Sanal eğitim

56 theses under this subject heading

DoctorateOpen AccessTR

Mimarlık eğitiminde maketin etkin kullanımı için etkileşimli artırılmış gerçekliğin irdelenmesi

Mimari düşüncenin anlaşılması için etkin bir yol olan maketler, mimari tasarım stüdyosunda kullanılan teknoloji, araç ve malzemelere göre farklı şekillerde üretilebilmektedir. Günümüzde bilgisayar destekli modeller, sanal ve artırılmış gerçeklik teknikleri ise eğitimin her aşamasında etkin bir şekilde kullanılmaktadır. Son yıllarda, mimarlık eğitiminde maket kullanımının, artırılmış gerçeklik ortamında daha etkin hale getirilmesi konusunda çalışmalar yapılmaktadır. Bu nedenle, mimari tasarım stüdyosundaki öğrencilerin ürettikleri projelerin üç boyutlu maketlerini, artırılmış gerçeklik kullanarak oluşturmaları ve sonrasında bu sistemin avantaj ile dezavantajlarının değerlendirilmesi bu tezin amacını oluşturmuştur. Mimarlık eğitiminde proje geliştirme süreci ile maket yapımını paralel yürütmenin zorluğu nedeniyle öğrenciler tarafından makete gereken önemin verilmediği düşünülmektedir. Tam tersi olduğu durumlarda ise maket üretim süreci, tasarım sürecinin önüne geçebilmekte ve bazı durumlarda maket altlığın hazırlanması da tasarım süresini etkileyebilmektedir. Mimari tasarıma ağırlık verilen proje sürecinde, maket yapımının, tasarıma yetişmesi için maket üretim maliyetini artırarak bilgisayar destekli üretim, hazır modeller veya üç boyutlu baskı imkanlarından yararlanılmaktadır. Projede yapılacak herhangi bir revizyonun makete yansıtılması ise sürenin ve maliyetin daha da artmasına neden olmaktadır. Maliyetten ödün verilen çalışmalarda ise istenilen kalite yakalanamadığı için mimari proje maketinin kalitesi azalabilmektedir. Her şeyin yolunda gittiği projeler ve maketlerde ise maketin depolanması ve bir noktadan bir başka yere taşınmasında güçlükler sorunlar ortaya çıkabilmektedir. Artırılmış gerçeklik ortamında yaratılan ve bulut bilişim ile sonradan erişim sağlanan sanal maketlerin kullanımı, fiziki maketlerin yetersiz kaldığı noktalarda avantaj sağlayabilmektedir. Arşiv ve taşıma gibi engeli olmadığı için ise geçmişteki projelere bulut bilişim ile kolaylıkla erişim imkanı sağlanabilmektedir. Bu tez çalışmasında mimarlık eğitimi gören öğrencilere, mimari tasarım stüdyosunda üretilen geleneksel fiziki mimari maketlerin yapımından önce, artırılmış gerçeklik ortamında sanal maketler yapmaları önerilmiştir. Fiziki maket yapımı ardından, maketin sayısal ortama aktarılma sürecinin uzun olması, yapılan değişikliklerin her aşaması maketin üzerine yansıtılamayabilmektedir. Bu çalışmada, mimari tasarım stüdyosunda proje üreten öğrencilerin ürettikleri projelerin üç boyutlu maketlerini, artırılmış gerçeklik kullanarak oluşturmaları sonrasında öğrenciler tarafından yapılan başlangıç ve bitim anketleri ile bu sistemin avantaj ve dezavantajları değerlendirilmiştir. Tez kapsamında üç farklı çalıştay gerçekleştirilmiş olup, çalıştay katılımcılarının artırılmış gerçeklik ortamını deneyimlemeleri sağlanmıştır. Çalıştayların başında ve sonunda, katılan katılımcılara yöneltilen ilk ve son anket sorularından alınan cevaplar kaydedilmiştir. Sonuçlar değerlendirildiğinde artırılmış gerçeklik ile yapılan maketlerin sonrasında nihai fiziksel maketler yapıldığında zaman ve emek kaybının azalacağı bu tez sonucunda vurgulanmaktadır. Sonuç olarak, artırılmış gerçekliğin bir çok eğitim alanında kullanılmaya başlandığı göz önünde bulundurulduğunda, mimarlık eğitimi alanında etkin olarak kullanılabileceğinin gerekliliği vurgulanmaktadır.

Artırılmış gerçeklikEtkileşimli mimariMimarlık eğitimi+2
Gürkan Özenen
İstanbul Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
Master'sOpen AccessEN

A retrospective look towards the success of online education during Covid-19 shutdown in the eyes of the teachers

During the pandemic of 2020-2021 period face-to-face education was halted and a distance education period had started. Distance education was mainly conducted with computers, smartphones and tablets utilizing internet connections while being assisted by television. Research conducted during this era pointed out that while this distance education period had some problems like technological device accessibility or internet connection issues and some more, it overall achieved a satisfactory success. The next education year of 2021-2022 that followed this distance education period marked a return to face-to-face education. During this face-to-face education period, some teachers have expressed that they faced some issues that were not present in previous face-to-face education periods. Purpose of this research is to gather retrospective perspectives of teachers to assess their satisfaction regarding online education, to learn the problems they faced during distance education and to learn what kind of problems they have faced in post-pandemic face-to-face education period that they think was stemming from distance education period. It is also aimed to learn if there is a difference between problems participants expressed regarding regions they work, their ages, their experience in terms of years, their gender and school level they work at. This research was conducted by a 29-question quantitative questionnaire that was applied to 146 participants from all regions of Turkey, who had all features this research involved in different combinations, and a 6-question qualitative structured written interview form that was applied to 30 participants who again had different demographics that fit for aims of the research. Therefore, as a combination of qualitative and quantitative methods, this work is considered mixed-method research. According to results of this work, teachers have noted that there were technological issues like device availability and internet connections and overall, it was hard to conduct distance education, also teachers were not particularly satisfied of distance education. They also expressed that there were academic and behavioural problems that they think as based on distance education period and lockdowns.

SuccessCOVID 19Digital education+5
Semih Ertan
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'deki uzaktan eğitim uygulamaları ve öğretmenlerin uzaktan eğitime yönelik tutumları ile dijital okuryazarlıkları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Çalışmada, Gaziantep ili Şahinbey ve Şehitkamil ilçelerindeki kamu ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarında görev yapan 407 öğretmenin uzaktan eğitim tutumları ve dijital okuryazarlık düzeyleri arasındaki ilişkinin boyutu ele alınmıştır. Küme örneklem yöntemi kullanılarak her okulda 30 öğretmen olduğu varsayılmış ve rastgele olarak seçilen 13 okul kümeler olarak belirlenmiş ve belirlenen okullarda görev yapan tüm öğretmenlere Google Forms ile hazırlanan anketler mail ve WhatsApp iletişim uygulaması ile gönderilmiştir. Küme örnekleme yöntemi, evrenin basit rastgele seçim yöntemi ile değil, birimlerden oluşturulan gruplardan rastgele seçim yapılarak kümelere ayrıldığı yöntemdir (Kılıç, 2012) Öğretmenlerin uzaktan eğitime yönelik tutumları ve dijital okuryazarlık düzeyleri ile çeşitli değişkenler (cinsiyet, görev yapılan ilçe, görev yapılan branş vb.) arasında anlamlı farklılığın olup olmadığı t-testi ve ANOVA analizi ile Öğretmenlerin uzaktan eğitime yönelik tutumları ile dijital okuryazarlık düzeyleri arasındaki ilişki olup–olmadığı pearson korelasyon analizi ile Öğretmenlerin dijital okuryazarlık düzeyine ilişkin puanların uzaktan eğitim tutumlarını yordayıp yordamadığına ise regresyon analizi ile bakılmıştır. Çalışma sonunda Öğretmenlerin uzaktan eğitime yönelik tutumları ve dijital okuryazarlık düzeyleri ile demografik değişkenler arasında anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Öğretmenlerin uzaktan eğitime yönelik tutumları ile dijital okuryazarlık düzeyleri arasında pozitif yönde ve orta seviyede bir ilişki bulunmuştur. Öğretmenlerin dijital okuryazarlık düzeyine ilişkin puanların uzaktan eğitim tutumlarını anlamlı olarak yordadığı gözlemlenmiştir.

Dijital okuryazarlıkEğitim bilimleriSanal eğitim+4
Adem Ulutaş
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler öğretmenlerinin Facebook öğretmen gruplarında paylaşım yapma motivasyonları: Bir netnografik durum çalışması

Bu araştırmanın amacı, sosyal bilgiler öğretmenlerinin Facebook'taki çevrim içi öğrenme topluluğu gruplarına katılımının ve bu gruplarda paylaşım yapma motivasyonlarının arkasında yatan nedenleri ortaya koymaktır. Çalışmada nitel araştırma yöntemleri arasında yer alan etnografinin sanal ortama uyarlanmış hali olan netnografi deseni temel alınmıştır. Araştırmanın birinci aşamasında en çok üye sayısına sahip "Türkiye Sosyal Bilgiler Zümresi", "Sosyal Bilgiler Bilgi ve Görsel Arşivi" ve "Sosyal Bilgiler Öğretmenleri" gruplarında Kasım 2020-Mart 2021 tarihleri aralığında yapılan toplam 2402 paylaşım incelenmiştir. Çalışmanın ikinci aşamasında "Facebook'ta paylaşım yapıyorum; çünkü …………" gönderisi paylaşılarak sosyal bilgiler öğretmenlerinin yorum yapmaları sağlanarak bu gruplardaki paylaşım yapma nedenlerine yönelik görüşleri tespit edilmiştir. Üçüncü aşamada ölçüt örnekleme yöntemiyle seçilmiş bu gruplarda aktif şekilde paylaşım yapan 16 katılımcıyla yarı yapılandırılmış görüşmeler aracılığıyla gruplardaki paylaşım yapma gerekçelerine yönelik derinlemesine mülakatlar gerçekleştirilmiştir. Birinci aşamada elde edilen verilere içerik analizi yapılmıştır. Araştırmanın ikinci ve üçüncü aşamasında elde edilen veriler içerik analizine tabi tutulmuştur. Bulgular, sosyal bilgiler öğretmenlerinin en çok ders materyalleri, dayanışma, kişisel gelişim, gündem ve genel kültür temalarına yönelik paylaşımlar yaptıklarını ortaya koymuştur. Sosyal bilgiler öğretmenlerinin Facebook gruplarında paylaşım yapma motivasyonlarının arkasında yatan motifler; zümrelerine faydalı olmak, dayanışma, aile ortamında hissederek yardımlaşma, mesleki gelişime katkı sağlamak, paylaştıkça mutlu hissetmek, zümreleri arasında popüler olmak, iletişim kurarak yeni arkadaşlar edinmek, zümrelerine model olarak yol gösterme ve ufuk açıcı fikirler vermek şeklinde sıralanmıştır. Araştırma sonuçları öğretmenlerin; grupları ait hissettikleri bir aile ortamı gibi görerek yaptıkları farklı çalışmaları, dokümanları, güncel bilgi ve haberleri, kişisel gelişime yönelik paylaşımları yaparak zümrelerine yararlı olmak, her konuda tavsiyelerde bulunmak, birlik ve beraberlik içinde olmak ve zümrelerine ilham kaynağı olarak tanınmak istediklerini ortaya çıkarmıştır. Araştırmanın genel sonuçları ışığında Facebook gruplarına dair sosyal bilgiler öğretmenlerine ve gelecekte yapılacak çalışmalara yönelik araştırmacılara önerilerde bulunulmuştur.

FacebookNetnografiSanal eğitim+6
Birsel Arıkan Karagöz
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessEN

Effects of social constructivist virtual learning environmenst on speaking skills from the perspective of university students

Speaking is among the most important skills aimed at in English as a foreign language classes, and yet it seems to be ignored since many students complain about failing to express themselves although they have some adequate knowledge in English to do this. Reasons vary; focus of lessons, lack of speaking evaluation, lack of time devoted to speaking can be counted among others. Moreover, traditional approaches that explain how students learn have had enormous influence on the way teachers handle their lessons for many years. As a result of this perspective, there are many teacher?centred classrooms today where teachers strive to transfer English-related knowledge and skills to minds of students with almost no interaction in the target language. The result, however, is not always favourable in terms of speaking skill.Social constructivist principles in foreign language teaching, on the other hand, may serve to constitute more convenient environments where students as well as the teacher can interact with each other in a real life-like and meaningful manner. Various studies show that virtual learning environments and such applications as web 2.0 tools facilitate the use of social constructivist principles (McLoughlin & Lee, 2007; Woo & Reeves, 2007). The use of technology, in turn, has significant effects on student motivation.In the light of these discussions, our aim in this study is to find out the effects of virtual learning environments, with an emphasis on social constructivism, on speaking skills of university level non-English major students. The participants of the study, 51 non-English major university students, who had three hours of compulsory English education per week, used a virtual learning environment named `Moodle? for 1 hour each week, spending the other 2 hours in classroom-based courses.In order to investigate the effects, the participants were administered a computer readiness scale at the beginning of the study. At the end, two questionnaires were distributed, and to support the data fifteen participants were interviewed. The results show that the social constructivist virtual learning environment has, in the participants? opinions, significant positive effects not only on speaking skills but also on various language skills and areas. In addition to these findings, the results also reveal the benefits of integrating virtual learning environments into classroom-based foreign language education.Keywords: Speaking skill, social constructivism, virtual learning environments, blended learning.

Blended learningSpeaking skillsVirtual education+5
Mahmut Özkan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğretmenlerinin ve öğrencilerinin eğitim bilişim ağı (EBA) platformu hakkındaki görüşleri: Hatay ili örneği

Bu araştırmanın amacı, Fırsatları Arttırma İyileştirme Hareketi (FATİH) Projesi ana bileşenlerinden olan eğitsel e-içerik sağlanması ve yönetilmesi amacıyla Yenilik Eğitim Teknolojileri Müdürlüğü (YEĞİTEK) tarafından geliştirilen öğretmen ve öğrencilerin ücretsiz kullanımına sunulan Eğitim Bilişim Ağı (EBA) eğitim platformunun yenilenen ve zenginleştirilen içeriğiyle ilgili öğretmen ve öğrenci görüşlerini tespit etmektir. Araştırmanın evrenini; 2017-2018 eğitim-öğretim yılında Hatay'da Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı ortaokullarda görev yapan öğretmenler ve öğrenim gören öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise Fatih Projesi altyapısı yer alan okullarda çalışan 180 öğretmen ve 1219 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak anket formu kullanılmıştır. EBA'yı kullanım amaçları ve EBA hakkındaki görüşlerini belirlemek için "Öğretmenlerin Eğitim Bilişim Ağı'nı (EBA) Kullanım Amacı ve EBA Hakkındaki Görüşleri Anketi"; öğrencilerin EBA'yı kullanım amaçları ve EBA hakkındaki görüşlerini belirlemek için ise "Öğrencilerin Eğitim Bilişim Ağı'nı (EBA) Kullanım Amacı ve EBA Hakkındaki Görüşleri Anketi" kullanılmıştır. Araştırmaya katılan öğretmen ve öğrencilerden, hazırlanan anketler yoluyla elde edilen verilerin tümü SPSS 20 for Windows paket programı ile analize tabi tutulmuştur. Betimsel istatistiklerde frekans, yüzde ve farklı değişkenlerin birbiriyle ilişkilerini göstermek için çapraz tablo kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına genel olarak bakıldığında, öğretmenlerin EBA'yı sık kullanmadığı, EBA'da içerik üretme, paylaşmadan ziyade var olan içeriği kullandığı, EBA'yı bilgisayar, akıllı tahtada en çok kullandığı, EBA kullanım süresi, eğitim türü, cinsiyetin EBA kullanımını pek etkilemediği, özellikle ders içeriği olan branşların EBA'yı kullandığı, EBA'da içerik, ders, kurs bölümlerinin en sık kullanıldığı EBA'nın yararlı, gerekli ancak yetersiz olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerin EBA'yı bilgisayarda daha çok kullandığı, EBA Ders, İçerik, E-Kurs bölümlerinin en sık kullanıldığı, sınıflar arasında kullanımda belirgin fark varken, cinsiyetler arasında farkın olmadığı tespit edilmiştir. Eğitsel oyun, çizgi film gibi değişik uygulamaların artması gerektiğini, konu anlatım videolarının sıkıcı olduğunu, EBA duvarım ve mobil uygulamanın geliştirilmesi gerektiğini belirtmişlerdir. Öğrenciler ve öğretmenler yeni versiyon EBA'nın eskiye nazaran daha iyi olduğunu ancak yeni geliştirilen uygulamaların istenen düzeyde olmadığını belirtmişlerdir. EBA'da e-sınav, not değerlendirme, e-devlet gibi EBA'nın e-okul, mebbis vb. eğitimle ilgili uygulama yazılımlarının EBA'ya entegre edilmesi, kişilerin EBA'da dijital kimlik gibi resmi okul e-posta hesaplarının olması, EBA'nın öğrenciler ve öğretmenlerin erişmesi için internet bağlantısı gerektirmemesi EBA kullanımını arttırabileceği konusunda tavsiyelerde bulunulmuştur.

Akıllı tahtaEğitim Bilişim AğıHatay+5
Erdem Arslan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Öğretim elemanlarının çevrim içi öğretim becerileri ve stratejileri bağlamında çevrim içi öğretim süreçlerinin değerlendirilmesi: Bir meslek yüksekokulu örneği

Son yıllarda birçok ülkede olduğu gibi Türkiye'de de yükseköğretim düzeyinde çevrim içi öğretime hızlı bir geçiş gerçekleşmiştir. Bu süreçte, çevrim içi öğretimin başarılı bir şekilde yürütülebilmesi için öğretim elemanlarının etkili çevrim içi öğretim becerilerine ve stratejilerine sahip olmaları gerekmektedir. Öğretim elemanlarının çevrim içi öğretim becerileri ve stratejileri öğrencilerin çevrim içi öğretime yönelik tutumlarını ve motivasyonlarını da etkileyerek öğrenci başarısı açısından belirleyici bir unsur olmaktadır. Bu nedenle bu araştırmanın ana amacı, öğretim elemanlarının çevrim içi öğretim becerilerinin ve stratejilerinin çevrim içi öğretim süreçlerinin işleyişine nasıl yön verdiğinin bir başka deyişle, çevrim içi öğretim süreçlerine yönelik katkılarının belirlenmesidir. Öğretim elemanlarının çevrim içi öğretim becerilerinin ve stratejilerinin gerek kendi uygulamalarından ve performanslarından gerekse çevrim içi öğretim süreçlerinin teknik ve niteliksel özelliklerinden etkilenebileceği öngörülerek öğrencilerin çevrim içi öğretimden ve öğretim elemanlarından beklentileri, öğretim elemanlarının performansları ve çevrim içi öğretimde karşılaşılan zorluklar da araştırma kapsamında incelenmiştir. Son olarak, çevrim içi öğretim süreçlerinin niteliğinin geliştirilebilmesi için öğretim elemanlarının çevrim içi öğretim becerilerinin geliştirilmesi amacıyla neler yapılabileceği incelenmiştir. Araştırma, 2017-2018 akademik yılında Çukurova Üniversitesine bağlı bir Meslek Yüksekokulunda (MYO) gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın yürütüldüğü MYO, farklı programlarda çevrim içi öğretim gerçekleştirilmesi ve çoğunlukla geleneksel olmayan (24 yaş üzeri) öğrencilerin çevrim içi öğretim programlarına katılması ölçütleri doğrultusunda ölçüt örnekleme yöntemi aracılığıyla belirlenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, MYO bünyesinde yürütülen çevrim içi öğretim programlarına kayıtlı 10 öğrenci ve MYO'da görev yapan 5 öğretim elemanı oluşturmaktadır. Öğretim elemanları ve öğrenciler araştırmaya gönüllülük esasıyla katılım göstermiştir. Çalışma grubunda yer alan katılımcı sayısına araştırma boyunca toplanan verilerin doygunluğa ulaşması sonucunda karar verilmiştir. Araştırma verileri, öğretim elemanları ve öğrenciler ile gerçekleştirilen yarı yapılandırılmış görüşmeler yoluyla toplanmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşmelerde kullanılmak üzere araştırmacı tarafından "öğretim elemanı görüşme formu" ve "öğrenci görüşme formu" hazırlanmıştır. Görüşmelere başlamadan önce öğretim elemanlarına ve öğrencilere çevrim içi öğretim becerileri ve stratejileri hakkında detaylı bilgilendirme yapılmıştır. Bu amaçla araştırmacı tarafından ilgili alanyazın doğrultusunda "teknik, kolaylaştırıcı ve yönetim becerileri ve stratejileri" olmak üzere üç boyutta toplanan çevrim içi öğretim becerileri ve stratejileri listeleri hazırlanmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşmeler öncesinde öğretim elemanlarına ve öğrencilere hazırlanan listelerde yer alan çevrim içi öğretim becerileri ve stratejileri hakkında ilgili oldukları beceri ve strateji alanı bağlamında bilgi verilmiştir. Öğretim elemanları ile yapılan görüşmeler, öğretim elemanlarının çevrim içi öğretimde önemli görerek kullandıkları beceri ve stratejilere karar vermelerinden sonra gerçekleştirilmiştir. Öğrenciler ile yapılan görüşmeler de öğretim elemanlarının kullandıkları çevrim içi öğretim stratejilerinden faydalı gördüklerine karar vermelerinden sonra yürütülmüştür. Görüşmeler sonucunda elde edilen nitel veriler, MaxQda18 nitel yazılım programı aracılığıyla gerçekleştirilen içerik analizi ile çözümlenmiştir. Araştırmanın sonucunda, öğretim elemanlarının ve öğrencilerin çevrim içi öğretim becerilerinin ve stratejilerinin katkılarına ve çevrim içi öğretim sürecinde karşılaşılan zorluklara yönelik görüşleri, çevrim içi öğretimin niteliği açısından en önemli görülen beceri ve stratejileri de açığa çıkarmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre, çevrim içi öğretimde teknik becerilere kıyasla kolaylaştırıcı beceriler daha önemli bir beceri alanı olarak değerlendirilmektedir. Yönetim becerileri bağlamında öğretim elemanlarından öğretim süreçlerinde daha fazla yönlendirici olmaları beklenmektedir. Çevrim içi öğretim süreçlerinde sık ve ayrıntılı geri bildirim verilmesi en etkili çevrim içi öğretim stratejilerinin başında gelmektedir. Kolaylaştırıcı stratejiler kapsamında yer alan geri bildirim verme öğrencilerin derse yönelik ilgisinin artırılmasında aktif rol oynamaktadır. Öğretim elemanlarının proje ve ödev temelli değerlendirme uygulamaları, öğrenciler tarafından öğrenme süreçlerine en fazla katkı sağlayan uygulamalar olarak değerlendirilmektedir. Öğrenciler, öğretim elemanlarına kıyasla çevrim içi öğretim süreçlerinde daha fazla sorun ile karşı karşıya gelmektedirler. Öğretim elemanlarının karşılaştıkları sorunlar çoğunlukla derslere öğrenci katılımının sağlanamaması yönündedir. Araştırmanın sonucunda, öğretim elemanlarına çevrim içi öğretim becerileri ve stratejileri ile ilgili örgütsel düzeyde tasarlanmış eğitimlerin verilmesinin ve öğretim elemanlarının kullandıkları stratejilere ilişkin performans değerlendirmeleri sonucunda teşvik mekanizmalarının işletilmesinin çevrim içi öğretimin etkililiğini artırabileceği sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına dayalı olarak, çevrim içi öğretim becerileri ve stratejileri bağlamında çevrim içi öğretimde karşılaşılan sorunların çözümüne ve öğretim elemanlarının performansının geliştirilmesine yönelik öneriler sunulmuştur. Anahtar kelimeler: Çevrim içi öğretim, çevrim içi öğretim becerileri, çevrim içi öğretim stratejileri, çevrim içi öğretimde karşılaşılan sorunlar, yükseköğretim.

Eğitim stratejileriSanal eğitimÇevrimiçi eğitim+4
Necmettin Kürtül
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
10
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin uzaktan eğitime yönelik tutumları ile öz-düzenleme becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Daha önceki yıllarda kurumlarından ve öğretmenlerinden coğrafi olarak ayrılmış öğrencilerin ders kaynaklarından yararlanmalarını sağlayan uzaktan eğitim, daha sonraki yıllarda özellikle yükseköğretimde, eğitim programlarına yoğun bir şekilde dâhil edilen öğrenme deneyimi olarak karşımıza çıkmaktadır. 2019 yılının sonlarında tüm dünyayı etkisi altına alan salgın süreci ise bu öğrenme ortamını eğitimin tüm kademelerinde öğrenim gören öğrenciler için adeta zorunluluk haline getirmiştir. Bu süreçte uzaktan eğitimi daha önce deneyimlememiş olan ilköğretim ve ortaöğretim öğrencileri için bazı önemli noktalar gündeme gelmiştir. Öğrencilerin tutumları ve öz-düzenleme becerileri bu hususlardandır ve öğrencilerin akademik başarılarını etkiledikleri bilinmektedir. Bu nedenle uzaktan eğitimi ilk defa deneyimleyen öğrenciler için tutum ile öz-düzenleme becerisi arasındaki ilişkiyi ortaya koymayı amaçlayan çalışmaların önemli olduğu düşünülmektedir. Bu çalışmanın amacı da ortaokul öğrencilerinin uzaktan eğitime ilişkin tutumları ile öz-düzenleme becerileri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Çalışmada nicel araştırma yöntemlerinden biri olan tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini, 2020 – 2021 yılları arasında Türkiye'nin 63 ilinde toplam 144 şubesi olan bir özel okul ağındaki farklı sınıf seviyelerinde öğrenim gören ortaokul öğrencileri oluşturmaktadır. Çalışmada demografik bilgilerin yer aldığı kişisel bilgi formu, öğrencilerin uzaktan eğitime yönelik tutumlarını ölçmek amacıyla araştırmacılar tarafından geliştirilen "Ortaokul Öğrencileri için Uzaktan Eğitim Tutum Ölçeği", öz-değerlendirme becerilerini değerlendirmek için ise geçerlilik ve güvenilirlik çalışmaları Arslan ve Gelişli (2015) tarafından yapılmış olan "Algılanan Öz-Düzenleme Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma sonucunda kız öğrencilerin uzaktan eğitime ilişkin tutumlarının erkek öğrencilere göre daha olumlu olduğu görülürken öğrencilerin öz-düzenleme beceri düzeyleri ile cinsiyet arasında anlamlı bir ilişkinin olmadığı belirlenmiştir. Sınıf seviyesi değişkenine göre hem uzaktan eğitime ilişkin tutumlarda hem de öğrencilerin öz-düzenleme becerileri arasında anlamlı farklılıklar olduğu tespit edilmiştir. Öğrencilerin uzaktan eğitime yönelik tutumları ile öz-düzenleme becerileri arasında ise pozitif yönlü anlamlı bir ilişkinin olduğu tespit edilmiştir. Bu çalışmanın, ortaokul kademesinde uzaktan eğitim süreci ile ilgili yapılacak yeni çalışmalar için kaynak niteliği taşıyacağı düşünülmektedir.

Ortaokul öğrencileriSanal eğitimUzaktan eğitim+3
Hafize Duygu Kanpakoğlu
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmeni adaylarının uzaktan eğitime yönelik görüşlerinin incelenmesi

Araştırmada sınıf öğretmeni adaylarının uzaktan eğitime yönelik görüşlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada çalışma grubunu Fırat Üniversitesinde 2020-2021 eğitim-öğretim döneminde öğrenim görmekte olan Sınıf Öğretmenliği 1., 2., 3. ve 4. sınıflarından 10'ar kişi olmak üzere toplamda 40 öğretmen adayı oluşturmuştur. Nitel araştırma yaklaşımının tercih edildiği bu araştırmada olgubilim deseni kullanılmıştır. Araştırmada katılımcılar amaçsal örnekleme yöntemlerinden biri olan ölçüt örnekleme ile belirlenmiştir. Araştırmanın daha verimli olması düşüncesiyle belirlenen ölçütler ise araştırmaya katılan öğretmen adaylarının, uzaktan eğitim sistemiyle verilen ders içerik ve uygulamalarının en az %50'sini tamamlamış olmaları ve araştırmaya gönüllü olarak katılmalarıdır. Bu çalışmada araştırmacının hazırladığı yarı yapılandırılmış görüşme formu doğrultusunda yapılan görüşmeler aracılığı ile veriler toplanmıştır. İçerik analizi ile aday öğretmenlerden alınan görüşler doğrultusunda toplanan veriler değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda öğretmen adayları senkron derslerin, aktif katılım imkânı, etkileşim olanağı, düzenli ders takibi gerçekleştirme fırsatı verdiğini ancak derslerde öğretim elemanının farklı yöntem ve teknik kullanmaması, derslerde öğrenci aktifliğinin yeterli derecede sağlanmaması senkron derslerin sıkıcı olmasına ve yüz yüze eğitim kadar etkili olmamasına sebebiyet verdiğini ifade etmişlerdir. Asenkron derslerin tekrar tekrar ve istenilen zamanda izlenebildiğini ve canlı dersleri telafi ettiğini ancak farklı yöntem ve teknik kullanılmadığını belirten katılımcılar bu derslerin sıkıcı ve verimsiz olduğunu ifade etmişlerdir. Öğretmen adaylarının büyük bir çoğunluğu içeriklerin yeterli, derslerde kullanılan kaynakların açıklayıcı ve ders kaynaklarının bilgi verme durumunun yeterli olduğunu belirtmiştir. Öğretmen adayları ödevleri öğrenci gelişimine katkıda bulunduğunu ve verimli olduğunu ancak ödev yükünün fazla olduğunu, sınavların ödevlerden daha adil olduğunu ancak soru havuzunun adil olmadığını ve sınavların kopya çekmeye yatkın olduğunu belirtmişlerdir. Öğretmen adaylarının yarısının öğretim elemanlarıyla kurulan iletişimden memnun olduğu yarısının ise memnun olmadığı ancak neredeyse tamamının sınıf arkadaşlarıyla kurdukları iletişimden memnun olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmen adaylarının büyük bir çoğunluğunun sistemsel ve teknik sorun yaşadığını belirtmiş ve sorunların temel kaynağının internet sorunu olduğu anlaşılmıştır. Öğretmen adaylarının büyük çoğunluğunun motivasyonunda uzaktan eğitim sürecinde bir düşüş olduğu sonucu ortaya çıkmıştır.

Aday öğretmenlerSanal eğitimSınıf öğretmenleri+3
Hilal Kartal Çakır
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Covid-19 Pandemisi sürecinde meslek yüksekokulu öğrenci ve öğretim elemanlarının uzaktan eğitim uygulamalarına ilişkin görüşleri

Araştırmanın amacı, Covid-19 Pandemisi sürecinde uygulanan uzaktan eğitim uygulamalarının olumlu ve olumsuz etkilerine ilişkin Meslek Yüksekokulu öğrenci ve öğretim elemanlarının görüşlerini belirlemektir. Çalışmada nitel araştırma yöntemi ve fenomenoloji (olgu bilim) deseni kullanılmıştır. Örneklem seçiminde maksimum çeşitlilik örneklemesi tercih edilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu 2021- 2022 eğitim-öğretim yılında Bingöl il merkezinde bulunan Bingöl Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulunda eğitimine devam eden 2.sınıf öğrencilerinden 39 öğrenci ve bu okulda görev yapan 23 öğretim elemanı oluşturmuştur. Araştırmanın verileri araştırmacı tarafından katılımcıların görüşlerini ayrıntılı bir şekilde alabilmek amacıyla 13 sorudan oluşan öğrenci görüşme formu ile 15 sorudan oluşan öğretim elemanı görüşme formuyla toplanmıştır. Araştırmada elde edilen veriler betimsel analiz yöntemiyle analiz edilmiştir. Araştırmada elde edilen veriler sonucunda öğretim elemanları ve öğrencilerin uzaktan eğitim kararını duyduklarında olumlu ve olumsuz olmak üzere iki yönde farklı duygu ve düşüncelere sahip oldukları görülmüştür. Uzaktan eğitim uygulamalarına ilişkin elde edilen verilerin analizine bağlı olarak öğretim elemanları ve öğrencilerin; uygulamanın dersler üzerindeki etkisi, kişilerarası iletişime etkisi, karşılaşılan problemler, uzaktan eğitim uygulamalarına yönelik öneriler, yüz yüze eğitim ve uzaktan eğitimin olumlu-olumsuz yönleri, ölçme-değerlendirme uygulamalarının faydalı yönleri ve karşılaşılan sorunlar ve uzaktan eğitimin devamlılığına ilişkin görüş bildirmişlerdir. Bu ortak ana temalar haricinde öğrencilerin, uzaktan eğitim uygulamalarında kullanılan materyallere ilişkin görüşlerine ait bir ana tema daha belirlenmiştir. Çalışma sonucunda elde edilen bulgulara göre, uzaktan eğitim kararını ilk duyduklarında hem öğrencilerin hem de öğretim elemanlarının tedirginlik hissettikleri gözlenmiştir. Süreç içerisinde uzaktan eğitimle verilen uygulamalı ve teorik derslerde yeterli verimin alınmadığını her iki örneklem gurubu da dile getirmiştir. Uzaktan eğitimin iletişim açısından değerlendirdiği ana temada hem öğrencilerin hem de öğretim elemanlarının iletişim kurarken çeşitli problemler ile karşılaştıkları ve bu nedenle etkili iletişim kuramadıkları sonucu ortaya çıkmıştır. Uzaktan eğitim uygulamalarında öğrenciler daha çok uygulama sistemi ile sıkıntı yaşadıklarını belirtirken, öğretim elemanları canlı dersler ile ilgili problem yaşadıklarını ifade etmiştir. Yaşanılan bu problemlere karşı öğrenciler genellikle derslere yönelik sorunlara önerilerde bulunurken öğretim elemanları sistemin verimini artırmaya yönelik öneride bulunmuşlardır. Uzaktan eğitim ve yüz yüze eğitimin kıyaslandığı ana temada, her iki örneklem gurubu da uzaktan eğitimin zaman ve mekândan bağımsızlık, kendine daha fazla zaman ayırabilme, ders kayıtlarını tekrar izleyebilme gibi olumlu yönlerini belirtirken yüz yüze eğitimde ise daha etkili iletişim kurulduğu ve derslerden daha fazla verim aldığı belirtilmiştir. Ayrıca öğrencilerin uzaktan eğitim ders materyalleri için ağırlıklı olarak olumlu görüş bildirdikleri görülmektedir. Uzaktan eğitimin sınavlar açısından değerlendirildiği bir diğer ana temada; öğretim elemanlarının en fazla yaşadıkları sorunların, öğrencilerin sınavları yardımlaşarak yapması nedeni ile öğrenciden kaynaklı sorunlar olduğu gözlenirken, öğrencilerin ise en fazla teknik sorunlar ile karşılaştıkları sonucu ortaya çıkmıştır. Uzaktan eğitim sisteminin devamlılığına ilişkin görüşlerin belirtildiği ana temada ise; katılımcılar sözel ağırlıklı derslerin uzaktan eğitim ile devam edilebileceğini belirterek kısmen devam edilmesi gerektiğini vurgulamışlardır.

COVID 19Meslek yüksek okullarıPandemiler+5
Sinem Baylas
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Uzaktan ve örgün eğitim öğrencilerinin eğitsel düşünce ve uygulamaları

Her insan bir yaşam felsefesine sahip olduğu gibi eğitim hakkında da felsefi bir düşünceye sahiptir. Eğitim felsefesinde önemli olan, eğitim sürecinde yer alan kişilerin eğitime yükledikleri anlamlar, düşünceler ve uygulamalarıdır. Bu kapsamda uzaktan ve örgün eğitim öğrencilerinin eğitsel düşünce ve uygulamalarının belirlenmesi giderek artan uzaktan eğitim uygulamaları için önem kazanmaktadır. Bu araştırmanın amacı uzaktan eğitim ve örgün eğitim öğrencilerinin eğitsel düşünce ve uygulamalarının değerlendirilmesidir. Bu genel amaç çerçevesinde öğrencilerin cinsiyet, yaş, öğrenim durumları, kendine ait bilgisayar ve internet bağlantısı olma, internete erişim amaçlı internet kafe kullanma, internete okulda erişim sağlama, internete evlerinde erişim sağlama, internete iş yerinde erişim sağlama, internete cep telefonundan erişim sağlama, derslerine hazırlanırken interneti kullanma, uzaktan eğitim bilgilerinin olması, uzaktan eğitim ile ders almış olma, ders almak istedikleri ortam tercihleri durumlarına göre görüşlerinin değişip değişmediği araştırılmıştır. Bu araştırmada tarama modellerinden biri olan genel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evreni içinden kolay ulaşılabilir durum örneklemesi yöntemi kullanılarak Fırat Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nde öğrenim gören 198 ve uzaktan eğitime kayıtlı 83 olmak üzere, toplam 281 öğrenci seçilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak kişisel veriler anketi yanı sıra 42 maddeden oluşan Eğitsel Düşünce ve Uygulamaları Ölçeği kullanılmıştır. Bu ölçek aracılığıyla elde edilen veriler SPSS 22.0 veri çözümleme programıyla çözümlenmiştir. Normallik testlerinden kolmogorov-smirnov değerine bakılmıştır. Buna göre veriler normal dağılım gösterdiğinden parametrik testler uygulanmıştır. Bu kapsamda verilerin analizinde frekans, yüzde, t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Post Hoc Scheffe testleri uygulanmıştır. Analizler p<.05 anlamlılık derecesine göre yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda örgün eğitim ile uzaktan eğitim öğrencileri arasında öğrenim durumları baz alındığında anlamlı bir farklılık oluşmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Ancak öğrenim durumları değişkeninde eğitim fakültesi lisans öğrencilerinin özellikle geleneksel eğitim anlayışı boyutu ve ölçek toplam puanında olumsuz cevaplar vererek geleneksel eğitim anlayışıyla ilgili ölçek maddelerine katılmadıkları belirlenmiştir.

Bilgisayar destekli eğitimEğitimEğitim düşüncesi+7
Ayşegül Bahşi
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Çevrimiçi işbirlikli öğrenme ortamında e - portfolyo uygulamasının akademik başarıya, tutumlara, motivasyona ve kalıcılığa etkisi

Eğitim-öğretimde bireyselliğin ve öğrencinin merkeze alındığı, yeni teknolojilerin eğitim-öğretimin her aşamasına dahil edilmesi ile hem yüz yüze hem de çevrimiçi öğrenme ortamları oluşmuştur. Zamandan ve mekandan bağımsız ortamlarda ve etkileşimli bir şekilde öğrenmenin gerçekleşmesi sağlanmıştır. Çevrimiçi ortamların yaygınlaşması ile öğrenme-öğretme yöntem ve teknikleri de değişkenlik göstermektedir. Öğretmenin öğreten kişiliğinden rehber kişiliğine dönüşmesi, öğrencinin dinleyiciden aktif, soru soran, tartışan, araştıran, gerekli bilgiyi bulan, onu kullanabilen ve yorumlayabilen bireyler olmaları istenen özellikler olduğundan bunu çevrimiçi ortamlarda sağlayacak teknikler arasında işbirlikli öğrenme sayılabilir. Çevrimiçi teknolojilerle destekli ortamlar, grup üyelerinin işbirliklerini, paylaşımlarını, iletişimlerini başarılı bir şekilde gerçekleştirmelerini sağlayacak, işbirlikli öğrenmeyi destekleyecek niteliktedir. Bu teknikler doğrultusunda hazırlanan öğrenme-öğretme ortamında, elektronik ortamda yapılan portfolyo uygulaması ile öğrenmenin değerlendirilmesi de sistemi tamamlayan başka bir öğedir. Çevrimiçi işbirlikli öğrenme ortamında e-portfolyo uygulamasının gerçekleştirilmesi öğrenmenin meydana gelmesinde kullanılabilir bir yöntemdir. Bu araştırmanın amacı, çevrimiçi işbirlikli öğrenme ortamında e-portfolyo uygulamasının işletim sistemleri dersinde öğrencilerin akademik başarılarına, tutumlarına, motivasyonlarına ve kalıcılığa olan etkisini belirlemektir. Ayrıca, uygulamaya yönelik öğrenci görüşlerinin de belirlenmesi hedeflenmiştir. Araştırmada hem nicel hem de nitel veriler kullanıldığından karma araştırma yöntemi seçilmiştir. Uygulamanın çalışma grubunu, 2012-2013 akademik yılında, Fırat Üniversitesi Eğitim Fakültesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi (BÖTE) bölümünde öğrenim gören İşletim Sistemleri ve Uygulamaları dersini alan öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırmada öntest-sontest kontrol gruplu model kullanılmıştır. Deney grubuna çevrimiçi işbirlikli öğrenme ortamında e-portfolyo uygulaması, kontrol grubuna ise; dersin öğretim üyesinin kontrolünde belirlenen plan doğrultusunda bir uygulama gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın nitel boyutunda ise uygulanan yönteme ilişkin öğrencilerin görüşleri görüşme formuyla alınmıştır. Araştırma, uygulama için hazırlanan web sayfası ve sanal sınıf ortamından yürütülmüştür. Web sayfası aracılığıyla hem öğrencilerle iletişim gerçekleştirilmiş hem de dersin içeriğine ve etkinliklerine yer verilerek e-portfolyo uygulaması gerçekleştirilmiştir. Sanal sınıf ortamında ise çevrimiçi işbirlikli öğrenme gerçekleşmiştir. Uygulama için başarı testi, tutum ve motivasyon ölçekleri hazırlanmış, kontrol ve deney gruplarına uygulanmıştır. Ayrıca, deney grubuna çevrimiçi işbirlikli öğrenme ortamına yönelik tutumlarını belirlemek için bir ölçek daha uygulanmıştır. Araştırmanın sonunda, deney ve kontrol gruplarının uygulama sonrası başarı puanlarının uygulama öncesine göre farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Bu farklılığın sontest puanları lehine olduğu görülmüştür. Kalıcılık testi sonucunda grupların puanları arasında anlamlı farklılık bulunmuştur. Deney grubunda yer alan öğrencilerin kalıcılık testi sonuçlarının kontrol grubu öğrencilerine göre yüksek olduğu belirlenmiştir. Deney ve kontrol gruplarının derse ilişkin tutumlarının ve motivasyonlarının uygulama öncesi ve sonrasında anlamlı bir farklılık göstermediği görülmüştür. Ancak, her iki grubun uygulama sonrası tutumlarının uygulama öncesine göre olumlu yönde bir değişim gösterdiği, grupların uygulama sonrası motivasyonlarının ise uygulama öncesine göre düşüş gösterdiği saptanmıştır. Deney grubunda yer alan öğrencilerin çevrimiçi işbirlikli öğrenme ortamına yönelik tutum puanları arasında anlamlı farklılık belirlenmemiştir. Uygulanan öğrenme ortamına yönelik öğrenci görüşlerinden elde edilen nitel bulgular doğrultusunda avantajlar, dezavantajlar, katkılar, yaşanan sorunlar, karşılaştırma, başka derslerde kullanma ve dersi öğrenmeye yönelik görüşler temaları oluşturulmuştur. Araştırmanın nitel boyutundan elde edilen sonuçlar ile nicel boyutundan elde edilen sonuçların birbirini desteklediği görülmüştür. Teknik alt yapının sağlamlaştırılması ile sorunların aza indirgenmesi ve kalitenin artması gerçekleştirilmelidir. Sanal ve çevrimiçi sistemlerde yüz yüze eğitimin olanakları kullanılarak birbirini bütünleştiren ortamların tasarlanması sağlanmalıdır.

Akademik başarıBaşarıDijital portfolyo+6
Pınar Erten
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Eğitim ve öğretimde uzaktan eğitim sistemleri ve gerekliliği: 2010-2016 dönemi lisansüstü çalışmalar analizi

Bilgi ve iletişim teknolojilerinin, bilginin işlenmesinde yoğun şekilde kullanılmasının bir neticesi olarak bilgi çağı ve bilgi toplumu tanımları ortaya çıkmıştır. Bilginin akış hızı, özellikle geçen yüzyılın ortalarından itibaren bilgi ve iletişim teknolojileri alanında yaşanan değişim ve gelişim hızına paralel olarak artmış, bunun sonucunda eğitim kurumları aracılığıyla kazanılan bilgi ve beceriler kişiler için ileriki dönemlerde geçerliliğini ve yararlılığını yitirmiştir. Günümüzde geleneksel eğitim sistemi bilginin akış hızını yeterince yakalayamamakta ve farklı öğrenme biçimlerine sahip olan bireylere nitelikli ve uygun maliyetle hizmet verememektedir. Geleneksel eğitim sistemindeki bu sorun, kitlelere değişim hızında eğitim hizmeti götürerek sorunu çözüme kavuşturmayı amaçlayan yeni bir yapıyla aşılabilecektir. Bu yeni yapının oluşması da ancak ileri teknolojiye sahip araçları, eğitim amaçlı kullanmakla mümkün olacaktır. Teknolojide yaşanan hızlı değişimin neticesinde geleneksel eğitim sistemine sahip olan günümüz eğitim ve öğretim sistemi, teknolojinin kullanılması suretiyle yeni bir yöntem olan uzaktan eğitim sistemini de zorunlu kılmış ve böylece eğitim sistemine yeni bir boyut kazandırmıştır. Bu bağlamda uzaktan eğitim sistemi; eğitim kurumlarındaki teknolojik gelişmelere, modern insanın kendini yenileme ihtiyacına cevap vermede, fırsat eşitliği sağlamada, uzaklığın eğitim almaya engel olabileceği durumlarda etkin kullanılmaktadır. Uzaktan eğitim sisteminin kullanılması, eğitim hizmetlerine ilişkin maliyetleri düşürmüş, daha fazla kişiye eğitim ve öğretim hizmeti sunma olanağını ortaya çıkarmıştır. Dolayısıyla maliyetlerin düşürülmesi ile ülke ekonomisine katkı sağlanırken daha fazla kişiye eğitim hizmeti sunulmak suretiyle eğitimli, kalifiyeli ve vasıflı işgücü oluşturulmuştur. Ancak geleneksel eğitim sistemde olduğu gibi uzaktan eğitim sisteminde de olumlu, olumsuz ve eksik birtakım unsurlar bulunmaktadır. Bu sistemin olumlu, olumsuz ve eksik yanlarını ortaya koyabilmek için Türkiye'de yapılmış olan lisansüstü çalışmalar ele alınıp değerlendirilmiş ve çalışmanın amacına ulaşılmaya çalışılmıştır. Araştırmanın amacı, eğitim ve öğretimde uzaktan eğitim sistemleri ve gerekliliği göz önünde bulundurularak, 2010-2016 dönemi lisansüstü çalışmalarını analiz etmek ve değerlendirmektir. Bu amaç doğrultusunda Türkiye'de uzaktan eğitim ile ilgili 2010-2016 yılları arasında yapılmış 258 adet lisansüstü çalışma ele alınmıştır. Bu çalışmalardan 14 adet yüksek lisans ve 11 adet doktora tezi olmak üzere toplam 25 tez değerlendirilmiş ve çalışma bu doğrultuda yürütülmüştür.

Bilgi teknolojisiBilgisayar destekli eğitimEğitim sistemi+5
Sıdık Bulut
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Öğrenme stillerine uygun sanal öğrenme çevrelerinin öğrenci başarısı ve görüşlerine etkisi

Bu araştırmada; öğrenme stillerine uygun olarak tasarlanan sanal öğrenme ortamlarının öğrenci başarısına ve görüşlerine etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Buna bağlı olarak öğrenme stillerine uygun sanal öğrenme ortamının tasarlanması, öğrenme stillerinin çevrimiçi olarak tespit edilebilmesi için bir platform hazırlanması ve öğrencilerin sanal öğrenme ortamlarına ilişkin görüşlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır.Araştırmada deney-1 ve deney-2 gruplarına uygulanan öğrenme stillerine dayalı sanal öğrenme çevreleri ile kontrol grubuna uygulanan geleneksel öğrenme çevrelerinin; öğrenci başarısı ve görüşleri üzerindeki etkisi araştırılmaktadır. Bu doğrultuda bağımsız değişkenler olan öğrenme stillerine dayalı sanal ve geleneksel öğrenme çevrelerinin; bağımlı değişken olan öğrenci başarısı ve görüşlerine etkisi belirlenmeye çalışılmaktadır. Bu araştırma, deneme modelinde bir araştırmadır. Araştırmanın çalışma grubunu Gaziantep Şehitkamil ilçesinde bulunan Cemil Alevli İlköğretim okulunun yedinci sınıflarında öğrenim gören öğrenciler oluşturmuştur.Araştırmada öğrenme stillerinin belirlenmesi amacıyla 12 maddeden oluşan Kolb Öğrenme Stili Envanteri (Learning Style Inventory) kullanılmıştır. Araştırmayla ilgili istatistiksel çözümlemelerde SPSS paket programından yararlanılmıştır. Grupların ortalama puanları ile puan dağılımlarının standart sapmaları hesaplanmıştır. Grup içi ve gruplar arası karşılaştırmalarda t testi ve varyans analizinden yararlanılmış ve anlamlılık düzeyi olarak .05 güven düzeyi belirlenmiştir.Araştırmanın sonucunda öğrenme stillerine uygun öğrenme ortamlarının öğrencilerin akademik başarılarına anlamlı bir şekilde etkisine rastlanmamıştır. Katılımcılar ile yapılan sanal öğrenme ortamlarına ilişkin görüşmeler neticesinde; gerçekleştirilen çalışmanın öğrenciler tarafından eğlenceli ve zevkli bulunduğu, bir çok öğrencinin daha önce böyle bir ortamla tanışma fırsatı bulamadığı ve bu çalışmanın bir çok öğrenci için bir ilk olduğu görülmüştür. Yapılan görüşmeler sonucunda oluşan ortak kanı ise sanal öğrenme ortamlarının sınıf ortamlarına işlenen konuların daha zevkli bir şekilde tekrar edilmesini sağlayabilecek ve hemen her ders için kullanılması gereken yardımcı bir ortam olduğu yönündedir.

Sanal eğitimSanal öğrenme ortamlarıWeb tabanlı eğitim+5
Alper Aslan
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Proje Tabanlı Sanal Öğrenme Yeterlikleri (PTSÖY) ölçeğinin geliştirilmesi ve psikometrik özelliklerinin incelenmesi

Bu araştırmada proje tabanlı sanal öğrenme yeterlikleri (PTSÖY) ölçeği geliştirilerek bu ölçeğin psikometrik özellikleri incelenmiştir. PTSÖY ölçeğinin geliştirilmesinde açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizi yapılmıştır. Açımlayıcı faktör analizi sonucunda 22 maddelik PTSÖY ölçeğin beş faktörlü yapısının uygun olduğu, bu beş faktörlü yapının toplam varyansın % 55,153'ünü açıkladığı tespit edilmiştir. Ölçeği oluşturan madde yüklerinin ise ,614 ile ,784 arasında değiştiği görülmüştür.Açımlayıcı faktör analizi sonuçlarına göre oluşturulan ölçek yapısının durumunu test etmek amacıyla doğrulayıcı faktör analizine başvurulmuştur. Doğrulayıcı faktör analizi sonucuna göre PTSÖY ölçeğinin SRMR değeri ,046, RMSEA değeri ,048, GFI değeri ,925 ve AGFI değeri ,904 bulunmuştur. Bu uyum indeks değerlerine göre ölçek geliştirme süreci başarılıdır. Ayrıca ölçeğin geneline yönelik Cronbach's Alpha katsayısı ,864 olarak hesaplanmıştır. Bu bulgular ışığında ölçeğin güvenilir ve geçerli olduğu söylenebilir.Geliştirilen PTSÖY ölçeğinin psikometrik özellikleri incelenmiş, bu boyut açısından elde edilen bazı bulgular şunlardır:?PTSÖY ölçeğinin geneline yönelik öğretmen adayı görüşleri arasında sınıf değişkenine göre anlamlı fark bulunmuş, bu farkın 2. Sınıf ve 4. Sınıf aday öğretmen görüşleri arasında 2. Sınıf öğretmen adayları lehine olduğu tespit edilmiştir.?Proje yürütme yeterlikleri boyutundaki öğretmen adayı görüşleri arasında bölüm değişkenine göre anlamlı fark bulunmuş, bu farkın Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi bölümü ile Sınıf Öğretmenliği bölümü öğretmen adayı görüşleri arasında Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi bölümü öğretmen adayları lehine olduğu görülmüştür.Bu bulgular ışığında aşağıdaki önerilerde bulunulabilir:?Sanal öğrenmenin teknoloji temelli olması bu yaklaşımın en iyi seçenek olduğu yönünde bir yanlış anlamaya neden olabilir. Öğretmenlerin bu gibi önyargılardan arındırılmalı, sınıf içinde en iyi öğretim tasarımını yapılandırmaları konusunda teşvik edilmelidir.?Sanal öğrenme bilgi çokluğu ve değişkenliği, zaman sınırlılığı olmadan öğrenebilme, herkesin kendi hızında öğrenebilmesi ve istediği oranda tekrar yapabilmesi bakımlarından oldukça işlevseldir. Buna karşın sanal öğrenme uygulamalarının planlı ve ekip çalışmasının bir ürünü olmadığı görülmektedir. Bu gibi uygulamaların eğitimciler, alan uzmanları ve yazılımcılar gibi bir grup tarafından hazırlanması gerekmektedir.Anahtar Kelimeler: Proje tabanlı öğrenme, Sanal öğrenme, Proje tabanlı sanal öğrenme, Ölçek geliştirme, Faktör analizi

Proje temelli öğrenme yöntemiPsikometrik özelliklerSanal eğitim+3
Ömer Yılmaz
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Yüz yüze ve çevrimiçi yaratıcı drama eğitmenliği/liderliği program etkinliklerine ilişkin katılımcı görüşleri

Bu çalışmanın amacı yüz yüze ve çevrimiçi yaratıcı drama eğitmenliği/liderliği programına katılan yaratıcı drama eğitmen adaylarının yürütülen program etkinliklerine ilişkin görüşlerini belirlemektir. Çalışmada Çağdaş Drama Derneği'nin Adana, Ankara, Antalya, Burdur, Bursa, Hatay, İstanbul, İzmir ve Niğde illerinde yürüttüğü yaratıcı drama eğitmenliği programına katılan 122 eğitmen adayının görüşleri alınmıştır. Bu eğitmen adayları drama eğitimlerinin bir kısmını yüz yüze bir kısmını da çevrimiçi almıştır. Çalışmada nicel ve nitel verilerin birlikte toplanmasına ve yorumlanmasına imkân tanıyan açımlayıcı sıralı karma araştırma deseni kullanılmıştır. Çalışmanın nicel verileri alanyazın, katılımcı ve uzman görüşlerine göre geliştirilen likert tipi 5'li dereceli 50 maddelik görüş alma formu ile çevrimiçi toplanmıştır. Formun Cronbach Alfa iç tutarlık katsayısı yüz yüze eğitim için 0,987, çevrimiçi eğitim için ise 0,971 olarak belirlenmiştir. Araştırmanın nitel verileri uzman görüşlerine göre geliştirilen yapılandırılmamış açık uçlu sorularla yazılı ve bireysel görüşmeler yoluyla elde edilmiştir. Nicel veriler arasında cinsiyete, mesleğe ve yaşa göre anlamlı fark olup olmadığı non-parametrik testlerle belirlenmiştir. Nitel veriler ise kelime kelime içerik analizi ile incelenmiş ve ortaya çıkan kodlarla 13 tema oluşturulmuştur. Çalışmada katılımcıların yüz yüze ve çevrimiçi eğitime yönelik görüşleri arasındaki farkın istatistiksel olarak anlamlı olup olmadığı cinsiyet, meslek ve yaş değişkenlerine göre karşılaştırılmıştır. Her üç değişkene göre yüz yüze eğitimin anlamlı derecede çevrimiçi eğitimden daha iyi olduğu tespit edilmiştir. Nitel veri toplama araçlarından elde edilen verilerin analizi ile hem yüz yüze hem de çevrimiçi eğitimin öğrenme, yaratıcı drama ile ilgili öğrenme, düşünme becerileri, sosyal beceriler, iletişim, değerler temaları ile ilgili alanlarda olumlu katkı sağladığı belirlenmiştir. Yüz yüze eğitimin çevrimiçi eğitimden farklı olarak araştırma becerileri hariç tüm temalarda olumlu katkısı olduğu belirlenirken, sadece öğrenme temasında olumsuz görüş olduğu belirlenmiştir. Çevrimiçi eğitim öğrenme, yaratıcı drama ile ilgili öğrenme, verimlilik ve araştırma becerilerine olumlu katkı sağlamıştır. Ayrıca çevrimiçi eğitimin öğrenme, ölçme ve değerlendirme, sosyal beceriler, iletişim, duygular, kişisel özellikler, yönetim becerileri temalarında olumsuz algılandığı ortaya çıkmıştır. Yaratıcı dramanın öncelikle yüz yüze uygulanması gerektiği ancak mümkün olmadığı durumlarda özellikle teorik kısımların çevrimiçi verilebileceği önerilmiştir. Anahtar Kelimeler: Acil Uzaktan Eğitim, Yaratıcı Drama, Yaratıcı Drama Eğitmeni/Lideri, Yaratıcı Drama Eğitmenliği Programı.

DramaDrama eğitimiEğitim liderliği+6
Gülnur Alpaydın
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim 6.sınıf öğrencilerinin görsel sanatlar dersinde (üç boyutlu sanal müze ziyareti) etkinliğine ilişkin görüşleri

Bu çalışma, üç boyutlu sanal müze ziyareti etkinliğine dair ilköğretim ikinci kademe 6. sınıf öğrencilerinin görüşlerini belirlemek amacı ile yapılmıştır.Araştırmada betimsel analiz yönteminden yararlanılmıştır. Bu araştırmanın evrenini Ankara İl Merkezinde bulunan Milli Eğitim Bakanlığına bağlı özel ve devlet okullarındaki ilköğretim 2. Kademe 6. Sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Örneklemi ise M.E.B'na bağlı çalışmakta olan bir özel okulun 2. kademe 6. sınıf öğrencilerinden seçilen toplam 23 öğrenci oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen, görüşme formu, ön anket, son anket kullanılmıştır. Uygulama bizzat araştırmacı tarafından sınıf ortamında gerçekleştirilmiştir. Anketlerde yöneltilen açık uçlu soruların cevapları kodlanarak dört grupta toplanmış ve ortaya çıkan (%) yüzdelik dilimler analiz edilmiştir. Tezin konusuna ilişkin uygulama alanı olarak, İnternet ortamında üç boyutlu sanal müze ziyareti imkanı sunan Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi seçilmiştir.Araştırmanın sonucunda;1) İlköğretim 2. kademe öğrencilerinin görüşlerine göre; üç boyutlu sanal müze ziyaretinin uygulanması durumunda görsel sanatlar eğitimine belirli bir katkı sağladığı tespit edilmiştir.2) Müzeler, ?üç boyutlu sanal müze ziyareti? ile kendilerini sanal dünyada etkin hale getirmeleri durumunda, müzelerin ?eğitim? işlevi daha geniş kitlelere ulaşacaktır.3) Üç boyutlu sanal müze ziyareti ile dünyanın herhangi bir yerindeki kullanıcı müzelerimizi interaktif (etkileşimli) olarak gezme fırsatı bulacaktır.Anahtar Kelimeler: Üç Boyutlu Sanal Müze Ziyareti, Sanal Müze Ziyareti, İlköğretimde Üç Boyutlu Sanal Müze Ziyareti

Görsel sanatlar dersiGörsel sanatlar eğitimiSanal eğitim+3
Bülent Ermiş
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

İşletme eğitiminde sanal dünya uygulamalarının öğrenci motivasyonu üzerine etkisi; "Second Life" örneği

Teknoloji, tarihi gelişimi boyunca birçok alanda yenilikler getirmiştir. Bu alanlardan birisi de eğitimdir. Eğitim teknolojisi kavramının, eğitimde araç gereç kullanımı olarak tanımlandığı yıllar geride kalmıştır. Artık 2000'li yıllarda eğitim teknolojisi; insan-teknoloji etkileşiminden performans teknolojilerine, bilgisayar destekli eğitimden sanal eğitime kadar birçok konuyu kapsamaktadır. Sanal dünya, Second Life'ın yükseköğrenimdeki artan popülaritesinin ışığında, eğitimcilere dünyadaki ve gerçek yaşamdaki eğitim uygulamalarına ilişkin içgörü kazandırmak adına mevcut literatürün gözden geçirilmesini gerekli görmektedir. Teknoloji, aynı zamanda sanal eğitime de birçok alanda yenilikler getirmiştir. Sanal dünyanın parçası olan Second Life ile mimarlık, tıp, tarih, fen ve matematik, mühendislik gibi farklı alanlarda eğitim verilmektedir. Aynı zamanda İşletme Yönetimi sanal öğrenme ile birlikte, öğrencilerin bilgiyi serbestçe, kolay şekilde ve bir amaç çerçevesinde hataları tecrübe ederek öğrenmesidir. Bu araştırma, Çağ Üniversitesi iktisadi ve idari bilimler fakültesi işletme eğitiminde sanal dünya uygulamaları kullanan öğrenciler ile yürütülmüştür. Bu uygulamaların öğrencilerin e-ticaret öğrenmeye yönelik motivasyonlarına etkisini ölçmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma bulgularına göre, Second Life üzerinden verilen e- ticaret eğitiminin işletme bölümü öğrencilerinin motivasyonları üzerinde olumlu yönde etkisi olduğu saptanmıştır.

Elektronik ticaretEğitimMotivasyon+4
Özge Çetin
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim 6. sınıf sosyal bilgiler dersinde bilgisayar destekli sınıf ortamında durumlu öğrenmenin öğrencilerin akademik başarısına, tutumuna ve öğrenmenin kalıcılığına etkisi

Bu araştırmanın temel amacı, yapılandırmacı öğrenme yaklaşımının, durumlu öğrenme kuramına dayalı öğretim stratejisinin ilköğretim 6. sınıf sosyal bilgiler dersi ?ülkemiz ve dünyamız? ünitesi ?küresel bağlantılar? öğrenme alanına yönelik öğrenme başarısına, kalıcılığa etkisini ortaya koymaktır. Ayrıca durumlu öğrenmenin öğrencinin derse yönelik tutumunda bir değişim yaratıp yaratmadığı da araştırma sürecinde incelenmiştir.Araştırmanın bağımsız değişkeni durumlu öğrenme, bağımlı değişkeni ise akademik başarı, başarının kalıcılığı ve derse yönelik tutumdur. Araştırma denekleri, Cumhuriyet İlköğretim Okulunda öğrenim gören 6/C ve 6/D (38) öğrencilerinden oluşmaktadır. Araştırmanın toplam uygulama süresi altı haftadır.Araştırma deneklerin kontrol ve deney gruplarına ayrılmasıyla uygulama süreci başlamıştır. Araştırma verilerini elde etmek için; öğrencilerin sosyal bilgiler dersine yönelik tutumlarını tespit etmek amacıyla tutum ölçeği, öğrencilerin öğrenme alanı ile ilgili bilgilerini tespit etmek amacıyla başarı testi hazırlanmıştır. Hazırlanan tutum ölçeğinin Cronbach Alpha güvenirlik katsayısı 85,8 olarak bulunmuştur. Başarı testinin Cronbach Alpha güvenirlik katsayısı ise, 74,4 olarak tespit edilmiştir.Araştırma sürecinde, kontrol ve deney gruplarının derse yönelik tutum ve başarılarının tespit edilmesi amacıyla uygulama öncesi ve sonrasında ölçekler deneklere uygulanmıştır. Elde edilen veriler t testi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma verilerinin tablolaştırılması ve yorumlanması bölümünde anlamlılık düzeyi .05 olarak alınmıştır.Araştırma verilerinin analizinde ayrıca etki boyutu da dikkate alınarak analizler yapılmıştır. Ayrıca uygulanan tutum ölçeğinden elde verilerin analiz edilmesinde likert tipi beşli dereceleme ölçeğinden elde edilen toplam puanlar ve ortalamalarından faydalanılmıştır.Araştırmanın sonucu olarak, durumlu öğrenme kuramının öğrenme başarısı üzerinde orta seviyede etkili olduğu tespit edilmiştir. Durumlu öğrenme kuramı kullanılarak anlatılan derslere yönelik olarak, öğrencilerin tutumlarında anlamlı bir farklılık meydana gelmemiştir.Anahtar Kelime: Durumlu Öğrenme, Durumlu Biliş, Yapılandırmacı Yaklaşımİhsan ÜNLÜElazığ 2009

Akademik başarıBaşarıBilgisayar destekli+7
İhsan Ünlü
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Online eğitimin üniversite sınavına hazırlanan öğrencilerin sınav kaygıları ve psikolojik dayanıklılıklarıyla ilişkisinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, Online eğitimin üniversite sınavına hazırlanan öğrencilerin sınav kaygıları ve psikolojik dayanıklılıklarıyla ilişkisini incelemektir. Araştırmanın örneklemini Mersin ilinin Tarsus ilçesinde çeşitli liselerden mezun olmuş ve lise son sınıfta okuyup üniversite sınavına hazırlanan 119 kız (% 59,5), 81 erkek (%40,5) olmak üzere toplam 200 öğrenciden oluşmaktadır. Öğrencilerle yüz yüze görüşülerek, Kişisel Bilgi formu, Sınav Kaygısı ölçeği, Ergen Psikolojik Dayanıklılık ölçeği ve Web Tabanlı Eğitime Karşı Tutum ölçeği uygulanmıştır. Ölçek verilerinin analizinde IBM SPSS 25 programı kullanılmıştır. Normallik varsayımının sağlandığı durumlarda ANOVA (F testi), Brown-Forsthe ve 2 gruplu değişkenlerin analizinde, bağımsız gruplar t testi kullanılmıştır. Normallik varsayımın sağlanmadığı durumlarda Mann-Whitney U testi, ölçekler arası korelasyonun incelenmesi için Pearson Korelasyon Analizi, kategorik değişkenlerin ilişkileri Ki-Kare ve Yate's istatistiği kullanılmıştır. Ayrıca çok değişkenli regresyon analizi uygulanmıştır. Yapılan analizler sonucunda online eğitim ile yüz yüze eğitimde öğrencilerin sınav kaygı düzeylerinde ve psikolojik dayanıklılıklarında bir farklılığa rastlanmamıştır. Cinsiyet değişkenine göre öğrenci-lerin sınav kaygısı (p<0.001) ve psikolojik dayanıklılıkları (p=0.003) farklılaşmaktadır. Öğrencilerin okul desteği alma durumuna (p=0.01) ve teknolojik imkânlarının olma durumlarına göre, sınav kaygısı (p=0.02) ve psikolojik dayanıklılıkları (p=0.02) farklılık göstermektedir. Öğrencilerin psikolojik dayanıklılık ve sınav kaygıları arasında anlamlı ilişkinin olduğu tespit edilmiştir. Sınav kaygısı ile psikolojik dayanıklılık arasında negatif korelasyon ilişki tespit edilmiştir (p<0.001). Diploma notlarına göre sınav kaygısı ve psikolojik dayanıklılık arasında anlamlı bir farklılık (p=0.001) olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Elde edilen bulgular literatür eşliğinde tartışılmıştır. Anahtar kelimeler: Online (Web tabanlı) eğitim, sınav kaygısı, psikolojik dayanıklılık

Eğitim psikolojisiKaygıPsikolojik dayanıklılık+5
Ahmet Engin
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessEN

Exploring the relationship between self-regulated learning and course engagement of EFL learners in online education

The main aim of this thesis was to examine the relationship between students' self-regulation and their engagement to the course. These students had to take online courses because of global corona virus crisis. Online Self-regulation Questionnaire was used to determine the participants' self-regulation and Student's Engagement Scale in Online Learning Environment was exerted to actuate EFL learners' engagement to course. Both Online Self-Regulation Questionnaire and Student's Engagement Scale in Online Learning Environment were applied to 153 secondary school EFL learners. The data collected from the scales was compared to the sub-problems identified in the study. The SPSS program was used to state descriptive statistics of the scales and correlation coefficient was used to calculate the relationship between the data obtained from the scales. T-test was used to analyse whether the results of the Student's Engagement Scale in Online Learning Environment and Online Self-regulation Scale showed a significant difference. One-way Anova tested if the scores acquired from these scales indicated an important difference by their grade levels. Self-regulation levels of the students are not higher than the average. Also, no significant result was found among gender, grade level and self-regulation as in the case of gender, grade level and student engagement. At the end of the research, the student engagement level of the students taking part in the research equalled to average. As for the relationship between students' self-regulation and engagement, it was found that there was a positive moderate relationship between them.

CommitmentThe lessonClass participation+7
Ömer Cengiz
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Uzaktan eğitimde sesli ve görüntülü yayınların internet üzerinden eşzamanlı aktarılması ve yayınlanması

Mevcut uzaktan eğitim sistemlerinin başarısı, uzaktan eğitimi bu günkü seviyesine ulaştırmıştır. Ancak uzaktan eğitimden umulan başarının elde edilebilmesi için gerektiğinde gerçek bir sınıf ortamının sağlanabilmesi de önemlidir. Bunun internet ortamında oluşturulabilmesi için sesli ve görüntülü yayınların bütün imkanları ile uzaktan eğitim sistemlerine entegre edilmesi gereklidir.Öğreticinin kamera veya bilgisayar ekran görüntüsünün yayınlanması, öğretici bilgisayarından veya bir video paylaşım sitesinden ders ile ilgili video dosyalarının yayınlanması, sınıf içerisinden bir öğrencinin derse katkı sağlamak veya soru sormak amacıyla arkadaşlarına hitap etmesi bir uzaktan eğitim sisteminden beklenen özelliklerdir.Katılımcıların bilgisayar veya cep telefonu kullanarak tüm ders faaliyetlerini tek ekrandan kesintisiz bir erişim ile takip edebilmesi önemlidir. İki farklı video kaynağı arasında geçiş esnasında oluşabilecek aksamalar ders verimini düşürecektir. Bu çalışma ile öğretici ve öğrenciler için bir problem olarak öne çıkan uzaklık sorununun tamamen ortadan kaldırılması amaçlanmıştır. Oluşturulan sanal sınıflar gerçek sınıflarda yapılan faaliyetleri kapsamakta, daha fazlasına imkan tanımaktadır.

Görüntü iletimiSanal eğitimSes iletişimi+2
Ahmet Gezer
Gazi University · Bilişim Enstitüsü
2009
00
DoctorateOpen AccessTR

E-hizmet kalitesi ölçümü: Uzaktan eğitim hizmeti veren kamu üniversiteleri örneği

Teknolojide yaşanan gelişmeler sonrası küresel rekabetin artması, tüketicilerin memnuniyet ve hizmet kalitesi beklentilerini yükseltmiştir. Eğitim, sağlık, ticaret, bilişim, turizm, finans vb. gibi alanları kapsayan hizmet sektöründe yer alan kurumlar müşteri memnuniyeti üzerinde daha çok durmaya başlamıştır. Bilişim ve eğitim alanında yaşanan gelişmelerle karşımıza çıkan e-öğrenme, öğrenci merkezli, birçok avantajı bulunan, çağdaş bir eğitim ve öğretim sistemi olarak tanımlanabilmektedir. Günümüzde e-öğrenme sistemi ülkemizdeki birçok üniversite tarafından kullanılmaktadır ve bu durum beraberinde rekabeti getirmiştir. E-öğrenme sisteminde başarılı olunması ve memnuniyetin sağlanması için e-öğrenme öğrenci gereksinimleri ve teknik gereksinimlerin karşılanması gerekmektedir. E-öğrenme sisteminin öneminden hareketle bu çalışmada Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın üniversitelerarası Yenilikçilik ve Girişimcilik Endeksi sıralamasına giren ve uzaktan eğitim hizmeti veren otuz devlet üniversitesi e-hizmet kalitesi bakımından değerlendirilmiştir. Uygulamada Kalite Fonksiyon Göçerimi, Bulanık Regresyon, 0-1 Hedef Programlama ve Entropi– Ağırlıklı Uzaklık Metriği yöntemleri kullanılmıştır. Uygulama sonucunda söz konusu yöntemler kullanılarak üniversitelerin sıralanması sağlanmıştır. Modelin üniversitelerin e-öğrenme sistemlerinin performans değerlendirme konusunda kullanılabilecek etkin bir karar verme aracı olması ve eğitim sektörüne katkıda bulunması beklenmektedir.

Elektronik öğrenmeEğitim kalitesiEğitim kurumları+6
Pelin Çelik
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de sürdürülebilir çevrimiçi eğitim programı tasarımı ve TASAPP uygulama projesi

Eğitim kavramı, insanlık kadar eski bir tarihe sahiptir. Geçmişten günümüze; teknolojinin de gelişimiyle büyük evrimler geçiren bir alan olan eğitim, geleceği de şekillendiren en önemli olgulardandır. Günümüzde eğitimin, çevrimiçine evrilmesi ile birlikte mekânsal olarak sınıflar da yerini sanal sınıflara bırakmaya başlamıştır. Bu teknolojik gelişmelere paralel olarak eğitim ve öğrenme modelleri de değişerek, bilgiye ulaşmak kolaylaşmıştır. Ancak bu durum birçok olumsuzluğu da beraberinde getirmiştir. Bu çalışmanın amacı; eğitim modelleri değişirken çevrimiçi eğitimin kalitesi, verimliliği yahut sürdürülebilirliğinin kontrol altına alınabilmesi ve bu sistemden fayda sağlanması konusunda bir çalışma ortaya koymaktır. Çalışmanın ilk bölümünü akademik yazın taraması oluşturmaktadır. Bu bölümde eğitim, çevrimiçi eğitim, sürdürülebilirlik ve tasarım kavramlarına; dünyada ve Türkiye'de çevrimiçi eğitimin tarihçesine; Türkiye'de çevrimiçi eğitim programlarının temel sorunları ve eleştirel yaklaşımlara değinilmiştir. İkinci bölümde araştırmaya ilişkin bilgi ve bulgulara yer verilmiştir. Üçüncü bölümü ise sürdürülebilir çevrimiçi tasarım eğitimine yönelik anket çalışması ile desteklenen TASAPP isimli mobil uygulama projesi oluşturmaktadır. Bu bölümde mobil uygulama projesinin tasarım özeti, amacı, akış şeması, arayüz tasarımları ve projenin hedeflerine yer verilmiştir.

EğitimEğitim programlarıEğitim teknolojisi+3
Yıldız Tokmak
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00

Related subjects