Kamu diplomasisi

Bu konu başlığı altında 111 tez

Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yumuşak güç çerçevesinde Rusya Federasyonu dış politika konseptleri ve pratikleri

Rusya İmparatorluğu ve Sovyetler Birliği geçmişi ile birlikte değerlendirildiğinde Rusya Federasyonu küresel siyasette önemli bir yere sahiptir. Bu devlet belirli aralıklar ile Dış Politika Konsept metinleri yayınlayarak dış politikasının ana hatlarını çizmektedir. Bu çalışma, Rusya Federasyonu'nun yumuşak güç ile kamu diplomasisi bağlamında kavramsal metinleri ve pratikteki davranışlarının nasıl geliştiğini açıklamaya yönelik olarak hazırlanmıştır. Bu amaca yönelik olarak öncelikle güç, yumuşak güç ve kamu diplomasisi kavramları hakkında bir araştırma sunulacaktır. Daha sonra 1993, 2000, 2008, 2013 ve 2016 tarihli Rusya Federasyonu Dış Politika Konseptleri yumuşak güç ve kamu diplomasisi kavramları öncülüğünde ele alınacaktır. Sonraki bölüm ise Rusya Federasyonu'ndaki yumuşak güç kavramı ve yumuşak güç faaliyetlerini kapsamaktadır. Bu veriler ışığında ele alınan konuda Rusya Federasyonu'nun günümüze gelinen süreçte yumuşak güç ve kamu diplomasisine verdiği önemin arttığı gözlemlenmekte ancak bu kavramların algılanış biçimi farklılık içermektedir.

Kamu diplomasisiRusyaUluslararası ilişkiler+2
Uğur Tatlı
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İsviçre'de faaliyette bulunan Türk sivil toplum kuruluşlarının kamu diplomasisi faaliyetleri yürütüp yürütmediğine dair bir inceleme

Bu çalışmada Türkiye'nin İsviçre'deki kamu diplomasisi faaliyetleri araştırılmaktadır. Yapılan bu araştırmada araç olarak İsviçre'de yaşayan Türkler'in kurdukları sivil toplum kuruluşları seçilmiş ve bu kurumların uygulamaları incelenmiştir. Bu bağlamda İsviçre'de kurulmuş olan, Avrupa merkezli kurulan ve İsviçre'de de faaliyet gösteren ve Türkiye'de kurulmuş ancak İsviçre'de de şubesi bulunan kurumlar araştırılmıştır. Bu kurumların faaliyetleri, faaliyetlerinin nitelikleri ve üye profili gibi unsurlar incelenmiş, bu kurumların İsviçre toplumu ile ne kadar etkileşim içerisinde olduğu analiz edilmeye çalışılmıştır. Çalışma sırasında zaman zaman İsviçre toplumunun Türkler ve Türkiye hakkındaki düşüncelerine ışık tutulmuş, Türk toplumunun İsviçreliler tarafından ne derece tanındığı anlaşılmaya çalışılmıştır. Yapılan bu araştırma ile İsviçre'deki Türk sivil toplum kuruluşlarının İsviçre toplumunun düşüncelerinin şekillenmesinde ne derece etkili olduğu kamu diplomasisi perspektifinden incelenmiştir. Çalışmanın sonucunda kamu diplomasisi uygulamaları konusundaki eksiklikler ve Türk kurumlarının potansiyeli ortaya konmaya çalışılmıştır.

Dış TürklerKamu diplomasisiSivil toplum örgütleri+5
Gülsiye Akın
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kamu diplomasisi ve yumuşak güç kapsamında yerel yönetimleri yeniden düşünmek: Şarköy Belediyesi örneği

Küreselleşme süreçleri uluslararası ilişkilerde gücün ve diplomasinin uygulanışını değiştirdiği gibi yerel yönetimlerin de görev ve yetkilerini değiştirmiştir. Günümüzde yerel yönetimler sadece yerleşik görevlerini (yol, temizlik, aydınlatma vb.) yerine getiren kurum olmanın çok ötesindedir. Zira yerel yönetimler; devletler, STK'lar, şirketler gibi pek çok uluslararası alanda faaliyetler yürütebilmektedir. Bu çalışmada; uluslararasılaşan yerel yönetimlerin kamu diplomasisi aktörü olarak değerlendirmenin ne ölçüde mümkün olduğu incelenmiştir. Bu doğrultuda yerel diplomasinin içeriği detaylandırılarak kamu diplomasisiyle benzer yönler aranmıştır. Yerel diplomasinin reeldeki durumunu tespit edebilmek için Şarköy Belediyesinin uluslararası faaliyetleri incelenmiş; ilgili kişilerle görüşmeler yapılmıştır. Yerel diplomasinin kamu diplomasisiyle ilişkisi, vaka incelemesi üzerinden tespit edilmeye çalışılmış; söz konusu faaliyetlerin toplumlarla ilişki kurmada ve olumsuz algıların değişimindeki rolü üzerinde durulmuştur. Bu durum; arşiv kayıtları incelenerek, yetkili kişilerle ve kardeş şehirlerle iletişim kurularak tespit edilmeye çalışılmıştır. Nihayetinde şehirlerin, ülkelerinin yumuşak güçleri; şehir yönetimlerinin yani yerel yönetimlerin kamu diplomasisi aktörleri olabilecekleri görülmüş; bu amaçla birtakım öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Küreselleşme, Kamu diplomasisi, Yumuşak Güç, Yerel Diplomasi, Yerel Yönetim

BelediyelerKamu diplomasisiKüreselleşme+2
Buket Yıldız
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kamu diplomasisi perspektifinden uluslararası yayıncılık: TRT Arabi üzerine bir inceleme

Küresel ölçekte devletlerin dış politikalarını şekillendiren kamu diplomasisi, uluslararası yayıncılık aracılığıyla kültürel ve diplomatik bağların güçlendirilmesinde önemli bir rol oynamaktadır. Bu bağlamda, Türkiye'nin Arap dünyasıyla ilişkilerini derinleştirme çabaları TRT Arabi'nin Yeni Sabah, Mozaiq ve Kıssa ve mâ fîhâ programları üzerinden nitel içerik analiziyle değerlendirilmiştir. Çalışma, programların yayın planlarından tematik içeriklerine, görsel ve dilsel anlatılarından kamu diplomasisi hedeflerine kadar uzanan bir çözümleme sunarak, Türkiye'nin yumuşak gücünü artırma stratejilerini ortaya koymuştur. Bulgular, Yeni Sabah'ın modern yaşam temalarıyla dinamik bir Türkiye imajı oluşturduğunu, Mozaiq'in sanatsal anlatılarla kültürel mirası öne çıkardığını ve Kıssa ve mâ fîhâ'nın tarihî öykülerle Türk-Arap ilişkilerini derinleştirdiğini göstermektedir. Bu programlar, kültürel çeşitlilik, sanatsal ortaklıklar ve tarihî bağlar aracılığıyla kitlelerle güçlü bağlar kurarak Türkiye'nin uluslararası görünürlüğünü olumlu yönde şekillendirmektedir. Ayrıca, yayın saatlerinin bölgesel alışkanlıklara uyarlanması, içeriklerin teknoloji ve çağdaş iş birlikleriyle zenginleştirilmesi ile dijital platformların daha etkin kullanımı, TRT Arabi'nin etkisini daha da artırabilir. Çalışma, TRT Arabi'nin Türkiye'nin kamu diplomasisi hedeflerine katkıda bulunduğunu kanıtlamış ve bu alandaki stratejilerin başarısını ortaya koymuştur. Gelecekte, bu başarıyı daha da pekiştirmek için dijital entegrasyon ve içerik çeşitliliği üzerine odaklanan yeni araştırmalar yapılabilir.

DiplomasiKamuKamu Diplomasi Enstitüsü+3
Salma Barraq
Selçuk University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
DoktoraAçık ErişimTR

Halkbilimi bağlamında Türkiye'nin kültür politikaları ve kültürel diplomasi uygulamaları

Her siyasi kırılma dönemi veya devrimde olduğu gibi, 17.yüzyılda başlayan ve 18. yüzyılda etkisini gösteren endüstrileşmiş güçlerin baskısı, bu duruma maruz kalan toplumların kültürlerini doğrudan etkilemiştir. Tarihsel süreçte 18. yüzyıldan itibaren sömürgecilik faaliyetleriyle ilişkili olarak Batılı güçlerin zayıf toplumlar ve ülkeler üzerinde kurduğu hegemonya, kültürün de değiştirilip dönüştürülmesi üzerine kurgulanmıştır. Bu minvalde, ulus-devletlerin inşa süreçlerinde hegemonya göz ardı edilemez. Hegemonyaya karşı geliştirilecek politikalarla kültürel alanda önceden belirlenen hedeflere ulaşmak kolaylaşmaktadır. Kültür politikası da diğer alanlarda olduğu gibi söz konusu alanı koruyup geliştiren ve uygulamaların hayata geçmesini sağlayan resmi programlar olarak görülmektedir. Ayrıca ülkelerin dış politikalarını belirlemede askeri ve ekonomik güçlerinin yanında üçüncü dayanak noktaları milli kültür unsurları olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu bağlamda Türk kültürünün küreselleşmeye karşı mücadelesinde, milli kültürün korunması ve yaşatılması noktasında kültürel diplomasi uygulamaları hayati öneme sahiptir. Bu çalışmada Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşundan itibaren hükümetler tarafından oluşturulan kültür politikaları incelenmiş ve Türkiye Cumhuriyeti'nde 20. yüzyılın sonunda başlatılan dil, eğitim ve kültür alanlarındaki kültürel diplomasi uygulamaları Türk halk bilimi disiplininin yöntem ve metotları ışığında değerlendirilmiştir. Türk halk bilimi disiplininde çalışma konusunda henüz doktora düzeyinde bir çalışmanın bulunmaması, bu tez çalışmasının gerçekleşmesinde etkili olmuştur. Alanda ilk sayılacak bu çalışmayla birlikte pek çok disiplinin bakış açısından ele alınmış konu ve kavramların üzerinde durulmuş; bütüncül bir yaklaşımla kültür, kültür politikası, kültürel diplomasi konuları ve Türkiye'nin faaliyetleri ele alınmıştır. Sonraki yıllarda yapılacak çalışmalar için bir örnek olması, çalışmanın yapılmasındaki motivasyonlardan biri olarak kabul edilmiştir. Anahtar Sözcükler: Kültür, Kültür politikası, Kültürel diplomasi, Kültürel etkileşim, Türk halkbilimi, Türkiye Cumhuriyeti.

Halk kültürüKamu diplomasisiKültürel diplomasi+3
Ahmet Emin Şahiner
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
DoktoraAçık ErişimFR

La traduction des oeuvres litteraires dans le cadre de la diplomatie culturelle

Bu tezin amacı, genel olarak kültürel diplomasinin önemli rolünü ve edebi çevirinin bir ülkenin kültürel diplomasisinin hizmetindeki ana araçlardan biri olduğunu kanıtlayabilmektir. Kültürel diplomasi, çeşitli birimlerden ve birbiriyle ilişkili birçok birimden oluşan çok geniş bir alandır. Kültürel diplomasinin bu yönü, izole edilmiş bir unsurun hiçbir anlamı olmadığı ve anlamın yapı unsurlarının birlikte çalıştığında gerçekleştiği düşünüldüğünden yapısalcılıkla doğrudan ilişkilidir. Ayrıca, daha küresel bir bakış açısına sahip olmak için dünyada iyi bir kültürel diplomasi uygulayan çeşitli ülkelerin farklı dinamiklerini anlamak önemlidir. Bu nedenle, öncelikle geleneksel diplomasi ve kamu diplomasisi hakkında iyi bir vizyona sahip olunmalıdır. Günümüzde, kültürel diplomasiyi uygulamak için sosyal ağların kullanımı gibi dijital diplomasi de önemli bir uygulamadır. Kültürel diplomasinin, edebi bir eserin hedef dildeki okuyucularını etkileme gücünü sağlayan edebi çevirinin de aralarında bulunduğu, birçok yönü ve uygulaması vardır. Bu nedenle, edebi çevirinin kültürel diplomasi bağlamında ne gibi etkileri olabileceğini bulmak için biri Fransızcadan Türkçeye, diğeri Türkçeden Fransızcaya olmak üzere iki roman çevirisini kültürel diplomasi bağlamında incelemeye karar verdik. Böylece tezimizin amacı, bir roman çevirisinin sağladığı kültürel diplomasi verileri ile diplomasinin hedefleri arasındaki bütünlüğü göstermektir.

Yalçın Aydın
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Türkiye ve İran dış politikası üzerinde kamu diplomasisinin etkisi : Irak & Suriye örnekleri (2000 – 2016)

This thesis shall focus on the role of public diplomacy of the Republic of Turkey and the Islamic Republic of Iran to their foreign policy approaches since 2000; a case study largely dwells on the developments in Iraq and Syria. For Turkey, the focal starting point is since the time the Justice and Development Party won the 2002 general election. In case of Iran, this issue will be contemplated by considering the 8th - , 9th- 10th and 11th governments; that is, the government of Seyed Mohammad Khatami (2nd term in office; 2001-2005), Mahmoud Ahmadinejad (2005 - 2013) and the government of Hassan Rouhani since 2013 as the 11th government. Turkey and Iran are effective, influential and powerful countries in the region in the sense that their foreign policy approaches toward each other and with respect to other States is of crucial importance both for the regional stability and for the wider global peace. Seeing that, the aim is to find the answer that to what extent their public diplomacy determines their foreign policy approaches in Syria and Iraq, what are the parameters and the tools of their public diplomacy and what has been or would be the outcome. The objectives that might help to reach the aforementioned aim is to understand what is/are the logic and policy behind their decision and selection of their regional interests considering the developments in Syria and Iraq. I have tried to analyze the paths and approaches they adopted in the application of different tools of public diplomacy by comparison and description. To this aim, in this study, the public diplomacy and foreign policy of Turkey and Iran towards developments in Iraq and Syria illustrated in terms of effectiveness and pro-activism, considering the impacts of their political culture, political structures, historical background, geographical location, ideological intentions and geopolitical position. Among many of these factors that directly affects their stances in various fields, is the characteristic of representing two different sects of religion of Islam, which, by itself, has caused many challenges such as sectarian or religious oriented alliances and conflicts during the ages. This fundamental nature, specially, becomes more subtly evident particularly since 2011 with the start of Syrian crisis. Other global and regional incidents like 9/11, the occupation of Iraq by the U.S. in 2003 and 2010 Arab Spring, each has also distinctly had its own share of its impacts on their stances towards their foreign policy approaches in Syria and Iraq. In the same manner, factors such as their lobbying power and the status of their engagement in the region based on their memberships in regional and international organizations have also relatively affected the framework of the strategic planning for their public diplomacy and foreign policy approaches. Under such circumstances, their political stances revealed and uncovered out of the emergence of new religious based coalitions and alliances and, as a consequence, has aggravated the ongoing crisis in the region. Such a climate became a dangerous incentive for these countries to set out a serious provocative show of power, albeit, not addressing directly to each other. Even if their foreign policy approaches may not be a direct reflection of this characteristic; it has become the root and cause of, at least, many misunderstandings and, as the result, many challenges. Competitive relations made them to utilize relatively similar instruments of public diplomacy; however, they could not stay untouched by the ramifications of the regional and global developments such as 9/11, the U.S. occupation of Iraq in 2003, Arab Spring in 2010 and the start of Syria crisis in 2011. Under the effect of these developments and their ideological and strategic preferences, their public diplomacy initiatives have not been proper for directing their foreign policies for the ultimate benefits of the region. More accurately, although they felt responsible to design new structure to promote their existing norms in public diplomacy either for the sake of success of their own domestic and foreign policy or, perhaps, establishment of sustainable peace in Syria and Iraq, there has not been much " serious will for cooperation" over Syria and Iraq; moreover, Iran and Turkey have been continuously criticizing each other. However, apart from these parameters, Turkey and Iran have been historically as bridges in terms of culture and economy; a characteristics which has not only given their ties a unique status in the region but also determine how these countries relate to each other in the regional developments. On the other side of the coin, the said regional developments provided new climate and opportunity for Turkey and Iran to benefit the power vacuum or lack of domestic authority in Iraq and Syria to promote either their optimal political system, rather than appropriate policies, or in an attempt to prevent any harmful shift of the regional balance of power, which can also be evaluated as their quest for the regional hegemony. So, theories that determined to explore the nature of foreign policy and public diplomacy of Turkey and Iran in Iraq and Syria, should consider the issue of regional hegemony, too. Accordingly, in the process of power employment by these countries in Syria and Iraq, soft instruments such as norms, values and identities are applied. That is, soft power applied besides hard power since the theoretical framework should consider both the hard and soft dimensions of power. Considering the fact that the "Constructivism" regards important places for values, norms and identity and looks at the relationship between the structure and broker and/or agent with interactive manner and as mutually constituted ( Wendt 2000) , it has more potential and capacity in analyzing the foreign policy of Turkey and Iran with regard to developments in Syria and Iraq. This theory pays attention not only to both materialistic and non-materialistic dimensions but also to micro and macro in a dynamic and non- stationary process. That is, it pays attention to those matters related to norms and realities regarding regional structure. In the social science, Structure is the intermittent patterned arrangements, which influence or limit the choices and opportunities available. On the other hand, Agency is the capacity of individuals to act independently and to make their own free choices. Barker (2005, p.448). The structure versus agency debate may be understood as an issue of socialization against autonomy in determining whether an individual acts as a free agent or in a manner dictated by social structure. In such manner, in term of IR theory, this contribution considers the nature of their policies in the context of Constructivism, as it is able to explicate and analyze these two countries behavioral patterns. On the other hand, their relations has been always experiencing ups and downs but at the same time when economic factors and cooperation attain prominence vis-à-vis politics, along with cultural cooperation, it has worked as a core and motor of maintaining warm mutual relations. However, the fact is that this has not been able to help for regional peace because furthering trade and economic cooperation has only eased the path for furthering mutual political willingness. There are various aspects, such as regional and International interests, historical backgrounds, geographical and geopolitical location, memberships in regional and International organizations, which has made them pursuing different approaches in their diplomacies that inescapably affected their selection and preferences of coalition and corporation both in regional and global spheres. In this regard, there are some preliminary questions to ask in order to arrive at proper solid responses. These questions constitute the macro-level part of the present study; 1- What are the public diplomacy tools of Turkey and Iran in Syria and Iraq? 2- How their public diplomacy has managed to a contributive foreign policy for the achievement of peace and stability in Iraq and Syria? The Justice and Development Party has been on power in Turkey since 2002 .In the case of Iran, been different parties have been in power since 2002. That is, during 1997-2005 the reformists (Eslah-talaban) were in power in the 7th and 8th governments. Then Mahmoud Ahmadinejad, the candidate from conservative party (Osool-garayan) won the elections in two consecutive terms as the sixth and seventh President in 9th and 10th governments from 2005 to 2013. Dr.Hassan Rouhani mostly influenced by reformist (Eslah-talaban) and much less affected by the "Moderates" (Eetedal-garayan), won the election in 2013 as the eighth President in the 11th government. The governing political parties in these countries and their political structures have affected the paradigms of their public diplomacy since, by definition, public diplomacy acts with the help of tools such as media and communication; considering that, the application of these tools varies in these countries based on the instructions of constitution law, political culture, political system, geography and historical background; moreover, the preferences of the governing political parties. I will conclude that the foreign policies of Turkey and Iran have been seriously influenced by their public diplomacy approaches in negative manner. This has caused them to become inconsistent albeit proactive under the effect of new developments, both global, regional and the needs of their domestic policies. More accurately, the existing situation has naturally made them more curious, concerned and beware of with regard to their mutual policies and stances as a kind of direct or indirect response.

DiplomacyIraqPublic diplomacy+6
Mojtaba Barghandan
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

The effects of Turkish public diplomacy in sub Saharan Francophone African countries on the brand image of Turkish Airlines: A quantitative research about Turkish Airlines as a soft power tool

Turkish Airlines was founded as a state airline, and today, 49% of the airline belongs to the Republic of Türkiye. From the very beginning, Turkish Airlines acted in accordance with Turkish foreign policy even though it prevented the airline from making a profit. The purpose of this research is to understand the Government-Airline relations within the scope of Turkish Public Diplomacy's effects on Turkish Airlines' brand image with scientific methods. This study aims to understand the relation between Turkish image, Türkiye's image, and Turkish Airlines' image on the continent. To base this study on a scientific basis, a survey is conducted in Istanbul Airport between 24-27th of December 2021 with 126 Sub-Saharan African participants. Results are analyzed by SPSS. The study clearly reveals that there is a positive linear correlation between the images of Türkiye, Turkish people, and Turkish Airlines in African people. It can be concluded that the Turkish Government's longlasting policies and activities in African countries have a positive effect on Turkish Airlines' brand image. Keywords: Brand image, Public diplomacy, Soft Power, Turkish Airlines

AfricaAfrican countriesPublic diplomacy+6
Emin Aslan
Ibn Haldun University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

The effect of economic and political relations on Turkish Airlines' route decisions

This thesis research aims to put a clear understanding on strategic decisions and activities of Turkish Airlines as a part of the public diplomacy, in other words, soft power. Since the 1980s, Turkish Airlines made an important contribution to Turkish foreign policy. The company has often been used as a tool of public diplomacy. This situation increased significantly after the declaration of the Africa Opening Policy. The objective of this study is to investigate the relationship between economic and political decisions made by Turkish authorities and the private sector and the strategic decisions of Turkish Airlines. For this purpose, an analysis of data considering 9 countries which are Colombia, Latvia, Sri Lanka, Tanzania, Cameroon, Mali, Madagascar, Chad and Ghana, is conducted to figure out whether there is such a relationship. The findings suggest that, there is a positive correlation between traffic numbers and foreign trade. However, a significant result can be obtained by adding revenue per flight, detailed passenger number and increase in the sample countries. Both values, traffic numbers and export level increased significantly after the opening of the embassy in the chosen countries, these actions were supported by other means of soft power such as TIKA and DEIK.

Economic relationsAirlinesPublic diplomacy+7
Anıl Burak Özen
Ibn Haldun University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Amerika Birleşik Devletleri dış politikasının iletişim ve kültür boyutu

ABD Dış Politikası, gerek dayandığı ideolojik ve teorik arka plan gerekse tarihi dönemler içinde geçirdiği dönüşümler açısından çok katmanlı bir yapıya sahiptir. Ancak en az bu yapı kadar ilgi çekici olan, ABD dış politikasının inşası, uygulanması, temsili ve ABD'nin sahiplendiği değerlerin uluslararası topluma taşınması gibi amaçlarla kullanılan iletişim ve kültür stratejileridir. Bu tez, ABD dış politikasının askeri ve ekonomik stratejilerden ibaret olmadığı; iletişim ve kültüre dayalı stratejilerin ABD dış politikasında güçlü bir alan ifade ettiği önermesi etrafında şekillenmiştir. Yumuşak güç, kamu diplomasisi, kültürel diplomasi gibi kavramlar, tezin içerdiği tartışmaların merkezi niteliğindedir. ABD'nin uluslararası alandaki kimlik inşası, farklı coğrafyalardaki toplumlar tarafından nasıl resmedildiği; yürüttüğü politikalara ilişkin meşruiyet kazanma çabaları, sahiplendiği değerlerin temsili, kültürel hegemonya gibi başlıklar bu stratejilerin hedefleri arasında irdelenmiştir. Çalışma boyunca, bu stratejilerin zaman içindeki dönüşümleri, hangi dış politik yaklaşımlarla uyumlu oldukları, hangi kültürel alanların araçsallaştırıldığı ve sert güce kıyasla dış politika bütününde kapladığı alanın büyüklüğü sorgulanmıştır. Bulgular, tarihsel dönemler arasında dikkate değer değişimlerin varlığına; bu değişimlerin ilgili dönemde takip edilen ideolojik yaklaşımlarla uyumlu olduğuna; yumuşak güç stratejilerinin soğuk savaş sonrası dönemde güçlendiğine; Hollywood sineması, TV dizileri, eğitim, burs ve değişim programları, insani yardımlar, kalkınma fonları, bilim ve sanat merkezli çalışmaların kültürel diplomasi bağlamında araçsallaştığına işaret etmektedir. Bunun yanı sıra dış politika - medya ilişkisi irdelenmiş; propaganda - denetim dengesi sorgulanmıştır. Medyanın bu iki işlevinin yöntemleri tartışılmıştır. Bulgular medyanın hem hükümetlerin toplum üzerindeki rıza inşası ve meşruiyet arayışına hem de toplumun politika yapıcılar üzerindeki denetim ve baskı talebine hizmet ettiğine; bu çift yönlü işlevin çeşitli politik dinamiklerle ilişkisine işaret etmiştir. Çalışmada literatür tarama yöntemi izlenmiş, bununla birlikte çeşitli vakalar ve filmler incelenmiştir.

Akıllı güçAmerika Birleşik DevletleriDış politika+4
Ulaş Odabaşı
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
DoktoraAçık ErişimTR

Türkiye'nin kamu diplomasisi aracı olarak eğitim diplomasisi: İstanbul ili örneği

Eğitim diplomasisi, bir ulusun küresel etkisini artırmada önemli bir rol oynayarak kamu diplomasisinin önemli bir bileşeni olarak ortaya çıkmıştır. Eğitim değişim programları aracılığıyla devletler, kendi eğitim sistemleri, kültürel zenginlikleri ve bilimsel çalışmalarını uluslararası arenada tanıtarak diğer devletlerle karşılıklı öğrenme ve anlayış ortamı oluşturmaktadırlar. Bu araştırma, eğitim diplomasisinin bir devlet için olumlu ve kalıcı bir imajın geliştirilmesine nasıl katkıda bulunabildiğini ortaya koyarak eğitim almak için Türkiye'ye gelen uluslararası öğrencilerin Türkiye algısını İstanbul örneğine odaklanarak incelemektedir. Devletlerin uluslararası öğrencileri çekme veya değişim programlarına entegre eğilimleri, kamu diplomasisi aracı olarak eğitim diplomasisinin önemini göstermektedir. Eğitim diplomasisinin önemli bir yönü olan eğitim değişim programları, uluslararası öğrencilere ev sahibi ülkeyi doğrudan deneyimleme fırsatı sunarak önyargısız bir algıya yol açabilmektedir. Bu programlar, devletler arası ilişkilerin iyileştirilmesi ve karşılıklı anlayışı artırmaları dolayısıyla önemli bir araç olarak kabul edilmektedir. Bu programlara katılan uluslararası öğrenciler, ev sahibi ülkenin dilini, kültürünü ve entelektüel başarılarını dünyaya tanıtan kültürel ve akademik elçiler olarak hizmet etmektedirler. Türkiye de, eğitim gören uluslararası öğrenci sayısını artırmaya odaklanarak eğitim diplomasisine aktif olarak katılmaktadır. Türkiye, çeşitli burs ve değişim programları aracılığıyla dilini, kültürünü ve akademik tekliflerini tanıtmayı ve böylece küresel imajını geliştirmeyi amaçlamaktadır. Bu noktada çalışmada uygulanan anket ile Türkiye'nin yumuşak gücünü ölçmede eğitimin rolü bilimsel olarak analiz edilmektedir.

Eğitim diplomasisiKamu diplomasisiUluslararası öğrenciler+1
Mehmet Özek
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
DoktoraAçık ErişimTR

Kamu diplomasisi açısından Türk yapımı tarihi dizilerin yurtdışı izleyiciler üzerindeki etkilerinin analizi

Devletlerin hedeflerine ulaşmaları için ihtiyaç duydukları gücün doğası tarihsel süreçte birçok faktöre bağlı olarak değişmiş, aynı zamanda politika yapımı da devletlerin tekelinden çıkmıştır. Tüm bu değişen dinamikler, günümüzde kamuoylarının uluslararası politikada önemini arttırmıştır. Bu doktora tezi de dünyanın birçok ülkesine ihraç edilen ve yabancı kamuoyları tarafından beğeniyle takip edilen tarih konulu Türk televizyon dizilerinin aynı zamanda Türkiye'nin yumuşak gücüne katkı sağlayıp sağlamadığını araştırmayı hedeflemiştir. Bu bağlamda araştırma için seçilen üç tarihi Türk dizisi, ihraç edildiği ülkelerde hem elit kesimler hem de kamuoylarında yapmış olduğu yankılar açısından değerlendirilmiştir. Çalışma alanı olarak seçilen üç farklı bölgede (Latin Amerika, Balkanlar, Orta Doğu) medyaya yansıyan yorumlar, izleyicilerin dijital platformlarda yaptığı yorumlar ve akademisyenlerin konu ile ilgili yaptığı çalışmalar üzerinden yapılan geniş bir söylem analizine ek olarak anket çalışması da yapılmıştır. Çalışmaların bulguları ile hedef kamuoylarını söz konusu diziler vasıtası ile etkileme ve Türkiye'ye yönelik tarihsel travmalardan kaynaklı önyargıların yumuşatılma kapasitesi olup olmadığı, en nihayetinde Türkiye'nin Kamu Diplomasisi açısından değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hedeflenmiştir. Hem olumlu hem de eleştirel yorumlar analiz edilerek gelecekte yapılabilecek benzer kamu diplomasisi uygulamalarının daha başarılı sonuçlar getirebilmesi adına önerilerde bulunulmuştur.

Kamu diplomasisiKültürel diplomasiTürk televizyon dizileri+1
Füsun Kayan Ardaman
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kamu Diplomasisi 2.0: Sosyal medya çağında değişen diplomatik iletişim

Bu çalışmada kamu diplomasisi kavramı, geleneksel diplomasi döneminden günümüze kadar, diplomatik iletişimin doğal gelişim süreci içerisinde ele alınmış ve son olarak da web 2.0 teknolojisi ile olan ilişkisi açısından incelenmiştir. Kamu diplomasisinin devlet dışı aktörlerle daha karmaşık bir hal alan uluslararası çevrenin gerekliliklerine uyum sağlama çabası olarak ortaya çıktığı düşüncesi ana çıkış noktası olarak bu çalışmaya yön vermiştir. Kamu diplomasisi ve sosyal medya bütünleşmesi, diplomasinin 21. yüzyıla adaptasyon sürecinin en önemli aşamasını oluşturmaktadır. Bu anlamda sosyal medya, kendine özgü norm ve kurallarıyla ve diyaloğa dayalı olan doğası nedeniyle diplomasi uygulayıcılarını bir hayli zorlamaktadır. Çalışmada Türkiye'de bulunan altı büyükelçiliğin Twitter üzerinden yürüttükleri iletişim faaliyetleri kamu diplomasisi kapsamında, Kent ve Taylor'un diyalogsal iletişim kuramı perspektifinden incelenmiştir. Elde edilen bulgular büyükelçilik sosyal medya hesaplarının diyalogsal iletişim anlayışından uzak, daha çok bilgi vermeye yönelik olarak kullanıldığı yönündedir. Büyükelçilik hesaplarının tümünün diyalogtan kaçınma davranışı sergilediği görülmüş ve bu durumun nedenleri sonuç kısmında tartışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Kamu diplomasisi, diplomatik iletişim, diyalogsal iletişim, Twitter, büyükelçilik

DiplomasiKamu diplomasisiSanal diplomasi+6
Burcu Sezgin
Ege University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bir yumuşak güç aracı olarak ulus markalaşması: Türkiye ve Kolombiya örnekleri

Profesör Joseph Nye, modern devletlerin rekabetçi serbest piyasada daha alakalı olması için doğal ve benzersiz varlıklarını kullanarak uluslararası arenada ilgi çekici olmalarını ve ikna etmelerini nasıl kullanabileceğini açıklamak için 1990'da "yumuşak güç" terimini kullandı. Yumuşak Güç, yine de, yeni bir güç yüzü olan özünde, nispeten yeni ve soyut bir kavramdır. Bu yeni güç durumundan tam olarak yararlanmak için, Ülke Markalama disiplini geliştirilmiştir, Ülkelerin çekiciliğinin gücünü tam olarak toplamak ve dünyaya en basit ve açık yoldan sunmak. Ülkelerin bu yeni disipline yaklaşma şekli ülkeden ülkeye değişmektedir. Bu nedenle, bu tez iki ülkenin bir örneğini aldı - Kolombiya ve Türkiye- Her iki ülkenin stratejilerinin zaman içindeki gelişimini analiz etmek ve alınan farklı yaklaşımları açıkça görmek için çok farklı geçmişlere, kültürlere ve tarihsel sorunlara sahip ülkeler. Bunu yapmak için, bu araştırma projesi, Ülke Markalaşmasını disiplinlerarası bir çalışma alanı olarak anlamak için Kamu Diplomasi teorisi, kamu yönetimi ve Uluslararası ilişkiler teorilerini temel almıştır, ve eğer ülke markalaması iyi uygulanırsa, yeni bir propaganda yüzü olmadığını gösterin. Anahtar Kelimeler: Ülke Markası, Ulus Markası, Yer Markası, Kamu Diplomasi, Türkiye, Kolombiya, Yumuşak Güç, Liberalizm, Neoliberalizm ve Uluslararası İlişkiler

Kamu diplomasisiKolombiyaTürkiye+6
Francısco Nıcholls Smıth
Ege University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kamu diplomasisinin marka kentlere olan etkisi: Trabzon örneği

Soğuk savaş sonrası olumlu yönde tüm dünyayı etkisi altına alan gelişime ve değişime tanıklık ettiğimiz günümüzde, devletler de diğer devletlerle olan ilişkilerinde sert gücü bir kenara bırakıp yumuşak gücü ve yumuşak güç faaliyetlerini kullanarak karşı tarafı etkileme ve ikna etme yolunu seçmişlerdir. Diplomasi, kullanılan dil, verilen mesaj ve hedef kitleler, devletler arası aktörün değişmesiyle yeniden şekil almıştır. Devletten halka ya da halktan halka uygulanan "karşılıklı" bu yeni siyasal iletişim düzeni, kamu diplomasisinin temelini oluşturmuştur. Günümüzde rekabetin ürünü ve hizmeti yarıştıran markaların yanı sıra kentler de artık kendilerini dünyaya tanıtmaya ve cazibe merkezi haline gelmeyi arzu eder hale gelmiştir. Bunun sonucu olarak köklü bir tarihe, doğal ve yapay güzelliklere sahip olan kentler; kamu diplomasisini kullanarak kentine turist çekmeyi, yatırım almayı ve kent ekonomisine katkı sağlamayı amaçlamıştır. Bu çalışmada; kamu diplomasisi, kamu diplomasisi faaliyet alanları, diğer disiplinlerle olan ilişkisi marka ve marka kent kavramları, Türkiye'den ve dünyadan marka kent örnekleriyle literatür araştırmaları yapılarak marka kent olma yolunda olan Trabzon kentinde bulunan kamu kurumlarının, kamu diplomasisi açısından marka kent algısının dünyadaki uygulamaları karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Anahtar kelimler; diplomasi, kamu diplomasisi, marka, marka kent, Trabzon.

DiplomasiKamu diplomasisiMarka+4
Zeliha Olgun
Avrasya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
DoktoraAçık ErişimTR

Yumuşak güç bağlamında Türkiye'de uluslararası kültür enstitüleri

19. yüzyılda Alliance Française ve Dante Alighieri Cemiyeti ile ilk uygulamaları başlayan hükümet destekli uluslararası kültür enstitüleri 21. yüzyıla gelindiğinde ülkelerinin yumuşak güçlerinin önemli bir enstrümanı hâline gelmiştir. Önceleri uluslararası alanda sürdürülen kültürel tanıtım faaliyetlerine ve dil eğitimine yeterince önem vermeyen, bunun yerine sadece sert güce yatırım yapan ülkeler bile içinde bulunduğumuz çağda yumuşak gücün öneminin farkına varmıştır. Buradan hareketle günümüz küresel neo-liberal dünyasında bir ülkenin maddi ve beşerî kaynak ayırıp neden kendi dilini, kültürünü, sanatını diğer ülkelere anlatma gereği duyduğu bu çalışmanın sorunsalıdır. Bu bağlamda tezin amacı, literatürdeki yumuşak güç kavramından faydalanılarak uluslararası kültür enstitülerinin Türkiye'deki rol ve işlevlerini ortaya koymaktır. Çalışmada, bu enstitülerin kuruluş amaçları, politikaları ve faaliyetleri incelenmektedir. Böylelikle söz konusu enstitülerin varoluşsal işlevlerinin ve üstlendikleri rollerin anlaşılması amaçlanmaktadır. Bu çalışmada veri toplamak için literatür taramasının yanı sıra nitel araştırma yönteminin bir başka tekniği olan yarı yapılandırılmış derinlemesine görüşmeden faydalanılmıştır. Elde edilen verilerden hareketle uluslararası kültür enstitülerinin hedef ülkelerin vatandaşlarını kendi ülkelerinin lehine etkileme, onların kalplerini kazanma, onlara karşı sempati ve olumlu imaj oluşturma amaçlarıyla kendi ülkelerinin dilinden sanatına kadar cezbedici bütün kültür araçlarından faydalanma biçimleri ortaya koyulmuştur.

GüçKamu diplomasisiKültür enstitüleri+4
Ahmet Akalın
Ankara University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimEN

Turkey's soft power and public diplomacy in Bosnia-Herzegovina and Sandžak (2002–2017)

As an emerging regional power, Turkey's soft power and public diplomacy are attracting the attention of academia in recent years. One of the principal elements of Turkish soft power and public diplomacy are religious diplomacy run by Diyanet, today one of the strongest religious institutions in the Sunni World, student exchange diplomacy run by Turkiye Burslari, and a very vibrant city diplomacy run by the different municipalities and municipality unions, among which the most prominent is the Union of Turkish World Municipalities. For centuries Balkan peninsula was an area of interest for the Ottoman Empire and later for Turkey. The region serves Turkey as the only gateway to Europe. After a break during the Cold War, Turkey's active engagement in the region has been restored. Today it is possible to say that Turkey is back in the region. It is the soft power that has been the main tool of Ankara's influence in the region and public diplomacy lies at the core of that soft power. Public diplomacy institutions are serving as the visible face of Turkey's policies, ambitions, goals, and vision in the region. For that reason, analysis of the Turkish public diplomacy provides a clear insight into what Turkey's aims and potentials in the Balkans are.

Bosnia-HerzegovinaPublic diplomacySancak region+5
Jahja Muhasilovic
Boğaziçi University · Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

The origin of South Korean public diplomacy: Kim Dae-Jung Government and its relations with Japan

On August 15, 1945, the Japanese rule in the Korean Peninsula came to an end, and then Korea was liberated. Five years later, however, the Korean War broke out on June 25, 1950. South and North Koreans were tremendously impacted by the Korean War and Japanese colonialism. Especially, "assimilation policies" implemented by the Japanese government in the 1930s and 1940s damaged the consciousness of national and cultural identities among the people. Therefore, since the liberation, Korean governments prioritized the reconsolidating of national identities and pride among the people with anti-Japanese sentiment. In the post-colonial environment, Korean governments mostly benefited from the concept of "culture" to reconstruct the national and cultural consciousness of Koreans. However, culture would become an industry in Korea because democracy was ensured in South Korea, the struggles against the 1997 Asian Financial Crisis began and the country's administrators realized the importance of globalization. Thus, the Kim Dae-Jung period government further developed the Korean cultural industry, and this situation created the foundations of Korean public diplomacy. Within this context, to explain the emergence of Korean public diplomacy, the research will focus on the change of cultural policies in the Korean peninsula from the past to the present. Finally, the paper will also discuss the first attempts of the Kim Dae-Jung government to implement public diplomacy in Korea-Japan bilateral relations. The aim is to maintain the historical bond between the two countries and make it clearer that the foundation of Korean public diplomacy was first laid by Kim Dae-Jung.

Dae-Jung, KimSouth KoreaJapan+4
Melis Pektaş Kım
Boğaziçi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İnsan hakları ihlalleri bağlamında Türkiye'nin diplomatik ilişkileri: Çin Halk Cumhuriyeti örneği

İnsan Hakları ve Diplomasi günümüzün en popüler kavramlarındandır. Her ikisinin de tarihi Antik çağlara uzanmakta, insanlığın gelişiminde derin izler bırakmaktadır. Bir zamanlar hükümdarın tebaasına lütfu olarak görülen haklar artık sadece herkesin talep edebildiği değil, bu hakları ihlal eden devletlerin uluslararası sistemde diğer devletler tarafından zorlanabildiği bir düzeye gelmiştir. Türkiye Cumhuriyeti'nin zorda kalan halklara kapısını açtığı, ihtiyacı olan toplumlarla elindekini paylaştığı tarihsel bir vakıadır, uluslararası kuruluşlar tarafından yayınlanan veriler de ülkenin ne kadar cömert olduğunu tasdikler niteliktedir. Türk dış politikasının da, Türk halkının dünyadaki insan hakları ihlalleri karşısındaki hassasiyetini yansıtması beklenmektedir. Girişimci ve İnsani Dış Politika şeklinde formüle edilen dış politika uygulamalarında insan haklarına bağlı olarak politika değişikliğinin olup olmadığı, devletin konuyu diplomatik ilişkilerinde nerede konumlandırdığı önem arz etmektedir. Bu araştırmada özellikle insan haklarına hassasiyetin arttığı 2000'li yıllarda devleti idare edenlerin mazlum halkların acılarına yönelik sarf ettikleri sözleri dış politikada, diplomatik ilişkilerinde de destekleyip desteklemediğine bakılmıştır.

Adalet ve Kalkınma PartisiDiplomasiKamu diplomasisi+5
Hatice Bircan
Aydın Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimFR

İnsani yardım, uluslararası dayanışma ve deprem diplomasisi: 6 Şubat 2023 depremlerinden sonra Türkiye'de ulus markalamasının önemli boyutları

Bu tez, 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından Türkiye'ye yapılan insani yardım ve uluslararası dayanışmayı, kamu diplomasisi, yumuşak güç ve ulus markalama stratejileri bağlamında incelemeyi amaçlamaktadır. Türkiye'nin 11 ilinde büyük yıkıma yol açan 6 Şubat 2023 depremleri, hasarın boyutu ve insani ihtiyaçların aciliyeti nedeniyle hızlı ve geniş kapsamlı bir uluslararası seferberliği tetiklemiştir. Bu durum, uluslararası toplumun krizler karşısındaki dayanışma kapasitesini ortaya koyarken, insani yardımın yalnızca kriz yönetimiyle sınırlı kalmayıp bağışçı ülkelerin uluslararası imajlarını güçlendiren bir ulus markalama stratejisi olarak kullanılabileceğini de göstermektedir. Bu çerçevede, bu tez, Türkiye'de gerçekleşen 6 Şubat 2023 depremlerini bir vaka örneği olarak ele alarak, insani yardımların ulusal imaj inşasının etkili bir aracı olarak nasıl kullanılabileceğini deprem diplomasisi bağlamında analiz etmeyi hedeflemektedir.

Tilbe Çan
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Soft power in Turkish foreign policy: Yunus Emre Institute

Turkish foreign policy started to transform from realism to constructivism as of the year 1999. New organizations and institutions were established in order to support this new perspective of the Turkish foreign policy in the 21st century. In this direction, Turkey started to use soft power as an element of its foreign policy, while elements of soft power were being diversified in the 21st century as well. In this context, the Republic of Turkey initiated establishment of new institutions in various regions of the country in order to have increased soft power. Among such new institutions are Yunus Emre Institute, Prime Ministry Office of Public Diplomacy and the Directorate General for Turks and other Communities Living Abroad. In addition, Turkey revised its institutions in order to adapt them to new paradigms of the Turkish foreign policy. Turkish Cooperation and Coordination Agency, Turkish Radio and Television Corporation and Turkish Airlines were revised under this framework and they have become significant institutions for Turkey in increasing its soft power and enlarging the country's influence. Furthermore, Turkey started to support non-governmental organizations in various regions as an element of soft power. In this regard, Yunus Emre Institute is one of the newly-established institutions which aims to promote the Turkish culture, language, and arts, while developing consolidated friendship relations with other countries. Although this institution was founded in 2007 and it is a relatively young establishment, its sphere of influence has been observed to be extensively wide.From this perspective, the aim of this dissertation is to elaborate on the mission and vision of Yunus Emre Institute with a focus on its activities. The following questions are specified to seek answers: Is Yunus Emre Institute a result of the Turkish foreign policy's transformation? What sort of activities are carried out by Yunus Emre Institute? Is Yunus Emre Institute an element of the Turkish foreign policy? Key Words: Constructivism, Turkish foreign policy, Yunus Emre Institute

DiplomacyPublic diplomacyHard power+5
Memet Kürşad Çorlu
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

An analysis of interaction between tourism and public diplomacy in the context of manufactured soft power: The case of Turkey

This study emphasizes the concepts of "soft power" and "public diplomacy" which have gained importance in today's global political system, especially in recent years. After the bi-polar Cold War era, the multi-polar and crowded international atmosphere have emerged in the liberal world order. The new order has begun to force nation states to restrict the use of hard power capabilities in a traditional way. New concepts and factors, which are the outputs of globalization and digital age, have required the use of new generation methods and tools in international relations. Thus, it is intended to ensure that interstate relations are performed in a sustainable framework without the risk of destroying life on earth, with its high destructive power, military technologies and without undermining commercial dependencies. In this study, the concepts of soft power and public diplomacy, shaped in a country's image and perception, is examined closely in the particular case of Turkey with its interaction with tourism. Especially in recent decades, tourism has become a significant sector of the global economy. Turkey, with its high potential for tourism, is being investigated in the study and as to whether tourism itself is used effectively in its strategies. The study evaluates state policies implemented in practice, by conducting in-depth interviews with people in suitable positions to ask, without relying solely on related literature. Additionally, the strategic approach and coordinated policies are being tracked by interviews with tourism operators, based on common beliefs and benefits. Turkey claims to be applying effective public diplomacy. This study conducts surveys and interviews with people from Norway, England and Germany, to test the success of Turkey in these areas. Interviews and survey groups are selected according to their interaction with the country and provide an evaluation of Turkey's public diplomacy and promotional activities in different categories and levels. Overall, it is aimed to measure the country's success and capability in reaching out to the target audience regarding Turkey's image and perception abroad.

DiplomacyPublic diplomacyTourism+2
Sait Yersiz
Antalya Bilim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye-Somali ilişkilerinde yumuşak güç unsuru olarak Türk kamu diplomasisi

Türkiye ve Somali'nin ikili ilişkileri, 2011 yılında Türkiye'nin en az 260.000 kişinin hayatını kaybettiği kuraklık döneminde Somali'ye kapsamlı insani yardım sağlamasıyla yoğunlaşmaya başlamıştır. Somali'deki güvenlik sorunlarına ve siyasi istikrarsızlığa rağmen, Türkiye'nin insani yardım çabaları gözle görülür bir fark yaratmıştır. Bu gelişme ertesinde iki ülke arasındaki ilişkiler siyasi, ekonomik, sosyal ve güvenlik dâhil olmak üzere çeşitli sektörleri kapsayacak şekilde genişlemiştir. Türkiye'nin Somali'deki faaliyetleri hem Somali halkı hem de uluslararası toplum nezdinde Türkiye'ye güvenilirlik ve olumlu bir imaj kazandırmıştır. Türkiye ayrıca Somali'deki faaliyetlerini, Türk liderlerin Somali'yi uluslararası gündeme taşımaya çalıştığı uluslararası forumlarda Somali meselesine dikkat çekerek desteklemiştir. Türkiye'nin hem Somali'de hem de uluslararası forumlarda Somali'ye yönelik çabaları, Somali halkı arasında Türkiye'ye yönelik olumlu bir imaj ve sempati oluşmasını sağlamıştır. Bu çalışma, Türkiye'nin Somali'deki olumlu imajının ve itibarının geliştirilmesinde Türk kamu diplomasisinin rolünü incelemektedir. Çalışma, Türkiye'nin uyguladığı kapsamlı kamu diplomasisinin, Türkiye–Somali ilişkilerini çok boyutlu hâle getirdiğinin altını çizmektedir. Çalışma ayrıca Türk kamu diplomasisinin Türkiye'ye Somali'de olumlu bir imaj, itibar ve meşruiyet sağlayan başlıca faktör olduğunu savunmaktadır. Bununla beraber çalışma, iki ülke arasındaki tarihsel etkileşimin ve ortak dinin Somali'deki Türk kamu diplomasisi faaliyetlerinin kabul görmesini destekleyen unsurlar olarak rolünü vurgulamaktadır.

DiplomasiKamu diplomasisiSomali+4
Abbas Isse Faraade
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Hollanda örneğinde Türk sivil toplum örgütlerinin Türk diasporası oluşumuna katkısı: Türkevi, İslam Toplum Milli Görüş (IGMG), Hollanda Türk Federasyon, Sosyal Direnç Enstitüsü (Maatschappelijke Veerkracht)

Over time, people have left their village, district, province and more importantly, their country for various reasons, and have turned to other cities, regions and countries in order to create new living spaces. This tendency is described as migration in the literature. Along with the concept of migration, many different concepts contain similar issues. One of them is diaspora, an ancient word with a history of about 2500 years. The popularity of this concept has been increasing day by day, and definition of the diaspora word is still controversial. Therefore, there are many differences in the definition of the concept. However, the concept of diaspora, in its simplest form, means that those who break away from their homeland and continue their lives in another ethnic group or region, generally separated from the country of origin, dispersed. Also, we can describe it as a concept derived from the Greek words dia (for, because) and sporos (seed), which was used to describe the Greek Colonies that were only outside the mainland of Athens and the Jews who spread all over the world as a result of the great exile (Yaldız, 2013, p. 294). In addition, in the literature review on the concept of diaspora, it is observed that the concept is used synonymously with the words disintegration or rupture, mostly to indicate external migration or the results related to this migration (Bülbül, 2020, p. 132). This concept, which has become more popular recently, is pronounced and supported by many countries in the international arena in order to prevent their cognates from assimilation under the patronage of other cultures. In this study, the Contributions of Turkish Non-Governmental Organizations to the Formation of the Turkish Diaspora in the Example of the Netherlands are evaluated in terms of organizations with different ideological and organizational structures, located in the Netherlands, established by those who adopt the Turkish identity and still continue their activities. Also, for this evaluation Türkevi Foundation, Islamische Gemeinschaft Millî Görüş (IGMG), Dutch Turkish Federation and Social Resistance Institute (Maatschappelijke Veerkracht) were chosen as samples. In addition to this thesis research, it will be tried to provide an overview of the diaspora activities in the Netherlands, which has a great diaspora potential in Europe, instead of Germany, which dominates the literature in general. As a result of the literature review for this thesis study, immigrant, expatriate, Euro-Turk, European Turks and so on used instead of the diaspora and this concept correlated with Armenian and Jews so it can be reason of prejudice against the concept. In addition to this, it has seen in the studies conducted throughout the literature, there are not studies that deal with the perspective of the Non-Governmental Organizations side on the Turkish diaspora. For this reason, it is thought that a thesis study in which the view of the Turks living in the diaspora to the Turkish diaspora and their holistic view of Turkey will be contribute to the literature. Keywords: Diaspora, Lobby Activities, Migration, Non-Governmental Organizations, Public Diplomacy, Turkish Diaspora.

DiasporaTurkish diasporaNetherlands+6
Mahmut Furkan Yaman
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00

İlgili konular