In-class works

90 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessEN

The use of classroom video clips as an interactional resource in video-mediated pre-service language teacher discussion groups

Video-mediated interaction has started to be one of the main research areas in recent years, and there is a recognized need for understanding how people interact by using the affordances of video-mediated settings. Several studies focused on video-mediated interaction in various contexts and interactional resources that people use in online settings. However, the number of studies on video-mediated interaction in language teacher education is still limited, and there is a need to investigate how video-mediated settings can contribute to language teacher education. To fill this gap in literature, the present study aimed to examine physically distant pre-service teachers' video-mediated interactions on the videoconferencing tool, Microsoft Teams software. The research is based on 10 hours of screen recordings of pre-service teachers' online group discussions in which they analyzed video clips of classroom interaction, and multimodal Conversation Analysis was adopted as the research methodology to conduct this study. The findings indicated that participants used affordances of the video (e.g., rewinding and fast-forwarding the video clips) as context-specific interactional resources to enhance the visibility of the video clips in three ways: (i) soliciting assistance for the visibility of the video clips, (ii) unsolicited assistance for the visibility of the video clips, (iii) using the video clips in one own's extended turns. Furthermore, deployment of the context specific resources created opportunities for pre-service teachers to recruit assistance and work collaboratively in their discussions. The findings of this thesis contribute to identify new sets of interactional resources in video-mediated settings, and help provide suggestions and new insights into language teacher education in video-mediated settings informed by multimodal Conversation Analysis. Keywords: video-mediated interaction, multimodal conversation analysis, language teacher education, interactional resources, recruitment of assistance

Candidate teachersLanguage teachingConversation analysis+4
İzge Gültekin
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessEN

A comparison of english as a foreign language teachers' professional knowledge and classroom practices

This study aims to find out whether there is a gap between the teachers' professional knowledge and their teaching practices. The survey is addressed to EFL teachers and learners. 10 teachers from a language center volunteered to become the subjects of this study. Teaching Knowledge Test (TKT) part 2 was administered and these teachers' classes were observed to collect data for this study. In fact, the result of data analysis reveals that 16% of teachers' knowledge is not transferred to learners. So, there is a gap between teachers' knowledge and what they do. We believe that if teachers become aware of their weaknesses in transferring the information, they can improve their way of teaching for a professional growth and hence learners become more motivated for learning English.

Branch teachersProfessional knowledgeIn-class works+4
Dıran Roussayla Golfıden Chedıd
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

İlkokul sosyal bilgiler dersinde öğrenci başlatımları ve öğrenme fırsatları: Bir konuşma çözümlemesi çalışması

Araştırma yöntemi olarak konuşma çözümlemesinin kullanıldığı bu çalışma, ilkokuldaki sosyal bilgiler derslerinde sınıf içi etkileşimde ve sınıf içi etkileşim yoluyla ortaya çıkan öğrenci başlatımlarını ve öğrenme fırsatlarını betimlemektedir. Sosyal Bilgiler dersleri, öğrencilerin mantıklı kararlar alma, sorumlu bireyler olma, sosyal gelişmelere katkıda bulunma ve geçmişle geleceği daha iyi tanıma becerilerini geliştirerek demokratik bir sistemde etkili vatandaş olmalarına yardımcı olur. Bu yalnızca, öğretmenlerin öğrenci katılımını arttırmaya ve öğrenci başlatımlarını etkin bir şekilde yöneterek öğrenim fırsatları sağlamaya yönelik çeşitli etkileşimli kaynakları kullanmasıyla mümkündür. Bu çalışma ile 2015-2016 eğitim-öğretim yılı güz döneminde ilkokul dördüncü sınıfta 17 saatlik sosyal bilgiler sınıf etkileşimi incelenmiştir. Veri toplama sürecinde, üç video kamera kullanılmış ve elde edilen verilerde herhangi bir eleme yapılmadan bütün veriler ayrıntılı bir şekilde çeviri yazı simgeleri kullanılarak yazıya dökülmüştür. Çalışmanın bulguları; ilkokul sosyal bilgiler dersinde öğrencilerin gerçekleştirdiği başlatımların çoğu zaman yeni bir konuşma dizisi başlattığını ve devam eden konuşma dizilerine katılım olarak gerçekleştiğini göstermektedir. Öğretmenin bu başlatımlara yönelimi, öğrenciler için önemli öğrenme fırsatları yaratmıştır. Bunların yanı sıra öğretmenin; eksik tasarlanmış sözce, vurgulu olumlu değerlendirme, öğretmen-öğrenci ses yansıması ve öğretmen-öğretmen ses yansıması, geçmişte yaşanmış olaylara, geçmiş öğrenme olaylarına ve geçmişte birlikte yapılmış olaylara gönderme, bekleme süresi, sözel olmayan davranış gibi çeşitli etkileşimsel kaynakları kullandığı görülmektedir. Ayrıca öğretmen, öğrenci başlatımlarını teşvik etmek ve öğrenci katılımına fırsatlar yaratmak için bir dizi sınıf yönetimi becerisinden yararlanmıştır. Çalışma, sağlam bir araştırma yöntemi ile yürütülerek, öğretmenlerin ve öğretmen adaylarının pedagoji eğitiminin, ders programlarının geliştirilmesi ve çok sayıda uygulamaya dönük etkileşimsel kaynakları sunması açısından zengin sonuçlar sağlayarak, temel eğitim alanına katkıda bulunmaktadır.

Sosyal bilgilerSosyal bilgiler dersiSınıf içi etkileşim+7
Nergiz Kardaş İşler
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancılara Türkçe öğretiminde uygulanan sınıf içi etkinliklerine yönelik öğretmen ve öğrenci görüşleri

Sınıfta kullanılan etkinlikler, birçok yönden dil öğretiminde önemlidir. Etkinlikler, özellikle öğrencilerin derse aktif katılarak farklı becerileri kazanmalarında büyük rol oynamaktadır. Bu nedenle, sınıf etkinlikleri, dil öğrenimi ve öğretimi sürecinde öğrencilerin çeşitli dil becerilerini geliştirme amacıyla tasarlanmakta ve sınıflarda uygulanmaktadır. Günümüzde bir konu hakkında tartışma, canlandırma ve beyin fırtınası gibi çeşitli sınıf etkinlikleri derslerin atmosferini olumlu yönde etkileyerek yabancı dil öğretimi konusunda faydalı olmaktadır. Bu bağlamdan hareketle özellikle son yıllarda, Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde de öğretmenler tarafından çeşitli sınıf etkinliklerinin yaptırılmasına ağırlık verildiği gözlenmektedir ancak öğretmenlerin sınıfta yaptıracakları etkinlikleri seçerken veya tasarlarken ne derecede öğrencilerin tercihlerini dikkate aldıkları konusunda net veriler bulunmamaktadır. Ayrıca, öğretmenlerin ve öğrencilerin sınıf içi etkinliklerinin uygulanması hususundaki tercihleri arasında benzerliklerin veya farklılıkların olup olmadığına dair yeterli çalışma da bulunmamaktadır. Bu nedenle, bu çalışma Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde öğrencilerin ve öğretmenlerin sınıf etkinliklerinin kullanımına ilişkin tercihlerini araştırmayı amaçlamıştır. Bu çalışmada, bu alanda görev yapan öğretmenlere ve eğitim gören öğrencilere sınıf içinde kullanılan etkinliklere dair tercihlerinin saptanması için bir anket uygulanmıştır. Bu anketin içeriğinde 6'lı Likert tipi ölçekle hazırlanmış 54 soru bulunmakta ve bu sorulara ek olarak katılımcılara ankette bulunan etkinliklere dair görüşleriyle ilgili açık uçlu sorular yöneltilmiştir. Anket uygulaması sonunda, katılımcıların cevapları, SPSS programında t-testlerle analiz edilerek elde edilen verilere göre, her bir etkinliğe yönelik tercihler konusunda karşılaştırmalar yapılmış ve öğrenci-öğretmen görüşleri arasındaki benzerlikler ve farklılıklar ortaya konmuştur. Sonuçlara göre, 54 sınıf içi etkinliğinin 17'sinde anlamlı farklar tespit edilmiştir. Bu uyumsuzluğa rağmen, genel anlamda öğrencilerin sınıfta yapmayı tercih ettiği etkinliklerle öğretmenlerin yaptırdığı etkinlikler arasında uyum bulunmaktadır. Anahtar Kelimeler: dil öğretimi, yabancılara Türkçe öğretimi, yabancı dil olarak Türkçe öğretimi, sınıf içi etkinlikleri, öğretmen ve öğrenci görüşleri.

Dil öğretimiEtkinlikSınıf içi çalışmalar+6
Ferudun Ceylan
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Okul öncesi öğretmenlerinin toplumsal cinsiyete yönelik sınıf içi algıları ve bir ölçek geliştirme çalışması

Araştırmanın amacı okul öncesi öğretmenlerinin toplumsal cinsiyete yönelik sınıf içi algılarını belirlemeye yönelik bir ölçek geliştirmek ve bu kapsamda okul öncesi öğretmenlerinin toplumsal cinsiyete yönelik sınıf içi algılarını belirlemektir. Çalışma okul öncesi öğretmenlerinin toplumsal cinsiyete yönelik sınıf içi algılarının belirlenmesine yönelik ölçüm aracı geliştirilmesi açısından metodolojik, öğretmenlerin toplumsal cinsiyete yönelik sınıf içi algılarının belirlenmesi açısından da tanımlayıcı tipte bir araştırmadır. Araştırmanın çalışma grubunu Nevşehir, Kırşehir, Niğde, Aksaray, illerinde Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde yer alan bağımsız anaokullarında, ilkokullar bünyesindeki anasınıflarında ve ortaokullar bünyesindeki anasınıflarında çalışan toplam 493 okul öncesi öğretmeni oluşturmuştur. Ölçeğin faktör yapısını ortaya çıkarmak için verilerin analizinde SPSS 23 ve AMOS paket programından yararlanılmıştır. Ölçeğin 4 alt boyuttan ve 42 maddeden oluştuğu, Cronbach Alpha, Guttman-Split Half ve Spearman-Brown testleri yapılarak hesaplanan güvenirlik katsayılarının bütün alt boyutlar için .70'den büyük olduğu görülmüştür. AMOS programı yardımıyla doğrulayıcı faktör analizi yapılmış ve iyilik uyum endeksleri 4 faktörlü ve 42 maddeden oluşan yapıyı doğrulamıştır. Elde edilen ölçek formu bir öğretmen grubuna uygulanarak algıları belirlenmiştir. Öğretmenlerin mesleki kıdemlerine ve konu ile ilgili faaliyete katılmalarına göre sınıf içi toplumsal cinsiyet algılarının değiştiği, sınıflardaki kız ve erkek çocuk sayılarına göre algılarının değişmediği belirlenmiştir.

Okul öncesi dönemOkul öncesi eğitimOkul öncesi öğretmenler+6
Seçil Yıldız
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessEN

Exploring the interplay between a non-native English language teacher's pedagogical beliefs, classroom practices and her students' learning experiences regarding L2 grammar

Thesis AbstractHande Serdar, ?Exploring the Interplay between a Non-Native English Language Teacher?s Pedagogical Beliefs, Classroom Practices and Her Students? Learning Experiences Regarding L2 Grammar?The aim of this study is to explore the interplay between a non-native English language teacher?s pedagogical beliefs, classroom practices and her students? learning experiences regarding L2 grammar using a case study design. For the purpose of the study, a qualitative research was carried out. The study utilized purposeful sampling. Among the purposeful sampling types, convenience sampling was employed. The study was conducted in a preparatory classroom of a private university?s Department of Foreign Languages in Istanbul, Turkey. The tools that were used for data collection were background interviews, semi-structured interviews, classroom observation, stimulated recalls, teacher reflective notes, student academic diaries, written tasks, document collection and supplementary data collection.The analysis of the data indicated that there is a dynamic relationship between the non-native English language teacher?s pedagogical beliefs, her classroom practices and her students? learning experiences regarding L2 grammar. The participating teacher?s own foreign language learning experience, teacher education she had received at the university and her teaching experiences, were to be seen constitutive of her pedagogical beliefs regarding L2 grammar. On the one hand, the participating teacher exhibited, to a great extent, congruence between her stated beliefs and her observed classroom practices regarding L2 grammar and on the other hand, some of her stated beliefs of were not evident in her observed classroom practices regarding L2 grammar. Analysis revealed that some of the participating teacher?s perceptions about the students? expectations, and some external factors were overriding her beliefs and causing incongruence between her stated beliefs and observed classroom practices. These external factors were revealed as the element of time and the backwash effect of the exams. The participating students? L2 grammar learning seemed to be mediated by some common elements. Participating students highlighted that some affective and some instructional factors mediated their L2 grammar learning.The findings of this study underlined that identification of the interplay between a non-native English language teacher?s pedagogical beliefs, classroom practices and her students? L2 learning experiences enables gaining deeper insights into L2 grammar teaching and learning.

Language educationGrammarPedagogy+6
Hande Serdar
Boğaziçi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Master'sOpen AccessEN

Preservice mathematics teachers' promotion of self-regulation(PSRL) in time: A mixed-method study

These two-phased mixed method quasi-experimental study was conducted to investigate preservice mathematics teachers' promotion of self-regulated learning (PSRL) with respect to time through participation in a self-regulated learning (SRL) Enriched Seminar Course. Preservice teachers' self-efficacy beliefs for promotion of self-regulation (SE-PSRL) over time was also investigated. 44 senior preservice mathematics teachers at a university in Istanbul participated for the first phase of the study. They were divided into two sections for a practice teaching seminar course before the onset of the research, constituting the experimental (intervention) and control (no intervention) groups. The SRL Enriched Seminar Course was implemented with the intervention group for one academic term. The participants in the control group were enrolled in the seminar course without a particular focus on SRL. Participants were administered two different scales that measured their SE-PSRL and PSRL at four different time points, associated with their teaching experiences at their practice teaching schools. Qualitative data were also gathered through semi-structured interviews. Mixed design ANOVA was used to analyze the differences between SE-PSRL and PSRL scores of the groups with respect to time. The second phase of the study was conducted to investigate inservice mathematics teachers' (PSRL) as a follow up study. Thirty inservice teachers who participated the first phase of the study was selected for the follow-up study and participants were administered SRLIT scale that measured their PSRL at once. Preliminary results of the study indicated that while participants' SE-PSRL scores differed statistically, PSRL scores did not differ statistically according to time and group. Interview data point towards various reasons for such unanticipated findings. Key Words: Self-Regulated Learning, Promotion of Self-Regulated Learning, Teacher Training.

Candidate teachersMathematics educationMathematics teaching+3
Meryem Cihangir
Boğaziçi University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessFR

La Classe inversée dans les pratiques de l'enseignement du FLE

Taking account of learners' language and pedagogical needs as well as their autonomous learning are the priorities of the action oriented language teaching. However, modeling language courses by rigorously respecting the three classical pedagogical units (which consists in learning the same thing, in the same class and at the same time as the others) does not always allow language learners to progress at their own pace or to use their own strategies. It is therefore important to design learning contexts in such a way as to assure the personalization of the learning process and to reconcile the best parts of the face-to-face learning and the distance learning. The flipped classroom, which involves consulting the course content in advance and making more efficient activities such consolidation and production during the course time, is one of the hybrid models developed in this perspective. The present study was carried out in order to observe the effects of this model on the grammatical and lexical knowledge of the learners of French as a foreign language and to reveal their evaluations on the implementation of the model. In this study where we used both quantitative and qualitative methods, 20 learners enrolled in the preparatory classes in the academic year 2015-2016 received, during 8 weeks, contents to be treated at the home and at their own pace. By following the "single-group pre-test-post-test model", we administered a test to our sample before and after each intervention. As for the collection of qualitative data, we conducted semi-directed interviews with 10 learners following our experimentation phase. After comparing the pre-test and post-test results, we found a statistically significant improvement in the learners' knowledge included in the quantitative analysis. In the analysis of qualitative data, we consulted two specialists and identified the following themes: Learner's opinions on the flipped classroom, effects of the flipped classroom on learners' ways of learning, ways in which learners appropriate the flipped classroom, learners' opinions on videos, learners' opinions on continuation of the model, suggestions of learners for future practices of the model. Keywords: Blended learning, Flipped classroom, French as a foreign language, Autonomy, Learning strategies.

Neşenur Şenel
Anadolu University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi öğretmenlerin aldıkları STEM eğitimine ilişkin düşünceleri ve sınıf içi uygulamalarının incelenmesi

OKUL ÖNCESİ ÖĞRETMENLERİN ALDIKLARI STEM EĞİTİMİNE İLİŞKİN DÜŞÜNCELERİ VE SINIF İÇİ UYGULAMALAMALARININ İNCELENMESİ Bu araştırmanın amacı STEM eğitimi alan okul öncesi öğretmenlerin STEM eğitimine ilişkin düşüncelerini araştırmak ve uygulamaları hakkında ayrıntılı incelemeler yapmaktır. Nitel araştırma türünde tasarlanan bu araştırmanın çalışma grubunu Kütahya ilinde 2017-2018 öğretim yılı bahar dönemi Millî Eğitim Bakanlığı okul öncesi kurumlarında görev yapmakta olan ve Milli Eğitim Müdürlüğünün STEM eğitimi almış on okul öncesi öğretmeni oluşturmaktadır. Çalışmada yarı-yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Görüşme verileri içerik analiz yöntemine, gözlem verileri betimsel analiz yöntemine tabi tutulmuştur. Araştırma sonuçlarına bakıldığında, STEM eğitimi alan okul öncesi öğretmenlerinin STEM eğitimine yönelik pozitif bir tutuma sahip olmalarına rağmen mühendislik ve fen alanında uygulamada zorluklar yaşadıkları, okul öncesi eğitim kurumlarının STEM'e yönelik teknik ve fiziki kapasitelerinin uygun olmadığı, etkinlikleri uygulama süresinin yetersiz olduğu saptanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre okul öncesi öğretmenlere STEM becerileri kazandırabilmek için STEM'in tüm boyutlarında ayrı ayrı zengin deneyimler kazandırılabilir. Fen teknoloji matematik ve mühendisliği ayrı ayrı deneyimleyip ardından nasıl birleştirileceği hakkında çeşitli örneklerle uygulama ortamları hazırlanabilir. Eğitim alan okul öncesi öğretmenleri belirli aralıklarda uzman eğitimciler tarafından yeni eğitimlerle desteklenebilir. Anahtar kelimeler: Okul öncesi, Okul Öncesi Öğretmeni, STEM Eğitimi, STEM Yaklaşımı,

Okul öncesi dönemOkul öncesi eğitimSTEM eğitim yöntemi+3
Şule Karamete Gözcü
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi öğretmenlerinin öğrenme merkezlerine ilişkin görüşleri ve sınıf içi uygulamaları

Bu çalışma, okul öncesi öğretmenlerinin öğrenme merkezlerine ilişkin görüşleri ve sınıf içi uygulamalarını araştırmak amacıyla yapılmıştır. Bu çalışmada hem nicel, hem nitel araştırma yöntemleri birlikte kullanıldığı için araştırmanın yöntemi karma yöntem olarak belirlenmiştir. Karma yöntemin kullanıldığı bu çalışmada, veriler; anket ve görüşme yolu ile toplanmıştır. Araştırmanın evrenini Kütahya İlinde 2018-2019 eğitim öğretim yılı bahar döneminde MEB'e bağlı devlet okullarında görev yapan 395 okul öncesi öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise anket formunu dolduran Kütahya İl merkezi ve bazı ilçe merkezlerinde görev yapan 206 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama araçları olarak, "Okul Öncesi Öğrenme Merkezlerinin Kullanımına Yönelik Öğretmen Görüşleri Anketi" ve öğretmenlerin sınıflarındaki öğrenme merkezlerinin kullanımına ilişkin görüşlerinin belirlenmesinde 17 açık uçlu sorudan oluşan "yarı yapılandırılmış görüşme formu" kullanılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen veriler bilgisayar ortamında değerlendirilmiş, analizler SPSS programı ile yapılmıştır. Öğrenme merkezlerinin kullanımına yönelik öğretmen görüşleri anketinin geçerlik çalışmaları kapsamında açıklayıcı faktör analizi; güvenirlik çalışması kapsamında madde toplam korelasyonu ve Cronbach Alpha yöntemleri kullanılmış, anketin geçerli ve güvenilir olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Elde edilen bulgular tablo haline getirilerek yorumlanmıştır. Ayrıca okul öncesi öğretmenlerin konu ile ilgili yorumları "İçerik Analizi" ile çözümlenmiştir. Okul öncesi öğrenme merkezlerinin kullanımına yönelik öğretmen görüşleri puanlarının öğretmenlerin cinsiyetine, öğrenim düzeyine, öğretmenlerin eğitim verdiği çocukların yaş grubuna, öğretmenlerin mesleki kıdemine göre anlamlı farklılık göstermediği, sınıfta öğrenme merkezi kullanım durumuna, öğrenme merkezini kullanım süresine göre anlamlı farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Öğretmenlerin öğrenme merkezlerini düzenleme ve kullanmada kendilerini yeterli gördükleri, öğrenme merkezini düzenleyememe ve karşılaşılan problemlerin fiziki şartlar, materyal eksikliği ve sınıf mevcudunun fazla olmasından kaynaklandığı, çocukların öğrenme merkezi seçiminde cinsiyetin etkili olduğu belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: Okul öncesi, öğrenme merkezi, öğretmen görüşleri, sınıf içi uygulama

Okul öncesi eğitimOkul öncesi öğretmenlerSınıf içi çalışmalar+2
Gül Şahin
Kütahya Dumlupınar University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessEN

The effects of explicit teaching of formulaic language on academic writing

The present study investigated the effects of the explicit teaching of formulaic language on the overall quality of academic writing, specifically argumentative writing of university students. Participants are 44 freshman and 27 sophomore students at the ELT Department of Yeditepe University which were grouped as the experimental and the control. Before the intervention, a pre-test was conducted to determine the use of formulaic language and the overall quality of the essays. Then, the experimental group was explicitly instructed on 40 target formulaic language items, an organisational template constructed for argumentative writing and three thesis statement structures for two weeks. After the intervention a post-test, a final test and a delayed post-test were given to all students in order to see whether the explicit instruction had any effect on the use of formulaic language that was taught and the overall quality of writing. The descriptive statistics indicated that the experimental group increased the overall quality scores of their writing after the intervention and this increase was found to be statistically significant through Wilcoxon signed rank test. Although a decrease was observed in the delayed post-test of the experimental group students, the mean scores of them in the overall quality of the essays were higher than those of the control group in each test, which was also found to be statistically significant by the inferential statistics. On the other hand, the overall quality scores of the control group obtained from the essays did not change immediately but increased later in the final test; however, the Friedman test revealed that this increase was not statistically significant. Mann-Whitney U test results also indicated that there was a statistically significant difference between the experimental and the control groups regarding both the type and the tokens of target formulaic language items used. After the intervention, experimental group students used greater number and more variety of formulaic language items in each test than their counterparts in the control group. Moreover, a positive correlation was found between the frequency of the formulaic language items used and the overall quality scores of the essays. The explicit teaching of organisational template constructed for argumentative writing had some positive effects on the organisation of the essays as well since the percentage of the students following the recommended templates gradually increased for the experimental group while it decreased for the control group. On the other hand, the results indicated that the students of both groups did not use some of the elements of the recommended template in their essays and mostly missed elements were mainly related to stating the opposing views. Lastly, the thesis statement writing was also affected by explicit teaching, as the percentage of the students at the pre-test who wrote a thesis statement not in compliance with any recommended structures gradually decreased at each test after intervention. In light of these findings, it could be stated that the explicit instruction of the target formulaic language items raised the awareness of the students about the use of formulaic language and improved the overall quality of the argumentative writing, but it did not lead to any consistent improvement on students' later production in the long term. However with the help of pedagogical approaches mentioned in this study explicit teaching might be helpful for the students to learn formulaic language and improve their writing and it should be the focus of further research considering the possible limitations. Key words: Formulaic language, explicit teaching, academic writing,argumentative writing

Academic writingAcademic writing teachingStudy skills+7
Armağan Bakılı Akkoç
Yeditepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessEN

Perceptions of state and private university language preparatory program instructors related to integrating target culture in an EFL classroom

The purpose of this study is to investigate the perceptions and classroom applications of the Turkish EFL instructors working in language prep programs at state and private universities in Turkey in relation to integrating target culture in their classroom. A sample of forty state and forty private university language preparatory program instructors from one state and one private university language preparatory program in Turkey participated in this study. The quantitative data were obtained through a questionnaire, and the qualitative data were collected from semi-structured interviews and stimulated recalls administered to the two groups of participants. The findings of the study revealed significant implications with respect to integrating target culture in an EFL classroom. Key Words: Target culture, classroom applications, EFL

Language teachingPreparatory classesPreparatory classes+7
Ezgi Aydemir
Yeditepe University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler öğretmenlerinin çok kültürlü eğitim bağlamında sığınmacı öğrencilere yönelik sınıf içi uygulamaları: Öğretmen görüşlerine dayalı bir araştırma

Dünyada ve Türkiye'de yaşanan ekonomik, sosyal, bilimsel, siyasal vb. gelişmelerden dolayı çok kültürlülük yaygınlaşmaya başlamıştır. Çok kültürlülük farklılığın çok geniş bir çerçevede ele alındığı din, dil, etnik köken, mezhep, cinsiyet, yaş, cinsel yönelim ve hatta bu öğelerin dışındaki çok basit düzeydeki yaşam biçimleri olarak tanımlanmaktadır. Her toplumun sahip olduğu değerin bir başkası ile kıyaslanmadan bizzat kendi başına bir değer olarak kabul edilmesi çok kültürlülüğün en büyük felsefi dayanağıdır. 21. yüzyıl dünyasının önemli bir fenomeni olan çok kültürlülük hayatın her alanını etkilemektedir. Bu bağlamda eğitim-öğretim ortamları ve öğretmen-öğrenci-yönetici-veli boyutuyla eğitim faaliyetleri de çok kültürlü yaşamdan payını almaktadır. Dünya'da ve Türkiye'de çok kültürlü eğitimi popüler hale getiren en önemli olay mülteci-sığınmacı-göçmen dalgalarıdır. Türkiye bulunduğu coğrafi konum itibariyle mülteci-sığınmacı-göçmen akınına açık bir ülke olup günümüzde hem transit, hem kaynak hem hedef ülke konumundadır. Bu özellikle birlikte sağlıklı eğitim öğretim faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi açısından çok kültürlü eğitim ön plana çıkmaktadır. Ancak dikkat edilmesi gereken nokta çok kültürlü eğitimin avantajları olduğu kadar dezavantajlarının da varlığıdır. Bu yönüyle de çok kültürlü eğitim sıklıkla ulusal ve uluslararası literatürde tartışılmaktadır. Bu çalışmanın amacı sosyal bilgiler öğretmenlerinin çok kültürlü eğitim uygulamaları kapsamında sığınmacı öğrencilere yönelik sınıf içi uygulamalarını öğretmen görüşlerine dayalı olarak ortaya koyabilmektir. Çalışmada tercih edilen yöntem nitel türde olgubilimsel (fenomolojik) desendir. Bu kapsamda 2021-2022 eğitim-öğretim yılı içerisinde Malatya il merkezindeki devlet okullarında aktif olarak görev alan 10 sosyal bilgiler öğretmeni ile görüşme gerçekleştirilmiştir. Nitel araştırmaların doğasına uygun olarak çalışma grubu amaçsal örnekleme yöntemi ile belirlenmiştir. Birebir görüşmelerin yapıldığı çalışmada araştırmacı tarafından oluşturulmuş yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Çalışmanın vardığı en temel sonuç sığınmacı öğrencileri tanımak için izlenen sürecin çok sığ ve gelişi güzel ilerlemesidir. Bu sonucu önemli kılan nokta öğrenciyi tanıyamamanın çok kültürlü eğitimi engellemesidir. Literatürle paralel olarak sığınmacı öğrencilerle, Türk öğretmenlerin yaşadığı en önemli problem dil sorunudur. Ancak öğretmenlerin sığınmacı öğrenciyi tanımak için özel bir çaba göstermemesi, tanıma sürecini tanışma sohbetleriyle tasvir etmesi de dikkate değerdir. Esasında bu durum öğretmenlerin sürece hazırlıksız yakalanmasıyla da ilgilidir. Sağlıklı birçok kültürlü eğitim için farklı yöntem ve teknikler ile materyallerin kullanılması elzemdir. Ancak çalışmanın vardığı sonuç katılımcıların en çok tercih ettiği yöntem düz anlatım, materyal olarak da akıllı tahtadır. Dil probleminin mevcut olduğu düşünüldüğünde ağırlıklı olarak anlatım yönteminin kullanılması önemli bir sorun olarak tespit edilmiştir. Bununla birlikte materyal seçiminde kültürel özelliklere dikkat edildiği belirlenmiştir. Çalışmayla sığınmacı öğrencilere yönelik iki farklı öğretmen yaklaşımı tespit edilmiştir. Bunlardan birincisi dersini sığınmacı öğrencilere göre değil Türk öğrencilere göre işleyen, ikincisi ise etnik köken ayrımı yapmadan sınıfın bütününü dikkate alarak ders işleyen öğretmendir. Katılımcı görüşleriyle çok kültürlü eğitime yönelik uygulamaların yeterince gerçekleştirilmediği, çok kültürlü eğitimin kapsamının tam olarak bilinmediği, aynı zamanda çok kültürlü eğitime karşı olumlu ve olumsuz bakış açılarının varlığı tespit edilmiştir. Çok kültürlü eğitime yönelik olumsuz görüşler de sürecin sağlıklı bir şekilde devamını engelleyen bir problem olarak değerlendirilmiştir. Anahtar kelimeler: Çok Kültürlülük, Çok Kültürlü Eğitim, Sığınmacı Öğrenci

Branş öğretmenleriSosyal bilgiler dersiSosyal bilgiler eğitimi+6
Veda Yılmaz
Fırat University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessEN

An investigation into the effects of task-based and topic-based activities on the participation of advanced learners of English in speaking lessons

ABSTRACT Learners of a foreign or second language are considered successful if they can communicate effectively in that language. Since oral practice leading to automatisation is a pre-requisite of communicative competence, one of the challenges of teaching speaking is to provide sufficient opportunities and encouragement for learners to participate in speaking lessons. An effective way of increasing the speaking time available is to organise learners in small groups, but the question still remains as to what type of activities should be used to facilitate learner participation and ensure the production of high quality interaction. Activities fall into two categories - those which are task-based and require a specific outcome, and those which are topic-based, in which the emphasis is on conversing on a particular topic. The purpose of this study was to investigate the effect of these two categories on student participation in speaking lessons. It was carried out with two intact monolingual classes of young adults studying English in the prep year of two departments at Çanakkale Onsekiz Mart University. Data was collected by means of tape recording a series of lessons, each of which required the learners to carry out either a task-based or a topic-based activity. The data was then transcribed and analysed in an attempt to answer questions regarding the quantity and quality of oral interaction during both types of activity. The findings indicate that task-based activities were overall more beneficial than topic-based ones. A larger volume of target language speech and interaction was apparent during task-based activities and the quality of the language produced was found to be higher, especially with regard to fluency. It would therefore seem appropriate to include such activities in speaking lessons in order to increase learners' communicative competence.

Preparatory classesSpeechIn-class works+6
Meryem Altay
Çanakkale Onsekiz Mart University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesinde ilgi köşelerinin düzenlenmesinin ve kullanılmasının öğretmen görüşlerine göre değerlendirilmesi

Araştırma, okul öncesinde ilgi köşelerinin düzenlenmesi ve kullanılmasının öğretmen görüşlerine göre değerlendirilmesi amacıyla hazırlanmıştır. Araştırmanın evrenini 2009- 2010 öğretim yılı bahar döneminde Çanakkale İli'nde (il merkezi ve ilçeleri) devlet okullarında görev yapmakta olan kadrolu ve sözleşmeli okul öncesi öğretmenleri oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemi ise anket formlarını dolduran 136 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırma sonucunda elde edilen veriler bilgisayar ortamında değerlendirilmiş, analizler SPSS 15,0 ile yapılmıştır. Elde edilen bulgular tablo haline getirilerek yorumlanmıştır. Ayrıca okul öncesi öğretmenlerin konu ile ilgili yorumları ?Betimsel Analiz? ile çözümlenmiştir.Araştırma sonunda saptanan sonuçlara yönelik olarak ilgili kurumlara, öğretmenlere ve araştırmacılara önerilerde bulunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Okul Öncesi, ?lgi Köseleri, Öğretmen Görüsü, Değerlendirme

Okul öncesi dönemOkul öncesi çocuklarSınıf içi çalışmalar+3
Ayla Çakır
Çanakkale Onsekiz Mart University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi öğretmenlerinin değerler ve değerler eğitimi hakkındaki görüşleri ile sınıf içi uygulamalarının incelenmesi

Değerler eğitimi kişinin değerleri içselleştirip ona bağlı bir kişilik oluşturmasını sağlayan bir süreçtir. Bireylerin değerleri kazanmasında eğitim çok önemli bir rol oynamaktadır. Eğitim ortamlarında uygulanan tutum ve değer aktarımı değerler eğitiminin temelini oluşturmaktadır. Çocukların ev ortamında başlayan değer edinim süreci okulda alacağı eğitim ile desteklenmelidir. Bu durum okulun en önemli öğelerinden biri olan öğretmenlerin değerler hakkındaki görüşünü ve değer eğitiminde kullandıkları yöntemleri önemli hale getirmektedir. Okul öncesi öğretmenlerinin değerler ve değerler eğitimi hakkındaki görüşlerinin incelenmesini amaçlayan bu araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden biri olan görüşme tekniği kullanılmış araştırmanın modeli olarak olgu bilim modeli benimsenmiştir. Verilerin toplanması, yarı yapılandırılmış görüşmelerle gerçekleşmiştir. Araştırmada verileri toplamak amacıyla görüşme formları oluşturulmuştur. Araştırma Kütahya ilinde görev yapmakta olan 10 Okul Öncesi Eğitimi öğretmeni ile yapılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde içerik analizi uygulanmıştır. Yapılan araştırma sonucunda; Öğretmenler değerin, davranışları şekillendiren tutum ve görüşler olduğunu, kişisel olarak saygı, sevgi, doğruluk ve manevi değerlere öncelik verdiklerini belirtmişlerdir. Değerlerin sınıflandırılmasına ilişkin farklılıklar tespit edilmiştir. Araştırmaya katılan öğretmenler değerler eğitiminin asıl amacının kişiliğin her yönüyle gelişmesini sağlamak, bireyi ve toplumu kötü tavır ve davranışlardan korumak olduğunu ifade etmişlerdir. Öğretmenler değerler eğitiminin erken yaşlarda başlaması gerektiğini, Okul öncesi eğitim programında değerlerin açıkça belirtilmediğini, öğretmenler değerlerin kazanıldığını tespit etmek için gözlem, davranış listeleri, veli işbirliği gibi yöntemler kullandıklarını ifade etmişlerdir. Kazandırılan değerlerin çocukların en çok sosyal-duygusal alanlarına destek olduğu, öğretmenlerin değer öğretim yöntemleri hakkında yeterince bilgi sahibi olmadıkları, değerleri telkin yöntemi ile vermeye çalıştıkları tespit edilmiştir. Öğretmenler sınıf içi uygulamalarında görsel materyaller, drama ve hikâyelerden faydalandıklarını belirtmişler, okulun ve ailenin önemli faktörler olduğunu ifade etmişlerdir. Anahtar kelimeler: Değer, değer eğitimi, okul öncesi eğitim

DeğerlerDeğerler eğitimiOkul öncesi eğitim+3
Saadet Bartan
Kütahya Dumlupınar University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi öğretmenlerinin sınıf içi uygulamalarına yönelik teknolojik pedagojik alan bilgilerine ilişkin görüşlerinin incelenmesi

Gelişen ve değişen dünyada, her alanda olduğu gibi eğitim alanında da her gün yeni gelişmeler meydana gelmektedir. Bu gelişmelerin eğitimciler tarafından takip edilmesi ve eğitim sistemine uyarlanması verilen eğitimin kalitesi açısından önem arz etmektedir. Bu açıdan eğitimin temeli olan okul öncesinde, temelin sağlam atılabilmesi için günümüzde, okul öncesi öğretmenlerinin bilgi ve yeterliliklerinde donanımlı hale gelmeleri, teknolojik pedagojik alan bilgisine sahip olmaları beklenmektedir. Bu kapsamda çalışmada; okul öncesi öğretmenlerinin teknolojik pedagojik alan bilgilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda, nitel araştırma yöntemi kapsamında durum çalışması modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu amaçlı örnekleme yöntemi ile belirlenen Kütahya ili merkez anaokullarında görev yapmakta olan 12 okul öncesi öğretmeni oluşturmuştur. Veriler, araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu, gözlem formu ve kişisel bilgi formu ile toplanmış ve elde edilen veriler nitel veri analizi yöntemleriyle analiz edilmiştir. Verilerin analizi sonucunda, okul öncesi öğretmenlerinin sahip oldukları pedagojik bilgileri ve alan bilgileri teknolojik pedagojik alan bilgilerinin yeterli düzeyde olduğu belirlenmiştir. Araştırmanın sonuçlarından yola çıkarak araştırmacılara yönelik önerilerde bulunulmuştur. Anahtar kelimeler: Okul öncesi öğretmenleri, teknolojik pedagojik alan bilgisi, TPAB

Okul öncesi eğitimPedagojik alan bilgisiSınıf içi davranışlar+5
Merve Dal
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretimin denetimi aracılığıyla sınıf içi kapsayıcı eğitim uygulamalarının etkililiğini arttırma

Bu araştırmanın amacı, sınıf içi kapsayıcı eğitim uygulamalarının öğretim denetimi aracılığıyla etkililiğini arttırmaktır. Araştırma ihtiyaç analizi, sınıf gözlemleri ve gözlemlerden sonra yapılan görüşme olmak üzere üç aşamalı olarak uygulanmıştır. Araştırmada nitel araştırma desenlerinden eylem araştırması deseni kullanılmıştır. Bu doğrultuda ilk aşamada Gaziantep ilinde kapsayıcı eğitim uygulayan öğretmenlerin, kapsayıcı eğitime dair algıları, uygulamalarında karşılaştıkları sorunları, bu sorunların nedenleri ve bu sorunlara ilişkin önerileri tespit edilmeye çalışılmıştır. İkinci aşamada ihtiyaç analizinden elde edilen veriler ve uzmanların görüşleri ile belirlenen gözlem formları ile sınıf gözlemleri gerçekleştirilmiştir. Sınıf gözlemi süreci gözlem öncesi görüşme, gözlemin yapılması ve gözlem sonrası görüşme olarak üç basamaktan oluşmaktadır. Son olarak ise sınıf gözlemlerinden sonra yarı yapılandırılmış bir görüşme daha gerçekleştirilmiştir. Araştırma 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Gaziantep ilinde eğitim veren 4 bağımsız anaokulundan 12 kadın okulöncesi öğretmeni ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın sınıf gözlemi süreci pandemi koşulları, zaman ve gönüllülük esasları dikkate alınarak bir öğretmen ile gerçekleştirilebilmiştir. Araştırmanın ihtiyaç analizi ve gözlemler sonrası yapılan son görüşme kısımlarında toplam 14 sorudan oluşan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Sınıf gözlemleri ise toplamda 14 formdan oluşan 12 odak noktasına göre gerçekleştirilmiştir. Sınıf gözlemlerinde video kayıt tekniğinden faydalanılarak dersler kayıt altına alınmıştır. Araştırma bulguları da ihtiyaç analizi, sınıf gözlemi ve gözlem sonrası son görüşme olarak üç başlıkta verilmiştir. Araştırma sonucunda öğretmenlerin kapsayıcı eğitime ilişkin sadece bir kısmının doğru ve net tanımlamada bulunabildiği, sınıf içi uygulamalarda sınıf içi ve sınıf dışı etmenler göz önüne alındığında pekçok alanda sorun yaşadıkları belirlenmiştir. Sınıf gözlemlerinde öğretmene sunulan rehberlik ve destekle birlikte öğretmenin etkililiğini artırdığı gözlenmiş ve bu durum katılımcının gözlem sonrası görüşmeleriyle teyit edilmiştir. Bu bakımdan bulgulara dayalı olarak birtakım önerilerde bulunulmuştur.

DenetimEğitim denetimiKapsayıcı eğitim+3
Mehmet İlçin
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin sınıf içi uygulamalarının bilgi işlemsel düşünme becerisi bağlamında incelenmesi: Bir Q metot analizi

Bu araştırmada öğretmenlerin sınıf içi uygulamalarının bilgi işlemsel düşünme becerisi bağlamında incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma sürecinde nicel ve nitel süreçlerin bir arada kullanıldığı Q metodolojisi kullanılmıştır. Q metodu ile öğretmenlerin sınıf içi uygulamalarında; çalışmaya katılan öğretmenlerin farklı gruplar altında toplanıp toplanmadığı ve toplanılan faktörlerin ne anlama geldiği ve bilgi işlemsel düşünme becerisinin alt boyutlarına ilişkin düşünceleri incelenmiştir. Araştırmanın çalışma grubu 48 sınıf öğretmeninden oluşmaktadır. Çalışma grubundaki öğretmenlerin çalıştıkları okulların sosyoekonomik düzeyi, çalıştıkları yıl (kıdem) ve cinsiyet değişkenleri toplanmış ve analiz sürecinde bu değişkenler dikkate alınmıştır. Çalışmanın Covid-19'a denk gelmesi dolayısıyla veriler çevrimiçi olarak toplanmıştır. Araştırma kapsamında verilerin analizi sürecinde "PQMethod 2.35" yazılımı, verilerin çözümlenmesi sürecinde temel bileşenler analizi kullanılmıştır. Q dizgisi aracılığıyla toplanan veriler PQMethod programına aktarılmıştır. Tüm veriler aktarıldıktan sonra analiz işlemine başlanmıştır. Analiz sürecinde ilk olarak faktör yük değerleri hesaplanmış ve kritik anlamlılık sınır değeri (0,52) belirlenmiştir. Araştırmada 48 katılımcının faktör sonuçları verilmiştir. Yapılan temel bileşen ve döndürme analizleri sonucunda 48 katılımcının 7 faktör altında toplandığı tespit edilmiştir. Bu araştırmanın sonucunda öğretmenlerin bilgi işlemsel düşünme becerisine olumlu yaklaştıkları fakat sınıf içi uygulamalarında bilgi işlemsel düşünme becerisini oluşturan alt boyutları tam anlamıyla kullanmadığı belirlenmiştir. Yapılan araştırmalarda bilgi işlemsel düşünme becerisinin en önemli alt boyutu olarak görülen soyutlamanın, öğretmenler tarafından sınıf içi uygulamalarında bilinçli olarak kullanmadıkları gözlenmiştir. Araştırma sonucunda katılımcıların kıdem, çalıştıkları okulların sosyoekonomik düzeyleri ve cinsiyet değişkenleri açısından bir farklılığa rastlanmamıştır.

Bilgi işlemsel düşünmeQ metoduSınıf içi davranışlar+3
Sümeyra Meryem Kılıç
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Göçmen/mülteci öğrencisi olan ve olmayan sınıf öğretmenlerinin yaşadıkları sınıf içi problemler ve çözüm önerilerinin karşılaştırmalı olarak incelenmesi

Bu çalışmada göçmen/mülteci öğrencisi olan ve olmayan öğretmenlerin sınıflarında ne tür problemlerle karşılaştıkları ve buna yönelik çözüm önerilerinin karşılıklı olarak incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada nitel araştırma desenlerinden durum çalışması kullanılmıştır. Nitel araştırma yöntemi ile yürütülen bu araştırmanın çalışma grubunu Gaziantep İlinde bulunan 10 farklı okuldaki 20 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmanın çalışma grubu belirlenirken amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme kullanılmıştır. Ölçüt örnekleme yöntemi ile araştırmanın amacına uygun olarak her okuldan bir erkek bir kadın öğretmen olması, seçilen öğretmenlerin sınıf öğretmenliği mezunu olması, en az 5 yıllık mesleki deneyime sahip olmaları, görev yaptıkları okullarda belirlenen 20 kişilik öğretmen grubunun onunun sınıflarında göçmen/mülteci öğrenci olmaması diğer onunun ise sınıflarında göçmen/mülteci öğrenci bulunması ölçüt olarak belirlenmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak görüşme tekniği kullanılmıştır. Görüşmelerde araştırmacı tarafından geliştirilen ve uzman görüşleri alınan 10 sorudan oluşan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Nitel verilerin analizi içerik analizi yapılarak çözümlenmiştir. Sınıf öğretmenleri ile yapılan görüşmeler sonrasında kod, alt tema ve temalara ulaşılmıştır. Araştırma sonuçları sınıfında göçmen/mülteci öğrencisi olan sınıf öğretmenlerinin en sık karşılaştıkları problemin dil problemi ve buna bağlı olarak dersi anlamama, iletişim kurmakta zorlanma ve kendini ifade edememe problemleri olduğu ortaya çıkmıştır. Sınıfında göçmen/mülteci öğrencisi olmayan sınıf öğretmenlerinin ise karşılaştıkları problemler öğrencinin ödev yapmaması/eksik yapması, öğleden sonraki derslerde motivasyon kaybı ve soyut konuları somutlaştırmada zorlanma olarak belirlenmiştir. Araştırmada ortaya çıkan problemlerin altında yatan nedenler ve problemlere ilişkin çözüm önerileri de incelenmiştir.

Eğitim sorunlarıGöçmenlerMülteciler+7
Ayşe Karataştan
Gaziantep University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Öğrencilerin eleştirel düşünme becerilerini geliştirmeye yönelik sınıf içi uygulamaların 21. yüzyıl öğreten becerileri bağlamında incelenmesi

Bu araştırmanın amacı sınıf öğretmenlerinin 21. yüzyıl öğreten becerilerinin öğrencilerin eleştirel düşünme becerilerinin geliştirilmesindeki işlevinin öğrenme öğretme süreci bağlamında belirlenmesidir. Nitel araştırma yönteminin kullanıldığı araştırmanın çalışma grubunu Gaziantep ilinde devlet okulunda çalışan altı sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Çalışma grubunda yer alan sınıf öğretmenlerinin belirlenmesinde 21.Yüzyıl Öğreten Becerileri Ölçeği ve görüşme formu kullanılmıştır. Ölçek ve görüşme formundan elde edilen veriler sonucuna göre belirlenen öğreten becerisi yüksek üç ve düşük üç olmak üzere toplamda altı öğretmen araştırmaya katılmıştır. Araştırmanın veri kaynaklarını, çalışma grubunda yer alan her bir öğretmenin oluşturduğu ders planları ve ders kayıtları oluşturmaktadır. Araştırmada elde edilen veriler içerik analizine tabi tutulmuştur. Araştırma sonucunda 21. yüzyıl öğreten becerileri yüksek ve düşük sınıf öğretmenlerinin öğretim süreçlerinde benzer strateji, yöntem, teknik, etkinlikleri uyguladıkları, benzer tutum ve davranışları sergiledikleri fakat öğreten becerileri yüksek öğretmenlerin daha fazla kullandıkları görülmüştür. Ayrıca birçok yöntem, teknik, etkinlik ve tutum davranışlara sadece 21. yüzyıl öğreten becerileri yüksek öğretmenlerin derslerinde yer verdikleri sonucuna ulaşılmıştır.

21. yüzyılEleştirel düşünceSınıf içi çalışmalar+5
Havva Kan
Gaziantep University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf içi değerlendirme yaklaşımları envanterinin Türkçe'ye uyarlanması ve ölçme değişmezliğinin incelenmesi

Bu araştırmada Sınıf İçi Değerlendirme Yaklaşımları Envanteri (Approaches to Classroom Assessment Inventory, ACAI) Türkçe'ye uyarlanmış ve envanterin cinsiyete göre ölçme değişmezliği incelemiştir. Araştırmanın çalışma grubunu 154'ü erkek ve 251'i kadın olmak üzere toplam 405 öğretmen oluşturmaktadır. Uyarlama için öncelikle envanteri geliştiren araştırmacılardan izin alınmıştır. Envanterin çevirisi her iki dile hakim iki çevirmen ve iki ölçme değerlendirme uzmanı tarafından yapılmıştır. Dil eşdeğerliğinin sağlanması amacıyla uzman görüşleri alınmış, envanterin Türkçe ve İngilizce formları 15 İngilizce öğretmenine iki hafta ara ile uygulanmıştır. Dil eşdeğerliğinin sağlanmasının ardından ise envanterin deneme uygulaması ve son uygulaması yapılmıştır. Envanterin güvenirlik analizlerine ilişkin Cranbach α ve McDonald's ω katsayıları hesaplanmıştır. Son uygulamadan elde edilen verilerle sırasıyla varsayımların kontrolü, madde analizleri, ki-kare analizi ve doğrulayıcı faktör analizleri gerçekleştirilmiştir. Uyarlama sürecinden sonra ise envanterin cinsiyete göre ölçme değişmezliği ÇGDFA ile incelenmiştir. Analiz sonuçlarına göre envanterde yer alan ölçeklerin tüm ölçme değişmezliği aşamalarını sağladıkları görülmüştür. Sonuç olarak Sınıf İçi Değerlendirme Yaklaşımları Envanteri kullanılarak cinsiyet gruplarında geçerli ve güvenilir ölçümler ve karşılaştırmalar yapılabileceği ifade edilebilir.

Değerlendirme okuryazarlığıSınıf değerlendirme atmosferiSınıf içi çalışmalar+4
Lütfullah Dinçer
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Okullarda demokratik eğitim ortamının gerçekleşmesine yönelik öğretmen algıları

Bu araştırmada öğretmen algılarına göre sınıf içerisinde demokratik eğitim ortamının ölçütlerinin gerçekleşme düzeyi, bu düzeye etki eden faktörler ve bu ölçütlerin gerçekleştirilmesine engel olan problem kaynakları incelemiştir. Bu inceleme sürecinde tekil ve karşılaştırma türü ilişkisel tarama modelleri kullanılmıştır. Araştırma nicel ve nitel yöntemlerin beraber kullanıldığı, karma metot tasarımına uygun olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemini İstanbul ilinde ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan 1091 öğretmen oluşturmuştur. Araştırma verileri araştırma kapsamında geliştirilen Demokratik Eğitim Ortamı Ölçeği, anket ve açık uçlu bir sorunun yer aldığı soru formu ile toplanmıştır. Araştırma sonucunda öğretmenlerin demokratik eğitim ortamı ölçütlerini genel olarak ve karar alma ile eğitim programı-öğretim alt boyutları bakımından çoğu zaman; öğretmen-ilişkiler alt boyutu bakımından ise her zaman gerçekleştirdiklerini algıladıklarını ortaya çıkmıştır. Araştırmanın diğer sonuçlarına göre eğitim kademesi, lise türü ve branş değişkenleri demokratik eğitim ortamı ölçütlerinin genel olarak ve tüm alt boyutlar bakımından gerçekleştirilme düzeylerinde anlamlı biçimde farklılaşmaya neden olmaktadır. Bununla birlikte demokratik eğitim ortamı ölçütlerinin gerçekleştirilme düzeyinde okulun ortalama sınıf mevcudunun genel olarak ve eğitim programı-öğretim alt boyutu bakımından; mezun olunan kurum türünün genel olarak ve karar alma ile eğitim programı-öğretim alt boyutları bakımından; demokratik eğitimle, demokrasi eğitimiyle ve insan hakları eğitimiyle ilgili HÖE ya da HİE alma durumunun genel olarak ve karar alma ile eğitim programı-öğretim alt boyutları bakımından; kişilerarası ilişkilerle ilgili HÖE ya da HİE alma durumunun ise genel olarak ve eğitim programı-öğretim alt boyutu bakımından anlamlı bir farklılaşmaya neden olduğu ortaya çıkmıştır. Ayrıca araştırma sonucunda sınıf içinde demokratik eğitim ortamı ölçütlerinin gerçekleştirilmesine engel olan problem kaynakları önem sıralamasına göre "fiziki alt yapı ve eğitim teknolojilerinden kaynaklı problemler", "aile kaynaklı problemler", "eğitim politikaları kaynaklı problemler", "öğrenciyle ilgili problemler", "eğitim/öğretim programları kaynaklı problemler" ve "öğretmen kaynaklı problemler" olarak saptanmıştır. Bu problem kaynaklarının ise eğitim kademelerine göre farklılaşmadığı ancak her kademe için problem kaynaklarının öncelik sıralamasının değiştiği belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Demokratik eğitim, demokratik eğitim ortamı, demokratik eğitim ortamı ölçeği, eğitim programı, öğretim, karar alma, öğretmen, sınıf içi ilişkiler

Demokratik eğitimEğitim ortamıEğitim programları+5
Hamiyet Eylem Korkmaz
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Matematik derslerinde alternatif çözüm yollarına ve farklı soru türlerine ne ölçüde yer verilmektedir?: Sınıf içi uygulamalardan örnekler

Bu araştırmanın amacı, matematik dersi sınıf içi uygulamalarında öğretmenlerin farklı soru türlerine ve alternatif çözüm yollarına ne ölçüde yer verdiklerini ortaya koymaktır. Araştırmaya Gaziantep ilindeki farklı ilköğretim okullarında görev yapan 4 sınıf öğretmeni ve 4 matematik öğretmeni katılmıştır. Araştırmaya katılan öğretmenlerin matematik derslerindeki sınıf içi uygulamaları bir eğitim-öğretim yılı boyunca belirli aralıklarla videoya çekilmiş ve çalışmanın verileri bu video kayıtlarının çözümlenmesiyle elde edilmiştir. Elde edilen veriler öğretmenlerin tek cevaplı (kapalı uçlu) ve çok cevaplı (açık uçlu) olarak sınıflandırılan soru türlerini ne sıklıkta kullandıkları ve alternatif çözümlere ne ölçüde yer verdikleri yönünden incelenmiştir. Elde edilen sonuçlar, öğretmenlerin sınıf içi uygulamalarında çok cevaplı sorulara çok az sıklıkta yer verdiklerini ve alternatif çözümlere yeteri ölçüde fırsat tanımadıklarını göstermektedir. Sonuç olarak, öğretmenlerin 2005 yılında uygulamaya konulan matematik öğretim programının hedeflerini gerçekleştirme yönünde zorluklar yaşadıkları belirlenmiştir.Anahtar kelimeler: Alternatif Çözüm Yolları, Farklı Soru Türleri, Tek Cevaplı (Kapalı Uçlu) Sorular, Çok Cevaplı (Açık Uçlu) Sorular

MatematikMatematik dersiMatematik eğitimi+5
Neslihan Kasar
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2013
00

Related subjects