Multiple Intelligence Theory
67 theses under this subject heading
Multiple intelligence theory in multiple children: Twins and triplets
The aim of this dissertation is to investigate 6/7- 11/12 year-old 679 co-twins and 33 triplet siblings' multiple intelligence types in Turkish context and to find out how they differ in terms of birth order, zygote type, gender and grade level factors. The subjects, aged 7- 12 were chosen from the 1st and 6th grade levels, in 42 schools (21 Primary, 21 Middle schools) in Esenler/Istanbul during the Spring Term of 2014-2015 and the Fall Term of 2015-2016 academic years. The data of the study was gathered through two data collection instruments. The first data collection instrument was an adapted version of Shearer's (2007) "Multiple Intelligences Development Assessment Scales (MIDAS)" and the second one was a "Family Information Form". The analysis of the data obtained from 679 co-twins and 11 sets of triplets (712 children in total) tried to answer four research questions. The first research question aimed at investigating the relationship between birth order and multiple intelligence, and it was found that there was no statistically significant relation between birth order (Child A, Child B and Child C) and multiple intelligence types in twins and triplets. The second research question focused on analyzing the effect of twin types (zygote types) on multiple intelligence type, and it was found that fraternal/DZ twins had significantly higher scores on verbal/linguistic and musical intelligences than identical/MZ twins. However, zygote type was not considered and analyzed in triplet students since their zygote types were not known. The third research question was on the analysis of gender factor among twins and triplets and it was found that female co-twins had significantly higher scores on verbal, musical and inter-personal intelligences than male co-twins. However, male co-twins had significantly higher scores than female co-twins on mathematical intelligence. As gender factor was analyzed, no significant difference was found in triplet students. Last research question aimed at investigating the relationship between grade level and multiple intelligence in multiple children. It was found that there were significant differences at four intelligences in twins: mathematical/logical intelligence, kinesthetic/bodily intelligence, nature intelligence and intrapersonal/individual intelligence. At mathematical/logical intelligence,5th grade students had significantly higher scores than 1st grade students. At kinesthetic/bodily intelligence,5th grade students had significantly higher scores than 1st and 2nd grade students. At intra-personal/individual intelligence, 4th, 5th and 6th grade students had significantlyhigher scores than 1st grade students. At nature intelligence, 3rd, 4th and 5th grade students had significantly higher scores than 1st grade students. Among triplet siblings, it was observed that 6th, 5th and 4th graders have significantly higher spatial/visual intelligence scores than 1st graders. As a result, it was seen that even though twins were born together, their multiple intelligence rates and types were different from each other, and were affected by "twin type", "gender" and "grade level" factors but not by "birth order" factor. In triplets, it was found that there was a statistically significant relation between grade level factor and multiple intelligence types but not between gender and birth order factors and multiple intelligence types. Keywords: Twins, Triplets, Multiple Intelligences.
Öğretmen adaylarının çoklu zekâ alanları ile yaşam boyu öğrenme eğilimleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırma, öğretmen adaylarının çoklu zekâ alanları ile yaşam boyu öğrenme eğilimleri arasındaki ilişkiyi incelemek üzere gerçekleştirilmiştir. Betimsel tarama niteliğinde gerçekleştirilen araştırmanın evrenini Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesindeki Eğitim Fakültesi ve Spor Bilimleri Fakültesinde öğrenim görmekte olan öğretmen adayları oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemini ise kolayda örnekleme yöntemiyle ulaşılan 754 öğretmen adayı oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak Coşkun (2009) tarafından geliştirilen "Yaşam Boyu Öğrenme Eğilimleri Ölçeği" ve McClellan ve Conti (2008) tarafından geliştirilmiş, Babacan ve Dilci (2012) tarafından Türkçeye uyarlanmış "Çoklu Zekâ Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizi bir istatistik programı aracılığıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda; öğretmen adaylarının çoklu zekâ alanlarından en çok içsel zekâ ve varoluşçu zekâ alanlarına; en az ise görsel zekâ ve kişilerarası zekâ alanlarına sahip oldukları görülmüştür. Bunun yanında çoklu zekâ alanlarında cinsiyete, öğrenim görülen programa, sınıfa ve öğrenim görülmekte olunan programı tercih sırasına göre anlamlı farklılıklar olduğu tespit edilmiştir. Öğretmen adaylarının yaşam boyu öğrenme eğilimi ölçeğinden almış oldukları puanların ortalamanın üzerinde olduğu gözlemlenirken, diğer yandan yaşam boyu öğrenme eğilimlerinin cinsiyete, öğrenim görülmekte olan sınıfa, programa, öğrenim görülen programı tercih sırasına ve öğrenim görmekte oldukları programdan memnuniyet durumlarına göre anlamlı olarak farklılaştığı görülmüştür. Ayrıca öğretmen adaylarının yaşam boyu öğrenme eğilimlerinin çoklu zekâ alanlarına göre öğrenmeyi düzenlemede yoksunluk ve merak yoksunluğu boyutlarında anlamlı bir farklılık bulunurken; motivasyon ve sebat boyutlarında anlamlı bir farklılaşma olmadığı görülmüştür. Yaşam boyu öğrenme eğilimi ve çoklu zekâ alanları arasındaki ilişkiler incelendiğinde ise; bedensel zekâ türüyle öğrenmeyi düzenlemede yoksunluk ve merak yoksunluğu arasında negatif yönlü zayıf; varoluşçu zekâ türüyle motivasyon, sebat ve merak yoksunluğu boyutları arasında pozitif yönlü zayıf; kişilerarası zekâ türüyle motivasyon, sebat ve merak yoksunluğu boyutları arasında negatif yönlü zayıf ve son olarak içsel zekâ türüyle öğrenmeyi düzenlemede yoksunluk boyutları arasında pozitif yönlü zayıf bir ilişki bulunduğu tespit edilmiştir.
Çoklu zeka temelli işbirliğine dayalı öğrenme yöntemi'nin ilkokuma öğretiminde uygulanabilirliği
Bu araştırmanın amacı, İlkokuma Öğretiminde Çoklu Zeka Temelli İşbirliğine Dayalı Öğrenme Yöntemi'nin uygulanabilirliğini sınamaktır. Araştırma gerçek deneme modellerinden ?sontest kontrol gruplu model?e göre desenlenmiştir.Araştırma ön ve asıl uygulama olmak üzere iki aşamada gerçekleştirilmiştir. Ön uygulama, 26 Eylül 2005- 6 Ocak 2006 tarihleri arasında, asıl uygulama ise 18 Eylül 2006- 26 Ocak 2007 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir.Araştırmada, biri deney, diğeri kontrol grubu olmak üzere iki grup belirlenmiştir. Deney grubunda Çoklu Zeka Temelli İşbirliğine Dayalı Öğrenme Yöntemi'ne dayalı ilkokuma yazma öğretimi, kontrol grubunda ise böyle bir çalışma yapılmamıştır. Araştırmada Ses Temelli Cümle Yöntemi temel alınmıştır. Ayrıca, uygulama sırasında gruplarda yer alan seslerin öğretimi aşamasında yine Ses Temelli Cümle Yöntemi'nin aşamaları izlenmiştir. Çoklu Zeka Kuramı'nın sekiz zeka alanına ilişkin etkinlikler uygulama aşamalarına dağıtılmış, her ses grubunun sonunda İşbirliğine Dayalı Öğrenme Yöntemi'nin Birlikte Öğrenme Tekniği'nin uygulanabilirliğine bakılmıştır.Araştırma verileri Okuduğunu Anlama Testi, Okuma Davranışları Yapılandırılmış Gözlem Formu ve Öğrenci Görüşleri Anketi ile toplanmıştır. Grupların sontest puanları elde edildikten sonra ortalama puanlar ile puan dağılımlarının standart sapmaları hesaplanmıştır. Gruplararası karşılaştırmalarda t testinden yararlanılmış ve anlamlılık düzeyi .05 olarak benimsenmiştir. Çoklu Zeka Kuramı Temelli İşbirliğine Dayalı Öğrenme Yöntemi'nin ilkokuma öğretiminde uygulanmasına ilişkin öğrenci görüşlerini belirlemek amacıyla açık uçlu iki sorudan oluşan anket formu kullanılmıştır. Araştırmada şu sonuçlara ulaşılmıştır:?İlkokuma öğretiminde Çoklu Zeka Kuramı Temelli İşbirliğine Dayalı Öğrenme Yöntemi'nin uygulandığı deney grubu ile böyle bir yaklaşımın uygulanmadığı kontrol grubundaki öğrencilerin okuduğunu anlama düzeyleri arasında deney grubu lehine istatistiksel bakımdan anlamlı bir fark vardır.?İlkokuma öğretiminde, Çoklu Zeka Kuramı Temelli İşbirliğine Dayalı Öğrenme Yöntemi uygulanan deney grubu ile böyle bir yaklaşımın uygulanmadığı kontrol grubu arasında okuma becerileri açısından deney grubu lehine anlamlı bir fark vardır.?Öğrencilerin ilkokuma öğretiminde, Çoklu Zeka Kuramı Temelli İşbirliğine Dayalı Öğrenme Yöntemi'nin uygulanmasına yönelik görüşleri olumlu yöndedir.
İlköğretim 5. sınıf fen ve teknoloji dersi programındaki kazanım ve etkinliklerin çoklu zekâ kuramı açısından değerlendirilmesi
Bu araştırmanın amacı, ilköğretim 5.sınıf Fen ve Teknoloji dersi programında, ?Dünya, Güneş ve Ay? ve ?Yaşamımızdaki Elektrik? ünitelerindeki kazanım ve etkinliklerin Çoklu Zekâ Kuramı açısından değerlendirilmesine ilişkin öğretmen görüşlerini belirlemektir. Bu nedenle tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini, Malatya ili merkez ilçesi belediye sınırları dâhilindeki ilköğretim okullarının 5. sınıflarında görev yapan 262 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Örneklemi, seçkisiz biçimde ulaşılabilen toplam 190 sınıf öğretmeni oluşturmuştur. Veri toplamak amacı ile anket kullanılmıştır. Ankette 5'i kişisel bilgilere; 65'i ise Fen ve Teknoloji dersi programının ?Dünya, Güneş ve Ay? ve ?Yaşamımızdaki Elektrik? ünitelerindeki kazanım ve etkinliklerin Çoklu Zekâ Kuramı açısından değerlendirilmesine yönelik olmak üzere toplam 70 madde vardır. Kazanım ve etkinliklerle ilgili maddelerin karşısında ise Çoklu Zekâ Kuramı'nı oluşturan 8 zekâ alanı sıralanmıştır. Anketin geçerlik ve güvenirliği uzman kanısı ve ön uygulama ile sağlanmıştır. ?Dünya, Güneş ve Ay? ve ?Yaşamımızdaki Elektrik? ünitelerindeki kazanım ve etkinliklerin Çoklu Zekâ Kuramı açısından değerlendirilmesi ile ilgili olarak, öğretmenlerden 65 kazanım ve etkinliğin her birinde, baskın olan bir zekâ alanını işaretlemeleri istenmiştir.Verilerin istatistiksel analizi için bilgisayar paket programı kullanılmış; bu ünitelerde yer alan kazanım ve etkinliklerin hangi zekâ alanına uygun olduğu ile ilgili olarak; mesleki kıdem, mezun olunan yüksek öğretim kurumu, öğrenme-öğretme kuram ve yaklaşımlarıyla ilgili hizmet-içi eğitim alıp almamalarına göre, öğretmen görüşlerinin dağılımı, frekans ve yüzdeleri ile çapraz tablolar şeklinde verilmiş ve yorumlanmıştır.Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre öğretmenlerin; İlköğretim 5.sınıf Fen ve Teknoloji dersi programında ?Dünya, Güneş ve Ay? ve ?Yaşamımızdaki Elektrik? ünitelerindeki kazanım ve etkinliklerin, Çoklu Zekâ Kuramı açısından değerlendirilmesi ile ilgili olarak, öğrenme-öğretme sürecinde yapılan tüm faaliyetler dikkate alındığında, hemen hemen tüm zekâ alanlarına dağılmasına rağmen, daha çok görsel-uzamsal, mantıksal-matematiksel ve sözel-dilsel zekâ alanlarında odaklandığını; ayrıca mesleki kıdemleri, mezun oldukları yüksek öğretim kurumu ve öğrenme-öğretme kuram ve yaklaşımlarıyla ilgili hizmet-içi eğitim alıp almamaları bakımından da benzer düşündükleri belirlenmiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlara dayalı olarak çeşitli önerilerde bulunulmuştur.
Yeni ortaöğretim matematik programı kapsamında, ortaöğretim matematik öğretmenlerinin çoklu zekâ kuramı uygulamalarına ilişkin görüşleri
Bu çalışma, yeni ortaöğretim matematik programı kapsamında, ortaöğretim matematik öğretmenlerinin çoklu zekâ kuramı uygulamalarına ilişkin görüşlerini ortaya çıkarmak ve uygulamadaki aksaklıkları tespit ederek buna uygun çözüm önerileri sunmak amacıyla yapılmıştır. Araştırmada, nicel araştırma yöntemlerinden tarama metodu kullanılmış, araştırmanın kuramsal boyutunda konuya ilişkin literatürden yararlanılmıştır.Bu araştırmanın örneklemini 2011?2012 eğitim öğretim yılında Malatya ili merkez ilçesi belediye sınırları dâhilindeki ortaöğretim okullarında görev yapan 47'si bayan, 136'sı erkek olmak üzere 183 matematik öğretmeni oluşturmaktadır. Veri toplamak amacı ile 3 seçenekli bir anket kullanılmıştır. Ankette 3'ü kişisel bilgilere, 25'i ise Çoklu Zekâ Kuramı uygulamalarına ilişkin öğretmen görüşlerini belirlemeye yönelik olmak üzere toplam 28 madde bulunmaktadır.Verilerin istatistiksel analizi için bilgisayar paket programı kullanılmış, araştırmaya katılan öğretmenlerin kişisel bilgileri ile ilgili tanımlayıcı istatistiksel analizler için frekans ve yüzde alma teknikleri uygulanmış, sonuçlar tablo halinde verilmiş ve yorumlanmıştır. Öğretmen görüşlerinin cinsiyet, mesleki kıdem ve mezun olunan kurum değişkenlerine göre farklılaşıp farklılaşmadığı ki kare (chi-square) testi kullanılarak incelenmiş, sonuçlar tablolar halinde verilmiş ve yorumlanmıştır.Araştırma; öğretmenlerin ortaöğretimde uygulamaya konulan çoklu zekâ kuramına dayalı yeni matematik programına karşı olumlu tutuma sahip olduklarını ortaya koymakla birlikte, öğretim süreci içerisinde bazı problemlerle karşılaştıklarını da göstermektedir. Bununla birlikte öğretmenler, okulun fiziki imkânlarının çoklu zekâ kuramına dayalı etkinliklerin kullanımına uygun hale getirilmesi ve hizmet içi eğitim alınması gibi düzenlemelerle, matematik öğretiminin çok daha verimli hale geleceğini düşünmektedir. Çalışmanın ?sonuç ve öneriler? bölümünde bu veriler ışığında birtakım öneriler sunulmuştur.
İlköğretim 3,4 ve 5. sınıf öğrencilerinin çoklu zeka kuramına göre sahip oldukları zeka alanları ve akademik başarının karşılaştırılması
Beyin ve insan zekâsı üzerine çok eski dönemlerden itibaren araştırmalar yapılmaktadır. İnsan beyninin tam olarak işlevleri tam olarak çözülememiştir ve bu konuda araştırmalar devam etmektedir.Zekâ soyut bir kavramdır. Bu nedenle tanımlamak, sınırlarını çizmek için birçok düşünür ve bilim adamı çeşitli fikirler üretmişlerdir. Zekâ, bir ya da birden fazla kültürde değer bulan bir ürün ortaya koyma kapasitesi; gerçek hayatta karşılaştığı problemlere etkili ve verimli çözümler üretebilme becerisi; çözüme kavuşturulması gereken yeni ve karmaşık yapılı problemleri keşfetme yeteneğidir.Yakın zamana kadar, insan zekâsının doğumla kazanıldığı, hayat boyu devam ettiği ve bu zekânın geliştirilmesinin mümkün olamadığı görüşü hâkim iken, çoklu zekâ kuramına göre günümüzde insan zekâsının insanın sahip olduğu ufkuna göre değiştiği kabul edilmektedir.Milli eğitim sistemimizde de çoklu zekâya yönelik uygulamalar yapılmaktadır. Bu çalışmada çoklu zekâ kuramına göre okulda öğrencilerin derslerde gösterdiği başarılar incelenmiştir.Anahtar Kelimeler: Çoklu zekâ, öğrenci, eğitim,
İlköğretim 4. ve 5. sınıf Türkçe ders kitaplarının yapılandırmacı eğitim ve çoklu zeka kuramı bağlamında incelenmesi
Bu çalışmada ilköğretim Türkçe ders kitapları yapılandırmacı eğitim ve çoklu zekâ kuramı açısından incelenmiştir. Yapılandırmacı eğitim anlayışı bakımından incelenen kitaplar ilköğretim 4. ve 5. sınıf Türkçe ders kitapları olup, 2010-2011 öğretim yılından itibaren 5 yıl süreyle ders kitabı olarak kabul edilmiştir. Çoklu zekâ kuramına göre incelenen kitaplar da ilköğretim 4. ve 5. sınıf Türkçe ders kitaplarıdır. Araştırma sonucuna göre, yapılandırmacı eğitim anlayışı çerçevesinde tasarlanan Türkçe ders kitapları, öğrencinin okuma, dinleme/izleme, konuşma ve yazma becerilerini daha fazla geliştirebilecek niteliktedir.Anahtar Kelimeler: Türkçe, Yapılandırmacı Eğitim, Çoklu Zekâ.
Sınıf öğretmeni adaylarının hayat bilgisi öğretimine yönelik tutumları ile çoklu zekâ kuramı uygulamalarına yönelik tutumları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, sınıf öğretmeni adaylarının hayat bilgisi öğretimine yönelik tutumları ile çoklu zekâ kuramı uygulamalarına yönelik tutumları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırma, nicel araştırma modellerinden ilişkisel tarama modeli ile yürütülmüştür. Araştırma grubunu Artvin Çoruh Üniversitesi, Bursa Uludağ Üniversitesi, Ege Üniversitesi ve Eskişehir Anadolu Üniversitesi'nde 3. sınıfta öğrenim gören Hayat Bilgisi Öğretimi dersini almış 294 sınıf öğretmeni adayı oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından oluşturulan kişisel bilgi formu, Sarikaya, Özgöl ve Yılar (2017) tarafından geliştirilen "Hayat Bilgisi Öğretimi Tutum Ölçeği" ve Kılıç (2008) tarafından geliştirilen "Çoklu Zekâ Kuramı Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Elde edilen verilerin toplanması ve çözümlenmesi sürecinde betimsel istatistikler kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS 20.0 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin incelenmesinde iki grubun karşılaştırılmasında Mann Whitney U testi, ikiden fazla grubun karşılaştırılmasında Kruskal Wallis H testi, Kruskal Wallis H testinin anlamlı çıkması durumunda, farklılığın hangi gruplardan kaynaklandığını anlamak için post-hoc test olarak Mann Whitney U testi kullanılmış, korelasyon ve regresyon analizleri yapılmıştır. Araştırma sonucunda, sınıf öğretmeni adaylarının hayat bilgisi öğretimi tutum düzeyleri ve alt boyutları ile çoklu zekâ kuramı tutum düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir (p<0.05). Sınıf öğretmeni adaylarının hayat bilgisi öğretimi tutum düzeyleri ve çoklu zekâ kuramı tutum düzeyleri arasında yüksek düzeyde pozitif yönlü bir ilişki bulunmaktadır. Buna göre öğrencilerin hayat bilgisi öğretimi tutum düzeyleri arttıkça çoklu zekâ kuramı tutum düzeylerinin de arttığı söylenebilir. Sınıf öğretmeni adaylarının hayat bilgisi öğretimi tutumları, öğretmen adaylarının çoklu zekâ kuramına yönelik tutumlarının pozitif bir yordayıcısı olarak belirlenmiştir (p<0.05). Buna göre sınıf öğretmeni adaylarının hayat bilgisi öğretimini etkili ve verimli bir şekilde gerçekleştirmek için çoklu zekâ alanlarından hangilerine daha çok ağırlık vereceklerini belirlemek amacıyla hazırlanan bu çalışmada elde edilen veriler öğretmen adaylarının gelecekte mesleklerindeki yaklaşımları hakkında fikir sahibi olmayı ve öğretimin niteliğini iyileştirmelerini sağlayacaktır. Anahtar sözcükler: Çoklu zekâ Kuramı uygulamaları, hayat bilgisi Öğretimi, sınıf öğretmeni adayı, tutum.
Okul Öncesi Öğretmen Adaylarının Çoklu Zeka Alanları ile Yaratıcılık Düzeyleri Arasındaki İlişkinin İncelenmesi
Yapılan araştırmada, okul öncesi öğretmen adaylarının çoklu zekâ alanları ile yaratıcılık düzeyleri arasındaki ilişkiyi ortaya koymak amaçlanmıştır. Bu amaca uygun olarak araştırmada ilişkisel tarama modeline dayalı betimsel yöntem kullanılmıştır. Araştırmada, 2020-2021 yılı bahar döneminde Bursa ili Nilüfer ilçesinde bulunan Uludağ Üniversitesi Eğitim Fakültesi Okul Öncesi Öğretmenliği bölümünde eğitim- öğretime devam eden 1. ,2. ,3. ve 4. sınıfta olan toplam 489 öğrenci ile çalışma grubu oluşturulmuştur. Araştırmada okul öncesi öğretmen adaylarının çoklu zekâ alanları ile yaratıcılık düzeylerinin bazı değişkenlere göre değişip değişmediği ve öğretmen adaylarının çoklu zekâ alanları ile yaratıcılık düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığı incelenmiştir. Araştırmada okul öncesi öğretmen adaylarına, kişisel bilgi formu, Çoban (1999) tarafından Türkçe' ye uyarlanan "How Creative Are You?" (Ne Kadar Yaratıcısınız?) yaratıcılık ölçeği, Saban (2001) tarafından, bireylerin çoklu zekâ alanlarını keşfetmeleri amacıyla geliştirilen, likert tarzı bir ölçek olan Çoklu Zekâ envanteri uygulanmıştır. Kişisel bilgi formu, Ne kadar yaratıcısınız? Yaratıcılık ölçeği ve çoklu zekâ envanterinden elde edilen nicel veriler SSPS (Sosyal Bilimler için İstatistik Programı) ile analiz edilmiştir. Belirlenen problem, alt problemler ve frekans değerleri tablolaştırılmıştır. Sonuç olarak; okul öncesi öğretmen adaylarının yaratıcılık puanlarına göre erkek öğretmen adaylarının lehine farklılık olduğu sonucuna varılmıştır. Birinci öğretim olan öğrenci grubunun yaratıcılık puanlarının yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Aynı zamanda birinci öğretim okul öncesi öğretmen adaylarının tüm zekâ alanları puanlarının daha yüksek olduğu sonucuna varılmıştır. Araştırmada okul öncesi öğretmen adaylarının "Ne kadar yaratıcısınız?" ölçeği puanlarının; cinsiyet, yaş grubu, öğrenim türü, bulunduğu sınıf, okul öncesi öğretmen adayının sahip olduğu kardeş sayısı ve kardeş sıralaması, anne-baba öğrenim durumu, anne ve baba yaşı, anne ve baba mesleği, öğretmen adayının sanat, spor, vb. aktiviteler ile uğraşma durumuna göre farklılık gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmaya katılan okul öncesi öğretmen adaylarının yaratıcılık puanları ile çoklu zekâ türleri arasında pozitif yönlü anlamlı ilişki olduğu saptanmıştır. Okul öncesi öğretmen adaylarının yaratıcılık ve çoklu zekâ alan puanlarına, birinci veya ikinci öğretim olma durumlarının, katılımda bulundukları etkinliklerin, anne veya babanın sağ olup olmama durumunun etkisi olduğu gözlemlenmiştir. Öğretim türü değişkenine göre, birinci öğretim okul öncesi öğretmen adaylarının yaratıcılık ve çoklu zekâ alanlarının puanları ikinci öğretim puanlarına göre daha yüksektir. Sanat ve spor ile ilgilenme durumunun, öğretmen adaylarının yaratıcılık ve çoklu zekâ puanlarına etkisi yüksektir. Bu duruma ek olarak anne veya babası sağ olmayan çocukların yaratıcılık ve çoklu zekâ alan puanlarının daha yüksek olduğu bulunmuştur.
Çoklu Zekâ Kuramı destekli kubaşık öğrenme yönteminin Türkçe dersine ilişkin tutum ve okuduğunu anlamaya yönelik akademik başarı üzerindeki etkisi
Bu deneysel çalışmada, çoklu zekâ kuramı destekli kubaşık öğrenme yönteminin ilköğretim beşinci sınıf Türkçe dersinde, öğrencilerin okuduğunu anlamaya yönelik akademik başarıları ve derse ilişkin tutumları üzerinde etkisi olup olmadığı araştırılmıştır.Çoklu zekâ kuramı destekli kubaşık öğrenme yöntemi, araştırmanın bağımsız değişkenini oluştururken, okuduğunu anlama başarısı ve Türkçe dersine ilişkin tutum ise bağımlı değişkenlerini oluşturmaktadır. Araştırma, öntest-sontest kontrol gruplu deneme modelinde tasarlanmıştır. Uygulama, 2005-2006 eğitim-öğretim yılı güz yarıyılında, Adana İli Seyhan ilçesinde yer alan orta sosyo-ekonomik düzeydeki bir devlet ilköğretim okulunun üç dersliğinde okuyan toplam 115 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir.Araştırmada, bir deney ve iki kontrol grubu kullanılmıştır. Uygulama, 12 hafta sürmüştür. Dersler, deney grubunda çoklu zekâ kuramı destekli kubaşık öğrenme yöntemine, kontrol gruplarında ise 2005?2006 Türkçe Dersi Öğretim Programı'na göre hazırlanan ders planları doğrultusunda işlenmiştir. Dersler, deney ve birinci kontrol grubunda araştırmacı tarafından yürütülürken, ikinci kontrol grubunda sınıf öğretmenleri tarafından yürütülmüştür. Çalışmada, ÇZK destekli kubaşık öğrenme yönteminin öğretim sürecindeki etkisinin ortaya konulabilmesi için nitel ve nicel araştırma yöntemleri birlikte kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak, araştırmacı tarafından geliştirilen ?Okuduğunu Anlama Başarı Testi? deney ve kontrol gruplarına öntest-sontest olarak, ?Türkçe Dersi Tutum Ölçeği? işlem öncesinde ve işlem sonrasında uygulanmıştır. Ayrıca ?Teele Çoklu Zekâ Envanteri? araştırmanın başında öğrencilerin zekâ alanlarını belirlemek, ?kişisel bilgiler formu? çalışma gruplarında yer alan öğrencilerin kişisel bilgilerini almak üzere kullanılmıştır. Nitel verilerin toplanmasında deney grubunda yer alan öğrencilerin sürece ilişkin görüşlerini belirlemeye yönelik yarı yapılandırılmış görüşme formu ile ?Grup Çalışmalarını Değerlendirme Formu? kullanılmıştır.Araştırmada başarı testi ve tutum ölçeğinden elde edilen veriler üzerinde, istatistiksel teknik olarak kovaryans analizi kullanılmıştır. Analizlerde anlamlılık düzeyi p<.05 olarak alınmıştır. Grup çalışmalarını değerlendirme ve yarı yapılandırılmış görüşme formundan elde edilen veriler, nitel araştırmalarda kullanılan içerik analizi yöntemiyle çözümlenmiştir.Araştırma sonunda elde edilen verilere göre, başarı testi ve tutum ölçeği sontest puanları açısından deney grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunurken; kontrol grupları arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. Yarı yapılandırılmış görüşme formundan elde edilen sonuçların bir kısmı aşağıdaki gibi özetlenebilir.Öğrenciler, çoklu zekâ destekli kubaşık öğrenme yöntemi sayesinde, Türkçe derslerini daha çok sevdiklerini, derse daha çok katılma isteği duyduklarını söylemişlerdir. Ayrıca, bu yöntemin, başarılarını arttırdığını; arkadaşlarıyla daha iyi kaynaşmalarını sağladığını; dayanışmayı, paylaşmayı ve birlikte çalışmayı öğrettiğini ifade etmişlerdir.
Üniversitelerin hazırlık okullarındaki başarılı yabancı dil öğrencilerinin kullandıkları öğrenme stratejileri ve çoklu zeka özellikleri arasındaki ilşkisi
Üniversitenin Hazırlık Okullarındaki Başarılı Yabancı Dil Öğrenicilerinin Kullandıkları Öğrenme Stratejileri ve Çoklu Zeka Özellikleri Arasındaki îlişki Yazar: Gülsen Can Danışman: Yrd. Doç. Dr. Z. Hülya Bartu Bu araştırmanın genel amacı, eğitimde görev alan öğretmen ve yöneticilerin, üniversitelerin yabancı dil (İngilizce) hazırlık okullarındaki öğrencilerin yabancı dil öğrenirken kullandıkları öğrenme stratejilerinin, çoklu zeka özelliklerinin, yaş, cinsiyet, güdülenme, tutum, endişe, öğrenme biçimleri ve özerkliklerinin farkında olabilmeleri için bu değişkenler arasındaki ilişkiyi ortaya çıkarmak ve yabancı dil öğretiminin kalitesini arttırmaktır. Bu araştırmada problem, üniversitelerin yabancı dil (İngilizce) hazırlık okullarında okuyan başarılı öğrencilerin öğrenme stratejileri ve çoklu zeka özellikleri arasında ilişkinin bulunup bulunmadığının incelenmesidir. Öğrencilerin yaş, cinsiyet, güdülenme, öğrenme biçimleri, ve becerileri/yetenekleri, devlet ve vakıf (özel) üniversitelerinde öğrenci olma, aile teşviği, ailede yabancı dil bilen birinin olup olmaması, erek dil (İngilizce) ve o dilin kültür ve toplumuna karşı tutumlar, lise türü, lisedeki haftalık yabancı dil dersi saati, lisedeki bölüm, İngilizce öğrenme süresi değişkenler olarak kabul edilmiştir. Başarılı yabancı dil öğrenicilerinin hangi stratejiden ne oranda yararlandıkları ve hangi çoklu zeka özelliklerine ne oranda sahip oldukları da incelenmiştir. Araştırmanın evreni, İstanbul ilindeki tüm devlet ve vakıf (özel) üniversitelerinde yabancı dil hazırlık okullarında öğrenim gören başarılı öğrenicileri kapsamaktadır. Araştırmanın örneklemi ise ikisi devlet ve üçü vakıf üniversitesinden 42 kız ve 41 erkek olmak üzere toplam 83 öğrenciden oluşmaktadır. mÖğrenme stratejilerini ölçmek için Oxford'un (1990) îngilizceyi yabancı dil olarak öğrenen öğreniciler için geliştirdiği Dil Öğrenme Strateji Envanteri (Strategy Inventory for Language Learning - SILL) ve bu envanter için geliştirilmiş ölçek kullanılmıştır. Bu ölçekte, öğrenicilerin altı öğrenme stratejisinden hangilerini ne oranda kullandıklarım anlamaya yönelik 50 soru sorulmaktadır. Çoklu zeka özelliklerini ölçmek için ise Wingate'in (1997) ve Gregory ve Chapman'nın (2002) Gardner'm Çoklu Zeka Kuramı'na dayanarak hazırladıkları Çoklu Zeka Envanteri (Muliple Intelligences Inventory) ve bu envanter için geliştirilen Ölçek kullanılmıştır. Bu ölçekte, öğrenicilerin sekiz çoklu zeka türlerinden hangilerine ne oranda sahip olduklarını bulmaya yönelik 56 soru sorulmaktadır. Değişkenleri içeren bir sormaca da benim tarafımdan hazırlanmıştır. Bu sormacada, öğreniciler hakkında bilgi toplamaya, onların yabancı dil öğrenimi, erek dil toplumu hakkında neler düşündüklerini, İngilizce öğrenme nedenlerini, yabancı dili konuşurken neler hissettiklerini ve yabancı dil öğrenme biçimlerini ortaya çıkarmaya yönelik 25 soru sorulmaktadır. Hazırlanan envanter ve değişkenler sormacası, envaterler çeviri yapılıp tekrardan düzenlendikleri, kendi hazırladığım sormaca ilk kez benim tarafımdan uygulanacağı ve ileride karşılaşılacak eksikliklerin önceden giderilmesinin gerektiği düşünüldüğünden, 10 üniversite yabancı dil hazırlık öğrenişinden pilot grubu oluşturularak pilot grubunun öğrenicilerinden sormacaların yanıtlamaları istenmiştir. Pilot çalışmada ortaya çıkan eksiklikler not alınarak sormacalarda gerekli düzenlemelere gidilmiştir. Araştırma sonuçlarına gore, üniversite yabancı dil hazırlık sınıfı öğrenicilerinin sözel/dilsel zekalarıyla tüm zihinsel işlemleri kullanma, eksik bilgiyi giderme, duygularını kontrol etme ve başkalarıyla öğrenme stratejileriyle; doğa zekalarıyla da tüm zihinsel işlemleri kullanma ve duygularını kontrol etme stratejileri arasında anlamlı bir ilişki olduğu bulunmuştur. ivBazı değişkenler ile öğrenme stratejileri ve çoklu zeka özellikleri arasında anlamlı ilişkilerin olduğu (örneğin, 'cinsiyet' değişkeni ile etkin anımsama stratejisinin kullanımı arasında anlamlı bir ilişki olması ve 'kız' öğrenicilerin etkin anımsama stratejisini erkeklere oranla daha fazla kullanmaları; aynı değişken ile mantıksal/matematiksel zeka arasında anlamlı bir ilişki olduğu ve 'kız' öğrenicilerin erkeklere oranla mantıksal/matematiksel zeka oranının daha yüksek olduğunun bulunması gibi) tespit edilmiştir. Bazı değişkenlerin sadece öğrenme stratejileri ile aralarında anlamlı ilişki olduğu (örneğin, öğrenicilerin 'yabancı dili öğrenme süreleri' değişkeni ile öğrenmeyi düzenleme ve değerlendirme ve başkalarıyla öğrenme stratejilerini kullanma arasında anlamlı bir ilişkinin olduğu ve bu farkın yanıtı 'bir yıldan daha az süredir yabancı dil öğrendiğini' belirten öğrenicilerin bu iki stratejiden daha fazla yararlandıklarının; bu değişken ile çoklu zeka özellikleri arasında anlamlı bir ilişkinin olmadığının bulunması gibi) bulunmuştur. Bazı değişkenlerin sadece çoklu zeka alt boyutları ile aralarında anlamlı bir ilişki olduğu (örneğin, İngilizce konuşurken kendini o dilin konuşucusu gibi hissetme değişkeni ile öğrenme stratejilerini hiç biriyle anlamlı ilişkinin olmadığı; bu değişken ile mantıksal/matematiksel zeka, bedensel/devinduyusal zeka ve doğa zekası arasında anlamlı bir ilişkinin olduğu ve bu soruyu 'Evet' olarak yanıtlayanların bu üç stratejiyi de etkin olarak allandıklarının bulunması gibi) tespit edilmiştir. Bazı değişkenlerin ise ne öğrenme stratejileri ne de çoklu zeka alt boyutlarıyla aralarında ilişkinin olmadığı (örneğin, aile teşviği değişkeni ile öğrenme stratejilerini kullanma ve çoklu zeka türleriyle aralarında anlamlı ilişkinin bulunmaması gibi) tespit edilmiştir.
Çoklu zekâ kuramı destekli proje tabanlı öğrenme yönteminin sosyal bilgiler dersinde akademik başarı, tutum ve kalıcılığa etkisi
Bu araştırmanın temel amacı; ilköğretim dördüncü sınıf sosyal bilgiler dersinde kullanılan çoklu zekâ kuramı destekli proje tabanlı öğrenme yönteminin işe koşulduğu grup (deney grubu) ile ilköğretim dördüncü sınıf sosyal bilgiler programı doğrultusunda öğretimin işe koşulduğu grubun (kontrol grubu) sosyal bilgiler dersine ilişkin tutumları, akademik başarıları ve kalıcılık puanları arasında anlamlı bir fark olup olmadığını sınamaktır.Araştırma, öntest-sontest kontrol gruplu deneme modelinde tasarlanmıştır. Uygulama, 2007-2008 eğitim-öğretim yılı güz yarıyılında, Adana İli Ceyhan ilçesinde bulunan alt sosyo-ekonomik düzeydeki bir devlet ilköğretim okulunun iki dersliğinde okuyan toplam 50 öğrenci üzerinde, iki haftası hazırlık olmak üzere sekiz hafta süreyle gerçekleştirilmiştir. Bu araştırmada, çoklu zekâ kuramı destekli proje tabanlı öğrenme yönteminin etkililiğini sınamak için aynı okulda ters devrelerde bulunan bir deney ve bir kontrol grubu seçilmiştir. Deney grubunda dersler, çoklu zekâ kuramı destekli proje tabanlı öğrenme yöntemi, kontrol grubunda ise 2005?2006 Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programında belirtilen içerik doğrultusunda işlenmiştir. Dersler, deney grubunda araştırmacı, kontrol grubunda ise sınıf öğretmeni tarafından yürütülmüştür.Araştırma, ?öntest-sontest kontrol gruplu? deneme modeline göre desenlenmiştir. Ancak gruplar bütün özellikleriyle eşitlenemediğinden bu yönüyle yarı deneysel bir çalışma olarak nitelendirilebilir. Araştırmada deney ve kontrol gruplarına, deneysel işlemler başlamadan önce ve deneysel işlemlerin bitiminde ?Sosyal Bilgiler Dersine İlişkin Tutum Ölçeği? ve ?Sosyal Bilgiler Dersi Başarı Testi? uygulanmıştır. Deneysel işlem başlamadan önce bütün gruplardaki öğrencilerin çoklu zekâ alanlarına yönelik tercihlerini belirlemek amacıyla ?Teele Çoklu Zekâ Envanteri? uygulanmıştır. Araştırmada başarı testi ve tutum ölçeğinden elde edilen veriler üzerinde, istatistiksel teknik olarak kovaryans analizi kullanılmıştır. Analizlerde anlamlılık düzeyi p<.05 olarak alınmıştır.Araştırmada, başarı testi ve tutum ölçeğinden elde edilen sontest puanları açısından deney ve kontrol grupları arasında deney grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunurken, kalıcılık puanları arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. Bu sonuçlar göz önüne alındığında, çoklu zekâ kuramı destekli proje tabanlı öğrenme yönteminin öğrencilerin sosyal bilgiler dersindeki akademik başarılarını arttırmada ve derse ilişkin tutumlarını olumlu yönde geliştirmede etkili olduğu söylenebilir.Anahtar Kelimeler: Çoklu Zekâ Kuramı, Proje Tabanlı Öğrenme, Sosyal Bilgiler
Dokuzuncu sınıf öğrencilerinin öğrenme stilleri ve çoklu zekâ alanlarının incelenmesi
Bu araştırma ile; dokuzuncu sınıf öğrencilerinin cinsiyet, anne-baba eğitim düzeyi ve okul türü değişkenlerine göre öğrenme stilleri puanları ile çoklu zekâ alanları puanlarının anlamlı bir şekilde farklılaşıp farklılaşmadıkları; öğrencilerin öğrenme stilleri puanları, çoklu zekâ alanları puanları ve akademik başarıları arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığı, çoklu zekâ alanları puanlarının öğrenme stilleri puanlarını ne kadar yordadığı araştırılmıştır.Araştırmanın evrenini Adana ili Seyhan ve Çukurova merkez ilçelerinde yer alan, 2008-2009 eğitim-öğretim yılında öğrenim gören, özel ve devlet ortaöğretim kurumları dokuzuncu sınıf öğrencileridir. Araştırma oranlı küme örnekleme yoluyla tesadüfi olarak seçilen 254'ü devlet okullarında ve 264'ü özel okullarda okuyan öğrenciler olmak üzere, 235 erkek, 283 kız ve toplamda 518 öğrenciyle gerçekleştirilmiştir.Araştırmanın modeli ilişkisel taramadır. Araştırmada üç veri toplama aracı kullanılmıştır. Bunlar; araştırmacı tarafından geliştirilen ?Kişisel Bilgi Formu?, Seber (2001) tarafından geliştirilen ?Çoklu Zekâ Alanlarında Kendini Değerlendirme Envanteri? ve Şimşek (2002) tarafından geliştirilen ?BİG 16 Öğrenme Biçemleri Envanteri? dir.Verilerin çözümlenmesinde, frekans ve yüzde, t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Pearson momentler çarpımı korelasyonu ve aşamalı çoklu doğrusal regrasyon analizi kullanılmıştır. Tüm istatistiksel analizlerde 0.05 anlamlılık düzeyi ölçüt alınmıştır. Analizlerin yapılmasında, SPSS 11.5 istatistik paket programından faydalanılmıştır.Araştırmadan elde edilen sonuçlar aşağıda özetlenmiştir:Öğrencilerin, öncelikle görsel, daha sonra işitsel ve bedensel/kinestetik öğrenme stillerini tercih ettikleri belirlenmiştir. Ayrıca cinsiyet açısından ?işitsel öğrenme stilinde? kızlar lehineiianlamlı bir farklılaşma olduğu saptanmıştır. Öğrencilerin öğrenme stili puanlarının anne-baba eğitim düzeyine göre farklılaşmadığı bulunmuştur. Okul türü açısından ise, ?işitsel öğrenme stilinde? devlet okulu öğrencileri lehine anlamlı bir farklılaşma olduğu ortaya çıkmıştır.Çalışmada çoklu zekâ alanları ile ilgili sonuçlara bakıldığında, öğrencilerin en yüksek ortalamaya ?içsel/özedönük? zekâ alanında sahip oldukları; ?mantıksal/matematiksel? zekâ alanında ise en düşük ortalamaya sahip oldukları tespit edilmiştir. Ayrıca öğrencilerin, ?sözel/dilsel, görsel/uzamsal, bedensel/kinestetik, müziksel/ritimsel ve sosyal/kişilerarası? zekâ alanları puanları ile cinsiyet arasında kızların lehine anlamlı bir farklılaşma olduğu saptanmıştır. Anne-baba eğitim düzeyi açısından ise öğrencilerin, çoklu zekâ alanları puanlarından ?müziksel/ritimsel ve doğa zekâ alanı? ile anne eğitim düzeyi arasında; ?müziksel/ritimsel zekâ alanı? ile baba eğitim düzeyi arasında anlamlı bir farklılaşma olduğu belirlenmiştir. Okul türü açısından; hem ?sözel/dilsel? hem de ?doğa? zekâ alanlarında devlet okulları lehine anlamlı bir farklılaşma olduğu ortaya çıkmıştır.Araştırmada öğrencilerin öğrenme stilleri puanları ile akademik başarı puanları arasında anlamlı bir ilişki olmadığı tespit edilmiştir. Çoklu zekâ alanları puanları ve akademik başarı puanları arasında ise; en az iki zekâ tipine birden sahip olan, yani karma zekâ alanlarına sahip olan öğrencilerin çoklu zekâ puanları ile akademik başarı puanları arasında düşük pozitif doğrusal bir ilişki olduğu bulunmuştur.Son olarak da bu araştırmada, öğrencilerin öğrenme stilleri puanları ve çoklu zekâ alanı puanları arasında ; ?görsel öğrenme stili ile görsel/uzamsal zekâ alanı?, ?bedensel/kinestetik öğrenme stili ile bedensel/kinestetik zekâ alanı?, ?işitsel öğrenme stili ile sözel/dilsel zekâ alanı? arasında pozitif doğrusal bir ilişki olduğu saptanmıştır. Öğrencilerin çoklu zekâ alanı puanlarının öğrenme stilleri puanlarını ne kadar yordadığına bakıldığında ise; ?görsel/uzamsal çoklu zekâ alanının görsel öğrenme stilini %35, bedensel/kinestetik çoklu zekâ alanının bedensel/kinestetik öğrenme stilini %28 ve sözel/dilsel çoklu zekâ alanının işitsel/öğrenme stilini %25 oranında? açıkladığı ortaya çıkmıştır.Anahtar Kelimeler: Öğrenme, Öğrenme Kuramları, Öğrenme Stilleri, Zekâ, Çoklu Zekâ Kuramı.
Çoklu zeka kuramına göre hazırlanan öğretim etkinliklerinin 4. sınıf öğrencilerinin matematik başarılarına ve kaygı düzeylerine etkisi
Bu çalışmada, Çoklu Zekâ Kuramına göre hazırlanan öğretim etkinliklerinin ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin matematik başarılarına ve kaygı düzeylerine etkisi olup olmadığı araştırılmıştır. Araştırmada, Çoklu Zekâ Kuramına göre hazırlanan etkinlikler ile yapılan öğretim bağımsız değişken, matematik dersi başarısı ve kaygı düzeyi ise bağımlı değişkendir. Araştırma, öntest-sontest kontrol gruplu deneme modeline göre tasarlanmıştır. Araştırma, 2016-2017 eğitim-öğretim yılı bahar yarıyılında, Osmaniye ili merkez ilçesinde yer alan orta sosyo-ekonomik düzeydeki bir devlet ilkokulunda iki derslikte okuyan toplam 55 öğrenci ile yürütülmüştür. Bir deney ve bir kontrol grubu ile yürütülen araştırma dokuz hafta sürmüştür. Dersler, deney grubunda Çoklu Zekâ Kuramına göre hazırlanan öğretim etkinlikleri doğrultusunda araştırmacı, kontrol grubunda ise 2015 İlkokul Matematik Dersi Öğretim Programı (MEB, 2015) doğrultusunda hazırlanan ders planları doğrultusunda sınıf öğretmenleri tarafından işlenmiştir. Çalışmada, Çoklu Zekâ Kuramına göre hazırlanan etkinliklerin etkisinin ortaya konulması için nitel ve nicel araştırma yöntemleri bir arada kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak, araştırmacı tarafından geliştirilen "Başarı Testi", deney ve kontrol gruplarına öntest ve sontest olarak; kaygı düzeylerini belirlemek içinde "İlköğretim Öğrencileri için Matematik Kaygı Ölçeği" araştırma işlem öncesinde ve işlem sonrasında uygulanmıştır. Ayrıca "Kişisel Bilgi Formu" çalışmaya katılan öğrenciler hakkında bilgi almak için kullanılmıştır. Nitel veriler, deney grubunda yer alan öğrencilerin sürece yönelik düşüncelerini saptamak için beşi erkek beşi kız olmak üzere toplam 10 öğrenciyle yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılarak toplanmıştır. Araştırmada başarı testi ve kaygı ölçeğinden elde edilen veriler, kovaryans analizi kullanılarak analiz edilmiştir. Analizlerde anlamlılık düzeyi p<.05 olarak alınmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşme formundan elde edilen nitel veriler, betimsel analiz yöntemiyle analiz edilmiştir. Araştırma sonunda elde edilen verilere göre, başarı testi öntest-sontest puanlarının karşılaştırılması sonucunda; deney grubunun daha başarılı olduğu görülmüştür. Ek olarak kaygı puanları açısından gruplar arasında anlamlı bir farka rastlanmamıştır. Ancak; deney grubunun kaygı sontest puanlarında, öntest puanlarına göre ciddi derecede bir azalma görülmüştür. Yarı yapılandırılmış görüşme formundan elde edilen sonuçlara göre öğrenciler, Çoklu Zekâya göre hazırlanan etkinlikleri zevkli/eğlenceli bulduklarını, bu etkinlikler sayesinde matematik derslerine olan korkularını yenerek dersi sevmeye başladıklarını ve derse katılmayı istediklerini belirtmişlerdir. Ayrıca uygulamadan sonra, Matematik dersinden korkmayıp, öz güvenlerinin arttığından söz etmişlerdir. Anahtar Kelimeler: Çoklu Zekâ Kuramı, Matematik Öğretimi, Matematik Kaygısı, Akademik Başarı
Seramik malzemeler ile üç boyutlu modellemeler kullanılarak temel fen bilimleri derslerine katkılarının irdelenmesi
Bilim ve Sanatın temelinde doğayı anlama çabası yatmaktadır. İnsanın, doğa karşısında yerini bulma ve hakim olma kaygısı, insanın gelişim ve değişim sürecine etki etmiş günümüz teknolojilerinin oluşmasında ki en önemli gücü oluşturmuştur. Bu arayışta ilk kullandıkları araç toprak olmuştur. Toprak, kil olarak seramik malzemenin ana hammaddesini oluşturmaktadır. Bunun içindir ki, öğrenim çağındaki her öğrencinin bilim ve sanatın temel yapılarını öğrenirken kendi zekalarına uygun alanları tanımalarını sağlayıp, bireysel farklılıklarını ortaya koyarak, bireysel gelişimlerine katkı sunabilecek en uygun sanat malzeme seramiktir. Seramik malzeme, plastiklik özelliğiyle değişime ve dönüşüme en uygun olan malzemedir. Bu malzeme, doğada kolayca bulunması ve biçimlendirmelerde yalın ve kolay anlatımıyla öğrenmeleri destekleyici, öğrenmelerin bütünleyici bir parçası olarak uygulamada yer almaktadır. Seramik malzemenin biçimlendirmelerde sağladığı kolaylık, sanatsal olarak yaratıcılığı desteklemekte ve öğrencilerin bireysel farklılıklarını ortaya çıkarmaya yardımcı olmaktadır. Bu çalışmanın öğrencilerin bilgi ve becerilerini geliştirmeyi eğitim aldıkları diğer derslerle bağ kurmalarını sağlayıp, algılama ve kavrama düzeylerini yükseltmelerine yardımcı olarak, temel fen bilimleri derslerine katkılarının irdelenmesine yönelik uygulama çalışmasına kaynaklık edeceği düşünülmektedir.
Köy enstitüleri ile çoklu zeka ilişkisi
Bu çalışmanın evreni İzmir'de ve Ankara'da yaşayan Köy Enstitüsümezunu emekli öğretmenlerdir.Araştırmada, tarafımızdan(2003) geliştirilen ?Köy Enstitüleri'nde YapılanEğitim-Öğretim Etkinliklerine Yönelik Tutum Ölçeği? kullanılmıştır.Yapılan uygulama sonucunda, 96 Köy Enstitüsü mezununa tutum ölçeğiuygulanmıştır. Bunlardan 14 tanesi çalışmaya dâhil edilmemiştir.Araştırmada, üç alt problem yanıtlanmaya çalışılmış ve verilerinanalizinde frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma, t testi, F testive LSD testi kullanılmıştır.Araştırma bulguları aşağıdaki gibi özetlenebilir:1. Köy Enstitüleri'nde yapılan eğitim-öğretim etkinlikleri çoklu zekâkuramının bütün zekâ alanlarını destekler ve geliştirir niteliktedir. KöyEnstitüleri'nde çoklu zekâ kuramı, adı aynı olmasa da, uygulanmıştır.2. Köy Enstitüsü mezunlarının sahip oldukları kişisel özelliklere göre, KöyEnstitüleri'nde yapılan eğitim-öğretim etkinliklerine yönelik tutumlarında(p<0.05 düzeyinde) anlamlı farklılık bulunmamıştır.3. Köy Enstitüleri'nde yapılan eğitim-öğretim etkinliklerinin, çoklu zekâkuramının bütün boyutları için ortalaması X :3.66 ve bazen aralığında yeralmaktadır. Buna göre Köy Enstitüleri'nde yapılan eğitim-öğretim ile çokluzekâ kuramı arasında anlamlı bir ilişki vardır.
Çoklu zekâ kuramına göre geliştirilen eğitim durumlarının yabancı dil ağırlıklı lise 9. sınıf öğrencilerinin İngilizce dersindeki başarılarına ve derse ilişkin tutumlarına etkisi
Çoklu zekâ kuramı, zekânın çoklu bir yapıya sahip oldugu gerçegini ortaya koymustur. Bu çalısmanın amacı; çoklu zekâ kuramına göre gelistirilen egitim durumlarının yabancı dil agırlıklı lise 9. sınıf ngilizce dersinde ögrencilerin basarılarına ve derse iliskin tutumlarına etkisini incelemektir. Arastırma, öntest-sontest gruplu deneysel bir çalısma olup, arastırma grubunu 2005- 2006 egitim-ögretim yılında Gaziantep ili Sahinbey ilçesi Cumhuriyet Lisesi (Y.D.A.L.)'nde 9. sınıfta ögrenim görmekte olan 60 ögrenci olusturmaktadır. Arastırma grubu, kontrol ve deney gruplarından olusmaktadır. Kontrol grubunda 18 kız ve 12 erkek olmak üzere 30 ögrenci, deney grubunda ise 20 kız ve 10 erkek olmak üzere 30 ögrenci bulunmaktadır. Kontrol grubunda dersler geleneksel yabancı dil ögretim yöntem ve teknikleriyle islenirken, deney grubundaki dersler ise çoklu zekâ kuramı ilkelerine göre islenmistir. Kontrol ve deney gruplarına uygulama öncesinde ve sonrasında basarı testi ve tutum ölçegi uygulanmıstır. Her iki gruptaki dersler arastırmacı tarafından yürütülmüstür. Uygulama 5 hafta sürmüs olup, toplam 40 ders saatini kapsamaktadır. Çalısma sonucunda elde edilen veriler bilgisayar SPSS programı kullanılarak degerlendirilmistir. Bu arastırmanın sonucunda, çoklu zekâ kuramına göre gelistirilen egitim durumlarının ögrencilerin ngilizce dersindeki basarılarını arttırdıgı ve derse iliskin tutumlarında olumlu yönde degisiklikler yarattıgı görülmüstür.
İlköğretim 6, 7 ve 8.sınıf öğrencilerinin çoklu zeka alanlarının belirlenmesi
Araştırma Çoklu Zekâ Kuramına uygun olarak Gaziantep ili, Emine Mustafa Humanızlı, Ali Tutkun ve Kılıçarslan İlköğretim okullarının 6, 7 ve 8 sınıflarında öğrenim gören öğrencilerin farklı zekâ alanlarının gelişmişlik düzeyinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Çalışmanın evreni bu üç ilköğretim okulunda öğenim gören 1401 öğrencidir. Evrenden küme örnekleme ile 737 öğrenciye Mayıs-Haziran 2010'da anket uygulanmıştır. Araştırmaya katılanların %53,1'inin kız, %35,3'ünün 13 yaşında, %47,1'inin 6.sınıf`ta olduğu, %69,9'unun ekonomik durumunun orta düzeyde, %85,9'unun Gaziantep doğumlu, %49'unun 4-6 kardeşli, %76,6'sının çekirdek aile yapısında olduğu saptanmıştır.Öğrencilerin %66,5'inin sosyal faaliyetlere katılamadığı, %58,9'unun günün 1-2 saatini televizyon karşısında geçirdiği, %80,7'sinin anne baba dışında başka birileriyle yaşamadığı, %18,6'sının okul dışında işte çalıştığı, %30,3'ünün çok sık hasta olduğu, %62'sinin günde üç öğün yemek yediği, %21'inin öğretmen olmak istediği saptanmıştır. Öğrencilerin %73,5'inin orta düzeyde gelişmiş, %13,8'inin biraz gelişmiş, %12,2'sinin gelişmiş düzeyde sözel zekaya, %58,5'inin orta düzeyde gelişmiş, %27,5'inin gelişmiş matematiksel zekaya, %45,3'inin orta düzeyde gelişmiş, %32,8'inin biraz gelişmiş, %19,3'ünün gelişmiş düzeyde görsel zekaya, %64,6'sının orta düzeyde gelişmiş, %20,5'inin biraz gelişmiş, %14,2'sinin gelişmiş düzeyde müziksel zekaya, %74,2'sinin orta düzeyde, %12,8'inin biraz gelişmiş, %11,9'unun gelişmiş düzeyde doğa zekasına, %38,8'inin biraz gelişmiş, %31,1'inin orta düzeyde gelişmiş, %29,4'ünün gelişmiş sosyal zekaya, %51,7'sinin orta düzeyde gelişmiş, %23,7'sinin gelişmiş bedensel zekaya, %48,2'sinin gelişmiş, %34,9'unun orta düzeyde gelişmiş içsel zekaya sahip oldukları tespit edilmiştir.Öğrencilerin zekâ alanlarının cinsiyete, sınıf düzeyine, anne/baba öğrenimine, sosyo ekonomik duruma, sosyal faaliyetlere katılmaya ve en çok yaşanılan yere göre arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki tespit edilmiştir(p?0,05).Anahtar Kelimeler:Çoklu Zekâ,Çoklu Zekâ Alanları,Çoklu Zekâ Envanteri,Gelişmişlik Düzeyi
Din kültürü ve ahlak bilgisi dersi öğretim uygulamalarının öğrenci merkezli anlayışa göre geliştirilmesi
Bu araştırmanın amacı, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi konularının öğrenci merkezli eğitim anlayışına göre nasıl düzenlenebileceği konusunda bir örnek oluşturmak ve bu anlayışa göre düzenlenmiş derslerin öğrencilerin bu derse karşı tutumlarını ve dersteki başarılarını nasıl etkileyeceğini ortaya koymaktır. Araştırma, 2014-2015 eğitim-öğretim yılında Düzce ili, Yığılca ilçesinde bulunan Mevlana Ortaokulu'nun 4-B sınıfı ile gerçekleştirilmiştir. Sınıf mevcudu 20 olup bunun 12'si erkek ve 8'i kız öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmacı, bu okulda Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni olarak görev yapmaktadır. Araştırma, nitel araştırma desenlerinden eylem araştırması (aksiyon araştırması) yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma, bizzat araştırmacının kendisi tarafından gerçekleştirilmiş olup, araştırma verileri de bizzat araştırmacı tarafından nitel araştırma yöntemleri kullanılarak toplanmıştır. Verilerin geçerliliğini güçlendirebilmek ve sonuçların anlamlılığını zenginleştirebilmek amacıyla veri çeşitlemesi yapılmıştır. Veri toplama araçları olarak; yansıtıcı günlükler, etkinlik değerlendirme formları, görüşmeler, öğrenci mektupları, öğrenci öz değerlendirme formları ve öğrenci yazılı sınavları kullanılmıştır. Veri analizleri, veri toplama ile eş zamanlı olarak yürütülmüştür. Verilerin çözümlenmesi ve yorumlanmasında içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Bu analiz yöntemi ile veriler ayrıntılı bir şekilde incelenmiş ve tanımlanmıştır. Bu eylem araştırmasının uygulama süreci şu şekilde devam etmiştir: 1. Çalışma planının oluşturulması 2. Problemin tespitine yönelik literatür taraması yapılması 3. Problemin tespiti 4. Birinci eylem planının hazırlanması 5. Birinci eylem planının uygulanması 6. Birinci eylem planının uygulanmasından elde edilen verilerin analizi 7. Elde edilen bulguların değerlendirilmesi ve ikinci eylem planının hazırlanması 8. İkinci eylem planının uygulanması 9. İkinci eylem planının uygulanmasından elde edilen verilerin analizi 10. Bulguların değerlendirilmesi 12 ders saati boyunca yapılandırmacı anlayış ve çoklu zeka anlayışı da dikkate alınarak öğrenci merkezli ders uygulamaları gerçekleştirilmiş, uygulamaların eksik yönleri belirlenerek gerekli düzenlemeler yapıldıktan sonra 8 saatlik yeni ders uygulamaları gerçekleştirilmiştir. Uygulama toplam 20 ders saati sürmüştür. Uygulama sonuçları değerlendirilmiş ve öğrenci merkezli eğitimlerin, öğrencilerin ders başarılarına ve öğrencilerin Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersine yönelik tutumlarına olumlu etkileri olduğu sonucuna varılmıştır. Araştırma sonunda öğrenci merkezli uygulamalarla ilgili bazı öneriler geliştirilmiştir. Anahtar Sözcükler: Öğrenci Merkezli Eğitim, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi, Yapılandırmacılık, Çoklu Zeka Kuramı, Eylem Araştırması.
Beden eğitimi ve spor yüksek okulunda okuyan öğrencilerin çoklu zeka alanları ile holland kişilik tipleri arasındaki ilişkinin araştırılması
Bu araştırmanın amacı, Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu öğrencilerinin çoklu zeka alanları ile Holland kişilik tipleri arasındaki ilişkiyi araştırmaktır. Araştırma grubunu; Gazi Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi ve Kırıkkale Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulunda öğrenim gören 282 erkek ve 228 bayan olmak üzere 510 öğrenci oluşturmaktadır. İlk olarak araştırmanın amacına ilişkin mevcut bilgiler, literatürün taranmasıyla sistematik bir şekilde verilmiştir. Böylece konu hakkında teorik bir çerçeve oluşturulmuştur. İkinci olarak araştırmanın amacına ulaşmak için Howard Gardner tarafından geliştirilen ve Gonce Seber tarafından Türkçeleştirilerek geçerlilik ve güvenilirliği yapılmış olan ?Çoklu Zeka Alanlarında Kendini Değerlendirme Envanteri? uygulanmıştır. Envanter 80 sorudan oluşmaktadır. sekiz zeka alanı ve her zeka alanından on soru mevcuttur. Yine araştırmada öğrenci kişilik tiplerini belirlemek amacıyla John Holland tarafından geliştirilen ilgi alanları envanteri olan güvenilirlik ve geçerlilik çalışmaları yapılmış olan kendini araştırma ölçeği kullanılmıştır. Envanter 90 sorudan oluşmaktadır. Altı kişilik tipi ve her kişilik tipine ait 15 soru mevcuttur. Verilerin çözüm ve yorumlanmasında çeşitli değişkenler dikkate alınarak mutlak değerleri ve yüzdelik dilimleri hesaplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde ve hesaplanmış değerlerin bulunmasında SPSS (Statistical package for social sciences) paket programı kullanılmıştır. Beden eğitimi ve spor yüksek okulu öğrencilerinin cinsiyet değişkenine göre, öğrenim gördükleri bölüm değişkenine göre ve genel değerlendirme sonucunda ağırlıklı olarak bedensel kinestetik zeka ve sosyal zeka düzeylerinin yüksek olduğu sonucu ortaya çıkmıştır. Beden eğitimi ve spor yüksek okulu öğrencilerinin cinsiyet değişkenine göre, öğrenim gördükleri bölüm değişkenine göre ve genel değerlendirme sonucunda ağırlıklı olarak araştırıcı kişilik tipi, sosyal kişilik tipi ve gerçekçi kişilik tipi diğer kişilik tiplerine oranla daha baskın çıkmıştır. Bu sonuçlar ışığında beden eğitimi ve spor yüksek okulu öğrencilerinin bedensel kinestetik zeka ve sosyal zeka düzeylerinin yüksek olması ve araştırıcı kişilik, sosyal kişilik ve gerçekçi kişilik tipinin baskın olması aralarında pozitif yönlü anlamlı bir ilişkinin olduğunu ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler: Beden eğitimi ve spor yüksek okulu, zeka, kişilik
Okul öncesi eğitim alan 48-60 aylık çocukların zekâ alanlarıyla prososyal davranışları arasındaki ilişki
Bu araştırma, Okul öncesi eğitim alan 48-60 aylık çocukların zekâ alanlarıyla prososyal davranışları arasındaki ilişkiyi inceleme amacıyla yapılmıştır. Tarama modeli temel alınarak gerçekleştirilen bu araştırmanın örneklemini, 2016-2017 eğitim-öğretim yılı Amasya ili merkez ilçede bulunan iki resmi Anaokul ve Taşova ilçesinde bulunan bir Ortaokul bünyesindeki dört anasınıfı olmak üzere toplam on sınıfta bulunan 160 çocuk, 160 anne ve 160 baba oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Çocuk Prososyallik Ölçeği (anne ve baba formu), TIMI (Teele Inventory of Multiple Intelligences) testi ve demografik bilgi formu kullanılmıştır. Verilerin analizinde, betimsel istatistikler, yüzde, frekans kullanılmıştır. Gruplar arasında anlamlı farklılık olup olmadığını belirlemek için, t-testi, Korelâsyon ve Tek Faktörlü Varyans Analizi ANOVA kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre, araştırmaya katılan çocukların baskın zekâ alanları sırasıyla; Görsel-uzamsal zekâ, mantıksal-matematiksel zekâ, sözel-dilsel zekâ, bedensel-kinestetik zekâ, kişisel-içsel zekâ, ritmik-müziksel zekâ, kişilerarası-sosyal zekâ olarak bulunmuştur. Zekâ alanları ile cinsiyet, anne-baba eğitim durumu, kardeş sayısı, doğum sırası gibi değişkenlerden sadece cinsiyet değişkeninin görsel- uzamsal ve kişilerarası-sosyal zekâ alanlarında anlamlı bir farka yol açtığı saptanmıştır (p<0.05). Elde edilen bulgulara göre prososyal davranışlar anne ve baba değerlendirmeleri arasında pozitif yönlü ve anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür (r=0.563, p<0.01). Cinsiyet, anne-baba eğitim durumu, doğum sırası, kardeş sayısı gibi değişkenlerden sadece kardeş sayısı değişkeninin prososyal davranış baba değerlendirmelerinde anlamlı bir farka neden olduğu saptanmıştır (p<0.05). Yine araştırmaya göre çocukların zekâ alanlarıyla prososyal davranışları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişkiye rastlanmamıştır. Anahtar kelimeler: Okul Öncesi Eğitimi, Çoklu Zekâ Kuramı, Prososyal Davranış
Çoklu Zeka Kuramının akademik başarı ve tutuma etkisinin araştırılması: Bir meta-analiz çalışması
Bu araştırmanın amacı 2000-2020 yılları arasında uygulanmış olan Çoklu Zeka Kuramının (ÇZK) var olan programda uygulanan başka bir öğretim yöntemine kıyasla, öğrencilerin fen derslerindeki akademik başarı ve öğrenci tutumu üzerindeki etkisini araştıran çalışmaların meta-analiz yöntemiyle araştırılmasıdır. Ayrıca akademik başarı ve tutum becerileri eğitim kademesi, araştırma konusu, araştırma süresi, araştırma yılı, yayın türü, çalışma ili gibi farklı kategorilerde araştırma da incelenmiştir. Bu amaçla araştırmada incelemeye tabi tutulan doktora ve yüksek lisans tezlerinde deney ve kontrol grubu aranmış ve içlerinde ön-son test ortalamaları örneklem sayıları ve standart sapma verileri olan deneysel çalışmalar tercih edilmiştir. 61 çalışma akademik başarı için, 37 çalışma ise öğrenci tutumu için dâhil edilme kriterlerine uygun olarak bulunmuştur. İşlem Etkililiği meta-analizi kullanılmış ve veriler Hedges's g ye göre hesaplanmıştır. Analiz aşamasında CMAV.3, Excel.2010 ve SPSS.22 programları kullanılmıştır. Çalışmalar birleştirirken bazı yapıların heterojen olması sebebiyle rastgele etkiler modeli, bazı yapıların homojen olması sebebiyle sabit etkiler modeli kullanılmıştır. Araştırma sonucunda ÇZK ile yapılan çalışmaların akademik başarıya olan etki büyüklüğü 1,237 tutum üzerindeki etki büyüklüğü ise 1,055 olarak hesaplanmıştır. Bu değerler doğrultusunda ÇZK öğrencilerin akademik başarı ve tutum düzeylerinde pozitif yönde ve geniş düzeyde etki büyüklüğüne sahiptir sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca ÇZK öğrencilerin akademik başarı ve öğrenci tutumları düzeyinde çalışma konusu, çalışma ili, çalışma yılı, çalışma süresi, sınıf düzeyi ve yayın türü kategorilerinde de ayrı ayrı araştırılarak etki büyüklükleri hesaplanmıştır.
Yedinci sınıf öğrencilerinin FeTeMM alanlarındaki okul başarılarını açıklayan bazı faktörlerin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı yedinci sınıfta okuyan öğrencilerin FeTeMM alanlarındaki okul başarılarını açıklayan bazı faktörlerin incelenmesidir. İncelenecek bu faktörler: Yapılandırmacı öğrenme ortamları, çoklu zekâ alanları ve FeTeMM'e yönelik tutumlarıdır. Araştırma 2018-2019 Eğitim öğretim yılı bahar döneminde yapılmıştır. Evreni Diyarbakır ili örneklemini Kayapınar ilçesine bağlı 10 ortaokulda okuyan 593 yedinci sınıf öğrencileri oluşturmuştur. Araştırmada kullanılan ölçekler; Yapılandırmacı öğrenme ortamı ölçeği, Çoklu zekâ ölçeği ve FeTeMM'e yönelik tutum ölçeğidir. Araştırma da kullanılan model sebep sonuç ilişkilerini açıklamada tercih edilen Nedensel karşılaştırma modelidir. Verilerin analizinde betimsel istatistik analizi için SPSS 21 kullanılmıştır. Çalışmanın hipotez modelini test etmek için Yapısal eşitlik modeli Rstudio içerisindeki Lavaan paket programı kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda Öğrencilerin FeTeMM okul başarılarını orta düzeyin üstünde yapılandırmacı öğrenme ortamı açıklamıştır. Yapılandırmacı öğrenme ortamı büyük etki ile FeTeMM tutumlarını açıklamıştır. FeTeMM'e yönelik tutum ise FeTeMM okul başarılarını ise küçük etkiyle açıklamıştır. Çoklu zekâ alanlarının FeTeMM okul başarılarıyla ilişkisi 0,08 ile istatistiksel olarak anlamlı çıkmamıştır. Yapılandırmacı öğrenme ortamı ile çoklu zekâ alanlarının çift yönlü ilişki büyüklüğü orta düzeyin üzerinde anlamlı bulunmuştur. Çalışmanın sonuçlarına bakıldığında çoklu zekâ alanlarının ve FeTeMM'e yönelik tutumun başarıyı açıkla oranın düşük olduğu görülürken Yapılandırmacı öğrenme ortamının FeTeMM okul başarılarını, FeTeMM'e yönelik tutumu ve çoklu zekâyı açıklamada anlamlı büyük etkiye sahip olduğu görülmüştür.
Çoklu zeka kuramı tabanlı görsel sanatlar eğitimi dersine yönelik öğretmen görüşleri
Bu araştırmanın amacı, ilköğretim birinci kademe Görsel Sanatlar Eğitimi dersinde Çoklu Zekâ Kuramının uygulanabilirliğine ilişkin kuramın uygulayıcısı olan Görsel Sanatlar Öğretmenlerinin görüşlerini belirlemektir.Araştırma, Görsel Sanatlar Öğretmenlerinin konu hakkındaki görüşlerini betimlemeye yönelik olduğu için belgesel tarama türünde bir çalışmadır. Çalışma, Mersin'in Erdemli ve Silifke ilçelerinde bulunan, ilköğretim okullarında görev yapan 112 Görsel Sanatlar Öğretmeninin katılımıyla gerçekleşmiştir. Araştırmada nitel veri toplama yöntemlerinden biri olan görüşme formu kullanılmıştır. Görüşme formu öğretmenlerin görüşlerini kısıtlamadan istedikleri gibi ortaya koyabilmeleri için ondört açık uçlu sorudan oluşmaktadır. Elde edilen veriler, araştırmacının belirlediği kriterler çerçevesinde değerlendirilmiş, frekans ve yüzdelik dağılımları tablolar halinde verilmiştir. Bulgular, ÇZK'nın Görsel Sanatlar Eğitimine ve bu eğitimi alan öğrencilerin iletişim, sorumluluk ve öğrenme becerilerine olumlu katkı sağladığı fakat Görsel Sanatlar dersinde, imkânsızlıklardan, materyal sıkıntısından, müfredat konularının uzunluğundan ve ders sürelerinin kısa olmasından dolayı kuramın uygulanamadığı yönündedir. Bu bulgular ışığında ÇZK'nın Görsel Sanatlar Eğitimi dersinde kullanımına ve ileride yapılabileceklere yönelik öneriler sunulmuşturAnahtar Kelimeler: Çoklu Zekâ Kuramı, Görsel Sanatlar Eğitimi, Öğrenme, Öğretme, Öğrenme-Öğretme Durumları