Sivil havacılık
Bu konu başlığı altında 158 tez
Yer hizmetleri firmalarında maliyet muhasebesi sistemi: Bir uygulama örneği
Havacılık sektörünün en önemli paydaşı olan havayolu firmalarının hava araçlarına, havalimanına varışından ve havalimanından ayrılışına kadar gerekli olan hizmetlerin verilmesini sağlayan yer hizmetleri firmaları havacılık sektörünün değişmez parçalarından biridir. Maliyetlerin kontrol altında tutulması tüm sektörlerde olduğu gibi yer hizmetleri sektöründe de büyük önem taşımaktadır. İşletmelerin maliyetlerini doğru bir şekilde hesaplamaları alınacak olan yönetim kararlarını da etkilemektedir. Bu çalışmanın amacı; yer hizmetleri firmalarında, havayolu firmalarına verilen hizmet sırasında ortaya çıkan maliyetler üzerine araştırmalar yaparak sektöre katkıda bulunmaktır.
Yer hizmeti işletmelerinde uygulanan iş sağlığı ve güvenliği yönetim sistemleri başarı faktörleri ve uygulamadaki sorunların belirlenmesine yönelik bir araştırma
İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemlerinin başarıyla uygulanması çalışanların emniyetini sağlamakta, sağlıklarını korumada ve bu sayede etkinlik ve verimliliklerini artırmada önemli bir role sahiptir. Bu rol işletmelerin amaçlarını gerçekleştirmesinde ve toplumsal maliyetlerin azaltılmasında önemli bir araç konumundadır. Bu nedenle İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemleri başarısının artırılmasında fayda vardır. Bu çalışmada, Türkiye'de hava taşımacılığı sektöründe faaliyet gösteren yer hizmeti işletmelerinin uygulamış oldukları İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemlerinin başarısını etkileyen faktörler ile uygulamada yaşanan sorunları tespit ederek belirlenen sorunlara yönelik çözüm önerilerinin geliştirilmesi amaçlanmıştır. Araştırmada, bağlamı dikkate alarak derinlemesine bilgi toplanılması amaçlandığından, nitel araştırma deseni tercih edilmiş ve tümevarımsal ve betimsel nitel veri analizi yöntemleri kullanılmıştır. Araştırma Türkiye'deki A grubu ruhsat sahibi yer hizmeti işletmeleri ile yer hizmetleri kapsamında faaliyet gösteren ikram kuruluşları üzerinde yapılmıştır. Araştırmada iki farklı grup üzerinde iki farklı veri toplama yöntemi ile çalışılmıştır. İş sağlığı ve güvenliği yönetim sistemlerinin üst düzey yöneticilerinden Nominal Grup Görüşmeleri yöntemi ile veri toplanmıştır. 24 İSG uzmanından oluşan ikinci grup katılımcılardan ise açık uçlu anket aracılığıyla veri toplanmıştır. Araştırma verileri, nitel veri analizi yöntemleri ile çözümlenmiş, araştırma soruları temel alınarak bulgular tanımlanmış ve yorumlanmıştır. Araştırma verilerinin analizi sonucunda yer hizmeti işletmelerinde uygulanan İSGYS'lerin başarı faktörleri pozitif emniyet kültürü, üst düzey yönetimin desteği, paydaşlar, İSGYS uygulamaları, mevzuat ve İSG profesyonelleri temaları altında değerlendirilmiştir. İSGYS'lerin uygulanma sorunları ve çözüm önerileri de başarı faktörlerine benzer olarak ortaya çıkmıştır. Araştırma sonucunda İSGYS'lerin başarısını etkileyen, uygulanma sorunlarını ortaya çıkaran ve çözüm önerilerinde öncelikli olan asıl temanın pozitif emniyet kültürü olduğu görülmektedir.
Türkiye'deki sivil havaalanlarında güvenlik hizmetlerinin yönetsel başarısını etkileyen sorunların belirlenmesine yönelik bir araştırma
Hava taşımacılığının başlangıç ve bitiş noktası olan havaalanlarında sunulan güvenlik hizmetleri, havacılık güvenliğine yönelik yasadışı olayların önlenmesi açısından kritik öneme sahiptir. Bununla birlikte havaalanı güvenlik hizmetleri, hava taşımacılığının sağlamış olduğu hız ve konfora ilişkin faydaların azalmasına da neden olabilmektedir. Bu kapsamda havaalanı güvenlik hizmetlerinin başarısının artırılması hem havacılık güvenliğinin hem de yolcu memnuniyetinin sağlanması açısından gereklilik olarak ortaya çıkmaktadır. Bu doğrultuda havaalanlarında sunulan güvenlik hizmetlerinin başarısı, havacılık güvenliği unsurlarının (insan, güvenlik sistem ve cihazları) etkin ve verimli bir biçimde yönetilmesine bağlıdır. Bu araştırmanın amacı, yukarıda sözü edilen gerekliliklerin sağlanabilmesi adına havaalanı güvenlik hizmetlerinin yönetsel başarısını etkileyen sorunların belirlenmesi ve bu sorunlara ilişkin çözüm önerilerinin geliştirilmesidir. Araştırmada nitel araştırma deseni benimsenmiştir. Veri toplama aracı olarak, yarı yapılandırılmış görüşme yöntemi kullanılmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşmeler, amaçlı örneklem yöntemiyle seçilen Emniyet, Özel Güvenlik ve Gümrük Muhafaza Teşkilatında farklı görev ve pozisyonlarda bulunan katılımcılarla gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen nitel veriler tümevarımsal yöntemle analiz edilmiş, araştırma sorusu kapsamında bulgular tanımlanmış ve yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda havaalanı güvenlik hizmetlerinin yönetsel başarısını etkileyen sorunlar; havaalanı güvenlik hizmetlerinde farklı kurum/kuruluşların görev alması, havacılık güvenliğinin branşlaşma alanı olmaması, mevzuattan kaynaklanan sorunlar, denetimlerden kaynaklanan sorunlar, paydaşlara özgü sorunlar, havacılık güvenliği eğitimleri ve güvenlik adanmışlığı temaları altında değerlendirilmiştir. Temalar ayrı ayrı açıklandıktan sonra, temalar arası ilişkilere değinilerek sorunlara genel bir bakış açısı kazandırılmış, potansiyel tehlike olarak nitelendirebileceğimiz bu sorunlara ilişkin çözüm önerileri getirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Sivil Havacılık Güvenliği, Havaalanı Güvenliği, Sivil Havacılık Yönetimi, Nitel Araştırma
Mini turbojet/turboprop motorun ileri ekserji analizi
Bu tezde Jet Cat USA firmasının Jet Cat P-60 ürün adına sahip devir aralığı 50 000 – 165 000 rpm, egzoz gaz çıkış sıcaklığı 580 – 690 0C, yakıt türü kerosen olan jet motoru sistem komponentlerinin tersinmezlik miktarlarının belirlenmesinde kullanılan ekserji analiz yöntemi ile birlikte ekserji analizi sonucunda tespit edilmiş tersinmezlikler miktarının komponentler arasındaki ilişkileri inceleyen ileri ekserji analizi gerçekleştirilmiştir. Ayrıca motorun sürdürülebilirlik indikatörleri tez kapsamında sunulmuştur. Proje numarası "1407F357" olan ve "Mini Turbojet/Turboprop Motorun İleri Ekserji Analizi" başlıklı bu tez çalışması Anadolu Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Komisyonu Başkanlığı tarafından desteklenmiştir.
Rekabet gerilimini etkileyen unsurlar üzerine Türkiye iç hat havayolu taşımacılığı pazarında bir uygulama
Rakip analizi, pazar içerisinde yer alan firmaların her birinin farklı kaynak donatımlarına sahip olduğu ve rekabet halinde olunan pazarların da farklı özellikler gösterdiği varsayımlarından hareketle oluşturulmuş bir analiz aracıdır. Buna göre, pazar içerisinde yer alan firmaların kaynakları ve firmaların rekabet halinde olduğu pazarlar da kendi içerisinde farklılıklar gösterecektir. İşte bu noktadan hareketle bu araştırma rekabet edilen pazarların benzerlik derecesini ölçen pazar ortaklığı ile kaynakların benzerlik derecesini ölçen kaynak benzerliğinin firmaların rekabet algılarında etkili olup olmadığını Türkiye iç hatlar havayolu taşımacılığı pazarında yer alan firmalar üzerinde test etmek amacıyla yapılmıştır. Bu amaçla söz konusu bağlam içerisinde rekabet dinamikleri alanının sunmuş olduğu varsayımların ülkemiz iç hatlar havayolu pazarında işlerlik durumunun ortaya konması hedeflenmektedir. Rakip analizi her bir firmanın gözünden ayrı ayrı yapılmaktadır. Böylelikle firmaların birbirlerine bakış açıları farklılık gösterecektir. Bu bağlamda, firmalar arasındaki rekabetin simetrik bir görünümde olmadığını savunan rekabet asimetrisinin iç hatlar havayolu pazarında yer alan firmalar arasında var olup olmadığının ortaya konması da çalışmanın amaçları arasındadır. Araştırmada nicel araştırma yöntemleri kullanılmıştır. Araştırma iç ve dış paydaşlara uygulanan birincil veriler (anket) ve otoriteler tarafından sağlanan ikincil verilerden yararlanılarak oluşturulmuştur. Sonuç olarak algılanan rekabet gerilimi ile pazar ortaklığı, kaynak benzerliği, piyasa yoğunlaşması ve rekabet asimetrisi arasında anlamlı ilişkiler bulunmuş ve rekabet geriliminin farklı boyutları altında gerilimi açıklayan farklı modeller elde edilmiştir.
Yeni kurumsal kuram perspektifiyle havacılıkta emniyet yönetim sistemi uygulamalarının değerlendirilmesi
Bu çalışmanın konusu son yıllarda havacılık örgütleri arasında hızla yayılan Emniyet Yönetim Sistemi (EYS) uygulamalarıdır. EYS havacılık faaliyetlerinin emniyetli bir şekilde sürdürülebilmesi amacıyla ortaya çıkmış ve kısa sürede hem ulusal hem de uluslararası alanda yayılım göstermiş yönetsel bir uygulamadır. Havacılık sektörü içinde faaliyet gösteren birçok örgütün EYS uyguladıkları ve bünyelerinde EYS bölümleri oluşturduğu görülmektedir. Bu çalışmanın amacı, sözü edilen yeni uygulama karşısında havacılık örgütlerinin ne türden tepkiler verdiklerini, örgütsel alanda eşbiçimliliğin oluşup oluşmadığını ve uygulamanın gerçekten benimsenip benimsenmediğini ortaya koymaktır. Çalışmada nitel araştırma deseni kullanılmıştır. Veri toplarken birincil ve ikincil kaynaklardan yararlanılmıştır. Çalışmanın birincil verileri araştırmacı tarafından oluşturulan 13 soruluk yarı yapılandırılmış görüşme formu ve gözlemlerden alınan notlar ile toplanmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşmeler amaçlı örneklem yöntemiyle seçilmiş olan, Türkiye'deki A grubu ruhsat sahibi yer hizmeti örgütleri ile yer hizmetleri kapsamında faaliyet gösteren ikram kuruluşları ve terminal örgütlerinden oluşan toplam 11 örgütün Emniyet Yönetim Sistemi'ni kurup yönetmekten sorumlu yöneticileri ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya ilgili tüm tarafları dahil edebilmek adına alanda düzenleyici ve denetleyici otorite rolünde olan Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü'nden 1 EYS denetçisi ile de yarı yapılandırılmış görüşme gerçekleştirilmiştir. Elde edilen nitel verilerin analiz edilmesinde tümevarımsal ve tümdengelimsel analiz yöntemleri kullanılmıştır. Araştırmanın ikincil verileri, katılımcı örgütlerden elde edilen belgeler ve araştırmacı günlüğünden elde edilmiştir. Araştırma sonucunda, araştırmaya dahil edilen örgütlerde EYS uygulamalarının yayılımın altında yatan nedenler olarak kuralcı kurumsal baskılar, sivil havacılık otoritesinin mevzuatına uyma zorunluluğu ortaya çıkmış ve alanda zorlayıcı eşbiçimlilik mekanizmasının ve meşruiyet kaygısının hakim olduğu tespit edilmiştir. Tespit edilen kurumsal baskı karşısında araştırma alanı içerisindeki havacılık örgütlerin çoğunluğunun kaçınma ve ayrı tutma stratejisi bir kısmının ise kabullenme ve uyma stratejisi izlediği ortaya çıkmıştır. Son olarak, araştırma alanı içerisindeki örgütlerin büyük çoğunluğunun EYS uygulamalarını törensel olarak benimsedikleri de ortaya çıkmıştır.
Havayolu işletmelerinin sosyal paylaşım sitelerindeki sayfalarında elektronik müşteri sadakati oluşturulabilmesine etki eden faktörler
Günümüzde teknoloji alanında yaşanan hızlı gelişmelerle beraber, işletmelerin pazarlama plan ve faaliyetleri bu doğrultuda yeniden şekillenmeye başlamıştır. Bu yeni şekillenme, sosyal medya sitelerini ortaya çıkarmış ve bu sayede işletmelerle müşteriler arasında interaktif bir iletişim ortamı oluşmuştur. Bu duruma havayolu işletmeleri de kayıtsız kalamamış ve işlemlerini, soysal medya ortamına taşımaya yönlendirmiştir. Sosyal medya siteleri sayesinde havayolu işletmeleri, farklı özelliklere sahip müşterilerle iletişime geçerek onların istek ve ihtiyaçlarını belirleyebilmekte, sorunlarına anında müdahale edebilmekte, hizmetleri ile ilgili en güncel bilgileri onlarla paylaşabilmektedir. Söz konusu faaliyetler de kullanıcıların tekrar bu sayfaları ziyaret etme niyetini, bir diğer ifade ile elektronik sadakati olumlu yönde etkileyebilmektedir. Bu bağlamda çalışma; havayolu işletmelerinin sosyal medya sitelerinde yer alan sayfalarında, elektronik sadakat yaratma çabaları üzerinde etkili olduğu düşünülen kişiselleştirme, etkileşim, sayfa tanınırlığı, online zevk alma, kullanılabilirlik, üye profili, e-memnuniyet, aidiyet duygusu, sosyal bulunuşluk, online işletme itibarı, değişim maliyeti, e-güven değişkenleri ile e-sadakat arasındaki ilişkiyi ortaya çıkarmaya odaklanmaktadır. Araştırma kapsamında 5'li Likert ölçeği ile hazırlanan anket gerçekleştirilmiştir. Anketler, Türkiye'de faaliyet gösteren havayolu işletmelerinin, sosyal paylaşım siteleri olan Facebook ve Twitter'daki sayfalarını takip eden 490 kişiye uygulanmıştır. Verilerin analizi amacıyla Mann-Whitney U, Kruskal Vallis ve Korelasyon Analizi yöntemleri kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; söz konusu değişkenler ile e-sadakat arasında pozitif ve anlamlı ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Havacılıkta örgütsel sessizlik: Havaaracı bakım personelinin raporlamada bulunmamalarının nedenleri üzerine bir araştırma
Yeni nesil emniyet yönetim yaklaşımları havacılık emniyet performansının sürekli artırılması esasına dayanmaktadır. Emniyet performansının sürekli artırılabilmesi ise örgütlerin yeni nesil emniyet yönetimindeki en temel araç olan Emniyet Yönetim Sistemini (EYS) kullanarak, öneylemci ve kestirimci bir yaklaşım sergilemesi ile mümkün olabilmektedir. EYS'nin başarılı bir şekilde uygulanması için zamanında, nitelikli ve zengin bir veri setine ihtiyaç duyulmaktadır. Emniyete ilişkin veri ve bilgilerin önemli bir kaynağı ise işgörenlerin yapmış olduğu gönüllü raporlamalardır. Ancak işgörenlerin, emniyetin sağlanması için çok kıymetli olan emniyetsiz olayları, sebeplerini ve risk azaltıcı önlemleri yeterince ve gönüllü olarak raporlamadıkları düşünülmektedir. Örgütlerin başarıya ulaşmalarının önündeki en büyük engel olarak görülen ve işgörenlerin örgütlerinde karşılaştıkları sorunlara ilişkin duygu, düşünce ve fikirlerini dile getirmekten kaçınmaları olarak ifade edilen örgütsel sessizlik, havacılık örgütlerinde karşımıza gönüllü raporlamadan kaçınma olarak çıkmaktadır. Bu bağlamda araştırmanın temel amacı, havacılık örgütlerinde işgörenlerin hangi faktörlerden dolayı gördükleri emniyetsiz olaylar/durumlar karşısında ya da emniyeti arttırıcı önerileri dile getirme konusunda sessiz kalarak gönüllü raporlamada bulunmadıklarının nedenlerini boyutlar halinde ortaya koymaktır. Bu kapsamda çalışma, havacılık emniyetinin sağlanmasında kilit rol üstlenen havaaracı bakım kuruluşlarındaki işgörenler ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma kapsamında araştırmanın problemine ve araştırma sorularına uygun olarak bir veri toplama aracı geliştirilmiştir. 483 işgörenden elde edilen verilerin önce geçerlilik ve güvenirlilik analizleri yapılmıştır. Sonrasında açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizleri yapılarak havacılıkta gönüllü raporlamamanın nedenlerine ilişkin yapı test edilmiştir. Sonuç olarak işgörenlerin, ilişkisel ve prososyal sessizlik, umursamazlık yaklaşımına dayalı sessizlik, boyun eğmeye ve kabullenmeye dayalı sessizlik ve korkuya ve korunmaya dayalı sessizlik faktörlerine bağlı olarak gönüllü raporlamada bulunmadıkları tespit edilmiştir.
Test uçuşlarında telemetri sistemlerinin uçuş emniyetine katkısı
Hava araçlarında geliştirilen veya sonradan ilave edilecek bir sistemin belirli standartlarda, etkin ve emniyetle kullanılabilmesi için test ve değerlendirme sürecine tabi tutulması gerekmektedir. Test ve değerlendirme safhaları başta uçuş emniyeti, sistemin etkinlikle görevini icra edilebilmesi ve isterleri sağlayabildiğini göstermesi açısından büyük önem arz etmektedir. Bu tez normal bir uçuşa kıyasla genel risk seviyesi daha yüksek olan test uçuşlarında telemetri sistemlerinin risk azaltıcı bir faktör olarak kullanılması ile uçuş emniyetine katkısının incelenmesi amacıyla hazırlanmıştır. Bu kapsamda bir test uçuşunun icrası esnasında karşılaşılabilecek söz konusu risklere ilişkin risk azaltıcı tedbirler incelenmiş ve bu noktada telemetri sistemlerinin, uçuş emniyetine olabilecek katkısı üzerinde durulmuştur. Bu çalışma genel olarak askeri hava araçları ve harici yük sistemleri üzerine yoğunlaşmış olsa da kullanılan teknik ve usuller, askeri ve sivil havacılıkta karşılaşılan birçok probleme de ışık tutmaktadır.
Havayollarında yolcu konforu ve hizmetlerinin şirket faaliyet ve finansal performansına etkisi
Sivil Havacılık Sektöründe havayollarını 2015/2016 döneminde yaklaşık 19.2 milyon anket uygulayarak değerlendiren World Airline Awards'ın 2015 yılının en iyi 100 havayolu içerisinde yer alan bayrak taşıyıcı havayolları, bu çalışmanın örneklemini meydana getirmiştir. Seçilen 20 havayolu iki ana parametre altında Analitik Hiyerarşi Prosesi yöntemi kullanılarak değerlendirilmiştir. Bunlardan ilki olan hizmet parametresi kendi içerisinde koltuk genişliği, koltuk aralığı, ücretsiz izin verilen bagaj sayısı, ücretsiz parça başına izin verilen bagaj ağırlığı ve kabin içi eğlence faktörleri altında değerlendirilirken, bir diğer parametre olan performans ise, kendi içerisinde arz edilen koltuk kilometre, ücretli yolcu kilometre, arz edilen koltuk kilometre başına gelir, arz edilen koltuk kilometre başına gider, arz edilen koltuk kilometrenin ücretli yolcu kilometreye bölünmesiyle elde edilen yük faktörü ve arz edilen koltuk kilometre başına gelirin arz edilen koltuk kilometre başına gidere bölünmesiyle elde edilen gelirin gideri karşılama oranı faktörleri altında değerlendirilmiştir. Bu değerlendirme sonucunda hizmet ve performans parametrelerinin arasındaki korelasyonun, havayollarının bilançolarındaki etkisi hesaplanmış olup, göreceli ve sübjektif değil, objektif olarak rakamsal değerler esas alınarak belirlenen hizmet ve performans parametrelerinin havayollarının kar/zarar dengesindeki önemi ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Analitik hiyerarşi prosesi, Hizmet-konfor parametreleri, Performans parametreleri, Skytrax, Ağırlıklı ortalama analizi
İş modeline göre sermaye yapısının belirleyicileri: Düşük maliyetli ve geleneksel havayolları üzerine bir panel veri analizi
Bu çalışmanın amacı, uyguladıkları iş modeline göre havayolu şirketlerinin sermaye yapısını belirleyen faktörlerin ortaya çıkarılmasıdır. Bu kapsamda havayolu şirketleri, uyguladıkları iş modeli dikkate alınarak geleneksel ve düşük maliyetli olmak üzere iki farklı grup halinde değerlendirilmiştir. Çalışmada geleneksel ve düşük maliyetli iş modeli uygulayan havayolu şirketlerinin sermaye yapısını belirleyen faktörlerin ortaya çıkarılması ve bu iş modeline sahip havayolu grupları arasında, sermaye yapısının belirleyicileri konusunda anlamlı farklılıkların olup olmadığının ortaya çıkarılması hedeflenmektedir. Buna ek olarak iş modeline göre havayollarının finansman davranışlarının Finansman Hiyerarşisi ve Dengeleme Teorisi ile uyumunun incelenmesi amaçlanmaktadır. Çalışmada 31 geleneksel ve 15 düşük maliyetli iş modeli uygulayan havayolu şirketine ait finansal veriler, panel veri analiz yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. 2004-2015 döneminin incelendiği çalışmada, literatürde en çok kullanılan sermaye yapısı değişkenleri kullanılmıştır. Çalışmanın ampirik bulguları, geleneksel ve düşük maliyetli iş modeli uygulayan havayollarının uzun vadeli finansman davranışlarının büyük ölçüde benzerlik gösterdiğini ve havayolu gruplarının Dengeleme Teorisine uygun olarak davrandığını ortaya koymaktadır. Buna karşın elde edilen sonuçlar, havayolu gruplarının kısa vadeli finansman davranışlarının belirgin bir şekilde farklılaştığını göstermektedir.
Hava araçlarında kullanılan kompozit yapılarında darbeli yük koşullarında yapısal sağlık izleme
Yeni nesil hava araçlarının tasarlanmasıyla birlikte kompozit malzemelerin havacılıkta kullanımı günden güne artmaktadır. Kompozit malzemelerin kullanımı arttıkça, bu malzemelerin üretim sırasında ve kullanım ömürleri boyunca test edilmesi ve bakım yapılması gerekmektedir. Yapısal sağlık izleme kavramı, yeni nesil uçaklarda kestirimci bakım uygulamaları için yapısal durumun devamlı olarak izlenebileceği bir kavramdır. Bu çalışmanın amacı, havacılıkta kullanılan kompozit malzemeler üzerinde deneysel ve analitik bir yapısal sağlık izleme çalışması yürütmektir. Uçak kompozit malzemeleri için kestirimci bakım uygulamalarından yapısal sağlık izleme kavramı araştırılmıştır. Bu yöntem için sensör teknolojilerinden gerinim ölçerler ile yapıdaki değişimler izlenmiştir. Yapısal test ortamı, bilgisayar yardımıyla sonlu elemanlar yöntemi ile de simüle edilerek incelenmiştir. Araştırma bulguları olarak havacılıkta kullanılan önceden reçine emdirilmiş karbon bezi ile yapılan test numunesine gerinim ölçer entegrasyonu ile üzerindeki deformasyonları tespit edebilen bir parça elde edilmiş, test numunesinin test senaryosuna göre darbe yükleri karşı yer değiştirme cevapları deneysel olarak incelenmiş ve analitik sonuçlarla karşılaştırılmıştır. Çalışmanın sonucunda, yapısal sağlık izleme kavramının gelişen teknoloji ile giderek daha fazla havacılık ve diğer sanayi uygulamalarında kullanılabileceği sonucuna varılmıştır. Bakım uygulamalarında hasarın oluşmadan önlenmesi ve en az maliyet ile gerçekleştirilecek üretim ve operasyon koşulları için hava araçlarında yapısal sağlık izlemenin kompozit yapılarında artan bir trend ile uygulanabileceği, operasyon ve elde edilecek veri yoğunluğu ile daha kesin ve doğru kestirimci bakım uygulamaların yapılabileceği sonucuna varılmıştır.
Sivil havacılık çalışanlarında iş güvenliği algısı ve teknofobik tutumlar arasındaki ilişki üzerine bir araştırma
Bu araştırma, sivil havacılık sektöründe çalışanların teknofobik tutumları ile iş güvenliği algısı ve iş güvenliği iletişimi arasındaki ilişkileri incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmada ilişkisel tarama modeli benimsenmiştir. Çalışmanın örneklemini sivil havacılık sektöründe farklı görev tanımlarıyla çalışan 166 kişi oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak demografik bilgiler, Teknofobik Tutumlar Ölçeği ve İş Güvenliği Kültürü Ölçeğinden oluşan üç bölümlü bir anket formu kullanılmıştır. Araştırma modelinde yer alan ilişkiler, varyans tabanlı yapısal eşitlik modellemesi yaklaşımı olan PLS-SEM kullanılarak analiz edilmiştir. Ölçüm modeli ve yapısal model birlikte değerlendirilmiş; hipotez testleri bootstrap sonuçlarına dayalı olarak yorumlanmıştır. Bulgular, teknofobik tutumlar ile iş güvenliği algısı arasında negatif yönlü ve istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunduğunu göstermiştir (β = -0.262; t = 3.136; p = 0.002). Teknofobik tutumlar ile iş güvenliği iletişimi arasında da negatif yönlü ve istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir (β = -0.216; t = 2.284; p = 0.022). Bu doğrultuda H1 ve H2 desteklenmiştir. Sonuçlar, örneklemin teknolojiyle yoğun çalışan ve görece homojen bir gruptan oluşmasıyla birlikte değerlendirilmiştir. Çalışma, sivil havacılık bağlamında teknofobik tutumları iş güvenliği algısı ve iş güvenliği iletişimiyle birlikte ele alarak ilgili literatüre katkı sunmaktadır.
Havaalanı yer hizmetleri kuruluşlarındaki harekat departmanının sorunlarına yönelik betimleyici bir araştırma
Havaalanları yer hizmetleri kuruluşları uçakların havaalanlarına inişi ve kalkışı arasındaki sürede uçağın tekrar hazırlanması ve uçuşa hazır hale getirilmesinde çok önemli bir işleve sahiptir. Bu işlev yerine getirilirken, uçağın ağırlıklarının ve dengesinin dahil olduğu birtakım hesaplamaların yapılması, aynı zamanda pek çok farklı departmanın ve paydaşın uçaklara hizmet verirken iş birliğinin sağlanması gerekmektedir. Harekat departmanı, işte bu hesaplamaları yapmaktan ve tüm paydaşların yaptığı işleri koordine etmekten sorumludur. Finansal ve emniyet açısından gerekli olan koordinasyon görevinden dolayı, departmanın başarısı sadece ait olduğu kuruluşun değil tüm yer hizmetleri operasyonunun başarısını etkilemektedir. Bu araştırmanın amacı, yer hizmetleri kuruluşlarındaki harekat departmanının sorunlarının belirlenmesi ve bu sorunlara çözüm önerisi getirmektir. Yapılan çalışmada nitel araştırma yöntemi kullanılmış olup, veri toplama aracı olarak ise yarı yapılandırılmış görüşme yöntemi kullanılmıştır. Bu kapsamda harekat departmanında çalışan veya geçmişte çalışmış olan kişilerle görüşülmüş ve nitel veriler elde edilmiştir. Elde edilen veriler tümevarım yönteme uygun olarak analiz edilmiş ve kod, kategori ve temalara ulaşılarak yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen sonuçlar; operasyon süreçlerinde yaşanan aksaklıklar, yönetim anlayışından kaynaklanan sorunlar, personellerden ve insan kaynakları uygulamalarından kaynaklanan sorunlar ve eğitimlerden kaynaklanan sorunlar temaları altında toplanmıştır. Temalar ve kategorilerin her biri açıklanarak, kategorilerin birbirleriyle olan ilişkileri de değerlendirilmek suretiyle sorunlara çözüm önerileri getirilmiştir. Anahtar kelimeler: Yer hizmetleri, Havaalanı Yer Operasyonu, Sivil Havacılık
Havacılıkta emniyet kültürünün oluşturulmasında bir araç olarak emniyet yönetim sistemi: Nitel bir araştırma
Emniyet kültürü, örgüt içindeki ve dışındaki bireylerin olumsuz veya tehlikeli koşullara maruz kalmasını en aza indirmekle ilgilenen örgüt içi inançlar, normlar, tutumlar, roller, sosyal ve teknik uygulamalar seti olarak ifade edilmektedir. Herhangi bir ihlalden, engelden ve baskıdan bağımsız olarak örgütü ulaşılabilecek en yüksek emniyet hedefine doğru yönlendiren bir araç olma özelliği de taşımaktadır. Çalışanların sürekli olarak daha emniyetli çalışma koşullarına sahip olması için motivasyonlarını sağlayacak etkili bir araç olan bu kültür ayrıca emniyet ile ilgili risklerin daha kolay fark edilerek emniyetsiz davranışlardan sakınılmasına yardımcı olan bir emniyet yaklaşımı olarak da ifade edilebilir. Yüksek emniyet kültürü düzeyine sahip örgütlerde; yönetim ve çalışanlar arasında karşılıklı güvene dayalı etkili bir iletişim ortamı mevcuttur. Operasyonel tehlikeler ve hatalar daha kolay fark edilir. Çalışanların uygun emniyet davranışında bulunabilmeleri için bir çerçeve oluşmuştur ve çalışanlar yüksek riskli tesislerde emniyetli davranışlar gösterirler. Havacılık örgütlerinin tamamında yüksek düzeyde emniyet kültürü seviyesine ulaşılabilmesi ile insan faktörü kaynaklı kazalar, olaylar, hatalar, tehlikeler ve riskler büyük oranda engellenerek yüksek emniyet seviyesine ulaşılmasına büyük katkı sağlanacaktır. Bu seviyeye erişebilme noktasında en önemli unsur ise etkili bir Emniyet Yönetim Sistemi (EYS) aracılığı ile emniyet kültürünün oluşturulmasıdır. Emniyet kültürünün oluşturulabilmesi için EYS'ye yoğun bir şekilde odaklanmak önemlidir. EYS, çalışanların emniyet ile ilgili davranışlarına yön verebilmeleri için bir çerçeve sağlamakta ve bu çerçeve yönetimin uygun liderliği ile desteklenmelidir. EYS bileşenleri ve süreçlerinin etkin ve dinamik olarak uygulanması ile emniyet kültürü oluşturulabilir. Bu çalışmada, havacılıkta emniyet kültürünün oluşturulmasında EYS'nin bir araç olarak kullanılabileceği temel görüşünün doğruluğu sınanmak amacı ile Türkiye'de faaliyet gösteren havacılık işletmelerinde niteliksel bir araştırma yapılmıştır. Çalışmanın sonucunda ise EYS ve süreçlerini etkin olarak uygulamayan işletmelerin emniyet kültürü seviyesinin düşük olduğu saptanmıştır. Etkin olarak uygulayan işletmelerde ise yüksek emniyet kültürü seviyesine ulaşıldığı tespit edilmiştir.
The impact of COVID-19 on the financial structure of the ground handling industry: The case of Çelebi Aviation Holding
The aviation industry consists of many interrelated components and there are many factors that affect the functioning of these components. External shocks are one of these factors, and the covid epidemic that the world is exposed to today has left deep scars on the aviation industry. The shrinkage of air transport due to the effect of the epidemic brought along financial problems for ground services, which are responsible for the operational process. The aim of this study is to reveal the financial effects of Covid 19 on ground handling services, to determine how their financial performance can be affected in the next possible crises and what kind of measures can be taken. In this context, the data included in the annual reports published from 2009 to 2020 were used to observe the effects of the Covid-19 Pandemic on Çelebi Ground Handling Inc. in a reliable and consistent manner. Entropy-based TOPSIS method was used in the research. The criteria were weighted with the Entropy method and then the alternatives were classified with the help of the series formed by using the TOPSIS method. These data are determined as Net sales, Profit Before Interest Tax, Total Assets, Equity and Number of Employees. When the results of the research are examined in general, the criterion with the highest importance is Total Assets, while the year 2018 was determined as the most financially successful year of the company. However, it has been observed that the Covid-19 Pandemic has negative financial effects on the company.
Hava yolu taşımacılığında hizmet kalitesi Esenboğa Havalimanı örneği
Sivil havacılık sektörünün gelişmeye başlaması ve insanların ulusal-uluslararası dolaşımda havayollarına olan ilgilerinin artmasıyla tüketici boyutunda hizmet kalitesi beklentileri de artmıştır. Sivil havacılık pek çok bileşenden meydana gelen büyük bir endüstridir. Sivil havacılıkta hizmet kalitesinin en önemli unsurlarından birisi olan havalimanı hizmet kalitesi diğer tüm bileşenler üzerinde etkilidir. Literatür incelendiğinde, hava yolculuğu hizmet kalitesine yönelik çalışmaların genellikle hava yolu şirketleri ekseninde yapıldığı görülmektedir. Ancak uçuşların başlangıç ve bitiş noktasında yer alan havalimanlarında verilen hizmet kalitesinin, genel hizmet kalitesi algısı üzerinde temel belirleyicilerden birisi olmasına rağmen, bu konunun yeterince üzerinde durulmamıştır. Bu çalışmanın amacı hava yolu taşımacılığında hizmet kalitesinin incelenmesidir. Hizmet kalitesi algısının hiçbir boyutunun katılımcıların eğitim düzeyine göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık göstermediği, ancak hizmet yenilik ölçeğinin katılımcıların eğitim durumuna göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Ayrıca hizmet kalitesi ve hizmet yenilik algısının sadece empati boyutunun katılımcıların yaş gruplarına göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Hizmet yenilik ölçeğinin de katılımcıların yaş durumuna göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık gösterdiği saptanmıştır. Bunun yanı sıra yılda beş veya daha fazla sıklıkla uçuş gerçekleştiren katılımcıların, nispeten daha az sıklıkla uçuş gerçekleştiren katılımcılardan daha yüksek düzeyde hizmet yenilik algısına sahip oldukları görülmüştür. Son olarak katılımcıların tam hizmet sunan hava yolu şirketlerine yönelik hizmet kalitesi algı düzeylerinin, düşük maliyetli hava yolu şirketlerine yönelik hizmet kalitesi algı düzeylerinden daha yüksek olduğu görülmektedir.
The effect of readiness for organizational change on organizational agility: Case of Gaziantep airport
The key to organizational change and agility is staff involvement in the changes. Organizations can facilitate adaptation to the new system by making employees open and willing to innovate, by involving them in all phases of change, and by providing appropriate support. Airport employees are the most important stakeholders in the aviation industry, where many complex tasks are carried out together and it is very important to keep up with speed and change. The aim of this study is to examine the effect of airport employees' susceptibility to organizational change on organizational agility. Quantitative data analysis method was used as a research method and survey method was used as data collection tool. With the convenience sampling method, the study was applied to 128 people working at Gaziantep airport. In addition to demographic questions, the scale of susceptibility to organizational change and organizational agility scale were used in the research. SPSS 25.0 program was used in the analysis of the data. As a result of the descriptive analysis, it was determined that both the organizational change susceptibility scores (X̄ =43.89) and agility scores (X̄ =62.61) of the participants were well above the average. It was determined that the data showed normal distribution and parametric tests were performed. While the independent sample t test was used in the comparisons of two groups, one-way analysis of variance (One-way ANOVA) was used in the comparisons of groups of three or more. It was determined that there was no difference in both organizational agility and organizational change perception levels (p>.05) according to the education, age, department, marital status, gender and working period variables of the employees. Relationships between organizational change and organizational agility variable were examined by Pearson Correlation test and a moderate relationship was found (r=.45 p<.01). The effect of organizational change susceptibility on organizational agility was determined by regression analysis (R2=.20 p<.05). As a result, the hypotheses were accepted. Keywords: Change Management, Organizational Behavior, Susceptibility to Organizational Change, Organizational Agility
Sivil havacılık düzeni ve Uluslararası Hava Hukuku
Uluslararası sivil havacılık sektörü günümüzün en çok büyüyen ve üzerine düşünülen alanlarından biri olarak görülmektedir. Bu alan üzerine ortaya konulan egemenlik teorilerinin yanı sıra günümüze kadar birçok uluslararası sözleşme, protokol hayata geçirilmiş ya da alana özgü eser kaleme alınmıştır. Bu anlamda hava hukukunun, 21. yüzyılda gelişen teknolojiye paralel olarak ilgili alanı kontrol etme çabası içerisinde olduğu ifade edilmektedir. Uluslararası sivil havacılık faaliyetlerinin düzenlenmesi adına çok çeşitli sözleşmelerin, anlaşmaların ve protokollerin ortaya konulduğu bir ortamda, ilgili tüm düzenlemelerin hangilerinin uluslararası hava kamu, hangilerinin uluslararası hava özel hukukuna ilişkin olduğunun ortaya konulması, diğer yandan hava hukukunun tanımının, özelliklerinin ve kapsamının geniş bir şekilde irdelenmesi, ayrıca hava sahası üzerine ortaya atılan egemenlik teorilerinin neler olduğunun açık bir şekilde ifade edilmesi çalışmanın amacını oluşturmaktadır. Çalışmanın veri kaynaklarını, sivil havacılığı düzenleyen tüm uluslararası sözleşmeler, anlaşmalar, protokoller ile bu hususta kaleme alınmış eserler oluşturmaktadır. Çalışmanın sonucunda, sivil havacılık faaliyetlerinin düzenlenmesinde etkisi olan tüm uluslararası hava hukuku düzenlemeleri dikkate alınarak, hangilerinin uluslararası hava kamu hukukuna, hangilerinin uluslararası hava özel hukukuna ilişkin olduğunu gösteren bir tablo ortaya konulmuştur.
Örgütsel alt kültürler ve kaynakları: Bir hizmet işletmesinde araştırma
Örgüt kültürü araştırmaları, örgüt çalışanlarının bütüncül biçimde değer, norm ve anlayışları paylaşlaşabileceği gibi aralarında farklılıkların da oluşabileceğini göstermektedir. Örgütsel kademeler, fonksiyonel birimler, meslekler ya da demografik özelliklerdeki farklılaşmanın sonucunda örgütsel alt kültür grupları oluşmaktadır. Bu çalışmada, daha önce imalat sektörü işletmelerinde yapılan örgütsel alt kültür araştırmalarında kullanılan kültür alt boyutları esas alınarak bir hizmet işletmesinde araştırma yapılmaktadır. Bu araştırmanın, en az üç nedenle önemli olduğu düşünülmektedir. İlk olarak, daha önce imalat sektörü işletmelerindeki örgütsel alt kültür gruplarını belirlemek için kullanılan kültür alt boyutlarının hizmet işletmesinde kullanılması ülkemizdeki alt kültür araştırmaları yazınına katkıda bulunmaktadır. İkinci olarak, hiyerarşik, sıralı (tandem) ve iki aşamalı kümeleme yöntemlerinin kullanılarak sonuçlarının karşılaştırılması alt kültür çalışmalarındaki yöntem tartışmasına katkı yapmaktadır. Üçüncü olarak, bir hizmet işletmesindeki aynı profesyonel meslek grubundaki çalışanlar arasındaki alt kültür gruplarının kaynaklarının belirlenmesi yazındaki alt kültürün kaynakları tartışmasına katkıda bulunmaktadır. Bu araştırma için Sivil Havacılık Sektörü'nde faaliyet gösteren bir hizmet işletmesinde görev yapan 233 pilottan anket yöntemiyle veri toplanmıştır. Elde edilen verilerin analizi sonucunda sıralı (tandem) kümeleme yönteminin örgütsel alt kültür gruplarının belirlenmesi için en iyi sonucu verdiği görülmüştür. Araştırma sonuçları ayrıca, örgütsel alt kültür gruplarının ayrışmasında ülke kültürlerinin belirleyici olabileceğine yönelik bulgular ortaya koymuştur. Araştırma sonuçları çerçevesinde yöneticilere yönelik öneriler sunulmuştur. Anahtar kelimeler: Örgütsel alt kültürler, alt kültürün kaynakları, kümeleme analizi, sivil havacılık sektörü, hizmet işletmesi
Osmanlı'dan cumhuriyet'e bir müteşebbis örneği: Nuri Demirağ
Nuri Demirağ, Sivas'ın Divriği ilçesinde doğdu. Babasının ölümünün ardından çocukluğunu annesi ile birlikte geçirdi. Nuri, çalışkan ve zeki bir öğrenciydi. Ziraat Bankası'nın yapmış olduğu memurluk sınavına başvurdu ve bu sınavı kazandı. Sivas'ın önce Kangal daha sonra Zara ilçesinde görev yaptı. Sonraki yıllarda görevine İstanbul'da devam eden Nuri Bey mali müfettişliğe kadar yükseldi. Osmanlı Devleti'nin son dönemlerine geldiğimizde başken olan İstanbul'da azınlıkların taşkınlıklarının artması ile 1918'de mesleğinden istifa etti. Nuri Bey devlet memurluğu görevinden istifa ettikten sonra 1918'de kazandığı bir miktar para ile sigara kağıdı imalatı işine girişti. Ürettiği sigara kağıdının adını "Türk Zaferi" koydu. Nuri Bey tecrübe kazandığı bu işin ardından Cumhuriyet döneminde yerli sermayenin gelişmesi için devletin yapacağı ihalelerde Türklere öncelik verme politikası ile demiryolu ihalelerini cüz'i miktarlara aldı ve demiryolu işinden büyük paralar kazandı. Demiryolları inşaatlarindaki başarılarından dolayı kendisine Atatürk tarafından "Demirağ" soy ismi verildi. Nuri Demirağ demiryolu yapımından elde ettiği kazanç ile ülkenin ihtiyaçları doğrultusunda yatırımlara girişti. Birçok inşaat işinin ardından hayali olan havacılık alanında teşebbüse geçerekTürkiye'nin ilk sivil havacılığını başlattı. Sadece kendisine aitsermayesi ile Türk yapımı uçaklar üretti. Ayrıca Türk gençlerinden pilot ve mühendisler yetiştirmek için okullar kurdu ve bu okullarda birçok mühendis ve pilotun eğitilmesini sağladı. Girişimleri esnasında devletten umduğu desteği göremeyen Demirağ bir müddet sonra iflasa sürüklendi. Mülkiyeti kendisine ait olan birçok yatırımı kamulaştırıldı. Tüm bu olaylardan sonra Demirağ Milli Kalkınma Partisi'ni kurarak siyasete atıldı. Böylece Türkiye'de ilk kez çok partili hayata geçildi. Girdiği seçimlerde istediği başarıyı sağlayamayan Demirağ daha sonraki yıllarda Demokrat Parti'den milletvekili seçildi. Siyasi hayatında liberal ekonomiyi savunan Demirağ bu konuda birçok çalışmalar yaptı. 13.11.1957'de vefat eden Nuri Demirağ Türk tarihine önemli bir müteşebbis örneği olarak geçti.
Havalimanı terminal yönetimi: Uluslararası Dalaman Havalimanı uygulamaları
Havalimanı işletmeleri, havacılık faaliyetlerindeki en önemli alt yapı sağlayıcısıdırlar. Havalimanı faaliyetlerinde ve tasarımlarında, uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) ve yerel sivil havacılık otoritelerinin katı kuralları vardır. Ayrıca uluslararası havacılık kuruluşlarının tavsiye niteliğinde kararları da dikkate alınır. Havalimanlarının kara ve hava taraflarının işletilmesi ve yönetilmesi, uluslararası kural ve kaideler göz önünde bulundurularak planlanmaktadır. Bunun yanında kara tarafında, özellikle de terminal binalarının yönetiminde, yolcuların sosyal ve kültürel özellikleri de önemli hale gelmektedir. Havalimanları, çok sayıda yolcuyu, havalimanı personelini ve destek ekiplerini içeren çok büyük organizasyonlardır. İnsan gücünün ve işleyişinin çok iyi planlanması gerekmektedir. Ayrıca, sadece insan değil hava araçları ve teknik cihazlar ile bu alanlarda çalışan teknik ekiplerin de düzenli ve emniyetli operasyonlar için çok iyi yönetilmesi gerekmektedir. Bu yönetim sürecinde, havalimanı ve terminal binalarının, bir bütünlük içinde ele alınarak, sistemi çok iyi bilen ve tanıyan uzman kişiler tarafından planlamaların yapılıp yönetilmesi gerekmektedir. Bu yönetim süreci içinde doğabilecek sorunlar önceden tespit edilmeli ya da oluşan sorunlar kısa süre içerisinde çözülmelidir. Havalimanı terminal yönetimi süreklilik ve koordinasyon gerektirmektedir. Bu yönetim sürecinde yöntem ve uygulanacak stratejiler her geçen gün daha da önem kazanmaktadır. Bu tez çalışmasında, Dalaman Havalimanı terminal yönetimi ögeleri araştırılmış ve güncel uygulamalar incelenmiştir. Araştırmada havalimanı ve havalimanı terminal yönetimi ile ilgili temel tanımlar, havalimanı terminal yönetimine yönelik ulusal ve uluslararası düzenlemeler ile Dalaman Havalimanı terminal yönetimi uygulamalarına yer verilmiştir. Araştırmanın son bölümünde Dalaman Havalimanının terminal yönetimi unsurları yarı yapılandırılmış görüşme ile analiz edilmiştir ve incelemeler sonucunda havalimanı terminal yönetimi kontrol listesi oluşturulmuştur.
Kişilik tipleri ve kariyer başarısı arasındaki ilişki: Havacılık sektöründe bir uygulama
Küreselleşen dünyada havacılık sektörünün bölgesel, ulusal ve uluslararası düzeyde teknolojik gelişmelerin yanı sıra ekonomik ve sosyal alanlarda da gelişime büyük katkı sağladığı görülmektedir. Bu çalışmanın temel amacı havacılık sektöründe çalışan bireylerin kişilik tiplerinin kariyer başarıları üzerindeki etkisini ve ilgili kavramlar arasındaki ilişkisini saptamaktır. Bu amaçla literatür taraması yapılarak kavramsal açıklamalarda bulunulmuş ardından özel bir havayolu şirketinin çalışanlarından güvenirlikleri test edilmiş olan "Beş Faktörlü Kişilik Tipleri Ölçeği" ve "Kariyer Başarısı Ölçeği" kullanılarak anket tekniğiyle veri toplanmıştır. Konu kapsamında oluşturulan hipotezlere yönelik toplanan veri korelasyon ve regresyon analizinden yararlanılarak test edilmiştir. Elde edilen bulgulara göre beş faktörlü kişilik tipleri ile kariyer başarısı arasında ilişkinin var olduğu, sorumluluk ve uyumluluk boyutlarının kariyer başarısını pozitif yönde ve anlamlı olarak etkilediği diğer boyutların ise kariyer başarısına anlamlı bir etkide bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sivil havacılık sektöründe yap-işlet-devret modeli uygulamalarının mali açıdan incelenmesi ve değerlendirilmesi
İnsanların ihtiyaçları, bilindiği üzere sınırsızdır ve sürekli olarak da artmaktadır. Özellikle teknoloji alanında yaşanan gelişmeler mal ve hizmet çeşitliliğini arttırmaktadır. Bu durum da insanların ihtiyaçlarını arttırmaktadır. Yeni mal ve hizmetlerin bir kısmı kamu sektörü tarafından, bir kısmı da özel sektör tarafından üretilebilmektedir. Ancak bazı özelliklere sahip ve büyük miktarlarda kaynak gerektiren mal ve hizmet üretimleri de devlet tarafından üstlenilmek zorundadır. Devletin bu şekilde kamu hizmeti sunma konusunda farklı yöntemleri bulunmakta olup, bunlardan bir tanesi de Yap-İşlet-Devret Modelidir. Buna ilaveten YİD modeli özelleştirme amacıyla da sıkça kullanılmaktadır.Türkiye'de DHMİ Genel Müdürlüğü'nce YİD modeli yolcu terminallerinin yapımında sıkça kullanılmış ve halen de kullanılmaktadır. Bu durum sivil havacılık alanındaki hızlı gelişmelerin bir sonucu olmuştur. Bu çalışmada YİD modeline ilişkin Türkiye'deki vergi mevzuatına değinildikten sonra DHMİ Genel Müdürlüğü'nce gerçekleştirilen YİD uygulamalarına ilişkin sözleşmelerdeki temel ve mali hükümler incelenmiştir. Ayrıca çalışmada ?yaklaşık işletim süresi? kavramı geliştirilmiş ve bunun hesabına ilişkin bir model önerisinde bulunulmuştur.