elemanları hangi branştan olursa olsun öğretimde araç-gereç kullanımı konusunda bilimsel yayınları takip edip bu konularda kendilerini geliştirmek için hizmet içi eğitim kapsamında seminer, konferans veya kurslara katılabilirler. Tüm bunlar meslek yüksekokullarına gerekli önemin verilmesi, öğretim materyallerinin rahatlıkla kullanılabilmesi için fiziki açıdan elverişli duruma getirilmesi ve bu okullara ayrılan kaynakların artırılması ile sağlanabilir.Anahtar Kelimeler: Eğitim, Eğitim Teknolojileri, Materyal ve Teknoloji, Araç-Gereç

Araç-gereçlerEğitim araçlarıKırşehir+7
Nezih Önal
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
10
Master'sOpen AccessTR

Meslek yüksek okulları büro yönetimi ve sekreterlik programlarında okuyan öğrencilerin bilişim teknolojilerini kullanma becerilerinin sektör ihtiyaçları açısından değerlendirilmesi: Ege bölgesi örneği

Araştırmanın amacı, Meslek Yüksekokulları bünyesindeki Büro Yönetimi ve Sekreterlik Programlarında okuyan öğrencilerin bilişim teknolojilerini kullanım becerilerini ortaya koymak ve bu becerileri sektör ihtiyaçları açısından değerlendirmektir.Araştırmanın çalışmanın evrenini; 2009-2010 eğitim-öğretim yılında MYO'ların büro yönetimi ve sekreterlik programlarında eğitim alan öğrenciler (N=10310) ve öğrencilerin stajlarını tamamladıkları bürolar ve iş yerleri oluşturmaktadır. Çalışma örneklemini ise, Ege bölgesinde bulunan dört farklı ildeki sekiz Meslek Yüksekokulu Büro Yönetimi ve Sekreterlik Programı 2. sınıf öğrencileri (n= 377) ile öğrencilerin staj yaptıkları iş yerlerindeki yöneticiler (n= 53) oluşturmaktadır.Hazırlanan anketlerle (?: 0,954; ?: 0,926) toplanan araştırma verilerinin çözümlenmesinde betimsel istatistik formülleri (frekans, yüzde, aritmetik ortalama) ve t testi ve ki-kare analizi kullanıldı. Anlamlılık düzeyi ise %0.05 olarak kabul edildi.Araştırma bulgularına göre; öğrenci ve yönetici görüşleri arasında, öğrencilerin bilişim teknolojilerini kullanabilme becerileri açısından anlamlı bir faklılık olduğu gözlenmiştir. Yöneticiler, ihtiyaçlarını karşılama konusunda öğrencileri yeterli görürken; öğrenciler sektör ihtiyaçlarını karşılama konusunda kendilerini yeterli görmemektedirler.Anahtar Kelimeler: Büro Yönetimi ve Sekreterlik, Bilişim Teknolojileri

Bilişim teknolojisiBüro yönetimiMeslek yüksek okulları+2
Vacide Ancın
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessEN

Exploring students' assessment preferences at a university context

The importance of language education is increasing day by day. Language testing and assessment constitutes one of the most important elements of language education. Considering these facts, the aim of the study is to uncover the university students' assessment preferences and the underlying reasons in an optional English preparatory program in a vocational school of a university in Mersin, Turkey. Both quantitative and qualitative research methods were utilized in this study. The adapted version of Assessment Preferences Inventory (API) by Büyüköztürk and Gülbahar (2008) was conducted to 14 students studying in the optional English preparatory program. The data obtained from the inventory was analyzed through SPSS. Then, open-ended interview questions were asked to the students, as the qualitative method, so as to find out the underlying reasons of the students' preferences. The results presented that the students mainly preferred tests with simple items due to being easier and less demanding than the ones with complex items composed of high-order cognitive questions. In addition, they preferred to be involved in the assessment process with their instructors in order to be a part of the learning and assessment processes.

EvaluationAssessmentVocational high schools+6
Onur Sarıel
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00

Related subjects