Amasya

73 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Hüseyin Hüsâmeddin ve Amasya Tarihi adlı eseri

Hüseyin Hüsâmeddin Yasar, Türk kültürü, tarihi ve edebiyatı üzerine araştırmalar yapmış ve çeşitli eserler kaleme almış bir müelliftir. Eserleri arasında en kapsamlı ve en tanınmış olanı şüphesiz Amasya Tarihi adlı eseridir. Amasya'da yaşayan âlimlerin, meşhur kişilerin hayat hikâyelerini yazmak amacıyla araştırma ve incelemelerine başlayan Hüseyin Hüsâmeddin Yasar çalışmasının kapsamını genişleterek genel bir Türk tarihine dönüştürmüştür. Çalışmasını Amasya merkezli kaleme almış olması sebebiyle, eseri şehir tarihi çalışmalarının öncülleri arasında yer almıştır. Eser içeriği, kapsamı, anlatımı gibi yönleriyle diğer alan çalışmalarından farklılaşmıştır. Olayların aktarımında vermiş olduğu, başka kaynaklarda rastlanmayan bilgiler sebebiyle alan çalışmaları içerisinde eser ve yazara dair çeşitli görüşler ortaya çıkmıştır. Eser ile alakalı yapılan eleştiriler ve övgüler, eserin geniş bir tarihsel aralığı kapsaması sebebiyle, araştırmacıların incelemekte olduğu döneme göre farklılıklar göstermiştir. Özellikle Amasya'nın Osmanlı idaresi altındaki dönemi araştırmacılar tarafından yoğun şekilde incelenmiştir. Bu dönemle alakalı aktarmış olduğu bilgiler dönem kaynakları ile karşılaştırılmış, bilgilerin doğruluğu tespit edilmeye çalışılmıştır. Bunun yanı sıra Hüseyin Hüsâmeddin'in tarih anlayışı, olaylar üzerine yaptığı yorumlar, varmış olduğu sonuçlar üzerinde durulmuştur. Eser ve yazar hakkında yapılan inceleme ve araştırmalara bakıldığında ağırlıklı olarak Osmanlı Devleti döneminin incelendiği görülmektedir. Oysa en az Osmanlı dönemi kadar değerli olan Osmanlı öncesi dönemine dair aktarmış olduğu bilgiler ve yapmış olduğu yorumlar biraz geri planda bırakılmıştır. Bu tez eserin ihmal edilmiş bu kısmı üzerinde yoğunlaşarak ihtiva ettiği bilgilerin kaynaklık değerini ve genel anlamda da Hüseyin Hüsameddin'in tarihçiliğini ele almayı amaçlamaktadır.

AmasyaAnadoluOrta Çağ+2
Abdullah Batuhan Atılgan
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Amasya merkez ilçesinin kaya düşmesi tehlikesi açısından değerlendirilmesi

Orta Karadeniz Bölümü'nde bulunan ve Yeşilırmak'ın kenarında dar bir vadi içerisine kurulmuş olan Amasya bulunduğu coğrafya itibariyle sel, taşkın, kaya düşmesi ve deprem gibi doğal afetlerle daima karşı karşıya kalmıştır. Geçmişten günümüze kadar kaya düşmelerinin yaygın olarak gerçekleştiği Amasya merkez ilçesinde kaya düşmesi tehlike ve riski devam etmektedir. Bu çalışmada yüksek çözünürlüklü sayısal yüzey modelleri (SYM) üzerinden gerçekleştirilen üç boyutlu (3B) kaya düşmesi modelleri ile kent merkezindeki kaya düşmesi tehlikesi olan alanların belirlenmesi amaçlanmıştır. Yüksek çözünürlüklü SYM verilerinden kaya düşme potansiyeline sahip kaynak zonlar ve düşmüş kaya bloklarının ortalama boyutlarına göre RAMMS: Rockfall Version 1.7.65 programından 192 bin adet kaya düşmesi simülasyonu gerçekleştirilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre, çalışma alanının büyük bir bölümü; kentin kuzey kesiminde Kırklar Dağı ve Harşena Dağı eteklerinde, güney kesiminde ise Çakallar mevkiinde, olası model sonuçlarına göre kaya düşmesi tehlikesi devam etmektedir. Bu sonuçlara göre, kaya bloklarının kinetik enerji, hız ve sıçrama yüksekliğine ait değerler maksimum hasara neden olma derecesine sahipken, bunun yanısıra düşen blokların ilerleme potansiyeli göz önüne alındığından, birçoğunun yerleşim birimlerine ulaştığı görülmüştür.

AmasyaGörüntüleme-üç boyutlu
Akif Okyay
Niğde Ömer Halisdemir Üniversity · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Eosen çeltek formasyonunun Çeltek (Amasya) ve Sorgun (Yozgat) sahalarında organik jeokimyasal incelemesi ve hidrokarbon türüm potansiyeli

Eosen yaşlı Çeltek Formasyonu'na ait bitümlü şeyllerin, Çeltek (Amasya) ve Sorgun (Yozgat) sahalarındaki organik jeokimyasal özellikleri incelenerek hidrokarbon türüm potansiyelleri belirlenmiştir. Bu amaçla, bitümlü şeyl örneklerinin Piroliz, Modified Fischer Assay (MFA), Gaz Kromatografi (GC), İnce Tabaka Kromatografi analizleri yanında Organik Petrografik incelemeler ve Organik Fasiyes analizleri yapılmıştır. Eosen yaşlı Çeltek Formasyonu, Çeltek (Amasya) Havzası'nda menderesli akarsu ve göl litofasiyes topluluklarından oluşurken, Sorgun (Yozgat) Havzası'nda ise denizin transgresyonu öncesi deniz etkisi olmayan olasılıkla karasal-gölsel bir ortamda çökelmiştir. Eosen yaşlı Çeltek Formasyonu'na ait bitümlü şeyller, her iki havzada da anoksik-disoksik özellik gösteren birikme şartlarında çökelme özelliği göstermiş ve organik maddenin içerikleri sırasıyla ortalama %wt 9,71 ile %wt 6,19'dur. Çalışılan örneklerin Çeltek (Amasya) ve Sorgun (Yozgat) sahalarında kerojen tipinin Tip I ve Tip-II olduğu ve petrol türetme potansiyeline sahip oldukları belirlenmiştir. Çeltek (Amasya) ve Sorgun (Yozgat) sahalarında ortalama Tmax ölçümleri sırasıyla 439,6 ve 435,04 (℃)'dir. İncelenen örneklerin petrol potansiyellerinin belirlenebilmesi amacıyla MFA analizi yapılmış ve Çeltek (Amasya) sahasının % petrol (w/w) değerinin ortalama %5,13 ile orta ekonomik, Sorgun (Yozgat) sahasına ait örneklerin ise ortalama %2,20 ile ekonomik olmadığı belirlenmiştir.

AmasyaBitümlü şistlerHidrokarbonlar+3
Ebru Erdoğan
Ankara University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

10 numaralı (H.1061-1064/M.1651-1654) Amasya Şer'îyye sicilitranskripsiyonu ve değerlendirilmesi

H.1061-1064/M.1651-1654 tarihli şer'iyye sicil defterinin transkripsiyonunu yapmak ve defterde bulunan belgelerin konularına göre tasnifi ve değerlendirmesini yapmak sûretiyle Amasya'nın idari, sosyo-kültürel ve ekonomik yapısı araştırmacılara sunulmaya çalışılmıştır. Bu çalışma üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde, 10 No'lu Şer'iyye Sicili'nin tanıtımı ve değerlendirilmesine yer verilmiştir. Defterdeki belgeler konularına göre iki başlık altında değerlendirilmiştir. Bu başlıklardan biri;merkezden eyalete gelen yazılar, diğeri ise; kadılar tarafından tutulan kayıtlar olarak sınıflandırılmıştır. Merkezden eyalete gelen yazılar; ferman, berat, buyuruldu, temessük ve tezkire alt başlıklarında incelenmiş olup belge türleri hakkında bilgi verilerek, belgelerden örneklerle yorumlamalar yapılmıştır.Kadılar tarafından tutulan kayıtlar bölümünde bulunan belgeler, konularına göre tasnif edilip, sicilde yer alan örneklerle yorumlanmaya çalışılmıştır. Osmanlı Devleti'nde yargı sistemi, mahkeme ve mahkeme görevlileri, şer'iye sicillerinin tanımı ve kapsamı hakkında açıklayıcı bilgiler verilmeye çalışılmış; günümüzde şer‛iye sicillerinin durumu ve bu konuda yapılan çalışmalara değinilmiştir.İkinci bölümde,transkripsiyonu yapılan 10 No'lu Şer'iyye Sicili'nden istifade edilerek çıkarılan özetler yer almaktadır.Üçüncü bölümde ise, "10 Numaralı Amasya Şer'iye Sicili Defteri"nin transkripsiyonlu çevirisi okuyucuya sunulmuştur.

AmasyaOsmanlı DevletiOsmanlı Dönemi+2
Mehtap Çiçek
Muğla Sıtkı Kocman University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Amasya Harşena Kalesi ve Kızlar Sarayı kazıları lüle buluntuları

Lüle, tütün ve benzeri maddelerin içine doldurulup fincan gibi ağzı açık ve yan tarafında deliği bulunan içim aletidir. 1554 yılında Şam'dan Şems, Halep'ten Hakem adlı iki tüccar İstanbul'a gelerek ilk kahvehaneleri açmışlardır. Din dışı kültür ve toplanma mekânları olan kahvehanelerde 17. yüzyılın başında tütünün de Osmanlı topraklarına girmesiyle kahve ve lüle vasıtasıyla tütün beraber tüketilmiştir. Bu çalışma, 2009-2021 yılları arası Prof. Dr. E. Emine Naza Dönmez başkanlığında yürütülen Harşena Kalesi ve Kızlar Sarayı Kazısı lüle buluntularının araştırılması amacıyla hazırlanmıştır. Tez kapsamında el sanatları içinde önemli bir yere sahip olan lülelerin incelenip farklı kazılarda ele geçen buluntularla karşılaştırması yapılarak benzer örneklerinin ortaya konulması amaçlanmıştır. Harşena Kalesi ve Kızlar Sarayı Kazısı 2009-2021 yılları arası çalışmalarında 216 lüle ve lüle parçası ele geçirilmiştir. 70 adet lüle ve lüle parçasının fotoğrafları çekilip çizimleri yapılarak kataloğu oluşturulmuştur. İncelenen eserlerin ölçüleri alınmış, hamur ve astar renkleri belirtilmiş, tanımlamaları yapılmış, süsleme ve tipleri bakımından tarihlendirmeleri yapılmaya çalışılmıştır. Tipi tespit edilebilen lüleler çanak ve kaide biçimlerine göre gruplandırılmıştır. Çanak şekillerine göre yuvarlak çanaklı, basık yuvarlak çanaklı, silindir çanaklı, süzgeç çanaklı, lale biçimli çanaklı ve karinalı çanaklı lüleler; kaide biçimlerine göre disk kaideli lüleler olmak üzere yedi tip belirlenmiştir. Harşena Kalesi ve Kızlar Sarayı lüleleri, hamur rengi, tip ve form özellikleri nedeniyle 17. yüzyıl ile 19. yüzyıl arasına tarihlenmektedir.

AmasyaAmasya kalesiArkeoloji+6
Fatih Samet Canıbek
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Amasya camilerinde ahşap bindirme tavan

Bu tez kapsamında Amasya merkez, ilçe ve köylerinde en erken tarihlisi 1426 yılına ait ahşap bindirme tavanlı otuz bir cami tespit edilmiş, yapıların tavan örtüleri kuruluş ve biçimlerine göre sınıflandırılarak incelenmiştir. Tavanların ikisi kirişlemeleri üstten kaplamalıyken; diğer tüm tavanlar kirişlemeleri alttan kaplamalıdır. XV-XX. yüzyılın son çeyreği arasında inşa edilen bu camiler içerisinde XVI. yüzyıla ait bindirme tavanlı herhangi bir örnek bulunmamaktadır. XVII. yüzyıla ait iki, XVIII. yüzyıla ait bir, XIX. yüzyıla ait altı camide ahşap bindirme tavan bulunmaktadır. Ağırlıklı olarak Cumhuriyet Dönemi'ne tarihlenen örneklerle karşılaşılması dikkat çekicidir. XX. yüzyıl ilk yarısına ait iki, ikinci yarısının ilk çeyreğine ait on beş, ikinci yarının son çeyreğine ait dört camide ahşap bindirme tavan bulunmaktadır. Ahşap tavan, Anadolu'da eski çağlardan bu yana daha çok kare ya da kareye yakın dikdörtgen, nadiren dairesel tabanlı mekân boşluklarının örtülmesinde kullanılagelen oldukça ekonomik bir örtü biçimidir. Ahşap kirişler yardımıyla genellikle mekânı bölen herhangi bir taşıyıcıya gerek duyulmaksızın çok değişik biçim ve tekniklerde mekân boşluğu kolayca geçilerek örtülebilmektedir. Alttan kaplamasız ahşap kırma tavan ve türevleri dışında genellikle düz ve bindirmeli olmak üzere başlıca iki teknikte yapılırlar. Hem ahşap hem kârgir malzemede uygulanabilen bindirme tekniği, özellikle tavan kuruluşlarında değişik biçimlerin elde edilmesine imkân vermekte ve kolay statik çözümlemeler sağlamaktadır. Bu nedenle çok eski tarihlerden bu yana mimaride mekân örtüsü olarak sevilerek kullanılmışlardır. Bindirme tekniğinin, taşıyıcı tavan kirişlerinin kuruluşuna göre her biri kendi içinde alt başlıklara ayrılabilen, biri paralel taşıyıcı kiriş, diğeri köşeli bindirilen kiriş esasına dayanan başlıca iki uygulama biçimi vardır. Amasya camilerinin ahşap bindirmeli tavanlarında her iki türün de örnekleri görülmektedir. Amasya Merzifon ilçesi II. Murad Camii, Amasya merkez Üçler Camii, Amasya merkez Kaleköy Camii ve Kızılkışlacık Köyü Camii'nde ana tavan kirişlemeleri birbirine paraleldir. Amasya Camilerinin kirişleri köşeli birleşen tavan örnekleri, döner eksenli bindirme ve iç içe bindirmeli tavan olmak üzere başlıca iki grupta toplanabilmektedir. Hanife Hatun Camii, İlyasköy Camii, Belmebük Köyü Camii, Aydınca Köyü Camii, Mahmatlar Köyü Camii, Sarılar Köyü Camii, Dadı Köyü Camii ve Mahmatlar Köyü Yol Kenarı Camii tavanı olmak üzere Amasya camilerinin sekizinin örtüsünde döner eksenli bindirme tekniği kullanılmıştır. Eyüp Çelebi Camii, Büyük Hacı Hasan Camii, Yukarı Baraklı Köyü Camii, Akyazı Köyü Camii, Şıhlar Köyü Camii, Ortaova Köyü Camii, Çavuş Köyü Camii, Kayabaşı Mahallesi Camii, Yıldız Köyü Camii, İpekköy Camii, Yeşilören Köyü Camii, Karasenir Mahallesi Camii, Serçoban Mahallesi Tamlar Camii, Karakise Köyü Camii, Köprübaşı Camii, Aktarla Köyü Camii, Kızılca Köyü İstasyon Camii, Sarıyar Köyü Aşağıova Camii'nden oluşan on sekiz cami yapısının tavan örtüsü ise iç içe bindirmelidir. Bu çalışmanın en önemli sonucu Asya'dan Anadolu'ya uzanan geniş bir coğrafi alanda, köklü bir tarihi geçmişi bulunan ahşap bindirmeli tavan tipinin, özellikle Cumhuriyet Dönemi'nde olmak üzere Amasya dahilinde de uygulandığının tespiti olmuştur. Anahtar Kelimeler: Amasya, bindirme, tavan, ahşap, kiriş.

Ahşap tavanAmasyaCamiler+1
Neslihan Korkmaz
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Yetiştirme yurtlarında ve sevgi evlerinde yaşayan farklı fiziksel aktivite düzeylerine sahip çocukların bazı psikolojik parametrelerinin incelenmesi (Amasya-Çorum örneği)

CERİT Emrah. "Yetiştirme Yurtlarında ve Sevgi Evlerinde Yaşayan Farklı Fiziksel Aktivite Düzeylerine Sahip Çocukların Bazı Psikolojik Parametrelerinin İncelenmesi (Amasya- Çorum Örneği)" Doktora Tezi, ÇORUM, 2018. Bu çalışma Amasya ve Çorum Yetiştirme yurtlarında ve Sevgi Evlerinde kalan 14-17 yaşlarındaki kız ve erkek çocukların farklı fiziksel aktivitelere katılım düzeyleri, saldırganlık tutumları ve yalnızlık gibi durumları arasındaki farklılıkların belirlenmesi amacı ile yapılmıştır. Çocukların, gençlerin ve yetiştirme yurtlarında kalan çocukların psikolojik ölçüm değerleri ile ilgili çeşitli araştırmalar yapılmış olmasına karşın, ülkemizde 14-17 yaş arası yetiştirme yurtlarında ve sevgi evlerinde kalan çocukların fiziksel aktivite düzeylerinin bazı psikolojik parametrelerini irdeleyen araştırmaya çok az sayıda rastlanmıştır. Bu nedenle, farklı fiziksel aktivite düzeylerine sahip çocukların psikolojik parametrelerinin incelenmesi açısından önemlidir. Çalışma yöntemi olarak Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Amasya İl Müdürlüğü'ne bağlı Amasya erkek-kız yetiştirme yurtlarında ve sevgi evlerinde kalan 95 erkek, 85 kız ve Çorum İl Müdürlüğü'ne bağlı erkek-kız yetiştirme yurtlarında, sevgi evlerindeki 78 erkek, 64 kız olmak üzere toplam 322 çocuğa ulaşılmıştır. Çocuklara kişisel bilgi formu, atılgan saldırganlık, saldırganlık ve yalnızlık envanterleri uygulanmıştır. Araştırmanın istatistiksel çözümlemeleri SPSS 20 programına göre değerlendirilmiştir. Farklı fiziksel aktivite düzeyleri ve spor yapma sıklığına yönelik veriler kişisel bilgi formundaki sorulardan çıkarımsal olarak elde edilmiştir. Bu nedenle herhangi bir fiziksel aktivite uygulaması yapılmamıştır. Verilerin analizine göre farklı yaş grupları arasında yalnızlık, atılgan saldırganlık düzeyleri açısından anlamlı farklılık bulunmaktadır (p<0.05).Yaş arttıkça atılgan saldırganlıkta artış görülürken yalnızlık düzeylerinde ise azalma görülmektedir. Haftada 3 gün ve üzeri fiziksel aktivite yapanların, yapmayanlara göre atılgan saldırganlık puanları yüksek iken yalnızlık puanları ise düşük olduğu söylenebilir. Sonuç olarak fiziksel aktivitenin olumlu etkilerinin yanı sıra yetiştirme yurdundaki ve sevgi evlerindeki çocukların duygusal gelişimlerine de olumlu katkı yapacağının bilinmesi daha da iyisi kişilerin bunu yaşam tarzı olarak benimsemelerinin sağlanması etkili olacaktır.

AmasyaAtılganlıkFiziksel aktivite+6
Emrah Cerit
Hitit University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

H. 1182 şer`iyye siciline göre Amasya'nın idari, sosyal, siyasi ve iktisadi yapısı

18. yüzyılAmasyaEkonomik yapı+6
Yılmaz Karadeniz
İnönü University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
1996
00
Master'sOpen AccessTR

Amasya Şer`iyye Sicili

AmasyaAmasya SancağıOsmanlı Devleti+2
Yakup Tuncel
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2001
00
Master'sOpen AccessTR

Amasya şehir merkezindeki dini ziyaret yerleri

Coğrafi konumu ve tarihi yönüyle Amasya; birçok kültürün, milletin yaşam alanı olarak seçtiği, Osmanlı Devleti zamanında da Osmanlı şehzadelerin yetiştirildiği önemli kültürel zenginliklere sahip bir yer olmuştur. Çalışmamız; giriş kısmı, dört bölüm ve sonuç kısmından oluşmaktadır. Giriş kısmında; araştırmanın konusu, amacı, önemi, yöntemi, kapsamı ve sınırlılıklarından bahsediliştir. Ve sonunda tanımlar kısmına yer verilmiştir. Birinci bölümde; kısaca Amasya tarihi ve coğrafi durumu/sosyo-kültürel yapısına yer verilmiştir. İkinci bölümde; dini ziyaret; sosyolojik bir anlama ve dini ziyaret yerleri ve ziyaret ediliş amaçları ele alınıştır. Üçüncü bölümde; Amasya şehir merkezindeki dini ziyaret yerlerine gidilerek yapılan incelemeler, mülakatlar ve bunun neticesindeki nesnel yorumlara yer verilmiştir. Dördüncü bölümde; Amasya şehir merkezindeki dini ziyaret yerleri sosyolojik bir yaklaşım ile değerlendirilmiştir. Sonuç kısmında ise elde edilen bilgilerin sonuç ve değerlendirilmesi yapılmıştır. İncelenen sahanın genişliği de dikkate alınarak, araştırmamız Amasya şehir merkezi ile sınırlı tutulmuştur. Çalışmamız kapsamında yapılan araştırmalar sonucunda birçok türbe, mezar, kuyu, ağaç, taş, toprak vb. dini ziyaret yeri tespit edilmiştir. Bu yerlerden bazıları yoğun bir şekilde ziyaret edilmekte olup çeşitli ritüellerin gerçekleştirildiği yerlerdir bazıları ise günümüzde unutulmaya yüz tutmuştur. Ziyaret yerlerinin bir kısmında zamanın meşhur Veli, Pir, Şeyh'lerinden olan zatlar metfun bulunmaktadır. Bir kısmında ise Şehzade, Paşa veya devlet büyüklerinden olan kişiler metfun bulunmaktadır. Ziyaret yerleri, tezimizin ana başlığı kapsamında ele alınıp araştırmalarımızda çıkarılan yorumlar objektif bir şekilde aktarılmaya çalışılmıştır.

AmasyaDini yapılarKutsal yerler+4
Ayşegül Şen
Hitit University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İki Paşa Camiinin süsleme özelliklerinde üslup birliği (Amasya Merzifon Abide Hatun Camii ve Tokat Erbaa Silahtar Ömer Paşa Camii)

Tarih boyunca çeşitli medeniyetlere ev sahipliği yapan Anadolu zengin bir kültür mirasına sahiptir. Osmanlı Devleti'nin hakimiyeti altında bu topraklarda çok sayıda dini, sivil, askeri vb. amaçlarla mimari eserler inşa edilmiştir. Bu eserlerden çoğu devletin önemli görevlerinde yer alan paşaların inşa ettirdikleri yapılardır. Bunların arasında en yaygın olanı cami mimarisidir. Osmanlı Devleti zamanında önemli güzergahlardan olan ve Orta Karadeniz bölgesinde yer alan Amasya ve Tokat illeri, Anadolu kültür ve sanatının gelişim gösterdiği önemli merkezlerdendir. Birbirine 106 km uzaklıkta olan Erbaa/Silahtar Ömer Paşa Camii ve Merzifon/Abide hatun Camii Anadolu'daki 17.yy'a ait ahşap tavanlı ve ahşap destekli, ahşap üzeri kalem işi sanatının uygulandığı örneklerindendir. Meyilli arazi üzerinde inşa edilen dikdörtgen planlı camilerin beden duvarları dış taraftan almaşık duvar tekniğiyle yapılmış olup, iç taraftan sıvalıdır. Camileri örten tavan üst örtüsü dış taraftan kırma çatı, iç taraftan ahşaptır. Her iki yapıda da tavan kirişlerinin olduğu kısım yükseltilmiş, harime ferah bir görünüm kazandırmıştır. Kalem işleri yapılarda, tavan kirişlerinin yüzeylerinde, destek aralarında, ahşap direkler üzerinde ve kemer yüzeylerinde yer alır. Süslemelerde kırmızı, turuncu, mavi, yeşil, sarı, beyaz renkler kullanılmıştır. Camilerin kendi düzenlerinde görülen benzerlik ilgi çekici olup Anadolu'da ki yapıların desen özellikleri, inşa edildikleri dönem hakkında önemli birer görsel kaynaktır. 17.yy'ın ikinci yarısından itibaren inşa edilen örneklerdeki kalem işi süslemelerde erken ve klasik dönemde görülen hatayi, rumi düzenlemelerin yanısıra doğadan ilham alınarak yapılan lale, gül, karanfil ve sümbül gibi çiçeklerinde kullanılmaya başlandığı görülür. Bu çalışmada Merzifon ve Erbaa ilçelerinde bulunan Abide Hatun Camii (1680) ve Silahtar Ömer Paşa Camii (17.yy) kalem işi süslemelerindeki üslup birliği incelenmiştir. İncelemeler sonucunda tarih, bölge yakınlığı ve süsleme düzenlerindeki benzerlikler, Silahtar Ömer Paşa Camii ve Abide Hatun Camii'nin aynı üslup birliğine sahip olduğunu göstermiştir.

Abide Hatun CamiAmasyaAmasya-Merzifon+5
Tuğbanur İşeri
Hitit University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Yerel halkın aidiyet duygusu ile ekoturizm algısı arasındaki ilişki: Amasya örneği

Aidiyet duygusu, bireyler ve belirli yerler arasında meydana gelen duygusal bir bağdır. Ekoturizm ise çevreye karşı duyarlı, yerel halka faydalar sunan, içerisinde eğitimi de barındıran nispeten bozulmamış doğal alanlara yapılan seyahatlerdir. Çalışmada, Amasya'da yaşamını sürdüren yerel halkın aidiyet duygusu ve ekoturizm algısı arasındaki ilişki incelenmiştir. Bu doğrultuda, yerel halkın sahip olduğu aidiyet duygusunun ekoturizm algısı üzerinde etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Amasya ilinde yaşayan 440 kişi üzerinde uygulanan anket çalışması istatistiksel olarak analiz edilmiştir. Çalışma kapsamında belirlenen hipotezlere yönelik korelasyon ve regresyon analizleri yapılmıştır. Yapılan analizler neticesinde aidiyet duygusu ile ekoturizm algısının üç boyutu (ekonomik, çevresel ve sosyo-kültürel algı) arasında orta düzeyde bir ilişki belirlenmiştir. Ayrıca, aidiyet duygusunun bu üç boyut üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etkisinin olduğu tespit edilmiştir.

AidiyetAlternatif turizmAmasya+4
Ahmet Gökhan Kılıç
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Demografik faktörlerin tüketici davranışları üzerine etkisi: Amasya ili örneği

Günümüz dünyasında alışveriş fikri hızla yayılmaktadır. İnsanların çoğu ihtiyaçlarını karşılamak, yeni ürünler keşfetmek ve sosyalleşmek gibi birçok sebeple alışverişe yönelmekte ve tüketim tercihlerinde bulunmaktadırlar. Tüketim tercihlerinde istek ve ihtiyaçlarını karşılayacak ürüne sahip olmak için ise belli bir satın alma sürecinden geçmektedirler. Çalışmada tüketim, tüketici, tüketici tercihlerini etkileyen faktörler, tüketimin tarihsel gelişimi ve tüketicilerin satın alma davranışlarını açıklayan modellere yer verilmiştir. Tüketicileri rasyonellikten alıkoyan tuzaklardan bahsedilerek tartışılmıştır. Bu kapsamda yapılan bu çalışmanın amacı demografik değişkenlerin tüketici tercihlerine etkisini incelemektir. Çalışmanın sonucunda Amasya'daki 510 tüketici üzerinde yapılan anket sonuçlarına göre tüketicilerin demografik özellikleri, genel alışveriş alışkanlıkları ile satın alma tarzları arasında anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Tüketici, Tüketici Davranışları, Demografik Özellikler

AmasyaDemografiDemografik özellikler+1
Meltem Şahin
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Amasya basınında Demokrat Parti (1950-1960)

Çok seslilik milletin istediği kişi ya da partiye oy verme hakkına sahip olması olarak nitelendirilebilir. Demokrasinin de temelini çok seslilik oluşturmaktadır. Bu doğrultuda devlet organları da, bunun gerçekleşmesi için çalışmalar yürütmeli ve halkın karşısına birçok siyasi partiyi sunmalıdır. 1938'den sonra; İsmet İnönü ?Milli Şef? sıfatı ile Türkiye'de tek parti döneminin yaşanmasında etkili bir unsur olmuştur. İsmet İnönü'nün de başkanlığını yaptığı Cumhuriyet Halk Partisi, 1950 yılına kadar ülkeyi tek siyasi parti olarak yönetmiştir. 1939'dan sonra II. Dünya Savaşı'nın etkisi altında kalmış ve Türkiye de bu süreçten etkilenmiştir. İsmet İnönü, devleti savaştan uzak tutmaya çalışsa da başarılı olamamış, ?denk bütçe- sağlam bütçe? uygulamaları da istenen sonucu vermemiştir.Tek partili siyasi hayatın süregelen gidişatı karşısında; Adnan Menderes ve Celal Bayar'ın da içinde bulunduğu Demokrat Parti kurulmuştur. Bu oluşum karşısında, İsmet İnönü Demokrat Parti'nin kurulmasına destek vermiş ve sonraki süreçte de demokrasinin güzelliklerinden biri olan muhalefetliğini de yapmıştır. Bu çalışmada; 1950- 1960 yılları arasında Türkiye'de iktidarda bulunan Demokrat Parti'nin, Amasya basınındaki yansımaları, 1950- 1960 yılları arasında çıkan gazete ve dergiler üzerinden ele alınmak istenmiştir. Bu doğrultuda; çalışmamızın ilk bölümünde, ?Amasya Basın Tarihi? periyodik olarak incelenmek istenmiştir. Daha sonraki bölümlerde ise, Milli Şef İsmet İnönü dönemi, Demokrat Parti'nin kuruluşu ve iktidar süreci incelenerek, Adnan Menderes'in şahsiyetine de değinilmeye çalışılmıştır.Anahtar Kelimeler: Adnan Menderes, Amasya, Amasya Basın Tarihi, Celal Bayar, Cumhuriyet Halk Partisi, Demokrat Parti, İsmet İnönü, Milli Şef, II. Dünya Savaşı.

AmasyaBasınCumhuriyet Halk Partisi+5
Feyza Işık
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Amasya, Çorum, Samsun ve Sinop illerinin meyve sinekleri (Diptera: Tephritidae) faunası ve sistematiği üzerine araştırmalar

Bu doktora çalışması, Amasya, Çorum, Samsun ve Sinop illerin meyve sinekleri faunasını belirlemek amacıyla yapılmıştır. 2015 – 2018 yılları arasında araştırma bölgesinde arazi çalışmaları yapılmış ve ergin meyve sineği örnekleri toplanmıştır. Toplanan tüm örnekler Gaziantep Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, Entomoloji Laboratuvarı'nda incelenmiş ve teşhis edilmiştir. Sonuç olarak meyve sinekleri familyasının 5 altfamilyası içerisinden 24 cinse ait 71 tür tespit edilmiştir. Bu taksonlardan Trypetinae altfamilyasına ait Acidia Robineau-Desvoidy, Anomoia Walker ve Philophylla Rondani cinsleri ile Acidia cognata (Wiedemann), Anomoia purmunda (Harris), Carpomya wiedemanni (Meigen) ve Philophylla caesio (Harris) türleri Türkiye meyve sinekleri faunası için ilk kez kaydedilmiştir. Tespit edilen tüm taksonların morfolojik tanımları yapılmış ve teşhis anahtarı hazırlanmıştır. Bunun yanı sıra, tüm türlere ait vücut, kanat ve aculeus fotoğrafları sunulmuştur. Bu tez çalışması, Türkiye meyve sinekleri faunası için kapsamlı bir kaynak olarak bilim dünyasına sunulmuştur.

AmasyaFaunaSamsun+5
Vedat Görmez
Gaziantep University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Aile sağlığı merkezlerinde sağlık okuryazarlığı ve hasta memnuniyeti arasındaki ilişkinin incelenmesi: Amasya örneği

Sağlık okuryazarlığı kişilerin kendileri, hizmet sunucular ve diğer paydaşlar tarafından önemsemesi gereken bir konu olarak ifade edilmektedir. Sağlık okuryazarlığı düzeyinin hasta memnuniyetine etki eden konuların başında yer aldığı değerlendirilirken, beklentileri karşılanmış hastaların memnuniyetlerinin de yükseleceği öngörülmektedir. Bu çalışmanın amacı ise Aile Sağlığı Merkezlerinde hastaların sağlık okuryazarlık düzeyleri ile hasta memnuniyet düzeyleri arasındaki ilişkinin belirlenmesidir. Kesitsel ve tanımlayıcı olarak planlanan çalışma çok aşamalı, tabakalı ve kotalı örnekleme yöntemi ile kayıtlı nüfusa orantılı olarak Amasya ili Merkez ilçede toplam 48 Aile Sağlığı Merkezlerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada 417 katılımcıdan ölçme aracı aracılığı ile elde edilen veriler değerlendirmeye alınmıştır. Katılımcıların indeks puanlarına göre sağlık okuryazarlığı kategorilerine dağılımı yapıldığında %7,5'i "Yetersiz", %50,4'ü "Sorunlu", %33,2'si "Yeterli" ve sadece %8,9'unun "Mükemmel" düzeyde oldukları bulunmuştur. Sağlık okuryazarlık düzeyleri değerlendirildiğinde kadın katılımcılar erkek katılımcılara daha yüksek okur yazarlığa sahip oldukları görülmüştür. Sağlık okuryazarlığı düzeyinin cinsiyet, eğitim ve gelir düzeyine göre farklılık gösterdiği belirlenirken medeni durum, yaşanılan yer ve kronik hastalıklar açısından farklılık olmadığı görülmüştür. Araştırma sonuçları hasta memnuniyeti açısından değerlendirildiğinde ise Amasya ili Merkez ilçesinde Aile Sağlığı Merkezlerinden memnuniyet ülke ortalamasının biraz altında %71,2 olarak bulunmuştur. Katılımcıların memnuniyet düzeyleri değerlendirildiğinde kadın katılımcıların sunulan hizmetlerden memnuniyetlerinin daha fazla olduğu görülmüştür. Memnuniyet düzeyinin cinsiyet, gelir-gider, eğitim, hekime başvuru sayısı ve yaşanılan yer ile ilişkili olduğu belirlenmiştir. Sağlık okuryazarlığı indeks puanının sağlık hizmeti ana süreci ile sağlık hizmetlerine yönelik memnuniyet ölçeğinin tüm alt boyutları ve ölçek toplam puanı arasında istatistiksel olarak da anlamlı, çok zayıf ve zayıf düzeyde, doğrusal yönde ilişki olduğu (p<0,05) belirlenmiştir. Yükselen sağlık okuryazarlığı düzeyinin, sağlık hizmeti talebinde bulunan bireylerin; ihtiyaçlarını doğru belirlemesi, hizmet taleplerinin doğru şekillenmesi yanında, alınan hizmetin doğru değerlendirmesine imkan sağlayacağı ve hasta memnuniyet düzeyinin artışına olumlu katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Aile sağlığı merkeziAmasyaHasta memnuniyeti+2
Rauf Altun
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Amasya yöresi geçiş dönemi, takvim ve bereket ritüelleri

Bu araştırmada, Amasya yöresindeki geçiş, takvim ve bereket ritüellerinin süreç ve anlam yapısı incelenmiştir. Çalışma, öncelikle toplumsal ve bireysel yaşamın her aşamasında önemli işlevlere sahip geçiş, takvim ve bereket ritüellerini, Amasya merkez ve altı ilçesini kapsayacak şekilde, sahadan derleme yöntemleriyle tespit etmeyi, ikinci aşama olarak verileri, ritüellerin ardışık zincirleme akışını takip ederek yapısal bir bütünlük oluşturmayı amaçlayan ritüel süreç yöntemiyle tasnif edip aktarmayı; son olarak da ritüellerin yapısını oluşturan kurucu unsurlarını ayrıştırmak suretiyle inceleyen "elemental analiz" yöntemiyle; ritüellerin, sembolik dilini, kodlarını ve derin anlam yapısını çözümlemeyi amaçlamıştır. Çalışma, beş ana bölümden oluşmaktadır. Birinci Bölüm'ün ilk basamağında ritüel kavramı ayrıntılı olarak ele alınmıştır. Bu kapsamda ritüel tanımlarına, ritüelin temel özelliklerine, ritüel ile ilişkili kavramlara, tasnif çalışmalarına yer verilmiştir. Bu bölümün ikinci basamağında, batı merkezli ritüel kuram ve teorik yaklaşımlar ele alınmış, aynı zamanda ritüel çalışmaları tarihi özetlenmiştir. "Ritüelin Yapısı ve Yapıyı Oluşturan Unsurlar" başlığını taşıyan Birinci Bölüm'ün üçüncü basamağında inceleme yöntemimiz olan elemental analiz yöntemi hakkında bilgi verilmiştir. Birinci Bölüm'ün son basamağında, çalışmanın örneklem sahası olan Amasya yöresi, tarihî ve coğrafî açılardan tanıtılmıştır. Çalışmanın İkinci Bölümü'nde; doğum, evlenme ve ölüm ritüellerinden oluşan geçiş dönemi uygulamaları ele alınmıştır. Ardışık bir dizilimle verilen ritüellerin aşamaları geçişlerin evrelerine göre yapılandırılmıştır. Buna göre, pre-liminal, liminal ve post-liminal şeklinde bir süreç izleği takip edilmiştir. Üçüncü Bölümde takvim ritüellerine yer verilmiştir. Takvim ritüelleri mevsimsel döngüye dayalı ve anma esasına dayanan ritüeller olmak üzere iki ana kategoriye ayrılmış, her bir kategoriye ait ritüel türleri alt başlıklar hâlinde incelenmiştir. Bu kategoride yer alan ritüeller de belirli bir süreç izleği takip edilmek suretiyle evrelere ayrılarak verilmiştir. Dördüncü Bölümü bereket ritüelleri oluşturmuştur. Bereket ritüelleri; birincisi tarımsal, ikincisi hayvansal bereket ritüelleri olmak üzere iki ana başlık altında incelenmiştir. Tarımsal bereket ritüeli olarak Yağmur Yağdırma ritüelleri; hayvansal berekete dayalı olarak da Koç Katımı, Saya Gezme ritüelleri ele alınmıştır. "Ritüellerin Yapısal Unsurları" adını taşıyan Beşinci Bölümü'nde zaman, mekân, ritüel kişileri ve rolleri, ritüel nesneleri gibi ritüel unsurları birer gösterge olarak ele alınarak ritüelin işleyişine ve genel olarak anlamın oluşumuna yaptıkları katkılar merkeze alınarak analiz edilmiştir. Sonuç olarak birinci adımda ritüellerin bir süreç izleğine, bir sisteme sahip olduğu ortaya konulmuştur. İkinci adımda ise ritüellerin çoklu anlam ve yoğunlaştırılmış mesajları incelediğimiz kurucu unsurları üzerinden aktardıkları görülmüştür.

AmasyaDini törenGelenekler+3
Rahime Deveci
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Amasya tekkeleri

Orta Asya'dan Anadolu'ya gelen Türkler ile başlayan göç hareketleri Amasya'nın şehir gelişimi üzerinde etkin rol oynamıştır. Amasya şehri bulunduğu konum itibari ile Anadolu'da boğaz görevi görmektedir. Dağların arasında kalan ovanın korunaklı olması şehrin birçok medeniyet tarafından ele geçirilmesine sebep olmuştur. Orta Asya'dan Anadolu'ya gelen Türkler arasında icazet alıp yola çıkan dervişler bulunmaktadır. Bu dervişler Anadolu'nun fethedilip yurt olarak benimsenmesinde büyük rol oynamışlardır. Aynı zamanda göç eden Türklerin Anadolu'ya yerleşmelerinede öncelik etmişlerdir. Orta Asya'dan gelen dervişlerin Amasya'ya gelip yerleşmesi Anadolu Selçuklu Dönemi'ne denk gelmektedir. Büyük Selçuklu Devleti'nin Orta Asya'da birçok yerde kurmuş olduğu hankah geleneği Anadolu'da da kendini göstermektedir. Bu geleneğe bağlı olarak Amasya'nın ilk tekkesi Anadolu Selçuklu Devleti döneminde yapılmıştır. Bu hankahlar Orta Asya'dan gelen dervişlerin yönetimine bırakılmakta ve bu dervişler bu mekânlarda halka sohbet vermektedirler. Ayrıca bağlı olduğu tarikat yolunu müridlerine öğreterek onların mürşid olmalarını sağlamaktadırlar. Anadolu Selçuklu Devleti'yle başlayan bu serüven kendisinden sonra gelen Türk devletleriyle aynı faaliyeti devam ettirecektir. Bu devletler arasında Amasya'da en çok tekke yapan Osmanlı Devleti'dir. Dünya üzerinde yayılmış büyük tarikatların; Amasya'da tasavvufi irşad yapması için devlet adamları tarafından tekke yaptırılması ve onların buraya gelip tekke inşa ettirmeleri, Amasya'nın "Evliyalar Şehri" olarak anılmasını sağlamıştır. Amasya şehrinin Türk dönemleriyle başlayan tasavvuf hareketlerinin şehir üzerinde vücut bulmuş bütün tekkelerinin kaynaklar üzerinden ve arazi çalışmalarıyla, günümüze gelmiş ve gelmemiş olanları tespit edilmeye çalışılmıştır. Ayrıca bu tekkeler hakkında ayrıntılı bilgiler verilmiş ve sanat tarihi metoduyla yapılar incelenmiştir. Bu yapıların konumları kaynaklardan edinilen bilgilerle harita üzerinde gösterilmiştir. Anahtar Kelimeler: Amasya, Tasavvuf, Hankah, Zâviye, İmaret, Tekke, Türk-İslam Mimarisi.

AmasyaDini yapılarMimari özellikler+1
Tolga Aydın
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Amasya'nın tarihi dokusunun 20.yüzyılda değişimi: Yeşilırmak'ın güneyinde sit alanı içindeki bölgenin analizi

Amasya, geçmişten günümüze kadar pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış bir açık hava müzesi özelliğine sahiptir ve bu medeniyetlerin mimari eserlerini barındırmaktadır. Bu tez, Amasya şehir merkezinde tarihî öneme sahip sivil mimari örnekleri ve anıtsal yapıları barındıran tarihi bölgenin geçmişten günümüze değişim ve dönüşümünü incelemeyi amaçlamaktadır. Bu nitel araştırmada iki farklı veri toplam yönteminden yararlanılmıştır. İlk olarak, alanyazın kaynakları, kişisel ve resmi arşiv kaynakları, yerel fotoğraflar olmak üzere çeşitli belgelere ulaşılmıştır. Daha sonra alanında uzman bir arkeolog ile görüşme yöntemiyle veri toplama süreci desteklenmiştir. Elde edilen bulgulara göre, tarihsel süreçte yaşanmış doğal afetler ve yangınların sivil mimari örnekleri ve tarihî öneme sahip yapılar üzerinde önemli etkisi olduğu orta çıkmıştır. Belirlenen ve günümüzde kentsel sit olarak koruma altında olan bir bölge üzerinde 20. yüzyıl başlarından günümüze kadar yaşanmış olayların betimlenmesi sayesinde bundan sonra yapılacak araştırmalara katkı sunması beklenmektedir.

AmasyaKentsel koruma alanlarıKoruma alanları+2
Selçuk Topçu
Çankaya University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Nehir kıyısı kentsel mekan kullanımlarının değerlendirilmesi üzerine bir çalışma

Son yıllarda kıyı mekanları; yeniden canlandırma ve planlama çalışmaları sonucunda, insanların öncelikle yöneldiği alanlar olmuştur. Kıyı mekanları, toplumun kullanımına açık kentsel mekan niteliği gösterdiğinden, farklı kullanımları içeren, kültür ve rekreasyon işlevlerini karşılayan, kentsel bütünleşmenin sağlandığı çevresel değerler olarak ortaya çıkmaktadır. Doğal çevrenin bir elemanı olan nehirler, farklı düzenlemeleri ve kullanıcılarla kurduğu ilişkilerle önemli kentsel simgelerdir. Makedonya' da bir nehir kıyısı yerleşimi olan Üsküp kentinin Vardar Nehri ile ilişkisi; kıyı kullanım biçimleri, kentin kıyı plastiğinin oluşması ve kullanıcıların rekreaktif gereksinmelerinin belirlenmesi için bir kaynak oluşturması açısından önemlidir. Vardar Nehri kıyısında kullanıcıların su ile ilişkisi ve mevcut kıyı kullanım biçimleri, nehir kıyısı mekanlarının kente etkisini sergilemektedir. Vardar kıyısı, toplumun rekreaktif amaçlı gereksinmelerini karşılayacak mekanlarının azlığı ile kıyı düzenlemelerindeki ortak sorunları yaşamaktadır. Diğer nehir kıyısı yerleşimi olan Amasya; Yeşilırmak vadisi boyunca, kayalıkların sınırladığı alandaki yerleşimiyle, doğal çevrenin güçlü bir anlatımı olarak kentsel örnek oluşturmaktadır. Değişen toplum gereksinmeleri ve toplumsal-ortak kullanım mekanı özelliği gösteren mekanların nitelikleri, Yeşilırmak nehir kıyısının kullanıcılarla ilişkisini ortaya çıkarmaktadır. İki nehir kıyısı yerleşimi, farklı çevresel koşulları, farklı mekan düzenlemeleriyle geçtikleri kentlere önem kazandırmaktadır. Bu bağlamda; araştırmada kıyı mekanı kullanım biçimleri belirlenerek, örnek olarak seçilen ve nehir kıyısı mekanları olan Vardar ve Yeşilırmak nehirlerinde, kıyı mekanı düzenleme ilkeleri, kullanıcıların rekreaktif gereksinmeleri, toplumsal algılama biçimleri, toplumsal-ortak kullanım mekanlarının nitelikleri, bu mekanlarda kullanılan kent mobilyalarının yeterliliği ve kullanılabilirliği, kullanıcıların kıyı mekanına ilişkin düşünceleri ve istekleri belirlenmeye çalışılmıştır. Tüm bu çalışmaların gelecekteki planlama kararlarına bir veri tabanı oluşturması amaçlanmıştır. t Çalışma altı bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde; çalışmanın amacı, kapsamı ve yöntemi anlatılmıştır. İkinci bölümde; kıyı mekanı tanımlanarak, kıyı mekanında yer alan etkinlik türleri incelenmiştir. Üçüncü bölümde; kıyı mekanları düzenleme ilkeleri belirlenerek, kıyı mekanlarında yer alan kent mobilyaları çeşitli boyutları ile incelenmiştir. Kıyı mekanı düzenlemelerine, dünyadan ve ülkemizden örnekler verilmiştir.Dördüncü bölümde; Vardar nehri kıyı mekanının coğrafî konumu, tarihsel gelişimi, doğal çevre verileri, ulaşım sistemi ve demografik yapısı tanıtılmıştır. Kıyı mekanında daha önce yapılan düzenleme çalışmalarından örnekler verilerek, Vardar kıyı mekanında alan kullanımı ve kullanıcıların mekana ilişkin istekleri ayrıntıları ile incelenmiştir. Beşinci bölümde; Yeşilırmak nehri kıyı mekanının coğrafî konumu, tarihsel gelişimi, doğal çevre verileri, ulaşım sistemi ve demografik yapısı tanıtılmıştır. Kıyı mekanında daha önce yapılan düzenleme çalışmalarından örnekler verilerek, Yeşilırmak kıyı mekanında alan kullanımı ve kullanıcıların mekana ilişkin istekleri çeşitli boyutları ile incelenmiştir. Altıncı bölümde ise; sonuç ve öneriler yer almaktadır.

AmasyaKıyı alanlarıKızılırmak+2
Jülide Kazas Demiralp
Yıldız Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1998
00
DoctorateOpen AccessTR

Şer'iyye sicillerine göre III. Selim ve II. Mahmut dönemleri Amasya'sında merkez-taşra münasebetleri

Bu çalışmada Osmanlı Devleti'nin radikal bir değişim sürecinden geçtiği 1789-1839 yılları arasında meydana gelen gelişmelerin taşraya olan etkisi Amasya örneğinde incelenmiştir. Bu süreçte devletin talimli orduya olan ihtiyacının neticesi olarak kurulan Nizam-ı Cedit ocağı, Kabakçı Mustafa İsyanı sonrasında kaldırılmıştır. Ancak 1826 yılında Yeniçeri Ocağının lağv edilmesi ile yenilik önündeki engeller ortadan kaldırılmış ve Asâkir-i Mansûre ordusu kurulmuştur. Bu ordunun beşeri ihtiyaçları büyük oranda taşradan sağlanmıştır. Ardı arkasına yaşanan savaşlar ve asker talepleri dönem içinde merkez-taşra münasebetlerinin en belirleyici unsuru olmuştur. Gerek yeni ordunun beşeri ihtiyaçları gerekse savaşlar sürecinde istenen askerlerin büyük oranda taşradan karşılanıyor olması taşra üzerinde bir takım sonuçları doğurmuştur. Bunun en bariz örneği aile başına düşen çocuk sayısının düşük olmasıdır. Asker talepleri veya zahire isteklerinin karşılanamadığı durumlarda bedel ödeme yoluna gidilmiş ve azımsanmayacak meblağlar tevzi edilmiştir. Bunların yanında Vaka-i Hayriye sonrası Bektaşi sürgünleri, taşradan İstanbul'a göçün engellenmesi konusunda alınan önlemler merkez-taşra münasebetlerinin önemli konularındandır. Ayrıca merkezi hâkimiyetin zayıflığı ahalinin yerel idarecilerden şikâyetlerini beraberinde getirmiş ve toplumda büyük bir huzursuzluğun yaşanmasına neden olmuştur. Nitekim bu durumun neticesi olarak 1817 yılında Amasya'da önemli bir hareketlilik yaşanmıştır.

AmasyaKent tarihiMahmud II+5
Sadık Çetin
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Amasya ili manda yetiştiriciliğinin durumu, sorunları ve çözüm önerileri

Bu araştırma Amasya ili manda yetiştiriciliğinin durumu, sorunları ve çözüm önerilerinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Bu amaçla, Amasya ili Damızlık Manda Yetiştiricileri Birliği (DMYB)'ne üye ve Halk Elinde Anadolu Mandası Islahı projesi kapsamında yer alan 69 üretici ile yüz yüze yapılan anketlerden elde edilen veriler kullanılmıştır. Ankete katılan üreticilerin büyük çoğunluğunu erkek (%89.9), 41-50 (%40.6) ve 51-60 (%26.1) yaş aralığında, 1-2 (%46.4) ve 3-4 kişilik (%50.7) faaliyette bulunan bireyler oluşturmaktadır. Üreticiler çoğunlukla ilkokul (%59.4) mezunu olup 30 yıldan fazla (%79.7) manda yetiştiriciliği yapmaktadırlar. İşletmelerin %55.1'inde manda ve sığır bir arada yetiştirilmektedir. Üreticilerin önemli bir kısmı projenin başarılı olacağı (%97.1) ve sorunların çözümüne önemli katkı yapacağı (%100) kanaatindedirler. Kapalı ahır tipi (%92.8), beton taban (%95.7), bağlı duraklı (%95.7), çoğunlukla altlık bulunmamakta (%90.2), baca ve kapı/pencere havalandırma (%62.3), kiremit tipi çatı malzemesi (%87.0) ve beton yemlik (%85.5) barınakların en önemli yapısal özellikleridir. Ayrıca, ahırda ve merada yemleme sistemi (%100), otomatik suluklar ile su verme (%49.3), su kaynağı olarak şebeke suyu (%97.1), malakların ahır içinde ana ile birlikte kaldığı (%94.2) ve saman altlığın (%76.9) kullanılması en önemli barınak içi özellikleridir. Üreticiler mandalarına kaba yem olarak daha çok kuru ot, kuru yonca, saman ve silaj birlikte vermekte (%36.2), çoğunluğu kaba yemi kendisi üretmekte (%65.2), kesif yem olarak öncelikle fabrika yemi verilmekte (%68.1) ve kesif yemler çoğunlukla fabrikadan temin edilmektedir (%59.4). Üreticiler besleme konusunda kendi deneyimi ve anne/baba öğretisinden yararlanmakta (%81.2), hayvanlar çoğunlukla günde iki kez sağılmakta (%72.5) ve yemleme öncelikle sağımdan önce (%56.5) ve 5 kg'dan az kesif yemle beslenmekte (%68.1) ve yemler kapalı bir depoda muhafaza edilmektedir (%100). Üreticilerin %44.9'u silaj yaparken, %55.1 gibi önemli bir kısmı silaj yapmamaktadır. Mandalar çoğunlukla Nisan ayında meraya çıkarılmakta (%85.5) ve Kasım ayında (%71.0) meradan alınmaktadır. Malaklara büyük oranda göbek bakımı yapılmamakta (%71.1), doğar doğmaz malaklara ağız sütü (%100) annesini emerek (97.1) verilmekte olup, malaklar 4. ayından sonra sütten kesilmektedir (%94.2). Mandalar çoğunlukla elle (%88.4) ve günde iki kez sağılmaktadır (%68.1). Üretilen süt ortalama 7.17 TL'den satılmakta, sağılan süt plastik bidon ve güğümlerde depolanmakta (%56.5) ve çoğunlukla süt, yoğurt, tereyağı ve peynir olarak birlikte üretilmektedir (%55.1). Üreticilerin çoğunluğu hastalık durumunda özel veteriner hekim çağırmakta (%95.7), karşılaşılan başlıca sağlık sorunu yavru atma olup (%37.7), %39.1'inde sağlık problemi görülmemekte ve doğum şekli yardımsız olmaktadır (%100). İşletmelerin %84.1'inde mastitis kontrolü her gün ve elle sağılarak görünüme bakmak suretiyle yapılmaktadır (%100). İşletmelerde malak ölümleri bazen (%75.4) yada hiç görülmemekte (%23.2) olup, malaklarda görülen en önemli hastalıkların başında ishal gelmektedir (%56.5). Mandacılık ile ilgili en önemli problemler süt pazarlama problemi, desteklerin yetersizliği, süt fiyatlarının düşüklüğü, kaba yem sorunu, kaliteli yem sorunu, suni tohumlama ve döl tutma problemi, malak bakımı ve büyütme sorunu, yeni teknolojilerin kullanımı ile ilgili bilgi eksikliği, hayvanların süt verimlerinin düşük olması, kalifiye işgücü problemi, yem bitkilerinin teşvikinin az olması, genç nüfusun azalması, eğitim sorunu, mera sorunu, yem bitkileri üretim yetersizliği ve kaliteli damızlık sorunudur. Manda desteklerinin ve süt fiyatlarının artması ve yem fiyatlarının düşürülmesi projeden üreticilerin en önemli beklentilerin başında gelmektedir. Anahtar Kelimeler: Manda, Amasya, Yetiştiricilik, Sorunlar, Çözüm önerileri

AmasyaMandaYetiştiricilik+1
Ayla Sevim Satılmış
Kırşehir Ahi Evran University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Amasya yöresindeki Gürcü köylerinin konuşma örnekleri

Bu çalışmanın temel amacı Amasya'daki Gürcü köylerinde kullanılan Gürcü dilinin edebi Gürcü dilinden ne gibi kelime ve anlam değişikliklerine sahip olduğunu ve kültürel anlamda Amasya'daki Gürcü köylerinde hangi faaliyetlerin bitmiş veya devam etmekte olduğunu incelemek ve yazılı olarak ifade etmiş olmaktır. Amasya ili sınırları içerisinde 7 köyün Gürcü köyü olduğunu, içlerinden 2 köyün kısmen Gürcü nüfusa sahip olduğu tespit edilmiştir. Tezde anlatılan köylerin dışında kalan köylerle ilgili veriler ele alınmamıştır. Çalışmamıza köyde bulunan yaşlılarla röportajla başladık. Yapmış olduğumuz araştırmalar sonucunda edindiğimiz izlenime göre Gürcü dili birçok etken sebebiyle bazı kelime ve anlam değişikliklerine uğramıştır. Edebi Gürcü dili günümüzde çok sayıda kelimeyi dışardan almıştır. Amasya'da bulunan Gürcülerin konuştuğu Gürcücede, Türkçe, Arapça ve az sayıda Farsça kelime tespit edilmiştir. Ancak Amasyalı Gürcülerin konuşmalarından Türkçe kelimeler çıkartıldığında özgün bir Gürcüce ile karşılaşılmaktadır. Amasya Gürcülerinin günlük konuşmalarında ya da kelimelerde harf/ses değişiklikleri görülmüştür. Örnek verecek olursak 'modi'-gel kelimesi 'moy(moi)' olarak, 'Rogor khar?'- Nasılsın soru cümlesi 'Ravar khar?' olarak değişkenlik göstermiştir. Temel terimler aynı şekilde kalmıştır, ancak coğrafi etkenler veya ortam koşullarından dolayı bazı kelimeler kullanılmadıkları için gelecek nesillere aktarılamamıştır. Bu değişikliklerin yanı sıra şifreleme yöntemi için kullanılan bazı Gürcüce kelimelere rastlanmıştır. Resmi dilde bulunan ancak anlam olarak değişkenlik göstermiş ve kullanımı hâlâ bugün devam etmiş kelimeler bulunmaktadır. Bunlara örnek 'boloki'- turp ve 'tavtziteli' kızılbaş gibi kelimelerdir. Bu kelimelerin resmi dildeki anlamlarının dışında apayrı bir tabir ile hitap veya belirtme durumu gözlemlenmiştir. Göç ettikleri dönemden günümüze kadar ki kısımda dili sağlıklı bir şekilde bir iki köy ancak koruyabilmiştir. Korunmasının en büyük nedeni milli birlik ve beraberlik ortamını kaybetmemiş olmalarıdır. Bazı köylerin kısmen Türk kısmen Gürcü nüfusa sahip olmaları, dini hassasiyet ve beraberindeki asimile olma durumu, dil ve kültürün korunamamasının en başlıca sebeplerindendir. Kültür olarak bakıldığında Akyazı köyünün ilk dönemlerinde 'cibniguda(çiboni) yani tulum olsa da Gürcü halk oyunlarına hiçbir köyde rastlanmamış olup günümüzde Gürcü halk oyunları için kullanılan herhangi bir müzik aleti de hiçbir köyde bulunmamaktadır. Halk oyunları olarak yöresel oyunlar davul-zurna eşliğinde oynanmaktadır. Akrabalık bağları eskiye nazaran günümüzde daha çok dış evliliklerden dolayı kısmen zayıflamış olsa da bazı köylerde Gürcüler arası evlilik devam etmiştir. Bu durum da akrabalık bağlarını güçlü tutmaya ve kültürün korunmasına yardımcı olmuştur. Coğrafi isimler, bitki hayvan isimleri ve alet edevat isimleri resmi dildeki anlam ve kelime yapısıyla Amasya yöresindeki Gürcülerin kullandığı kelimelerin çoğu benzerlik göstermektedir. Ancak dilin saf yapısını muhafaza etmiş birkaç köyde eski dilde bilinen ama günümüzde nadir kullanılan kelimelere rastlanmıştır. Bir örnek verecek olursak 'koçikorvalai' – karabiber kelimesi resmi dilde 'şavipilpili' olarak kullanılmaktadır. Kelime yapıları, anlam değişiklikleri ve bir takım aktarılamayan kültürel faaliyetlerle beraber sanat alanında değişiklikler olmuş olsa da minyatür Açara'yı Amasya'daki Gürcü köylerinde çok net görebilmekteyiz. Hâlâ kaybolmayan anılar, milli duygularla bütünleşmiş milli birlik ve beraberliğin yanı sıra kültürel canlanmanın bugün Amasya topraklarındaki Gürcülerde devam ediyor olduğu gözlemlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Amasya, Gürcü köyleri, Coğrafi isimler, Kültürel faaliyetler, Açara.

AmasyaGürcüceGürcüler+4
Enes Yılmaz
Düzce University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Tarihi ve kültürel mimari yapılardaki motiflerin CNC ahşap işleme olanakları kullanılarak modern yapılarda uygulanması: Amasya Mehmet Paşa cami örneği

Artvin ilinde bulunan modern mimaride yapılan Şehitlik köyü camisine, tamamı mermer olan Amasya Mehmet Paşa minberi ve mimari motifleri örnek alınarak ahşap işlemeler uygulanmıştır. Ahşap süsleme tekniklerinin detaylı bir şekilde uygulandığı bu eserdeki işlemlerin çoğu CNC ile yapılmıştır. Yapıdaki tüm ahşap işlemelerde masif paneller ve kereste kullanılmıştır. Kabartmalar, grift hatlar ve bitkisel motifler yoğun kullanılmıştır. Tezin 2. ve 3. bölümlerinde daha çok tarihi ve kültürel mimari yapılardaki motifler, analizleri, çizimleri ayrıntılı biçimde incelenmiştir. Genel olarak Türk-islam kültüründen etkilenen cami anlayışı dönem dönem farklılıklar göstermiştir. Anadolu Selçuklu, erken-klasik-geç Osmanlı dönemi ve çağdaş dönem ile farklı çizgiler bulunmaktadır. Bilgisayar destekli üretimin önemli parçası olan CNC ile çalışmalar yapılmıştır. Modern mimaride yapılan bu esere, tarihi kültürel değere sahip erken dönem Osmanlı motiflerini barındıran işlemeler ve inşasının yanı sıra günümüz CNC teknolojisini kullanarak çalışmalar yapılmıştır. Bu tez çalışması kapsamında ağaç türlerine göre CNC parametreleri, en uygun ağaç türünü, yüzey pürüzlüğü ve ahşap malzemenin ıslanabilirlik dereceleri, parametrelere göre harcanan elektrik enerjisi ve işlem süresi belirlenmiştir. Ağaç türleri olarak iroko, sapelli, ceviz, dişbudak ve ladin kullanılmıştır. CNC parametreleri olarak 3 farklı bıçak çapı (3, 6 ve 9 mm), 3 farklı devir hızı (12000,15000 ve 18000 d/dk) ve 3 farklı kesme hızı (3000, 6000 ve 9000 mm/dk) belirlenmiştir. En düşük yüzey pürüzlülük değeri İroko örneklerinden elde edilmiştir. En düzgün yüzey 6 mm çaplı bıçakla elde edilirken, yine 15000 d/dk işlem gören örneklerden ve 3000 mm/dk kesme hızında daha kaliteli yüzeyler oluşmuştur. Islanabilirlik değerlerine bakıldığında ladin, dişbudak ve sapelli türleri, ceviz ve irokodan daha iyi sonuçlar vermiştir. Dişbudak ve Ceviz örneklerinin işlenirken diğer ağaç türlerine göre birim zamanda daha fazla elektrik tüketimine neden olduğu tespit edilmiştir.

AmasyaCNC frezelemeIslanabilirlik+3
Evren Osman Çakıroğlu
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2022
00

Related subjects