Academic self-efficacy

73 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin kültürel sermaye ve yetkinlik düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırma, öğretmenlerin kültürel sermaye yeterlikleri ile yetkinlik düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla yapılmış ilişkisel tarama modelinde bir araştırmadır. Araştırmanın evrenini Siirt merkez ilkokul, ortaokul ve lise kurumlarında görev yapan 4220 öğretmen oluşturmaktadır. Tüm evrene ulaşmak zor olduğundan örneklem alma yoluna gidilmiştir. Örneklem seçiminde kolay ulaşılabilir örneklem yöntemi esas alınmıştır. Dağıtılan 420 ölçekten 373 tanesi analiz edilmeye uygun bulunmuştur. Araştırmada Avcı ve Yaşar (2014) tarafından geliştirilen "Kültürel Sermaye Ölçeği" ve Tschannen-Moran ve Woolfolk-Hoy (2001) tarafından geliştirilen, Baloğlu ve Karadağ (2008) tarafından Türkçeye uyarlanan "OHİO Öğretmen Yetkinlik Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmada verilerin dağılımını belirlemek için basıklık, çarpıklık, ortalama ve medyan parametreleri incelenmiş, verilerin normallik ölçütlerini karşıladığı sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma kapsamında toplanan verilerin analizinde istatistik paket programından yararlanılmıştır. Araştırma dahilinde güvenirlilik analizi, frekans tabloları, bağımsız örneklem t-testi, ANOVA, korelasyon ve regrasyon analizleri uygulanmıştır. Araştırma bulgularına göre öğretmenlerin kültürel sermaye yeterlik düzeyleri cinsiyet, yaş, anne eğitim düzeyi, baba eğitim düzeyi, kıdem, okul öncesi eğitim alma durumu ve yükseköğretim öncesi yaşadığı yere göre anlamlı fark göstermiş, eğitim düzeyine göre anlamlı fark göstermemiştir. Öğretmenlerin yetkinlik düzeyleri cinsiyet, yaş, anne eğitim düzeyi, baba eğitim düzeyi, kıdem, okul öncesi eğitim alma durumu, eğitim düzeyi ve yükseköğretim öncesi yaşadığı yere göre anlamlı fark görülmüştür. Ayrıca öğretmenlerin kültürel sermaye yeterlik ve öğretmen yetkinlik düzeyleri arasında pozitif yönde yüksek düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu göstermiştir. Yapılan regrasyon analizi sonucunda kültürel sermayenin öğretmen yetkinliğinin anlamlı bir yordayıcısı olduğu görülmüştür. Ölçeklerin alt boyutları açısından bakıldığında kültürel sermayenin katılım boyutu dışındaki diğer tüm boyutları öğretmen yetkinliği üzerinde anlamlı birer yordayıcıdır.

Akademik yetkinlikKültürel sermayeYetkinlik+2
Abdulbasir Bucak
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim öğrencilerinde öznel akademik iyi oluşun akademik azim, akademik sorumluluk ve akademik öz-yeterlik açılarından incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, ortaöğretim öğrencilerinin öznel akademik iyi oluşlarının akademik azim, akademik sorumluluk ve akademik öz-yeterlik bağlamlarında incelenmesidir. İlişkisel tarama modeli kullanılarak gerçekleştirilen bu araştırmaya 2024-2025 eğitim öğretim döneminde Konya ilinde öğrenimlerine devam eden 1185 lise öğrencisi katılmıştır. Öğrencilere kişisel bilgi formu, öznel akademik iyi oluş ölçeği, akademik azim ölçeği, akademik sorumluluk ölçeği ve akademik öz-yeterlik ölçeği uygulanmıştır. Araştırmadan ulaşılan sonuçlara göre ortaöğretim öğrencilerinin öznel akademik iyi oluş düzeylerinin cinsiyet, sınıf düzeyi, ebeveynlerin eğitim düzeyi ve algılanan sosyo-ekonomik düzey değişkenlerine göre anlamlı düzeyde farklılaşmadığı görülürken lise türü değişkenine göre anlamlı düzeyde farklılaştığı görülmüştür. Yapılan korelasyon analizi sonucunda öznel akademik iyi oluş ile akademik azim kavramı arasında pozitif yönlü, anlamlı ve yüksek düzeyde bir ilişki görülmüş olup akademik sorumluluk ve akademik öz-yeterlik ile aralarında ise pozitif yönde, anlamlı ve orta düzeyde bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Son olarak yapılan çoklu regresyon analizi sonucunda ise akademik azim, akademik sorumluluk ve akademik öz-yeterlik düzeylerinin öznel akademik iyi oluşu anlamlı bir düzeyde yordadığı belirlenmiştir. Elde edilen bulgular doğrultusunda tartışma ve önerilerde bulunulmuştur.

Akademik azimAkademik sorumlulukAkademik öz yeterlilik
Nesrin Betül Özdemir
Selçuk University · Institute of Educational Sciences
2025
00
DoctorateOpen AccessEN

Investigating mindset, self-regulation, academic self-concept, DMC, and academic achievement in an EFL setting

The aim of this study is to identify whether the participants hold a fixed mindset which has been proven to constitute an impediment to learning with several studies around the world or growth mindset which can promote learning. The study also intends to identify the relationship between growth mindset and fixed mindset and some affective factors like self-regulation (SR), directed motivational currents (DMC), and academic self-concept (ASC). The study was conducted in the 2021-2022 academic year at a state university with the participation of 355 preparatory class students who were chosen with convenience sampling. In the study which embraced the mixed method of research, data were collected through questionnaires comprising Likert scale and open-ended type of questions. The data were analyzed using content and statistical analyses, and the findings were listed narratively and numerically which were supported with direct quotations from the data. The findings of the study demonstrated that the participants showed mostly growth mindset rather than fixed mindset, but their mindset scores are slightly above the mixed mindset value, mindset scores are irrespective of gender and current proficiency level of English, their self-regulation has a full mediating role on the effect of mindset on DMC, and they revealed that students' DMC experience mostly starts with self-motivation, exams, future goals, for learning English, and influence of someone else respectively, and the participants would like to experience DMC again mostly because of reasons associated with achievements and positive outcomes, positive emotional loading and self-regulated strivings.

Academic achievementAcademic selfAcademic self-efficacy+7
Emel Kulaksız
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Tıp fakültesi öğrencilerinde bilişüstü farkındalık ve akademik öz yeterlik düzeylerinin akademik başarı ile ilişkisi

Bilişüstü farkındalık ve akademik öz yeterlik, akademik başarıyı etkileyen temel kavramlardandır. Kendi çalışma stratejisini izleyip sonuçlarını değerlendirebilen, yeterli güdülenmeye sahip olup başarabileceğine inanan bireylerin akademik başarıları da yüksek olmaktadır. Bu çalışmada tıp fakültesi öğrencilerinde bilişüstü farkındalık ve akademik öz yeterlik düzeylerinin akademik başarı ile ilişkisi araştırılmıştır. Çalışmaya 396 tıp fakültesi öğrencisi dahil edilmiştir. Çalışmada kişisel bilgi formu, üstbiliş ölçeği, akademik öz yeterlik ölçeği kullanılmıştır. Çalışma sonucunda öğrencilerin üstbiliş ölçeğinden aldıkları puanların yaş ve sınıf düzeyi ile anlamlı olarak farklılaştığı ve daha yüksek olduğu bulunmuştur. Tıp fakültesini isteyerek seçen ve sınıf tekrarı olmayan öğrencilerin üst biliş ölçeği puanlarının yüksek olduğu bulunmuştur. Araştırmamızda yaşı yüksek olanlarda ve anadolu lisesi mezunu olanların akademik öz yeterlik düzeylerinin daha yüksek olduğu saptanmıştır. Bilişüstü farkındalık ve akademik öz yeterlik düzeyi yüksek olanların akademik başarılarının da yüksek olduğu belirlenmiştir.

Akademik başarıAkademik öz yeterlilikBilişüstü farkındalık+3
Kübra Uyar Zekey
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Akademik öz yeterlik ile kariyer uyum ve iyimserliği arasındaki ilişki

Bu çalışmada akademik öz yeterlik inancının kariyer uyum ve iyimserliği üzerinde etkisinin bulunup bulunmadığı araştırılmıştır. Katılımcıların demografik özelliklerine ilişkin akademik öz yeterlik, kariyer uyum ve iyimserliği ile yapılan karşılaştırma analizleri çalışmanın yan amaçları kapsamında incelenmiştir.Çalışma 18-24 yaş aralığındaki 47'si erkek 125'i kadın olmak üzere 172 üniversite öğrencisi ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmada kişisel bilgi formu yanı sıra, Akademik Öz Yeterlik Ölçeği ve Kariyer Uyum ve İyimserliği Ölçeği kullanılmıştır. Çalışmanın sonuçlarına göre; akademik öz-yeterlik algısının kariyer uyum ve iyimserliği üzerindeki etkisinin istatistiksel olarak anlamlı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Çalışmanın temel amacının yanında, yan amaçlar kapsamında, örneklemin demografik özelliklerine ilişkin elde edilen bulgular raporlanmıştır. Bulgulara göre; öğretim tekniklerini akademik öz-yeterliğin desteklenmesine yönelik uygulama, yaklaşım ve ders içerikleri ile zenginleştirmenin, öğrencilerin kişisel yetkinliklerine uygun iş alanlarına yönelmeleri ve kariyerlerine dair gerçekçi bir perspektif geliştirmeleri açısından faydalı olduğu görülmektedir. Anahtar Kelimeler: ÖzYeterlik İnancı, Akademik ÖzYeterlik, Kariyer Uyumu, Kariyer Iyimserliği

Akademik öz yeterlilikKariyerKariyer iyimserliği+4
Merve Tuğçe Abaklı
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelerin kimyasal, biyolojik, radyolojik ve nükleer tehlikeler ile ilgili bilgi, tutum ve öz yeterlilik durumlarının araştırılması ve geliştirilmesi

Hemşirelerin hastanede çalışmaları sırasında birçok tehlike ile karşılaşması üzerinde durulması gereken kritik konulardan biridir. Hemşireler çalışma saatleri içerisinde sürekli olarak radyoaktif maddelere maruz kaldıkları için bazı kimyasallara maruz kalma riski altındadırlar. Kimyasal, biyolojik, radyolojik ve nükleer (KBRN) tehdit ve tehlikeler sağlık kurumlarında hem hastane dışında hem de içinde meydana gelebilecek bir afet türüdür. Bu tezin amacı, hemşirelerin KBRN ile ilgili temel bilgi, tutum ve öz-yeterliklerini ölçmek ve uygun eğitim sonrasında bu bilgi, tutum ve öz-yeterlikteki değişimi belirlemektir. Araştırma evrenini Adıyaman ili ve ilçelerinde görev yapan 1370 hemşire oluşturmaktadır. Katılımcıların sosyo-demografik özellikleri kaydedildi ve "Hemşireler İçin Kimyasal, Biyolojik, Radyolojik, Nükleer Tehlikeler Bilgi, Tutum ve Öz-Yeterlik Ölçeği" uygulandı. Tüm katılımcıların eğitim öncesi ve sonrası KBRN bilgi testi, tutum ve öz-yeterlik ölçeğinden aldıkları puanlar arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. Bulgularımıza göre sağlık personelimizin KBRN olaylarına karşı daha önce eğitim alıp almadığına bakılmaksızın eğitim ihtiyacının devam ettiği görülmektedir. KBRN önemli bir sağlık sorunudur ve sağlık personelini temel ve mezuniyet sonrası eğitimlerde sürekli destekleyerek bu önemli olaylara karşı güncel bilgilerle hazır tutmalıyız.

Akademik öz yeterlilikDinamik nükleer polarizasyonHastane hemşireleri+3
Abdullah Akkaş
İskenderun Technical University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Mesleki kaygıya sahip klinik psikologların mesleki öz yeterlilikleri ile ilgili olumsuz duygu ve deneyimlerinin tematik analizle incelenmesi

Mesleki öz yeterlilik, klinik psikologların terapi sürecini verimli bir şekilde geçirebilmeleri açısından büyük öneme sahiptir. Mesleğe yeni başlayan ruh sağlığı çalışanlarının mesleki kaygı ve düşük mesleki öz yeterlilik yaşayabildikleri görülmektedir (Al-Darmaki, 2004; Çınar ve Yenipınar, 2019; Durdukoca ve Atalay, 2019). Literatürde bu konuyla ilgili az sayıda çalışma bulunmaktadır. Bu çalışmada mesleki kaygıya sahip klinik psikologların mesleki öz yeterlilikleri ile ilgili olumsuz duygu ve deneyimlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu çalışmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır çünkü bu araştırmanın temel amacı katılımcıların olumsuz duygu ve deneyimlerinin incelenmesidir. Klinik psikologların deneyimlerini anlamlandırmak için nitel bir araştırma yöntemi olan tematik analiz tercih edilmiştir. Homojen örneklem oluşturulmuş ve 26-28 yaşları arasında, 1-2 yıllık mesleki deneyime sahip, mesleki kaygı yaşayan ve düşük mesleki öz yeterliliğe sahip sekiz klinik psikolog katılımcı olarak seçilmiştir. Sekiz katılımcı ile yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmış ve deneyimleri tematik analiz yönergelerine göre analiz edilmiştir. Analiz sonucunda 'Terapistin kendini hatalı görmesi ve kendine yönelik suçlamaları', 'Süpervizörüm iyi olduğumu düşünüyor mu? Süpervizörün terapist üzerindeki etkileri', 'Kişisel deneyimlerin terapi sürecine yansımaları' ,'İyi bir terapist olmak: İdealize edilen terapist kimliğinin etkisi', 'Terapi sürecini yönetmek: Hissedilen korku, kaygı ve yetersizlik' olmak üzere beş ana tema ortaya çıkmıştır. Araştırmanın sonuçları ilgili alanyazın bağlamında tartışılmış ve bulguların klinik yansımaları belirtilmiştir.

Akademik öz yeterlilikKariyer kaygısıMesleki deneyim+7
Melisa Yücel
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Fiziksel aktiviteden keyif alma durumunun öz yeterlilik ve psikolojik sağlamlığa olan ilişkisinin incelenmesi

Bu tez çalışması, fiziksel aktiviteden keyif alma durumunun bireylerin öz yeterlilik ve psikolojik sağlamlık düzeyleri üzerindeki potansiyel etkilerini incelemeyi amaçlamaktadır. Fiziksel aktiviteden keyif alma, bireylerin günlük yaşamlarında fiziksel etkinliklere katılmaktan ne kadar memnuniyet duyduklarını ve bu aktivitelerden ne ölçüde zevk aldıklarını yansıtan önemli bir psikolojik ölçüttür. Tezin ana hipotezi, fiziksel aktiviteden keyif alma durumunun artmasıyla birlikte bireylerin öz yeterlilik algılarının ve psikolojik sağlamlık düzeylerinin artacağı yönündedir. Bu hipotezi test etmek için, çeşitli yaş gruplarından ve Sosyo-ekonomik arka planlardan öğrenciler üzerinde kapsamlı bir anket çalışması yapılmıştır. Araştırmanın temel amacı, fiziksel aktiviteden keyif alma durumunun öz yeterlilik ve psikolojik sağlamlık üzerindeki etkilerini nicel olarak ölçmek ve bu ilişkinin derinlemesine analizini yapmaktır. Veriler, öz yeterlilik ölçümleri (akademik, sosyal, duygusal ve genel) ile psikolojik sağlamlık ölçütleri arasındaki ilişkileri açıklamak için istatistiksel olarak analiz edilmiştir. Çalışmanın bulguları, fiziksel aktiviteden keyif alma durumunun bireylerin öz yeterlilik algılarını ve psikolojik sağlamlıklarını olumlu yönde etkilediğini göstermektedir. Özellikle genç yaş gruplarında bu etkilerin daha belirgin olduğu ve sosyal ve duygusal öz yeterlilik açısından da önemli bulgular elde edildiği belirtilmiştir. Anahtar kelimeler: Fiziksel aktivite, öz yeterlilik, psikolojik sağlamlık.

Akademik öz yeterlilik
Burcu Fidel
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Dürtüsellik ve ruminasyonun akademik öz düzenleme ile ilişkisinde duygu düzenlemenin ve amaç yönelimlerinin aracı rolü

Bu çalışmanın amacı üniversite öğrencilerinin akademik öz düzenleme düzeyleriyle ilişkili değişkenleri incelemektir. Çalışmada, dürtüsellik ve ruminasyonun akademik öz düzenleme ile ilişkilerini ve bu ilişkiler arasında amaç yönelimleri, bastırma ve bilişsel yeniden değerlendirmenin aracı rollerini sınamak amacıyla yapısal bir model geliştirilmiştir. Araştırmanın verileri; Akademik Öz Düzenleme Ölçeği, Duygu Düzenleme Ölçeği, Başarı Yönelimleri Ölçeği, Barratt Dürtüsellik Ölçeği ve Ruminatif Düşünme Biçimleri Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Araştırmaya Türkiye'de çeşitli üniversitelerde öğrenim gören, 538 Kadın (%74.7), 177 Erkek (%24.6) ve cinsiyet belirtmeyen 5 kişi olmak üzere toplam 720 üniversite öğrencisi katılmıştır. Verilerin analizi LISREL paket programlarından yararlanılarak yapısal eşitlik analizi ile gerçekleştirilmiştir. Çalışma sonucunda elde edilen nihai modelde, dürtüselliğin akademik öz düzenlemeyi doğrudan, negatif yönde yordadığı, bilişsel yeniden değerlendirme, öğrenme ve performans yönelimleri aracılığıyla, dolaylı olarak akademik öz düzenlemeyi yordadığı bulgusuna ulaşılmıştır. Ruminasyonun akademik öz düzenlemeyi doğrudan veya dolaylı olarak yordamadığı, ruminasyonun sadece duygu düzenlemenin alt boyutlarından bastırma üzerinde anlamlı bir yordama etkisinin olduğu ortaya konulmuştur. Bastırmanın ise akademik öz düzenleme üzerinde yordama etkisinin olmadığı tespit edilmiştir. Bulgular, sınırlılıklar, araştırmacılar ve uygulayıcılar için öneriler sunulmuştur.

Akademik beceriAkademik öz yeterlilikDuygu düzenleme+6
Habibe Bilgili
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Spor bilimleri öğrencilerinin spor okuryazarlığı akademik öz yeterlilik ve sosyalleşme ilişkisi

Çalışmanın temel amacı spor bilimleri öğrencilerinin spor okuryazarlığı akademik öz yeterlilik ve sosyalleşme düzeyi arasındaki ilişkinin değerlendirilmesidir. Çalışmanın diğer amacı ise spor bilimleri öğrencilerinin spor okuryazarlığı, akademik öz yeterlilik ve sosyalleşme düzeyinin demografik özelliklere göre değerlendirilmesidir. Bu doğrultuda araştırmada ilişkisel tarama modeli ve nedensel karşılaştırma modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini İstanbul İli, Spor Bilimleri Fakültesi ve Beden Eğitimi Spor Yüksekokulunda öğrenim gören öğrenciler oluşturmaktadır. Örneklemini ise basit tesadüfü yöntemle seçilmiş (n=901) gönüllü öğrenci oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak anket tekniği tercih edilmiş olup, katılımcıların, spor okuryazarlığı ölçeği, akademik öz yeterlilik ölçeği, sosyalleşme ölçeği ve kişisel bilgi formunda yer alan sorulara cevap vermesi istenmiştir. İstatistiksel analiz olarak, parametrik analizlerden bağımsız örneklem T, Oneway ANOVA ve Pearson Korelasyon analizlerinden faydalanılmıştır. Sonuç olarak, cinsiyet değişkeninin spor okuryazarlığı farkındalığı, akademik öz yeterlilik ve spora dayalı fiziksel aktiviteyle sosyalleşme düzeyinde belirleyici bir rol üstlenmediği belirlenmiştir. Öğrencilerin sınıflarına spor okuryazarlığı farkındalığı, akademik öz yeterlilik ve spora dayalı fiziksel aktiviteyle sosyalleşme düzeyi, kişisel ve sosyal bütünleşme ve liderlik boyutlarında farklılık olduğu tespit edilmiştir. Spor yapma durumun spor okuryazarlığı farkındalığı ve akademik öz yeterlilik düzeyinde bir etkisi olmadığı, spora dayalı fiziksel aktiviteyle sosyalleşme düzeyi, kişisel ve sosyal bütünleşme boyutunda ise anlamlı bir farklılık olduğu bulunmuştur. Öğrencilerin bölümlerine göre spor okuryazarlığı farkındalığı, akademik öz yeterlilik ve spora dayalı fiziksel aktiviteyle sosyalleşme düzeyi, kişisel ve sosyal bütünleşme, liderlik ve aidiyet boyutlarında anlamlı farklılık olduğu belirlenmiştir. Spor okuryazarlığı farkındalığı artıkça spora dayalı fiziksel aktiviteyle sosyalleşme düzeyinin aynı doğrultuda arttığı, akademik öz yeterlilik düzeyi ile spora dayalı fiziksel aktiviteyle sosyalleşme düzeyi arasında doğrusal bir ilişki olduğu ve spor okuryazarlığının akademik öz yeterlilik düzeyini açıklandığı tespit edilmiştir.

Akademik öz yeterlilikSosyalleşmeSpor+4
Mustafa Fadhıl Hadı Jawad
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
DoctorateOpen AccessEN

The predictors of intercultural communicative competence in Turkish and Kazakh settings: Academic self-concept and L2 motivational self-system

The aim of the present study was to determine Kazakhstani and Turkish pre-service teachers' level of Intercultural Communicative Competence (ICC), academic self-concept and L2 motivational self-system and to investigate the nature of relationship among these constructs. To do so, the study followed the paradigm of sequential exploratory mixed methods research, in which the data were collected through questionnaires and semi-structured interviews. ICC scale developed by the researcher, Academic Self-Concept Scale (Liu & Wang, 2005) and L2 Motivational Self-System Scale (Taguchi et al., 2009) were administered to pre-service ELT teachers in Kazakhstan and Turkey. Two groups of participants involved in the study: pre-service ELT teachers (N=314) from Turkey took part in the pilot study and pre-service ELT teachers from Kazakhstan (N=307) and Turkey (N=258) participated in the main study. To analyze the quantitative data descriptive statistics, correlation, regression analyses and content analysis were used. The results indicated that pre-service ELT teachers in Kazakhstani and Turkish educational contexts had high levels of ICC, academic confidence and academic effort, ideal L2 self, ought to L2 self and attitudes to learning English. Further results revealed that statistically significant differences existed between Kazakhstani and Turkish pre-service teachers in terms of their level of ICC, academic confidence and ought to L2 self-guide. Regression analyses revealed that while the best predictor of Kazakhstani pre-service ELT teachers ICC was academic confidence, Turkish pre-service ELT teachers ICC was best predicted by their ideal L2 self.

Academic selfAcademic self-efficacyKazakhstan+6
Lazura Kazykhankyzy
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Matematik öğretmenliği alan bilgisi testi sorularının özel alan yeterlikleri ve Math taksonomiye göre analizi

Bu çalışmada 2013 yılından itibaren uygulanan Kamu Personeli Seçme Sınavı Öğretmenlik Alan Bilgisi Testine yönelik Matematik öğretmenlerinin görüşleri ve kullanılan soruların Math taksonomi ile Millî Eğitim Bakanlığı Özel Alan Yeterliklerini karşılayıp karşılamadığı incelenmiştir. Araştırmada, nitel araştırma desenlerinden durum çalışması ve doküman analizi kullanılmıştır. Katılımcılar; amaçlı örnekleme yöntemi kullanılarak belirlenmiştir. Araştırma, farklı üniversitelerin eğitim fakültesi Matematik Eğitimi ve Fen Fakültesi Matematik Bölümlerinden mezun olup şu an Millî Eğitim Bakanlığına bağlı devlet okullarında görev yapan 4'ü erkek 4'ü kadın olmak üzere 8 kişiyle yürütülmüştür. Araştırmanın veri toplama aracı Yarı Yapılandırılmış Mülakat Formu 'dur. Süreçteki tüm mülakatlar ses kayıt cihazıyla kaydedilmiştir. Araştırmada her bir transkript ayrıntılı olarak analiz edilmiştir. Ortaya çıkan sonuçlara göre katılımcıların birçoğu Matematik Öğretmenliği alan sınavına yönelik olumsuz düşünceler ortaya koymuştur. Bunun nedeni olarak ise alan sınavının gerekli olmasına rağmen kapsamının yetersiz olması, gereksiz bilgiler içermesi, öğretmenlik yeterliğini ölçmemesi gibi düşünceler belirtmişlerdir. Katılımcılar bu düşüncelerine ek olarak alan sınavına yönelik önerilerde bulunmuşlardır. Matematik Öğretmenliği Alan Bilgisi Testindeki soruların MATH Taksonomisi ve özel alan yeterliklerine göre analizi ise doküman analizi ile yapılmıştır. İlk aşamada, uygulanan sınavın soruları katılımcılar tarafından tek tek bireysel olarak taksonomi ve özel alan yeterlikleri çerçevesinde analiz edilmiştir. İkinci aşamada iki alan uzmanı bir araya gelerek analizler üzerinde ortak inceleme yapmış ve uyum seviyesine bakarak var olan farklılıklar üzerinde tartışmışlardır. Uzmanların incelemelerindeki soru dağılımlarının MATH taksonomi ile tutarlılığı %80 civarında bulunmuştur. Araştırmadaki temel sonuç uygulanan sınavda soruların büyük oranda A kategorisinde sorulmuş olmasıdır. Araştırmada ortaya çıkan bulgular yeni sistemdeki eksiklikleri tespit edilmesi yönünden önem arz etmektedir.

Akademik öz yeterlilikMATH taksonomiMatematik eğitimi+7
Cüneyt İltuş
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin okula bağlanma düzeylerinin okul yaşam kalitesi, algılanan sosyal destek ve akademik öz yeterlik açısından yordanması

Bu araştırmanın amacı, ortaokul öğrencilerinin okula bağlanma düzeylerinin; algılanan sosyal destek, okul yaşam kalitesi ve akademik öz yeterlik değişkenlerine göre yordanmasıdır. Araştırmanın örneklemini 632 ortaokul öğrencisi oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama araçları olarak Okula Bağlanma Ölçeği (OBÖ), Algılanan Sosyal Destek Ölçeği (ASDÖ-R), Okul Yaşam Kalitesi Ölçeği (OYKÖ) ve Akademik Öz Yeterlik Ölçeği (AÖÖ) kullanılmıştır. Araştırmada kullanılan Algılanan Sosyal Destek Ölçeği'nin 5. sınıflar için geçerlik ve güvenirlik çalışması tez kapsamında gerçekleştirilmiştir. Verilerin analizinde aşamalı çoklu regresyon analizi kullanılmıştır. Yapılan istatistiksel analizler sonucunda; okul yaşam kalitesi, algılanan sosyal destek ve akademik öz yeterlik değişkenlerinin birlikte okula bağlanma düzeyinin %51.9'unu açıkladığı, yani okula bağlanmayı anlamlı olarak yordadığı bulunmuştur. Ayrıca algılanan sosyal destek, okul yaşam kalitesi ve akademik öz yeterlik değişkenlerinin her birinin, ayrı ayrı okula bağlanma değişkeninin yordanmasına anlamlı olarak katkıda bulunduğu saptanmıştır. Bu araştırma, alanyazınında okula bağlanmanın söz konusu üç değişken tarafından yordandığını ortaya koyan ilk çalışmadır. Okul ortamında görülen birçok problemli davranışla ilişkili olan okula bağlanmanın incelenmesi gereken önemli bir değişken olduğu açıktır. Söz konusu problemli davranışların önlenmesi için öğrencilerin okula bağlanma düzeyleri ile ilişkili olan değişkenlerin belirlenmesi önem arz etmektedir. Bulgular, alanyazınındaki araştırmaların sonuçları ışığında tartışılmış ve ileride yapılacak araştırmalara ve uygulayıcılara yönelik bazı önerilerde bulunulmuştur.

Akademik öz yeterlilikBağlılıkOkul bağlılığı+6
Esma Bolat Güdücü
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Spor lisesi öğrencilerinin akademik öz yeterlilik düzeyleri ile spora yönelik tutumları arasındaki ilişkinin incelenmesi (Aydın ili örneği)

Bu araştırmada spor lisesi öğrencilerinin akademik öz yeterlilik düzeyleri ile spora yönelik tutumları arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmanın evrenini Spor Liselerinde eğitim gören öğrenciler oluştururken araştırmanın örneklemini 2021-2022 eğitim öğretim döneminde Aydın İncirliova Spor Lisesinde öğrenim gören öğrenciler oluşturmaktadır. Veriler katılımcılara Google Formlar üzerinden ulaştırılmış ve katılımda gönüllülük esas alınmıştır. Toplamda 221 kişiye ulaşılmış olup aykırı uç değerler analizi sonucu 3 form değerlendirmeye alınmamış ve toplamda 218 form değerlendirmeye alınmıştır. Veri toplama aracı olarak, birinci kısımda araştırmacı tarafından oluşturulan kişisel bilgiler, ikinci kısımda Owen ve Froman (1988) tarafından geliştirilen ve Ekici (2012) tarafından Türkçe' ye uyarlama çalışması yapılan Akademik ÖzYeterlik''(AÖY) ölçeği kullanılmıştır. Üçüncü bölümde ise Şentürk (2012) tarafından geliştirilen Spora Yönelik Tutum (SYT) ölçeği kullanılmıştır. Bu çalışmada araştırma bulguları, katılımcılardan elde edilen veriler doğrultusunda SPSS 25.0 paket programı ile değerlendirilmiştir. Katılımcıların cinsiyetleri, yaşları, sınıf düzeyleri, anne baba eğitim durumları, gelir durumları, kardeş sayıları, yaptıkları spor branşları, ailede başka spor yapan birey olup olmadığını tespit etmeye yönelik tanımlayıcı istatistikler ve frekans dağılımları hesaplandı. Verilerin normal dağılım göstermediği belirlemeye yönelik yapılan Kolmogrov Smirnov testi sonucu parametrik test varsayımlarının sağlanmadığı bunun sonucunda ikili değişkenler için Mann Whitney U, ikiden fazla değişkenler için Kruskal Wallis H testi uygulanmıştır. Ayrıca özyeterlilik düzeyleri ile spora yönelik tutumlarının arasında ilişki olup olmadığı spearman korelasyon katsayısından (r) yararlanılmıştır. Ayrıca akademik öz yeterlilik ile spora yönelik tutumları arasındaki ilişki Spearman'ın sıralı bağıntısı (rho) ile test edilmiştir. Araştırma sonucunda katılımcıların akademik öz yeterlikler toplam puanları, sosyal statü, bilişsel uygulamalar, teknik beceriler boyutlarının orta düzeyde olduğu görülmektedir. Katılımcıların Spora Yönelik Tutum düzeyleri ise ölçek toplam puanında yüksek düzeyde olduğu, spora ilgi duyma ve aktif spor yapma boyutlarında çok yüksek olduğu, sporla yaşama boyutunda orta düzeyde olduğu görülmektedir. Katılımcıların yaş değişkeni ile akademik öz yeterlilik düzeyleri arasında yapılan Kruskal Wallis H Testi sonucu sadece teknik beceriler boyutunda istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğu, yaş değişkeni ile spora yönelik tutumları arasında yapılan Kruskal Wallis H Testi sonucu ölçek toplam puanı ve tüm alt boyutlarında istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğu, cinsiyet değişkeni ile akademik öz yeterlilik düzeyleri arasında yapılan Mann Witney U Testi sonucu sadece teknik beceriler boyutunda istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğu, cinsiyet değişkeni ile spora yönelik tutumları arasında yapılan Mann Witney U Testi sonucu sporla yaşama ve aktif spor yapma boyutlarında istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğu, sınıf değişkeni ile spora yönelik tutumları arasında yapılan Kruskal Wallis H Testi sonucu ölçek toplam puanı ve tüm alt boyutlarında istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğu, anne eğitim durumu değişkeni ile akademik öz yeterlilik düzeyleri arasında yapılan Kruskal Wallis H Testi sonucu sadece teknik beceriler boyutunda istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğu, anne eğitim durumu değişkeni ile spora yönelik tutumları arasında yapılan Kruskal Wallis H Testi sonucu sadece aktif spor yapma boyutunda istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğu, kardeş sayısı değişkeni ile akademik öz yeterlilik düzeyleri arasında yapılan Kruskal Wallis H Testi sonucu sadece teknik beceriler boyutunda istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğu, ailede başka spor yapan olma durumu değişkeni ile spora yönelik tutumları arasında yapılan Kruskal Wallis H Testi sonucu ölçek toplam puanı, spora ilgi duyma ve aktif spor yapma boyutlarında istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğu görülmektedir. Katılımcıların akademik öz yeterlilik ile spora yönelik tutumları arasında yapılan Spearman korelasyon analizi yapılmıştır. Analiz sonucu akademik teknik beceriler ile sporla yaşama arasında istatistiksel olarak anlamlı ve düşük düzeyde ilişki olduğu sonucuna ulaşılmaktadır ( r=0,194 p<0.05 ). ANAHTAR SÖZCÜKLER: Spor, Öz yeterlilik, Akademik Öz yeterlilik, Tutum, Spora Yönelik Tutum.

Akademik yetenekAkademik öz yeterlilikAydın+5
Bilgin Bilginer
Aydın Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmen adaylarında bilişsel duygu düzenleme stratejileri ve akademik özyeterlik arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmada, öğretmen adaylarının bilişsel duygu düzenleme stratejileri ile akademik özyeterlikleri arasındaki ilişkinin çeşitli sosyodemografik değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma Uludağ Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nde öğrenim görmekte olan 161'i kadın,40'ı erkek olmak üzere toplam 201 öğretmen adayına uygulanmıştır. Veri toplama kısmında katılımcılara, Kişisel Bilgi Formu, Bilişsel Duygu Düzenleme Ölçeği, Akademik Özyeterlik Ölçeği uygulanmıştır. Elde edilen verilerin düzenlenmesi ve analizinde Spss 25.0 programı kullanılmıştır. Bilişsel Duygu Düzenleme Ölçeğinden elde edilen verilere ilişkin ortalamalar; Akademik Özyeterlik Ölçeği ve alt boyutlarına ilişkin verilerde ise toplamlar hesaplanmıştır. Elde edilen bulgulara göre Bilişsel Duygu Düzenleme Stratejileri ile sosyodemografik değişkenler(cinsiyet, yaş, kardeş sayısı, lisans eğitim düzeyi, lisans ve lise başarısı) arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Cinsiyet değişkeni açısından bilişsel duygu düzenleme stratejilerinin alt boyutlarında anlamlı farklılıklar bulunmaktadır. Akademik Özyeterlik ile lise ve lisans başarısı değişkenleri arasında anlamlı farklılık tespit edilmiş olup diğer sosyodemografik değişkenlerle anlamlı farklılık bulunamamıştır. Cinsiyet ile lise ve lisans başarısı değişkenleri açısından akademik özyeterlik alt boyutlarında anlamlı farklılıklar bulunmaktadır. Elde edilen bulgulara göre öğretmen adaylarının bilişsel duygu düzenleme stratejileri ile akademik özyeterlik algıları arasında anlamlı, pozitif ve zayıf yönde ilişki bulunmuştur. Bilişsel duygu düzenleme strateji puanları arttıkça akademik özyeterlik algıları da artmaktadır.

Aday öğretmenlerAkademik öz yeterlilikBilişsel duygu düzenleme+3
Neriman Tuncalı
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmen liderlik davranışları ile öğrencilerin öz yeterlik düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Amaç: Araştırmanın temel amacı öğretmenlerin sergiledikleri öğretmen liderlik davranışları ile öğrencilerin akademik öz yeterlik düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Öğretmen liderliği ile öğrenci öz yeterlik düzeyleri arasındaki ilişkiyi tespit etmeyi amaçlayan bu çalışmanın alanyazına katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Yöntem: Öğretmen liderlik davranışları ile öğrencilerin öz yeterlik düzeyleri arasındaki ilişkiyi ortaya çıkarmaya çalışan bu araştırma ilişkisel model ile yapılmış betimsel bir çalışmadır. Araştırma verileri İstanbul ilindeki bir devlet üniversitesinin İngilizce hazırlık sınıfında eğitim görmekte olan toplamda 221 katılımcıdan toplanmıştır. Verileri elde etmek için öğrenciler tarafından cevaplandırılan Öğretmen Sınıf Liderliği Ölçeği ve Akademik Öz Yeterlik Ölçeği kullanılmıştır. SPSS 26 paket programı verilerin analizinde kullanılmıştır. Çalışmada aritmetik ortalama, yüzdelik, standart sapma, tek yönlü varyans testi, Pearson momentler çarpım korelasyon katsayısı ve çoklu doğrusal regresyon analizi yapılmıştır. Bulgular: Öğretmen liderliği davranışlarının öğrenci öz yeterlik düzeyi ile arasın-da orta düzeyde olumlu yönde anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiş ve öğretmen liderlik davranışlarının öğrenci öz yeterlik algısı üzerinde olumlu yönde bir yordayıcı olduğu tespit edilmiştir. Araştırmada ayrıca katılımcılardan elde edilen demografik bilgiler ile öğrencilerin öğretmen liderliği algıları ve öz yeterlik düzeyleri ile, yaş, doğduğu yer, mezun olduğu alan, okulu tercih nedenleri, kardeş sayısı, anne ve baba mesleği değişkenleri arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. Ancak not ortalamasına ve mezun olduğu lise türüne göre yapılan analizde öğretmen liderliği ve öz yeterlik düzeyleri arasında anlamlı bir ilişkiye rastlanmıştır. Sonuç ve Öneriler: Öğretmen liderliği ile öğrenci öz yeterliği arasında karmaşık ve çok yönlü bir ilişki vardır. Öğretmen liderliği, destekleyici ve güçlendirici bir öğrenme ortamı yaratarak öğrencilerin öz yeterliği üzerinde olumlu bir etkiye sahip olabilir. Etkili öğretmen liderler, olumlu davranışlarla örnek olabilirler, öğrenci başarısı için fırsatlar sağlayabilir, teşvik edici olabilir ve destek sunabilirler. Tüm bu unsurlar, öğrencinin öz yeterliliğinin artmasına katkıda bulunabilir. Anahtar kelimeler: Liderlik, öz yeterlik, öğretmen liderliği, öğrenci öz yeterliği

Akademik liderlikAkademik öz yeterlilikLiderlik+6
Erkan Özalp
Eskişehir Osmangazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin akademik öz yeterlik, üniversite mezuniyeti beklentileri ve akademik erteleme davranışlarının incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, yükseköğretimde öğrenimine devam eden öğrencilerin akademik öz yeterlik, üniversite mezuniyet beklentileri ve akademik erteleme algılarını çalışmanın problem durumu doğrultusunda araştırmaktır. Sonuçlar neticesinde, lisans öğrencilerinin öz yeterlik düzeyleri, akademik erteleme ve mezuniyet beklentileriyle ilişkili faktörlerin belirlenmesi ve çalışmanın doğrultusunda, bu davranış şekillerine yönelik yorum getirebilmektir. Bu araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın verileri Eskişehir Osmangazi Üniversitesi'nde 4 yıllık lisans programlarında öğrenim gören öğrencilerden çevrim içi yolla toplanmıştır. Verileri top- lamak için Akademik Öz Yeterlik Ölçeği, Üniversite Mezuniyet Beklentileri Ölçeği ve Tuckman Akademik Erteleme Ölçeği ve kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Öğrencilerin cinsiyet, sınıf ve okudukları bölümler arasında farklılık bulunmamıştır. Öğencilerin akademik öz yeterlikleri orta, akademik ertelemeleri orta ve üniversite mezuniyet beklentileri yüksek düzeydedir. Akademik öz yeterlik, akademik erteleme ve üniversite mezuniyet beklentileri düzeyleri bakımından anlamlı bir fark bulunmamıştır. Akademik öz yeterlik ile akademik erteleme davranış düzeyleri arasında negatif yönde orta düzey; üniversite mezuniyet beklentileri arasında pozitif yönde düşük düzey ilişki bulunmaktadır. Öğrencilerin akademik erteleme davranış düzeyleri ile mezuniyet beklentileri arasında ise negatif yönde düşük düzey bir ilişki bulunmaktadır. Lisans öğrencilerinin akademik öz yeterlik, akademik erteleme ve mezuniyet beklentilerinde cinsiyet, fakülte ve sınıf düzeyi değişkenleri açısından farklılaşma yoktur. Öğrencilerin akademik öz yeterlikleri ile erteleme davranışlarında arasında negatif korelasyon bulunmaktadır. Öğrencilerin akademik öz yeterliklerinin güçlendirilmesi ile akademik erteleme davranışlarının azalabileceği yorumu yapılabilir. Ayrıca üniversite mezuniyet beklentilerinin yükselmesi de akademik öz yeterliklerin yükselmesi ve akademik erteleme davranışlarının düşmesiyle de kısmen ilişkilidir. Lisans öğrencilerinin disiplinli ve düzenli çalışmaları ve yüksek akademik öz yeterliğe sahip olması için fakülte ve bölümlerde destekleyici çalışmalar yapılması, yüksek mezuniyet beklentileri oluşması için de öğrencilerin kariyer planlamalarına yardımcı olacak etkinlikler düzenlenmesi faydalı olabilir. Ayrıca bu konuyla ilgili olarak farklı değişkenler kullanılarak araştırma konusu çeşitlendirilebilir.

Akademik ertelemeAkademik öz yeterlilikKariyer beklentileri
Emre Çayir
Eskişehir Osmangazi University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Beden eğitimi ve spor öğretmen adaylarının öğretmenlik mesleğine yönelik tutumları ve akademik öz yeterlilik düzeylerinin incelenmesi

Bu araştırmada "Beden Eğitimi ve Spor Öğretmeni Adaylarının Öğretmenlik Mesleğine Yönelik Tutumları ve Akademik Öz Yeterlilik Düzeylerinin İncelenmesi (Orta Karadeniz Bölgesi Örneği)" amaçlanmıştır. Araştırma grubu 18-35 yaş arasında olan 3. sınıflarda 248 öğrenci ve 4. sınıflarda ise 156 öğrenci olmak üzere toplam sağlıklı ve gönüllü 404 öğrenciden oluşmaktadır. Veri toplama işlemlerinde 11 sorudan oluşan kişisel bilgi formu, akademik öz yeterliliklerini ölçmek için Ekici (2012) tarafından geliştirilen "Akademik Öz-Yeterlik (AÖY)" ölçeği ve Öğretmenlik mesleğine yönelik tutum düzeyini ölçmek için Ünver ve ark. (2008) tarafından geliştirilen "Öğretmenlik Mesleğine Yönelik Tutum Ölçeği (ÖYTÖ)" kullanılmıştır. Bağımsız grupların karşılaştırılmasında Independent Samples t testi, bağımsız ikiden fazla grup için ise tek yönlü varyans analizi (One-Way ANOVA) ve Tukey HSD düzeltme testi kullanıldı. Sayısal değişkenler arasındaki ilişkilerin incelenmesinde Pearson Korelasyon Katsayısından yararlanıldı. İstatistiksel işlemler için bilgisayar destekli veri çözümleme programı SPSS 21.0 programı kullanıldı ve sonuçlar p<0.05 anlamlılık düzeyinde değerlendirildi. Sınıflara göre AÖY ve ÖYTÖ karşılaştırılmasında bilişsel, sosyal ve teknik boyutlarda 4. sınıfların daha yüksek puan almalarına rağmen sadece sosyal boyut düzeyinde anlamlı bir farklılık (p<0.05) bulunmuştur. Cinsiyete göre ve düzenli spor yapmalarına göre her iki düzeyde de anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Yaşa göre AÖY ve ÖYTÖ karşılaştırılmasında ise bilişsel boyutta anlamlı düzeyde bir ilişkinin olduğu görülmüştür (p<0.046). İllere göre AÖY ve ÖYTÖ karşılaştırılmasında bilişsel ve sosyal boyutta anlamlı bir ilişki olmamasına rağmen, teknik boyutta (p<0,039) ve ÖYTÖ parametrelerinde (p<0.000) anlamlı bir ilişki olduğu gözlenmiştir. AÖY ile ÖYTÖ arasındaki ilişkinin karşılaştırılmasında AÖY anketinin bilişsel boyutunun sosyal ve teknik boyutlar ile arasında pozitif orta düzeyde bir ilişki olduğu görülmüştür. ÖYTÖ ile ders başarısı arasında pozitif orta dereceli bir ilişki olduğu gözlenmiştir. Sonuç olarak; son sınıf öğrencilerinin kendilerini daha yeterli gördükleri, özgüvenlerinin daha yüksek olduğu ve yaş ilerledikçe bilişsel olarak daha da geliştikleri görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Akademik öz yeterlilik, öğretmenlik mesleğine yönelik tutum, beden eğitim ve spor öğretmenliğ

Akademik yetkinlikBeden eğitimiBeden eğitimi ve spor yüksekokulları+5
Tuncay Duman
Hitit University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Antrenörlerin öz yeterlilik ve antrenörlüğe yönelik tutum düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi (Orta Karadeniz örneği)

Bu çalışmanın amacı, Orta Karadeniz bölgesinde yer alan 5 ilde (Çorum, Samsun, Amasya, Ordu, Tokat) 2020/2021 sezonu için vizeli ve lisanslı farklı branşlardaki antrenörlere; antrenörlerin öz yeterlilikleri ile antrenörlerin tutum düzeylerinin arasındaki ilişkiyi incelenmek amacıyla yapılmıştır. Araştırmamızda ölçme aracı olarak (Koçak,2020).tarafından geliştirileren Antrenörlüğe Yönelik Tutum Ölçeği ile (Koçak, 2020) tarafından geliştirilen Antrenör Öz Yeterlik Ölçeği kullanılmıştır. Çalışmada elde edilen veriler SPSS 22.0 programı ile değerlendirilmiştir. Verilerin normal dağılımdan gelip gelmediğine kolmogorov-smirnov testi ile bakılmıştır. Veriler parametrik şartları sağladığı durumda, bağımsız iki grup için independent samples T -Testi, ikiden fazla grup için F testi (ANOVA) ile analiz edilmiş olup, ikiden fazla gruplu karşılaştırmalar için ANOVA kullanılırken, hangi grubun diğerlerinden farklı olduğunu belirlemek için homojenlik varsayımının sağlayanlarda scheffe, homojenlik varsayımını sağlamayanlarda tamhane's T 2 testleri kullanılmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkinin yönünün ve kuvvetinin belirlenmesinde pearson korelasyon analizi kullanılarak, yanılma düzeyi 0,05 olarak alınmıştır. Verilerin normal dağılım göstermediği tespit edilirse, iki gruplu karşılaştırmalar için Mann-Whitney U, çoklu grup karşılaştırması için kruskal Wallis testleri uygulanarak. Değişkenler arasındaki ilişkilerin test edilmesi için Spearman sıra sayılar korelasyon katsayısından faydalanılmış olup; Antrenörlük Öz yeterlilik toplam ve tüm alt ölçek puanları ile Antrenörlere yönelik tutum ölçekleri toplam ve tüm alt ölçek puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki bulunmuştur. Sonuç olarak çalışmamıza katılan antrenörler genel olarak yarısının 8 yıla kadar tecrübeye sahip oldukları görülmektedir.Antrenörlerin büyük bir oranı kamu sektöründe çalışan antrenörler olduğu, milli takım düzeyinde antrenörlük yapanların sayısının az olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmamda iller arasında AÖY ve alt ölçek puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir yeterlilik bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır..Antrenörlerin antrenörlük kademeleri arttıkça buna bağlı olarak performans yeterliliklerinde arttığı sonucuna ulaşılmıştır. 5. ve 4. kademe antrenörler diğer alt kademedeki antrenörlere göre daha çok performans yeterliliklerinin yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Akademik öz yeterlilikAntrenörAntrenör+5
Cemil Sağlam
Hitit University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Spor bilimleri alanında yükseköğrenim gören öğrencilerde akademik öz yeterlik ve akademik başarı ilişkisinin incelenmesi

Bu araştırmada spor bilimleri alanında yükseköğrenim gören öğrencilerin akademik öz yeterlik ve akademik başarıları arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmaya 2019-2020 eğitim-öğretim yılında Spor Bilimleri alanında yükseköğrenim gören son sınıf öğrencilerinden oluşan 455 kişi katılmıştır. Katılımcılara 6 sorudan oluşan kişisel bilgi formu ve 33 maddeden oluşan "Akademik Öz Yeterlik Ölçeği" uygulanmıştır. Verilerin analizi SPSS 21 programı ile analiz edilmiştir. Analizlerde anlamlılık düzeyi p<0,05 ve p<0,01 olarak kabul edilmiştir. Verilerin normal dağılım varsayımını karşılayıp karşılamadığı Kolmogorov-Smirnov Testi ile analiz edilmiştir. Elde edilen sonuca göre verilerin normal dağılım göstermediği belirlenmiştir. Buradan hareketle, katılımcıların akademik öz yeterliklerine yönelik inançlarının cinsiyete göre değerlendirilmesinde Mann-Whitney U Testi kullanılmıştır. Yaş, öğrenim gördüğü bölüm, refah düzeyi ve genel akademik not ortalamasına (GANO) göre değerlendirilmesinde ise Kruskal-Wallis Testi kullanılmıştır. Gruplar arasında anlamlı bulunan farklılığı belirlemek için LSD Testi kullanılmıştır. Öte yandan katılımcıların akademik öz yeterlik düzeyleri ile GANO arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığı Spearman Korelasyon Testi ile analiz edilmiştir. Sonuç olarak akademik öz yeterlik düzeyleri yüksek olan öğrencilerin genel akademik not ortalamalarının da yüksek olduğu ve kadın öğrencilerin erkek öğrencilere göre akademik öz yeterlik düzeylerinin daha yüksek olduğu belirlenmiştir.

Akademik başarıAkademik başarıAkademik öz yeterlilik+3
Ceylan Güney
Hitit University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim öğrencilerinin fiziksel okuryazarlık, akademik öz-yeterlik ve akademik başarı düzeyleri arasındaki ilişki

Bu çalışmanın amacı ortaöğretim öğrencilerinin Fiziksel Okuryazarlık, Akademik Öz-yeterlik ve Akademik Başarı düzeyleri arasındaki açıklayıcı ve yordayıcı ilişkileri ortaya koymaktır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama deseni kullanılmıştır. Ayrıca araş-tırmada hipotize edilen regresyon modelinde cinsiyet, okul türü ve spor yapıp yapmama du-rumu değişkenlerinin düzenleyici etkisi test edilmiştir. Çalışmanın örneklemini Çorum ili Mer-kez ilçesindeki 2023-2024 eğitim-öğretim yılında eğitim veren 47 ortaöğretim kurumunda öğrenim gören 706 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışmada veri toplama araçları olarak Kişisel Bilgi Formu, Fiziksel Okuryazarlık Ölçeği ve Akademik Öz-yeterlik ölçeği kullanılmıştır. Araş-tırma verilerinin çözümlenmesinde SPSS 25 paket programı kullanılmıştır. Betimsel analizler-de aritmetik ortalama (X̄) ve standart sapma (SS), karşılaştırmalı analizlerde bağımsız örnek-lemler t-Testi, değişkenler arası ilişkilerin test edilmesinde Pearson Moment Çarpımlar Kore-lasyon katsayısı (r) ve düzenleyici etkilerin anlamlılığının test edilmesinde ise Hayes PROCESS Macro eklentisinde Model 1 kullanılmış olup 5000 BC Bootstrap yeniden örnekle analizler gerçekleştirilmiştir. Araştırmada betimsel bulgular incelendiğinde, öğrencilerin fiziksel aktivitelerle olan tercih ve duygusal tepkilerinde belirgin farklılıklar olduğu sonucu ortaya çıkmıştır. Öğrencilerin açık alandaki aktivitelerde (X̄ = 3.42) kendilerini daha iyi hissederken, buzda yapılan aktivitelerde (X̄ = 1.66) kendilerini daha az yeterli hissettikleri saptanmıştır. Bu bulgular, okulların fiziksel aktivitelere katılımın teşvik edilmesi açısından öğrencilerin tercihlerini ve ihtiyaçlarını daha iyi anlamaları ve dikkate almaları gerekliliğine işaret etmektedir. Değişkenler arası korelas-yonlar incelendiğinde, Fiziksel Okuryazarlık ile Akademik Öz-yeterlik (r = ,317, p <.05) ve Algılanan Akademik Başarı (r = ,119, p<.05) arasında pozitif yönlü orta düzeyde, ayrıca Aka-demik Öz-yeterlik ile Bildirilen Yıl Sonu Başarı Puanları (r = ,378, p< .05) ve Algılanan Akade-mik Başarı ( r = ,283, p< .05) arasında pozitif yönlü orta düzeyde anlamlı ilişkiler olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte çoklu doğrusal regresyon analizi sonuçlarına göre Akademik Öz-yeterlik, Akademik Başarıyı yordayan (β= ,288; t= 7,589; p < .05) önemli bir faktör olarak or-taya çıkmıştır. Öğrencilerin Fiziksel Okuryazarlık ortalama puanları cinsiyet grupları açısın-dan karşılaştırıldığında, ortalama puanların erkek öğrenciler lehine istatistiksel olarak anlamlı farklılık gösterdiği (t704 = -3,83, p < .05) tespit edilmiştir. Okul türü değişkenine göre ortalama puanlar karşılaştırıldığında, Fiziksel Okuryazarlık (t704 = -2,064, p< .00) ve Bildirilen Yıl Sonu Başarı Puanları (t704 = -8,92, p < .00) açısından özel okul öğrencileri lehine istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmıştır. Ayrıca düzenli spor yapan öğrencilerin Fiziksel Okuryazarlık (t704 = 12,60, p < .05], Akademik Öz-yeterlik (t704 = 3,45, p < .05) ve Algılanan Akademik Başarı ortalama puanlarının [t704 = 2,27, p < .05] spor yapmayan öğrencilere göre istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde daha yüksek düzeyde olduğu saptanmıştır. Bu bulgular, sporun öğrencilerin bütüncül gelişiminde olumlu bir rolü olduğuna ilişkin kanıtlar sunmaktadır. Çalışma sonucun-da, düzenli spor yapan öğrencilerin Fiziksel Okuryazarlık, Akademik Öz-yeterlik ve Akademik Başarı ortalama puanlarının düzenli spor yapanlar lehine anlamlı bir şekilde farklılaşmış oldu-ğu saptanmış olsa da hipotize edilen modelin akademik başarı üzerindeki varyansın önemli bir kısmını açıklayamadığı göz önünde bulundurularak gelecek araştırmalarda akademik başarıyı etkileyen diğer faktörlerin de modele dahil edilmesi önerilmiştir.

Akademik başarıAkademik öz yeterlilikFiziksel okuryazarlık
Damla Nur Şahin Paşaoğlu
Hitit University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Bir akademik gelişim modeli tasarımı ve uygulanabilirliğinin değerlendirilmesi

Bu araştırmada yükseköğretim için işlevsel bir akademik gelişim modeline rehberlik edecek ilkelerin geliştirilmesi amaçlanmıştır. Bunun yanı sıra geliştirilen ilkeler doğrultusunda akademik gelişim modeli tasarlayarak, tasarlanan modelin uygulanabilirliğini test etmek de hedeflenmiştir. Çalışma ülkemizde akademik gelişimin dünyada kabul edilen şekliyle kavramsallaştırıldığı ve bu alanda yapılan ilk uzamsal ve açımlayıcı araştırma olması nedeniyle önemli olduğu düşünülmektedir. Araştırmanın temelini oluşturduğu faydacı ve yorumlamacı paradigmaları gereği çalışmada Tasarım Tabanlı Araştırma (TTA) yaklaşımı benimsenmiştir. Çalışma kapsamında tasarlanan Akademik Gelişim Modeli (AGM) toplam iki defa uygulama, değerlendirme ve yeniden uygulama döngülerinden oluşan sürece tabi tutulmuştur. AGM'nin etkililiğini değerlendirme süreci katılımcı algıları, katılımcı öğrenmesi, kurumsal destek ve katılımcıların yeni bilgileri kullanma yeterliği gibi dört boyuta dayalı olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırma sürecinde nitel ve nicel veriler toplanmıştır. Veriler veri çeşitlemesi ilkelerine dayalı olarak toplanmıştır. Elde edilen nitel veriler betimsel ve içerik analizi, nicel veriler ise betimsel istatistik yöntemiyle çözümlenmiştir. Çalışmanın sonucunda akademik gelişim modeli tasarımına rehberlik edebilecek 10 ilke geliştirilmiştir. Bu ilkeler doğrultusunda bir akademik gelişim modeli taslağı da geliştirilmiştir. Bunun yanı sıra üniversitelerde akademik gelişimin başarısını etkileyen etmenler ortaya konulmuştur. Araştırmanın sonuçları doğrultusunda politika yapıcılar, araştırmacılar ve uygulayıcılara öneriler geliştirilmiştir. Anahtar kelimeler: yükseköğretim, akademik geliĢim modeli, tasarım tabanlı araĢtırma

Akademik gelişim modeliAkademik kariyerAkademik yetkinlik+6
Lola Bulut
Gaziantep University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite giriş sınavlarına hazırlanan öğrencilerin akademik beklentilere ilişkin stres ve öznel iyi oluş düzeylerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, üniversiteye giriş sınavı hazırlık öğrencilerinin akademik beklentilere ilişkin stres düzeyleri ile öznel iyi oluş düzeyleri arasındaki ilişkinin bazı demografik değişkenler açısından incelemektir. Araştırma, betimsel yöntem ve ilişkisel tarama modeline göre desenlenmiştir. Araştırmada kullanılan veriler, 2013-2014 Öğretim Yılında, Adıyaman il merkezinde bulunan 11 özel dershaneden, seçkisiz küme örnekleme yöntemi ile her dershaneden seçilen biri mezun diğeri 12. Sınıf öğrencilerinden oluşan 2 şubeden toplanmıştır. Araştırmaya üniversite giriş sınavlarına hazırlanmakta olan 353 öğrenci katılmıştır. Veri toplama araçları olarak Ang ve Huan (2006) tarafından geliştirilen "Academic Expectation Stress İnventor" adlı ölçeğin; Kelecioğlu ve Bilge (2009) tarafından Türkçeye uyarlanmış biçimi olan "Akademik Beklentilere İlişkin Stres Envanteri" ile Dost(2005) tarafından geliştirilen " Öznel İyi Oluş Ölçeği" ve araştırmacı tarafından geliştirilen "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Verilerin analizinde Spearman Brown sıra farkları korelâsyon katsayısı testi tekniği, aritmetik ortalama, standart sapma, yüzdelik dağılım, Levene F Testi, parametrik olmayan testlerden Kruskal Wallis Testi ve Mann Whitney-U testi, farkların kaynağını belirlemek için Post-Hoc analiz tekniklerinden Dunnet-T3 çoklu karsılaştırma testi uygulanmıştır. Araştırmanın temel ve alt problemlerine cevap bulma sürecinde, SPSS 18.0 (Statistical Packet for The Social Science 18.0) paket programından yararlanılmıştır. Araştırma verilerinin analizi sonucunda öğrencilerinin akademik beklentilere ilişkin stres düzeyi ile öznel iyi oluş düzeyi arasında orta düzeyde, negatif yönde, anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Araştırmaya katılan öğrencilerin akademik beklentilere ilişkin stres düzeyleri üzerinde cinsiyet, baba eğitim durumu, sosyo-ekonomik durum, okul türü, algılanan başarı düzeyi değişkenleri, anlamlı farklılık yaratırken, anne eğitim durumu, mezuniyet ve özel ders alma durumu değişkenlerinin anlamlı farklılık yaratmadıkları saptanmıştır. Öznel iyi oluş düzeyleri üzerinde okul türü ve algılanan başarı değişkenleri anlamlı fark yaratırken; cinsiyet, sosyo-ekonomik durum, anne-baba eğitim durumu, mezuniyet durumu ve özel ders alma durumu değişkenlerinin anlamılı fark yaratmadığı tespit edilmiştir. Bulgular ilgili literatür verileri ışığında tartışılmıştır. Araştırmanın sonunda elde edilen bulgulara dayalı olarak öneriler geliştirilmiştir. Anahtar kelimeler: Akademik Beklentilere ilişkin Stres, Akademik Stres, Öznel İyi Oluş, Üniversite Giriş Sınavları

Akademik başarıAkademik değişkenlerAkademik yetkinlik+7
Yusuf Zeytin
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Öğrenmede öz-düzenleme yetkinlik algısına ilişkin bir ölçek geliştirme çalışması

ÖZET ÖĞRENMEDE ÖZ-DÜZENLEME YETKİNLİK ALGISINA İLİŞKİN BİR ÖLÇEK GELİŞTİRME ÇALIŞMASI Huriye TÜRKMEN Yüksek Lisans Tezi, Eğitim Bilimleri Anabilim Dalı Danışman: Yrd. Doç. Dr. Meral ATICI Nisan, 2004, 107 Sayfa Bu çalışma, lise öğrencilerinin öğrenmede öz-düzenleme yetkinlik algılarını ölçmeye yönelik bir ölçme aracı geliştirmek amacıyla yapılmıştır. Ölçeğin geliştirilmesi altı aşamada gerçekleştirilmiştir: Birinci aşamada, lise öğrencilerinin öğrenmede öz-düzenleme yetkinliği hakkında madde havuzu oluşturmak amacı ile nitel araştırma yöntemlerinden görüşme kullanılarak, başarı düzeyi yüksek ve düşük toplam 8 öğrenciye öğrenme ve akademik görevlerini yerine getirme davranışlarını etkileyen faktörlerle ilgili sorular yöneltilmiştir. Elde edilen nitel verilerden ve literatürden yararlanılarak madde havuzu oluşturulmuştur. İkinci aşamada, 100 maddeden oluşan ve 5 noktalı derecelendirmeyle taslak ölçeğe dönüştürülen madde havuzu, farklı cinsiyet, okul, sınıf düzeyi ve alanlardan 593 kişilik bir örnekleme uygulanmıştır. Elde edilen verilerle yapılan açıklayıcı faktör analizi sonuçlan doğrultusunda 5 faktörlü ve 14 maddeli bir ölçek oluşmuştur. Üçüncü aşamada, 5 faktör yapışma sahip ve 14 maddeden oluşan ölçek 858 kişilik bir örnekleme uygulanmıştır. Elde edilen veriler rastlantısal bir biçimde ikiye ayrılmış, ilk yansıyla açıklayıcı ve Cronbach Alfa güvenirlik katsayıları hesaplanmıştır, ikinci yansında ise, doğrulayıcı faktör analizi öğrencilerin ölçekten aldıkları puanlar ile cinsiyet, sınıf düzeyi ve alanlar arasında anlamlı bir farklılık olup olmadığı11 araştırılmıştır. Öğrencilerin yıl sonu ortalamaları ile ölçekten aldıkları puanlar arasındaki ilişki incelenmiştir. Dördüncü aşamada, benzer ve ayırdedici geçerlik çalışmaları yapılmıştır. Ölçek, 86 kişilik bir öğrenci grubuna, benzer ölçek olarak Matematik Yetkinlik Beklentisi Bilgilendirici Kaynaklar Ölçeği ve ayırdedici ölçek olarak Smav Kaygısı Envanteri ile birlikte uygulanmış. MYB-BKÖ alt ölçeklerinden kişisel performanslar alt ölçeği ile ÖDYAÖ Bilişsel Düzenlemeler alt ölçeği arasında.42 (p<01) düzeyinde, Model Alma alt ölçeği ile Sınıf Ortamına İlişkin Düzenlemeler alt ölçeği arasında.37 (p<.01), Yetişkin ve Akran Görüşü Alma arasında.46 (p<.01) ve Planlama ile İlgili Düzenlemeler alt ölçeği arasında.31 (p<.01) düzeyinde anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. MYB-BKÖ Cesaretlendirilme alt ölçeği ile ÖDYAÖ Bilişsel Düzenlemeler alt ölçeği arasında.36 (p<05) düzeyinde, Heyecanlanma ile Yetişkin ve Akran Görüşü Alma arasında da.35 (p<.01) düzeyinde anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. SKE toplam puan ve Duyuşsal alt ölçeği ile ÖDYAÖ alt ölçeklerinden Yetişkin ve Akran Görüşü Alma arasında.28 ve Kuruntu alt ölçeği ile ise.23 (p<.01) düzeyinde anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. SKE -Kuruntu alt ölçeği ile ÖDYAÖ- Bilişsel Düzenlemeler alt ölçeği arasında ise -.20 (p<.05) düzeyinde anlamlı bir ilişki olduğu ortaya çıkmıştır. Beşinci aşamada, ölçeğin 81 kişilik test-tekrar test çalışması, ölçeğin iki hafta ara ile uygulanması sonucu gerçekleştirilmiştir. Test-tekrar test korelasyon değeri ÖDYAÖ alt ölçekleri için sırasıyla Sınıf Ortamına İlişkin Düzenlemeler için.64, Bilişsel Düzenlemeler için.73, Yetişkin ve Akran Görüşü alma için.62 ve Planlama ile İlgili Düzenlemeler için.50 olarak bulunmuştur. Son aşamada ise, ölçekten yüksek ve düşük puan alan 8 öğrenciyle görüşme yapılmış, ve ölçeğin geçerliği nitel verilerle desteklenmiştir. Anahtar kelimeler: Öğrenmede Öz-Düzenleme Yetkinliği, Yetkinlik Beklentisi, Akademik Yetkinlik Beklentisi, Öz-Düzenleme Stratejileri, Akademik Basan.

Akademik başarıAkademik yetkinlikLise öğrencileri+7
Huriye Türkmen
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00

Related subjects