Multi criteria decision making
350 theses under this subject heading
Dijital bankacılıkta müşteri memnuniyetinin çok kriterli karar verme yöntemleri ile değerlendirilmesi Muğla ili örneği
Teknolojinin gelişmesi ile bilgi paylaşımının, akıllı telefonların kullanımının arttığı, dijitalleşme sürecinin hızlandığı günümüzde bankalar, müşterilerinin ihtiyaçlarını hızlı bir şekilde karşılamak için yarış haline girmişlerdir. İçinde bulunduğumuz Korona Virüs Salgını ile dijital bankacılığa yönelim artmış, dijital bankacılık; gerek sağlık tedbirleri, gerekse bankaların işlem maliyetlerinin düşürülmesi, işlemler için belge, doküman gerektirmemesi yönleriyle, bankacılık hizmet kalitesinin artırılması ve müşteri memnuniyetinin sağlanması açısından önemli hale gelmiştir. Çalışmanın amacı dijital bankacılık ürünlerini kullanan banka müşterilerinin memnuniyetlerinin müşteri memnuniyet kriterlerine istinaden bankalar bazında sıralanmasıdır. Çalışmada, Muğla il merkezi ve ilçelerinin bir kısmına yüz yüze anket yolu ile elde edilen 170 adet veri ÇKKV yöntemleri ile Analitik Hiyerarşi Temelli VİKOR, Gri İlişkisel Analiz, MOORA Oran, MOORA Önem Katsayısı, MOORA Tam Çarpım, MULTIMOORA, ELECTRE, PROMETHEE ve WASPAS Yöntemleri'ne uygulanmış, elde edilen sonuçlar birbirleri ile kıyaslanmıştır. Analizler, Microsoft Excel, Visual PROMETHEE ve SPSS22 Programları ile gerçekleştirilmiştir. Çalışma sonucunda, kriterler arasından en fazla öneme sahip olan kriter 'güven' olmuş dolayısıyla 'güven' kriterinin yüksek puan aldığı bankalar sıralamada üst sıralarda yer almışlardır. Bankalar, müşterilerini dijital bankacılık ürünlerinin kullanımına teşvik etmeli, dijital bankacılık ürünlerin güvenli olduklarını vurgulamalıdırlar. Elde edilen sonuçlar, literatürdeki çalışmalara benzerlik göstermiştir.
Borsa İstanbul (BİST)'da yer alan yatırım ortaklığı şirketlerinin çok kriterli karar verme yöntemleri ile finansal performanslarının karşılaştırılması
Bu çalışmada, Borsa İstanbul (BİST)'da bulunan gayrimenkul yatırım ortaklıkları, girişim sermayesi yatırım ortaklıkları ve menkul kıymet yatırım ortaklıklarının 10 adet finansal oran yardımı ile finansal performanslarının TOPSIS, VIKOR ve PROMETHEE yöntemlerine göre sıralanıp sonuçlarının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Çalışma kapsamına Borsa İstanbul (BİST)'da kayıtlı olarak faaliyet gösteren 28 gayrimenkul yatırım ortaklığı, 4 girişim sermayesi yatırım ortaklığı ve 9 menkul kıymet yatırım ortaklığı dâhil edilmiştir. 2014-2018 dönemini kapsayan 5 yıllık döneme ilişkin likidite, finansal yapı, faaliyet ve kârlılık oranları, KAP (Kamuyu Aydınlatma Platformu) ve şirketlerin faaliyet raporlarından elde edilen veriler aracılığıyla hesaplanmıştır. Hesaplanan finansal oranlar, TOPSIS ve VIKOR yöntemi için Microsoft Office Excel 2019 programı, PROMETHEE yöntemi için Visual Promethee Academic programı aracılığıyla bütünsel bir değerlendirme yapabilmek amacıyla tek bir puana çevrilmiş ve işletmelerin finansal performansları matematiksel olarak sıralanmıştır. Çalışmanın sonucunda kullanılan yöntemlerin sonuçları gayrimenkul yatırım ortaklıkları, girişim sermayesi yatırım ortaklıkları ve menkul kıymet yatırım ortaklıkları bakımından karşılaştırılmış olup çıkan sonuçlar birbirlerine yakın olsalar da birebir örtüşmemektedir. Anahtar Kelimeler: Finansal Performans, Çok Kriterli Karar Verme Yöntemleri, TOPSIS, VIKOR, PROMETHEE, Yatırım Ortaklıkları
Çok kriterli karar verme yöntemleri kullanılarak personel seçim kriterlerinin ağırlıklandırılması ve terfi için personel seçimi
Personel seçimi personelin kalitesinin ve üretkenliğinin belirlenmesini sağlar. Bu yüzden, hem akademisyenler hem de sanayiciler için çok önemli bir konu olan personel seçimi iş dünyasında büyük önem taşır. Bu tezin amacı, CFPR yöntemi ile personel seçim kriterlerini önceliklendirmek ve entegre Tutarlı Bulanık Tercih İlişkileri (CFPR)-Bulanık Analitik Hiyerarşi Süreci (FAHP), entegre Bulanık Analitik Hiyerarşi Süreci (FAHP)-Gri İlişkisel Analizi (GRA) metodolojilerini kullanarak en iyi personeli belirlemektir. İlk olarak Türkiye'de bir vaka çalışması için personel seçim problemi tanımlanmış, ana ve alt kriterler, alternatifler belirlenmiştir. Akademisyenlerin ve firma yöneticilerinin görüşlerine göre personel seçim kriterleri, 5 ana kriter altında 22 alt kritere göre kategorize edilmiştir ve yöneticilerin görüşlerine göre 17 alternatif belirlenmiştir. Daha sonra bu kriterler ve alternatifler üç uzmanın görüşüne göre ağırlıklandırılmıştır. Vaka çalışmasında, firma, mühendislerden birisini şef mühendis pozisyonunda terfi ettirmeyi amaçlamaktadır. Bu problem, 3 farklı şekilde çözülmüştür. Birinci çözümde CFPR ile en iyi personel seçim kriteri belirlenmiştir. İkinci çözümde entegre CFPR-FAHP yöntemi kullanılmıştır. CFPR ile önceliklendirilen kriterler daha sonra, personel alternatiflerini önceliklendirmek için bir FAHP modeli ile entegre edilmiştir. Üçüncü çözümde ise entegre FAHP-GRA yöntemi kullanılmıştır. FAHP yöntemi ile elde edilen değerler durulaştırılıp, GRA yöntemi ile entegre edilmiştir. Alternatiflerin sıralamaları entegre CFPR-FAHP ve FAHP-GRA modelleri kullanılarak hesaplanmış ve en iyi performans gösteren personel terfi için seçilmiştir. Bu hesaplamalar yardımı ile çalışanlar kendilerini geliştirme fırsatı bulur; ayrıca yöneticiler / insan kaynakları departmanı, çalışanları nasıl değerlendirebileceklerini ve terfi ettireceklerini kolayca tahmin edebilir. Bu çalışmanın ana katkısı, entegre CFPR-FAHP metodolojisini kullanarak oluşturulacak tercih matrisleri için kararları azaltmak ve entegre FAHP-GRA metodolojisini kullanarak işlem yapılacak verileri indirgemektir. Ayrıca entegre yöntemlerden elde edilen sonuçlar birbiri ile tutarlıdır.
Finansal performansın çok kriterli karar verme yöntemleri ile değerlendirilmesi: Borsa İstanbul iletişim sektöründe bir uygulama
Bu tez, finansal performansın çok kriterli karar verme yöntemleri kullanılarak değerlendirilmesi üzerine odaklanmaktadır ve bu değerlendirme Borsa İstanbul İletişim Sektörü üzerinde bir uygulama ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın temel amacı, iletişim sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin finansal performanslarını belirlemek ve karar vericilere daha bütünlük sağlamak için çok kriterli değerlendirme yöntemlerini kullanarak bir çerçeve sunmaktır. Tez, öncelikle iletişim sektöründeki şirketlerin finansal performansını etkileyen ana faktörleri literatür taramasıyla belirleyerek başlamaktadır. Daha sonra, bu faktörlerin belirlenmiş olduğu bir çerçeve içinde, finansal performansın çok kriterli değerlendirme yöntemleri olan ENTROPI, EDAS ve ARAS gibi yöntemler kullanılarak nasıl ölçüleceği incelenmektedir. Çalışma, Borsa İstanbul'da işlem gören iletişim sektörü şirketlerinin mali tablolarını ve finansal göstergelerini içeren bir veri seti üzerinden gerçekleştirilmiştir. Analitik hiyerarşi süreci ve gri ilişkisel analiz yöntemleri, finansal performansın çeşitli boyutlarını ve etkileyen faktörleri ağırlıklandırmak için kullanılmıştır. Sonuçlar, belirlenen kriterlere göre iletişim sektöründeki şirketlerin finansal performanslarını sıralamak için kullanılan çok kriterli karar verme yöntemlerinin etkili ve güvenilir olduğunu göstermiştir. Bu çalışma, finansal performans değerlendirmesi için çok kriterli yöntemlerin uygulanabilirliğini vurgulayarak, iş dünyasındaki karar vericilere daha bilinçli ve bilgili kararlar almalarında yardımcı olacaktır.
Tedarik zinciri ağ tasarımı problemleri için çok amaçlı ve çok aşamalı çözüm yaklaşımları
Bu tezde, tedarikçi seçimi ve tedarik zinciri ağ tasarımı problemleri için bir çok ölçütlü karar verme yaklaşımı, bir çok amaçlı matematiksel model ve bir de metasezgisel yaklaşım geliştirilmiştir. Öne sürülen yaklaşımların etkinliğinin gösterilmesi için bir üretim firmasının tedarik zinciri ağı ele alınmıştır. Firmanın üretim yeri sabit ve değiştirilemez olduğundan tüm tedarik zinciri ağının tasarımı problemi 2 ayrı probleme ayrıştırılmıştır. İlk problem tedarikçilerle üretim alanı arasındaki ağın oluşturulmasına odaklanırken ikinci problem üretim tesisi, depolar ve müşteriler arasındaki ağın oluşturulmasına odaklanmıştır. İlk problem bir tedarikçi seçimi problemi olarak ele alınmıştır. Bu sebeple öncelikle tedarikçi seçimine etki eden ölçütler ve bu ölçütlerin ağırlıkları belirlenmiş daha sonra da bu ölçütlere göre tedarikçiler değerlendirilmiştir. Seçime etki eden hem nitel hem de nicel ölçütler olduğu için nitel ve nicel ölçütlerin bir arada ele alınmasına olanak tanıyan bir algoritmanın kullanımı gerekliliği ortaya çıkmıştır. Bu sebeple ilk problemin çözümü için Buckley'in bulanık AHP yaklaşımı kullanılmıştır. İkinci problem için çok amaçlı bir matematiksel model geliştirilmiş ve firmadan elde edilen verilere göre çözdürülmüştür. Hesaplama sonuçları modelin kabul edilebilir bir zamanda optimum çözümü verdiğini göstermiştir. Diğer taraftan, problem NP-Hard sınıfından bir problem olduğu için bu model büyük boyutlu problemlerde optimum çözümü veremeyecektir, bu sebeple bir metasezgisel yaklaşım geliştirilmiştir. Metasezgisel yaklaşımla yapılan hesaplama sonuçları önerilen yaklaşımın bir saniyeden daha az bir süre içerisinde yüksek kalitede sonuçlar verdiğini göstermiştir.
Telafi edici çok kriterli karar verme yöntemleri ile Türkiye ve AB ülkelerinin insani gelişmişlik düzeylerinin belirlenmesi
İnsanı ve yaşadığı toplumu sadece sayısal verilerle değerlendirmek, tek değişkenli bir fonksiyonunun bize verdiği değer kümesine razı olmaktır. Oysa insan ve toplumu ilgilendiren konularda karar verme, içinde insani birçok değişkeni barındıran çok değişkenli bir fonksiyonla tanımlanabilir. Bu bağlamda ülkeleri ve toplumları ilgilendiren durumları sadece sayısal verilerle değerlendirmek, resmin sadece bir parçasını görmektir. Bu çalışmada, 28 AB ülkesi ve Türkiye'nin gelişmişlik düzeylerini belirlemek amacıyla, sayısal veriler ve toplumun tutumunu yansıtan veriler beraber değerlendirilmiştir. Bu amaçla "İnsani Gelişmişlik Endeksi" (İGE) göstergeleri ile beraber, Avrupa Komisyonu tarafından yaptırılan; "Quality of Life in European Cities 2015" (flash eurobarometer 419) anketindeki sorular birer gösterge olarak ele alınarak, ülkelerin gelişmişlik düzeyleri belirlenmeye çalışılmıştır. Ülkelerin insani gelişmişlik düzeylerinin belirlenmesinde, telafi edici ÇKKV yöntemleri olan Gri İlişkisel Analiz (GİA) ve MOORA (Multi-Objective Optimization on basis of Ratio Analysis) yöntemleri kullanılmış, bu yöntemlerle elde edilen sonuçlar karşılaştırılmıştır. Toplumun insani gelişmişlik düzeyini en çok belirleyen göstergelerin hangileri olduğunu belirlemek amacıyla, Entropi ve CRITIC nesnel ağırlıklandırma yöntemleri kullanılmıştır. 29 ülkenin insani gelişmişlik düzeyleri, 27 gösterge seti kullanılarak, EXCEL 2016 ile analiz edilmiştir. Elde edilen ülke sıralamaları ve gösterge ağırlıkları yorumlanmıştır.
Çok kriterli karar verme problemlerinde ikili üstünlük algoritmaları: Girişimci ve yenilikçi üniversite endeksinde ORESTE uygulaması
Bu çalışmada çok kriterli karar verme problemlerinde ikili üstünlük algoritmaları genel olarak açıklanmış, girişimci yenilikçi üniversite endeksine ORESTE yöntemi uygulaması gerçekleştirilmiştir. Günlük hayatta sıklıkla karşılaşılan ve gerçekleştirilen karar verme eylemi işletmeler açısından ele alındığında çok kriterli karar verme analizi karar problemlerinde yaygın biçimde kullanılan karar tipleridir. Karar vericilere etkin fayda sağlayan ikili üstünlük algoritmaları çoğunlukla alternatif sayısının fazla olması durumlarında kullanılır. Çalışmada ikili üstünlük algoritmalarından biri olan ORESTE yöntemi, girişimci üniversite endeksinde bir uygulama ile sunulmuştur. Girişimci ve yenilikçi üniversite endeksi üniversitelerin belirlenen göstergelere bağlı olarak bir başarı sıralaması elde etmek amacıyla TÜBİTAK tarafından oluşturulmuştur. Bu endekse ORESTE uygulaması sonucunda TÜBİTAK tarafından açıklanan sıralamalardan farklı sonuçlar elde edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Çok kriterli karar verme, İkili üstünlük algoritmaları,ORESTE, Girişimci ve yenilikçi üniversite endeksi
Türkiye'de faaliyet gösteren hayat dışı sigorta şirketlerinin çok kriterli karar verme yöntemleri ile performans değerlemesi
Küreselleşen ülke ekonomileri, teknolojik değişimin her geçen gün artan hızı, müşteri ihtiyaç ve isteklerinin tam zamanında karşılanması zorunluluğu, her alanda yaşanan bu hızlı değişimin yarattığı belirsizlik, artan rekabet koşulları mal, hizmet ve bilgi üreten tüm şirketleri etkilemektedir. Şirketler, bu değişimlere entegre olamadıkları, doğru zamanda doğru kararlar alamadıklarında ve bu kararları uygulamaya geçiremediklerinde, ilgili endüstri branşında yok olma tehlikesi gibi birçok problemle karşı karşıya kalabilmektedir. Dolayısıyla günümüz sigorta şirketleri kaynaklarını daha etkin ve verimli kullanabilmek, rasyonel kararlar alabilmek, geleceğe yönelik doğru stratejiler geliştirebilmek, mevcut finansal durumlarını iyi değerlendirebilmek, kendilerini rakip şirketlerle doğru bir şekilde kıyaslayabilmek ve sektörde sürdürülebilir rekabet avantajı elde edebilmek için çeşitli analitik yöntemler kullanarak performans değerlemesine gereksinim duyarlar. Bu gereksinim neticesinde son yıllarda literatürde sigorta şirketlerinin performansını değerlemeye yönelik araştırmalarda çok kriterli karar verme yöntemlerinin (ÇKKVY) çalışıldığı görülmektedir. ÇKKVY, kompleks bir karar sürecinde çoklu ve birbiri ile çelişen kriterlere sahip problemlerin değerlemesinde en uygun çözümün ya da en iyi alternatifin seçimini sağlar. Bu çalışma ile Türkiye'de faaliyet gösteren hayat dışı sigorta şirketlerinin finansal performansının çok kriterli karar verme yöntemleri (TOPSIS, VIKOR ve MOORA-ORAN) ile değerlemesi amaçlanmaktadır. Bu amaç doğrultusunda 2013-2019 sürecinde faaliyetlerini kesintisiz olarak sürdüren hayat dışı sigorta şirketlerinin performans skorları ilgili yıllar ve yöntemler bazında göreli olarak değerlendirilmiştir ve karar vericilere yol gösterebilecek veriler elde edilmeye çalışılmıştır. Farklı modeller çerçevesinde yapılan performans değerlemesi bulgularına dayanarak performans sıralamasında genel olarak üst sıralarda veya alt sıralarda yer alan bunun yanı sıra yıllar itibariyle sıralama skorlarıyla aşağı ve yukarı yönlü dikkat çekici dalgalanmalar gösteren şirketler belirlenmiştir ve bu farklılıkların oluşmasında etkin olan faktörler ve bu faktörlerle ilişkili sebepler üzerinde durulmuştur. Çalışmada modellerin metodolojilerindeki farklılıkların ortaya çıkan bulguları etkilediği ve bunun yanı sıra kriterlere verilen ağırlık değerlerinin alternatiflerin performans skorlarını değiştirdiği sonucuna ulaşılmıştır.
Bütünleşik bulanık çok kriterli karar verme metotları: Türk otomotiv ana sanayi örneği
Çevreye duyarlı düzenlemeler, firmalar arasında tedarik zincirindeki uygulamaları iyileştirmek amacıyla artan bir ilgi görmektedir. Bu düzenlemeler, her geçen gün gelişmekte olan bir alan olduğu için sürekli araştırılmaya ihtiyaç duymaktadır. Bu çalışmada da Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Yönetimi'nin (STZY) çevresel boyutu olan Yeşil Tedarik Zinciri Yönetimi (YTZY), Türk Otomotiv Ana Sanayi bağlamında, Çok Kriterli Karar Verme (ÇKKV) metotları kullanılarak incelenmiştir. Çalışmanın ilk aşamasında, Türk Otomotiv Ana Sanayi içerisinde bulunan 11 firma tarafından YTZY ait kriterler belirlenmiş ve bu firmaların YTZY'ye olan tutumları, girişimleri ve karşılaştıkları engeller hakkında bilgi verilmiştir. İkinci aşamada, kriterler oran ağırlıkları tekniği kullanılarak ağırlıklandırılmıştır. Ağırlıklandırma sonucunda, yeşil geri dönüşüm ve yeşil tasarıma ait alt kriterlerin ön plana çıktığı belirlenmiştir. Üçüncü aşamada, Ford OTOSAN'ın fabrikaları mutlak sayıları (Doğrusal Skorlama, Doğrusal Olmayan Skorlama, TOPSIS), bulanık sayıları (Bulanık TOPSIS, Entropi Ağırlıklı Bulanık TOPSIS) ve sezgisel bulanık sayıları (Üç Farklı Entropi ile Ağırlıklandırılmış Sezgisel Bulanık TOPSIS) içeren 8 ayrı metot kullanılarak, YTZY kriterleri kapsamında sıralanarak değerlendirilmiştir. Her metot için ayrı sıralamalar elde edilmiştir. Dördüncü aşamada ise karar verici olarak yer alan 11 firmanın önem ağırlıkları değiştirilerek 10 farklı senaryo oluşturulmuştur. Böylelikle Ford OTOSAN'ın fabrikalarının sıralamalarındaki değişimler duyarlılık analizleri ile izlenmiştir. Sonuçta, bu çalışma için Entropi ile Ağırlıklandırılmış Sezgisel Bulanık TOPSIS metotları (IFT-1, IFT-2, IFT-3)daha etkin olarak görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Yeşil Tedarik Zinciri Yönetimi, Çok Kriterli Karar Verme, Entropi, Sezgisel Bulanık TOPSIS
Çok kriterli karar verme yöntemlerinin çevre mühendisliğinde uygulanması
Katı atık depolama tesisleri, atıkların kontrollü bir şekilde biriktirilip kontrollerinin yapıldığı alanlardır. Nüfusun artması ile artan atık miktarlarının, insan sağlığına ve çevreye zarar vermemesi için atık depolama tesislerinin oluşturulması gereklilik haline gelmektedir. Atık yönetiminin en önemli aşamalarından biri bu depolama tesislerinin yer seçimidir. Depolama tesislerinin yer seçiminde pek çok kriter dikkate alınmalıdır. Bu seçimleri gerçekleştirmek için çok kriterli karar verme teknikleri gibi birçok teknik vardır. Bu tekniklerle, potansiyel tesisler arasından en uygun seçim yapılmasına imkan sağlanmaktadır. Bu çalışmada, Mersinli (2021)'nin AHP verilerinden elde edilen bilgiler doğrultusunda, her kritere özel skalalar oluşturulmuş ve yeniden skorlama tekniği ile TOPSIS ve VIKOR tekniklerinde kullanılması için karar matrisi oluşturulmuştur. Bursa ili için en uygun alternatif tesisin tespit edilmesi amaçlanmış, TOPSIS ve VIKOR teknikleri uygulanmıştır. Daha sonra AHP, TOPSIS ve VIKOR tekniklerinin sonuçları karşılaştırılmıştır. Uygulanan tekniklerdeki sıralama sonuçlarına göre, aday tesislerin en uygunu, tekniklerin hepsinde aynı bulunmuştur.
Personel performans değerlendirme probleminin çözümünde analitik hiyerarşi süreci ve bir uygulaması
Değişen ve gelişen dünya koşullarında ve rekabet ortamında yöneticiler için, personellerinin işletmelerini ileri taşımaları ve değişime en hızlı şekilde adapte olmaları önemli bir konudur. Çünkü doğru ve amaca uygun personel seçiminin, hem işletmenin gelişiminde hem de personel motivasyonunda etkisi büyüktür. Bu nedenle işletmelerin sıkça karşı karşıya kaldığı personel seçimi ve değerlendirilmesi problemi kritik bir problemdir. Söz konusu problemde yöneticinin belirlediği kriterler göz önüne alınarak personellerin performansları karşılaştırılır ve değerlendirilir. Dolayısıyla bu problem çok kriterli bir karar verme problemdir. Bu çalışmada günümüz yöneticilerinin sıkça karşılaştığı söz konusu problem Lanse Ayakkabı ve Yan San. Tic. A.Ş. için bir çok kriterli karar verme yöntemi olan Analitik Hiyerarşi Süreci (AHS) yöntemi kullanılarak çözülmüştür. Personel seçiminde etkili olan kriterler literatür taraması ve firma sahibi ile görüşme neticesinde belirlenmiştir. Bu kriterler göz önüne alınarak Lanse A.Ş. yöneticilerinin karşılaştığı personel seçim problemine ilişkin hiyerarşik model kurulmuş ve yöneticinin yargılarını elde etmek için ikili karşılaştırmalar yapılmıştır. Yapılan ikili karşılaştırmalar sonucunda Lanse A.Ş. de aktif olarak görev yapan altı personel arasından mağaza müdürü olmak için en uygun personel belirlenmiş ve sonuçlar karar vericiye bir rapor şeklinde sunulmuştur. Sonuçların geçerliliği ve uygulanabilirliği karar verici tarafından onaylanmıştır. Anahtar Kelimeler: Analitik Hiyerarşi Süreci(AHS), Personel Seçimi ve Performans Değerlendirme Problemi, Çok Kriterli Karar Verme
Kuruluş yeri seçiminde analitik ağ süreci ve bir gerçek yaşam problemine uygulanması
Kuruluş yeri seçimi, stratejik karar almanın kritik önem taşıdığı günümüz iş dünyasında işletmeler için önemli ve çok boyutlu bir karar problemidir. Doğru belirlenmiş bir kuruluş yeri, işletmelerin ticari başarısına doğrudan etki etmektedir. Çünkü kuruluş yeri seçimi işletmelerin rekabete dayanıklılıklarının, kurumsal performanslarının ve verimliliklerinin arttırılması, üretim ve taşıma gibi maliyetlerin düşürülmesi gibi birçok konuda stratejik öneme sahiptir. Ayrıca kuruluş yeri seçimi, müşteri tercihlerini doğrudan etkileyen; coğrafi, ekonomik, sosyal, hukuki ve psikolojik boyutları olan bir karar problemidir. Dolayısıyla somut ve soyut nitelikte birçok kriterin etkili olduğu ve karmaşık bir yapı arz eden böyle bir karar probleminin çözümünde doğru yöntemin kullanılması da ayrıca önem taşımaktadır. Bu çalışmada oto cam sektöründe faaliyet gösteren Carglass Türkiye şirketinin şube kuruluş yeri seçimi problemi ele alınmıştır. Problem somut ve soyut birçok kriter içerdiği için en iyi şube kuruluş yerinin belirlenmesinde Analitik Ağ Süreci (AAS) yöntemi kullanılmıştır. Carglass Türkiye yönetiminin tercihlerine göre beş farklı kuruluş yeri alternatif olarak belirlenmiştir. Bunların içinden yapılacak seçimi etkileyen kriterlerin belirlenmesi aşamasında, literatür araştırmalarına ek olarak kararın alınmasında etkili olan aktör grubuyla düzenli bir işbirliği sağlanmış ve bu işbirliği sürecin her adımında devam ettirilmiştir. Elde edilen bu kriterlere ve kriterler arasındaki ilişkilere dayanılarak bir AAS modeli kurulduktan ve çözüme ulaşıldıktan sonra yapılan değerlendirmelere göre elde edilen sonuçlar bir rapor olarak karar verici grubuna sunulmuştur. Ayrıca sonuçların alandaki geçerliliği ve uygulanabilirliği konusunda aktör grubunun onayı alınmıştır.
İş kazasına sebep olan riskler bağlamında sektörlerin bulanık çok kriterli karar verme yaklaşımları ile değerlendirilmesi
Sanayi devrimi ile başlayan ve bugüne kadar devam eden üretim ve hizmet süreçlerinde karşılaşılan iş kazaları ne yazık ki günümüzde de tamamen önlenememektedir. İş kazalarının nedenlerine bakıldığı zaman çevresel koşullardan ve çalışandan kaynaklı nedenlerin toplam iş kazaları içerisinde anlamlı bir yer tuttuğu görülmektedir. Bu da göstermektedir ki aslında alınabilecek basit önlemler veya uyulacak kurallarla mevcutta karşı karşıya kalınan birçok iş kazası elimine edilebilir ya da en azından etkisi en az seviyeye indirilebilir niteliktedir. Ancak son yıllarda yaşanan ve birçok insanın hayatını kaybetmesine neden olan iş kazalarına bakıldığı zaman sektörden sektöre söz konusu iş kazalarının farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Bu nedenle bazı sektörlerde ciddi ölüm veya yaralanma ile sonuçlanabilecek çıktılara sebep olan iş kazası risklerinin başka bir sektörde aynı düzeyde tehlike oluşturup oluşturmadığı sorusu bu çalışmanın ana çıkış noktalarından birini oluşturmaktadır. Hazırlanan bu tez çalışması kapsamında öncelikle iş kazası kavramı ve iş kazasının nedenleri ele alınmış, daha sonra ise iş kazalarına neden olarak risk faktörleri kapsamlı literatür taraması ve uzman görüşleri doğrultusunda ortaya konmuştur. Bu risk faktörlerinin tanımlanmasının ardından Türkiye'de meydana gelen iş kazalarının sektörlere göre dağılımı incelenerek hangi sektörlere odaklanılması gerektiğine karar verilmiştir. Belirlenen iş kazası risklerinin sektörler bazında etkileri ve sonuçlarının değerlendirilmesi amaçlanan son kısımda ise birden fazla risk faktörünün etkisini analiz etmeye imkan veren Bulanık Çok Kriterli Karar Verme yöntemlerinden faydalanılarak değerlendirme yapılmıştır. Elde edilen çıktılara bakıldığı zaman seçilen sektörler bağlamında İş kazasına sebep olan risklerden en çok etkilenen sektörün inşaat sektörü olduğu bunu sırasıyla metal / imalat ve madencilik sektörlerinin takip ettiği tespit edilmiştir.
Kurumsal uygulama yazılım paketlerinin seçiminde kullanılan yaklaşımların karşılaştırmalı analizi ile bir model geliştirilmesi ve uygulama sonuçlarının değerlendirilmesi
Günümüz işletmeleri, yazılım firmalarındaki büyüme, çok çeşitli yazılım ihtiyaçlarının varlığı ve hızla değişen teknoloji nedeniyle, kendi yazılım uygulamalarını özel olarak geliştirmek yerine, kurumsal uygulama yazılım paketi satın almaya yönelmektedir. Uygun kurumsal uygulama yazılım paketlerinin satın alınması, birbiriyle çelişen çok sayıda amacı ve maliyet gibi kantitatif, sözel ifadeler gibi kalitatif verilerin kullanımını içeren kapsamlı bir seçim sürecini gerekli kılmaktadır. Bu süreçte belirsizlikleri ve riskleri minimize eden sistematik ve tekrarlı bir seçim metodolojisine ihtiyaç duyulmaktadır. Literatürde yazılım seçimi ve değerlendirmesine yönelik birçok yaklaşım önerilmektedir. Mevcut yaklaşımların karşılaştırmalı analizi sonucunda, yazılım seçim sürecini ihtiyaçların analizinden son seçim kararına kadar destekleyen yeni modellerin geliştirilmesine halen ihtiyaç duyulduğu tespit edilmiştir. ?Kurumsal Uygulama Yazılım Paketlerinin Seçiminde Kullanılan Yaklaşımların Karşılaştırmalı Analizi ile Bir Model Geliştirilmesi ve Uygulama Sonuçlarının Değerlendirilmesi? konulu bu tez çalışmasında, yazılım seçimi sürecinin tüm aşamalarını kapsayan bütünleşik bir model sunulmaktadır. Sunulan modelde karar vericileri, en uygun yazılımın seçimine yönelik olarak gerçekleştirecekleri kalitatif ve kantitatif değerlendirmelerde desteklemek amaçlanmaktadır. Bu değerlendirmeler, son seçim kararının verilmesi için, bir çok amaçlı matematiksel programlama modelinde birleştirilmektedir. Geliştirilen modelin yazılım seçimi literatürüne en önemli katkısı, seçim kriterlerinin tanımlanmasına yönelik sistematik bir metodoloji sunmasıdır. Bu metodoloji fonksiyonel olmayan seçim kriterlerinin firmanın sistem gereksinimlerine göre belirlenmesi için bulanık KFA yaklaşımını kullanmaktadır. Bu aşamada sözel ifade formundaki kalitatif verilerin sayısal değerlere dönüştürülmesi için bulanık küme teorisi ve simülasyon tabanlı bir yaklaşım önerilmektedir. Geliştirilen modelin tüm adımları, bir elektronik firmasının ERP yazılım seçimi projesinde uygulanmıştır. Bu proje sırasında tatmin edici sonuçlar elde edilmiş ve firma iş süreçlerini yazılıma uydurmak yerine, iş süreçlerine en uygun doğru yazılımı seçebilmiştir. Böylelikle, senaryo analizleri yoluyla test edilen modelin pratikte uygulanabilirliği gerçek bir uygulama ile doğrulanmıştır. Anahtar kelimeler: Kurumsal uygulama yazılım paketi, yazılım seçimi, bulanık KFA, çok kriterli karar verme, çok amaçlı matematiksel programlama, ERP.
Bütünleşik SWARA-Gri ilişkisel analiz ve CoCoSo yöntemi ile OECD ülkelerinin makroekonomik performanslarının değerlendirilmesi
Karar verme, hayatın tüm aşamasında karşılaşılan bir süreçtir. Bu süreç içinde çoğu zaman alternatiflerin çok olduğu, çok sayıda ve zaman zaman birbirleri ile çelişen değerlendirme kriterine sahip olan karmaşık problemler ile karşılaşılabilmektedir. Bu noktada çok kriterli karar verme yöntemleri gerek kriterleri değerlendirmede gerekse alternatifler içinde en iyisini belirlemede karar vericiye yardımcı olan yöntemler olarak bilinmektedir. Çok kriterli karar verme yöntemlerinin farklı alanlarda ayrı ayrı veya hibrit olarak uygulandığı görülmektedir. Bu çalışmada, SWARA, gri ilişkisel analiz (GİA) ve CoCoSo yöntemlerinden oluşan hibrit çok kriterli karar verme yönteminden faydalanarak 35 OECD ülkesinin makroekonomik performanslarının çok dönemli olarak incelenmesini amaçlanmıştır. Literatür okumalarının sonucu olarak belirlenen dokuz performans kriteri SWARA yöntemi ile ağırlıklandırılmış, en önemli üç kriter, kişi başına düşen gayri safi yurt içi hasıla, işsizlik oranı ve enflasyon oranı olmuştur. Kriter ağırlıklarının belirlenmesinin ardından gri ilişkisel analiz ile elde edilen çok yıllık sıralama sonuçları CoCoSo yöntemi ile tek bir sıralamaya dönüştürülmüştür. GİA yönteminin dönemlik sonuçları çok farklılaşmadığı için, CoCoSo yöntemi ile elde edilen genel sıralama da GİA sonuçları ile paralellik göstermiştir. Elde edilen sıralama sonuçlarına göre Lüksemburg, İsviçre ve Japonya makroekonomik performansı en yüksek olan ülkeler olarak belirlenmiştir.
Türkiye'deki mevcut koşulların bulanık analitik ağ süreciyle değerlendirilerek uygun tersane yeri seçimi
Günümüzde işletmelerin küresel pazarda rekabet edebilmeleri, karlılıklarını arttırabilmeleri ve etkin, verimli, üretkenliği yüksek bir üretim yapabilmeleri için öncelikle çok iyi bir planlama yapmaları gerekmektedir. İşletmelerin sınırlı kaynaklarını en iyi şekilde kullanmaları kendi özelliklerini çok iyi bilmesi ve dış etkenleri de iyi analiz edebilmesiyle mümkün olacaktır. Türkiye'de gemi inşaa sanayi altın çağını yaşamaktadır ve bunun önümüzdeki 5 sene boyunca süreceği tahmin edilmektedir. Bugün mevcut tersanelerimiz dünyanın dört bir yanına gemi inşaa etmekte ve pazardaki arzı karşılama payını yükseltmeye çalışmaktadır. Böylesi önemli bir yatırımda alternatiflerin çok iyi analiz edilmesi gerektiği açıktır. Bu amaçla literatürde ve uygulamada kendini kanıtlamış bir yöntem olan AAS kullanılmasına karar verilmiştir. Analitik Ağ Süreci yani AAS yardımıyla bir çok etkenin birbirleri ile ilişkisi değerlendirilerek karar verme sağlanır. AAS, AHP(Analitik Hiyerarşi Proses)'nin geliştirilmiş bir üst yapısıdır ve AAS ile tüm faktörlerin varsa birbirleri üzerindeki etkileri göz önünde bulundurulup değerlendirilebilmektedir. Bu çalışmada, AAS'ye ek olarak Bulanık Mantıktan (Fuzzy Logic) da yararlanılmıştır. Bulanık mantığın kullanılmasının sebebi daha gerçekçi sonuçları ortaya çıkarmasındaki başarıdır. Uygulamayı yaparken kullanılan Super Decisions adlı yazılımdan AAS içerisindeki çapraz ilişkileri kurmada faydalanılmıştır. İkili karşılaştırmalar için ise Microsoft EXCEL kullanılmıştır. Uygulama sonucunda elde edilen bilgi uzmanlara sunulmuş ve sonucun doğru olduğu teyit edilmiştir bu da kullanılan yöntemin, kurulan ağın ve alınan verilerin doğruluğunu desteklemiştir. Anahtar Kelimeler: AAS, Bulanık Mantık, Çok kriterli karar verme
Çok kriterli karar analizi ile oluşturulan orman yangını risk haritalarının gerçekleşen orman yangınları ile karşılaştırılması (Manavgat örneği)
Yangınlara karşı hassas ormanlara sahip Türkiye'de, orman alanları için CBS tabanlı orman yangını risk modellerinin oluşturulmasına dair çalışmalar artmaktadır. Ancak ortaya çıkan sonuçların gerçekleşen yangınlarla ne denli örtüştüğüne dair çalışmalara literatürde rastlanmamaktadır. Manavgat İlçesinde 2021 yılı Temmuz ve Ağustos aylarında büyük ölçekli orman yangınları yaşanmıştır. Bu tez ile hem son dönemde hem de daha önceki yıllarda çıkan orman yangınları ile CBS tabanlı orman yangını risk modellerinin karşılaştırması yapılacaktır. Orman yangınlarında meydana gelecek zararları en aza indirmek ve yangın yönetimi karar destek sürecine katkı sağlamak amacıyla yapılan CBS tabanlı orman yangını risk modellerinin gerçekleşen orman yangınları ile ne denli örtüştüğü, CBS ortamında elde edilen verilerin zayıf kaldığı, geliştirilmesi gereken yönlerinin olup olmadığı ortaya çıkarılacaktır.
Complex T-spherical fuzzy aggregation operators and their applications in multi-criteria decision making
This thesis consists of six sections. In Section 1, detailed literature review and motivation of the thesis are presented. In Section 2, extensions of the fuzzy sets and complex fuzzy sets are given with their examples. In Section 3, the Dombi operators on CTSFSs are introduced and based on Dombi operators, some aggregation operators, including Complex T-spherical Dombi fuzzy weighted arithmetic averaging (CTSDFWAA) operator, Complex T-spherical Dombi fuzzy weighted geometric averaging (CTSDFWGA) operator, Complex T-spherical Dombi fuzzy ordered weighted arithmetic averaging (CTSDFOWAA) operator, Complex T-spherical Dombi fuzzy ordered weighted geometric averaging (CTSDFOWGA) operator are defined and obtained some of their properties. In Section 4, the multi-criteria decision-making (MCDM) method under the CTSF environment is developed and presented an algorithm for the proposed method. Also, to show the process of the proposed method, an example related to diagnosing the COVID-19 is given. In Section 5, to reveal the advantages and restrictions of the proposed method, a sensitivity analysis is presented. In Section 6, some explanations about the obtained results and works to be presented in the future.
Hesitant T-spherical fuzzy sets and their applications in decision-making
This thesis consists of eight sections. In Section 1, detailed literarature review and motivation of the paper are presented. In Section 2, generalizations of fuzzy sets. In Section 3, the concept of the hesitant T-spherical fuzzy (HTSF) set, the score and accuracy functions of the hesitant T-Spherical fuzzy elements, and the set operations between the hesitant T-Spherical fuzzy sets are defined and examples of them are given. In Section 4, Dombi operators among HTSF elements are introduced and based on Dombi operators, hesitant T-spherical Dombi fuzzy (HTSDF) weighted arithmetic averaging operator, HTSDF weighted geometric averaging operator, HTSDF ordered weighted arithmetic averaging operator and HTSDF ordered weighted geometric averaging operator are defined and some properties of them are investigated. In Section 5, a multi-criteria group decision making method has been developed in the HTSF environment and an algorithm for the proposed method is presented. In addition, an example of personal selection is given to demonstrate the operation of the proposed method. In Section 6, an analysis by the parameter in the aggregation operators presented is presented. In Section 7, a table and commentary showing comparisons between the generalizations of fuzzy sets are given. In Section 8, some explanations about the obtained results and works to be presented in the future.
Distance measures of hesitant complex neutrosophic sets and their application in decision-making
This thesis consists of six sections. In Section 1, detailed literature review and motivation of the thesis are presented. In Section 2, definitions of fuzzy set, complex fuzzy set, and some of their generalizations are given with their examples. In Section 3, the concept of hesitant complex neutrosophic sets is introduced a score and accuracy functions for hesitant complex neutrosophic elements are defined. In Section 4, Hamming, Euclidean and Haussdorf distance measures formulas between two hesitant complex neutrosophic sets are defined and some results are obtained. Also, weighted distance measures between two hesitant complex neutrosophic sets are introduced. In Section 5, a multiple criteria decision-making method based on the proposed distance measures is developed and its application in decision making problem is presented. In Section 6, it is made some explanations about the obtained results and works to be planned in the future.
Çatalan Baraj Gölü-Deli Burun aksında Seyhan Nehrinin yeşil koridor potansiyelinin araştırılması
Araştırmada, Adana Seyhan Nehri örneğinde yeşil koridor sisteminin planlama ve tasarlanmasına metodolojik bir yaklaşım geliştirilmeye çalışılmıştır. Yaklaşımın özünü, rekreasyon yönelimli kullanım olanaklarının araştırılması oluşturmaktadır. Bu bağlamda araştırmada çekim odağı olarak nitelendirilen ve geliştirilecek yeşil koridor kapsamında rekreasyonel çekim özelliği taşıyan alanların belirlenmesi önem kazanmıştır.Çekim odaklarının belirlenmesinde çok kriterli analiz (Multi-criteria analysis) yöntemi kullanılmıştır. Yöntemde, (1) mevcut alan kullanımı, (2) toprak yetenek sınıfları, (3) eğim, (4) bakı ve (5) nehir koridoruna uzaklık olmak üzere 5 değerlendirme ölçütü temel alınmıştır. Ölçütlerin bu yöntemle coğrafi bilgi sistemleri ortamında yorumlanmasıyla çekim odaklarının belirlendiği rekreasyonel uygunluk haritası elde edilmiştir. Uygunluk haritası kapsamındaki çekim odaklarının tümünün rekreasyonel alan olarak değerlendirilmesi mümkün olamayacağından rekreasyonel kullanılabilirlik açısından büyüklüğü 5 dekarın altındaki alanlar elenmiş ve sonuçta araştırma alanı için çekim odağı niteliği taşıyan 28 alan belirlenmiştir.28 çekim odağının rekreasyonel potansiyel ağırlığını belirlemek amacıyla ?Kütle Çekim Modeli? ve ?Ters Uzaklık Etkili Ağırlıklandırma? yöntemleri kullanılmıştır. Modele, 28 çekim odağı ve araştırma alanı kapsamındaki 44 yerleşim birimi dahil edilmiştir. Sonuçta çekim odaklarının rekreasyonel kullanımlarına temel oluşturan çekim endeksi haritasına ulaşılmıştır. Bu harita temel alınarak alan kullanım önerleri geliştirebilmek amacıyla odaklar Rekreasyonel Kullanım, Kullanım Ağırlıklı Koruma, Koruma olmak üzere 3 sınıfta değerlendirilmiştir. Bu 3 sınıfta yer alan çekim odaklarına alan büyüklüğü, mevcut kullanım biçimi, ulaşım olanağı, en yakın yerleşim birimine uzaklık ve en yakın odak noktasına uzaklık ölçütleri yönünde rekreasyonel kullanım önerileri getirilmiştir.
Çok kriterli karar verme ve yapay zeka teknikleri ile bulut servisi seçimi
Bu tez, bulut servisi seçim sürecinde Çok Kriterli Karar Verme (ÇKKV) yöntemleri ve yapay zeka tekniklerinin kullanımını incelemektedir. Günümüzde bulut bilişim, işletmelerin dijital dönüşümünde kritik bir rol oynamaktadır ve doğru bulut servisi sağlayıcısını seçmek, organizasyonların operasyonel verimliliği için önemlidir. Ancak, bulut servisi seçiminde çok sayıda kriter ve alternatif bulunması, karar verme sürecini karmaşık hale getirmektedir. Bu çalışma, en uygun bulut hizmet sağlayıcısının belirlenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Bilgi teknolojileri alanında çalışan 6 uzman ile yapılan beyin fırtınası ve literatür taraması sonucunda, bulut hizmet sağlayıcısı seçiminde önemli olan 8 temel ölçüt Maliyet, Kullanıcı Dostu Arayüz ve Yönetim Araçları, Veri Yedekleme ve Kurtarma, Güvenlik, Entegrasyon, Destek ve Müşteri Hizmetleri, Performans, Uyumluluk belirlenmiştir. Tezde, bulut servisi seçim sürecinde ÇKKV yöntemlerinden AHP ve TOPSIS kullanılmıştır. AHP ile kriter ağırlıkları belirlenerek TOPSIS yöntemi ile en uygun bulut hizmet sağlayıcısı seçilmiştir. Bulut hizmet sağlayıcısı tahmininde makine öğrenmesi yöntemleri karşılaştırmalı olarak incelemiştir. Çalışmada, k-Nearest Neighbors, Random Forest, Neural Network ve Gradient Boosting algoritmaları tercih edilmiştir. Sonuçlara göre, MAE, MAPE ve RMSE kriterlerine göre en iyi tahmin yöntemi olarak kNN belirlenmiştir. Bu yaklaşım, karar vericilere, kriterler arasındaki dengeyi sağlamak ve büyük veri kümeleri üzerinde daha doğru analizler yapmak için kapsamlı bir çerçeve sunar. ÇKKV yöntemleri, kriterlerin önem derecelerini ve alternatiflerin sıralamasını belirlerken; yapay zeka teknikleri tahminleme yapar. Araştırmanın uygulama kısmında, bulut servis sağlayıcılarının değerlendirilmesi için veri toplama, ÇKKV ve yapay zeka yöntemlerinin uygulanması adımları detaylı olarak ele alınmıştır. Elde edilen sonuçlar, önerilen yaklaşımın, bulut servisi seçiminde daha hızlı, doğru ve etkili sonuçlar sağladığını göstermektedir. Sonuç olarak, bu tez bulut servisi seçimi gibi karmaşık karar verme süreçlerinde ÇKKV ve yapay zeka tekniklerinin nasıl kullanılacağına dair değerli bir yöntem sunmakta ve bu yaklaşımın avantajlarını, sınırlamalarını belirlemekte, ayrıca gelecekteki çalışmalar için önerilerde bulunmaktadır. Bu yaklaşım, işletmelerin bulut hizmetlerini daha etkin bir şekilde seçmelerine yardımcı olarak, daha verimli ve rekabetçi bir dijital ortam yaratmalarına katkı sağlamayı amaçlamaktadır.
Manavgat-Alanya arasında golf sahaları için uygun alanların belirlenmesi
Son yıllarda golf sporuna dayalı turizm türü önem kazanmış bulunmaktadır. Ülkemiz, özellikle Akdeniz kıyı kesiminin sahip olduğu uygun iklim koşulları nedeniyle, golf turizmi açısından önemli potansiyele sahiptir. Bu potansiyel içinde Antalya ilinin özel bir yeri olup gerek turizmin çeşitlendirilmesi, gerekse turizm gelirlerinin artırılması amacıyla golf sahaları yapımı teşvik edilmektedir.Bu araştırmanın amacı, Doğu Antalya (Antalya-Manavgat) kıyı şeridi üzerinde hızlı bir gelişme gösteren golf sahalarına ek olarak, Manavgat-Alanya kıyı kesiminde yer alan 40'a yakın beş yıldızlı otel tesisinin ortaya koyduğu talep doğrultusunda bunların bütün yıl işlevsellik kazanmalarını sağlayabilmek için golf alanları olabilir potansiyel alanların araştırılmasıdır. Bu çalışmada alanın doğal ve sosyo-ekonomik yapısı ön planda tutularak ve özellikle golf için yer seçim ölçütleri dikkate alınarak golf sahaları için uygun alanların belirlenmesi hedeflenmiştir. Araştırma sonucunda, uygun araziler Manavgat, Oymapınar, Kızılot ve Okurcaların üst kısımlarında, İncekum, Payallar ve Türklerde dağınık bir şekilde yer almaktadır.Elde edilen sonuçlara göre, Manavgat-Alanya arasında otel sayısına paralel sayıda golf alanı olabilir alanlar ortaya çıkmaktadır.
An application of z-number theory based multi choice bwm, copras and rafsi to evaluate carbon footprint calculators
Advanced MCDM techniques are becoming more and more necessary in today's multifaceted and uncertain decision making contexts, when conventional approaches are insufficient. The Z-number method facilitates more realistic outcomes by integrating both the assessments of decision makers and their confidence levels in these assessments into the model. The MC-BWM, an extension of the traditional BWM, provides flexibility by enabling decision makers to choose several best and worst criteria. The COPRAS technique, employed for alternative ranking, delivers a comprehensive and relevant ranking by concurrently evaluating both benefit and cost factors. Conversely, the RAFSI method facilitates the efficient ranking of alternatives through the functional synthesis of criterion weights and performance values. The amalgamation of these methodologies significantly enhances decision making processes, especially in domains marked by considerable uncertainty, including sustainability, environmental impact assessment, and supply chain management. To determine criteria weights, this study used the MC-BWM, which is based on Z-number theory. Subsequently, all corporate carbon footprint calculator alternatives were ranked using the COPRAS and RAFSI techniques. This method enables decision makers evaluating the corporate carbon footprint to allocate different weights to criteria and provides a reliable rating with considerable distinctiveness.