In-class works
84 theses under this subject heading
La Classe inversée dans les pratiques de l'enseignement du FLE
Taking account of learners' language and pedagogical needs as well as their autonomous learning are the priorities of the action oriented language teaching. However, modeling language courses by rigorously respecting the three classical pedagogical units (which consists in learning the same thing, in the same class and at the same time as the others) does not always allow language learners to progress at their own pace or to use their own strategies. It is therefore important to design learning contexts in such a way as to assure the personalization of the learning process and to reconcile the best parts of the face-to-face learning and the distance learning. The flipped classroom, which involves consulting the course content in advance and making more efficient activities such consolidation and production during the course time, is one of the hybrid models developed in this perspective. The present study was carried out in order to observe the effects of this model on the grammatical and lexical knowledge of the learners of French as a foreign language and to reveal their evaluations on the implementation of the model. In this study where we used both quantitative and qualitative methods, 20 learners enrolled in the preparatory classes in the academic year 2015-2016 received, during 8 weeks, contents to be treated at the home and at their own pace. By following the "single-group pre-test-post-test model", we administered a test to our sample before and after each intervention. As for the collection of qualitative data, we conducted semi-directed interviews with 10 learners following our experimentation phase. After comparing the pre-test and post-test results, we found a statistically significant improvement in the learners' knowledge included in the quantitative analysis. In the analysis of qualitative data, we consulted two specialists and identified the following themes: Learner's opinions on the flipped classroom, effects of the flipped classroom on learners' ways of learning, ways in which learners appropriate the flipped classroom, learners' opinions on videos, learners' opinions on continuation of the model, suggestions of learners for future practices of the model. Keywords: Blended learning, Flipped classroom, French as a foreign language, Autonomy, Learning strategies.
Okul öncesi öğretmenlerinin değerler ve değerler eğitimi hakkındaki görüşleri ile sınıf içi uygulamalarının incelenmesi
Değerler eğitimi kişinin değerleri içselleştirip ona bağlı bir kişilik oluşturmasını sağlayan bir süreçtir. Bireylerin değerleri kazanmasında eğitim çok önemli bir rol oynamaktadır. Eğitim ortamlarında uygulanan tutum ve değer aktarımı değerler eğitiminin temelini oluşturmaktadır. Çocukların ev ortamında başlayan değer edinim süreci okulda alacağı eğitim ile desteklenmelidir. Bu durum okulun en önemli öğelerinden biri olan öğretmenlerin değerler hakkındaki görüşünü ve değer eğitiminde kullandıkları yöntemleri önemli hale getirmektedir. Okul öncesi öğretmenlerinin değerler ve değerler eğitimi hakkındaki görüşlerinin incelenmesini amaçlayan bu araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden biri olan görüşme tekniği kullanılmış araştırmanın modeli olarak olgu bilim modeli benimsenmiştir. Verilerin toplanması, yarı yapılandırılmış görüşmelerle gerçekleşmiştir. Araştırmada verileri toplamak amacıyla görüşme formları oluşturulmuştur. Araştırma Kütahya ilinde görev yapmakta olan 10 Okul Öncesi Eğitimi öğretmeni ile yapılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde içerik analizi uygulanmıştır. Yapılan araştırma sonucunda; Öğretmenler değerin, davranışları şekillendiren tutum ve görüşler olduğunu, kişisel olarak saygı, sevgi, doğruluk ve manevi değerlere öncelik verdiklerini belirtmişlerdir. Değerlerin sınıflandırılmasına ilişkin farklılıklar tespit edilmiştir. Araştırmaya katılan öğretmenler değerler eğitiminin asıl amacının kişiliğin her yönüyle gelişmesini sağlamak, bireyi ve toplumu kötü tavır ve davranışlardan korumak olduğunu ifade etmişlerdir. Öğretmenler değerler eğitiminin erken yaşlarda başlaması gerektiğini, Okul öncesi eğitim programında değerlerin açıkça belirtilmediğini, öğretmenler değerlerin kazanıldığını tespit etmek için gözlem, davranış listeleri, veli işbirliği gibi yöntemler kullandıklarını ifade etmişlerdir. Kazandırılan değerlerin çocukların en çok sosyal-duygusal alanlarına destek olduğu, öğretmenlerin değer öğretim yöntemleri hakkında yeterince bilgi sahibi olmadıkları, değerleri telkin yöntemi ile vermeye çalıştıkları tespit edilmiştir. Öğretmenler sınıf içi uygulamalarında görsel materyaller, drama ve hikâyelerden faydalandıklarını belirtmişler, okulun ve ailenin önemli faktörler olduğunu ifade etmişlerdir. Anahtar kelimeler: Değer, değer eğitimi, okul öncesi eğitim
Okul öncesi öğretmenlerinin sınıf içi uygulamalarına yönelik teknolojik pedagojik alan bilgilerine ilişkin görüşlerinin incelenmesi
Gelişen ve değişen dünyada, her alanda olduğu gibi eğitim alanında da her gün yeni gelişmeler meydana gelmektedir. Bu gelişmelerin eğitimciler tarafından takip edilmesi ve eğitim sistemine uyarlanması verilen eğitimin kalitesi açısından önem arz etmektedir. Bu açıdan eğitimin temeli olan okul öncesinde, temelin sağlam atılabilmesi için günümüzde, okul öncesi öğretmenlerinin bilgi ve yeterliliklerinde donanımlı hale gelmeleri, teknolojik pedagojik alan bilgisine sahip olmaları beklenmektedir. Bu kapsamda çalışmada; okul öncesi öğretmenlerinin teknolojik pedagojik alan bilgilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda, nitel araştırma yöntemi kapsamında durum çalışması modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu amaçlı örnekleme yöntemi ile belirlenen Kütahya ili merkez anaokullarında görev yapmakta olan 12 okul öncesi öğretmeni oluşturmuştur. Veriler, araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu, gözlem formu ve kişisel bilgi formu ile toplanmış ve elde edilen veriler nitel veri analizi yöntemleriyle analiz edilmiştir. Verilerin analizi sonucunda, okul öncesi öğretmenlerinin sahip oldukları pedagojik bilgileri ve alan bilgileri teknolojik pedagojik alan bilgilerinin yeterli düzeyde olduğu belirlenmiştir. Araştırmanın sonuçlarından yola çıkarak araştırmacılara yönelik önerilerde bulunulmuştur. Anahtar kelimeler: Okul öncesi öğretmenleri, teknolojik pedagojik alan bilgisi, TPAB
Öğretimin denetimi aracılığıyla sınıf içi kapsayıcı eğitim uygulamalarının etkililiğini arttırma
Bu araştırmanın amacı, sınıf içi kapsayıcı eğitim uygulamalarının öğretim denetimi aracılığıyla etkililiğini arttırmaktır. Araştırma ihtiyaç analizi, sınıf gözlemleri ve gözlemlerden sonra yapılan görüşme olmak üzere üç aşamalı olarak uygulanmıştır. Araştırmada nitel araştırma desenlerinden eylem araştırması deseni kullanılmıştır. Bu doğrultuda ilk aşamada Gaziantep ilinde kapsayıcı eğitim uygulayan öğretmenlerin, kapsayıcı eğitime dair algıları, uygulamalarında karşılaştıkları sorunları, bu sorunların nedenleri ve bu sorunlara ilişkin önerileri tespit edilmeye çalışılmıştır. İkinci aşamada ihtiyaç analizinden elde edilen veriler ve uzmanların görüşleri ile belirlenen gözlem formları ile sınıf gözlemleri gerçekleştirilmiştir. Sınıf gözlemi süreci gözlem öncesi görüşme, gözlemin yapılması ve gözlem sonrası görüşme olarak üç basamaktan oluşmaktadır. Son olarak ise sınıf gözlemlerinden sonra yarı yapılandırılmış bir görüşme daha gerçekleştirilmiştir. Araştırma 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Gaziantep ilinde eğitim veren 4 bağımsız anaokulundan 12 kadın okulöncesi öğretmeni ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın sınıf gözlemi süreci pandemi koşulları, zaman ve gönüllülük esasları dikkate alınarak bir öğretmen ile gerçekleştirilebilmiştir. Araştırmanın ihtiyaç analizi ve gözlemler sonrası yapılan son görüşme kısımlarında toplam 14 sorudan oluşan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Sınıf gözlemleri ise toplamda 14 formdan oluşan 12 odak noktasına göre gerçekleştirilmiştir. Sınıf gözlemlerinde video kayıt tekniğinden faydalanılarak dersler kayıt altına alınmıştır. Araştırma bulguları da ihtiyaç analizi, sınıf gözlemi ve gözlem sonrası son görüşme olarak üç başlıkta verilmiştir. Araştırma sonucunda öğretmenlerin kapsayıcı eğitime ilişkin sadece bir kısmının doğru ve net tanımlamada bulunabildiği, sınıf içi uygulamalarda sınıf içi ve sınıf dışı etmenler göz önüne alındığında pekçok alanda sorun yaşadıkları belirlenmiştir. Sınıf gözlemlerinde öğretmene sunulan rehberlik ve destekle birlikte öğretmenin etkililiğini artırdığı gözlenmiş ve bu durum katılımcının gözlem sonrası görüşmeleriyle teyit edilmiştir. Bu bakımdan bulgulara dayalı olarak birtakım önerilerde bulunulmuştur.
Öğretmenlerin sınıf içi uygulamalarının bilgi işlemsel düşünme becerisi bağlamında incelenmesi: Bir Q metot analizi
Bu araştırmada öğretmenlerin sınıf içi uygulamalarının bilgi işlemsel düşünme becerisi bağlamında incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma sürecinde nicel ve nitel süreçlerin bir arada kullanıldığı Q metodolojisi kullanılmıştır. Q metodu ile öğretmenlerin sınıf içi uygulamalarında; çalışmaya katılan öğretmenlerin farklı gruplar altında toplanıp toplanmadığı ve toplanılan faktörlerin ne anlama geldiği ve bilgi işlemsel düşünme becerisinin alt boyutlarına ilişkin düşünceleri incelenmiştir. Araştırmanın çalışma grubu 48 sınıf öğretmeninden oluşmaktadır. Çalışma grubundaki öğretmenlerin çalıştıkları okulların sosyoekonomik düzeyi, çalıştıkları yıl (kıdem) ve cinsiyet değişkenleri toplanmış ve analiz sürecinde bu değişkenler dikkate alınmıştır. Çalışmanın Covid-19'a denk gelmesi dolayısıyla veriler çevrimiçi olarak toplanmıştır. Araştırma kapsamında verilerin analizi sürecinde "PQMethod 2.35" yazılımı, verilerin çözümlenmesi sürecinde temel bileşenler analizi kullanılmıştır. Q dizgisi aracılığıyla toplanan veriler PQMethod programına aktarılmıştır. Tüm veriler aktarıldıktan sonra analiz işlemine başlanmıştır. Analiz sürecinde ilk olarak faktör yük değerleri hesaplanmış ve kritik anlamlılık sınır değeri (0,52) belirlenmiştir. Araştırmada 48 katılımcının faktör sonuçları verilmiştir. Yapılan temel bileşen ve döndürme analizleri sonucunda 48 katılımcının 7 faktör altında toplandığı tespit edilmiştir. Bu araştırmanın sonucunda öğretmenlerin bilgi işlemsel düşünme becerisine olumlu yaklaştıkları fakat sınıf içi uygulamalarında bilgi işlemsel düşünme becerisini oluşturan alt boyutları tam anlamıyla kullanmadığı belirlenmiştir. Yapılan araştırmalarda bilgi işlemsel düşünme becerisinin en önemli alt boyutu olarak görülen soyutlamanın, öğretmenler tarafından sınıf içi uygulamalarında bilinçli olarak kullanmadıkları gözlenmiştir. Araştırma sonucunda katılımcıların kıdem, çalıştıkları okulların sosyoekonomik düzeyleri ve cinsiyet değişkenleri açısından bir farklılığa rastlanmamıştır.
Göçmen/mülteci öğrencisi olan ve olmayan sınıf öğretmenlerinin yaşadıkları sınıf içi problemler ve çözüm önerilerinin karşılaştırmalı olarak incelenmesi
Bu çalışmada göçmen/mülteci öğrencisi olan ve olmayan öğretmenlerin sınıflarında ne tür problemlerle karşılaştıkları ve buna yönelik çözüm önerilerinin karşılıklı olarak incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada nitel araştırma desenlerinden durum çalışması kullanılmıştır. Nitel araştırma yöntemi ile yürütülen bu araştırmanın çalışma grubunu Gaziantep İlinde bulunan 10 farklı okuldaki 20 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmanın çalışma grubu belirlenirken amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme kullanılmıştır. Ölçüt örnekleme yöntemi ile araştırmanın amacına uygun olarak her okuldan bir erkek bir kadın öğretmen olması, seçilen öğretmenlerin sınıf öğretmenliği mezunu olması, en az 5 yıllık mesleki deneyime sahip olmaları, görev yaptıkları okullarda belirlenen 20 kişilik öğretmen grubunun onunun sınıflarında göçmen/mülteci öğrenci olmaması diğer onunun ise sınıflarında göçmen/mülteci öğrenci bulunması ölçüt olarak belirlenmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak görüşme tekniği kullanılmıştır. Görüşmelerde araştırmacı tarafından geliştirilen ve uzman görüşleri alınan 10 sorudan oluşan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Nitel verilerin analizi içerik analizi yapılarak çözümlenmiştir. Sınıf öğretmenleri ile yapılan görüşmeler sonrasında kod, alt tema ve temalara ulaşılmıştır. Araştırma sonuçları sınıfında göçmen/mülteci öğrencisi olan sınıf öğretmenlerinin en sık karşılaştıkları problemin dil problemi ve buna bağlı olarak dersi anlamama, iletişim kurmakta zorlanma ve kendini ifade edememe problemleri olduğu ortaya çıkmıştır. Sınıfında göçmen/mülteci öğrencisi olmayan sınıf öğretmenlerinin ise karşılaştıkları problemler öğrencinin ödev yapmaması/eksik yapması, öğleden sonraki derslerde motivasyon kaybı ve soyut konuları somutlaştırmada zorlanma olarak belirlenmiştir. Araştırmada ortaya çıkan problemlerin altında yatan nedenler ve problemlere ilişkin çözüm önerileri de incelenmiştir.
Öğrencilerin eleştirel düşünme becerilerini geliştirmeye yönelik sınıf içi uygulamaların 21. yüzyıl öğreten becerileri bağlamında incelenmesi
Bu araştırmanın amacı sınıf öğretmenlerinin 21. yüzyıl öğreten becerilerinin öğrencilerin eleştirel düşünme becerilerinin geliştirilmesindeki işlevinin öğrenme öğretme süreci bağlamında belirlenmesidir. Nitel araştırma yönteminin kullanıldığı araştırmanın çalışma grubunu Gaziantep ilinde devlet okulunda çalışan altı sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Çalışma grubunda yer alan sınıf öğretmenlerinin belirlenmesinde 21.Yüzyıl Öğreten Becerileri Ölçeği ve görüşme formu kullanılmıştır. Ölçek ve görüşme formundan elde edilen veriler sonucuna göre belirlenen öğreten becerisi yüksek üç ve düşük üç olmak üzere toplamda altı öğretmen araştırmaya katılmıştır. Araştırmanın veri kaynaklarını, çalışma grubunda yer alan her bir öğretmenin oluşturduğu ders planları ve ders kayıtları oluşturmaktadır. Araştırmada elde edilen veriler içerik analizine tabi tutulmuştur. Araştırma sonucunda 21. yüzyıl öğreten becerileri yüksek ve düşük sınıf öğretmenlerinin öğretim süreçlerinde benzer strateji, yöntem, teknik, etkinlikleri uyguladıkları, benzer tutum ve davranışları sergiledikleri fakat öğreten becerileri yüksek öğretmenlerin daha fazla kullandıkları görülmüştür. Ayrıca birçok yöntem, teknik, etkinlik ve tutum davranışlara sadece 21. yüzyıl öğreten becerileri yüksek öğretmenlerin derslerinde yer verdikleri sonucuna ulaşılmıştır.
Sınıf içi değerlendirme yaklaşımları envanterinin Türkçe'ye uyarlanması ve ölçme değişmezliğinin incelenmesi
Bu araştırmada Sınıf İçi Değerlendirme Yaklaşımları Envanteri (Approaches to Classroom Assessment Inventory, ACAI) Türkçe'ye uyarlanmış ve envanterin cinsiyete göre ölçme değişmezliği incelemiştir. Araştırmanın çalışma grubunu 154'ü erkek ve 251'i kadın olmak üzere toplam 405 öğretmen oluşturmaktadır. Uyarlama için öncelikle envanteri geliştiren araştırmacılardan izin alınmıştır. Envanterin çevirisi her iki dile hakim iki çevirmen ve iki ölçme değerlendirme uzmanı tarafından yapılmıştır. Dil eşdeğerliğinin sağlanması amacıyla uzman görüşleri alınmış, envanterin Türkçe ve İngilizce formları 15 İngilizce öğretmenine iki hafta ara ile uygulanmıştır. Dil eşdeğerliğinin sağlanmasının ardından ise envanterin deneme uygulaması ve son uygulaması yapılmıştır. Envanterin güvenirlik analizlerine ilişkin Cranbach α ve McDonald's ω katsayıları hesaplanmıştır. Son uygulamadan elde edilen verilerle sırasıyla varsayımların kontrolü, madde analizleri, ki-kare analizi ve doğrulayıcı faktör analizleri gerçekleştirilmiştir. Uyarlama sürecinden sonra ise envanterin cinsiyete göre ölçme değişmezliği ÇGDFA ile incelenmiştir. Analiz sonuçlarına göre envanterde yer alan ölçeklerin tüm ölçme değişmezliği aşamalarını sağladıkları görülmüştür. Sonuç olarak Sınıf İçi Değerlendirme Yaklaşımları Envanteri kullanılarak cinsiyet gruplarında geçerli ve güvenilir ölçümler ve karşılaştırmalar yapılabileceği ifade edilebilir.
Okullarda demokratik eğitim ortamının gerçekleşmesine yönelik öğretmen algıları
Bu araştırmada öğretmen algılarına göre sınıf içerisinde demokratik eğitim ortamının ölçütlerinin gerçekleşme düzeyi, bu düzeye etki eden faktörler ve bu ölçütlerin gerçekleştirilmesine engel olan problem kaynakları incelemiştir. Bu inceleme sürecinde tekil ve karşılaştırma türü ilişkisel tarama modelleri kullanılmıştır. Araştırma nicel ve nitel yöntemlerin beraber kullanıldığı, karma metot tasarımına uygun olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemini İstanbul ilinde ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan 1091 öğretmen oluşturmuştur. Araştırma verileri araştırma kapsamında geliştirilen Demokratik Eğitim Ortamı Ölçeği, anket ve açık uçlu bir sorunun yer aldığı soru formu ile toplanmıştır. Araştırma sonucunda öğretmenlerin demokratik eğitim ortamı ölçütlerini genel olarak ve karar alma ile eğitim programı-öğretim alt boyutları bakımından çoğu zaman; öğretmen-ilişkiler alt boyutu bakımından ise her zaman gerçekleştirdiklerini algıladıklarını ortaya çıkmıştır. Araştırmanın diğer sonuçlarına göre eğitim kademesi, lise türü ve branş değişkenleri demokratik eğitim ortamı ölçütlerinin genel olarak ve tüm alt boyutlar bakımından gerçekleştirilme düzeylerinde anlamlı biçimde farklılaşmaya neden olmaktadır. Bununla birlikte demokratik eğitim ortamı ölçütlerinin gerçekleştirilme düzeyinde okulun ortalama sınıf mevcudunun genel olarak ve eğitim programı-öğretim alt boyutu bakımından; mezun olunan kurum türünün genel olarak ve karar alma ile eğitim programı-öğretim alt boyutları bakımından; demokratik eğitimle, demokrasi eğitimiyle ve insan hakları eğitimiyle ilgili HÖE ya da HİE alma durumunun genel olarak ve karar alma ile eğitim programı-öğretim alt boyutları bakımından; kişilerarası ilişkilerle ilgili HÖE ya da HİE alma durumunun ise genel olarak ve eğitim programı-öğretim alt boyutu bakımından anlamlı bir farklılaşmaya neden olduğu ortaya çıkmıştır. Ayrıca araştırma sonucunda sınıf içinde demokratik eğitim ortamı ölçütlerinin gerçekleştirilmesine engel olan problem kaynakları önem sıralamasına göre "fiziki alt yapı ve eğitim teknolojilerinden kaynaklı problemler", "aile kaynaklı problemler", "eğitim politikaları kaynaklı problemler", "öğrenciyle ilgili problemler", "eğitim/öğretim programları kaynaklı problemler" ve "öğretmen kaynaklı problemler" olarak saptanmıştır. Bu problem kaynaklarının ise eğitim kademelerine göre farklılaşmadığı ancak her kademe için problem kaynaklarının öncelik sıralamasının değiştiği belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Demokratik eğitim, demokratik eğitim ortamı, demokratik eğitim ortamı ölçeği, eğitim programı, öğretim, karar alma, öğretmen, sınıf içi ilişkiler
Yabancı dil sınıflarında kız ve erkek öğrencilerin aynı cinsiyet gruplarında kullandıkları etkileşim stratejileri
Bu araştırma, yabancı dil sınıflarında kız ve erkek öğrencilerin aynı cinsiyet ve ayrı cinsiyet gruplarında kullandıkları etkileşim stratejileri arasında ayrımlar olup olmadığını belirlemek amacı ile yürütülmüştür. Araştırmanın evreni İstanbul ili içinde yer alan özel bir üniversitenin hazırlık bölümü öğrencileridir. Araştırma verileri 14 erkek ve 12 kız öğrenciden oluşan 10 adet aynı ve ayrı cinsiyet grubundan elde edilmiştir. Veri toplama süreci dokuz ayda tamamlanmıştır. Bu araştırmada niteliksel araştırma yöntemi temel alınmış ve verilerin toplanması amacı ile oluşturulan aynı ve ayrı cinsiyet gruplarında ses kayıtları yapılmıştır. Ses kayıtlarını desteklemek için bu gruplar aynı zamanda video ile de görüntülenmiştir. Öğrencilerin duygu ve düşüncülerini öğrenmek amacıyla, aynı cinsiyet ve ayrı cinsiyet gruplarında yürütülen etkinliklerden sonra 17 öğrenciye değerlendirme amaçlı sormacalar verilmiştir. Elde edilen veriler, kız ve erkek öğrencilerin aynı ve ayrı cinsiyet gruplarında kullandıkları etkileşimsel stratejileri ortaya koyacak biçimde çözümlenmiş ve bu çözümlemeye bağlı olarak aradaki ayrımlar belirlenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre yabancı dil sınıflarında kız ve erkek öğrencilerin aynı cinsiyet ve ayrı cinsiyet gruplarında kullandıkları etkileşimsel stratejiler arasında ayrımlar bulunmaktadır ve bu ayrımlar, öğrencilerin yabancı dil öğrenme süreçlerinde etkili olmaktadır.Araştırmadan elde edilen bulgulara dayanarak öğrencilerin yabancı dil öğrenme sürecinde gereksinimlerine göre belirlenen daha eşit olanaklara sahip olabilmeleri için yabancı dil Öğretmenleri, sınıf içi etkinlikleri düzenlerken kız ve erkek öğrencilerin kullandıkları etkileşimsel stratejileri ve bunlar arasındaki ayrımları göz önünde bulundurmalıdır. m
Öğrencilerin sınıf içi etkinliklere katılım düzeyleri ile algıladıkları sınıf atmosferi arasındaki ilişki
Bu araştırmada ilköğretimde okuyan beşinci sınıf öğrencilerinin sınıf içi etkinliklere katılım düzeyleri ve algıladıkları sınıf atmosferinin; cinsiyet, genel başarı, öğrenim görülen sınıfların mevcudu ve okulun bulunduğu çevrenin sosyo-ekonomik düzeyi değişkenlerine göre anlamlı bir şekilde farklılaşıp farklılaşmadığı ve sınıf içi etkinliklere katılım düzeyleri ile algıladıkları sınıf atmosferinin arasında anlamlı bir ilişkinin olup olmadığının araştırılması amaçlanmıştır.Araştırmanın evrenini, Adana ili Seyhan ve Yüreğir merkez ilçelerindeki ilköğretim okullarında okuyan beşinci sınıf öğrencileri oluşturmuştur. Araştırma oranlı küme örnekleme yoluyla tesadüfi olarak seçilen toplam 500 öğrenci ile yürütülmüştür. Araştırmada Başal (2003) tarafından geliştirilen ?Çocukların Sınıf İçi Etkinlik Düzeylerini Belirleme Ölçeği? ile Şendur (1999) tarafından geliştirilen ?Sınıf Atmosferi Ölçeği? kullanılmıştır. Ayrıca araştırmacı tarafından öğrencilerin; cinsiyet, genel başarı, öğrenim gördükleri sınıfın mevcudu ve okulun bulunduğu çevrenin sosyo-ekonomik düzeyini içeren sorulardan oluşan bir ?Kişisel Bilgi Formu? hazırlanmış ve uygulanmıştır.Araştırma sonucunda öğrencilerin sınıf içi etkinliklere katılım düzeyleri ile algıladıkları sınıf atmosferi arasında anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Algılanan sınıf atmosferi, sınıf içi etkinlik düzeyi, etkinlik.
Motivating very young learners of English in a classroom setting
Children seem to be motivated to get new things into their lives. However, it may sometimes be meaningless for a child to be interested in learning a foreign language for its own sake. The fact that they catch new things with no consciousness is undisputable but there is a crucial point that in a learning atmosphere, they need to be strongly motivated to learn the language. Role of motivation for young learners in foreign language education has been studied extensively so far. It has been consistently stated so far that the effectiveness of learning and teaching process is measured according to the level of motivation of learners during that process.The aim of this current study is to discuss the importance of motivation in teaching English to very young learners, the reasons of demotivation and as to what teachers could do to increase motivation and keep students motivated in classrooms of 5-6 year-old learners. With the help of this research, it is aimed to contribute insights to the field of motivation which in fact is regarded as the basis of all kinds of education. Based on this premise, we aim to seek answers to the following questions:?What internal/external factors lead to motivation??What internal/external factors lead to demotivation??How does motivation affect learners? perception of and involvement in activities??How does demotivation affect learners? perception of and involvement in activities?The study has been conducted on 45 participants, whose age range is between 5-6 years. The data are based on the performance of the participants analyzed in terms of three main aspects; teacher attitude, classroom atmosphere and activities andmaterials used in class.
The effect of formative assessment on learners' test anxiety and assessment preferences in EFL context
Most would agree that the importance of assessment is recognized by teachers; however, all have different perspectives on why assessment is so important and what they can be used for. Therefore, an important part of English language teachers? expertise includes a more careful understanding of assessment. This dissertation sought the effects of formative assessment, a powerful way to improve student learning in reflective process, on students? test anxiety and their assessment preferences.For this study, a formative assessment system was implemented into two different groups, which included same age group freshman students of English Language Teaching Department. The implementation was conducted in Contextual Grammar Course, which is one of the eight other courses of the freshman students. The study adopted a constructivist approach, and both quantitative and qualitative approaches were used for data collection.The changes in students test anxiety and assessment preferences were elicited by two different scales and interviews both at the beginning and end of the implementation. The findings of the study showed that formative assessment had positive effects on reducing students? test anxiety, and it changed most of students? assessment preferences, which were mainly focusing on multiple choice tests.
A study on communicative language teaching and communicative competence: Turkish EFL instructors' perceptions and their in-class implementations
The worldwide demand for English resulted in a search for providing a high quality education and materials. The goals of learners have changed as the demand in the real world changed to being accurate and fluent in communication in almost every aspect of life. Therefore, the need for a proper methodology has gained importance and CLT gained popularity in English language teaching. However, even though teachers claim to prefer a communicative approach in their classrooms, their perceptions of the term communicative vary dramatically (Richards, 2006). In this context, the aim of this study was to examine whether there was a discrepancy between Turkish EFL instructors' perceptions concerning the principles of CLT with an emphasis on communicative competence. Most of the previous studies on this subject (Alexio, 2003; Bal, 2006; Coskun, 2011; Evedik-Aydın, 2003; Hunutlu, 2011) showed that although the teachers were aware of the principles, a discrepancy existed between their perceptions and in-class implementations resulting from different factors such as crowded classrooms, course books, educational problems, lack of equipment, etc. However, this study was conducted at a private university located in Kayseri, Turkey and it did not have the limitations that were mentioned in the previous studies. The classrooms consisted of 20 students and the classrooms were equipped with a smart board, a projector, a whiteboard, a computer and internet access. Therefore, this study aimed to investigate EFL instructors' perceptions within a different setting. The participants of the study were eight Turkish EFL instructors who were chosen by convenience sampling. This study is designed as mixed type. It has both qualitative and quantitative dimensions. Different data collection tools were implemented in order to gather the data required for the research. While eight of the participants were interviewed and given a questionnaire about their perceptions regarding the principles of CLT with a focus on communicative competence, only three of the participants were available to be observed in class to see to what extent their perceptions match with their practices. Findings from the interviews and questionnaires conducted with eight of the participants were consistent with the previous studies. In previous studies, the participants were aware of the principles of CLT, and generally their attitudes towards these principles were positive. However, the findings obtained from the second phase of the study were different than the previous studies conducted in Turkey. That is to say, in-class observations showed that three participants' implementations of CLT principles to improve communicative competence of the students were consistent with their perceptions to a certain extent. Key words: Communicative language teaching (CLT), Communicative competence (CC), Teachers' perceptions, English as a foreign language (EFL), English as a second language (ESL)
Critical incidents in language learning and teaching: A classroom research study
This case study aimed to shed light on the critical incidents which were experienced in an EFL classroom lesson flow. Apart from this, the probable outcomes of these critical incidents as perceived by both the students and teachers were also researched. In addition to the outcomes of the critical incidents, the ways both parties approached these incidents was another question which was examined. The participants of the study were 27 English preparatory students and the advisor teacher of this specific class. In order to gain a rich insight into the research questions and for triangulation purposes, a number of data collection tools have been used. The tools utilized were the Critical Incident Questionnaire (CIQ) and student interviews which illustrate the students' perspectives regarding the critical incidents, together with a teaching journal and observation checklist for defining teacher's perception about the lesson course. The results reveal that since the language classrooms are considered to be complex and dynamic in nature, various predictable or unpredictable incidents can take place in an EFL classroom depending on numerous situations. The participants of the study who were the students and the teacher gave a deeper insight to the critical incidents by doing critical reflective. Keywords: Critical incidents, critical reflective, lesson flow, complex
Maddenin ısı ile etkileşimi konusunda argümantasyon uygulamaları ile desteklenmiş buluş yolu öğrenme stratejisine yönelik sınıf içi etkinliklerin 8.sınıf öğrencilerinin akademik başarıları üzerine etkisi
Bu araştırmada "Maddenin Isı ile Etkileşimi" konusunda argümantasyon uygulamaları ile desteklenmiş buluş yolu ile öğrenme stratejisinin 8. Sınıf öğrencilerinin akademik başarılarına etkisi incelenmiştir. Araştırma eşitlenmemiş kontrol gruplu ön test son test yarı deneysel modeline yönelik desenlenmiştir. Araştırmanın örneklemini uygun örnekleme yöntemi kullanılarak belirlenen 2019-2020 eğitim öğretim yılı bahar yarıyılında Adana ili Karaisalı ilçesinde bulunan 2 ortaokulda öğrenim gören 34 (20 deney, 14 kontrol) 8. sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada deney grubunda argümantasyon uygulamaları ile desteklenmiş buluş yoluyla öğrenme stratejisi ile ders işlenmiş, kontrol grubunda ise ders sadece buluş yoluyla öğrenme stratejisi ile işlenmiştir. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen akademik başarı testi kullanılmıştır. Her iki gruba da derslerden önce akademik başarı testi ön test olarak uygulanmıştır. Üç hafta (10 ders saati) sonunda ise aynı ölçekler son test olarak tekrar uygulanmıştır. Elde edilen verilerin analizinde betimsel istatistiklerden, bağımlı gruplar t-testinden, ANCOVA'dan yararlanılmıştır. Çalışma sonunda argümantasyon uygulamaları ile desteklenmiş buluş yolu ile öğrenme stratejisinin fen bilimleri dersinde öğrencilerin akademik başarıları üzerine olumlu yönde etkisinin olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Fen Eğitimi, Buluş Yoluyla Öğrenme, Argümantasyon, Akademik Başarı
Eğitim eşitsizliklerinin sınıf içi pratiklere ve öğrencilerin gelişim alanlarına yansımaları
Toplumsal eşitsizlikler, toplumsal bir alan olan eğitim alanını da etkilemektedir. Eğitim alanının iki önemli aktörü olan öğrenci ve öğretmenler, söz konusu eşitsizliklerden yoğun bir şekilde etkilenmektedir. Bu amaçla araştırmada eğitim eşitsizliklerinin sınıf içi pratiklere ve öğrenci gelişim alanlarına yansımaları incelenmiştir. Araştırma kapsamında 2021-2022 eğitim öğretim yılında Düzce ilinde çeşitli okul türü ve kademesinde görev yapan 25 öğretmen ile yarı yapılandırılmış görüşme formu ile görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Araştırmada toplanan veriler, içerik analizine ve yorumlayıcı fenomenolojiye tabi tutularak çözümlenmiştir. Araştırmada sınıf ortamında dezavantajlı konumda yer alan parçalanmış aile mensubu, engelli, gelişim geriliği olan, okul dışında çalışmak zorunda kalan, yoksul ve yoksun bırakılmış çocukların sınıf içi pratiklere katılımlarına ve gelişim alanlarındaki durumlarına odaklanılmıştır. Araştırma sonucunda dezavantajlı öğrencilerin ailelerinden miras edindikleri kümülatif sermaye hacminin yetersizliği nedeniyle sınıfa ve okula uyum sağlayamadıkları, düzen bozucu ve kural tanımaz davranışlar gösterdikleri, öğrenme-öğretme faaliyetlerine aktif katılamadıkları, akademik ve kişilik gelişim alanları başta olmak üzere tüm gelişim alanlarında akranlarına göre gelişim süreçlerinin negatif ve ağır seyrettiği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca öğretmenlerin sınıf içerisinde eşitsizlikler ile mücadelede zorlandıkları da tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Kültürel sermaye, kümülatif sermaye, toplumsal eşitsizlik, eğitim eşitsizliği, dezavantajlı öğrenciler
Çizgi film destekli sınıf içi tartışmaların sınıf öğretmeni adaylarının hazırladıkları (5E modeline göre) ders planlarına yansıması
Yaşadığımız çağda, bilgiyi hazır olarak edinmekten ziyade bilgiyi üretmenin ve dahası günlük yaşamda ya da öğrenme ortamlarında karşılaşılan problemleri çözebilmenin önemli olduğu görülmektedir. Bu noktada bilginin birey tarafından oluşturulmasını sağlayan, öğrencinin merkeze alındığı yaklaşım ve modellerin kullanılması ile birlikte öğrencilerin birden çok duyu organına ulaşarak öğrenmelerini kolaylaştıracak materyallerin kullanılması da oldukça önemlidir. Bu doğrultuda araştırmada, çizgi film destekli sınıf içi tartışmaların sınıf öğretmeni adaylarının hazırladıkları (5E modeline göre) ders planlarına yansımasını belirlemek amaçlanmıştır. Araştırmada, nitel araştırma yöntemlerinden durum (örnek olay) çalışması deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2020-2021 Eğitim-Öğretim yılı bahar döneminde Kastamonu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Temel Eğitim Bölümü Sınıf Eğitimi Ana Bilim Dalında 3. ve 4. sınıfta öğrenim görmekte olan 11 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak ders planları ve yarı yapılandırılmış görüşme formları kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, öğretmen adaylarının çoğu hazırladıkları ders planlarında çizgi film destekli sınıf içi tartışmaların etkisiyle gelişme göstermişlerdir. Bununla birlikte zamanla ders planı hazırlamaya alıştıklarını ve çizgi film destekli sınıf içi tartışmaların etkisiyle zorlanmadıklarını ifade etmişlerdir. Öğretmen adayları çizgi film destekli sınıf içi tartışmaların etkisiyle öğrendikleri bilgiler olduğunu, tartışmada verdikleri örnekleri ders planlarında kullandıklarını, çizgi filmin ilgili aşamalarında yapılanlar gibi ders planı yapmaya çalışarak problemlerini çözdüklerini belirtmişlerdir. Ayrıca öğretmen adayları çizgi filmlerin derslerde kullanılabileceğini, öğrencilere değerlerin ve becerilerin kazandırılabileceğini söylemişlerdir. Buna ek olarak çizgi film kullanımının olumsuz etkilerinin de olabileceğini belirten öğretmen adayları, olumsuz etkilerin engellenmesine yönelik yapılabilecekleri ifade etmişlerdir.
The relationship between English teachers' self-efficacy beliefs and their classroom practices: A Southeastern case from Turkey
The aim of this study was to determine the relationship between the levels of English teachers' self-efficacy beliefs and their classroom practices. The research sample consisted of 152 English teachers working at different schools in Nizip, district of Gaziantep. In this study, the mix method research design was utilized. The questionnaire used to obtain quantitative data consisted of two parts. The Teacher Self-Efficacy Scale (TSES), developed by Tschannen-Moran and Hoy (2001) and adapted by Choi and Lee (2018), determined the levels of English teachers' self-efficacy beliefs. The Teaching Practices Scale developed by Choi and Lee (2018) determined the teaching practices employed in the classroom. SPSS version 20.0 was used to analyze the data obtained through the questionnaire. Means, standard deviations, percentages and frequencies were calculated through this program. Then, Pearson correlation was utilized to examine the relationship between self-efficacy and teaching practices. Independent sample t-test was used to determine whether there was statistically significant difference between gender in terms of these two concepts and one way ANOVA was used to unearth if there was statistically significant difference among experiences and teaching levels in terms of English teachers' self-efficacy and their classroom practices. In the qualitative study, 14 teachers who volunteered among the teachers participating in the questionnaire were interviewed and in order to analyze the data obtained through the interview, the content analysis was used. The results show that the levels of English teachers' self-efficacy beliefs are quite high. As for the teaching practices employed by English teachers in the classroom, it was determined that they use both teaching practices, although the frequency of employing communicative teaching practices is higher. Moreover, while there is a significant positive relationship between self-efficacy and communicative teaching practices, no significant relationship was determined with non-communicative teaching practices. That's to say, as the self-efficacy of English teachers increases, the tendency to employ communicative teaching practices in the classroom increases. Finally, when examined the differences, it was found out that there is no statistically difference among demographic characteristics in terms of English teachers' self-efficacy and their classroom practices.
Biyoloji öğretmenlerinin uyguladıkları alternatif ölçme ve değerlendirme tekniklerinin değerlendirilmesi ve öğretmen-öğrenci görüşleri
Bu araştırmanın amacı; biyoloji öğretmenlerinin uyguladıkları alternatif ölçme ve değerlendirme tekniklerini değerlendirmek, öğretmenlerin ve öğrencilerin görüşlerini belirlemektir. Araştırmanın çalışma grubunu; 2011- 2012 eğitim- öğretim yılında Ankara ilinde bulunan farklı türlerdeki 20 ortaöğretim kurumlarında görev yapmakta olan 57 biyoloji öğretmeni, biyoloji dersini alan 1018 öğrenci ve seçilen okullardaki biyoloji derslerinde kullanılan alternatif ölçme değerlendirme tekniklerini içeren uygulama örnekleri (yazılı sınavlar, ders içi etkinlik föyleri, performans görevi vb.) oluşturmaktadır. Ayrıca 57 biyoloji öğretmeninden ulaşılabilir örneklem tekniğiyle belirlenen 15 öğretmen de yarı yapılandırılmış görüşme formlarının uygulanması için seçilmiştir. Bu çalışma mixed modele göre yapılmış, nicel ve nitel yöntemler bir arada kullanılmıştır. Araştırmanın nicel bölümünde öğretmen soru formu ve öğrenci soru formu, nitel bölümünde ise yarı yapılandırılmış görüşme formu ve biyoloji öğretmenlerinin derslerinde kullandıkları alternatif ölçme değerlendirme tekniklerini içeren dokümanları değerlendirme ölçekleri kullanılmıştır. Nicel veriler, bilgisayar destekli bir istatistik programında çözümlenmiş ve analizler sırasında Kruskal Wallis H testi, Mann Whitney U testi ile Benferroni düzeltme tekniği kullanılmıştır. Ayrıca soru formları verilerinin analizinde frekans (f), yüzde (%), aritmetik ortalama ( ), standart sapma (Ss) kullanılmıştır. Nitel verilerden görüşme formlarının analizinde içerik analizi yöntemi kullanılmış, araştırma grubundan seçilen 15 öğretmene görüşmede sorulan sorulardan elde edilen yanıtlardan yoğun olarak belirtilen görüşlerin f ve % değerleri hesaplanmış, katılımcıların yanıtlarından bazı örneklere de yer verilmiştir. Nitel verilerin bir diğeri olan biyoloji öğretmenlerinin derslerinde kullandıkları alternatif ölçme değerlendirme tekniklerini içeren dokümanların analizinde kullanılan değerlendirme ölçeklerinin her birinin güvenilirliğinin hesaplanmasında Cohen?in Kappa katsayısı hesaplanmış ve bu ölçeklere göre dokümanlar değerlendirilmiştir. Araştırmanın sonunda öğretmenlerin alternatif ölçme değerlendirme teknikleri hakkındaki görüşlerinin mesleki kıdeme göre farklılık göstermediği ama görev yaptıkları okul türüne göre farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Öğretmenler ve öğrenciler derslerde daha çok geleneksel ölçme değerlendirme tekniklerinin kullanıldığını alternatif ölçme değerlendirme tekniklerinden ise daha çok performans görevi, projeler ve yapılandırılmış gridin kullanıldığını belirtmişken portfolyo, dereceli puanlama anahtarının en az kullanıldığını belirtmişlerdir. Öğretmenlerin ölçme araçlarını hazırlama- uygulama ve değerlendirme aşamalarının üçünde de kendilerini en yeterli gördükleri ölçme aracının performans görevi, projeler olduğu tespit edilmiştir. Öğretmenler alternatif ölçme değerlendirme tekniklerini uygularken karşılaştıkları en önemli sorunların zaman yetersizliği, üniversite giriş sınavındaki soru tarzıyla bu tekniklerin örtüşmemesi olduğunu belirtmişlerdir. Öğretmenlerin derslerinde uyguladıkları alternatif ölçme değerlendirme tekniklerini içeren dokümanlar incelendiğinde; yazılı sınavlarda daha çok yapılandırılmış gride yer verdikleri, sözlü sınavlar için performans görevi ve projelere yer verdikleri tespit edilmişken dokümanlardaki bu tekniklerin öğretim programında önerilen bazı özelliklere sahip olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Özellikle performans görevi ve projelerde bunların değerlendirilmesinde kullanılacak dereceli puanlama anahtarlarının bulunmaması, yapılandırılmış grid, kavram haritası, tanılayıcı dallanmış ağacın çoğunda da puanlamaya ilişkin bilgilere yer verilmemesi de dikkat çekici sonuçlardandır. Diğer sonuçlarda dikkate alındığında, öğretmenlerin alternatif ölçme araçlarını hazırlama- uygulama ve özellikle değerlendirme konularında hizmet içi eğitime ve onlara rehber olabilecek iyi hazırlanmış bir öğretmen kılavuz kitabına ihtiyaçları olduğu anlaşılmaktadır. Araştırmadan elde edilen sonuçlar doğrultusunda alınabilecek önlemlere ve araştırmacılara yönelik önerilerde bulunulmuştur.
Sosyal bilgiler öğretiminde yararlanılan sınıf içi tarihi roman kullanım tekniklerinin öğrencilerin tarih okuryazarlığı düzeylerine etkisi
Bu araştırmanın amacı, 7. sınıf öğrencilerinin tarih okuryazarlığı durumlarını belirlemek ve farklı sınıf içi tarihi roman kullanım tekniklerinin öğrencilerin tarih okuryazarlığı düzeylerine olan etkisini tespit etmektir. Bu çalışma ayrıca öğrencilerin tarih okuryazarlığı düzeylerine ilişkin öğretmenlerin görüşleri ve deneysel işleme katılan öğrencilerin sürece ilişkin görüşlerini tespit etmeyi amaçlamaktadır. Çalışmada hem nicel hem de nitel araştırma yöntemlerinin bir arada kullanılmasına imkân sağlayan karma araştırma modeli kullanılmıştır. Araştırmanın betimsel tarama modeline göre hareket edilen nicel bölümündeki çalışma grubunu, dokuz farklı ortaokulda öğrenim gören 7. sınıf düzeyindeki 717 ortaokul öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmanın öntest-sontest kontrol gruplu desen modeline göre hareket edilen nicel bölümünde ise 4x2?lik yarı deneysel desen kullanılmıştır. 7. sınıf sosyal bilgiler dersi, Türk Tarihinde Yolculuk ünitesinin tarihi romanlarla işlendiği deney-1 grubu öğrencilerine tarihi romanları bireysel okuma tekniği, deney-2 grubu öğrencilerine tarihi romanları bilgisayar destekli okuma tekniği ve deney-3 grubu öğrencilerine tarihi romanı grupla okuma tekniği uygulanmıştır. Kontrol grubunda ise aynı ünite, öğretim programının gerektirdiği yaklaşım ile işlenmiştir. Çalışmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen ve bilgi, beceri ve tutum bileşenlerinden oluşan ?Tarih Okuryazarlığı? ölçme aracı kullanılmıştır. Elde edilen veriler, SPSS 17.0 programı yardımıyla analiz edilmiştir. Betimsel tama sonucunda elde edilen bulgulara göre öğrencilerin tarih okuryazarlığının gerektirdiği bilgi, beceri ve değerlere sahip olma noktasında seviyelerinin orta düzeyde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Çalışmanın deneysel bulgularına göre ise tarih okuryazarlığının alt boyutlarından tarihsel dili anlama ve geçmiş ile günümüzü ilişkilendirme becerileri üzerinde tarihi romanı bireysel okuma tekniğinin; kronolojik düşünme, tarihsel empati ve bilgi iletişim teknolojilerini kullanma becerileri üzerinde tarihi romanı bilgisayar destekli okuma tekniğinin; tarihsel olaylar bilgisi, neden-sonuç ilişkilerini kurma, anlatımsal ifade ve çelişkili ifadeleri ayırt etme becerileri üzerinde de tarihi romanı grupla okuma tekniğinin etkili olduğu tespit edilmiştir. Araştırmanın nitel kısmı ile ilgili olarak öncelikle deney sürecine ilişkin öğrenci görüşlerini belirlemek amacıyla yapılandırılmış ?Öğrenci Süreç Değerlendirme Formu? ve betimsel tarama sonucuna göre öğrencilerin tarih okuryazarlığı düzeylerinin düşük olduğu boyutlara ilişkin öğretmen görüş ve önerilerinin alındığı yarı yapılandırılmış ?Öğretmen Görüşme Formu? kullanılmıştır. Elde edilen veriler analiz edildiğinde öğrencilerin tarihi romanlarla ders işleme sürecine ilişkin olumlu görüş ve düşünceler (tarihe ve derse olan ilgilerinin artması, okumalarının gelişmesi, tarihsel olayları daha detaylı öğrenmeleri gibi) geliştirdikleri belirlenmiştir. Öğrencilerin tarih okuryazarlığı düzeylerinin düşük olmasının nedenlerine ilişkin öğretmen görüşleri analiz edildiğinde ise velilerin ve öğretmenlerin öğrencileri yönlendirememelerinden kaynaklanan farkındalık eksikliği, okullarda fiziki koşulların yetersiz olması, programda beceri boyutunun ihmal edilerek bilgi boyutu üzerinde daha fazla durulması ve yapılandırmacı öğrenme anlayışının sosyal bilgiler ders kitaplarına tam olarak yansıtılamaması gibi nedenlerin ileri sürüldüğü görülmüştür. Araştırma sonuçlarına dayalı olarak öğrencilerin tarih okuryazarlığı düzeylerinin geliştirilmesine ve tarihi romanların sınıf içi kullanımına yönelik öneriler sunulmuştur.
Türkçe öğretmenlerinin Türkçe dersi etkinliklerine yönelik algıları
Bu araştırmanın amacı Türkçe öğretmenlerinin Türkçe dersi etkinliklerine yönelik algılarını belirlemektedir. Araştırmanın evrenini, Gaziantep ilinde görev yapan Türkçe Öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise Şahinbey ve Şehitkamil ilçelerinde görev yapan 186 Türkçe öğretmenidir. Türkçe öğretmenlerinin Türkçe dersi etkinliklerine yönelik algıları araştırmacı tarafından geliştirilen algı ölçeği aracılığıyla tespit edilmiştir. Ölçek geliştirme sürecinde ilgili alan yazının taranması ve odak grup görüşmesi sonuçlarına göre bir madde havuzu oluşturulmuştur. Daha sonra, açımlayıcı faktör analizi yapılmış ve ölçekte yedi alt boyut belirlenmiştir. Bir sonraki adımda, ölçeğin yapı geçerliliğini kanıtlamak için doğrulayıcı faktör analizi yapılmıştır. Analiz sonucunda ölçeğin iyi uyuma sahip olduğu ve modelin doğrulandığı belirlenmiştir. Yapılan analizler sonucunda geçerli ve güvenilir bir ölçek elde edilmiştir. Elde edilen bu ölçekle 186 Türkçe öğretmeninden veri toplanmıştır, ANOVA ve t testi yapılarak bulgulara ulaşılmıştır. Türkçe öğretmenlerinin Türkçe dersi etkinliklerine yönelik algıları toplam algı puanına bakılarak belirlenmiş ve bu algılarıyla cinsiyet, yaş, mesleki kıdem, mezun olunan fakülte, eğitim düzeyi ve öğrenci sayıları arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığına bakılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre Türkçe öğretmenlerinin Türkçe dersi etkinliklere yönelik algıları yüksek düzeyde çıkmıştır. Öğretmenlerin Türkçe dersi etkinliklerine yönelik algılarıyla yaşları ve mezun oldukları fakülteler arasında da anlamlı bir fark bulunmuş ama cinsiyetleri, öğrenim durumları, kıdemleri ve öğrenci sayıları arasında anlamlı bir fark bulunamamıştır. Çalışmanın sonunda Türkçe dersi etkinliklerine yönelik öğretmenlerin algılarını yükseltmek için formasyon ve hizmet içi eğitim verilmesi yönünde önerilerde bulunulmuştur. Ayrıca ilgili araştırmacılara yönelik de öneriler yer almıştır.
Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde Avrupa Ortak Başvuru Metnine dayalı etkinlik tasarımı
Bu araştırma Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde Avrupa Ortak Başvuru Metnine dayalı ve düzeylere uygun etkinlikler tasarlamak amacıyla yapılmıştır. Türkçe öğrenen yabancı öğrencilerin hedef kitlesini oluşturduğu çalışma, Avrupa Ortak Dil Çerçevesinde yer alan uluslararası dil düzeyleri ve yeterlik tanımları çerçevesinde şekillendirilmiştir. Diller İçin Avrupa Ortak Başvuru Metninde belirtilen amaçlar, alan uzmanı rehberliğinde kazanım formunda değerlendirilmiştir. Uluslararası dil düzeyleri (A1-A2, B1-B2, C1-C2)'nde ve "Okuma/Anlama, Dinleme/Anlama, Konuşma/Sözlü Anlatım, Yazma/Yazılı Anlatım" olmak üzere betimlenen temel dil becerilerine uygun etkinlikler tasarlanmıştır. Etkinliklerin tasarlanma sürecinde modern öğretim anlayışı olan zihinde yeniden yapılandırma, iletişim odaklı ve etkinlik temelli yaklaşımların temele alınmasının yanı sıra anlamlı bağlantılar kurma ve öz değerlendirme aşamalarını içeren sonuçlara ulaşırken sahip olunandan öte sonradan edinilen bilgilerin anlamlandırılması amaçlanmıştır. Tasarlanan etkinliklerin hedef kitlenin öğrenme ihtiyacı doğrultusunda beceri geliştirmeye yönelik olmasına dikkat edilmiştir. Çalışma sonucunda elde edilen verilerle Türkçe öğrenen yabancı öğrencilerin düzey sonu öğrenmelerinin ne oranda gerçekleştiğinin betimlenmesi öngörülmektedir. Her etkinlik için etkinlik değerlendirme formundaki maddeler doğrultusunda alan uzmanlarının görüşleri alınmıştır. Öğrenme ve öğretme alanında yeniliği yakalamak ve süreci daha da anlamlı kılmak adına geleneksel öğrenme ortamlarının, etkinliklerin ve materyallerin çağa uygun tasarlanıp düzenlenmesinin öğrenen ve öğreten açısından önem taşıdığı düşünülmektedir. Anahtar sözcükler: Yabancılara Türkçe Öğretimi, Avrupa Ortak Başvuru Metni, Temel Dil Becerileri ve Düzeyleri, Etkinlik
Teknolojik pedagojik alan bilgisi (TPAB) temelli harmanlanmış öğrenme ortamının fen bilgisi öğretmen adaylarının temel astronomi konularındaki TPAB ve sınıf içi uygulamalarına etkisi
Bu araştırmanın amacı, Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi (TPAB) temelli harmanlanmış öğrenme ortamına göre işlenen Özel Öğretim Yöntemleri-II ve Okul Deneyimi derslerinin, Fen Bilgisi (FB) öğretmen adaylarının temel astronomi konularına (Ay ve Güneş tutulması, gece ve gündüz oluşumu, Ay'ın evreleri, mevsimlerin oluşumu ve gök cisimleri) ilişkin TPAB ve sınıf içi uygulamaları üzerine etkisini araştırmaktır. Araştırmaya 2013–2014 öğretim yılı İlköğretim Bölümü Fen Bilgisi Öğretmenliği programı 4. sınıfta öğrenim gören öğretmen adaylarından rastgele seçilen 37 (31 Kız ve 6 Erkek) FB öğretmen adayı katılmıştır. TPAB'ın "Dönüştürücü modeli" esas alınarak tasarlanan harmanlanmış öğrenme ortamı, yüz yüze ve çevrimiçi öğrenme ortamlarının güçlü yönlerinin bir araya getirildiği ve sınıf içi-dışı öğretim uygulamaları ile desteklenen dinamik bir süreç şeklinde oluşturulmuştur. Bu doğrultuda, yüz yüze öğrenme ortamı tartışmaya dayalı olarak yürütülürken, çevrimiçi öğrenme ortamı ise, "Moodle Öğrenme Yönetim Sistemi", "Sanal Sınıf", "Elektronik Portfolyo" ve "Yansıtıcı Öğretimsel Blog Sayfası" olmak üzere dört çevrimiçi sistemden oluşturulmuştur. FB öğretmen adaylarının TPAB'larını belirlemek için bireysel yarı-yapılandırılmış mülakatlar ve ders planı hazırlama metodu; sınıf içi uygulamaları için sınıf içi gözlem notları, ders video kayıtları ve sınıf içi gözlem ölçekleri veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Tek grup ön test-son test deneysel desenli bu araştırmada, TPAB ve sınıf içi uygulamalar için veri toplama süreci 2013-2014 öğretim yılı güz döneminin başında ve sonunda olmak üzere iki kez gerçekleştirilmiştir. Bu araştırmada elde edilen bulgulara göre, araştırmaya katılan FB öğretmen adaylarının tüm temel astronomi konuları kapsamındaki TPAB ve sınıf içi uygulamalarına ilişkin ön ve son testler arasında son test sonuçları lehine istatistiksel olarak anlamlı bir değişimin olduğu tespit edilmiştir. Bu sonuçlara dayalı olarak, TPAB temelli harmanlanmış öğrenme ortamının FB öğretmen adaylarının temel astronomi konuları kapsamındaki TPAB ve sınıf içi uygulamalarının gelişiminde önemli bir etkiye sahip olduğu görülmektedir.