Mindfulness

196 theses under this subject heading

DoctorateOpen AccessTR

Bilinçli farkındalığın anlamlı işe etkisi sürecinde örgütsel farkındalığın moderatör (Düzenleyici) rolü

Bu çalışmanın amacı, bilinçli farkındalığın anlamlı işe etkisinde örgütsel farkındalığın moderatör rolünün belirlenmesidir. Bu doğrultuda araştırmanın evrenini İstanbul'da faaliyet gösteren büyük ölçekli kurumsal işletmeler oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak anket yöntemi kullanılmıştır. Kota örneklemeye göre örneklem çerçevesi belirlenmiş ve tabakalı örnekleme yöntemine göre örneklem sayısı hesaplanmıştır. Araştırma kapsamında 738 anket geçerli olarak kabul edilmiş ve değerlendirilmeye alınmıştır. İlgili hipotezlere ilişkin gerekli testler ve analizler, SPSS (Statistical Package for Social Sciences) programı ve LISREL (Linear Structural Relationships) paket programı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmada Bilinçli Farkındalık Ölçeği, Kapsamlı Anlamlı İş Ölçeği ve Örgütsel Farkındalık Ölçeği kullanılmıştır. Örgütsel Farkındalık Ölçeği Türkçeye uyarlanarak, ölçek ulusal literatüre kazandırılmıştır. Ayrıca ilgili ölçeklerin geçerlilik ve güvenilirlik analizleri yapılmıştır. Çalışanların bilinçli farkındalık, örgütsel farkındalık ve anlamlı işe dair algılarında demografik özelliklere göre farklılık olup olmadığını belirlemek için ikili gruplarda T- Testi, ikiden fazla grup için ise tek yönlü ANOVA kullanılmıştır. Analiz sonucuna göre araştırmacıların bilinçli farkındalık düzeyi, cinsiyete, yöneticilik görevi bulunmasına, bireyin mesleğini kendisinin seçmesine, yaşa, medeni duruma, eğitim ve gelir düzeyine, toplam çalışma süresine ve kıdeme göre istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermektedir. Diğer yandan, örgütsel farkındalığın ise yöneticilik görevi bulunmasına, bireyin mesleğini kendisinin seçmesine, eğitim ve gelir düzeyine göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Buna ek olarak anlamlı iş düzeyinin, yöneticilik görevi bulunmasına, bireyin mesleğini kendisinin seçmesine, eğitim ve gelir düzeyine göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık gösterdiği saptanmıştır. Araştırmada örgütsel farkındalığın moderatör etkisini belirlemeye yönelik yapılan analiz sonucunda, bilinçli farkındalığın anlamlı işe olan etkisinin örgütsel farkındalığın düzenleyici değişken olarak modele dahil edilmesiyle artış gösterdiği; ancak bu etkinin zayıf derecede olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte bilinçli farkındalığın alt boyutu olan özgünlük aramanın, özgünlük üretmenin ve bağlılığın da anlamlı işe olan etkisinin, örgütsel farkındalığın düzenleyici değişken olarak modele dahil edilmesiyle artış gösterdiği tespit edilmiştir. Araştırmada kurum-çalışan bütünlüğünü artıracak çeşitli uygulamaların yapılmasına dair önerilerde bulunulmuştur. Bilinçli farkındalığın anlamlı işe olan etkisinde örgütsel farkındalık prensiplerinin uygulanmasının çalışanlar, örgüt ve topluma olumlu yansımaları olacağı belirtilmiştir.

Bilinçli farkındalıkFarkındalıkModeratör+1
Canan Koçer
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessEN

The effect of mindfulness-based practices on fostering the academic resilience of efl learners in high- and low- academic achievement contexts

Previous literature recognizes the importance of mindfulness practices in education; however, few studies investigate the effect of mindfulness on academic resilience. Therefore, this study aims to explore the impact of mindfulness-based interventions on the academic resilience and mindfulness levels of high school EFL learners. The study adopted a mixed-method explanatory and a quasi-experimental research design. 60 students participated in the study, with 30 in the experimental groups and 30 in the control groups in high-academic achievement school (HAAS) and low-academic achievement school (LAAS). The experimental groups underwent mindfulness-based practices for 8 weeks with the Mindfulness-based Stress Reduction (MBSR) framework (Kabatt-Zin, 1990). The mindfulness level was evaluated using MAAS-A scale (Brown et al., 2011). Academic resilience was evaluated using ARS-30 scale (Cassidy, 2016). Students' perceptions of academic resilience and mindfulness practices were obtained through focus group interviews. The pre-test scores of both schools revealed no significant difference. The post-tests of the experimental group at LAAS indicated a noteworthy improvement in the persistence of academic resilience. Interestingly, the findings of the control group at HAAS showed a significant increase in the adaptive help-seeking while the experimental group had no change in academic resilience. The experimental group at HAAS experienced a significant increase in mindfulness, whereas no significant change was observed in the experimental group at LAAS. Moreover, qualitative data highlighted enhancement in the experimental groups, including optimism, and emotional well-being in both schools. Likewise, students mentioned the positive impacts of mindfulness practices in both schools, including stress reduction, enhanced concentration, and improved anger management. These findings suggest mindfulness-based practices can improve students' academic resilience and mindfulness levels, especially when customized to meet their individual preferences. However, the increase in academic resilience of experimental LAAS students suggests students might learn to become resilient, while the increase in control HAAS students might suggest the students in this context have already these skills and could improve academic resilience without training. Higher mindfulness levels of experimental HAAS students' may indicate they were capable of acquiring these qualities. In this instance, a longer planning period may be necessary to get the desired results for the LAAS students.

Mindfulness
Raziye Şengül
Süleyman Demirel University · Institute of Educational Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Ön ergenlerde bilinçli farkındalık temelli programın etkililiği

Bu çalışmanın amacı bilinçli farkındalık temelli programın ön ergenlerin bilinçli farkındalık ve psikolojik iyi oluş düzeylerine etkisini saptamaktır. Araştırmaya Ankara ilinin Çankaya ilçesinde ortaokula devam eden 10-14 yaş arası ergenler katılmıştır. Karma desen türlerinden açımlayıcı ardışık desene göre tasarlanan araştırma üç aşamadan oluşmuştur. Ortaokula devam eden 333 öğrencinin katılımıyla, birinci aşamada bilinçli farkındalık ve psikolojik iyi oluş düzeyleri arasındaki ilişki incelenmiştir. Bilinçli farkındalık ve psikolojik iyi oluş düzeylerinin cinsiyete ve sınıfa göre farklı olup olmadığı ve bilinçli farkındalık düzeyinin, psikolojik iyi oluş düzeylerini yordayıp yordamadığı araştırılmıştır. İkinci aşamada Eline Snel Çocuk ve Ergenler için bilinçli farkındalık programının bilinçli farkındalık ve psikolojik iyi oluş düzeyine etkisinin sınanmasında ön-test son-test kontrol gruplu deneysel yöntem kullanılmıştır. Deney ve kontrol gruplarına toplam 28 beşinci sınıf öğrencisi katılmıştır. Program uygulandıktan üç ay sonra kalıcılık etkisine bakılmıştır. Üçüncü aşamada ise deney grubuna katılan 14 ergen ve aileleriyle görüşmeler yapılmıştır. İlk iki aşamada Çocuk ve Ergenler İçin Bilinçli Farkındalık Ölçeği, Stirling Çocuklar İçin Duygusal ve Psikolojik İyi Oluş Ölçeği, kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Üçüncü aşamada yarı yapılandırılmış görüşme formuyla veri toplanmıştır. Araştırmada bilinçli farkındalık ve psikolojik iyi oluş arasında olumlu ilişki olduğu, bilinçli farkındalığın psikolojik iyi oluşu yordadığı, erkeklerin bilinçli farkındalık ve psikolojik iyi oluş puanlarının kadınlarınkinden yüksek olduğu, sınıf değişkeni açısından ise anlamlı fark olmadığı saptanmıştır. Deney grubunun son-test puanları ön-test puanlarına göre yükselmiştir. Deney grubunun son-test puanları kontrol grubunun son-test puanlarından yüksek bulunmuştur. Kalıcılık çalışması sonucunda deney grubunda kalıcılığın devam ettiği görülmüştür. Nitel analiz bulguları nicel sonuçları desteklemiştir. Sonuçlar alanyazın çerçevesinde tartışılmış ve önerilerde bulunulmuştur.

Bilinçli farkındalıkErgenlerErgenlik+3
Özlem Özen Koç
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Bilinçli farkındalığın iş yerinde algılanan stres, çalışan iyi oluş hali ve işten ayrılma niyetine etkisi

Bilinçli farkındalık, dikkatin tamamen yaşanılan ana yöneltilmesine ve yaşananların yargılanmadan ve oldukları gibi kabul edilmesine dayanan bir farkında olma durumudur. Son yıllarda araştırmalar, bilinçli farkındalığın duygusal, psikolojik ve sosyal refahta artış, stres, depresyon, anksiyete seviyesinde düşüş gibi olumlu sonuçlarına dikkat çekmektedir. Buradan hareketle, çalışmanın amacı algılanan stresin, bilinçli farkındalık seviyesi ile çalışan iyi oluş hali ve işten ayrılma niyeti arasındaki ilişkilerde aracılık rolünün incelenmesidir Çalışmanın verileri, aktif olarak çalışma hayatında bulunan 205 yetişkin katılımcıdan toplanmıştır. Çalışmada demografik bilgi formu, Algılanan Stres Ölçeği (PSS-14), Bilinçli Farkındalık Ölçeği (BİFÖ), İşten Ayrılma Niyeti Ölçeği ve Çalışan İyi Oluş Hali Ölçeklerini içeren anket formu kullanılmıştır. Araştırmanın hipotezleri, SPSS ve AMOS programları kullanılarak test edilmiştir. Sonuçlara göre, bilinçli farkındalık arttıkça çalışanların algıladıkları stres düzeylerinin azaldığı ve çalışanın iyi oluş halinin de olumlu yönde arttığı tespit edilmiştir Benzer şekilde, bilinçli farkındalık ile çalışanların işten ayrılma niyetleri arasında negatif ve anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Aynı zamanda algılanan stresin çalışanın bilinçli farkındalık seviyesi ve işten ayrılma niyeti arasındaki ilişkide ve çalışanın bilinçli farkındalık seviyesi ve iyi oluş hali arasındaki ilişkide aracılık rolleri olduğu tespit edilmiştir. Bulgular literatür ışığında tartışılmış ve alanda çalışan uzmanlar için önerilerde bulunulmuştur. Anahtar kelimeler: Bilinçli Farkındalık, Çalışan İyi Oluşu, Algılanan Stres, İşten Ayrılma Niyeti, İş Yeri İyi Oluşu, İş Yerinde Algılanan Stres

Bilinçli farkındalıkPsikolojik iyi oluşStres+4
Ilgın Şentin
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Öğretmenlerin ebeveynlikte ve öğretimde bilinçli farkındalıkları ile içsel bilinçli farkındalıkları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmada, öğretmenlerin içsel bilinçli farkındalık, ebeveynlikte bilinçli farkındalık ve öğretimde bilinçli farkındalıkları ile kişilik özellikleri, yetişkin ebeveyn kabul/ret tutumları ve çalışma yaşamında duygusal emek davranışları arasındaki ilişkilerin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada ilişkisel betimleyici araştırma deseni kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini verilerin toplanması için ayrılan süre içinde çalışmaya gönüllü olarak katılan, formları eksiksiz olarak dolduran ve ebeveyn olan 475 öğretmen oluşturmuştur. Veri toplama araçları olarak, "Demografik Bilgi Formu", "Beş Faktörlü Bilgece Farkındalık Ölçeği-Kısa Formu", "Ebeveynlikte Bilinçli Farkındalık Ölçeği", "Öğretimde Bilinçli Farkındalık Ölçeği", "On-Maddeli Kişilik Ölçeği", "Yetişkin Ebeveyn Kabul/Ret Ölçeği-Kısa Formu" ve "Duygusal Emek Ölçeği- yüzeysel rol yapma ve doğal duygular alt ölçekleri" kullanılmıştır. Kurulan Yapısal Eşitlik Model'inde kişilik, yetişkin ebeveyn/kabul ret, yüzeysel rol alt boyutu, doğal duygu alt boyutu, içsel bilinçli farkındalık, ebeveynlikte bilinçli farkındalık ve öğretimde bilinçli farkındalık gizli değişkenlerine ilişkin tüm gözlenen değişkenlerin standartlaştırılmış faktör yükleri istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. İçsel bilinçli farkındalık, ebeveynlikte bilinçli farkındalık, öğretimde bilinçli farkındalık üzerinde kişiliğin pozitif yönde ve anlamlı bir etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir. Aynı zamanda araştırmada, öğretmenlerin üç tür (içsel, ebeveynlikte ve öğretimde) bilinçli farkındalıklarının cinsiyete, meslekte görev süresine, yoga, meditasyon vb. etkinlikler yapıp yapmamalarına, bilinçli farkındalıkla ilgili bir eğitim alıp almamalarına ve sahip oldukları çocuk sayısına göre farklılaşıp farklılaşmadığı belirlenmiş olup elde edilen sonuçlar alanyazın ışığında tartışılmıştır.

Bilinçli farkındalıkEbeveyn kabul veya reddiEbeveynler+4
Zeynep Şebnem Kurt
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kanser sürecinde bireylerin üstbilişlerinin psikolojik sağlamlık ve bilinçli farkındalık ile ilişkisi

Bu araştırma kanser sürecinde bireylerin üstbilişlerinin psikolojik sağlamlık ve bilinçli farkındalık düzeyi ile ilişkisinin incelenmesi amacıyla ilişki arayıcı araştırma deseni kullanılarak yapılmıştır. Araştırma, Kansersiz Yaşam Derneği'ne üye veya Abdurrahman Yurtaslan Onkoloji Hastanesi'nde aktif kanser tedavisi almakta olan araştırmaya katılmaya gönüllü 164 aktif kanser sürecindeki birey ile gerçekleştirilmiştir. Veriler Googleforms olarak hazırlanan araştırma linkinin eposta yolu ile katılımcılarla paylaşılması yoluyla çevrimiçi anket olarak 2 Temmuz 2021- 1 Mayıs 2022 tarihleri arasında toplanmıştır. Veri toplama aracı olarak tanıtıcı veri formu, Üstbiliş Ölçeği, Connor- Davidson Psikolojik Sağlamlık Ölçeği ve Bilinçli Farkındalık Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde; sıklık analizleri ile Pearson korelasyon katsayı analizi ve basit doğrusal regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; katılımcıların Üstbiliş Ölçeği puanları ile Psikolojik Sağlamlık Ölçeği toplam puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki bulunmadığı görülmüştür (r=-0,093; p=0,235). Öte yandan, üstbilişler ölçeği ve alt boyutları ile psikolojik sağlamlık ölçeği alt boyutları arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişkiler olduğu belirlenmiştir (p<0,05). Katılımcıların Üstbilişler Ölçeği puanları ile Bilinçli Farkındalık Ölçeği toplam puanları arasında ise, istatistiksel olarak anlamlı orta düzeyde negatif yönlü ilişki bulunmaktadır (r=-0,314; p<0,001). Bu sonuçlar doğrultusunda, kanser sürecini deneyimleyen bireylerin bu süreçten kazanım sağlayabilmeleri açısından bakımda fonksiyonel üstbilişleri desteklemeye yönelik müdahalelere bilinçli farkındalık artırmaya ilişkin girişimlerin dahil edilmesi ve bu çalışmada doğrudan ilişkisi çıkmamış olsa da alt boyutları ile üstbilişlerle ilişkisi ortaya konulan psikolojik sağlamlığın planlamalara dâhil edilmesi önerilebilir. Ayrıca, kanser sürecindeki bireylerin üstbilişlerinin psikolojik sağlamlık ve bilinçli farkındalık ile ilişkisinin daha ayrıntılı değerlendirilebileceği nitel ve nicel çalışmaların yapılması önerilebilir

Bilinçli farkındalıkHemşirelikKanser hastaları+4
Fatma Nur Uyan
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Bilinçli farkındalığın, mutlak gerçek ihtiyacı ile ruh sağlığı arasındaki ilişkide aracı değişken rolü

Bu araştırmanın amacı bilinçli farkındalığın, bireylerin kendileri hakkında mutlak bilme ihtiyacı ile ruh sağlığı arasındaki ilişkide ne derece aracılık rolü olduğunun açığa çıkarılmasıdır. Araştırmanın evrenini kolaydan örneklem yöntemiyle seçilmiş İstanbul'da yaşayan, 16 - 55 yaş arası katılımcılar oluşturmaktadır. Katılımcılara veri toplama araçları olarak, örneklemin demografik özelliklerini belirlemek için Demografik Bilgi Formu, katılımcıların mutlak gerçek ihtiyacı puanlarını belirlemek için Mutlak Gerçek İhtiyacı Ölçeği (Şimşek,2013), ruh sağlığını ölçmek için Kısa Semptom Envanteri'nin alt boyutları olan Depresyon ve Kaygı Alt Ölçek maddeleri (Derogatis, 1992), ve farkındalıklarını ölçmek için Bilinçli Farkındalık Ölçeği (Özyeşil, Arslan, Kesici ve Deniz, 2011) olmak üzere çalışmada toplam dört adet ölçek verilmiştir. Aracı olup olmadığı test edilen bilinçli farkındalığın yapısal eşitlik modellemesinde yapılan analizlerinin sonuçları için oluşturulan ölçme modeli ve yapısal model geçerli uyum iyiliği değerleri vermiştir. Analiz sonuçlarına göre bilinçli farkındalığın, mutlak gerçek ihtiyacı ile ruh sağlığı arasında var olan ilişkide kısmi aracı olarak rol oynadığı sonucuna varılmıştır. Bunun psikoterapi süreçlerinde değerlendirilebilecek önemli bir sonuç olduğu varsayılabilir. Anahtar Kelimeler: Mutlak Gerçek İhtiyacı, Depresyon, Anksiyete, Bilinçli Farkındalık

AnksiyeteBilinçli farkındalıkBilme hissi+6
Merve Cansu Tacı
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Bilinçli farkındalık temeli hazırlanan eğitim programının bireylerin depresyon ve stres düzeyleri üzerine etkisi

Bu çalışmada bilinçli farkındalık temelli hazırlanan eğitim programının bireylerin depresyon ve stres düzeyleri üzerine etkisini saptamak amacıyla hazırlanmıştır. Bu etkinin değerlendirilmesi için yarı – deneysel bir yönteme başvurulmuş, kontrol grupsuz öntest – sontest deneme modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu, Nişantaşı Meslek Yüksek Okulu'nda 2012 – 2013 Eğitim ve Öğretim Yılı'nda Çocuk Gelişimcileri bölümünde 2. sınıfta öğrenim gören 15 kız öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmada "Kişisel Bilgi Formu", Depresyon düzeylerini ölçmek amacıyla Beck tarafından geliştirilen "Beck Depresyon Ölçeği" ve yaşanan stresin düzeyini ölçmek amacı ile Cohen, Kamarck ve Mermelstein (1983) tarafından geliştirilen "Algılanan Stres Ölçeği (ASÖ)" uygulanmıştır. Ölçme araçları deney grubuna uygulama öncesinde ön test, uygulamanın bitiminde ise son test uygulanmıştır. Deneysel çalışma sonrasında izlenen değişimin tutarlı olup olmadığını belirleyebilmek amacıyla deneysel çalışmanın bitiminden on hafta sonra kalıcılık ölçümü yapılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin analizi SPSS programıyla gerçekleştirilmiştir. Verilerin analizinde Wilcoxon işaretli sıra testi kullanılmıştır. Araştırmada deney grubuna 8 oturumdan oluşan 75'er dakika süren bir program uygulanmıştır. Yapılan analizler deney grubundaki öğrencilerin depresyon ve stres puanlarının anlamlı düzeyde azaldığını göstermiştir. Yapılan kalıcılık ölçümünde depresyon ve stres puanlarında bu azalmanın on hafta süresince devam ettiği gözlenmiştir.

Bilinçli farkındalıkDepresyonEğitim programları+4
Volkan Demir
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinde sosyal kaygı, bilinçli farkındalık ve üstbilişlerin değerlendirilmesi

Sosyal kaygı belirtilerinin genellikle üniversite yıllarına denk gelen "beliren yetişkinlik" döneminde ortaya çıktığı ve yoğunlaştığı düşünülmektedir. Literatüre bakıldığında sosyal kaygının bilinçli farkındalık ve üstbilişler ile ilişki içinde olduğu görülmektedir. Bu araştırmanın amacı, sosyal kaygı, bilinçli farkındalık ve üstbilişler arasındaki ilişkilerin incelenmesidir. Araştırmanın örneklemini İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesinde birçok farklı bölümde öğrenim görmekte olan 345 kadın ve 143 erkek toplam 488 üniversite öğrencisi (yaş ortalamaları 20.77, ss=1,95) oluşturmaktadır. Araştırmada katılımcıların sosyal kaygı düzeylerini belirlemek için Liebowitz Sosyal Anksiyete Ölçeği, bilinçli farkındalık düzeylerini belirlemek için Bilinçli Farkındalık Ölçeği, üstbilişlerini değerlendirmek için Üstbilişler Ölçeği-30 kullanılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre, katılımcıların sosyal kaygı puanları cinsiyet, romantik ilişkinin varlığı, alkol/sigara ve madde kullanımına göre farklılaşmaktadır. Sosyal kaygı toplam puanı ve alt boyutları (anksiyete ve kaçınma) ile bilinçli farkındalık arasında negatif bir ilişki bulgulanmıştır. Ayrıca, üstbiliş toplam puanı ve alt ölçekleri ise sosyal kaygı toplam puanı, sosyal kaygının anksiyete ve kaçınma alt boyutları arasında pozitif bir ilişki görülmüştür. Son olarak, bilinçli farkındalık ve üstbilişin sosyal kaygıdaki varyansın %12'sini açıkladığı ve üstbilişin bilişsel güven ve düşünceleri kontrol ihtiyacı alt boyutlarının sosyal kaygıyı anlamlı olarak yordadığı görülmüştür. Tüm bu bulgular literatürle tutarlılık göstermekte olup, sosyal kaygının önleyici çalışmalarında ve sağaltımında bilinçli farkındalık temelli programların ve üstbilişsel değerlendirmelerin etkili olacağı düşünülmektedir.

Bilinçli farkındalıkSosyal kaygıÖğrenciler+2
Gözde Durusoy
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

13-18 yaş grubu ergenlerdeki ego durumları ile anne babalarının bilinç düzeyleri ve anne baba tutumlarının ilişkisi

Bu tez çalışmasının genel amacı 13-18 yaş grubu ergenlerin ego durumlarının, anne babalarının anne babalık bilinç düzeyleri ve çocuk yetiştirmeye ilişkin tutumları ile ilişkisini ortaya koymaktadır. Bununla beraber bu ilişki durumunu katılımcıların yaş, cinsiyet, eğitim düzeyi ve sosyo-ekonomik düzey gibi çeşitli demografik değişkenleri bakımından incelemektir. Çalışmasının evrenini, Düzce ili ile Akçakoca, Cumayeri ve Çilimli ilçelerinde bulunan ortaöğretim düzeyinde öğrenim gören 13-18 yaş grubu ergenler ve bu ergenlerin aileleri oluşturmaktadır. Örneklemi ise 130 anne baba ve 130, 13-18 yaş grubu ergen olmak üzere 260 kişiden oluşmaktadır. Örnekleme yöntemi kümeleme oransız random örneklemedir ve ilişkisel tarama modelindedir. Araştırmaya katılan 13-18 yaş grubu 130 ergene kendilerinde algıladıkları özelliklerin işaretlenmesi istenerek, Transaksiyonel Analiz Kuramı bağlamında Ego Durumları Ölçeği (EDÖ) uygulanmıştır. Bu kişilerin ebeveynlerinden oluşan 130 kişiye de veri toplama araçları olarak geçerlik ve güvenirliğe sahip olan Anne Babalık Bilgi Testi (ABBT) ve Aile Hayatı Çocuk Yetiştirme Tutum Ölçeği (PARI, Parental Attitude Research) uygulanmıştır. Ayrıca araştırmacı tarafından geliştirilmiş olan Demografik Bilgi Formu verilerek doldurulması sağlanmıştır. Elde edilen verilerin analizi SPSS 16.0 Windows paket programıyla ve Microsoft Office Excel programı kullanılarak analiz edilmiş olup Tek Yönlü Varyans Analizi, Bağımsız Guruplar T-testi, Regresyon Analizi, Ki Kare Uyum İyiliği (Goodnes of fit) ve analiz sonucu elde edilen değerin anlamlı çıkması durumunda ise Scheffe Post-hoc testlerinden yararlanılmış̧, tüm verilerin anlamlılık düzeyi p< 0.05 düzeyinde sınanmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara bakıldığında, anne-babaların çocuk yetiştirmeye ilişkin tutumlarının ve anne babalık bilinç düzeylerinin 13-18 yaş grubu ergenlerin kendilerinde algıladıkları ego durumuna göre anlamlı bir farklılaşma göstermediği bulunmuştur. Anne-babaların, çocuk yetiştirmeye ilişkin tutumları ve anne babalık bilinç düzeyleri arasında negatif yönlü anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Anne babaların çocuk yetiştirmeye ilişkin ana-babalık bilgi düzeylerinin kendi öğrenim durumlarına, çalışıp çalışmadıklarına, sahip oldukları çocuk sayılarına göre anlamlı fark olduğu görülmüştür. Ayrıca Anne babalık bilgi düzeyinin, ana-babaların PARI puanlarını anlamlı derecede yordadığı bulunmuştur. Sonuçlar alan yazındaki araştırmalarla ilişkilendirilerek tartışılmış ve önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Anne-Baba Tutumu, Anne-Babalık Bilinç Düzeyi, Ego Durumları

Ana-Baba Tutum EnvanteriAna-baba tutumuBaskın ben durumları+5
Seden Durmuş Çalışkan
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ontolojik iyi oluş ve duygusal iyi oluşun yordayıcıları olarak özel öz bilinçlilik, mutlak gerçek ihtiyacı ve bilinçli farkındalık

Bu araştırmanın amacı, özel öz bilinçlilik, mutlak gerçek ihtiyacı ve bilinçli farkındalık gibi kişinin kendine odaklanmasını içeren kavramlarının ontolojik iyi oluş ve duygusal iyi oluş üzerindeki yordayıcı etkilerini araştırmaktır. Araştırmanın örneklemi, İstanbul, Eskişehir ve Bursa'da yaşayan 18-55 yaş arasındaki 258 kişiden oluşmaktadır. Araştırmada, demografi bilgi formu, Öz Bilinçlilik Ölçeği (özel öz bilinçlilik, genel öz bilinçlilik), Mutlak Gerçek İhtiyacı Ölçeği (gerçek beni aramak, davranışların arkasındaki nedenleri aramak), Bilinçli Farkındalık Ölçeği, Ontolojik İyi Oluş Ölçeği (hiçlik, umut, pişmanlık, harekete geçme) ve Duygusal İyi Oluş Ölçeği (pozitif duygusal iyi oluş, negatif duygusal iyi oluş) kullanılmıştır. Pearson Korelasyon Analizi yapılar arasındaki ilişkileri test etmek için kullanılmıştır. Çoklu Hiyerarşik Regresyon Analizi ontolojik iyi oluş ve duysal iyi oluşun yordayıcılarını belirlemek için kullanılmıştır. Araştırmanın bulguları; hiçlik üzerinde gerçek beni aramak ve bilinçli farkındalığın anlamlı yordayıcı etkisi; umut üzerinde özel özbilinçliliğin anlamlı yordayıcı etkisi; pişmanlık üzerinde gerçek beni aramak ve özel öz bilinçliliğin anlamlı yordayıcı etkisi; harekete geçme üzerinde ise özel öz bilinçliliğin anlamlı yordayıcı etkisi olduğunu ortaya koymuştur. Pozitif duygusal iyi oluş üzerinde, gerçek beni aramak, özel öz bilinçliliğin ve bilinçli farkındalığın anlamlı yordayıcı etkisi; negatif duygusal iyi oluş alt üzerinde ise yalnızca gerçek beni aramak alt boyutunun anlamlı yordayıcı etkisi olduğunu ortaya koymuştur. Elde edilen bu sonuçlar literatür ışığında tartışılmış, gelecek çalışmalar için öneriler verilmiş bu sonuçların klinik alana nasıl yansıtılabileceği son bölümde ayrıntılı bir biçimde ele alınmıştır. Anahtar Kelimeler: Ontolojik iyi oluş, duygusal iyi oluş, özel öz bilinçlilik, mutlak gerçek ihtiyacı, bilinçli farkındalık.

Bilinçli farkındalıkFarkındalıkMental iyi oluş+4
Özge Şiran
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Bilinçli farkındalık ve öz yeterlilik ile psikolojik iyi oluş arasındaki ilişkide Bireysel Gelişim İnisiyatifi ve Eudaimonik Öz Düzenlemenin aracı rolleri

Bu araştırmanın öncelikli amacı duyguların, bilişlerin, davranışların ve kişilerarası ilişkilerin Aristoteles'in açıkladığı eudaimoniaya ulaşma doğrultusunda düzenlenmesini ölçen Eudaimonik Öz Düzenleme Ölçeği'nin geliştirilmesidir. Bir diğer amacı ise bilinçli farkındalık ve öz yeterlilik ile psikolojik iyi oluş arasındaki ilişkide bireysel gelişim inisiyatifi ve eudaimonik öz düzenlemenin aracı rollerinin incelenmesidir. Araştırma kapsamında ölçme araçları olarak Eudaimonik Öz Düzenleme Ölçeği'nin madde havuzu, Psikolojk İyi Oluş Ölçeği, Bilinçli Farkındalık Ölçeği, Bireysel Gelişim İnisiyatifi Ölçeği ve Genel Öz Yeterlilik Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcıları 4 farklı örneklem grubu olmak üzere 18- 65 yaş arasında bulunan toplam 1042 yetişkinden oluşmaktadır. Eudaimonik Öz Düzenleme Ölçeği'nin geliştirilmesi çalışmasında güvenirlik ve geçerlilik çalışması kapsamında AFA sonuçlarına göre toplam varyansın % 57.93'ünü açıklayan on faktör ve 43 maddeden oluşan bir yapı elde edilmiştir. Ölçeğin alt faktörlerinin Cronbach's alfa değerleri ise .75 ve .89 arasında değişmektedir. Doğrulayıcı faktör aalizi (DFA) sonuçlarına göre maddelerin faktör yüklerinin .48 ile .88 arasında değiştiği gözlenmiştir. Ayrıca DFA sonucuna göre kabul edilebilir uyum iyiliği değerleri bulunmuştur (χ2=2395.39; df=815, χ2/df=2.93, RMSEA=0.054, CFI=0.97, IFI=0.97, SRMR=0.050). Test tekrar test güvenirlik analizi bulgularına göre ölçeğin alt faktörleri için yapılan ilk uygulama ile ikinci uygulama arasındaki sınıf içi korelasyon katsayısı değerlerinin .82 ile .94 arasında, Pearson korelasyon katsayılarının ise .71 ile .88 arasında değiştiği gözlenmiştir. Ölçeğin kavramsal geçerliliği incelendiğinde eudaimonik öz düzenleme değişkeninin psikolojik iyi oluş, bilinçli farkındalık, bireysel gelişim inisiyatifi ve öz yeterlilik ile pozitif yönde anlamlı ilişkiler gösterdiği tespit edilmiştir. Bu sonuçlar Eudaimonik Öz Düzenleme Ölçeği'nin güvenilir ve geçerli bir ölçme aracı olduğunu ortaya koymuştur. Çalışmanın yapısal modelinin test edilmesi sonucunda öz yeterlilik ile eudaimonik öz düzenleme arasındaki ilişkide bireysel gelişim inisiyatifinin, öz yeterlilik ile psikolojik iyi oluş arasındaki ilişkide ise bireysel gelişim inisiyatifi ve eudaimonik öz düzenlemenin tam aracılık ettikleri bulunmuştur. Bilinçli farkındalık ile eudaimonik öz düzenleme arasındaki ilişkide bireysel gelişim inisiyatifinin, bilinçli farkındalık ile psikolojik iyi oluş arasındaki ilişkide ise bireysel gelişim inisiyatifi ve eudaimonik öz düzenlemenin kısmi aracılık ettikleri ortaya konmuştur. Bireysel gelişim inisiyatifi ile psikolojik iyi oluş arasındaki ilişkide ise eudaimonik öz düzenlemenin kısmi aracılık ettiği gözlenmiştir. Yapısal modelin kabul edilebilir uyum iyiliği gösterdiği bulunmuştur (χ2=638.40, sd=162, χ2/df=3.94, p=0.000, RMSEA=0.067, GFI=0.91, CFI=0.97, IFI=0.97, SRMR=0.047). Alan yazında yeni bilgi niteliğinde olan bu aracılık ilişkilerinin tanımlanmasının pozitif psikoloji ve klinik psikoloji alanları için önemli olduğu düşünülmektedir. Tüm bu bulgular ilgili alan yazın ışığında tartışma bölümünde değerlendirilmiştir.

Bilinçli farkındalıkEudaimonizmKişisel gelişim+5
Nida Ateş
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Ölüm kaygısı ile panik bozukluk arasındaki ilişkide benlik saygısı ve bilinçli farkındalığın aracılık rolü

Bu tezin amacı; ölüm kaygısı ile panik bozukluk arasındaki ilişkide benlik saygısı ve bilinçli farkındalık düzeyinin aracılık rolüne ilişkin olarak geliştirilen teorik modeli test etmektir. Araştırmanın evrenini, 20-60 yaş aralığında olup bir psikiyatri uzmanı tarafından DSM-5 tanı kriterlerine göre panik bozukluk tanısı konmuş kadın ve erkek hastalar oluşturmaktadır. Örneklemi ise 20-60 yaş aralığında olup bir psikiyatri uzmanı tarafından DSM5 tanı kriterlerine göre panik bozukluk tanısı konmuş kadın ve erkek hastalardan gönüllü olarak araştırmaya katılan 154 kişi oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri; "Kişisel Ölüm Korkusu Ölçeği" (Florian ve Kravetz, 1983), "Yaşam Boyu Panik-Agorofobik Spektrum Ölçeği Öz Bildirim Formu (PASÖ-ÖB)", "Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği", "Bilinçli Farkındalık Ölçeği (BİFÖ)" ve "Kişisel Bilgi Formu" ile elde edilmiştir. Araştırmada deneklerin ölüm kaygısı ve panik bozukluk belirtileri ile benlik saygısı ve bilinçli farkıdalık düzeyleri arasındaki doğrudan ve dolaylı ilişki, Yapısal Eşitlik Modellemesi ile test edilmiştir. Araştırma sonucunda test edilen model, veri tarafından desteklenmiştir. Sonuçlara göre ölüm kaygısı örtük değişkeni ile benlik saygısı örtük değişkeni arasında negatif yönde anlamlı, benlik saygısı ile panik bozukluk örtük değişkeni arasında negatif yönde anlamlı, ölüm kaygısı ile bilinçli farkındalık örtük değişkeni arasında negatif yönde anlamlı, bilinçli farkındalık ile panik bozukluk örtük değişkeni arasında orta düzeyde ve negatif yönde anlamlı ve benlik saygısı ile bilinçli farkındalık örtük değişkenleri arasında ise pozitif yönde kuvvetli düzeyde anlamlı ilişkinin olduğu bulunmuştur. Sonuçlar, ölüm kaygısı ile panik bozukluk değişkenleri arasındaki ilişkide, benlik saygısı ve bilinçli farkındalık değişkenleri aracılığıyla kurulan yolların anlamlı olduğunu göstermektedir. Araştırmanın sonuçlarına göre ölüm kaygısı ile panik bozukluk arasında benlik saygısının ve bilinçli farkındalığın kısmi aracılık rolü bulunmuştur. Bu araştırmada test edilen modeldeki beş dolaylı yola yönelik bulgular alanyazın ışığında tartışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Ölüm Kaygısı, Panik Bozukluk, Benlik Saygısı, Bilinçli Farkındalık, Aracılık Rolü

Benlik saygısıBilinçli farkındalıkPanik bozukluk+3
Ayşe Altunkaya Erdoğmuş
İstanbul Arel University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Evli bireylerde fonksiyonel olmayan tutumlar ve bilinçli farkındalığın cinsel doyum üzerine etkisi

Bu araştırmanın temel amacı, evli bireylerde fonksiyonel olmayan tutumlar ve bilinçli farkındalığın cinsel doyum üzerindeki etkisini vecinsel doyumun birtakım sosyodemografik değişkenlere göre farklılaşmasını araştırmaktır. Araştırmada, katılımcı olmayı gönüllü olarak kabul eden 122'si kadın, 92'si erkek toplam 214 evli bireye Demografik Bilgi Formu, Fonksiyonel Olmayan Tutumlar Ölçeği (FOTÖ), Golombok-Rust Cinsel Doyum Ölçeği (GRCDÖ) ve Bilinçli Farkındalık Ölçeği (BFÖ) uygulanmıştır.Çevrim içi olarak google drive üzerinden toplanan verilerin ilk olarak SPSS programında güvenirlikleri hesaplandı. Cinsel doyumun evli bireylerin çeşitli sosyodemografik özelliklerine göre farklılaşması incelenirken Bağımsız Gruplar için t Testi ve Bağımsız Gruplar İçin Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) uygulandı. Ana değişkenler arasındaki ilişki Pearson Korelasyon Analizi ve Adımsal (Stepwise) Çoklu Doğrusal Regresyon ile analiz edildi. Yapılan analizler, evli bireylerde cinsel doyum ve bilinçli farkındalık arasında anlamlı bir ilişki olduğunu göstermiştir. Aynı zamanda cinsel doyum ve fonksiyonel olmayan tutumlar arasında da anlamlı bir ilişki olduğu ortaya konmuştur. Evli erkeklerde bilinçli farkındalığın cinsel doyum düzeyindeki değişimi %14,3 oranında açıkladığını; fonksiyonel olmayan tutumların ise erkeklerin cinsel doyumu üzerinde anlamlı bir yordayıcı olmadığı görülmüştür. Evli kadınlarda fonksiyonel olmayan tutumların cinsel doyum düzeyindeki değişimi %7,8 oranında açıkladığını; bilinçli farkındalığın ise kadınların cinsel doyumu üzerinde anlamlı bir yordayıcı olmadığı görülmüştür. Araştırmanın bulguları ilgili literatür çerçevesinde tartışılmıştır.

Bilinçli farkındalıkCinsel doyumEvli çiftler+5
Berfin Cihan
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Çevrimiçi bilinçli farkındalık temelli bilişsel terapi uygulamasının algılanan stres ve ruminatif düşünce düzeyi üzerine etkisi

Çevrimiçi bilinçli farkındalık temelli bilişsel terapi uygulamasının bireylerin algılanan stres ve ruminatif düşünme biçimi düzeylerine etkisi açısından karşılaştırmayı hedefleyen bu araştırmada tek grup öntest-sontest kontrol grupsuz model uygulanmıştır. Araştırmanın çalışma grubu; İstanbul ili, Sultanbeyli, Arnavutköy, Güngören, Bakırköy ilçeleri okullarında çeşitli kademelerde çalışan 12 rehber öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmada 'Kişisel Bilgi Formu', 'Algılanan Stres Ölçeği (ASÖ-14)' ve 'Ruminatif Düşünme Biçimi Ölçeği' katılımcı grubuna program öncesi öntest ve program sonrası sontest olarak uygulanmıştır. Elde edilen verilerin analizi SPSS programı, Bağımlı-T Testi ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada, 8 oturum 90 dakikadan oluşan bir program uygulanmıştır. Elde edilen veriler, bireylerin algılanan stres ve ruminatif düşünme biçimi düzeyi puanlarında anlamlı bir farklılık olmadığını göstermektedir.

Bilinçli farkındalıkBilişsel davranış terapileriBilişsel farkındalık+6
İlke Aygün
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İnternet bağımlılığı ile yaşam doyumu arasındaki ilişkide bilinçli farkındalığın aracı rolü

Bu araştırmanın amacı, internet bağımlılığı ile yaşam doyumu arasındaki ilişkide bilinçli farkındalığın aracı rolünün incelenmesidir. Aynı zamanda bu üç değişkenin, katılımcıların bazı demografik özelliklerine bağlı olarak farklılık gösterip göstermediği de incelenmiştir. Araştırmanın çalışma grubu 18-65 yaş aralığındaki 263 kadın ve 140 erkek olmak üzere toplamda 403 katılımcıdan oluşmaktadır. Araştırma verilerini toplamak amacıyla 'Demografik Bilgi Formu', 'İnternet Bağımlılığı Ölçeği', 'Yaşam Doyumu Ölçeği' ve 'Bilinçli Farkındalık Ölçeği' kullanılmıştır. Verilerin analizleri yapılırken SPSS 26 programı kullanılmıştır. Verilerin analizi aşamasında Bağımsız Örneklem t-Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi, Pearson Korelasyon Analizi ve Bootstrap yöntemini temel alan regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, internet bağımlılığı puanlarının cinsiyete göre anlamlı bir farklılık gösterdiği ve erkeklerin internet bağımlılığı puanlarının kadınların puanlarından daha yüksek olduğu bulunmuştur. Yaşam doyumu ve bilinçli farkındalık toplam puanlarının ise cinsiyete bağlı olarak farklılık göstermediği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca her üç değişkenin toplam puanlarının yaşa bağlı olarak anlamlı bir farklılık gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkiler incelendiğinde, internet bağımlılığının yaşam doyumu ve bilinçli farkındalık ile anlamlı ve negatif bir ilişkiye sahip olduğu bulunmuştur. Bilinçli farkındalık ile yaşam doyumu arasında ise anlamlı ve pozitif ilişkiler olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Analizin son aşamasında ise, bilinçli farkındalığın, internet bağımlılığı ve yaşam doyumu arasındaki ilişkide anlamlı bir aracılık rolü olduğu sonucuna ulaşılmıştır

BağımlılıkBilinçli farkındalıkYaşam doyumu+1
Osman Furkan Pırtıcı
İstanbul Arel University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Orta çocuklukta bilinçli farkındalık gelişiminin bilinçli farkında ebeveynlik ve çocuğun sosyo-duygusal ve sosyo-bilişsel becerileri bağlamında incelenmesi

Çalışmanın amacı, orta çocukluk döneminde bilinçli farkındalık becerisinin gelişimini etkileyen sosyo-bilişsel, sosyo-duygusal ve çevresel faktörleri incelemektir. Bu bağlamda annenin bilinçli farkında ebeveynliği ile çocuğun bilinçli farkındalık becerisi arasındaki ilişki ele alınmıştır. Buna ek olarak annenin bilinçli farkında ebeveynliği ile çocuğun bilinçli farkındalık becerisi arasında kurulması beklenen ilişkiye çocuğun duygu bilgisi (duygu tanıma, anlama ve ifade etme), duygusal kontrol-ketleme (duygu düzenleme ve duygusal ketleme) ve zihin kuramı becerilerinin aracı rolü incelenmiştir. Araştırmanın örneklemi, 8-11 yaş aralığında toplam 78 çocuk (nkız = 39, nerkek = 39) ve annelerinden oluşmaktadır. Çalışmanın veri toplama sürecinde annelere, ailenin temel bilgilerini içeren Demografik Bilgi Formu, annenin bilinçli farkında ebeveynlik düzeyini tespit etmek üzere Kişilerarası Bilinçli Farkındalık-Ebeveynlik Ölçeği ve çocuğun duygu düzenleme becerisini değerlendirmek üzere Duygusal Becerilerin Değerlendirilmesi Testi uygulanmıştır. Bunun yanı sıra çocukların bilinçli farkındalık becerilerini ölçmek için Çocuklar İçin Bilinçli Farkındalık Ölçeği, duygu tanıma becerilerini değerlendirmek için Kusche Duygu Envanteri ve Duygusal Becerilerin Değerlendirilmesi Testi, duygusal ketleme becerisini incelemek için Emosyonel Stroop Testi ve son olarak zihin kuramı becerisini değerlendirmek için "Çikolata" zihin kuramı hikayesi kullanılmıştır. Çalışmanın veri toplama süreci pandemi koşulları sebebiyle çevrimiçi ortamda gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın korelasyon analizi sonuçlarına göre çocukta bilinçli farkındalık becerisi, Duyguların Değerlendirilmesi Testi duygu anlama alt boyutu ve duygusal ketleme becerisi ile pozitif yönde ilişki göstermiştir. Bununla beraber annenin bilinçli farkında ebeveynliği, çocuğun Kusche Duygu Envanteri ile değerlendirilen duygu tanıma, duygu düzenleme ve zihin kuramı becerileri ile pozitif yönde ilişkiye sahiptir. Bu ilişkiler bağlamında gerçekleştirilen Hiyerarşik Regresyon Analizi sonuçlarına göre çocuğun Duyguların Değerlendirilmesi Testi duygu anlama alt boyutu sonuçları ve duygusal ketleme becerisi, çocuğun bilinçli farkındalık becerisini yordamaktadır. Son olarak annenin eğitim düzeyinin çocuğun Kursche Duygu Envanteri ile değerlendirilen duygu tanıma ve duygu düzenleme becerilerini yordadığı görülmüştür. Bilinçli farkında ebeveynlik yalnızca çocuğun duygu düzenleme becerisini yordamaktadır.

Bilinçli farkındalıkBilişsel becerilerEbeveyn davranışı+7
Eda Karadoğan
İstanbul 29 MayIs University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Gruplar arası bağlamda sosyal bilinçli farkındalık: Sosyo-bilişsel becerilerin rolü

Sosyal bilinçli farkındalık, içinde bulunulan anda bir karar vermeden önce başkalarının istek ve tercihlerini gözeterek hareket edebilme becerilerini ifade eden bir prososyal davranış biçimidir. Bu çalışmanın amacı, ilkokul döneminde sosyal bilinçli farkındalık becerisinin gelişimi ile ilişkili bağlamsal (gruplar arası/iç grup-dış grup) ve sosyo-bilişsel (zihin kuramı ve ketleyici kontrol becerisi) faktörleri incelemektir. Araştırmanın örneklemi, 7-9 yaş aralığında toplam 100 çocuk (nkız= 48) ve annelerinden oluşmaktadır. Çalışmanın veri toplama sürecinde annelerden Onam Formu ve Demografik Bilgi Formu'nu doldurmaları istenmiştir. Bunun yanı sıra çocukların sosyal bilinçli farkındalık becerilerini değerlendirmek için Sosyal Bilinçli Farkındalık Görevi, ketleyici kontrol becerilerini ölçmek için Ok Görevi ve son olarak Zihin Kuramı becerisini incelemek iki adet İkinci Dereceden Yanlış İnanç Görevi kullanılmıştır. Çalışmanın veri toplama süreci çocukların eğitimine devam ettiği okulda yüz yüze gerçekleştirilmiştir. Yapılan analizler sonucunda çocukların iç gruba ve dış gruba eşit düzeyde sosyal bilinçli farkındalık sergiledikleri görülmüştür. Korelasyon analizi sonuçlarına göre çocukta sosyal bilinçli farkındalık becerisi, yaş, ketleyici kontrol ve zihin kuramı becerisi ile pozitif yönde ilişki göstermiştir. Bu ilişkiler bağlamında gerçekleştirilen hiyerarşik regresyon analizi sonuçlarına göre çocuğun yaşı ve zihin kuramı becerileri çocuğun sosyal bilinçli farkındalık becerisini yordamaktadır. Bununla birlikte çocuğun yaşı, zihin kuramı ve ketleyici kontrol becerileri çocuğun iç gruba yönelik sosyal bilinçli farkındalık becerisini yordarken, çocuğun dış gruba yönelik sosyal bilinçli farkındalığını zihin kuramı becerisi yordamaktadır. Genel olarak, çocuklar iç gruba ve dış gruba yönelik eşit düzeyde sosyal bilinçli farkındalık gösterseler de çocukların iç gruba yönelik sosyal bilinçli farkındalığı yaşla ve daha yüksek zihin kuramı ve ketleyici kontrol becerileriyle birlikte artmıştır. Bununla birlikte yalnızca zihin kuramı becerisi dış gruba yönelik sosyal bilinçli farkındalık becerisine katkıda bulunmuştur. Sonuç olarak bu bulgular zihin kuramı becerisinin sosyal bilinçli farkındalığın hem iç gruba hem de dış gruba yönelik olarak sergilenmesinde önemli bir rolü olduğunu göstermektedir. Anahtar Kelimeler: sosyal bilinçli farkındalık, iç grup, dış grup, zihin kuramı, ketleyici kontrol.

Bilinçli farkındalıkBilişsel farkındalıkDış grup yanlılığı+4
Ömür Özden Koçyiğit
İstanbul 29 MayIs University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessEN

The awareness of parents in Turkey on the digital rights of the children

This study examines the awareness of the parents in Turkey regarding the digital rights of their children. While the digital world provides many opportunities for children, it also brings some risks. For this reason, it is necessary to establish a balanced relationship to be protected from risks and to benefit from opportunities. Children use digital media for many different purposes. In this study, information about children's digital media usage habits, which vary in Turkey and the world, is given. Research on the opportunities and risks that children face in the digital world is examined and evaluated within the framework of the "4Cs" risk classification published by EU Kids Online in 2021 (Livingstone et al., 2021). On the other hand, the duties of parents, policymakers, and educators are discussed so that children can spend efficient and right time in the digital world. Information and solutions are presented to ensure the high benefit of children in digital media through different types of parenting and to prevent risks before they turn into harm. Using the quantitative method in the research, a questionnaire is applied to the parents of six to eighteen year old children living in Istanbul. There are many studies on children's use of digital media, but it is very difficult to find data that gives sufficient and reliable information about family attitudes that shape their use. Although there are informative resources prepared for parents in this area, it is not known whether parents have knowledge and awareness of the digital children's rights specified in the General Comment No. 25 (UN, 2021) accepted by the United Nations. Therefore, the research obtained results related to awareness by examining parental attitudes. The importance of parental awareness is emphasized for the active use of children's digital rights, protecting children from online risks, and taking advantage of opportunities.

MindfulnessDigital lifeDigital platforms+5
Gözde Okumuş
Ibn Haldun University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Bir grup üniversite öğrencisinin sosyal anksiyete düzeylerine göre bilinçli farkındalık ve yaşam doyumu düzeylerinin incelenmesi

Problemin Tanımı: Bu araştırmanın amacı bir grup üniversite öğrencisinin sosyal anksiyete düzeyleri ile bilinçli farkındalık ve yaşam doyumu düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Yöntem: Araştırma evrenini üniversite öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırma örneklemini ise İstanbul Teknik Üniversitesi, Işık Üniversitesi ve Bahçeşehir Üniversitesi'nde 2015-2016 yılı yaz okulu döneminde eğitim gören bir grup lisans öğrencisi oluşturmaktadır. Örneklem toplamda 227 kişiden oluşmakla birlikte bunların 123'ü İstanbul Teknik Üniversitesi, 76'sı Işık Üniversitesi, 28'i Bahçeşehir Üniversitesi öğrencisidir. Katılımcıların 149'u erkek 78'i kadındır. Örneklem, Sosyal Bilimler ve Mühendislik Fakültesi öğrencilerini içermektedir. Katılımcıların yaşları 19 ile 25 arasında değişmektedir. Veri toplama aşaması 2016 Temmuz ayının başında başlayıp bir ay içerisinde tamamlanmıştır. Ölçekler öğrencilere dersliklerde dağıtılmıştır. Ölçek uygulamaları yaklaşık 25 dakika sürmüştür. Araştırmaya katılan bireylere, Araştırma Bilgi Formu (Bkz., Ek A), Liebowitz Sosyal Anksiyete Ölçeği (LSAÖ) (Bkz., Ek B), Bilinçli Farkındalık Ölçeği (BİFÖ) (Bkz., Ek C), Yaşam Doyumu Ölçeği (YDÖ) (Bkz., Ek D) uygulanmıştır. Araştırmada yer alan verilerin analiz çalışması SPSS programı ile gerçekleştirilmiştir. Bulgular: Gerçekleştirilen korelasyon analizleri istatistiksel açıdan anlamlı bulunmuştur. Bu doğrultuda, üniversite öğrencilerinin sosyal anksiyete düzeyleri ile bilinçli farkındalık düzeyleri arasında negatif yönde anlamlı ilişki olduğu tespit edilmiştir. Üniversite öğrencilerinin sosyal anksiyete düzeyleri ile yaşam doyumu düzeyleri arasında negatif yönde anlamlı ilişki olduğu tespit edilmiştir. Sosyal anksiyete ile bilinçli farkındalık arasındaki ilişkinin açıklayıcılık gücünü belirlemek üzere yapılan regresyon analizi istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Bu doğrultuda, üniversite öğrencilerinin sosyal anksiyete düzeylerinin bilinçli farkındalık düzeylerini azaltmakta olduğu tespit edilmiştir. Sosyal anksiyete ile yaşam doyumu arasındaki ilişkinin açıklayıcılık gücünü belirlemek üzere yapılan regresyon analizi istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Üniversite öğrencilerinin sosyal anksiyete düzeylerinin yaşam doyumu düzeylerini azaltmakta olduğu tespit edilmiştir.Sonuç: Literatürde yer alan çalışmalar doğrultusunda, bilinçli farkındalık temelli programların anksiyete düzeyini azalttığı ve yaşam doyumunu arttırdığı bilinmektedir. Bu araştırma bulguları sonucunda, sosyal fobinin sıklıkla görüldüğü üniversite öğrencilerinde farkındalığı arttırmaya yönelik çalışmalar yapılmasının ve öğrencilerin bilinçlenmesinin faydalı olabileceği düşünülmektedir. Bununla beraber öğrencilerin yaşama yönelik doyumlarının artacağı düşünülmektedir.Araştırmadan edinilen bulgular literatür doğrultusunda tartışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Sosyal Anksiyete Bozukluğu, Sosyal Fobi, Bilinçli Farkındalık, Yaşam Doyumu, Üniversite Öğrencileri

AnksiyeteBilinçli farkındalıkBilişsel farkındalık+7
Nur Tuncer
Feyziye Schools Foundation Işık University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Çocukluk çağı travmaları, duygu düzenleme becerileri ve bilinçli farkındalık arasındaki ilişkilerin incelenmesi

Amaç: Bu çalışmanın amacı bireylerin bilinçli farkındalık, duygu düzenleme ve çocukluk çağı travmaları düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bu ilişkinin yorumlanması ile kavramların daha iyi anlaşılabileceği ve psikoterapi uygulamalarında alternatif müdahaleleri destekleyici olabileceği düşünülmektedir. Yöntem: Bu araştırmanın örneklemi 18 yaş ve üzeri, 315'i kadın 146'sı erkek olmak üzere toplamda 461 kişiden oluşmaktadır. Katılımcıların yaş ortalaması 25,55±6,06 ve yaş aralığı 18-63'tür. Bilgilendirilmiş Gönüllü Olur Formu metninin ardından katılımcılara sırasıyla, Sosyodemografik Bilgi Formu, Bilinçli Farkındalık Ölçeği (BFÖ), Duygu Düzenleme Güçlüğü Ölçeği (DDGÖ), Çocukluk Çağı Travmaları Ölçeği (ÇÇTÖ) uygulanmıştır. Verilerin analizinde SPSS 21.0 paket program kullanılmıştır. Shapiro-Wilk Testi, Mann-Whitney U Testi ve Spearman's Rho Korelasyon Analizi uygulanmıştır. Bulgular: Çalışmanın sonucunda, ÇÇTÖ toplam puanı ile BFÖ toplam puanı arasında; BFÖ toplam puanı ve DDGÖ toplam puanı arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. ÇÇTÖ toplam puanı ve DDGÖ toplam puanı arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. BFÖ toplam puanı ve DDGÖ toplam puanı yaş değişkeni açısından gruplar arası farklılık göstermiştir. BFÖ yaşın artması ile artarken DDGÖ azalmıştır. ÇÇTÖ toplam puanı cinsiyet açısından farklılık göstermiştir. Fiziksel ihmal ve fiziksel istismar alt boyutlarında erkek katılımcılar kadın katılımcılardan daha yüksek puan almıştır. Sonuç: Bireylerin çocukluk çağına ilişkin aktardıkları olumsuz travmatik deneyimler arttıkça, duygu düzenleme güçlükleri de artmış, bilinçli farkındalık düzeyleri ise vii azalmıştır. Bu doğrultuda, çocukluk çağı travmalarına ilişkin psikoterapi müdahalelerinde bilinçli farkındalık tekniklerinin kullanılabilmesi ve duygu düzenleme çalışmalarının önemli olabileceği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: duygu düzenleme güçlüğü, bilinçli farkındalık, çocukluk çağı travmaları, bilinçli farkındalık ölçeği, çocukluk çağı travmaları ölçeği

Bilinçli farkındalıkDuygu düzenlemeDuygu düzenleme güçlüğü+2
Seda Nur Çelik
Feyziye Schools Foundation Işık University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Anne kaygı düzeyinin ergen kaygı düzeyi üzerindeki etkisinde ergenin bilinçli farkındalık düzeyinin aracı etkisi

Bu çalışmanın amacı, anne kaygı düzeyi ile ergen kaygı düzeyi arasındaki ilişkinin, aracı değişkenimiz olan ergen bilinçli farkındalık düzeyinden ne derece etkilendiğini analiz etmektir. 276 anne ve ergen katılımcının bulunduğu bu çalışmanın örneklemini, İstanbul ili sınırları içerisinde yer alan 14-17 yaş aralığındaki ergenler ve anneleri oluşturmaktadır. Katılımcıların kaygı düzeylerini değerlendirmek adına Durumluk-Sürekli Kaygı Envanteri, ergenlerin bilinçli farkındalık düzeylerini değerlendirmek adına Bilinçli Farkındalık Ölçeği (BİFÖ) ve ergenlere uygulanan bu ölçeklerin aileye dair sosyodemografik değişkenlerden etkilenme durumunu değerlendirmek adına ise sosyodemografik bilgi formu kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre; anne kaygı düzeyi (durumluk ve sürekli), ergen kaygı düzeyi (durumluk ve sürekli) ve ergen bilinçli farkındalık düzeyi arasındaki korelatif ilişkilerin anlamlı olmasından dolayı aracı etki analizi gerçekleştirilmiştir. Yapılan analiz sonucunda, anne durumluk kaygı düzeyinin ergen kaygı düzeyi (durumluk ve sürekli) üzerindeki etkisinin anlamlı olduğu bulunmakla birlikte söz konusu ilişkide bilinçli farkındalığın aracı etkisinin kısmi anlamlı olduğu bulunmuştur. Son olarak, anne sürekli kaygı düzeyinin ergen kaygı düzeyi (durumluk ve sürekli) üzerindeki etkisinin anlamlı olduğu bulunmakla birlikte söz konusu ilişkide bilinçli farkındalığın tam aracı etkiye sahip olduğu bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: durumluk kaygı, sürekli kaygı, bilinçli farkındalık, ergen, anne

AnnelerBilinçli farkındalıkBilinçli farkındalık+6
Hayat Boğday
Feyziye Schools Foundation Işık University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Pediatrik astımda algılanan stres düzeyi ile yaşam kalitesi arasındaki ilişkide bilinçli farkındalığın aracı rolünün incelenmesi

Bu çalışmanın amacı pediatrik astımda algılanan stres düzeyi ile yaşam kalitesi arasındaki ilişkide bilinçli farkındalığın olası aracı etkisini analiz etmektir. Toplamda 100 katılımcının bulunduğu bu çalışmanın örneklemini 9-12 yaşları arasındaki astımlı çocuklar oluşturmaktadır. Katılımcıların algılanan stres, bilinçli farkındalık ve yaşam kalitesi düzeylerini değerlendirmek için Çocuklarda Algılanan Stres Ölçeği, Çocuk ve Ergen Bilinçli Farkındalık Ölçeği ve Pediatrik Astımda Yaşam Kalitesi Ölçeği kullanılmıştır. Astım kontrolü hakkında bilgi edinmek için 4-11 yaşlarındaki çocuklar için Çocukluk Çağı Astım Kontrol Testi ile ≥12 yaş çocuklar için Astım Kontrol Testi kullanılırken hekimler tarafından da aynı zamanda GINA kriterleri ile çocukların astım kontrol düzeyleri belirlenmiştir. Araştırmanın ana hipotezlerinin analiz edilmesi sürecinde doğrusal hiyerarşik regresyon analizi kullanılmıştır. Temel hipotezlerin incelenmesi neticesinde algılanan stres ile yaşam kalitesi arasındaki ilişkide (p=-,474), algılanan stres ile yaşam kalitesi alt boyutu olan belirtiler arasındaki ilişkide (p=-,399) ve algılanan stres ile yaşam kalitesi alt boyutu olan duygusal işlev arasındaki ilişkide (p=-,514) bilinçli farkındalığın kısmi aracı rolünün olduğu belirlenmiştir. Yaşam kalitesinin alt boyutlarından biri olan faaliyet kısıtlanması ile bilinçli farkındalık arasında anlamlı bir korelatif ilişkinin çıkmaması (p=,136) nedeniyle algılanan stres ile faaliyet kısıtlanması arasındaki ilişkide bilinçli farkındalığın aracı rolü incelenememiştir.

AstımBilinçli farkındalıkRuh sağlığı+4
Ayşe Sena Ayhan
Feyziye Schools Foundation Işık University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Yaşamı sürdürme nedenleri ile psikolojik iyi oluş arasında öz-şefkat ve bilinçli farkındalığın aracı rolü

Amaç: Bu çalışmanın temel amacı üniversite öğrencilerinde yaşamı sürdürme nedenleri ile psikolojik iyi oluş arasında öz-şefkat ve bilinçli farkındalığın aracı rolünün incelenmesidir. Bununla birlikte katılımcıların psikolojik iyi oluşuna ilişkin bulgularının sosyo-demografik özelliklere göre farklılık gösterip göstermediği de araştırılmıştır. Yöntem: Araştırma, 18-24 yaş aralığındaki 437 katılımcıdan oluşmuştur ve çevrimiçi bir ortamda yapılmıştır. Araştırmanın amacı doğrultusunda sırasıyla; Sosyo-Demografik Bilgi Formu, Yaşamı Sürdürme Nedenleri Envanteri, Bilinçli Farkındalık Ölçeği, Öz-Anlayış Ölçeği kullanılmıştır. Bulgular: Araştırma sonuçlarına göre yaşamı sürdürme nedenleri ile psikolojik iyi oluş; yaşamı sürdürme nedenleri ile öz-şefkat; öz-şefkat ile psikolojik iyi oluş; bilinçli farkındalık ile psikolojik iyi oluş arasındaki ilişki olumlu yönde bulunmuştur. Fakat yaşamı sürdürme nedenleri ile bilinçli farkındalık arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Bununla birlikte psikolojik iyi oluş düzeyinin belirli sosyo-demografik özelliklere göre farklılaştığı görülmüştür. Yapılan aracı değişken analizi sonucunda ise üniversite öğrencilerinde öz-şefkatin yaşamı sürdürme nedenleri ile psikolojik iyi oluş arasında kısmi aracı rolünün olduğu saptanmıştır. Sonuç: Araştırmamızın söz konusu değişkenlerinin geçmiş araştırmalarda sınırlı sayıda incelenmesi açısından literatüre katkı sağladığı düşünülmektedir. Mevcut çalışmanın sonuçları, sınırlılıkları ve çıkarımları ilgili literatür ışığında tartışılmış ve ileride yapılacak çalışmalar için öneriler sunulmuştur.

Bilinçli farkındalıkPsikolojik iyi oluşYaşam becerileri+5
Gizem Erdal
Feyziye Schools Foundation Işık University · Institute of Graduate Studies
2022
00

Related subjects