Muhasebe sistemleri
Bu konu başlığı altında 73 tez
Avrupa Birliği Çiftlik Muhasebe Veri Ağı (FADN) sisteminin Türkiye'deki tarımsal işletmelerde uygulanabilmesi için model önerisi
Avrupa Birliği'nde Ortak Tarım Politikası' nın yürütülebilmesi için bir veri tabanının kurulması ihtiyacı 1965'li yıllarda hissedilmeye başlanmış ve bu amaçla, Avrupa Birliği Tarım Muhasebesi Veri Ağı (FADN) oluşturulmuştur. FADN, İngilizce'de Farm Accountancy Data Network (FADN) olarak ifade edilmektedir. Bu kavram Türkçe'ye Çiftlik Muhasebe Veri Ağı (ÇMVA) olarak tercüme edilmiştir. Türkiye'de Çiftlik Muhasebe Veri Ağı sistemi yıllar önce kurulmaya başlanmış ancak tam bir netice alınamamıştır. Oysa bu sistem Türkiye için önemlidir ve tarım politikalarının yönlendirilmesi için bu sistemin kurulması gerekmektedir. Günümüzde, Çiftlik Muhasebe Veri Ağı Sistemi konusunda Türkiye'de 12 pilot ilde kuruluş çalışmaları başlatılmış, ancak önceki çalışmalar gibi tam bir başarı elde edilemeden sekteye uğramaması için çalışmaların yürütülmesinin ve başarısının geniş bir işbirliği ve katılım gerektirdiği gözlenmiştir. Türkiye'de uygulanan muhasebe sisteminde FADN sisteminden elde edilen verilerin doğru kullanımı için değişime gidilebilir. Bu nedenle, tarıma özel bir muhasebe sistemi ihtiyacı doğabilir, diğer bir ifadeyle, bu çalışmada, belki de şu an uygulanmakta olan tekdüzen hesap planının değişime uğrayabileceği veya tamamen tarıma özel bir muhasebe sistemi kurulması gerekliliğinin yakın zamanda ihtiyaç olarak karşımıza çıkabileceği kanaatine varılmıştır. Ancak bunun gerçekleşebilmesi için çiftçilerin kayıt tutma alışkanlığı edinmesi ve bu kayıtların uzmanlar veya muhasebeciler eliyle değerlendirilerek analiz ve değerlendirmeleri yapacak olan kurumlara iletilmesi gerekmektedir. Bu çalışma; FADN Sisteminin temel unsurları, FADN'nin Avrupa Birliği'ndeki tarım işletmelerinde uygulanışı, FADN sisteminde işletme seçimi, Avrupa Birliği'nde FADN uygulamaları, Türkiye'de uygulanan Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) ve yetersizlikleri, FADN Sisteminin Türkiye'ye Sağlayacağı Faydalar, FADN sisteminin uluslararası muhasebe standartları ve Türk vergi normları ile uyumluluk düzeyi, Çiftlik Muhasebe Veri Ağı (ÇMVA) kurulum modeli, modelin uygulanma süreçleri, modelin envanter işlemleri, modelin muhasebe işlemleri, FADN sistemi hesap planı, FADN sisteminin çıktıları ile masraf, maliyet, gelir ve brüt kâr ve Standart Çıktı (SO) hesaplama yöntemi, gerçek tarımsal işletmelerine ait mali tabloların hazırlanması konu başlıklarından oluşmaktadır.
İnşaat muhasebesinde ticari kara geçiş ve mali tabloların düzeltilmesi ve Türk vergi uygulama örneği
Küreselleşme; sermaye hareketlerinin, çok uluslu şirketlerin ve tek bir küresel pazarın egemenliğinde yeni ekonomik paradigmaya işaret etmektedir. Bu yeni durum, beraberinde ortak bir küresel dilin kullanılmasını zorunlu hale getirmiş ve tek bir muhasebe dilinin yaratılmasını zorunlu kılmıştır. Şirketler için küresel anlamda rekabet koşullarına adapte olabilmek için; doğru, güvenilir, şeffaf bilgilerin önemi büyüktür. Uygulamada iki inşaat şirketinde vergi mevzuatı karşılaştırması yapılarak ticari kara geçişin ve mali tabloların düzenlenmesi, Türk Vergi ve Türk Ticaret Kanunu göz önünde tutularak gerçekleştirilmektedir. Özel inşaatlarda muhasebe kayıtları ve inşaat onarım işlerinde muhasebe kayıtlarının yapılması ve binanın kullanma izninin alınması için Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan (SGK) ilişkisizlik belgesi alınması, asgari işçilik hesaplaması yapılarak SGK'na bildirilmesi, ticari kara ve mali (vergi) matrahı karına geçiş ve mali tabloların düzenlenmesi ve vergi uygulamaları örneklerle açıklamaya çalışılacaktır.
Bütünleşik yazılım sistemlerinin muhasebe uygulamalarına entegrasyonu
21. yüzyılın hızlı tempolu rekabet dünyasında işletmeler, yeni iş süreçlerini takip etmek, değişen müşteri taleplerine uyum sağlamak ve karmaşık muhasebe sistemlerini kontrol edebilme kapsamında, yeni yöntemlere uyum sağlamak ve geliştirmek durumunda kalmaktadırlar. Bu süreçlere ve beklentilere uyum zorunluluğu, işletmelerin muhasebe bilgi sistemleriyle bütünleşen entegre yazılım sistemleri kullanmalarını sağlamıştır. Şirketler, pazar payında üstünlük sağlamak ve zorlu rekabet koşullarını avantajlarına dönüştürmek için yaşanan hızlı değişimlere adapte olmayı hedeflemektedirler. Mevcut müşterilerin potansiyelini arttırmak ve şirketlerin müşteri odaklı bir şekilde çalışabilmesi için kaynaklarını (ham madde, iş gücü, makine-teçhizat, finansman vb.) daha etkin ve verimli kullanmaları gerekmektedir. Bu bağlamda işyerlerinde, Kurumsal Kaynak Planlama uygulamaları ile tüm iş işlevlerinin etkileşimi, entegre yazılım programları vasıtasıyla kolayca elde edilebilmektedir. Yeni Türk Ticaret Kanunu kapsamında, muhasebenin denetim ve mali raporlama boyutu, Uluslararası Muhasebe ve/veya Finansal Raporlama Standartları'na uygun şekilde hazırlanmış ve bilgi teknolojilerine dayalı yeni stratejiler bu çerçevede geliştirilmektedir. Buna bağlı olarak çalışma doğrultusunda, Kurumsal Kaynak Planlama sistemlerinin şirketlere ve süreçlere uygulanması gösterilmeye çalışılmıştır. Bu bağlamda, elektronik ortamda muhasebe ve denetim uygulamalarına geçişin yeni sisteme geçiş sürecinde nasıl tartışılacağı ve aynı zamanda muhasebenin entegre sistemlerle etkileşimi, ayrıca gelişmiş ve geliştirilmiş yazılım programlarının yetkinliği ile değerlendirilmiştir.
Türkiye'deki ticari bankalarda finansal tablolar analizi ve bir uygulama
Finansal tablolar, işletmelerin muhasebe sistemine kaydedilen ve sınıflandırılan bilgilerin, belirli zaman aralıklarıyla, bu bilgilere ihtiyaç duyanlara iletilir. Bu kişiler; rakipler, yatırımcılar ve kredi verenler şeklinde tanımlanmaktadır. Tanımdan da görüldüğü gibi finansal tablolar, bir bilgi iletişim aracıdır. Bilgiye ihtiyaç duyan ve bilgiyi kullananlar açısından finansal tablolar, bankaların yapıları ve faaliyet sonuçları açısından yapılacak değerlemeler ile alınacak kararlara destek olacak bilgiler sağlar. Bankacılık sektöründe son yıllarda yaşanan hızlı gelişmeler, özellikle teknoloji ve inovasyon bakımından hızlı değişiklikler bankacılık alanını yakından etkilemiştir. Bankaların bu hızlı değişime anında adapte olmaları gerekmektedir. Bu hızlı değişim ve gelişime ayak uyduramayan bankalar rakipleriyle rekabet edemez ve faaliyetlerini sürdüremez hale gelir. Ekonominin lokomotifi olarak ifade edilen bankacılık sektörü, dünyadaki soğuk savaş sebebiyle Türk parasının yabancı para karşısında değer kaybetmesinden çok etkilenmiş ve yeri geldiğinde günler süren zararlar etmiştir. Bankaların, böyle olumsuz koşullar karşısında bilançolarında ve gelir tablolarında kârlılık oranlarında değişiklik olmamıştır. Bankaların, kendilerini kârlıymış gibi göstermeleri, çok iyi bilanço makyajlaması yaptığı anlamına gelmektedir. Bankaların faaliyet raporlarını analiz ederken, objektif bir şekilde, derinlemesine analiz etmemiz gerekiyor. Bu çalışmada; bankalar hakkında detaylı bilgiye, bankacılık tarihine, bankacılıkta muhasebenin önemine, banka tek düzen hesap planına ve finansal tablolar hakkında bilgilere yer verilmiştir. Uygulama bölümünde ise; bankaların finansal tablolarını incelerken objektif olmak ve dikkat edilmesi gereken ana noktalara odaklanmak gerektiği hakkında bilgilere yer verilmiştir. Böylece daha sağlıklı kararlar verebiliriz ve gerek şirket olarak gerekse yatırımcı olarak riski en aza indirmeyi hedefleyebiliriz. Çalışmanın büyük bir bölümünde aktarılan Oran analizi sayesinde sadece rakamsal veriler değil; finansal tabloların bozukluğunun arka planında yer alan bankacılık sektörünün gerçeği de ortaya konulmuştur. Anahtar Kelimeler: Bankalar, Banka Muhasebesi, Finansal Tablolar, Oran Analizi
Muhasebe denetim sürecinde kullanılan bilişim teknolojisi ölçümleme yöntemleri ve CAP uygulaması
Firmalar, hem firma içi ve hem de firma dışı yurutulen faaliyetleri ile alakalı finansal karşılıklarını muhasebe bilgi sistemi ekseninde kayda alırlar. Söz konusu işlem günümüz şartlarında tamamıyla bilgisayar vasıtasıyla yapılmaktadır. Bilgisayarların kayda alma işleminde aracı görevi üstlenmesinin sebebi, şüphe götürmez bir şekilde işlemlerden elde edilen bilgilerin muhasebe defterlerine el ile kayda alınması mümkün olmayacak şekilde hem çoğalması hem de karmaşık bir yapıya kavuşmasıdir Elektronik platformlarda oluşturulan bilgilerin, asıl olanı gösterip göstermediğinin kontrolü ve denetlenme süreçlerinin, yine elektronik platformda meydana getirilmesi kaçınılmazdır.Gelişen bilgisayar yazılımlarının yardımıyla hem zamandan hem de personelden tasarruf elde edilerek, bilgiler kayda alınır. Denetimin amaci, söz konusu yazılımlarla aynı şekilde tasarruf elde etme ve daha çok gerçeği yansıtan neticeler oluşturmaktır. Denetimi yapan kişinin, denetimini yürüttüğü firmaya ilişkin muhasebe ile ilgili kayıtları irdelerken, uyması gereken denetim prosedürlerini ve sonuç olarak bir araya getireceği denetime ait kanıtları, belli bir süre zarfında tamamlayıp raporlama yapması gerekir. Tabii olarak denetimi yapan kişi, denetim işlemini klasik yöntemler kullanarak oluşturduğunda bilhassa zaman kısıdı sebebiyle örneklem yoluna gitmek suretiyle bulgu riskini çoğaltacaktır. Halbuki bilgisayarlı denetim yazılımlarıyla az zamanda bilgilerin hepsi testten geçirilip incelenmek suretiyle denetimi yapan kişinin asıl olana ya da en yakın neticeye ulaşmasına imkan sağlanabilir.Çalışmanın amacı; bilgisayarlı denetim programlarının, elektronik platformdaki muhasebeyle ilgili bilgilerin denetiminde etkinliğin sağlanması adına gerekliliğini kanitlamaktir.Çalışmada ele alınan uygulama, örnek olarak ülkemizin kanunları ve uygulamalarına dönük tasarlanan, ülkemizdeki denetim işletmeleri ve denetimi yapanlara yararlı çözümleri sunabilecek ilk ve tek denetim programı olan CAP'ı irdelemiştir. Anahtar Kelimeler: Muhasebe Bilgi Sistemi,Muhasebe Denetimi,Bilgisayarlı Denetim Programı
Endüstri 4.0 sürecinde muhasebe mesleğinin geleceği
Endüstri 4.0, insan unsurunu neredeyse hiç kullanmadan akıllı cihazlar ve sistemler kullanarak dijitalleşmenin bir sonucu olarak akıllı fabrikalarda üretimin yapılmasını sağlayan bir devrimdir. Muhasebe mesleği ise devlet, kurumlar ve insanların ihtiyaç duyduğu bir işletmenin mali nitelikteki gelişmeleri ve olayları kaydeden, sınıflandırma, özetleme faaliyetinde bulunan analiz ve yorumlarını yapma, bu sonuçlar doğrultusunda hesaplamalar yapma finansal tabloları düzenleme, beyannameleri hazırlama işlemlerinin yapıldığı meslektir. Bu çalışmada teknolojinin gelişmesi ve küreselleşen dünya ile dördüncü sanayi devriminin muhasebe mesleğine etkileri konu olarak ele alınmıştır. Muhasebenin işlevlerinin bir kısmının otomasyon ve otonom robotlar tarafından gerçekleşmesi söz konusu olacağından muhasebe sistemine etki oluşturacaktır. Muhasebe sistemindeki bu etkiler doğrultusunda muhasebe mesleğinde görev ve yetkilerinde değişiklikler gösterecektir. Bu tezde Endüstri 4.0'ın muhasebe mesleğinde kullanılmasından ve muhasebe mesleğinin bu süreçte dönüşümü ile ilgili oluşacak yeni uzmanlık alanlarından ve mali mühendislik kavramı hakkında bilgi verilmektedir.
Faizsiz finansal muhasebe standartlarının Türkiye Finansal Raporlama Standartlarına uyumu ve farkları
Faizsiz finansal bankacılık, yirminci yüzyılın ikinci yarısından itibaren dünya üzerinde gittikçe yayılan ve piyasa üzerindeki etkisini arttıran bir oluşumdur. Özellikle Arap dünyasındaki petrol rezervlerinin bulunması ve buralardaki maddi gelirlerin artması, faizsiz bankacılığın bulunmasında önemli rol oynamıştır. Temel prensip olarak İslami hukuka ve geleneklere uygun bir model olan faizsiz bankacılık son yıllarda Türkiye'de de kendisine yer bulmaya başlamıştır. Mevcut piyasa üzerinde oldukça etkili bir paya sahip olan faizsiz bankacılık ve muhasebe standartlarının, önümüzdeki yıllarda gittikçe artan değerler arasında yer alacağı hakim öngörüler arasındadır. Konu ile ilgili yapılacak sonraki araştırmalara ve çalışmalara ışık tutması bakımından bu kavramların karşılaştırmaları konumuzda derinlemesine incelenecektir.
Adli muhasebe boyutunda bilirkişilik ve bilirkişilik müessesesine ilişkin sorunların değerlendirilmesi
Dünya genelinde ve ülkemizde finansal ve ekonomik alandaki suistimal ve uyuşmazlıkların çoğalması nedeniyle adli muhasebe alanı önemini giderek artırmaktadır. Ülkemizde ise adli muhasebeciliğin en yaygın çalışma alanı bilirkişiliktir. Bilirkişiliğin amacı, yargılama sürecinde sahip olduğu uzmanlık alanında hakime özel ve teknik konularda destek sağlamaktır. Günümüzde uzmanlık ve alt uzmanlık alanlarının artmasıyla birlikte bilirkişilik yargılama aşamasında etken bir role bürünmüştür. Bilirkişilik denilince aklımıza tarafsızlık, güvenilirlik, dürüstlük vb. etik ilkeler gelmektedir. Bu ilkeler bilirkişiliğin olmazsa olmazlarıdır. Çünkü bu ilkelerin mevcudiyeti yargılama faaliyetlerinin güvenilirliği açısından da elzemdir. Bilirkişilik müessesesine ilişkin sorunlar yalnızca bilirkişiliğin etik ilkeleriyle alakalı değildir. Bilirkişilik müessesesine ilişkin genel olarak günümüzde birçok sorunlar mevcudiyetini hala korumaktadır. Bu çalışmada ilk olarak adli muhasebe ve bilirkişilikten bahsedilmiş olup, sonrasında ise bilirkişilik müessesesinin sorunlarına ilişkin değerlendirmeler yapılmıştır.
2008 kriz sürecinde çalışma sermayesini etkileyen muhasebe değişkenlerinin değerlendirilmesi
Çalışmada farklı sektörlerde aktif olarak faaliyet gösteren şirketlerin, küresel kriz döneminde çalışma sermayesi gereksinimlerini etkileyen faktörlerin belirlenmesi amaçlanmaktadır. Çalışmanın analiz ufku olarak 2005 – 2015 yılları arası kullanılmıştır. 2005 – 2015 yılları arasındaki dönemin kullanılmasının sebebi 2008-2010 yılları arasında ABD'de konut kredilerine dayalı olarak ortaya çıkan ve tüm dünyada etkili olan küresel finansal kriz ve 2010-2012 yılları arasında etkisini gösteren Avrupa Borç Krizi dönemlerinde Türk şirketlerinin çalışma sermayesi gereksinimlerini etkileyen faktörlerin belirlenmek istenmesidir.
Türk tarım işletmelerinde tahmini maliyet muhasebesi sisteminin kurulması ve bir yönetim kontrol aracı olarak kullanılması
ÖZET Tarım işletmesi, ekonomik bir sonuç elde edilmesi için çalışan, üretim faktörlerinin müteşebbis tarafından sevk ve i dare edildiği yerdir. Tarım işi etme sinde ki üretim faktörleri; toprak, emek ve sermayedir. Bunlara ilaveten, iklim, piyasa koşulları ve kredi ler de sayılabilir. Tarım işletmeleri için muhasebe çok önemlidir. Tarım iş letmecisi, faaliyet sonuçlarını görmek ve geleceğe güvenle bak mak ister, tşte bu nedenle, tarım işletmelerinde tahmini bir maliyet muhasebesi sistemine ihtiyaç vardır. Tarım işletmelerinde bugüne kadar herhangi bir maliyet muhasebesi sistemi kurulmamıştır. Bu nedenle çalışmamızda bu konu ele alınmıştır. Tarım işletmelerinde maliyet unsurları; 1- Direkt hammadde (tohum, süt v. b.), 2- Direkt işçilik (insan gücü, makina gücü, hayvan gücü), 3- Genel üretim giderleri (endirekt hammadde, işletme mal zemesi, endirekt işçilikler ve öteki genel üretim giderleri). Tarım işletmeleri tahmini maliyet muhasebesi sisteminde, belgelere, kayıtlara, sistemi yürütecek organizasyona ve bütçe lere ihtiyaç vardır. Dönem sonunda tahmini ve fiili maliyetlerin karşılaştı bilmesi sonucunda sapmalar oluşur. Bu sapmalar, dönem kârı ve zararı hesabına devredilerek kapatılır. Sonuçta, tarım işletmesinde oluşan maliyetler ile bu maliyetlere katlanmanın sonucunda kâr veya zarar meydana gelir.
Tekdüzen hesap planına göre inşaat tahhüt işletmeleri muhasebesi
înşaat taahhüt işletmeleri, inşaat üretim faktörlerini biraraya getirerek, gereksinim duyulan biçim, nitelik ve miktarlarda inşaatlar üretirler. Özellikle ürettikleri inşaatlar nedeniyle, genel eko nomiyi sürükleyici ve geliştirici işlevi herkesçe kabul görmektedir. İnşaatlar için harcanan paraların çok olması, bunların bir defada ödenmesinin güçlüğü ve işle rin bir yıldan daha fazla sürmesi nedeniyle, inşaat taahhüt işletmelerinin değişik sektörlerde faali yette bulunan işletmelerin tümünden daha çok planlamaya, maliyet kontrolüne ve denetime önem vermesini gerektirmektedir. înşaat taahhüt işletmelerinin en büyük özelliği yaptıkları inşaatların süre açısından uzun yıllar almasıdır. Bu özellik inşaat taahhüt işletmeleri muhasebesini önemli ölçüde etkilemekte ve muha sebeye gereken önemin verilmesini gerekli kılmaktadır. Özellikle, birden fazla inşaat işinin bir likte yürütülmesi, bunlar ile ilgili oluşan giderlerin biriktirilmesi, dağıtılması ve ertelenmesi gibi ilginç konulan inşaat taahhüt işletmeleri muhasebesi içine sokmuştur. Ve yapılan her işin birbirin den farklılık göstermesi, muhasebede "sipariş maliyeti" yönteminin kullanılmasını gerekli kıl maktadır. înşaat taahhüt işletmeleri muhasebesinde en önemli konu, herbir inşaat taahhüdünün sonucunu doğru olarak tespit edebilmektir. Bu amaçla, esas alınabilecek kâr tespit yöntemlerinin hepsinin temelinde hasılat maliyet karşılaştırması yatar. Kanuni açıdan işin tam bitimi yönteminin kullanıl ması zorunluluk olmasına rağmen işletme isterse, işin kısmen bitimi yöntemini benimseyebilir. Tekdüzen Hesap Planı her iki yöntemin kullanılmasına imkan vermektedir. înşaat taahhüt işletmelerinin kendilerine has özellikler nedeniyle, bu işletmelerin muhasebesi diğer üretim yapan işletmelerin muhasebesinden farklılıklar gösterebilmektedir. Özellikle kayıtla malarda kullanılan hesaplar bu farklılığı açıkça ortaya koymaktadır. înşaat taahhüt işletmelerinin maliyet muhasebesi amaçlarına ve özellik maliyet kontrol amacı na hizmet edebilecek bir tahminin yapılabilmesi için, maliyetleri belirlemede iş sınıflarını gider merkezleri olarak ele almamız gerekir. Yani maliyet muhasebesinin özellikle kontrol işlevini ye rine getirebilmesi için inşaat maliyetlerinin gerekli ayrıntıda -gider yeri, gider merkezi, gider çeşi di ve türü olarak- izlenmesi ve muhasebe kayıtlarının Tekdüzen Hesap Planı'na uygun bir şekilde yapılmasını gerektirmektedir. Bu sayede, iş sınıfları itibariyle yapılan maliyet tahminlerini gerçek leşmelerle karşılaştırabilirle imkanına kavuşulacaktır. înşaat taahhüt işletmeleri faaliyet sonuçlarını doğru olarak saptayabilmek ve düzenlenen mali tabloların güvenilir olması için herbir inşaat taahhüdü ile ilgili giderlerin yakından izlenmesi ve muhasebe kayıtlarının Tekdüzen Hesap Planı'na uygun bir şekilde yapılması gerekir. Özellikle ana hesaplar altında açılacak alt hesapların ayrıntılı bilgi vermesi bakımından inşaat taahhüt işlet meleri muhasebesinde ayrı bir yeri vardır. Yani Tükdüzen Hesap Planı'na ait hesapların detaylan- dınlması üst yönetimin almak istediği bilgiyle çok yakından ilgili olmaktadır.
Banka yatırım fonları muhasebesi ve yatırım fonları raporlarının, bilgi kullanıcılar açısından önemi
Ellerinde az miktarlarda tasarrufu bulunan kişiler, bu tasarruflarını güven içinde değerlendirebilecekleri yatırım alanlarına ihtiyaç duymuşlardır. Yatırım fonları, düşük riske karşılık yüksek getirişi ile, küçük tasarrufçular için uygun yatırım alternatiflerinden birisidir. Devlet de, bu şekildeki tasarrufları sermaye piyasasına çekerek, ülke kalkınmasında kullanmak istemiştir. Bu nedenlerle, küçük tasarrufları bir araya getirerek büyük miktarlı kaynakların oluşturulması amacıyla, yatırım fonlarının kurulması düşünülmüştür. 1981 yılında çıkarılan 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu ile yatırım fonlarının kurulabilmesi için yasal zemin hazırlanmıştır. 1986 tarihinde ise, "Yatırım Fonlarına İlişkin Esaslar Tebliği" çıkarılmıştır. Bu tebliğ, yatırım fonlarının çalışma şartlarına yer vererek, bankalar tarafından kurulabilmesi için gerekli ortamı hazırlamıştır. 1987 tarihinden itibaren bankalar, yatırım fonlarım kurmaya başlamıştır. Yatırım fonları muhasebe işlemlerinin yürütülmesi ve mali tablo ve raporlarının düzenlenmesindeki aksaklıklar nedeniyle 1990 tarihinde "Yatıran Fonları Mali Tablo ve Raporlarına İlişkin İlke ve Kurallar Hakkında Tebliğ" çıkarılmıştır. Bu tebliğde, yatırım fonlarının kullanacakları hesap planı yer almış, hesap planında yer alan hesapların işleyişi hakkında açıklama yapılmıştır. Ayrıca, yatıran fonlarının hazırlayacakları mali tablo ve raporlar ile bunların hazırlanmasına ilişkin kurallar açıklanmıştır. Yatırım fonları da, yapılan açıklamalar doğrultusunda muhasebe uygulamalarım gerçekleştirmektedir.Bankalar yatırım fonlarını, küçük tasarruf sahipleri adına, onların çıkarlarını koruyacak şekilde yönetmelidir. Yatırım fonlarına ilişkin olarak, banka tarafından muhasebe süreci sonunda hazırlanan mali tablo ve raporlar fonun yönetimi hakkında çeşitli bilgiler sağlamaktadır. Elde edilen bu bilgiler de, bilgi kullanıcıların alacakları kararlara dayanak oluşturmaktadır. Sermaye Piyasası Kurulu, tasarruf sahiplerinin çıkarlarım korumak amacıyla, yatırım fonlarının denetimine büyük önem vermektedir. Bu çalışma, bankaların yatırım fonu uygulamaları dikkate alınarak hazırlanmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde, yatıran fonları hakkındaki genel bilgiler yer almıştır. İkinci bölümde ise, bankaların yatırım fonlarım yönetirken ne gibi işlemler yaptıkları açıklanmıştır. Üçüncü bölüm, yatıran fonlarının muhasebe işlemlerinin nasıl yapıldığı, mali tablo ve raporların ne zaman ve nasıl hazırlandığı konularım kapsamaktadır. Son bölüm de, bilgi kullanıcılarının yatıran fonları mali tablo ve raporlarından sağladıkları bilgilere nasıl ulaştıkları ve ne şekilde kullandıkları konularım içermektedir.
Vakıflarda bütçeleme ve kontrol
DOKTORA TEZ ÖZÜ VAKIFLARDA BÜTÇELEME VE KONTROL NEZÎHKIREL İşletme / Muhasebe Ana Bilim Dalı Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ocak 2000 Danışman : Prof. Dr. Fevzi SÜRMELİ Vakıflarda Bütçeleme ve Kontrol Sisteminin kurularak geliştirilmesini amaçlayan bu çalışma beş bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde vakıf kavramı ve vakıfların kuruluşu, türleri ile vakıfların tarihsel gelişimi konusunda genel bilgiler alınarak vakıflar hakkında ön bilgi oluşturulmaya çalışılmıştır. İkinci bölümde vakıflarda bütçeleme için muhasebe sistemi irdelenerek, vakıflarda muhasebe sisteminin temel yapısı, vakıflarda fon muhasebesi ve fon transferleri, fonlar arası kaynakların ve paranın aktarılması ile ilgili olarak vakıflarda muhasebe ve bütçeleme ilişkisi üzerinde durulmuştur. Üçüncü bölümde vakıflarda bütçeleme kapsamında vakıflarda planlama, planlamanın konusu ve amaçlan, süreci ve türlerinden başlayarak, bütçeleme türleri, bütçeleme yaklaşımları ve bütçelemeyi etkileyen faktörler değerlendirildiğinde vakıflarda bütçe sistemi ve çalıştırılması incelenmiştir. Dördüncü bölümde vakıflarda bütçesel kontrol kapsamında gelir denetimleri, harcama denetimleri ile mali bilgilerin anlaşılması ve raporlanması üzerinde durulmuştur. Beşinci ve son bölümde ise diğer bölümlerdeki teorik bilgilerden yararlanılarak ESBAV da uygulanan muhasebe ve bütçeleme sistemleri hakkında açıklamalar yapılmaya çalışılmıştır.
Banka birleşmeleri ve birleşme işlemlerinin muhasebeleştirilmesi ve bir uygulama
19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren başlamış olan birleşmeler, dünyadaki ekonomik gelişmelere paralel olarak kimi zaman yoğunlaşmış kimi zaman ise gelen çeşitli engellemeler ile yoğunluğunu kaybetmiştir. Ekonominin büyüdüğü, dünyanın entegre olduğu, giderek birbiri ile daha sıkı çalışan ve uluslar arası diyebileceğimiz holdinglerin dünya çapında alım-satım faaliyetlerine giriştiği 2000'li yıllarda birleşmeler tekrar yoğunluk kazanmıştır. Bankalar da bu gelişmelerden etkilenmişler ve ağırlaşan rekabet koşulları altında hızlı verimlilik artışı arayışına girmişlerdir. Fakat.yapılan araştırma ve incelemelerde, işletmeler veya bankalar arasında yaşanan birleşmelerin büyük bir çoğunluğunun başarısız olduğu ortaya çıkmıştır. Bu başarısızlığın en önemli sebebi olarak da birleşme sürecine ve özellikle de uyumlaştırma çalışmaları ve değerlemede kullanılacak olan yöntemlere gerekli öneminin verilmemesi gösterilmiştir Bu çalışmada banka birleşmeleri ve banka birleşmelerinde yaşanan başarısızlık sebeplerinden birleşme süreci, bankaların değerlemesi konusu ve birleşmelerde kullanılan muhasebeleştirme yöntemleri incelenmiştir. Bu araştırma yapılırken öncelikli olarak dünyada yaşanan ve olması gerekli olan birleşme süreci, değerleme ve muhasebeleştirme yöntemleri ortaya konulmuş; daha sonra ise Garanti- Osmanlı Bankaları'nın birleşmelerinde yaşanan süreç incelenmiştir. Ayrıca, Osmanlı Bankası'nın daha önce belirlenen değerleme yöntemleri doğrultusunda değerinin nasıl hesaplanması gerektiği ortaya konularak bundan sonra yaşanacak olan banka birleşmelerinde nasıl bir değerleme yönteminin izlenmesi gerektiği açıklanmaya çalışılmıştır.
Bilgi teknolojilerindeki gelişmelerin muhasebe meslek mensuplarının verimliliğine etkileri
Günümüz bilgi çağında bilgiyi elde etme ve kullanmada en önemli kaynaklardan birisi de teknolojidir. Bilgi teknolojilerinin hızla gelişip tüm alanlara yayıldığı ve bu alanlardaki uygulamaların teknoloji ile bütünleşerek daha verimli hale geldiği ortadadır. Bilgi teknolojileri ülkelerin sosyal, kültürel, ekonomik, siyasal hayatını etkilemekte ve ülkelerin rekabet üstünlüğü sağlamasına yardımcı olmaktadır. Bu durum bireyleri, işletmeleri, kurumları etkilediği gibi muhasebe mesleğini ve meslek mensuplarını da etkilemiştir. Yeni elektronik uygulamalarla birlikte muhasebeciler tarafından kullanımına başlanan e-defter, e-beyanname, e-fatura, Microsoft Office programları ve muhasebe işlemlerini kolaylaştıran ETA, ORKA, LUCA gibi muhasebe programları muhasebecilerin işlerini kolaylaştırmış, zamandan tasarruf sağlamış ve en önemlisi verimliliği artırarak mükelleflere daha kaliteli hizmet sunmaya yardımcı olmuştur. Devlet yasal düzenlemeler ile elektronik işlemleri yasallaştırmış ve geçerli kılmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde bilgi teknolojileri ve verimlilik hakkında genel bilgilere yer verilmiştir. İkinci bölümünde ise muhasebe mesleği ve bilgi teknolojilerinin muhasebe mesleğine etkileri hakkında bilgiler verilmiştir. Son bölümde ise bilgi teknolojilerinin muhasebe meslek mensuplarının verimliğine olan etkilerini ölçmek ve muhasebe meslek mensuplarının da bilgi teknolojilerine bakış açılarını değerlendirmek amacıyla Çorum ve Tokat illerinde anket çalışması yapılmış ve uygulama sonuçları ile değerlendirmelere yer verilmiştir. Bu çalışma sonucunda bilgi teknolojileri kullanımının, muhasebe meslek mensuplarının verimliliğini pozitif yönde etkilediği ortaya konulmuş ve karşılaştırmalı analizler sonucunda muhasebe meslek mensuplarının bilgi teknolojilerine gereken önemi verdiği ancak alt yapısal yetersizliklerin bazı problemlere neden olduğu anlaşılmıştır. Anahtar Sözcükler: Bilgi Teknolojileri, Verimlilik, Muhasebe Mesleği, Elektronik Uygulamalar
Muhasebe manipülasyon riski üzerinde etkili olan stratejik faktörler: Borsa İstanbul'a kayıtlı işletmeler üzerinde bir uygulama
Muhasebe manipülasyonu, işletmelerin finansal raporları üzerinde kasıtlı olarak gerçeğe aykırı beyanda bulunmasını ifade etmektedir. Bu müdahale muhasebe standartları içerisinde yapılabileceği gibi standart dışı uygulamalar yoluyla da yapılabilmektedir. Çalışmanın amacı muhasebe manipülasyon riski üzerinde etkili olan stratejik faktörleri tespit etmektir. Bu faktörlerin tespiti amacıyla öncelikle Borsa İstanbul'a kayıtlı işletmelerin muhasebe manipülasyon riski tespit edilmiştir. Çalışmada muhasebe manipülasyon riskinin tespiti amacıyla literatürdeki akademik risk ölçüm modelleri kullanılmış ve en iyi açıklayıcılık oranına sahip olan modelin Larcker – Richardson modeli olduğu belirlenmiştir. İkinci aşamada, muhasebe manipülasyon riski üzerinde etkili olacağı düşünülen stratejik faktörlerin tespiti amacıyla hile üçgeni teorisinden ve örgütsel işletme stratejilerinden yararlanılmıştır. Örgütsel işletme stratejileri ve hile üçgeni faktörlerinden "Baskı" ve "Fırsat faktörlerini" temsil eden değişkenlere ait veriler, finansal raporlardan elde edilmiştir. Hile üçgeninin üçüncü ayağı olan "Haklı Gösterme" faktörünü temsil etmesi açısından literatüre uygun olarak Örgütsel Etik İklim ölçeği kullanılmıştır. Örgütsel Etik iklim ölçeği için anket tekniği kullanılmış ve 99 halka açık işletmeden dönüş alınabilmiştir. Çalışmanın sonucunda toplam 44 baskı ve fırsat faktörlerine ait finansal ve finansal olmayan değişkenden 10 değişkenin muhasebe manipülasyon riskini arttırdığı, 7 değişkenin ise muhasebe manipülasyon riskini azaltarak finansal raporlama kalitesini arttırdığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu değişkenlerden en önemlilerinin üst yönetime sağlanan faydalar ile nakit akış değişkeni olduğu ve bu değişkenlerdeki bir birimlik bir artışın muhasebe manipülasyon riskini sırasıyla 0,87 ve 0,6 oranında arttıracağı tespit edilmiştir. Ayrıca çalışmada haklı gösterme faktörünü temsilen yapılan anket sonucunda işletmenin sadece kendi çıkarlarını göz önüne alan egoist iklim boyutunun muhasebe manipülasyon riskini arttırdığı ve sonuç itibariyle örgütsel etik iklim yapısının da muhasebe manipülasyonu üzerinde etkili bir faktör olduğu tespit edilmiştir. Örgütsel işletme stratejileri incelendiğinde hile üçgeni faktörlerinden çeşitli değişkenler ile ilişkili olduğu tespit edilse de muhasebe manipülasyon riski üzerindeki etkisi bulunamamıştır. Çalışmanın sonucunda bulunan değişkenler dokuz yıllık panel veri sonucunda anlamlı bulunduğundan ötürü sonuçların güvenirliği açısından önem teşkil etmektedir. Bu nedenle denetçilerin denetledikleri kurum üzerindeki kırmızı bayrakları belirlerken çalışmanın sonucunda elde edilen bulguları dikkate alması etkili bir denetim açısından önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Akademik Risk Ölçümü, Muhasebe Manipülasyon Riski, Örgütsel İşletme Stratejileri, Örgütsel Etik İklim, Hile Üçgeni
Kaynak tüketim muhasebesinin zaman etkenli faaliyet tabanlı maliyetleme ile karşılaştırılması: Mobilya üretim işletmesinde bir uygulama
Kazanç elde etmek amacıyla yapılan her türlü alım satım olarak tanımlanan ticaret kavramı yüzyıllardır süregelen bir geçim kaynağıdır. Çeşitli endüstriyel yapıyı içerisinde barındıran bu kavram rekabet ortamında nasıl değerlendirilebilir. Bu düşünce doğrultusunda kaynak tüketim muhasebesi hızla yaygınlaşmaya başlamıştır. Yetkililerin daha doğru, güvenilir ve tutarlı bilgiler almasını sağlamak amacıyla kaynak tüketim muhasebesi ile birlikte faaliyetlerde gerçekleşen bütün olaylar için ayrı maliyet faktörleri kullanılmıştır. Geleneksel maliyet sistemi ve faaliyet tabanlı maliyetleme yöntemleri kullanılırken etkisiz kapasite doğrudan mamul maliyetine aktarılmaktaydı. Kaynak tüketim muhasebesi kullanılan kapasiteyi muhasebeleştirerek bu metodun yeterliliğini arttırmıştır. Bu yönüyle kaynak tüketim muhasebesi yetkililerin kendine rehber edinebileceği bir metot olmuştur. Kaynak tüketim muhasebe ile kaynak havuzları ve faaliyet havuzları arasında entegre kurulur. Bunun sonucunda kaynak havuzları ile maliyet havuzları arasında kurulan bağlantılar ile ilgili bilgilerin sağlanması yönetimin katma değer yaratmayan faaliyetini yok eder üretilen mamul maliyetinde düşüşe neden olur. Kaynak tüketim muhasebesinin ortaya çıkmasına neden olan bir diğer muhasebe metodu da zaman etkenli faaliyet tabanlı maliyetlemedir. Zaman etkenli faaliyet tabanlı maliyetlemede maliyet faktörü süre kullanılarak, şirketler için zamanın kazanç olduğu vurgulanmıştır. Fakat faaliyetlerde gerçekleşen bütün olaylar süre ile uyuşmamaktadır. Bu nedenle kaynak tüketim muhasebesinde maliyet objesi süre olarak ve tercih edilmemiştir. Kaynak tüketim muhasebesinde faaliyet grupları için farklı maliyet objeleri tercih edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Geleneksel Maliyet Muhasebesi, Faaliyet Tabanlı Maliyetleme, Zaman Etkenli Faaliyet Tabanlı Maliyetleme, Kaynak Tüketim Muhasebesi
Muhasebe sistemi uygulama genel tebliği'ne göre hazırlanan bilanço ve gelir tablosu'nun büyük ve orta boy işletmeler için finansal raporlama standartlarına göre hazırlanan finansal durum tablosu ve kar veya zarar tablosu ile karşılaştırılması
Uluslararası piyasalarda düzenlenen finansal tabloların belirli ilke ve esaslara göre düzenlenmesi ve ülkeler arasında anlaşılabilir ve karşılaştırılabilir olmasını sağlayabilmek amacıyla (IAS/IFRS) yayınlanmıştır. Ülkemizde ve Kamu Gözetim, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu (KGK)'nın kurulması ile birlikte standartlar alanında yapılan çalışmalar tek bir kurum bünyesinde birleşmiştir. KGK tarafından yayınlanan Tam Set TMS/TFRS'nin KAYİK'ler ile sınırlı kalması standartlara uyum çalışmalarında istenilen başarının sağlanamamasına neden olmuştur. Bu amaçla KGK tarafından Tam Set TMS/TFRS uygulamayan işletmelerin uygulayabilecekleri daha açık ve anlaşılır olarak hazırlanan 29 Temmuz 2017 tarihli 30138 Sayılı Mükerrer Gazete ile Büyük ve Orta Boy işletmeler için Finansal Raporlama Seti (BOBİ FRS) yayınlanmıştır. BOBİ FRS 2021 yılında çeşitli sadeleştirmeler yapılarak revize edilmiştir. Çalışmamızda; MSUGT'a göre düzenlenen bilanço ve gelir tablosu ile BOBİ FRS'ye göre sunulan finansal durum tablosu ve kar veya zarar tablosu karşılaştırılmıştır. Her iki düzenlemedeki finansal tablo unsurları detaylı olarak incelenmiş aralarındaki farklar tablolar ile gösterilmiştir. Anahtar Kelimeler: Büyük ve Orta Boy işletmeler İçin Finansal Raporlama Standardı (BOBİ FRS), Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği (MSUGT), Bilanço, Gelir Tablosu, Finansal Durum Tablosu, Kar veya Zarar Tablosu
Tahakkuk esaslı devlet muhasebe kayıt yöntemi uygulamasının etkinliği Bursa Büyükşehir Belediyesi örneği
Kamu mali yönetimi kapsamında ele alınan en önemli konulardan birisi devlet muhasebesidir. Bu kapsamda tahakkuk esaslı devlet muhasebe kayıt yöntemi uygulanmaya başlamıştır. Daha ayrıntılı ve şeffaf bir sistem olan bu muhasebe türünde özel kurumların olduğu kadar belediyelerin de gelir ve giderlerinin hesaplanmasında yararlanılmaktadır. Bu çalışmada Bursa Büyükşehir Belediyesi örneği üzerinden tahakkuk esaslı devlet muhasebe kayıt yöntemi uygulamasının etkinliği ele alınmıştır. Çalışmada kanunlardan, raporlardan, makale, kitap ve tezlerden yararlanılmıştır. Yapılan değerlendirmeler sonucunda sistemin oldukça faydalı olduğu söylenebilir.
Azerbaycan ve Türkiye muhasebe sistemlerinin karşılaştırmalı analizi
Muhasebe bir bilgi sistemidir ve bu sistemde önemli olan faaliyet sonuçlarının sağlıklı ve güvenilir bir şekilde muhasebeleştirilmesi, mali tablolardaki bilgilerin gerçek durumu yansıtması ve aynı zamanda bu tabloların karşılaştırabilme niteliği taşımasıdır.Azerbaycan Muhasebe sisteminin temeli eski Sovyetler Birliğinin sistemine dayanmaktadır. Fakat 1991 yılında bağımsızlığına kavuştuktan sonra Azerbaycan Cumhuriyeti'nde uygulanmakta olan muhasebe sistemi ?Muhasebe Sistemi Hakkında? Azerbaycan Cumhuriyetinin Kanununa dayanmaktadır. Bu nedenle küresel muhasebe sistemine uyumlaştırma işlemleri başlatılmıştır. Her alanda gelişmekte olan ülkenin muhasebe sisteminin de uluslararası standartlara cevap verecek hale getirilmesi zorunlu hale gelmiştir.Bu çalışmanın amacı, Azerbaycan'da uygulanmakta olan muhasebe sistemini Türkiye muhasebe sistemi ile karşılaştırarak analiz edip muhasebe sistemlerinin olumlu ve olumsuz yönlerini belirlemek olarak ifade edilebilir.Yapılan çalışmada, her iki ülkenin muhasebe sisteminin tarihçesi, hesap planı, finansal tabloları ve ülke muhasebe standartları incelenmiş, karşılaştırmalı olarak analiz edilmiş ve sonuçlar değerlendirilmiştir.Anahtar Kelimeler: Azerbaycan Muhasebe Sistemi, Türkiye Muhasebe Sistemi, Hesaplar Planı.
Spor kulüplerinde ekonomik işlemlerin muhasebeleştirilmesi ve finansal tablolar
ÖZET Spor kulüplerinin küçük bir dernek hüviyetinde kalması, ticari bir faaliyet gibi düşünülmemesi, spor kulüplerinin yardım kuruluşu gibi algılanması, bu işletmelerinin fınansal kaynaklarının ve varlıklarının sorumsuzca yada gelişigüzel kullanılmasını gerektirmez. Hatta bu finansman kaynakları ve varlıkların maksimum verimlilikte kullanılması bir zorunluluktur. Bunun içinde muhasebe bilgilerine büyük önemde ihtiyaç duyulmaktadır. Günümüzde, spor kulüpleri profesyonel spor faaliyetleriyle, hizmet sektörü içinde önemli pir paya sahip kuruluşlar haline gelmiştir. Bu yönü ile spor kulüplerinin şirketleşmesi ve halka açılması bir zorunluluk halini almıştır. Ülkemizde de bu konuda gelişmeler mevcuttur. Dolayısıyla bu işletmelerin varlıkları, kaynaklan ve faaliyet bilgilerine büyük ihtiyaç bulunmaktadır. Spor kulüpleri, kendi kaynaklarını yaratacak ve bunları etkili kullanacak yöneticilere ihtiyaçları olduğu gibi, işletme hakkında bilgi verecek, yol gösterecek, yönetimi değerlendirecek ayrıntılı bilgilere de ihtiyaç duyarlar. Bu çerçevede birinci bölümde; spor kulübü kavramı açıklanarak, kurulması, yönetim yapısı, gelir kaynakları, vergi kanunları karşısındaki durumu, şirketleşmesi ve halka açılmasıyla ilgili genel bilgiler verilmiştir. İkinci bölümde, Spor kulüplerinde meydana gelen ekonomik işlemler neler olduğu üzerinde çalışılmış ve muhasebe kavram ve ilkeleri doğrultusunda muhasebeleştirilmesi ve raporlanması üzerinde durulmuştur. Üçüncü bölümde; Spor kulüplerinde muhasebe sistemi ve işlevleri açıklanmış, muhasebe ilke, standart ve politikaları belirtilerek, temel fınansal tablolar, şekil ve içerik yönünden genel olarak açıklanmıştır. Dördüncü bölümde; Türkiye Birinci Profesyonel Futbol Liginde takımı bulunan bir spor kulübünde uygulama yapılmış sonuç ve bulgulara yer verilmiştir.
Belediyelerde finansal kontrol ve yönetim eksenli muhasebe sistemi ve Emet Belediyesi'nde uygulama
Son yüzyıl içinde sanayileşme ve toplumsal gelişmeyle birlikte kent sayısı hızla artmış ve buna paralel hızlı ve düzensiz bir nüfus artışı meydana gelmiştir. Bunun bir sonucu olarak belediye hizmetlerinde büyük bir gelişim ve çeşitlenme söz konusu olmuştur. Belediyelerin hizmet yelpazesindeki bu hızlı gelişmeye karşılık, gelir ve gider dengesi orantılı bir gelişme gösterememiştir. Belediyeler artan bu hizmet talepleri karşısında, kaynaklarını en verimli bir şekilde kullanmak zorundadırlar. Belediyelerde gelirlerin düzenli ve günün şartlarına uygun olarak toplanabilmesi, harcamaların ise en verimli bir şekilde yapılabilmesi, bütçe, muhasebe ve buna bağlı olarak finansal kontrol sisteminin sağlıklı çalışmasına bağlıdır. Belediyelerde uygulanan muhasebe sistemlerinde merkezi yönetimin istediği bilgiler dışında bilgi üretilmemektedir. Belediyelerde uygulanan muhasebe sistemi paranın kanunlar çerçevesinde kullanılıp kullanılmadığı hakkında bilgi sunmakta ve bunun dışında özelliklede yönetimin planlama, yürütme kontrol ve basan değerlemesinde kullanabileceği bilgiler muhasebe sisteminden elde edilebileceği halde yasal bir zorunluluk söz konusu olmadığı için üretilmemektedir. Muhasebe sisteminde, hizmetlere yönelik olarak kaynakların sadece nerelerde kullanıldığını değil, nasıl, ne için ve hangi çıktıların elde edilmesi için harcandığı da görülmelidir. Belediyelerde finansal kontrol ve yönetim amaçlı muhasebe sisteminin geliştirilmesi ve işler hale getirilmesi, belediye kaynaklarının daha verimli ve kontrollü kullanılmasını sağlayacaktır. Çalışmamızda belediye muhasebe sisteminden elde edilen bilgilerin finansal analiz teknikleri kullanılarak hukuki kontrolün dışında yönetimin planlama, karar alma, kontrol için gereksinim duyduğu bilgi ihtiyacının karşılanmasında nasıl kullanılabileceği araştırılmıştır. Bu amaçla gelir ve gider dengesine yönelik olarak rasyolar piramidi, trend analizi, dikey yüzdeler analizleri yapılmıştır. Konuya yönelik olarak Emet Belediyesi 'nde 1995 yıllı ile 2000 yıllan arasındaki altı yıllık muhasebe bilgilerinden yararlanılarak uygulamaya yönelik bir çalışma gerçekleştirilmiştir.
Türkiye`de orta öğretim kurumlarının finasmanı, orta öğretimde kamu reformu ekseninde muhasebe sistemine ilişkin tespitler ve öneriler
Bu çalışmama konusu, kamu reformu ekseninde Türkiye'de orta öğretim kurumlarının fînansal yapısının incelenerek kaynak sorununun vurgulanması ve bu sorunun çözüm yollarının belirlenmesidir. Bu konu kapsamında amaç, devlet orta öğretim kuramlarına ayrılan fînansal kaynaklan arttırmak ve arttırılan fînansal kaynaklama etkin yönetimini gerçekleştirecek önerileri kamu reformu ekseninde geliştirmektir. Çalışmada bir kamu hizmeti olarak eğitimin seçilmesinin nedeni, ülkenin insan kaynaklaman gelişiminde eğitim kurumlarından orta öğretim kurumlarının önemli olduğudur. Bu çalışmada, literatür incelemesiyle, Türkiye'de parasız eğitim adı altında devletin eğitim hizmetlerine yeterince fînansal kaynak ayırmadığı belirlenmiş ve kaynak yetersizliğinin neden olduğu sorunlara dikkat çekilmiştir. Görüşme yöntemi ile de, bir devlet ve bir özel orta öğretim kurumunun fînansal yapılan incelenmiştir. Uygulamada, devlete ait orta öğretim kurumuna ayrılan fînansal kaynakların yetersiz olduğu OECD ülkeleri, bazı gelişmiş ülkeler ve özel orta öğretim kurumlan ile karşılaştırılarak ortaya konulmuştur. Devlet orta öğretim kuranlarının fînansal kaynak yetersizliği sorununun çözümüne yönelik olarak, kamu mali ve idari reformu ekseninde orta öğretim kurumlarında öğrenci basma ayrılan fînansal kaynağın OECD ülkeleri ortalamasına çıkarılmasına değinilmiş ya da özel orta öğretim kurumlarındaki bir öğrenci maliyeti kadar kaynağın ayrılması gerektiği vurgulanmıştır. Kaynakların etkin kullanılamaması sorununun çözümüne yönelik olarak, devlet orta öğretim kuramlarına ayrılan fînansal kaynakların ölçülmesi, değerlendirilmesi ve geliştirilmesine yönelik bir muhasebe sisteminin kurulması gerektiği önerilmiştir. Önerilen muhasebe sistemi, her bir eğitim kurumunun kendisine tahsis edilen kaynakların etkin kullanılmasını sağlamada önemli bir araç olacaktır. Bu sistem, uzun vadede Türkiye'de orta öğretim kurumlarının finansman sorunlarının çözümüne büyük katkı sağlayacaktır.
Faaliyet esasına dayalı maliyetleme ve Batman Limpaş Üretim İşletmesinde bir uygulama
ÖZET 1960'lı yılların başlarında Peter Drucker, geleneksel muhasebe maliyetleme sistemlerinin ürünleri maliyetlemede gerçeği yansıtmadığını öne sürmüştür. Ona göre yöneticiler, mamul maliyetlemelerinde kullanılan yanlış bilgilere göre karar veriyorlardı. Son zamanlarda maliyet hesaplama araştırmacıları geleneksel yönetim muhasebe sistemlerinin mamul maliyet bilgilerini tam olarak sağlamadığını tespit ettiler. Bu araştırmacılara göre geleneksel muhasebe sistemleri uygulamada, yöneticilere, planlama ve karar verme süreçlerinde oldukça geç ve yanlış bilgiler sağlıyordu. Bununla birlikte varolan maliyetleme sistemleri yöneticilerin ihtiyaç duydukları detaylı ve niceliksel maliyet bilgisi ile iş süreç bilgisi konularında gerekli bilgiyi sağlayamıyordu. Bu bilgiler de olmadan yöneticiler artan maliyetler karşısında ne yapacaklarını veya neye odaklanacaklarını bilemiyorlardı. Yeni üretim ortamlarında, İşletmelerin üretim ve maliyet yapılan farklılaşmıştır. Bu farklılaşma, endirekt maliyetlerin artmasına ve bu gider kalemi üzerinde yoğunlaşılmasına yol açmıştır. Bunun sonucunda ise geleneksel maliyet yöntemlerinin, GÜG'lerini dağıtım sürecindeki yetersizlikleri ortaya çıkmıştır. Böylece mevcut maliyet hesaplama sisteminin reorganizasyonu gündeme gelmiş ve 'Faaliyet Esasına Dayalı Maliyetleme' yöntemi olarak adlandırılan yeni bir hesaplama yöntemi geliştirilmiştir. Bu yöntemin uygulanmasıyla genel üretim giderleri mamullere daha doğru yüklenecek, böylece işletme yöneticileri işletme Maliyetlerine ilişkin karar almada daha doğru maliyet bilgilerine ulaşabileceklerdir.