Reputation
79 theses under this subject heading
Tüketicilerin kurumsal itibar algısı üzerindeki kültürel etkiler
İtibar işletmelere mevcut pazarlarında sürdürülebilir rekabet üstünlüğü sağlayan soyut bir varlık, ekonomik bir değerdir. Literatürde rekabet üstünlüğü ve kurumsal itibar arasında doğrusal bir ilişki olduğu görüşü yaygın bir biçimde kabul görmektedir. Bu bağlamda itibar örgütsel alanda stratejik bir kaynak olarak görülmektedir. Literatür işletmelerin itibar katsayılarının hesaplanmasına yönelik yaklaşım ve yöntemler açısından olgunluğa erişmiş durumdadır. Bu araştırmanın mevcut literatüre en önemli katkısı ise tüketicilerin söz konusu katsayıların oluşmasında hangi faktörlere öncelik verdiği ve söz konusu faktörlerin birbirlerine olan üstünlüklerinin AHP (Analitik Hiyerarşi Prosesi) yöntemi ile yeni bir model ortaya koyacak bir biçimde faktör düzeyinde belirlenmiş olmasıdır. AHP objektif ve sübjektif tüm kriterleri ikili karşılaştırmalar yaparak ölçen ve bu kriterlerin birbirlerine göre önceliklerini bularak önem sıralarını belirleyen bir karar verme tekniğidir. Kültür kavramının epistemolojik önemi ve ontolojik gerçekliğinden hareketle araştırmanın iki farklı kültürde sürdürülmesi sebebiyle iki farklı çalışma evreni ve örneklemi bulunmaktadır. Güçlü temsil yeteneği sebebiyle seçkisiz örnekleme ile gerçekleştirilen anket uygulamasında iki farklı kültürel grubun itibar algısı kıyaslanmış ve bu algıyı şekillendiren temel değişkenlerler ve atfedilen önem dereceleri belirlenmiştir. Sonuç olarak, farklı tüketici gruplarının itibar algısını oluşturan temel değişkenlerin kültürler arasında önemli farklılıklar gösterdiği tespit edilmiş ve öneri kısmında da araştırmada kullanılan 23 maddeden oluşan ölçeğin 7 madde ile uygulanması noktasında yeni bir öneride bulunulmuştur. Anahtar Kelime: Kurumsal itibar, Algılanan İtibar, İtibar Yönetimi
Kurumsal itibar yönetimi: Tepe yöneticisinin güvenilirliğinin kurumsal itibar ve çalışan olma niyetine etkisi
İtibar kavramı sübjektif bir yapı olmasının beraberinde, algılama yoluyla birey ve firmalara atfettiğimiz değeri içeren ve karar verme mekanizmamızda gömülü olarak yer alan olgudur. Birçok faaliyetlerinde kurumsal itibarlarından hareket eden firmalar bu nedenle kurumsal itibarın öncülleri ve sonuçlarının neler olduğunu ortaya çıkarmayı istemektedir. Kurumsal itibarı oluşturan öncülleri ve kurumsal itibarın yol açtığı birtakım sonuçların araştırılması ve ilgili değişkenlerin iyi yönetilmesi sonucunda firmaların rekabet avantajı sağlayacakları beklenmektedir. Bu çalışma Türkiye'de yer alan büyük ve itibarlı holdingleri bilen yanıtlayıcılar üzerinden, öncüllerden biri olan yönetici itibarından hareketle, sonuçlarından biri olan o firmada çalışan olma niyetini ölçmeye yönelik olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırma üçleme üzerine tasarlanmıştır. İlgili literatürün taranması sonucu bir kavramsal model oluşturulmuş ve sonrasında modelin müşteri paydaş grubunun gözünde geçerli olup olmadığını anlamak üzere altı kişi ile yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Görüşme sonuçları kavramsal modelin geçerliliğini göstermiştir. Çalışmanın son aşamasında ise önce 70 sonra 50 kişi ile pilot uygulama yapılmış, sonrasında ise amaçlı örnekleme yoluyla Türkiye'nin ilk on büyük üniversitesinden yedisine ulaşarak toplanan 561 kişilik veri üzerinden nicel araştırma gerçekleştirilmiştir. Tüm verilere keşfedici ve doğrulayıcı faktör analizi yapılarak uyum değerlerinin yakalanması sonucu Yapısal Eşitlik Modellemesi'ne gidilmiştir. Veriler toplanan her firma için ayrı ayrı çözümlenmiştir. Sonuçlar modelin genel olarak kabul edilebilir olduğunu, tepe yöneticisinin güvenilirliğinin (inanılır ve uzman olma) kurumsal itibar üzerinde istatistiki olarak anlamlı etkisi olduğunu, ancak çalışan olma niyeti üzerinde istatistiki olarak anlamlı bir etkiden söz edilemeyeceği bulgusuna ulaşılmıştır. Kurumsal itibarın ise çalışan olma niyeti üzerinde istatistiki olarak anlamlı etkisinin olduğu yönünde bulgulara ulaşılmıştır. Anahtar Sözcükler: Tepe yöneticisinin güvenilirliği, Kurumsal itibar, Çalışan olma niyeti, Üçleme, Yapısal eşitlik modeli
Kamu kurumlarında itibar yönetimi: Sağlık Bakanlığı örneği
Araştırmada, bireyler kadar kurumlar için de önemli olan, oluşturulması uzun ve planlı bir süreci kapsayan ve yıkılması ise oluşturulmasından daha kısa süren itibar çalışılmıştır.Araştırmanın genel amacına uygun olarak; itibar kavramından yola çıkılarak kurumsal itibar, kurumsal itibar yönetimi kavramalarına ek olarak Sağlık Bakanlığı örneği incelenmiştir. Bu kapsamda, çalışmada anket yöntemi kullanılarak veriler elde edilmiş ve yorumlanmıştır. Toplamda 20 anket sorusundan oluşmuştur. Ölçeğin güvenirlilik katsayısı 0,88 bulunarak, yüksek güvenirlilikte olduğu saptanmıştır. Araştırmada 10 fakülteden öğrenci ve akademisyenler katılımcı olarak seçilmiştir.Araştırma sonucunda genel olarak değerlendirildiğinde katılımcıların olumlu algıladıkları görülmüştür. Ancak fakülteler arasında ve cinsiyet açısından değerlendirildiğinde itibar algılamalarında bazı farklılıklar olduğu saptanmıştır.
Halkla ilişkilerin kurumsal itibar üzerindeki etkisine yönelik bir araştırma
Küreselleşen günümüz dünyasında ürün ve hizmetlerde çeşitlilik, hedef kitlenin internet vb. araçlar aracılığı ile giderek bilinçlenmesi kurumlar arasında rekabet ortamının doğmasına yol açmıştır. Kurumlar bu rekabet ortamında ürün ve hizmetlerini tüketicilere tanıtmak, kurumla ilgili hedef kitleye bilgi aktarmak ve hedef kitleden gelen geri beslemelerle bünyesinde faaliyette bulunduğu kuruma katkıda olumlu girdilerde bulunması amacıyla halkla ilişkiler birimlerini oluşturmuşlardır. Halkla ilişkiler birimleri uyguladıkları bir takım metodlarla bu rekabet ortamında kurumlarının bir adım önde olmasını sağlamak ve müşteri kitlesini arttırarak kuruluşun itibarını arttırmayı hedeflemektedirler. Bu çalışma kapsamında araştırma için oluşturulan hipotezler, korelasyon ve regrsyon analizleri yardımıyla test edilmiş ve çoklu regresyon analizi sonucunda kurumsal itibar üzerinde halkla ilişkiler boyutlarından "Tanıtma" ve "Tanıma", boyutlarının pozitif etkisinin olduğuna ulaşılmıştır. Bu çalışmada halkla ilişkilerin kurumsal itibar üzerindeki etkisine teorik olarak değinilmiş ve Kütahya Belediyesinde toplam 128 yönetici ve çalışan ile Kütahya Merkez İlçede yaşayan 410 vatandaşın katılımıyla yapılan anket çalışması ile bu iki kavramın birbiri üzerindeki etkisi korelasyon ve regresyon analizleriyle incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Halkla İlişkiler, İtibar ve Kurumsal İtibar,
Okul müdürlerinin itibarını etkileyen bileşenlerin belirlenmesi
Bu araştırmanın amacı, okul müdürlerinin itibarını etkileyen bileşenleri belirlemektir. Bu amaçla; çalışma grubuna alınan devlet ilkokulu, ortaokulu ve liselerinde görev yapan yönetici ve öğretmenler ile devlet liselerinde öğrenim gören öğrenci ve öğrenci velilerinin görüşleri alınmıştır. Araştırma verileri, dört adet açık uçlu sorunun yer aldığı bir form ile toplanmıştır. Açık uçlu sorular, yazılı olarak katılımcılara yöneltilmiş ve veriler bu yolla toplanmıştır. Elde edilen araştırma verileri, betimsel analiz tekniği kullanılarak çözümlenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, 2014-2015 eğitim-öğretim yılı Kütahya il merkezindeki 171 öğretmen, 55 yönetici, 176 öğrenci ve 135 veli oluşturmuştur. Araştırma sonucunda itibarlı bir okul müdürünü, öğretmenler "tarafsız, adaletli, dürüst ve güvenilir, disiplinli"; yöneticiler "adaletli, dürüst ve güvenilir, tarafsız, lider özelliğine sahip"; öğrenciler "disiplinli, hoşgörülü, güler yüzlü ve sevecen, samimi"; veliler ise "disiplinli, saygılı, eşit davranan, adaletli" şeklinde nitelendirmişlerdir. Okul müdürünün itibarını olumlu yönde etkileyen bileşenleri öğretmenler "etkili iletişim kuran, paydaşların arkasında duran, okul başarısının arttıran, yönetmeliklere hâkim olan"; yöneticiler "paydaşlarla etkili iletişim kuran, paydaşlarla birlikte karar alan, olaylara müdahale eden ve çözüm üreten, paydaşlara değer veren"; öğrenciler "etkili iletişim kuran, öğrenci sorunlarını ve isteklerini dinleyen, sorunlara çözüm üreten, dengeli disiplin kuran"; veliler "paydaşlarla etkili iletişim kuran, okul başarısının arttıran, okulun fiziki düzenine dikkat eden, sorunlara çözüm üreten" olarak ifade etmişlerdir. Okul müdürünün itibarını olumsuz yönde etkileyen bileşenleri; öğretmenler "kayırmacılık yapılması, yöneticilik vasfı olmaması, adil davranmaması, baskıcı olması"; yöneticiler "kayırmacılık yapılması, etkili iletişim kurmaması, paydaşlara ve onların fikirlerine değer vermemesi, adil olmaması"; öğrenciler "aşırı disiplinli ve sert olması, fazla gergin olması ve kızması, disiplin kurallarına uyulmaması, kırıcı bir üslubunun olması"; veliler ise "ilgisiz olması ve istekleri dinlememesi, kayırmacılık yapması, yöneticilik vasfının olmaması, kırıcı ve olumsuz üslup"; olarak ifade etmişlerdir. Okul müdürünün itibarını arttırmaya yönelik olarak; öğretmenler ve yöneticiler "kendini geliştirmeli"; öğrenciler "ders dışı aktivitelere önem vermeli"; veliler "okulun birlik ve bütünlüğünü sağlamalı" önerilerini sunmuşlardır.
Sivil toplum kuruluşu üyelerinin kurumsal itibara yönelik algılamaları: Eskişehir ili eğitim sendikaları üzerine bir araştırma
Kurumsal itibar, artan iletişim teknolojileri sonrasında bilgiye erişimin geçmişe nazaran daha kolay olduğu günümüzde, küresel rekabet ortamında kurumlar arasında önemi giderek artan bir kavramdır. Kurum kimliği, kurumsal imaj ve kurumsal reklam gibi pek çok kavramı bünyesinde barındıran kurumsal itibar, bir anlamda kurumun hedef kesim gözünde nasıl göründüğü ve müşterilerin kurum hakkındaki olumlu ya da olumsuz düşüncelerinin bir bütünü olarak, gerek kurumsal faaliyetlerde başarıya ulaşmada, gerekse yönetim ve rekabet avantajları sağlamada oldukça önemlidir.Sivil toplum kuruluşları bir anlamda, kurumlar ile çalışanlar arasında güven sigortası olarak düşünülebilen bir iletişim köprüsüdür. Öte yandan günümüzde, sivil toplum kuruluşlarının da kurumsal itibar yönetimine geçtikleri düşünülebilir. Bu nedenle bu araştırmada, sivil toplum kuruluşu üyelerinin sivil toplum kuruluşlarındaki kurumsal itibar algılamalarında eğitim sendikalarına aktif üye olup olmamalarına göre farklılığın olup olmadığı incelenmiştir.Araştırmada, eğitim sendikalarına üye olan, Eskişehir ilinde bulunan eğitim kurumlarında görev yapan toplam (n=181) kişiye, üye oldukları sendikanın kurumsal itibarını nasıl algıladıkları sorulmuştur. Araştırma sonuçlarına göre tüm kurumsal itibar alt boyutu ortalamaları sendikada aktif görev yapan üyelerde yüksek bulunmuştur. Hizmet kalitesi, finansal sağlamlık, çalışma ortamı, duygusal çekicilik ve kurumsal etik ortalamaları için gruplar arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlıdır (p<0,05). Yönetim kalitesi ve toplumsal sorumluluk boyutlarında ise gruplar arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı değildir (p>0,05).Anahtar Kelimeler: Kurumsal İtibar; Sivil Toplum Kuruluşları; Kurumsal Kimlik
İş ahlakının kurumsal itibar üzerindeki etkisine yönelik bir araştırma
İş ahlakı uygulamalı bir ahlak bilgisi olup, iş hayatında karşılaşılan tüm ahlaki sorun¬ları incelemektedir. Bu sorunlar çalışanlar arasında, çalışanlarla yöneticiler arasında, işletme ile paydaşları veya diğer çevresel faktörler arasında olabilmektedir. Bu bağlamda, işletmelerde bir kişinin ahlaka uygun olmayan davranışlarda bulunması di¬ğerlerinin de ahlakdışı davranmasına neden olabilmektedir. Bu nedenle bir tek alanda ahlaka uygun olan davranışların bulunması yeterli değildir, tüm alanlarda ahlaka uygun ilkelerin ve standartların uygulanabilir seviyede olması gerekmektedir. Bu çalışmanın araştırma için oluşturulan hipotezler, korelasyon ve regresyon analizleri yardımıyla test edilmiş ve çoklu regresyon analizi sonucunda kurumsal itibar üzerinde iş ahlakı boyutlarından "işletme uygulamaları", "kişisel algılar", "yönetici tutumlarını değerlendirme" ve "çalışma arkadaşlarını algılama" boyutları arasında "işletme uygulamaları" ve "yönetici tutumlarını değerlendirme" boyutlarının pozitif yönde etkisinin olduğuna ulaşılmıştır. Bu çalışmada iş ahlakının kurumsal itibar üzerindeki etkisine teorik olarak değinilmiş ve Kütahya İli'nde kurumsal itibarı yüksek olan bir işletmede, toplamda 123 yönetici ve çalışanın katılımıyla yapılan bir anket çalışması ile bu iki kavramın birbiri üzerindeki etkisi korelasyon ve regresyon analizleriyle incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Etik, Ahlak ve İş Ahlakı, İtibar ve Kurumsal İtibar
Muhasebe meslek etiğinin algılanma düzeyi Karabük ili örneği
Muhasebe meslek mensupları, meslek itibariyle diğer meslek mensuplarından daha fazla sorumluluk altında çalışmaktadırlar. Mükelleflerin ve devletin ortak menfaatine göre belirlenen, mesleki etik kurallara uymak zorundadırlar. Meslek kuruluşları ve devlet tarafından belirlenen etik ilke ve kanunlara uygun çalışmamaları halinde, muhasebe mesleğinin ve meslek mensuplarının itibarı kaybolacaktır. Birçok sebebi olmakla birlikte, muhasebe meslek mensuplarını etik ilkelere uyum konusunda en çok zorlayan, mükelleflerin talepleridir. Mesleki etik konusunda yeterli eğitim verilerek ve etik ilkelerin ihlali durumunda caydırıcı cezalar uygulanarak, hem meslek mensuplarının çalışma hayatları kolaylaştırılabilecek hem de meslek itibarı korunabilecektir. Meslek mensuplarının mükelleflere bağlı karşılaştıkları sorunların giderilmesi için mükelleflere de gerekli etik eğitimi ve caydırıcı cezalar uygulanmalıdır. Bu çalışmanın amacı, muhasebe meslek mensuplarının etik konusunda mesleğin bugünkü durumu ve gelecekle ilgili görüşlerini almak, meslek etiğine gereken önemi verip vermediklerini ölçmek ve demografik değişkenlerin, meslek etiği ile ilgili görüş farklılıklarına sebebiyet verip vermediğini görmektir. Karabük ilindeki muhasebe meslek mensupları ile yüz yüze anket yolu ile etik hakkında görüşülmüş, anket verileri SPSS programı ile analiz edilmiştir.
Halk kütüphanelerinde dijital itibar yönetimi: Ankara Adnan Ötüken İl Halk Kütüphanesi örneği
Çalışmada itibar, dijital itibar, dijital pazarlama ve sosyal medya platformları hakkında bilgiler verilmiş olup kütüphanelerinin bu platformlarda gerçekleştirmesi gereken iş ve işlemler ortaya konulmuştur. Halk kütüphanelerinin dijital platformları nasıl kullanabileceğine yönelik öneriler sunularak örnek oluşturması için Ankara Adnan Ötüken İl Halk Kütüphanesi tarafından kullanılan dijital platformlar ayrı bir bölüm altında incelenmiştir. Ayrıca T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı halk kütüphanelerinde dijital çalışmaları yürüten personele yönelik gerçekleştirilen anket neticesinde söz konusu personelin nitelikleri, itibar ve dijital platformlarla ilgili bilgi düzeyleri ile Ankara Adnan Ötüken İl Halk Kütüphanesi tarafından gerçekleştirilen çalışmalar hakkındaki görüşlerinin ortaya çıkarılmıştır. Çalışma neticesinde Ankara Adnan Ötüken İl Halk Kütüphanesinin hangi dijital pazarlama ve sosyal medya araçlarını kullandığı belirlenerek bu çalışmalara yönelik iyileştirme önerileri sunulmuştur. Kütüphane tarafından gerçekleştirilen çalışmaların diğer halk kütüphaneleri tarafından örnek teşkil etmesi sağlanmıştır. Gerçekleştirilen anket sonucunda ise, kütüphane personelinin itibar konusunda bilincinin düşük olduğu ve dijital itibar çalışmaları yürütmeyle ilgili eğitimlerinin yetersiz olduğu ortaya konulmuştur. Eğitim eksikliğinin farkında personelin gelişime açık olduğu, verilecek eğitimlerle kendilerini geliştirmek istedikleri belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Kütüphanelerde itibar yönetimi, dijital itibar, kurumsal itibar, dijital platformlar
Kurumsal itibara olası tehditler ve bu tehditlere karşı alınabilecek önlemler: Şişecam Fabrikaları'nda bir uygulama
Kurumların en önemli varlığı olarak nitelendirilen itibar, kurumun sosyal paydaşlar nezdinde nasıl algılandığını ifade eden değerler bütünüdür.Günümüzün küresel rekabet ortamında, teknolojinin hızla gelişmesinin etkisiyle tüketiciler birbirine benzeyen ürün ve hizmetler arasında seçim yapmakta zorlanmakta, kurumlar rakipleri arasında güçlenmek için yenilikçi yaklaşımlarla kendini geliştirmelidir. Kurum itibarına yönelik tehditler faaliyet gösterilen sektöre, kurumun yapısına, bulunduğu bölgeye yani konumuna ve bunun gibi birçok faktöre bağlı olarak değişmektedir. Çalışma şartlarının isçi ve çevre sağlığına zarar vermesi, ürün ve hizmetlerde hata ve eksikliklerin olması, ürünün beklenmedik etkilerinin sorun yaratması, etik olmayan davranışların ortaya çıkması, kurumun çevreye zarar vermesi kurum itibarı için sayılabilecek bazı tehditlerdir.Bu tez çalışması, giderek tanınmaya başlayan kurumsal itibar kavramının tanımını, kapsamını, boyutlarını, ve kurumsal itibara yönelik tehditleri, kurumsal itibar yönetimi sürecini, literatür taramasıyla elde edilen bilgiler ışığında açıklamayı hedeflemektedir. Araştırmanın uygulama kısmında ise Şişecam Topluluğundan seçilen sanayi işletmelerinde kurumsal itibar yönetimi uygulamaları araştırılmak üzere orta ve üst düzey yöneticilere araştırma anketi elektronik ileti yoluyla gönderilmiştir. Sonuçlara göre kurumsal itibar yönetimi adıyla olmasa da olumlu kurum itibarının korunması için birçok faaliyet yürütülmektedir.
Müşterilerin yeşil (çevreci) işletmelere yönelik kurumsal itibar algısı üzerine bir araştırma
Küresel ısınmanın hayatımıza birçok açıdan tesir ettiği son yıllarda çevre ile ilgili konular, tüketicilerin karar süreçlerinde de etkisini göstermektedir. Tüketicilerin çevre konusunda farkındalık düzeyinin yükselmesi ve işletmelere yönelik beklentilerinin artması üzerine birçok işletme üretim sürecini yeşil pazarlama anlayışına uygun olarak yürütmeye başlamıştır. Bazı işletmeler ise çevreci uygulamalarını üretim düzeyinde bırakmamakta, işletmenin tüm fonksiyonlarını yeşil bir anlayışla yönetmeyi tercih etmektedirler.Yeşil uygulamalar dünyanın sürdürülebilirliği için hayati önem arz ederken, kurumsal itibar da işletmelerin sürdürülebilirliği için vazgeçilmez bir değerdir. Paydaşların kuruma dair algılamaları ve değerlendirmelerinin bir yansıması olan kurumsal itibarın kazanılması ve korunması oldukça zordur. Bu çalışmada günümüz işletmeleri için oldukça önemli olan kurumsal itibar ile yeşil uygulamaların ilişkisini incelemek amaçlanmıştır.Müşterilerin kurumsal itibar algısında çevreci faaliyetlerin etkisi olup olmadığını incelemek üzere çevreci ürün ve projelerinin görünürlüğü yüksek iki banka ve bu bankalar ile karşılaştırılmak üzere çevreci ürün ve projeleri olmayan iki banka daha belirlenmiş, bu dört bankanın müşterileri üzerine bir araştırma yapılmıştır. Araştırma bulguları yorumlandığında, müşterilerin çevreci işletmelere yönelik kurumsal itibar algısının farklılaşmadığı ve bankacılık sektöründeki çevreci faaliyetlere ilişkin farkındalık düzeyinin düşük olduğu görülmüştür.
Türkiye'de imar planı yapmaya yetkili kurumların kurumsal itibarı
Planlama, doğası gereği, hedeflerin belirlenmesi ve bu hedeflere ulaşmak için belirlenen politikaların uygulamaya konulması süreçlerinden oluşan geleceğe yönelik bir araçtır. Ekonomik, sosyal, kültürel, çevresel, teknolojik birçok boyuta sahip olan imar planları, birbirinden farklı grupların çıkarları arasında denge sağlamayı ve esasında kamu yararı gözetmeyi hedeflemektedir. Kapsamlı etki alanı sebebiyle, imar planlama süreci geniş bir katılım gerektirmektedir. Birçok ülkede olduğu gibi, Türkiye'de de imar planı yapma yetkisi devletin farklı kademelerinden kurumlar arasında paylaştırılmış, böylece katılımı yüksek etkin bir planlama sistemi hedeflenmiştir. Bu çalışma ülkemizde imar planı yapmaya yetkili kurumların, hazırladıkları imar planları üzerinden kurumsal itibarlarını ölçümlemeyi amaçlamaktadır. Kurumsal itibar, küreselleşen dünyada, hem özel hem de kamu sektöründe tüm kurumların titizlikle korumaya çalıştıkları önemli bir değerdir. Buradan hareketle, kurumların farklı çıkar grupları nezdindeki kurumsal itibarlarının, hazırladıkları imar planlarının başarısına ilişkin önemli bir gösterge olacağı varsayılmıştır. İmar planlarının etkisinde olan çıkar grupları büyük bir çeşitlilik göstermektedir. Çalışmamızda kurumsal itibar araştırması yapılırken, imar planları ile en fazla etkileşim halinde olan kurumsal yapıların temsilcileri hedeflenmiştir. Bu çalışmanın, gerek kurumsal itibar gerekse imar literatürüne katkı sağlaması ve imar planı yapmaya yetkili kurumlar ve politika yapıcılar için planlama sürecinin iyileştirilmesi yönünde yol gösterici olması umut edilmektedir.
Ülke itibarının ulus marka değeri ve ülke imajına etkisi üzerine bir araştırma
Teknolojinin sürekli evrimi ve bunun iletişim araçları üzerindeki yansıması sayesinde ülkeler kendilerini insanların gözünde nasıl konumlandırdıklarına önem ve değer vermektedirler. Ekonomik, sosyal, kültürel ve siyasal bağlamda açıkça görülen değişimlerden etkilenen ülkeler artık diğer ülkelerden kendisini farklı kılacak olan itibara yönelmektedirler. Bu çalışmanın temel amacı ülke itibarının ulus marka değeri ve ülke imajı üzerindeki etkisini ortaya koymaktır. Bu amaçla Çukurova Üniversitesi'nde eğitim öğretim gören yabancı öğrencilerden ulaşılabilen ve çalışmaya katılmaya gönüllü olan 307 katılımcıdan anket yöntemiyle veri toplanmıştır. Elde edilen verilerin analizinde; regresyon, çoklu regresyon ve faktör analizinden yararlanılmıştır. Analiz sonucunda elde edilen bulgular ülke imajı ve ülke marka değerinin ülke itibarına yönelik tutum üzerinde anlamlı ve pozitif bir şekilde etkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Ülke İtibarı, ülke imajı, ulus markası
Tanrıçalıktan Orta Çağ'ın cadı avı geleneği: Kadının itibarsızlaştırılması üzerine bir inceleme
Bu çalışma ilkel dönemden başlayan bir yol haritası çizerek Orta Çağ'da kadınların karşı karşıya bırakıldığı cadılık suçlamaları ile tarihte kadının değer problemine eğilmeyi amaçlamaktadır. Tezimizin iddiası kadınların Orta Çağ'daki cadı avları noktasına nasıl getirildiğiyle ilgili süreci değerlendirebilmektir. İlk bölümde kategorileştirmeden daha uzak olunan taş devirlerinde kadın ve erkeğin yaşamdaki ortaklığı üzerinde dururuz. Yaşamlarını sürdürmek için birbirlerine duydukları ihtiyaç ve yaşamsal faaliyetlerdeki ortaklıkları ile kadının birincil statüsü hakkında bir incelemeye başvururuz. İkinci bölümde toplumsal cinsiyet eşitliği üzerine kodlar oluşturduğunu düşündüğümüz dinlerin çizdiği kadın profillerini inceleriz. Kutsal kitaplardaki kadın ve ahlak anlayışı üzerinden bir çıkarım yapabilmeyi planlarız. Üçüncü bölümde bir önceki bölümde Hıristiyanlığın kadınlar hakkındaki değerlendirmesini detaylandırmak ve Orta Çağ'ın amaç ve sonuç itibariyle en önemli gelişmelerinden olan Haçlı Seferleri ve bu seferlerdeki Hıristiyan ve Müslüman kadınlar üzerinde dururuz. Araştırmamız dördüncü bölümde bir dönem tanrıçalığına ikna olunan kadının geldiği son itibarsızlık noktası olan cadılık üzerinde yoğunlaşır. Aynı bölümü Avrupa'da yaklaşık üç yüz elli yıl süren cadı avı geleneğinde söz konusu olan kadınların benzer ve farklı özelliklerini, fiziksel görünüşlerini ve yaşam tarzlarını değerlendirmekle sürdürürüz. Cadılık deneyleri, Engizisyon Mahkemeleri ve yargılamayı bir bütün şeklinde ele alırız. Son bölümde gerek Avrupa tarihi, gerek kadın tarihi üzerine araştırmalarda karşımıza çıkan Jeanne d'Arc karakterinin incelemesinde bulunuruz. Son kertede tezimiz, önce cadılık suçlamasıyla infaz edilen, sonra da azizeliği ilan edilen Jeanne d'Arc karakterinin itibarının önce alınıp sonra iade edilmesiyle görülen çelişkili tutumla tarihte kadınlara karşı geliştirilen tutarsız algılamayı somutlaştırmayı iddia eder. Anahtar kelimeler: Tanrıça, Orta Çağ, Cadı Avı, Kadın.
Muhasebe meslek mensuplarının etik tutumlarının kurumsal itibar yönetimi üzerindeki etkisi
Bu araştırmada mesleki etik tutumları ve kurumsal itibar kavramları ayrıntılı olarak incelenmektedir. Ayrıca mesleki etik tutumunun kurumsal itibar kavramına olan etkisini araştırmak için TRC1 bölgesinde bulunan 515 muhasebe meslek elemanının samimi cevaplarından yararlanılmıştır. Oluşturulan 6 hipotez öncelikle SPSS 21 ve AMOS 21 programları aracılığıyla değerlendirilmiş, modelin uygunluğu faktör analizi, parametrelerin uygunluğu ve doğrulayıcı faktör analizi ile test edilmiştir. Elde edilen sonuçlar tartışılarak mesleki etik tutumunun kurumsal itibar kavramına etkisi yorumlanmıştır. Örgütler için kurumsal itibarın önemi düşünüldüğünde mesleki etik kavramı büyük bir önem taşımaktadır.
Perakende akaryakıt sektöründe şirket itibarı, şirkete güven ve marka memnuniyetinin markaya güven ve marka sadakatine etkisi
Akaryakıt sektöründe, rekabete karşı koymak için müşterileri elde tutmak ve sadık müşteri kitlesi yaratmak, dikkate alınması gereken önemli konular arasında yer almaktadır. Akaryakıt şirketlerinin sadık müşterilere sahip olmaları, yalnızca satış garantisi sağlamakla kalmayıp, maliyetlerini de azaltmaktadır. Bu çalışmada akaryakıt sektöründe marka sadakatine etki eden değişkenler belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırma, Gaziantep merkez ilçelerde bulunan akaryakıt istasyonlarından hizmet alan 400 tüketiciye, yüz yüze anket uygulaması yoluyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma kapsamında nicel araştırma yöntemleri uygulanmıştır. Toplanan veriler yapısal eşitlik modellemesi kullanılarak, SPSS.21.0 ve AMOS istatistiksel analiz paket programları ile analiz edilmiştir. Ayrıca şirkete güven, şirket itibarı ve marka memnuniyeti, marka sadakati oluşturmada marka güveninin aracılık rolü üstlendiği araştırmanın bulgularındandır.
Sağlık kurumlarında itibar yönetimi çalışmalarının gelişimi: Lisansüstü tezler üzerinden inceleme
İtibar, bir taraftan kurumlara yatırım avantajı ve rekabet avantajı gibi somut değerler katarken; diğer taraftan olumlu bir imaj algısı yaratmak ve kuruma bağlılık gibi soyut değerler de katmaktadır. Bu açıdan itibari değerin öneminin farkındalığı ile hedeflenene ulaşmaya çalışmak her kurum için olumlu sonuçlar doğurmaktadır. Özelikle sağlık sektörü gibi hizmet sektörlerinin doğrudan insan odaklı çalışma zorunlulukları müşteri tatmini ve çalışan tatmini konusunda olumlu imaj algısı oluşturmayı gerektirmektedir. Çünkü bir sağlık kurumunu tercih ederken insanlar ilgili kurum hakkında olumlu ve olumsuz söylemleri değerlendirerek tercih etmektedir. Kurum iletişimi, kurum imajı, kaliteli iş gücü, kurumsal sosyal sorumluluk gibi kavramlar; müşteri tercihlerini etkileyen, müşteri tatminini sağlayan, çalışan bağlılığını artıran ve itibari değer kazandıran önemli kriterlerdendir. Bu nedenle sağlık kurumlarının eksikliklerini tespit etmek ve bu eksiklikleri gidermeye çalışmak itibar kazanımına katkı sağlamaktadır.
Bir kurumsal itibar bileşeni olarak duygusal çekim alanı yaratmanın rolü ve önemi
Günümüzde değeri artık tartışılmaz bir şekilde kabul edilen kurumsal itibar, soyut bir kavram olmasına karşın araştırmacılar tarafından ölçülebilir hale getirilmeye çalışılmış, bu amaçla da zaman içerisinde önceleri kapsam ve yöntem bakımından eksiklikleri olsa da günümüzde genel kabul görmüş kurumsal itibar ölçümleri hazırlanabilmiştir. Kurumsal itibar ölçümleri konusunda yapılan araştırmalarda bazı araştırmacılar kurumsal itibarı bir süreç olarak ele almak yerine kurumsal kimlik ve kurumsal imaj gibi kavramların içine sıkıştırmaya çalışmışlar hatta yapılan araştırmalarda kurumsal kimlik ölçeklerini kullanmışlardır.Kurumsal itibara önem veren ve rekabet piyasasında kalıcı olmaya çalışan kurumlar kurumsal itibar bileşenlerine göre kendilerinin diğer rekabet ettikleri kurumlara göre yerini ve piyasadaki gücünü değerlendirmeye çalışıp, bu sonuçlara göre yönetim stratejileri hazırlamaktadırlar. Bu sayede kurumlar rekabet ortamında avantaj sağlamakta, tercih edilen olmakta ve kriz dönemlerini başarıyla atlatabilmektedirler. Bu bağlamda ayrı üstünlük stratejisi ve tercih edilme avantajı sağlayan kurumsal itibar önemli bir alan olarak karşımıza çıkmaktadır. Kurumsal itibar süreci içerisinde ise en önemli kaynak ise kurum çalışanlarına karşı oluşturulan duygusal çekim alanıdır.Duygusal Çekim Alanı Yaratma Bileşeni esas unsuru insan olan kurumların, çalışanlarının daha uyumlu, mutlu verimli ve yüksek motivasyonla çalışmalarını sağlamakta bu sayede çalışanların kurumdan ayrılma riski azalmakta, kurum politikaları uzun vadeli ve sağlıklı bir şekilde yönetilebilmektedir. Duygusal çekim alanı bileşeninin bu bağlamda diğer bileşenlere göre daha önemli bir yeri bulunmakta ve diğer bileşenler ile sebep sonuç ilişkisi içerisinde daima bir etkileşim halinde bulunmaktadır.Bu çalışmada ilk olarak betimleyici yöntem olarak literatür taraması yapılmış, tanımlamalar belirlenmiş, daha sonra veri toplama tekniklerinden derinlemesine mülakat yöntemi ile duygusal çekim alanı yaratmadaki parametreler tespit edilmiş, buradan çıkan araştırma bulgularının test etmek amacıyla anket çalışması yapılmış, hazırlanan anket sonuçları SPSS 15 programı ile değerlendirilip yorumlanmıştır
Çalışan itibarı ve çalışan itibarı etkileyen faktörler: Akademisyenler üzerine nitel bir araştırma
İtibar kavramı, saygı görme, değer bulma, güvenilir olma, gibi anlamlar ifade eden Arapça kökenli bir kavramdır. Genel anlamda itibar bireyin çevresi ve toplum tarafından nasıl algılandığıdır. Örgüt içindeki itibar kavramı çalışanın kendi elinde şekillenen yani bireyin kişisel özelliklerinden ve alanındaki uzmanlığından doğan itibar algısı kurum içindeki diğer çalışanların gözünde nasıl göründüğüdür. Bu çalışma, akademik örgütlerde çalışan öğretim elemanlarının kişisel itibar algısı ve akademik itibar kavramının belirleyicilerini ortaya çıkarmak amacındadır. Akademisyenlerin genel anlamda itibar kavramından ne anladıkları ve akademik itibar konusuna ilişkin düşüncülerini tespit etmek, itibarlarını etkileyen faktörleri belirlemek, akademisyenlerin birbirileri arasında itibar zedeleyici konuların ne olduğunu ortaya koymak ve olumlu-olumsuz sonuçları tespit etmek çalışmanın amacını oluşturmaktadır. Akademik örgütlerde itibar ve akademik itibar belirleyicilerini ortaya koymasına yönelik bu çalışma Nitel araştırma desenlerinden biri olan fenomenoloji deseni ile oluşturulmuştur. Araştırmaya katkı sunan katılımcı akademisyenler amaçlı örnekleme yönteminden ölçüt örnekleme yöntemi ve kartopu yöntemi kullanılarak belirlenmiştir. Araştırma konusu ve amacına ilişkin araştırmacı tarafından daha önce tasarlanan görüşme formu ile araştırmanın verileri Süleyman Demirel Üniversitesinde çalışan 20 öğretim üyesi ile derinlemesine görüşmeler sonucunda elde edilmiştir. Görüşmelere ait ses kayıtları çözümlendikten sonra elde edilen veriler yorumlayıcı fenomenoloji yöntemi ile araştırmanın temel soruları esas alınarak kodlama yapılmıştır. Kodlamalar sonucunda ortaya çıkan veriler Nvivo 12 Plus nitel veri analiz programı ile çözümlenmiştir. Araştırmanın sonunda katılımcı akademisyenlerin edindikleri tecrübelerden yararlanılarak akademik itibar algısının ve itibar belirleyicilerinin neler olduğu, akademik örgütlerde itibar kazanma ve zedeleme stratejilerinin tespiti ve bu stratejiler sonucunda ortaya çıkan olumlu-olumsuz sonuçları ve akademik itibar yönetimi önerileri hakkında detaylı bulgular elde edilmiştir. Akademik itibar, kişinin kişilik özellikleri ve akademik yetkinliğinden oluşan kişisel belirleyiciler bununla birlikte kurumsal ve toplumsal belirleyiciler ile desteklendiği tespit edilmiştir. Bu çalışmada akademik itibar sonuçlarına ilişkin kişi açısından, meslektaşlar açısından, bir takım olumlu, kişi açısından, meslektaşlar açısından, yöneticinin akademisyene yönelik tutumu açısından, akademisyenin yöneticiye yönelik tutumu açısından ise bir takım olumsuz sonuçların ortaya çıktığı tespit edilmiştir. Çalışmanın sonucunda çıkarılan en genel öneri, akademisyenlerin alanlarına hâkim olup, kendilerini geliştirmeleri, örgüt içinde çalışanlara ve öğrencilere karşı saygı ve sevgi içinde olmaları ve topluma fayda sağlayacak işler yapmaları beklenmektedir.
İçsel ve dışsal paydaşların kurumsal itibarı algılamalarının karşılaştırılması
Günümüzde kurumsal itibarı etkili bir şekilde oluşturma ve sürdürme kurumlar için önemli bir konu haline gelmiştir. Sektör içerisinde kurumların sahip oldukları itibar 'kurumsal itibar' olarak adlandırılmaktadır. Kurumsal itibar kurumun sahip olduğu özelliklerin, gerçekleştirdiği faaliyetlerin ve ne düzeyde takdir edilip beğenildiği esasına dayanır. Kurumlar itibarlarını düşürmemek için iç ve dış paydaşları göz önüne alarak itibarlarını korumalıdır. Her zaman iyi bir itibar, güçlü ve yüksek performansa sahip bir kurum demektir. Bu çalışma, kurumsal itibarın içsel ve dışsal paydaşlar açısından nasıl algılandığını tespit etmek, paydaşların firmanın kurumsal itibarını algılanmasındaki farklılıkları belirlemek ve demografik özelliklere göre kurumsal itibarı algılamalarına ilişkin farklılıklarının ortaya konulmasını belirlemektir. C.Fombrun tarafından oluşturulan "itibar katsayısı" ölçeğinden yararlanılarak anket çalışması yapılmıştır. Ölçek ilk bölümde katılımcıların demografik bilgilerini içermektedir, ikinci bölüm ise duygusal çekicilik, ürün ve servis, vizyon ve liderlik, çalışma ortamı, finansal performans ve sosyal sorumluluk boyutlarına ilişkin 20 ifadeden oluşmaktadır. Araştırmamızda ilk bölümde kurumsal itibar hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde kurumsal itibarın paydaşlarla olan ilişkisi hakkında bilgi verilmiştir. Üçüncü bölümde ise yöntem bölümüne yer verilmiştir. Araştırmaya konu olan firmanın kurumsal itibarının genel olarak katılımcıların olumlu görüşe sahip oldukları görülmüştür. Ancak; içsel ve dışsal paydaşlar arasında yapılan değerlendirmelerde görüş farklılıkları bulunmuştur. Dışsal paydaşlar firmayı içsel paydaşlara göre karşılıklı ilişkilerde daha olumlu bulmuştur. İtibarın en iyi olduğu boyut "duygusal çekicilik" ve en düşük olduğu boyut "sosyal sorumluluk" boyutu olmuştur. Paydaşlara yönelik olarak eksiklerin giderilmesi, yeni uygulamalar yapılması ve olumsuz yönlerin düzeltilmesi çalışmaları yapılmalıdır.
Marka değeri ile kurumsal itibar ilişkisinin incelenmesine yönelik bir araştırma
Marka değeri kavramı bir örgütün sahip olduğu mali değere markanın yaptığı katkı olarak ifade edilirken; kurumsal itibar insanların örgüt hakkında 'iyi' veya 'kötü' olarak yansıttıkları değerlendirmeleri içeren ve karar verme mekanizmamızda güçlü yer edinmiş olan bir olgu olarak ortaya konulmaktadır. Tanımlardan yola çıkarak örgütlerin, maddi varlıklarının yanı sıra maddi olmayan "marka değeri" ve "kurumsal itibar" gibi varlıklara da fazlasıyla önem vermesi gerektiği söylenebilir. Bu iki kavramın iyi yönetilmesinin sürdürülebilir kârlılık, büyüme ve rekabet avantajı getireceği beklenmektedir. Bu çalışma Bereket Emeklilik ve Hayat Anonim Şirketinden hizmet satın alan 354 kişi üzerinden hareketle marka değeri ile kurumsal itibar arasındaki ilişkiyi ölçmeye yönelik olarak gerçekleştirilmiştir. Ayrıca marka değerinin kurumsal itibar üzerinde etkisi olup olmadığı da çalışma kapsamında incelenmiştir. Çalışmada "Kurumsal İtibar Ölçeği" ile "Marka Değeri Ölçeği" kullanılmıştır. İki kavram arasındaki ilişkinin tespiti için korelasyon analizi, marka değerinin kurumsal itibar üzerindeki etkisini incelemek için ise doğrusal regresyon analizleri kullanılmıştır. Ayrıca çalışma grubunun demografik özelliklerine bağlı olarak kurumsal itibar ve marka değerine ilişkin algı düzeylerinde, farklılaşmalar olup olmadığı, T Testi ve One Way Anova analizi ile incelenmiştir. Yapılan analizler neticesinde marka değeri ile kurumsal itibar arasında istatistiki olarak anlamlı bir ilişki olduğu, marka değeri alt boyutlarından "marka sadakati" ve "algılanan marka kalitesi" boyutlarının kurumsal itibar alt boyutlarını etkilediği; "marka farkındalığı" alt boyutunun kurumsal itibar alt boyutlarını etkilemediği tespit edilmiştir. Ayrıca sonuçlar tüketicilerin kurumsal itibara ve marka değerine ilişkin algı düzeyleri ile demografik özellikleri arasında bazı değişkenler açısından anlamlı farklılıkların olduğunu, bazı değişkenler açısından ise farklılıkların olmadığını göstermiştir. Sonuç olarak, araştırmanın literatürde yer alan birçok çalışma ile benzer sonuçlar gösterdiği gözlemlenmiştir.
Kurumsal itibar bağlamında çalışanların mobbing algılarının örgütsel bağlılıklarına etkisi- Türk ilaç sektöründe bir araştırma
Yapılan bu çalışmada Türkiye'de ilaç sektöründeki çalışanların mobbing algılarının, kurumsal itibar bağlamında örgütsel bağlılıklarını nasıl etkiledikleri ilaç sektöründe çalışan 345 kişiye anket uygulanarak SPSS paket programı yardımıyla araştırılmıştır. Yapılan analizler sonucunda tehdit ve tacizin çalışanların kuruma olan bağlılığını olumsuz etkilediği, tehdit ve tacizde cinsiyet ayrımlı olmadığı, iş yerinde özel yaşama müdahalenin duygusal ve normatif bağlılığını azalttığını ancak devam bağlılığını arttırdığı, sosyal dışlanmanın duygusal ve devam bağlılığını olumsuz etkilediği, iş ve kariyerle ilgili engellemelerin çalışanların iş yerine olan duygusal ve devam bağlılığını olumsuz etkilerken normatif bağlılığa tam tersi etkisi olduğu görülmektedir.
Çocuklara yönelik yürütülen sosyal sorumluluk projelerinin kurumsal itibara etkisi üzerine bir araştırma
Şirketler için olumlu itibarı, iş dünyasının toplum ve diğer paydaş grupları tarafından iyi ve saygın olarak algılanmasında çok önemlidir. Öte yandan, kurumsal sosyal sorumluluk, sadece işletmeler için yasal yükümlülükleri yerine getirmekle kalmamakta, aynı zamanda insan sermayesine, fiziksel çevreye ve diğer paydaşlara daha fazla yatırım yapmak için bunun ötesine geçmek anlamına gelmektedir. Bu bağlamda Türkiye 'de "Çocuklara Yönelik Sosyal Sorumluluğun Kurumsal İtibar ve Etkisi" konulu bir çalışma gerçekleştirilmiştir."Çalışmamızın ana amacı; Bu çalışmanın amacı, benzer alanlarda bulunan sektörlerde faaliyet gösteren işletmelerin kurumsal itibarına katkısını göstermektir. Araştırmanın birinci bölümünde kurumsal itibar ve KSS üzerinde durulmuş, ikinci bölümde ise KSS Projeleri ve kapsamları bakımından incelenmiştir. Son bölümde çocuklara yönelik yürütülen sosyal sorumluluk projelerinin kurumsal itibara etkisi üzerine hazırlanan anket SPSS programında analiz edilmiştir.
Bankacılık hizmetlerinde pazarlama stratejilerinin marka bağlılığı ve kurumsal itibara etkisi, bireysel ve kurumsal müşteriler üzerine bir araştırma
İşletmelerin en değerli varlığı itibarıdır. Son yıllarda yapılan çalışmalar ile birlikte itibarın ölçülebilir bir değer olduğunun anlaşılması, itibarın nasıl yönetileceği, korunacağı hatta geliştirileceği kavramları konusunda tartışmaları beraberinde getirmiştir. Marka bağlılığı ise artan rekabet ile birlikte işletmeler için önemli hale gelmiştir. Marka bağlılığı, aynı zamanda marka değerinin ifadesi olması nedeniyle de önemlidir. Küreselleşen dünyada rekabetin hızlı ve etkili şekilde artması nedeniyle işletmelerin müşteri memnuniyeti sağlamaları, onları elde tutmaları, sadık ve bağlı müşteri haline getirmeleri önem kazanmıştır. Yapılan araştırmalar sadık müşterilerin fiyata daha az duyarlı olduğunu ve firma ürünlerini uzun yıllar talep ettiklerini göstermektedir. Rekabet bankacılık sektöründe pazarlama stratejilerinin önemini arttırmıştır. İtibar ve müşteri bağlılığı yaratılması için işletmeler modern pazarlama anlayışına sahip olmalı ve bilimsel temelde pazarlama stratejilerini hayata geçirmelidir. Bu stratejiler ile birlikte müşteri tatmini ve marka bağlılığı yaratılabilmekte ve kurumsal itibar artmaktadır. İtibarı ve mali yapıları güçlü bankalar hem ölçek ekonomisinden yararlanmak hem de küreselleşen dünyada sermaye getirisini arttırabilmek için stratejik işbirliklerine gitmeye başlamıştır. Ülkemizde de durum farklı değildir. TBB verilerine göre 2016 yılında faaliyet gösteren bankaların 15'i yabancı sermayeli bankalardır (TBB, 2016: 17). Çalışmanın amacı bankacılık sektöründe pazarlama stratejilerinin kurumsal itibar ve marka bağlılığına etkisi, bu etkinin bireysel ve kurumsal (KOBİ) müşterilerde farklı olup olmadığını araştırmaktır. Bu amaca yönelik olarak itibarı güçlü, küresel bir oyuncu olan, 2007 yılında bir milli bankayı satın alarak faaliyet göstermeye başlayan bir bankanın ülke genelindeki bireysel ve kurumsal (KOBİ) müşterilerine ulaşarak anketlerdeki sorular hakkındaki düşünceleri alınmıştır. Ayrıca pazarlama stratejisinin bağlılık üzerindeki etkisinde kurumsal itibar ve stratejik işbirliğinin aracılık etkisinin olup olmadığı araştırılmıştır.